Printer Friendly

The frequency of embolic risk factors and adequacy of anti-embolic treatment in patients with atrial fibrillation: a single tertiary center experience/Atriyal fibrilasyon hastalarinda emboli risk faktorleri sikligi ve emboli onleyici tedavilerin uygunlugunun arastirilmasi: tek ucuncul bir merkez deneyimi.

Giris

Atriyal fibrilasyon (AF) gunumuzde en sik gozlenen kalici ritim bozuklugudur (1, 2). Genel populasyonda sikligi %1-2'dir (3). Avrupa'da 6 milyondan fazla hastayi ilgilendirmektedir ve nufus yaslandikca onumuzdeki 50 yil icinde prevalansinin ikiye katlanmasi beklenmektedir (3).

Atriyal fibrilasyon heterojen ve ilerleyici bir hastaliktir. Cogu zaman eslik eden sistemik bir hastalik vardir. Tedavi hedefleri konusunda fikir birligi olmamasina ragmen oncelikli hedef kardi-yovaskuler mortalite ve morbiditeyi azaltmak olmalidir. Bu da ancak tromboembolik olaylarin onlenmesi, semptomlarin azaltilarak yasam kalitesinin artirilmasi, hastane yatislarinin azaltilmasi ve toplam mortalitenin azaltilmasi ile saglanabilir.

Atriyal fibrilasyonda 2 temel tedavi prensibi vardir. Bunlar; 1) Tromboembolik olaylarin onlenmesi 2) Sinus ritminin saglanmasi ve devam ettirilmesi veya ventrikul hizinin kontroludur. Tromboembolik olaylarin onlenmesine yonelik tedavinin basinda varfarin gelmektedir. Bir metaanalizde, varfarin tedavisi ile rola-tif risk azalmasi tum inmelerde %2.7 oraninda bir mutlak yillik risk azalmasina karsilik gelecek sekilde, yuksek derecede anlamli (%64) bulunmustur (4). Aspirinin plasebo veya hicbir tedavi uygulanmamasi ile karsilastirildigi yedi calismanin meta-analizinde, aspirin tedavisi inme insidansinda %19 oraninda (%95 GA -%1 ila -%35) anlamli olmayan bir azalma ile iliskilendi-rilmistir (4). Aspirin ile varfarinin karsilastirildigi BAFTA (Birmingham Atrial Fibrillation Treatment of the Aged Study) calismasinda, varfarin ve aspirin arasinda major kanama riskinde hicbir fark olmadigi ve varfarinin (hedef INR 2-3) olumcul veya ozurluluge neden olan inme, kafa ici kanama veya klinik acidan anlamli arteriyel embolizmi iceren birincil sonlanim noktasinin %52 oraninda azaltilmasinda gunluk 75 mg aspirinden ustun oldugunu gostermistir (5). Bu bulgu, ciddi kanama da dahil olmak uzere, varfarine gore aspirin ile (%6'ya %33, p=0.002) anlamli olarak daha fazla olumsuz olayin gozlendigi WASPO (Warfarin versus Aspirin for Stroke Prevention in Octogenarians with atrial fibrillation) calismasindan elde edilen sonuclarla uyumludur (4).

Atriyal fibrilasyon'u olan hastalarda hiz kontrolune karsi ritim kontrolu stratejilerinin sonuclarini karsilastiran bircok randomize calisma mevcuttur. Bu calismalardan en buyugu olan AFFIRM (The Atrial Fibrillation Follow-up Investigation of Rhythm Management) calismasinda, hastalarda tum nedenlere bagli mortalite veya inme orani acisindan tedavi stratejileri arasinda hicbir fark saptanmamistir (6). Daha kucuk olcekli RACE (A Comparison of Rate Control and Rhythm Control in Patients with Recurrent Persistent Atrial Fibrillation) calismasi ve kalp yet-mezlikli hastalarin degerlendirildigi AF-CHF (Atrial fibrillation and congestive heart failure) calismasinda da ritim ve hiz kontrol stratejileri arasinda fark gozlenmemistir (7, 8).

Bu tedavi prensipleri goz onunde bulundurularak her AF'li hastada kisiye ozel bir tedavi plani uygulanmasi gereklidir. Tedavide en onemli kisim pihti onler tedaviden fayda gorecek inme riski yuksek hastalarin belirlenebilmesidir. Inmenin ongor-durulmesi amaciyla yayinlanmis 12 adet risk siniflama semasinin bir karsilastirmasi AF' de Inme Calisma Grubu tarafindan yapilmistir ve AF'si olan hastalarda inme riskinin siniflamasi icin tasarlanan yayinlanmis semalar arasinda onemli, klinik acidan anlamli farklar oldugu sonucuna varilmistir (9). En basit ve yaygin kullanilan risk degerlendirme semasi [CHADS.sub.2] skorlama sistemidir. Bu skorlama sistemi SPAF arastirmasinda kullanilan kriterlerden turetilmis olup, 2 puanin inme veya gecici iskemik atak (GIA) oykusu icin ve 1'er puanin >75 yas, hipertansiyon oykusu, diyabet veya yakin zamanda gecirilen kalp yetersizligi icin verildigi bir puanlama sistemine dayanmaktadir (10). Ancak yaygin kullanilan bu skorlama sistemi, bircok inme risk faktorunu icermemektedir ve diger "inme riski degistiricilerinin" kapsamli bir inme riski degerlendirmesinde goz onunde bulundurulmasi gerekmektedir (3). Bu nedenle [CHADS.sub.2] skorlama sistemi diger inme risk faktorlerini de icerecek sekilde genisletilmis ve CHA2DS2-VASc skorlama sistemi gelistirilmistir (11). Bu sema 2 puanin inme veya GIA oykusu veya yas >75 icin verildigi ve 1'er puanin 65-74 arasi yas, hipertansiyon oykusu, diyabet, yakin zamanda gecirilen kalp yetersizligi, damar hastaligi [miyokart enfarktusu, karmasik aort plagi ve gecirilmis revaskularizasyon, periferik arter hastaligina (PAH) bagli amputasyon veya anjiyog-rafik PAH bulgusu da dahil olmak uzere PAH] ve kadin cinsiyeti icin verildigi bir puanlama sistemine dayanmaktadir (Tablo 1). Gercekten de bircok guncel klinik calisma dahil edilme kriterlerinin bir parcasi olarak bu ilave risk faktorlerinin bazilarini icermistir (12, 13).

Atriyal fibrilasyon tani ve tedavisinde surekli gelismeler ve yenilikler olmasina ragmen hastaligin toplumumuzdaki prevalan-si, risk faktorlerinin (RF) sikligi, uygulanan pihti onler -antitrom-botik tedavinin uygunlugu ve CHA2DS2-VASc skorlama sisteminin pratikte uygulanmasi ve basarisi hakkinda yeterli veri yoktur.

Biz bu calismada, ucuncul tek bir merkez olan hastanemiz kardiyoloji poliklinigine basvuran hastalarda AF prevalansini, risk faktorlerinin sikligini, dagilimini ve uygulanan pihti onler- antitrombotik tedavinin guncel kilavuzlara uygun olup olmadigini CH[A.sub.2]D[S.sub.2]-VASc skorlama sistemini goz onunde bulundurarak analiz etmeyi amacladik.

Yontemler

Calisma dizayni ve hasta secimi

Calisma, prospektif verilerin retrospektif analizi olarak dizayn edildi ve Universitemiz arastirma kurulunun yazili onayiyla yapildi. Hasta populasyonu, Baskent Universitesi Tip Fakultesi, Ankara Hastanesi Kardiyoloji bolumune Ocak 2010-Haziran 2010 tarihleri arasinda basvuran hastalar olarak belirlenmistir. Toplam 4721 hastanin detayli oyku, fizik muayene, elektrokardiyografi (EKG) degerlendirmeleri yapildi. Tibbi ozgecmislerinde standart EKG veya Holter EKG kaydinda en az bir kez 30 dakikadan uzun AF atagi oldugu saptanan veya dokumante edilen hastalar calismaya dahil edildi.

Klinik degiskenler

Koroner arter hastaligi tanisi, gecirilmis miyokart enfarktusu, anjina pektoris, perkutan koroner girisim veya koroner baypas cerrahisi oykusu olarak kabul edildi (11). Inme tanisi, norolojik islev bozuklugu ile basvuran, semptomlarin yirmi dort saatten uzun surdugu hastalarda klinik degerlendirilmeler ve goruntuleme yontemleri ile (bilgisayarli tomografi ve/veya manyetik rezonans) beyinde olusan iskemi, kanama veya zedelenmis bolgenin gosterilmis olmasi olarak kabul edildi (11). Gecici iskemik atak tanisi, yirmi dort saatten kisa suren, semptomlara neden olan, olum veya sakatlikla sonuclanmayan gecici norolojik islev bozuklugu olarak kabul edildi ve serebrovaskuler olay kapsamina alindi (11). Tirotoksikoz tanisi, kanda olculen serbest T3 ve T4 seviyelerinin yuksek saptanmasi olarak kabul edildi (14).

Emboli icin risk faktorlerinin tespiti

Tum hastalarin demografik ozellikleri, 2010 yilinda yayinlanmis olan Avrupa Kardiyoloji Dernegi (ESC) atriyal fibrilasyon kilavuzunda kullanimi onerilen [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skorlari (Tablo 1), takip sureleri, aldiklari tedaviler degerlendirildi. [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skoru inme, GIA oykusu veya yas [greater than or equal to] 75 icin 2 puan; 65-74 arasi yas, hipertansiyon oykusu, diyabet, yakin zamanda gecirilen kalp yetersizligi, damar hastaligi [miyokart enfarktusu, karmasik aort plagi ve gecirilmis revaskularizasyon, periferik arter hastaligina (PAH) bagli amputas-yon veya anjiyografik PAH bulgusu da dahil olmak uzere PAH] ve kadin cinsiyet icin 1'er puan verilerek hesaplanmistir. Degerlendirilen risk faktorleri, eslik eden klinik durumlar ve dagilimi Tablo 2'de ozetlenmistir. AF klinik siniflamasi ESC kilavuzunun tanimladigi sekilde yapilmis olup; kendi kendine sonlanan ve cogunlukla 48 saatten kisa suren AF paroksismal olarak, kendi kendine sonlanmayan veya kardiyoversiyon gerektiren AF persistant olarak, aritminin varligi hasta (veya doktor) tarafindan kabul edilen AF kalici AF olarak degerlendirildi (3). Retrospektif olarak takip suresince son 12 ayda, en az ayda bir kez olculen INR degerlerine ulasildi ve degerler kaydedildi. ESC kilavuzunda pihti onler kullanilan surenin %60'indan daha uzun bir sure INR degeri terapotik araligin disinda oldugunda hastalar icin varfarinin yararinin tamamen ortadan kalkabilecegi belirtilmistir (3). Bu nedenle varfarin kullanmakta olan, hastalarda kaydedilen son 12 aydaki INR degerlerinin %60'i terapotik aralikta ise pihti onler tedavi basarili olarak kabul edildi.

Istatistik degerlendirme

Istatiksel paket programi SPSS (Statistical Package for the Social Sciences, version 9.0, SSPS Inc, Chicago, Ill, USA) istatiksel analizler icin kullanildi. Surekli degiskenler ortalama [+ or -] standart sapma olarak ifade edildi.

Bulgular

Atriyal fibrilasyon sikligi ve tipi

Kardiyoloji klinigimize basvuran toplam 4721 hastanin 432'sinde (%9.1) AF oldugu saptandi. Hastalarin 253'u (%58.5) kadindi. AF hastalarinin ortalama yasi 70.4 yildi. Hastalardan 121'inde paroksismal, 130'unda persistant ve 181'inde kalici AF vardi. Hastalardan 82'si ilk kez klinigimize basvururken 350 hasta klinigimizde duzenli takipte olan hastalardi.

Emboli risk faktorlerinin ESC 2010 kilavuzuna gore dagilimi

ESC 2010 kilavuzunda onerilen sekilde hastalarin [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skorlari hesaplandi. Toplam 377 hastanin (%87.2) skorunun [greater than or equal to] 2 oldugu ve mutlak pihti onler tedavi endikasyonu oldugu goruldu. Kalan 55 hastadan 37'sinin 1 risk faktoru vardi. On sekiz hastada ise hic risk faktoru yoktu (Sekil 1). Bu risk faktorlerinin dagilimi Tablo 2'de verilmistir. En sik izlenen risk faktoru hipertansiyon idi (311 hasta, %71.9).

Emboli risk faktorlerine gore pihti onler/antitrombotik tedavinin dagilimi

[CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skoruna gore mutlak pihti onler tedavi endikas-yonu olan 377 hastanin 254'u (%67.3) varfarin aliyordu. 1 RF olan 37 hastanin 16'si; hic RF olmayan 18 hastanin 10'u varfarin aliyordu. Endike oldugu halde varfarin kullanmayan 123 hastanin 36'sinda pihti onler tedavinin kontrendike oldugu, 13 hastanin varfarin kullanmayi reddettigi ve 5 hastanin ise tedaviye uyumsuzluk nedeniyle varfarin tedavilerinin kesildigi ogrenildi. Hastalarimizdan 69'u (%15.9) pihti onler tedavi endike oldugu ve pihti onler tedaviye bir engel olmadigi halde varfarin kullanmiyordu (Sekil 2).

Varfarin kullanan 280 hastanin takip suresince kaydedilen retrospektif INR degerleri incelendi. Hastalardan 78'inin (%27.9) yeterli takip INR degerine ulasilamadigi icin varfarin etkinligi degerlendirilemedi. Son 12 aylik INR degerlerine ulasilabilen 202 hastadan 167'sinde (%83.5) terapotik INR hedefinin saglandigi saptandi. INR hedefi saglanan bu hasta grubunda ortalama INR degerli 2.35 olarak saptandi.

Tartisma

Baskent Universitesi Hastanesi Kardiyoloji kliniginde yuruttugumuz bu calismada Kardiyoloji klinigine basvuran hastalarin %9.1'inde AF oldugu ve en sik gorulen AF tipinin kalici AF oldugunu saptadik. Yine hastalarimizin buyuk cogunlugunun mevcut kilavuzlara gore tromboembolik olay gelisimi icin cok sayida risk faktorunu tasidigini ve bu nedenle de buyuk cogunlugunun oral pihti onler kullandigini saptadik. Hastalarimizin buyuk kisminda INR duzeyinin terapotik aralikta oldugunu saptadik. Bu verilerin ulkemizdeki atriyal fibrilasyon hastalarinin durumunu yansitmamakla birlikte ulkemizdeki bir ucuncul merkezin hasta ve tedavi profili hakkinda bilgi sagladigini dusunuyoruz. Morillas ve ark. lari (15) AF hastalari arasinda yaptigi arastirmada kalici AF sikligini %49 saptamislardir. Bizim hastalarimizda da kalici AF sikligi %41.8 olup, bu calismaya benzerdi.

Arastirmamizda degerlendirdigimiz hastalarin ortalama yasi 70.4'tu. "The Rotterdam" (16) calismasinda 55 yas uzerinde AF prevalansinin %5.5 oldugu, 85 yas ve ustu grupta ise %17.8'e ulastigi bildirilmektedir ve bizim bulgularimizda AF sikliginin artan yas ile birlikte arttigini desteklemektedir. Arastirmamizda degerlendirdigimiz hastalarin %58.5'i kadin idi. Framingham kayitlarina gore AF'nin erkeklerde gorulme orani kadinlara gore yaklasik 1.5-2 kat fazladir (17). Bizim sonuclarimiz bu verilerle celisiyor gibi gozukse de Turkiye'deki AF epidemiyolojisi ile ilgili sinirli bilgiler veren TEKHARF (Turkiye Eriskinlerde Kalp Hastaligi ve Risk Faktorleri) calismasinda kadinlarda AF sikliginin erkeklere oranla 1.5-2 kat fazla oldugu bulunmustur (18). Bizim sonuclarimizda da AF hastalarinin cogunun kadin olmasi TEKHARF verilerini destekler niteliktedir ve bu iki calismanin verileri bir arada dusunuldugunde Turk kadinlarinin AF gelisimi acisindan daha yuksek risk altinda olabilecegi soylenebilse de bu verinin toplumumuzda daha genis bir taramada degerlendirilmesi gerektigini dusunmekteyiz.

Diyabet hem yeni AF gelisimi ile iliskili hem de AF hastalarinda embolik komplikasyonlar icin onemli bir risk faktorudur. Yaklasik 20.000 diyabet hastasinin degerlendirildigi elektronik kayit sisteminde diyabeti olmayan hastalarla karsilastirildiginda diyabet hastalarinda AF prevalansi anlamli olarak daha yuksek saptanmistir (%3.6'ya %2.5; p<.0001) (19). Ispanya'da yapilan ve 65 yas ustu hipertansif hastalarda AF sikliginin ve antitrombotik tedavi rejimlerinin degerlendirildigi 1028 hastalik bir calismada hiper-tansif AF hastalarinda diyabet sikligi %27.4 saptanmistir (15). Bizim sonuclarimizda diyabet sikligi %25.9 saptanmis olup, literaturle uyumludur. Kalp yetersizligi hastalarinda AF sikca gorulen ve prognozu olumsuz yonde etkileyen bir ritim bozuklugudur. Ispanya'da yapilan ayni calismada AF hastalari arasinda kalp yetersizligi sikligi %38.6 saptanmistir (15). Bizim arastirmamizda kalp yetersizligi sikligi %34.4 saptanmis olup benzerdir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Kapak hastaligi olmayan AF hastalarinda ise inme riski [CHADS.sub.2] skorlama sistemi kullanilarak belirlenebilir (10). [CHADS.sub.2] skorlama modelinin prediktif degeri 11.000'in ustunde hastayi iceren genis bir kohortta onaylanmistir. [CHADS.sub.2] skorlama sistemi yaygin ve kolay kullanimina ragmen bazi risk faktorlerini icermemektedir. Atriyal fibrilasyonda tromboembolinin onlenmesine yonelik yapilan calismalarda elde edilen veriler ve surekli gelistirilen yeni pihti onler tedaviler atriyal fibrilasyon tani ve tedavisinin yonetimi icin yeni ve guncel bir kilavuz gereksinimini dogurmustur. 2010 yilinda ESC tarafindan yeni bir kilavuz yayinlanmistir (3). Bu kilavuzda [CHADS.sub.2] skorlama sisteminin eksikligini gidermek icin daha modern bir risk semasi olan [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skorlama sisteminin kullanilmasi onerilmektedir (11). [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skorlama modelinin icerdigi risk faktorleri ve skora gore pihti onler tedavi onerileri Tablo 1'de ozetlenmistir. [CHADS.sub.2] skorlama sistemine ek olarak damar hastaligi, kadin cinsiyet, 65-74 yas gibi dusuk risk faktorlerini de birer risk faktoru olarak iceren ve farkli olarak 65-75 yas arasi hastalarin bir, 75 yas uzeri hastalarin iki puanla degerlendirildigi bu skorlama sisteminde tedavi kararinin zor verildigi orta riskli hasta grubunun azaltilmasi amaclanmistir. Gercekten de [CHADS.sub.2] skoru 0 olan hastalarda dahi inme riski %1.9 iken [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skoru 0 olan hastalarda %0; skoru 1 olan hastalarda %0.6 olmasi bu skorlama sisteminin faydalarini ve gerekliligini gostermektedir (11).

Atriyal fibrilasyon prevalansini ve risk faktorlerini degerlendiren en guncel calismalardan biri olan REALISE AF (Real Life Global Survey Evaluating Patients) calismasinda yaklasik 11.000 hasta calismaya dahil edilmistir. Bu calismada [CHADS.sub.2] skoru ve hastalarin almakta olduklari tedaviler soyledir; [CHADS.sub.2] skoru 0 olan ve antitrombotik tedaviye uygun 1262 hastanin %42.3'unun; [CHADS.sub.2] skoru 1 olan antitrombotik veya oral pihti onler tedaviye uygun 2810 hastanin %42.4'unun; [CHADS.sub.2] skoru 1' in uzerinde olan ve pihti onler tedavinin uygun oldugu 6004 hastanin %44.8'inin pihti onler tedavi kullandigi saptanmistir. Bu calismadaki hastalarin cogu tromboembolik olaylar acisindan yuksek risklidir ve bu gruptaki hastalarin %44.8'i varfarin kullanmaktadir. [CHADS.sub.2] skoru 0 olan hastalarin ise endike olmamasina ragmen %42.3'unun varfarin almakta oldugu gosterilmis.

Bizim arastirmamizin sonuclarinda ise daha modern bir risk skorlama sistemi olan [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skoruna gore mutlak pihti onler tedavi endikasyonu 377 hastada vardi. Bu hastalarin 254'u (%67.3) varfarin aliyordu. Arastirmamizda hastalarin pihti onler tedavilerini, endikasyon araligini daha da genisleten CHA2DS2 VASC skorlama sistemine gore degerlendirmis olmamiza ragmen bu hastalarin cogunlugunda varfarin kullaniliyor olmasi REALISE AF calismasina gore pihti onler tedavinin klinigimizde uygun endikasyon varliginda yaygin olarak kullanildigini gostermektedir. CHA2DS2 VASC skoru 0 olan ve pihti onler tedavi endikasyonu olmayan 18 hastanin 10'u (%55.5) varfarin aliyordu. Varfarin endikasyonu olmayan hastalar icerisinde yuksek gorunen bu oran varfarin tedavisinin mutlak endike oldugu hastalarin ise %2.6'sidir. Hasta sayisinin az olmasina ragmen bu durum klinigimizde hastalarin pihti onler tedavilerine karar verirken daha detayli degerlendirmelerin gerektigini dusundurmektedir.

Varfarin kullanan ve retrospektif olarak INR degerlerine ulasilabilen 202 hastadan 167'sinde (%83.5) terapotik INR hedefinin saglanabilmis olmasi tedavi basarimizin yuksek oldugunu gostermektedir. Basari oranimizin yuksek olmasina ragmen tum hastalarda hedef degerlerin surekliliginin saglanamamasi hastalara ilac etkilesimleri hakkinda yeterli bilgi verilmemesine ve ozellikle yasli hastalarda kanama riskinden duyulan endise nedeniyle tedaviye dusuk dozlarda baslanmasina bagli olabilir.

Calismanin kisitliliklari

Arastirmamizdaki hasta sayisinin az olmasi ve sadece kardiyoloji poliklinigine basvuran bireyler arasinda yapilmasi, elde edilen verilerin topluma genellenmesini onleyecek en onemli kisitliliktir. Hasta verilerinin retrospektif olarak degerlendirilmis olmasi diger bir onemli kisitliliktir. Retrospektif degerlendirme nedeniyle [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skorlama sisteminde yeni risk faktorlerinden ozellikle vaskuler hastalik (eski miyokart enfarktusu, periferik arter hastaligi, aortta plak) acisindan tarama amaciyla yeni tetkik yapilmamis, hasta dosyalarindaki mevcut tani ve tetkiklere gore degerlendirme yapilmistir. Bu durum hesaplanan CHA2DS2 VASC skorunun daha dusuk hesaplanmasina neden olmus olabilir. Dusuk risk faktorleri varligi nedeniyle tek basina antitrombotik tedavi almakta olan hastalar kontrole varfarin kullanan hastalar kadar sik cagrilmadigi icin arastirmayi yaptigimiz 6 aylik zaman diliminde bu hastalar kontrole gelmemis olabilir ve degerlendirmeye alinmamis olabilir. Bu durum AF sikligini oldugundan daha dusuk, pihti onler kullanim sikligini ise oldugundan daha yuksek saptamamiza neden olmus olabilir. Calismanin kisitliliklarindan biri antitrombotik/pihti onler tedavi alan hastalarin kanama komplikasyonlari acisindan izlenmemis olmasidir. Duzenli takipte olan hastalarin INR degerlerinin terapotik sinirlar icinde olma olasiligi duzenli takipte olmayan hastalara gore daha yuksek olacagindan ve bu calisma bir takip calismasi olmadigindan hastalarimizin INR kontrol durumu gercek tabloyu yansitmada yeterli olmayabilir.

Sonuc

Atriyal fibrilasyon gunumuzde halen en sik kalici ritim bozuklugu olma ozelligini surdurmektedir ve ortalama yasam suresindeki artisla beraber prevalansi artacaktir (3). AF hastalarinda tromboembolinin onlenmesi tedavinin en onemli bacagini olusturmaktadir. Yeni kilavuzlar dogrultusunda pihti onler tedavi endikasyonlarinin genislemesi hastaligin tromboemboliye bagli mortalitesini azaltmayi amaclamaktadir (3).

Arastirmamizda hastanemiz kardiyoloji polikliniginde AF tanisi ile takipte olan hastalarin onemli bir kisminin guncel kilavuzlara uygun tedavi aldigi ancak azimsanamayacak bir hasta grubunda da hala kilavuzlarin uygun sekilde uygulanmadigi saptanmistir.

Pihti onler tedavi endike oldugu halde kontrendikasyonlar nedeniyle kullanmayan hastalarin olmasi, olasi kanama riski ve tedaviye uyum sorunlari dusunulmesi nedeniyle varfarin baslanmayan hastalarin olmasi AF hastalarinda halen varfarinin yerini alabilecek guvenli, maliyet etkin, kolay ulasilabilir, yeni tedavilere gereksinim oldugunu dusundurmektedir.

doi: 10.5152/akd.2012.123

Cikar catismasi: Bildirilmemistir.

Aciklamalar

Bu calismayi desteklemek icin herhangi bir resmi bagis kurumu, hayir kurumu veya ticari bir sponsordan destek alinmamistir. Calisma Baskent Universitesi Tip Fakultesi Arastirma Kurulu onay ve destegi ile gerceklestirilmistir.

Yazarlik katkilari. Fikir--I.A.; Tasarim--I.A.; Denetleme--I.A., E.K.; Kaynaklar--B.Y., H.C., B.E.; Veri Toplamasi ve/veya Islemesi-K.Y., B.E., H.C.; Analiz ve/veya yorum--E.K., I.A.; Literatur taramasi--E.K., I.A.; Makale yazma--E.K., I.A.; Kritik inceleme--B.O., H.M.

Kaynaklar

(1.) Stewart S, Hart CL, Hole DJ, McMurray JJ. Population prevalence, incidence, and predictors of atrial fibrillation in the Renfrew/ Paisley study. Heart 2001; 86: 516-21. [CrossRef]

(2.) Go AS, Hylek EM, Phillips KA, Chang Y, Henault LE, Selby JV, et al. Prevalence of diagnosed atrial fibrillation in adults: national implications for rhythm management and stroke prevention: the AnTicoagulation and Risk Factors in Atrial Fibrillation (ATRIA) Study. JAMA 2001; 285: 2370-5. [CrossRef]

(3.) Guidelines for the management of atrial fibrillation The Task Force for the Management of Atrial Fibrillation of the European Society of Cardiology (ESC) Developed with the special contribution of the European Heart Rhythm Association (EHRA) Endorsed by the European Association for Cardio-Thoracic Surgery (EACTS). Eur Heart J 2010; 31: 2369-429.

(4.) Hart RG, Pearce LA, Aguilar MI. Meta-analysis: antithrombo-tic therapy to prevent stroke in patients who have nonvalvular atrial fibrillation. Ann Intern Med 2007; 146: 857-67.

(5.) Mant J, Hobbs FD, Fletcher K, Roalfe A, Fitzmaurice D, Lip GY, et al. Warfarin versus aspirin for stroke prevention in an elderly community population with atrial fibrillation (the Birmingham Atrial Fibrillation Treatment of the Aged Study, BAFTA): a randomized controlled trial. Lancet 2007; 370: 493-503. [CrossRef]

(6.) Wyse DG, Waldo AL, DiMarco JP Domanski MJ, Rosenberg Y, Schron EB, et al. AFFIRM Investigators. A comparison of rate control and rhythm control in patients with atrial fibrillation. N Engl J Med 2002; 347: 1825-33. [CrossRef]

(7.) Van Gelder IC, Hagens VE, Bosker HA, Kingma JH, Kamp O, Kingma T, et al. A comparison of rate control and rhythm control in patients with recurrent persistent atrial fibrillation. N Engl J Med 2002; 347: 1834-40. [CrossRef]

(8.) Roy D, Talajic M, Nattel S, Wyse DG, Dorian P Lee KL, et al. Rhythm control versus rate control for atrial fibrillation and heart failure. N Engl J Med 2008; 358: 2667-77. [CrossRef]

(9.) Stroke Risk in Atrial Fibrillation Working Group. Independent predictors of stroke in patients with atrial fibrillation: a systematic review. Neurology 2007; 69: 546-54.

(10.) Gage BF, Waterman AD, Shannon W, Boechler M, Rich MW, Radford MJ. Validation of clinical classification schemes for predicting stroke: results from the National Registry of Atrial Fibrillation. JAMA 2001; 285: 2864-70. [CrossRef]

(11.) Lip GY, Nieuwlaat R, Pisters R, Lane DA, Crijns HJ. Refining clinical risk stratification for predicting stroke and thrombo-embolism in atrial fibrillation using a novel risk factor-based approach: the Euro Heart Survey on atrial fibrillation. Chest 2010; 137: 263-72. [CrossRef]

(12.) Connolly S, Pogue J, Hart R, Pfeffer M, Hohnloser S, Chrola-vicius S, et al. Clopidogrel plus aspirin versus oral anticoa-gulation for atrial fibrillation in the Atrial fibrillation Clopidogrel Trial with Irbesartan for prevention of Vascular Events (ACTI-VE W): a randomised controlled trial. Lancet 2006; 367: 1903-12.

(13.) Connolly SJ, Ezekowitz MD, Yusuf S, Eikelboom J, Oldgren J, Parekh A, et al. Dabigatran versus warfarin in patients with atrial fibrillation. N Engl J Med 2009; 361: 1139-51. [CrossRef]

(14.) Bar-Sela S, Ehrenfeld M, Eliakim M. Arterial embolism in thyrotoxicosis with atrial fibrillation. Arch Intern Med 1981; 141: 1191-2. [CrossRef]

(15.) Morillas P Pallares V, Llisterri JL, Sanchis C, Sanchez T, Facila L, et al. Prevalence of atrial fibrillation and use of antithrombotics in hypertensive patients aged >65 years. The FAPRES Trial. Rev Esp Cardiol 2010; 63: 943-50. [CrossRef]

(16.) Heeringa J, van der Kuip DA, Hofman A, Kors JA, van Herpen G, Stricker BH, et al. Prevalence, incidence and lifetime risk of atrial fibrillation: the Rotterdam study. Eur Heart J 2006; 27: 949-53. [CrossRef]

(17.) Lloyd-Jones DM, Wang TJ, Leip EP Larson MG, Levy D, Vasan RS, et al. Lifetime risk for development of atrial fibrillation: the Framingham Heart Study. Circulation 2004; 110: 1042-6. [CrossRef]

(18.) Uyarel H, Onat A, Yuksel H, Can G, Ordu S, Dursunoglu D. Incidence, prevalence, and mortality estimates for chronic atrial fibrillation in Turkish adults. Turk Kardiyol Dern Ars 2008; 36: 214-22.

(19.) Contreras R, Wong ND, Petitti D. Diabetes registry report 1994-1997. Regional, MSA, and medical center specific data. Kaiser Permanente Internal Publication; 1998.

Emir Karacaglar, Ilyas Atar, Begum Yetis, Hafize Corut, Burcu Ersoy, Kerem Yilmaz, Bulent Ozin, Haldun Muderrisoglu

Baskent Universitesi Tip Fakultesi, Kardiyoloji Anabilim Dali, Ankara- Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Emir Karacaglar, Fevzi Cakmak Cad. No: 45 Baskent Universitesi Tip Fakultesi Hastanesi, Kardiyoloji Anabilim Dali, 06490 Bahcelievler, Ankara-Turkiye Tel: +90 312 212 68 68 Faks: +90 312 223 86 97 E-posta: dremirkaracaglar@hotmail.com

Bu calismanin bir kismi 26. Ulusal Kardiyoloji Kongresi nde "Sozlu bildiri" olarak 24 Ekim 2010, Istanbul'da sunulmustur.

Kabul Tarihi/Accepted Date: 07.03.2012 Cevrimici Yayin Tarihi/Available Online Date: 07.05.2012
Tablo 1. [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skorlama sistemi ve
antitrombotik--pihti onler tedavi onerileri (11)

Risk faktoru Puan

C Konjestif kalp yetmezligi 1
 Sol ventrikul fonksiyon bozuklugu
H Hipertansiyon 1
A2 Yas ([greater than or equal to] 75 yil) 2
D Diyabetes mellitus 1
S2 Inme/ TIA/ Sistemik emboli 2
V Vaskuler hastal?k (Eski MI, PAH, 1
 aortada plak)
A Yas (65-74 arasi) 1
SC Cinsiyet kategorisi (Kadin cinsiyet) 1

[CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skoru Oneri

[greater than or equal to] 2 Agizdan pihti onler

1 Agizdan pihti onler veya
 aspirin (75-325 mg)
 Ilk Tercih: Agizdan pihti onler
0 Aspirin (75-325 mg) veya
 antritrombotik tedavi verilmemesi
 Ilk Tercih: Antritrombotik tedavi
 verilmemesi

ESC Atriyal fibrilasyon tedavi kilavuzundan (3) uyarlanmistir
MI--miyokart enfarktusu, PAH--pulmoner arteriyal hipertansiyon,
TIA--gecici iskemik atak

Tablo 2. Hastalarin klinik ozellikleri ve tromboemboli risk
faktorleri

Hastalarin klinik ozellikleri n = 432 %

Yas; >75 yil 180 41.6
 65-75 yil 128 29.6
Cinsiyet; Kadin 253 58.5
 Erkek 74 41.5
Klinik; Paroksismal 121 28
 Persistant 130 30
 Kalici 181 41.8
 Ilk basvuru 82 18.9
 Takipli hasta 350 81
 Tirotoksikoz 36 8.3
 Kalp yetmezligi 149 34.4
 Diyabet 112 25.9
 Hipertansiyon 311 71.9
 Koroner arter hastaligi/Periferik 134 31
 arter hastaligi
 Inme/Gecici iskemik atak 74 17.1

Veriler sayi ve yuzde olarak sunulmustur

Sekil 1. [CHA.sub.2][DS.sub.2]VASC skoruna gore hasta dagilimi
Veriler yuzde olarak sunulmustur

[greater than or equal to] 2 RF %87
1 %9
0 %4

RF--risk faktor

Note: Table made from pie chart.
COPYRIGHT 2012 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2012 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

 
Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Original Investigation/Ozgun Arastirma
Author:Karacaglar, Emir; Atar, Ilyas; Yetis, Begum; Corut, Hafize; Ersoy, Burcu; Yilmaz, Kerem; Ozin, Bulen
Publication:The Anatolian Journal of Cardiology (Anadolu Kardiyoloji Dergisi)
Article Type:Clinical report
Date:Aug 1, 2012
Words:3763
Previous Article:Quantitative assessment of the left atrial myocardial deformation in patients with chronic mitral regurgitation by strain and strain rate imaging: an...
Next Article:Ultrasound evaluation of the inferior vena cava collapsibility index in congestive heart failure patients treated with intravenous diuretics: new...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2018 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters