Printer Friendly

The first urban arrangement of Kayseri in the republican period: Caylak plan 1933/ Kayseri'nin cumhuriyet donemindeki ilk kent duzenlemesi: 1933 caylak plani.

1933 PLANI ONCESI KAYSERI KENTI MEKANSAL DURUMU

Turk kent planlamasinin baslangici, Tanzimat Donemi'ne kadar goturulebilir. Bu donemde Osmanli sehirciligi geleneksel kaliplarinin disina cikarak, yeni bir evreye girmistir. Tanzimat Fermani'nin 1839 yilinda ilani, yeni evreye geciste (Akture, 1978, 40; Quataert, 2006, 447; Tanor, 2005, 75; Yerasimos, 1996, 1) bir milat, bir kilometre tasi olarak kabul edilmektedir.

Osmanli Devleti icin degisimin yolu, Batililasmadan ve modernlesmeden geciyordu. Batili ve modern kent bicimlenmesi ise o donemde Avrupa'da ve ozellikle Paris'te yasaniyordu. Fransa'da baslayip Latin Amerika ve Uzak Dogu'ya sicrayan ve butun dunyayi saran "Parislesme" (Parisisation) hareketi (Yacobi and Shechter, 2005, 499-515; Bauer, 2001, 150-66), kisa zaman sonra Osmanli ulkesini de cemberi icerisine almistir. Boylece Osmanli kentlerinin Parislestirilmesi icin 1860 sonrasinda Haussmann tarzi uygulamalara baslanmistir. Yeni donemde Istanbul, Kahire, Izmir, Bursa, Edirne, Selanik, Beyrut, Mersin vb. Osmanli Devleti'nin buyuk kentlerinin fiziki peyzaji, goreceli olarak degisim surecine girmistir. Baska bir ifadeyle, Tanzimat sonrasi yasanan degisimler, oncelikli olarak Osmanli'nin kozmopolit yapiya sahip, Avrupa ile ticari iliskide bulunan kentlerini etkilemistir. Diger taraftan Tanzimat'tan Cumhuriyet'e kadar Osmanli'nin Ankara, Gaziantep, Konya, Kayseri, Diyarbakir, Erzurum gibi eski ticaret merkezlerinde mekAnsal yapi degisimi daha gec, daha yavas ve daha sinirli gerceklesmistir.

Dusunulen imar hareketlerini gerceklestirebilmek icin gerekli olan imar hukuku altyapisi, yine bu yillarda olusturulmustur. 17 Mayis 1839 tarihli "Ilmuhaber" ve 13 Mayis 1848 tarihli ilk "Ebniye Nizamnamesi ve Ebniye Beyannamesi" sadece Istanbul icin gecerli iken (Yerasimos, 1996, 2), 1863 yilinda yayinlanan "Turuk ve Ebniye Nizamnamesi" tum Osmanli topraklarinda uygulamaya konulmustur (Tekeli, 1996, 24). 1882 yilinda yayinlanan "Ebniye Kanunu" ise 1933 yilinda Belediye Yapi ve Yollar Kanunu kabul edilene kadar, yaklasik 50 yil yururlulukte kalmistir. Baslangicta Osmanli'da kent planlari, kent butunune yonelik olarak duzenlenmemislerdir. Planlar genellikle yangin yerlerinin yeniden imara acilmasi ve gocmenlerin yerlestirilmesi icin hazirlanmislardir. Bu planlarda Batili orneklerde oldugu gibi agaclikli genis bulvarlara ve bulvarlarin kenarlarinda dizi halinde siralanan binalara yer verilmistir. Ebniye Kanunu'nda yer alan rihtimlarin acilmasi, dar sokaklarin genisletilmesi ve cikmazlarin kaldirilmasi gibi kararlar genis olcekte, Cumhuriyet Donemi'nde uygulamaya konulabilmistir. Batili kent modelinin uygulamaya gecirilmesiyle, Osmanli kentlerinin geleneksel dokulari, buyuk olcude tahrip edilmistir. Bu tahrip sureci cagdaslasmanin ve degisimin bir geregi olarak gorulmustur. Bu cercevede Istanbul icin ilk plan, 1839 yilinda Von Moltke tarafindan cizilmistir (Celik, 1996, 84). Luigi Storari 1854 yilinda Aksaray'in yangin yerleri icin ve 1854 yilinda Izmir kenti icin birer plan hazirlamistir (Atay, 1998, 23). Ayrica 1861 yilinda Bursa ve 1898 yilinda Edirne icin kent planlari tasarlanmistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

[ILLUSTRATION OMITTED]

Tanzimat'in kent reformlari, diger Osmanli kentleri gibi 19. yuzyilin son ceyreginde Kayseri kentinin fiziksel dokusunu ve mimarligini da etkilemeye baslamistir. Burada uc yeni oge veya aktor, Kayseri kentinin yeniden bicimlenmesinde etkili olmustur (Resim 1)(1). Bunlardan birincisi, merkezilesme egilimi artan Osmanli Devleti'nin yeni tasra burokrasisidir. Tanzimat sonrasinda 1839-1909 yillari arasinda, Osmanli Kayseri'sinde mutasarriflar tarafindan yapilan imar isleri incelendiginde; 1870 yilinda yanan Kayseri Kapali Carsisi yeniden yapilmis, camilere minareler eklenmis (Ahmet Nazif, 1987, 14-41), Belediye Binasi, Askerlik Dairesi, Askeri Hastane, Resadiye Karakolu, Vilayet Binasi ve Saat Kulesi insa edilmistir. Egitim alaninda ise Ahmet Pasa Iptidai Mektebi ve Kayseri Lisesi hizmete sunulmustur. Ayrica 1896 yilinda Ankara-Kayseri yolu ve 1905 yilinda Nigde-Kayseri yolu imar edilmistir. 26 Agustos 1909 tarihinde Kayseri'ye mutasarrif olarak atanan Muammer Bey doneminde ise kent merkezindeki tabakhaneler kaldirilmis, Iptidai Muallimi ve Inas Rustiyesi gibi egitim tesisleri acilmis, ilk modern hastanenin temeli atilmis, genclere tiyatro calismalari yaptirilmis, belediye ile birlikte iki halk bahcesi (Gultepe ve Setenonu) olusturulmus (Caliskan, 1995, 51-2), Istanbul Caddesi 16 metreye, Sivas Caddesi 12 metreye genisletilmistir (Resim 2). Genisletilen bu caddeler uzerinde bulunan mezarliklar kaldirilmis ve yollarin kenarlarina tek sira agac dikilmistir.

Ikinci oge belediyedir. 1871 kurulan Kayseri Belediyesi'nin ilk baskani Mollaoglu Mustafa Aga doneminde (1871-1881) Seyyid Burhanettin Mezarligi duvarla cevrilmistir. Ikinci baskan Tavlusunlu Mehmet Ali Efendi doneminde (1881-1901) bugunku Cumhuriyet Meydani'nin bir kismi kamulastirilarak Millet Bahcesi yapilmistir. Bu alana iki katli bir yapi yapilmis ust kat otel, alt kat belediye eczanesi ve lokanta olarak hizmete sunulmustur. Mehmet Ali Efendi'nin olumu uzerine oglu Mustafa Hilmi Bey belediye baskanligina (1901-1906) atanmistir. "Belediye Meclisi" ve "Encumen Uyeligi" ilk kez bu donemde tesekkul etmistir. Belediye bunyesinde fen isleri, temizlik, carsi agaligi ve tulumbacilik teskilati olusturulmustur. 1906-1908 yillari arasinda Filintenin Sih Ibrahim Efendi, 1908-1909 yillari arasinda Feyzizade Feyzullah Efendi belediye baskanligi gorevinde bulunmuslardir (Caliskan, 1995, 15-49). Imamzade Mehmet Bey Kayseri Belediye'sine secimle gelen ilk baskandir. 1909-1914 yillari arasinda baskanlik yapan Imamzade Mehmet Bey, Mutasarrif Muammer Bey ile pek cok imar girisimine imza atmistir. Ahmet Rifat Calika (Guler, 1996, 194) ise savas yillarinda baskanlik yapmistir. Calika doneminde (1914-1919) gerceklesen imar girisimlerinin en onemlisi 1916'da Kale Mahallesi'ndeki Turk evlerinin bosaltilmasi, yikilmasi ve burada yasayan Turklerin, tehcirle gonderilen Ermenilerin bos evlerine yerlestirilmesidir. Yine bu donemde Hunat Camisi'nin kuzeyindeki mezarlik kaldirilmis, Ok Burcu'ndaki medrese yiktirilmis, bu alanda meshur Kagni Pazari olusturulmustur. Kalenin etrafindaki hendeklerin bir kismi doldurulmus ve kalenin hukumet binasina bakan yuzune Sule Parki yapilmistir (Caliskan, 1995, 57).

Ucuncu oge ise Osmanli kentlerinde ticaret yaparak zenginlesen yabanci tuccarlar ve ozellikle onlarin yerel is ortaklariydi. Ondokuzuncu yuzyilin son ceyregine kadar geleneksel Kayseri evleri arasinda gorsel ve mekAnsal duzenleme acisindan belirgin bir fark gozlenmiyordu. Gerek duyuldukca avlulu evin bir kenarina yeni bir mekAn ilave edilerek, yapinin buyumesi saglanabiliyordu. Ondokuzuncu yuzyilin sonlarinda, cogunlugunu gayrimuslimlerin olusturdugu varlikli bir kesimin ortaya cikmasi ile konut, gorselligi ve zenginligi yansitan bir arac haline gelmistir (Imamoglu, 2006, 24). Bu varlikli kesim, yasadiklari mahallelerde Avrupai konutlar yaparak, kent imgesinde degisimi hizlandirmistir. Kentin ozellikle guney mahallelerinde, gosterise agirlik veren, disa donuk, ev ici konforu artiran (musluklu su depolarina sahip, daha fazla pencereli, kosklu, tuvaletli, somineli vb.) ve eklenti yapildiginda butunlugu bozulan yeni konutlar insa edilmistir.

Birinci Dunya Savasi sirasinda memleketin diger kentlerinde oldugu gibi Kayseri'de de iktisadi bakimdan zorluklar gorulmeye baslamis, tarim uretimi azalmis, artan askeri gereksinimlerin karsilanmasi bile zorlasmistir (Beyoglu, 1998, 86). Kent, 1915 yilinda el becerileri en ust seviyede olan Ermeni toplumunu, 1924 yilinda da yine onemli toplumsal zenginliklerinden biri olan Ortodoks Rum toplumunu kaybetmistir. Anadolu'da yuzyillardir ticaret merkezi olan Kayseri'den Ermenilerin ve Rumlarin ayrilmalari, kentin ticaret ve zanaat gucunu felce ugratmistir (Kars, 1993, 5). Diger taraftan Rus isgali nedeniyle dogu illerinden gelen gocmenler, savaslara gidip donmeyen Kayseri gencleri, Kayserili Rumlarin yerine gelen mubadiller ile kentin sosyal yapisi onemli oranda degismistir (Imamoglu, 1996, 121-2). Kayseri I. Dunya Savasi'na 56000 nufusla girmis, 1927 yilina 39134 nufusla cikmistir.

Cumhuriyet'in ilan edildigi gunlerde kentin mekAnsal yapisi ise tam bir harabe gorunumundedir. Bu acidan bakildiginda, Kayseri kentinin bugunku gelismislik duzeyine kavusmasi, Cumhuriyet Donemi'nde gerceklesmistir. Bu dogrultuda ilin sinirlari genisletilerek nufusu buyutulmus, 1926 yilinda Tayyare Fabrikasi kurulmus (Resim 3), 1927 yilinda Ankara-Kayseri demiryolu hatti hizmete girmis, 1932 yilinda Kayseri'nin Ulukisla demiryolu ile baglantisi saglanmis ve 1935 yilinda da Sumerbank Bez Fabrikasi kurulmustur (Resim 4).

Ote yandan, 1932 yilinda kentin mevcut durumu incelendiginde; evlerin harap durumda oldugu, anitsal yapilarin bakimsiz veya yikilmis oldugu, suyun cesmelerden saglandigi, kanalizasyon sisteminin hic bulunmadigi, mahallelerin yarisinin elektrikten yoksun bulundugu ve sadece dogu-bati istikametinde Istanbul-Sivas caddeleri ile kuzey-guneybati istikametinde Istasyon-Talas caddelerinin genisletilebildigi bir Kayseri ile karsilasilmaktadir. Imar Muhendisi Burhanettin'in ifadesiyle,

"Kayseri sehrini teskil eden ev, dukkAn gibi mebani [yapilar], simdiye kadar yonu tabir edilen kesme kalip taslarin bir biri uzerine ve yan yana ilave edilmesinden ve uzerlerinin kavak agaci ve toprak tabakasiyla ortulmesinden ibaret, ekseriyetle maili inhidam [yikilmaya yuz tutmus] ve gayri kabili [uygun olmayan] imar bir halde... sokak ve ada taksimati da tamamen gayri fenni ve inkisafa [gelismeye] gayri musait idiler." (TCBCA, 1933)

Tipki Muhendis Burhanettin gibi Kayseri Gazetesi kose yazarlarindan Seyfi Ekrem 2 Subat 1932 tarihli "Oktorvadan mal kacirmak.." baslikli yazisinda imara iliskin beklentisini soyle ifade etmektedir:

"Bu memleketin evladi olanlarin hepsinin de Kayseriyi bu harap halde ve bu harap halin devam ettigini gordukce elbette yuregi sizlar. Hepimiz isteriz ki: Kayseri de diger memleketler gibi imar edilsin ve mamur bir sehrimiz olsun. Zaman zaman Kayseriye ugrayan muhabirlerin buradan dondukten sonra gazetelerine Kayseri hakkinda tenkitkar cumlelerle dolu makaleler yazdiklarini goruyoruz. Bu tenkitlerin bazilari mubalagali ve fakat bazilarinin da cok dogru yazildigini soylemekten kendimizi alamayacagiz. Orta Anadolunun en eski bir sehri olan Kayserimizin tenkitlere maruz kalmasini tabiat ile gonul arzu etmez. Kayserimizin bir an evvel imari en birinci dileklerimiz arasindadir." (Kayseri Gazetesi, 2 Subat 1932).

Devleti yonetenler, kamuoyunun beklentisini karsilamak uzere Nazmi Bey'i (Toker), (1875-1956) Kayseri Valiligine atamislardir. Malatya (1927-1930) ve Gaziantep Valilikleri (1930-1932) sirasinda somut bir varlik gosteremeyen asker kokenli idareci Nazmi Bey, 25 Agustos 1932 tarihinde Kayseri'deki gorevine baslamistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

[ILLUSTRATION OMITTED]

O gunlerde kimin Belediye Baskani olacagi konusunda Belediye Meclisi'nde yogun tartismalar yasanmakta idi. Bu gorev bir bucuk yil Il Mektupcusu Ali Neset Katircioglu ve Belediye BaskAtibi Seyfi Ekrem Cetinel tarafindan vekAleten yurutulmustur. DAhiliye VekAleti yasanan soruna el atmis ve belediye baskanligi gorevini 28 Mayis 1933 tarihinde Vali Nazmi Toker'in uhdesine vermistir. Zaten vali ve belediye baskanligi yetkilerinin ayni kiside toplanmasi, 1926 yilindan beri Istanbul'da Muhittin Ustundag ve 1929 yilindan beri Ankara'da Nevzat Tandogan ile denenmekte olan bir yonetim seklidir. Nazmi Toker, dort yillik Kayseri valiligi ve uc yillik belediye baskanligi sirasinda giristigi 'Imar Hareketi" ile Kayseri'de unutulmaz izler birakmistir. Caliskan'a gore, "Nazmi Toker, cok caliskandi, yorulmak nedir bilmezdi. Sehirde genis capli bir imar faaliyetine giristi. Bastonla isaret ettigi yer, mutlaka yikilirdi. Bu bakimdan Bastonlu Vali diye de anilmaktadir." (Caliskan, 1995, 107).

Nazmi Toker'in, bu genis capli imar hareketini gerceklestirirken, yeni hazirlattigi bir kent planindan yararlanmistir. Bu plan, bu zamana kadar arastirmacilarin dikkatini cekmemistir. Bu makalede "Caylak Plani" olarak adlandirilan bu plan (2), Vali-Belediye Baskani Nazmi Toker'in 1933-1936 yillari arasinda baslica imar uygulama kilavuzu olmustur.

KAYSERI'NIN 1933 TARIHLI ILK IMAR PLANI

933 yilinda Kayseri'nin ilk planini hazirlayan Burhanettin Caylak hakkinda bilinenler oldukca sinirlidir. Adinin gectigi ilk kaynak Kemalettin Karamete'nin 1934 yilinda yayinladigi "Erciyes Kayseri'si ve Tarihine Bir Bakis" adli kitabidir. Karamete'nin kitabinda (1934, 24) "Son zamanlarda Ankara'da Imar Mudurlugu Sehircilik Muhendislerinden Turkiye'de bircok sehirlerin planini yapan Kayserili Burhanettin Bey belediyeye asri Kayserinin istikbalde alacagi seklin planini yapmaktadir." cumlesi yer almaktadir. Diger taraftan 4 Nisan 1935 tarihli Kayseri Gazetesi'nde "Belediyenin Calismasi" baslikli yazida, sehir planinin "hemsehrimiz" ve "muhendis Burhan Caylak" tarafindan bitirilerek belediyeye teslim edildigi ifadeleri gecmektedir. Ucuncu bilgi ise 6 Kasim 1933 tarihinde DAhiliye VekAleti [Icisleri Bakanligi] Yuksek Makamina gonderilen bir yazida gecen "Imar Muhendislerinden" ibaresi ve hemen altinda yer alan "Burhanettin" imzasidir. Ayrica bu yazinin ekinde yer alan 2 no'lu Kayseri haritasinda "Burhanettin" imzasi vardir (TCBCA, 1933). Diger taraftan 29 Ekim 1946 tarihli Kayseri Gazetesi'nde yer alan "Kayserinin Imar Meselesi" baslikli yazida, 1935-1936 yillarinda "sehrin mustakbelini gosterir plan 1/2000 mikyasinda olarak muhendis Burhanettin Caylak tarafindan yapilmistir" cumlesi gecmektedir.

Planci ile ilgili bu kesin bilgiler disinda, kesin olmamakla birlikte iki yerde daha adina rastlanmaktadir. Bunlardan birincisi 1929 yilinda Ankara sehri imar plani yarismasi icin olusturulan 26 kisilik juri listesinde "Muhendis Burhanettin" adli birinin bulunmasidir (Tankut, 1993, 75). Ikincisi ise 1932 yilinda "Surayi Devlet Tanzimat Dairesi"nde "Yapi ve Yollar Kanunu Layihasi" incelenirken, tasariyi hazirlayan DAhiliye VekAleti Imar Muduriyeti'nden davet edilip, gorusunden yararlanilan kisinin "Imar Muhendisi Burhan Bey" olmasidir (TBMM Zabit Ceridesi, 10 Haziran 1933). Dolayisiyla cesitli belgelerde gecen "Imar Muhendisi Burhan Bey", "Muhendis Burhanettin" ve "Burhanettin Caylak" ayni kisi olmalidir. Buna bagli olarak, plani tasarlayan Burhanettin Caylak Kayserili olup Ankara'da yasayan ve imar islerinden anlayan bir muhendistir.

Turkiye'de o yillarda yabanci mimar ve sehircilik uzmanlariyla kentlerin sorunlarinin cozulmesi egilimine aykiri olarak, Kayseri'nin mimar olmayan, fakat imar islerinden anlayan bir Turk muhendisine planlatilmasi, dikkat cekicidir. Nazmi Toker, Ankara ile iyi iliskiler icinde olan bir vali olarak, devleti harekete gecirerek, yabanci bir sehircilik uzmanina Kayseri'nin planlarini rahatlikla yaptirabilirdi. Anlasilan ne Kayseri kamuoyunun ne de Vali-Belediye Baskani Nazmi Toker'in kentin imarini ertelemeye zamanlari yoktur. Ustelik girisilecek imar operasyonunun kapsami, plan henuz hazirlanmadan belli gibidir. Buna karsin Cumhuriyet Donemi kanunlari (14.4.1930 tarihli 1580 sayili Belediye Kanunu, 6.5.1930 tarihli 1593 sayili Umumi Hifzisihha Kanunu ve 1933 tarihli 2290 sayili Belediye Yapi ve Yollar Kanunu) ve mahkeme kararlari, cok ozel durumlar disinda plan olmadan kentlerde imar hareketlerine artik izin vermemektedir. Bir baska ifadeyle, Nazmi Toker'in Kayseri'de caddelerin genisletilmesi, yeni bulvarlarin acilmasi ve meydanlarin olusturulabilmesi icin kisa zamanda hazirlanacak bir plana gereksinimi vardir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Bu sabirsizligin en acik gostergesi, 1/2000 ve 1/500 olcekli planlarin hazirlanmasini beklemeden, 1/8000 olcekli sematik bir plan ile imar operasyonuna baslanilmasidir. Nitekim 1/2000 olcekli asil plan Nisan 1935'te hazirlanmis, 19 Eylul 1935 tarihinde belediyeye sunulmustur. Bu plan, Nazmi Toker Sivas Valisi olarak atanmadan yaklasik dort ay once 22 Nisan 1936 tarihinde DAhiliye VekAleti'nce onaylanabilmistir (3). Uygulamaya esas olacak 1/500 olcekli plan ise hicbir zaman hazirlanmamistir.

DAhiliye imar muhendislerinden Burhanettin'in, 6 Kasim 1933 tarihinde DAhiliye Vekili Sukru Kaya'ya ilettigi raporda yer alan asagidaki aciklama, avan projenin onayinin beklenmeden, imar uygulamalarinin baslatildigini gostermektedir.

"Gordugum faaliyet sahasinda yapi ve yollar kanunu ahkAmina [hukumlerine] tevfikan [uygun olarak] maili inhidam [yikilmaya yuz tutmus] ve gayri kabil [uygun olmayan] imar aksamdan [kismindan] sehrin temizlenmekte oldugu ve tanzim edilen merbut [ilisik] mustakbel sehir planinin hututu [siniri] esasiyesi dAhilinde sokaklarin insa ve yeni tarzda mebaninin [binalarin] ilave edilmekte oldugu memnuniyetle gorulmustur. Bugunku faaliyetin teksif [yogunlastigi] edilmis oldugu mahaller merbut haritalarda vazihan gosterilmis olup vilayet ve belediyece mulk sahiplerinin ayrica muhtel maddi tarzlarda tatmin edildikleri gorulmus, bircok takdirkArlara tesaduf edildigi halde sikayet edene rastlanmadigi hurmetle arz olunur efendim." (TCBCA, 1933)

Ayrica 29 Ekim 1933 tarihli Kayseri Gazetesi'nde yer alan "... muhtelif caddelerin tevsihine girisilerek bircok caddeler acilmis, hulasa sehrin en medeni ve en asri bir sehir halini almasi esbabi temin edilmistir ..." cumlesi, henuz Caylak Plani onaylanmadan uygulamanin basladigini gosteren, bir baska kanit sayilabilir.

Vali-Belediye Baskani Nazmi Toker'in Imar Muhendisi Burhanettin Caylak'a hazirlattigi bu ilk imar planinin icerigini ve sonuclarini ortaya koyabilmek icin a) 1/8000 olcekli "Kayseri Sehrinin Mustakbel Plani", b) "Avan Projenin Muhtasar Izahnamesi", c) 7 Kasim 1933 tarihli Belediye Meclisi karari, d) 1/2000 olcekli "Kayseri Sehrinin Mustakbel Sehir Planina Ait Izahname", e) Nafia Vekaleti Sehircilik Fen Heyetinden Y. Muh. Celal Ulusan ve Y. Muh. Fikri Alpay'in 5 Agustos 1939 tarihinde tamamlamis olduklari rapor birlikte ele alinmalidir (4).

1/8000 olcekli Caylak Plani'nin aciklama raporunda, planin hazirlanis yontemi ve amaci ortaya konulmustur. Buna gore amac, mevcut ve gelisme alanlari olarak belirlenen bolgelerde kolay uygulama yapabilmektir. Bunun icin oncelikle, kendisi tarafindan kentin mevcut ve gelisme alanlarinin 1/8000 olceginde halihazir haritasi hazirlanmis, daha sonra bu halihazir haritaya istinaden avan proje duzenlenmistir. Bu noktada uc onemli durumun acikliga kavusturulmasi gerekmektedir. Birincisi, kendisi Kayseri icin sifirdan bir halihazir harita hazirlamamistir. Halihazir harita aslinda, Galatasaray Kopruler ve Yollar Muhendisligi'nden diplomali Jean S. Euthychides tarafindan 1882 yilinda cizilmistir (Eravsar, 2000, 337). Euthychides haritasindan yararlanan Muhendis Sureyya 1923 yilinda kentin halihazir haritasini yeniden cizmistir. Albert Gabriel, Euthychides ve Sureyya haritalarindan yararlanarak 1931 yilinda Kayseri Anitlari Haritasi'ni olusturmustur (Gabriel, 1931, 17). Dolayisiyla Burhanettin Caylak, Euthychides, Sureyya ve Gabriel haritalarindan yararlanarak kendisine 1/8000 olcekte bir altlik olusturmustur (Resim 5). Ikinci onemli durum, plana altlik olarak duzenledigi haritaya es yukselti egrilerini, mevcut binalari ve kadastral durumu islememistir. Ucuncusu ise Caylak, 1/8000 olcekli planinda, kendisinin hazirladigini ifade ettigi halihazir haritayi dahi altlik olarak kullanmamistir. Bu sorunlar birlikte ele alindiginda Caylak Plani'nin sematik bir plan olarak degerlendirilmesi uygun olacaktir.

Caylak Plani'nin (Resim 6) incelenmesinde farkli tekniklerden yararlanilabilir. Bu calismada konunun daha iyi anlasilmasini saglayabilmek icin, kendisinin de raporlarinda ele alis bicimine uygun olarak, on baslik belirlenmistir. Bu basliklar; plan nufusu, konut alanlari, ulasim, ticaret alanlari, sanayi alanlari, korunmasi kararlastirilan mimari eserler, idari tesisler, egitim tesisleri, yesil alanlar ve diger plan kararlarindan olusmaktadir.

PLAN NUFUSU

Belediye Yapi ve Yollar Kanunu'nun 4. maddesinde planlarin, elli yil icin duzenlenmesi ve nufus kestiriminin elli yila gore yapilarak, kentin imar sahasi buyuklugunun belirlenmesi ongorulmustur. Baslangicta Kayseri Belediyesi, planciya herhangi bir nufus verisi ve tahmini vermemistir. Caylak, 1933 plan raporunda, Kayseri nufusunun 40.000 oldugundan hareketle "imar sahasina vusatini tesbite esas olmak uzere bugunku miktari mustakbel nufus olarak kabul ettim" ifadesini kullanmistir. Dolayisiyla bu plan, kent nufusunun sabit kalacagi varsayimi uzerine hazirlanmistir. Diger taraftan, 7 Kasim 1933 tarihli Kayseri Belediye Meclisi kararinda, plancinin dikkate almasi istenen on iki konu belirlenmis ve bu konulardan biri de, planin nufus kabulune iliskindir. Meclis kararinin 2.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Maddesinde bu konu "Kayseri nufusu halen elli uc bin kusurdur. Ona nazaran mutalaasi ve haritada nazari itibara alinmasi lazimdir" seklinde ele alinmistir. Buna bagli olarak plan icin Caylak'in 40,000 nufus kabulu yetersiz bulunmustur.

19 Eylul 1935 tarihli 1/2000 olcekli esas plana eklenen "Kayseri Sehrinin Mustakbel Sehir Planina Ait Izahname" de planci, 1933 yilinda hazirlamis oldugu avan projeyi, aslinda 50.000 nufusa gore tanzim ettigini savunmustur. Gecen iki yilda Mensucat Fabrikasi'nin sehrin nufusunu artirdigindan hareketle, kati planlari (1/500 olcekli planlari) duzenlerken, nufusu 60.000 olarak alacagi konusunda, Vilayet ve Belediye Baskanligi ile anlasmaya varildigini yazmistir. Ayrica gelisme olanaklari dusunulurken, Kayseri'nin gecmiste yuz binden fazla nufusa sahip olmasinin da goz onunde bulunduruldugu belirtilmistir.

Nufusla iliskili olarak 1933 plan raporunda gecen, diger onemli bir aciklama da, Kayseri'yi beser bin nufuslu sekiz mahalleye ayirma kararidir. Planci bu mahalle sinirlari icin Belediye'ye ayri bir plan sunacagini belirtmistir. 1935 plan raporunda ise yeni nufus kabulunu 60.000 olarak aldigindan, bu kez kenti on iki mahalleye ayiracagindan ve bu mahalleleri gostermek uzere Belediye'ye yine ayri bir plan sunacagindan bahsetmistir. Caylak'in kenti planda mahallelere ayirma yaklasiminin iki esin kaynagi dusunulebilir. Bunlardan birincisi, 1920'lerden sonra ozellikle ABD'de uygulanmaya baslanan ve daha sonra tum dunyaya yayilan "Komsuluk Birimi" (Neighborhood Unit) yaklasimi, ikincisi de Ankara planinda Jansen'in sehri 18 bolgeye ayirma yaklasimi olabilir. Birincisinin gecerli olmasi, daha yuksek bir olasilik gibi gozukmektedir, cunku hazirlayacagini ifade ettigi mahalle taksimat planinda "hem mahalle carsi vaziyetlerini ve hem de mektep mahallerini ayri ayri gosterecegim" ifadesini kullanarak, bir bakima komsuluk birimi fikrini nasil uygulayacagina, aciklik getirmistir. Ustelik bu fikri, Kayseri'de bir adim daha ileriye goturdugu raporunda gecen asagidaki paragraftan anlasilmaktadir;

"Bu 12 mahallenin sehir dAhilinde yekdigerinden kolayca tefriki [ayirt edilebilmesi] icin badana renklerinin, sokak levhalarinin birbirinden ayirtli olmasi ve diger munasip suretlerde isbu mahallerin 12 muhtelif karakter ve manzara arz etmesi sayani arzudur. Bu noktanin mahalle sakinleri arasinda bedii rekabeti tevlit [olusturdugundan] ettiginden hissi terbiyevi [egitim] ve ictimai [toplumsal] faideleri vardir." (Caylak Raporu, 1935)

KONUT ALANLARI

Konut alanlariyla ilgili kararlar, gerek 1933 avan proje raporunda, gerekse 1935 esas plan raporunda ikinci sirada yer almaktadir. Avan proje raporu incelendiginde, konut alanlariyla ilgili kararlarda Ankara Lorcher ve Jansen planlarinin (Cengizkan, 2004; Tankut, 1993) etkisi gozlenmektedir. Ankara planlarinda oldugu gibi "Eski Sehir" ve "Yeni Sehir" olarak nitelenen iki farkli bolge tanimlanmistir. Bu bolgeleme, gercekte yapay bir yaklasimdir. Iki bolgeli kent (Yeni Sehir-Eski Sehir) gerek Caylak Plani doneminde gerekse Oelsner-Aru Plani doneminde, Kayseri'de benimsenmemistir. Sumerbank Kayseri Bez Fabrikasi ile birlikte 1934 yilindan itibaren olusturulan Sumer Yerlesmesi, kisa bir donem icin herhangi bir plan karari olmadan "Yeni Sehir" niteligi kazanmistir. Bununla birlikte, Kayseri geleneksel dokusunun ozellikle 1950 sonrasinda yikma ve yeniden imar etmeye dayali tam bir yenilemeye tabi tutulmasi ile iki yerlesme arasindaki bicimsel ve donemsel fark ortadan kalkmis, hatta merkez ya da plandaki nitelemesiyle eski kent, zamanla Sumer Yerlesmesi'nden daha yeni bir kent imgesine sahip olmustur.

Aslinda Caylak Plani'nda "Yeni Sehir" olarak belirtilen kisim, kuzeydeki gelisme alanidir. Yeralti su seviyesinin yuksek olmasi (-0.80 ve -2.00 m) nedeniyle, yapi yapmaya elverisli olmayan bu alan, istasyon bu yonde oldugu icin tercih edilmis olmalidir. Tipki Orta Avrupa'da oldugu gibi, kentin modernlesen bolumu, merkezden istasyona uzanan Ataturk Bulvari ve Istasyon Caddesi boyunca olusacaktir. Bu amacla, Hacikilic Camisi'nin devamindaki geleneksel dokunun bazi adalari yok sayilarak, 140 metrelik bir gecis bandi birakilmis, sonrasinda 450 metre genisliginde ve 950 metre uzunlugunda kuzey gelisme alani olusturmustur. Ayrica Caylak, Yeni Sehir bolgesinde arzu ettigi yapilasmayi, 1/8000 olcekli planda gostermistir. Planda Ataturk Bulvari ile Istasyon Caddesi arasinda kalan alanda bitisik nizamda, bu yollarin disinda kalan gelisme alanlarinda ise 2 katli villa ve sayfiye evi seklinde olmasi kararlastirilmistir. Caylak'a gore "buralarda yeni zevkleri tatmin edecek tarzi mimaride binalarin bulunmasi sarttir".

1933 Caylak Plani'nda "Eski Sehir" olarak nitelendirilen geleneksel doku adeta yok sayilmis, bos tarla gibi imar edilmistir. Planci raporunda bu yaklasimini "Bittabi bu hasvolacak eski sehir kisminin insaat ve tamirat izni vermeyub tetricen tanzim ve tesviye etmek icap eder" seklinde ifade etmistir. Dolayisiyla geleneksel dokuda onarima dahi izin verilmeyerek, plandaki kati geometrik dokuya gecis amaclanmistir. Sematik plan incelendiginde, Belediye Yapi ve Yollar Kanunu'nda belirtilen olcutler cercevesinde cikmaz yollarin ortadan kaldirildigi, organik dokudaki adalarin yerine dik acili adalar olusturuldugu, konut bolgelerinde 50x150 veya 80x250 m, ticaret bolgelerinde ise 25x75 veya 50X150 olculerinde adalar meydana getirildigi gorulmektedir. Caylak, bu durumu raporda su sekilde aciklamistir;

"... eski sehir kismini yapi ve yollar kanununa en fazla uyacak vechile [sekilde] adalara taksim ettim. Yeni bir veya birkac eski adalari birlestirerek bir yeni ada olarak kabul ettim. Bu yeni adalar arasindaki yollar 9.5 m genisliginde araba munakalatina piyade ihtiyacina ayni zamanda musait yollar olub sehir bunyesine kafi ve katiyen lazim oldugundan circivesi dAhilinde kalan eski sehir kisimlari yapi ve yollar kanununun tarifati [tarif ettigi] vechile birlestirilecektir." (Caylak Raporu, 1933).

Paris'te Haussmann'in uygulamalari uzerinden 80 yil gecmesine ve bu imar hareketine karsi Avrupa'da Camillo Sitte'nin tarihi kentleri koruyan yaklasiminin benimsenmesine karsin, plancinin arabaya dayali ulasim ve ozellikle askeri mantigi one alan bir anlayisi planina yansitmasi dikkat cekicidir.

Caylak, 1933 planina yonelik, halkin ve Belediye Meclisi'nin tepkilerini yumusatmak icin 1935 plan raporunda bu konuya su cumlelerle aciklik getirmistir:

"Eski sehirleri islah ve imardan gaye mutlak surette her eskiyi ifna [yok] etmek demek olmadigindan mustakbel plana uygun bir halde bulunan ve ati icin de sebebi insasindaki vazifesini gorebilecek eski tarz binalarin muhafazasini ve hatta eski sehir dahilinde mevzuati kanuniye uygun olarak yeniden ihyasini sayani tavsiye bulurum" (Caylak Raporu, 1935).

Caylak Plani, varolan dokuda nerelerde bitisik, nerelerde ayrik duzende yapilasmaya gidilecegi konusunda yetkiyi belediyeye birakmistir. En fazla iki kata izin verilen yerlesik konut alanlarinda, ayrik duzende yeni yapi yapilabilmesi icin parsel cephesinin 20 m'den, bitisik nizamda ise 10 m'den az olmamasi ve parsel derinliginin ada derinliginin yarisi kadar olmasi ongorulmustur.

Ote yandan, Caylak'in "Eski Sehir" olarak nitelendirdigi konut dokusunun hisseli mulkiyetten, kucuk parsellerden ve geometrik olmayan formlardan meydana gelmesi gibi sorunlari bulunuyordu. 1933-1944 yillari arasinda yeni yapilar, bu sorunlarin bulunmadigi ve imar parsellerinin kolayca olusturulabildigi yerlerde gerceklesmistir. Nitekim 4 Haziran 1934 tarihli 2497 sayili Belediyeler IstimlAk Kanunu'nun saglamis oldugu genis haklar (ozellikle 20. madde) cercevesinde, Istasyon Caddesi uzerindeki arsalara kolayca el konulmus, imara uygun sekilde parsellenip satilmis ve bu satilan imarli arsalarda modern binalar insa edilmeye baslamistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

[ILLUSTRATION OMITTED]

ULASIM

Vali-Belediye Baskani Nazmi Toker'in 1933-1936 yillari arasinda gerceklestirdigi imar uygulamalarinin ana eksenini hic kuskusuz ana caddelerin genisletilmesi, Ataturk Bulvari'nin acilmasi ve alti meydanin sehre kazandirilmasi olusturmaktadir. 7 Kasim 1933 tarihli Belediye Meclisi kararinin 3. maddesinde gecen "Yollarin arzi muvafiktir. Ve birlikte mutalaa olundugu uzeredir" biciminde aciklamadan, ulasimla iliskili planlama kararlarinin, ortak bir sekilde alindigi sonucuna varilmaktadir.

1933 planinin ulasim kararlari uyarinca, varolan yollardan Istanbul (Resim 7), Sivas ve Istasyon caddelerinin eksenleri korunarak genisletilmis, Talas Caddesi ise Hunat Camisi'nden itibaren dogu yonune kaydirilarak duzenlenmistir. Plan karariyla acilan yeni yol ise Istasyon'dan baslayip Duvenonu Meydani'na kadar uzanan 32 metre genisliginde ve 1256 metre uzunlugundaki Ataturk Bulvari'dir. 1938 yilinda tamamlanabilen bulvar icin Candir ve Dilaverpasa mahallelerindeki geleneksel yapi adalari parcalanmistir. Bu yolun Duvenonu'den itibaren devami niteliginde olup 1940 yilinda tamamlanan Inonu Bulvari ve Inonu Bulvari'nin devami niteliginde olup 1952 yilinda tamamlanan Yogunburc-Tavlusun caddeleri sayesinde Kayseri merkezinde ulasim sisteminin ana iskeleti olusturulmustur. Tum bu yollarin birlesmesiyle, surlari cevreleyen bir ring yol meydana getirilmesi hedeflenmistir.

Caylak Plani'nda, diger bir yeni yol merkezden ve geleneksel dokunun icinden gecirilmistir. Sanayi Caddesi adli bu yol, Hunat Kulliyesi onunde Talas Caddesi ile kavsak olusturarak baslamakta, Hizir Ilyas Kilisesi uzerinden gecerek, Lise (Kicikapi) Meydani'nda Inonu Bulvari ile kavsak olusturmakta, buradan Tekkeonu Cesmesi yanindan gecerek, Tayyare Fabrikasi'na kadar uzanmaktadir. Plan raporuna gore bu yol uzerinde sanayi bolgesi ve isci konut mahallesi konumlanacagi icin oldukca onemlidir.

Duzgun geometrik sekillerde yeniden duzenlenen mevcut dokudaki yollar, Belediye Yapi ve Yollar Kanunu'nun 4. maddesinin H bendi geregince 9,5 m genisliginde alinmistir. "Yeni Sehir" olarak nitelendirdigi kuzeydeki gelisme konut alaninda ise yollar 10 m olarak kararlastirilmis ve kaldirimlara bir sira agac dikilmesi ongorulmustur. Yine ayni kanunun 4. maddesinin D bendinde gecen "Yollar imkan derecesinde simali sarki ile cenubi garbi istikametinde olacak" ibaresine ragmen, planda caddeleri ve yapi adalarini, genellikle kuzeybati ile guneydogu yonunde konumlandirmistir. Diger taraftan Caylak Plan'i elli yil gibi uzun bir donem icin hazirlanmasina ragmen, planda veya raporda toplu ulasima (otobus, tramvay vb.) iliskin herhangi saptama ya da karar ortaya konulmamistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

1933 Caylak Plani'nda kentin ana meydani olarak Cumhuriyet (SarayonuHukumet) Meydani (Resim 8) disinda, bes meydanin (Istasyon, Dortdukkanonu, Kagni Pazari, Lise ve Araba) daha adi gecmektedir. Ancak sematik plana gore bu meydanlar, onemli yollarin kesisim noktalarindaki kavsak meydanlaridir. Bu meydanlarin olusumunda, cevresel nesneler ve estetik kaygilar yerine, kavsak olusumu veya eskinin kucuk meydanlarini kavsak seklinde daha da buyutmek esas alinmistir. Zaten 1/8000 olcekli sematik bir plan ile meydan duzenlemek ve estetik kaygilari on planda tutmak da olanaksizdir.

Caylak Plani ve Vali-Belediye Baskani Nazmi Toker sayesinde buyuk bir meydan elde edilmis, bu meydana 1935 yilinda "Ataturk Aniti" dikilmis, Orta Avrupa kentlerinin istasyon meydanlarinda ve Ankara meydanlarinda oldugu gibi dairesel bir havuz ve havuzu cevreleyen yesil bir bant olusturulmustur. Boylece bulundugu kentin gecmisini ve karakterini yansitan bir meydanin (At Meydani, Sarayonu) yerini her kentte ayni bicim ve ogelere sahip modern ama yavan bir "Cumhuriyet Meydani" almistir.

Planci, dunyaya acilan kapi olmasi nedeniyle Istasyon Meydani'nin kent icin oneminin farkindadir. Planda, istasyon binasinin onunde genis bir bosluk birakmistir. Bu boslukta, Cumhuriyet Meydani'ndakine benzer bir duzenleme ile havuz ve yesil bantlar olusturmustur. Bu meydan, kent icindeki Dortdukkanonu (Duvenonu) Meydani'na isinsal bir buyuk bulvarla baglanmistir (Resim 9).

1935 tarihli plan raporunda, bu meydanlara ek olarak bir meydan daha olusturulmasi ongorulmustur. Bu meydanin Ulu Cami, Bedesten ve Vezirhani arasinda kalan, bugun Kapali Carsi denilen bolge ortadan kaldirilarak olusturulmasi dusunulmustur. Bu meydan karari planin belki de en onarilamayacak yikimlarini icermektedir. Belediye Meclisi'nde soz sahibi olan esnafin ve halkin direnmesi ile bu karar uygulamaya gecirilememis, boylece tarihi Kapali Carsi kurtulmustur.

Ote yandan Ankara-Kayseri-Sivas demiryolu, Caylak Plani'nin kuzey sinirini belirlemistir. Bu planda gerek Tayyare Fabrikasi'nin, gerekse onerdigi sanayi bolgesinin ulasim gereksinimini karsilamak icin ek bir demiryolu hattinin olusturulmasi kararlastirilmistir. Kentin batisinda

Ankara-Kayseri demiryolundan ayrilan bu yeni hat, kuzey-guney yonunde Tayyare Fabrikasi'na ulasacak bicimde konumlandirilmistir. Hattin Istanbul Caddesi ile kesistigi alanda sehir icin bir esya tasima istasyonu onerilmistir. 1941 yilinda Tayyare Fabrikasi icin boyle bir hat, gereksinim haline gelmis, fakat 1933 planinda onerilen guzergAhin tam aksi yonunde olusturulmustur.

TICARET ALANLARI

Zanaat ve ticaret esnafinin kent ve plan uzerindeki guclu etkileri, bu kisimda acikca gozlenebilmektedir. 1933 planinda, ticaret ve zanaat alanlarinin surlarin disina alinmasi ve kentin ana aksi uzerinde iki ayri bolgede konumlandirilmasi dusuncesi, yerel aktorlerden ziyade, plancinin bir karari oldugu sonucuna varilmistir. Bu durum 7 Kasim 1933 tarihli Belediye Meclisi kararinin 11. maddesinde gecen "camii kebir etrafindaki mintikada meskenleri tahdit ve ticaret mahallesinin orada tesisi muvafik mutalaa olunmaktadir" seklindeki ifadeden anlasilmaktadir. Dolayisiyla Meclis, ticaret alaninin yer degistirmesini degil, ayni bolgede kalmasini plancidan istemistir.

Planda, birinci ticaret bolgesi, Yeni Istasyon Caddesi (Ataturk Bulvari) ile Istanbul Caddesi'nin birlestigi Dortdukkanonu Meydani'nin kuzeybatisindaki alanda olusturulmustur. 400 dukkAnin bulundugu bu ticaret alanini, Kayseri Ticaret Odasi'nin "mintikalara taksim" etmesi istenmistir. Bu alanda; bakircilarin, demircilerin, kalaycilarin, tenekecilerin, zahirecilerin, leblebicilerin, pastirmacilarin, kasaplarin, sebzecilerin ve halin faaliyet gostermesi ongorulmustur. Ucgen bicimindeki alan, alti adet yapi adasi olarak duzenlenmistir. Bu alani, kuzeyde Sergi Evi, batida egitim alani sinirlandirmistir. Keresteci ve marangoz esnafinin ise biraz daha batida, Istanbul Caddesi'nin kuzeyinde yerlesmesi kararlastirilmistir.

Ikinci onemli ticaret alani ise Kursunlu Camisi'nin cevresinde duzenlenmistir. Bu ticaret alani resmi kurumlar, bankalar, oteller ve burolar icin ayrilmistir. Ancak 1933 Belediye Meclis karari sonrasinda hazirlanan 1/2000 olcekli 1935 planinda bu karardan vazgecildigi anlasilmaktadir. Cumhuriyet Meydani'na acilan bu alan, Mimar Sinan Parki haline getirilmistir. Banka, otel ve buro binalarinin, birinci ve ikinci derece caddelerde, belediyece uygun gorulecek yerlerde olusturulmasi benimsenmistir. Belediye Meclisi, plancidan han yerlerinin ana yollarin kent disina cikis noktalarinda (mahreclerinde) duzenlenmesini istemistir.

Ulu Cami yakinina 1498 yilinda bedestenin yapilmasiyla baslayan Kayseri ticaret merkezinin olusum sureci, 1650 yilinda Kayseri'ye gelen seyyah Evliya Celebi zamaninda hemen hemen tamamlanmistir (Celebi, 2006). Celebi zamanindan gunumuze yasanan dikkat cekici tek degisiklik, 1724 yilinda Nevsehirli Damat Ibrahim Pasa'nin yaptirdigi Vezir Hani'dir. 1933 plan raporunda Caylak "kapali carsida mutereddi kaldim. Eger carsi asari atikadan ise muhiti imtidadinca on metre mesafedeki butun mebaninin yikilmasi, degilse haritada oldugu gibi dahilinden sokak gecirilmesi lazimdir." seklinde dusuncesini aciklamaktadir. 7 Kasim 1933 tarihli Meclis kararinda carsinin asari atikadan olmadigi yani korunmaya deger bulunmadigi, Kapali Carsi icin hazirlanan raporda "maili inhidam" (yikilma tehlikesi) oldugu planciya bildirilerek, hazirlanacak planda bu sorunun kesin bir cozume kavusturulmasi istenmistir. Meclis'in bu istegi dogrultusunda, 1935 raporuna gore Kapali Carsi'nin oldugu alanin meydan haline getirilmesi, artan nufusun gereksinimi de dusunulerek carsinin guneyindeki ve dogusundaki konut alanlarinin ticaret alani olmasi kararlastirilmistir. Ayrica 1933 plan raporunda sekiz, 1935 plan raporunda ise on iki olarak belirledigi beser bin kisilik mahallelerde, birer alt merkez ve bu merkezlerde kucuk carsilar olusturulmasi ongorulmustur.

SANAYI ALANLARI

1933 planinin, Temmuz ayinda hazirlanmis oldugu dusunuldugunde, bu sirada henuz Sumerbank Kayseri Bez Fabrikasi'nin yeri belirlenmedigi icin, 1933 planinda Tayyare Fabrikasi civarinda bir buyuk "Sanayi Bolgesinin" olusturulmasi kararlastirilmistir. Bu sanayi bolgesinin yer seciminde Caylak'in egemen ruzgAr yonunu ve Tayyare Fabrikasi'nin bu bolgede bulunmasini temel aldigi anlasilmaktadir. 7 Kasim 1933 tarihli Belediye Meclis kararinin 8. maddesinde "mensucat fabrikasi su zarureti ve istasyon ile alaka ve arazinin vus'ati mulhazasi ile Kayseri-Bogazlayan yolunun garbinde tesisi hukumetce takarrur etmistir." seklinde planciya yeni gelisme hakkinda bilgi aktarilmistir. Hukumetin Sumerbank Kayseri Bez Fabrikasi icin sectigi yer, Caylak Plani'nda gosterilen yerin tam aksi yonundedir. Buna ragmen, planci 1935 tarihli 1/2000 olcekli planda sanayi bolgesinin konumunu degistirmemistir.

1933 ve 1935 plan raporlari birlikte degerlendirildiginde, sanayi alani olarak Tayyare Fabrikasi'nin kuzeybatisinin secildigi gozlenmektedir. Caylak'a gore;

"Tayyare Fabrikasi mustesna olmak uzere butun sanayi tesisati simendifer hatti ile sanayi caddesi arasinda kurulacaktir. Caddenin mukabil tarafi da bir sira isci ikametgAhlarina tahsis edilecektir. Atide yapilacak salhanede deri, et, konserve gibi pastirmacilik subelerinin bulunacagi tabii oldugundan salhaneyi sanayi mahallesine ithal ettim. Su tesisati yapilirken sanayi mahallesinin dusunulecegi gayet tabiidir." (Caylak Raporu, 1933-1935).

Kisaca soylemek gerekirse plancinin uygulanmayan kararlarindan biri de bu sanayi bolgesi ile ilgili kararidir.

KORUNMASI KARARLASTIRILAN MIMARI ESERLER (ASARI ATIKA)

1933 raporunda Belediye Yapi ve Yollar Kanunu'nun 4. maddesinin G bendinde gecen "Muhafazasi istenilen abide ve mabetlerin her tarafi en az 10 metre genisliginde acik bulundurulacaktir" kararinin, plana oldugu gibi yansitildigi raporda gecen su cumlelerden anlasilmaktadir; "... sair cami ve kiymet asarin her tarafinda on metre mesafede aciklik birakilmasi icin bazi han ve binalarin yikilmasi icabediyor. Buna nazaran mustakbel haritada her bir kiymetli eser layik oldugu hurmette tecrit edilmistir." (Caylak Raporu, 1933).

Ayrica "diger unutulmus eserler hakkinda irsat buyrulmasini rica ederim" cumlesi, aslinda korunacak daha pek cok eser bulundugunun farkinda oldugunu bize gostermektedir. Nitekim avan projede sadece 13 yapi korunmus ve etrafi en az 10 metre bosaltilmistir. Caylak'in istegi dogrultusunda, Belediye Meclisi toplam 24 tarihi eserden olusan yeni bir liste hazirlamistir. Bu eserler: Melikgazi Turbe ve Medresesi, Cami-i Kebir, Hoca Hasan Medresesi, Sifahi Medresesi, Giyasiye Medresesi, Burc (Yogunburc), Buyuk Kale, Hunat Cami, Hunat Medresesi ve Turbesi, Medrese (Seraceddin Medresesi), Haci Kilic Camisi, Haci Kilic Medresesi, Sahabiye Medresesi, Doner Kumbet, Ali Cafer Kumbeti, Kosk Medresesi, Hastane civari Turbe, Emirzade Ali Bey Turbesi, Seyh Mueyyit Cesmesi, Seyyit Burhanettin Turbesi, Serceli Kumbet, Cifte Kumbet ve Boyaci Kapisinda Medrese (Hatuniye)'dir.

Ulusan ve Alpay tarafindan 5 Agustos 1939 tarihinde hazirlanan plan inceleme raporunda, muzenin korumasi altinda gerek sehir icinde gerekse sehir disinda toplam 67 eser bulundugu, sehir icinde bulunanlarin cevresinin planda gereginden fazla genis tutuldugu ve buna bagli olarak kamulastirma giderlerinin arttigi belirtilmistir. Ote yandan, Meydan Hamami gibi korunmasi gereken pek cok eser, bu imar operasyonu sirasinda kazma kurek yikilmistir. Kapali Carsi ve Hunat Hamami ise halkin, esnafin ve Belediye Meclis uyelerinin baskisi sonucu yikimdan kurtarilabilmistir.

IDARI TESISLER

1933 Caylak Plani'nda Hukumet Konagi'nin ayni yerinde kalmasi, kent icinde daginik durumdaki resmi kurumlarin burada toplanmasi, konagin avlusundaki adliye binasi ile hapishanenin zamanla kaldirilmasi, hapishanenin Sivas Caddesi'nde belirlenen yerde insa edilmesi, askeri tesislerin Tavlusun Yolu ve hastane yakininda genis sahada duzenlenmesi kararlastirilmistir.

1935 plan raporunda ise eski ve yeni idari tesisler icin yine Hukumet Konagi'nin oldugu alan secilmistir. Meydana bakan birinci bina Vilayet Konagi, ikinci bina Kolordu, ucuncu bina Adliye ve bu binalarin kuzeyinde bulunan dorduncu bina ise diger resmi kurumlar (Polis, Evkaf, Muftuluk, vb.) icin ayrilmistir. Ayrica muze olarak kullanilan Hunat Medresesi'nin kutuphane binasi olarak duzenlenmesi icin Hunat Camisi ile uygun sekilde birlestirilmesi onerilmistir.

Caylak Planlari'nda tum yonetim yapilarinin tek bir yerde, yani Cumhuriyet Meydani cevresinde toplanmasi kararlastirilmistir. Ancak, 1938 sonrasinda 1/2000 olcekli planda tadilatlar yapilarak, idari yapilar genis caddelerde estetik kaygilardan uzak bir sekilde konumlandirilmistir. Bu cercevede 1938-1945 yillari arasinda merkezi yonetim eliyle Kiz Enstitusu, Vali Konagi, PTT, TEKEL, Halkevi, Hukumet Konagi, Devlet Hastanesi, Erkek Sanat Enstitusu gibi cok sayida resmi bina yapimi gerceklestirilmistir. Kentin uc ana yolu uzerine yerlestirilen bu binalarin tamami modern mimarlik yapilaridir. II. Dunya Savasinin baslamasina ve giderek tum dunyayi sarmasina ragmen, Ankara Hukumeti hem savasin disinda kalmayi basarmis, hem de Kayseri'de adeta yerden fiskirircasina resmi binalar insa ettirmistir. Bu yapilar yapildiktan sonra, 1990'li yillara kadar Kayseri'de yeni resmi bina yapilmasina gereksinim duyulmamistir. Dolayisiyla 1936 yilinda Vali Nazmi Toker'in kentten ayrilmasi sonrasinda artan elestirilere ragmen, Caylak Plani, uzerinde degisiklikler yapilarak, 1944 yilina kadar kullanilmaya devam etmistir.

EGITIM TESISLERI

Plan raporunda Kayseri'nin Ankara'ya yakin olmasi goz onunde bulundurularak, yuksek mektep tesisine (universiteye) gelecekte de gereksinme olmayacagi ongorulmustur. Fakat sanayi kenti Kayseri'nin ortaokul ve sanat okuluna gereksinimi olacagindan hareketle, Ismet Pasa Okulu'nun dogusunda buyuk bir okul alani ayrilmistir (planda ince uzun bina). Bu okul alaniyla hal mintikasi arasinda, kilit formunda dusunulen binanin ise Sergi Evi olarak islevlendirilmesi kararlastirilmistir. Raporunda, Ismet Pasa ve Tacettin okullarinin gelecekte de yeterli olacagini, onerilecek diger egitim tesislerinin de mahallelerde uygun bir sekilde konumlandirilacagini yazmistir. 1935 plan raporunda 60.000 nufus icin sekiz ilkokula gereksinim oldugunu, mevcut uc okulun konumunun uygun olmasi nedeniyle planda yerlerinin korundugunu ifade etmistir. Ayrica dusunulen okul sayisinin kendisine bildirilmesi durumunda, bunlari mahalle haritasinda gosterebilecegini belirtmistir.

YESIL ALANLAR

1933 tarihli planda, korunmasi kararlastirilan tarihi yapilarin (Kale, Sur, Hunat Kulliyesi, vb.) cevresi bosaltilarak yesil alan haline getirilmistir. Bunlar disinda kentin guneyde mevcut uc yapi adasi, yesil alan olarak ayrilmistir. Planda yesil alanlarin yetersiz oldugu gozlenmektedir. Onerilen yesil alanlar ardisik olmayip parcacil olup birbirleriyle iliskisi dusunulmemistir.

Kentin kuzeyinde Hacikilic Camisi'nin dogusunda bulunan bostanlar ise stadyum ve gol alani olarak duzenlenmistir. Caylak, kentin su tesisati yapilirken, golun gereksiniminin de birlikte dusunulmesini istemistir. At Kosu Alani'nin (Hipodrom), bu golun dogusu veya Talas Yolu cevresinde olmasini belediyenin takdirine birakmistir. Meclis, hipodrom icin stadyumun dogusunu uygun bulmus ve planci 1935 tarihli planina, at kosu alani olarak islemistir.

Ote yandan, kentlerin o doneme kadar en temel arazi kullanimlarindan biri de bostanlardir. Belediye Meclisi, bu konuda plancinin herhangi bir karar uretmemis olmasini dikkate alarak, sehir bostanlarinin spor mahallinin dogusunda ve Sivas Caddesi'nin kuzeyinde olmasini kararlastirmistir. Caylak, mezarlik alani olarak belediyeye iki alternatif onermistir. Bunlardan birincisi Tavlusun ve Sivas caddeleri arasinda kalan alan, ikincisi ise demiryolu hattinin guneybatisinda kalan bolgedir. Yeni mezarlik alani, plancinin onerisi ve Saglik Heyeti'nin 13 Kasim 1934 tarihli karari ile Hisarcik Yolu'nun sagindaki bolge olarak secilmistir.

DIGER PLAN KARARLARI

Belediye Yapi ve Yollar Kanunu'nun yer secimi yapilmasini ongordugu alanlardan biri de Tebhirhane yani dezenfeksiyon istasyonudur. Bu tesis icin mevcut demiryolu hattinin kuzeyi secilmistir. Cop dokum ve cop yakma yeri olarak, Istanbul Caddesi uzerinde kent disinda bir yer secilecegi ifade edilmistir. 1935 plan raporunda ise cop dokum alani olarak dusunulen bolgeye Sumerbank Fabrikasi ve lojmanlari yapildigi icin, yeni bir yer olarak Sivas Caddesi'nin kuzeydogu bolgesi secilmistir.

Caylak, Belediye Meclisi'nin mahalle ve ana yollara isimler vermesini, konut alanlarinda kalan ucuncu derece yollarda ise numaralandirma yapmasini istemistir. Meclis ise tum planlar hazirlandiktan sonra isimlerin ve numaralarin verilecegini belirtmistir.

VALI-BELEDIYE BASKANI NAZMI TOKER SONRASINDA CAYLAK PLANI'NIN DURUMU

DAhiliye VekAleti tarafindan 22 Nisan 1936 tarihinde onaylanabilmis olan 1/2000 olcekli Caylak Plani, Vali-Belediye Baskani Nazmi Toker'in 29 Agustos 1936 tarihinde Sivas'a vali olarak atanmasindan kisa bir sure sonra, cesitli uygulama sorunlari ile gundeme gelmistir. 26 Ekim 1936 tarihli Kayseri Gazetesi'nde "Mimar Asim Komurcuoglu" baslikli yazida;

"Sarimizin imar planinin tatbikati dolayisiyla gorulen zorluklari giderecek careleri aramak ve imar planinin tatbikatini belediyeye az istimlak ile mal etmek halki istimlak kulfetlerinden kurtarmak etudlerini yapmak ve sair imar islerini incelemek uzere unlu Mimarlarimizdan Asim Komurcuoglu sarimiza gelmistir" (Kayseri Gazetesi, 26 Ekim 1936).

seklinde aciklama yapilmistir. Dolayisiyla Mimar ve Sehircilik Uzmani Komurcuoglu, Belediye'ye planin uygulamasini kolaylastiracak onerilerde bulunmasi beklenmektedir. Nafia VekAleti, 19 Kasim 1936 tarihinde Kayseri Belediyesi'ne gonderdigi bir yazida ise;

"... musaddak imar planinin bir semadan ibaret oldugu ve mikyasinin buyuklugu dolayisiyla ufak bir inhirafin buyuk hataya mucip olacagi ve kiymetli mahaller icin bir cok ihtilaflara sebebiyet verecegi ve bu planla tatbikata gecmenin katiyen muvafik olamayacagi bunun icin 1/500 mikyasindaki tatbikat planinin yaptirilmasi luzumu tasrih edilmis ..."

seklinde ciddi elestiriler getirmistir. Ayrica resmi yazida bir baska sorunun daha alti cizilmistir. Bu sorun ise planin Valilik ile Belediye, Belediye ile halk ve Belediye Baskanligi ile Belediye Meclisi arasinda bircok anlasmazliga yol acmis olmasidir. Kayseri Gazetesi kose yazarlarindan Sahir Uzel 6 Eylul 1937 tarihli "Bugunku Kayseri" baslikli yazisinda asagidaki ifadeleri kullanmistir:

"Mustakbel plan geldikten sonra goruldu ki, plani yapan muhendis sehrin bu gunku mevcudiyetini hicte goz onune almamis, yalniz sehir icindeki eski eserleri nirengi noktasi yaparak mevcut olan sehri yollarla, caddelerle, bulvarlarla serha serha etmis ve Kayseri Belediyesi'ne sanki dumduz bir alan uzerinde yapilacakmis gibi bir sehir plani sunmustur.

Bir bakimdan muhendis haklidir, cunku dogrultulabilecek cadde, duzeltilecek bir sokak yok! ...

Halk mustekidir, cunku yeni proje tas birakmayacak derecede yikiyor diye ..." (Kayseri Gazetesi, 6 Eylul 1937).

Kayseri Valiligi'nin 8 Haziran 1939 tarih ve 1265 sayili yazisi uzerine, Yuksek Nafia VekAleti 7 Temmuz 1939 tarih ve 6870 sayili emirleri ile Sehircilik Fen Heyeti'nden Muhendis Mimarlar Celal Ulusan ve Fikri Alpay'i Kayseri imar planlarinin incelenmesi icin gorevlendirmistir. Ulusan ve Alpay'in 5 Agustos 1939 tarihli uc sayfalik raporlarinda; 1/2000 olcekli imar planindaki ana yollara iliskin kararlarin korunmasi, diger konularda tadilatlar yapilmasi, 1/500 olcekli tatbikat planinin hazirlanmasi ve bu tatbikat planina gore sema seklinde olan mevcut imar planinin kentin karakterine ve vaziyetine uyacak sekilde revizyondan gecirilmesi gerektigine vurgu yapilmistir. Ayrica esyukselti egrilerini iceren bir halihazir haritanin yapilmasini, sehrin gelisecegi alanin halihazir harita ve imar planlari uzerinde gosterilmesini rapor etmislerdir.

9 Eylul 1939 tarihinde yeniden belediye baskanligina gelen Necmettin Feyzioglu, Vali Sefik Soyer'in de destegiyle yeni imar plani hazirligi surecini baslatmistir. Kayseri uzerine yazilan yakin donem calismalarinda, herhangi bir bilgi ve belge ortaya konulmadan baskan Feyzioglu'nun Talas Caddesi, Meydan, Istasyon Caddesi ve cevresini icine alan bolge icin bir mevzii imar plani hazirlattigi yazilmistir. Oysa o donemde gerceklesen resmi yazismalarda bu mevzi plandan bahsedilmemektedir. Oelsner tarafindan kaleme alinan 1944 raporunda, Caylak Plani'na atifta bulunurken, 1940'li yillarda hazirlanmis bir mevzi plandan soz edilmemektedir. 5 Mayis 1941 tarihinde Kayseri Gazetesi'nde Belediye ilani olarak yayinlanan halihazir haritalarin hazirlanmasi isi ile mevzii plan olgusu birbirine karistirilmis olmalidir. Nitekim Belediye Yuksek Muhendis Mimari Sabih Arikan'in Kayseri Gazetesi'nde 2 Birinci Tesrin 1944 tarihinde yayinladigi "Imar Planimiz Hazirlanirken" baslikli yazida "1935 senesinde yapilmis olan Kayseri Imar planinin bugunku sehircilik ihtiyaclarini tamami ile karsilayamamasi ve kabiliyeti tatbikiyesinin az olmasi dolayisi..." seklindeki aciklamasi da, Kayseri'nin Caylak Plani disinda baska bir kent planinin olmadigini gostermektedir.

Kayseri halihazir haritasi Necmettin Feyzioglu doneminde ihale edilmis ve Emin Molu doneminde tamamlanabilmistir. Asker kokenli Harita Muhendisi Avni Par tarafindan 1/5000 (2 adet), 1/2000 (8 adet), 1/1000 (24 adet) ve 1/500 olceklerinde halihazir haritalar olusturulmustur. 260 hektari yerlesik ve 690 hektari gelisme alanindan olusan toplam 950 hektarlik bir saha icin duzenlenen halihazir haritalar, 12 Ocak 1944 tarihinde Kayseri Belediyesi tarafindan onaylanmistir.

15 Subat 1944 tarihinde kentin ileri gelenleri, muhendisler, mimarlar ve su islerinden anlayanlar Vali Cavit Unver baskanliginda sehir kulubunde bir toplanti yapmislardir. 17 Subat 1944 tarihli Kayseri Gazetesi'nde yer alan "Sehrin Imarina Dogru" baslikli yazi ise Caylak Plani'nin artik donemini tamamlamakta oldugunu gostermektedir. Bu yazida Caylak Plani ile iliskili su aciklama yer almistir;

"... toplantida evvelce hazirlanip bilahare uzerinde bazi tadilat yapilan eski sehir plani tetkik edilmis ve neticede bu planinin tamamen iptal edilip, yeniden bir sehir plani yaptirilmasinin daha muvafik olacagi kanaatine varilmistir. Yeni plan Nisan nihayetinde sehrimize gelecek olan mutehassislar heyetinin verecegi raporlar goz onunde tutulmak sureti ile memleketimizin en maruf sehircilik mutehassislarindan biri tarafindan hazirlanacak ve hic vakit gecirmeden tatbike baslanacaktir." (Kayseri Gazetesi, 17 Subat 1944).

Kentin yeni imar planini hazirlamak uzere 23 Nisan 1944 Pazar gunu Nafia Vekaleti (Bayindirlik Bakanligi) Sehircilik Fen Heyeti danismanlarindan Mimar Gustav Oelsner (23.2.1879-26.4.1956) Kayseri'ye gelmistir. Oelsner'e tercumanlik yapmak ve Kayseri'de yardimci olmak amaciyla, yine ayni kurumdan Yuksek Muhendis Mimar Muzaffer Berberoglu eslik etmistir. Oelsner'in gezi sonrasinda hazirlamis oldugu rapor, 23 Haziran 1944 tarihinde Kayseri Valiligi'ne gonderilmistir. Nafia Vekaleti, 27 Mayis 1944 tarihinde Kayseri Valiligi'ne gonderdigi bir baska yazida ise yine Oelsner tarafindan hazirlanmis olan 1/5000 olcekli "Imar Plani Avan Projesi"nin ekte yer aldigi bildirilmistir. Planin Belediye Meclisi ve mulki amirlikce incelenip, "ittihaz olunacak karar" ile geri gonderilmesi istenmistir.

31 Temmuz 1944 tarihli Kayseri Gazetesi'nde yer alan "Imar Planin Tanzimine Dogru" baslikli haberde su bilgilere yer verilmistir;

"... Nafia vekaleti sehircilik mutehassisi Profesor Olsner tarafindan vilayetimizin 1/5000 mikyasinda yeni sehir plani hazirlanmistir. Bu plan belediye meclisinin son toplantisinda umumi heyete arz edilmis ve uzun muzakerelerden sonra her bakimdan kabule sayan goruldugunden tam bir ittifakla kabul edilmis ve tasdik edilmek uzere Nafia Vekaletine gonderilmistir. Diger taraftan ayni esaslar uzerinde 1/2000 mikyasinda sehrin asil imar planini yapmak uzere sehircilik mutehassislarindan Kemal Ahmet Aru sehrimize gelmis ve hemen tetkiklerine baslamis bulunmaktadir ..." (Kayseri Gazetesi, 31 Temmuz 1944).

Oelsner tarafindan hazirlanan 1/5000 olcekli Kayseri Plani 1944 Temmuz'unda Kayseri Belediyesi'nde ve yine ayni yil icinde Nafia Vekaleti'nde onaylanmistir. 1/2000, 1/1000 ve 1/500 olcekli planlar ise Kemal Ahmet Aru'nun baskanliginda Kayseri Belediyesi'ne bagli bir mimari buroda cizilmistir. "Kayseri Imar Plani" basligina sahip 1/1000 olcekli plan uzerindeki onaylar ve damgalar incelendiginde, planlarin 1 Agustos 1945 tarihinde Kayseri Belediye Meclisi'nde kabul edildigi ve 17 Eylul 1945 tarihinde Nafia VekAleti Yapi ve Imar Isleri Reisligi'nce onandigi anlasilmaktadir. Boylece yaklasik on iki yil uygulamada kalan Caylak Plani, 17 Eylul 1945 tarihinde gecerliligini yitirmistir.

[FIGURE 10 OMITTED]

[FIGURE 11 OMITTED]

SONUC

Erken Cumhuriyet Donemi'nde devletin buyuk yatirimlarina sahne olan Kayseri kenti, modernlesme adina ilk imar operasyonunu Vali-Belediye Baskani Nazmi Toker zamaninda yasamistir. Imar operasyonu baslamadan once yayinlanmis olan imar ile iliskili kanunlar (Belediyeler, Yapi ve Yollar, Hifzi Sihha kanunlari), Nazmi Toker'i bir kent plani hazirlatmaya zorlamis olmalidir. Kayseri'nin ilk kent plani Imar Muhendisi Burhanettin Caylak tarafindan hazirlanmistir. 8 Kasim 1933 tarihinde Belediye Meclisi'nde onaylanan 1/8000 olcekli avan proje ve onun aciklama raporu ile yaklasik uc yil, 19 Eylul 1935 tarihinde Belediye'ye teslim edilen ve 22 Nisan 1936 tarihinde DAhiliye Vekaleti tarafindan onaylanan 1/2000 olcekli esas plan ile de yaklasik dokuz yil imar uygulamalari yapilmistir.

Nazmi Toker doneminde 1/8000 olcekli Caylak Plani ile girisilen imar operasyonu, kurumlar arasinda catismaya ve halkin tepkisine neden olsa da, uygulamalarin hizinin kesilmemesi icin kimi zaman asiriya kacan devlet otoritesi kullanilmistir.

Caylak Plani, 1945 yilinda onaylanan Oelsner-Aru Plani'na gelisme konut alanlarinin yer secimini, ana yollarin genisletilmesini, yeni bulvarlarin acilmasini, surlarin cevresinde yesil kusak ve ring yol olusturulmasini, ticaret alaninin carsi bolgesinde genislemesini, zanaatlarin Haci Saki Mahallesi'nde yer almasini, yeni mezarlik alanin yonunun belirlenmesini, kent merkezinin sekillenmesini ve meydanlarin bicimlenmesini miras olarak birakmistir (Resim 10). Bu acidan Caylak Plani Kayseri kent planlama tarihi acisindan gozardi edilemeyecek kadar onemli bir plandir. Ayrica 1/2000 olcekli esas plan uzerinde tadilat yapilarak, 1938-1945 yillari arasinda sekiz resmi binanin yerinin belirlenmesinde de bir arac olarak kullanilmistir.

Ote yandan, Caylak Plani'nin idari tesislerin tek bir noktada toplanmasi, Eski Sehrin yikilmasi, Yeni Sehrin kurulmasi, kentin kuzeydogusunda yesil alanlarin ve spor alanlarinin olusturulmasi, Sergi Evi kurulmasi, guneyde sanayi bolgesi olusturulmasi ve Kapali Carsi'nin yikilmasi gibi kararlari uygulamaya gecirilmemistir.

Caylak Plani, Kayseri'de Cumhuriyet Donemi'nin ilk imar hareketinin gerceklestigi 1933-1936 yillari arasinda temel imar kilavuzu olmus, 1938 sonrasinda uzerinde degisiklikler yapilarak buyuyen ve yenilesen Kayseri'deki devlet kurumlarinin resmi alan gereksinimini karsilamak amaciyla kullanilmistir. Plan, Kayseri kent merkezinin bicimlenisini belirleyen ilk plan olmasi acisindan da ayri bir deger tasimaktadir (Resim 11). Diger taraftan bu plan, sadece Kayseri icin degil, Turk sehirciligi icin de bazi ilklere sahiptir. Ornegin Erken Cumhuriyet Donemi'nde bir Turk Plancisi ile ilk defa burada karsilasilmistir. Ayni yillarda bazi Turk mimarlarinin "Urbanist" sifatiyla, sehircilik konularina da ilgi gosterdikleri bilinmekle beraber, onlar tarafindan 1933 yilindan once tasarlanmis ve resmi kurumlarca onaylanmis herhangi bir kent planina gunumuze kadar rastlanilmamistir. Bu nedenle Burhananettin Caylak tarafindan hazirlanan Kayseri planinin, ulkemizde Turk plancisi tarafindan hazirlanan ilk kent plani oldugu soylenebilir. Baska bir ilk olma ozelligi de, kent planlarini hazirlayanlarin genellikle mimarlar ve yerel haritacilar oldugu bir ulkede, ilk defa kendi meslegini "Imar Muhendisi" olarak tanimlayan bir planci ile karsilasilmis olmasidir. Nitekim 1936 sonrasinda planlara imza atma yetkisi yalnizca mimarlara verilmistir. Yine bir baska ilk ise, mimar olmayan fakat imar muhendisi olarak nitelenen birinin hazirladigi planda, uc ayri sehircilik yaklasiminin bir planda kullanmis olmasidir. Caylak Plan'inda sadece klasik Haussmannizm degil ayni zamanda islevsel bolgeleme (zoning) ve komsuluk birimi (Neighborhood Unit) yaklasimlari bir arada kullanilmistir. Ayrica planin hazirlandigi gunlerde yayinlanan Belediyeler Yapi ve Yollar Kanunu'nda belirtilen ilke ve standartlarin kullanildigi ilk plan da yine Caylak Plani'dir. Bu acidan Caylak Plani, yeni imar yasasinin getirmis oldugu kati yaklasimin izlerini yansitir. Ozetle Caylak Plani sagladigi bulgular ve sonuclar acisindan gerek Kayseri icin gerekse Turkiye kent planlama tarihi icin arastirilmaya deger bir plandir.

DOI: 10.4305/METU.JFA.2012.2.3

KAYNAKLAR

AHMET NAZIF, (1987) Mir'at-i Kayseriyye veya Kayseri Tarihi, Cev. M. Palamutoglu, Kayseri Il Ozel Idaresi Mudurlugu, Kayseri.

AKTURE, S. (1978) 19. Yuzyilin Sonunda Anadolu Kenti MekAnsal Yapi Cozumlemesi, ODTU Mimarlik Fakultesi, Ankara.

ATAY, C. (1998) Osmanli'dan Cumhuriyet'e Izmir Planlari, Yasar Egitim ve Kultur Vakfi, Izmir.

BAUER, A. J. (2001) Goods, Power, History: Latin America's Material Culture, Cambridge University Press, Cambridge.

BEYOGLU, S. (1998) 1914-1922 Yillarinda Kayseri'de Yasanan Bazi Sikintilar, II. Kayseri ve Yoresi Tarih Sempozyumu Bildirileri (16-17 Nisan 1998), Kayseri ve Yoresi Tarih Arastirmalari Merkezi Yayin No: 3, Kayseri.

CENGIZKAN, A. (2004) Ankara'nin Ilk Plani:1924-1925 Lorcher Plani, Ankara Enstitusu Vakfi ve Arkadas Yayinevi, Ankara.

CALISKAN N. (1995) Kurulusundan Gunumuze Kayseri Belediyesi, Kayseri Buyuksehir Belediyesi Yayinlari, Kayseri.

CELEBI, E. (2006) Gunumuz Turkcesiyle Evliya Celebi Seyahatnamesi, Haz. S. Ali Kahraman ve Y. Dagli, Yapi Kredi Yayinlari, 3. Cilt, 1. kitap, Istanbul.

CELIK, Z. (1996) 19. Yuzyilda Osmanli Baskenti-Degisen Istanbul, Cev. S. Deringil, Tarih Vakfi Yurt Yayinlari, Istanbul.

DIE (TUIK) 1927-1935-1940-1945-1950 Kayseri Sehir Merkezi Nufusu.

ERAVSAR O. (2000) Seyahatnamelerde Kayseri, Kayseri Ticaret Odasi Yayinlari, Kayseri.

GABRIEL, A. (1931) Monumental Turcs d Anatolia (Kayseri-Nigde), C.I, Paris.

GULER, A. (1996) XX. Yuzyil Baslarinda Askeri ve Stratejik Dengeler Icinde Turkiye'de ki Gayr-i Muslimler, Ankara.

IMAMOGLU, V. (2006) Geleneksel Kayseri Evleri, Kayseri Buyuksehir Belediyesi Yayinlari, Kayseri.

IMAMOGLU, V. (1996) 20. Yuzyilin Ilk Yarisinda Kayseri Kenti: Fiziki Cevre ve Yasam, I. Kayseri ve Yoresi Tarih Sempozyumu Bildirileri (11-12 Nisan 1996), Kayseri ve Yoresi Tarih Arastirmalari Merkezi Yayin No: 1, Kayseri.

KARAKAYA, N. (2006) Fotograflarda Kayseri 1880-2006, Kocasinan Belediyesi, Kayseri.

KARS, Z. (1993) Milli Mucadelede Kayseri, Kultur Bakanligi Yayinlari, Ankara.

KESKINOK, C. (2010) Urban Planning Experience of Turkey in the 1930s,

METU Journal of the Faculty of Architecture, v: 27, n: 2; 173-88. Kayseri Gazetesi, 16 Eylul 1939, 17 Subat 1944.

QUATAERT, D. (2006) Tanzimat Doneminde Ekonominin Temel Prensipleri, Cev: Fatma Acun, Tanzimat Degisim Surecinde Osmanli Imparatorlugu, Ed. Halil Inalcik, Mehmet Seyitdanlioglu, Ankara.

SEYFI EKREM (2 Subat 1932) Oktorvadan mal kacirmak.., Kayseri Gazetesi.

TANKUT, G. (1993) Bir Baskentin Imari, Anahtar Kitaplar Yayinevi, Istanbul.

TANOR, B. (2005) Osmanli Turk Anayasal Gelismeleri, Yapi Kredi Yayinlari, Istanbul.

TBMM, Zabit Ceridesi, 10 Haziran 1933.

TEKELI, I. (1996) 19. Yuzyilda Istanbul Metropol Alaninin Donusumu, Modernlesme Surecinde Osmanli Kentleri, Ed. P. Dumont ve F. Georgeon, Tarih Vakfi Yayinlari, Istanbul.

TCBCA-Basbakanlik Cumhuriyet Arsivi- (1933) Kayseri Imar Planina Ait Rapor ve Sehrin Krokisi, Tarih: 7/11/1933, Dosya: 836, Fon Kodu: 30..10.0.0 Yer No: 81.533..6.

YACOBI, H., SHECHTER, R. (2005) Rethinking cities in the Middle East: Political economy, planning, and the lived space, The Journal of Architecture, 10 (5), November; 499-515.

YERASIMOS, S. (1996) Tanzimat'in Kent Reformlari Uzerine, Modernlesme Surecinde Osmanli Kentleri, Ed. P. Dumontve F. Georgeon, Tarih Vakfi Yayinlari, Istanbul.

YAMAN, F. Kayseri Fotograflari Arsivi.

(1.) Birinci Resim'deki Muhendis Sureyya Kayseri Haritasi'ni temin eden ve kullanilmasina izin veren Y. Mimar Kemal Demir'e tesekkur ederim.

(2.) Bu plan ilk olarak, 29 Ekim 1933 tarihli Kayseri Gazetesi'nin 4. sayfasinda Hususi idareler genel basligi altindaki Belediye isleri kisminda "... sehrin umumi plani yaptirilmis..." seklinde verilmistir.

(3.) Bu plan, resmi kurumlarin arsivlerinde bulunamamistir. Aciklama raporuna gore 1/2000 olcekli plan, 1/8000 olcekli avan projenin buyutulmus ve Belediye Meclisi'nin istegi dogrultusunda birkac noktasinda revizyonu yapilmis halidir.

(4.) Bu bes belge ve diger belgeler, yazarin hazirlamakta oldugu "Kayseri Planlari" adli kitap calismasinin ekler kisminda yer alacaktir.

Suat CABUK, Faculty of Fine Arts and Design, Department of Architecture, Karabuk University, Safranbolu, TURKEY.

SUAT CABUK; B.CP, M.Sc., PhD.

Assistant Prof. at Karabuk University Safranbolu Fethi Toker Faculty of Fine Arts and Design, Department of Architecture. His interest covers urban planning, urban design and urban morphology issues. suatcabuk@hotmail.com
COPYRIGHT 2012 Middle East Technical University
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2012 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Cabuk, Suat
Publication:METU Journal of the Faculty of Architecture
Article Type:Report
Date:Dec 1, 2012
Words:7972
Previous Article:Noise factors in healthcare facilities: a survey of hospitals in Turkey/Saglik tesislerinde gurultu etmenleri: Turkiye'deki hastanelerden...
Next Article:Change in urban structure of cities in central Western Anatolia from the late Ottoman to the early republican period: a comparative study on Manisa,...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters