Printer Friendly

Prostat Kanserinde Teranostik Uygulamalar ve Takim Calismasi: Birimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz Icin!.

Bizim, nukleer tip hekimleri olarak, son 10 yilda maruz kaldigimiz degisimler bas dondurucu. Bu gelismelerden etkilenmemek ve heyecan duymamak mumkun degil. Hepimiz gercekte farkinda olmadan tarihi bir surec yasiyoruz. Son 10 yilda ortaya cikan gelismeler bize 70 yildan fazla bir suredir uyguladigimiz radyonuklit tedaviler sirasinda, ne kadar az bilgi biriktirmis oldugumuzu gosterdi. Birdenbire karsimiza cikan yeni ilaclari nasil kullanmamiz gerektigini bilemedik. Ne kadar az donanimli fizikci, biyokimyaci, kimyaci ve eczaci yetistirdigimizi fark ettik. Ortaya cikan sorunlari cozmek icin en bastan baslayarak, bu insan kaynaklarini yetistirmemiz gerekti. Bu durum sadece ulkemizde degil tum dunyada bir sorun olarak karsimiza cikti. Radyoaktif I-131 ile tiroit kanseri tedavisini yillarca ve basariyla kullanirken I-131-MIBG'yi ancak, 2017 yilinda ilac haline getirebildik. Zevalin ve Sm-153-lexidronam ilac haline getirmisken yaygin ve etkili kullanimini olusturamadik. Ancak, son 10 yilda birkac bilim adaminin dahice gozlemi ve inadi sayesinde, o kadar cok bilgi urettik ki, yeni molekulleri birkac yil icinde artik ilac haline getirebiliyoruz. Sadece oktreotid radyofarmasotiklerini gelistirmek icin harcadigimiz enerji ve caba, yenilerinin gelistirilmesine model oldu. Hatta, sahip oldugumuz donanimla daha biri bitmeden olaganustu bir hizla digerine basladik.

Artik bir radyofarmasotigi gelistirirken biyologlar, biyokimyacilar, kimyacilara ihtiyacimiz oldugunu biliyoruz. Radyofarmasotigi ilac haline getirirken, ayni diger ilaclarda oldugu gibi, isaretleme verimliligi, saflik, kararlilik ve biyodagilim verilerine yani eczacilara ihtiyacimiz oldugunu, hastaya uygularken, radyobiyolojik etkilerine, en dusuk etkinlik dozuna, toksisite gelisimine ve hedef organlarina ve en yuksek guvenli doz gibi degerlere ve bunlari olcmek ve belirlemek icin fizikcilere ihtiyacimiz oldugunu biliyoruz. Bu bir klinik multi-disipliner uygulama degil tam tersine ortak hedefe gitmek icin olusturulmasi gereken takim calismasidir. Yani unlu deyisle "hepimiz birimiz, birimiz hepimiz icin"dir.

Prostat spesifik membran antijenin bir radyofarmasotik haline donmesinin tam boyle bir sureci vardir. Norokimya alaninda calisan bir biyokimyacinin tesadufen fark ettigi ve ortadan kaldirilmis ve ise yaramadigi dusunulen ilac molekullerinden biri cok kisa bir surede radyofarmasotik haline gelmistir. Bu surecte, kimyacilar, eczacilar ve fizikciler ortaklasa calismislardir. Gorunen odur ki birkac yil icerisinde de onaylanarak ilac haline gelecektir. ?imdiden yarattigi deger 2 milyar ABD dolaridir.

Louis Harold Gray 1952 yilinda gama radyasyonunun biyolojik etkisinin ortaya cikmasi ve hatta artmasi icin oksijene ihtiyac oldugu gibi "sacma" bir dusunceyi ortaya attiginda Hammersmith hastanesinden kovulmustu. Ancak, bu dusunce radyobiyoloji biliminin ve radyasyon onkolojisi biliminin ortaya cikmasina sebep oldu. Gray'in ortaya koydugu 4 R prensibi bugun radyobiyolojinin temel prensibi olarak okullarda okutulmaktadir. Peki bu temel prensip sorgulanabilir mi? Alfa tedaviler ile ortaya cikan radyobiyolojik verileri daha dikkatli ve derinden incelememiz lazim. Bilimsel bilginin degisim hizi olaganustu. Neden olmasin?

Prof. Dr. Levent Kabasakal Istanbul Universitesi Cerrahpasa Tip Fakultesi, Nukleer Tip Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye

COPYRIGHT 2018 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2018 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Editorial/Editorden
Author:Kabasakal, Levent
Publication:Nuclear Medicine Seminars
Date:Nov 1, 2018
Words:421
Previous Article:Editorial/Editorden.
Next Article:Diagnosis in Prostate Cancer/Prostat Kanserinde Tani.

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |