Printer Friendly

The conversion of non-Muslim women to Islam in the Ottoman City of Kayseri, 1650-1750 and their social status (according to the Seriye Sicils of Kayseri)/Seriye Sicillerine Gore Kayseri'de ihtida eden kadinlar ve bunlarin sosyal statuleri (1650-1750).

Abstract

The Conversion of non-Muslim Women to Islam in The Ottoman City of Kayseri, 1650-1750 and Their Social Stotus (According to the Seriye Sicils of Kayseri)

The Seriye Sicilleri (Judical Records) on which this study covers the period between 1650 and 1750. Judiciary records are the best source for the study of the position of non-muslim women in Ottoman and Islamic society. The non-Muslim women of Kayseri used muslim court and they brought their problems to the court regularly.

By examining the court cases in the entries in these records it will be possible for us to assess how the conversion of non-Muslim women to Islam took place in the Ottoman society as seen in these judiciary records of Kayseri covering the 1650-1750 period.

The result of this examination will help to revise a number of misconceptions regarding conversion in the Ottoman Empire. A study of conversion from the Seriye Sicilleri may yield a certain insight into the nature of the relationship between the centre and people.

Key Words: Ihtida, (conversion), woman, Kayseri, Seriye Sicilleri (Judiciary Records), social status.

Oz

Bu calismada, Kayseri'de 1650-1750 yillari arasinda yasayan gayrimuslim kadinlarin ihtida hareketleri ve ihtida eden kadinlarin toplum icerisindeki sosyal statuleri incelenmistir. Kayseri'de 1600-1625 yillari arasinda yasayan kadinlarin sosyal durumlari ile ilgili Ronald C. Jennings'in, calismalari bulunmaktadir. Bu arastirmanin ana kaynaklarini Seriye Sicilleri olusturmaktadir. Mahkeme tutanaklari da Seriye sicil defterlerindeki kayitlar kadar o donemin sosyal tarihi, dolayisiyla kadinlarin yasayislari ve sosyal statuleri hakkinda bilgi veren onemli belgelerdir.

Bu incelemede ozellikle kirsal alanda ve sehir merkezinde yasayan kadinlarin inanclarinda meydana gelen degisikligin sebepleri ve bunun onlarin yasantilarindaki etkileri uzerinde durulmustur. Ayrica Kayseri bolgesinde yasayan hur kadinlar arasindaki ihtida hareketleri yaninda cariye adi verilen (savaslardo esir alinarak alinip-satdan) kadinlarin da din degistirmeleri uzerinde durulacaktir.

Erkek egemen bir toplum olan Osmanh Devletinde farkli bir kulture ve dine mensup olan bu kadinlarin ic dunyalarinda ve yasayislarinda buyuk degisim meydana getiren ihtidanin erkek nufusa oranla kadinlar arasinda daha az gorulmesinin sebepleri de acikliga kavusturulmustur.

Anahtar Kelimeler: Ihtida, kadin, Kayseri, Seriye Sicilleri, sosyal statu.

Kaynak Degerlendirilmesi

Osmanli Devletinde yasayan Musluman ve gayrimuslim kadinlarin sosyal durumu ile ilgili bir calisma yapmak oldukca zor gorunmektedir. Zira Osmanli tarihi ile ilgili kaynaklarin buyuk bir kismi, hanedana mensup kadinlarin faaliyetleri, sosyal statuleri, yasayislari hakkinda bilgi vermekte fakat bu aileye mensup olmayan kadinlarin yasantllari hakkinda pek ayrintili bilgi bulunmamaktadir. Hanedana mensup olmayan, sehir ve koylerde yasayan Musluman ve gayrimuslim kadinlarin toplumdaki statu ve yasayislari hakkinda bilgi edinmemizi saglayan en onemli arsiv belgeleri Seriye Sicilleridir. Siciller, belirli bir yore halkinin birbirleriyle olan hukuki, iktisadi, sosyal ve dini munasebetlerini yansitan belgelerdir (Aktan 1998: 47; Inan, 2000: 249). Bu belgeler evlenme, bosanma, miras, nisan, alim-satim, curum, cinayet gibi belli basli durumlar ve bunlarla ilgili ortaya konulan cozumleri ihtiva etmektedir.

Ihtida hareketlerinin sicillere yansiyisi farklilik gostermektedir. Bunlardan biri dogrudan ihtida ilamlari seklindedir. Genellikle sicillerin ilk sayfasinda, o yil ihtida edenlerin isimleri, aldiklan yeni adlar ve ihtida tarihleri zikredilmektedir. Ancak deflerlerin bazilarinin ilk sayfalari mevcut olmadigi icin bu donemde Kayseri'deki ihtida ilamlarinin tam anlamiyla tespiti mumkun olamamistir. Bundan baska dolayli olarak miras, alis-veris, borc, evlenme ile alakali belgeler arasinda da ihtida eden kisilerin isimlerinin zikredildigi gorulmektedir.

Osmanli Devletinin ihtidalari sicillere duzenli olarak kaydetme gelenegi, devletin bu konuya kayitsiz kalmadigini da gostermektedir. Cesitli vesilelerle, mesela emlak alim satimi miras gibi konulann yani sira Osmanli hukuk sisteminde tebaanin hukuki durumu tabi olduklan dinlerle alakah olarak ayri ayri tespit edildiginden, ozellikle vergilerin toplanmasinda bu konuya buyuk onem verilmistir. Bu nedenle ihtida kayitlarinin duzenli bir sekilde sicillere yansitildigi soylenebilir (Inan, 2000: 250). Fakat daha once de belirttigimiz gibi bazi defterlerin ilk sayfalarinin eksik olmasi ihtida konusunda taro manasiyla tespit yapmamizi guclestirmektedir.

Bu calismada Kayseri'ye ait yuz yillik bir donemi kapsayan yetmis Kadi Sicili incelenmistir. Bu deflerlerin numarasi 58'den baslayarak 141/2'ye kadar devam etmektedir. (2) 110-124 numaralari arasindaki on bes defter ile 107-108 numarali iki defter olmak uzere toplam on yedi adet deflere ulasilamamistir.

Giris

Anadolu, Turklerin hakimiyetinden once farkli kavim ve mezheplerden olusan bir Hiristiyan ulkesiydi (Gunay & Gungor, 1998: 364). Turklerin Anadolu'yu fethetmeleriyle birlikte Kayseri, Turk-Musluman nufusun yogunlastigi bir sehir haline gelmistir. Osmanli hakimiyeti doneminde ise Kayseri nufusu, farli etnik ve dini gruplardan olusmaktadir. Rumlarin ve Ermenilerin Turklerle birlikte yasadigi mahalleler ve koyler bulunmaktadir. Bu topluluklar birlikte yuzyillar boyunca karsilikli hosgoru icinde yasamislardir.

Osmanli Devleti sinirlan icinde yasayan gayrimuslimlerin kendilerine ait olan mahkemelerden cok Musluman mahkemelerine bavurduklari, dolayisiyla zimmi adi verilen bu kisilerin Osmanli toplumuna tahmin edilenden daha fazla uyum sagladiklan dusunulmektedir (Cicek, 2001: 48-49).

Zimmilerin, Yahudi veya Hiristiyan cemaat mahkemelerinin yetki alanina girdigi halde hukuki islemlerini (Bozkurt, 1990: 286), bosanma islemlerini daha cok kadi huzurunda yaptiklan anlasilmaktadir. Kilise hukukuna gore bosanma nedeni, zina sucu ile sinirlandirilmistir. Zira Hiristiyanlikta zina disinda bosanmaya izin verilmemektedir (Matta, 19/9; Cadoux, 1995: 58, dn.8, 194, 283, 445). Islam hukukunda ise bosanma daha kolaydir (Cicek, 2001: 38). Bu durum, zimmilerin bosanma konusunda Islam mahkemelerini tercih etmelerinde onemli bir rol oynamistir (Cicek, 2001: 46). Ornegin, Ihtida hareketleriyle ilgili olarak Kibris Seriye Sicilleri uzerinde yapilan bir arastirmada, ozellikle Ortodoks Rum kadinlarinm Islam dinini secmelerinde eslerinden bosanma ya da Osmanli hukumetinin sagladigi vergi muafiyetinden kurtulmanin etken oldugu tespit edilmistir (Erdogru, 2000: 160). Bunun yani sira gayrimuslimler kendi aralarinda meydana gelen anlasmazliklarinda, alacak-verecek davalarinda ve miras meselelerinde yine ser'i mahkemeleri tercih etmislerdir. Taraflardan biri Musluman ise davalar zaten zorunlu olarak kadi mahkemelerinde cozulurdu (Adiyeke, 2001:78). Kayseri ile ilgili yapilan bu cahimada da benzer tespitlerle karsilasilmistir.

Osmanli donemindeki ihtida hareketlerinin, diger bir ifadeyle din degistirmenin sebepleri arasinda misyonerlik faaliyetlerinin etkili olmadigi bilinmektedir. Zira Osmanli Devleti fethedilen memleketlerin insanlarini zorla Islamlastirmaya ve Turklestirmeye tabi tutmamistir (Inan, 2000: 245). Boyle bir politika takip etmis olsaydi yuzyillarca Osmanli egemenliginde yasayan gayrimuslim halkin buyuk bir cogunlugunun Musluman olmasi gerekirdi. Ihtida hareketlerinin olusumunda ozellikle bir arada yasamanin sonucu olarak psikolojik ve sosyo-kulturel faktorlerin daha etkin bir rol oynadigi soylenebilir.

1. Ermeni ve Rum Asilli Kadinlarin Ihtidalari ve Bunlarin Sebepleri

Kadi Sicillerinde Kayseri'de ihtida edenlerin milliyetleriyle yani Rum veya Ermeni milletinden hangisine mensup olduklari ile ilgili bilgi bulunmamaktadir. Zira Osmanli Devletinde cemiyeti birbirinden ayiran ozelliklerin basinda din faktoru gelmektedir. Bu nedenle kayitli belgelerde genellikle Rum ve Ermeni olan kisiler icin ayirim yapmaksizin "gayrimuslim', "zimmi', "nasraniye' (3) gibi dini kimlige ait tabirler kullanilmistir. Ihtida eden kadinlari tespit ederken bu kisilerin Ermeni mi yoksa Rum mu oldugu konusunda 1830-1860 arasindaki yillarda kaydedilmis bir Nufus Mufredat Defterindeki kayitlardan ve Seriyye Sicillerine Gore Kayseri (1738-1749)adli eserden yararlandik (Keskin, 2000: X-XVI; Ozturk, 2000: 30-34). (Tablo-I: Tablo-II).

Yukaridaki tabloya gore (Tablo II) ihtida eden kadinlarin buyuk cogunlugunu Ermeni milletine mensup kadmlar olusturmaktadir. 1650-1750 yillari arasinda din degitiren Rum ve Ermeni milletine mensup kadinlarin yine ayni tarihler arasinda din degistiren erkeklerle mukayesesini yaptigimizda asagidaki sonuclar karsimiza cikmistir.

Incelenen sicil kayitlanna gore Kayseri'de 1650-1750 yillari arasinda toplam 178 kisi din degistirmis olup, bunlarin 47(%26.40)'si kadinlardan, 131(%73.59)'i erkeklerdan olusmaktadir. Buna gore erkeklerin ihtida oranlari kadinlara gore daha yuksektir. Bu da bize erkeklerin kadinlara oranla daha rahat din degistirdiklerini gostermektedir. Erkeklerin toplumdaki sosyal statuleri, butun yasantilarini degistirebilecek olan boyle davranista bulunmalarini kolaylastirmistir. Kadinlarin erkeklere oranla yasadiklan sosyal ve kulturel cevrenin etkisiyle daha dar ve kisith bir davranis. ozgurlugune sahip olmalarina ragmen onlarin da inanc dunyalannda boylesi bir degisiklik yapmalarinin sebepleri soyle siralanabilir:

i. Musluman ve Gayrimuslim Ailelerin Ayni Yerlerde Yasamalarinin Din Degisikligine Etkisi

Ayni mahalle veya koyde yasayan farkli dini gruplara mensup insanlarin birbirlerinin inanclarini kulturlerini daha yakindan taniyip birbirlerinden etkilenmeleri oldukca dogaldir. Bu nedenle oncelikle ihtida eden kadinlarin yasadiklan mahalle ve koyleri tespit etmeye calistik. Bu mahalle ve koylerde Muslumanlarin ikamet edip etmedigi konusuna gelince, Kayseri'de Muslumanlarin gayrimuslimlerle beraber yasadiklari mahalle ve koylerin tamamini kaynaklardaki bilgilerin yeterli olmamasi sebebiyle tespit edemedik. Ancak Musluman mahallelerde oturan gayrimuslimlerin vergi durumlari soz konusu oldugunda isimlerinin zikredilerek verecekleri vergi miktarlarinin kaydedilmesi Muslumanlarla gayrimuslimlerin beraber oturdugu mahallelerin bazilarini tespit etmemizi mumkun kilmistir. (4) Ayrica mahkeme tutanaklarindaki verilerden hareketle Musluman ve gayrimuslimlerin birlikte yasadiklari mahalle veya koylerin bir kismini tespit edebildik. Elde ettigimiz bilgilerin isiginda Kayseri'de zikredilen yillar icerisinde Muslumanlar ile gayrimuslimlerin beraber yasadiklari mahalle ve koyler sunlardir: Cirlavuk, Efkere, Erkilet, Esbile, Kiciburunguz, Mancusun, Talas koyleri ile Baldoktu, Bozatlu, Depecik, Emir Sultan, Eskibezazistan, Firinci, Gurcu, Hunad, Karakurkcu, Merkebci, Oduncu, Sultan, Tavukcu, Tutak mahalleleri. (5) Sadece Zincidere, Germir, Agirnas koyleri, Harput, Sarkiyan, Tarakci, Rumiyan mahallelerinde Musluman nufus bulunmamaktadir. Buna gore sadece gayrimuslimlerin yasadigi koy ve mahallelerden 11 kadin ihtida ederken, Muslumanlarla gayrimuslimlerin beraber yasadiklari koy ve mahallelerde 36 kadinin ihtida etmis oldugunu tespit ettik. Bu nedenle farkli dinlere mensup kisilerin birlikte yasamalarinin din degisikliginde onemli bir etken oldugunu soyleyebiliriz.

Bunun yani sira ihtida edenlerin buyuk cogunlugu sehirdeki mahallelerde ikamet eden gayrimuslim kadinlardir. Zira koylerde oturan ve Islamiyeti secen gayrimuslim kadinlarin sayisi 16 iken, mahallerde oturan ve Islamiyeti secen gayrimuslim kadinlarin sayisi 28'dir (Bkz. Tablo I-II). Bu da kulturel etkilesimin koye nispetle sehirde daha yogun olmasindan kaynaklanmaktadir. Ayrica burada sehirdeki nufus oraninin koylere gore yogun olmasi da etkili olmustur. Bununla birlikte Osmanli Devleti'nde sadece vergi veren erkek nufusun kayitlarda yer almasi zaten mahalle ve koylerde tam olarak nufus tespitinin yapilmasina imkan vermemektedir. Orta zaman Osmanli koyleri kapali bir toplum yapisi arz ettikleri icin koyler, sehirlere oranla gayrimuslim Musluman nufusun etkilesiminin daha az oldugu yerlesim birimleri olarak karsimiza cikmaktadir. Bu nedenle sehirde ihtida hareketinin daha yogun oldugu tespit edilmistir.

Sicillerde, ihtida sebepleri belirtilmemesine karsilik bir vesile ile daha onceden ihtida ettikleri kayit edilen Rum ve Ermeni milletine mensup kadinlarla ilgili belgeler bulunmaktadir. (KSS No 100: 121, Belge: 397; KSS No: 101:.110, Belge: 266; Tok; 1996: 121, Belge: 226; KSS No 138: .68, Belge: 188; KSS No 90: 32, Belge: 67; KSS No: 103:119, Belge: 301 ; KSS No 87:14, Belge: 24; KSS No 100: 120, Belge: 394).

Mesela H. 29 Zilhicce 1106/10 Agustos 1695 tarihli belgeye gore Harput mahallesinde ikamet ederken vefat eden Bagdad veled-i (...) adli nasraniyenin veraseti, oglu Artun adli zimmiye ve daha once Musluman olan kizi Ayse'ye (KSS No 101: s. 89, Belge: 218) intikal etmistir. Ayni sekilde 7 Cemaziyelevvel 1157/17 Temmuz 1744 tarihli belgeye gore Erkilet koyunde ikamet ederken vefat eden Vasil veled-i Sivedaras adli zimminin veraseti karisi Nazli ve kizi daha once Musluman olan Hava'ya intikal etmistir (KSS No 134: 121, Belge: 226). Ayse ve Hava adini alan muhtemelen bu kadinlar ayni mahalle veya koyde yasamanin bir neticesi olarak Islamiyeti tanimislar ve Musluman olmuslardir.

ii. Kiz Cocuklarinin Babasinin Ya da Annesinin Musluman Olmasi Sebebiyle Islam Dinine Girmesi

Kayseri Seriye Sicillerindeki belgelere bakildiginda babalarinin veya annelerinin Islamiyet'i secmesi sonucunda yaslari kucuk oldugu icin Islami bir isim alarak Islam dinine intisap eden cocuklarin ihtida ilamlarina da rastlanmaktadir. Bilindigi gibi Islam hukuku geregince bu cocuklar zaten Musluman kabul edilmektedir. Sicillerin ilk sayfalarinda bulunan ihtida ilamlari sunlardir: (KSS No 100: 127, Belge: 412; KSS No 103: 1, Belge: 1; KSS No 106: ilk sayfa; KSS No 106, Defterin ilk sayfasi; Unal, 1994: 1, Belge: 2; KSS No 135: defterin ilk sayfasi).

Bunun yani sira ihtida ilami disinda miras, alacak-verecek, borc gibi konulan iceren belgelerde anne-babadan birisinin Islam dinini secmesi sonucunda cocuklarinin da Musluman oldugunu ifade eden ibareler yer almaktadir. (6)

Donemin kayitlarinda resit oldugu halde babasinin Musluman olmasi uzerine kendi rizasiyla Islam dinini secen klzlarin bulundugu da gorulmektedir. Mesela Kiciburunguz koyunden eI-Hac Ahmet, Musluman oldugunda yedi yasindaki oglu Bunyat, Mehmet ismiyle Musluman olmus, on yedi yasindaki kizi Nifesan da Ayse ismini alarak Islam dinini kabul etmistir. Aslinda Nifesan'in zimmi olarak kalmasi mumkunken o kendi rizasiyla dinini degistirmistir (KSS No 80: 59, Belge: 112). Buna karsilik, Tavukcu mahallesinden Savk adli zimmi Musluman olup Mehmet ismini almis olmasina ragmen kizlari Turfanda ve Kadem, balig ve resit olup kendilerine Islam teblig edildiginde Islami kabul etmemislerdir (KS No 78: 170, Belge: 231). Diger taraflan anne-babadan biri Musluman olmussa onun resit olmus cocuguna da Islam dinine girme yonunde toplum tarafindan baskilarin yapildigi gorulmektedir (KSS No 66: 378, Belge: 398-399). Mesela Tavnusun koyunden bir zimmi "Baban Musluman oldu sen dahi Musluman ol" diye kendisine baski yapildigini ileri surerek Dersaadet'e bas vurmus, bunun uzerine Kayseri mutasamfi ve kadisina hitaben yazilan fermanda kimsenin Musluman olmaya zorlanamayacagi belirtilmistir (Aktan, 2001). Ayni sekilde Daradan adli zimmi de Musluman olmus fakat, yasca buyuk olan kizi Meryem Islamiyeti secmedigi gibi Islam olmasi yonunde baski yapilmasi uzerine Dersaadet'e sikayette bulunmustur. Dersaadet'ten gelen yazida fetvaya gore hareket edilmesi, eger Meryem akil balig ise ona dokunulmamasi gerektigi ifade edilmistir. (7) Bu durum, toplum tarafindan yapilan baskilara ragmen Islam hukuku geregince soz konusu kisinin istedigi dini secmesi, onun gereklerini yerine getirmesi konusunda ozgur olduguna isaret etmekle birlikte kisilerin kanunlarin korumasi altinda oldugunu da gostermektedir.

iii. Kendi Rizasiyla Islam Dinini Secen Kadinlar

Sicil kayitlarinda zaman zaman kadinlarin Islamiyeti secme bicimleri ile ilgili olarak kisa bilgiler verilmektedir. Mesela, Selh-i Zilkade 1060/27 Ekim 1650 tarihli belgeye gore Gurcu mahallesinden Zanik bint-i Kirkor kendi husn-i rizasiyla Zeynep ismini almis, kelime-i sahadet getirerek Musluman olmustur (KSS No: 65: 61, Belge: 168).

iv. Baskalarinin Telkiniyle Din Degistirme

Kayseri Sicillerinde 1650-1750 tarihleri arasinda baskalarinin telkiniyle Islamiyeti secen sadece bir kadinin kaydi bulunmaktadir. Bu kayda gore Germir'de oturan Cemile bint-i Abdullah'in Musluman olmasinda Gesi imami Sabah Halifenin "telkin-i din"i etkili olmustur (KSS No 63: 60, Belge 223).

2. Cariyelerin Ihtidasi ve Bunun Sebepleri

Savaslarda esir alinan kadinlar, Islam hukukuna gore cariye kabul ediliyordu. Ancak bunun icin belli sartlarin gerceklesmesi gerekiyordu (Akgunduz, 1995: 147). Osmanlilarda kole ve cariyelerin savas esiri olarak veya ticaret yoluyla geldigi bilinmektedir. Kole ve cariyeler, bir taraftan Rumeli'de yapilan savaslarda esir alinir diger taraftan da esir tuccarlari araciligiyla Karadeniz'in kuzeyinden ve dogusundan esir pazarlarina getirilirdi (Sak, 1989: 162). Macaristan, Lehistan, Bogdan gibi Balkan ulkelerinden savas esiri olarak getirilen cariyelerin sayisinin az olmasina karsilik, Rus ve Gurcu asilli cariyelerin sayisinin oldukca yuksek oldugu gorulmektedir (Tablo-IV). Rus ve Gurcu asilli cariyeler, tuccar araciligiyla Rusya'nin guneyinden, Kafkas bolgesinden getirilen ve Anadolu'da cesitli esir pazarlarinda satilan kadinlardir (Engin, 1998: 123-129). Acem asilli cariyelerin ise savas yoluyla mi yoksa Iranli tacirler tarafindan mi satildigi konusu aciklik kazanmamistir.

Osmanli'da cariyelerin buyuk cogunlugunun milliyeti sicillerdeki belgelere yansimamister. Bunlarin isimlerinin veya milliyetlerinin belgelere yansiyisi genellikle azat edilmeleri ya da veraset, yaralama gibi konulari iceren belgelerde karsimiza cikmaktadir. Herhangi bir meseleye karismamis veya veraset konusu mahkemeye yansimamis kisilerin sahip olduklari cariyeler hakkinda baska bilgi bulunmamaktadir. Aslinda, Cariye ya da kole sahibi olmak ayni zamanda zenginligin bir isareti sayildigi icin bu sayinin tam olarak ortaya konulmasi, Kayseri halkini sosyo-ekonomik durumunun tespiti icin onemli gorulmektedir.

Cariyeler arasinda gorulen yuksek orandaki ihtidalarda, bu kisilerin icinde bulunduklari psikolojik durum etkili olmus olmalidir. Cunku cariyelerin yasadiklari Musluman evlerinde adeta ev halkindan sayilmalari, birlikte yasadiklari insanlarin kulturlerini, dinlerini tanima firsati getirmis ve ihtidalarini kolaylastirmistir (Cetin, 1994: 68; Selcuk, 2003: 171). Bununla birlikte cariyelerin zaman zaman efendilerinin esi seklinde muamele gormesi, hatta cocuk sahibi ise azat edilmeleri gibi konular da din degbikliginde onemli rol oynamistir. Farkli bolgelerden gelen bu statudeki insanlarin bir daha kendi memleketlerine donme imkanlari bulunmamaktadir. Boyle bir durumda Islam dinine girmeleri onlara buyuk ayricaliklar sagladigi icin rahatlikla Musluman olmuslardir.

Cariyelerin Kayseri'ye hangi yollarla geldikleri, esir olarak mi yoksa tuccartar eliyle mi getirildikleri konusunda herhangi bir kayit bulunmamaktadir. Tabloda IV'de goruldugu gibi cariyelerin %38.5'inin milliyetleri belirlenememistir. Milliyetleri belli olanlar arasinda Rus cariyelerin sayi itibariyla daha fazla yer tuttugu gorulmektedir. "Rusiu'l-asl" olarak belirtilen cariyelerin orani %31.2'dir. Rus asilli cariyelerin fazla olmasinin sebebi, Rusya'nin guneyi, Kafkas bolgesinin Osmanlilardan once de kole ve cariye ihrac eden memleketler olmasindandir (Sak, 1989: 162). Tabloya gore bu yillar arasinda cariyelerin sayi itibariyla yuksek olmasi, Kayseri'de yasayan halkin ekonomik olarak iyi bir seviyede oldugunun gostergesi olarak yorumlanabilir.

3. Ihtida Eden Kadinlarin Sosyal Statuleri ve Ihtida Sonrasi Karsilastiklari Problemler

Ihtida eden kadinlarin hem kendi ozel yasantilarinda hem de toplumsal hayatlarinda bir takim degisikler meydana geldigini gormekteyiz. Zira ihtida eden kadinlar eslerinden ayrilmak durumunda kaliyor, isimlerini, kiyafetlerini ve oturduklari yeri degistiriyorlardi. Dolayisiyla kadinin hayati neredeyse yeniden sekilleniyordu. Kadinin ihtidasi neticesinde ortaya cikan problemler ve cozum yollari su sekildedir:

i. Evli Bir Kadinin Ihtidasi Neticesinde Kocanin Durumu

Bir kadin Musluman olduktan sonra gayrimuslim kocaya Musluman olmasi yonunde telkin yapilir, sayet koca Islamiyeti kabul etmezse, kadin dinen bosanmis kabul edilirdi. Zira Musluman olan kadinin gayrimuslim kocasiyla birlikte yasamasi dinen yasaktir. (8) Mesela 15 Safer 1073/29 Eylul 1662 tarihli belgeye gore Manas adli zimminin karisi Meryem bint-i Temur, Musluman olup Fatma ismini almistir. Kocasi Manas'a Islam dinine girmesi yonunde teklif yapilmis, Manas Musluman olmayi kabul etmeyince bosanma gerceklesmistir (Yilmaz; 1999: Belge No: 133).

Benzer sekilde, dogrudan bir bosanma belgesi olmasa da, Rumiyan mahallesinden olup Islamiyeti secen Fatima bint-i Abdullah'in, eski kocasi olan Karagoz veled-i Nikola'nin kendisine ait altin kusagi iadesine dair sikayet belgesinden (KSS No: 79: 31, Belge: 82) hareketle Fatma'nin, Musluman olduktan sonra kocasindan bosanmis oldugu cikarilabilmektedir.

ii. Isim Degistirme

Gayrimuslim kadinlarin Islama gectikten sonra daha cok Muslumanlar arasinda yaygin olarak kullanilan isimleri aldiklari, bazilarinin ise kendi dinlerinde kullandiklari isimleri muhafaza ettikleri gorulmektedir. Bu incelemeye konu olan Kayseri sehrinde sozu edilen tarihler arasinda Islamiyeti secen kadinlardan 11'i Ayse, 8'i Fatma, 2'si Emine, 2'si Hava, 2'si Zeynep, 1 'i Esma, 1'i Hadice, 1'i Cemile, 1'i Raziye isimlerini alirken Bagdad bint-i Abdullah, Meryem bint-i Abdullah, Meryem bint-i Serkiz, Nazli, Nifesan, Sultan, Sultan bint-i Abdullah, Sultan, Sahzade, Sakireye, Teklik Turakende, Hatun isimli kadinlarin eski isimlerini muhafaza ettikleri tespit edilmistir. Bu durum ihtida edenlerin Islam kulturune ait Musluman bir isim alip almama konusunda serbest olduklarini gostermektedir (Engin, 1998:151-152).

iii. Ihtida Eden Kadinlarin Cocuklarinin Miras Hakki ve Vesayet Durumu

Ihtida eden kadinlarin (muhtediye) veya erkeklerin (muhtedi) ihtida neticesinde karsilastiklari en onemli sorunlarini miras meselesi ile cocuklarinin dini, hukuki durumlari olusturmaktaydi. Ser'i mahkemeler cogunlukla cocuklari Muslime anneye veya Muslim babaya verir, boylece Islam dinini secmelerini kolaylastirirdi (Erdogru, 2000: 161). Zira Hazreti Muhammed'in her insanin Islam fitrati uzerine dogdugu, sonradan anne ve babalarinin telkiniyle baska dinlere gectikleri yonundeki hadis-i serifini esas alan Islam hukukculari, cocuklarin anne ve babalarindan hangisi hayirli ise onun vesayetine girmesi gerektigini kabul etmislerdir (Cetin, 1994:71).

Ihtida konusunda karsilasilan diger bir mesele ise vesayettir. Vasi, resit olmayan bir kimsenin mallari uzerinde tasarruf yapmak ya da anne babasindan biri olmayan cocuklarin maddi islerini yurutmek uzere tayin edilen kimsedir. Bir kisi cesitli durumlarda hayatta iken de vasi atayabilmektedir. Bununla birlikte vasisi bulunmayan yani anne ve babalari olen oocuklar icin kadilar tarafindan vasi atandigi, gorulmektedir (Pakalin, 1993: 584). Daha once bu konuda yapilan bir calismada cogunlukla anneye yani kadina hidanelik (cocugun bakim ve terbiyesi) hakkiyla birlikte vasilik gorevinin de verildigi tespit edilmistir (Selcuk, 2003: 453-455). Musluman kisiler Musluman birisi uzerinde hidanelik hakkina sahiptir. Musluman olmayanin Musluman uzerinde hidane hakki yoktur. Ancak Musluman, Musluman olmayana velayetlik yapabilmektedir (Aksakal, 2003: 179). Zaman zaman gayrimuslim cocuklar icin Musluman vasiler atandigi gorulmektedir. Sicillerde tam anlamiyla aciklayici bir bilgi bulunmamakla beraber anne veya babasi olen cocuklarin haklarini korumak amaciyla kadilar tarafindan Musluman kisiler tayin edilmektedir. Bu nedenle baba, ayni zamanda vasi olan kisinin olumu uzerine cocuga, Islam terbiyesi almasi icin kadi tarafindan Hiristiyan annesi yerine Musluman bir vasi tayin edilir. (9) Mesela 24 Sevval 1085/21 Ocak 1675 tarihli belgeye gore Oduncu mahallesinden vefat eden Huseyin Bebe bin Abdullah adli kisinin veraseti kucuk kizi Hatun ve hamile olan karisi Agsa adli zimmiye kalmis, onlara vasi olarak Mehmet Bebe bin Abdullah tayin edilmistir (KSS No: 93: 99-100, Belge: 271). Yine Talas adh koyde vefat eden Karakoc adli zimminin ogullari ve kizlari icin vasi olarak Musluman bir kisi Mehmet bin Abdullah tayin edilmistir. (10) Zikredilen belgede vasi olarak atanan Mehmet bin Abdullah'in ihtida etmis bir kimse olmasi mumkundur. Zira baba adi Abdullah olarak zikredilen kisiilerin cogunlugunu ihtida etmis kimseler olusturmaktadir. (11) Mehmet bin Abdullah'in zikredilen cocuklarla akraba olduguna dair herhangi bir kayit da bulunmamaktadir.

Netice itibariyla kadi tarafindan gayrimuslim cocuklar icin Musluman bir kisinin vasi olarak atanmasi uygun gorulmustur. Cocuklarin akrabalarinin itirazi ile ilgili herhangi bir kayda rastlanmamasi, onlarin bu durumu onayladiklarini gostermektedir. Bu durum Muslim ve gayrimuslim toplumun birbiriyle nasil kaynastiklarini gostermektedir.

iv. Ihtida Eden Kadinin Ikameti Meselesi

Kadinlarin ihtida ettikten sonra Musluman kadinlar gibi giyinmeleri ve hayatlarini onlar gibi surdurmeleri gerekmekteydi. Bu sebeple yeni ihtida eden kadinlarin maddi ve manevi yonden sikintiya dusmemesi icin elbise ve para yardimi, yapan kuruluslar bizzat devlet gorevlileri tarafindan kurulmustur. Mesela, Celebi Sultan Mehmet ve II. Murat devri vezirlerinden olan Haci Ivaz Pasa adina duzenlenen bir vakfiyede Haci Ivaz Pasa "... hidayeti, isyan ve delalete tercih eden, tugyan ve kufur vadisinden ayrilarak iman kulpuna sanlanlarin ihtiyaclarinin karsilanmasi maksadiyla her gun iki dirhem biriktirilir ..." demek suretiyle vakfin gelirlerinden her gun ayrilacak iki dirhemlik meblagin "Muhtedi Fonu" na aktarilmasini sart kilmisti. Bu suretin cumlesinden, vakfiyenin 1 Cemaziyelevvel 830/28 Subat 1427'de tanzim edildigini ogreniyoruz (Cetin, 1994: 102-103; Yuksel, 2000: 281; Selcuk, 2002: 95-96). Haci Ivaz Pasa'nin muhtediler icin kurdugu fon toplumdaki onemli bir eksikligi kapatmistir. Daha sonraki yuzyillarda da amacina uygun sekilde hizmet vermis ve Divan teskilatinda da bununla ilgili bir kanun olusturulmustu. Bu bilgilerden hareketle Kayseri'de de boyle bir kurulusun mevcut olabilecegini dusunmekteyiz. Ayni sekilde Kibris'ta ihtida eden kadinlar, cogunlukla Musluman bir erkekle evlenir, eger evlenmek istemezlerse, guvenilir bir ailenin yanina himayeye verilirdi. Ser'i mahkeme bu tur ailelere maddi yardimda bulunurdu (Erdogru, 2000:161). Zira Kayseri'de yaklasik olarak 47 kadin ve 131 erkegin Musluman olduktan sonra zor durumda kalmamalari icin kabul ettikleri yeni dinin mensuplari tarafindan odullendirilecekleri asikardir.

Kayseri'de kadinlarin ihtida ettikten sonra evlerini terk ederek baska bir mahalleye ve eve tasindiklari gorulmustur. Mesela 3 Ramazan 1157/9 Ekim 1744 tarihli belgede Bozatlu mahallesinde Islamiyeti secen ve Fatma ismi verilen kisi Islam dinine girdikten sonra babasinin evinden ayrilmistir (KSS No 134: 74, Belge: 137). Benzer sekilde Saban 1061/Temmuz 1651 tarihli belgeye gore Zinci Dere koyunden Altun adli muhtediye uvey annesinin kendisine kotu davranmasi ve babasinin da uvey annesinin yaninda yer alarak kendisini dovmesi uzerine, evdeki esyalarinin bir kismini alarak Agca koyune gitmis ve orada Musluman olmustur." (12) Ayni sekilde Musluman olmadan once Rumiyan mahallesinde ikamet eden zimmi kadin, Islam dinini kabul edip Fatima bint-i Abdullah ismini aldiktan sonra baska bir mahalleye tasinmistir (KSS No 79: 52: Belge: 139).

Esasinda butun toplumlara baktigimizda bir kadinin din degistirmesinin cok kolay olmadigini soyleyebiliriz. Gayrimuslim kadinlarin kendi dinlerini terk ederek baska bir dine girmesi hem yasayislarinda hem de psikolojilerinde buyuk degisikliklere yol acacaktir. Yukarida da ifade ettigimiz gibi mesela din degistiren kadin babasinin evinden veya mahallesinden ayrilma durumunda olabilmektedir. Bu nedenle ihtida eden kadinlarin bir sure sonra Musluman bir erkekle evlendigi gorulmektedir. Burada dikkat cekici husus kadinin kendi dinini terk edip baska bir dine girdikten sonra bulundugu bolgeden ve aile cevresinden uzaklastigi icin kendisini koruma altina alacak bir ese ihtiyac duymasidir. Zira kendi dinini terk eden ve Islam dinine giren bir kadinin gayrimuslim baba evinde oturmasi veya gayrimuslim bir esle evli kalmasi mumkun gorulmez. Bu durumda evlilik vasitasiyla hem yeni girdigi dini yasama imkani bulur hem de hayatini bu yolla guvence altina almis olur.

Kadinin ekonomik durumu ya da ekonomik bagimsizligi bu konuda takinacagi, tavir konusunda onemli bir rol oynamaktadir. Sicillerde kadinlarin sahip olduklari mallarla ilgili pek fazla bilgi bulunmamaktadir. Fakat birkac belgede sahip olduklari esyalari babasinin veya kocasinin evinden almak konusunda mahkemeye basvurduklari gorulmektedir ki, bu esyalara bakildiginda ihtida eden bu kadinlarin cok fazla zengin olmadiklari, ekonomik acidan fazla bir servetlerinin bulunmadigi soylenebilir.

4. Eslerden Erkegin Ihtidasi Sonrasi Kadinin Durumu

Gayrimuslim bir ailede ihtida eden kisinin koca olmasi durumunda evliligin sona ermesi taraflar istemedikleri surece gerceklesemez. Bununla birlikte kadinin Hiristiyan olmasi zaman zaman ayriliklara, anlasmazliklara sebep olacak bir durumdur. Bosanma ile ilgili belgelere baktigimizda kocalari ihtida eden gayrimuslim kadinlarin bir sure sonra aralarinda anlasmazlik ciktigi icin bosanmak istediklerini gormekteyiz. Mesela Cemaziyelahir 1088/Agustos 1677 tarihli belgeye gore Sarkiyan mahallesinde oturan Sahhatun bint-i Zeki adli Nasraniye, kocasi Mustafa Bese bin Abdullah'tan aralarinda "imtizacimiz yoktur" diyerek bosanmistir (KSS No: 86/3: 1, Belge: 2). Benzer sekilde 13 Cemaziyelahir 1066/8 Nisan 1656 tarihli belgede Merkebci Mahallesinden gayrimuslim Gulhatun da kocas, Mehmet bebe bin Abdullah'tan "imtizacimiz yoktur" diyerek bosanmistir (KSS No: 64 108: Belge No: 331). Diger yandan da 7 Saban 1110/8 Subat 1699 tarihli belgede, Depecik mahallesinde oturan zimmi Kalur Hanim'in esi Ahmet Bebe ibn-i Abdullah tarafindan talak-i selase ile bosandigi, belirtilmistir (KSS No 105: 102, Belge: 303).

Bu tur kayitlarda kisilerin genellikle aralarinda uyusmazlik olmasi, anlasamamalari sebebiyle bosandiklari ifade edilmektedir. Bosanmada din faktorunun etkili olmasiyla ilgili dogrudan bir kayda rastlanmamaktadir. Bununla birlikte eslerden erkgin Islami secmesinden sonra Hiristiyan kalan esi ile aralarinda bir takim sikintilarin yasanmaya basladigi ve bosanmanin bunun neticesinde gerceklestigi dusunulebilir.

Mesela Saban 1095/Temmuz 1684 tarihli belgeye gore Emir Sultan mahallesinde oturan Ahmet Bebe bin Abdullah adli kisi Islamiyeti sectigi halde karisi Sultan bint-i Semadon Hiristiyan olarak kahr. Ahmet Bese bin Abdullah kendisi vefat ettigi zaman kansinin verasetinden mahrum olmasi ve herhangi bir hak iddia etmemesi icin temessuk vermistir. Bosanma gerceklestikten sonra bu kadin sahip oldugu mallara eski kocasinin el koydugunu soyleyerek mahkemeye bas vurmus ve mallarini istemistir (KSS No 93: 65, Belge: 125). Ayni sekilde Oduncu mahallesinde ikamet ederken Islam dinini secen ve Ali Bese bin Abdullah ismini alan kisi de meclise basvurarak iki yil once kendisi de gayrimuslim iken Karlik veled-i Artun'un kizi Kiymet ile nisanlandigini fakat Musluman olduktan sonra bu nisandan feragat ettigini, Karlik' in kizini artik istedigi kimseye verebilecegini ifade etmektedir (KSS No 82: 223, Belge: 541). Bu durum bize erkegin Islam dinini sectikten sonra gayrimuslim bir kadinla evli kalmayi ya da evlenmeyi istemedigini dusundurmekte ve evlilikte dinin onemli bir yere sahip oldugunu gostermektedir.

Belgelere gore bazi Hiristiyan kadinlarin Musluman olup arkasindan Musluman bir erkekle evlendigi de gorulmektedir. Mesela 28 Saban 1062/3 Agustos 1652 tarihli belgeye gore Agirnas koyunden bir zimmi, Ayse ismini alarak Musluman olmus ayni koyde ikamet eden Hizir Bese'nin oglu Mehmet ile evlenmistir (KSS No 62: 8, Belge: 31). Ayni sekilde Gurcu mahallesinden Zeynep bint-i Abdullah adli muhtediye Seyyid Ibrahim celebi ile evlenmistir. (13)

Bunun yani sira kocanin Musluman olmasmdan sonra kadinlarin Hiristiyan kaldiklari ve eslerinden ayrilmak icin her hangi bir talepte bulunmadiklarina dair kayitlar da mevcuttur. Mesela Estefenye adli koyden Mehmet bin Abdullah adli kisinin karisi, Meryem bint-i Yasef adli nasraniyedir (KSS No 105: 39, Belge:165). Benzer sekilde Hunad Mahallesinden olup Musluman olan Mustafa bin Abdullah'in zevcesi, (...) bint-i Karabet adli bir zimmidir (KSS No 105: .2, Belge:4). Ayni sekilde Rumiyan Mahallesinden Mustafa Bese bin Bagdad adli kisinin karisi Sudiye bint-i Evail adli nasraniyedir (KSS No 106: 95, Belge: 144).

Kadi Sicillerinde Musluman erkeklerle Hiristiyan kadinlarin evli olduklari yonunde belgeler de bulunmaktadir. Bu belgelerde, erkeklerin ihtida edip etmediklerine dair bilgi bulunmamakta, sadece Musluman olduklari belirtilmektedir (KSS No 85:153, Belge: 363; KSS No 82:199, Belge: 484; KSS No 73: 30, Belge: 96; KSS No 63: 79, (14) Belge: 279; KSS No 99: 66-67, Belge: 183; KSS No 98: 48, Belge: 103).

Sonuc

Inceledigimiz 1650-1750 yillari arasinda Kayseri'de kadinlarin din degisikliginde din adamlarinin dogrudan etkili olmadigini soyleyebiliriz. Osmanli Devletinin gayrimuslim vatandaslarini Muslumanlastirma gibi bir politikasi olmamistir. Zaten boyle bir politika takip etmis olsaydi Osmanli hakimiyeti doneminde gayrimuslimlerin buyuk bir cogunlugu Musluman olurdu.

Evlilik, kadinin din degistirmesinde onemli etkenlerden olmustur. Ihtida eden kadin, gayrimuslim kocasindan bosanmak zorunda kalmakta veya kendisinin evi terk etme mecburiyeti dogmaktadir. Yukarida da ifade edildigi gibi erkek ihtida ettigi zaman karisinin din degistirmesi gerekmiyordu. Gayrimuslim bir kadin ihtida etmis bir kocayla birlikte yasayabiliyordu. Dolayisiyla toplumsal acidan erkegin baska bir dine girmesi kadina nazaran daha kolay gibi gorunmektedir. Kadinlarin ekonomik yonden fazla guclu olmadigi goz onune alindiginda gayrimuslim bir kadinin din degistirmesinin pek de kolay olmadigini vurgulamamiz gerekmektedir.

Bunun disinda babasi veya annesinin ihtida etmesi neticesinde Islam dinine giren kucuk kiz cocuklari icin ayni durum soz konusu degildir. Anne veya babadan hangisi Musluman olmus ise cocugun vasiligi Musluman olan kisiye veriliyordu. Bu durumda Musluman olan kiz cocugunun anne veya babasinin yaninda kalmasi saglaniyor, yani Musluman kabul edilen kiz cocuklari evi terk etme durumunda kalmiyordu. Yaklasik yuzyillik donemde Osmanli Devletine tabi bulunan Kayseri'de kadin ihtidalarinin erkeklere oranla az olmasi yukarida saydigimiz sebeplerden ileri gelmektedir. Yalniz burada ifade etmek istedigimiz en onemli nokta bu calismada sadece kadi sicillerine bagli kalinmis olmasidir. Siciller sadece o toplumu ilgilendiren hukuki konularda mahkemeye muracaat edilmesi neticesinde tutulan belgelerden olusmaktadir. Kadi sicillerinin bazilarinin ilk sayfasinin mevcut olmamasmdan dolayi ihtidalarin sayisi konusunda kesin bir rakam soylemek mumkun olmamakla beraber kadinlarin erkeklere oranla dinlerini daha az terk ettiklerini soylememiz mumkundur. Bu olayda kadinin toplum icindeki statusu onemli oldugu gibi kadinin kendi ic yapisinda bulunan bir seye siki sikiya baglanma duygusunun yogunlugu da etkili olmaktadir.

Sonuc olarak Kayseri Osmanli hakimiyeti doneminde farkli etnik ve dini unsurlarin yuzyillardir bir arada yasadigi bir bolgedir. Kadi Sicillerinden elde ettigimiz bilgiler isiginda Kayseri'deki ihtida hareketlerinde sosyo-kulturel cevrenin etkili oldugu soylenebilir. Burada dikkat cekici bir husus da Musluman ve gayrimuslimlerin nufus oranlar, goz onune alindiginda Osmanli toplumunda din degistirme olayinin oldukca dusuk oldugudur. Bu durum Osmanli Devletinin gayrimuslim vatandaslari uzerinde asimile politikasi uygulamadigini gostermesi bakimindan onem arz etmektedir.

Kaynakca

Adiyeke, A. Nukhet (2001). XVII. yuzyil Girit (Resmo) sicillerinde zimmi davalari. Pax Ottoman, Ankara, s. 77-95.

Akgunduz, Ahmet (1995). Islam Hukukunda Kolelik-Cariyelik Muessesesi ve Osmanli'da Harem, Istanbul: Osmanli Arastirmalari Vakfi.

Aksakal, Sultan (2003). Bosanmadan sonra cocugun velayeti. Konya Selcuk Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi, 1: 177-180.

Aktan, Ali (1997). XVII. yuzyil Kayseri kadi sicillerinde bulunan kole ve cariyelerle ilgili bazi belgeler uzerinde bir degerlendirme. I. Kayseri ve Yoresi Tarih Sempozyumu Bildirileri (11-12 Nisan 1996), Kayseri, s. 13-20

Aktan, Ali (1998). Kayseri kadi sicillerindeki tereke kayitlari uzerinde bazi degerlendirmeler (1738-1749). II. Kayseri ve Yoresi Tarih Sempozyumu Bildirileri (16-17 Nisan 1998), Kayseri, s. 47-68.

Aktan, Ali (2000) Osmanli belgelerine gore Kayseri'deki Gayrimuslim tebaanin durumu. III. Kayseri ve Yoresi Tarih Sempozyumu Bildirileri (06-07 Nisan 2000), Kayseri, s. 7-34.

Ali Efendi (1995). Seyhulislam Fetvalari, Sadelestiren: Ibrahim Vural, Istanbul: Fey Vakfi Yayinlari.

Bostan, M. Hanefi (2002). XV-XVI. Asirlarda Trabzon Sancaginda Sosyal ve Iktisadi Hayat, Ankara: T.T.K.

Bozkurt, Gulnihal (1990). Osmanli Devleti ve Gayrimuslimler, Turkiye'de Insani Degerler ve Insan Haklari, Osmanli Imparatorlugu Donemi, 2. Kitap, Istanbul: Turk Kulturune Hizmet Vakfi.

Cadoux, Cecil John (1995). The Early Church and the World, Edinburgh.

Cetin, Osman (1994). Sicillere Gore Bursa'da Ihtida Hareketleri ve Sosyal Sonuclari (1472-1909), Ankara: Turk Tarih Kurumu.

Cicek, Kemal (2001). Cemaat mahkemesinden kadi mahkemesine zimmilerin yargi tercihi. Pax Ottoman, Ankara, s. 31-49.

Duzdag, Ertugrul (1972). Seyhulislam Ebu Suud Efendi Fetvalari Isiginda 16. Asir Turk Hayati, Istanbul: Enderun Kitabevi.

Engin, Nihat (1998). Osmanli Devletinde Kolelik, Istanbul: Marmara Universitesi Ilahiyat Fakultesi Yay.

Erdogru, M. Akif (2000). Osmanli Kibris'inda kadinlar (1580-1640). Tarih Boyunca Turklerde Ev ve Aile Semineri, 25-26 Mart 1998, Istanbul, s. 155-200.

Gunay, Unver & Harun Gungor (1998). Turk Din Tarihi, Kayseri.

Caner, Gurlevik Songul (1995). 138 No'lu Kayseri Seriye Sicili ve Transkripsiyonu, Kayseri: Erciyes Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu (Basilmamis Yuksek Lisans Tezi).

Inan, Kenan (2000). Trabzon'da ihtida olaylari (1648-1656), Trabzon Tarihi Sempozyumu Bildirileri 6-8 Kasim 1998, Tabzon: Trabzon Belediyesi Yay., s. 295-309.

Kalipcioglu, Muhammed (1995). 65 No'lu Kayseri Ser'iyye Sicili ve Transkripsiyonu, Kayseri: Erciyes Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu (Basilmamis Yuksek Lisans Tezi).

Kalipcioglu, Zeynep (1995). 75 No'lu Kayseri Ser'iyye Sicili ve Transkripsiyonu, Kayseri: Erciyes Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu (Basilmamis Yuksek Lisans Tezi).

Kayseri Seriye Sicilleri No: 55, 59, 60, 61, 62, 63, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 72, 74, 75, 81,84, 88, 89/1, 90, 91, 92, 96, 104, 125, 130, 131,132, 134, 136, 138 (Lisans ve Yuksek Lisans ogrencileri tarafindan transkribe edilmistir. Kayseri ve Yoresi Tarih Arastirmalori Merkezinde birer nushasi. mevcuttur).

Kayseri Seriye Sicilleri No: 56/1, 56/11, 57, 58, 64, 71,73, 76/1,76/11, 78, 79, 80, 82, 83, 85, 86, 87, 88, 89/11, 93, 94, 95, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 109, 126, 127, 128, 129, 133, 137, 139, 140, 141/1, 141/11 (Kayseri ve Yoresi Tarih Arastirma Merkezinde mikro filmleri mevcuttur).

Keskin, Mustafa (2000). Kayseri Nufus Mufredat Defteri, Kayseri: Kayseri Buyuk Sehir Belediyesi Yayinlari.

Kur'an-i Kerim, Elmalili Muhammed Hamdi Yazir Meali.

Ozturk, Ayhan (2000). Seriye Sicillerine Gore Kayseri (1738-1749), Kayseri.

Pakalin, Mehmet Zeki (1993). Osmanli Tarih ve Deyimleri ve Terimleri Sozlugu, C. III, Istanbul.

Sak, Izzet (1989). Konya'da Koleler. Osmanli Arastirmalari, 9:159-167.

Selcuk, Hava (2002). Tapu Tahrir ve Maliyeden Mudevver Defterlere gore Rumeli'de ihtida hareketleri (1432-1482). Erciyes Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu Dergisi, 12:89-104.

Selcuk, Hava (2003). Osmanli toplumunda kadinin annelik vasfindan dogan haklari(1650-1750 yillarinda Kayseri ornegi). IV. Kayseri ve Yoresi Tarih Sempozyumu Bildirileri (10-11 Nisan 2003), Kayseri, s. 443-456.

Temur, Ilhami (1998). 136 No'lu Kayseri Ser'iyye Sicili ve Transkripsiyonu, Kayseri: Erciyes Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu (Basilmamis Yuksek Lisans Tezi).

Tok, Ozen (1996). 130 No'lu No'lu Kayseri Ser'iyye Sicili ve Trankripsiyonu, Kayseri: Erciyes Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu (Basilmamis Yuksek Lisans Tezi).

Unal, Afsin (1994). 92 No'lu Kayseri Ser'iyye Sicili ve Transkripsiyonu, Kayseri: Erciyes Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu (Basilmamis Yuksek Lisans Tezi).

Yilmaz, Adem(1999). 74 No'lu Kayseri Ser'iyye Sicili ve Trankripsiyonu, Kayseri: Erciyes Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu (Basilmamis Yuksek Lisans Tezi).

Yuksel, Hasan (2000). Haci Ivaz Pasa'nin vakiflari. Turk Yurdu, s. 148-149.

Notlar

(1) Bu kelime yazar tarafindan makale boyunca Ser'iyye olarak verilmisse de dergide dil birligi saglama amaci ile KADIN/WOMAN 2000 editoru tarafindan TDK Imla Kilavuzu esas alinarak Seriye olarak degistirilmis, ancak kaynakcada eser isimleri aynen muhafaza edilmistir. (Editor [N.Y.] notu).

(2) Kullanilan bu defterlerin mikrofilm ve fotokopileri Kayseri ve Yoresi Tarih Arastirmalari Merkezi (KAYTAM)'nde bulunmaktadir. Calismamizda kullandigimiz 73 defterden 31'i lisans ve yuksek lisans tezi olarak hazirlanmistir (Kayseri Ser'iyye Sicilleri No: 55, 59, 60, 61, 62, 63, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 72, 74, 75, 81, 84, 88, 89/1, 90, 91, 92, 96, 104, 125, 130, 131, 132, 134, 136, 138. Transkribe edilen defterlerin birer ornegi KAYTAM'da bulunmaktadir. Bunlarin disinda kullanilan 42 defter (Kayseri Ser'iyye Sicilleri No: 56/1, 56/11, 57, 58, 64, 71, 73, 76/1, 76/11, 78, 79, 80, 82, 83, 85, 86, 87, 88, 89/11, 93, 94, 95, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 105, 106, 109, 126, 127, 128, 129, 133, 137, 139, 140, 141/1, 141/11) yine ayni merkezde fotokopi ve mikrofilimler halinde mevcuttur. Kayseri Ser'iyye Sicilleri kisaca KSS seklinde gosterilecektir.

(3) Nasraniye tabirinin cogunlukla kadin gayrimuslimleri ifade etmek icin kullanildigini gormekteyiz. Inceledigimiz defterlerin hemen hemen hepsinde "Nasraniye" tabiri kadin gayrimuslimleri ifade etmek icin kullanilmistir.

(4) KSS No 101: 93-94, Belge: 228, Emir Sultan mah., Sultan mah., Hasan Fakih mah., Hisayunlu mah. gibi

(5) Temur, 1998, Belge: 110, 47, 108, 31, 19, 160, 57, 114, 118, 163; KSS No 69, Belge: 229, 288, 63, 52, 17, 222, 86, 198, 115; KSS No 55, Belge: 356, 49, 397.

(6) Gurlevik Caner, 1995: 68, Belge: 187 olup seref-i Islamla muserref Sultan, sagir ogullari Karabet ve Murad, sagire kizi Bagdad vakt-i Islaminda sagir bulunan Kekil Islama tenbih olunmagin; KSS No 80: 39, Belge: 72 Talas'da bundan akdem murd olan Sefer veled-i Oruc nam zimminin onun olumunden sonra esi seref-i Islamla muserref Meryem bint-i Abdullah ve sulbiye oglu Mehmet ve kizi seref-i Islamla muserref Nazliya. Zilhicce 1083 (Mart 1673).

(7) KSS No 71: 118, Belge: 291 Bu konulu ile ilgili olarak Seyhulislam Ebussuud Efendi'nin yayimlanmis fetvalarinda su ornek verilmektedir: Mesele: Zeyd-i zimmi bi-inayetillahi te'ala Islama gelmekle evladinin kac yasinda oluncaya degin Islamina hukm olunur? Elcevap: Oniki yasi tamam edip "balig oldum" diyende kalaninin Islamina hukm edilir. (Duzdag, 1972: 90.

(8) Ali Efendi, 1995: 27. ("Nasrani Zeyd Nasrani esi Hindin Musluman oldugunu duydugunda kabul etmezse Hind Zeyidden ayrilmis olur mu?", "Olur".)

(9) Kalipcioglu, 1995: 60, Belge :153; Aktan, 2000: 21. (Emir Sultan mahallesinde Islamiyeti secen zimmi Mehmet bin Abdullah adini almis ve cocuklarinin vesayeti dolayisiyla babaya gecmistir. Cocuklari Cafer ve Murad bu esasa gore Musluman babanin yaninda kalmislar fakat babalari vefat edince anne Hiristiyan oldugu icin onun yanina birakilmayarak, cocuklarin terbiyesini vermek uzere Musluman bir murebbi ve muallim tayin edilmistir).

(10) KSS No 82: 97, Belge: 236. Medine-i Kayseriyye tabi Talas nam karye sukkanindan iken bundan akdem halik olan Karakoc nam zimminin sulbi sagir ogullari Gariz ve Oman ve Sahin ve Vez, sulbiye-i sagir kizlari Turfana ve Nazli ve Bagdad ve Sehistan tesviye-i umurlarina bir vasi lazim ve muhim olmagin hakim-i mevkiu'l-kitab tuba-leh ve husn-i meab hazretleri baisu'l-kitab Mehmet bin Abdullah nam kimesneyi vasi nasb ve tayin eyledikde ol dahi vesayet-i mezkureyi kabul ve hizmet-i lazimesini edaya taahhud ve iltizam etmegin ma-vaka bic't-taleb ketb olundu. Fi'l-yevmu'sabi min Cemaziyelahire li-sene hamis ve semaniye ve elf 7 Cemaziyelahir 1085/18 Eylul 1674.

(11) Bostan, 2002: 319-320, 337. Baba ismi Abdullah olan butun kisilerin ihtida etmis oldugunu soyleyemeyiz. Bununla birlikte baba adi Abdullah olan kisilerin ihtida etmis oldugunu gosteren "muhtedi", "muhtediye" tabirleri belgelerin buyuk bir cogunlugunda bulunmaktadir.

(12) KSS No: 61. [Lisans ogrencileri tarafindan transkribe edilmistir]: 91, Belge: 295). Bu belgeye gore Zinci Dere koyunden Altun adli muhtediye Karye-i Agcaya gelerek islamiyeti kabul etmistir. Uvey annesi kendisine kotu davranmis, uvey annesinin bu davranisini babasma sikayet ettiginde babasinin kendisini dovmus bunun uzerine Altun esyalarini alarak evden ayrilmistir.

(13) Kalipcioglu, 1995: 61, Belge: 168/2. (Huccet-i akd-i nikah Medine-i Kayseriyyede Gurcu mahallesinden olup seref-i Islam ile muserref ve muhtediye olan Zeynep bint-i Abdullah bikr-i baliga tarafindan akd-i nikah-i atiu'l-beyana vekil olup Ahmet Celebi ibni eI-Hac Mehmet ve Mehmet Celebi bin Abdulbaki sehadetleri ile vekaleti sabit olan eI-Hac Ali Celebi Ibni Suleyman Beg meclis-i serde hafiue'l-hazel vesika Es-Seyyid Ibrahim Celebi Ibnu'l-Seyyid eI-Hac Seydi mahzannda bi'l-vekale ikrar idub mezkure Zeyneb'i merkum Seyyid Ibrahim Celebiye yuz kita esedi gurus mihr-i muaccel ve yuz esedi gurus mihr-i mueccel uzerine tarafeynin rizalari ile vekaleti muhakkim hasebi ile izn-i serle huzuru musliminde akd-i nikah eyledim dedikde mukirr-i mezburun bi'l-vekale cari olan ikrarini el-mukirr-i leh-el mezbur Seyid Ibrahim Celebi vicahen ve sifahen tasdik ve kabul idub mihr-i muaccel ve mueccelin taahhud ve iltizam etmegin ma-huvel vaki bi'ttaleb ketb olundu. Hurrire fi Selh-i Zilkade sene 1066/21 Agustos 1656.

(14) Bu defter Erciyes Universitesi Fen-Edebiyat Fakultesi Tarih Bolumu Lisans ogrencileri tarafindan transkribe edilmistir).

Hava Selcuk *

Erciyes universitesi

* Yard. Doc. Dr. Hava Selcuk, Erciyes universitesi Fen--Edebiyat Fakultesi, Tarih Bolumu, Kayseri-Turkiye. e-mail: hselcuk@erciyes.edu.tr
Tab1o-I 1650-1750 Yillarinda ihtida Eden Kadinlarin
ikamet Ettikleri Koyler

Koy Adlari Sayi Milliyeti

Agirnas 1 Rumiyan
Cirlavuk 1
Efkere 1 Ermeniyan
Erkilet 2 Ermeniyan
Esbile 2
Estefenye 2
Germir 1
Kiciburunguz 1
Mancusun 1 Ermeniyan
Talas 3 Rumiyan-Ermeniyan
Zincidere 1 Rumiyan
Toplam 16

Tablo-II 1650-1750 Yollarinda ihtida Eden Kadinlarin ikamet
Ettikleri Mahalleler

Mahalle Adlan Sayi Milliyeti

Baldoktu 1 Ermeniyan
Bozatlu 1
Depecik 2
Emir Sultan 2 Ermeniyan
Eskibezazistan 1
Firinci 1 Ermeniyan
Gurcu 2 Rumiyan-Ermeniyan
Harput 1
Hunad 1
Karakurkcu 1 Ermeniyan
Merkebci 2 Ermeniyan
Oduncu 2 Ermeniyan
Rumiyan 3 Rumiyan-Ermeniyan
Selman 1
Sultan 2 Rumiyan-Ermeniyan
Sarkiyan 3 Rumiyan-Ermeniyan
Tarakci 1
Tavukcu 1 Ermeniyan
Tutak 1 Ermeniyan
Toplam 28

Tablo-III ihtida ilamlari--Ebeveynin ismi

Mahallesi/ Ebeveynin Ebeveynin Kiz Cocugunun
Koyu Gayrimuslim Aldigi isim Gayrimuslim
 iken ismi Wen ismi *

Sarioglan' -- Yakup Meryem,
dan olup
halen
Keykubat
mahallesin-
de oturuyor

Estefenye Yasef veled-i Mehmet --
koyu Nikor

Estefenye Mihayil Hasan Meryem
koyu Nurfile

Mancusun Devlet veled-i Ahmet b. Turakende
koyu Dolan Abdullah Hatun

 Bedros Mehmet Meryem,
 Sahzade

Mahallesi/ Kiz Cocugunun Erkek
Koyu Aldigi Cocugunun
 isim Gayrimuslim
 iken ismi *

Sarioglan' Ayse Murad,
dan olup
halen
Keykubat
mahallesin-
de oturuyor

Estefenye Fatma --
koyu

Estefenye Ayse Murad ve
koyu Abraham,

Mancusun Ayse Hunodotu(?)
koyu

 Fatma, Ayse

Mahallesi/ Erkek ihtida
Koyu Cocugunun Tarihleri
 Aldigi isim

Sarioglan' Ali 8 Sewal
dan olup 1104/12
halen Haziran
Keykubat 1693
mahallesin-
de oturuyor

Estefenye Ali, Mustafa 1109/1697
koyu

Estefenye Hasan ve Gurre
koyu ibrahim Rebiyulahir
 1111/25
 Eylul 1699

Mancusun Bayram
koyu

 1158/1745

* Islam hukukuna gore resit olmayan cocuk Musluman kabul
edilmektedir. Burada ismi gecen cocuklarin yaslari
bilinmediginden gayrimuslim olarak kabul edilmislerdir.

Tablo--IV 1650-1750 Ydlannda ihtida Eden Cariyelerin Sarsi
ve Milliyetleri

Coriyelerin Milliyetleri Sayisi

Acem 8
Bogdan 1
Frenk 1
Gurcu 12
Leh 3
Macar 3
Rus 30
Milliyeti belli olmayanlar 37
Toplam 96
COPYRIGHT 2005 Eastern Mediterranean University
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2005 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Selcuk, Hava
Publication:Kadin/Woman 2000
Article Type:Report
Geographic Code:1USA
Date:Jun 1, 2005
Words:6458
Previous Article:Jealousy and social gender in close relationships/Yakin iliskilerde kiskanclik ve toplumsal cinsiyet.
Next Article:Woman in the periodical of Tarih ve Toplum and woman bibliography/Tarih ve Toplum dergisi'nde kadin ve kadin bibliyografyasi.
Topics:

Terms of use | Copyright © 2017 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters