Printer Friendly

The outcomes of lacrimal massage or probing treatments at early and late ages for congenital nasolacrimal duct obstruction / Dogumsal nazolakrimal kanal tikanikliginda erken ve gec yaslarda uygulanan lakrimal kanal masaj ve sondalama tedavisinin sonuclari.

Giris

Dogumsal nazolakrimal kanal tikanikligi (DNKT) dogumdan sonraki ilk birkac haftada gozyasi gollenmesi ve disari akmasi, kese uzerine baski ile mukoid salgi reflusu, konjonktivit ataklari, kirpik kenarlarinda mukoid akinti ve capaklanmayla kendini gosteren bir klinik durumdur (1). Yenidoganlarin yaklasik %20'sinde ilk bir ayda gorulmesine karsin, bu olgularin yaklasik %90'inda tikaniklik lakrimal kanal masajiyla ya da kendiliginden ilk bir yilda acilmakta ve yakinmalar kaybolmaktadir (2,3).

Sik gorulmesine ve tedavi yontemleri iyi tanimlanmis olmasina karsin uygulanacak tedavilerin alt ve ust yas sinirlari ile ilgili tartismalar hala devam etmektedir. Bu calismada masaj+antibiyotik (M+A) ile sondalama+basincli yikama (S+Y) tedavisi uygulamalarinin yaslara gore basari orani incelenmis olup, bu tedavilerin normalde daha erken ve gec yapildigi durumlardaki sonuclari tartisilmistir.

Gerec ve Yontem

Nisan 2000-Mart 2009 tarihleri arasinda DNKT belirtileri ile basvuran hastalarin kartlari geriye donuk olarak incelendi. M+A ve S+Y uygulanan hastalardan iki ayri grup olusturuldu. ilk grupta M+A tedavisi uygulanan 109 hastanin (64 erkek-%58,72, 45 kiz-%41,28) 160 gozu yer alirken, 2. gruba S+Y uygulanan 94 hastanin (53 erkek-%56,38, 41 kiz-% 43,62) 134 gozu dahil edildi. Dogumsal nazolakrimal kanal tikanikligi tanisi oyku ve klinik bulgular esliginde konuldu. Supheli olgulara floressein kaybolma testi yapildi. Test icin bir damla % 1'lik floressein solusyonu her iki gozun alt konjonktival forniksine damlatildi. Bes dakika sure gecmesine ragmen boyanin alt fornikste kalmasi gozyasi akim sisteminde tikaniklik yonunde degerlendirildi. Daha once baska bir merkezde S+Y ya da herhangi bir lakrimal cerrahi girisim oykusu, nazolakrimal sistem travma oykusu, gozyasi kese mukoseli, dakriyokutanoz fistul, punktal ya da kanalikuler anomali, kraniyofasiyal anomalisi olan olgular calismaya alinmadi. Yapilacak islemler ebeveynlere ayrintili olarak anlatildi ve tum olgularin imzali rizali onam formlari alindi.

Birinci grupta (M+A) olgular tedavi yasina gore 0-6 ay, 712 ay, 13-18 ay ve olmak uzere dort gruba ayrildi. Olgulara en az iki ay tedavi uygulandi. On iki aydan kucuklerde M+A birincil tedavi olarak uygulanirken, 13 ay ve daha buyuklerde ise cerrahi islemi kabul etmeyen, belirgin bulgulari olmayan, aileyle konusulup tedavide konservatif olarak yaklasilan olgulara uygulandi. Masaj islemi Crigler'in (4) tarif ettigi gibi isaret parmagi ortak kanalikul uzerine konulup daha sonra asagi dogru sivazlanarak gunde 4-5x10 olacak sekilde uygulanmak uzere aileye ogretildi. Purulan akinti, capaklanma ve bulber konjonktiva hiperemisiyle seyreden konjonktiviti olan olgularda ek olarak antibiyotik tedavisi ve antibakteriyel siviyla kirpik temizligi onerildi.

Ikinci grupta (S+Y) olgular tedavi yasina gore 9-12 ay, 1318 ay, 19-24 ay, 25-36 ay, 37-48 ay ve 48 aydan buyuk olmak uzere alti gruba ayrildi Ikinci grupta sondalama laringeal maske ile inhalasyon anestezisi altinda yapildi. Teknik olarak ust punktum dilatator ile genisletildikten sonra hastanin yasina gore 0 (0,94 mm capli) ya da 00 (1,10 mm capli) numarali Bowman sondasi ile punktumdan ampullaya kadar dikey girildi, buradan sonra 90 derece nazal yatay plana donuldu, kanalikulde katlanti olusmamasi amaciyla ust kapak yana dogru cekildi. Sonda gozyasi kesesinin nazal duvari olan sonlanma bolgesine kadar ilerletildi. Daha sonra sonda 1 mm geri cekildi ve 90 derece asagi ve hafif arkaya yoneltilerek acilma sesi hissedilinceye kadar alt meatusa ilerletildi. Pasaj acikligini kontrol icin serum fizyolojik ile hazirlanan yikama sivisi ile nazolakrimal sistem yikandi ve burun boslugundan sivi cekilerek ya da burun icinde alt meatus bolgesine konulan ucgen spanc yardimiyla gecis kontrol edildi. Girisim sonrasi bir hafta gentamisin damla (4x1), florometalon damla (4x1) verildi. Girisim sonrasi bir hafta 1. ay, 2. ay ve daha uzun takip suresi olan olgularda daha sonraki muayene bulgulari hasta dosyalarindan kaydedildi.

Kontrollerde epifora varligi muayene, oyku, ailenin verdigi oyku ve suphede kalinan olgularda floressein kaybolma testi ile belirlendi ve buna gore islemler tam basarili, kismi basarili ve basarisiz olarak uc gruba ayrildi. Tam basari M+A ya da S+Y tedavisinden sonraki iki ay icinde epiforanin tamamen durmasi, kismi basari ara ara ozellikle soguk ve ruzgarli havalarda epifora olusu, basarisizlik ise epiforanin devam etmesi olarak kabul edildi. Tam ve kismi basarili olgular sonuc olarak basarili kabul edildi. M+A tedavisi en az iki ay uygulandiktan sonra basarisiz olan olgularda S+Y yapildi. Yine ilk S+Y islemi basarisiz olan ve kontrole gelen olgularda en az iki ay sonra 2. kez islem tekrarlandi.

Istatistiksel analiz SPSS 13.0 paket programi (LEAD Technologies Inc, USA, 2004) kullanilarak yapildi. Surekli degiskenler bakimindan gruplarin karsilastirilmasinda Student t testi kullanildi ve p<0,05 anlamli olarak kabul edildi.

Bulgular

M+A Grubu

Yuz dokuz hastanin 160 gozu calismaya alindi. Olgularin ozellikleri Tablo 1'de belirtilmistir. Tum yas gruplarindaki hastalar dikkate alindiginda basari 86 gozde (%53,7) (tam basari %37,5, kismi basari %16,2), basarisizlik ise 74 gozde (%46,3) izlendi. Erkek/kiz basari orani ve sag/sol goz ile cift gozlerdeki basari orani karsilastirildiginda fark istatiksel olarak anlamli degildi (p>0,05). Yas gruplarina gore basari oranlari Tablo 2'de belirtilmistir. On iki ay altinda birincil tedavi olarak M+A uygulanan 62 gozde basari orani %69,3 (tam basari %56,4, kismi basari %12,9) idi. On iki-36 ay yas grubunda olmasina ragmen yukarida belirtilen nedenlerle M+A tedavisi yapilan 98 gozde basari orani ise %43,8 (tam basari %25,5, kismi basari %18,3) idi. Iki grup arasinda M+A tedavisinin basari oranlari karsilastirildiginda fark istatiksel olarak anlamli idi (p<0,05). Yas gruplarina gore basari oranlari ve diger ozellikler Tablo 2'de sunulmustur.

S+Y Grubu

Doksan dort hastanin 134 gozu calismaya alindi. Olgularin ozellikleri Tablo 3'te belirtilmistir. Tum yas gruplarindaki hastalar dikkate alindiginda basari 116 gozde (%86,5), (tam basari %74,6, kismi basari %11,9), basarisizlik ise 18 gozde (%13,5) izlendi. Basarisiz olan 18 gozun 8'inde 2. aydan sonra 2. kez sondalama yapildi ve besinde (%62,5) basari saglandi. Erkek/kiz basari orani ve sag/sol goz ile cift gozlerdeki basari orani karsilastirildiginda fark istatiksel olarak anlamli degildi (p>0,05). On iki ay altinda S+Y uygulanan 17 gozde basari orani %94,1 (tam basari %82,3, kismi basari %11,8) idi. On uc ile 24 ay arasi yas grubundaki 76 gozde basari orani ise % 93,4 (tam basari %73,7, kismi basari %19,7) idi. Yirmi bes ay ve ustundeki yas grubundaki 41 gozde basari orani ise % 80,4 (tam basari %78, kismi basari %2,4) idi. On iki ay alti ile 13-24 ay grubunda S+Y tedavisinin basari oranlari arasindaki fark istatiksel olarak anlamli degilken (p>0,05), bu iki grubun da 25 ay ustu grupla arasindaki fark istatiksel olarak anlamli idi (p<0,05). Yas gruplarina gore basari oranlari ve diger ozellikler Tablo 4'te sunulmustur.

Tartisma

Dogumsal nazolakrimal kanal tikanikligi cocuklarda epiforanin en sik sebebidir. Nazolakrimal yol dogumda kanallasmasini henuz tamamlamamistir ve %70 olguda nazolakrimal kanal son bolumunde Hasner valvulunun delinmesinden dolayi membranoz tikaniklik mevcuttur. Bu olgularinda %6-20 kadari zamanla belirti verir (5,6). Belirtiler dogumdan hemen sonra ortaya cikabilecegi gibi, en sik gozyasi uretiminin olgunlastigi yasamin ilk birkac haftasinda ortaya cikar. Bu olgularin buyuk bir kismi kendiliginden iyilesmekte ve yaklasik %1 kadarinda tedaviye gereksinim duymaktadir. Genel olarak kabul goren tedavi sekli ilk bir yilda lakrimal kanal masajiyla birlikte enfeksiyon bulgularinin goruldugu aralikli konjonktivit ataklarinda antibiyotik tedavisinin baslanmasi, bir yasini gecen olgularda ise kendiliginden duzelmesini beklemek ya da ameliyathane sartlarinda ve genel anestezi altinda sondalama ile birlikte basincla yikanmasidir. Yasla birlikte kendiliginden duzelmesi ve her iki tedavinin de basari olasiligi azalmaktadir (7-10). Ayrica her iki tedavinin de basarisini tikanikligin tipi ve yeri gibi nedenler de buyuk oranda etkilemektedir (11). Buyuk cocuklarda sondalama basari oraninin dusmesi hafif tikanikliklarin kendiliginden acilmasina, ileri yas grubunda ise ciddi tikanikliklarin birikmesine baglanmaktadir (10-12). Ama kendiliginden duzelme icin ne zamana kadar beklenecegi, lakrimal kanal masaj tedavisinin ne kadar sure uygulandiktan sonra basarisiz kabul edilecegi, masaj gercekten etkili yapildiginda bir yasin ustundeki cocuklarda sondalamadan once denenip denenemeyecegi, S+Y tedavisinde yasin ust sinirinin kac oldugu ve kac yasina kadar uygulanabilecegi konularinda tartismalar hala surmektedir.

Erken masaj+antibiyotik tedavisi

Dogumsal nazolakrimal kanal tikanikliginin tedavisinde ilk yil icerisinde kendiliginden duzelme orani yuksektir (13,14). Bu oran ozellikle dogumdan sonraki ilk aylarda cok daha fazladir. MacEwen ve Young (14), 4792 sut cocugunda yaptiklari calismada duzelen yaklasik her uc olgudan ikisinin ilk alti ayda geriledigini belirlemislerdir. Daha sonraki aylarda ise basari dusmektedir (14-16). Biz de calismamizda ilk alti ayda M+A basarisini %96 olarak tespit ederken, 6. aydan sonra basari oraninin istatiksel olarak anlamli bir sekilde %51,3'e dustugunu saptadik (p<0,05). Ilk 12 aydaki ortalama basari ise calismamizda %69,3 idi. Ciftci ve ark.'lari da (17) benzer bir sekilde 350 goz uzerinde yaptiklari calismada 0-6 ay grubunda %91,7, 6-12 ay grubunda ise %60 oraninda basari elde ettiklerini bildirmislerdir. Bir baska calismada ise 7-12 aylik grupta basari orani %10,6 gibi bir oranla son derece dusuk bulunmustur (18). Ilk 12 aydaki ortalama basari orani ise literaturde genel olarak yuksek bulunmus olup %80 ile %96 arasinda bildirilmektedir (13,14,16,19-21). Etkili lakrimal kanal masajin bircok hastada lakrimal icerigi asagi iterek yararli oldugu sintigrafik calismalarda gosterilmis ve tedavide onerilmistir (22). Sonuc olarak bu yas grubunda M+A etkili, maliyetsiz ve risksiz bir cozum yontemidir ve kanaatimizce oncelikli tedavi yontemi olmalidir.

Gec masaj+antibiyotik tedavisi

Literaturde 12 aydan sonra da M+A basarisi ve kendiliginden duzelmenin azimsanmayacak duzeyde oldugu sikca tartisilmaktadir (10,14,19, 23, 24). Young ve ark.'lari (25) 12-24 ay arasinda S+L basarisi ile kendiliginden duzelme oranini karsilastirmislar ve bunlari sirasiyla %74 ve %60 olarak bulmuslardir. Duzelen 30 olgunun 24'u 12-18 ay grubunda, altisi ise 19-24 ay grubundadir. Bu calisma sonucunda 15. aydan daha kucuk hastalarda S+Y tedavisi kendiliginden duzelmeye ustun bulunurken, 24. ay sonunda kendiliginden duzelme yine S+Y basarisi daha fazla olmakla beraber anlamli fark ortadan kalkmaktadir (25). Bazi yayinlarda siddetli mukopurulan akinti, mukosel gibi durumlar yoksa S+Y'nin 18 hatta 24 aya kadar geciktirilebilecegi onerilmektedir (9). Hatta kendiliginden duzelmenin 48 aya kadar gorulebilecegi bildirilmistir (23). Bir baska calismada da 13-24 aylik grupta M+A tedavisinin basari orani %79,3 olarak bulunmustur (19). Bizim calismamizda da M+A'nin 13-18 aylik grupta basari orani, 7-12 aylik gruptakine benzer sekilde %50'lerde seyretmistir. Bu oran ayni yas gruplarinda S+Y tedavisinin basari oranlari ile karsilastirildiginda (%94 ve %93), istatiksel olarak anlamli derecede dusuk olsa da (p<0,05), genel anestezi riskleri goz onune alindiginda ozellikle sulanmasi az ve daha once herhangi bir tedavi almamis bazi secilmis olgularda denenebilir. Uzamis enflamasyonun tikali alanlarda fibrozu artirmayacaginin gosterilmis olmasi bu tur hastalarda cerrahinin geciktirilebilecegini ortaya koymaktadir (26).

Erken sondajlama+basincla yikama tedavisi

Literaturde erken S+Y tedavisini oneren bircok calisma vardir ve ozellikle erken basvuran ve siddetli blefarit ve dakriyosistit bulgulari olan olgularda uzun sureli lakrimal kanal masaj tedavisine ragmen sikayetler gecmezse S+Y tedavisi bir yasindan once yapilabilir (25,27). Calismamizda 12 ayin altinda olan 11 hastanin 18 gozunde ortalama 3,7 (3-6) aylik basarili olmayan M+A tedavisinin ardindan S+Y uygulandi. Olgularin tumunde bulgular belirgindi. Bu gozlerin biri haric hepsinde basari saglandi. Tum alti yas grubunda yaptigimiz S+Y tedavisinin en basarili oldugu grup bu yas grubuydu (%94,1). Bu grupta basari orani calismamizda oldugu gibi literaturde de yuksek olarak bulunmus olup, %92-100 arasinda degismekte idi (2,27-29). Basari orani yuksek olsa da bu yas grubunda yapilan S+Y'nin riskleri de vardir. Yapilan sondalama isleminin lakrimal epitele zarar verip darliga sebep olarak daha sonra da kendiliginden duzelmeyi onleme olasiligi vardir (9). Basarisiz ilk sondalamadan sonra darlik oraninin %44'lere ulastigi bildirilmistir (30). Kanama kanalikuler sistemde travmanin isaretidir ve sondalamadan sonra hastalarin %20'sinde gorulmektedir. Ustelik genel anesteziden kaynaklanan riskler de mevcuttur. Bu yas grubunda S+Y tedavisi basarisiz birkac aylik M+A tedavisi sonrasinda genel anestezi riski yoksa, ozellikle kontrole gelemeyecek veya bulgulari belirgin olgularda ilk yilin son aylarinda uygulanabilir. Ayrica 7-12 ay grubunda masaj tedavisinin basari oraninin calismamizda %51,3, buna karsin S+Y basari oraninin %94,1 saptanmasi nedeniyle, birkac ay uygulanan ve basarisiz olan lakrimal kanal masajindan sonra ilk yilin son aylarinda vakit kaybetmeden S+Y tedavisi uygulanmasi dogru bir yontem olarak gorunmektedir.

Gec sondajlama+basincla yikama tedavisi

Sondalama isleminin cok gec yaslarda dahi basarili olabilecegi gosterilmistir. Erdem ve ark.'larinin (2) calismasinda 24-60 ay grubunda basari %90,8'dir. Robb'da (30) 24-35 ay grubunda %96,4, 36 ay ve ustu grupta %92,6 oraninda basari bildirilmistir. Bu yuksek basari oranlarina ragmen 24 ay ve ustu grupta basariyi Young ve ark.'lari (25) %54, Ozdemir ve ark.'lari (31) %50 olarak tespit etmistir. Honavar ve ark.'lari (5) ise 24 ay ve ustu (24-186 ay, ortalama 33 ay) grupta calismamizdaki oranlara benzer oranlar bulmuslar ve ilk sondalama sonunda %73,3, ikinci sondalama sonunda ise %80 basariya ulasmislardir. Cocuk goz hastaliklari arastirma grubunun yaptigi bir calismada da basari 24-36 ay grubunda %79, 36-48 ay grubunda %56 bulunmustur (32). Daha buyuk cocuklarda basari incelendiginde; 3-10 yas arasindaki cocuklardaki basari oranlarini inceleyen bir calismada bu oran %75 olarak bulunmustur (33). Yine 48 aydan buyuk cocuklarla yapilan bir baska calismada ise basari orani %69,2'dir (34). Literaturde yedi yasinda dahi basari elde edilen olgular bildirilmistir (35). Calismamizda biri tek digeri cift tarafli olmak uzere bes yasinda iki olgunun uc gozunde basari saglanirken, yedi yasindaki bir olgunun bir gozunde islem basarisiz oldu. Kirk sekiz aydan buyuk cocuklardaki S+Y sonuclarimiz Tablo 5'te belirtilmistir.

Goruldugu gibi literaturde gec sondalamanin basari oranlari cok degisken olmakla birlikte genelde %50'nin uzerindedir. Literaturde genel olarak 12-24 ay grubunda basari oranlari benzerdir. 25-36 ay grubunda da basari bu gruba yakindir. Bu aydan sonra ise basarinin belirgin oranda azaldigi gorulmektedir (6,18,28,32,34,35). Calismamizda da 24 aydan kucuk ama farkli yaslardaki cocuklarda basari oranlari benzerken, 24 ay sonrasi donemde basari orani belirgin bir sekilde dusmektedir. Yirmi dort ay alti 93 gozde basari %93,6 iken, 24 ay ustu 41 gozde ise %78'dir. Bircok yayinda ve calismamizda gosterildigi gibi buyuk cocuklarda dahi S+Y'nin basarili sonuclar vermesi daha girisimsel tedavilere gecilmeden once S+Y'nin denenmesi gerektigini gostermektedir. Bizim onerimiz bes yasina kadar bu islemin uygulanabilecegidir.

Bazi olgularda tikaniklik karmasiklik yaratmakta ve bu tur hastalar ne M+A ne de S+Y uygulamasina ragmen iyilesmemektedir. Bu tur olgularda balon kateterle genisletme, bikanalikuler silikon tup entubasyonu ve dakriyosistorinostomi gibi ek girisimler uygulanmalidir. Bu tedavilerle basari oranlari %100'e ulasmaktadir (36). Calismamizda her iki tedavinin de basarisiz oldugu ve izlemeye devam edilen hastalarin 18 gozune ek girisimler uygulanmistir.

Basariyi saglayan etmenler

Calismamizda basariyi etkileyen etmenlerden yas, cinsiyet, iki gozun birden tutulmasi ve onceki M+A tedavisine yanitsizlik incelenmistir. Calismamizda yasla birlikte basarinin azaldigi gruplar arasindaki istatistiksel anlamlilik farklarindan anlasilmistir. Bu durumun daha ciddi tikanikliklarin gec yaslara dogru birikmesinden kaynaklandigini dusunmekteyiz. Bazi calismalarda cinsiyet farkliligi ya da iki gozun birden tutulmasi kotu seyir etmeni olarak tesbit edilmemistir. Calismada inceledigimiz bir baska etmende M+A yapilip basarisiz olan olgularda bu tedavinin daha sonra yapilan S+Y'ye etkisi idi. Basarisiz M+A tedavisinin ardindan S+Y yapilan 43 hastanin 62 gozundeki basariya bakildiginda oran; 7-12 aylik grupta % 84, 13-18 aylik grupta %93 ve 19 ay ve ustu grupta ise %88 idi. Masaj+Antibiyotik yapilmadan dogrudan olarak S+Y yapilan gruplarda ise sirasiyla bu oran %100, %95,8 ve %89,6 idi. Masaj yapilmadan sondalama yapilan her uc grupta da basari oranlari daha yuksek olmasina ragmen, her uc grup arasindaki fark istatistiksel olarak anlamsiz idi (p>0,05). Daha once yapilan masaj tedavisi basarisiz olan olgularda basarisizligin sebebi karmasik bir tikaniklik olup, ardindan yapilan sondalamanin da basarisinin bu karmasik tikanikliktan dolayi daha az oldugunu dusunuyoruz.

Sonuc olarak onerilerimiz sunlardir

1. Ilk alti ayda mutlaka hasta M+A ile takip edilmelidir. Bu donemde kendiliginden duzelme orani cok yuksek olup, M+A tedavisiyle izlenen hastalarda basari %100'e yaklasmaktadir.

2. Olgularin yas araligi 7-12 ay ise yine M+A ile izlenmeli ama siddetli sulanma, dakriyosistit gibi durumlar varsa ve uzun sureli M+A tedavisine ragmen iyilesmezse karmasik bir tikaniklik dusunulup S+Y yapilabilir.

3. Tartismali olan 13-18 aylik grupta ise iki secenek vardir; Basari orani yuksek ama girisimsel sayilabilecek S+Y ve basari orani goreceli olarak daha dusuk ama girisimsel olmayan M+A tedavisi. Bu durumda yine bulgular ve ailenin karari onemlidir. Biz hafif ve daha once tedavi almamis olgularda 18. aya kadar en az iki ay M+A ile izlem oneriyoruz.

4. 18 aydan buyuk cocuklarda S+Y tedavisi yapilmalidir. Anestezi icin risk varsa 24. aya kadar beklenebilir, S+Y bes yasina kadar denenebilir.

5. Masaj+antiyobitik uygulanirken her olguya antibiyotikli damla recete edilmemelidir. Antibiyotik siddetli mukopurulan akinti ve kirmizi goze neden olan akut konjonktivit donemlerinde kullanilmali ve kirpik temizligi ile desteklenmelidir. Hafif akinti ve goz beyaz olarak gozlemlendiginde antibiyotik kesilmelidir. Lakrimal kanal masaji aileye dogru ogretilmeli ve desteklenmelidir. Biz masaj tedavisine basladigimiz hastalarda aylik kontrollerle masajin dogru yapilip yapilmadigini kontrol ediyoruz.

6. Sondajlama+basincli yikama tedavisi genel anestezi altinda yapilir ve anestezinim tum riskleri bu girisimde de gecerlidir. Ayrica zorlamayla yanlis yol acilmasi (islem sirasinda kanama genelde yanlis yol acilmasinda olur) ve lakrimal kanal epitelinin hasara ugramasi sonucu skar olusumu gibi durumlar ciddi iyatrojenik komplikasyonlardir ve kendiliginden duzelme olasiligini azaltir (37). Dolayisiyla tedavi usta ellerde uygulanmali, zorlanmamali ve islem sirasinda dikkatli ve nazik olunmalidir.

DOI: 10.4274/tpa.45.359

Kaynaklar

(1.) Katowitz JA, Kropp TA. Congenital abnormalities of the lacrimal drainage system. In: Hornblass A, ed. Oculoplastic, Orbital and Reconstructive Surgery. Baltimore: Williams and Wilkins, 1990: 1397-416.

(2.) Kapadia MK, Freitag SK, Woog JJ. Evaluation and management of congenital nasolacrimal duct obstruction. Otolaryngol Clin North Am 2006; 39: 959-77.

(3.) Zilelioglu G, Ugurbas SH. Konjenital nazolakrimal kanal tikanikliginin tedavisi. T Klin Oftalmoloji 1999; 8: 290-4.

(4.) Crigler LW. The treatment of congenital dacryocystitis. JAMA 1923; 81: 23-4.

(5.) Zwaan J. The anotomy of probing and irrigation for congenital nasolacrimal duct obstruction. Ophthalmic Surg and Lasers 1997; 28: 71-3.

(6.) Young JD, MacEwen CJ. Managing congenital lacrimal obstruction in general practice. BMJ 1997; 315: 293-6.

(7.) Honavar SG, Prakash VE, Rao GN. Outcome of probing for congenital nasolacrimal duct obstruction in older children. Am J Ophthalmol 2000; 130: 42-8.

(8.) Zilelioglu G, Hosal BM. The results of late probing in congenital nasolacrimal duct obstruction. Orbit 2007; 26: 1-3.

(9.) Sari A, Ismi T, Adiguzel U, Yildirim O. Konjenital nazolakrimal kanal tikanikliklarinda basariyi etkileyen faktorler ve gec sondalama.

MN Oftalmoloji 2009; 16: 126-30.

(10.) Paul TO, Shepherd R. Congenital nasolacrimal duct obstruction: Natural history and the timing of optimal intervention. J Pediatr Strabismus 1994; 31: 362-7.

(11.) Kushner BJ. Congenital nasolacrimal system obstruction. Arch Ophthalmol 1982; 100: 597-600.

(12.) Kashkouli MB, Beigi B, Parvaresh MM, Kassaee A, Tabatabaee Z. Late and very late inital probing for congenital nasolacrimal duct obstruction: What is the cause of failure? Br J Ophthalmol 2003; 87: 1151-3.

(13.) Paul TO. Medical management of congenital nasolacrimal duct obstruction. J Pediatr Ophthalmol Strabismus 1985; 22: 68-70.

(14.) MacEwen CJ, Young JD. Epiphora during the first year of life. Eye 1991; 5: 596-600.

(15.) Wagner RS. Management of congenital nasolacrimal duct obstruction. Pediatr Ann 2001; 30: 481-8.

(16.) Kakizaki H, Takahashi Y, Kinoshita S, Shiraki K, Iwaki M. The rate of symptomatic improvement of congenital nasolacrimal duct obstruction in Japanese infants treated with conservative management during the 1st year of age. Clin Ophthalmol 2008; 2: 291-4.

(17.) Ciftci F, Akman A, Sonmez M, Unal M, Gungor A, Yaylali V. Systematic combined treatmant approach to nasolacrimal duct obstruction in different age groups. Eur J Ophthalmol 2000; 10: 324-9.

(18.) Ozkurt A. Konjenital dakriyostenozlarda hidrostatik masaj, basincli lavaj ve sonda uygulamalari. T Klin Oftalmoloji 1998; 7: 197-200.

(19.) Nucci P, Capoferri C, Alfarano R, Brancato R. Conservative management of nasolacrimal duct obstruction. J Pediatr Ophthalmol Strabismus 1989; 26: 39-43.

(20.) Piest KL, Katowitz JA. Treatment of congenital nasolactrimal duct obstruction. Ophthalmol Clin North Am 1991; 4: 201-9.

(21.) Yaman A, Berk AT, Soylev MF. Dogumsal nazolakrimal kanal tikanikliginda tedavi sonuclarimiz. T Klin Oftalmoloji 2004; 13: 159-64.

(22.) Foster JA, Katowitz JA, Heyman S. Results of dacryoscintigraphy in massage of the congenitally blocked nasolacrimal duct. Ophthal Plast Reconstr Surg 1996; 12: 32-7.

(23.) Castelo BNE, Castelo BB, Cardoso CC, Carvalho RG, Mota E, Castelo Branco A. Management of congenital nasolacrimal duct obstruction. Arq Bras Oftalmol 2009; 72: 75-8.

(24.) Schellini SA, Ferreira RSC, Jaqueta E, Padovani CR, Padovani CR. Spontaneous resolution in congenital nasolacrimal obstruction after 12 months. Semin Ophthalmol 2007; 22: 71-4.

(25.) Young JD, MacEwen CJ, Ogston SA. Congenital nasolacrimal duct obstruction in the second year of life, a multicentre trial of management. Eye 1996; 10: 485-91.

(26.) MacEwen CJ, Phillips MG, Young JD. Value of bacterial culturing in the course of congenital nasolacrimal duct obstruction. J Pediatr Ophthalmol Strabismus 1994; 31: 246-50.

(27.) Katowitz JA, Welsh MG. Timing of initial probing and irrigation in congenital nasolacrimal duct obstruction. Ophthalmology 1987; 94: 698-705.

(28.) Esgin H, Ozgur S, Erda S. Dogumsal nazolakrimal kanal tikanikliklarinda sondalama zamani. T Klin Oftalmoloji 1999; 8: 56-9.

(29.) Erdem E, Tok O, Akbas KF, Nurozler AB, Ornek F. Dogumsal nazolakrimal kanal tikanikliginda sondalama zamani. T Oft Gaz 2009; 38; 180-4.

(30.) Robb RM. Success rates of nasolacrimal duct probing at time intervals after 1 year of age. Ophthalmology 1998; 105: 1307-10.

(31.) Ozdemir M, Yasar T, Ozcimen M, Cinal A. Konjenital nazolakrimal kanal tikanikliginda sonda-lavaj zamanlamasi. T Oft Gaz 2002; 32: 592-5.

(32.) Repka MX, Chandler DL, Beck RW, et al. Pediatric Eye Disease Investigator Group. Primary treatment of nasolacrimal duct obstruction with probing in children younger than 4 years. Ophthalmology 2008; 115: 577-84.

(33.) Thongthong K, Singha P, Liabsuetrakul T. Success of probing for congenital nasolacrimal duct obstruction in children under 10 years of age. J Med Assoc Thai 2009; 92: 1646-50.

(34.) Abrishami M, Bagheri A, Salour SH, Mirdehghan SA. Late probing for congenital nasolacrimal duct ob struction. J Ophthalmic Vis Res 2009; 4: 102-4.

(35.) Maheswari R. Success rate and cause of failure for late probing for congenital nasolacrimal duct obstruction. J Pediatr Ophthalmol Strabismus 2008; 45: 168-71.

(36.) Repka MX, Chandler DL, Holmes JM, et al. Pediatric Eye Disease Investigator Group. Balloon catheter dilation and nasolacrimal duct intubation for treatment of nasolacrimal duct obstruction after failed probing. Arch Ophthalmol 2009; 127: 6339.

(37.) Lyon DB, Dortzbach RK, Lemke BN, et al. Canalicular stenosis following probing for congenital nasolacrimal duct obstruction. Ophthalmic Surg 1991; 22: 228-32.

Cagatay Caglar, Muhammed Batur *, Tekin Yasar *, Adnan Cinal **

Baskale Devlet Hastanesi, Van, Turkiye

* Yuzuncu Yil Universitesi Tip Fakultesi, Goz Hastaliklari Anabilim Dali, Van, Turkiye

** Beyoglu Goz Egitim ve Arastirma Hastanesi, Istanbul, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Cagatay Caglar, Yuzuncu Yil Universitesi Tip Fakultesi, Goz Hastaliklari Anabilim Dali, Van, Turkiye E-posta: doktorcagatay@mail.com Gelis Tarihi/Received: 22.02.2010 Kabul Tarihi/Accepted: 04.05.2010
Tablo 1. Masaj+Antibiyotik tedavisi uygulanan hastalarin ozellikleri ve
genel basari oranlari

Hastalarin ozellikleri          Sonuc

Cinsiyet                        64 erkek/97 goz (%58,7), 45 kiz/63 goz
                                (% 41,3)

Sag/Sol goz orani               51 cift (%46,5), 39 sol (%36), 19 sag
                                (% 17,5)

Ortalama basvuru yasi (ay)      16,6 [+ or -] 10,4 (1-42) ay

Ortalama masaj suresi (ay)      5,1 [+ or -] 4,4 (2-12) ay

Ortalama izlem suresi (ay)      9,5 [+ or -] 8,4 (2-32) ay

Basari orani (n=160)            86 goz (%53,7) (60 tam basari, 26 kismi
                                basari)

Erkek basari orani (n=97)       49 goz (%50,5) (34 tam basari, 15 kismi
                                basari) (p>0,05)

Kiz basari orani (n=63)         37 goz (%58,7) (26 tam basari, 11 kismi
                                basari) (p>0,05)

Sag goz basari orani (n=19)     9 goz (%47,3) (5 tam basari, 4 kismi
                                basari) (p>0,05)

Sol goz basari orani (n=39)     21 goz (%53,8) (14 tam basari, 7 kismi
                                basari) (p>0,05)

Cift goz basari orani (n=102)   56 goz (%54,9) (41 tam basari, 15 kismi
                                basari) (p>0,05)

Tablo 2. Yas gruplarina gore hastalarin basari oranlari ve diger
ozellikleri

Hasta yasi (ay)             Goz sayisi      Masaj suresi (ay)

0-6 (4 [+ or -] 1,7)            25       4,8 [+ or -] 4,2 (2-12)
7-12 (9,5 [+ or -] 1,9)         37       5,8 [+ or -] 3,8 (2-12)
13-18 (15,3 [+ or -] 2,3)       30       4,7 [+ or -] 4,1 (2-16)
19-36 (27,3 [+ or -] 6)         68       5,2 [+ or -] 4,9 (2-12)

Hasta yasi (ay)                Izlem suresi (ay)       Basari orani (%)

0-6 (4 [+ or -] 1,7)        17,8 [+ or -] 9,9 (2-30)          96
7-12 (9,5 [+ or -] 1,9)     12,1 [+ or -] 9,4 (2-32)         51,3
13-18 (15,3 [+ or -] 2,3)    5,5 [+ or -] 3,8 (2-13)         53,3
19-36 (27,3 [+ or -] 6)      6,9 [+ or -] 6 (2-24)           39,7

Tablo 3. Sondalama+Basincli Yikama tedavisi uygulanan hastalarin
ozellikleri ve genel basari oranlari

Hastalarin ozellikleri          Sonuc

Cinsiyet                        53 erkek/76 goz (%56,4), 41 kiz/58 goz
                                (%43,6)

Sag/Sol goz orani               40 citf (%42,5), 28 sag (%29,8), 26 sol
                                (%27,7)

Ortalama basvuru yasi (ay)      21,9 [+ or -] 13,2 (1-72)

Ortalama masaj suresi (ay)      24,5 [+ or -] 13,1 (9-84)

Ortalama izlem suresi (ay)      11,1 [+ or -] 10,6 (2-38)

Basari orani (n=160)            116 goz (%86,5) (100 tam basari, 16
                                kismi basari)

Erkek basari orani (n=97)       68 goz (%89,5) (58 tam basari, 10 kismi
                                basari) (p>0,05

Kiz basari orani (n=63)         53 goz (%91,3) (45 tam basari, 8 kismi
                                basari) (p>0,05)

Sag goz basari orani (n=19)     22 goz (%78,5) (21 tam basari, 1 kismi
                                basari) (p>0,05)

Sol goz basari orani (n=39)     24 goz (%92,3) (20 tam basari, 4 kismi
                                basari) (p>0,05)

Cift goz basari orani (n=102)   74 goz (%92,5) (61 tam basari, 13 kismi
                                basari) (p>0.05)

Tablo 4. Yas gruplarina gore hastalarin basari oranlari ve diger
ozellikleri

Hasta yasi (ay)             Goz sayisi     Sondalama zamani (ay)

9-12 (10,7 [+ or -] 1,3)        17        10,9 [+ or -] 1,1 (9-12)
13-18 (13, 1[+ or -] 5)         44        15,4 [+ or -] 1,8 (13-18)
19-24 (20,5 [+ or -] 4,4)       32        22,3 [+ or -] 2,0 (19-24)
25-36 (27,0 [+ or -] 8,7)       25        32,1 [+ or -] 4,1 (25-36)
37-48 (39,0 [+ or -] 4,2)       7         39,0 [+ or -] 1,7 (38-42)
48< (54,8 [+ or -] 9,4)         9         57,5 [+ or -] 12,6 (49-84)

Hasta yasi (ay)                 Izlem suresi (ay)

9-12 (10,7 [+ or -] 1,3)     6,9 [+ or -] 9,4 (2-32)
13-18 (13, 1[+ or -] 5)      9,2 [+ or -] 8,2 (2-38)
19-24 (20,5 [+ or -] 4,4)   13,2 [+ or -] 11,7 (2-38)
25-36 (27,0 [+ or -] 8,7)   15,3 [+ or -] 12,2 (2-33)
37-48 (39,0 [+ or -] 4,2)   17,8 [+ or -] 12,7 (2-30)
48< (54,8 [+ or -] 9,4)     25,8 [+ or -] 11,3 (7-36)

Hasta yasi (ay)             Basari orani (%)

9-12 (10,7 [+ or -] 1,3)          94,1
13-18 (13, 1[+ or -] 5)           93,1
19-24 (20,5 [+ or -] 4,4)         93,7
25-36 (27,0 [+ or -] 8,7)          84
37-48 (39,0 [+ or -] 4,2)         71,4
48< (54,8 [+ or -] 9,4)           66,6

Tablo 5. 48 ay'dan buyuk cocuklarin ozellikleri ve Sondalama+Basincli
Yikama tedavisinin basarisi

No     Basvuru     S+Y     Izlem    Cins   Sag/Sol   Basari
         yasi     yasi    suresi
         (ay)     (ay)     (ay)

1         48       49       24       E       Sag       (+)
2         48       49       10       K       Sol       (+)
3         48       50       36       E       Sag       (-)
-         48        -       36       -       Sol
4         48       51        7       E       Sol       (+)
5         60       60       24       E       Sag       (+)
6         60       60       36       K       Sag       (+)
          60        -       36       -       Sol       (+)
7         72       84       24       E       Sag       (-)

S+Y: sondalama ve basincli yikama
COPYRIGHT 2010 Galenos Yayincilik
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Original Article / Ozgun Arastirma
Author:Caglar, Cagatay; Batur, Muhammed; Yasar, Tekin; Cinal, Adnan
Publication:Turkish Pediatrics Archive
Article Type:Report
Geographic Code:9AFGH
Date:Dec 1, 2010
Words:4497
Previous Article:Febrile neutropenia in children with lymphoma and solid tumors: One center experience/ Lenfoma ve solid tumorlu cocuklarda febril notropeni: Tek...
Next Article:Evaluation of the correlation between plasma amylase and lipase levels and phthalate exposure in pubertal gynecomastia patients / Fitalat temasi ile...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters