Printer Friendly

Primer pankreas adenokanseri olgularinda lezyon lokalizasyonuna gore karaciger metastazlarinin lobar dagilimi/Lobar distribution of liver metastases according to lesion location in primar y pancreatic adenocarcinoma.

Giris

Akim hatti ("streamline") fenomeni; ana portal ven (PV) icerisinde superior mezenterik ven (SMV) ve splenik ven (SV)'den drene olan kanin tam bir karisim gostermeden, kendi akim yonlerini izlemesi, boylece SMV'den gelen kanin esas olarak karaciger sag lobuna, SV'den gelen kanin da esas olarak karaciger sol lobuna yonelmesi egilimine verilen isimdir [1, 2]. Bu fenomen 1901 yilinda Serege ve ark. tarafindan tanimlanmistir [1]. Bu fenomenin varligi, mezenterik kokenli tumorlerin karacigere yaptigi metastazlarin dagilimi acisindan onem tasimaktadir [3].

Sag portal ven dalinin daha genis olmasi, ana portal venin SMV'nin devami gibi seyretmesi ve ana portal trunkusun kisa olmasi, bu fenomenin nedeniyle ilgili hipotezlerdir [2].

Abstract

Pankreasin bas kesimi iki adet superior (anterior ve posterior), iki adet inferior (anterior ve posterior) pankreatiko-duodenal ven ile drene olmaktadir. Inferior pankreatiko-duodenal venler ve anterior superior pankreatiko-duodenal ven SMV'ye drene olurken, superior posterior pankreatiko-duodenal ven, ana portal venin orta-proksimal kesimine, sag yarisindan drene olmaktadir. Pankreasin; boyun, govde ve kuyruk kesimi ise pankreatik venler araciligi ile SV'ye drene olmaktadir [4]. Yine bu bolumlerin inferior kesimlerini drene eden transvers pankreatik ven ise cesitli varyasyonlar gostermektedir. Transvers pankreatik ven, cogu defa splenik vene drene olmaktadir [5].

Bu durum, pankreas adenokanserlerinin karacigere olan metastazlarinin da akim hatti fenomenine uygun olabilecegini akla getirmektedir. Pankreasin venoz drenjinin akim hatti fenomeni uzerine calismak icin uygun olmasi ve bu fenomenin varligi durumunda, karaciger metastazinin cerrahi kontraendikasyon kabul edildigi pankreas adenokanseri olgularinda, radyoloji hekimlerine lezyon degerlendirmesi konusunda yon gosterici olma olasiligi bulunmaktadir.

Literaturde bu fenomenin gastrointestinal sistem tumorlerinin karaciger metastazlari uzerindeki etkisinin arastirildigi cesitli calismalar mevcuttur. Ancak, bu fenomen ile primer pankreas tumorlerinin karaciger metastazlari arasindaki iliskisiyi ortaya koyan calisma sayisi kisitlidir. Ambrosetti ve ark.'nin yaptigi ve pankreas tumorlerinin lokalizasyonu ile karaciger metastazlarinin dagilimi arasindaki iliskiyi ortaya koyan bir calisma mevcuttur [3].

Bu calismanin amaci, primer pankreas adenokanserlerinin yerlesim yeri ve karaciger metastazlarinin dagiliminin akim hatti fenomeni ile iliskini ortaya koymaktir.

Gerec ve Yontem

Orneklem

Bu calisma kurumsal etik kurul tarafindan onaylanmistir. Ocak 2009 ile Mart 2016 arasinda merkezimizde pankreas malign neoplazmi ICD kodu olan 1177 hastanin verileri hastane otomasyon sisteminde tarandi; 290 olgu goruntulerine ulasilamamasi, 197 olgu adenokanser disinda bir tani almasi, 463 olgu karaciger metastazi bulunmamasi, 79 olgu histopatolojik tanisi olmamasi nedeniyle arastirma disinda birakildi.

Trifazik bilgisayarli tomografi (BT) veya dinamik manyetik rezonans goruntuleme (MRG) incelemeleri olan, pankreas adenokanseri tanisi alan ve histopatolojik olarak ispatlanmis karaciger metastazi bulunan 148 olgu arastirmaya dahil edildi. Hastane kayitlarindan, patolojik datalara ve hasta bilgilerine ulasildi.

Radyolojik Degerlendirme

Dinamik MR incelemeleri 3.0 Tesla MR cihazi (MAGNETOM Verio, Siemens Healthcare, Erlangen, Almanya) kullanilarak elde edildi. Goruntuleme hastalar supin pozisyonda, vucut sargisi (body 60 coil; MAGNETOM Verio, Siemens Healthcare, Erlangen, Almanya) ile gerceklestirildi. Konvansiyonel MR incelemesinde; koronal T2A HASTE, aksiyal T1A FL2D, aksiyal T2A HASTE, aksiyal yag baskili T2A HASTE, aksiyal "in-phase" ve "opposed-phase" T1A FL2D, aksiyal T2A TSE, aksiyal EPI2D_difuzyon agirlikli_(b=50, 400, 1000 s/[mm.sup.2]), kontrastsiz-arteriyel-portal-gec faz olmak uzere 4 fazli aksiyal yag baskili T1A_VIBE, koronal gec faz yag baskili T1A_ VIBE sekanslari kullanildi. Kontrastli goruntuler oncesinde gadolinyum icerikli kontrast maddeler, intravenoz yoldan otomatik olarak 20 sn icinde verildi.

Trifazik BT goruntuleri, 256 kesit multidedektor BT cihazi (SOMATOM Definition Flash, Siemens Healthcare, Erlangen, Almanya) kullanilarak elde edildi. Parametreler; potansiyel fark 120 Volt, akim 210 mAs, kesit kalinligi 0.6 mm, 0.75 pitch degeri, 128x0.6 mm kolimasyon olacak sekilde standardize edildi. Kontrastli goruntulerden once tum karaciger parankimini icerecek sekilde kontrastsiz goruntu alindi. Colyak aks duzeyinde aort lumenine "region of interest" (ROI) yerlestirildi ve yerlestirilen daire icinde dansite degeri 100 Hounsfield unitesi (HU) oldugunda cihaz otomatik olarak cekimi baslatacak sekilde ayarlandi. Kontrast madde olarak suda cozunur non-iyonik iyotlu kontrast maddeler; intravenoz (IV) yoldan otomatik pompa yardimi ile 3-5 ml/sn hizda toplamda 2 ml/kg olacak sekilde uygulandi. Kontrast madde sonrasinda her hastaya 40 ml serum fizyolojik IV yoldan verildi. Pankreatik faz goruntuler kontrast madde verilmeye basladigindan itibaren 25. saniyede, portal faz goruntuler 60. saniyede ve gec faz goruntuler 110. saniyede olacak sekilde alindi.

Calismaya dahil olan hastalarin goruntuleri "Picture archiving and comminucation system" (PACS)'da depolanarak, Syngo.via (Siemens Healthcare, Erlangen, Almanya) is istasyonunda degerlendirildi. Olgularin ilk tani aldigindaki dinamik MR ya da trifazik BT incelemeleri kullanildi. Primer tumorun lokalizasyonu, SMV'yi kesen bir plana gore bas ve govde-kuyruk olarak sinifandirildi. Primer tumorun boyutu, pankreatik faz goruntulerde, en uzun olcum ve onu dik kesen ikinci olcumle iki planda olacak sekilde olculdu.

Karacigerdeki hipovaskuler karakterde, periferik rim tarzinda kontrast tutulumu olan lezyonlar metastaz olarak degerlendirildi [6]. Karaciger segmentleri Couinaud klasifikasyonuna uygun olarak ayrildi, her segment ve lobdaki metastazlar sayildi. Birden fazla segmente uzanimi olan lezyonlar, lezyonun buyuk bolumunun bulundugu segmente dahil edildi.

Venoz vaskuler invazyon durumu (SMV, SV, PV icin) degerlendirildi. Tumorun venoz yapi lumeni icerisine buyume gostermesi, venoz yapiyi 180 derecen fazla cevrelemesi ve venoz yapi icerisinde tumor trombusu gorulmesi venoz invazyon olarak kabul edildi [7].

Calismada, 90 hastanin dinamik MRG, 58 hastanin ise trifazik BT incelemeleri degerlendirildi.

Goruntulemelerin degerlendirilmesi, batin radyolojisinde 3 ve 5 yil tecrubesi olan iki radyolog (CAG ve PS) tarafindan konsensusa varilarak yapildi. Konsensus saglanamayan olgularda batin radyolojisinde 25 yil tecrubesi olan bir batin radyolojisi uzmanina (DT) danisilarak karar verildi.

Patolojik Degerlendirme

Goruntulemelerinde pankreas kitlesi ve eslik eden karaciger lezyonu bulunan hastalarin biyopsileri, karaciger lezyonlarindan alinmis ve histopatolojik olarak adenokarsinom metastazi oldugu ispatlanmistir.

Istatistiksel Analiz

Calisma verileri degerlendirilirken tanimlayici istatistiksel metotlar (Frekans, Yuzde, Ortalama, Standart sapma, Ortanca, Minimum ve Maksimum) kullanildi. Verilerin dagilimi Kolmogorov-Smirnov testi ile degerlendirildi. Gruplar arasinda cinsiyet karsilastirmasi icin Pearson Ki-kare testi, yas karsilastirmasi icin bagimsiz gruplarda t testi kullanildi. Iki grup arasinda; metastaz sayisinin karsilastirilmasi, karaciger sag lob ve sol lobdaki metastaz sayilarinin karsilastirilmasi ve metastazlarin segmental dagiliminin karsilastirilmasi icin Mann-Whitney U testi kullanildi. Sonuclar %95 guven araliginda, p<0,05 anlamlilik duzeyinde degerlendirildi.

Bulgular

Arastirmaya dahil olan 148 olgunun; 105'inde (%71) primer tumor pankreasin bas kesiminde, 43'unde (%29) ise govde-kuyruk lokalizasyonunda idi. Hastalarin 51'i (%34,5) kadin, 97'si (%65,5) erkekti. Cinsiyet ve yas acisindan gruplar arasinda anlamli fark bulunmadi (sirasiyla p=0,095 ve p=0,146) (Tablo 1).

Govde-kuyruk grubundaki tumorlerin tani anindaki uzun eksen boyutlari ve iki eksendeki boyutlarinin ortalamasi, bas grubundakilere gore anlamli olarak yuksekti (Tablo 2).

Bas grubundaki tumorlerin 52'sinde (%49,5) venoz invazyon bulgulari saptanmazken 53'unde (%50,5) venoz invazyon bulgulari vardi. Govde-kuyruk grubunda venoz invazyon bulgulari anlamli olarak daha sik goruldu (p<0,001). Govde-kuyruk grubunda 7 (%16,3) olguda venoz invazyon bulgulari yoktu; 36 (%83,7) olguda splenik ven invazyonu bulgulari saptandi. (Tablo 2).

Govde-kuyruk grubundaki tumorlerin karaciger sag lobdaki ve sol lobdaki ortalama metastaz sayisi, bas grubundaki tumorlere gore anlamli olarak yuksek bulundu (Sekil 1 ve Tablo 3). Her iki grubun ortalama sag lob metastaz sayisi ile ortalama sol lob metastaz sayisinin oranina (sag/sol lob) bakildiginda; bas grubunda oranin 3/1 ve govde-kuyruk grubunda oranin 1,3/1 oldugu ve gruplar arasinda anlamli fark bulundugu saptandi (p<0,001) (Resim 1 ve 2).

Segmental dagilimda, segment 1 ve 5 disindaki tum segmentlerde, govde-kuyruk grubu tumorlerin metastaz sayilari bas grubundaki tumorlerin metastaz sayilarindan anlamli olarak yuksek bulundu (Tablo 4). Segment 1 ve 5'teki metastazlarin her iki grup icin de benzer sayilarda oldugu belirlendi.

Venoz invazyon varliginin metastaz sayilari ile iliskisi tum olgularda incelendiginde; venoz invazyon bulgulari olan tumorlerin karacigerdeki toplam metastaz sayisinin, venoz invazyon bulgulari olmayan tumorlerden anlamli olarak yuksek oldugu saptandi (Sekil 2).

Bas grubu tumorlerde; sadece SMV invazyonu bulgulari olan olgularin sag lobdaki metastaz sayisi, hicbir venoz invazyon bulgusu olmayan olgulardan anlamli olarak yuksek bulundu (Sekil 3).

Govde-kuyruk grubunda SV invazyonu bulgulari olan tumorlerin sol lobdaki metastaz sayisi ile venoz invazyon bulgulari olmayan tumorlerin sol lobdaki metastaz sayisi arasinda anlamli farklilik saptanmamistir (Tablo 5).

Tartisma

Akim hatti fenomeni; PV'ye drene olan SMV ve SV'den gelen kanin tam bir karisim gostermeden karaciger parankimine tasinidigi ve SMV'den drene olan kanin esas olarak karaciger sag lobuna, SV'den drene olan kanin da esas olarak karaciger sol lobuna yoneldigi seklinde, akim egilimine iliskin bir varsayimdir.

Serege ve ark. 1901 yilinda kopekler uzerine bir calismada murekkep kullanarak PV'deki akimi tanimlamistir (1). Bu calismaya gore, SV'den verilen murekkep karacigerin sol lobunu boyarken, SMV'den verilen murekkep karaciger sag lobunu boyamaktadir. Bartlett ve ark. 1914'te kopekler uzerinde yaptigi calismada deneklerin portal venini olusturan venlerine yag embolisi enjekte etmis ve mideyi, dalagi, duodenumu, proksimal jejunumu ve rektumu drene eden venlerin karaciger sag lobuna dokuldugunu, distal jejunumu, ileumu ve proksimal 3/4 kolonu drene eden venlerin karaciger sol lobuna dokuldugunu gostermistir [8]. Moore ve ark. da portal venografyi kullanarak akim hatti fenomenini insanlarda gostermistir [9].

Atkinson ve ark. portografi ile yaptiklari calismada ise, PV baslangicinda akim hatlarinin oldugunu, ancak karaciger parankiminde kontrastin homojen sekilde dagildigini bildirmislerdir [10]. Kontrast madde enjeksiyon hizinin fizyolojik venoz akim hizindan fazla olmasinin homojen dagilimin sebebi olabilecegi dusunulmus ve akim hatti fenomeninin tekrarlanabilmesi icin fizyolojik sartlarda denenmesi gerektigi belirtilmistir. Ito ve ark. kontrastsiz MR anjiografi kullanarak intraportal venoz akimi degerlendirmistir [11]. Bu calismada, SMV akim sinyalinin selektif olarak portal venin sag yarisinda, SV akim sinyalinin ise portal venin sol yarisinda goruldugu ortaya koyulmustur.

Hata ve ark.'nin yaptigi calisma, gastrointestinal tumorlerin karaciger metastazlarinin lobar dagiliminin primer tumor lokalizasyonuyla iliskili ve akim hatti fenomenine uygun oldugunu gostermistir [12]. Son donemde yapilan bir calismada, sag kolon kaynakli kolorektal kanserler ile sol kolon kaynakli kolorektal kanserlerin karaciger metastazlarinin dagilimi arasinda anlamli bir farklilik oldugu ve metastaz nedeniyle sag hemihepatektomi uygulanan sol kolon kaynakli kolorektal kanserlerde sagkalimin daha kotu oldugu saptanmistir [13].

Calismamizda, pankreas basi adenokanserlerinde karaciger sag lobundaki ortalama metastaz sayisinin sol lobundaki ortalama metastaz sayisina orani 3/1, pankreas govde-kuyruk adenokanserlerinde ise bu oran 1,3/1 olarak bulunmustur. Pankreasin venoz drenaji dusunuldugunde, calismamizda buldugumuz oran, pankreas adenokanserlerinde de karaciger metastazlarinin akim hatti fenomenine uygun olarak dagilim gosterdigini dusundurmektedir. Bu degerler, pankreas basinda yerlesen adenokanserlerde, govde ve kuyrukta yerlesenlere gore karaciger sag lobuna metastaz yapma egiliminin daha yuksek oldugunu gostermektedir. Posterior superior pankreatiko-duodenal ven, SMV'ye drene olmamakla berber, portal trunkusun proksimal kesimine sag yaridan drene olur ve sag PV'ye yonlenir. Ito ve ark. kontrastsiz MR anjiografi kullanarak yaptiklari ve intraportal venoz akimi degerlendirdikleri calismada, SMV akim sinyalinin selektif olarak PV'nin sag yarisinda izlendigini saptamistir [11]. Bu veri ile superior posterior pankreatiko-duodenal venin SMV yerine ana PV'ye sag yaridan acilmasi handikapinin, calismanin sonuclarini etkilemeyecegi dusunuldu. Ancak literaturde bu etkinin olmadigini kesin olarak soylememize yardimci olacak bir calisma bulunmamaktadir. Ambroseti ve ark. yaptigi benzer bir calismada, pankreas basinda yerlesimli kanserlerin karaciger metastazlarinin sag lob/sol lob oraninin 7,4/1 ve govde-kuyruk yerlesimli kanserlerin karaciger metastazlarinin sag lob/sol lob oraninin 3,3/1 oldugu bulmustur [3]. Bu calismada orneklem secilirken, 40 bas lokalizasyonu tumoru ve 40 govde-kuyruk lokalizasyonu tumoru calismaya dahil edilmistir. Bu oranlar, calismamizdaki bulgularla benzer olmakla birlikte, bizim oranlarimiza gore daha yuksektir. Bunun nedeni, iki calismanin orneklem secimindeki ve hasta sayilarindaki farklilik olabilir.

Calismamizda, karaciger sag lobundaki ortalama metastaz sayisi, her iki grupta da sol loba oranla daha yuksek saptandi. Bunun nedeni olarak, sag lobun boyutlarinin daha buyuk olmasi ve dolayisiyla ana PV ile gelen kanin buyuk cogunlugunun sag loba drene olmasi gosterilebilir. Ayrica, sol PV'nin kalibrasyonu SV'den gelen tum kanin drene olmasi icin yeterli degildir. Bu nedenle SV'den drene olan kanin bir kismi sag PV'ye ve dolayisiyla karaciger sag lobuna yonlenmektedir [2].

Segmental dagilimda, kuyruk-govde lokalizasyonu yerlesimli tumorlerin, segment 1 ve 5 disindaki segmentlerdeki metastaz sayilari anlamli olarak daha yuksek bulundu. Ambrosetti ve ark.nin yaptigi calismada ise karaciger segmenlerindeki metastaz sayilari karsilastirildiginda, pankreas basinda yerlesimli tumorler ile govde-kuyruk lokalizasyonunda yerlesimli tumorler arasinda anlamli farklilik olmadigi bulunmustur [3]. Bu bulgudaki farklilik, calismalara dahil edilen olgu sayisindaki farka bagli olabilir.

Tum olgularda venoz invazyon bulgulari olan tumorlerin karacigerdeki toplam metastaz sayisinin, venoz invazyon bulgulari olmayan tumorlerden anlamli olarak yuksek olmasi, venoz invazyon bulgularinin varliginin metastaz sayisini artirdigini gostermektedir. Ayrica, akim hatti fenomenini destekleyen bir sekilde, bas yerlesimli tumorlerde, sadece SMV invazyonu bulgulari olan olgularin karaciger sag lobdaki metastaz sayisi, venoz invazyon olmayan olgulardan anlamli olarak yuksek bulunmustur. Ancak, govde-kuyruk grubunda SV invazyonu bulgulari olan tumorlerde, sol lobdaki metastaz sayisi invazyon bulgusu olmayan tumorlerden yuksek olmasina ragmen istatistiksel olarak anlamli degildi. Govde-kuyruk yerlesimli tumorlerin yalnizca 7'sinde SV invazyonu yoktu. Burada tip 2 hata gozlendigi dusunulmustur. Yeterli orneklem sayisina ulasilmis olsa, istatistiksel anlamlilik da gozlenebilirdi. Ambrosetti ve ark.'nin calismasinda, govde-kuyruk grubu tumorlerde SV invazyonu olan 31 hastanin 27'sinde, SV invazyonu olmayan 9 hastanin 3'unde karaciger sol lobunda metastaz izlenmistir [3]. Burada SV invazyonu ile sol lobdaki metastaz sayilari degil, sol lobda metastaz olup olmamasi durumunun iliskisi incelenmistir ve aradaki farkin istatistiksel olarak anlamli oldugu saptanmistir.

Govde-kuyruk grubundaki tumorlerin tani anindaki uzun eksen boyutlari, ortalama boyutlari ve karacigerdeki ortalama metastaz sayilari anlamli olarak yuksek bulundu. Gec semptom vermesi ve gec tani almasi nedeniyle govde-kuyruk yerlesimli pankreas adenokanserlerinin, tani aninda boyutlarinin ve karaciger metastaz sayilarinin yuksek olmasi beklenen bir bulguydu.

Calismanin retrospektif olmasi, govde-kuyruk grubundaki hasta sayisinin az olmasi ve goruntuler degerlendirilirken venoz varyasyonlarin goz onunde bulundurulmamasi arastirmanin kisitliliklarini olusturmaktadir. Pankreasin venoz donusunde cok sayida varyasyon gozlenebilmesine karsin, bu varyasyonlarin bir cogu ana venoz donusu etkilememektedir. Daha once bahsedildigi uzere, bu varyasyonlarin calismamizin sonuclarinda buyuk degisikliklere neden olmayacagini dusunmekteyiz. Karacigerdeki tum lezyonlardan biyopsi yapilmasi mumkun degildir ve yalnizca bir lezyondan biyopsi yapilmistir. Karacigerde saptanan hipovaskuler, cevresel kontrast tutulumu gosteren, benzer ozellikteki lezyonlarin metastaz kabul edilmesi calismanin diger bir kisitliligidir. Ozellikle govde-kuyruk yerlesimli tumor sayisinin daha fazla oldugu ve SV invazyonu bulgularinin varligi ile karaciger sol lobundaki metastaz sayisinin arttigini gosterebilecek ileri calismalara ihtiyac vardir.

Sonuc

Primer pankreas adenokanserlerinde karacigerdeki metastazlarin dagiliminin akim hatti fenomenine uygun olmasi, bu fenomenin varligini desteklemektedir. Pankreas basinda yerlesen adenokanserlerde, ozellikle SMV invazyonu bulgularinin oldugu durumlarda, karacigerin sag lobuna metastaz yapma egilimi daha yuksektir. Akim hatti fenomeninin bilinmesi, pankreas adenokanserlerinin metastazlarinin degerlendirilmesinde, radyolojik farkindalik nedeniyle tanisal guvenilirligin artmasini saglayabilir.

Etik Komite Onayi: Bu calisma icin etik komite onayi Marmara Universitesi Tip Fakultesi'nden alinmistir.

Hakem Degerlendirmesi: Dis bagimsiz.

Yazar Katkilari: Fikir--C.A.G., P.S., D.T.; Tasarim --C.A.G.; Denetleme--D.T., R.E.; Veri Toplanmasi ve/veya Islemesi--S.S., C.A.G.; Analiz ve/veya Yorum--R.E.; Literatur Taramasi--R.E., S.Y., C.A.G.; Yaziyi Yazan--C.A.G., D.T.; Elestirel Inceleme--R.E., D.T., S.Y.

Cikar Catismasi: Yazarlar cikar catismasi bildirmemislerdir.

Finansal Destek: Yazarlar bu calisma icin finansal destek almadiklarini beyan etmislerdir.

Kaynaklar

[1.] Serege H. Hepatic lobar distribution of portal circulation (Fransizca). J Med Bord 1901; 31: 271-314.

[2.] Desai AG, Park CH, Schilling J F. "Streaming" in portal vein. Its effect on the spread of metastases to the liver. Clin Nucl Med 1985; 10: 556-559.

[3.] Ambrosetti MC, Zamboni GA, Mucelli RP. Distribution of liver metastases based on site of primary pancreatic carcinoma. Eur Radiol 2016; 26: 306-10.

[4.] Mourad N, Zhang J, Rath AM, Chevrel JP. The venous drainage of the pancreas. Surg Radiol Anat 1994; 16: 37-45.

[5.] Hongo N, Mori H, Matsumoto S, Okino Y, Ueda S, Shuto R. Anatomical variations of peripancreatic veins and their intrapancreatic tributaries: multidetector-row CT scanning. Abdom Imaging 2010; 35: 143-153.

[6.] Altun E, El-Azzazi M, Semelka RC. Liver Imaging: MRI with CT Correlation. Current Clinical Imaging Series 2015.p.137-140.

[7.] Lu DS, Reber HA, Krasny RM, Kadell BM, Sayre J. Local staging of pancreatic cancer: criteria for unresectability of major vessesl as revealed by pancreatic-phase, thin-section helical CT. AJR Am J Roentgenol 1997; 168: 1439-1443.

[8.] Gates GF, Dore EK. Streamline flow in the human portal vein. J Nuc Med 1972; 14: 79-83.

[9.] Moore GE, Bridenbaugh RB. Roentgen demonstration of the venous circulation in the liver: portal venography. Radiology 1951; 57: 685-689.

[10.] Atkinson M, Barnett E, Sherlock S, Steiner RE. The Sclinical investigation of the portal circulation, with special reference to portal venography. Quart J Med 1955; 24: 77-91.

[11.] Ito K, Shimizu A, Tsukuda T, et al. Evaluation of intraportal venous flow distribution by unenhanced MR angiography using three-dimensional fast spin-echo with a selective tagging pulse: Efficacy of substraction of tag-on and tag-off images acquired during a single breath-hold. J Magn Reson Imaging 2009; 29: 1224-1229.

[12.] Hata Y, Inoue T, Sasaki F, et al. Streamline phenomena in liver metastasis of gastrointestinal tumor--an experimental-study using rats. Oncol Rep 1994; 1: 125-127.

[13.] Rhu J, Heo JS, Choi SH, et al. Streamline flow of the portal vein affects the lobar distribution of colorectal liver metastases and has a clinical impact on survival. Ann Surg Treat Res 2017; 92: 348-354.

Cemal Aydin Gundogmus (1), Parviz Samadov (2), Soheil Sabet (3), Rabia Ergelen (1), Samet Yardimci (1), Davut Tuney (1)

(1) Marmara Universitesi Pendik Egitim ve Arastirma Hastanesi, Radyoloji Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye

(2) Istanbul Bilim Universitesi Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi, Radyoloji Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye

(3) Istanbul Bilim Universitesi Sisli Florence Nightingale Hastanesi, Radyoloji Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye

Sorumlu Yazar: Cemal Aydin Gundogmus

E-posta: cagundogmus@gmail.com

Gelis Tarihi: 21.03.2018

Kabul Tarihi: 15.05.2018

DOI: 10.5152/turkjradiol.2019.860
Tablo 1. Gruplar arasinda hasta yasi ve cinsiyetinin karsilastirilmasi

                             Bas grubu (n=105)

Hasta yasi (ort[+ or -]SS)   62,33[+ or -]11,76
Cinsiyet (n, %)
Kadin                        40         %38,1
Erkek                        65         %61,9

                             Govde-kuyruk grubu (n=43)   p

Hasta yasi (ort[+ or -]SS)   61,02[+ or -]12,08          0,905 (a)
Cinsiyet (n, %)
Kadin                        11      %25,6
Erkek                        32      %74,4               0,146 (b)

(a) Bagimsiz gruplarda t testi, (b) Pearson Ki-kare testi, Ort:
Ortalama, SS: Standart sapma

Tablo 2. Lezyon boyutlarinin ve venoz invazyon bulgularinin gruplar
arasinda karsilastirilmasi ve venoz invazyon bulgularinin yeri

                          Bas grubu (n=105)              p

Lezyonun uzun eksen
boyutu (Ortanca
(Dagilim Araligi)) mm     33       (14-109)   (22-129)    0,013 (a)
Lezyonun ortalama
boyutu (Ortanca
(Dagilim Araligi)) mm     45       (19-152)   (32-190)    0,021 (a)
Venoz invazyon bulgulari  (n, %)
Var                       52       %49,5      %83,7
Yok                       53       %50,5      %16,3      <0,001 (b)
Venoz invazyon yeri (n, %)
SMV                       26       %50,0       %0
SV                         5        %9,6      %83,3
PV                         2        %3,8       %0
SMV+SV                    13       %25,0      %16,7
SMV+PV                     2        %3,8       %0
SMV+SV+PV                  4        %7,7       %0

(a) Mann-Whitney U Testi, (b) Pearson Ki-kare testi, SMV: Superior
mezenterik ven, SV: Splenik ven, PV: Portal ven

Tablo 3. Gruplar arasinda karaciger sag lobundaki ve sol lobundaki
metastaz sayilarinin ve metastaz oranlarinin karsilastirilmasi

                          Bas grubu            Govde-kuyruk grubu
                          Ortanca    Min-Mak   Ortanca  Min-Mak

Sol lob metastaz sayisi   1,0        (0-38,0)  10,0     (0-46,0)
Sag lob metastaz sayisi   6,0        (0-60,0)  11,0     (0-68,0)
Sag lob/Sol lob           3,0        (0-15,0)   1,3     (0-3,8)

                          p

Sol lob metastaz sayisi   <0,001
Sag lob metastaz sayisi    0,026
Sag lob/Sol lob           <0,001

Mann-Whitney U testi, Min: Minimum, Mak: Maksimum

Tablo 4. Gruplar arasinda metastazlarin segmental dagiliminin
karsilastirilmasi

           Bas grubu           Govde-kuyruk grubu
           Ortanca  Min-maks   Ortanca  Min-maks    p

Segment 1  0        (0-4,0)    0        (0-3,0)      0,005
Segment 2  0        (0-10,0)   3,0      (0-15,0)    <0,001
Segment 3  0        (0-15,0)   1,0      (0-10,0)    <0,001
Segment 4  0        (0-16,0)   3,0      (0-20,0)    <0,001
Segment 5  1,0      (0-14,0)   2,0      (0-15,0)     0,060
Segment 6  1,0      (0-15,0)   3,0      (0-20,0)     0,030
Segment 7  1,0      (0-21,0)   2,0      (0-15,0)     0,025
Segment 8  1,0      (0-20,0)   3,0      (0-20,0)     0,015

Mann-Whitney U testi, Min: Minimum, Mak: Maksimum

I Tablo 5. Govde-kuyruk yerlesimli tumorlerde Splenik ven invazyonu ile
sol lobdaki metastaz sayisi arasindaki iliski

                             Venoz invazyon       Venoz invazyon
                             olanlar (n=37)       olmayanlar (n=6)
                             Ortanca   Min-maks   Ortanca   Min-maks

Sol lobdaki metastaz sayisi  10        0-46       3         1-12

                             p

Sol lobdaki metastaz sayisi  0,134
COPYRIGHT 2018 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2018 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:OZGUN ARASTIRMA
Author:Gundogmus, Cemal Aydin; Samadov, Parviz; Sabet, Soheil; Ergelen, Rabia; Yardimci, Samet; Tuney, Davu
Publication:Turkish Journal of Radiology
Date:Aug 1, 2018
Words:3583
Previous Article:Manyetik rezonans goruntulemede kalite kontrol/Quality control in magnetic resonance imaging.
Next Article:Dalak atrofisi, portal ve renal ven trombozu ile birlikle ulseratif kolit olgusu/An ulcerative colitis case with splenic atrophy, portal and renal...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |