Printer Friendly

Turkiye'de Ensest Konulu Akademik Makalelerde Anneyi Suclama/Mother Blaming in Academic Articles about Incest in Turkey.

Giris

Ensest, anne, baba, aile uyesi veya akraba tarafindan cocugun cinsel ya da cinselligi ima eden davranislarla sozlu, sozsuz, gorsel ya da fiziksel olarak istismar edilmesidir. Ensestin failleri genellikle ailede baba, dede, agabey gibi otorite konumunda olan yetiskin erkeklerdir ve mevcut calismalar kadin istismarcilarin erkeklere kiyasla cok daha az sayida oldugunu belirtir (Cavlin-Bozbeyoglu, 2009). Failler her ne kadar cogunlukla erkek olsa da, bazen istismara ugrayan cocuklar da dahil olmak uzere aile, akrabalar, yakin cevre ve hatta toplum ensestin failinden cok anneyi suclama egilimi gosterir. Annenin cocugu koruyamadigi (istemeden) ya da korumadigi (bilerek) anneye yoneltilen en temel suclamalardir. Suclamalar annelik rolu, anneligin nitelikleri ve pratikleri hakkinda birtakim on kabulleri barindirir ve bu on kabuller ataerkil annelik kurumu ve ideolojisi ile yakindan iliskilidir. Ustelik, ensest soz konusu oldugunda anneyi suclama sadece genel bir egilim degildir; uzmanlar ve bu konuda yapilan akademik calismalarin bir kismi da anneyi suclama egilimi gosterebilmektedir.

Ensest uzerine yapilan calismalarin soylemi dikkate alinmalidir. Sadece sozlu ya da yazili dilin kullanimi anlaminda degil, dilden fazlasi yani bir toplumsal pratik olan soylem (Fairclough, 1995:135), icinde gelistigi tarihsel, toplumsal ve politik baglamla iliskili olarak, esitsiz toplumsal iliskilerden ve tahakkumden bagimsiz degildir; mevcut guc iliskilerini ve ideolojileri uretebilir/yeniden uretebilir ve mesrulastirabilir veya bunlara direnebilir (Van Dijk, 2015). Bilimsel soylemin ise belli bir tarihsel ve toplumsal baglam icerisinde bize gercekligi ve bu gercekligi bilme bicimlerini sundugunu soylemek mumkundur (Foucault, 2002). Oyleyse, toplumsal olarak insa edilmis bir kategori olan bilimin ve bilimsel soylemlerin yansizligina ve erkek egemen toplumsal cinsiyet ideolojisinden azade oldugu iddiasina elestirel yaklasmak gerekir (1) (Fox Keller, 2007). Bilimsel bilme bicimleri diger esitsiz guc iliskileriyle ic ice gecmis eril merkezciligi banndirabildigi gibi buna karsi direnisi de banndirabilir. Ayrica, Foucault'un izinden giderek Joan W. Scott'un belirttigi gibi bilimsel bilgi ve gercekligi bilme bicimleri sadece metinlerde degil, okul, hastane, fabrika gibi disipline edici, profesyonel organizasyonlarda, kurumlarda ve pratiklerde de cisimlesir (Scott, 1988: 35).

Elestirel soylem analizi tahakkumu, esitsiz guc yapilarini ifsa etmek icin bir aractir (Wodak, 1997: 7); feminist elestirel soylem analizi de bir toplumsal grup olarak erkegi yucelten ve kadini gucsuzlestiren guc iliskilerini yani ataerkil toplumsal duzeni iceren soylemin elestirisini yapar (Lazar, 2007: 5). Bu calisma, Turkiye'de ensest uzerine yayimlanmis akademik makalelerde anneyi suclama egilimini incelemeyi amaclamaktadir. Soz konusu makalelerde anneyi suclamaya yonelik ogeler feminist elestirel soylem analiziyle irdelenmeye calisilacaktir. EBSCO ve Google Scholar veri tabanlarindan erisilebilen, ensest uzerine 2001 ve 2017 yillari arasinda yayimlanmis, cesitli disiplinlerden yirmi dort akademik metinde ataerkil annelik kurumuna ve ideolojisine ickin anneyi suclamanin yer alip almadigi ve anneyi suclayici soylemsel unsurlar varsa bu calismalarin erkek egemen cinsiyet rejimini nasil guclendirdigi; calismalarda anneyi suclamaya karsi argumanlarin nasil insa edildigi arastirilacaktir. Calismada dilbilimsel incelemeler disarida birakilacak ama ensest uzerine akademik soylemde icerilen ataerkil annelik kurumunun ideolojik ogeleri cozumlenmeye calisilacaktir. Oncelikle ataerkil bir kurum olarak annelik ve annelik kurumunun ideolojisinin anneyi suclama ile iliskisi uzerinde durulacaktir. Ardindan ensest calismalarinda anneyi suclama uzerine yapilan analizlere deginilecek ve Turkiye'de ensest uzerine yazilmis akademik metinler anneyi suclama egilimi acisindan analiz edilmeye calisilacaktir.

Ataerkil Kurum Olarak Annelik

Kurumlar toplumsal ihtiyaclara gore bireylerin yasamlarini duzenleyen, insa edilmis toplumsal mekanizmalar ve kulturel pratiklerdir. Annelik de politik ve ideolojik olarak isleyen bir kurumdur (Coulter, 2010: 571). Anneyi suclama, kadini erkege tabi kilan ve gucsuzlestiren, ataerkil pratiklerin ve ideolojisinin bir parcasidir.

1960'lardan itibaren feminist literatur (2) anneligin kadinlar uzerinde baski kuran yonune isaret eder fakat Adrienne Rich, 1976 tarihli (Of Woman Born Motherhood as Experience and Institution) Anneden Dogmak Deneyim ve Kurum Olarak Annelik kitabinda, doneminin genel egiliminden farkli bicimde kadinin uretici gucunu baski altina alan ataerkil annelikle, ozgurlestirici ve yaratici bir pratik ve tecrube olarak annelik arasinda ayrim yapar (O'Reilly, 2008: 3). Annelik yeniden uretim gucunun potansiyelini tasir, fakat bu potansiyel, kurumsallastirilmis annelik araciligiyla erkegin kontrolune devredilir. Rich'e gore annelik kurumu bir takim on kabulleri guclendirir; ornegin her kadin dogal olarak annedir; annelik kadinliga ickinse cocuk buyutmek de biyolojik annenin temel sorumlulugudur. Annelik kurumu diger kurumlarin sahip oldugu fiziksel yapilara, burokrasiye ve guce sahip degildir. Annelik akla ozel bir alan olarak evi getirir. Anne cocuklarinin bakimi icin ev icinde izole bir sekilde yasamalidir, fakat kadinin ev ici emegi de deger tasimaz, kadinin biyolojik annelik gudusunun bir uzantisi oldugu dusunulur. Anne ve cocuklari arasindaki duygusal bag, kadinin emegini, kolelikten ve dusuk ucretli isin fiziksel zorlayiciligindan ayirir. Anne sevgisi surekli ve kosulsuz olmalidir, sevgi ve ofke bir arada olamaz, cunku kadinin ofkesi annelik kurumunu tehdit eder. Annelik kosullarinin yarattigi kizginliksa kadin icin sucluluk duygusunu beraberinde getirir. Zaten anneligin ataerkil niteligi tum annelerin cocuklari konusunda kendisini az ya da cok suclu bulmasina yol acar. Anneliginin karakteri ve statusu, annenin cocuklari konusunda basarisiz olma ihtimaliyle sorgulanir. Cocuklarin sagligindan, giydikleri kiyafetten, okuldaki davranislarindan, bedensel ve zihinsel gelisimlerinden anne sorumludur. Cevresel etkenleri kontrol altina almaya calissa bile -ki bu mumkun degildir- cevresel etkenlerden de anne sorumlu tutulur. Yani anneye iktidardan azade bir sorumluluk yuklenir. Iktidarsiz sorumluluk annenin kendi annelik pratiklerini belirleyememesiyle, mevcut kurallara uygun davranmaya zorlanmasiyla, esin, akrabalarin, komsularin, arkadaslarin doktor ve diger uzmanlarin/otoritelerin mudahalesine maruz birakilmasiyla bicimlenir (Rich, 1986).

Rich'in kurum olarak kavramsallastirmasindan yola cikan Patricia Short'a gore annelik, hem bir annelik etme bicimine hem de ideolojik olarak bir ideale isaret eder. Annelik kurumu, annelik pratiklerinde (anneligi bicimlendiren hukuki, politik ve ekonomik ve gunluk rutinlerin tumu) ve iliskilerinde, kadin/erkek, ozel alan/kamusal alan gibi ikili ataerkil ayrimlara dayanir ve kisisellestirilmis, izole edilmis bir annelik bicimini savunur. Anneligin maddi ve duygusal tecrubelerini sinirlar ve "yogun anneligi" dayatir (Short, 2005: 286). Birlesmis Milletler Kadinlara Karsi Her Turlu Ayrimciligin Onlenmesi sozlesmesi 5. Maddesinin b fikrasinda anneligin sosyal bir islev oldugunu not eder (3). Annelik kadini sinirlar ve ataerkil toplumun mevcut durumunu korur. Yani ideolojik ve pratik acidan annelik kurumsal olarak kontrol edilir ve baski altinda tutulur. Ornegin hukuk sistemiyle tanimlanir, tibbi sistem ile kontrol edilir, ekonomik sistemle uretim ve tuketim uzerinden iliskilendirilir, hem kapitalist ekonominin hem de heteroseksuel cekirdek ailenin korunmasi ve ailenin yeniden uretilmesi icin bir aractir (McCullough, 2004: 103-104).

Annelik, Rich'in belirttigi gibi, iktidari olmayan bir sorumluluktur ve annelik ideolojisinin beslendigi mitlerin aksine annelik kisisel, dogal bir yeti degildir, anneyi gucsuz kilan toplumsal ve kulturel pratiklerle insa edilir. Pek cok anne kendi iradesinden taviz verip babanin ihtiyaclarina gore davranir; yalniz yasiyorsa ve ekonomik olarak bagimliysa yoksullugun farkli bicimlerini tecrube eder. Kisisel cabalarinin kendisinin ve cocuklarinin yasamini belirleme gucu, uzerinde minimum etkisinin olabildigi ekonomik ve toplumsal politikalara baglidir. Ustelik her ne kadar annelik icin ozel alan uygun gorulse de anneler sadece ozel alanda annelik yapmaz, anneler aslinda kamusal alandadir, hastanede, okulda, parktadir. Daha once belirtildigi gibi bu alanlarda bulunan kisiler ve uzmanlar anneligin toplumsal olarak mudahale edilebilir ve yargilanabilir olmasiyla anneye gucsuzlugunu hissettirir (Ruddick, 1995: 34-36).

Sharon Hays'a gore annelik ideolojisi ve pratikleri farkli cografyalarda tarihsel veya kulturel olarak degisiklik gosterebilir ama partiyarkal, kapitalist toplumlarin annelik ideolojisi "yogun annelik"tir. Gunumuzde yogun annelik ideolojisi cocuk bakiminda oncelikli sorumlulugu anneye verir. Yogun anneligin cocuk bakim yontemleri cocuk merkezlidir ve cocuk bakimi icin uzman rehberligine ihtiyac duyulur. Cocuk bakimi duygusal olarak tuketici, emek yogun ve finansal olarak pahalidir (1996:54). Yani yogun annelik genel olarak uc tema etrafinda sekillenir, anne cocuk bakimini saglamada temel sorumluluga sahiptir, annelik buyuk miktarda zaman ve enerji gereksinir ve son olarak, cocuk her turlu pazar iliskisinden uzak, ozel alanda buyutulmelidir yani annelik ucretli bir iste calismaktan cok daha onemlidir (O'Reilly, 2004: 5). Yogun annelik bir idealdir. Aslinda annelik, ideolojik olarak her kadinin heves duydugu ama hicbir kadinin tam olarak ulasamadigi bir ideal olarak sunulur (McCullough, 2004: 103-104). Bu ideal, iyi anne ve kotu anne mitleri ile beslenir; annelige dair mitler, anneligi olumlayarak veya olumsuzlayarak birbirini dislayan ya da celiskili bir takim ogelere sahiptir. Genel olarak dort 'mukemmel anne mitinden' soz etmek mumkundur: Iyi annenin olcutu mukemmel kiz cocugudur (geleneksel kadin modelini ve cocugun cinsiyetlendirilmesini destekler); anneler hem fiziksel hem de duygusal olarak sinirsiz bir beslenme kaynagidir; anneler cocuklarini yetistirmeyi dogal olarak yani kendiliginden bilirler; anneler ofkelenmez. Mukemmel anne mitleriyle birlikte ve bu mitlerle celisecek bicimde 'kotu ya da olumsuz anne mitleri' de mevcuttur: Anneler babalardan asagi konumdadir; anneler saglikli cocuk yetistirmek icin uzman gorusune ihtiyac duyar; anneler surekli gereksinim icindedir; anne kiz yakinligi sagliksizdir; anneler guclu oldugu zaman tehlikeli olur; ucretli bir iste calisan anne kotudur ama ayni zamanda ucretli bir iste calismayan anne de kotudur (Caplan, 2000). Ataerkil kurum olarak anneligin iyi anne ideali, cocugun bakimindan sorumlu kisi olarak icgudusel ve kosulsuz bicimde cocuguna sevgi duyan annedir, fedakardir, sabirlidir, kendini dusunmeden ve sikayet etmeksizin kendini cocuklarini yetistirmeye adar. Cocuk bir problem yasadiginda ise bunun sorumlusu annedir; anne fazla koruyucu olarak veya cocugunu yeterince korumayarak, reddedici olarak, naif olarak, kuruntulu olarak, yoksul olarak, engelli olarak, gucsuz ve etkisiz olarak, baskin olarak, ucretli bir iste calisarak veya ucretli bir iste calismayarak, issiz olarak cocuklarina zarar verir (Green, 2010: 401-402). Iyi annelik ulasilmasi mumkun olmayan bir ideal olarak kalirken, annenin her ozelligi onu kotu anne olarak kodlanmaya uygun hale gelir.

Iyi ve kotu anne mitleri ve bu mitlerin dayandigi anneyi suclama egilimi kadin ve erkek arasindaki mevcut esitsiz iktidar iliskilerini devam ettirir. Bu mitleri icsellestiren ve bunlari kendi davranislari ile karsilastiran kadinlarin suphe, sucluluk ve hatta utanc duymalarina yol acabilir. Kadin, hayatinin her alaninda iyi bir anne olup olmadigiyla yargilandigi icin kendini guvensiz ve gucsuz hisseder (Caplan, 2000:60).

Ensest Calismalari ve Anneyi Suclama

1950'li yillarda ensest uzerine yapilmaya baslanan calismalar ataerkil bir kurum olarak anneligin ideolojisini ve pratiklerini dislamaz, aksine bu ideolojiden beslenerek anneyi suclama egilimi gosterir. Daha da ileri giderek bunu bilimsel bilgi olarak sunar. Ornegin, ABD'de ensestin gerceklestigi ailelerde istismarci olmayan anneler uzerine 1950'li yillarda yapilan erken donem calismalari anneleri korumasiz kisiler olarak niteler ve ensestin isbirlikcisi olmakla suclar. Bu anlayisa gore ensestin isbirlikcisi olmak annenin psikopatolojisinden kaynaklanir. 1960'larda ve 1970'lerde ensest calismalarinda faillerden ziyade anneler istismarci olarak suclanirken, 1980'lerde anneye yonelik suclamalar devam eder. Es zamanli olarak anneyi suclayici argumanlari gecersiz kilacak verilere ulasilan arastirmalar da ortaya cikar. Ornegin annelerin enseste maruz kalan cocuklarinin beyanina inanmadigi iddiasinin aksine yapilan bir arastirmada annelerin cogu cocuklarina inanma egilimi gosterdigi saptanir (Strand, 2000: 4-6). Yine bu yillarda ensest uzerine yapilan klinik ve tarihsel incelemeler mevcut calismalarin kadin dusmani ve anneyi gucsuzlestiren yorumlarina karsi cikar (Candib, 1999:186). 1980'li ve 1990'li yillarda aile ici cinsel istismarin veya ensestin toplumsal baglamindan, ataerkil aile ve toplum yapisindan ve erkek egemenliginden bagimsiz calisilamayacagina yonelik feminist vurgu da artar (McIntrye, 1981; Ehrmin, 1996; Candib, 1999). Ayrica 1990'li yillarda ensest uzerine yapilan calismalarin feminist elestirisi yayginlasir ve anneyi suclama uzerine yaklasimlar farkli metodolojik ve teorik egilimlerine gore siniflandirilir. Anneyi suclamaya yonelik elestirel yaklasimlara ve feminist itirazlara ragmen, ensest konusunda anneyi suclayan calismalar da halen devam etmektedir (4).

Aile ici cinsel siddet konusunda olusturulan soylemlerde anneyi suclamaya yonelik guclu alt metin, buyuk oranda annenin cocugun bakimindan baslica sorumlu kisi olarak gorulmesiyle ilgilidir. Cinsel istismar soz konusuysa istismar, annenin cocuguna gerekli bakimi vermemesinden kaynaklanir. Iyi bir anne, ailede neler olup bittigini bilmelidir ve aileye zarar verecek durumlari engelleyecek guce sahiptir (Jakson & Mannex, 2004: 155). Yani annenin, ailenin temeli, cocugun esas bakicisi ve ailenin duygusal besin kaynagi oldugu fikriyle anne, hem cocugu ve aileyi koruyamadigi hem de faili engelleyemedigi icin suclanir. Ayni zamanda annenin ensest sorunun cozumunde etkin olacagi beklentisi de vardir, anne cinsel istismara maruz kalan cocugu kurtarmak ve ailenin devamliligini saglamak icin umut olarak gorulur (Tamraz, 1996: 76).

Mary Ellen Womack ve digerlerinin ensest calismalarini analiz ederek yaptigi siniflandirmaya gore ensest ve annenin ensestin gerceklestigi ailedeki rolu uzerine yapilan calismalar empatik olmayan ve empatik olan yaklasimlar olarak ikiye ayrilabilir. Empatik olmayan yaklasimlardan biri psikoterapidir, bu yaklasimda anneler ensestin isbirlikcisi olarak gorulmektedir. Diger empatik olmayan yaklasim aile sistemi yaklasimidir ve bu yaklasima gore ensest ailenin fonksiyon bozuklugunun bir belirtisidir. Anne de bu bozuklugun temel kaynagidir. Empatik olmayan yaklasimlar sinirli orneklem ile yapilmis calismalara ve yetersiz veriye dayanir, yontemsel olarak hatalidir. Empatik yaklasimlar ise mulakata dayali calismalari, ornegin annelerle yapilan etnografik calismalari, feminist calismalari ve niceliksel calismalari kapsar. Niteliksel ve niceliksel calismalar annelerin hisleri ve yasadiklari stres uzerine yogunlasirken, feminist calismalar ataerkil topluma, toplumsal ve kulturel sisteme ve esit olmayan guc iliskilerine isaret eder (Womack vd., 1999: 20-21). Tamraz ise kanaate ve arastirmaya dayali bilgi veren calismalar arasinda ayrim yapar. Kanaate dayali literaturde anneler sorunlu kisiler olarak nitelendirilir ve homojen bir grup olarak sunulur. Yazarlar anneler konusundaki varsayimlarini destekleyici arastirma sonuclarina dayanmadan yaparlar. Arastirmaya dayanan literaturde ise anneler heterojen bir gruptur (Tamraz, 1996: 91).

Ensest gorulen ailelerde ve ozellikle yaygin olarak babanin veya erkek partnerin kiz cocuguna uyguladigi cinsel siddette fail olmayan annelere yonelik suclamalar cesitlidir. Kevin McIntrye, baba kiz ensestini konu edinen calismalarda annelerin ensestle iliskilendirilmesinin farkli boyutlari oldugundan bahseder (McIntrye, 1981: 462). McIntrye'nin belirttigi boyutlari diger empatik olmayan yaklasimlarda da gormek mumkundur. Bunlardan ilki annelerin enseste dahil olma bicimidir, annelerin sessiz partnerler oldugu, farkinda olduklari halde istismari durdurmadiklari veya istismara aktif bicimde katildiklari iddia edilir (McIntrye, 1981: 462). Annelerin enseste dahil olmalari konusundaki iddialar farkli bicimlerde de siniflandirilabilir: Anneyi suclayan calismalara gore anne ensesti engellememis olabilir, ensestin varligini reddetmis olabilir, ensesti cesaretlendirmis olabilir veya dolayli olarak ensestin sorumlusu olabilir (Womack ve digerleri, 1999: 20-21). Bunlara isbirlikci anne, umutsuzca (esine) bagimli anne ve kendisi de kurban olan anne ayrimlarini da eklemek gerekir (Jacobs, 1990: 502).

Ikinci boyut enseste dogrudan veya dolayli katilimiyla iliskili olarak annelere atfedilen kisilik ozellikleridir (McIntrye, 1981: 462). Kisilik ozelliklerine fiziksel ve psikolojik durumlari da eklenirse, anneyi suclama literaturunde anneler bagimli, pasif, zayif, edilgen, mazosist, frijit, ilgisiz, mesafeli, partner konusunda secici olmayan, zihinsel ve bedensel engeli olan, psikozlu, depresif, mudahaleci ve olgunlasmamis olarak nitelenir. Annenin gizli escinsel egilimleri oldugu, madde bagimlisi veya alkolik oldugu, kendi gecmisinde de ensest hikayesi oldugu iddialari da mevcuttur (Green, 1996; McIntrye, 1981; Tamraz, 1996; Womack ve digerleri, 1992; Ehrmin, 1996; Sen ve Daniluk, 1995).

Ucuncu boyut annelerin toplumsal cinsiyet rolleri uzerinedir ve anneler geleneksel anne ve es rollerini yerine getirmemekle suclanir. Egitim, is veya baska bicimlerde kendi ilgi alanlarina yonelen anneler bencil, rasyonel olmayan, evdeki duygusal gorevlerinden kacan sorumsuz kisiler olarak nitelenir. Annelik rolunun yani sira kadinin esinin cinsel ihtiyaclarini karsilayamadigi da iddia edilir. Annenin frijit ya da cinsel iliski konusunda isteksiz oldugu ve cinsel rollerini kizlarina yukledigi one surulur (McIntrye, 1981: 463). Anne-kiz rollerinin degismesi, diger bir tabirle annenin annelik rollerini, ev kadini rollerini ve cinsel rollerini kizina devretmesi ve yetiskin gibi davranmamasi yine benzer bir suclamalardandir (Womack vd., 1992:18).

Ensest aciga ciktiginda annenin verdigi tepki ise dorduncu bir boyuttur. Anneler aciga ciktigi halde ensesti durdurmadiklari veya ensestin tekrarlanmasini engellemedikleri ve ensesti inkar ettikleri iddiasiyla suclanir. Ensest aciga ciktiginda anneden beklenenler annelerin cocugunu her turlu istismardan korumasi gerektigi on kabuluyle sekillenir, fakat bu on kabul ataerkil ailedeki gucsuz, bagimli ve pasif kadin stereotipi ile celismektedir (McIntrye, 1981: 463-464).

Turkiye'de Ensest Uzerine Yazilan Akademik Makalelerin Incelenmesi

Turkiye'de ensest uzerine yapilan calismalar 1990'li yillarla birlikte gorunur olmustur. Bu konuda sinirli sayida da olsa tez calismalari (5) yapilmakta, ensest cesitli kitaplarin konusu olmakta ya da kitaplarda bu konuya yer verilmekte (6) ve ensest uzerine makaleler yayimlanmaktadir (7). Bu makalede tez calismalari ve kitaplar disarida birakilarak, Turkiye'de ensest uzerine 2001 ve 2017 tarihleri arasinda yayimlanmis ve EBSCO ve Google Scholar veri tabanlarindan erisilebilen yirmi dort akademik makale incelenecektir. Makaleler, Turkce ve Ingilizce dillerinde ulusal ve uluslararasi hakemli dergilerde yayimlanmis, yayimlandiklari dergilere uygun metin formatlarinda hazirlanmistir. Makalelerin muhtemel okuyucu kitlesi ensest uzerine (akademik) calisma yapan veya uzman kisilerdir (8).

Analiz edilecek bilimsel makaleleri basitce teorik calismalar, nitel arastirmalara dayali calismalar, adli vakalara ve tibbi vakalara dayali calismalar/olgu sunumlari olarak uc baslik altinda toplamak mumkundur. Makalelerin cogu tip fakultelerinde gerceklestirilmis calismalar ve olgu sunumlaridir. Mevcut makaleler icinde ensest vakalarinda fail olmayan annelerin suclanmasini konu edinen tek bir calisma vardir. Turkiye'de ensest uzerine yapilmis calismalari anneyi suclayan soylem acisindan degerlendiren bir calisma ise tespit edilememistir.

Makaleler, ana hatlariyla anneye yonelik yargi icermeyen, anneyi suclayan, anneyi suclamaya elestirel yaklasan veya anneyi suclamaya karsi arguman gelistiren calismalar olarak uc gruba ayrilacaktir (9). Anneyi suclama ogelerinin bulundugu makaleler agirlikli olarak baba-kiz ensestini konu edindigi icin (10) McIntrye'nin anneyi suclamanin boyutlari uzerine yaptigi siniflamalar -annenin ensestteki rolu, annenin kisiligi, annenin rolleri ve ensest aciga cikarken veya ciktiktan sonra annenin tepkisi- dikkate alinacaktir. Bu siniflamalar dogrultusunda, metinlerde anneye yonelik suclamalarin soylemsel acidan ataerkil anneligi nasil yeniden urettigi, kadini gucsuzlestirdigi veya annelige karsi nasil elestirel bir soylem gelistirdigi analiz edilecektir.

Anneye Karsi Yargi Icermeyen Calismalar

Bu baslik altinda adli ve tibbi verilere dayanarak olgu aktarimi yapan ve muhtemel okuyucu kitlesi adli tip bulteni veya cesitli tip dergilerini takip eden uzman kisiler olan on iki makale bulunmaktadir (11). Makaleler baslik, ozet, giris, olgu/oyku, tartisma/sonuc, kaynakca bolumlerinden olusmaktadir. Makalelerin basliklari aktarilan olguyu tanitan ifadeler icermektedir ve basliklarda veya alt basliklarda annelere yonelik herhangi bir ifade yer almamaktadir.

Bu makaleler icinde annenin/buyukannenin ensestten haberdar oldugu ama bunu inkar ettigi belirtilen (yazarlar, aktardiklari olgu ile iliskilendirmeden yaptiklari dolayli alinti ile ensest soz konusu oldugunda yas, toplumsal cinsiyet hiyerarsisi ve guc iliskilerinin dikkate alinmasi gerektigini vurgular) olgu aktariminin (Kupeli vd., 2014) yani sira annenin esini korumaya calistiginin belirtildigi baska bir olgu aktarimi da mevcuttur (Berber & Korkut, 2009). Annenin hastaligi nedeniyle evde olmamasi, yani yoklugu (Kantarci ve digerleri, 2013) ve kendisi de kiziyla birlikte ensest magduru olan anneye mental retardasyon tanisi konmus olmasi (Saygili & Gonenli, 2008) iki ayri olgu sunumunda belirtilmektedir. Annenin ensesti bilmesi ama saklamasi ve inkar etmesi, ensest faili esi korumasi, hastalik nedeniyle bile olsa evdeki yoklugu veya hastalik nedeniyle kizini faile karsi koruyamamasi anneye yonelik suclamalarin dayandigi temalardir, fakat bahsi gecen makalelerde anneye (ve fail de dahil olmak uzere diger aile uyelerine) yonelik herhangi bir yargi veya suclayici ifade bulunmamaktadir.

Anneyi Suclayan Calismalar

Tibbi verilere dayali olgu aktarimlari, teorik calismalar, enseste maruz kalmis kiz cocuklari ve anneleri ile gorusmeleri iceren nitel bir calisma olmak uzere on makalede anneyi suclama ogelerini izlemek mumkundur. Makalelerin hicbiri ensestin goruldugu ailelerde fail olmayan anneler uzerine degildir. Makalelerde, anneye ensestin gerceklesmesine yol acan aile ortamina, ensestin gerceklesmesi ve aciga cikmasi bakimindan yer verilmistir. Makalelerin basliklarinda ve alt basliklarinda annelere yonelik herhangi bir yargi ya da ifade yoktur. Makaleler, tipki diger akademik makalelerde oldugu gibi alanda calisma yapan ve uzman kisilere seslenmektedir.

Makalelerde anneyi suclayan erkek egemen soylem kendini en cok metinlerarasi bir okumada gosterir. Anneyi suclama, dogrudan yazarlarin kendi ifadelerinde olabilecegi gibi yapilan dolayli alintilarla da metne dahil edilebilmektedir. Yazar(lar) diger yazarlarin soylemlerini bu alintilarla yeniden yazip kendi soylemine dahil etmekte ve soylemi yeni olgular ekleyerek devam ettirmektedir. Genel olarak alinti yapilan metinlere ve ozellikle de anneyi suclayan soyleme yonelik elestirel bir yaklasimin olmamasi makalelerin bir kisminin farkli soylemleri birbirine temas ettirmeden, yan yana barindirmasina yol acmaktadir.

Annenin Enseste Dahil Olma Bicimi

Anneyi suclayan soylemi benimseyen calismalardan biri hem ensest magduru kiz cocuklariyla hem de anneleriyle yapilan gorusmelere dayanan alaninda nadir, nitel bir calismadir. Calismada annenin enseste nasil dahil olduguna dair uc ayri calismadan yapilan alintilar yer almaktadir, ilk alinti soyledir: "Bircok ensest olayinda annelerin bu olaylara dogrudan veya dolayli olarak goz yummasindan dolayi tum ailenin ensest olaylarinda sorumlu oldugu bir gercektir" (Tasgin & Sari, 2014: 487).

Enseste maruz kalan kiz cocuklarinin annelerine duyduklari ofke ve olumsuz duygular uzerine yapilan bir alintinin devami olarak su alinti yapilmistir: "Bunun en onemli sebebi olarak ise annelerinin kendilerini korumamasi, ensest olayini genellikle inkar etmeleri, ensest olayina goz yummalari ve hatta kizlarini buna sebep olduklari sekilde suclamalari olarak belirtilmistir" (Hermann, 1981; Laviola, 1992; Tasgin & Sari, 2014: 488). Alintilarla olusturulan metinde anneler, destekleyici arastirma sonuclarina dayanmayan genellemelerle dogrudan ya da dolayli olarak ensesti bilen ama buna goz yuman, ensesti inkar eden veya ensest nedeniyle cocugunu suclayan suc ortaklari olarak nitelendirilmektedir.

Adli makamlara babalari tarafindan cinsel istismara ugradiklari sikayetinde bulunan iki kiz kardesin olgu sunumunun yapildigi ve vaka ile ilgili adli surecin aktarildigi bir makalede, anneye de kisaca deginilmektedir. Anne sikayetini geri cekmis, istismari bilen ama engelleyemeyen biridir, fakat makalede fail degil, kurban olarak sunulmaktadir. Esleri tarafindan siddete ugrayan kadinlarin ebeveyn olarak yetersiz kalabilecekleri ile ilgili bir alintidan sonra annenin olguda bahsi gecen cocuklari disinda diger iki cocugunun maruz kaldigi ve biri olumle sonuclanan kazalar icin soyle bir aciklama yapilmistir: "Olguda da fiziksel siddete maruz kalan ev hanimi anne, ciddi bir ihmali dusunduren kucuk kizin olumu ve erkek cocugun haslanmasi olaylarinda cocuklarini korumakta yetersiz kalmistir"(Bicer vd., 2002:112). Esin siddetinin anne uzerindeki olumsuz etkisi vurgulanmistir ama siddetin toplumsal nedenlerine dair bir aciklama yoktur. Ustelik annenin enseste maruz kalan cocuklarini korumak konusundaki yetersizligi iddiasinin diger cocuklarinin maruz kaldiklari durumlar ile desteklenmesi, anneyi ensesti bilen ama mudahale etmeyen/edemeyen kurban anne kategorisine dahil ederek, anneyi suclayan soylemi beslemektedir. Makalede annenin yetersiz ebeveynligine vurgu yapilirken babanin aile uyelerini fiziksel olarak istismar ettigi bilgisi ve cinsel istismar faili oldugu suphesi disinda, ebeveynligi ile ilgili herhangi bir tespit veya ifade bulunmamaktadir.

Babanin kizina yonelik cinsel istismar vakasini aktaran bir diger makalede anne hakkinda "olaydan annenin haberinin olmasina ragmen sessiz kalmis" (Ozdemir vd., 2012: 31) ifadesi yer almakta fakat annenin sessizligiyle ilgili bir aciklama yapilmamaktadir. Metnin tartisma ve sonuc bolumunde su ifadeye yer verilmistir: "Ensest genellikle gizli kalir, bir sure gizli kaldiktan sonra cocugun olayin kotulugunu idrak etmesi ile evden kacmasi ya da gebelik olusmasi sonucu ortaya cikar. Anne genellikle olaya sessiz kalir" (Ozdemir vd., 2012: 31). Aktarilan olgudaki annenin sebeplerine deginilmeyen sessizliginin makalenin tartisma ve sonuc bolumunde bir arastirmaya dayanmadan genelleme olarak sunulmasi annelerin ensestin sessiz ortaklari oldugu suclamasini destekler.

Babanin iki kizini istismar ettigi ve kiz cocuklarin birinin gebeligi nedeniyle istismarin ortaya ciktigi olgunun aktariminda anneyle ilgili dogrudan bir tespit veya yargi yoktur. Makalenin tartisma bolumunde ise annelerin enseste dahil olma bicimleri ile ilgili bir alinti yapilmistir, metnin dili Ingilizcedir fakat cevirisi soyledir: "Anneler cocuklarinin maruz kaldigi ensest olaylarinin farkinda olsalar bile sadece %3'u evden ayrilarak, bosanip cocugun velayetini alarak ve cezai yaptirim icin resmi makamlara basvurarak cocugu ensest iliskinin gerceklestigi ortamdan uzaklastirir (12, 14)" (Gunduz vd., 2009:32) (12). Her ne kadar aktanlan olgu ve alinti arasinda dogrudan baglanti kurulmasa da makalede aktarilan olgu, yapilan alinti araciligiyla referans verilen calismalarin-gecerligi sorgulanmamis-istatistiki bilgisiyle iliskilendirilir ve annenin istismardan haberdar olabilecegi; haberdarsa bile cocuklari uzaklastirmadigi fikrine isaret edilir.

Benzer bicimde, ensestin cocugun olumu nedeniyle suphe olarak kaldigi bir olguda, iki ayri calismadan alinti yapilmistir: "Anneler cocuklarinin maruz kaldigi ensest olayinin farkinda olsalar bile ancak %3'u cocugu koruma yonunde bir girisimde bulunmaktadir 5,7" (Unuvar-Atilmis vd., 2008: 129). Bu alintidan sonra yazarlar annenin ensesti neden gizli tutabilecegine dair aciklama yapmistir: "Kadinin toplumsal olarak geri planda olmasi, cevreye "rezil olma" korkusu, ekonomik gucunun olmamasi, esine ya da diger aile buyuklerine mahkum birakilmasi gibi anneyi ve diger aile bireylerini caresizlige iten sebepler nedeniyle, cogu ensest olgusu gizli kalmaktadir" (Unuvar-Atilmis vd., 2008: 129). Alintida verilen istatistiki bilginin hangi arastirmaya/arastirmalara dayandigi, arastirma belirtilse bile bu bilginin Turkiye'de ensest gorulen aileler icin kullanilip kullanilamayacagi sorgulanmaz. Annelerin ensest karsisinda sessiz kaldigina dair on kabulun metinde sorgulanmadan icerilmesi ama annenin sessizliginin toplumsal nedenlerinin de vurgulanmasi, anneye ise yonelik iki farkli soylemin bir arada bulunabilmesini saglar.

Cinsel istismar ve ensest uzerine yazilan bir baska makalede dolayli alintilar araciligiyla hem annelerin kisiligini isaret eden suclamalar vardir hem de yasadigi toplumsal baskidan dolayi annelerin ensesti fark etmemis gibi davrandigi iddia edilir:
Bu tip ailelerde anne boyun egen bir kisilik yapisina sahiptir. Ensest
olaylarinin buyuk bir bolumunde anne olayin farkindadir. Ancak bu
kisiligi nedeniyle olayin uzerine gidemez. Ayrica, kurulu duzenin
bozulmamasi, olayin cevreden duyulmamasi ve ekonomik bagimsizliginin
olmamasi ve kocasinin siddetinden korkmasi nedeniyle ensesti fark
etmemis gibi davranir (Asma 2000, Polat 2002, Incest- Overt 2004, Oncu
2004; Yigit, 2005:96).


Cocuk, ailenin dagilmasindan duydugu korku, fail tarafindan tehdit edilmesi gibi nedenlerle ensesti sakladigi icin annenin durumdan haberdar olmayabilecegi belirtilmektedir: "Bu da annenin haberdar olmasini engellemektedir. Ancak dikkatli bir goz bunu kolaylikla yakalayabilir" (Asma, 2000; Kemerli, 2000; Incest-Overt, 2004; Yigit, 2005:96). Oyleyse, anne ensesti fark edememisse, bu onun dikkatsizliginden kaynaklanmaktadir. Metnin ilerleyen kisimlarinda ise yapilan dolayli alintilarla anneyi suclamamak gerektigi vurgulanir: "Kendi cocugunun istismarina aktif olarak katilanlar disinda, anneleri suclamanin bir anlami yoktur. Annelerin olayin dinamiginde buyuk onemleri vardir. Ancak cogu zaman onlar da kurbandir. Cocuklara yonelik cinsel istismarda anneler cogunlukla unutulmus kurbanlardir. [...] Bu durumda yapilmasi gereken, annenin suclanmasi yerine, bu durumla bas edebilecegi destegin saglanmasi olmalidir (Kemerli, 2000; Incest-Overt 2004; McClendon, 2004; Yigit, 2005:97). Metin, yapilan dolayli alintilar yoluyla anneyi suclayan ifadelere sahiptir. Annenin boyun egen kisiligi, cesitli gerekcelerle ensesti gormezden gelmesi, dikkatsiz olmasi anneyi suclama ifadeleriyken, enseste karsi cikmama nedenleri olarak esin siddeti, toplumsal baski, ekonomik bagimlilik gibi vurgular anneye yonelik bu ifadelerin toplumsal arka planini aciklamaya calismaktadir. Anneyi suclamamak, aksine destek olmak gerekliligi annenin de kurban olmasiyla yani annenin bir eylemin faili olamayacagina kanaat getirilmesiyle mumkun olabilmektedir.

Ozetle, bahsi gecen makaleler, olgudan yola cikarak genelleme yaparak ya da genellikle annenin enseste dahil olma bicimi konusunda dolayli alintilarin soylemini kendi soylemlerine ekleyerek, annelerin cogunun ensesti bildigi ama ensesti engellemedigi, sakladigi veya inkar ettigi bilgisini sunmaktadirlar. Annenin ensesti bildigi halde mudahale etmemesinin gerekcelerini sunmaya calisan makaleler ise anneyi kurban olarak niteleyerek anneyi suclama soylemini dolayli olarak yeniden uretmektedir.

Annenin Kisiligi

Annenin kisiligine yonelik daha once de alintilanan su tur ifadeler mevcuttur: "Bu tip ailelerde anne boyun egen bir kisilik yapisina sahiptir (Asma, 2000; Polat, 2002; Incest-Overt, 2004; Oncu, 2004)" ve "[...] Ancak dikkatli bir goz bunu kolaylikla yakalayabilir" (Asma, 2000; Kemerli, 2000; Incest-Overt, 2004; Yigit, 2005:96-97). Bu ifadeler anneleri boyun egen kisilige sahip ve dikkatsiz olarak niteler. Ensest surecinde annenin tavri "Ensest surecinde genellikle pasif bir rol oynayan anneler[e]..." (Tasgin & Sari, 2014:489) olarak ifade edilir ve "pasif rol oynamak" annenin edilgen kisiligine isaret eder. Baska bir makalede dolayli alintida yine annenin "pasif kisilik yapisi" (Genc & Coskun, 2013:222) soz konusu edilir. Hamilelikle sonuclanan uc ensest olgusunu aktaran makalede ise genel olarak enseste maruz kalan kiz cocuklarinin tutumlari ve duygulari annenin kisiligi ile iliskilendirilmistir. Ingilizce yazilmis olan metnin annenin kisiligi ile ilgili alintilanan kisminin cevirisi soyledir: "Adolesan donemdeki kadin kurbanlar genellikle anneleri gucsuz bir kisilige sahip oldugu ve cocuklarina yardim edemedigi icin itaatkar, pasif ve korku doludur" (Yuksel, 2008:52) (13). Makalede annelerin gucsuz kisiligi oldugu belirtilir, bu niteleme anneye yonelik suclamalardan ilkidir. Cocugun tutumu ve hislerinin annenin kisiligi ve ensest konusundaki tavriyla dogrudan iliskilendirilmesi yani ikinci suclama, ensest konusunda failden cok anneyi sorumlu goren bir anlayisi icerir.

Annenin Rolleri

Ataerkil aile kurumu kadinin es olarak erkegin cinsel ihtiyaclarini karsilamasini bekler. Ensest soz konusu oldugunda, ataerkil aile ve anneligi sorgulamayan makalelerde kadinin erkegin cinsel partneri olmadigi yani es rolunu yerine getirmedigi belirtilerek, annenin yerine getirmedigi rolu kiz cocugunun ustlenmek zorunda birakildigi iddia edilir. Ornegin, bir makalede yapilan dolayli alintiyla kadinin cinsel partner olarak hamilelik, hastalik gibi nedenlerle esinin ihtiyaclarini karsilamamasi ensestin gerekcelerden biri olarak sunulmustur: "Ensest suphelisi babalarla ilgili tespit edilen bir husus da anne-baba arasinda normal bir iliski olmadigidir. Duygusal baglari zayiflamis, cinsel olarak birbirlerinden kopmus, anne- babalarin bu normal olmayan iliskisi sonucunda ozellikle kiz cocuklari ensest magduru olabilmektedir. Ensestin yasandigi ailelerde kadinin cinsel partner olarak kocasinin ihtiyaclarini hamilelik, hastalik vb. nedenlerle karsilayamamasi, babalarin kizlarina karsi asiri kiskanclik gostermesi nedeniyle kizlar ensest magduru olabilmektedirler" (Polat, 2007; Tasgin & Sari, 2014:497).

Ensesti sosyolojik, hukuksal, mitolojik, dinsel ve sanatsal boyutlari ile konu edinen bir makale ise dolayli alintilar araciligiyla benzer seyler soyler: "Ensest iliskide on plana cikan kadin figuru bazen ailede annenin olmayisi yahut annenin pasif kisilik yapisi, hamile olmasi, hasta olmasi gibi nedenlerle anneye daha cok yardimla sorumlu bir anlamda anne kimligi yuklenen kisilerdir 23" (Genc & Coskun, 2013: 222). Ayrica "... evlilik catismalari, cinsel uyumsuzluk, annenin yasli olmasi nedeniyle cinsel partner olarak yetersiz olusu...25" ensestin gerceklesmesine olanak veren etkenler olarak sayilir (Genc & Coskun, 2013: 222).

Ensestin nedenleri ve nasil onlenebilecegi uzerine yazilan bir makalede yapilan dolayli bir alintida ve ensestin risk faktorlerini belirten bir tabloda klasik biciminde anneyi suclama ogeleri mevcuttur. Dolayli alintida, enseste neden olabilecek etkenler arasinda babanin anne tarafindan karsilanmayan cinsel arzularinin yani sira kiz cocugun cinsel partner rolu ustlenme gerekcelerinden bahsedilir (Ingilizce yazilmis olan makaleden yapilan alintinin cevirisi soyledir): "Anne calisiyorsa veya bedensel ya da psikolojik hastaligi varsa babanin cinsel arzulari, kizin sevgi ihtiyaci ve aile yasamini devam ettirme istegi bu sekilde bir iliskiye yol acabilir (5)" (14) (Sahin & Tasar, 2012: 158). Ensestin olasi nedenleri arasinda -annesinin hastaligi ya da isi nedeniyle-kiz cocugunun sevgi ihtiyaci ve aile yasamini devam ettirme isteginin sayilmasi sadece anneyi suclama degildir; one surulen nedenler ensestin rizaya dayali bir iliski degil, cocugun cinsel istismari oldugu gercegini de maskeler. Ayrica annenin calismasinin veya hastaliginin dogal aile ortamini bozabilecegi, baba-kiz ensestine neden olabilecegi alt metin olarak sunulmaktadir. Bunlara ek olarak, makale icerisinde verilen ensest risk faktoru tablosunda "hasta anne veya evi terk etmis anne" ve "anne gece calismak zorunda kaldigi icin cocugun bakiminin baba veya uvey baba tarafindan ustlenilmesi" (15) (Sahin & Tasar, 2012: 159) faktorleri bulunur. Ataerkil annelige uygun bicimde annenin cocugun bakimini ustlenen kisi olmasi gerektigi on kabuluyle annenin yoklugu, hastaligi veya calismasi sonucu cocuga babanin bakmasi bile ensest icin risk faktoru olarak gosterilmektedir.

Anneyi suclayan ve kadinin anne ve es rolleri uzerinde duran makaleler annenin evde bulunmasi, es olarak erkegin cinsel ihtiyacini karsilamasi, es ve anne olarak ailenin duygusal ve fiziksel ihtiyaclarini karsilamasi ve cocugun bakimini gerceklestiren kisi olmasi gerektigi iddialariyla annelik kurumunun ideolojisini besler. Kadinin ucretli bir iste calismasinin yani annenin evde yoklugunun ensestin gerceklesmesine olanak sagladigi iddiasi, kadinin yerinin ev oldugu kalipyargisini alt metin olarak vurgular.

Annenin Ensestin Aciga Cikmasina Verdigi Tepki

Annenin ensestin gerceklestigine inanmamasi, olayi kapatmaya calismasi, cinsel istisman bilmezden gelmesi ve nadiren adli makamlara basvurmasi annelerin ensest karsisinda verdigi genel tepkiler olarak sunulmaktadir: "Evde bulunan anneler kizlarinin baslarina gelen olayi ogrendiklerinde ya kizlarina inanmamakta, ya olayi kapatmakta veya bilmemezlikten gelmekte, ya da cok az annenin yaptigi gibi polise gidip sikayetci olmaktadirlar" (Tasgin & Sari, 2014: 496). Nitel verilere dayanan bu makalenin sonuc bolumunde mulakatlardan yapilan cikarim ise soyledir: "Kizlarin en buyuk destegi olmasi gereken annelerin ise koruyucu olamadiklari gibi kizlarina inanmadiklari ve olayi cevresel tepkiden korktuklari icin kapatma egiliminde olduklari, bu yuzden kizlarin cogunlukla annelerinden nefret ettikleri anlasilmistir" (Tasgin & Sari, 2014: 498). Cikarimda tespit kadar annelerinin kizlarinin temel destekcisi olmasi, koruyucusu olmasi gibi annelik etmeye yonelik beklentiler, idealler de sunulmaktadir. Anneler bu beklentileri karsilamadigi icin suclanmaktadir ve kizlarinin annelerine yonelik oldugu iddia edilen nefreti suclamayi desteklemektedir.

Babanin kizina cinsel istismarda bulundugu bir olgu aktariminda yazarlar, olguda bahsi gecen anneyi, referans verdikleri kaynakta yapilan genellemeye dahil etmektedir:
Bu anne, kaynaklarda sunulan diger yasak-sevi kurbanlarinin annelerine
benzer bicimde olayin varligini kabul etmede ve aciga cikma surecinde
pasif kalmis, ve varolan aile duzeninin surdurulmesinden yana olmustur
(Smith & Saunders 1995). Annenin bu tutumu pasif bagimli kisilik
ozelliklerine, bu evlilik suresince ugradigi travmalara ve kronik
depresyonuna baglanmistir (Devrimci-Ozguven vd., 2003:316).


Kaynaklarda sunulan diger 'yasak-sevi kurbanlarinin anneleri' ifadesinin arastirmalarla ve diger kaynaklarla desteklenmiyor olmasi, annelerin ensest aciga ciktiginda ensesti kabul etmeme ve mevcut duzeni koruma egiliminde oldugu on kabulunu besleyerek, annenin ensestin isbirlikcisi oldugunu iddia eden anneyi suclama soylemini de guclendirmektedir.

Anneyi Suclamayan veya Anneyi Suclamaya Karsi Arguman Olusturan Calismalar

Analiz edilen calismalar arasinda anneyi suclayan erkek egemen soyleme karsi elestirel veya feminist bir yaklasim benimseyen makaleler de mevcuttur. Turkiye'de Ensest Sorununu Anlamak baslikli ensesti yasayan kisilerin ulasabilecegi kurumlarda calisan uzmanlarla yapilan gorusmelere dayali raporun bulgularina dayanarak yazilan makalelerden ilkinde bir alt baslik olarak annelere yer verilir. Uzmanlarin aktardigi olgulara dayanarak annenin ensest magduru cocuga karsi veya ensestin aciga cikmasi esnasindaki olumsuz tavirlarindan bahsedilir fakat anneyi suclayan calismalardan farkli olarak bu olumsuz tavirlar annenin kisiligi ile iliskilendirilmez. Annenin olumsuz tavriyla ilgili annenin rol catismasi, psikolojik durumu, siddet ve baski gormesi gibi gerekcelerden ve cozum olarak kadinin guclendirilmesinin oneminden bahsedilir:
[...] annenin rolu degerlendirilirken magdur cocugun annesi olma rolu
yaninda saldirganin esi ya da annesi olmasi gibi bir gercegin yarattigi
rol catismalari, saldirganin anne uzerinde yarattigi fiziksel ve
duygusal baski ve annenin aileyi ya da toplumu karsisina almak
konusunda yeterli guc ve donanima sahip olmamasi gibi gerceklerin goz
onunde tutulmasi gerekmektedir (DeYoung, 1994). Aile ici siddetin diger
turlerinde oldugu gibi cocugun aile ici cinsel istismarinda da, kadinin
siddetin sona erdirilmesi yonunde tavir alabilmesi bireysel olarak
kendisinin oldugu kadar toplumsal olarak da kadinin toplum icerisindeki
gucunun arttirilacagi surecler icerisinde mumkun olabilmektedir
(Cavlin-Bozbeyoglu vd., 2010: 31).


Turkiye'de Ensest Sorununu Anlamak raporunun bulgularina dayanilarak yazilmis, uzmanlarin bakis acilarina gore anneleri konu edinen bir makale daha mevcuttur. Makale ensest calismalarinda anneyi suclama uzerine literature yer verir ve anneyi suclamak yerine annenin icinde bulundugu toplumsal baglama dikkat edilmesi gerektigi uyarisinda bulunur (Kardam & Bademci, 2013) ve mevcut ensest calismalari literaturunde bir karsi soylem insa eder.

Sonuc

Ensest uzerine bilimsel makalelerin cogu tibbi ve adli verilere dayali olgu aktarimlaridir, daha az sayida olmakla birlikte nitel verilere dayali makaleler ve teorik calismalar da mevcuttur. Bu calismada degerlendirilen makalelerden ikisi anneyi suclamaya karsi elestirel durus ve karsi soylem gelistiren makalelerdir. Tibbi olgu sunumlarinin cogu ise anneye yonelik herhangi bir olumlu ya da olumsuz degerlendirme icermemektedir. Aralarinda olgu sunumlarinin da oldugu calismalarin bir kismi anneyi dogrudan konu edinmese de anneyi suclama egilimi gosterir. Anneyi suclayan soylem, yapilan dolayli alintilarla bu calismalarda devam ettirilmektedir ve bazi calismalar anneyi suclayan ve anneyi suclamaya karsi soylemleri bir arada bulundurabilmektedir. Anneyi suclayan makaleler genel olarak annenin ensesti bildigi ama engellemeyerek enseste dahil oldugu iddiasina sahiptir. Turkiye orneginde ise bu iddiayi gecerli kilacak bilimsel arastirmalar henuz mevcut degildir. Bu makalelere gore annenin kisilik ozellikleri hem ensesti ortaya cikaran aile ortaminda hem de ensestin engellenmemesinde etkilidir; anneler edilgen, dikkatsiz, boyun egen kisilerdir.

Anneyi suclama en cok kadina anne ve es olarak atfedilen rollerde kendini gosterir: Anneler hastalik, yaslilik ve diger nedenlerle eslerinin cinsel ihtiyaclarina cevap vermediklerinde onlarin cinsel partner rolunu kizlarinin ustlenmek zorunda birakildigi iddia edilir. Ayrica, anne calisarak veya evde bulunmayarak ailenin duygusal ve fizyolojik ihtiyaclarini karsilamadiginda ve cocuklarin bakimini ustlenmediginde de ensest riskinin arttigi diger bir iddiadir. Oyleyse, annelik ideolojisine uygun bicimde, cocugun bakimindan esas sorumlu kisi olarak anne yogun annelik yapmali yani cocuklarin bakimini sadece kendisi ustlenmeli, ucretli bir iste calismamali, evde bulunmali ve tum ilgi ve emegini cocuguna ve ailesine vermelidir. Ataerkil aile kurumuna uygun bicimde erkegin tum ihtiyaclarini karsilamali ve kadin, aile kurumunun bicimlendirdigi es ve anne rollerini yerine getirerek ailenin devamliligini saglamalidir. Bu yaklasimda, erkege atfedilen ihtiyaclarin kosulsuz karsilanmasi gerektigi fikri gizlenir. Annenin ensest ortaya ciktiginda verdigi tepki de enseste dahil olma bicimine uygundur; anne ensestin ortaya cikma surecinde pasiftir veya ensesti inkar etmeye egilimlidir. Ne var ki Turkiye orneginde anneyi suclayan bu iddiayi gecerli kilacak bir arastirma da mevcut degildir ve bilgi olarak sunulan bu iddialar, erkek egemen on kabuller olarak dikkate alinmalidir.

Ensestin gerceklestigi aileler uzerine yapilan calismalarda fail olmayan anneleri suclamaya karsi olmak, ensesti saklayan, inkar eden ve hatta enseste maruz kalan cocuklarini suclayan annelerin varligini kabul etmemek anlamina gelmez. Bazi anneler ensest karsisinda cocuklarini savunurken, bazi anneler bunu yapmaz veya yapamaz. McIntrye, erkek egemen kultur icerisinde kadina kendisini erkegin ihtiyaclarina, arzularina, basarilarina gore tanimlamasinin ogretildigini, kadinin erkegin psikolojik, cinsel, fizyolojik ihtiyaclarini karsilamasi gerektigini icsellestirdigini, anne olarak ise sadece esin degil cocuklarin da ihtiyacini karsilamasi gerektigini ve kendi ihtiyaclarinin en son geldigini ogrendigini belirtir. Kadinlar es ve anne olarak rollerini yerine getirmezse esleri, cocuklari, akrabalari, toplum ve uzmanlar tarafindan suclanmayi da kabullenirler. Ensest soz konusu oldugunda ise annenin kizini/cocugunu korumak ve kendisine ogretilen ve kendisinden beklenenler arasinda bocalamasi olagandir (1981:465). Lucy M. Candib'in belirttigi gibi kendileri de cinsiyetlerinden dolayi degersizlestirilmis ve hatta bazi durumlarda kurbanlastirilmis kadinlar ensest nedeniyle kizlarina (cocuklarina) verilen zarara gucsuzlestirildikleri bir ortamda dahil olur (1999:198). Bu nedenle ensestin faili olmadigi halde annelerin suclanmasinin, ataerkil aileden ve annelik ideolojisinden bagimsiz olmadiginin dikkate alinmasi gerekir. Annelik kurumu icinde sinirlanmis, gucsuzlestirilmis, suclanmis kadinlari faili olmadigi ensest icin suclamak, ensesti annenin kisiligi ve/veya davranislari ile iliskilendirmek, ensestin ortaya ciktigi erkek egemen cinsiyet rejimini veri kabul etmek, bir bakima da sorunun kaynagini yok sayarak cozumu ertelemek anlamina gelmektedir.

Soylemin ve soylemin olusturdugu bilgi alaninin sadece dille degil, kurumsal normlar ve isleyislerle yani iktidar alanlariyla ve toplumsal pratikle iliskili oldugu aciktir. Tip dergilerinde veya diger akademik dergilerde yayimlanmis makalelerin sundugu gerceklik ve bu gercekligi bilme bicimleri yani soylemleri tibbi, adli kurumlarla, universitelerle ve bu kurumlarda calisan uzmanlarin pratikleri ile etkilesim icindedir. Bu bakimdan bu makalelerin soylemi mevcut ataerkil anneligi yeniden uretip guclendirebilecegi gibi anneyi suclamaya itiraz eden makalelerin soylemi de ensesti toplumsal baglami icinde degerlendirip, erkek egemen cinsiyet rejimine karsi itirazi guclendirebilir. Karsi soylem olusturan makalelere paralel bicimde ensest uzerine yazilmis makalelerin soylemlerinde bulunan anneyi suclama ogelerinin ifsasi da erkek egemen cinsiyet rejimine ve ataerkil annelige karsi bilgi alani olusturmaya yonelik bir girisimdir. Bu bakimdan ensest konusunda anneyi suclayici soylemi sorgulamak, magduru ve anneyi guclendirmeye yonelik yeni bir cozumleme ve uygulama alani yaratma cabasidir.

Kaynakca

Berber G. & Korkut S. (2009). Father Incest Against a 4,5 Month Old Baby: Case Report. Adli Tip Dergisi, 23(3):28-32.

Bicer U., Colak B., Coskun A., Demirbas I., Kurtas O. & Gundogmus U.N. (2002). Cocuk istismari Bir Yazgi Mi? Olgu Sunumu. Adli Tip Bulteni, 7(3): 109-114.

Candib L.M. (1999). Incest and Other Harms to daughters Across Cultures: Maternal Complicity and Patriarchal Power. Women's International Studies Forum, 22(2):185-201.

Caplan P. (2000). The New Don't Blame Mother Mending the Mother-Daughter Relationship. New York&London: Routledge.

Chodorow N. (1974). Family Structure and Feminine Personality. Icinde, Rosaldo Z.M & Lamphere L.S. (Eds.), Woman, Culture and Society. California: Stanford University Press: 43-66.

Chodorow N. (1979). Mothering, Male Dominance, and Capitalism. Icinde, Eisentein Z.R. (Ed.), Capitalist Patriarchy and the Case for Socialist Feminism. New York&London: Monthly Review Press: 83-106.

Coulter M. (2010). Institution of Motherhood. Icinde, O'Reilly A. (Ed.), Encyclopedia of Motherhood 1-3. Los Angeles&London: Sage Publications: 571-572.

Cavlin-Bozbeyoglu A. (Haz.) (2009). Turkiye'de Ensest Sorununu Anlamak. Ankara: Damla Yayincilik.

Cavlin-Bozbeyoglu A., Koyuncu, E., Kardam F. & Sungur A. (2010). Ailenin Karanlik Yuzu: Turkiye'de Ensest. Sosyoloji Arastirmalari Dergisi, 13(1):1-37.

Devrimci-Ozguven H., Soykan C. & Yazar H. (2003). Bir Yasak-Sevi Olgusuna Yaklasim ve Karsilasilan Guclukler. Turk Psikiyatri Dergisi, 14(4): 311-318.

Ehrmin T.J. (1996). No More Mother Blaming: A Feminist Nursing Perspective on The Mother's Role Father-Daughter Incest. Archives of Psychiatric Nursing, 10(4): 252-260.

Fairclough N. (1995). Critical Discourse Analysis A Critical Study of Language. New York: Longman Publishing.

Firestone S. (1993). Cinselligin Diyalektigi (Cev: Salman Y.). Istanbul: Payel Yay.

Fox-Keller E. (2007). Toplumsal Cinsiyet ve Bilim Uzerine Dusunceler (Cev: Aydar F.B.). Istanbul: Metis Yay.

Foucault M. (2002). Archeology of Knowledge (Cev: Smith S.). London & New York: Routledge.

Genc S. & Coskun S. (2013). Ensest. Turkiye Barolar Birligi Dergisi, (106): 215-260.

Green J. (1996). Mothers in "Incest Families" A Critique of Blame and Its Destructive Sequels. Violence Against Women, 3(2): 322-348.

Green J.F. (2010). Intensive Mothering. Icinde, O'Reilly A. (Ed.), Encyclopedia of Motherhood 1-3. Los Angeles & London: Sage Publications: 573-574.

Gunduz T., Karbeyaz K. Et Ayranci U. (2009). Torture Continuing up to Pregnancy: An Incest Case Sexual Abuse by Father. Journal of Punjab Academy of Forensic Medicine & Toxicology, 9(1): 29-34.

Hays S. (1996). The Cultural Contradictions of Motherhood. NewHaven & London: Yale University Press.

Liebman J.J. (1990). The Ideology of Mothering: Disruption and Reproduction of Patriarchy. Signs, 15(3):500-514.

Jackson D. & Mannex J. (2004). Giving Voice to the Burden of Blame: A Feminist Study of Mothers' Experiences of Mother Blaming. International Journal of Nursing Practice, 10: 150-158.

Jeremiah E. (2006). Motherhood to Mothering and Beyond Maternity in Recent Feminist Thought. Journal of the Association for Research on Mothering, 8(1-2):21-33.

Kardam F. & Bademci E. (2013). Mothers in Cases of Incest in Turkey: Views and Experiences of Professionals. Journal of Family Violence, 28:253-263.

Kantarci M.N., Kandemir E., Berber G., Ozcan M.E. & Sahin E. (2013). Anti-Epileptic Facilitated Sexual Assault: A Case of Incest. Klinik Psikofarmakoloji Bulteni, 23(3):254-6.

Kupeli A., Demirer M., Kalayci I., Gonen O. & Gurpinar S.S. (2014). Is the Victim Daughter or Granddaughter of the Perpetrator? (Incest Case Report). Procedia - Social and Behavioral Sciences, 131:373-376.

Lazar M.M. (2007). Politicizing Gender in Discourse: Feminist critical Discourse Analysis as Political Perspective and Praxis. Icinde, Lazar M.M. (Ed.), Feminist Critical Discourse Analysis Gender, Power and Ideology in Discourse. New York: Palgrave Macmillan: 1-30.

McCullough K. (2004). Of Woman (But Not Man or the Nuclear Family) Born Motherhood Outside Institutional Heterosexuality. Icinde, O'Reilly A. (Ed.), From Motherhood to Mothering: The Legacy of Adrienne Rich's of Women Born. Albany: State University of New York Press: 103-124.

McIntrye K. (1981). Role of Mothers in Father-Daughter Incest: A Feminist Analysis. Social Work 1981:462-466.

Millet K. (2011). Cinsel Politika (Cev: Selvi S.). Istanbul: Payel Yay.

Ortner B.S. (1974). Is Female to Male as Nature is to Culture. Icinde, Rosaldo-Zimbalist M. & Lamphere L.S (Eds.), Woman, Culture and Society. California: Stanford University Press: 67-87.

O'Reilly A. (Ed.) (2008). Introduction. Feminist Mothering. Albana: State University of New York Press: 1 -24.

O'Reilly A. (Ed.) (2004). From Motherhood to Mothering. Icinde, The Legacy of Adrienne Rich's of Women Born. Albany: State University of New York Press.

Ozdemir B., Celbis O., Iris M. & Uzun I. (2012). Dogumla Sonuclanan Baba Kiz Ensest: Olgu Sunumu. Inonu Universitesi Tip Fakultesi Dergisi, 19(1):30-2.

Rich A. (1986). Of Woman Born Motherhood as Experience and Institution. New York&London: W.W. Norton&Company.

Rosaldo-Zimbalist M. (1974). Theoretical Overview. Icinde, Rosaldo-Zimbalist M. & Lamphere L.S (Eds.), Woman, Culture and Society. California: Stanford University Press: 17-42.

Ruddick S. (1995). Maternal Thinking toward a Politics of Peace. Boston: Beacon Press.

Sahin F. & Tasar M.A. (2012). Sexual Abuse and Incest. Turkish Archive of Pediatrics, 47:157-162.

Saygili S. & Gonenli S. (2008). Ayni Ailede Gorulen Coklu Ensest. Dusunen Adam, 21(1-4):32-37.

Scott W.J. (1988). Deconstructing Equality-versus-Difference: Or the Use of Poststructuralist Theory for Feminism. Feminist Studies, 14(1): 32-50.

Sen C. & Daniluk J. (1995). Themes in the Relationship of Mothers and Their Incestuously Abused Daughters: A Feminist Analysis. Feminism & Psychology, 5(1): 47-60.

Short P. (2005). Conclusion: Reflections on Motherhood. Porter M., Short P. & O'Reilly A. (Eds.), Motherhood: Power and Oppression. Toronto: Woman's Press: 285-294.

Strand C.V. (2000). Treating Secondary Victims Intervention with Nonoffending Mother in the Incest Family. Thousand Oaks & London&Delhi: Sage Publication.

Tasgin S. & Sari I. (2014). Aile Ici Ensestin Nitel Analizi: Sanliurfa Ornegi. Uluslararasi Sosyal Arastirmalar Dergisi, 7(35): 486-500.

Tamraz N.D. (1996). Nonoffending Mothers of Sexually Abused Children: Comparion of Opinions and Research. Journal of Child Sexual Abuse, 5(4): 75-104.

Unuvar Atilmis U., Gunduz T., Karbeyaz K., Balci Y. & Oral R. (2008). Ensest Suphesi Iceren Bir Olguda Tani Guclugu: Turkiye Klinikleri. Journal of Forensic Medicine, 5(3): 124-132.

Wodak R. (1997). Introduction Some Important Issues in the Research of Gender and Discourse. Icinde, Wodak R. (Ed.), Gender and Discourse. London & Thousand Oaks, New Delhi: Sage Publications:1-20.

Womack M.E., Miller G. & Lassiter P. (1999). Helping Mothers in Incestuous Families: An Emphatic Approach. Women & Therapy, 22(4):17-34.

Van Dijk T. (2015). Critical Discourse Analysis. Icinde, Tannen D., Hamilton H. & Schiffrin D. (Eds.), Handbook of Discourse Analysis (2.baski). Chichester: Wiley Blackwell: 466-485.

Yigit, R. (2005). Cocuklarin Cinsel Istismari ve Ensest. Anadolu Hemsirelik ve Saglik Bilimleri Dergisi, 8(3):90-100.

Yuksel B. (2008). What Should the Management of Incest Pregnancies Be? An Ethical View Presented Via Three Cases. Reproductive BioMedicine Online, 17(3): 52-54.

Notlar

(1) Bilimsel metodolojinin cinsiyetlendirilmis olmasina psikanalizden faydalanarak yapilan feminist bir elestiri, ozne ve nesne arasinda varsayilan keskin ayrimi ve degerden bagimsizlik iddiasini, partiyarkal toplumlarda (akilla ozdeslestirilen) erkek olabilmek icin oglan cocugunun (doga ile ozdeslestirilen kadindan ya da) anneden kopma sureciyle iliskilendirir. Detayli bilgi icin bkz. Fox Keller E. (2007) Toplumsal Cinsiyet ve Bilim Uzerine Dusunceler. Harding S. & Merill B.H. (Eds.) (2004) Discovering Reality Feminist Perspectives on Epistemology, Methaphyics, Methodology and Philosophy of Science.

(2) Feminist literaturde annelik calismalari ana hatlariyla uc doneme ayrilir: 1960'lardaki ilk donem kadinin ozgurlesmesi onunde bir engel olarak gorulen anneligin reddini icerir; 1970'lerin ortalarindan itibaren anneligin ozgurlestirici potansiyeline de isaret eden, telafi edici bir donem baslar. 1990'lardan itibaren postmodern feminizmin de etkisiyle anneligin edimsel yonune vurgu yapilir (Jeremiah, 2006). 1960'larda Ikinci Dalga Feministler, kulturel olarak insa edilen esitsiz toplumsal duzenlemelerin biyolojik olarak kadinin dogurganligina ve cocuk yetistirmesine dayandirildigini belirttiler ve ataerkil toplumda anneligin baskici yonunu vurguladilar. Ornegin Michelle Zimbalist Rosaldo, kadin ve erkegin toplumsal, kulturel, politik ve ekonomik konumlanislarindaki esitsizligi kavrayabilmek icin ev ici ve kamusal alan ayrimina dikkat cekiyordu. Kadinin cocuk dogurmasi, cocugun beslenmesi ve bakimini ustlenmesi kadini ev ici alanda konumlandiriyordu ve az sayida kurum ve eylem iceren ev ici, anne ve cocuklar cevresinde duzenleniyordu. Anneligi temel alan cinsiyetler arasi isbolumu nedeniyle kadinin dislandigi, erkegin varlik gosterdigi kamusal alan ise toplumsal, kulturel, politik ve ekonomik kurumlan ve eylemleri iceriyordu (Rosaldo, 1974). Benzer bicimde Sherry B. Ortner da ataerkil toplumlarda kadinin, bedeni ve bedeninin dogum, sut verme gibi fonksiyonlari nedeniyle doga ile iliskilendirildigini belirtiyordu. Kadin, anneligiyle doga ve erkegin alani olan kultur arasinda, kulturel olarak degersizlestirilmis bir konumdaydi (Ortner, 1974). Nancy Chodorow (1974, 1979) da Rosaldo gibi ev ici ve kamusal alan ayrimina dikkat cekiyordu ve Ortner gibi anneligi yeniden uretimle iliskilendirerek degerlendiriyordu. Toplumlar ev ici ve kamusal alan ayrimlari bakimindan farklilasiyordu. Endustriyel kapitalizmin gelisimiyle ev ici ve kamusal alan ayrimlari keskinlesmis, kadinin anneliginin ve annelik niteliklerinin merkeze yerlestigi aile bicimi uretilmisti. Kadinin annelik rolu ve ailedeki temel ebeveyn pozisyonu kapitalizmin gunluk ve nesiller arasi uretimi icin temeldi. Kadin, yetiskin calisani fiziksel ve duygusal olarak canlandiriyor, ileride emek gucu ve tuketici olarak kapitalist uretime dahil olacak cocuklari buyutuyordu. Yani annelik sadece cocuk dogurmak anlaminda yeniden uretim degil, ayni zamanda toplumun yeniden uretimiydi, annelik kurumu yeni anneleri, erkegin hakimiyetinin oldugu iliskileri ve kapitalist pazar icin gerekli hiyerarsik iliskileri de uretiyordu. Cinselligin politik bir niteligi oldugundan yani cinsel politikadan bahseden Kate Millet (2011:45), ataerkil toplumsal duzenlemede kadinin cinsel rolunun kadinin ev isi yapmasini ve cocuk bakmasini gerektirdigini belirtti. Millet'e gore cocuk dogurmak ve cocuklara bakmak insanin hayvanlarla paylastigi eylemlerdir, insani diger canlilardan ayiran, insana ozgu eylemler ise erkege atfedilen cinsel rollerin geregidir (2011:49). Shulamith Firestone cocuk dogurmayi ve yetistirmeyi dogal, biyolojik bir esitsizlik olarak gordu, biyolojik bu esitsizlik, erkeklerin cikarina kurumsallastirildi ve kulturel bakimdan erkekleri ustun kildi. Kadinin erkek karsisinda guclenebilmesi ve ozgurlesebilmesi icin kadinin cocuk dogurmaktan ve cocuk bakimindan kurtarilmasi gerekiyordu (1993:214-215).

(3) Ilgili madde soyledir: Anneligin sosyal bir gorev olarak anlasilmasini ve cocuklarin yetistirilmesi ve gelisiminde kadin ve erkegin ortak sonimlulugunun taninmasini ongoren ve her durumda cocuklarin cikarlarini herseyden once gozeten anlayisa dayanan bir aile egitimini saglamak.

(4) Ornegin Lev-Wiesel, cocuklari aile ici cinsel istismara maruz kalmis ve ayni bicimde kendi gecmislerinde de ensesti yasamis anneleri, farkinda olmayan anne, kasitsiz suc ortagi anne, imkan veren anne ve kader ortagi olmak uzere kategorilere ayirir. Mevcut literaturdeki anneyi suclama gelenegini devam ettirerek annelerin kizlarini kendi yetersizlikleri nedeniyle anne/es rolunu oynamaya cesaretlendirmis olabileceklerini iddia eder. Detayli bilgi icin bkz. Lev-Wiesel, R. (2008), Intergenerational Transmission of Sexual Abuse? Motherhood in the Shadow of Incest.

(5) Bkz. Ipek S. (1996) 1990-1995 Yillari Arasinda Istanbul Adliyelerine Yansiyan Ensest Olsularinin Psiko-Sosyal Acidan Incelenmesi. Yayimlanmamis yuksek lisans tezi. Misra A. (2011) Breaking the Silence, Easing the Pain: Efforts, Challenges, and Hopes of Feminist Organizations in Turkey and India working with Survivors of Incest. Yayinlanmamis yuksek lisans tezi. Cetinkaya A. (2013) Yargitay kararlari isiginda ensest/ fucur olgusunun incelenmesi. Yayinlanmamis yuksek lisans tezi. Edebiyat disiplininde de yapilmis tez calismalari icin bkz. https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/tezSorguSonucYeni.jsp.

(6) Bkz. Ilkkaracan P., Gulcur L, Ann C. (1996). Sicak Yuva Masali Aile Ici Siddet ve Cinsel Taciz. Polat O. (2006), Aile Ici Cinsel Tecavuz Ensest. Cavlin-Bozbeyoglu A. (Haz.) (2009). Turkiye'de Ensest Sorununu Anlamak.

(7) Turkiye'de ensest de dahil olmak uzere cocuga yonelik cinsel istismar uzerine yapilan bilimsel calismalarin detayli bir incelemesi icin bkz. Beyazit U. ve Ayhan-Butun A. (2015). Turkiye'de yapilmis Cocugun Magdur Oldugu Cinsel Istismar Olgularini Konu Alan Bilimsel Calismalarin Incelenmesi. The Journal of Academic and Social Science Studies, 31:443-453.

(8) Cocugun cinsel istismari ile ilgili makaleler ensesti icerse de, calismayi ensestle sinirli tutmak amaciyla genel olarak cocugun cinsel istismarini konu edinen makaleler disarida birakildi. Ayrica dogrudan ensest uzerine yapilmis calismalar olsa da tamamen sayisal verilere dayanan nicel calismalar da incelemeye dahil edilmedi.

(9) Incelenen akademik metinlerin kategorizasyonu ve sayisi ile ilgili tablo soyledir:
Turkiye'de Ensest Uzerine Yazilmis 24 Akademik Makale

                            Anneyi         Anneyi Suclama
                            Suclama Ogesi  Ogesi Olan
                            Olmayan

Teorik Makaleler            -              3
Nitel Arastirma Makaleleri  -              1
Adli ve Tibbi Makaleleri    12             6

                            Anneyi Suclamaya Karsi
                            Elestirel Olan/ Karsi
                            Arguman Gelistiren

Teorik Makaleler            -
Nitel Arastirma Makaleleri  2
Adli ve Tibbi Makaleleri    -


(10) Anneyi suclama ogeleri uc teorik metinde, bir nitel arastirma verilerine dayali makalede ve alti tibbi ve adli olgu sunumunda bulunmaktadir. Nitel arastirma verilerine dayali makale baba, agabey ve dayi gibi akrabalarin faili oldugu ensest vakalarina yer vermektedir. Olgu sunumlarinin hepsi baba-kiz ensestini konu edinmektedir.

(11) Bahsi gecen makaleler sunlardir: Kupeli A., Demirer M., Kalayci I., Gonen O., Gurpinar S.S. (2014). Is the Victim Daughter or Granddaughter of the Perpetrator? (Incest Case Report. Kadinlara Karsi her turlu Ayrimciligin Onlenmesi Sozlesmesi https://www.unicef.org/turkey/cedaw/_gi18.html. Kantarci M.N., Kandemir E., Bilgi S. (2012). Dogum Eylemindeki Erkek Kiz Kardes Ensest Olgusuna Adli Yonden Yaklasim. Korkmaz S., Erermis S., Tamar M., Aydin C., Kayahan A. (2001). Kucuk Yastaki Ensest Olgularinda Tani ve Adli Surecte Yasanan Sorunlar Nedeniyle Uc Olgu Sunumu. Yildirim A., Gumus, B. (2011), Difficulty in Revealing the Abuse: Incest. Kantarci M.N., Kandemir E., Berber G., Ozcan M.E., Sahin E. (2013). Anti-Epileptic Facilitated Sexual Assault: A Case of Incest. Saygili S., Gonenli S. (2008), Ayni Ailede Gorulen Coklu Ensest. Ertur E., Yayci N. (2016). Erkek Magdur Acisindan Ensest. Berber G., Korkut S. (2009), Father Incest Against a 4,5 Month Old Baby: Case Report. Aktepe E., Kocaman O. (2013), Hamilelikle Sonuclanan Kardes Ensesti Olgulari. Ozmen S., Demirci E., Oztop D., Dogan H. (2015), Abla Istismari: Bir Erkek Kardes Olgusu. Yildirim A., Ozer E., Bozkurt H., Ozsoy S., Enginyurt O., Evcuman D., Yilmaz R., Kuyucu Y.E. (2014), Evaluation of Social and Demographic Characteristics of Incest Cases in a University Hospital in Turkey. Gunes S., Yildirim V., Ekinci O., Toros F. (2017), Baba-kiz Ensesti Sonrasi Uyurgezerlik: Bir Adli Olgu.

(12) Metnin orijinalindeki alinti soyledir: "Even if mothers are aware of incestuous events that their children exposed, only 3% of them attempt to remove the child from incest relationship environment such as taking away from home, divorcing by getting their children's parental rights, and complaints to authorities to get the criminal supply (12,14)."

(13) Metnin orijinali soyledir: "Female adolescent victims are usually submissive, passive and fearful whereas their mothers have weak personality and cannot help their children"(Yuksel, 2008:52).

(14) Metnin orijinali soyledir: The father's sexual desires, the girl's need for love and desire to continue family life when the mother works or has an organic or mental illness may predispose to this kind of relationship (5) (Sahin & Tasar, 2012: 158).

(15) Orijinal ifadeler sunlardir: A mother who is ill or a mother who has left home, "Care of children by the father or stepfather because the mother has to work in the night" (Sahin & Tasar, 2012: 159).

Meral Salman-Yikmis (*)

Aksaray Universitesi

Aksaray University

(*) Yrd.Doc.Dr. Meral Salman Yikmis, Izmir Demokrasi Universitesi, Fen Edebiyat Fakultesi, Izmir-Turkiye. E-posta: meral.salman@idu.edu.tr. ORCID ID: 0000-0002-0332-5084.

Original Research Article

Article submission date: 11 October, 2017

Article acceptance date: 25 July, 2018

1302-9916 [c] 2018 emupress

Ozgun Arastirma Makalesi

Makale gonderim tarihi: 11 Ekim, 2017

Makale kabul tarihi: 25 Temmuz, 2018
COPYRIGHT 2018 Eastern Mediterranean University
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2018 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Salman-Yikmis, Meral
Publication:Kadin/Woman 2000
Date:Dec 1, 2018
Words:8371
Previous Article:Yalcin Tosun Oykulerinde LGBTI Kimliklerin Insasi/Yalcin Tosun's Short Stories and Construction of LGBTI Identities.
Next Article:Feminist Soylemin Islamci Kadin Yazinina Etkisi/The Effect of Feminist Discourse on Islamic Women's Literature.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters