Printer Friendly

Rehabilitation of the diabetic hand/Diyabetik el rehabilitasyonu.

ABSTRACT

The diabetic hand encompasses the four most widely studied conditions which have traditionally been associated with diabetes, namely limited joint mobility, Dupuytren's contracture (DC), trigger finger and carpal tunnel syndrome (CTS). There is evidence that these entities are significantly more frequent in patients with diabetes and also that they may be associated with diabetes duration, poor metabolic control and presence of microvascular complications. No specific treatment is available, and treatments used in the general population are also recommended for diabetic subjects. In most cases, the severity of DC is moderate and does not limit the daily activities. In the case of limited joint mobility , the patient usually does not seek therapy as it is usually painless. For mild cases of trigger finger, physiotherapy and glycemic control is important. CTS should be treated with physical therapy agents, exercises, analgesics, splints, orthoses, local corticosteroid injections. The diabetic patients are usually less responsive to corticosteroid injections and hyperglycemic effect should also be kept in mind. (J PMR Sci 2011:14 Suppl 1: 7-11)

Keywords: Diabetic hand, limited joint mobility, Dupuytren's contracture, trigger finger, carpal tunnel syndrome.

OZET

Bu derlemede diyabetli olmayan kisilerde de gorulen ancak diyabetlilerde daha yuksek oranda goruldugu icin diyabetik el kapsaminda incelenen Dupuytren kontrakturu (DK), eklem mobilitesinde kisitlilik (KEM), fleksor tenosinovit (tetik parmak) ve karpal tunel sendromu (KTS) seklinde 4 ana sorun uzerinde durulacaktir. Bu sorunlar diyabet suresi, kotu metabolik kontrol ve mikrovaskuler komplikasyonlarin varligi ile iliskili gozukmektedir. DK'nin tedavisi glisemik kontrolun en ust duzeyde tutulmasini ve fizyoterapiyi icerir. Hastalarin cogunda DK orta derecelidir ve gunluk yasam aktivitelerinde ciddi kisitlilik olusturmaz. KEM genellikle agrisizdir ve hastayi genellikle bir tedavi aramaya yoneltmez. Bu nedenle tedavisine yonelik cok az sayida calisma mevcuttur. Tetik parmak durumunda hafif olgularda tedavi glisemik kontrol ve fizyoterapiyi icerir. Direncli vakalarda tendon kilifina yapilan topikal steroid enjeksiyonu yararli olabilir. Ancak tekrarlama orani yuksektir ve kesin tedavi olarak cerrahi gerekebilir. Tam anlasilamayan nedenlerle diyabetik hastalarda kortikosteroid enjeksiyonunun daha az etkili oldugu saptanmistir. KTS tedavisinde ise fizik tedavi yontemleri, analjezikler, splint, lokal kortikosteroid enjeksiyonlari kullanilmaktadir. Diyabetik hastalarin steroid enjeksiyonuna genel olarak daha az duyarli oldugu ve cerrahi gerekebilecegi bilinmektedir. Eger lokal steroid enjeksiyonlari kullanilirsa diyabetik hastalardaki hiperglisemik etkisi unutulmamalidir. (FTR Bil Der 2011, 14 Ozel Sayi: 7-11)

Anahtar kelimeler: Diyabetik el, Dupuytren kontrakturu, eklem mobilitesinde kisitlilik, fleksor tenosinovit, karpal tunel sendromu

Giris

Diyabetes mellitus eklemlerle iliskili cok sayida komplikasyonla birliktedir (1). Diyabetes mellitus ile iliskili romatizmal sorunlar bu hastaliga ozgun degildir. Ancak bu hastalikta nor mal populasyona gore daha fazla gorulurler. El ve omuz sendromlari tip 1 ve tip 2 diyabette gorulurler. Diffuz idiyopatik iskelet hiperostozisi (DISH) tip 2 diyabette daha fazla gorulurken, osteoporoz, Charcot eklemi ve diyabetik kas infarkti tip 1 diyabette daha sik olarak gorulur (2). Yeni yapilmis bir calisma lokomotor sistem hastaliklarinin diyabetik hastalarin %75'inde oldugunu gostermistir (3).

Diyabetik El

Bu derlemede diyabetli olmayan kisilerde de gorulen, ancak diyabetlilerde daha yuksek oranda goruldugu icin diyabetik el kapsaminda incelenen Dupuytren kontrakturu, eklem mobilitesinde kisitlilik, fleksor tenosinovit ve karpal tunel sendromu seklinde 4 ana sorun uzerinde durulacaktir. Bu sorunlarda tani genellikle klinik olarak yapilmaktadir. Oncelikle bunlari birbirinden ayirt etmek gereklidir. Ayrica diyabet disi nedenlerden ayirt edilmesi onemlidir.

Diyabetiklerin %30'unda Dupuytren hastaligi, eklem mobilitesinde kisitlilik, fleksor tenosinovit, karpal tunel sendromu ve omuz kapsuliti seklinde el ve omuz sendromlari gelismektedir. Yapilmis bir calismada Dupuytren hastaliginin en sik rastlananan kas-iskelet sistemi komplikasyonu oldugu, tip 2 diyabetiklerin %21,8'ini etkiledigi gosterilmistir (4). Bir baska calismada ise lokomotor hastaliklar acisindan diyabette en sik tutulan bolgenin ust ekstremite oldugu belirtilmistir (3). Bu calismada omuz kapsuliti (%25), karpal tunel sendromu (%20), tenosinovit (%29), kisitli eklem mobilitesi (%28) ve Dupuytren kontrakturu (%13) en sik rastlanan sorunlar olarak bildirilmistir. Ortalama HbA1c degeri omuz ve el problemleri olanlarda ust ekstremite tutulusu olmayanlara gore belirgin daha yuksektir. Sorunlarin paterni tip 1 ve tip 2 diyabette benzer olarak bulunmustur. Ancak bu sorunlarin prevalansi ve ortalama HAQ (Health Assessment Questionnaire) tip 2 diyabette belirgin olarak daha yuksektir; bunun nedeni bu grubun ortalama yasinin daha yuksek olmasina baglanabilir. Ancak diyabette el lezyonlarinin frekansina ait verilerin cok eski calismalardan elde edildigi, genellikle tip I ve tip II diyabet ile eriskin ve adolesan ayriminin yapilmadigi unutulmamalidir. Prevalans uzamis diyabet suresi, uzun sureli hiperglisemi ve mikrovaskuler hastalikla baglantili gibi gozukmektedir. Ancak mikrovaskuler hastaligin el komplikasyonlari patogenezinde direkt bir neden olusturduguna dair kanitlar elde edilememistir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Son 10 yilda diyabetik el konusuna cok az ilgi olup, klinisyenlerin genellikle bu konuyu goz ardi ettikleri dusunulmektedir.

Dupuytren Kontrakturu

Dupuytren kontrakturu (DK) palmar fasyada kalinlasma, kisalma ve fibrozis ile karakterizedir. Bunun sonucunda etkilenmis parmakta genellikle agrisiz olan fleksiyon kontrakturu gelisir. Ayni zamanda el muayenesinde palpe edilebilir palmar nodul veya nodullerin oldugu gozlenir. Bu hastaliktan genel populasyonda 4. ve 5. parmaklar etkilenirken, diyabetiklerde 3. ve 4. parmaklar etkilenir (Resim 1) (5). Diyabette el tutulumu genellikle bilateraldir; ancak daha hafif bir seyir izler. DK'nin DM'nin erken bir uyarici bulgusu oldugu da dusunulmektedir. Bu durum tip 2 DM'lilerin tani konmadan uzunca bir sure semptomsuz olmalari gercegi ile aciklanabilir. DK diyabet suresi, uzun sureli kotu metabolik kontrol, ve mikrovaskuler komplikasyonlarin varligi ile iliskilidir. DK li hastalarin ayak ulserleri acisindan da artmis risk altinda oldugu dusunulmektedir. Diyabetten bagimsiz olarak yas da DK gelisimini arttirir. Etiyoloji eklem mobilitesinde kisitlilik durumundakine benzerdir. Genetik predispozisyon onemlidir. Uzun sureli hiperglisemi ve mikroanjiopati de katkida bulunur. Ozellikle mikrovaskuler hastaligin hipoksi ile iliskili oksijen serbest radikal olusumuna neden oldugu, bunun da fibroblast proliferasyonu saglayip, buyume faktoru, sitokin salinimi arttirip lokal kollajen asiri uretimi ve fibrozisle sonuclandigi bilinmektedir.

Dupuytren hastaliginin evreleri mevcuttur. Evre 1 kalinlasmis nodul ve palmar aponorozda bir bant icerir. Evre 2'de etkilenmis parmagin ekstansiyonunu kisitlayan peritendinoz bir bant vardir. Evre 3'te ise fleksiyon kontrakturu gelismistir. DK'nin tedavisi glisemik kontrolun en ust duzeyde tutulmasini ve fizyoterapiyi icerir. Hastalarin cogunda DK orta derecelidir ve gunluk yasam aktivitelerinde ciddi kisitlilik olusturmaz. Steroid enjeksiyonunun degeri Evre I DK disinda cok azdir veya yok sayilacak derecededir. Evre I hastalikta nodul icine yapilan steroid enjeksiyonu cerrahi gereksinimini azaltabilir. Bir calismada ayda 1 kez/ 5 ay sureye kadar yapilan triamsinolon asetonid enjeksiyonunun hastalikta gerilemeye neden oldugu gosterilmistir. Calismada iyilesme icin ortalama 3.2 enjeksiyonun gerekli oldugu saptanmistir (6). Cerrahi daha ciddi olgular icin uygulanabilir. Metakarpofalengeal (MKF) eklem kontrakturu 40 dereceyi veya proksimal interfalengeal (PIF) eklem kontrakturu 20 dereceyi gecerse cerrahinin uygun oldugu dusunulmektedir.

Cerrahi basarili sonuclar verir ancak bir olguda operasyonu izleyen ciddi jeneralize tum elde tutukluk bildirilmistir (7). DM'nin operasyon sonrasi tekrarlama konusunda da risk olusturdugu konusunda kanitlar mevcuttur (8). Cerrahi sonrasi splintleme yaygin olarak kullanilmaktadir (9). Cerrahi sonrasi splint yoluyla dusuk yuklenmeli uzun sureli germe uygulanir, en az 3 ay sureyle gece splinti takilmalidir. Calismalarda splint kullanan bazi hastalarda total aktif ekstansiyon kisitliliginda iyilesme gozlense de, iyi planlanmis, kontrollu calismalarla kisa ve uzun vadedeki sonuclar arastirilmalidir.

Kisitli Eklem Mobilitesi

Kisitli eklem mobilitesi (KEM) 'diyabetik keiroartropati' (Yunanca'dan koken alan keiros 'ele ait'demektir) olarak ta bilinmektedir. Biyopsi bulgulari dermal kollajende artmis depolanma ile birlikte asiri fibrozis gostermektedir. Veriler KEM'de azalmis kollajen yikiminin artmis doku glikasyonuna bagli oldugunu gostermektedir. Bunu daha da arastirmak icin arastiricilar KEM'I olan ve olmayan tip 1 DM'II hastalari arastirmislardir. Bu bireyler arasinda tip I ve III kollajen metabolizmasi belirleyicileri acisindan bir farklilik bulamamislardir. Gelecekte yapilacak olan doku belirleyicilerini iceren calismalar yararli olabilir.

KEM prevalansi tip 1 DM'de %8-58, tip 2 DM'lilerde %25-76 arasinda degisirken, diyabetli olmayanlarda ise %1-20 arasinda degismektedir. Genel olarak ise uzun sureli DM'lilerin %30'da goruldugu saptanmistir. Seks ve irkin etkisi yok olarak gorulmektedir. Ancak DM suresi ve yas arasinda iliski gosterilmistir. DM metabolik kontrolu ile KEM arasinda iliski gosterilememistir.

Cilt kalin, parlak ve gergindir, bu durum ozellikle dorsal yuzde belirgindir. Elin gorunumu sklerodermaya benzemektedir. Besinci parmak en sik olarak etkilenir. Bunun tersine en dusuk prevalans basparmak interfalangeal (IF) eklemde gorulur. En kotu durumda kucuk el eklemlerinde (MKF, PIF) fikse fleksiyon kontrakturleri gorulur (Resim 2).

Klinik muayenede elin bazi kucuk eklemlerinde tam ekstansiyon yapamama gozlenir. Bu durum en iyi olarak hasta el bileklerini ekstansiyond tutarken el ayalarini birbirine yapistirmasi istendiginde gorulur (Duaci bulgusu) (Resim 2). KEM durumunda el ayalari birbirine tam degemez. Alternatif olarak hastaya masa uzerinde el ayasini tam duzlestirmesi soylenir. Hasta el ayasini tam olarak duzlestiremez (masa ustu testi). Cep goniometresi ile el eklemlerinin aktif hareket acikligi da olculebilir. Bu metod basit bir klinik muayene yontemi olan duaci bulgusu ile korele olarak saptandigindan, duaci bulgusu KEM'in duyarli bir belirleyicisi olarak klinik muayenede kullanilabilir (5). Duaci bulgusu KEM evrelendirmesinde de kullanilabilir. Evre I: Bilateral olarak bir veya iki IF eklemde tutulus Evre II: Bilateral olarak uc veya daha fazla IF eklem tutulusu Evre III: Istirahatte el deformitesi

[ILLUSTRATION OMITTED]

KEM'in mikrovaskulopati acisindan artmis riski olan hastalari belirlemede kullanilabilecegi de soylenmektedir. KEM ve DM mikrovaskuler komplikasyonlari arasindaki iliski tip I diyabetik hastalarda gosterilmistir. Bu iliski tip II DM'de acik degildir. Yapilan calismalar sonucunda KEM'in mikrovaskuler (renal, retinal vb) hastalikla iliskili olabilecegi ancak 10 yillik bir izlem suresine kadar mikrovaskuler hastalik gelisiminin bir belirleyicisi olarak kullanilamayacagini gostermistir (5).

KEM genellikle agrisizdir ve hastayi genellikle bir tedavi aramaya yoneltmez. Bu nedenle tedavisine yonelik cok az sayida calisma mevcuttur. El eklemlerinde hareket acikligini arttirmaya yonelik fizyoterapi yontemleri onemlidir. Aktif/pasif mobilizasyon ve duzeltici splintler kullanilir. Hiperglisemi non-enzimatik kollajen glikozilasyonunda artisa ve poliol yolunda aktivasyon artisina neden olarak KEM'I agrave ettigi icin bunu tersine cevirecek metodlar denenebilir. Poliol yolunu inhibe eden aldoz reduktaz inhibitoru olan sorbinilin (400 mg/ gun) denendigi iki olguda olumlu sonuclar alinmistir. Ancak ilacin karacigere toksik olabilecegi ve deneyimlerin kisitli oldugu unutulmamalidir. Aminoguanidin hayvan dokularinda ve invitro olarak non-enzimatik glukozdan derive kollajen capraz baglari inhibe etmektedir (10). Ancak bu bilesikle deneyimler mevcut degildir.

Fleksor Tenosinovit (Tetik Parmak)

Fleksor tenosinovit olarak ta tanimlanan tetik parmak parmak fleksiyonunda kilitlenme fenomeni olarak bilinmektedir. Ozellikle 1, 3, ve 4. parmaklari etkiler, genellikle agrisizdir ancak bazen agrili da olabilir. Multipl parmak tutulusu diyabetik hastalarda daha fazladir (11). Yapilan bir calismada multipl regresyon analizi diyabetiklerde eklem mobilitesindeki kisitliligin multipl parmakta fleksor tenosinovit prevalansi ile iliskili oldugunu gostermistir (11).

Klinik muayenede aktif veya pasif parmak fleksiyonunda kilitlenme olusturulur. Ayrica etkilenmis parmak tabaninda fleksor tendon kilifina uyan bolgede bir nodul palpe edilebilir. Kontrol grubunun %1'de gorulurken, diyabetli hastalarin %10-15'te gozlenir. Diyabetik hastalarda diyabet suresi, uzun sureli kotu metabolik kontrol ve mikrovaskuler komplikasyonlarin varligi ile iliskilidir. Ek olarak glukoz dismetabolizmasinin bir belirleyicisi olabilecegi vurgulanip, genel populasyonda tetik parmak saptanmasi durumunda glukoz olcumu ve oral glukoz testi yapilmasi onerilmektedir. Altta yatan mekanizmanin uzun sureli hiperglisemi oldugu dusunulmektedir. Hiperglisemi kollajen glikozilasyonuna ve etkilenmis tendon kilifinda kollajen birikimine yol acmaktadir. Hafif olgularda tedavi glisemik kontrol ve fizyoterapiyi icerir. Rehabilitasyonun semptomlarin 4 aydan kisa olmasi durumunda yararli oldugu dusunulmektedir. Tendonda normal kaymayi saglayacak egzersizler onerilir. Duyarli nodul uzerine transvers friksiyon masaji yapilabilir. Bunu hemen takiben etkilenmis parmaga pasif /aktif germe uygulanir. Gerilmis bu tendonun uzunlugunu saglamak/korumak icin parmak /bilek ekstansorlerini aktif guclendirme yapilir.

Tetiklemeyi engellemek icin aktivite degisiklikleri dusunulur. Enflamasyonlu bolgeye istirahat amacli splint verilebilir, lyontoforezis, ultrason ve lazer tedavisinin yararini gosteren gozlemler mevcuttur.

Direncli vakalarda tendon kilifina yapilan topikal steroid enjeksiyonu yararli olabilir. Ancak tekrarlama orani yuksektir ve kesin tedavi olarak cerrahi gerekebilir. Dupuytren kontrakturu ve tetik parmak tedavisi icin Cochrane analizi ve tum randomize kontrollu calismalari (RKC) inceleyen bir derlemede konuyla ilgili kanitlarin yetersizliginden bahsedilerek kesin sonuclarin cikarilamayacagi ve yuksek kalitede RKC'lerin acilen yapilmasi gereginden soz edilmistir. Bu derleme sadece tetik parmak icin steroid enjeksiyonlarinin kisa vadeli (1-4 hafta) etkinliginden bahsetmistir (12).

Tam anlasilmayan nedenlerle diyabetik hastalarda kortikosteroid enjeksiyonunun daha az etkili oldugu saptanmistir. Bir calismada DM'lilerde kontrollerle karsilastirildiginda KS injeksiyonunun semptomlari gecirmedigi veya cerrahi oranini azaltmadigi gosterilmistir. Bu durum ozellikle de DM sistemik tutulusu olanlar icin daha belirgindir (13). Eger cerrahi yapilirsa, cerrahi sonrasi rehabilitasyona nazik ROM egzersizleri ile baslanir. Parmak cerrahi sonrasi hemen duzlesmiyorsa bunu saglayacak breys verilebilir. Sicak tedaviler ve yumusak doku masaji uygulanir. Eklemleri stabilize edecek, kaslari guclendirecek egzersizler ve ince motor kontrolu gelistirecek egzersizler onerilir. Cerrahi sonrasi 6 haftaya kadar tedavi uzatilabilir.

Karpal Tunel Sendromu

DM'de karpal tunel sendromu (KTS) prevalansinin %11-25 arasinda oldugu ve kadinlarda daha fazla goruldugu bildirilmistir. Ayrica KTS'li hastalarin %5-8'inin diyabeti olabilecegi de gosterilmistir. DM'li bireyler arasinda KTS yas ve diyabet suresi ile iliskili gozukmektedir. Konnektif dokuda tutukluk/sertlik ve asiri buyume sinir kompresyonuna katkida bulunsa da, KTS diyabetiklerde bir tuzak sorunundan cok bir noropatik sorun olarak dusunulmektedir.

Yapilmis olan bir calismada KTS prevalansi periferik polinoropatili DM'lilerde diyabetle iliskili gec donem komplikasyonlari olmayanlara gore daha yuksek oranda bulunmustur. (%30'a karsin %14) (14).

DM'li bir hastada basparmak, isaret, orta parmagi ve yuzuk parmaginin yarisinda agri ve/veya parestezi olmasi, geceleri artmasi ve bazen on kola dogru da yayilmasi KTS'yi dusundurmelidir. Ileri vakalarda tenar kas gucunde azalma ve tenar kas atrofisi olabilir. Tanida klinik muayenede Tinel bulgusu ve Phalen testi kullanilabilir. Sinir ileti calismalarinda median sinir ileti hizinda azalma gorulur. Artik tani araci olarak yuksek rezolusyonlu ultrason da kullanilmaktadir. KTS'de tedavi lokal kompresyonu kaldirmaya, altta yatan diyabet, hipotiroidi, obesite gibi sistemik sorunu tedavi etmeye dayanmaktadir. Diyabetle iliskili el sorunlari olan eriskinleri iceren bir calismada ozurluluk durumunun ozellikle bozulmus kas fonksiyonlari ve karpal tunel sendromu ile iliskili oldugu bulunmustur (15). Obesite ve genel fiziksel fonksiyon da ozellikle kadinlarda eldeki ozurluluk durumunu etkilemektedir. Bu sonuc ta obesitenin neden ortadan kaldirilmasi geregini aciklayabilir.

Tedavide fizik tedavi yontemleri, analjezikler, splint, lokal kortikosteroid enjeksiyonlari kullanilmaktadir. KTS guclu, tekrarlayici el/bilek aktiviteleri ile iliskili oldugundan, splint uygulamasi bilekteki hareketi minimale indirir ve agri/uyusukluk azalir. Ayrica geceleri uyku sirasinda splint uygulamasi uzun sureli asiri bilek fleksiyon/ekstansiyonunu kisitlayip, gece parestezisinde etkili olur. Hem notral splint, hem de el bilegi 20 derece ekstansiyonda cock-up splint kullaniminda yararli sonuclar elde edilmistir. Tum gun ve sadece gece splint kullanimi karsilastirildiginda her iki grupta da klinik iyilesme oldugu, ancak motor distal latansin tam gun kullanimda daha fazla azaldigi gosterilmistir. Splint kullaniminin etkili olduguna dair orta dereceli kanitlar mevcut olup, kanit seviyesi 2 seklindedir (16).

Lokal steroid enjeksiyonunun etkinligi yeni bir sistematik derlemede gosterilmistir; ancak etkinligin bir aydan fazla surup surmeyecegi tartismalidir (17). Ayrica diyabetik hastalarin steroid enjeksiyonuna genel olarak daha az duyarli oldugu ve cerrahi gerekebilecegi bilinmektedir. Eger lokal steroid enjeksiyonlari kullanilirsa diyabetik hastalardaki hiperglisemik etkisi unutulma malidir.

KTS de egzersizlerle ilgili RKC'leri goz onune alan bir derlemede yer alan bir calismada yoganin ustunlugunden bahsedilmistir (16). Bir calismada ise splint kullanimi ile splint + tendon ve sinir kayma egzersizleri karsilastirilmis ve iki grup arasinda fark gosterilememistir (18).

Lazer, ultrason ve fonoforezis tedavilerinin etkili olduguna dair bazi calismalar mevcuttur (19).

Direncli olgularda transvers karpal ligamanin cerrahi divizyonu yapilir; hastalarin cogunda kalici olarak semptomlarda duzelme saglanir.

Iki adet derleme ve 20 RKC incelenmesi KTS tedavisinde oral steroid, steroid enjeksiyonlari, ultrason, elektromanyetik alan tedavisi, gece splintleme, ergonomik bilgisayar keyboard kullaniminin etkinligi icin kisa vadede guclu ve orta dereceli kanitlar gostermistir. Uzun vadeli sonuclar icin oral steroidler ve steroid enjeksiyonlari arastirilmistir; oral steroidlerin uzun vadede etkinligi gosterilememistir. Uzun vadede steroid enjeksiyonlarinin da etkinliginin korunamadigi gosterilmistir. Orta vadede ise steroid enjeksiyonlari acisindan yuksek dozlarinin etkisinden soz etmek mumkundur (20).

Idiyopatik ve diyabetik KTS de rehabilitasyon ve cerrahinin etkinligini karsilastirmaya yonelik bir calismada semptom siddeti ve fonksiyonel durum acisindan iyilesme Boston sorgulamasi ve sinir ileti parametreleriyle degerlendirilmistir (21). Idiyopatik KTS de bu yontemlerle degerlendirildiginde cerrahinin etkili oldugu saptanmistir. Rehabilitasyon da gec donemde basarili bulunmustur. Oysa diyabetik KTS de rehabilitasyon etkili olarak saptanmamistir (21).

Diyabetin eli etkileyen bir komplikasyonu da el kavrama kas gucunde azalma olarak bildirilmistir (5). Diyabette kas gucunun degerlendirilmesi yeni bir arastirma alanidir; bunun gunluk pratikte de potansiyel yararlari olacaktir.

Sonuclar

* Diyabetli hastalarin onemli bir kisminda el lezyonlari mevcuttur, muayene ile taninabilir

* Prevalans verileri cok eski calismalara dayanmaktadir.

* Prevalans artan diyabet suresi ile iliskilidir.

* Diyabetik elde mikrovaskuler komplikasyonlar artmistir

* Genel populasyondaki kisitli eklem mobilitesi, Dupuytren hastaligi, tetik parmak diyabet tarama endikasyonu olabilir.

* Diyabetik el rehabilitasyonu ile ilgili cok az sayida randomize klinik calisma oldugu icin kesin sonuclar cikarilamamaktadir ve en kisa surede yuksek kalitede randomize klinik calismalar yapilmalidir.

Kaynaklar

(1.) Sergent JS. Arthritis accompanying endocrine and metabolic disorders. In:Ruddy S, Harris ED, Sledge CB (ed). Kelley's Textbook of Rheumatology. Philadelphia, 2001: 1581-7.

(2.) Kosmin-Jacobs D, DeHoratius RJ. Musculoskeletal manifestations of endocrine disorders. Curr Opin Rheumatol 2005;17:64-9.

(3.) Ramchum N, Mashamba C, Leitch E. Upper limb musculoskeletal abnormalities and poor metabolic control in diabetes. Eur J Intern Med 2009;20:718-21

(4.) Ardic F, Soyupek F, Kahraman Y et al. The musculoskeletal complications seen in type 1 diabetics: predominance of hand involvement. Clin Rheumatol 2003;22:229-3.

(5.) Papanas N, Maltezos E. The diabetic hand: a forgotten complication? Journal of Diabetes and its Complications 2010;24:154-62.

(6.) Trojian T, Chu SM. Dupuytren's Disease: Diagnosis and treatment. Am Fam Physician 2007;76:86-90.

(7.) Fournier K, Papanas N, Compson JP, Maltezos E. A diabetic patient presenting with stiff hand following fasciectomy for Dupuytren's contracture: A case report. Cases J. 2008;1:277.

(8.) Larson D, Jerosch-Herold C. Clinical effectiveness of postoperative splinting after surgical release of Dupuytren's contracture: a systematic review. BMC Musculoskeletal Disorders 2008;9:104-111.

(9.) Arkkila PET, Gautier JF. Musculoskeletal disorders in diabetes mellitus: an update. Best Practice & research Clinical Rheumatology 2003;17:945-70.

(10.) Lehman TD, Orthwerh BJ. Inhibitors of advanced glycation end product-associated protein cross-linking. Biochimica Biophysica Acta 2001;1535:110-9.

(11.) Kameyama M, Meguro S, Funae O, et al. The presence of limited joint mobility is significantly associated with multipl digit involvement by flexor tenosynovitis in diabetics. J Rheumatol 2009;36:1686-90.

(12.) Huisstede BM, van Middelkoop M, Randsdorp MS, Glerum S, Koes BW. Effectiveness of interventions of specific complaints of the arm, neck, and/or shoulder: musculoskeletal disorders of the hand. An update. Arch Phys Med Rehabil 2010;91:298-314.

(13.) Baumgarten KM, Gerlach D, Boyer Ml. Corticosteroid injections in diabetic patients with trigger finger. A prospective, randomized, controlled double-blinded study. J Bone Joint Surg Am 2007;89:2604-11.

(14.) Bahrmann A, Zieschang T, Neumann T, et al. Carpal tunnel syndrome in diabetes mellitus. Med Klin 2010;105:150-4.

(15.) Redmond CL, Bain Gl, Laslett LL, et al. Hand syndromes associated with diabetes: impairments and obesity predict disability. J Rheumatol 2009;36:2766-71.

(16.) Piazzini DB, Aprille I, Ferrara PE. A systematic review of conservative treatment of carpal tunnel syndrome. Clin Rehabil 2007;21:299-313.

(17.) Ono S, Calapham PJ, Chung KC. Optimal management of carpal tunnel syndrome. International Journal of General Medicine 2010;3:255-61.

(18.) Akalin E, El O, Peker O, Senocak O. Treatment of carpal tunnel syndrome with nevre and tendon gliding exercises. Am J Phys Med Rehabil 2002;81:108-13.

(19.) Carlson H, Colbert A, Frydl J. Current options for non-surgical management of carpal tunnel syndrome. Int J Clin Rheumatol 2010;5:129-42.

(20.) Huisstede BM, Hoogvliet P, Randsdorp MS, Glerum S, van Middelkoop M, Koes BW. Carpal tunnel syndrome.Part I: effectiveness of nonsurgical treatments-a systematic review. Arch Phys Med Rehabil 2010;91:981-1004.

(21.) Kiylioglu N, Bicerol B, Ozkul A, et al. Natural course and treatment efficacy: one year observation in diabetic and idiopathic carpal tunnel syndrome. Clin Neurophysiol 2009;26:446-53.

Yesim Kirazli

Ege Universitesi Tip Fakultesi Fiziksel Tip ve Rehabilitasyon Anabilim Dali, Izmir, Turkiye

Corresponding Author

Yazisma Adresi

Yesim Kirazli

Ege Universitesi Tip Fakultesi Fiziksel Tip ve Rehabilitasyon Anabilim Dali, Izmir, Turkiye

Tel.: +90 232 390 49 10

E-posta: yesim.kirazli @ gmail.com

Received/Gelis Tarihi: 25.06.2011

Accepted/Kabul Tarihi: 02.08.2011
COPYRIGHT 2011 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Education/Egitim
Author:Kirazli, Yesim
Publication:Turkish Journal of Physical Medicine and Rehabilitation
Date:Sep 1, 2011
Words:3155
Previous Article:Rehabilitation of the tendon injuries of the upper extremity/ Ust ekstremite tendon yaralanmalarinin rehabilitasyonu.
Next Article:Diagnosis and treatment of hand osteoarthritis/El osteoartritinde tani ve tedavi yaklasimlari.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters