Printer Friendly

Skin physiology of the newborn and topical drug use/Yenidoganda deri fizyolojisi ve topikal ilac kullanimi.

Summary

Immaturity of the skin during the newborn period, that represents an adaptation process to the extrauterine life, gives rise to experience frequent dermatologic problems including the iatrogenic cutaneous complications. Dermatologic approach is extremely important in this special period since some of these problems are preventible. In this article; the difference between the physiologic properties of the newborn and adult skin is reviewed and appropriate topical treatment modalities and skin care for the newborns are summarized. (Turkderm 2011; 45 Suppl 2: 60-7)

Key Words: Newborn/infant, skin physiology, skin care, topical therapy, adverse drug reaction, iatrogenic

Ozet

Ekstrauterin hayata adaptasyon surecini temsil eden yenidogan doneminde, derinin halen immatur olmasi bu donemde iyatrojenik kutanoz komplikasyonlar dahil dermatolojik sorunlarin sik yasanmasina neden olmaktadir. Bu problemlerin bir kisminin onlenebilir olmasi nedeniyle bu ozel donemde dermatolojik yaklasim buyuk onem tasimaktadir. Bu derlemede; yenidogan ve eriskin derisi fizyolojik ozellikleri arasindaki farkliliklar gozden gecirilerek yenidoganlar icin uygun olan topikal tedavi yontemleri ile deri bakimi ozetlenmektedir. (Turkderm 2011; 45 Ozel Sayi 2: 60-7)

Anahtar Kelimeler: Yenidogan, deri fizyolojisi, deri bakimi, topikal tedavi, istenmeyen ilac reaksiyonu, iyatrojenik

Giris

Yenidogan donemi; bebegin amniyotik kavitedeki, guvenli, steril, termostabil sivi ortami terk etmesiyle baslar; her turlu (fiziksel, kimyasal, biyolojik) zararli ajana acik, termolabil ve kuru olan ekstrauterin ortama aktif uyum gostermekte zorlandigi, yasamin ilk 4 haftasini kapsayan gelisim sureci ile devam eder (1-4). Dogumda deri, dis etkenlere karsi koruyucu fonksiyon ustlenmenin yani sira bebegin bakimini saglayan kiside sefkat duygusunun uyanmasina katki saglar (3). Yenidoganin dogum sonrasi erken donemde annesi ile kurdugu yogun tensel iliskinin; bebegin vital fonksiyonlarinin daha erken stabillesmesini sagladigi, bu bebeklerde bilissel ve davranissal gelisiminin daha ileri duzeyde gerceklestigi gosterilmistir (5). Yenidogan doneminde dermatolojik yaklasim yasamsal oneme sahiptir. Bu donemde iyatrojenik durumlar dahil cok cesitli dermatolojik sorun sik olarak yasanmaktadir. (6-12) Bu durumun temel nedeni; diger organ sistemleri ile birlikte derinin anatomik butunluge ragmen henuz maturasyonunu tamamlamamis olmasidir (3-11). Yenidogan deri fizyolojisinin iyi bilinmesi, bu donemde karsilasilabilecek deriye ait yetersizlikler ve sorunlarin on gorulebilmesi ile uygun topikal tedavinin secilmesinin yani sira gereksiz ya da zararli olabilecek topikal uygulamalarin onlenmesine katki saglayacaktir.

Yenidogan Deri Fizyolojisi

Epidermis

Epidermis; deri yoluyla su kaybi ve toksik madde emilimini engelleyen, fiziksel, kimyasal hasarlanma ile enfeksiyonlara karsi direnc gosteren, derinin bariyer tabakasidir (2,11). Epidermisin bu koruyucu fonksiyonlari yurutebilmesi, her ikisi de yenidoganin gestasyonel (G) yasi ile iliskili olan iki faktore baglidir. (1-2) Bunlar: Epidermal kalinlik ve epidermisin lipit icerigidir. (2) Deride bariyer olusumu G20-24 hafta arasinda baslar, epidermal hucre katmanlari gestasyon yasi ilerledikce kalinlasir (2). Term (G37-42 haftalik) bebekte epidermal kalinlik neredeyse eriskin duzeyindedir (2,8). Bununla birlikte term bebeklerde bariyer fonksiyonu tam degildir, G34 haftadan kucuk preterm bebeklerde ise epidermis ve stratum korneum anatomik olarak da yetersizdir (1,2,8,13,14) (Tablo 1). Preterm bebeklerde; term bebeklerin sahip oldugu epidermal yapi, postnatal 2.-3. haftalarda kazanilir (1). Bu nedenle, preterm bebeklerde dogumda perkutan emilim ile toksisite ve mikrobiyal invazyon riski belirgin olarak yuksektir (1,2,8).

Perkutan Emilim

Yenidogan bebekte, immatur epidermisten perkutan emilim duzeyi yuksektir. Bu durum kaza ile istenmeden deriye temas eden maddelerin bile kolaylikla emilmesine ve lokal veya sistemik toksik etkiler gostermesine olanak saglar (1-5,8,9,13). Deri gecirgenlik duzeyi gestasyonel yas ile ters iliskilidir (1). Preterm bebeklerde perkutan emilim term bebeklerden cok daha yuksektir. Perkutan emilim duzeyini belirleyen bir diger faktor vucut yuzey alaninin (VYA'nin) beden agirligina olan oranidir (1). Bu oran term bebeklerde eriskin ve cocuklarin 2-3 katidir (2,16). Yenidoganda dusuk molekul agirlikli maddeler (<800 Da) kolaylikla perkutan emilime ugrar (13). Perkutan emilim preterm bebeklerde term bebeklerden cok daha yuksek duzeydedir (1,2,13). Tablo 2'de yenidoganda, bir kismi tibbi amacla deriye topikal olarak uygulanan cesitli etken maddelerin perkutan emilimine bagli gelistigi rapor edilen istenmeyen durumlar ozetlenmektedir (1,2,5,7-13,17). Bununla birlikte pretermlerin term yasitlarinin epidermal yetilerini yakalamasi icin gereken 2-3 haftalik surede var olan yuksek epidermal gecirgenlik teofilin ve diamorfin gibi bazi ilaclarin topikal kullanimina imkan vermektedir (1,2,6,15,17).

Perkutan Solunum

Deri yoluyla; oksijenin emilimi ve karbondioksitin atilmasi seklinde gerceklesen perkutan solunum cogunlukla gereginden fazla onemsenen bir durum olmustur (1,2). Eriskinlerde ve matur yenidoganlarda perkutan solunumun tum solunuma orani %2'dir. (2) Immatur preterm (<G30 hafta) bebeklerde transkutanoz gaz degisim orani term bebeklerin 6-11 katina ulasmaktadir (2). Bu durum postnatal donemde epidermal lipid bariyerin maturasyon kazanmasina paralel bir seyirde 2-3 hafta icinde normal duzeye gerilemektedir (1,2).

Transepidermal Su Kaybi (TESK)

Epidermal bariyer fonksiyonunun en guvenilir gostergelerinden biri olan TESK; belirli bir sure icinde, belirli deri alanindan kaybedilen su miktarini ifade eder (g/[m.sup.2]/saat veya gun) (2). TESK, ortamdaki bagil nem orani ile gestasyonel ve postnatal yas arttikca dusme gosterir (1,2). Term bebekte TESK 4-8g/[m.sup.2]/saattir ve eriskin degerlerine (6-8g/[m.sup.2]/saat) yakin olmasi epidermal bariyer fonksiyonunun neredeyse tam oldugunu gosterir (5). TESK term bebekte, genellikle postnatal 1. gunde keskin bir dusus ile eriskin duzeye geriler (10) (Sekil 1a). Pretermlerde (G24-26 hafta) ise epidermal bariyerin daha immatur olmasina bagli olarak, TESK 100g/[m.sup.2]/saat duzeyine kadar ulasabilir; bebek 24 saat icinde vucut agirliginin %20-50'sini kaybedebilir; bu durumda hipernatremik dehidratasyon, hipotermi, intrakranial kanama ve olum gorulebilir (1,2,8). Buharlasma sirasinda kaybedilen her 1 mL su ile birlikte bebek 0,58 kcal kaybeder (8,13). Bu kayip preterm bebek icin onemli bir enerji acigi ortaya cikarir, bu nedenle G32 haftadan kucuk yenidoganlarin epidermal bariyer gelisene kadar nemlendirilmis, isitilmis ozel kuvoz ortaminda, sivi ve enerji dengesinin desteklenerek bakilmasi gereklidir (1,2,18). TESK; bolgeler arasi farklilik gosterir; deri maturasyonun en geri kaldigi karin bolgesinde en yuksek duzeyde oldugu bildirilmistir (2).

Stratum Korneum Hidrasyonu

Yenidogan derisi daha buyuk bebeklerle karsilastirildiginda goreceli olarak daha kuru bir yapiya sahiptir; deri yuzeyi puruzlu olabilir (10). Saglikli term bebeklerde postnatal yasin artisina paralel bir sekilde stratum korneum hidrasyonu artar ve deri yuzeyi puruzsuzlesir (10) (Sekil 1b). Yenidogan derisi kismen hidrofobik oldugundan epidermal su adsorpsiyonu sinirlanmis durumdadir. Boylelikle amniyotik sivinin deri yuzeyinden buharlasmasina bagli isi kaybi en aza indirgenmis olur (2). Nemlillik; stratum korneum hucrelerinde bulunan filagrinin su tutma ozelligi tasiyan aminoasit yapisindaki dogal nemlendirme faktorlerine (NMF) ayrismasina katki saglar (5). Hayvan modelinde filagrin parcalanmasinin bagil nem oraninin %80-95 veya cok dusuk duzeyde olmasi durumunda gerceklestigi gosterilmistir (5). Preterm bebeklerde dogum sonrasi epidermal hucre uretimi adaptif mekanizmalarla cok hizlandigindan stratum korneum NMF icerigi yetersiz kalmakta, hidrasyon saglanamamaktadir (5).

Deri Yuzeyi pH Degeri

Dogumda yenidogan deri yuzeyi notral veya alkali pH'ya sahiptir (pH: 6,2-7,5) (10). Hem term hem de preterm bebeklerde deri pH degeri, dogumu izleyen ilk hafta icinde hizli, ardindan 3 hafta suresince daha yavas bir ivme ile dusme gosterir. Birinci ayin sonunda eriskin ve buyuk cocuklardaki duzeye cok yakin asidik yuzey pH degeri (pH: 5,0-5,5) kazanilir (10) (Sekil 1c). Deri pH degeri asiditeye dogru kaydikca Stratum korneum olusumunda rol alan enzimler uzerinden etkiyle, deri butunlugune katki saglanmakta, epidermal dogal immun yanit desteklenerek deri florasi daralmakta ve patojen bakteri koloni sayisi azalmaktadir (5,18). Asit manto fekal enzimlerin aktivitesini de dusurmektedir (5). Bu verilerden yola cikarak pH 5,5 tampon solusyon ile tamponlanmis bez uretimi gundeme gelmistir (5).

Dermis

Eriskin bireyde dermis; ter ve sebumun yani sira epidermis icin besin maddeleri uretimini saglar (2). Dermal kan damarlari, termoregulasyonda temel rol ustlenir (2,11). Dermis kolajen ve elastik liflerden olusan agsi yapisi ile epidermis ve subkutan yag dokusunu birbiriyle baglantili, sabit halde tutar ve travmalara karsi dayaniklilik saglar (11). Papiller uzantilar araciligiyla kurdugu epidermal iliski makaslama kuvvetine karsi direnc kazandirir (2). Yenidogan derisinde ise dermiste anatomik yapilar ozellikle elastik lifler yetersizdir ve bu fonksiyonlar tam olarak yurutulemez (1,2) (Tablo 1). Bazal tabaka yuzey alaninin epidermal yuzey alanina orani epidermal-dermal yuzey arasindaki ondulasyon oranini belirtir. Bu oran term bebeklerde 1,07 iken 4 ay icinde 1,2'ye yukselir (2).

Sebase Bez Aktivitesi

Sebum lipitleri (trigliseritler, mum esterleri ve skualen); Marchionini'nin koruyucu kutanoz hidrolipit film tabakasinin en onemli yapi tasi olarak deri bariyerinin spesifik olmayan koruyucu mekanizmalarinda rol alirlar (10). Sebase bezlerin maternal androjenlerce oncelikle dihidroepiandrosteron tarafindan uyarimi dogum oncesinde baslar (1,10). Fetal sebase bez salgisi, epidermal hucreler ve lanugo killari ile birlikte verniks kazeozanin en onemli bilesenini olusturur (1). Verniks kazeoza; G24. haftadan itibaren fetusu once amniyotik sivi icinde maserasyona karsi korur, ardindan postnatal donemde, su (%80), lipit (%10), protein (%10) ve antimikrobiyal peptit icerigiyle nemlendirici-antimikrobiyalantioksidan ve su-elektrolit-isi duzenleyici etki gosterir (1,2,5,10). Maternal androjen transferi ve gecici endojen adrenal ya da gonadal androjen uretimi sonucu yenidoganda ortaya cikan sebase bez aktivitesiyle sebum duzeyi ilk haftada eriskin duzeyini yakalar (10). Postnatal 1-2. haftada veya dogumda (%20 siklikta) neonatal akne gelisimi gorulebilir (11). Sebase bez aktivitesi 1. aydan itibaren giderek azalir, sebum uretimi 1 yas civarinda belirgin olarak geriler ve puberte donemine kadar dusuk duzeyde sabit kalir (2-10) (Sekil 1d).

Termoregulasyon

Ekrin ter bezi yogunlugu eriskin derisine gore daha fazla olmakla birlikte yenidoganda terleme esigi eriskinden yuksektir ve termal uyarana yanit (terleme siddeti) gestasyon yasi ile dogrusal iliski icindedir. Term bebekte terleme ilk olarak alinda sonra sirasiyla govde ve ekstremitelerde ortaya cikar (10). Preterm bebeklerde ise terleme ilk gunlerde hic gorulmez ancak 2. haftada daha dusuk duzeyde ortaya cikmaya baslar (2). Preterm bebeklerde terlemenin olmayisi anatomik nedenlerden cok norolojik immaturitenin bir sonucudur (1,2). G36-37 haftalik gelisimini tamamlamis olan yenidoganda ortam sicakligindan bagimsiz olarak, stres, aclik, korku, agri, taktil uyaran gibi uyaranlara cevap olarak ortaya cikan, emosyonel terleme genellikle palmoplantar alan ile sinirlidir (2,10). Yenidoganda soguk ortamda vazokonstruktif yanit zayiftir (2). Anhidrotik ektodermal displazili bebekler haric, yenidoganda hiperpireksiden cok hipotermi onemli klinik sorun olusturur ve TESK ile suyun buharlasmasina bagli isi kaybi seklinde gerceklesir (1-10).

[GRAPHIC 1 OMITTED]

Yara Iyilesmesi

Eriskin derisinde dermis ve bazal tabakayi ilgilendiren doku hasarlari skar ile iyilesirken, fetal deri skarsiz olarak iyilesme gosterir. (2) Fetal fibroblastlar; eriskinden farkli olarak, "Prx-2" genini yuksek duzeyde eksprese ederler. Prx-2; ekstraseluler matriks organizasyonu, matriks metalloproteinaz 2 ve hyaluronik asit uretimini duzenleyici etkiye sahiptir. (2)

Yenidoganda Topikal Ilac Kullanimi

Yenidogan donemi; deriye topikal olarak uygulanan ilac ve tibbi malzemelerin, ciddi lokal ya da sistemik toksisite dogurabilecegi bir donemdir (1,2,5,7,13) (Tablo 2). Yenidoganlarda hangi topikal urunun daha guvenilir oldugunu arastiran yeterli sayida kontrollu calisma bulunmamaktadir. Bebekler icin uretildigi belirtilen ve etiketinde "Dermatolojik testten gecirilmistir", "pH'si dengeli", "dogal/organik madde icerir" vb. ifadelere yer verilen urunlerin guvenilirligi de tartismalidir (9). Bu nedenle genel yaklasim olarak bu donemde, topikal uygulamalar, ancak gerekli olan durumlarda, saf, guvenilir ajanlarin, kisa sureli kullanimi seklinde sinirlandirilmalidir. Yenidoganin sik karsilasilan, benign seyirli, gecici dermatozlarinda (sebase hiperplazi, eritema toksikum neonatorum, gecici neonatal pustuler melanoz vb.) bebegin ebeveyinlerine durum aciklanmali, bebek gozlem altinda tutularak tedavisiz birakilmasi tercih edilmelidir. Bu bolumde yenidogan bebekte siklikla kullanilan topikal ilac ve uygulamalardan basliklar halinde kisaca ozetlenecektir:

Bebek Banyosu--Sac ve Sacli Deri Temizligi

Yenidoganin ilk banyosu konusunda kulturel farkliliklarin da etkisiyle cok farkli uygulamalar yapilmaktadir (18). Term yenidoganda dogumda deri verniks kazeoza ile kaplidir; maternal kan, seluler debris ve mekonyum ile bulas soz konusudur. Bu nedenle ozellikle anneden infeksiyon bulas riski tasiyan bebeklerde dogum sonrasi sadece vernik kazeozanin silinmesi yerine yikama tercih edilir. Ilk banyo; hipotermi riskini en aza indirmek amaciyla, bebegin vital bulgulari ve beden sicakliginin stabilize olmasini takiben, dogum sonrasi 2.-4. saatler arasinda yapilmali, banyo sonrasi cevre isisi kontrol altinda tutulmalidir. Ozellikle 36 haftadan kucuk bebeklerde banyo 24 saatten sonraya ertelenmelidir. Gunluk banyo endike degildir. Term bebeklerde haftada 2 kez, preterm bebeklerde 4 gun ara ile yikama onerilmektedir (9). Ideal banyo suyu sicakligi konusunda gorusler farklidir: beden sicakligina yakin (37-37,5[degrees]C) veya dusuk sicaklikta (34-36[degrees]C) onerilmektedir. Banyo suresi kisa (<5 dakika) tutulmalidir. (13,18) Deri temizligi icin alkali olmayan yumusak formullu, notral veya hafif asidik, kokusuz, likid, sindetler tercih edilmelidir. Gliserinli katkili sabunlar, humektan ozellikleri ile kuruluga ve iritasyona yol actiklarindan yenidoganda kullanilmamalidir (9). Ovalama islemi yapilmamalidir. Banyo sonrasi deri kivrimlari ozenle kurutulmalidir (20). Infeksiyon riski tasimayan prematur bebeklerde yasamin ilk birkac haftasi boyunca, ilik, steril su ile haftada 2-3 kez temizlik onerilmektedir (21). Bebek sampuanlarinda standart bir pediatrik formul bulunmamaktadir (9). Kisa, ince ve frajil sac tellerine sahip olan yenidoganlarda, amfoterik ve non-iyonik ajanlar iceren sampuanlarin kullanimi mutlak gerekli degildir. Yumusak formullu, pH degeri goz yasina yakin olan (gozleri yakmayan) sampuanlar tecih edilmelidir (18). Yenidoganda topikal uygulamadan kacinilmasi gereken maddelerin basinda sampuanlarda yer alan sodyum lauril sulfat (SLS) gelir. SLS; lipit bariyeri hasara ugratir, deri katmanlari arasinda ayrilmaya neden olarak iritasyon olusturur. SLS, triklosan ile birlikte uygulandiginda gunler boyunca deriye tutunmus halde kalir (9). Sodyum ve amonyum lauret sulfat cesitli temizleyici bakim urunlerine kopurme etkisi olusturmak amaciyla eklenir. Protein hasari ile iritan etki ortaya cikardiklarindan yenidogan urunleri bu ajanlari icermemelidir. Metilizotiazolinon; sac bakim urunlerinde yer alir ve emilerek norolojik bozukluklara neden olabildigi bildirilmistir. Parabenler (metil paraben, propil paraben, etil paraben, butil paraben); bebek sampuan ve losyonlari ile islak mendillerde bulunur, kontakt dermatite neden olabilecekleri unutulmamali antiseptik sabun ve losyonlar ile islak mendiller yenidoganda kullanilmamalidir (9).

Emolyentlerin Kullanimi--Nemlendirme

Preterm yenidoganda epidermal bariyerin maturasyonunu hizlandirmak amaciyla deriye rutin emolyent uygulanmasi gerekliligi konusu halen tartismalidir. Bu urunlerin deride kuruma ve fissurleri onledigi, deri butunlugune katki saglayarak deriyi puruzsuzlestirdigi ve TESK'yi azalttigi bir gercektir (18,22). Bu amacla yaygin olarak kullanilan ajan vazelindir ve yenidoganda rutin emolyent kullaniminin koagulaz-negatif stafilokokal ve nozokomiyal enfeksiyon riskini arttirdigi gosterilmistir (6). Bir calismada aycicek yaginin yenidoganda belirtilen enfeksiyonlara karsi riskli durum olusturmadigi tersine koruyucu etki gosterdigi, ayrica zeytinyagi, soya yagi ve hardal yagina ustun etkiye sahip oldugu sonucuna varilmistir (5). Bununla birlikte duzenli emolyent kullanilan ve kullanilmayan bebekler arasinda enfeksiyon riski acisindan fark saptamadigini bildiren calismacilar da vardir (22). Okluzyonun enfeksiyon gelisimi surecinde onemli katkisi oldugu ve 0,5-2,0g/[cm.sup.2] den yogun uygulamalarin belirgin okluzyon olusturdugu ileri surulmektedir (5). Cochrane derlemesinde prematur bebeklerde tasiyicisi vazelin olan, okluziv urunlerin kullanimi onerilmemektedir (23). Genel yaklasim olarak; yenidoganlarda parfum, boya ve katki maddesi icermeyen, fizyolojik epidermal lipit dengesine sahip (kolestrol, seramid, linolat ve palmitat) veya aycicek yagi iceren nemlendirici urunler tercih edilmelidir (9). Pek cok emolyentin iceriginde yer alan, bir hidrofilik baz olan propilen glikol konsantrasyonu %5'in uzerinde oldugunda deride iritasyon ve yanma hissi olusturmaktadir. Perkutan emilimi hiperozmolalite ve nobet gecirilmesine neden olabildiginden yenidogan urunlerinde bulunmamalidir (1,9).

Emolyentler: ozellikle sicak ve nemli iklim sartlarinda, intertriginoz bolgelere uygulanmamali; kullanim sirasinda akne, follikulit, miliarya veya kasinti ortaya cikarabilecegi hatirda tutulmalidir (1,2,9).

Gobek Kordonu Bakimi--Umblikal Granulom Tedavisi

Komplikasyonsuz dogumda steril olan yenidogan derisinde kisa surede bakteriler oncelikle de koagulaz negatif stafilokoklar ve difteroid basiller kolonize olur. Gobek kordonu yenidoganda baslica bakteriyel kolonizasyon bolgesidir; kolaylikla omfalit ve sepsise ilerler; ozellikle geri kalmis ulkelerde onemli olcude morbidite ve mortalite kaynagi olur (24). 1998'de WHO patojenik bakteriyel kolonizasyonunun azaltilmasina yonelik olarak gobek kordonu bakiminda; klorheksidin, povidon iyot, uclu boya ("triple dye": jansiyen moru, brilyant yesili ve proflavin sulfat karisimi), gumus sulfadiyazin veya izopropil alkol (%70) uygulamasini onermistir (25). Antimikrobiyal nitelikteki bu uygulamalarin gobek kordonunu kuru tedavisiz birakmaya oranla morbiditeyi belirgin olarak dusurdugu gosterilmistir ancak bu topikal ajanlara bagli istenmeyen yan etkiler bildirilmistir (Tablo 2). Gecmiste ve gunumuzde gobek kordonu bakimi konusunda yenidogan yogun bakim merkezleri arasinda fikir birligi bulunmadigi izlenmektedir (steril gazli bez sargi ile kuru bakim, topikal ajanlar: alkol, uclu boya, neomisin-bazitrasin karisimi, kolloid gumus-benzil peroksit, bazik fuksin, klorheksidin pudrasi, salisilik asitli seker pudrasi gibi) (24-28). Kanit duzeyi dusuk olmakla birlikte Cochrane derlemesinde (n=8959) gelir duzeyi yuksek ailelerin bebeklerinde gobek kordonuna antiseptik uygulanmasi ile kuru bakim ve plasebo karsilastirilmis, aralarinda anlamli fark saptanmamistir. Bakteriyel kolonizasyonun azaltilmasinda topikal antibiyotikler antiseptiklerden daha basarili bulunmustur. Antiseptiklerin kord ayrilma suresini uzattigi sonucuna varilmistir (24). Guncel bir calismada, yenidoganlara hastaneden cikmadan once, 1 kez uygulanacak uclu boya topikal uygulamasinin tek basina yeterli bir bakim yontemi oldugunu ortaya koymustur (26). Son yillarda uclu boya icinde yer alan jansiyen morunun yara bakiminda, MRSA dahil pek cok direncli hastane enfeksiyonunda etkili bir ajan oldugu uzerinde durulmaktadir (29). Ozetle; gobek kordonu bakimi bebegin infeksiyon riski ve hijyenik kosullarina gore belirlenmelidir. Gobek kordonunun ayrilmasini takiben gobek cukurunda pembe-kirmizi renkli kolay kanayan bir nodul olarak gelisen umblikal granulomun tedavisinde kriyoterapi, ligasyon ve eksizyonun yani sira pratik oldugundan ilk tercih edilen yontem granulom uzerine gumus nitrat solusyon veya kalem ile kimyasal koterizasyon uygulamasidir (30).

Antiseptik Urunlerin Kullanimi

Ozellikle santral venoz kateter gibi uygulamalar, deride hizli mikrobiyal kolonizasyona ve sepsise kadar ilerleyen ciddi enfeksiyonlara neden olmaktadir. Bu gibi girisimlerde enfeksiyonun onlenmesi, bebege bakan ekibin uygun sekilde rutin el yikamasi ve hijyenik yaklasiminin yani sira uygulama bolgesinin antisepsisine baglidir. Yenidogan (ozellikle preterm) derisinin fizyolojik ozellikleri ve yasanan istenmeyen reaksiyonlar neonatolojide antiseptik kullanimini sinirlandirmaktadir (Tablo 2). Yenidoganlarda antiseptik kullanimina dair kontrollu calismalar ve dolayisiyla guvenilirlik konusunda veriler yetersizdir (1,10). Yenidoganda kullanilmakta olan topikal antiseptiklerin ozellikleri su sekilde ozetlenebilir (31): Klorheksidin: Yuksek antibakteriyel etki ve dusuk toksisiteye sahip bir ajandir, %0,5'lik klorheksidinin en az povidon iyot kadar etkili oldugu belirtilmektedir. Klorheksidin ozellikle cerrahi girisimler oncesi en guvenilir antiseptik ajan olarak tercih edilmektedir. Girisim alaninin sabun ile temizligi ve steril su ile durulanmasinin ardindan topikal olarak uygulanir. Pretermlerde; klorheksidin topikal uygulamayi takiben 30 saniye sureyle kurumaya birakilmali ardindan steril su ile uzaklastirilmalidir. Mukozalarda %0,02 konsantrasyonun uzerindeki konsantrasyonlarda iritasyona neden olur, noral dokularla temasta norotoksisteye neden oldugundan beyin dokusu ve zarlari ile temastan kacinilmalidir (aplazya kutis konjenita, kulak zari perforasyonu vb.). Genis yuzeylere, okluzyon altinda veya tekrarlayan uygulamalarinda sistemik toksik etkileri ortaya cikabilir. Alkolik solusyon halindeki urunun sisesi acildiktan sonra aylarca kullanilabilir olmasi avantajidir.

Povidon iyot: Antimikrobiyal spektrumu en genis, en etkili antiseptiktir ancak yenidoganda perkutan emilimi iyot yuklenmesi ile gecici, ciddi hipotiroidiye neden oldugundan oncelikle pretermlerde kullanimindan kacinilmalidir. Ancak povidon iyot ile temas gerceklesmis ise ozellikle premature bebeklerde povidon iyat steril su ile silinmeli, tiroid hormonu duzeyleri takip edilmelidir.

Dakin solusyonu: Sodyum hipoklorit iceren antiseptik bir karisimdir. Organik materyal varliginda hizla inaktive olmasi nedeniyle tercih edilmez, ancak debridman sonrasi uygulanabilir. Gobek kordonu temizliginde topikal uygulama sonrasi ozellikle preterm bebeklerde 30 saniyelik temas suresinin tamamlanmasini takiben steril serum fizyolojik solusyon ile deriden uzaklastirilmalidir.

Alkol: Genis spektrumlu ve hizli etkili antiseptik ajanlardir ancak pretermlerde hemorajik kutanoz nekroza, dusuk dogum agirlikli bebeklerde alkol intoksisitesine neden olabildiginden terk edilmistir.

Heksamidin: Gec etkili ve dar spektrumlu olusu yaygin kullanimina ragmen invaziv girisimler oncesi kullanimini gecersiz kilmaktadir.

Eozin: Akoz bir boya maddesidir. Gobek kordonu bakiminda yaygin olarak kulllanilmasina ragmen tercih edilmemelidir. Urun kutusunun acilmasini takiben kisa surede kontamine olmaktadir ve bu nedenle pek cok ciddi neonatal enfeksiyondan sorumlu tutulmaktadir (31). Yenidogan doneminde kullanilabilecek antiseptiklere bir alternatif de oktenidindir ancak henuz etkinlik ve yan etkilerine dair yeterli deneyim yoktur. (32) Civa turevlerinin kullanimi ise toksik etkileri nedeniyle yenidogan doneminde kontrendikedir (31)

Tibbi Bant ve Sargilarin Kullanimi

Ozellikle G27 haftadan kucuk bebeklerde uygulanan tibbi bantlarin cikarilmasi islemi sirasinda epidermal soyulma gerceklesebilir (1,2). Bunu onlemek icin preterm bebeklerde yapiskan bantlar kullanilmamali, perfuzyonu engellemeyen, tup-ag yapisinda sargilar ve jel elektrotlar tercih edilmelidir (3,13,33). Ayrica kateter ve benzeri malzemelerin deriye sabitlenmesi sirasinda deri ile yapiskan bant arasina pektin bazli deri bariyerleri surulebilir (17). Tibbi bant yapistirilmis ise kaldirmadan once emolyentlerle veya ilik su ile islatilmali, ayirma islemi icin vertikal degil horizontal cekme kuvveti uygulanmalidir (19,20). Dekubit ulseri gelisme potansiyeli olan olgularda saydam (hidrokolloid, hidrojel vb.) kapamalar tercih edilmelidir (13).

Yenidoganda Topikal Anestezik Maddelerin Kullanimi

Ozellikle yenidogan yogun bakim unitelerinde takip altinda olan bebeklerin tani ve tedavi amaciyla pek cok agrili ve stres dolu girisime maruz kalmaktadir (35). Agri duyusu ozellikle preterm bebeklerde klinik stabiliteyi bozarak olumsuz sonuclari beraberinde getirmektedir. Bu amacla kullanilan topikal analjezikler ancak saglam deri yuzeyine uygulanabilir (35). Yenidoganda iki topikal anestetik madde kullanilabilmektedir: EMLA krem ("Eutectic mixture of local anesthesia" Prilokain-lidokain Otektik karisimi) ve %4'luk tetrakain jel. EMLA ile klinik etkinlik elde etmek icin islemden 1-2 saat once 0,5-2g (prematurite ve yasa gore doz belirlenir), okluzyon altinda deriye surulur, anestezi 2-3 mm derinlikte penetrasyon saglar. Gunde bir kez 0,5 g topikal uygulamak kosulu ile EMLA surulmesi, G30 haftadan buyuk bebekler icin emniyetli bulunmustur (35). Prilokain doz asiminda perkutan emilimle methemoglobinemiye neden olabileceginden dikkatli kullanilmalidir. En fazla 25 mg ve en genis 10 [cm.sup.2]'lik alanda kullanilabilir. Tetrakain jel daha hizli ve uzun etkiye sahiptir (30-40 dakikada baslayan 4 saatlik etki), methemoglobinemi nedeni olmasa da prematur bebeklerde kontakt dermatit etkeni olabilir (9,19). Kamfor yenidoganlarda kullanilmaz (1).

Bez Bolgesi Bakimi-Diaper Dermatiti Tedavisi

Diaper bolgesinde deri hasari gelisimi cevresel faktorlerin sonucudur. Bu faktorler: okluzyon altinda artan deri hidrasyonu, deri iritanlari ile karsilasma (idrar, feces, sindirim enzimleri, safra tuzlari, beslenme faktorleri, fekal kompozisyon vb.), mekanik surtunme (deri-deri, deribez arasi), yuksek pH, diyare, antibiyotik kullanimi ve gestasyon yasina bagli deri bariyerinin maturasyon duzeyidir. Asiri hidrasyon; korneositlerde sisme, lipitlerin sivilasmasi sonucu gecirgenlikte artis ile eksojen maddelerin deri icine kolaylikla tasinmasina olanak saglar (5). Bunu onlemek icin superemici bez kullanimi tercih edilmeli, bezler sik degistirilmelidir (9). Deriyi intanlardan korumak icin: yari gecirgen film veya tabaka olusturan bariyer kremleri; idrar temizligi icin su ve pamuk; gaita temizligi icin yumusak formullu temizleyiciler kullanilmali, temizlik sonrasi bolge acik birakilarak nemlilik onlenmelidir. Amerikan Gida ve Ilac Dairesi (FDA) tarafindan deriyi koruyucu ajanlar basligi altinda diaper bolgesi icin kullanimlarina izin verilmis olan urun icerigindeki aktif maddeler Tablo 4'te sunulmustur (5). Bu urunlerin rutin mi yoksa hasarlanma gelistigi durumlarda mi kullanilmasi gerektigi konusunda fikir birligi bulunmamaktadir. Diaper bolgesine uygulanacak bakim urunlerinin ozellikle de vazelin iceren ajanlarin yogun uygulanmamasi ve deriden tam emilmeden bezin kapatilmamasi gereklidir. Aksi halde bu ajanlar bezin ic yuzeyini kaplayarak emiciligi bozacak, diaper bolgesinin masere olmasini kolaylastiracaktir (9). Diaper dermatiti uzerinde kolaylikla superenfeksiyon gelisebildiginden, gerektiginde antifungal ve antibakteriyel ilaclar tedaviye eklenmeli, topikal kortikosteroid kullanimindan kacinilmalidir (5). Diaper dermatitinin safra ve mide sekresyonlarinin fazlaligi sonucu gelistigi saptandiginda; kolestiramin ve sukralfat icerikli koruyucu kremlerin kullaniminin faydali oldugu bildirilmektedir (5). Bebek pudralari inhalasyon durumunda ortaya cikabilecek pulmoner komplikasyonlar (pnomoni, pulmoner granulom/fibrozis vb.) nedeniyle gunumuzde onerilmemektedir (18).

Yenidoganda Topikal Antibiyotik Kullanimi

Yenidoganda sik karsilasilan stafilokokal bulloz impetigo ve diger pyodermiler genellikle erken donemde tedavi edildiginde iyi seyirli bir infeksiyonlardir. Yenidoganlarda sinirli lezyonlarda topikal mupirosin, bazitrasin, fusidik asit, bazitrasin-polimiksin B topikal tedavisi uygulanabilir (4,16). En sik kullanilan ajanlar olan topikal mupirosin ve fusidik asitin direnc gelisme potansiyeli bakimindan kisa sureli ve/veya bir antiseptikle birlikte kullanilmasi onerilmektedir (16). Ozellikle gobek cevresinden yerlesimli bulloz impetigoda bakteriyel omfalit ve sepsis riski yuksek olabileceginden dikkatli takip ve gereginde sistemik antibiyotik gerekli olabilir (30). Bu donemde kullanilabilecegi belirtilen diger topikal antibiyotikler arasinda: eritromisin ve klindamisin yer almakta olup, topikal klindamisin uygulamasiyla da nadiren psodomembranoz enterokolit gelisme riski bulunmaktadir (16). Topikal sulfonamidlerin kernikterus gibi ciddi yan etkileri nedeniyle yenidogan doneminde kullanimlari kontrendikedir (16).

Yenidoganda Antifungal Ajanlarin Kullanimi

Yenidogan doneminde; ozellikle bez bolgesinde sik karsilasilan lokal kutanoz kandida enfeksiyonlari ile P ovale'nin etyolojide rol oynadigi seboreik dermatit ve malessezia turlerinin (M. fufur, M. sympodialis) sorumlu tutuldugu neonata! sefalik pustuloz gibi dermatozlarin tedavisinde topikal antifungallerin kullanimi gerekli olmaktadir (1). Yenidogan doneminde kullanilabilen topikal antifungal ajanlarin basinda dermatofitlere etkisiz olmakla birlikte antikandidal etkiye sahip olan Streptomyces noursei derivesi olan nistatin yer almaktadir. Gunde iki kez topikal kullanimi onerilen antifungaller arasinda pomad bazinda hazirlanmis nistatinin deri icin en az irritan etkiye sahip oldugu belirtilmistir. Yenidogan doneminde onerilen diger topikal antifungaller imidazoller (ornek: mikonazol, klotrimazol, ketokonazol) ve sikloproks olamindir, gunde 2 kez uygulama seklinde, 1-2 haftalik tedavi onerilmektedir (4,13,16). Yenidogan doneminde topikal antifungal tedavi genellikle sadece saglikli yenidoganlarda, siralanan sinirli endikasyonda tercih edilmelidir. Dusuk dogum agirlikli, preterm ya da ikincil saglik problemi olan, kateterizasyon ve immunosupresif tedavi uygulanmis bebeklerde cogunlukla yeterli etkinlik saglanamayacagi dikkate alinmalidir (1).

Yenidoganda Topikal Kortikosteroid Kullanimi

Topikal kortikosteroidlerin kullaniminin gerekli oldugu durumlarda; en dusuk potensli topikal kortikosteroid (Klas I), kisa sureyle (en uzun 5 gun), gunde 1 kez, sinirli deri alanina uygulanabilir (16). Bebeklerde, %1'lik hidrokortizonun kullanimi genellikle yeterli olmaktadir (17). Beraberinde nemlendirici urun kullanilmasi durumunda kortrikosteroid ihtiyacinin azalacagi akilda tutulmalidir (17). Topikal kortikosteroidlerin intertriginoz bolgelerde emilimi ve yan etkilerinin daha siddetli gerceklesebilecegi on gorulmeli bu bolgelere uygularken ilac miktari ve suresi kisitlanmalidir. Topikal uygulama sonrasi 1 saat sureyle uygulama bolgesine okluzyon (bezin kapanmasi vb.) yapilmamalidir (16).

Diger Topikal Uygulamalar

Yenidogan doneminde skabies ve pedikulozis kapitis tedavisinde;

lindan, gama-benzen-hekzaklorid ve benzil benzoat norotoksik potansiyelleri nedeniyle gunumuzde kullanimdan kalkarken, permetrin losyon (%5) ve krotamiton (%10) guvenli secenek olarak belirtilmektedir (16). Yenidogan doneminde henuz immatur olan melanozomlar nedeniyle genel prensip bebeklerin gunesten kacinmasinin saglanmasidir. Neonatal lupus ehtematozus, kseroderma pigmentozum, porfiri vb. tanisi olan bebeklerde ise gunesten korunma daha kati bir cercevede olmak zorundadir (4). Ancak yenidogan doneminde gunesten koruyucu topikal ajanlarin kullanimi genel olarak onerilmemektedir. Kalsipotriol, ditranol, laktik asit, salisilik asit, alkol, hekzaklorofen, neomisin, ureli preparatlar, kliokuinol, borik asit, rezorsin yenidogan doneminde kontrendikedir (16).

DOI: 10.4274/turkderm.45.s11

Kaynaklar

(1.) Paige DG, Gennery AR, Cant AJ: The neonate. Rook's textbook of dermatology. Ed. Burns T, Breathnach S, Cox N, Griffiths C. 8'inci baski. Oxford, Wiley-Blackwell, 2010;17.1-17.85.

(2.) Hoeger PH: Physiology of neonatal skin. Textbook of pediatric dermatology. Ed. Harper J, Oranje A, Prose N. 2'nci baski. Turin, Blackwell Publishing, 2006;42-7.

(3.) Narendran V, Hoath SB: The skin. Faranoff and Martin's neonatal-perinatal medicine. Ed. Martin RJ, Faranoff AA, Walsh MC. 8'inci baski. Philadelphia, Elsevier-Mosby, 2006;1685-720.

(4.) Cohen BA: Pediatric Dermatolgy. 3'uncu Baski. China, Elsevier Mosby, 2005; 15-65.

(5.) Visscher MO: Update on the use of topical agents in neonates. Newborn Infant Nurs Rev 2009;9:31-47.

(6.) Dinulos JGH, Darmstadt GL. Dermatologic conditions. Ed. MacDonald MG, Seshia MMK, Mullett MD Avery's Pathophysiology and Management of the Newborn. 6th. ed. Philadelphia Lippincott Williams & Wilkins, 2005;1485-505.

(7.) Halliday HL: Useless perinatal therapies. Neonatology 2010;97:358-65.

(8.) Cohen BA, Siegfried EC: Newborn skin: Development and basic science. ED. Taeusch W, Ballard RA, Gleason CA. Avery's diseases of the newborn. 8th ed. Philadelphia, Elsevier, 2005;1471-82.

(9.) Fernandes JD, Prado de Olivera ZN, Machado MCR. Children and newborn skin care and prevention. An Bras Dermatol 2011;86:102-10.

(10.) Fluhr JW, Darlenski R, Taieb A, et al: Functional skin adaptation in infancy-almost complete but not fully competent. Exp Dermatol 2010;19:483-92.

(11.) Paller AS, Mancini AJ: Hurwitz Clinical Pediatric Dermatology. 4'uncu Baski. Edinburgh, Elsevier Saunders, 2011;10-36.

(12.) Ramachandrappa A, Jain L: Iatrogenic disorders in modern neonatology: a focus on safety and quality of care. Clin Perinatol 2008;35:1-34.

(13.) Darmstadt GL, Dinulos JG: Neonatal skin care. Pediatr Gin North Am 2000;47:757-82.

(14.) Sarkar R, Basu S, Agrawal RK, Gupta P: Skin care for the newborn. Indian Pediatr 2010;47:593-8.

(15.) Shwayder T, Akland T: Neonatal skin barien: structure, function and disorders. Dermatol Ther 2005;18:87-103.

(16.) Lukas A, Wolf G, Folster-Holst R: Special features of topical and systemic dermatologic therapy in children. J Dtsch Dermatol Ges 2006;8:658-76.

(17.) Ikizoglu G: Yenidoganda yerel tedavi. Turkiye Klinikleri J Pediatr Sci 2007;3:91-6.

(18.) Utas S: Yeni dogan deri bakimi. Turkderm 2011;45:123-6.

(19.) Afsar FS: Skin care for preterm and term neonates. Clin Exp Dermatol 2009;34:855-8.

(20.) Dhar S: Newborn skin care revisited. Indian J Dermatol 2007;52:14.

(21.) Douma CE: Skin care. Ed. Clorthy JP Eichenwald EC, Stark AR. Manual of neonatal care. 6'nci Baski. Philadelphia, Lippincott Williams & Wilkins, 2008;1-11.

(22.) Kiechl-Kohlendorfer U, Berger C, Inzinger R: The effect of daily treatment with an olive oil/lanolin emmolient on skin integrity in preterm infants: A randomized controlled trial. Pediatr Dermatol 2008;25:174-8.

(23.) Conner JM, Soil RF, Edwards WH: Topical ointment for preventing infection in preterm infants. Cochrane Database Syst Rev 2004;(1):CD001150.

(24.) Zupan J, Garner P, Omari AA: Topical umbulical cord care at birth. Cochrane Database Syst Rev 2004;(3):CD001057.

(25.) World Health Organization. Care of the umbulical cord: A review of evidence. Geneva: World Healt Organization; 1998.

(26.) Suliman AK, Watts H, Beiler J, et al: Triple dye plus alcohol rubbing versus triple dye alone for umbulical cord care. Clin Pediatr (Phiia) 2010;49:45-8.

(27.) Kapellen TM, Gebauer CM, Brosteanu O, et al: Higher rate of cord-related adverse events in neonates with dry umbulical cord care compared to chlorhexidine powder. Results of a randomized controlled study to compare efficacy and safety of chlorhexidine powder versus dry care in umbilical cord care of the newborn. Neonatology 2009;96:13-8.

(28.) Hodgins S, Thapa K, Khanal L, et al: Chlorhexidine gel versus aqueous for preventive use on umbilical stump: a randomized noninferiority trial. Pediatr Infect Dis J 2010;29:999-1003.

(29.) Berrios RL, Arbiser JL: Effectiveness of gentian violet and similar products commonly used to treat pyodermas. Dermatol Clin 2011;29:69-73.

(30.) Mallory SB, Bree A, Chem P: Illustrated manual of pediatric dermatology diagnosis and treatment. London, Taylor & Francis Group, 2005;9-31.

(31.) Lahmiti S, El Fakiri K, Aboussad A: [Antiseptics in neonatology: the inheritance of the past in the daylight]. Arch Pediatr 2010;17:91-6.

(32.) Buhrer C, Bahr S, Siebert J, et al: Use of 2%2-phenoxyethanol and 0.1%octenide as antiseptic in premature newborn infants of 23-26 weeks gestation. J Hosp Infect 2002;51:305-7.

(33.) Fox MD: Wound care in the neonatal intensive care unit. Neonatal Netw 2011;30:291-303.

(34.) Feaster T, Singer JI: Topical therapies for impetigo. Pediatr Emerg Care. 2010;26:222-7;quiz 228-31.

(35.) Walter-Nicolet E, Annequin D, Biran V, et al: Pain management in newborns from prevention to treatment. Pediatr Drugs 2010;12:353-65.

Ayse Anil Karabulut

Kirikkale Universitesi Tip Fakultesi Deri ve Zuhrevi Hastaliklar Anabilim Dali, Kirikkale, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Ayse Anil Karabulut, Kirikkale Universitesi Tip Fakultesi Deri ve Zuhrevi Hastaliklar Anabilim Dali, Kirikkale, Turkiye E-posta: ayseanil3@yahoo.com
Tablo 1. Normal eriskin derisi ile term ve preterm yenidogan
derisinin yapi ve fonksiyolarinin karsilastirmasi (2,8,13,14)

Deri Yapisi ve Fonksiyonlari

Anatomik          Eriskin--     Term
yapi              cocuk         (37-42hf)

Vucut yuzey       250[cm.       700
alani/beden       sup.2]/kg     [cm.sup.2]
agirligina                      /kg
orani

Deri              2.1 mm        1.2 mm
kalinligi

Epidermal         50 [micro]m   40-50 [micro]m
kalinlik

Stratum korneum   15-Oct        9-10 [micro]m
kalinligi         [micro]m      (10-15 [up
(hucre katmani    (10-15 [up    arrow])
sayisi)           arrow])

Hucrelerarasi     Normal        Normal
baglanti
(hemidezmozom,
dezmozom)

Dermoepidermal    Normal--      Rete
bileske           Derin rete    uzantilari
                  uzantilari    olusmaya
                  (+)           baslamis

Dermis            Normal        Kolajen-elastik
                                lifler
                                [down arrow]

Melanozomlar      Normal        [down arrow]

Ekrin bezler      Normal        2-3 yil norolojik
                                kontrol [down arrow]

Sebase bezler     Normal        Normal

Killar            Normal        Terminal killar
                                [down arrow]

Subkutan          Normal        [down arrow]
Yag Dokusu

Vazomotor         Normal        Immatur
Fonksiyon

Anatomik          Preterm                   Yenidogan
yapi              (30hf)                    icin onemi

Vucut yuzey       --                        --Perkutan toksik madde
alani/beden                                 emilimi [down arrow]
agirligina
orani                                       --Sistemik toksisite
                                            gelisme riski [up arrow]

Deri              0.9 mm                    --Koruyucu fonksiyonlar
kalinligi                                   [down arrow]

                                            --Travmaya yatkinlik
                                            [up arrow]

Epidermal         27.4 [micro]m             --Topikal ajanlara
kalinlik                                    qecirqenlik [up arrow]

Stratum korneum   4-5 [micro]m (5-6)        --Transepidermal su kaybi
kalinligi                                   [up arrow]
(hucre katmani
sayisi)

Hucrelerarasi                               --Bul gelisimine
baglanti                                    yatkinlik [up arrow]
(hemidezmozom,
dezmozom)                                   --Tibbi bant vb.
                                            uygulamalarda erozyon
                                            gelisimine yatkinlik
                                            [up arrow]

Dermoepidermal    Duz, rete.                --Makaslama kuvvetine
bileske           uzantilari bulunmaz       karsi dayaniksizlik,
                                            laserasyon riski
                                            [up arrow]

Dermis            Kolajen-e lastik lifler   --Elastisite [down arrow]
                  [down arrow]
                  [down arrow]              --Bul gelisimi [up arrow]

Melanozomlar      Term bebegin              --Ultraviyole hasarina
                  1/3'-u kadar              karsi duyarlilik
                                            [up arrow]

Ekrin bezler      Total anhidroz            --Termal strese
                                            [down arrow] yanit

Sebase bezler     Normal                    --Bariyer ozelligi,
                                            lubrikan ve
                                            antibakteriyel
                                            etkinliki

Killar            Kalici lanugo             --Gestasyon yasinin
                  killari                   belirlenmesinde
                                            faydalidir

Subkutan          [down arrow]              --Termoregulasyon
Yag Dokusu        [down arrow]              guclugu (+)

Vazomotor         Immatur                   --Transkutanoz isi
Fonksiyon                                   kaybi [up arrow]

                                            --Harlequin renk
                                            degisikligi vb.
                                            gecici dermatozlarin
                                            olusumu

Tablo 2. Yenidoganda cesitli etken maddelerin perkutan emilimine
bagli gelistigi rapor edilen istenmeyen durumlar (1,2,5,7-13-17)

Etken madde             Bulundugu               Istenmeyen Etkileri
                        Urunler--Kullanim
                        Alani--Temas

Amonyum laktat          Eksfolyan               Metabolik asidoz
                        nemlendirici, gida
                        katki maddesi

Anilin boyalari         Camasir                 Methemoglebinemi,
                        isaretleyicisi boya     olum
                        olarak kullanim
                        sirasinda deri
                        temasi

Benzalkonyum klorid     Temizleyici ajan        Alerjik kontakt
                                                dermatit, supheli
                                                karsinogenez riski

Benzil alkol            Baktriyostatik ajan,    Metabolik asidoz, ic
                        ilac stabilizatoru      cekme seklinde
                                                solunum sikintisi
                                                ("gasping" sendromu)

Benzokain               Mukozal anestezik       Methemoglobinemi

Borik asit              Bebek pudrasi           Eritroderma, kusma,
                                                diyare, nobet, olum

Civa                    Bez durulama suyu,      Dokuntu, hipotoni
                        dental tozlar

Epinefrin               IV uygulanan ajan,      Tasikardi
                        istenmeyen deri
                        temasi

Etanol                  Cozucu madde            Norotoksisite

Fenolik bilesikler

  Pentaklorofenol       Camasir dezenfektani    Tasikardi, terleme,
                        (toplu yikanan          hepatomegali,
                        hastane                 metabolik asidoz,
                        camasirlarinda          olum
                        bulunabilir)

  Hekzaklorofen         Topikal antiseptik      Vakuoler
                                                ensefalopati, olum

  Rezorsinol            Topikal antiseptik      Methemoglobinemi

Furosemid               Intrauterin             Fotosensitiviteye
                        karsiiasma              bagli eritem, bul
                        (amniyotik kaviteye     (fototerapi
                        infuzyon sonrasi)       sirasinda)

Gliserin                Topikal emolyent        Hiperozmolalite,
                                                nobet

Gumus sulfasalazin      Topikal antibiyotik     Kernikterus (sulta
                                                bileseni ile),
                                                argiri (gumus
                                                bileseni ile)
                                                Iyodohidroksikinolin

Diiyodohidroksi-        Orakopikal              Korluk, noropati
kinolin                 antiprotozoal

Izopropil alkol         Topikal antiseptik      Kutanoz hemorajik
                        ve cozucusu             nekroz,
                        (okluzyon altinda,      norotoksisite
                        yercekimiyle
                        gluteada gollenme
                        sonucu temas)

Kamfor                  Topikal                 Nobet
                        anestezik-kasinti
                        giderici

Komur katrani           Sampuanlar,             Aromatik
                        keratolitik ajanlar     hidrokarbonlara
                                                bagli karsinogenez
                                                riski

Korti koste roid        Topikal                 Deri atrofisi,
                        anti-Inflamatuvar       surrenal yetmezligi,
                                                Cushing Sendromu,
                                                glokom, buyumede
                                                gecikme, benign
                                                sefalik
                                                hipertansiyon

Lindan--[gamma]         Topikal skabisit        Norotoksisite, nobet
benzen hekzaklorid-
benzil benzoat

Metilizotiazolinon      Sampuan ve sac          Norolojik
                        kremleri                bozukluklar

Metilen mavisi          Topikal antiseptik,     Methemoglobinemi,
                        intrauterin             fotosensitivite
                        karsilasma              (fototerapi
                        (intraaminotik          sirasinda)
                        infuzyon sonrasi)

Naftalin                Bebek bezinin           Hemolitik anemi
                        saklanmasi sirasinda
                        kullanim sonucu
                        deriyle temas

Neomisin                Topikal antibiyotik     Noral sagirlik,
                                                kontakt dermatit

Ostrojen                Topikal hormon          Erkek bebekte
                        preparati               feminizasyon, kiz
                                                bebekte erken
                                                puberte

Parabenler              Sampuan, bebek          Kontakt dermatit
                        losyonlari, islak
                        mendiller

Povidon iyot            Topikal antiseptik      Iyot yuklemesi,
                                                hipotiroidizm, guatr

Prilokain               Topikal anestezik       Methemoglobinemi
                        (EMLA)

Propilen glikol         Hidrofilik baz          Iritasyon, yanma
                                                hissi,
                                                hiperozmolalite,
                                                nobet

Saiisilik asit          Keratolitik emolyent    Metabolik asidoz,
                                                salisilizm

Sodyum bikarbonat       IV ajan, istenmeyen     Metabolik alkaloz
                        deri temasi

Sodyum lauril sulfat    Sabun, sampuanlar       Iritasyon, kontakt
                                                dermatit

Sodyum ve amonyum       Sabun, sampuan,         Iritasyon, kontakt
lauret sulfat           yikama jeli ve          dermatit
                        kopukleri, dis
                        macunlari

Triklosan               Katyonik                Kontakt dermatit ve
                        antimikrobiyal ajan,    potansiyel olarak
                        (sampuan ve kisisel     fenolik bilesiklere
                        bakim urunlerinde       ait yan etkiler
                        koruyucu madde)

Ure                     Keratolitik emolyent    Uremi

Yapiskan malzemeler     Yapiskan                Erozyon,
                        elektrotlar--           prematuritenin
                        jeller--tibbi           anetodermasi
                        bantlar

Tablo 3. Amerikan Gida ve Ilac Dairesi (FDA) tarafindan, deriyi
koruyucu ajanlar basligi altinda diaper dermatitinde kullanimina
izin verilmis olan urunlerin icerigindeki aktif maddelerin listesi
(5)

Aktif madde      Izin verilen   Aktif madde       Izin verilen
                 miktar (%)                       miktar (%)

Allantoin        0,5-2          Kalamin           1-25

Aluminyum        0,15-5         Kakao yagi        50-100
hidroksit jel

Balik yagi       5-13,56 *      Kaolin            420

Beyaz parafin    30-100         Kati yag          50-100

cinko asetat     0,1-2          Kolloidal yulaf   0,007-0,003 **
                                ezmesi

cinko karbonat   0,2-2          Lanolin           12,5-50 ***

cinko oksit      1-25           Mineral yag       50-100

Dimetikon        1-30           Topikal nisasta   10-98

Gliserin         2045           Vazelin           30-100

* En fazia 10.000 USP unite A vitamini ve 400 USP unite
kolekalsiferol icerebilir. ** %30-35 oraninda mineral yag ile
birlikte, *** Diaper dermatitine yonelik deriyi koruyucu urunlerde
%15,5 oraninda kullanilmalidir
COPYRIGHT 2011 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Continuing Medical Education/Surekli Egitim
Author:Karabulut, Ayse Anil
Publication:Archives of the Turkish Dermatology and Venerology
Date:Jun 1, 2011
Words:5633
Previous Article:About to special issue on pediatric dermatology/Pediatrik dermatoloji ozel sayisi hakkinda.
Next Article:Neonatal dermatoses/Yenidogan dermatozlari.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters