Printer Friendly

Turkiye'de 2012-2017 Yillari Arasinda Ucuncu Basamak Saglik Kurumuna Basvuran Gebe Kadinlarda Toksoplazmozis Seropozitiflik Oraninin ve Klinik Sonuclarin Retrospektif Olarak Degerlendirilmesi/Retrospective Evaluation of the Seropositivity Rate of Toxoplasmosis and Clinical Results in Pregnant Women That were Admitted to a Tertiary Health Institution Between 2012 and 2017 in Turkey.

GIRIS

Toksoplazmozis tum dunyada yaygin olarak gorulmekle birlikte sikligi cografi bolgelere gore farkliliklar gostermektedir. Hastaligin etkeni olan Toxoplasma gondii zorunlu hucre ici parazitidir, insanla birlikte diger memeli canlilarda ve bazi kus turlerinde enfeksiyon olusturma potansiyeline sahiptir (1). T. gondii'nin akut enfeksiyon esnasinda hizli ureyen takizoid, yavas buyuyen doku kisti sekli olan bradizoid (doku kisti) ve sadece kedi fecesi ile atilan ookist olarak 3 formu vardir. Ookistler dogada sporlandiginda sporozoid adini almaktadir. Kediler gecirmekte olduklari T. gondii enfeksiyonu esnasinda 1-3 hafta sureyle her gun milyonlarca ookisti fecesleri ile dogaya salar. Ookistler bes gun ic erisinde olgunlasip sporozoid haline gelerek bir yil boyunca enfeksiyoz halde kalirlar. Ortamin ilik ve nemli olmasi bu surece katkida bulunur. Insan ve memeli hayvanlara toprakta bulunan sporokistlerle bulasmis olan sularin icilmesi, iyi yikanmamis sebze ve meyvelerin tuketilmesi, bir de buna ek olarak kas dokularinda bradizoid iceren hayvan etlerinin cig ya da az pismis olarak yenmesiyle enfeksiyon bulasir. Daha az siklikta midye, istiridye gibi su urunleri ve nadiren insandan insana kan veya organ nakli ile bulasma olabilmektedir. Bulas genellikle cocukluk ve ergenlik doneminde edinilir (2,3).

Primer enfeksiyon hastalarin %90'inda asemptomatik olarak gecirilmektedir. Semptomatik enfeksiyonda halsizlik, yorgunluk, bogaz ve kas agrilari, ates, boyunda lenfadenopati, nadiren sarilik ve hepatomegali gorulur (1). Eger immun sistem yeterliyse hastalik doku hasari olusmasi sinirlandirilarak noron ve kas dokusunda latent formda kalir. Nadiren, ozelikle immun yetersizligi olan hastalarda sekonder enfeksiyon ve relaps soz konusu olabilir (2,3). Bu hastalarda ensefalit, koryoretinit, myokardit gibi ciddi komplikasyonlar gorulebilir (1). Hastalik gebelikte gecirildiginde dusuk, erken dogum, olu dogum veya canli dogan bebekte agir fetal anomalilere sebep olabilmektedir. Gebelik haftasi arttikca vertikal gecis orani artmakta iken fetusun konjenital toksoplazmozisten etkilenme orani azalmaktadir (4,5). Gebeligin erken donemlerinde tani konuldugunda, uygun korunma ve tedavi yapilarak fetusun olumsuz etkilenmesi onlenebilir. Buna ragmen toksoplazmozisin rutin taranmasi halen tartismali olup sadece endemik bolgelerde taranmasini oneren yazarlar mevcuttur (6-9). Ulkemizde Saglik Bakanligi'nin bu konuda bir onerisi olmadigi icin farkli kuruluslar toksoplazmozisin tarama ve yonetimini farkli sekilde yapmaktadirlar (10). Bu calismanin amaci bolgemizde gebelikte T. gondii enfeksiyonu sikligini belirleyerek tarama ve yonetim stratejilerine katkida bulunmaktir.

YONTEMLER

Bu retrospektif calisma icin Mersin Universitesi Klinik Arastirmalar Etik Kurulu'ndan 24/05/2018 tarih ve 2018/226 sayi ile onayi alinmistir. Sonrasinda Mersin Universitesi Tip Fakultesi Hastanesi bilgi islem sistemi kullanilarak 2012-2017 yillari arasinda kadin hastaliklari ve dogum poliklinigine ilk trimesterde basvuran 15-49 yas araligindaki gebelerin kayitlari taranmistir. Klinigimizin rutin toksoplazmozis tarama protokolu takip edilerek veriler toplanmistir.

Bu protokol saglik uygulama tebligi odeme esaslari goz onune alinarak olusturulmustur. Hastalara ilk etapta anti-T. gondii immunoglobulin M (IgM) antikorlari bakilmakta, pozitif saptananlara anti-T. gondii immunoglobulin G (IgG) ve anti-T. gondii IgG avidite testi uygulanmaktadir. Hastalarin kan ornekleri mikropartikul enzim immunoassay (Axsym, Abbott, USA) yontemiyle calisilmaktadir. Uretici firma tarafindan avidite testinde antikor titresi %50'den az tespit edilenler dusuk avidite (3 aydan yeni enfeksiyon), %60 ve uzeri yuksek avidite (3 aydan eski enfeksiyon), %50-59,9 araligi ise gri bolge olarak belirtilmis ve gri bolge icin iki hafta sonra testin tekrari onerilmistir. Anti-T. gondii IgG avidite testinde dusuk avidite bulunanlar ile gri bolge bulunan olgularin test tekrarinda aviditesi dusuk bulunan hastalar konjenital toksoplazmozis icin yuksek risk altindadir. Klinigimizde bu hasta gruplarina baslangic tedavisi olarak spiramisin 3x1 gr/gun baslanilmaktadir. Olasi fetal enfeksiyon varliginin tespit edilmesi amaciyla 18. gebelik haftasindan sonra amniyosentez yapilarak amniyon sivisindan T gondii'ye yonelik polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) testi onerilmektedir. Ayrica tum gebelere T gondii taramasindan bagimsiz olarak 18-22 gebelik haftalari arasinda rutin olarak anomali taramasi yapilmaktadir. Calismada olgularin anti-T. gondii IgM sikligi ve anti-T. gondii IgG avidite sonucl ari yas araliklarina gore, anti-T. gondii IgM pozitif ligi ayrica yillara gore gruplanmistir. Hastalara taniya yonelik yapilan invaziv islemler ve verilen tedaviler kronolojik sira ile incelenerek tum sonuclar degerlendirilmistir.

BULGULAR

Calismada 2012-2017 yillari arasinda Mersin Universitesi Tip Fakultesi Kadin Hastaliklari ve Dogum Poliklinigi'ne birinci trimesterde basvuran ve anti-T. gondii IgM testi istenilen hasta sayisi 3680 olarak saptanmistir. Verilerine ulasilamayan 61 hasta ve takip surecindeki 145 mukerrer istem kayit disi birakilmistir. Bu surec te birden fazla kez gebe kalan hasta sayisi 118'dir. Her bir gebelik ayri bir olgu olarak kabul edilmistir.

Kriterleri karsilayan 3474 gebenin verileri degerlendirilmis, 266'sinda anti-T. gondii IgM pozitif bulunmustur. Sonucta Mersin ilinde ucuncu basamak saglik kurulusuna ilk trimesterde basvuran gebelerde anti-T. gondii IgM seropozitiflik orani %7,66 olarak belirlenmistir. Hastalarin yas ortalamasi 29,78 olarak bulunmustur. Anti-T. gondii IgM seropozitifliginin 15-25 yas grubunda en fazla goruldugu, yas ilerledikce bu sikligin giderek azaldigi tespit edilmistir (Tablo 1). Yillara gore yapilan degerlendirmede ise 2013, 2014 ve 2015 yillarinda anti-T. gondii IgM seropozitiflik yuzdesinin daha fazla oldugu izlenmistir (Tablo 2).

Anti-T. gondii IgM sonucu pozitif bulunan 266 hastaya daha sonra anti-T. gondii IgG ve anti-T. gondii IgG avidite testi bakilmistir. Bunlardan 253'unde anti-T. gondii IgG pozitif, 13'unde anti-T. gondii IgG negatif bulunmustur. Anti-T. gondii IgG pozitif bulunan hastalarin 112'sinde anti-T. gondii avidite testi dusuk bulunmustur. Anti-T. gondii IgG pozitif, anti-T. gondii IgG negatif bulunan 13 hasta ile anti-T. gondii IgG avidite sonucu dusuk avidite bulunan 112 hastanin konjenital toksoplazmozis yonunden yuksek riskli oldugu gorulmustur (Tablo 3).

Yuksek riskli olgulara konjenital toksoplazmozis yonunden bilgi verildikten sonra spiramisin tedavisi 3x1 gr/gun baslanarak 18. gebelik haftasindan sonra amniyosentez onerilmistir. Amniyosentez planindan bagimsiz olarak hastalarin tamamina 18-22. gebelik haftalari arasinda ultrasonografi ile anomali taramasi yapilmistir. Konjenital T gondii enfeksiyonu ile iliskili olabilecek; intrakraniyal kalsifikasyonlar, hidrosefali, intrahepatik kalsifikasyonlar, hepatosplenomegali, ekojenik bagirsak, assit, pleural-perikardiyal effuzyonlar, hidrops fetalis, plasental kalinlasma ve kalsifikasyonlar, intrauterin gelisme kisitlanmasi gibi ultrasonografik bulgulardan hicbirisi olgularda saptanmamistir.

Invaziv bir girisim olan amniyosentez icin hastalara islemin neden gerekli oldugu ve yapildigi takdirde olasi riskleri anlatilmistir. Bu hastalardan (n=125) islemi kabul eden 61'ine aydinlatilmis onamlari alinarak amniyosentez yapilmistir. Hastalarin hicbirisinde amniyosenteze bagli komplikasyon olmamistir. Alinan materyaller T. gondii PZR calisilmak uzere referans laboratuvarina gonderilmistir. Hastalardan bir tanesinde T. gondii PZR pozitif bulunmustur. Bu hastaya toksoplazmozisin sureci, tedavi, takip ve terminasyon secenekleri hakkinda detayli bilgi verilmis, hastanin terminasyon secenegini tercih ettigi gorulmustur. Amniyosentez yaptirmayi kabul etmeyen 64 hasta ile amniyosentez yapilip T. gondii PZR negatif saptanan 60 hastanin spiramisin tedavisine gebeligin sonuna kadar devam edilmistir.

TARTISMA

Tum dunyada yaygin olarak gorulen toksoplazmozis iklim ve c evresel farkliliklar nedeniyle ulkeden ulkeye ve bolgeden bolgeye degisik sikliklarda gorulmektedir. T gondii seroprevalansi sirasiyla Amerika Birlesik Devletleri'nde (ABD) %9, Birlesik Krallik'ta %10, Fransa'da %37-44, Slovenya'da %34, Avusturya'da %33, Ispanya'da %32, Italya'da %19, Norvec'te %7 olarak bildirilmistir (11). Ulkemizin degisik bolgelerinde yapilan calismalarla anti-T. gondii IgM icin %0,30 ile %4,66, anti-T. gondii IgG icin %17,5 ile %68,9 arasinda degisen seropozitiflik oranlari saptanmistir (12). Gebelikte toksoplazmozis taramasi icin tum dunyada halen bir konsensus olusmamistir. ABD, Kanada ve Birlesik Krallik'ta hastaligin prevalansinin goreceli olarak dusuk olmasi, etkin tedavisinin olmamasi ve tarama maliyetlerinin fazla olmasi gerekceleriyle taramaya karsi olan gorusler vardir (6,8,9). Fransa'da seroprevalans orani %37-44 gibi daha yuksek oranlarda oldugu icin gebeligin baslangicinda bakilan anti-T. gondii IgG ve IgM'ye ek olarak bir, iki veya uc ay aralarla T gondii'ye spesifik antikorlarin tekrar taranmasi onerilmektedir (13). Ulkemizde Saglik Bakanligi'nin bu konuda bir onerisi olmadigi icin farkli kuruluslar toksoplazmozis tarama ve yonetimini farkli sekilde yapmaktadirlar (10). Klinigimizde saglik uygulama tebligi odeme esaslari goz onune alinarak hastalara ilk etapta anti-T. gondii IgM antikor testi yapilmakta, sonucu pozitif bulunanlara anti-T. gondii IgG ve anti-T. gondii IgG avidite testi yapilmaktadir. Tarama icin IFA ve ELISA yontemlerini karsilastiran bir calismada tarama testlerinin birbiri ile cok iyi korele oldugu bildirilmistir (14). Dogruluk oranlarinin arttirilmasi icin her iki testin birlikte kullanilmasinin ise ciddi maliyet artisina sebep olacagi goz onune alinmalidir.

Calismamizda ilk trimesterde hastanemize basvuran gebelerde anti-T. gondii IgM sikligi %7,66 olarak bulunmustur. Turkiye'de yapilan diger calismalarla karsilastirildiginda bu oranin oldukca yuksek oldugu dikkati cekmektedir (12). Bunun nedeninin calismanin ucuncu basamak saglik kurulusunda yapilmasi dolayisiyla yuksek riskli hastalarin yonlendirilmis olmasi, bu bolgenin dort mevsim boyunca T gondii yasam dongusu icin cok elverisli olan iliman ve nemli bir iklime sahip olmasi, Mersin ilinin ozellikle Dogu Anadolu ve Guneydogu Anadolu Bolgesi'nden yogun bir ic goc almasiyla birlikte Suriye'den multeci akimi olmasi, gelen bu insanlarin ve yerlesik populasyonun bir kisminin cig et tuketimi gibi beslenme aliskanliklari ile kotu hijyenik kosullari olabilecegi dusunulmektedir.

Calismamizda anti-T. gondii IgM sikliginin en fazla 15-25 yas grubunda goruldugu, yas ilerledikc e anti-T. gondii IgM sikliginin giderek azaldigi saptanmistir. Bunun sebebinin yas ilerledikce populasyonda bagisik insanlarin sayisinin artmasi oldugu dusunulebilir. Bu bulgu yas artisiyla birlikte anti-T. gondii IgG sikliginin giderek arttigini belirten diger calismalarla da uyumludur (12,15).

Gebelikte T gondii enfeksiyonunun tani amaci, tedavi icin antibiyotik secimine rehberlik etmek, aile tarafindan gebelige devam edilip edilmeme kararinin verilmesine yardimci olmak ve eger fetus enfekte degilse gereksiz postnatal tedavinin engellenmesi olarak ozetlenebilir (11). T gondii enfeksiyonunda IgM antikorlari genellikle bir hafta icinde ortaya cikar ve bir sure artmaya devam eder, sonra azalir ve kaybolur, bazi hastalarda aylarca hatta yillarca pozitif kalabilir (16,17). Anti-T. gondii IgG antikorlari primer enfeksiyondan yaklasik iki hafta sonra artmaya baslar sekiz hafta sonra zirve yapar ve sonra bir miktar azalsa da omur boyu pozitif kalir. Seri testlerle hem anti-T. gondii IgM hem de anti-T. gondii IgG'nin negatifken pozitife donusmesi ile toksoplazmozis tanisi kolaylikla konulabilir. Ancak hastada hem anti-T. gondii IgM hem de anti-T. gondii IgG pozitif bulundu ise enfeksiyonun akut mu kronik mi oldugu arastirilmalidir. Bu amacla avidite testi kullanilmaktadir. Yuksek anti-T. gondii IgG aviditesi, uc aydan daha eski kronik enfeksiyonu gosterir, dusuk avidite ise tani koydurucu olmayip yillarca devam edebilmektedir. Bu durumda amniyosentez yapilarak amniyon sivisinda PZR yontemiyle T gondii DNA arastirilmalidir. de Oliveiera Azevedo ve ark. (18) 2016 yilinda yaptiklari meta analizde fetal toksoplazmozis tanisinda amniyon sivisinda PZR yontemiyle T gondii DNA arastirilmasinin en iyi yontem oldugunu bildirmislerdir. Calismamizda da bununla uyumlu olarak ilk trimesterde anti-T. gondii IgM pozitif bulunan ve aviditesi dusuk cikan 112 hastaya, ayrica anti-T. gondii IgM pozitif olup IgG negatif bulunan 13 hastaya bulasin erken doneminde olabilecekleri suphesiyle amniyosentez ve PZR onerilmistir.

Ultrasonografik degerlendirme konjenital toksoplazmozisin tanisina ve prognozun ongorulmesine katkida bulunur. Calismamizda hastalarin tamamina 18-22. gebelik haftalari arasinda amniyosentez isleminden bagimsiz olarak detayli ultrasonografi yapilmis, hic bir olguda konj enital toksoplazmozisin ultrasonografik bulgularina rastlanilmamistir. Cortina-Borja ve ark. (19) yaptigi konjenital toksoplazmozise bagli norolojik sekeli arastiran prospektif calismada intrakraniyal kalsifikasyon veya ventrikuler dilatasyon gibi anormal bulgularin %6 oraninda goruldugu, anormal kraniyal bulgularin 21. gebelik haftasindan sonra ortaya ciktigi bildirilmektedir.

Gebelikte T gondii enfeksiyonunun tedavisinde hedeflerden birincisi; maternal aktif enfeksiyon varsa fetuse gecisi engellemek, ikincisi; fetus onceden enfekte olmus ise parazit yukunu azaltarak olasi sekelleri en aza indirmektir. Bu hedeflere ulasmak icin tek basina spiramisin, spiramisin sonrasinda primetamin + sulfadiyazin kombinasyonu veya sadece primetamin + sulfodiyazin kombinasyonu kullanilabilmektedir.

Spiramisin makrolid grubu bir antibiyotiktir, teratojen degildir, gebeligin herhangi bir haftasinda kullanilabilir. Esasen plasentada birikerek maternal-fetal gecisin engellenmesine katkida bulunur. Bazi yayinlarda plasentadan parazitin gecisini tam olarak degil kismen engelleyebildigi, bu nedenle bazi olgularda fetal enfeksiyonu basarili bir sekilde engelleyebilirken, bazilarinda engelleyememekle birlikte fetal T gondii yukunu azaltarak hastaligin agir formu yerine orta-ilimli seyretmesine sebep oldugu, bazilarinda ise hastaligi ve sekelleri engelleyemedigi bildirilmektedir (20).

Primetamin + sulfodiyazin plasentayi gecer, kemik iligi, bobrek ve karaciger uzerine toksik etkileri vardir, erken gebelik haftalarinda kullanildiginda teratojeniktir. Gebeligin 14. haftasindan sonra kullanimi onerilmektedir (20). Bununla birlikte kan beyin bariyerini de gecebilmesi noral dokuya yerlesmeye meyilli olan T gondii'nin tedavisi ve norolojik sekellerin onlenmesi acisindan olumludur.

SYROCOT (4) calismasinda maternal-fetal transmisyon icin spiramisin ve primetamin + sulfodiyazin arasinda fark bulunmamisken; Mandelbrot ve ark. (13) yaptigi 2018'de yayinlanan prospektif kontrollu calismada primetamin + sulfodiyazin kombinasyonu kullanildiginda maternal-fetal transmisyonun spiramisine gore 2 kat daha fazla engellendigi bulunmus, ancak bu fark istatistiksel olarak anlamli bulunmamistir (4,13). Calismamizda yuksek riskli 125 hastanin tamamina baslangic tedavisi olarak 3x1 gr/gun spiramisin verilmis, amniyosentez ve PZR sonuclarina gore fetal enfeksiyon tespit edildigi taktirde primetamin + sulfodiyazin tedavisine gecilmesi planlandigi gorulmustur. Amniyosentez yapilan 61 hastadan sadece bir tanesinde fetal enfeksiyon tespit edilmistir. Bu hasta tedaviyi degil de terminasyon secenegini tercih ettigi icin primetamin + sulfodiyazin tedavisinin sonucunu degerlendirmek mumkun olmamistir. Ilk bakista amniyosentez yapilip fetal enfekiyon saptanmayan diger 60 hasta icin spiramisinin maternal fetal gecisi engellemekte basarili olabildigi dusunulebilir. Ancak amniyosentezi kabul etmeyen, spiramisine devam eden diger 64 gebenin dogum sonrasinda bebekle ilgili verileri mevcut olmadigindan net bir sey soylemek mumkun olmayacaktir.

SONUC

Sonuc olarak Mersin ilinde, hastanemize ilk trimesterde basvuran gebelerde anti-T. gondii IgM sikligi %7,66 olarak bulunmustur. Bu oran ulkemizde yapilan diger calismalara gore oldukca yuksektir. Bunun sebebinin, bolgenin cografi konumu nedeniyle iliman iklime sahip olmasina, yogun bir sekilde yurticinden ve yurtdisindan ic goce ev sahipligi yapmasina, insanlarin sosyal yasam, beslenme ve hijyenik kosullarina bagli olabilecegi dusunulebilir. Bu nedenle bu bolgede gebelerin toksoplazmozis yonunden rutin olarak taranmasinin faydali olabilecegi kanaati olusmustur.

* Etik

Etik Kurul Onayi: Bu retrospektif calisma icin Mersin Universitesi Klinik Arastirmalar Etik Kurulu'ndan 24/05/2018 tarih ve 2018/226 sayili onayi alinmistir.

Hasta Onayi: Klinigimizde takipleri yapilan tum kadinlarin; gebelik surecinde elde edilen verilerinin kimlik bilgileri gizli tutularak bilimsel calismalarda kullanilabilecegi konusunda ve bu surecte yapilacak medikal tedaviler ile invaziv islemler icin onayi alinmaktadir.

Hakem Degerlendirmesi: Editorler kurulunda olan kisiler tarafindan degerlendirilmistir.

* Yazarlik Katkilari

Konsept: H.D., Dizayn: H.D., M.C.K., Veri Toplama veya Isleme: H.D., M.C.K., Analiz veya Yorumlama: H.D., M.C.K., Literatur Arama: H.D., M.C.K., Yazan: H.D., M.C.K.

Cikar Catismasi: Yazarlar tarafindan cikar catismasi bildirilmemistir.

Finansal Destek: Yazarlar tarafindan finansal destek almadiklari bildirilmistir.

KAYNAKLAR

(1.) Uludag S, Madazli R, Sen C, Ocak V. Gebelik ve Toksoplazmozis'de Klinik Yonetim. Perinatoloji Dergisi 1993;1:165-9.

(2.) Welton NJ, Ades AE. A model of toxoplasmosis incidence in the UK: Evidence synthesis and consistency of evidence. JRSS-C Applied Statistics 2005;54:385-404.

(3.) Remington JS, McLeod R, Thulliez P, Desmonts G. Toxoplasmosis. In: Infectious Disease of the Fetus adn Newborn Infant, 6th ed, Remington JS, Klein J, Wilson CB, Baker CJ Editors. Elsevier Saunders: Philadelphia; 2006.p.947.

(4.) SYROCOT (Systematic Review on Congenital Toxoplasmosis) study group, Thiebaut R, Leproust S, Chene G, Gilbert R. Effectiveness of prenatal treatment for congenital toxoplasmosis: a meta-analysis of individual patients' data. Lancet 2007;369:115-22.

(5.) Dunn D, Wallon M, Peyron F, Petersen E, Peckham C, Gilbert R. Mother-to-child transmission of toxoplasmosis: risk estimates for clinical counselling. Lancet 1999;353:1829-33.

(6.) Gilbert RE, Peckham CS. Congenital toxoplasmosis in the United Kingdom: to screen or not to screen? J Med Screen 2002;9:135-41.

(7.) Gilbert R, Gras L, European Multicentre Study on Congenital Toxoplasmosis. Effect of timing and type of treatment on the risk of mother to child transmission of Toxoplasma gondii. BJOG 2003;110:112-20.

(8.) Paquet C, Yudin MH. No. 285-Toxoplasmosis in Pregnancy: Prevention, Screening, and Treatment. J Obstet Gynaecol Can 2018;40:687-93.

(9.) American College of Obstetricians and Gynecologists. Practice bulletin no. 151: Cytomegalovirus, Parvovirus B19, Varicella zoster, and toxoplasmosis in pregnancy. Obstet Gynecol 2015;125:1510-25.

(10.) Mungen E. Gebelikte Toksoplazmozis Taramasi. Perinatoloji Dergisi 2010;18:69-71.

(11.) Gilbert R, Petersen E, Toxoplasmosis and pregnancy. Up to Date 2019. Available: URL: https://www.uptodate.com/contents/toxoplasmosis-andpregnancy?.

(12.) Bakacak M, Bostanci MS, Kostu B, Ercan O, Serin S, Avci F, et al. Gebelerde Toxoplasma gondii, Rubella ve Sitomegalovirus seroprevalansi. Dicle Tip Dergisi 2014;41:326-31.

(13.) Mandelbrot L, Kieffer F, Sitta R, Laurichesse-Delmas H, Winer N, Mesnard L, et al. Prenatal therapy with pyrimethamine+sulfadiazine vs spiramycin to reduce placental transmission of toxoplasmosis: a multicenter, randomized trial. Am J Obstet Gynecol 2018;219:386.e1-386.e9.

(14.) Malatyali E, Yildiz M, Tileklioglu E, Ertabaklar H, Ertug S. Adnan Menderes Universitesi Tip Fakultesi Parazitoloji Laboratuvari 2007-2017 Yillari Arasi Toxoplasma gondii Seroloji Sonuclarinin Retrospektif Olarak Degerlendirilmesi. Turkiye Parazitol Derg 2019;43:1-4.

(15.) Cicek AC, Duygu F, Inakci IH, Boyar N, Boyar IH. Sanliurfa ilinde dogurganlik cagindaki kadinlarda ELISA ile Toxoplasma gondii antikorlarinin arastirilmasi: Uc yillik degerlendirme Journal of Clinical and Experimental Investigations 2012;3:61-5.

(16.) Montoya JG. Laboratory diagnosis of Toxoplasma gondii infection and toxoplasmosis. J Infect Dis 2002;185:73-82.

(17.) Montoya JG, Liesenfeld O. Toxoplasmosis. Lancet 2004;363:1965-76.

(18.) de Oliveira Azevedo CT, do Brasil PE, Guida L, Lopes Moreira ME. Performance of Polymerase Chain Reaction Analysis of the Amniotic Fluid of Pregnant Women for Diagnosis of Congenital Toxoplasmosis: A Systematic Review and Meta-Analysis. PLoS One 2016;7:11.e0149938.

(19.) Cortina-Borja M, Tan HK, Wallon M, Paul M, Prusa A, Buffolano W, et al. Prenatal treatment for serious neurological sequelae of congenital toxoplasmosis: an observational prospective cohort study. PLoS Med 2010;12:7-10.

(20.) Montoya JG. Systematic screening and treatment of toxoplasmosis during pregnancy: is the glass half full or half empty? Am J Obstet Gynecol 2018;219:315-9.

(iD) Huseyin Durukan, (iD) Murside Cevikoglu Killi

Mersin Universitesi Tip Fakultesi, Kadin Hastaliklari ve Dogum Anabilim Dali, Mersin, Turkiye

Gelis Tarihi/Received: 01.04.2019 Kabul Tarihi/Accepted: 23.07.2019

Yazar Adresi/Address for Correspondence: Huseyin Durukan, Mersin Universitesi Tip Fakultesi, Kadin Hastaliklari ve Dogum Anabilim Dali, Mersin, Turkiye

Tel/Phone: +90 505 374 58 57 E-Posta/E-mail: huseyindurukan@gmail.com ORCID ID: orcid.org/0000-0001-5894-3421

DOI: 10.4274/tpd.galenos.2019.6373
Tablo 1. Anti-T. gondii IgM pozitif olgularin yas gruplarina gore
dagilimi

Yas       Hasta sayisi  Anti-T. gondii IgM
gruplari  (n)           (+) (n)             %

15-25      869          100                 11,51
26-35     2001          138                  6,90
36-49      604           28                  4,64
Toplam    3474          266                  7,66

T. gondii: Toxoplasma gondii, IgM: Immunoglobulin M

Tablo 2. Anti-T. gondii IgM pozitifliginin yillara gore dagilimi

Yillar  Hasta sayisi  Anti-T gondii IgM  %
        (n)           (+) (n)

2012     822           48                 5,83
2013     486           49                10,08
2014     451           47                10,42
2015     537           53                 9,86
2016     506           41                 8,10
2017     672           28                 4,16
Toplam  3474          266                 7,66

T. gondii: Toxoplasma gondii, IgM: Immunoglobulin M

Tablo 3. Anti-T. gondii IgM, anti-T. gondii IgG pozitif bulunan ve
dusuk avidite saptanan hasta sonuclarinin yas gruplarina gore dagilimi

        Anti-T. gondii  Anti-T. gondii  Dusuk avidite
Yas     IgM (+) (n)     IgM ve IgG (+)  (n)            %
                        (n)

15-25   100              98              42            42,8
26-35   138             128              63            49,2
36-49    28              27               7            25,9
Toplam  266             253             112            44,2

T. gondii: Toxoplasma gondii, IgM: Immunoglobulin M, IgG:
Immunoglobulin G
COPYRIGHT 2019 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2019 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Ozgun Arastirma/Original Investigation
Author:Durukan, Huseyin; Killi, Murside Cevikoglu
Publication:Turkish Journal of Parasitology
Article Type:Medical condition overview
Date:Sep 1, 2019
Words:3252
Previous Article:Gaziantep'te 2005-2015 Yillari Arasinda Sitma Epidemiyolojisi/The Epidemiology of Malaria in Gaziantep Between 2005 and 2015.
Next Article:Ordu Ilinden Alinan Su Orneklerinde Blastocystis Alt Turlerinin Arastirilmasi/Investigation of Blastocystis Subspecies in Water Samples Collected...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2020 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters