Printer Friendly

The Regime for Protecting Cultural Property during Armed Conflicts: An Analysis of the Historical Development/Silahli Catismalar Sirasinda Kulturel Mallarin Korunmasi Rejimi: Tarihsel Gelisimin Analizi.

Giris

Kulturel mal tanimi, savaslar sirasinda gozlemlenen buyuk zararlar sonrasinda, ilk kez 1954 yilinda yapilmistir. (1) 1954 tarihli "Lahey Silahli Catisma Halinde Kultur Mallarinin Korunmasi Sozlesmesi"nde kulturel mal "kaynak ve sahiplerine bakilmaksizin insanligin ortak kultur mirasi icin onemli tasinir ve tasinmaz mallarin tumu" seklinde tanimlanmistir. Bunlar sozlesmede; (i) dini veya laik, tarihi veya sanatsal olmak uzere anitlar; (ii) arkeolojik alanlar; (iii) yapi topluluklari; (iv) sanat eserleri; (v) el yazmalari, kitaplar ve diger sanatsal, tarihi veya arkeolojik objeler; (vi) bilimsel koleksiyonlar ve kitap, roproduksiyon, arsiv ve koleksiyonlari, olmak uzere alti kategori ve bunlari koruma ve teshir amacli bina, siginak ve anit merkezler olarak belirlenmistir. (2) 1954 tarihli bu ilk tanimdan sonra, ozellikle UNESCO onderliginde hazirlanan diger uluslararasi metinlerde, koruma altina aldigi alanlar ayni kalmakla birlikte, kulturel mal tanimi yerine kulturel miras da kullanilmaya baslanmistir. (3) Kulturel mirasi olusturan kulturel mallarin tarih boyunca maruz kaldigi en buyuk tehlike savaslar olmustur.

Uluslararasi Iliskiler literaturunde rejim, "aktorlerin beklentileri nedeniyle bir araya geldikleri belirli bir alandaki ilkeler, normlar, kurallar ve karar alma surecleri" seklinde tanimlanmaktadir. (4) Arastirma, kulturel mallarin korunmasi rejimini, rejimin felsefi altyapisinin nasil gelistigini ve kurallarinin neler oldugunu incelemektedir. Bu amacla tarihsel gelisim uc donemde ele alinmistir. Ilk baslikta, antik donemlerden 18. yuzyila kadarki surec, rejiminin felsefi alt yapisini olusturan dusunurlerin gorusleri acisindan ele alinmis, ikinci baslikta, 19. yuzyila ait ilk yazili belgeler, bu belgelerin hazirlanmasina neden olan olaylarla birlikte degerlendirilmis ve teamulun ortaya cikisi aciklanmistir. Ucuncu baslikta ise 20. yuzyil metinleri normlar ve kurallar acisindan ele alinarak rejimin kodifikasyonu incelenmistir. Tarihsel gelisim, koruma fikrinin her donemin kendi ruhuna uygun bicimde ele alindigini, koruma cabalarinin buyuk savaslardan sonra hiz kazandigini ancak kulturel mallarin zarar gormeye devam ettigini ortaya koymustur. Bu durum rejimin basarisinin sorgulanmaya baslanmasina sebep olmustur. Rejimin basarili ya da basarisiz, yeterli ya da yetersiz oldugunun ortaya konabilmesi, oncelikle, rejimin ne oldugunun ve nasil gelistiginin bilinmesi ile mumkundur. Bu arastirmanin amaci, rejimin gelisimini tarihsel perspektifle incelemektir.

Kulturel Mallarin Korunmasi Doktrininin Gelisimi: Baslangicindan 18. Yuzyila Kadar

Kulturel mallarin savaslar sirasinda nasil korunmasi gerektigi konusundaki en erken cabalar, filozoflarin ve din insanlarinin, savaslarda tapinaklar basta olmak uzere her turlu kutsal alana ait kulturel mallarin intikam duygulariyla tahrip edilmemesi cagrilari seklindedir. (5) Ornegin antik donemde, tapinaklar savaslar sirasinda dokunulmaz kabul edilmis, siginanlar da siginmaci olarak gorulmuslerdir. (6) Ancak, farkli tanrilara inanan toplumlari karsi karsiya getiren savaslarda tanri gazabindan kacinma esasli koruma anlayisi gecerligini koruyamamis, Perslerin ve Galatlarin Yunan tapinaklarini korkusuzca yagmalamalarini engelleyememistir. Bu ornek, Ronesans'a kadar devam edecek olan ilahi cezalandirilma korkusundan beslenen koruma fikrinin, sadece ayni kutsal degerleri paylasan toplumlar icin gecerli oldugunu gostermektedir.

Kulturel mallara verilen zararin askeri acidan sakincalari M.O. 6. yuzyilda Sun Tzu (7) ve 19. yuzyilda von Clausewitz (8) tarafindan degerlendirilmistir. Aralarinda yaklasik 2500 yil olan iki stratejist, isgal edilen halkin kontrolunu zorlastiracagi ve ileride girisebilecekleri intikam savaslarini mesrulastiracagi gerekcesiyle, maglup edilmis dusmanin kulturel mallarina zarar verilmesine karsi cikmislardir. (9)

Roma Imparatorlugu donemine gelindiginde, fazileti her seyden ustun tutan Romali dusunurler, kentlerin yagmalanmasini ahlaki acidan degerlendirmislerdir. Polybius'a (M.O.202-120) gore " [b] ir sehir guzelligini baska yerlerden getirilen ziynetlere degil, kendi halkinin faziletlerine borcludur." (10) Cicero'ya (M.O.106-43) gore ise, herhangi bir askeri fayda saglamayacaksa kutsal alanlar yok edilmemelidir. (11) Cicero'nun bu gorusu, ileride askeri gereklilik muafiyeti olarak karsimiza siklikla cikacaktir. Hiristiyanlik doneminde konu yine zamanin ruhuna uygun sekilde, gunah acisindan ele alinmistir. Saint Augustin'e (M.S.354-430) gore, ganimet almak icin yagma ve talan gunahtir. (12)

Orneklerden anlasilacagi uzere, Orta Cag'a kadar dini yapilar ve eserlerin korunmasi uzerinde durulmustur. Reform ve Ronesans'la birlikte gelisen humanizm, insan elinden cikmis her turlu sanat eserinin degerli oldugu dusuncesini yayginlastirmistir. 16. yuzyildan itibaren, uluslararasi hukuk yazarlarinin eserlerinde, savaslar sirasinda kulturel mallarin korunmasi gerektigine dair uyarilar artmaya; boylece doktrin de olusmaya baslamistir. (13) Alberico Gentili (1552- 1608) savas sirasinda ozel mulklerin yani sira, kulturel mallarin da ozellikle korunmasi gerektigini belirtmis, (14) Jacob Przyluski (1512-1554) savasan her tarafin, dini bir dogasi olmasa bile her turlu sanat eserine saygi gostermesi gerektigini savunmustur. (15) Diger taraftan, Hugo Grotius (1583-1645) Savas ve Baris Hukuku adli eserinde "uluslarin hukuku kutsal seyleri, Tanriya ya da tanrilara adanmis seyleri haric tutmaz.... Kamusal bir savasta herkes limit ya da kisitlama olmadan, dusmandan aldigi seyin sahibi haline gelir." diyerek yagmayi mesru goren eski goruslerin savunucusu olmustur. (16) Devletlerin uygulamalari ise bu eski anlayisin tersi yonde ilerlemis, 1648 Vestfalya Kongresi'nden baslayarak, devletler yagma ve talani kinamis, yagmalanan mallarin savas sonrasinda asil sahiplerine geri verilmesi karari alinmistir. (17)

18. yuzyil dusunurlerinden Emer de Vattel (1714-1767) "insan irkina onur veren ve dusmanin gucune bir sey katmayan, dikkate deger guzellikteki bazi bina, alan ve objeler [zarardan] esirgenmelidir." diyerek bir taraftan kulturel mal taniminin kapsamini genisletmis, diger taraftan askeri gereklilik kavraminin onemini dile getiren ilk dusunurlerden biri olmustur. (18) Jean-Jacques Rousseau'ya (1712-1778) gore, "savas insanlar arasinda degil, devletler arasindadir." (19) Bu yuzden, dogrudan askeri amaclarla kullanilmayan ibadet alanlari, egitim kurumlari, kutuphaneler, sanat ve bilim koleksiyonlari gibi insanlik icin onemli bazi kulturel mallari, ozel mulkiyetlerde oldugu gibi, zarardan korunmalidir. (20) Rousseau'nun ozel mulkiyet kavramini gelistirmesi sayesinde, savaslar sirasinda ozel mulkiyet-kamu mulkiyeti ayrimi yapilmaya baslanacak ve boylece kulturel mallarin ozel mulk olarak kabul edilmesi yayginlasacak, diger ozel mulkler gibi, dokunulmaz ve zarar verilemez olduklari daha yaygin bir sekilde savunulacaktir. (21)

18. yuzyilda milliyetciligin ve ulus devletlerin yukselisi ile birlikte, kulturel mallara atfedilen onem de artmis, sivil mimariye ait anit ve binalar, ulusal degerleri ve ulusal gecmisi sembolize ettikleri icin korunmasi gereken degerler arasina girmistir. (22) Kulturel mallar, bu ozelligi sayesinde, ozellikle emperyalist hayaller kuran basta Fransa olmak uzere buyuk devletlerin de ilgisini cekmeye baslamistir. Fransiz Devrimi ile siyasi ve entelektuel bir cag atlandigina ve boylece Fransiz kulturunun insan irkinin entelektuel lideri olmasi gerektigine inanan Napolyon, Fransa'yi dunyanin sanat ve kultur merkezi yapmak icin actigi muzeye envanter olusturmak amaciyla, seferlerinde ganimet toplamaya, imzalattigi baris antlasmalarinda sanat eserlerini tazminat olarak almaya baslamistir. (23)

18. yuzyilda, ozellikle, Napolyon'un Misir'da ve Ingiliz birliklerinin Kanada ve Amerika'da tarihi eserlere zarar vermeleri tepki cekmeye baslamis, bu tepkiler sayesinde 1815 Viyana Kongresi'nde, tarihi ve sanatsal eserler konusu da gorusulmustur. Konferans sonunda yagmalanan eserlerin sahiplerine iadesi konusu baris antlasmasinin maddelerinden biri olarak duzenlenmistir. (24) Bu maddeye gore, "sanat eserlerinin bulunduklari yerden alinmasi adaletin butun ilkelerine ve modern savas usullerine aykiridir." (25) Bu donemde kulturel mallarin korunmasinin yeni gelismekte olan insancil hukuka uygun bicimde adalet ekseninde ele alindigi gorulmektedir.

Buraya kadar, milat oncesi donemlerden 19. yuzyila kadar kulturel mallara karsi daha kuvvetli bir hassasiyet saglanabilmesine imkan veren gelismeler ozetlenmistir. Goruldugu uzere, kulturel mallar her donemin ic dinamiklerine uygun bicimde onemli bir deger olarak addedilmis ve korunmasi bu dinamiklerle iliskilendirilmistir. Boylece, kulturel mallarin korunmasi gerekligi yonundeki doktrin yayginlasmis ve 19. yuzyil cabalarinin onunu acmistir.

19. Yuzyil Duzenlemeleri: Teamulun Olusumu

19. yuzyila gelindiginde, "sanatin ve bilimin, savasma hakkinin bir istisnasini olusturdugu ve koruma ve gozetmeye deger oldugu fikri, butun medeni uluslar tarafindan" en azindan felsefi olarak kabul edilmeye baslanmistir. (26) Bu nedenle 19. yuzyil, ilk ulusal ve uluslararasi duzenlemelerin hayata gecirilmeye calisildigi donemdir. Bu donemde atilan onemli adimlar; 1863 Lieber Kanunu, 1868 Saint Petersburg ve 1874 Bruksel Deklarasyonlari'dir.

1863 Lieber Kanunu

Konu hakkindaki ilk hukuki ulusal belge, Profesor Francis Lieber tarafindan ABD'de hazirlanan ve kisaca Lieber Kanunu olarak bilinen "Sahadaki Birlesik Devletler Ordusu Icin Talimatlar"dir. 24 Nisan 1863'te hazirlanan ve Ic Savas sirasinda Birlik askerlerinin nasil hareket etmesi gerektigini belirten bir rehber olan bu talimatnamede, (27) kulturel mallarin musaderesi yasaklanmis ve mustahkem mevkilerde yer alsalar bile kulturel amaclarla kullanilan binalarin tum olasi zararlardan korunmasi gerekliligi duzenlenmistir (Md.35). (28) Ayrica, sadece sicak catismanin devam ettigi surecte degil, isgal ve ateskes durumlarinda da kulturel mallarin korunmasi duzenlenmistir; mustahkem mevkide yer alan tasinabilir kulturel mallarin zararsiz tahliyesi mumkun ise, isgal durumunda, baris antlasmasi ile nihai yetkili taraf belirlenene kadar, isgal kuvvetlerinin yetkili komutani kulturel malin musaderesine karar verebilir (Md.35), fakat hicbir durumda kulturel mallar gasp (29) edilemez, hibe edilemez, satilamaz, mulkiyeti alinamaz ve devredilemez, zarar verilemez veya yok edilemez (Md.36). (30)

Lieber Kanunu'nun musadereye kismen izin veren 35. maddesi, sonraki uluslararasi hukuk duzenlemelerinde kendine yer bulamamistir. (31) Sonraki duzenlemelerde de korumanin on sarti olarak belirlenecek bir olcut olan kulturel mallarin askeri amaclarla kullanilmiyor olmasi kosulu ise, ilk kez Lieber Kanunu ile kodifiye edilmistir. (32) Ulusal kimligin korunmasi icin kulturel alanlarin onemini belirttiginden (33) Lieber Kanunu, basta 1868 Saint Petersburg ve 1874 Bruksel Deklarasyonlari olmak uzere, ilerideki duzenlemelere ilham kaynagi olmustur.

1868 Saint Petersburg Deklarasyonu

Savas hukukunun genel kurallarini duzenlemek amaciyla, cok tarafli ilk konferans 1868'de on yedi ulkenin katilimiyla Saint Petersburg'da toplanmistir. Konferans sonunda imzalanan Deklarasyon, savas yontem ve araclarinin duzenlendigi ilk uluslararasi savas hukuku belgesidir. Deklarasyona gore, savasin tek amaci, dusmanin askeri kuvvetini zayiflatmak ve en kisa surede kalici barisi saglamaktir. (34) Deklarasyon'da kulturel mallar ozel mulk olarak kabul edilmis, dusmani zayiflatmayacaksa, tahribi, yikimi ve yagmasi yasaklanmistir. (35) Fakat Deklarasyon 1870-1871 yillarinda Fransa-Prusya savasi sirasinda Strasbourg Katedrali ve kutuphanesinin tahrip edilmesini engelleyememistir. (36)

1874 Bruksel Deklarasyonu

Kamuoyunda buyuk tepki ceken Strasbourg olaylari, savas kurallarinin belirlenmesine ve kulturel mallarin korunmasina yonelik yeni bir uluslararasi girisime zemin hazirlamis ve 27 Temmuz 1874'de Bruksel'de toplanan konferans sonrasinda "Savas Hukuku ve Gelenekleri Hakkinda Uluslararasi Bir Deklarasyon Projesi" kabul edilmistir. Kisaca Bruksel Deklarasyonu olarak anilan metinde; mulkiyetleri devlete ait olsa bile; din, hayir isleri ve egitime adanmis kurum ve bunlara ait binalar, sanat ve bilim eserleri, ozel mulk kabul edilerek savas sirasinda ozel mulkun dokunulmazligi prensibi kapsamina alinmis; yikilmasi, tahrip edilmesi ve musaderesi yasaklanmis (Md.8), bu binalarin bombardimanlarda sakinilmasi (Md.16-17) ve dusman tarafindan acik bir sekilde gorulebilmesi icin yetki sahibi devlet tarafindan, ayirt edici bir sekilde isaretlenmesi geregi duzenlenmistir (Md.17-18). Ayrica kulturel mallara yonelik her turlu saldirinin yasadisi oldugu ve yargi yoluna basvurulacagi kabul edilmistir (Md.8). (37)

Deklarasyonun Lieber Kanunu'ndan en buyuk farki, kulturel mallarin her ne suretle olursa olsun musaderesini yasaklamasidir. Koruma ve dokunulmazligin on sarti olarak 'kulturel mallarin askeri amaclarla kullanilmiyor olmasi' (Md.17) kosulu ise Lieber Kanunu'ndaki haliyle yer almistir. Bu kosul sonraki duzenlemelerde de aynen kabul edilecektir. (38) Deklarasyon Avrupali devletlerin askeri yeteneklerinden vazgecmek istememeleri ve yaklasan Osmanli-Rus Savasi nedeniyle yururluge girememis olmasina ragmen, (39) ruhu basta 1899 Lahey Sozlesmeleri olmak uzere sonraki uluslararasi hukuk duzenlemelerine can verecektir. (40)

1868 ve 1874 Deklarasyonlari ile 19. yuzyila kadar olusmus kurallar kurumsallasmistir. (41) Bu sayede 19. yuzyilin sonuna dogru, kulturel mallarin savas sirasinda korunmasi hem doktrinde hem de askeri uygulamalarda benimsenen yaygin bir hukuk kurali haline gelmistir. Ornegin, 1880 yilinda, uluslararasi topluma uluslararasi hukuk kurallarinin olusturulmasi konusunda rehberlik etmesi amaciyla Uluslararasi Hukuk Enstitusu tarafindan hazirlanan "Kara Savasi Hukuku ve Gelenekleri" adli taslak rehberin savas sirasinda kulturel mallarin korunmasi konusundaki maddeleri Bruksel Deklarasyonu'ndan aynen alinmistir. (42)

20. yuzyila kadar yapilan hukuksal duzenlemelerin ana karakteri; baglayiciligi olmayan deklarasyonlar, yururluge giremeyen antlasmalar, hukuksal duzenlemelere kaynaklik etmeleri amaciyla hazirlanan rehber ilkeler veya sinirli etkiye sahip ulusal yonetmelikler olarak karsimiza cikmaktadir.

20. Yuzyil Duzenlemeleri: Kodifikasyon

20. yuzyil, konu hakkinda ilk evrensel ve baglayici duzenlemelerin hayata gecirildigi donemdir. Donemin en onemli duzenlemeleri; 1899 (43) ve 1907 Lahey Sozlesmeleri, 1949 Cenevre Protokolu ve 1977 Ek Protokolleri ile 1954 Lahey Sozlesmesi ve 1999 Ikinci Protokoludur. 1899 ve 1907 Sozlesmelerine gecmeden once her iki sozlesmede de, kulturel mal terimi tanimlanmadan ve kullanilmadan, korunmaya deger mallarin; ibadet, sanat, bilim, egitim ve hayir isleri icin kullanilan binalar olarak siralandigi belirtilmelidir.

1899 ve 1907 Lahey Sozlesmeleri

1899 Sozlesmeleri, savas kurallarini belirleyen, dolayisiyla savaslar sirasinda kulturel mallarin korunmasini da kodifiye eden ilk uluslararasi antlasmadir. 1863 Lieber Kanunu ve 1874 Bruksel Deklarasyonu ile kabul edilen ilkeler buyuk olcude aynen kabul edilmistir. 1899 Sozlesmeleri'nde konu, II Sayili Kara Savaslarina Iliskin Sozlesme icinde; sivillerin mallarinin korunmasina dair hukumlerle genel olarak (Md.28, 47) ve kulturel mallara yonelik iki madde ile ozel olarak (Md.27, 56) ele alinmistir. 1907 Sozlesmeleri'nin kulturel mallarla ilgili maddeleri, IV Sayili Kara Harbinin Kanunlari ve Adetleri Hakkinda Sozlesme'nin 27. maddesinde siralanan kultur mallarinin arasina 'tarihi abideler'in eklenmesi ve 56. maddenin kucuk ifade degisiklikleri ile yeniden yazilmasi disinda 1899 Sozlesmesi'nin ilgili maddelerinin aynisidir.

Kusatmalarda ve bombardimanlarda, ayni zamanda askeri bir amacla kullanilmamis olmalari sartiyla, ibadete, guzel sanatlara, ilimlere ve hayirseverlige yonelik binalari, [tarihi abideleri] hastaneleri ve hasta ve yaralilarin toplandiklari yerleri korumak icin mumkun oldugu kadar gerekli butun tedbirler alinmalidir. Kusatilmis olanlar, bu binalari yahut yerlerini kusatana onceden teblig edilmis olacak ozel ve secilebilir isaretlerle gostermelidir. (1899 II Sayili Sozlesme, Md.27 (44); 1907 IV Sayili Sozlesme, Md. 27 (45))

Devlete ait olsalar bile, kamu mallari, din, hamiyetseverlik ve ogrenim, guzel sanatlar ve ilim kurumlarinin mallari ozel mulkiyet gibi muamele goreceklerdir. Bu tur kurumlarin, tarihi sanat eserlerine ve ilme tahsis edilmis binalarin her turlu zapt, imha ve tahribi yasaktir ve kanunen takip edilmelidir. (1899 II Sayili Sozlesme, Md.56; 1907 IV Sayili Sozlesme, Md.56)

27. maddede gecen "ibadete, guzel sanatlara, ilimlere" ait binalar ifadesi ile kilise, muze, kutuphane ve universiteler kastedilmektedir. Ayni maddede yer alan "mumkun oldugu kadar" ibaresi, kulturel mallari kismi bir koruma altina almaktadir. (46) Bu durum, askeri gerekliligin koruma kavramindan ustun tutulmasi seklinde yorumlanabilir. Ayni maddenin ikinci paragrafina gore, isgal ya da saldiri durumunda kulturel mallarin korunabilmesi icin ilgili devletin bunlari ayirt edici sekilde isaretlemis olmasi gerekmektedir. Bu madde 1874 Bruksel Deklarasyonunun 17. maddesinin benzer sekilde tekraridir.

Her iki sozlesmede de, musadereye acik kapi birakan Lieber Kanunu'ndan farkli olarak, musadere, yagma ve gasp kesin bir sekilde yasaklanmaktadir: "tarihi sanat eserlerine ve ilme tahsis edilmis binalarin her turlu zapt, imha ve tahribi yasaktir ve kanunen takip edilmelidir." (1899 II Sayili Sozlesme, Md.56; 1907 IV Sayili Sozlesme, Md.56)

1907'nin getirdigi en buyuk yenilik, IX Sayili Savas Zamani Denizden Bombalama Konusunda Sozlesme'nin 5. maddesinde kulturel mallarin isaretlenmesi icin kullanilacak ambleme karar verilmis olmasidir (Sekil.1): "Mukimlerin vazifesi, bu abideleri, binalari yahut yerleri ust kismi siyah, alt kismi beyaz iki ucgenle diklemesine bolunmus sert dikdortgen panellerden olusan gorunebilir isaretlerle gostermis olmaktir." (1907 IX Sayili Sozlesme, Md.5) (47)

1899 ve 1907 Sozlesmeleri birlikte ele alindiginda, genel savas kurallarini belirleyen antlasmalar olmalarina ragmen, kulturel mallari koruma cabalarinin yururluge girmis ilk uluslararasi metinleri olmalari bakimindan onem tasimaktadir. Iki dunya savasi ve sayisiz bolgesel savas bu sozlesmelere gore yurutulmustur; taraf olup olmadigina bakilmaksizin, bu sozlesmelerle olusturulan teamul gunumuzde tum devletleri baglamaktadir. (48) Bu sozlesmelerle kulturel mallarin savas sirasinda korunmasinin kodifiye edilmesi yonunde buyuk bir ilerleme kaydedilmis olsa da, kulturel mal taniminin yapilmamis olmasi ve tasinabilir kulturel mallar konusu ile sozlesmelere aykiri hareketlerin sorusturulmasi konusunda bir hukum bulunmamasi rejimin cercevesinin belirlenmesi acisindan eksik yonleridir.

Iki Dunya Savasi Arasi Donem: Sonucsuz Cabalar

Tum koruma cabalarina ragmen, kulturel mallar I. Dunya Savasi'nda zarar gormeye devam etmistir. Teknolojideki gelismelerin silahli catismalari da degistirmesinin etkisiyle bu donemde savas hukukuna yeni duzenlemeler getirme arayisina girilmis ve 1923 Hava Savasi Kurallari gibi yeni savas hukuku antlasmalari imzalanmistir. Bu antlasmalar icinde az sayida madde kulturel mallar ile ilgilidir. Donemin rejim acisindan onemi, kulturel mallarin korunmasina munhasir uluslararasi bir antlasma yapma cabalarinin ortaya cikmis olmasidir. Bu dogrultuda atilan adimlar, Altin Hac Orgutu'nun kurulmaya calisilmasi ile Hollanda Arkeoloji Enstitusu'nun raporu, 1939 Uluslararasi Muzeler Ofisi (OIM, Office International des Musees) Deklarasyonu ve 1935 Roerich Pakti'dir. Ancak, donemin kirilgan siyasi yapisi ve yaklasan yeni savas dolayisiyla bu cabalar da sonucsuz kalacaktir.

Altin Hac ve Hollanda Arkeoloji Enstitusu Raporu

Daha once, genel savas hukuku duzenlemeleri icinde ele alinan kulturel mallarin korunmasi konusuna munhasir uluslararasi bir antlasma yapmaya yonelik ilk girisim, Nisan 1915'te, Kizil Hac'in amac ve yapisindan esinlenilerek savaslar sirasinda kulturel mallarin korunmasi konusunda faaliyet gosterecek 'Altin Hac' adiyla uluslararasi bir organ olusturulmasi fikrinin gundeme gelmesidir. (49) Agustos 1915'te Bruksel'de, Almanya, Avusturya-Macaristan ve Isvicre heyetlerinin katildigi bir uluslararasi konferansta konu ele alinmis ve uluslararasi bir sozlesmenin ana hatlari belirlenmistir. Bu amacla, Bern'de uluslararasi bir idare kurularak koruma altindaki tarihi anit ve eserlerin listesinin tutulmasi ve bu listeyi tanimis olanlarin savas zamaninda hasim tarafin listedeki kulturel mallara saygi gostermesi karari alinmistir. (50) Ancak bu girisim hayata gecirilememistir.

Konferansin basarisizligi uzerine, kulturel mallarin savaslar sirasinda korunmasina yonelik olasi bir uluslararasi konferansa hazirlik olarak, 1918 yilinda Hollanda Arkeoloji Enstitusu bir rapor hazirlayarak kulturel mallar uzerinde calisan OIM gibi uluslararasi kuruluslara iletmistir. Raporda, kulturel mallara verilen zararin sadece o malin sahiplerini ya da ilgili devleti degil tum insanligi etkiledigi belirtilerek, kulturel oneme sahip anit ve alanlarin etrafinda askersizlestirilmis alanlar olusturulmasi, uluslararasi bir statu verilmesi ve bu tur alanlarin askeri amaclarla kullanilmayacaginin taahhut edilmesi onerilmistir. Isgal durumunda da, isgalci devlet bu alanlari korumali ve yerli otoritelerle bunun icin isbirligi yapmalidir. Ilgili devletler bu hazirliklara baris zamaninda baslamali ve uluslararasi bir ofis kurularak gozetim ve denetim saglanmalidir. (51) Ancak Hollanda'nin bu girisimi, uluslararasi bir sozlesme yapma hedefinde basariya ulasamamistir. Enstitu'nun cabalari, kulturel mallara zarar verenlerin cezalandirilmasi konusunun I. Dunya Savasi sonunda imzalanan antlasma maddeleri arasina girmesini saglamasi (52) ve konuya munhasir ilk antlasma girisimi olmasi bakimlarindan onemlidir.

1923 Savas Zamaninda Radyonun Kontrolu ve Hava Savasi Lahey Kurallari

1922 yilinda, Fransa, Italya, Japonya, Hollanda, Birlesik Krallik ve ABD'nin katilimiyla gerceklesen ve havacilik, radyo frekanslari ve silah teknolojilerindeki ilerlemelerin saldiri ve savunma tekniklerine etkileri ile bu yeni gelismeler karsisinda 1907 Lahey Sozlesmeleri'nin hala yeterli olup olmadigi Washington Konferansi'nda tartisilmistir. Yaklasik uc ay suren konferans sonunda savas hukukunda yeni duzenlemelerin gerekliligine karar verilmis ve 'Savas Zamaninda Radyonun Kontrolu ve Hava Savasi Lahey Kurallari' antlasmasi imzalanmistir. (53)

Antlasmada, 1907 Lahey IV. Sozlesmesi'nin 27. ve IX. Sozlesmesi'nin 5. maddeleri aynen kabul edilmistir (Md.25). Antlasmanin getirdigi en buyuk yenilik, genel korumaya ilave olarak, ilk kez 'cok buyuk tarihsel degere sahip' kulturel mallara ozel, sadece kulturel mali degil, 500 metre civarindaki alani da dokunulmaz kilan ozel bir koruma rejimi getirmis olmasidir (Md.26). I. Dunya Savasi sirasinda Venedik ve Ravenna sehirlerinin havadan bombalanmasina tepki olarak, Hollanda Arkeoloji Enstitusu'nun raporundan etkilenen Italyan heyet tarafindan gelistirilen bu ozel rejim uc konuyu ilk defa gundeme getirmektedir: (54) 500 metreyi asmayacak silahsizlandirilmis ve bombalanamaz bir dis koruma alani olusturulmasi (Md.26.1; Md.26.3), koruma alanlarinin baris zamaninda diger devletlere bildirilmesi (Md.26.2) ve bu alanlarin suiistimal edilmedigini denetleyecek uluslararasi bir heyetin olusturulmasi (Md.26.8). Daha onceki hukuksal belgelerde yer almayan bu duzenlemeleriyle metin 1954 Lahey Sozlesmesi'ne yol gostermistir. Ancak antlasma imzalanmasina ragmen yururluge girememistir. (55)

1935 Roerich Pakti

1929'da, I. Dunya Savasi'nin Avrupa'nin kulturel mallari uzerinde yarattigi buyuk yikimin tekrar yasanmamasi icin devletlere yol gostermek amaciyla, Rus ressam, yazar ve filozof Nicholas Roerich ve Paris Universitesi'nden Georges Chklaver tarafindan taslak bir antlasma metni hazirlanmistir. Baslangicta Roerich'in Amerika kitasi devletlerine cagrisiyla bolgesel bir antlasma olarak dusunulen taslak, uzun yillar gorusuldukten sonra, nihayet 1935 yilinda, Milletler Cemiyeti (MC) ve OIM'in girisimleriyle bir antlasma metni haline getirilmis, ancak "zor ve uygunsuz" bulunarak MC'de reddedilmistir. (56)

Roerich'in antlasmanin hazirlanmasindaki cabalarindan hareketle Roerich Pakti (57) ya da Washington D.C.'de imzalanmasindan dolayi Washington Pakti olarak da anilan antlasmanin tam adi 'Sanatsal ve Bilimsel Kurumlar ve Tarihi Anitlarin Korunmasi Antlasmasi'dir. Pakt baslangicta, bolgesel dusunulmus, sonradan evrensel bir antlasma haline donusme yoluna girmis, MC'de reddedildikten sonra Pan-Amerikan Birligi tarafindan 15 Nisan 1935'te kabul edilerek bolgesel bir antlasma olarak kalmistir. (58)

Tum insanligin ortak cikarina olan bilim ve sanattaki ilerlemelerin desteklenmesinin butun uluslarin yukumlulugu oldugu vurgusuyla baslayan (59) Pakt'a gore, kulturel mallar, sahip olduklari icsel degerleri ve insanlik icin onemleri bakimindan insanligin kulturel hazinesi olarak degerlendirilmeli ve korunmalidir (Md.1). Kulturel mallarin ayirt edici bir bayrakla (Sekil 2) isaretlenmesi (Md.3), bu tur yerlerin hukumetler tarafindan askeri amaclarla kullanilmamasi sarti (Md.5), her taraf devletin kendi ulkesinde korunmasi gerekli gorulen bina ve anitlarin listesini Pan- Amerikan Birligi'ne kayit ettirmeleri (Md.4) gibi maddeler, onceki antlasmalardaki duzenlemelerin benzeridir.

Pakt'in getirdigi en buyuk yenilik, kulturel mallarin korunmasinin, her zaman ve her turlu askeri gerekliliktenonce gelmesigerektigininvurgulanmasidir. (61) Boylece onceki uluslararasi belgelerde ve doktrinde korumaya bir istisna olarak getirilen ve gunumuzde de teamulun ve 1954 Sozlesmesi'nin en cok elestirilen noktalarindan birisi olan askeri gereklilik muafiyeti, bu Pakt'ta kabul edilemez bulunmustur. Bu acidan hem onceki hem de sonraki duzenlemelerden farkli ve sekiz maddeden olusan kisa bir anlasma olmasina ragmen, daha koruyucudur. Pakt; kulturel mallarin korunmasi gerekliligini daha net ifadelerle belirtmis, korunacak kulturel mallari daha detayli siralamis, 'tasinabilir kulturelmallar' ifadesine ilk defa yervermis, ayrica bu alanlarda calisan personelin dekorunmasini duzenlemistir. Pakt'in eksikligi ise kulturel mallarin kapsamini genisletmis olmasina ragmen, digerleri gibi, net bir kulturel mal tanimi yapmamis olmasidir. Kulturel mallarin korunmasina munhasir ilk duzenleme olan Pakt, 1954 Sozlesmesi'nin dibacesinde anilarak onurlandirilmistir.

1939 OIM Deklarasyonu

1930'lu yillarda Ispanya Ic Savasi Ikinci Cin-Japon Savasi, onceki antlasmalarin ic savas durumlarinda uygulanabilir olmadigini ortaya koymus ve MC'de yeni bir antlasma hazirligina girisilmistir. MC'ye sunulmak uzere, 'Tarihi Binalarin ve Sanat Eserlerinin Savas Zamani Korunmasi Hakkinda Uluslararasi Sozlesmesi On Taslagi' (bundan sonra OIM Antlasmasi) OIM'in Uzmanlar Komitesi tarafindan hazirlanmistir. (62) 1923 Hava Savasi Kurallari ve Roerich Pakti'ndan ilham alinarak hazirlanan (63) taslak metin, savas zaruretleri ile en yuksek derecede koruma gerekliligini uzlastirmaya calisan bir caba icerisindedir. Komite tarafindan bu caba, askeri gereklilikler mazeretiyle ileride devletler tarafindan ihlal edilecek yuksek standartlar belirlemek yerine, uygulanabilirligi olan bir cerceve belirlemek olarak aciklanmistir. Metnin dibacesinde "bir basyapitin tahribinin, hangi ulus onu uretmis olursa olsun, tum uluslararasi toplumun manen yoksullastirilmasi" oldugu belirtilmistir. Hem savaslari hem de ic karisikliklari kapsayacak sekilde (Md.10) hazirlanan antlasma; kulturel mallarin korunmasi, baris zamani organize olma ve savunma hazirliklari; askeri birliklerin egitimi; askeri duzenlemelerde ve talimatnamelerde kulturel mallara saygili olunmasini saglayacak duzenlemeler yapilmasi; yagma, tahribat ve hirsizligin cezalandirilmasi icin gerekli tedbirlerin alinmasi gibi temel ilkeler uzerine kurulmustur. Ilk kez bir uluslararasi hukuk metninde kulturel mallarin yok edilmesinin veya tahrip edilmesinin askeri acidan her hangi bir avantaj saglamayacagi vurgulanmistir. (64)

Antlasma taslagi 1938 sonbaharinda MC Genel Kurulu'na sunulmus, taslagin gorusulmesi icin bir konferans toplanmasi karari alinmis, ancak, 1939 yilinda patlak veren savas antlasmanin rafa kalkmasina sebep olmustur. (65) Uluslararasi bir antlasma olmak uzere hazirlanan metnin on maddesi, Belcika, Ispanya, Yunanistan, ABD ve Hollanda tarafindan 1939'da imzalanmistir (66) ve OIM Deklarasyonu olarak anilmaktadir.

Ikinci Dunya Savasi ve Kulturel Mallar

Savasin basinda Fransa ve Ingiltere'nin, askeri faaliyetlerini sivil halka zarar vermeden ve mumkun olan her turlu sekilde, insan dehasinin kaniti olan anitlari koruyarak yuruteceklerini (67) aciklamalarina ragmen, II. Dunya Savasi kulturel mallar uzerinde daha once esi gorulmemis bir yikim ve tahribata sebep olmustur.

Bu donemde, kulturel mallarin savaslar sirasinda korunmasina yonelik ilk somut adim ABD tarafindan atilarak 'Savas Alanindaki Sanatsal ve Tarihi Anitlari Koruma ve Kurtarma Komisyonu' adli bir komisyon ve 'Anitlar, Guzel Sanatlar ve Arsiv Subaylari' adli ozel bir askeri birlik kurulmustur. Kisaca Monuments Men olarak anilan ve ayni adli bir filme de konu olan bu birligin gorevi, korunacak kulturel mallarin belirlenmesi, askeri haritalarda isaretlenmesi, harekat sirasinda guzergah uzerindekiler hakkinda komutanlara bilgi vermek ve tahrip edilmis kulturel mallarin belirlenerek iyilestirme calismalarinin yapilmasiydi. (68)

1943 yilinda imzaladiklari Muttefikler Arasi Deklarasyonla 18 muttefik, savas sirasinda gerceklesen her turlu yagma, talan ve musadereyi lanetlediklerini ve her ne sekilde olursa olsun savas alanlarindaki kulturel mallarin ve sanat eserlerinin ticaret ve transferini tanimayacaklarini aciklamislardir. Nitekim I. Dunya Savasi sonunda imzalanan ateskes ve baris antlasmalarinda oldugu gibi, II. Dunya Savasi sonunda imzalananlarda da tarihi eserler, muze eserleri ve sanat eserlerinin sahiplerine iadesi konusu da duzenlenmistir. (69) Buna ragmen, II. Dunya Savasi'nda yasananlar, devletlerin baris zamanindaki tum iyi niyetli girisimlerine ragmen, savas zamaninda kulturel mallarin korunmasinin mumkun olmadigini gostermistir.

1949 Cenevre Sozlesmeleri ve 1977 Ek Protokolleri

Mevcut savas hukuku duzenlemelerinin II. Dunya Savasi'nda yetersiz kalmasi; savasin dogasi, teknikleri ve teknolojilerindeki degisiklikler, devletleri savas hukuku kurallarini yeniden duzenlemeye itmistir. Bu amacla 1949 yilinda Cenevre'de toplanan konferans sonucunda gunumuzde hala gecerli olan ve catisma kurallarinin, savas hukukundan insancil hukuka evrilmesini saglayan Cenevre Sozlesmeleri kabul edilmistir.

1949 Cenevre Sozlesmeleri, 1899 ve 1907 Lahey Sozlesmelerinde oldugu gibi, kulturel mallarin korunmasi konusunu munhasiran ele almaz; konu Lahey Sozlesmeleri'nde oldugu gibi, sivillerin korunmasi basligi altinda genel hatlariyla ele alinir, mevcut teamul kurallari ve 1899 ve 1907 Sozlesmeleri tekrar edilir.

IV Sayili Harp Zamaninda Sivillerin Korunmasina Dair Cenevre Sozlesmesi'nin 53. maddesine gore; "Ferden veya mustereken hususi sahislara, devlete veya amme topluluklarina, ictimai tesekkullere veya kooperatiflere ait menkul ve gayrimenkul mallarin imhasi, askeri harekat bu imhayi kat'i olarak zaruri kildigi haller mustesna, yasaktir." (70)

Bu madde ile kulturel mallarin tahribati ve yok edilmesi yasaklansa da, askeri gereklilikler sebebiyle kulturel mallara zarar verilebilmesi muafiyeti, istisnai bir sart olarak gecerliligini korumaktadir. Yagmanin (Md.33.2) ve koruma altina alinmis mallara yonelik misilleme hareketlerinin yasaklanmasi (Md.33.3) da kulturel mallarin korunmasini kapsayan genel hukumlerdir. Kulturel mallarin korunmasi gerektigi yonunde onceki duzenlemelerde yer alan temel fikirler kabul edilmekle birlikte, koruma detaylandirilmamis, isaretleme gibi konulara yer verilmemistir. 1949 Sozlesmelerinin kulturel mallarin korunmasi ile ilgili eksik kalan yonleri 1954 Lahey ve 1977 Ek Protokolleri ile giderilmeye calisilmistir. Kronolojik olarak kendisinden once yapilmis olmasina ragmen, baglam butunlugu geregi, once 1977 Ek Protokollerinin ele alinmasi tercih edilmistir.

1977 Ek Protokolleri (71) ile bir yandan insancil hukuk gelisirken, diger yandan kulturel mallarin korunmasi icin bir adim daha atilmistir. Uluslararasi silahli catismalari kapsayan Ek Protokol I ve uluslararasi olmayan silahli catismalari kapsayan Ek Protokol II olmak uzere iki protokolden olusan 1977 Protokollerinin her ikisinde de koruma hukumleri birbirine benzer sekilde ele alinmistir. Ek Protokol I'in 53. maddesi munhasiran kulturel mallarin korunmasina ayrilmistir:

Kulturel mallarin ve ibadet yerlerinin korunmasi Silahli Catisma Halinde Kulturel Mallarin Korunmasi Hakkindaki 14 Mayis 1954 tarihli Lahey Sozlesmesinin ve diger ilgili uluslararasi kaynaklarin hukumlerine halel gelmemek uzere asagidakiler yasaklanmistir:

a) Insanlarin kulturel ve ruhani miraslarini olusturan tarihi anitlar, sanat eserleri ya da ibadet yerlerine karsi yoneltilen muhasamat eylemleri gerceklestirmek,

b) Bu mallari askeri calismalarin desteklenmesi icin kullanmak,

c) Bu tur mallari misilleme hedefi haline getirmek. (72)

Ek Protokol II'nin "Kulturel varliklarin ve ibadet yerlerinin korunmasi" baslikli 16. maddesine gore ise sunlar yasaktir:
   Silahli Catisma durumunda kulturel mallarin korunmasi icin 14 Mayis
   1954 tarihli Lahey Sozlesmesinin hukumleri sakli kalmak uzere,
   halklarin kulturel ve manevi miraslarini olusturan tarihi anitlara,
   sanat eserlerine ya da ibadet yerlerine karsi herhangi bir dusmanca
   davranista bulunmak ve bu yapilari askeri cabalari desteklemek icin
   kullanmak. (73)


Ek Protokol I'in 52.2 maddesinin (74) yorumu geregi, eger bir kulturel mal ancak askeri amaclarla kullaniliyorsa ve hedef alinmasi ancak kesin bir askeri avantaj saglayacaksa askeri gereklilik muafiyeti one surulebilir, (75) her halukarda bu alanlar misilleme ve zararla karsilik hedefi olamazlar (Md.53.c). (76) Ek Protokol I'in 85.4.d maddesi uyarinca sunlar Cenevre Sozlesmeleri ve Ek Protokollerin agir ihlali sayilacaktir:
   Halkin kulturel ve ruhani mirasini teskil eden ve ornek olarak
   yetkili bir uluslararasi orgut cercevesinde, ozel duzenleme ile
   ozel koruma [verilen,] (77) acikca taninan tarihi abideler, sanat
   eserleri veya ibadet yerlerini saldirinin hedefi haline getirmek
   suretiyle, karsi tarafin Madde 53 (b) bendini (78) ihlal ettigine
   dair delil olmadigi ve acikca ilgili tarihi abideler, sanat
   eserleri ve ibadet yerleri askeri hedeflerin yakin civarinda
   bulunmadigi durumlarda, asiri tahribata yol acmak.


Bu madde geregi, sadece savas hukuku kapsaminda belirlendigi sekilde askeri amaclarla kullanilmayan kulturel mallar ya da 1954 Sozlesmesi ile Ozel Koruma veya 1999 Ikinci Protokol ile Gelismis Koruma altina alinmis olanlar degil, Dunya Kultur Mirasi Listesi gibi ozel rejimlerle koruma altina alinmis kulturel mallara yonelik saldirilar da agir ihlalleri olusturmaktadir. (79)

Ek Protokollerin konuya getirdigi yenilik, ilk defa bir silahli catismalar hukuku duzenlemesinde, hem uluslararasi hem de uluslararasi olmayan silahli catismalarda kulturel mallarin koruma altina alinmasidir. 1954 Lahey Sozlesmesi de uluslararasi olan ve olmayan catismalari kapsamakla birlikte, Ek Protokoller; hem genel savas hukuku duzenlemesi olmalari, hem de teamul hukuku yaratmis olmalari nedeniyle onemlidir.

1954 Lahey Silahli Bir Catisma Halinde Kultur Mallarinin Korunmasina Dair Sozlesme

Konuya munhasir ilk ve tek uluslararasi sozlesmenin imzalanmasina giden yol, UNESCO'nun 1949 yilinda, kulturel degere sahip butun nesnelerin silahli catismalarin olasi sonuclarina karsi korunmasi konusundaki 6.42 sayili karariyla acilmistir. (80) Bu karar uzerine, taslagi hazirlanan ancak savasin baslamasiyla askiya alinan 1939 OIM Antlasmasi, UNESCO onderliginde yeniden gundeme getirilmis, (81) 86 devletin katildigi konferans sonunda 14 Mayis 1954 tarihinde 'Lahey Silahli Bir Catisma Halinde Kultur Mallarinin Korunmasina Dair Sozlesme' ile Sozlesme'nin uygulanmasina yonelik pratik hukumleri duzenleyen 'Silahli Bir C atisma Halinde Kultur Mallarinin Korunmasina Dair Olan Sozlesme'nin Tatbikatina Ait Tuzuk' ve opsiyonel olarak taraf olunan (82) Protokol imzalanmistir. (83) Sozlesme; I Korunmaya Dair Genel Hukumler (7 madde), II Ozel Korunma (4 madde), III Kulturel Mallarin Nakliyati (3 madde), IV Personel (1 madde), V Belirtici Isaret (2 madde), VI Sozlesmenin Tatbik Sahasi (2 madde), VII Sozlesmenin Tatbiki (9 madde) ve Son Hukumler (12 madde) olmak uzere toplam 8 bolum ve 40 maddeden olusmaktadir. Tuzuk ise 4 bolum ve 21 maddedir. 2018 yili itibari ile Sozlesme'ye 127, Protokol'e ise 104 ulke taraftir. (84)

Sozlesmenin dibacesinde 1899 ve 1907 Lahey Sozlesmeleri ile 1935 Washington Pakti ilkelerinin rehber alindigi belirtilmektedir. Sozlesmeyle, onceki duzenlemelerden farkli olarak, kulturel mal tanimi ilk kez yapilmis (Md.1), baris zamaninda koruma tedbirlerinin alinmasi (Md.3), daha onceki amblem ve bayraklardan farkli bir tasarima sahip 'Mavi Kalkan' amblemi (Md.6) (Sekil 3), askeri personelin egitimi ve ozel bir askeri birlik olusturulmasi (Md.7) gibi konular duzenlenmistir. Sozlesmenin getirdigi en buyuk yenilik "buyuk onem tasiyan baslica gayrimenkul mallar" icin getirilen Ozel Koruma rejimidir (Md.8). Sozlesme'de her ikisi de zarar verilmemesi gereken kulturel mal ile Ozel Koruma altina alinan kulturel mal arasinda koruma gerekliligi ve sartlari acisindan net bir ayirim yapilmamistir, ancak ozel olarak korunacak kulturel mallarin belirlenmesi proseduru ve isaretlenmesi farklidir. (85)

1954 Sozlesmesi ilk defa kulturel mal teriminin kapsamini belirlemistir, buna gore asagida belirtilenmenkulvegayrimenkulmallar ve bunlarinkorundugu, sergilendigibinalar ve siginaklarile cok sayida bu ve benzeri mal ve binayi icine alan merkezler kulturel mal olarak sayilmaktadir (Md.1):
   [d]ini veya laik, mimari, tarihi anitlarla sanat anitlari,
   arkeolojik degerlerdeki yerler, butunu itibariyle tarihi veya
   artistik bir alaka arzeden yapi topluluklari, sanat eserleri, el
   yazmalari, kitap ve baskaca tarihi, artistik veya arkeolojik deger
   tasiyan esya, keza yukarida bildirilen servetlerden murekkep bilim
   koleksiyonlariyla onemli kitap, arsiv, roproduksiyon koleksiyonlari
   ve emsali gibi milletlerin kultur mameleklerinde buyuk onemde yeri
   olan menkul ve gayrimenkul mallar.


Kulturel mali tasinmaz mallarla sinirlayan Lahey Sozlesmelerinden farkli olarak, 1954 Sozlesmesi tasinabilir mallari da kulturel mal olarak kabul etmis, boylece kulturel mal kapsami genislemistir. Diger taraftan, Lahey Sozlesmeleri'nden farkli olarak, tanimda "buyuk onemde yeri olan" denilerek, kulturel mallara bir sinirlama da getirilmis olur. (86) Bu sinirlama sonucunda, 1939 OIM Antlasmasi'nda 'cok buyuk tarihsel degere sahip kulturel mallar' icin dusunulen ozel koruma rejimi, 1954 Sozlesmesi'nde 'buyuk onem tasiyan kulturel mallar' icin 'Ozel Koruma' rejimi olarak duzenlenmis, 1999 tarihli Ikinci Protokol'de ise 'Gelismis Koruma' seklinde revize edilmistir.

Istege bagli olarak taraf olunan Birinci Protokol, (87) cogunlukla Sozlesme hukumlerinin aciklanmasi ve uygulanmasina yonelik talimatlari duzenlemekle birlikte, onemli bir yeni hukum de getirmektedir. Buna gore catisma sirasinda kulturel mallar sadece silahli saldirilardan degil, yagma, kacakcilik ve yasadisi ticaretten de korunmalidir. Bunun icin bir catisma sirasinda taraf devletler, kulturel mallarinyasadisi yollarlaulkedencikarilmasina engel olmak, tespitihalinde yetkili devlete iadesini saglamak, kendi ulkelerinde koruma altina alinmis muhasim devletlerin kulturel mallarini korumak ve catisma sonrasinda yetkili tarafa iade etmekle yukumludurler. (88) Boylece ilk kez 1939 OIM Antlasmasi'nda duzenlenen ancak yururluge giremeyen ve daha sonra II. Dunya Savasi sonrasinda kurulan mahkemelerde Almanya'ya kacirilmis olan kulturel mallarin iadesi seklinde alinmis kararlar, Birinci Protokol ileyerinden edilmiskulturel mallarin ilgili devlete iadesi maddesi ile bir uluslararasi hukuk kurali haline gelmistir. (89)

1999 Ikinci Protokol

20. yuzyilin son ceyreginde yasanan catismalar, ozellikle eski Yugoslavya ve Korfez Savaslarindaki tahrip ve yagma olaylari, UNESCO'nun 1954 Sozlesmesi'ni gozden gecirmeye itmistir. Bu dogrultuda 1999'da, Sozlesme'yi tamamlayacak yeni bir protokol hazirlanir. Ikinci Protokol olarak adlandirilan, 29 Mart 1999 tarihinde imzalanarak 9 Mart 2004'te yururluge giren protokolde, daha etkin bir uygulama icin gerekli bazi yeni ve ek tedbirler duzenlenmistir. (90) Sozlesme'ye taraf devletler Ikinci Protokol'e ayrica taraf olmaktadir. Turkiye'nin taraf olmadigi Ikinci Protokol'e 2018 itibari ile sadece 74 ulke taraftir. (91)

Ikinci Protokol'un getirdigi en onemli degisiklik, Sozlesme'de II. Bolum'de duzenlenen Ozel Koruma disinda, Gelismis Koruma olarak yeni bir sistem getirmesidir. (92) Sozlesme'de devletler sadece kendi ulkelerindeki kulturel mallarin korunmasini teklif edebilirken, Ikinci Protokol'e gore diger taraf devletler de baska bir taraf ulkedeki kulturel malin koruma altina alinmasini teklif edebilmektedir. Diger bir yenilik, Sozlesme ve Ikinci Protokol hukumlerine aykiri hareket eden kisilerin yargilanarak, bu kisilerin cezalandirilmasi ve suclularin iadesi konusunda taraf devletlerin gerekli ulusal yasal duzenlemeleri yapmalari geregidir. (93)

Ikinci Protokol ile 'Silahli Catisma Sirasinda Kulturel Mallarin Korunmasi Komitesi' ve 'Silahli Catisma Sirasinda Kulturel Mallarin Korunmasi Fonu' kurulmustur. Komite, Ikinci Protokol'un uygulanmasini denetlemek ve rehber ilkeleri hazirlamak; teklif edilen bir kulturel malin Gelismis Koruma altina alinip alinmayacagina karar vermek; koruma kararini iptal etmek veya askiya almak; Fon'un kullanimini belirlemek gibi gorevler ustlenmistir. (94) Butcesi taraf devletlerin gonullu katkilarindan olusan Fon'un amaci ise taraf devletlere ihtiyac duyduklari mali destegi saglamaktir. (95)

1954 Sozlesmesi ve 1999 Ek Protokolu silahli catismalar sirasinda kulturel mallarin korunmasi rejimini tamamlayan, konuya munhasir tek uluslararasi antlasmadir. Ancak, askeri gereklilik muafiyetinin devam etmesi, rejimin fiilen uygulanmasini saglayacak Monuments Men benzeri bir icra heyetinin ve sozlesmeye aykiri hareketler icin gerekli yaptirim mekanizmalarinin olmamasi gibi onemli eksikleri vardir. Diger taraftan, bu tarihe kadar savas hukuku duzenlemeleri icinde genel bir sekilde ele alinmis konunun munhasir bir sekilde duzenlenmis olmasi, rejimin eksiklerinin tamamlanmasi acisindan ilerlemedir. Ancak antlasma teamul hukuku yaratmamis, zaten teamul hukuku haline gelmis olan 1899 ve 1907 Lahey ve Cenevre Sozlesmeleri'nin ilgili maddelerini konuya ozel ve detayli bir sekilde duzenlemistir. Bu yuzden Sozlesme'nin ozel hukumleri sadece taraf devletler icin baglayici iken, kulturel mallara zarar verilmemesi ve askeri gereklilik gibi genel hukumleri teamulu yansitir ve evrensel baglayiciliga sahiptir.

1954 Sozlesmesi de dahil olmak uzere arastirmada ele alinan uluslararasi hukuk duzenlemeleri ayni zamanda savas hukuku kurallari icerdiginden, kulturel mallarin korunmasi rejimine aykiri hareket eden kisiler savas sucu veya insanliga karsi suc kapsaminda yargilanabilmektedir. (96) 1998 yilinda kurulan Uluslararasi Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Statu Md.8.2(b)ix ile uluslararasi olan ve olmayan catismalarda; "Askeri amacli olmamasi kosuluyla din, egitim, sanat, bilim veya yardim amaclariyla kullanilan binalara, tarihi eserlere, hastanelere ve hasta ve yaralilarin toplandigi yerlere kasten saldiri" savas sucu olarak kabul edilmis ve Mahkeme'nin yargi yetkisine dahil edilmistir. UCM'ye devredilen Bosna Savasi sirasinda kulturel mallara yonelik suclarla ilgili mahkemelerin kararlari ve 'tarihi bir ictihat' olarak degerlendirilen Timbuktu karari (97) ile UCM, kulturel mallara kasitli olarak zarar verilmesinin ciddi bir suc oldugunun ve cezasiz birakilmamasi gerektiginin altini cizmektedir. (98) Kulturel mallarin korunmasina yonelik uluslararasi hukuk duzenlemelerinin gelismesinin yani sira rejime aykiri fiillere verilen cezalarin artmasi, caydiricilik saglamasi ve dolayisiyla kulturel mallarin daha iyi korunabilmesi bakimindan onemlidir. Ancak UCM ile kulturel mallara yonelik saldirilarin cezalandirilmaya baslanmasi da, silahli catismalar sirasinda kulturel mallarin zarar gormesini engelleyememektedir.

Kulturel mallar silahli catismalar harici donemde de koruma altina alinmaya calisilmistir. Bu durum kulturel mallarin, gunumuzde giderek artan stratejik yorumlarindan ve kullanimlarindan kaynaklanmaktadir. Kulturel mallarin toplumsal ve ekonomik degisimler gibi her turlu bozulma ve yok olma tehlikesinin onune gecilmesi icin, 1972'de Dunya Kulturel ve Dogal Mirasinin Korunmasina Dair Sozlesme ve bu sozlesmenin kapsami disinda kalan 'yasayan miras' (99) alanlarinin korunmasi icin 2003'te Somut Olmayan Kulturel Mirasin Korunmasi Sozlesmesi imzalanmistir.

Kulturel mallarin, tum uluslararasi toplumun ortak mirasi olmasinin yani sira, 2003 UNESCO Somut Olmayan Kulturel Mirasin Korunmasi Sozlesmesi'nin dibacesinde vurgulandigi gibi, "insanlari birbirlerine yakinlastirici ve onlar arasinda degis tokusu ve anlayisi saglayici, paha bicilmez rolu" vardir ve toplumlar icin "surdurulebilir kalkinmanin guvencesi" dirler. (100) 2014 yilinda Avrupa Birligi Konseyi'nin yayimladigi sonuc raporunda kulturel miras "demokratik, etik, estetik ve ekolojik degerler uzerine kurulu bir toplum yaratma acisindan stratejik bir kaynak" (vurgu yazara aittir) olarak tanimlanmakta, "kulturel, cevresel, sosyal ve ekonomik acilardan topluma buyuk deger kattigi ve bu kaynaklarin surdurulebilir yonetiminin 21. yuzyil acisindan stratejik bir secim oldugu" vurgulanmaktadir. (101) Goruldugu uzere, kulturel mirasa basta atfedilen soyut onem, gittikce somut hale gelmis ve 21. yuzyil kalkinma politikalarinin temel parcasi olarak degerlendirilmeye baslanmistir.

Bendix'e gore kulturel miras her donemde stratejik kullanima acik olmustur ve oyle olmaya devam edecektir. Bendix'in stratejik kullanim kavrami; her turlu kulturel mirasin, ona sahip toplulugun degisen ihtiyaclari karsisinda, zamanin degisen ruhuna uygun olarak farkli islevlere sahip olacagini vurgulamaktadir. (102) Endustrilesme cagi sonrasi Avrupa Birligi'nin kulturel mirasa yonelmesi de bu acidan degerlendirilebilir. Diger taraftan bu durum, belli bir kulturel mirasin sembolize ettigi anlama veya o kulturel mali sahiplenen toplumlara duyulan ofke ve toplumlar arasi catismalarda, o kulturel mali, bir kulturel miras konumundan cikarip dusman hedefi konumuna getiren farkli bir stratejik anlam da yaratmaktadir. Bu durumda kulturel mallar, bir taraftan kusaklar arasi ve kusaklar ici topluluklar arasindaki aynilik ve surekliligi, diger taraftan da farklilik ve hosgorusuzlugu vurgulayan bir stratejik anlam tasimaya baslar. Kulturel mallarin bu tur stratejik yorumlari, onu hem daha degerli hem de daha korunmasiz hale getirmistir.

1992-1995 Bosna Savasi'nda, 2003 Irak Savasi'nda; kontrolu ele gecirdigi 1996 yilindan beri Afganistan'da Taliban ve 2013 yilindan beri Suriye'de Irak ve Sam Islam Devleti (DAES) eliyle kulturel mallar artan bir hizla zarar gormeye devam etmektedir. Asimetrik karakterde olan bu catismalarda, dusmanin ya da dusman ideolojinin birer sembolu olarak kulturel mallar basli basina bir nefret unsuru olarak algilanmakta ve ozellikle hedef alinmaktadir. (103) Ornegin Taliban orgutu Buda heykellerini putperestlik sembolu saydiklari icin yikarken, Sirplar Mostar Koprusu'nu Hirvat ve Bosnak toplumlar arasindaki birligi simgeledigi icin yikmislardir. (104) Benzeri eylemler, kulturel mallarin yukarida vurgulanan stratejik kullanimlara ornek teskil etmektedir.

Sonuc

Arastirma, kulturel mallarin korunmasi gerekliligi konusunda tarihsel bir ortak kaninin var oldugunu gostermekte, neden korunmasi gerektigi yonundeki dusuncelerin ise zamanin degisen ruhuna uygun bicimde sekillendigini ortaya koymaktadir. Tarihsel gelisim, konunun once savas hukuku sozlesmelerinde genel bir sekilde ele alindigini, zamanla daha detayli hukumlerle duzenlendigini, rejimin gelistirilmesi yonundeki cabalarin savas sonrasi donemlerde arttigini, ancak bu cabalarin sonraki catisma donemlerinde yetersiz kaldigini gostermektedir.

Bu durum 21. yuzyilda kulturel mallara en cok zarar veren catismalarin asimetrik ve etnik/ dini kokenli saldirilar olmasi gercegi ile de ortusmektedir. Kulturel mallar bu catismalarin ruhuna uygun sekilde, askeri ve siyasi birer stratejik hedef haline gelmistir. 20. yuzyilin tum kodifikasyon cabalari, uluslararasi hukuk kurallarinin baglayiciligina guvenilerek hazirlanmistir. Ancak bu kurallari tanimayan ulus-alti aktorler karsisinda yetersiz kalmaya devam etmektedir.

Butun cabalara ragmen kulturel mallarin zarar gormeye devam etmesi, sadece rejimin eksik yonlerinin degil, tumden varlik sebebinin de sorgulanmaya baslanmasina neden olmustur. Posner'e gore, rejimi gelistirmek icin onerilen careler yersiz ve yetersizdir, bunlar yerine kulturel mallar sivil mallar ile bir tutulmali, serbest piyasa kurallarina gore duzenlenmeli ve zaten teamul kurali halindeki uluslararasi insancil hukuk ile koruma altina alinmalidir. (105) Posner'in rejimin etkisizligine care olarak sundugu goruslerinde, kulturel mallar sahiplik acisindan ele alinmakta ve serbest piyasa kurallari tarafindan korunabilecegi iddia edilmektedir. Rejimin etkinlik sorununu en radikal sekilde cozmekle birlikte, serbest piyasanin neden olabilecegi olumsuz etkileri kestirebilmek guctur. Koruma altinda iken dahi kulturel mallar buyuk bir karaborsaya sahiptir ve farkli gruplar tarafindan farkli stratejik amaclarla kullanilabilmektedir. Hem savas hem de baris zamanlarinda serbest piyasa kosullarinin dinamikleri ile alinip satilmasina izin verilmesi, tasinabilir kulturel mallarin fakir ulkelerden zengin ulkelere kaymasina yol acabilecektir. Tasinmaz kulturel mallarin durumu ise belirsizligini korumaya devam edecektir.

Rejimin tarihsel gelisimi genel olarak degerlendirildiginde, kulturel mallarin tasidiklari onem nedeniyle her donem stratejik kullanima acik olduklari, bu onemlerini gelecekte de koruyacaklari, simdiden ongorulemeyecek olan yeni stratejik kullanimlar karsisinda bugunun kodifikasyon cabalarinin gelecekte yetersiz kalmaya mahkum oldugu soylenebilir.

Elvan COKISLER

Dr. Ars. Gor., Uluslararasi Iliskiler Bolumu, Nazilli IIBF, Adnan Menderes

Universitesi, Aydin.

E-posta: elvanoz@hotmail.com

Makaleye Erisim Icin: https://dx.doi.org/10.33458/uidergisi.541532

Makale Gonderim: 26 Mart 2018

Basim Tarihi: 01 Mart 2019

(1) Gael M. Graham, "Protection and Reversion of Cultural Property: Issues of Definition and Justification", The International Lawyer, Cilt 21, No.3, 1987, s.755.

(2) "1954 Lahey Silahli Bir Catisma Halinde Kultur Mallarinin Korunmasina Dair Sozlesme", Md.1, http://ua.mfa.gov.tr/ detay.aspx?2169 (Erisim Tarihi 14 Eylul 2017).

(3) Gunumuzde her ikisi de birbirlerinin yerine kullanilabilmekle birlikte; kulturel mal ifadesi resmi bir sahiplik soylemi tasirken, kultur mirasi, miras yoluyla nesiller arasinda aktarilmaya vurgu yapmaktadir. Roger O'Keefe, "The Meaning of 'Cultural Property' Under the 1954 Hague Convention", Netherlands International Law Review, Cilt 46, No.1, 1999, s.26. Akipek'in dikkat cektigi uyarilara istinaden, incelenen metinlerde gecen cultural property'nin karsiligi olarak, bu arastirmada kultur mali yerine kulturel mal ifadesi kullanilmistir. Serap Akipek, "Dunya Kulturel ve Dogal Mirasinin Korunmasina Dair Sozlesmenin Degerlendirilmesi", Ankara Universitesi Hukuk Fakultesi Dergisi, Cilt 50, No.4, 2001, s.17 (dipnot 21). Ancak, 1954 Sozlesmesi'nin resmi Turkce metninde kullanilan kultur mali ifadesine sadik kalinmistir.

(4) Stephen D. Krasner, "Structural Causes and Regime Consequences: Regimes as Intervening Variables", International Organization, Cilt 36, No.2, 1982, s.186.

(5) Harvey E. Oyer III, "The 1954 Hague Convention for the Protection of Cultural Property in the Event of Armed Conflict-Is It Working-A Case Study: The Persian Gulf War Experience", Columbia- VLA Journal of Law & the Arts, No.23, 1999, s.49; Jiri Toman, Protection of Cultural Property in the Event of Armed Conflict, Hampshire, Dartmouth Publishing Company, 1996, s.4.

(6) Christiane Johannot-Gradis, "Protecting the Past for the Future: How does Law Protect Tangible and Intangible Cultural Heritage in Armed Conflict?", International Review of the Red Cross, No.900, 2015, s.1257.

(7) Sun Tzu, The Art of War, T. Cleary (Cev.), Londra, Shambhala, 1998, s.76-77.

(8) Carl von Clausewitz, Savas Uzerine, H. Fahri Celiker (Cev.), Istanbul, Ozne Yayinlari, 1999, s.374-375.

(9) Peter Stone, "The Challenge of Protecting Heritage in Times of Armed Conflict", Museum International, Cilt 67, No.1-4, s.44.

(10) Mackenzie Warner, "The Last Poor Plunder from a Bleeding Land: The Failure of International Law to Protect Syrian Antiquities", Brooklyn Journal of International Law, Cilt 42, No.1, 2016, s.488; Toman, Protection of Cultural Property, s.4.

(11) Johannot-Gradis, Protecting the Past, s.1257. Cicero'nun bu gorusu, gunumuzde askeri gereklilik muafiyeti olarak halen gecerligini korumaktadir.

(12) Toman, Protection of Cultural Property, s.4.

(13) Ibid.

(14) Roger O'Keefe, The Protection of Cultural Property in Armed Conflict, New York, Cambridge University Press, 2006, s.39.

(15) Toman, Protection of Cultural Property, s.4-5.

(16) Ana Filipa Vrdoljak, "Cultural Heritage in Human Rights and Humanitarian Law", Ben Naftali (Der.), Human Rights and International Humanitarian Law, New York, Oxford University Press, 2009, s.252; Toman, Protection of Cultural Property, s.5.

(17) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.252.

(18) Ibid; Toman, Protection of Cultural Property, s. 5.

(19) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.252; Toman, Protection of Cultural Property, s.5.

(20) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.252; Toman, Protection of Cultural Property, s.5.

(21) Savas sirasinda kamu-ozel mulk ayriminin yarattigi en onemli fark, ozel mulkiyet hicbir sekilde musadere edilemezken, kamu mallarina el koymanin hatta isgal sirasinda intifa hakki geregi bunlardan gelir elde etmenin mumkun olmasidir. Ayrica savas hukuku belgelerinde ozel mulke zararla karsilik vermek yasaklanmisken, argumentum e contrario, kamu mallarina zararla karsilik verilebilir. Diger taraftan, ozellikle tasinmaz kulturel mallarin pek cogunun kamu mulkiyetinde oldugu goz onune alinarak, kulturel malin daha iyi korunabilmesi icin bu mallar uzerinde ozel mulkiyete izin verilmesi gerektigine yonelik gorusler de vardir. Bkz. Eric A. Posner, "International Protection of Cultural Property: Some Skeptical Observations", Chicago Journal of International Law, Cilt 8, No.1, 2006, s.213-233.

(22) Johannot-Gradis, Protecting the Past, s.1258.

(23) Stanislaw E. Nahlik, "International Law and the Protection of Cultural Property in Armed Conflicts", Hastings Law Journal, Cilt 27, No.5, 1975, s.1071; Toman, Protection of Cultural Property, s.6.

(24) Nahlik, International Law, s.1071.

(25) Toman, Protection of Cultural Property, s.5.

(26) Nahlik, International Law, s.1071.

(27) Friedrich T. Schipper ve Erich Frank, "A Concise Legal History of the Protection of Cultural Property in the Event of Armed Conflict and a Comparative Analysis of the 1935 Roerich Pact and the 1954 Hague Convention in the Context of the Law of War", Archaeologies: Journal of the World Archaeological Congress, Cilt 9, No.1, 2013, s.14; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.253.

(28) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.253; Warner, The Last Poor Plunder, s.488- 489; Sanja Zgonjanin, "The Prosecution of War Crimes for the Destruction of Libraries and Archives during Times of Armed Conflict", Libraries & Culture, Cilt 40, No.2, 2005, s.130.

(29) Musadere, malin zorla devlet mulkiyetine alinmasi; gasp ise malin zorla ve haksiz yere kisisel mulkiyete gecirilmesidir.

(30) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.253.

(31) Ibid.

(32) Schipper ve Frank, Legal History, s.14.

(33) Hannah G. He, "Protecting Ancient Heritage in Armed Conflict: New Rules for Targeting Cultural Property during Conflict with ISIS", Maryland Journal of International Law, Cilt 30, No.1, 2015, s.169.

(34) Tracey Leigh Dowdeswell, "The Brussels Peace Conference of 1874 and the Modern Laws of Belligerent Qualification", Osgoode Hall Journal, Cilt 54, No.3, 2017, s.827.

(35) Johannot-Gradis, Protecting the Past, s.1258.

(36) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.253.

(37) Toman, Protection of Cultural Property, s.9; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.253; Zgonjanin, The Prosecution, s.130.

(38) Schipper ve Frank, A Concise Legal History, s.14; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.253-254.

(39) Dowdeswell, The Brussels, s.840-841.

(40) Toman, Protection of Cultural Property, s.9.

(41) Johannot-Gradis, Protecting the Past, s.1258.

(42) Nahlik, International Law, s.1072; Toman, Protection of Cultural Property, s.9.

(43) 1899 Sozlesmeleri, kronolojik olarak 19. yuzyila denk dusmesine ragmen, 20. yuzyilin ruhunu yansittigi icin bu donemde ele alinmasi uygun bulunmustur.

(44) 1899 Lahey Sozlesmeleri, http://www.opbw.org/int_inst/sec_docs/1899HC- TEXT.pdf (Erisim Tarihi 07 Ocak 2018).

(45) 1907 Lahey Sozlesmeleri, http://askerihukuk.net/FileUpload/ds158941/File/kara_harbinin_kanunlari_ve_ adetleri_hakkinda_sozlesme.pdf, (Erisim Tarihi 07 Ocak 2018).

(46) Toman, Protection of Cultural Property, s.10-11.

(47) 1907 Lahey Sozlesmeleri, http://askerihukuk.net/FileUpload/ds158941/File/kara_harbinin_kanunlari_ve_adetl eri_hakkinda_sozlesme.pdf, (Erisim Tarihi 07 Ocak 2018).

(48) Nurnberg Uluslararasi Askeri Ceza Mahkemesi, Eski Yugoslavya Uluslararasi Ceza Mahkemesi (ICTY) ve Uluslararasi Ceza Mahkemesi, tum medeni devletler tarafindan kabul edildikleri, savas kural ve genelliklerini tayin ettikleri icin Lahey Sozlesmeleri'nin ve eklerinin teamul hukuku haline geldigini belirtmistir. Bkz. Vrdoljak, "Cultural Heritage", 2009, s.254-255; Toman, Protection of Cultural Property, s.10.

(49) Toman, Protection of Cultural Property, s.14.

(50) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.256.

(51) Ibid, s.256-257.

(52) Toman, Protection of Cultural Property, s.14.

(53) Ibid, s.15-16; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.257.

(54) Toman, Protection of Cultural Property, s.15-16; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.257.

(55) Toman, Protection of Cultural Property, s.15-16; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.257.

(56) Toman, Protection of Cultural Property, s.16-17; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.257.

(57) Harold Kalman, "Destruction, Mitigation, and Reconciliation of Cultural Heritage", International Journal of Heritage Studies, Cilt 23, No.6, 2017, s.546; Schipper ve Frank, A Concise Legal History, s.16.

(58) Kalman, Destruction, s.546; Keith Suter, "Protecting the World's Cultural Heritage", Contemporary Review, No. 1689, 2008, s.198.

(59) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.267.

(60) Nicholas Roerich,'baris sancagi'olarak da anilan Roerich amblemindeki uc noktanin, insanligin en onemli uc kulturel faaliyeti olan sanati, bilimi ve dini; noktalari cevreleyen kirmizi halkanin ise gecmisi, bugunu ve gelecegi birbirine baglayan sureklilik unsurunu temsil ettigini belirtmistir. Bkz. Schipper ve Frank, A Concise Legal History, s.17.

(61) Kalman, Destruction, s.546.

(62) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.268; Toman, Protection of Cultural Property, s.18.

(63) Kalman, Destruction, s.546; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.268.

(64) Kalman, Destruction, s.546; Toman, Protection of Cultural Property, s.18; Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.268.

(65) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.269; Toman, Protection of Cultural Property, s.19.

(66) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.269.

(67) Toman, Protection of Cultural Property, s 20.

(68) He, Protecting, s.172-173.

(69) Toman, Protection of Cultural Property, s.20.

(70) Melike Batur Yamaner, et al., 12 Agustos 1949 Tarihli Cenevre Sozlesmeleri ve Ek Protokolleri, Istanbul, Galatasaray Universitesi Hukuk Fakultesi ve International Committee of the Red Cross, 2016, s.139.

(71) 12 Agustos 1949 Tarihli Cenevre Sozlesmelerine Ek Uluslararasi Silahli Catismalarin Magdurlarinin Korunmasina Iliskin Protokol (I. Protokol): 1125 UNTS 3, 8. Haziran. 1977 (yururluge giris: 7 Aralik 1978); 12 Agustos 1949 Tarihli Cenevre Sozlesmelerine Ek Uluslararasi Olmayan Silahli Catismalarin Magdurlarinin Korunmasina iliskin Protokol (II. Protokol), 1125 UNTS 609, 8 Haziran 1977 (yururluge giris: 7 Aralik 1978). Turkiye bu protokollere taraf olmamakla birlikte, teamul hukuku haline gelmis Protokollerin ilgili maddeleriyle baglidir.

(72) Yamaner et al., Cenevre Sozlesmeleri, s.215.

(73) Ibid, s.274.

(74) Maddenin tam metni su sekildedir: "Saldirilar sadece askeri hedeflerle sinirli olacaktir. Mallar soz konusu oldugunda askeri hedefler, dogalari, konumlari, amaclari ya da kullanimlari geregi askeri eylemlere etkin bir katkida bulunan ve tamamen ya da kismen yok edilmesi, ele gecirilmesi ya da etkisiz hale getirilmesi durumunda, mevcut kosullar altinda, kesin bir askeri avantaj saglayan objelerle sinirlidir."

(75) Schipper ve Frank, A Concise Legal History, s.21.

(76) Orijinal resmi metinde "reprisal" olarak kullanilan kelime, ICRC cevirisinde misilleme olarak cevrilmisse de, 'reprisal'in uluslararasi hukuktaki asil karsiligi 'zararla karsilik'tir.

(77) Orijinal resmi metindeki "special protection has been given' ifadesi, ceviri metinde "ozel koruma verimli" olarak yazilmistir. Ifadenin dogrusu "ozel koruma verilen" olmalidir.

(78) Madde 53(b), bu mallarin askeri faaliyetlerin desteklenmesi icin kullanilmamasi hakkindadir.

(79) Bu maddeden hareketle, Yugoslavya Ic Savasi sirasinda, Dunya Kultur Mirasi Listesi'ne yer alan Dubrovnik tarihi sehir merkezinin bombalanmasi, silahli catismalar hukukunun agir ihlalidir.

(80) UNESCO, Records of the General Conference 1949, http://unesdoc.unesco.org/images/0011/001145/114590E.pdf (Erisim Tarihi 01 Subat 2018).

(81) Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.271.

(82) Sozlesme'ye taraf devletler, Tuzuk ve Protokol'e ayrica taraf olmaktadirlar. Yaratacagi olasi rejim butunlugu sikintilarinin yani sira, bu sistem Tuzuk ve Protokol ve daha sonra imzalanmis olan Ikinci Protokol'e taraf devlet sayisinda azalmaya sebep olmustur.

(83) Turkiye konferansa katilan imzaci devletlerden biri olmasina ragmen, Sozlesme ve Protokol ancak on yil sonra 8 Kasim 1965 tarihinde 12145 sayili Resmi Gazete'de yayinlanarak yururluge girmistir.

(84) UNESCO, States Parties, http://www.unesco.org/new/en/culture/themes/armed- conflict-and-heritage/conventionand- protocols/states-parties/ (Erisim Tarihi 01 Subat 2018).

(85) 1954 Lahey, Md.8, Md.16; Tuzuk, Bolum II.

(86) Schipperve Frank, AConcise Legal History,s.16.

(87) 1954 Lahey Silahli Bir Catisma Halinde Kultur Mallarinin Korunmasina Dair Sozlesmeye Dair Protokol, http://ua.mfa. gov.tr/detay.aspx?2169 (Erisim Tarihi14 Eylul 2017).

(88) Birinci Protokol, Md.I-II.

(89) Yerinden alinmis kulturel malin ilgili devlete iadesi konusu, BM Guvenlik Konseyi'nin 1990 Birinci Korfez Savasi sirasinda 661 Sayili Karar ve 2003 Ikinci Korfez Savasi sirasinda 1483 Sayili Karari ile Birinci Protokol'de yazilan haliyle, karara baglanmistir. Boylelikle, konu sadece Birinci Protokol'e taraf devletler icin degil, tum BM uyesi devletler icin baglayici hale gelmistir. Bkz. Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.277.

(90) 1999 Second Protocol to the Hague Convention of 1954for the Protection of Cultural Property in the Event of Armed Conflict (Ikinci Protokol), 26 Mart 1999, http://unesdoc.unesco.org/images/0013/001306/130696eo.pdf (Erisim Tarihi 18 Eylul 2017).

(91) UNESCO, States of Parties.

(92) Ikinci Protokol, Md.10.

(93) Ikinci Protokol, Md.15-16-17.

(94) Ikinci Protokol, Md.24-27.

(95) Ikinci Protokol, Md.29.

(96) Rejimi olusturan uluslararasi hukuk maddelerine aykiri hareket edenler ilk kez II. Dunya Savasi'ndan sonra kurulan Nurnberg Uluslararasi Askeri Ceza Mahkemesinde yargilanmistir. Nurnberg'ten sonra kulturel mallara yonelik saldirilarin yargilandigi ad hoc mahkemeler sunlardir: ICTY; Ruanda icin Uluslararasi Ceza Mahkemesi Sarti, Md.4; BM SC Res.955 (8 Kasim 1994) ve ek SC Res.1717 (13 Ekim 2006); Sierra Leone Ozel Mahkemesi Statusu BM SC Res 1315 (14 Agustos 2000); Olaganustu Kambocya Mahkemesi Res.57/228B, Doc. A/RES/57/228B (22 Mayis 2003), NS/RKM/1004/006 (27 Ekim 2004). Vrdoljak, "Cultural Heritage", s.265-266.

(97) 2012 yilinda Timbuktu'da Mali kulturune ait koruma altindaki 10 turbenin yok edilmesi emrini veren Ahmad al-Faqi Al Mahdi, kasitli olarak dini ve kulturel mirasa saldirarak savas sucu isledigi gerekcesi ile 2017 yilinda Uluslararasi Ceza Mahkemesi tarafindan 9 yil hapse mahkum edilmis ve toplamda 2,7 milyon Euroluk zarardan sorumlu tutulmustur. ICC, Al Mahdi case: ICC Trial Chamber VIII issues reparations order, Case No. ICC- 01/12-01/15, 2017 https://www.icccpi.int/Pages/item.aspx?name=pr1329, (Erisim Tarihi 07 Temmuz 2018).

(98) UNESCO, International Criminal Court and UNESCO Strengthen Cooperation on the Protection of Cultural Heritage, http://whc.unesco.org/en/news/1742, 2017 (Erisim Tarihi 07 Temmuz 2018).

(99) UNESCO Turkiye Milli Komisyonu, "Somut Olmayan Kulturel Miras Ihtisas Komitesi", http://www.unesco.org.tr/ Pages/52/19/Somut-Olmayan-K%C3%BClt%C3%BCrel-Miras-%C4%B0htisas-Komitesi (Erisim Tarihi 04 Ekim 2018).

(100) UNESCO, "Somut Olmayan Kulturel Mirasin Korunmasi Sozlesmesi", 2003, https://ich.unesco.org/doc/src/00009-TR-PDF.pdf (Erisim Tarihi 04 Ekim 2018).

(101) Avrupa Birligi Konseyi, "Conclusions on cultural heritage as a strategic resource for a sustainable Europe", 20 Mayis 2014, http://resources.riches-project.eu/wp-content/uploads/2015/11/conclusion- cultural-heritage.pdf (Erisim Tarihi 04 Ekim 2018).

(102) Regina Bendix, "Tourism and Cultural Displays: Inventing Traditions for whom?", Journal of American Folklore, Cilt 102, No.404, s.143.

(103) Joris D. Kila, "Inactive, Reactive, or Pro-active?: Cultural Property Crimes in the Context of Contemporary Armed Conflicts", Journal of Eastern Mediterranean Archaeology and Heritage Studies, Cilt 4, No.1, 2013, s.319-320.

(104) Kila, Inactive, s.325; Andras J. Riedlmayer, "Crimes of War, Crimes of Peace: Destruction of Libraries during and after the Balkan Wars of the 1990s", Library Trends, Cilt 56, No.1, 2007, s.119-120.

(105) Posner, Skeptical Observations, s.213.

Caption: Sekil 1. 1907 Lahey Sozlesmesi Ayirt Edici Bayragi

Caption: Sekil 2. RoerichPakti Ayirt Edici Amblemi (60)

Caption: Sekil 3. 1954 Sozlesmesi ve 1999 Ikincil Protokol Mavi Kalkan Amblemleri
COPYRIGHT 2019 International Relations Council of Turkey
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2019 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Cokisler, Elvan
Publication:Uluslararasi Iliskiler / International Relations
Article Type:Report
Date:Mar 22, 2019
Words:8646
Previous Article:Scrutinizing Possible Procedures by which States Withdraw from the United Nations/Birlesmis Milletler Uyeliginden Cekilmeye Dair Muhtemel...
Next Article:One Step Forward, Two Steps Back: Legal Arguments on the Visa-Free Travel of Turkish Citizens to the EU/ AB-Turkiye Geri Kabul Anlasmasi v. Ortaklik...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |