Printer Friendly

The psychological problems of Turkish origin immigrants and gender differences/ Hollanda'daki Turkiye kokenli gocmenlerin psikolojik sorunlari ve kadin erkek farklari.

Abstract

The purpose of this study is to compare psychological problems and acculturation orientations of male and female Turkish immigrants who immigrated to the Netherlands after the newcomers integration act. 58 female and 49 male subjects who immigrated to the Netherlands after 1998 participated in this study. It has been found that regardless of gender difference, perceived discrimination is the single predictor of psychological problems. Furthermore, it has also been observed that female immigrants experience psychological problems while their heritage acculturation decline. The findings of the study will be discussed in the light of the current literature.

Keywords: Migration, acculturation, adaptation, psychological problems

Oz

Bu calismanin amaci, uyum yasasi degisikliginden sonra Turkiye'den Hollanda'ya goc eden kadin ve erkekleri yasadiklari psikolojik problemler ve kulturlesme yonelimleri acisindan karsilastirmaktir. Calismaya 1998 yilindan sonra Hollanda'ya goc eden 58 kadin 49 erkek katilmistir. Calismanin sonucunda, algilanan ayrimciligin kadin ve erkeklerin psikolojik problemlerini cinsiyetten bagimsiz olarak yordayan degisken oldugu gozlenmistir. Kadinlar, erkeklerden farkli olarak, koken kulturel yonelimleri azaldikc a daha fazla psikolojik problem yasamaktadirlar. Calismanin bulgulari guncel literatur isiginda tartisilacaktir

Anahtar Kelimeler: Goc, kulturlesme, uyum, psikolojik problemler

The Psychological Problems Turkish Origin Immigrants in the Netherlands and Gender Differences

Giris

Turkiye en cok uluslararasi goc veren ulkelerden birisidir. Sadece Avrupa Birligi ulkelerinde 3.4 milyon legal ve yasadisi gocmenin yasadigi dusunulmektedir (Mannaert, 2003). 1960'li yillarin basinda baslayan, Almanya, Fransa, Isvicre gibi endustrilesmis batili ulkelere yonelik birinci goc dalgasi, bu ulkelerdeki isci acigina bagli olarak, o yillarda Ispanya'nin kirsal bolgeleri, Portekiz, Cezayir, Fas, Guney Italya ve Turkiye gibi ulkelerden gelmisti (Rack, 1982). Diger gocmen isciler gibi Turkiyeli iscilerin de bu ulkelerdeki konumu "misafir isci" olarak adlandiriliyordu. Hollanda bu donemde Turkiye'den gelen misafir iscilerin tercih ettigi varis noktalarindan birisiydi (Bocker, 2000). Turkiyeli gocmenlerin ikinci goc dalgasi, 1980'li yillarda aile birlesimi nedeniyle baslamis ve 1990'li yillarda azalmakla birlikte aile birlesimine bagli goc devam etmistir (Bocker, 2000). Hollanda'ya ucuncu ve son goc dalgasi ise yeni evliliklerden kaynaklanmaktadir. Her ne kadar Hollanda hukumeti evlilige bagli gocu azaltmaya calissa da, sadece 2008 yilinda 4224 Turk gocmen Turkiyeden Hollanda'ya gelmistir ve yine ayni yil icinde Hollanda'da yasayan Turkler'in %20'si Turkiye'den bir esle evlenmislerdir (CBS, 2001'). 2004 yili CBS verilerine gore 3881 kisi Hollanda'ya evlilik amaciyla gelmistir Cogunlugu kadinlardan olusan ve buyuk sehirlere yerlesen bu gocmen grubun demografik ozellikleri de onemli bir varyasyon gostermektedir. Ornegin egitim durumlari temel alindiginda okuma yazma bilmeyen gocmenlerin yani sira doktora unvanina sahip gocmenler de bu grupta bulunmaktadir (Siedenburg, 2004).

1990'larda baslayarak hali hazirda devam eden goc trendinin altinda, Hollanda'da yasayan ikinci kusak Turkiyeli gocmenlerin evlilikleri yatmaktadir. Beklentilerin aksine, ikinci kusak genc kadin ve erkeklerin cogunlugu kendi ulkelerinden birisiyle evlenmeyi tercih etmektedirler (van Amersfoort & Doomernik, 2000). Bu grubun kucuk bir bolumu Hollanda'da yetismis ama ayni etnik kokenden gelen bir esi tercih ederken, daha da kucuk bir yuzdesi farkli bir etnik kokenden gelen biriyle evlenmistir (Bocker, 2000).

1998 yilinda yeni gelenlerin entegrasyonu (Wet Inburgering van Nieuwkomers, WIN) (1) mevzuati cercevesinde, bu tarihten sonra Hollanda'ya gelen gocmenlere yonelik yeni duzenlemeler yapilmistir. Bu duzenleme 16 yasindan buyuk ve Avrupa Birligi ya da Avrupa Ekonomik Alani disindan gelen butun gocmenlerin yerel belediyelere kayit yaptirmasini ve entegrasyon programina katilimini zorunlu kiliyordu. Bu zorunlu entegrasyon programi Hollandaca dil egitimi, Hollanda'ya sosyal intibak, is bulmak icin egitimler gibi alanlari iceriyor ve programin tamamlanmasi icin gocmenlerin yazili bir sinavi gecmeleri gerekiyordu (Siedenburg, 2004).

Gocun Psikolojik Etkileri

Gocun sosyal, politik, ekonomik, legal bircok boyutu oldugu gibi psikolojik saglik ile ilgili bir boyutu da bulunmaktadir. Goc, kimi arastirmacilar tarafindan bir kayip sureci olarak kabul edilir. Al-Baldawi (2002) gocun turune bagli olarak gocmenlerin uc cevrede kayip yasadigini soylemektedir: Mikro, makro ve mega cevreler. Uluslararasi gocmenler hem makro cevrelerini yani arkadaslarini, ailelerini, okullarini ve komsularini kaybederken, mega cevrede de anavatanlarinin kultur ve geleneklerini kaybediyorlar.

Bu kayip sureciyle bas etmeyi etkileyebilecek cesitli faktorler oldugu dusunulmektedir. Bhugra (2003) sosyal beceriler, biyo-psiko-sosyal yatkinliklar, gocun nedenleri, olumlu olumsuz yasam olaylari, sosyal destegin varligi, grup uyelerine fiziksel yakinlik gibi faktorlerin goc surecini etkileyebilecegini belirtmektedir. Ritsner, Ponizovsky, Nechamkin, ve Modai, (2001) goc edilen ulkenin dilini bilmemek, goc edilen ulkenin kulturunu tanimamak, yerel halkin davranislarini dusmanca algilamak, kisisel guvensizlikler ve gelecek kaygisinin olumsuz bir goc stresi ile iliskili oldugunu bulmuslardir. Bircok calisma, gocmen gruplarda depresyon (de Jong, 1994; Patel a Gaw, 1996; Bengi-Arslan, Verhulst, a Crijnen, 2002), kaygi (Hovey a Magana, 2002; Silveira a Ebrahim, 1998; Oppedal & Roysamb, 2004) ve psikosomatik yakinmalarin (Bongard, Pogge, Arslaner, Rohrman, a Volker, 2002; Iglesias, Robertson, Johansson, Engfeldt, & Sundquist, 2003) yerel halka gore cok daha sik gozlendigini gostermektedir.

DSM IV'e gore major depresif bozukluk en az iki haftadir devam eden yaygin depresif duygu durumu ile kendini gosterir. Uyku duzeninde ve istahta bozulma, ilgi ve hazzin azalmasi, degersizlik ve sucluluk hisleri, dusunme ve konsantrasyon becerilerinin azalmasi, psikomotor asiri uyarilma ya da yavaslama gibi yakinmalar depresyonun diger semptomlarini olustururlar (DSM IV, 1994). Depresyon etnik koken, egitim, gelir duzeyi, medeni durum gibi degiskenlerden bagimsiz olarak gozlense de (DSM IV, 1994) kadinlarin daha fazla depresif yakinma yasadigi bircok calismayla gosterilmektedir (Draper a Low, 2009; Kesler ve ark., 1993; Savoie, Morettin, Gren, Kazanjian, 2004; Weissman a Klerman, 1977; WHO, 2002; Wolk a Weissman, 1995). Ancak kimi calismalarda cinsiyetin yani sira dusuk egitim duzeyi, issizlik, bosanma, partnerden ayrilma ya da bekar olmak (Blazer ve ark., 1994: Kessler, McGonagle, Swartz, a Blazer, 1993; Lehtinen a Joukama, 1994) depresif yakinmalarla iliskili bulunmustur. Bircok gocmen populasyona bakildiginda bu ozelliklerin gocmen kadinlarin ozellikleriyle yakindan iliskili oldugunu gozlemek mumkundur (Saez-Diago a Bernal, 2003). Bircok calisma, gocmen kadinlarin psikolojik problemlere erkeklerden daha egilimli olduklarini gostermektedir (Abouguendia & Noels, 2001; Bengi-Arslan, Verhulst, a Crijnen, 2001; Hovey, 2000; Ritsner, Ponizovsky, Nechamkin, a Modai, 2001). Depresyonun yani sira kaygi bozukluklari da kadinlar arasinda daha sik gozlenmektedir. Fredrikson, Annas, Fischer ve Wik (1996) durumsal korkular, hayvanlardan korkular ve yaralanma korkulari gibi basit fobilerin kadinlarda erkeklerden daha fazla goruldugunu gozlemislerdir. Bijl, Ravelli ve van Zessen (1998) ozellikle distimi gibi duygu durum bozukluklarinin yani sira, kadinlarin erkeklerden daha fazla kaygi bozuklugu rapor ettiklerini bulmuslardir. Psikosomatik bozukluklar da gocmen kadinlarda siklikla rastlanan problemler olarak gozlenmektedir. Isvecli kadinlarla kiyaslandiginda Finlandiya ve Guney Avrupa'dan gelen gocmen ve multeci kadinlar, sagliklarini daha olumsuz olarak degerlendirmisler ve daha fazla psikosomatik yakinma yasadiklarini rapor etmislerdir (Iglesias, Robertson, Johansson, Engfeldt, a Sundquist, 2003). Ritsner ve arkadaslari (2001) kadinlarin daha fazla aile catismalari ve benzer stres faktorlerine daha fazla maruz kalmalarinin bu durumla iliskili olabilecegini tartismaktadirlar.

Kulturlesme

Yeni bir kulturle tanisma ve o topluma adapte olma, bircok zaman gocmenler icin zorlayici bir surec olabilmektedir. Kulturlesme calismalari once Avrupali kolonilesmenin yerli halk uzerindeki etkilerini incelemeye yonelikken, daha sonra gonullu ya da zorunlu gocun etnik azinliklar uzerindeki etkilerini incelemeye yonelmistir (Berry, 2001). Berry, Kim, Minde ve Monk (1987) bireysel duzeyde kulturlesmenin, bireylerin yasadiklari davranissal ve icsel surecleri kapsayan psikolojik bir degisim oldugunu soylemektedirler. Bes genel kategori bu degisimden etkilenir. Ilk kategori fiziksel (yeni bir yerlesim, daha kalabalik bir nufus, vb.), ikincisi biyolojik (yeni hastaliklar, yeni beslenme bicimleri, vb.) degisikliklerdir. Ucuncu kategori kulturel degisimlerdir. Gocmen bireyin uyesi oldugu politik, ekonomik, teknik, dilsel, dinsel ve sosyal kurumlar ya degisir ya da yerlerini yenileri alir. Dorduncu kategori degisen sosyal iliskiler kategorisiyken, son kategori de psikolojik degisikliklerdir. Birey yeni bir hayata adapte olmaya calisirken akil sagliginda da degisimler olmasi son derece olasidir (Berry, Kim, Minde & Monk, 1987).

Kulturlesme olcumu hala uzerinde sikca tartisilan bir konu olmasina ragmen iki temel yaklasim ortaya cikmaktadir. Birinci yaklasim (tek boyutlu yaklasim), kulturlesmeyi goc edilen kulture tamamen asimile olmak ve kulturel kimligini zaman icinde degistirmek olarak tanimlarken, diger yaklasim (iki boyutlu yaklasim) kisinin koken kulturu ve goc ettigi ana akim kulturun birbirinden bagimsiz olarak korunabilecegini soyler (Ryden, Alden, & Paulhus, 2000). Birinci yaklasimda kulturlesme, gocun dogal bir sonucu olarak kabul edilirken (Van de Vijver & Phalet, 2004) ikinci yaklasimda gocmenin kendi etnik kulturunu korumayi isteyip istememesi ve goc ettigi ulkenin kulturune adapte olmayi isteyip istememesi onem kazanmaktadir (Berry, 2001).

Kulturlesme sureci ve akil sagligi arasindaki iliski 30 yila yakin bir suredir incelenmektedir. Bu calismalarin sonucunda Shen ve Takeuchi'ye (2001) gore uc farkli iliski oruntusu ortaya atilmistir. Negatif, pozitif ve can egrisi seklinde olan bu oruntuler farkli iliski ozellikleri gostermektedir. Birinci aciklamaya gore gocmen birey, ana akim kulture adapte olmaya calisirken daha fazla catisma ve uyumsuzluk algilar ve bu da daha fazla stres ve psikolojik problem yasamasina neden olur. Ikinci bakis acisina gore, gocmen birey, yeni goc ettigi ulkeye adapte oldukca daha az psikolojik problem yasar ve tek boyutlu kulturlesme yeni ortama saglikli bir uyum olarak kabul edilir. Son olarak da kulturlesme egrisinin ortasinda bulunan gocmen bireylerin daha fazla catisma ve mucadele yasadiklarini, bu nedenle de psikolojik problemlerin en fazla bu noktada goruldugunu soylemektedir (Shen & Takeuchi, 2001). Cesitli calismalar uc perspektifi de destekleyen farkli bulgular one surmektedir. Ornegin Kaplan ve Marks (1990) ve Shen ve Takeuchi (2001) psikolojik problemler ve yuksekkulturlesme arasinda pozitif yonde bir iliski bulmusken Oh, Koeske ve Sales (2002) ise ters yonde bir iliski gozlemislerdir.

Berry'nin (2001) iki boyutlu kulturlesme modeline gore dort cesit kulturlesme yonelimi tanimlamak mumkundur. Entegrasyonda, azinlik uyesi hem kendi koken kulturunu korurken hem de ana akim kulturle iliski icindedir. Asimilasyonda ise, gocmen birey ana akim kulturle iliskiye girmek isterken kendi kulturel kimliginden vazgecer. Ayrismada ise koken kultur korunurken goc edilen ulkenin kulturunden uzak durulur. Son olarak, marjinallesmede ise gocmen birey kendi koken kulturunu korumaya calismazken ayni zamanda yeni kulturle iliski kurmakla ilgilenmez ya da bunu basaramaz. Yapilan calismalar tutarli olarak, en az psikolojik problem yasayan grubun entegre olmus gocmenler, en fazla problem yasayan grubun ise marjinallesmis gocmenler oldugunu gostermektedir (Berry, Kim, Minde, & Mok, 1987; Bautista de Domanico ve ark., 1994; Eyou, Adair, & Dixon, 2000; Lim, Heiby, Brislin, a Griffin, 2002; Prilleltensky, 1993; Sam & Berry, 1995; Verkuyten a Kwa, 1994; Virta, Sam, a Westin, 2004; Ward a Kennedy 1994). Ayrismis ve marjinallesmis gocmenlerle yapilancalismalarin bulgulari ise birbirleriyle celiski gostermektedir (Berry, Kim, Minde a Mok, 1987; Bautista de Domanico ve ark., 1994; Verkuyten & Kwa, 1994).

Disadonukluk, sosyallik, ego kontrolu (Padilla a Perez, 2003), aciklik, uyumluluk (McCrae, Yik, Trapnel, Bond, a Paulhus, 1998) gibi kisilik ozelliklerinin yani sira gocmenlerin kimi demografik ozellikleri de kulturlesme yonelimini etkileyebilir. Arends-Toth ve van de Vijver (2004) kulturlesme alanlarini ayirarak yaptiklari calismaya gore, kisisel ve kamusal alanin farklilasmasinin yani sira, sosyo ekonomik duzey ve cinsiyetin Turkiyeli gocmenlerin kulturlesme yonelimini yordayan iki onemli faktor oldugunu bulmuslardir. Kanada'da yapilan bir calisma ise kulturlesme tercihi yordayan degiskenin sosyo ekonomik duzey oldugunu, alt ve ust ekonomik duzeydeki kadin ve erkeklerin kulturlesme yonelimi acisindan birbirlerinden farklilasmadiklarini gostermektedir.

Goc surecinin kadinlar acisindan erkeklerden daha zorlu gectigini gosteren calismalar da bulunmaktadir. Beisser ve arkadaslari (1988) ve Boyd (1986) calismalarinda gocmen kadinlarin erkeklere kiyasla ev sahibi kulturle daha fazla problem yasadiklarini, bu durumunda onlarin yasadiklari psikolojik problemlerle ilintili olabilecegini soylemektedirler. Bu durum kadinlarin gittikleri ulkelerinin dilini bilmemeleri, genellikle kirsal bolgelerden gelmeleri, egitim duzeylerinin daha dusuk olmasi, anavatanlardaki kadin arkadas agindan uzak kalmalari gibi nedenlerle aciklanmaktadir (Beisser a ark., 1988; Boyd, 1986 aktaran Ataca a Berry, 2002). Amerikali-Cinli Psikiyatrik Epidemioloji Arastirmasi'nin bulgulari, Amerikali-Cinli kadinlarin yasam boyu depresyon yasama risklerinin erkeklere gore iki kat daha fazla oldugunu gostermektedir (Takeuchi ve ark. 1998). Brown, Abe-Kim ve Barrio (2003) farkli etnik gruplara mensup kadinlarin psikolojik sagliklari ile ilgili yapilan calismalarda kolektivist yonelim, aile, toplumsal baglar ve dinsel inanclarin one cikan ana temalar oldugunu soylemektedir. Brown ve arkadaslari depresyon deneyiminin kulturle iliskili oldugunu, kulturun, ozellikle de cinsiyet rolleri beklenti ve catismalarini, aile uyeleriyle iliskilerin karakterini, destek aglarini ve kadinlarin tercih ettikleri psikolojik ve davranissal basa cikma yontemlerini derinden etkiledigini belirtmektedirler. Russo ve Tartaro'ya (2008) gore toplumsal cinsiyet ve etnik ayrimcilik, akil sagligi uzerinde iki katli bir yuk olusturmaktadir.

Turkiye'den Hollanda'ya goc eden gocmenlerle ilgili genis bir literatur olmasina ragmen Hollanda'ya 1998 yilindan sonra goc eden ve "yeni gelenler" olarak adlandirilan grupla yapilan bir calisma goze carpmamaktadir. Bu nedenle, bu calismanin en temel amaci 1998'deki yasa degisikliginden sonra Hollanda'ya Turkiye'den goc eden gocmen kadin ve erkekleri yasadiklari psikolojik problemler ve kulturlesme yonelimleri acisindan karsilastirmaktir.

Yontem

Bu calismaya Hollanda'ya 1998 yilindan sonra Turkiye'den goc etmis 109 gocmen katilmistir. Calismanin orneklemine kartopu orneklem yontemiyle ulasilmis, katilimcilara herhangi bir para ya da odul onerilmemis, calismanin verileri gonulluluk esasina dayali olarak toplanmistir. Anketler, Utrecht Entegrasyon Ofisi tarafindan, calismaya gonullu olarak katilan gocmenlerin evlerine ve gocmenlerin gittigi kahvehanelerde dagitilmis, katilimcilarin anketleri disaridan bir mudahale olmadan tek baslarina yapmalari saglanmistir.

Cinsiyetlerini belirtmeyen iki katilimcinin cevaplari cinsiyet ile ilgili analizlerden cikarilmistir. Katilimcilarin 58'i kadin 49'u erkektir. Katilimcilarin yas ortalamasi 28,5, aile ekonomik gelirleri orta duzey, egitim duzeyleri ise okuma yazma bilirden lisansustu egitime kadar degismekle birlikte lise mezununa esittir. Katilimcilarin buyuk bir bolumu Turkiye'nin sehirlerinden (n = 71) Hollanda'ya goc etmisken, geri kalanlari koy ve kasabalardan goc etmislerdir (n = 37). Hollanda'da yasam sureleri, veri toplandigi zaman 1 ve 8 yil arasinda degismekte ve ortalamasi 3,8 yila (SD = 2.1) denk gelmekteydi. Katilimcilarin cok buyuk bir bolumu daha once yabanci bir ulkede yasamamis (n = 91) ve Hollandaca disinda baska bir yabanci dil bilmemektedirler (n = 83).

Katilimcilarin Hollandaca konusma duzeyi 7'lik Likert tipi olcekte 3,7'dir. Katilimcilarin 29'u sadece Turklerle, 4 tanesi sadece Hollandalilarla sosyallestigini soylerken, geriye kalanlar iki grupla da sosyallestigini soylemekte, 34 katilimci ise sadece Turk medyasini takip ettigini belirtmektedir. Katilimcilarin sosyal ve demografik ozellikleri Tablo 1, Tablo 2, Tablo 3 ve Tablo 4 de gosterilmistir.

Kullanilan Araclar

Algilanan Ayrimcilik Olcegi

Gocmenlerin son 6 ay icerisinde cesitli sosyal durumlarda (ornegin alisveriste, iste, mahallenizde, vb.) ne kadar ayrimciliga ugradiklarini algiladiklarini olcen yedi soruluk bir olcektir. Varimax rotasyonu ile yapilan asal bilesen analizi sonucunda butun maddeler, yuklenmeleri 0.67 ile 0.82 arasinda degisen tek bir faktor altinda toplanmislardir. Bu tek faktor yapisinin eigen degeri 4.06'dir ve toplam varyansin %58'ini aciklamistir. Olcegin ic tutarliligi 0.88 olarak bulunmustur.

Kisa Semptom Envanteri--Depresyon Alt Olcegi

Kisa Semptom Envanteri (KSE) 1992 yilinda Derogatis tarafindan farkli psikolojik semptomlari olcmek icin gelistirilmistir. Olcegin Turkce'ye adaptasyonu ?ahin ve Durak (1994) tarafindan gerceklestirilmistir. Bu calismada depresyonu olcmek icin gelistirilen orijinal maddeler kullanilmistir. KSE Depresyon alt olcegi 0.79 ic tutarlik gostermektedir. Varimax rotasyonu ile yapilan asal bilesen analizi sonucunda butun maddeler tek bir faktor altinda toplanmistir. Tek faktorun eigen degeri 2.71, aciklanan toplam varyans %54'tur.

Kisa Semptom Envanteri--Anksiyete Alt Olcegi

Kaygiyla ilgili yakinmalari olcmek amaciyla kullanilan alt olcegin Varimax rotasyonu ile yapilan asal bilesen analizi sonucunda butun maddeler tek bir faktor altinda toplanmistir. Tek faktorun toplam varyansin %54'unu aciklamaktadir. Bu faktorun eigen degeri 2.64, ic tutartigi 0.77'dir.

Kisa Semptom Envanteri--Somatizasyon Alt Olcegi

Psikosomatik yakinmalari olcmek icin KSE somatizasyon (bedensellestirme) alt olcegi kullanilmistir. Varimax rotasyonu ile yapilan asal bilesen analizi sonucunda butun maddeler eigen degeri 3.75 olan tek bir faktor altinda toplanmistir. Faktor toplam varyansin %54'unu aciklamaktadir. Alt olcegin ic tutarligi 0.86'dir.

Vancouver Kulturlesme Endeksi

Vancouver Kulturlesme Endeksi, Ryden, Alden ve Paulhus (2000) tarafindan gocmenlerin kulturlesme yonelimlerini olcmek icin gelistirilmistir. Endeks iki alt olcekten olusmaktadir: koken ve ana akim kulturel yonelim. Calismada kullanilan ifadeler orneklem grubuna adapte edilmistir. Orijinal calismada kullanilan "benim koken kulturum" ifadesi "Turk kulturu"", "Kuzey Amerikan kulturu" ifadesi ise "Hollanda kulturu" olarak degistirilmistir.

Orijinal calismayla tutarli olarak bu calismada da yuksek bir ic tutarlik bulunmustur. Koken kulturel yonelim icin ic tutarlik .88, ana akim kulturel yonelim icin ic tutarlik .90 olarak bulunmustur. Varimax rotasyonu ile yapilan birinci faktor analizi 4 faktorluk bir sonuc vermesine ragmen, maddeler iki faktorlu cozume zorlandiklarinda ilk faktorun eigen degeri 5.26 olarak bulunmus ve bu faktor toplam varyansin %26,6'sini aciklamistir. Ikinci faktor ise toplam varyansin %26,5'ini aciklarken eigen degeri de 5.26 olarak bulunmustur.

Sonuc

Degiskenler Arasi Korelasyon

Arastirmanin degiskenlerinin birbirleriyle olan iliskilerini gozlemlemek icin yapilan korelasyon analizi sonucunda, algilanan ayrimciligin egitim duzeyi ile ters yonde (r = -0.21, p<.05), Turkiye'deki yerlesim (r = 0.24, p<0.01) ve Hollanda'da gecirilen sure (r = 0.20, p<.05) ile pozitif yonde korelasyon gosterdigi; koken kulturel yonelimin egitim (r = -0.39, p<.001), Hollandaca konusma duzeyi (r = -0.21, p<0.05), Hollandaca medyayi takip etme (r = 0.21, p<0.05) ile negatif, Turkiye'deki yerlesim (r = 0.39, p<.001) ve algilanan ayrimcilik duzeyi (r = 0.23, p<0.05) ile pozitif yonde iliski gosterdigi; ana akim kulturlesme yoneliminin ise Hollandaca'ya hakimiyet (r = 0.47, p<0.001) ve Hollandaca medyayi takip etme (r = 0.35, p<0.001) ile pozitif yonde iliski gosterdigi bulunmustur.

Katilimcilarin depresyon duzeyi ise egitim duzeyi (r = -0.23, p<0.05) ile ters yonde, algilanan ayrimcilik (r = 0.39, p<0.001) ve ana akim kulturlesme yonelimi (r = .20, p<.05) ile pozitif yonde iliski gostermekte; anksiyete duzeyi ise algilanan ayrimcilik (r = 0.42, p<0.001) ile iliski gostermektedir. Bedensellestirme duzeyi egitim (r = -0.26, p<0.05) ile ters yonde, algilanan ayrimcilik (r =0.37, p<0.05) ile pozitif yonde iliski gostermektedir Tablo 5.

Cinsiyet Farkinin Degiskenler Uzerindeki Etkisi

Calismada kullanilan degiskenlerin cinsiyete gore nasil farklilastigini gozlemlemek icin egitim duzeyi, Turkiye'deki yerlesim, Hollandaca'ya hakimiyet, Turkiye'ye donus planlari yapma, Hollandaca medyayi takip etme, algilanan ayrimcilik, koken kulturel yonelim, ana akim kulturel yonelim, depresyon, anksiyete ve bedensellestirme degiskenlerine tek yonlu varyans analizi uygulanmistir.

Analiz sonuclarina gore egitim duzeyi F (1, 105) = 12.728, p< .001, depresyon F (1, 105) = 19,934, p< .001), kaygi F (1, 105) = 4,504, p< .05) ve psikosomatik yakinma duzeyleri F (1, 105) = 15,131, p< .001), cinsiyete gore anlamli olarak farklilasmaktadir. Bu bulgular bize erkeklerin egitim duzeylerinin kadinlardan daha yuksek oldugunu ve kadinlarin depresyon, kaygi ve psikosomatik yakinma duzeylerinin erkeklerden daha yuksek oldugunu gostermektedir. Ancak gocmen kadin ve erkekler Turkiye'deki yerlesim, Hollandaca'ya hakimiyet, Turkiye'ye donus planlari yapma, Hollandaca medyayi takip etme, algilanan ayrimcilik, koken kulturel yonelim ve ana akim kulturel yonelimleri acisindan karsilastirildiklarinda farklilik gostermemektedirler.

Psikolojik Problemleri Yordayan Degiskenler

Son olarak, Turkiye'den Hollanda'ya entegrasyon yasasindan sonra goc etmis Turk gocmenlerin psikolojik problemlerini yordayan degiskenlerin cinsiyet acisindan degiskenlik gosterip gostermedigini gozlemlemek amaclanmistir. Bunun icin katilimcilarin depresyon, kaygi ve bedensellestirme yakinmalari bir araya getirilerek psikolojik problemler ismiyle yeni bir degisken olusturulmustur.

Daha sonra psikolojik problemler degiskenini yordayan degiskenleri gozlemlemek icin kadin ve erkek katilimcilara ayri ayri adimsal regresyon analizi uygulanmistir. Adimsal regresyon esitligine sokulacak degiskenlere karar verirken degiskenler arasi korelasyonlar temel alinmistir. Orneklemin sayisal azligi regresyon esitligine ek varyans saglamayan degiskenlerin elimine edilmesi icin zorunlu olarak kullanilmistir.

Oncelikle kadin gocmenler icin egitim, Hollanda'da kalma suresi, Turkiye'deki yerlesim, Hollandaca'ya hakimiyet, Turkiye'ye donus planlari yapma, Hollandaca medyayi takip etme, algilanan ayrimcilik, koken kulturel yonelim, ana akim kulturel yonelim degiskenleri regresyon esitligine sokulmustur. Ancak bu degiskenlerden sadece algilanan ayrimcilik ([beta] = .51, t = 4.41, p < .001) ve koken kulturel yonelim ([beta] = -.26, t = .-2.32, p < .05) psikolojik problemlerle anlamli iliski gostermektedir (Tablo 5).

Ayni analiz erkek katilimcilarla tekrarlandiginda sadece algilanan ayrimcilik ([beta] = .34, t = 2.37, p.<.05) psikolojik problemlerle anlamli iliski gosterirken diger degiskenler anlamli degildir (Tablo 6).

Bu bulgular bize algilanan ayrimciligin hem kadin hem de erkek gocmenlerin psikolojik problemlerini yordayan ortak degisken oldugunu, ancak kadinlarda koken kulturel yonelimden uzaklastikca daha cok psikolojik problem yasanabilecegini gostermektedir.

Tartisma

Daha onceki bircok calismayla tutarli olarak bu calismada da--kadin ve erkek farki olmaksizin--gocmenlerin goc ettikleri toplumda ayrimciliga ugradiklarini hissetmelerinin psikolojik sagliklari uzerinde olumsuz bir etki yarattigi gozlenmistir (Dion, Dion, & Pak, 1992; Jasinskaja-Lahti, Liebkind, Jaakkola, Reuter, 2006; Liebkind-Jasinskaja-Lahti, 2000; Moghaddam, Ditto, & Taylor, 1990).

Klinik psikoloji literaturuyle tutarli olarak bu calismada da kadinlarin psikolojik problemler yasamaya daha fazla yatkin oldugu gozlenmistir. Farkli etnik gruplarla calisan bircok arastirmaci, farkli gruplar arasinda da kadinlarin erkeklerden daha fazla depresyon, kaygi ve psikosomatik yakinma yasadiklarini gostermektedir (Hovey, 2002; Mavreas, 1989; Caplan & Sadock, 1988 aktaran Charalabaki, Bauwens, Stefos, Madianos, & Mendlewicz, 1995). Gocmen gruplari orneklem alan bircok calisma da kadin gocmenlerin erkeklerden daha cok psikolojik problem yasadigi bulgusunu destekler niteliktedir (Ponizovsky, Radomislensky, & Grinshpoon, 2009; Abouguendia & Noels, 2001; Bengi-Arslan, Verhulst, & Crijnen, 2001; Hovey, 2000; Ritsner, Ponizovsky, Nechamkin, & Modai, 2001).

Kulturlesme tercihlerinde cinsiyet farkini arastiran calismalar birbirlerinden farkli bulgular one surmektedirler. Ornegin Tonks'un (1990) Indo-Kanadalilarla yaptigi calismada erkeklerin ayrisma, marjinallesme ve dekulturasyon yonelimlerini tercih ederken, kadinlarin daha fazla entegrasyon yonelimini tercih ettigini bulmustur. Kanada'da yasayan Turk gocmenlerle yapilan bir calismada, dusuk sosyoekonomik duzeylerde erkeklerin entegrasyon kulturel yonelimini kadinlardan daha fazla tercih ettigini ancak yuksek sosyoekonomik duzeyde cinsiyet farkliligi gozlenmedigi bulunmustur. Yine dusuk sosyoekonomik duzeyde erkekler asimilasyonu daha cok tercih ederken yuksek sosyoekonomik duzeyde fark ortadan kalkmaktadir (Ataca Et Berry, 2002). Eski Sovyetler Birligi'nden Amerika'ya goc etmis Yahudi gocmenlerle yapilan bir calismada kadin ve erkeklerin kulturlesme yonelimlerinde farklar gozlenmistir (Birman Et Tyler, 1994). Berry, Phinney, Sam ve Vedder (2006), 13 farkli toplumda yasayan ergenlerle yaptiklari calismalarda gocmen erkek cocuklarin kizlardan daha yuksek psikolojik uyum gosterirken, kizlarin sosyokulturel uyumlarinin daha yuksek oldugunu gostermislerdir. Ancak bu calismanin bulgulariyla tutarli olarak kulturlesme yonelimi ya da gocmenlerin kulturel kimliklerinde cinsiyet farkini ortaya koymayan baska bulgular da vardir (Nesdela ve ark, 1997; Virta Et Westin, 1999, aktaran Phinney, Horenczyk, Liebkind, Vedder, 2001). Bu calismada kadin ve erkek arasinda kulturlesme yonelimi acisindan onemli bir fark olmamasi kadinlarin da erkeklerin de benzer egitim ve ekonomik duzeylerden gelmesi ile iliskilendirilebilir. Hollanda'da yasayan Turk gocmenlerin %75'i ilkokul mezunu ya da ilkokuldan terk iken %24'u ortaokul ya da meslek okulu diplomasina sahip, ancak %7'si profesyonel meslek egitimi ya da universite derecesine sahiptir (Central Bureau voor de Statistiek, 2004). Bu calismanin katilimcilarinin egitim duzeyi yaklasik lise mezununa denk gelmektedir. Bu nedenle de egitim duzeyleri, Turkiyeli gocmenlerin egitim ortalamalarinin hayli uzerindedir. Ayrica, kadin ve erkek katilimcilarin egitim duzeyleri arasinda anlamli bir fark olmasina karsin bu fark buyuk degildir.

Ancak bu calismada kadin ve erkekler arasinda kulturlesme yonelimi acisindan fark olmamasina ragmen kadinlarin koken kultur yonelimlerindeki azalmanin psikolojik yakinmalarin artmasiyla iliskili oldugu gozlenmistir. Kadinlarin bircok zaman kulturun tasiyicisi olarak kabul edilmeleri nedeniyle evde oturmalari ve geleneksel kulturel pratikleri devam ettirmeleri beklenmektedir (Phinney, Horenczyk, Liebkind Et Vedder, 2001). Ancak goc edilen ulkede kadinlarin aile ve arkadas aglarindan kopmalari koken kulturlerine ozgu bazi pratiklerden uzaklasmalarina neden olmaktadir. Daha geleneksel degerlerle goc eden kadinlarin, geleneksel kadin agindan kopmalari ve ozellikle de goc ettikleri ulkenin dilini bilmedikleri icin bu toplumla da sinirli iliskiler kurmalari (Hearst, 1985 akt. Ataca Et Berry, 2002) koken kulturden uzaklastikca artan psikolojik problemlerle iliskili olabilir. Espin (1987) kadin gocmenlerin, ozellikle de geleneksel toplumlardan goc eden kadinlarin, daha fazla cinsiyet rolu catismasi yasadiklarini soylemektedir. Chung, Bemak, and Wong (2000) ise toplumsal cinsiyet rollerindeki degisiminin, multeci kadinlar icin erkeklerden daha stresli bir surec oldugunu gozlemislerdir. Bu calismada koken kulturun ozelliklerine bagli kalan kadinlarin daha az psikolojik problem yasadiklari bulgusu, cinsiyet rolleri degisimi uzerinden degerlendirilebilir. Geleneksel kulturel pratikler korundukca, kadinlarin dramatik toplumsal cinsiyet rolleri degisimi yasamasina gerek kalmamis, bu nedenle de yasadiklari stres duzeyi de yukselmemistir. Ancak erkeklerden beklenen toplumsal cinsiyet rolleri degisimi, kadinlardan beklenen degisimle kiyaslandiginda daha az keskin oldugu icin, koken kulturu korunmasi ile psikolojik problemler arasinda iliski gozlemlenmemis olabilir.

Cinsiyet farkindan bagimsiz olarak hem kadinlarin hem de erkeklerin psikolojik problemlerini anlamli olarak yordayan degisken, gocmenlerin ayrimcilik algilari olmustur. Bu bulgu literaturdeki bircok calismayla da tutarlidir (Brown, Sellers, Brown, & Jackson, 1999; Gee, 2002; Koomen & Frankel, 1992; Liebkind, 1996; Noh, Beiser, Kaspar, Hou, Et Rummens, 1999; Rumbaut, 1995; Sanders - Thompson, 1996; Williams a Williams-Morris, 2000; Verkuyten a Nekuee, 1999; Virta, Sam, a Westin, 2004).

1990'lara gelene kadar Hollanda kendisini cok kulturlu bir toplum olarak tanimlamakta ve gocmenlik politikalarini da bu temel uzerine insa etmekteydi (Abadan-Unat, 2006). Ancak Hollanda'nin gocmen politikalari 1990'Li yillardan gunumuze dramatik olarak degismistir. Pennix (2005), 1979 yilindan itibaren Hollanda etnik azinliklar politikasinin azinliklarin sosyal, politik ve ekonomik alanlarda katilimini hedeflerken, 1990'larda bu programlarin istenen sonuclari vermediginin dusunuldugu ve bu politikayi elestirenlerin, kulturel farkliklilara yapilan vurgunun gocmenlerin egitim ve is piyasasina katilmalarina yetmedigini soylediklerinin altini cizmektedir. Bu nedenle 1994 yilinda entegrasyon yasasi revizyondan gecirilerek gocmenlerin sosyo-ekonomik alanlara, egitim ve is piyasasina esit katilimlarinin saglanmasi hedeflenmisti. Gocmenlerin birincil entegrasyonlarinin da "sivil entegrasyon kurslari" araciligiyla yapilmasi hedefleniyordu (Pennix, 2005). 1998 yilinda dil kurslari zorunlu tutuldu ve "yeni gelenlerin uyum mevzuati" (Wet Inburgering Nieuwkomers, WIN) 2005 yilinda revize edildi ve "disaridan uyum mevzuati" (Wet Inburgering in het Buitland) ile gocmenlerin gecici oturum izinlerini alabilmeleri icin henuz ulkelerindeyken uyum sinavini gecmeleri zorunlu kilindi. 2007 yilinda ise yeni uyum mevzuati hazirlanarak uyum sinavinin icerigi genisletildi ve detaylandirildi (www.hoemoetikinburgeren.nl). Bu yeni duzenlemeler, goc edilen yeni ulkeye uyumu tamamen gocmenin sorumluluguna birakirken, gocmenlerin uyumunda Hollanda hukumetinin rol ve sorumluluklarini da en aza indirdigini dusundurmektedir. Oysa ki yapilan bircok calisma, gocmenlerin kulturlesme yonelimi ile goc edilen ulkenin vatandaslarinin gocmenlerden bekledigi ve tercih ettikleri kulturlesme yoneliminin birbirleriyle iliskili oldugunu gostermektedir (Montreuil & Bourhis, 2004; Montreuil & Bourhis, 2001). Hollanda'nin sikca degisen gocmenlik politikalari 1998'den sonra Hollanda'ya goc etmis gocmen gruplariyla daha detayli calismalar yapilmasini gerekli kilmaktadir. Ne yazik ki Nieuvvkomers adi verilen bu grupla yapilan cok fazla calisma goze carpmamaktadir. Bu calisma 1998 yonetmeliginden sonra Hollanda'ya goc eden gocmenleri kapsamakla birlikte, ozellikle 2005 yilinda yapilan zorunlu degisikligin gocmenlerin hem kulturlesme yonelimleri hem de psikolojik sagliklari ve yasam doyumlari uzerindeki etkileri acisindan incelenmesi gerekmektedir.

Bu calismanin ornekleminin darligi en onemli metodolojik sikintiyi olusturmaktadir. Hem orneklemin kisitli olusu hem de rastgele secki yonteminin kullanilamayisi, bulgularin genellenmesini zorlastirmaktadir. Ileride benzer bir orneklem ile yapilacak calismalarda hem niceliksel hem de niteliksel yontemlerin bir arada kullanilmasi, verilerin yorumlanmasinin derinlestirilmesine de yardimci olabilir.

Kaynakca

Abadan U. N. (2006). Bitmeyen goc. Istanbul: Istanbul Bilgi Universitesi Yayinlari.

Abouguendia M. and Noels K. A. (2001). General and acculturation-related daily hassles and psychological adjustment in first- and second-generation south Asian immigrants to Canada. International Journal of Psychology, 36(3): 163-173.

Al-Baldawi R. (2002). Migration-related stress and psychosomatic consequences. International Congress Series, 1241: 271-278.

American Psychological Association (1994). Diagnostic and statistical manual of mental disorders: 4th edition. Washington, DC: American Psychiatric Association.

Annas M., Annas P., Fischer H. & Wik G. (1996). Gender and age differences in the prevalence of specific fears and phobias. Behaviour Research and Therapy, 34, (1): 33-39.

Arends-Toth J. & Van de Vijver F. J. R. (2004). Domains and dimensions in acculturation: Implicit theories of Turkish-Dutch. International Journal of Intercultural Relations, (28): 19-35.

Ataca B. & Berry J. W. (2002). Psychological, sociocultural, and marital adaptation of Turkish immigrant couples in Canada. International Journal of Psychology, 37(1): 13-26.

Bengi-Arslan L, Verhulst F. C. Et Crijnen A. A. M. (2002). Prevalence and determinants of minor psychiatric disorder in Turkish immigrants living in the Netherlands. Social Psychiatry and Psychiatrical Epidemiology, 37: 118-124.

Berry J. W. (2001). A psychology of immigrants. Journal of Social Issues, 57(3): 615-631.

Berry J. W., Kim U., Minde T. & Mok D. (1987). Comparative studies of acculturative stress. International migration review, 21(3): 491-511.

Berry J., Phinney J. S., Sam D.L. & Vedder P. (2006). Immigrant youth: acculturation, identity, and adaptation. Applied Psychology: An International Review, 55( 3): 303-332.

Bijl R.V., Ravelli A. & Van Zessen G. (1998). Prevalence of psychiatric disorder in the general population: results of the Netherlands Mental Health Survey and Incidence Study (NEMESIS). Social Psychiatry and Psychiatric Epidemiology, 33: 587-595.

Birman D. & Tyler F. B. (1994). Acculturation and adjustment of Soviet Jewish refugees in the United States. Genetic, Social, and General Psychology Monographs, 120(1): 101-115.

Bhugra D. (2003). Migration and depression. Acta Psychiatrica Scandinavica, 108(418): 67-72.

Blazer D. G., Kessler R. C, McGonagle K. A. & Swartz M. S. (1994). The prevalence and distribution of major depression in a national community sample: The National Comorbidity Survey. American Journal Psychiatry, 151: 979-986.

Brown C, Abe-Kim J. S. & Barrio C. (2003). Depression in ethnically diverse women: Implications for treatment in primary care settings. Professional Psychology: Research and Practice, 34: 10-19.

Bongard S., Pogge S. F., Arslaner H., Rohrmann S. & Hodapp V. (2002). Acculturation and cardiovascular reactivity of second-generation Turkish migrants in Germany. Journal of Psychosomatic Research, 53,(3): 795-803

Bocker A. (2000). Paving the way to a better future: Turks in the Netherlands. In Pennix H. V. R. (Ed.), Immigration integration. The Dutch case. Amsterdam: Het Spinhuis.

Central Bureau voor de Statistiek. (2004). Internet adresi: www.cbs.nl

Charalabaki E., Bauwens F., Stefos G., Madianos M.G. & Mendlewicz J. (1995). Immigration and psychopathology: A clinical study. European Psychiatry, 10: 237-244.

Chung R. C, Bemak F. & Wong S. (2000). Viatnamese refugees' level of distress, social support, and acculturation: implications for mental health counselling. Journal of Mental Health Counseling, 22: 150-162.

De Jong J. T. V. M. (1994) Ambulatory mental health care for migrants in the Netherlands. Curare, 17: 5-34.

Denmark F. L. & Paludi M. A. (Eds.). (2008). Psychology of women: A handbook of issues and theories (2nd Ed.). Westport, CT: Praeger.

Dion K. L, Dion K. K. & Pak A. W. (1992). Personality-based hardiness as a buffer for discrimination-related stress in members of Toronto's Chinese community. Canadian Journal of Behavioural Science, 24(4): 517-536.

Draper B. & Low L. F. (2009). Patterns of hospitalisation for depressive and anxiety disorders across the lifespan in Australia. Journal of Affective Disorders, 113: 195-200.

Espin O. M. (1987). Psychological impact of migration on Latinas. Psychology of Women Quarterly, 11: 489-503.

Eyou M. L, Adair V. & Dixon R. (2000). Cultural identity and psychological adjustment of adolescent Chinese immigrants in New Zealand. Journal of Adolescence, 23(5): 531-543.

Fredrikson M., Annas P., Fischer H. & Wik G. (1996). Gender and age differences in the prevalence of specific fears and phobias. Behaviour Research and Therapy 34: 33-39.

Gee G. C. (2002). A Multilevel Analysis of the Relationship between Institutional and Individual Racial Discrimination and Health Status. American Journal of Public Health, 92(4): 615-623.

Hovey J. D. (2000). Acculturative stress, depression, and suicidal ideation in Mexican immigrants. Cultural Diversity and Ethnic Minority Psychology, 6(2): 134-151.

Hovey J. & Magaha (2002). Psychosocial predictors of anxiety among immigrant Mexican migrant farm workers: Implications for prevention and treatment. Cultural Diversity and Ethnic Minority Psychology, 8: 274-289.

Iglesias E., Robertson E., Johansson S. E., Engfeldt P. & Sundquist J. (2003). Women international migration and self-reported health. A population-based study of women of reproductive age. Social Science & Medicine, 56(1): 11-124.

Jasinskaja-Lahti I., Liebkind K., Jaakkola M. & Reuter A. (2006). Perceived discrimination, social support networks, and psychological well-being among three immigrant groups. Journal of Cross Cultural Psychology, 37 (3): 293-311.

Kaplan M. S. & Marks G. (1990). Adverse effects of acculturation: Psychological distress among Mexican American young adults. Social Science & Medicine, 37(12): 1313-1319.

Kessler R.C., McGonagle K.A., Swartz M., Blazer D. G. & Nelson C.B. (1993). Sex and depression in the National Comorbidity Survey I: Lifetime prevalence, chronicity and recurrence. Journal of Affective Disorders, 29(2-3): 85-96.

Koomen W. and Frankel E. G. (1992). Effects of experienced discrimination and different forms of relative deprivation among Surinamese, a Dutch ethnic minority group . Journal of Community and Applied Social Psychology, 2: 63-71.

Lehtinen V. and Joukamaa M. (1994). Epidemiology of depression: Prevalence, risk factors and treatment situation. Acta Psychiatrica Scandinavia, 377: 7-10.

Liebkind K. and Jasinska-Lahti I. (2000). The influence of experiences of discrimination on psychological stress: A comparison of seven immigrant groups. Journal of Community & Applied Social Psychology, 10: 1-16.

Lim K. V. Heiby E. Brislin R. & Griffin B. (2002). The development of the Khmer acculturation scale. International Journal of Intercultural Relations, 26(6): 653-678.

McCrae R. R., Yik M. S. M., Trapnel P. D., Bond M. H. & Paulhus D. L (1998). Interpreting personality profiles across cultures: Bilingual, acculturation, and peer rating studies of Chinese undergraduates. Journal of Personality and Social Psychology, 74(4): 1041-1055.

Mannaert C. (2003.). Irregular migration and asylum in Turkey. New Issues in Refugee Research, Working Paper No. 89., from http://www.unhcr.ch

Moghaddam F. M. Ditto B. & Taylor D. M. (1990). Attitudes and attributions related to psychological symptomatology in Indian women. Journal of Cross-Cultural Psychology, 21(3): 335-350.

Montreuil A. & Bourhis R. Y. (2001). Majority acculturation orientation toward valued and devalued immigrants. Journal of Cross-Cultural Psychology, 32(6), 698-719.

Montreuil A. & Bourhis R. Y. (2004). Acculturation orientations of competing host communities toward valued and devalued immigrants. International Journal of Intercultural Relations, 28: 507-532.

Noh S., Beiser M., Kaspar F., Hou & Rummens J. (1999) Perceived racial discrimination, depression, and coping: A study of Southeast Asian refugees in Canada, Journal of Health and Social Behaviour, 40:193-207.

Oh Y., Koeske G. F. & Sales E. (2002). Acculturation, stress, and depressive symptoms among Korean immigrants in the united states. Journal of Social Psychology, 142(4): 511-526.

Oppedal B. & Roysamb E. (2004). Mental health, life stress and social support among young Norwegian adolescents with immigrant and host national background. Scandinavian Journal of Psychology, 45: 131-144.

Padilla A. & Perez W. (2003). Acculturation, social identity, and social cognition: A new perspective. Hispanic Journal of Behavioural Science, 25: 110-122.

Patel S. & Gaw A. (1996). Suicide among immigrants from the Indian subcontinent: A review. British Journal of Social Psychology, 47: 517-521.

Pennix R. (2005). Dutch integration policies after the Van Gogh murder, Expert Panel on Social Integration of Immigrants. Ottawa: The Metropolis Project.

Phinney J. S., Horenczyk G., Liebkind K., & Vedder P. (2001). Ethnic Identity, Immigration, and Well-Being: An Interactional Perspective. Journal of Social Issues, 5(3): 493-510.

Ponizovsky A., Safro S., Ginath Y., & Ritsner M. (1996). Suicide ideation in recent immigrants during acculturation. European Psychiatry, 11(4): 356.

Prilleltensky I. (1993). The immigration experience of Latin-American families: Research and action on perceived risk and protective factors. Canadian Journal of Community Mental Health, 12(2): 101-116.

Rack P. (1982). Race, culture and mental disorder. London: Tavistock Publications.

Ritsner M., Ponizovsky A., Nechamkin Y., & Modai I. (2001). Gender differences in psychosocial risk factors for psychological distress among immigrants. Comprehensive Psychiatry, 42(2): 151-160 151.

Ritsner M., Ponizovsky A., Nechamkin Y. & Modai I. (2001). Gender differences in psychosocial risk factors for psychological distress among immigrants. Comprehensive Psychiatry, 42(2): 151-160 151.

Rumbaut R. G. (1995). The crucible within: Ethnic identity, self-esteem, and segmented assimilation among children of immigrants, International Migration Review 28: 795-820.

Ryden A. G., Alden L. E. & Paulhus D. L. (2000). Is acculturation unidimensional or bidimensional? A head-to-head comparison in the prediction of personality, self-identity and adjustment. Journal of Personality and Social Psychology, 79: 49-65.

Russo N. F. & Tartaro J. (2008). Women and mental health. In Denmark F. L. & Paludi M. A. (Eds.), Psychology of women: A handbook of issues and theories-(2nd Edition) Westport: Greenwood Press: 440-481.

Sanders-Thompson V. L. (1996). Perceived Experiences of Racism as Stressful Life Events. Community Mental Health Journal, 32: 223-233

Saez E. & Bernal G. (2002). Depression in ethnic minorities: Latinos and Latinas, African-Americans, Asian-Americans, and Native-Americans. In Bernal G., Trimble J., Leung F., & Burlew K. (Eds.). Handbook of ethnic and racial minorities. Newberry, CA: SAGE.

Sam D. L. & Berry J. W. (1995). Acculturative stress among young immigrants in Norway. Scandinavian Journal of Psychology, 36(1): 10-24.

Savoie I., Morettin D., Green C.J. & Kazanjian A. (2004). Systematic review of the role of gender as a health determinant of hospitalisation for depression. International Journal of Technology Assessment in Health Care, 20: 115-127.

Shen B. J., & Takeuchi D. T. (2001). A structural model of acculturation and mental health status among Chinese Americans. American Journal of Community Psychology, 29(3): 387-418.

Siedenburg A. W. (2004a). The facts, figures and adjustment of the Dutch newcomer integration act. Paper presented at the Workshop on Integration of Turkish Immigrants in Austria, Holland and Germany, Bogazici University.

Siedenburg A. W. (2004b). The facts, figures and adjustments of the Dutch newcomer integration act. Paper presented at the Discussion Paper at the Workshop on Integration of Turkish Immigrants in Austria, Holland and Germany, Bogazici University.

Silveria E. R. T. & Ebrahim S. (1998). Social determinants of psychiatric morbidity and well-being in immigrant elders and whites in east London. International Journal of Geriatric Psychiatry, 13: 801-812.

Sahin N.H. & Durak A. (1994). Kisa semptom envanteri: Turk gencleri icin uyarlamasi [An adaptation of Brief Symptom Inventory on Turkish youth]. Turk Psikoloji Dergisi, 9: 44-56.

Takeuchi D. T., Chung R. C, Lin K., Shen M.P.H., Kurasaki K., Chun C. & Stanley S. (1998). Lifetime and twelve-month prevalence rates of major depressive episodes and dysthymia among Chinese Americans in Los Angeles. American Journal of Psychiatry, 155: 1407-1414.

Tonks R. G. (1990). Identity formation and acculturation in second generation Indo-Canadian youth and young adults. Unpublished master's thesis, Simon Fraser University.

Van Amersfoort H. & Doomernik J. (2003). People from the Middle East in the Netherlands. Immigrants & Minorities; 22(2/3): 175-187.

Van deVijver F. J. R. & Phalet K. (2004). Assessment in multicultural groups: The role of acculturation. Applied Psychology: An International Review, 53 (2): 215-236.

Verkuyten M. & Kwa G. A. (1994). Ethnic self-identification and psychological well-being among minority youth in the Netherlands. International Journal of Adolescence and Youth, 25: 19-34

Virta E., Sam D. L. & Westin C. (2004). Adolescents with Turkish background in Norway and Sweden: A comparative study of their psychological adaptation. Scandinavian Journal of Psychology, 45: 15-25.

Ward C. & Kennedy A. (1999). The measurement of sociocultural adaptation. International Journal of Intercultural Relations, 23(4): 659-677.

World Health Organization. (2002). Regional strategy for mental health. Manila: World Health Organization Western Pacific Region.

Weissman M. M. & Klerman G. L (1977). Sex differences and the epidemiology of depression. Archives of General Psychiatry, 3: 98-111.

Williams D. R. & Williams M. R. (2000). Racism and mental health: The African American experience. Ethnicity and Health, 5: 243-268.

Wolk S. I. & Weissman M. M. (1995). Women and depression: an update. In: Oldham J. & Riba M., (Eds.) American Psychiatric Press Review of Psychiatry. Washington, DC: American Psychiatric Press: 14: 227-259.

Notlar

* http://www.st-ab.nl/wetwin.htm

(2) Turk kulturu ifadesinin kendisi icin uygun olmadigini soyleyen bir katilimcinin anket formu analiz asamasinda cikarilmistir. Diger katilimcilar bu konuda herhangi bir gorus ya da rahatsizlik belirtmemistir.

Olga S. Hunler *

Izmir Ekonomi Universitesi

Olga S. Hunler

Izmir University of Economics

* Yard. Doc. Dr. Olga S. Hunler, Psikoloji Bolumu, Izmir Ekonomi Universitesi, Izmir-Turkiye. E-posta: olga.hunler@ieu.edu.tr
Tablo 1. Katilimcilarin Demografik Ozellikleri

Demografik Ozellikler Minimum Maksimum Ortalama Standart
 sapma

Yas * 19 47 28.46 5.53
Hollanda'da yasama suresi * 1 8 3.80 2.09
Aile gelir duzeyi 1 3 1.93 0.45
Hollandaca konusma 1 7 3.71 1.64
duzeyi

* Kayip: Yas ve Hollanda'da yasama suresini belirtmeyen 3 kisi

Tablo 2. Katilimcilarin Demografik Ozellikleri-Kadin

 Minimum Maksimum Ortalama Standart
 sapma

Yas * 19 47 28.3 6.20
Hollanda'da yasama suresi * 1 8 3.97 2.15
Aile gelir duzeyi 1 3 1.89 0.45
Hollandaca konusma 1 7 3.59 1.5
duzeyi

* Kayip: Yas 1 kisi

Tablo 3. Katilimcilarin Demografik Ozellikleri--Erkek

 Minimum Maksimum Ortalama Standart
 sapma

Yas * 20 38 28.77 4.70
Hollanda'da yasama suresi * 1 8 3.54 1.95
Aile gelir duzeyi 1 3 1.96 0.45
Hollandaca konusma 1 7 3.86 1.80
duzevi

* Kayip: Yas ve Hollanda'da yasama suresini belirtmeyen 3 kisi

Tablo 4. Katilimcilarin Demografik Ozelliklerinin Yuzdeleri ve
Frekanslari

 N % N % N %
 (Kadin) (Kadin) (Erkek) (Erkek)

Cinsiyet * Kadin 58 54
 Erkek 49 46
Egitim
Okuma yazmasi yok 0 0 0 0
Okuma yazmasi var 8 7 5 8.6 2 4.1
Ilkokul 28 26 21 36.2 7 14.3
Ortaokul 23 21 14 24.1 8 16.3
Lise 25 23 9 15.5 16 32.7
Universite 24 22 9 15.5 15 30.6
Lisans ustu 1 1 0 0 1 2
Turkiye'de
 yerlesim *
Buyuk sehir 13 12 7 12.1 6 12.2
(Istanbul,
Ankara, Izmir) 58 54 28 48.3 29 59.2
Behir 26 24 16 27.6 10 20.4
Kasaba 11 10 6 10.3 4 8.2
Koy
Aile getir duzeyi
Yuksek 15 14 9 15.5 6 12.2
Orta 87 80 46 79.3 39 79.6
Dusuk 7 6 3 5.2 4 8.2
Daha once
yurtdisinda
yasama
Evet 18 16 7 12.1 10 20.4
Hayir 91 84 51 87.9 39 79.6
Hollandaca disinda
bildigi yabanci dil
Var 26 24 8 13.8 18 36.7
Yok 83 76 50 86.2 31 63.3

* Kayip: Cinsiyetini belirtmeyen 2, Turkiye'deki yerlesimini
belirtmeyen 1 kisi

Tablo 5. De~i?kenler aras? korelasyon

 C E TY HYS HD TDP

C 1
E ,329 *** 1
TY -,076 -,483 *** 1
HYS -,104 -,151 -,011 1
HD ,082 ,332 *** -,307 *** ,078 1
TDP ,139 ,100 -,218 * -,016 ,002 1
MK ,057 ,346 *** -,157 -,176 ,505 *** ,022
AA ,035 -,206 *** ,239 * ,204 * -,134 -,027
KKY -,101 -,389 ,390 *** ,181 -,213 * ,061
AKY -,067 ,175 -,076 ,044 ,469 *** -,057
D -,399 *** -,226 * ,159 ,074 -,081 -,048
A -,203 *** -,147 ,056 ,052 -,092 -,044
PS -,355 *** -,258 *** ,116 ,052 -,077 ,001

 MK AA KKY AKY D A PS

C
E
TY
HYS
HD
TDP
MK 1
AA -,093 1
KKY -,211 * ,227 * 1
AKY ,347 *** -,102 -,039 1
D ,055 ,389 *** ,089 ,196 * 1
A -,005 ,420 *** -,027 ,093 ,791 *** 1
PS ,097 ,367 *** -,019 ,184 ,798 *** ,743 *** 1

*** Korelasyonlar ,001 duzeyinde anlamli

*** Korelasyonlar ,01 duzeyinde anlamli

*** Korelasyonlar ,05 duzeyinde anlamli

Not: C: Cinsiyet, E: Egitim, TY: Turkiye'deki yerlesim, HYS:
Hollanda'da yasama suresi, HD:Hollandaca duzeyi, TDP: Turkiye'ye
donme planlari, MK: Medya kullanimi, AA: Algilanan ayrimcilik,
KKY: Koken kulturlesme yonelimi, AKY: Ana akim kulturlesme
yonelimi, D: Depresyon, A: Anksiyete, PS: Psikosomatik sikayetler

Tablo 6. Cinsiyet Icin Tek Yonlu Varyans Analizi

Bagimli degisken Kareler sd Ortalama F
 toplami Kare

Egitim Gruplar arasi 18,942 1 18,942 12,728
 Grup ici 156,255 105 1,488
 Toplam 175,196 106

Turkiye'de Gruplar arasi ,402 1 ,402 ,612
yertesim Grup ici 68,324 104 ,657
 Toptam 68,726 105

Hollandaca duzeyi Gruplar arasi 1,950 1 1,950 ,716
 Grup ici 286,069 105 2,724
 Toptam 288,019 106

Donus plani Gruplar arasi 7,458 1 7,458 2,083
 Grup ici 376,018 104 3,581
 Toplam 383,477 105

Medya kullanimi Gruplar arasi 1,248 1 1,248 ,345
 Grup ici 379,724 105 3,616
 Toplam 380,972 106

Algitanan Gruplar arasi ,242 1 ,242 ,128
ayrimcilik Grup ici 198,931 105 1,895
 Toptam 199,173 106

Koken kulturel Gruplar arasi 1,314 1 1,314 1,082
yonelim Grup ici 127,514 105 1,214
 Toplam 128,829 106

Ana akim kulturel Gruplar arasi ,947 1 ,947 ,474
yonelim Grup ici 209,542 105 1,996
 Toplam 210,489 106

Depresyon Gruplar arasi 25,322 1 25,322 19,934
 Grup ici 133,382 105 1,270
 Toplam 158,705 106

Kaygi Gruplar arasi 6,924 1 6,924 4,504
 Grup ici 161,409 105 1,537
 Toplam 168,333 106

Psikosom atik Gruplar arasi 21,578 1 21,578 15,131
semptomlar Grup ici 149,737 105 1,426
 Toplam 171,316 106

Bagimli degisken Anlamlilik

Egitim Gruplar arasi ,001
 Grup ici
 Toplam

Turkiye'de Gruplar arasi ad.
yertesim Grup ici
 Toptam

Hollandaca duzeyi Gruplar arasi ad.
 Grup ici
 Toptam

Donus plani Gruplar arasi ad.
 Grup ici
 Toplam

Medya kullanimi Gruplar arasi ad.
 Grup ici
 Toplam

Algitanan Gruplar arasi ad.
ayrimcilik Grup ici
 Toptam

Koken kulturel Gruplar arasi ad.
yonelim Grup ici
 Toplam

Ana akim kulturel Gruplar arasi ad.
yonelim Grup ici
 Toplam

Depresyon Gruplar arasi .000
 Grup ici
 Toplam

Kaygi Gruplar arasi ,036
 Grup ici
 Toplam

Psikosom atik Gruplar arasi .000
semptomlar Grup ici
 Toplam

Tablo 7. Psikolojik Problemleri Yordamak Icin Adimsal
Regresyon Analizi -Kadin

Adimlar Yordayicilar F degisimi t df Beta
 ([beta])

A. Bagimli degisken:
 Psikolojik Problemler
I. Algilanan
 ayrimcilik 19.44 *** 4.41 *** 1,56 .51
II. Koken
 kulturlesme
 yonelimi 5.39 * -2.32 * 2,55 -.26

 Model
Adimlar Yordayicilar R2
 Degisimi

A. Bagimli degisken:
 Psikolojik Problemler
I. Algilanan
 ayrimcilik .26
II. Koken
 kulturlesme
 yonelimi .07

Tablo 8. Psikolojik Problemleri Yordamak Icin Adimsal
Regresyon Analizi-Erkek

Adimlar Yordayicilar F t df Beta
 degisimi ([beta])

A. Bagimli degisken:
Psikolojik Problemler
I. Algilanan
 ayrimcilik 5.64 * 2.37 * 1.44 .34

 Model
Adimlar Yordayicilar R2
 Degisimi

A. Bagimli degisken:
Psikolojik Problemler
I. Algilanan
 ayrimcilik .11
COPYRIGHT 2009 Eastern Mediterranean University
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Hunler, Olga S.
Publication:Kadin/Woman 2000
Article Type:Clinical report
Geographic Code:4EUNE
Date:Dec 1, 2009
Words:7147
Previous Article:From the Editors!/Editorden.
Next Article:An evaluation of "Vurun Kahpeye" Halide Edip Adivar's novel in terms of feminist therapy/ Halide Edip Adivar'in "Vurun Kahpeye" adli eserinin...
Topics:

Terms of use | Copyright © 2017 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters