Printer Friendly

Risk factors associated with erectile and sexual dysfunction among non-diabetic hemodialysis patients/Hemodiyaliz tedavisi uygulanan non-diyabetik hastalarda erektil ve cinsel fonksiyon bozuklugu icin risk faktorleri.

Erektil disfonsiyon (ED), basarili cinsel iliski icin yeterli ereksiyonun saglanamamasi ve/veya surdurulememesi durumunun sureklilik kazanmasi olarak tanimlanir. [1,2] Erektil disfonksiyon yasami tehdit eden bir durum olmamakla birlikte erkegin mutlulugunu, kendisine saygisini, toplumsal iliskilerini zedeleyen ve ciddi psikolojik sorunlar olusturabilen bir patolojidir.

Erektil disfonksiyon etiyolojisinde; vaskulojenik, norojenik, hormonal, kavernozal ve psikojenik nedenler basta olmak uzere cok sayida faktor etkendir. [1,3,4] Organik ED, eger travmatik degilse, genellikle penil vaskuler yapilarin yas ve altta yatan kronik hastaliklara bagli anormal fonksiyonu ve cinsel uyariya yanitsizligi sonucu gelisir. Ateroskleroz, diyabet, hipertansiyon, kronik obstruktif akciger hastaligi ve kronik bobrek yetmezligi (KBY) gibi kronik hastaliklar organik ED'nin en sik nedenleri arasindadir.

KBY'de ED prevalansi %41.5 ila %82 arasinda degismektedir. [5-7] KBY'de ED esas olarak organik nedenlere bagli olarak gelisir. Organik nedenler arasinda en sik hormonal duzensizlikler, ilac kullanimi, periferik noropati, diyalize bagli biyokimyasal duzensizlikler ve periferik vaskuler patolojiler gorulmektedir. [5] Ayrica es zamanli diyabet ve hipertansiyon varligi KBY hastalarinda ED gelisimini hizlandirmaktadir. [8] Bu hasta grubunda gorulen ED'nin psikojenik komponentini ise kronik hastalik varligi ve yasam kalitesinde kisitlanma olusturmaktadir. Ayrica kronik yorgunluk, anksiyete ve kendine guven eksikligi cinsel istekte azalmaya neden olmaktadir.

Calismamizda KBY tanisi ile hemodiyaliz tedavisi alan non-diyabetik ED'li hastalarda ED ile iliskili olabilecek klinik ve laboratuvar olcutlerinin prospektif degerlendirilmesi amaclandi.

Gerec ve yontem

Calisma amaciyla Dokuz Eylul Tip Fakultesi Nefroloji Bilim Dali bunyesinde KBY nedeniyle hemodiyaliz tedavisi alan son 6 aydir duzenli cinsel iliskisi olan 19-70 yas arasindaki 35 erkek hasta degerlendirildi. Ereksiyonu belirgin sekilde bozacak genital anatomik deformitesi olan, calismaya katilmasini olanaksiz hale getiren diger tibbi, fizyolojik ve sosyal sorunu olan, pelvik cerrahi veya transuretral prostat rezeksiyonu oykusu ve psikiyatrik hastalik ve/veya major depresyon oykusu olan ve diyabetik hastalar calismaya alinmadi. Hastalar calisma icin bilgilendirildikten sonra bilgilendirilmis olur formu imzalatildi.

Hastalarin detayli tibbi ve cinsel oykusu alinarak demografik bilgileri, diyaliz programi, diyaliz suresi, aldigi ilaclar ve ek sistemik hastaliklari kaydedildi. Fizik muayenede genel urolojik muayeneye ek olarak kan basinci olculerek boy ve kilolari kaydedildi. Ozgecmisinde diyabet ve gecirilmis pelvik cerrahi oykusu olan hastalar calisma disi birakildi. Diyabet oykusu olmayan her hastada standart oral glukoz tolerans testi ile diyabet varligi dislandi. Karaciger fonksiyon testlerinde enzim yuksekligi saptanan ve vitamin eksikligi bulunan hastalar calisma disi birakildi.

Hastalarin ereksiyon kalitesi Ereksiyon Islevi Uluslararasi Degerlendirme (International Index of Erectile Function-IIEF) formunun valide edilmis Turkce tercumesi ile degerlendirildi. [9] Erektil disfonksiyon siddeti IIEF erektil fonksiyon (EF) alt grup skorlarina gore; 1-10 puansiddetli, 11-16 puan orta ve 17-25 puan hafif ED olarak siniflandirildi. [10]

Hastalardan hemodiyaliz oncesi hemogram, kan sekeri, karaciger fonksiyon testleri (AST, ALT), lipid parametreleri (kolesterol, trigliserid, HDL, LDL) ve vitamin duzeyi (B12 vitamini ve folik asit) olcumu icin kan alindi. Ayrica hastalarda hemodiyaliz seansinin hemen oncesinde ve sonrasinda BUN, kreatinin, Ca ve P duzeyi olcumu yapildi.

Hastalara penil vaskuler yapilarin degerlendirilmesine yonelik renkli penil Doppler ultrasonografi (PDU) yapildi. [11] Renkli PDU, standart bir yontemle 50 mg papaverin enjeksiyonunu takiben, turnike ve taktil stimulasyon sonrasi 5-12 MHz araliginda calisan yuzeyel problu ultrasonografi cihazi (ATL-Philips, Bothell, WA, ABD) ile yapildi. Hastalardan penoskrotal aci yaklasimiyla kavernozal arterden 5. 10. ve 20. dk dalga formlari elde edilerek pik-sistolik akim hizi (PSV), end-diastolik akim hizi (EDV) ve rezistive indeks (RI) degerleri kaydedildi. Pik-sistolik akim hizi 35 cm/sn'nin altinda olan hastalar arteriyel yetersizlik, EDV 5 cm/sn'den yuksek ve/veya RI degeri <0.90 olan hastalar ise venookluziv yetmezlik olarak kabul edildi. [12]

Erektil disfonksiyon acisindan risk faktoru olabilecek parametreler IIEF alt grup skorlari ve 5. 10. ve 20. dk PSV, EDV ve RI degerleriyle karsilastirildi. Ayrica hastalar [less than or equal to] 50 yas ve >50 yas olmak uzere iki gruba ayrilarak gruplararasi degerlendirme yapildi.

Veriler ortalama [+ or -] standart sapma olarak sunuldu. Demografik risk faktorleri ve laboratuvar parametreleri ile IIEF-EF skoru ve penil Doppler USG bulgulari arasindaki korelasyon Spearmen korelasyon testi ile degerlendirildi. Kategorik degiskenlerin karsilastirilmasinda ise [chi square] testi kullanildi. Elli yas ve alti ve >50 yas gruplar arasi degerlendirme Mann-Whitney U testi ile yapildi. Anlamlilik acisindan p degerinin iki yonlu testte p<0.05 olmasi esas alindi. Istatiksel veriler SPSS 11.0 programi kullanilarak degerlendirildi.

Bulgular

Degerlendirmeye calismaya alinma kriterlerini karsilayan 28 hasta dahil edildi. Iki hasta vitamin eksikligi nedeniyle calisma disi birakilirken 5 hasta penil Doppler ultrasonografi istemediklerini belirterek calismaya katilmadi. Hastalarin ortalama yaslari ve IIEF-EF alt grup skorlari sirasiyla 50.5 [+ or -] 10.3 (dagilim 32-68) ve 8.5 [+ or -] 6.7 olarak bulundu. IIEF-EF alt grup skoruna gore 17 (%60.7) hastada siddetli, 9 (%32.1) hastada orta siddette ve 2 (%7.2) hastada ise hafif siddette ED saptandi. Hastalarin ortalama hemodiyaliz suresi 43.3 [+ or -] 43.2 (dagilim 3-161) ay olarak bulundu. Hastalarin KBY nedeni sirasiyla kronik glomerulonefrit (%35.7), hipertansif nefropati (%25), polikistik bobrek hastaligi (%14.3), vaskulit (%14.3) ve diger nedenler (%10.7) idi. Hastalarin demografik verileri ve IIEF alt grup skorlari Tablo 1'de verildi. Demografik risk faktorleri ile IIEF formunun alt grup skorlari arasinda yapilan korelasyon analizinde istatistiksel anlamlilik sadece yas ile bulundu (Tablo 2).

Elli yas ve alti (n=13) ile >50 yas hastalarin (n=15) IIEF alt grup skorlari, cinsel iliski sikliklari ve siddetli ED oranlari Tablo 3'te verildi. Bakilan tum IIEF alt grup skorlarinin [less than or equal to] 50 yas grupta istatistiksel anlamli olarak daha iyi oldugu goruldu. Cinsel iliski sikligi da [less than or equal to] 50 yas grupta istatistiksel anlamli olarak daha yuksekti (p=0.039). Korelasyon analizinde cinsel iliski sikligi ile yas ve ED siddeti arasinda istatistiksel olarak anlamli korelasyon saptandi (yas icin; p=0.038, r=-0.341 ve ED siddeti icin; p<0.001, r=0.816). Yas gruplari arasinda diger risk faktorleri icin istatistiksel anlamli farklilik saptanmadi (Tablo 3).

Hastalarin renkli PDU ile elde edilen 5. 10. ve 20. dk icin ortalama PSV degerleri sirasiyla 51.0 [+ or -] 27.7, 46.4 [+ or -] 20.3 ve 42.6 [+ or -] 16.5 cm/sn olarak bulunurken ayni zamanlar icin ortalama EDV degerleri sirasiyla 9.4 [+ or -] 11.9, 4.0 [+ or -] 13.1 ve 0.7 [+ or -] 8.9 cm/sn olarak bulundu. Toplam 17 hastada vaskuler ED saptandi. Bu hastalarin 6'sinda (%21.4) arteriyel yetmezlik, 5'inde (%17.9) venookluziv disfonksiyon, 6'sinda (%21.4 ise mikst patoloji vardi. Korelasyon analizlerind yas ile 5. dk (p=0.012, r=-0.428), 10. dk (p=0.008 r=-0.448) ve 20. dk (p=0.009, r=-0.447) pik sistolik akim hizlari arasinda negatif korelasyon bulundu.

KBY etiyolojisine gore gruplar arasinda IIEF-EF alt grup skorlari ve renkli PDU'de 5. 10. ve 20. dk PSV, EDV ve RI degerleri arasinda fark saptanmadi.

Tartisma

Basarili bir cinsel yasam vaskuler, noral ve hormonal sistemlerin cinsel yapilar ile dengeli bir bicimde etkilesimini gerektirir. Bu sistemlerden herhangi birinde meydana gelen duzensizlik cinsel fonksiyonlarin herhangi bir komponentinde bozukluk olarak karsimiza cikar. Bu sistemlerin hemen tumunu etkileyebilen durumlardan bir tanesi de KBY varligidir. KBY'de gorulen ED patofizyolojisi multifaktoriyeldir ve hastalarin yasam kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir. Bu duruma neden olan etkenler arasinda; hormonal duzensizlik, damarsal patolojiler, anemi, coklu ilac kullanimi, anatomik, somatik noropati ve psikolojik stres gibi etkenler yer almaktadir.

Calismamizda kontrol grubu olmamakla birlikte Akkus ve ark. [13] tarafindan yapilan calismanin sonuclariyla karsilastirildiginda sonuclarimiza gore KBY nedeniyle hemodiyaliz tedavisi alan ED'li hastalarda siddetli ED oraninin benzer yas grubuna gore daha sik goruldugu ve ED gelisimi acisindan en buyuk risk faktorunun de yas oldugu soylenebilir. Bu prevalans calismasina gore 50-59 yas grubunda siddetli ED sikligi yaklasik %4 bulunurken bu oran calismamizda %61 olarak bulunmustur. Yasa bagli penil vaskuler yapilarda meydana gelen hasar bu hasta grubunda ED gelisiminde buyuk rol oynamaktadir.

Hemodiyaliz hastalarinda ED prevalansinin ayni yas grubundaki kontrol grubuna gore daha yuksek ve ED formunun da daha siddetli oldugu pek cok calismada gosterilmistir. [8,14] Naya ve ark. [15] hemodiyaliz hastalarinda ED siddetinin benzer yas grubundaki kontrollere gore daha siddetli oldugunu gosterirken diger bir calismada Rosas ve ark. [16] hemodiyaliz hastalarinin %80'den fazlasinda herhangi bir derecede ED goruldugunu ve bunlarin %45'inin de sid detli oldugunu bildirmistir. Diger bir calismada [less than or equal to] 50 yas hemodiyaliz hastalarindaki ED prevalansi %63 bulunurken siddetli ED oraninin %21 oldugu belirtilmistir. [14] Bu oranlar >50 yas grubunda ise sirasiyla %90 ve %56 olarak bulunmustur. Yine ulkemizden yapilan baska bir calismada Arslan ve ark. [17] 187 hasta serili calismalarinda hemodiyaliz hastalarinda ED prevalansinin ve siddetinin yasla birlikte arttigini gostermislerdir. Onlarin serilerinde [less than or equal to] 50 yas ve >50 yas hasta gruplarinda ED prevalansi ve siddetli ED gorulme sikligi sirasiyla; %74.5 ve %86.6 ve %17.7 ve %42.2 olarak bulunmustur. Calismamizda sadece ED'li hastalar degerlendirildigi icin hemodiyaliz hasta grubunda ED prevalansini verememekteyiz. Ancak bizim serimizde de >50 yas hasta grubunda siddetli ED formunun daha sik oldugu goruldu. Bu farklilik yasa ek olarak diyaliz teknigine, ek hastaliklara, kullanilan ilaclara, hasta populasyonunun farkliligina ve hasta beklentisine bagli gelismis olabilir.

Calismamiz, hemodiyaliz tedavisi alan KBY hastalarinda yasla birlikte penil vaskuler akimlarda bozulma oldugunu ortaya koydu. Literatur taramasinda daha once bu hasta grubunda penil vaskuler degerlendirilmenin yapildigi baska bir calismaya rastlamadik. Ilerleyen yasin ED gelisimi icin major risk faktoru oldugu ED prevalans ve epidemiyoloji calismalarinin ilklerinden olan Kinsey'in calismasindan bu yana yapilmis pek cok klinik calismada ortaya konulmustur. [13,16,17] Ilerleyen yasla birlikte vaskuler yapilarda gozlenen endotel disfonksiyonu, ateroskleroz, hormonal degisim ve sistemik hastaliklarin da etkisiyle birlikte penil vaskuler yapilarda arteriyel akim azalmakta, venoz disfonksiyon artmaktadir. [18] Ozellikle KBY hastalarinda ureminin neden oldugu metabolik ve noroendokrin degisiklikler penil vaskuler yapilardaki fonksiyon bozuklugunu hizlandirmak tadir. [5-7] Uremi; vaskuler hipertrofi, endotel fonksiyon bozuklugu, erken ateroskleroz ve kalsifikasyona sebep olmaktadir. Ayrica bu hasta grubunda hemodiyalize bagli oksidan stres artmis ve anti-oksidan savunma azalmistir. Hemodiyaliz sirasinda kullanilan diyalizat membranina bagli notrofil ve kompleman sisteminin aktivasyonu, antikoagulasyon icin gerekli olan heparinin lipoprotein lipazi aktive etmesi ve serbest yag asitlerini arttirmasi lipid peroksidasyonuna ve oksidan strese yol acar. Tum bu nedenlere bagl olarak KBY'li hastalarda erken donemde endote fonksiyon bozuklugu gelisir. Endotel hucresinin yap tigi ve salgiladigi vazoaktif (endotelin ve tromboksa A2), vazodilator (endotelin bagimli hiperpolariza faktor, prostasiklin, nitrik oksit) maddelerin yapim bozulur. In vivo calismalarda uremide oksidan stresi artmasi ve diger faktorler nedeniyle (NO) yapimi v bioyararlaniminin azalmasi sonucu endotel fonksiyo bozuklugu gelistigi gosterilmistir. [19] Daha once pe cok calismada ilerleyen yasla birlikte penil vaskule yapilardaki kan akiminda azalma oldugu gosterilmi olmakla birlikte, [18] bu durumun hemodiyaliz hastala rinda da benzer oldugu ilk defa calismamizda ortay konulmustur. Calismamiza diyabetik hastalarin dahi edilmemesi ile uremik hastalarda yasin ED gelisimin etkisini acikca ortaya koymustur ve daha once yapil mis pek cok calismanin sonucuyla ortusmektedir.

Calismamiza alinan hastalarin hemen tamami so dort hafta icindeki cinsel iliski sikliklarinin azaldi gini bildirmis olmakla birlikte cinsel iliski siklig [less than or equal to] 50 yas hastalarda diger gruba oranla anlamli olara daha sikti. Hemodilyaliz hastalarinda ED disindak cinsel fonksiyon bozukluklari psikolojik nedenleri yaninda ozellikle organik faktorlere bagli olara gelismektedir. Bu hasta grubunda gozlenen hormona degisiklikler cinsel fonksiyon bozukluklarinin teme nedenlerinden biridir. Uremik hastalarda hipotalamo pituiter aksta meydana gelen degisimler klinikte kar simiza hipogonadizm olarak cikar. Ayrica bu klini tabloya hiperprolaktineminin etkisi de unutulmama lidir. Bu hormonal bozukluk hemodiyaliz tedavisi il duzeltilemez. [5]

Calismamizda ED siddetiyle cinsel iliski siklig arasinda olumsuz iliski gozlemledik. Cinsel ilisk sikliginda azalmada hastalarin kendilerine olan guve kaybinin etkisi olabilecegi gibi uzun sureli kroni hastalik oykusu, yasam tarzindaki kisitlanma v diyaliz sonrasinda hastanin kendini yorgun hissetmes gibi faktorler rol oynayabilir. [5,6] Bu hastalardaki kli nik veya subklinik depresyon da bu hasta grubund cinsel girisim sayisinda azalmaya neden olabilir. [5] Calisma grubumuzdaki hastalarin hemen tamam haftada 3 kez diyalize girmekteydi. Diyaliz sonras yorgunluk ve halsizligin de iliski sikliginin dusu bulunmasina etki ettigi kanaatindeyiz.

Sigaranin ED gelisimindeki rolu bilinmektedir Ancak calismamizda sigara ED gelisimi acisindan ris faktoru olarak gosterilemedi. Hemodiyaliz hastalari ile yapilan calismalarda sigaranin ED gelisimi uzerine etkileri tartismalidir. Calismamizla uyumlu olarak genis hasta serili iki calismada hemodiyaliz hastalarinda ED ile sigara arasinda iliski bulunamamistir. [8,20]

Calismamizda hemodiyaliz suresi ile ED gelisimi arasinda iliski bulunamadi. Ali ve ark. [20] hemodiyaliz suresinin uzun olmasini ED gelisimi icin risk faktoru olarak bulurken, cok sayida calisma hemodiyaliz suresinin ED gelisimi uzerine herhangi bir etkisi olmadigini gostermistir. [8,15,21] Bununla ilgili olarak hemodiyaliz suresinin uzamasiyla yasam kalitesinin ve hemogramin duzelmesinin ereksiyon kalitesine olumlu katki sagladigi yorumu yapilmaktadir. [20,22]

KBY hastalarinda ED gelisiminde yas, hormonal duzensizlik, damarsal patolojiler, anemi, coklu ilac kullanimi, anatomik, somatik noropati ve psikolojik stres gibi pek cok etkenin rol oynamasi tum bu parametrelerin tek bir calisma kasaminda degerlendirilmesini guclestirmektedir. Calismamiz, hasta sayisinin kisitliligi, kan testosteron duzeyinin olculmemis olmasi ve hemodiyaliz hastalarinda ED gelisiminde sayilan ve endotel disfonksiyonuna neden olabilen risk faktorlerinin degerlendirilmemis olmasi gibi kisitliliklari icermektedir. Sonuclarimizin bu kisitliliklar goz onunde tutularak degerlendirilmesi uygun olacaktir. Ancak hemodiyaliz tedavisi alan KBY'li hasta grubunda vaskuler ED'nin degerlendirilmesi bakimindan sonuclarimizin gelecekte yapilacak daha genis hasta serili prospektif calismalarla desteklenmesi gerekmektedir.

Sonuc olarak, hemodiyaliz hasta grubunda yas penil vaskuler yapilari etkileyerek organik ED gelisiminde buyuk rol oynamaktadir. Ayrica hasta yasinin ileri olmasi ve siddetli ED varligi bu hasta grubunda tum cinsel fonksiyonlari olumsuz etkilemektedir. Hemodiyaliz hastalarinda yasin ED gelisimine etkisinin patofizyolojik mekanizmalarinin ortaya konulabilmesi icin daha genis hasta serili, prospektif kontrollu calismalara gerek duyulmaktadir.

Gelis tarihi (Submitted): 09.09.2008

Duzeltme sonrasi kabul tarihi (Accepted after revision): 22.02.2009

Kaynaklar

[1.] NIH Consensus Conference. Impotence. NIH Consensus Development Panel on Impotence. JAMA 1993;270:83-90.

[2.] Montague DK, Barada JH, Belker AM, Levine LA, Nadig PW, Roehrborn CG, et al. Clinical guidelines panel on erectile dysfunction: summary report on the treatment of organic erectile dysfunction. The American Urological Association. J Urol 1996;156:2007-11.

[3.] Banet AE, Melman A. The epidemiology of erectile dysfunction. Urol Clin North Am. 1995;22:699-709.

[4.] Lerner SE, Melman A, Christ GJ. A review of erectile dysfunction: new insights and more questions. J Urol 1993;149:1246-55.

(5.) Palmer BF. Sexual dysfunction in uremia. J Am Soc Nephrol 1999;10:1381-8.

(6.) Procci WR, Goldstein DA, Adelstein J. Sexual dysfunction in the male patient with uremia: a reappraisal. Kidney Int 1981;19:317-23.

(7.) Sherman FP. Impotence in patients with chronic renal failure on dialysis: its frequency and etiolgy. Fertil Steril 1975;26:221-3.

[8.] Naya Y, Soh J, Ochiai A, Mizutani Y, Ushijima S, Kamoi K, et al. Significant decrease of the International Index of Erectile Function in male renal failure patients treated with hemodialysis. Int J Impot Res 2002;14:172-7.

[9.] Rosen RC, Riley A, Wagner G, Osterloh IH, Kirkpatrick J, Mishra A. The international index of erectile function (IIEF): a multidimensional scale for assessment of erectile dysfunction. Urology 1997;49:822-30.

[10.] Cappelleri JC, Rosen RC, Smith MD, Mishra A, Osterloh IH. Diagnostic evaluation of the erectile function domain of the international index of erectile function. Urology 1999;54:346-51.

[11.] Lue TF, Hricak H, Marich KW, Tanagho EA. Vasculogenic impotence evaluated by high-resolution ultrasonography and pulsed Doppler spectrum analysis. Radiology 1985;155:777-81.

[12.] Aversa A, Bonifacio V, Moretti C, Frajese G, Fabbri, A. Re-dosing of prostaglandin-E1 versus prostaglandin-E1 plus phentolamine in male erectile dysfunction: a dynamic color power Doppler study. Int J Impot Res 2000;12:33-40.

[13.] Akkus E, Kadioglu A, Esen A, Doran S, Ergen A, Anafarta K, et al. Prevalence and correlates of erectile dysfunction in Turkey: a population-based study. Eur Urol 2002;41:298-304.

[14.] Rosas SE, Joffe M, Franklin E, Strom BL, Kotzker W, Brensinger C, et al. Prevalence and determinants of erectile dysfunction in hemodialysis patients. Kidney Int 2001;59:2259-66.

[15.] Kinsey AC, Pomeroy W, Martin C. Age and sexual outlet. In: Sexual Behaviour in the Human Male. Philadelphia: Saunders Elsevier; 1948. p. 218.

[16.] Feldman HA, Goldstein I, Hatzichristou DG, Krane RJ, McKinlay JB. Impotence and its medical and psychosocial correlates: results of the Massachusetts Male Aging Study. J Urol 1994;151:54-61.

[17.] Arslan D, Aslan G, Sifil A, Cavdar C, Celebi I, Gamsari T et al. Sexual dysfunction in male patients on hemodialysis: assessment with the International Index of Erectile Function (IIEF). Int J Impot Res 2002;14:539-42.

[18.] Chung WS, Park YY, Kwon SW. The impact of aging on penile hemodynamics in normal responders to pharmacological injection: a Doppler sonographic study. J Urol 1997;157:2129-31.

[19.] Najemnik C, Sinzinger H, Kritz H. Endothelial dysfunction, atherosclerosis and diabetes. Acta Med Austriaca 1999;26:148-53.

[20.] Ali ME, Abdel-Hafez HZ, Mahran AM, Mohamed HZ, Mohamed ER, El-Shazly AM, et al. Erectile dysfunction in chronic renal failure patients undergoing hemodialysis in Egypt. Int J Impot Res 2005;17:180-5.

[21.] Rodger RS, Fletcher K, Dewar JH. Prevalence and pathogenesis in one hundred uremic men. Uremia Invest 1984;8:89-96.

[22.] Turk S, Guney I, Altintepe L, Tonbul Z, Yildiz A, Yeksan M. Quality of life in male hemodialysis patients: role of erectile dysfunction. Nephron Clin Pract 2004;96:21-7.

Omer Demir (1), Ahmet Cihan (1), Mustafa Secil (2), Ali Celik (3), Tevfik Demir (4), Abdurrahman Comlekci (4), A. Adil Esen (1)

(1) Dokuz Eylul Universitesi Tip Fakultesi, Uroloji Anabilim Dali, Izmir

(2) Dokuz Eylul Universitesi Tip Fakultesi, Radyoloji Anabilim Dali, Izmir

(3) Dokuz Eylul Universitesi Tip Fakultesi, Nefroloji Bilim Dali, Izmir

(4) Dokuz Eylul Universitesi Tip Fakultesi, Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dali, Izmir

Yazisma (Correspondence): Uzm. Dr. Omer Demir. Dokuz Eylul Universitesi Tip Fakultesi, Uroloji Anabilim Dali, inciralti 35340 Izmir, Turkiye.

Tel: 0232 412 34 51 e-posta: omer.demir@deu.edu.tr
Tablo 1. Demografik ve klinik veriler

 Ortalama [+ or -]
 standart sapma

Yas (yil) 50.5 [+ or -] 10.3
Vucut kitle indeksi (kg/[m.sup.2]) 22.0 [+ or -] 3.5
Sigara (paket yili) 12.0 [+ or -] 14.8
Hemodiyaliz suresi (ay) 43.3 [+ or -] 43.2
Sistolik kan basinci (mmHg) 120.5 [+ or -] 26.9
Diastolik kan basinci (mmHg) 75.5 [+ or -] 8.6
Hemoglobin (g/dL) 11.0 [+ or -] 1.5
HDL (mg/dl) 35.8 [+ or -] 8.0
Total kolesterol (mg/dL) 146.2 [+ or -] 34.4
Trigliserid (mg/dL) 177.4 [+ or -] 91.2
LDL (mg/dL) 94.1 [+ or -] 31.2
Aclik kan sekeri (mg/dL) 90.1 [+ or -] 17.1
Hemodiyaliz oncesi BUN (mg/dL) 105.0 [+ or -] 42.7
Hemodiyaliz oncesi kreatinin (mg/dL) 8.9 [+ or -] 2.5
Hemodiyaliz sonrasi BUN (mg/dL) 28.6 [+ or -] 15.2
Hemodiyaliz sonrasi kreatinin (mg/dL) 3.4 [+ or -] 1.2
IIEF-EF 83.3 [+ or -] 6.7
IIEF-OF 3.3 [+ or -] 3.3
IIEF-SD 4.6 [+ or -] 2.2
IIEF-IS 3.5 [+ or -] 3.8
IIEF-OS 4.1 [+ or -] 2.4

IIEF: International Index of Erectile Function; EF: Erektil
fonksiyon; OF: Orgazmik fonksiyon; SD: Cinsel istek;
IS: iliski memnuniyeti; OS: Genel memnuniyet.

Tablo 2. Yas ile IIEF alt grup skorlari arasindaki
korelasyonlar

 r p

IIEF-EF -0.737 <0.001
IIEF-OF -0.560 0.002
IIEF-SD -0.445 0.018
IIEF-OS -0.391 0.040
IIEF-IS -0.455 0.015

IIEF: International Index of Erectile Function; EF: Erektil
fonksiyon; OF: Orgazmik fonksiyon; SD: Cinsel istek;
IS: Iliski memnuniyeti; OS: Genel memnuniyet.

Tablo 3. Yas grubuna gore cinsel fonksiyon
parametreleri (Ortalama [+ or -] standart sapma ya da %)

 [less than or
 equal to] 50 yas >50 yas

IIEF-EF 12.9 [+ or -] 6.3 4.3 [+ or -] 4.0
IIEF-OF 5.0 [+ or -] 2.6 1.8 [+ or -] 3.1
IIEF-sD 5.8 [+ or -] 1.9 3.5 [+ or -] 1.8
IIEF-Is 5.2 [+ or -] 3.8 1.9 [+ or -] 3.1
IIEF-Os 5.1 [+ or -] 2.4 3.3 [+ or -] 2.1
Siddetli erektil disfonksiyon 30.8 86.7
Cinsel iliski sikligi/ay 1.9 [+ or -] 0.8 0.8 [+ or -] 0.4

 p

IIEF-EF <0.001
IIEF-OF 0.006
IIEF-sD 0.005
IIEF-Is 0.033
IIEF-Os 0.028
Siddetli erektil disfonksiyon 0.003
Cinsel iliski sikligi/ay 0.039

IIEF: International Index of Erectile Function; EF: Erektil
fonksiyon;

OF: Orgazmik fonksiyon; sD: Cinsel istek; Is: Iliski memnuniyeti;

Os: Genel memnuniyet.
COPYRIGHT 2009 Aves Yayincilik
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Andrology/Androloji
Author:Demir, Omer; Cihan, Ahmet; Secil, Mustafa; Celik, Ali; Demir, Tevfik; Comlekci, Abdurrahman; Esen, A
Publication:Turkish Journal of Urology
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Dec 1, 2009
Words:3268
Previous Article:Considerations on the management of patients with residual stone material after active removal of urinary tract stones/Idrar yolu taslarinin aktif...
Next Article:Overview of erectile dysfunction in the light of coronary angiographic findings/Koroner anjiyografik veriler isiginda erektil disfonksiyona bakis.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters