Printer Friendly

Psychoneuroimmunology and multifactorial psychodermatological diseases/Psikonoroimmunoloji ve multifaktoryel psikodermatolojik hastaliklar.

Giris

Psikolojik ve sosyal faktorler genel olarak hastaliklarin ortaya cikisini, gelismesini ve iyilesmesini genel olarak psikososyal yapilanma ve saglikla iliskili davranislar olmak uzere iki sekilde etkiler: Psikososyal yapilanma mental saglik, kisilik ve duygudurum ozellikleri ile sosyal iliskileri kapsar; kisinin yasam olaylari ve stresorleri algilama ve yorumlama tarzini sekillendirirken stresorlere verecegi yaniti belirler. Saglikla ilgili davranislar ise egzersiz, beslenme, sigara ve alkol kullanimi gibi davranislari kapsar ve psikososyal etmenlerle birlikte kisinin sagligini etkiler. Biyopsikososyal modele gore tum bu etmenler bireyin genetik veya yapisal karakteristikleri ile etkilesime girerek belli hastaliklara zemin hazirlar (diyatez). Buna gore hastaliga uygun genetik predispozisyon stresli olayla karsilasana dek gizli kalir. Biyopsikososyal model psikosomatik tibbin temel kavramlarindan olup bireyin psikolojisi ile beden sagligi arasindaki karsilikli etkilesimi anlamada yarar saglamaktadir (1-4).

Psikonoroimmunoloji sinir sistemi, endokrin sistem (hormonlar) ve immunoloji arasindaki karsilikli iliskileri ve bu iliskilerin fiziksel saglik uzerindeki etkilerini arastiran oldukca yeni bir bilim dalidir (4). Bu iliskiler uzun yillardir bilinmesine karsin ilk kapsamli tanimi 35 yil oncesine dayanmaktadir. Bu yeni calisma alanini tanimlayici terim ise ilk kez New York-Rochester Universitesi davranissal ve psikososyal tip bilimleri baskani olan Robert Ader tarafindan 1975'te kullanilmistir. Ader kisinin ruh hali, saglik durumu ve kendini iyilestirme yetenegi arasinda bir baglanti oldugunu ileri surerek bunu bir deneyle kanitlamaya calismistir (3). O zamandan bu yana yapilan cesitli calismalarda kisinin ruhsal evreni, endokrin ve immun sistem duzenleyicileri arasinda merkezi sinir sistemi (MSS) araciligiyla kurulmus bir denge oldugu (homeostazis) gosterilmistir (4-7).

Merkezi sinir sistemi tum vucutta sempatik ve parasempatik sistemleri de icine alan genis bir iletisim agina sahiptir. Bu iletisim agi beynin tum vucuda "haberci maddeler" adi verilen kimyasallar yoluyla bilgilerin iletilmesini saglamakta ve vucudun cesitli cevresel uyarilara gerekli yanitlari olusturmasini saglamaktadir. Acikcasi beyin vucudun savunma mekanizmalarini kontrol etmektedir. Baska bir deyisle her dusunce, her duygu veya inanc norokimyasal bir islemin olusmasina zemin hazirlamaktadir.

Noropeptit (NP) adi verilen bu kimyasal ileticilerin hem MSS hem de immun sistemdeki hucrelerin duvarlarinda var olmasi duygular ve sagligin birbiriyle son derece yakin bir iliski icinde oldugunu gostermektedir. Endokrin sistem ise hormon salgilayan organlari ile vucudun islevlerini ve dengesini saglamaya yardimcidir. Diger organlarin islevlerini duzenleyen baslica hormonlar hipofiz, tiroid ve adrenal glandlardan salgilanmak-tadir. Haberci maddeler ve alicilar arasinda kurulan bu iletisim agi organizmayi surekli olarak dengede tutmaya yonelik bir uyum icinde calisirken immun sistemin hatasiz calismasi gerekmektedir. Arastirmalar duygular, endokrin ve immun sistem duzenleyicileri arasindaki MSS araciligiyla olusmus karmasik iliskiler oldugunu gostermistir. Emosyonel stres karsisinda organizma uygun ve istenilen yanitlari olusturup uyum surecine girerse denge saglanmis olur (Cannon ve Selye'nin stres calismalari (7); dogus ve kac sendromu); ancak stres asiri ise ya da stres yanitina karsi asiri haberci madde ve salgilar olusursa bir kimyasal karmasa dogar ve bunun pratik sonucu immun sistemde zayiflama ve artmis hastalik potansiyelidir (5,8,9).

Bugune dek 50'den fazla NP tanimlanmistir ve bunlarin cogu davranis ve duygudurum degisiklikleri yaratma etkisine sahiptir. Bunlarin baslicalari P maddesi (SP), kalsitonin gen iliskili peptid (CGRP), vazoaktif intestinal peptid (VIP), noropeptid Y (NPY), norokinin A (NKA), norokinin B (NKB), [alpha], [gamma] melanosit stimulan hormon (MSH) gibi propiomelanocortin (POMC) pep-tidleri [beta]-endorfin ve somatostatin 'dir. Deri NP'lerin onemli kaynaklarindan biridir (Tablo 1). Derideki NP'ler miyelinli A delta fibrilleri ile sensitif ve otonomik lifleri de kapsayan mye-linsiz C fibrillerinde depo edilir. Meissner ve Paccini cisimcikleri ile algilanan stres (agri, basinc, isi vb duyusal algilar) bu sinirler kanaliyla serebral korteksteki hipotalamusa iletilir. Bu sistem derinin afferent sinir yolu olarak bilinir. Deride hem afferent sinir yollari hem de kolinerjik ve sempatik sinirler bulunmaktadir. Strese yanit tum bu sinir yollarinin isleme girmesiyle olusur. Stresin turu ne olursa olsun noroendokrin sistem hipo-talamik-pituiter-adrenal (HPA axis) yolla aktiflesir. Once korti-kotropin serbestlestirici hormon (CRH) ve ek olarak vazopresin, daha sonra da adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgilanarak dolasima gecer. Bu yol klasik geribildirim mekanizmasidir ve ACTH, CRH ve vazopresini baskilayicidir. Ayni zamanda otonom sinir sistemi de aktiflesir; spinal gangliyon ve adrenal medulla araciligiyla noradrenalin ve NP salinimini tetiklenir (2,5,8,9,10) (Resim 1).

Derinin NP kaynaklari duyusal sinirlerin disinda keratinositler, melanositler, endotel hucreleri ve immun sisteme ait hucreler tarafindan olusturulur. Monositler ve makrofajlar gibi immun sistem hucreleri derinin yerlesik hucreleri olarak islev gorurken enflamasyon durumlarinda gocle gelen hucreler de (lokosit, notrofil, eozinofil) NP salgilayabilir. Birbiriyle iliskili tum olaylar ve hucreler arasi etkilesimler doku enflamasyonundan (no-rojenik enflamasyon) sorumlu baslica mekanizmayi kurar. Boylece deri ic ve dis kaynakli stresorlere organize edilmis iliskiler toplamiyla yanit verebilecek cok sayida hucre toplulugunu barindiran, immunitede onemli bir islevsellige sahip bir organdir. Derinin noroendokrin ve immunolojik sistemlerle iliskisi noro -immuno-kutanoz--endokrin sistem yani NIKE olarak adlandirilmaktadir (8-10).

SP norojenik yanginin temel elemanlarindan biridir. Monosit-ler, keratinositler, fibroblastlar,endotel hucreleri ve T hucreleri uzerinde hem aktivite uyarici hem de hucre cogalmasini arttirici rol oynamaktadir. Derinin mast hucrelerini uyararak histamin ve TNF [alfa] salinmasini ve boylece klasik uclu yanit denilen odem, pruritus ve eritem seklindeki tepkimeyi olusturur. Ayrica monositleri ve keratinositleri uyararak proenflamatuar ve kemotaktik interlokinlerden IL-1, IL-6, ve IL-8'in salinimini, dermal fibroblastlarin migrasyonunu ve proliferasyonunu, en-dotel hucreleri kanaliyla neovaskularizasyonu arttirir.

CGRP derideki serbest sinir uclarinda ve vaskuler duz kaslarla iliskili duyu sinirlerinde depolanmistir. CGRP'nin immun reak-tivasyonu keratinositler, Langerhans hucreleri, melanositler, mast hucreleri ve Merkel hucreleri uzerinde ortaya cikabilmektedir. Emosyonel streste ve psoriatik plaklarda yuksek duzeylerde bulunmustur. SP'ye benzer sekilde mast hucrelerini uyararak histamin ve TNF [alfa] serbestlesnmesini saglar. Neovas-kularizasyonda uyarici, vazodilatator ve endotel hucrelerinden IL-8 salgilatici etkilere sahiptir. Polimorf lokositler icin kemo-taktik, melanosit ve keratinositler icin mitojeniktir (7-10).

VIP dermal damarlar, adneksler ve Merkel hucreleri ile baglantida olan sinir lifleri tarafindan salgilanir. Keratinositler, ekrin gland epiteli ve immun hucrelerde VIP reseptorleri saptanmistir. Bu NP de odem, eritem ve pruritus seklindeki uclu yaniti olusturabilmektedir. Ayrica keratinositler icin mitojeniktir ve psoriatik plaklarda artmis miktarlarda tespit edilmistir (7-10).

Somatostatinin derideki etkileri genel olarak uyaricidir. Mast hucrelerinden histamin salinimini ve monositlerin yangi bolgesine gocunu saglar. [alpha], [beta] ve [gamma] MSH , ACTH ve endorfin biyoaktif peptidlerdir ve buyuk bir prekursor peptit olan propiomelano-kortin'i (POMC) olustururlar. POMC peptidlerinin kontakt duyarlik reaksiyonlarini bozdugu gosterilmistir. ACTH ve a MSH makrofajlarin IL-10 salgilamasina neden olarak daha cok inhibi-tor bir etki yaratir ve immun sistemi duzenleyicidir. (7-10) Kisaca, tum NP'ler strese yanit olarak derideki lokal noroim-mun reaksiyonlari duzenlerler. Emosyonel stresle alevlenen bir kisim yangisal deri hastaliklarinda altta yatan fizyopatolojik mekanizmalar olaya katilan hucrelerin turune ve olusan biyolojik tepkimelere gore cesitlilik gostermektedir.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Stresle Tetiklenen Multifaktoryel Deri Hastaliklari

Bu hastaliklar poligenetik bir kalitimsal zeminde cok sayidaki ic ve dis etmenlerle ortaya cikabilen ya da klinik seyirlerinde degisik faktorlerle alevlenen, genellikle kronik ve yineleyici hastaliklar grubudur. Emosyonel stres bu tetikleyici faktorler arasinda onemli bir yere sahiptir. Bu nedenle bu grup hastaliklar klasik olarak psikosomatik deri hastaliklari olarak anilirlar ise de otoimmuniter zemin, degisik etiyolojk faktorlerin varligi ve karmasik etkilesimler gozardi edilmemelidir. Deri, emosyonel stresten baska organlara gore cok daha fazla etkilenmektedir. Psoriasis, atopik dermatit ve urtiker gibi bazi deri hastaliklarinda stresorlere uygunsuz glukokortikoid salinimi ile yanit veren hipotalamik islev bozuklugunun genetik bir yatkinlik ile ortaya ciktigi ileri surulmektedir (Diyatez-Stres Modeli ). Buna gore stresle deri hastaligi cikan ya da alevlenen bir birey kalitimsal olarak deri hastaligina duyarlidir (10,11). Psisik stresle olusan ya da alevlenen hastaliklarin patogenetik aciklamalarini psikonoroimmunolojik mekanizmalarla yapmak mumkundur. Etyopatogenezlerinde NP'lerin onemli rol oynadigi gosterilmis bulunan ve en fazla calisilan hastaliklar psoriasis, atopik dermatit, akne vulgaris, urtiker, vitiligo, alopesi areata, viral deri hastaliklarindan herpetik enfeksiyonlar seklinde siralanabilir.

Psoriasis

Yillardir suregelen hekim gozlemleri ve hasta izlenimleri stresli yasam olaylari ve psikososyal etmenlerin hastaligi ortaya cikarici ve/veya alevlendirici rol oynadigini gostermis ve yakin zamanlara dek yapilan buyuk olcekli calismalarla bu gozlemler dogrulanmistir (12-16). Stres etkisinin hastaligin ilk ortaya cikisinda %44, alevlenme donemlerinde ise %80' e kadar etkili olabildigi gosterilmis, 40 yas oncesinde ortaya cikan erken donem pso-riazislilerde strese duyarliligin daha fazla oldugu, daha ciddi deri ve eklem tutulumlari bildirilmistir (14-15).

Psoriasiste interferon a ve TNF a'nin etkileri artmis iken Th2 si-tokinleri ve IL-4 ile IL-10' un aktiviteleri gorece dusuktur. Boylece T1 lenfositleri esas rolu oynamakta ve hastalik hucresel otoimmuniteden etkileniyor gorunmektedir. Bununla birlikte bir kisim arastiricilar T hucre merkezli immunolojik olaylarin hastaligin en carpici sayilabilecek ozelliklerinden Kobner fenomeninin varligini, simetrik dagilimi, lezyonlarda sinir hucrelerinin ve noropeptit yogunlugunun artmasi gibi ozelliklerini tek basina aciklamakta yetersiz kaldigini ileri surmuslerdir (16-19). Psoriatik hastalarda lezyonlu ve lezyonsuz deride patogenetik surecin erken bir evresinde "nerve growth factor" NGF -Sinir buyume faktoru 'nun arttigini gosteren bulgular mevcuttur. NGF psikososyal strese yanit olarak giderek artan miktarlarda uretilir ve mast hucrelerinin migrasyon ve degranulasyonu-nu saglayarak norojenik enflamasyonda anahtar rol oynar. Ayrica direkt olarak keratinositlere mitojen etki gostererek bu hucrelerin proliferasyonuna yol acar ve T hucre aktivitelerinin de modulasyonunu saglar. Stres etkisiyle salgilanan NGF ve beraberindeki diger noropeptitler (SP, VIP ve CGRP) psoriatik plaklardaki epidermal hiperplazi, dilate damarlar, odem olusmasindan sorumludur (18-21).

Atopik Dermatit

Hastaligin etyolojisi tam olarak bilinmemekte, cesitli patoge-netik aciklamalar olsa bile bunlarin hicbiri tek basina yeterli gorunmemektedir Patogenezin. halihazirda cok faktorlu oldugu dusunulmektedir.

Stresli yasam olaylarini takiben ortaya cikan atopik dermatit (AD) hastalarin %70'inden fazlasinda bildirilmistir (22). Alevlenmeleri baslatan stres mekanizmalari hastaligin dogal patofiz-yolojisi kadar karmasiktir. Bununla birlikte stres glukokortiko-idleri bu karmasik olaylar dizisinde merkezi bir rol ustlenmekte, sitokin profili Th1 hucrelerden Th2 hucrelere kaymaktadir. AD'li hastalarda emosyonel stres saglikli kontrollerden farkli olarak CD8+ T lenfositlerini, eozinofilleri ve IgE duzeylerini arttirmaktadir (23). Atopik dermatitin Th2 hastalik mekanizmasinin tipik bir ornegi oldugu soylenebilir. Atopik bireylerin periferik lokositleri uzerindeki glukokortikoid reseptorleri stres kortizolune asiri reaksiyon gosterecek potansiyele sahiptir ve boylece Th2 yonundeki kayis klinikte stres sonucu alevlenen dermatitin akut donemi ile uyumlu karakteristik bulgulari sergiler (24). Ek olarak stres glukokortikoidleri deri bariyerini de bozarak ev tozlari, virus, bakteri gibi cesitli allerjenlerin ve patolojik uyarilarin deriye girmesine ve dermatiti baslatmasina neden olur. Sempatik katesolaminler, noropeptitler (SP,CGRP,VIP) ve no-rotrofinlerin bolgesel ve lokal etkilerinin katilimiyla emosyonel strese yanit olarak gelisen kasinti ve akut dermatit tablosu gerceklesir (23-27).

Alopesi Areata

Otoimun oldugu dusunulen hastaligin ortaya cikisi, gelisimi ve tedavisinde psikolojik faktorlerin onemi iyi belgelendirilmis, noroendokrin ve immun sistemler arasinda onemli etkilesimler oldugu bildirilmistir. Deneysel calismalar akut ve tekrarlayan stres sonucu degismis immun yanita ikincil olarak HPA dongusunde artmis aktivite ve azalmis ACTH yaniti gostermistir. Baska calismalarda ise artmis ACTH ve MSH a duzeyleri saptanirken aktif norojenik sistem, artmis lokal HPA aks aktivitesi ve TNF a arasinda pozitif bir iliski oldugu gosterilmistir (28). Akut emosyonel stres, olasilikla kil folikulleri etrafinda yerlesmis olan Tip 2 [beta] kortikotropin serbestlestirici hormon reseptorlerini aktive ederek yogun lokal enflamasyona ve sac dokulmesine yol acmaktadir (28). Ayrica alopesi areata (AA) alanindaki kil folikulleri etrafinda Substans P (SP)'nin belirgin olarak arttigi ve bunun strese yanit olarak periferik sinir uclarindan salgilandigi bildirilmektedir (28-29). Bu molekuler arastirmalar AA'li hastalarda stres hormonlarinin enflamasyon uzerinde etkili oldugunu dusundururken bazi arastirmacilar stresin o denli etkin olmadigini ileri surmektedir. Tan ve ark. 132 AA hastasinin sadece % 9.6'sinda stres tanimlarken van der Steen ve ark. AA pa-togenezinin stresle iliskili olmadigini dusunmektedir (30-31).

Vitiligo

Vitiligoda stresin rolu ile ilgili farkli gorusler vardir. Tipki alopesi areatada oldugu gibi vitiligoda da stresin hastaligi belirleyici bir rolu olmadigini gosteren calismalar bulunurken az sayidaki calismada vitiligolu hastalarin kontrollere gore cok daha fazla sayida stresli yasam olayini deneyimledikleri gosterilmis ve psikolojik stresin baslatici etkisi vurgulanmistir (28). Stresin viti-ligoyu baslatmasi birkac mekanizma uzerinden isleyebilir: 1- immun islevlerde degisme, 2- [beta]-endorfin, a-MSH ve meten-kefalin gibi opioid peptidlerin uretiminde artma, 3- katesola-minlerin sentezinde artma, 4- diger hormon yollarinin etkilenmesi. Hastaligin olusmasi NP kaynakli stres, genetik yatkinlik ve karakteristik kisilik yapisi uzerine oturtulmaktadir . Ayrica hastaligin yol actigi goruntu anksiyete, ozguven duyusu kaybi ve psikiyatrik morbidite artisina yol acmaktadir (32). Stresin vitili-goyu noropeptit mekanizmalari uzerinden tetikledigi netlik kazanirsa sorumlu NP'leri antagonize eden ilaclarin kullanimi gundeme gelebilir. Ornegin [beta]-endorfinlerin kisilik bozukluklari ve kendini yaralama davranislari ile ilgili bozukluklarda artmis oldugu bilinmektedir ve [beta]-endorfin antagonistleri zaten kullanilmaktadir (32).

Urtiker

Enfeksiyon, alerji, kollajen hastaliklar, endokrin sistem anormallikleri, malinite gibi coklu etyolojiye sahip bir dermatolojik hastalik olan kronik urtikerde hastalarin buyuk bir kisminda neden saptanamaz. Hastalikta stresin etkilerini gosteren kontrollu calisma sayisi fazla degildir. Bir calismada emosyonel faktorlerin kronik urtikerli vakalarin %41'inde ve dermografik hastalarin da %42'sinde etkili oldugu gosterilirken kolinerjik urtikerli hastalarda %80 oraninda ataklari tetikledigi tespit edilmistir (33).

Bazi kronik idiyopatik hatta fizik urtikerlerde psikolojik ya da emosyonel stres hipotalamik-vaskuler eksen araciligiyla reaksiyonu baslatici etkene kismen katilabilir ya da reaksiyon basladiktan sonra arttirici rol oynayabilir. Emosyonel stres SP, VIP ve CGRP gibi hipotalamik noropeptitler yoluyla sitokin/histamin dengesini bozar ve deri mast hucrelerini uyararak degranulas-yona ve vazoaktif-yangisal maddelerin serbestlesmesine neden olur. Boylece psikolojik faktorler ve stres psikosomatik ur-tikerde hem tetikleyici hem de var olan urtikeri arttirici bir rol ustlenir (35,36). Gercekte stresin major rol oynadigi durumlarda gercek bir alerjiden cok emosyonel ya da psisik bir alerjiden soz etmek mumkundur (10). Bireysel ve grup terapileri, gevseme amacli stres yonetimi ve hipnoz bu hastalarda yararli olabilir.

Akne Vulgaris

Emosyonel stresin, kizginlik, anksiyete gibi duygularin olumsuz etkisi akneli hastalarda gozlenebilir ataklara ya da alevlenmelere yol acabilir. Emosyonel stres ile aknenin alevlenmesinin altinda yatan mekanizma tam olarak bilinmese de bununla ilgili bircok hipotez ileri surulmustur. Kuramsal olarak, psikolojik stresle birlikte salgilanan glukokortikoidler ve adrenal andro-jenler patogenetik zeminde hipotalamik-pituiteradrenal aks yoluyla aknenin patogenetik surecine katkida bulunmaktadir.

Bu yolla sebum, substans P gibi noroaktif noropeptitler ve humoral yangisal mediyatorler de artarak aknedeki folikuler ke-ratinizasyon ve enflamasyon seklindeki anahtar patolojiyi desteklemektedir. Periferik sinirlerden salgilanan SP'nin sebase glandlarin proliferasyonunu stimule ettigi ve sebase hucrelerde lipit sentezini arttirdigi son zamanlarda gosterilmistir. SP disinda p-endorfin, VIP, NPY, CGRP'nin ve opioidlerden MSH a'nin sebositlerdeki yangisal sitokinleri, hucre cogalmasini, farklilasmasini, lipogenez ve androjen metabolizmasini duzenledigi ileri surulmustur (37-39).

1960'li yillardan itibaren strese bagli klinik alevlenmeler bazi otorler tarafindan gozlenmeye baslanmistir (40-41). Yakin gecmiste Chiu ve ark Leeds Akne Skalasi ve Algilanan Stres Skalasini kullanarak akneli universite genclerinde akne ve stresin sinav zamanlarinda belirgin olarak arttirdigini gormuslerdir (40). Iki yuz on bes ogrenciyi kapsayan bir baska calismada tip ogrencilerinin %67'sinin akne alevlenmelerinde stresin etkisine inandiklari gosterilmistir. (41) Benzer bir calisma 33 akne hastasini kapsamis, hastalarin %67'si stresli olayin ortaya cikmasi ile aknenin siddetlenmesi arasinda pozitif bir iliski sunmustur (42). Emosyonel stres-akne iliskisi tedavi odakli ele alindiginda stresin azaltilmasina yonelik girisimlerin genel anlamda akneyi de azaltacagini dusunmek gerekir.

Herpes ve Human Papilloma Virus

Enfeksiyonlari Yineleyen herpes simplex virus (HSV) enfeksiyonlari, herpes zoster ve human papilloma virusu (HPV) enfeksiyonlarinda emosyonel stresin baslatici ve tetikleyici rolu uzerindeki veriler giderek artmaktadir (43-46). Bir calismada deneysel olusturulmus stres herpes simpleks reaktivasyonuna yol acarken baska bir calismada da CD4 helper hucrelerinin stres artisiyla azaldigi ve nukslerin ortaya ciktigi gosterilmistir. Ayrica stres nedeniyle serbestlesen immunomodulan sinyal molekullerinin (katesola-min, sitokin, glukokortikoid) hucresel immun yaniti bozarak viruslerin aktivasyonuna katkida bulundugu bilinmektedir. Bununla birlikte bazi calismalar bu sonuclari desteklememektedir. Bir calismada nukslerde hasta kisiliginin ve stresle basa cikma mekanizmalarinin stresin kendisinden daha onemli oldugu bildirilmistir. Gunluk stresin genital herpes nukslerinde etkisinin olmadigi, gozde yerlesen HSV ataklarinin da stresle iliskili olmadigi gosterilmistir (47-48).

Telojen Effluvium ve Androgenetik Alopesi

Stresin sac dokulmesine olan etkileri uzun sure tartisilmistir. Akut ya da kronik emosyonel stresin tetikleyici etkilerine degisik arastiricilar tarafindan dikkat cekilmistir (49-50). Her ne kadar klinik ve epidemiyolojik calismalar emosyonel stresle sac buyume degisiklikleri arasinda kesin bir nedensel bag kurmakta basarisiz olduysa da deneysel hayvan calismalarinda stresin farelerde sac buyumesi uzerinde onemli ve coklu etkileri oldugu bulunmustur. Stres farelerde kil folikulundeki keratinosit proliferasyonunu engellemekte, erken apopitozla sac folikulunu katajen evreye sokmakta ve mast hucresi aracilikli norojenik yangiyi te-tiklemektedir. Son bir calismada folikuldeki yangisal surecteki anahtar rolun SP 'ye bagli oldugu ortaya cikarilmistir (51).

Diger taraftan her iki olayda da goruntunun yarattigi utanc, kizginlik, aci, depresyon gibi olumsuz duygular nedeniyle kisilerin yasam kalitesinde belirgin dusus vardir. Stres hem bir baslatici hem de olayin devaminda gelisen bir olumsuz etmendir ve kisir dongu yaratarak sac kaybini arttirici rol oynamaktadir. Lichen Ruber Planus: Hastaligin stresle olan iliskisi uzun yillardan beri bilinmektedir (52). Psikolojik faktorlerle adrenerjik sistem aktivasyonu arasinda iliski oldugu gosterilmistir (53). NP'lerle hastalik iliskisini gosteren bazi calismalar norojenik enflamasyonun patogenezdeki rolune dikkat cekmektedir (54).

Pruritus/ Prurigo: Ozellikle hicbir somatik nedenin bulunamadigi kronik pruritus'ta (>6 ay) MSS ve deride strese duyarli karmasik noronal baglantilar ve norobiyolojik mekanizmalar oldugu ileri surulmekte, patogenezde NGF, SP and NK1 gibi NP'ler suclanmaktadir. NGF'nin tipki atopik dermatitte oldugu gibi prurigo nodulariste norohiperplaziye yol actigi bildirilmektedir. Gelecekte NP reseptorlerini hedef alan terapotik ajanlarin gelistirilmesi ile kronik kasintilarin onlenebilecegi telkin edilmektedir (52,55-56).

DOI: 10.4274/turkderm.s44.10

Kaynaklar

(1.) Ader N, Kohen N, Felten D: Psychoneuroimmunology:interactions between the nervous system and the immun system .Lancet 1995;345:99-103.

(2.) O'Connor MF, Irwin MR: Links between behavioral factors and inflammation. Clin Pharmacol Ther 2010;87:479-82.

(3.) Fava, GA, Sonino N: The Biopsychosocial Model Thirty Years Later. Psychother Psychosom 2008;77:1-2.

(4.) Urpe M, Buggiani G, Lotti T: Stress and psychneuroimmunologic factors in dermatology. Dermatol Clin 2005,23:609-17.

(5.) Miller AH, Norin AJ: Neural-immune interactions. Depressive disorders and immunity. Ed. Miller AH. Washington, DC, American Psychiatric Press, Inc, 1989;25-49.

(6.) Kiecolt-Glaser JK, McGuire L, Robles TF, Glaser R: Psychoneuroim-munology and psychosomatic medicine: back to the future. Psychosom Med 2002;6:15-28.

(7.) Webber MA: Psychoneuroimmunological outcomes and quality of life. Transfus Apher Sci 2010;42:157-61.

(8.) Millard L: Psychoneuroimmunology. Psychodermatology: psychologic impact of skin diseases. Ed.Walker C, Papadopoulos L. Cambridge, Cambridge University Press, 2005;15-28.

(9.) Zane LT: Psychoneuroendocrinimmunodermatology. Psychocuta-nous medicine. Ed. Koo J, Lee CS. New York-Basel, Marcel Dekker Inc, 2003;65-95.

(10.) Panconesi E, Hautmann C: Pathophysiology of stress in dermatology. Dermatol Clin 1996;14:319-41.

(11.) Hart W, Gieler U, Kusnir D, Tausk FA: Clinical management in psychodermatology. Berlin, Springer-Verlag, 2009;196-208.

(12.) Fortune DG, Richards HL, Griffiths CE, Main CJ: Psychological stress, distress and disability in patients with psoriasis: consensus and variation in the contribution of illness perceptions, coping and alexythymia. Br J Clin Psychol 2002; 2:157-74.

(13.) Rucovic I, Bariic Druko V, Vladimira D: Stressful life events as trigger among psoriatics. 12. Congress of the Europen Society for Dermatology and Psychiatry, Wroclaw 2007. Dermatology Clinicz-na Suppl : 45

(14.) Griffiths CE, Richards HL: Psychological influences in psoriasis. Clin Exp Dermatol 2001;26:338-42.

(15.) Al'Abadie MS, Kent GG, Gawkrodger DJ: The relationship between stress and the onset and exacerbation of psoriasis and other skin conditions. Br J Dermatol 1994;130:199-203.

(16.) Farber EM, Nickoloff BJ, Recht B, Fraki JE: Stress, symmetry and psoriasis: a T cell disease ? Exp Dermatol 2000;9:359-75.

(17.) Raychaudhuri SP, Farber EM: Are sensory nerves essential for the development of psoriatric lesions.? J Am Acad Dermatol 1993;28: 488-89.

(18.) Raychaudhuri SP, Jiang WY, Farber EM: Psoriartic keratinocytes express high levels of nerve growth factor. Acta Dermato Venereol 1998;78:84-6.

(19.) Raychaudhuri SP, Jiang WY, Smoller BR, Farber EM: Nerve growth factor and its receptor system in psoriasis Br J Dermatol 2000;143: 198-200.

(20.) Cirulli F, Alleva E: The NGF saga: from animal models of psy-chosocial stres to stres related psychopathology. Front Neuroendocrinol 2009;30:379-95.

(21.) Aloe E, Alleva E, Fiore M: Stress and nevre growth factor: Findings in animal models and humans. Pharmacol Biochem Behav 2002;73:159-166.

(22.) Jafferany M: Psychodermatology: a guide to understanding common psychocutaneous disorders. J Clin Psychiatry 2001;9:203-13.

(23.) Raap U, Kapp A: Neuroimmunologic factors in allergic skin diseases. Curr Opin Allergy Clin Immunol. 2005;5:419-24.

(24.) Rupprecht M, Rupprecht R, Kornhuber J, Wodarz N, Koch HU, Ri-ederer P, Hornstein P: Elevated glucocorticoid receptor concentrations before and after glucocorticoid therapy in peripheral mo-nonuclear leucocytes of patients with atopic dermatitis. Dermatologica 1991;183:100-5.

(25.) Kang H, Byun DG, Kim JW: Effects of substance P and vasoactive intestinal peptide on interferon gamma and interleukin-4 production in severe atopic dermatitis. Ann Allergy Asthma Immunol 2000;85:225-39.

(26.) Toyoda M, Nakamura M, Makino T, Hino T, Kagoura M, Morohas-hi M: Nerve growth factor and substance P are useful plasma markers of disease activity in atopic dermatitis. Br J Dermatol 2002; 147:71-9.

(27.) Ostlere LS, Cowen T, Rustin MH: Neuropeptides in the skin of patients with atopic dermatitis. Clin Exp Dermatol 1995;20:462-67.

(28.) Manolache L, Benea V: Stress in patients with alopecia areata and vitiligo. J Eur Acad Dermatol Venereol 2007;21:921-8.

(29.) Gregoriou S, Papafragkaki D, Kontochristopoulos G, Rallis E, Ka-logeromitros D, Rigopoulos D: Cytokines and Other Mediators in Alopecia Areata. Mediators Inflamm 2010;1-5.

(30.) Tan E, Tay YK, Goh CL, Chin Giam Y: The pattern and profile of alopecia areata in Singapore-a study of 219 Asians. Int J Dermatol 2002;41:748-53.

(31.) van der Steen P, Boezeman J, Duller P, Happle R. Can alopecia areata be triggered by emotional stress? An uncontrolled evaluation of 178 patients with extensive hair loss. Acta Derm Venereol 1992;72:279-80.

(32.) Lee E, Koo JMY: Psychiatric issues in vitiligo. Psychocutaneous medicine. Ed. Koo JYM, Lee CS. New York-Basel, Marcel Dekker Inc., 2003;351-63.

(33.) Sibbald G, Cheema A, Lozinski A, Tarlo S: Chronic urticaria. Evaluation of the role of physical, immunological and other contributory factors. Intern J Dermatol 1991;30:381-6.

(34.) Newman JC: The neurotransmitter hypothesis of urticaria. Medical Hypothesis 1982;9:617-34.

(35.) Guillet G, Garcia C, Guillet MH: Urticaire et psychisme: du constat clinique aux neuropeptides. Revue Francaise d'Allergologie et d'Immunologie Clinique 1998;38:4014.

(36.) Singh LK, Pang X, Alexacos N, Letourneau R, Theoharides TC: Acute immobilization stress triggers skin mast cell degranulation via corticotropin releasing hormone, neurotensine and substance P: a link to neurogenic skin disease. Brain, Behaviour and Immunity 1999;13:225-39.

(37.) Lee WJ, Jung HD, Lee HJ, Kim BS, Lee SJ, Kim do W: Influence of substance-P on cultured sebocytes. Arch Dermatol Res 2008;300:311-6.

(38.) Cunliffe WJ, Holland DB, Clark SM, Stables GI: Comedogenesis: some aetiological, clinical and therapeutic strategies. Dermatology 2003;206:11.

(39.) Yosipovitch G, Tang M, Dawn AG, Chen M, Goh CL, Huak Y, Seng LF: Study of psychological stress, sebum production and acne vul-garis in adolescents. Acta Derm Venereol 2007;87:135-9.

(40.) Chiui A, Chon SY, Kimball AB. The response of skin disease to stress: changes in the severity of acne vulgaris as affected by examination stress. Arch Dermatol 2003;139:897-900.

(41.) Green J, Sinclair RD: Perceptions of acne vulgaris in final year medical student written examination answers. Australas J Dermatol 2001;42:98-101.

(42.) Polenghi MM, Zizak S, Molinari E: Emotions and acne. Dermatology and Psychosomatics 2002;3:20-5.

(43.) Buske-Kirschbaum A, Geiben A, Wermke C, Pirke KM, et al: Preliminary evidence for herpes labialis recurrence following experimentally induced disgust. Psychother Psychosom. 2001;70:86-91.

(44.) Schmidt DD, Schmidt PM, Crabtree BF, Hyun J, Anderson P, Smith C: The temporal relationship of psychosocial stress to cellular immunity and herpes labialis recurrences. Fam Med 1991;23:594-9.

(45.) Sainz B, Loutsch JM, Marquart ME, Hill JM: Stress-associated im-munomodulation and herpes simplex virus infections. Med Hypotheses 2001;56:348-56.

(46.) Clarke P, Ebel C, Catotti DN, Stewart S: The psychosocial impact of human papillomovirus infection: implications for health care providers. Int J STD AIDS. 1996;7:197-200.

(47.) Rand KH, Hoon EF, Massey JK, Johnson JH: Daily stress and recurrence of genital herpes simplex. Arch Intern Med 1990;150:189-93

(48.) Psychological stress and other potential triggers for recurrences of herpes simplex virus eyeinfections. Herpetic Eye Disease Study Group. Arch Ophthalmol 2000;118:1617-25.

(49.) Cash TP: The psychology of hair loss and its implications for patient care. Clin Dermatol 2001;19:161-6.

(50.) Hadshiew IM, Foitzik K, Arck PC, Paus R: Burden of hair loss: stress and the underestimated psychosocial impact of telogen effluvium and androgenetic alopecia. J Invest Dermatol 2004;123:455-7

(51.) Peters EMJ, Liotiri S, Bodo E, Hagen E, Biro T, Arck PC, Paus R: Probing the effects of stress mediators on the human hair follicle. Am J of Pathol 2007;171:1872-86.

(52.) Hart W, Gieler U, Kusnir D, Tausk FA: Clinical management in psychodermatology. Berlin, Springer-Verlag 2009;79-121.

(53.) Puchalski Z (1986) Angststruktur und Parameter von Katecholami-nen bei Patienten mit Rosazea, Alopecia areata und Lichen ruber planus. Z Hautkr 61:137-45.

(54.) Zalewska A, Brzezi/ska-Blaszczyk E, Omulecki A, Pietrzak A Functional studies of skin mast cells in lichen planus Arch Dermatol Res 1997;289:261-4.

(55.) Stander S, Weishaar E, Luger TA: Neurophysiological and meuroc-hemical basis of modern pruritus treatment. Exp Dermatol 2008;17:161-9.

(56.) Arck PC, Slominski A, Theoharides TC, Peters EMJ, Paus R: Neuroimmunology of stress:skin takes center stage. J Invest Dermatol 2006;126:1697-704.

Ilknur Kivanc Altunay

Sisli Etfal Egitim ve Arastirma Hastanesi, Dermatoloji Klinigi, Istanbul, T urkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. ilknur Kivanc Altunay, Sisli Etfal Egitim ve Arastirma Hastanesi, Dermatoloji Klinigi, istanbul, Turkiye E-posta: ialtunay@gmail.com

Turkderm-Deri Hastaliklari ve Frengi Arsivi Dergisi, Galenos Yayinevi tarafindan basilmistir. Turkderm-Archives of the Turkish Dermatology and Venerology, published by Galenos Publishing.
Tablo 1. Derideki noropeptitler ve islevleri

Noropeptit      Kaynak                Hedef Hucre / Islev

Substans P      Duyusal sinirler      Deride odem, eritem, pruritus;
                                      Keratinosit ve endotel
                                      hucrelerinde adhezyon Molekul
                                      ekspresyonu, IL -8,TNF x,
                                      histamin Lokotrien B4,
                                      prostoglandin D2 liberasyonu,
                                      Sebase gland regulasyonu

VIP             Duyusal sinirler      Ter sekresyonu,
                Merkel hucreleri      vazodilatasyon, keratinosit
                                      proliferayon ve migrasyonu,
                                      mast hucrelerinden histamin
                                      salg?lanmas?

CGRP            Duyusal sinirler      Keratinosit ve endotel hucre
                                      proliferasyonu, Sitokin
                                      uretimini uyarma,atopik
                                      dermatit Ve numuler ekzemada
                                      sinirlerde art?s

Norokinin A     Duyusal sinirler      Keratinositlerde NGF
POMC            Melanosit, mast h,    reseptorlerinde art?s
                Keratinosit,endotel   Proinflamatuar sitokin
                H, monosit,           antagonizmas? IL 10 art?s?
                Langerhans
                H, fibroblast

K?saltmalar: POMC: Proopiomelanocortin, VIP: Vazoaktive
Intestinal Peptide, CGRP: Calcitonin-Gene Related Peptide,
IL: Interleukin
COPYRIGHT 2010 Galenos Yayincilik
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

 
Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Continuing Medical Education/Surekli Egitim
Author:Altunay, Ilknur Kivanc
Publication:Archives of the Turkish Dermatology and Venerology
Article Type:Report
Date:Jun 1, 2010
Words:4166
Previous Article:The citation and articles published in the Turkderm between 1999-2007: a retrospective assessment/Turkderm'de 1999-2007 yillari arasinda yayinlanan...
Next Article:Primary psychiatric diseases/Primer psikiyatrik hastaliklar.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2018 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters