Printer Friendly

Political participation of homemaker women and their attitude to feminism: case of Izmir/Ev kadinlarinin siyasal katilimi ve feminizm anlayislaril Izmir ornegi.

Abstract

This article analyses the political participation of homemaker women in Izmir, Turkey and their attitude to feminist ideology, based on an anonymous survey conducted in 2014. The survey consists of the following questions: What is the meaning of being a women in Turkey? Who generally makes decisions in your family? Is there gender equality in your society? What are your proposals to solve gender inequality existing in the Turkish society? What is feminism? Are you a feminist? How do you consider the political responses regarding women's rights and violence against women? Have you experienced violence by your husband? How do you see the position of women in the Turkish society in the future? Do you watch the news on daily basis? Do you read the newspapers on daily basis? In the elections, can you vote for a different party from your husband's? Are you a member of an NGO? The answers to the questionnaire have been analysed both quantitatively and qualitatively. Izmir is the city on the West coast of Turkey. Izmir has been a city where different cultures live together, thereby contributing to a cosmopolitan culture. Today, Izmir still conserves its multicultural structure and from a sociological point of view, it is a city with a high share of intercultural relations and tolerance. It is the third largest city of Turkey with a population of 4,4 millions. Due to this multicultural character of the city, the patriarchal structure in Izmir weaker than other big cities and regions of Turkey. Consequently, a higher political participation of women in Izmir than in other parts of the country can be expected. Sixty per cent of the participants have a high school or university degree. However findings of the survey reveal that 36 per cent of women have experienced physical violence by their husbands, only 12 per cent are member of an NGO, 30 per cent of them do not read newspapers and only 16 per cent define themselves as feminists. The majority of the respondents define feminism negatively such as an unnecessary ideology, enemy of men or they do not even know the meaning of feminism.

Keywords: homemaker, woman, political participation, attitudes, feminism, Izmir.

Oz

Bu calismada Izmir'de yasayan ev kadinlarinin siyasal katilimi ve feminizm anlayislari arastirilmistir. Izmir ili sinirlari icerisinde 2014 yihnda 352 ev kadinina 40 sorudan olusan yuz yuze anket uygulamasi yapilmistir. Anket yapilan kadinlarin kimlik bilgileri sakli tutulmustur. Arastirmaya katilan ev kadinlarina Turkiye'de kadin olmak nedir? Aile ici kararlan kirn veriyor? Toplumda kadin erkek esitligi var mi? Kadin erkek esitsizligine cozum onerileriniz nelerdir? Feminizm nedir? Feminist misiniz? Kadin haklari, kadina karsi siddet konularinda siyasette geregi yapihyor mu? Gelecekte toplumda kadinin durumunu nasil goruyorsunuz? Esinizden siddet goruyor musunuz? Haberleri izliyor musunuz? Esinizden farkli bir partiye oy veriyor musunuz? STK uyesi misiniz? Gazete okuyor musunuz? sorulan yoneltilmistir. Anket sorularwdan elden edilen sonuclar yuzdelik degerler olarak tablolarda ve kadinlarin cumlelerinden ahntilar seklinde sunulmustur. Turkiye'nin batisinda yer alan Izmir tarihsel surecte yabancilarin ve Turklerin ic ice yasadigi bir sehir olmuctur. Farkh kulturlerin bulustugu bir nokta olan Izmir, toplumsal anlamda sehrin kozmopolit bir kulture sahip olmasina katki saglamistir. Bugun Izmir cok kulturlu yapisim hala korumakta sosyolojik anlamda kulturlerarasi paylasimlarm ve anlayisin yuksek oldugu 4,4 milyon nufusu ile Turkiye'nin ucuncu buyuk sehridir. Turkiye'nin diger bolgeleri ile karsilastinldiginda ataerkil yapinin dogurmus oldugu cinsiyet esitsizliklerinden nispeten daha az etkilendigini varsaydigimiz Izmirli kadinlarin siyasal katilimlari/ siyasete bakis acilari nasildir? Izmirli ev kadinlarinin siyasete bakis acilarim ortaya koymaya calisan bu arastir ma, Turkiye'de ataerkil anlayisin daha guclu oldugu bolgelerinde yasayan kadinlarin durumlarini tespit aasmdan bir referons olusturacaktir. Arastirmaya katilan ev kadinlan %60'i Use ve ustu egitim duzeyine sahiptir. Arastirmanin temel bulgulan arasinda Izmir'de kadinlarin %36'sinin eslerinden fiziksel siddet gordugu, sadece %12'sinin STK uyesi oldugu, %30'unun hic gazete okumadigi ve sadece %16'sinin kendini feminist olarak tanimladigi tespit edilmistir. Cogunluk ya feminizmin anlamim bilmemekte ya da gereksiz bir ideoloji ve erkek dusmanhgi olarak tanimlamaktadir.

Anahtar Kelimeier: ev kadinlan, siyasal katilim, feminizm anlayisi, Izmir.

Giris

Turkiye'de secmen kitlesinin yansini olucturan kadinlarin siyasette temsili konusunda onemli sikintilar vardir. Kadinlarin siyasete katilimi Birlesmis Milletler Kalkinma Programi 2010 verilerine gore incelendiginde Turkiye'nin 186 ulke arasindan 136. siradaki Kenya ve 143. siradaki Kongo'nun gerisinde kalarak 144. sirada yer almaktadir (Unal, 2011: 2).

Avrupa Birligi'ne aday bir ulke olan Turkiye, 2013'te yayimlanan Cinsiyet Ayrimciligi Raporu 2013 (Global Gender Gap, 2013) verilerine gore dunyada 135 ulke arasinda 120'inci sirada yer almaktadir. Nijerya, Zambiya, Etiyopya gibi daha dusuk gelir grubunda yer alan bircok Afrika ulkesi siralamada Turkiye'den daha ust yerdedir. Yine OECD ulkeleri arasinda 2011 yilinda yapilan kadinlarin icgucune katilim oranlarini gosteren aractirmada Turkiye %27,8 oran Ile kadinlarin icgucune katilimi en ducuk ulkedir.

Toplumsal Cinsiyet ecitligi, kadinlar ve erkekler arasindaki egitim Ecitsizliklerinin ortadan kaldinlmasi, kadinlarin istihdamda daha fazla pay almalan ve parlamentodaki kadin milletvekili sayisinin artinlmasim amaclamaktadir. Turkiye'de yillar itibariyle kadinlar ve erkekler arasindaki cinsiyet ecitsizlikleri egitim alaninda azalmaktadir. Son yillarda parlamentodaki kadin milletvekili sayisinda da artic gozlenmektedir. 1935'te %4,5, 1950'de %0,6, 1983'de %3, 1999'da %4,2 olan kadin milletvekili sayisi 2000 ile birlikte istenilen duzeyde olmasa da artic gostermistir. 2007'de %9,1 olan rakam, 2011'de %14,4'e yukselerek Turkiye Cumhuriyeti tarihinin en yuksek oranina ulasmistir (TUIK, 2012: 146). Turkiye'nin uye olmayi hedefledigi AB ulkelerinde kadin milletvekilleri oranlan cok daha yuksektir.

Ornegin Isvec'te kadin milletvekili oram %44,7, Finlandiya'da % 42,5, Hollanda'da %40,7, Danimarka'da %39,1 ve Almanya'da %32,9'dur (TUIK, 2012: 143). Turkiye oransal olarak 137 ulke siralamasinda 107. sirada yer almaktadir (Gokcimen, 2008: 38).

Turkiye'de kadinin statusunun tartisma konusu olmaya baslamasi Tanzimat donemine rastlar. 1900'lerin bacindan itibaren yayginlacan kadin gazetelerinde ozellikle egitim hakki, sokaga cikabilme ve calisma haklarindan soz edilmistir. (Tekeli ve Cakir'dan aktaran Gorgulu, 2014: 30). Nezihe Muhiddin Tepedelengil henuz Cumhuriyet Halk Firkasi bile kurulmadan "Kadin Haklan Firkasi" adli siyasi partinin kuruluc calismalarini tamamlayarak Turkiye'deki ilk siyasal partinin kurucusu olmuctur. Turkiye'de kadinlar Fransiz Devrimi'nden 1700'li yillardan itibaren savasim veren Fransiz kadinlarindan once, 1934'te secme ve secilme hakkini eide etmistir. Ama kadinlarin siyasette temsil oram gunumuzde hala %14,4 duzeyini gecememistir. Siyasal sureclere kadinlarin katilimim etkileyen toplumsal etmenlerin bacinda geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri gelmektedir. Turk toplumsal ve kulturel yapisina genel olarak bakildiginda, tum reformlara ragmen erkek egemen yapinin hala devam ettigi gorulmektedir. Kadinlarin yaptiklan icler "ozel" yasam alaninda, dolayisiyla toplumun ortak yasaminin dicinda gorulur; bu nedenle de kamuyu ilgilendirmeyen, diger bir deyicle apolitik bir dunyaya ait olarak tanimlamr (TUSIAD, 2004).

Turkiye'de kadinlarin istihdama katilim oranlan da dusmektedir. Bu dususun en onemli nedeni koyden kente goc ile tarimda calijan kadinlarin isgucunden kopmasidir. Kadinlarin egitim duzeyleri yukseldikce icgucune katilim oranlarin artmasi beklenir. Ama Turkiye'de tarn tersi bir durum soz konusudur. Ozellikle cehirlerde yasayan kadinlarin icgucune katilim oranlarinda beklenen artis olmamistir. 1923-27 doneminde Turkiye'de kadinlarin %81,3'u icgucune katilmaktaydi. Bu oran 1965'te %56,2'ye gerilemistir (Dulger, 1984: 95). Turkiye genelinde kadinlarin icgucune katilim oranlan ise 1988 yilinda %34,3 iken, 2004'te %24, 2012'de %29,5 olmustur. 2004 yili bir kinlma noktasi olarak ducunulebilir (Onder, 2013: 45). 1990 yilinda kentte yasayan kadinlarin icgucune katilma oram %17 iken, bu oran 2000 yilinda %15,7'ye dustu. 2006'da kentlerde kadinlarin icgucune katilma oram %16,7 ile biraz yukselme gosterdi (TUIK, 2001: 77). Gunumuzde ulke genelinde "kentsel ve kirsal alanlarda" kadinlarin icgucune katilma oram sadece %30,8'dir.

Kadinlar surekli olarak kamusal alandan dislanmis, ozel alan icinde sikicip kalmiclardir. Ataerkil yapi kadina ev kadin olma rolunu yuklemektedir. Kadin iyi bir ec, iyi bir anne ve iyi bir ev hanimi olmakla yukumludur. Toplum tarafindan kadina yuklenen bu roller kadinin hem sosyal, hem siyasi, hem de maddi anlamda ozgurlecmesinin onunu kesmistir. Toplumsal butun karar mekanizmalari erkeklerin elindedir. Turkiye'de gunumuzde toplam yaklacik 11,5 milyon ev kadin bulunmaktadir. Bu, 15 yas ustu butun kadinlarin yaklacik %41'ine denk gelen onemli bir rakamdir (TUIK; 2013 Yillik Hanehalki Isgucu Istatistikler). Literaturde yine cok fazla olmamakla birlikte agirlikli olarak icgucunde yer alan kadinlar ve sorunlan incelenmistir. Bu calismada Izmir'de yasayan ev kadinlarinin siyasal katilimlan ve feminist ideoloji anlayiclan aractinlmistir.

Ev Kadinlari

Turkiye'de literaturde, istihdamda kadin, isgucune katilan kadinlar uzerine yapilmis calismalar vardir ama sadece ev kadinlan uzerine yapilmic calismalarin sayisi oldukca simrlidir. Bu acidan bu bolumde dunya literaturunde ev kadinlan uzerine yapilmic calicmalardan kisa ozetler sunulacaktir. Farkli ulkelerde yapilmi? bu calicmatarda ev kadinlarina sorulmuc sorular, Izmir'de ev kadinlarina uygulanan anket sorulan icin referans olusturmustur.

Ev kadinlan uzerine yapilan calicmalar 1960'larda ikinci dalga feminist Hareketin guclenmesiyle agirlikli olarak teorik alanda yapilmistir. Bu Donemdeki feminist yazarlarin bacinda Simone de Beauvoir gelir. Beauvoir, ikinci Cins (Le Deuxieme Sexe) adli eserine "On ne nait pas une femme, on le devient" (Kadin olarak dogmuyoruz, kadina donucturuluyoruz) cumlesi ile baslar (1947: 1). Bu cumle kitabin anlatmak istedigini ozetlemektedir. Beauvoir bu eserinde kiz cocuklan surekli korunmaya muhtac, saclari okcanarak, diz uzerine oturtularak sevgi sozcukleri ile yetictirilirken, erkek cocuklarinin yumucak ses tonu ve sevgiden uzak, daha sert bir dil kullanilarak yetictirildiklerini yazar (Beauvoir, 1947: 18-19). Erkek cocuktar agaclara tirmanarak, arkadaclan ile gureserek veya dovucerek, ciddet icerikli oyunlarla sosyallecirken, ayni zamanda

vucutlarini dogaya hukmeden bir savas araci o larak algilarlar. Siddetin sonuclarindan ders cikanr, aciyi azaltmayi, gozyaclarini dindirmeyi ogrenirler (Beauvoir, 1947: 29). Erkek cocugunun gelecegi ducunulurken, denizci mi olacak, muhendis mi, backa cehirlerde mi yasayasak, dunyayi mi gezecek, cok zengin olacak mi ihtimalleri uzerine ducunulur. Butun bunlar erkek cocugun hayatinda yapacagi secimler konusunda kendisini ozgur hissetmesini ve bircok cansi oldugunu ducunmesini saglar. Oysa kiz cocugunun gelecegi, kaderi daha on iki yacina bile basmadan belirlenmistir. Once kocasinin kansi, sonra cocuklarinin annesi ve daha sonra buyukanne olacaktir. Aym annesi gibi evine bakacak, cocuklarini buyutecektir. Yani kisacasi onun hayat hikayesi alnina coktan yazilmistir ve gelecegi hakkinda secim yapma sansi yoktur (Beauvoir, 1947: 52). Beauvoir, kadinlarin en buyuk ducmaninin disandan dayatilan engeller degil, tersine yetictirilme tarzlarina bagli olarak, kendi konumlarini yanli? kavramalarina sebep olan "kafalarinin icindeki engeller" oldugunu vurgular (Erzene-Burgin, 2014: 20).

Matthews Just a Housewife; The Rise and Fall of Domesticity in Americ adli kitabinda Amerikan tarihinde ev kadinligim toplumsal statusunu inceler. 19. yuzyilda ev kadmlarinin gunumuzle karsilastinldiginda toplumda daha prestijli bir konumlan vardir. Kadmlar cocukluklarindan itibaren iyi bir ev kadini olmak icin yetictirilirler (Matthew, 1987: 73). Donemin onemli yazarlarinin romanlarini inceleyen Matthew ev iclerinde beceri saglayan kadinlarin ozel alanda guc sahibi olduklarini ve bu cekilde erkeklere karsi toplumsal konumlarini guclendirdiklerini savunur (Matthew, 1987:84). 19. Yuzyilin sonlarinda kadinlar ozel alandan aldiklan guc ile ilk sokak protestolarina baclarlar; secme ve secilme hakki isterler.

Turk kadini ilk sokak protestosunu 1828 yilinda izmir'de gerceklectirdi. izmirli kadinlar ekmege yapilan zammi protesto etmek icinde tarihte ile defa sokaga ciktilar. Izmirli kadinlarin bu protestosu sonucu ekmek zammi geri alindi. Ahmet Pi ratina Kent Arcivi ve Muzesi Muduru Yrd. Doc. Dr. Oktay Gokdemir, "Her yenilikte oncu olan, Osmanli ve Turkiye icin ilklerin kenti Izmir, bu ayaklanmaya da oncu konumunda. Izmirli kadinin kendi haklan icin sokaklara cikmasi onemli bir demokrasi hareketi. Kokeni Amazonlara dayanan izmir kadini, farkini 1828 yilindaki protestolarda gostermi?" (Gokdemir, 2011). Kadinlar siyasi haklan olmadan evlerini yeterince koruyamayacaklarina i namrlar. Matthew "domestic" feminizmin ev kadmlarinin siyasi haklarini elde etmesinde onemli bir rol oynadigim soyler. Kadinlar siyasi alanda daha cok guc kazanmak icin "evi" yani ozel alam ellerinde bir koz olarak 20. yuzyil baslarina kadar kullamrlar (Matthew, 1987: 89). Ama bazi yazarlara gore kadinlara ustun ozellik olarak atfedilen nitelikler annelik, yuce varlik gibi aslinda kadinlari daha dezavantjli bir konuma sokuyordu. Cunku bu rolleri gerceklectirebilmek icin yuksek bir entelektuel yetenek gerekmiyordu. Ozel alani kadinlarin avantajina siyasallastirmak, ev ve aile yasaminin degerlerinin sorgulariniaya baclamasina neden oldu. Ozellikle 19. yuzyil ve Endustri Devrimi sonrasi ev kadinlarinin toplumda ki konumlari ve statuleri daha cok tartisilir oldu (Mathew, 1987).

Feminist ideolojide toplumun dezavantajli kesimi olarak tanimlanan ev kadinlari uzerine ampirik ilk onemli calicma ise 1970'lerde Ann Oakley tarafindan Londra'da yasayan 40 ev kadini ile derinlemesine mulakatlar araciligiyla yapilmistir. Bu calicma, "Ev Isi Sosyolojisi" (Sociology of Housework) bacligi altinda kitap ceklinde basilmis ve gunumuzde ev kadinlari uzerine yapilan calicmalarda hala onemli bir referans olarak kullamlmaktadir. Oakley, bu calicmasinda ev kadinlarinin gunluk yacantilarindan uzun alintilar yaparak, kadinlarin ev icleri ile kendilerine verilen ev kadini rolunu ne derece benimsediklerini, ev kadini olarak ne derece mutlu bireyler olduklarini olcmeye calicmistir. Bu olcumleri yapmak icin kadinlarin egitim duzeyi, sosyal sinifi, ev ici iclerde ne derece ic bolumu yapildigi gibi degickenler kullariniistir. Oakley, toplumdaki kadinlar arasmda cogunlugu olucturan ev kadinlarinin sorunlarin neler oldugu, neden calicmadiklan ya da calicmak istemedikleri, cocuk bakimi, ev ici kararlarin verilmesinde ne tur rollen' oldugu gibi sorulara calismasinda cevap aramistir. Bu veriler ile ev kadinlarinin evlilik kurumu icerisinde ortak haklara sahip olan bireyler mi, yoksa evlilik kurumunun kadinlarin toplum icinde dezavantajli konumlarin daha da guclendiren bir kurum mu oldugunu sorgulamistir. Orta sinif kadinlar ve isci sinifi kadinlar olarak siniflandirdigi calicma sonuclarinda, orta sinif kadinlarin hayatlarinda toplumsal cinsiyet ecitliginin biraz daha fazla saglandigim tespit etmistir.

Toplumsal cinsiyet ecitliginin dunyada yuksek oranda saglandigi Iskandinav ulkelerinden biri olan Norvec'te ev kadini tanimi daha farklidir. Norvec'te ev kadinlarin cogunun eclerinin iyi bir geliri vardir. Genelde luks bir hayata sahip olan bu kadinlar icin boc zamanlarinda yaptiklan aktiviteler ev islerinden daha onemlidir (Kitterod & Ronsen, 2013: 1275-1277). Bilinen bir gercek kadinlarin egitim duzeyi arttikca icgucune katilim olanaklarinin artmasidir (KSGM, 2008). Turkiye'de kadin istihdaminin en yuksek oldugu cevre, ust sosyo-ekonomik siniflardir. Ducuk yasam standartlarinin egemen oldugu ait siniflarda kadinlar ailenin ihtiyaci olmasina ragmen, toplumsal ve geleneksel degerlerden dolayi sadece kocasinin nzasi olursa calicabilecegi iclerde icgucune katilabilmektedir (Kocacik ve Gokkaya, 2005: 200).

Kadin Yurttasligi ve Siyasal Katilim

Dunya kadinlari egitim duzeylerinden, geleneksel yasam bicimleri ve deger yargilarindan, yasalardaki ayrimci hukumlerden kaynaklanan engeller nedeniyle, yuzyillar boyunca, icinde yer aldiklan siyasal sistemlerle yeterince bag kuramadan yacamiclardir. Siyasal katilma, bireyin siyasal sistemle kurmus oldugu ilgi iliskileridir. Bu iliskiler siyasal olaylan izlemek ve bilgi edinmekten, siyasal eylemlerde bulunmaya, oy vermeye, adayliga ve siyasal karar mekanizmalarinda yer almaya kadar uzanan degicik bicim ve boyutlarda kendini gosterebilir (Gokcimen, 2008: 7).

Kadinlar kitlesel olarak tarih sahnesine ilk Fransiz Devrimi'yle cikmistir. Farkli kesimlerden kadinlar devrime destek vermicler; ecitlik, ozgurluk ve kardeclik soylemleriyle hak talep etmiclerdir. Liberal feministlerin kurama en buyuk katkilarindan bin ozel alan ve kamusal alan ayrimidir. John Stuart Mill (1806-1873) Kadinlarin itaati (The Subjection of Women) isimli eseri ile feminist ideolojiye onemli katkilarda bulunmuc yazarlardandi. Bu eserinde kadinin evlilik icindeki rolunu incelemic ve kadina karsi hukuksal olarak esit davramlmadigim vurguladi. Kadina yasal ve siyasi ecitlik saglariniasi gerektigini yazdi. Mill'e gore kadinin ozgur yasamim engelleyen uc onemli faktor vardi. Bunlar toplumsal cinsiyet, egitim ve evlilik. Mill kadinin bastirilmasinin Antik zamanlardan beri devam ettigini ve kadina karci olucturulan onyargilarin insanligin ilerlemesini onemli derecede engelledigini savunuyordu. Mill'in inancina gore, ideal bir dunyada kadinlar ve erkekler birbirlerine benzeyecekti. Erkekler daha az bencil olacak ve kadinlar da kendi varliklarini abartili bir bicimde inkar etmekten kurtulacakti (Walters, 2009: 71). Mill'e gore kadinlarin kamusalin dicinda tutulmasinin nedeni erkek cinsinin cogunlugunun, henuz ecitleri oian bir kadin ile birlikte yasama dusuncesine tahanimul edememeleriydi. Bundan dolayi erkekler kadinlarin ev hayatinda ikincil konumlarini surdurmelerini istemekteydi (Donovan, 2013: 64). Women and Economics (1898) (Kadin ve Ekonomi) adli eserinde Gilman kadina yuklenen annelik ve ev kadini rolunu electirir. Kadinin tum gun yapmic oldugu bu iclerin ekonomik degeri olmadigi gibi bu roller kadina toplumda daha asagi bir statu verir (Gilman, 1898). Jane Addams (1860-1935) Kadinlar nicin oy vermeliler? isimli makalesinde kadinlarin ozel alanda tecrit edilmic bir sekilde yasayamayacaklarini, cunku kamusal alanda olup bitenin surekli olarak ozel alani etkiledigini ileri surmektedir (Addams'tan aktaran: Donovan, 2013: 117). Pateman'da kamusal alandaki erkek yurttaclar arasindaki ecitligi mumkun kilanin ozel alandaki ecitsizlikler oldugunu ifade etmektedir. Kamusal/ozel aynmi, ozel alandaki ecitsizlikleri gorunmez kilmaktadir (Pateman'dan aktaran Cakir, 2013: 34).

Kadinlarin siyasallasmasin 19. yuzyilin ortalarindan, yani sanayi devrimi sonrasi farklilacan, tabakalacan toplumun; Avrupa'da Kapitalist uretim iliskilerinin sonucunda dogan sinif mucadelelerinin icine girmesiyle bacladigi soylenebilir. Yuzlerce yil aile ici karar mekanizmalarinda bile yer alamayan kadin, sinif mucadelesi icinde kendi haklarin bilincine varmic; mulk edinmekten kurtaja, ucret hakkindan secme ve secilmeye kadar uzanan bir dizi hakkin mucadelesini vermistir. Gelicmic ulkelerde kadinin siyasal katilimi kadinin ozgur iradesine bagliyken, azgelicmic ulkelerde bu durum genellikle kadinlarin baba veya kocalarinin istemlerine gore olabilmektedir. Toplumsal kosullara gore kadinlarin siyasal katilimi degicebilmektedir. Kadinlarin siyasal yacama ozgurce katilmalari egitim duzeyleri, calicma yacamindaki yerleri, evli olup olmamalan, gelir duzeyleri, kentlesme duzeylerine bagli olarak genicleyebilmektedir (Minibac'tan aktaran Geckin, 2009: 627). 1970 sonrasi feminist hareketin vurgulan, siyasal temsilin burokratiklecmic, Teknokratiklecmic bicimleri yerine, eylemi, ecitlik ve dayanismayi temel alan katilimci demokrasi ve yurttaclik bicimleriyle uyucmaktadir (Cakir, 2013: 37). Turkiye'de 1934 yilmda kadina secme ve secilme hakki verildiginden beri, kadinlar, bireysel davramca giren secme hakkim kullariniada tesvik gormekte, desteklenmekte ve kanalize edilmekte iken, ikinci tur katilimi gerektiren secilme hakkina iliskin olarak bu yardimi bulamamaktadirlar (Ayata, 2011: 262).

Turkiye'de buyuk kentlerde dogup buyumus ve egitimli kadinlarin siyasete bakic acilan, feminist ideolojiyi nasil degerlendirdikleri, neye gore oy verdikleri ve siyasete katilamamalarinin nedenleri nelerdir? Bu soruya verilecek yanitlardan bir kismi, kadinlarin kadin olarak duruslarini belirleyen ve kendilerinin de bilerek veya bilmeyerek yeniden uretiminde roi oynadiklan ataerkil ideoloji ile cuphesiz yakindan ilgilidir. Ataerkil toplumlarda egemen olan geleneksel ideolojinin cinsiyetci icbolumu, kadini oncelikle ev islerinden ve cocuk bakimindan sorumlu tutar. Bu nedenle, kadinlarin cogunlugu toplumsal uretimden uzak kalir ve kendilerini kucuk yaclardan itibaren ogretilip benimsetilen toplumsal cinsiyet ducunce ve davramc kaliplarina gore beceriler edinir (Onder, 2013: 55).

Erbil ve Pasinlioglu (2004) gerceklectirdikleri calicmalarinda ailede karar verme surecinde kadinin rolunu belirlemeyi hedeflemistir. Bu cercevede 280 kadin uzerine gerceklectirilen calicmada eclerin birlikte karar verme oraninin ortalama olarak %42,8, eclerin tek bacina karar verme oranlarinm ise yine ortalama olarak kadinlarda %27,3, erkeklerde %22 oldugu belirlenmistir. Kadinlarin daha az onemli konularda, erkeklerin ise onemli konularda karar verdigi saptanmistir. Genc ve yuksek egitimli kadinlarin ise aile ici karar vermede daha etkin oldugu tespit edilmistir. Cimen (2012) 600 kici uzerine gerceklectirdigi calicmasinda egitim duzeyinin kadinin aile ici kararlara katilimi uzerindeki etkinligini ortaya koymayi hedeflemistir. Bu cercevede egitim duzeyi yukseldikce kadinlarin hane gelirine katkilarinin ve hem aile icinde hem de toplumda statulerinin yukseldigi tespit edilmistir. Buna paralel olarak geleneksel aile yapisinda erkek tarafindan alinan kararlarin, kadinlarin egitim duzeyi yukseldikce ortak alinmaya bacladigi gorulmuctur. Ote yandan gayrimenkul ve araba alim-satimi, tatil ve tasarruf gibi onem derecesi yuksek maddi konularda ise erkegin tek bacina karar verme oranmda yukselme gorulurken, birlikte karar verme oraninin ductugu tespit edilmistir (Ayyildiz ve arkadaclan, 2014: 122). Sancar'in (2013) erkekler devlet, kadinlar aile kurar cumlesi Turk modernlecmesinin cinsiyet tarihini ozetlemektedir. Ailenin kurucusu kadin ise kadinin bu toplumun en kucuk grubunun icinde nasil bir rolu vardir? Kadin gercekten ailede onemli ve guclu bir konuma sahip midir?

Neden izmirli Ev Kadinlari?

Turkiye'nin 3. buyuk cehri 4,4 milyon nufuslu Izmir Turkiye'nin modern cehirleri arasinda adlandinlir. Ester Almelek Izmir Son Durak adli kitabinin on sozunde;

Bu 8 bin 500 yillik kozmopolit sehrin Bornova meydaninda, elinde kitabi olan Amazon heykeli tektir dunyada. Bir efsaneye gore, Smyrna (Izmir) sehri, erkeklerin aralarinda yacamasina izin vermeyen ve iyi ok atabilmek icin goguslerinden birini kestikleri soylenen Amazonlar tarafindan kurulmuctur. Gerci izmir'in kurulucunu anlatan baska efsaneler de vardir Ama ben en cok Amazonlar efsanesini yakictinnm bu sehre. Bu durum belki de izmirli kizlarin guzel ve kicilikli oluslarindandir (Almelek, 2014).

Izmirli kadinlarin Turkiye'nin diger bolgeleri ile karcilactinldiginda daha ozgur bir ortamda yacadiklan varsayimlariniaktadir. TUIK (2010) ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi (TSPB, 2011) tarafindan sunulan bazi istatistiki verilerler bu varsayimi destekler niteliktedir. Ornegin;

--Baslik parasi istenmesi Turkiye ortalamasi %18,1, Istanbul %14,1, Ankara'da %12,0 ve izmir'de bu oran %5,3 (TUIK, 2010: 30).

--Akraba evliligi Turkiye ortalamasi %23,3, Istanbul %17,6, Ankara %22,7, izmir %11,6 (TUIK, 2010: 31).

--Es ile tamsma cekli: Aile ve akraba cevresiyle tamcanlarin Turkiye ortalamasi %39,4, Istanbul %38,1, Ankara %45,1, izmir %35,1 (TSPB, 2011: 67).

--Evlilik karan kendi secimim diyenler Turkiye ortalamasi %41,0, izmir %50,8 (TSPB, 2011: 70).

--Bocananlarin Turkiye ortalamasi %5,3, Istanbul %6,6, Ankara % 6,9, izmir %7,5 (TSPB, 2011: 99).

--Kucuk cocuklarin anaokuluna gitmesi Turkiye ortalamasi %24,5, Istanbul %23,0, Ankara 24,2, izmir%29,7 (TSPB, 2011: 117).

--Erkek cocuk isteme durumu Turkiye ortalamasi %15,4, Istanbul %13,4, Ankara %14,8, Izmir %11,2 (TSPB, 2011: 155).

20. yuzyilin baclarinda izmir'in 250.000 dotayindaki nufusunun 55.000'ini Rumiar, 21.000'ini Museviler, 10.000'ini Ermeniler ve 50.000'ini yabanci uyruklular, geri kalanim da Musluman Turkler olusturuyordu (Umar, 1974: 13). izmir cok kulturlu, kozmopolit, bircok dinden farkli gruplarin uzun sender ic ice yasayabildigi bu acidan da sosyolojik anlamda kulturlerarasi paylasimlarin yuksek oldugu bir cehirdir. Bu zengin kulturel dokusu izmirli kadinlari da zenginlectirmistir. Turkiye'nin batisinda yer alan izmir'de ataerkil kulturel yapinin biraz daha zayif olmasi varsayimindan cikarsak, bu cehrin kadinlarinin daha ozgur, daha ecitlikci ortamlarda yetictikleri dusunulebilir. Izmirli ev kadinlarinin siyasal katilimlarinin, siyasete bakis acilarini ortaya koymaya calican bir aractirma Turkiye'de ataerkil yapinin daha kuwetli oldugu bolgelerinde yasayan kadinlarin durumlarini tespit acisindan bir referans olucturacaktir.

Yontem

Ornekleme secim yontemi ve ozellikleri: Aractirmada olasiliga dayanmayan ornekleme secme tekniklerinden kolayda ornekleme yontemi kullamlmistir. Katilimcilar izmir'in cecitli ilcelerinde yasayan, calicmaya gonullu katilmak isteyen, rastgele secilen ev kadinlandir. Anket yapilan kadinlarin buyuk bolumu izmir'in metropol ilcelerinde agirlikli olarak orta sinifin ikamet ettigi merkeze yakin kiyi kesiminde ve kiyi kesimine yakin semtlerde "Karciyaka, Konak, Karabaglar, Balcova, Bornova, Narlidere" ikamet etmektedir. Arastirnamin evrenini olusturan Izmir'de yasayan ev kadinlarinin sayisi yaklasik olarak 759.000'dir. Orneklem olarak secilen ev kadinlarinin sayisi 370'tir. Izmirli ev kadinlarinin anket uygulamasi, Izmir Universitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yonetimi Bolumu 2013-2014 egitim yili bahar donemi Sosyoloji dersini alan ogrenciler tarafindan yapilmistir. 2014 yilinda Izmir ili simrlan icerisinde agirlikli olarak orta sinifm ikamet ettigi merkeze yakin kiyi kesiminde ve kiyi kesimine yakin semtlerde Karciyaka, Konak, Karabaglar, Balcova, Bornova, Narlidere ilcelerinde ikamet eden 370 ev kadimna acik ve kapali uclu 40 sorudan olusan yuz yuze anket uygulamasi yapilmistir. Kadinlarin %45'i evli, %43'u bosanmis ve %12'si duldur. Ev kadini olmak ankete katilim koculudur.

Veri toplama araci ve ozellikleri: Aractirmada veri toplama araci olarak anket yontemi kullamlmistir. Anket coktan secmeli ve acik uclu olmak uzere kirk sorudan olucmaktadir. Dort sayfa olan anketin uygulama suresi yaklasik 30 dakika olmuctur. Anket katilimcilarla yuz yuze gorusme ceklinde uygulanmistir. Arastirmanin etik kurul izni alinmistir. Katilim gonullu olmuctur. Katilimcilara calicmanin gizliligi konusunda guvence verilmistir. Veri toplamadan once calicmayla ilgili bilgi verilmistir. Calicmanin sonuclarini etkilememesi icin calicmanin amaci gizli tutulmuc, calismanin sonucunu ogrenmek isteyen katilimcilara aractirmaciya ulacabilecekleri ileticim bilgileri verilmistir. Anket yapilan kadinlarin kimlik bilgileri sakli tutulmustur.

Anketin ilk bollimu; medeni durum, yac, egitim durumunu sorgulayan demografik olceklerden olucmaktadir. Ikinci bolumde katilimcilara yoneltilen baclica sorular kisaca su cekildedir: Neden ev kadini oldunuz? Turkiye'de kadin olmak nedir? Aile ici kararlari kim veriyor? Toplumda kadin erkek ecitligi var mi? Kadim erkek ecitsizligine cozum onerileriniz nelerdir? Feminizm nedir? Feminist misiniz? Feminizm hakkinda yazilar okudunuz mu? Kadin haklari, kadina yonelik ciddet konularinda siyasette geregi yapiliyor mu? Gelecekte toplumda kadinin durumunu nasil goruyorsunuz? Ecinizden ciddet goruyor musunuz? Haberleri izliyor musunuz? Ecinizden farkli bir partiye oy veriyor musunuz? Sivil Toplum Kurulucu uyesi misiniz? Gazete okuyor musunuz?

Anketin guvenilirligi: Anket %95 guven araliginda, [+ or -]%5 orneklem hatasi icin Ihtiyac duyulan orneklem buyuklugunu kapsayacak cekilde 370 kisiye uygulanmiptir. Uygulanan anketlerin 352'si gecerli sayilmistir. 18 anket orneklem cevresi dicinda uygulandigi icin gecersiz sayilmistir. Kadinlarin toplumda siyasal katilimim sadece oy vermek veya secilmek olarak degerlendirmek yanlis olacaktir. Siyasal katilim aile duzeyinde, guncel hayatin icinde baslar. Kadinlarin aile ici kararlara ne derece katilabildikleri, haberleri ne siklikta takip ettikleri, siyasal ideolojiler hakkinda bilgi duzeyleri, sivil toplum orgutlerine uyelikleri kadinlarin toplumsal anlamda siyasal katilimlarini gosteren diger degickenlerdir. Anket sorularindan elden edilen sonuclar, sayilar ve yuzdelik degerler seklinde bulgular bolumunde sunulmustur.

Bulgular

Bu bolumde katilimcilarin anket sorularina verdikleri cevaplar niteliksel ve niceliksel otarak degerlendirilmistir. Oncelikle katilimcilarin yac ve egitim durumunu sorgulayan demografik olcekler verilecektir. Daha sonra kadinlarin hem aile ici, hem de toplumda konumlarini sorgulayan sorulara verdikleri cevaplar yer almaktadir. Son bolumde kadinlarin feminizm anlayiclan ve bu anlayica nasil sahip olduklarini ortaya koymaya calisan sorularin bulgulan yer almaktadir. Ankete katilan kadinlarin yas araligi 18-81 arasidir. Anket yapilan ev kadinlarinin %60'i 31-50 yas araligindadir (Tablo1).

Ev kadinlarinin egitim durunlari incelendiginde %39'luk oranla ilk sirada lise mezunlan, ikinci sirada %24'luk oranla ilkokul mezunlari ve ucuncu sirada %18'lik oranla universite mezunlari gelmektedir. Bu tablo izmir'deki ev kadinlarinin %61'lik oranla lise ve ustu egitim duzeyine sahip oldugunu gostermektedir.

Izmir'de kadinlarin ev kadini olmalarimn en onemli sebebi ilk sirada %29,5'lik bir oranla eclerinin veya ailelerinin calicmalarina izin vermemesidir. Ikinci sirada %26,13 oranla cocuklarla ilgilenmek ve ucuncu sirada %25,56 oranla vasifli olmamak ve isten cikarilmak gelmektedir. Kadinlarin %16,47'si ise calicmak istemedikleri ve ev kadini olmayi rahat bulduklari icin kendi terdhleri ile ev kadini olmak istediklerini ifade etmiclerdir.

Aile ici kararlari %45 cift ortak verirken, %26 oramnda sadece erkekler, %22 oraninda da sadece kadinlar karar vermektedir.

Turkiye'de kadin olmak sizce ne anlama geliyor? sorusuna ankete katilan kadinlarin buyuk cogunlugu olumsuz cevaplar vermislerdir (Sekil 1). Katilimcilar Turkiye'de kadin olmayi magduriyet, zor ve degersiz olmak ceklinde aciklamiclardir. Katilimcilar Turkiye'de kadin olmayi erkek baskisinda yasamak, kole olmak, ciddete maruz kalmak, verici ve fedakar olmak, asagilanmak, ikinci sinif vatandac ve cinsel obje olmak seklinde tanimlamislardir. Katilimcilar Turkiye'nin bati bolgelerinde yasayan kadinlarin daha cansli olduklarini ifade etmislerdir.
   Turkiye'de kadin olmak evde oturup, cocuk dunyaya getirmek demek (K
   75). Turkiye'de kadin olmak ayiplarla, on yargilarla bas edebilmek,
   fikrini savunamamak ve konusamamaktir (K 126).


Kadinlarin %90'm toplumda kadin esitligi var mi sorusuna hayir yanitini vermistir. Kadinlar ecitsizlik alanlarinin basinda sirasiyla sosyal alan, calisma hayati ve egitim alani geldigini ifade etmiclerdir (sekil 2). Katilimcilara gore kadinlar toplum icinde hareketlerine, konusmalarina daha dikkat etmek zorundadirlar. Calisma hayatinda ise kadinlar daha az ucretle, daha az prestijli mesleklerde caticmak zorunda birakilmaktadir. Cogu kadin kiz cocugu cok okumaz ducuncesi ile egitim hayatindan kopanlmaktadir. Katilimcilar toplumda kadin erkek arasinda var olan ecitsizliklerin dogumdan itibaren basladigini, kiz ve erkek cocuklarinin yetistirilis tarzlarinin hatali oldugunu soylemiclerdir. Katilimcilara gore kiz cocuklarinin okutulmamasi, erken yasta evlendirilmesi, ayiplarla buyutulmesi toplumda kadin erkek arasinda ecitsizliklerin olusmasina yardimci oluyor. Bu sekilde yetictirilen kiz cocuklari evlendiklerinde kocalari tarafindan eziliyor, evliliklerinde kendilerine soz hakki tamnmiyor, cinsel alanda da ikinci planda kaliyorlar. Katilimcilar is hayatinda da kadinlarin hem maddi hem manevi olarak bircok ecitsizlikle karci karsiya kaldiklarini iletiyorlar. Calrcan kadinlarin ayni zamanda ev icLeri ve cocuklarin bakimim tek bacina ustlenmek zorunda kaldiklarini ve daha dusuk ucretlerle calictinldiklarini ifade ediyorlar.

Her alanda ecitsizlik var. Ornegin yetistirilme tarzmda oglan cocuklarinin erkeklige adim atiplan bile kutlamrken, kiz cocuklarinin ki ayip olarak gorulebiliyor. Is yacaminda ise eger kadin bir erkekten daha fazla para aliyorsa bu hazmedilemiyor. Bu ecitsizlik egitimle cozulur. Fakat ben bu konuda umutlu degilim (K 271).

Bu dusunceler kadinlarin %90'ninm toplumda kadin-erkek ecitligi yoktur cevabim vermesinin nedenlerini aciklamaktadir. Kadinlar toplumsal hayattin her alanmda kendilerini erkeklerden daha dezavantajli bir konumda gormektedir. Eclt cartlarin sunulmadigi bir ortamda kadinlarin toplumsal statulerini yukseltmeleri daha zor ve hatta bazi durumlarda imkansizdir.

Kadinlar erkeklerle aralarindaki ecitsizligin giderilmesi icin en bacta kadin ve erkegin ailede ve okulda iyi bir egitim almasi gerektigini ducunuyorlar. Ikinci sirada ataerkil zihniyetin degicmesi gerektigi ducuncesi var. Ucuncu sirada ise kadin erkek arasi ecitsizliklerin cozumunun olmadigini dusunenler var. Katilimcilar kadin erkek arasinda varolan ecitsizlikterin giderilmesi icin erkek cocuklarinin daha bilincli yetictiriImeleri gerektigini soyluyorlar. Erkeklerin kadinlara deger vermesi durumunda ecitsizliklerin azalacagini ducunuyorlar ve toplum yapisimn degicmesi gerektigini ifade ediyorlar. Bu konuda kadinlarin cevaplarindan birkac ahntiyi su cekilde siralayabiliriz.
   Erkekler kadinlarin daha bacarili olmalarini kendilerine
   yediremiyorlar. Bu sorunlarin giderilebilmesi icin erkeklerin
   kadinlarin da ustun oldugunu kabul etmeleri gerekir (K 178).

   Evliliklerde mesela. Erkek aldatinca elinin kiri, kadin aldatinca
   kotu. Toplum yapisi degicmeli (K 319).


Kadin ve erkekler arasindaki ecitsizliklerin giderilebilecegine inanmayan 22 no.lu katilimci ise ducuncelerini su cumle ile ifade etmistir;
   Ducunmuyorum, siyasiler onemsemiyor, gundeme getirmiyor. Kadin
   milletvekilleri dahil olmak uzere gerekli ciddiyet gosterilmiyor
  (K 22).


Ankete katilan kadinlarin %22'si feminizmin anlamim bilmemektedir. %20'si feminizmi erkek karsitligi olarak tanimlamistir. Feminizmin kadin-erkek esitligini savunan bir dusunce akimi oldugunu dusunenlerin orani %16'dir. Katilimcilarin ifadelerinden feminizmi daha cok olumsuz bir kavram olarak algiladiklan ve kendilerini feminist olarak tanimlamak istemediklerini anlasilmaktadir. Katilimcilar feminizmi erkek dusmam, erkeksiz yasam, erkekleri sevmeyen, erkeklere nefretle bakan, sadece tek pencereden bakan dar bakis acisi, bos muhabbet, gereksiz dusunce seklinde tanimlamislardir. Katilimcilarin bazilan evli olduklan icin feminist olamayacaklanm soylemislerdir.
   Feminizm bana gore erkekleri bastirmak kadinlan ustun gormektir.
   Ben feminist degilim. Kocami erkek gibi gorurum ve ona saygi duyanm
   (K 54). Genellikle toplumda erkekler tarafindan ezilmis kadinlarin,
   sonradan bunun farkina vanp bir baskaldiris sergilemesi. Okudum ve
   bunlan sacma buldugum icin kendimi feminist olarak adlandiramam
   (K 307).


Feminizmin daha cok kadin erkek esitligini savunan bir ideoloji oldugunu dusunen kadinlar feminizmi kadin haklarina sahip cikan, kadin erkek arasindaki ecitligi saglamaya calican bir ideoloji olarak tanimlamaktadirlar.
   Feminizm kadin erkek esitligi, kadin haklarinin kanunlarla korundugu
   kadimn on planda tutulmasidir. Okudum biraz hatirliyorum. Evet
   kendimi feminist olarak adlandirabilirim. Kadinlar toplumda
   erkekler tarafindan ezilmemeli, toplumda en iyi mevkilerde
   olmalidir (K 66).
   Feminizm kadinlarinda en az erkekler kadar degerli oldugunu belirten
   kavramdir. Evet feminizm konulu yazilar okudum. Kendimi feminist
   olarak adlandirabilirim (K 192).


Kadinlarin %38'i feminizm konulu yazilar okudugunu, %62'si ise okumadigini soyluyor. Kadinlar feminizm ile ilgili bilgileri daha cok televizyondan edindiklerini ifade ediyorlar.

Kadinlarin %76'si kendini feminist olarak tanimlamiyor. Aractirmaya katilan kadinlarin sadece %16'si kendini feminist olarak tanimlamistir. Katilimcilarin %7,9 ise kendilerini erkek ducmam olmayan, ama kadin erkek esitligini savunan feminist olarak tanimlamak istemistir.

Katilimcilar kadin haklarinin korunmasi ve kadina karsi siddetin engellenmesi konusunda siyasette gereginin yapilmadigini dusunmektedirler. Aractirmaya katilan kadinlar cogunlugu (%72) hemen hemen her gun iclenen kadin cinayetlerinin, siyasette gerekli calicmalarin yapilmadiginin gostergesi oldugunu dusunmektedir. %11'i yapildigini ancak yeterli olmadigini ifade ederken, siyasetin kadin haklanm korumada ve kadina karci siddeti engelleme noktasinda yeterli calicmalan yaptigini ifade eden kadinlarin oram sadece %13'tur.
   Hayir (geregi yapilmiyor), gundeme geliyor ama iki gun sonra yine
   unutuluyor. Devlet kadina koruma vermiyor (K 152).

   Bence geregi yapilmiyor. Geregi yapilsa bu kadar cok kadin
   cinayetleri olmaz (K 341).


Katihmcilarin %51'i kadinlarin gelecekte daha iyi bir konumda olacagini dusunurken, %20'si kadinlarin durumunda hicbir degiciklik olmayacagini ducunuyor. Katihmcilarin %24'u kadinlarin gelecekte durumlarimn daha da kotulesecegini ducunmektedir. Kadinlarin gelecekte toplumda daha iyi bir konumda olacagini savunan kadinlar, bu ducuncelerini kiz cocuklan arasinda yukselen egitim seviyesine baglamaktadirlar. Kadinlarin gelecekte toplumda daha iyi bir konumda olacagini ducunen kadinlar goruclerini cu cumlelerle ifade etmijlerdir;
   Bundan 20 sene once kadinlar kendi bacina karar veremiyorlardi.
   Gunumuze baktigimizda cok ilerleme kaydettiler. Gelecekte
   kadinlarin daha basanli olacagina inamyorum. Kadinlarin yonettigi
   bir Turkiye olabilir (K 14).

   Genclerden dolayi umutluyum. Cunku yeni nesil hem okuyor, hem
   bilincleniyor. Cumhuriyet ilkelerine bagli kalindigi surece kadinin
   daha yuksek statulu yerlere gelebilecegini dusunuyorum (K 121).


Kadinlarin toplumda ki konumlarinda gelecekte degifiklik olmayacagini, ayni cekilde devam edecegini ducunen kadinlarin ortak ifadeleri su sekildedir.
   Turkiye icin pek degicim olacagini sanmiyorum. Turk kadininin
   sinirlan bellidir, pek degisim olmaz (K 273).

   Hep boyle devam edecek bence. Bazi yerlerde kadin daha iyi konumda
   bazi yerlerde ikinci sinif muamele gormeye devam edecek (K 349).


Katihmcilarin bazilan kadinlarin durumlarinin iyilecmesinin erkeklere bagli oldugunu one surmuclerdir;
   Bu durum erkeklerin gelismesine, modernlesmesine bagli. Ana kuzusu
   olmazlarsa, eclerini yuceltirlerse olumlu olabilir (K 82).

   Erkekler engel olmadigi surece kadinlar cok daha iyi konuma
   gelebilir (K 207).


Kadinlarin durumlarinin gelecekte daha da kotulesecegini dujunen kadinlar bunu artan kadin cinayetlerine ve cocuk gelin vakalarina baglamaktadir.
   Kadin haklarinin korunmamasi, kadina karsi siddet icin gerekli
   yaptinmlarin olmamasi, gelecekte kadin profilini tehlikeye
   surukluyor. Onlemler alinmazsa tehlike olacak (K 190).

   Kadinlarin gittikce daha cok itilecegini ve kole gibi
   yasayacaklarini ducunuyorum. iyimser degilim. Cocuk gelinleri
   duyuyoruz. Surekli cinayetleri goruyoruz (K 49).


Ankete katilan izmirli ev kadinlarinin %36'si hayatinda en az bir kere esinden fiziksel ve %6,5'i psikolojik ciddete maruz kaldigini ifade etmistir.

Kadinlarin %80'i eslerinin oy verdigi partiye oy vermektedir. Esinden bocanmic bir katilimcirin ifadesi erkeklerin kadinlarin siyasi tercihleri ve oy haklan uzerinde kurdugu baskiya ornek olucturacak niteliktedir.
   Esimden ayrilmadan once zorluyordu onun verdigi partiye oy vermem
   konusunda. Fakat ben kendi gorusume gore oy kullamyordum. Bunu ona
   soylemiyordum (K 206).


Kadinlarin %74'u haberleri duzenli, %16'si ise diizenli olmasa da takip etmektedir. Haberleri hic izlemeyenlerin oram %10'dur. Cogunlugun haberleri duzenli takip etmesi ev kadinlarinin ulke siyasetine onem verdigini ve yakindan takip ettigini gostermektedir.

Katilimcilarin sadece %12'si bir Sivil Toplum Kurulusu'na uyedir. Bu veri kadinlarin toplumsal siyasal hayata ve kamusal alana katilimlarinin dusuklugunu gostermektedir.

Ankete katilan katilimcilarin %52'si duzenli olarak gazete ve kitap okuduklarini ifade ederken, %30'u hic gazete ve kitap okumadigini soylemistir. Kadinlar yukanda da belirtildigi gibi haberleri ve siyaseti daha cok gorsel medyadan, televizyondan takip etmektedir.

Tartisma ve Sonuc

Izmir'de ev kadinlarinin %60'i Use ve ustu egitim seviyesine sahiptir. Bu veri Izmir'de arastirmaya katilan ev kadinlarinin buyuk bir kisminin is gucune girebilmek ve iyi bir kariyer icin gerekli egitim seviyesine sahip oldugunu gostermektedir. Kocacik ve Gokkaya (2005), dusuk yasam standartlarinin egemen oldugu alt siniflarda kadinlarin ailenin ihtiyaci olmasina ragmen, toplumsal ve geleneksel degerlerden dolayi sadece kocasimn rizasi olursa calicabilesegi islerde isgucune katilabildiklerini one surmektedirler (s. 200). Izmir'de gerceklestirilen bu calismada da kadinlarin egitim duzeyleri yuksek olmasina ragmen ucretli bir iste calisamamalarinin onundeki en buyuk engelin kocalarinin veya ailelerinin izin vermemesi olarak belirtmektedirler. Odenekli bir iste calismamalari konusunda ifade edilen bir diger onemli sebep olarak evlendikten ve cocuk sahibi olduktan sonra ev ici odeneksiz isler nedeniyle isten aynlmak zorunda kaldiklarini ya da isten cikanldiklarini belirtmislerdir. Ataerkil ve geleneksel anlayisa gore kadinlarin ev disinda bir iste calisabilmeleri icin eslerinin nzasini aimak zorunda olduklan gercegi sadece ducuk gelir sinif veya kirsal kesimde yasayan daha dusuk egitimli kadinlarin karsilastiklan bir sorun degil; ayni zamanda orta sinif, sehirde yasayan ve egitimli duzeyi goreceli daha yuksek olan kadinlarin da karsilastiklari bir sorundur.

Arastirmaya katilan kadinlarin buyuk cogunlugu Turkiye'de kadin olmak konusunda olumsuz dusuncelere sahiptir. Kadini erkekten sonra gelen, ikinci sinif, ezilen, horlanan ama her zaman guclu olmak zorunda olan birey olarak tammlamaktadirlar. Kadini bu sekilde tammlayan katilimcilarin %90'ni Turkiye'de kadin erkek esitliginin olmadigini ifade etmekte ve bu esitsizlik alanlarinin basinda sosyat ve calisma yasamini gostermektedirler. Sosyal/kamusal alanda erkeklerin daha ozgur olduklarim; ama kadinlarin tum hareketlerine dikkat etmek zorunda ve surekli namuslarini korumakla yukumlu olduklarini belirtmislerdir. Kadin ve erkek arasinda her turlu alanda var olan esitsizligin giderilmesinde egitimin onemine ve ataerkil yapimn degismesi gerektigine vurgu yapmislardir. Aynca erkeklerin toplumsal cinsiyet esitligi farkindaligi artinlmadan toplumsal cinsiyet esitsizliginin en onemli nedenlerinden biri olan ataerkil yapinin kinlamayacagina inandiklarini belirtmislerdir.

Katilimcilar erkek ve kiz cocuklarinin yetistirilmesindeki yanlislara; toplumsal cinsiyet esitsizliklerini yeniden ureten yapiya dikkat cekmislerdir. Katilimcilarin bu konudaki ifadeleri kadinlarin egitim seviyesinin yukseltilmesinin yarn sira toplumsal cinsiyet farkindaliklarinin da artinlmasi gerektigine vurgu yaptiklan seklinde yorumlanabilir. Boylece kadinlarin icsellestirdikleri toplumsal cinsiyet rol ve kaliplarini degistirmesi mumkun olacaktir. Beauvoir da Ikinci Cins (1947) adli kitabinda kiz ve erkek cocuklarinin bebekliklerinden itibaren yetistirilis tarzlarindaki hatalara vurgu yapmaktadir. Kiz ve erkek cocuklarina hediye edilen oyuncaklar bile ataerkil ideolojiyi guclendirmek icin kullanilir. Kiz cocuklan oyuncak bebeklerle, kahve takimlan ile oynayarak annelik ve ev kadinligi rollerini icsellestirirken, erkek cocuklan arabalan, tabancalan ile kamusal alanda onlan bekleyen guclu ve dominant rollerine hazirlamrlar. Erkek cocuklarinin yetistirilmesinde toplumumuzda hala en onemli rolu anneler ustlenmektedir. Kiz ve erkek cocuklarinin yetrstirilmesinde daha esitlikci bir egitim anlayisina sahip olacak anneler, toplumsal cinsiyet esitliginin guclenmesine de katki saglayacaklardir. Ev islerinde kiz ve erkek cocuklara esit sorumluluklar verilmesi, kiz cocuklarinin erkek cocuklar gibi ozgur yetistirilmesi, esit maddi ve egitim olanaklarinin saglariniasi toplumsal cinsiyet rollerinin donusturulmesinde etkili olacaktir.

Bu konuda tartisilmasi gereken diger onemli bir nokta ise ev ici karsiliksiz islerin adaletsiz dagilimidir. Ornegin sadece annelere verilen ve uzatilmasi planlanan dogum izinlerinin, ebeveyn izni adi altinda anne ve babalarinin ortak alabilecekleri bir izin hakki olarak duzenlenmesi onemlidir. Turkiye'nin aday oldugu AB'inde, Fransa, Italya, ispanya, Belcika gibi bircok ulkede 3-5 yas arasindaki erken cocukluk egitimleri genel okut sistemine entegre edilmis durumdadir. Dolayisiyla herkes icin erisilebitir ve kamusal egitim sisteminin bir parcasi haline gelen bir okul oncesi egitim sistemi vardir. Dogum (ebeveyn) izni konusunda Isvec ve Almanya 47 haftalik ucretli dogum izni ile ilk sirada yer almaltadir. Norvec'te 44, Yunanistan'da 34, Finlandiya'da 32 hafta ucretli ebeveyn izni vardir. Turkiye'de ucretli dogum izni 16 haftadir ve sadece kadinlara verilmektedir. Aynca Turkiye'de kres ve anaokulu sayilan da cok yetersizdir. Cocuk bakiminin sadece kadina yuklenmemesi, toplumsal cinsiyet esitligini'n guclendirilmesi ve kadinin uzun sure isgucunden uzak kalmamasi amaciyla, Isvec ve Almanya'da 47 haftalik ucretli ebeveyn izninin esler arasinda paylasilmasi kurali vardir (Aksiyon, 22 Nisan 2013).

Ann Oakley Sociology of Housework (1974) adli calismasinda ev kadinlarinin evlilik kurumu icerisinde ortak haklara sahip olan bireyler mi, yoksa evlilik kurumunun kadinlarin toplum icinde dezavantajli konumlarini daha da guclendiren bir kurum mu oldugunu sorgulamistir. Arastirma sonucuna gore aile ici kararlan %45 cift ortak verirken, %26 oramnda sadece erkekler, %22 oramnda sadece kadinlar karar vermektedir. Erbil ve Pasinlioglu (2004) gerceklestirdikleri calismalarinda ailede karar verme surecinde kadinin rolunu belirlemeyi hedeflemistir. Bu cercevede 280 kadin uzerine gerceklestirilen calismada eslerin birlikte karar verme oramnin ortalama olarak %42,8, eslerin tek basina karar verme oranlarinin ise yine ortalama olarak kadinlarda %27,3, erkeklerde %22 oldugu belirlenmrstir. Bu iki calismadan cikan sonuclarin birbirine cok yakin olmasi, ev ici kararlarin alinmasinda ozel alanda kadinlarin belirli konularda soz hakkina sahip oldugunu gostermektedir.

Bu calismada arastirmaya katilan kadinlarin %76'si kendini feminist olarak tammlamiyor. Cunku feminizme daha cok erkek dusmanligi seklinde olumsuz anlam yukluyor. %62'si feminizm konusunda yazilmis yazilar okumamis. Burada sorulmasi gereken soru ulkemizde feminizm kadinlar arasinda neden cogunlukla sadece erkek dusmanligi olarak algilariniaktir? Kadinlarin bu goruse feminizm ile ilgili yazilar okumadan nereden ne sekilde sahip oldugudur? Turkiye'de toplumun birinci derecede habere ulastigi kanalin televizyonlar oldugu dusunulurse bu noktada ozellikle gorsel medyanin rolunu tekrar sorgulamak gerekir. Ayse Saktanber uzun yillar Turkiye'de medyada kadini incelemistir. Iyi, kabul goren kadinlar cesitli yayin organlarinda fedakar anne ve sadik, iyi es olarak tammlamr. Bu sekilde kadinlara onlardan talep edilen ideal kadinin ne oldugu gosterilir. Yine Saktanber'in diger bir tespiti cok onemlidir. Ozellikle gorsel medyada Turk toplumunda kadinlar en azindan temsili duzeyde, cinselliklerinden neredeyse tumuyle anndinlmis olanlarla, cinselliklerinin disinda herhangi bir kimligi bulunmayanlar olarak adeta ikiye ayriliyor. Serbest, rahat kadinlarin cinsellikleri her turlu seyre ve kullanima acik goruluyor. Saktanber 1978'den bu yana artan kadin dergilerinin feminist bir soylemi destekledigi ifade eder (Saktanber, 2011: 189). Ancak arastirmaya katilan kadinlarin siyaseti ve haberleri oncelikli olarak gorsel medyadan takip ettikleri goz onunde bulunduruldugunda, dergilerin kadinlarin feminizm ile ilgili dusuncelerini olusturmadaki etkisiz kaldigi dusunulebilir.

Kadin istihdaminm dusuk oldugu Turkiye'de ozel alana sikisip kalmis, kamusal alanda varlik gosteremeyen kadinlarin dis dunya ile iletisim araci olarak kullandigi televizyon programlarinin ve ozellikle kadinlara ozel programlarin iceriginin tekrar sorgulariniasi gerekmektedir. Arastirmada katilimcilarin %74'u haberleri duzenli, %16'si ise duzenli olmasa da takip etmektedir. Haberleri hic izlemeyenlerin orani %10'dur. Cogunlugun haberleri duzenli takip etmesi ev kadinlarinin ulke siyasetine onem verdigini ve yakindan takip ettigini gostermektedir. Siyasal katilim tiirlerini genel olarak ikiye ayirabiliriz: Bireysel siyasi katilim ve toplumsal siyasi katilim. Bireysel siyasi katilim, genel olarak vatandaslik gorevleri arasinda sayilan ve hicbir ikili insan iliskisini ozellikle gerektirmeyen, yalniz olarak yapilabilen siyasal katilim turudur ki, en belirgin ornegi oy vermektir. Toplumsal siyasal katilim ise bunun tersine, acikca insan iliskisi, grup davramsi ve sosyal faaliyet gerektirir sekilde yapilmaktadir. Bir siyasi partiye uye olmak, bir pozisyona aday olmak gibi. Kadinlar Turkiye'de 1934 yilinda secme ve secilme hakkini yani bireysel ve toplumsal siyasi katilim hakkini eide etmislerdir. Ancak arastirma sonuclari ve kadinlarin aday olma ve secilme oranlarina bakildiginda bu hakkin ozgur bir sekilde kullamldigim soylemek zordur. Ozellikle ikinci tur toplumsal siyasi katilimi secilme hakkina iliskin olarak herhangi bir toplumsal kabul soz konusu degildir (Ayata, 2011: 261). Arastirmada kadinlarin %80'i eslerinin oy verdigi partiye oy vermektedir. Secimlerde esinden farkli bir partiye oy veren kadinlarin orani %18, ayn partiye oy verip soylemeyenlerin orani %1 ve oy vermeyenlerin orani %0,2'dir. Kadinlarin %52'si duzenli olarak gazete ve kitap okuduklarini ifade etmistir. Katilimcilarin haberleri takip etmesi ve oy verme oranlarinin yuksek olmasi, kadinlarin bireysel siyasete katilimlarinin yuksek oldugunu gosteriyor. Ancak kadinlarin yuksek oranda esleri ile ayni partiye oy vermesi iki sekilde yorumlanabilir: Birincisi ailenin cikanna uygun olarak ortak bir kararla siyasi bir partinin desteklenmesi, ikincisi karann erkek tarafindan alindigi. Bu sorunun cevabi baska bir arastirmada derinlemesine sorgulanabilir.

Calismada katilimcilarin sadece %13'nun STK uyesi oldugu tespit edilmistir. STK uyeliginin dusuk olmasi toplumsal siyasal katilimin dusuk oldugunun acik bir gostergesidir. Kadinlarin bireysel katilimi uzerine dogrudan kontrol getiremeyen erkekler, onlarin toplumsal katilimi uzerine siki bir denetim kurmaktadirlar. Bu hem aile duzeyinde erkek egemenliginden hem de siyasette erkek egemenliginden ayn ayn ve birbirine bagimli olarak kaynaklariniaktadir (Ayata, 2011: 277).

Turkiye'de bircok Avrupa ve Kuzey Amerika ulkesine hatta bazi Musluman ulkelere gore kadin politikaci sayisi azdir. Bu kadar zor sartlara ragmen bazi kadinlarin politikaci olmalan, olmamalarindan daha sasirticidir (Ayata, 2011: 265). Cunku Turkiye'de siyasetin erkek egemen bir alan oldugu algisi hala guclu bir sekilde devam etmektedir. Serpil Cakir Erkek Kulubunde Siyaset (2014) adli kitabinda kadin parlamenterlerle yaptigi sozlu tarih calismasinda ayni tespitte bulunmustur. Erkekler kendi hakimiyetlerini kurduklan bu alanda yani siyasette kadinlan cok fazla gormek istemiyorlar. Son donemde kadin kotalan ile parlamentoda %14,4'e ulasan kadin milletvekili orani ile Turkiye hala dunya ulkeleri arasinda son siralarda yer almaktadir. Ayrica sadece kadin kotasi uygulandigim gostermek amaciyla kadin milletvekillerinin sayisini artmasi tek basina cok fazla anlam tasimamaktadir. Asil sorulmasi gereken soru kadinlarin siyasette ne derece karar vend pozisyonlarda yer aldiklandir. Turkiye'de bakan kadin, parti baskam kadin sayilan kadinlarin karar verici pozisyonlara getirilmediklerinin ve ayni zamanda siyasette kalici olamadiklarinin diger onemli gostergeleridir. Katilimcilar toplumda kadinin durumunun iyilestirilmesi icin siyasette gereginin yapilmadigim ya da yapilanlarin yetersiz oldugunu savunmaktadirlar. Bu nedenle ankete katilan kadinlarin yariya yakini gelecekte kadinlarin durumunun daha kotulesecegini ya da ayni kalacagini hicbir iyilesme olmayacagim dusunmektedirler. Modernlesme, ayni zamanda, kentlesme ve sanayilesme getirmistir. Turkiye aile yapisinda onemli degisikler gerceklesmis; bir cati altinda yasayan cekirdek aile yayginlasmis ancak feodal yapi baskin olmaya devam etmistir. Bireysellesme sureci tamamlanamamistir. Aile duzeninde, eslerin ve cocuklarin cinsiyetlerine gore farkli ve esitsiz rol ve sorumluluklan surmektedir. ikili iliskilerin ve aile iliskilerinin hiyerarsik yapisi, kiz cocuklarin ve kadinlarin birey, esit insan olarak gelisimini kisitlamaya devam etmektedir (Isik, 2002:41). Ataerkil yapi kadinlan ikincilestirmekte ve kadina yonelik siddeti mesrulastirmaktadir. Arastirmaya katilan kadinlarin %44'u hayatlarinda en az bir kez eslerinden fiziksel veya psikolojik siddet gordugunu ifade etmektedir.

Turkiye'de gunumuzde toplam yaklasik 11,5 milyon ev kadini vardir. Bu,15 yas ustu butun kadinlarin yaklasik %41'ine denk gelen onemli bir rakamdir (TUIK, 2013). Sehirlesme, krec ve anaokullarinin yetersizligi, ev ici odeneksiz islerin esitsiz dagilimi, kadinlarin egitim seviyelerinin erkeklere oranla daha dusuk seviyede olmasi kadinlarin ucretli bir iste calismamasinin, ev kadini olmasinm onemli nedenleridir (Goksel, 2013: 41). Goksel (2013) sehirlesme ve muhafazakarlajma arasinda pozitif bir etkilesim tespit etmistir. Artan sehirlesme artan muhafazakarlasmaya yol acmaktadir. Artan muhafazakarlasma sonucunda kadinlarin istihdam orani, is gucune katilma orani dusmektedir (Carkoglu & Kalaycioglu, 2009). Muhafazakarlasmamn arttigi ortamda da ucretli bir iste calismayan; isgucune katilmayan katilamayan kadin sayisi artmaktadir (Goksel, 2013: 53).

Sonuc olarak, ev kadinlan uzerine bu arastirmadan cikan sonuclar Turkiye'nin en gelismis sehirlerinden biri olarak adlandinlan izmir'de kadinlarin toplumdaki konumlarinin dezavantajli oldugunu gostermektedir. Izmir'den cikan bu sonuc, Turkiye'nin daha geleneksel ve ataerkil yapinin daha guclu olan bolgelerinde kadinlarin daha dezavantajli bir konumda oldugu seklinde genellenebilir. Ataerkil yapinin kinlmasi icin sadece kadinlarin egitim duzeylerinin yukselmesi yeterli degildir. Cagdas ve egitimli diye adlandirabilecek kadinlarin yasadigi zorluklar toplumsal egitim duzeyinin yani sira kadin ve erkeklerin toplumsal farkindaliginm artinlmasinm onemine isaret etmektedir. Erkek ve kiz cocuklarinin esitliksi bir anlayisla yetistirilmesi atilmasi gereken ilk adimlardan biridir. Egitim seviyesi yuksek ciftlerin olusturdugu ailelerde suregelen eg'tsizlikler ve siddet, sorunun bireylerin egitim duzeyinden bagimsiz oldugunu ortaya koymaktadir. Suphesiz kadinlarin egitim seviyesinin yukseltilmesi kadinlarin ekonomik ozgurluklerinin ve ozguveninin arttinlmasinda ve toplumda erkeklerin kurmus oldugu hakimiyetin yani ataerkil yapinin kirilmasinda etkili olacaktir. Ancak ataerkil yapinin degismesi icin ayni zamanda bunu destekleyecek gerekli sosyal politikalarin olusturulmasi gerekmektedir.

Kaynakca

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanligi (ASPB) (2011). Turkiye Aile Yapisi Arastirmasi. Istanbul: Cizge.

Aksiyon (22 Nisan 2013). Kariyer mi cocuk mu ikilemine tesvik formulu. internet adresi: http://www.aksiyon. com.tr/dosyalar/-kariyer-mi-cocukmu-ikilemine-tesvik-formulu_535305. Erisim tarihi: 14.05.2015.

Almelek E. (2014). izmir Son Durak. Istanbul: Minval Yayinlari.

Ayata A. (2011). Turkiye'de Kadinin Siyasete Katilimi. Icinde, Tekeli s. (Ed.), 1980'ler Turkiye'sinde Kadin Bakis Acisindan Kadinlar. Istanbul: iletisim: 261-279

Ayyildiz U., Baybars M. & Kesken J. (2014). Turkiye'de Kadinlarin Universiteler Baglaminda Yetki ve Karar Mekanizmalarina Katilimi. Dumlupinar Universitesi Sosyal Bilimler Dergisi. (42): 121-133.

Beauvoir S. (1947). Le Deuxieme Sexe, internet adresi: http://www.france info.us/03_books/books/beauvoir-deuxieme-sexe.pdf. Erisim tarihi: 12.01.2 015.

Bora A Gunal A. (2011 ). 90'larda Turkiye'de Feminizm. Istanbul: iletisim Yayinlari.

Clapham A. (2010). Insan haklan. Ankara: Dost Yayinlari.

Cakir S. (2013). Erkek Kulubunde Siyaset. Istanbul: Versus Yayinlari.

Carkoglu A. & Kalaycioglu E. (2009). The Rising Tide of Conservatism in Turkey. The United States: Palgrave Macmillan.

Donovan J. (2013). Feminist Teori (7. bsk). Istanbul: Iletisim Yayinlari.

Dulger I. (1984). Turkiye'de sehirde Yasayan Kadinin Siyasi Haklarini Kullanma Egilimleri. Ankara: DPT Yayinlari.

Erzene-Burgin D. (2014). Feminist Kuram. Icinde Erciyes N. & Aydinoglu G. (Ed.), Kadin ve Toplum. izmir: izmir Universitesi Yayinlari: 1-37.

Geckin E. (2009). Turkiye'de Kadinlarin Siyasal Katilimi: Ankara'da AKP'li ve CHP'li Kadin Karsilastirmasi. 6. Ulusal Sosyoloji Kongre Bildiri Kitabi, 'Toplumsal Donusumler ve Sosyolojik Yaklasimlar' Adnan Menderes Universitesi, Aydin.

Gilman C.P. (1898). Women and Economics: A Study of the Economic Relation Between Men and Women as a Factor in Social Evolution. Boston: Small Maynard&Co.

Gokcimen S. (2008). Ulkemizde Kadinlarin Siyasal Alana Katilim Mucadelesi. Yasama Dergisi, 10: 5-59.

Gokdemir O. (2011). Ilk Protestoyu Izmlrli Kadinlar Yapmis. Haber Detay. internet adresi: http://www.izmir. bel.tr/HaberDetay/8022/tr. Eklenme tarihl: 3 Aralik 2011. Erisim tarihi: 27.05.2015

Goksel I. (2013). Female Labor Force Participation in Turkey: The Role of Conservatism. Women's Studies International Forum. 41(1): 45-54.

Gorgulu U. (2014). Kadin ve Siyaset. Istanbul: Iz Yayincilik.

Kandiyoti D. (2013). Cariyeler, Bacilar, Yurttaslar. Istanbul: Metis Yayincilik.

KSSGM (2011). Tiirkiye'de Kadin 2001. Ankara: T.C. Basbakanlik Kadinin Statusu ve Sorunlari Genei Mudurlugu.

Oakley A. (1974). The Sociology of Housework. Pitman Press: Bath Britain.

Onder N. (2013). Turkiye'de Kadin Isgucunun Goruniimu. CSGB Calisma Dunyasi Dergisi, 1(1): 35-62.

Saktanber A. (2011). Turkiye'de Medyada Kadin: Serbest, Musait Kadin Veya iyi Es, Fedakar Anne, icinde, Tekeli s. (Ed.), 1980'ler Turkiye'sinde Kadin Bakis Acisindan Kadinlar, Istanbul: iletisim: 187-207.

Sancar S. (2013). Turk Modemlesmesinin Cinsiyeti. Istanbul: iletisim Yayinlari.

Umar B. (1974). izmir'de Yunanlilarin Son Gunleri. Ankara: Bilgi Yayinlari.

Unal Erzen M. (2011). Kadin Gozuyle Kadin Siyasetciler. Istanbul: Derin Yayinlari.

Tekeli S. (2011). 1980'ler Turkiyesi'nde Kadin Bakis Acisindan Kadinlar. Istanbul: Iletisim Yayincilik.

TUIK (2012). Istatistiklerle Kadin 2012. internet adresi: http://www.tuik.gov.tr/Kitap.do?metod=KitapDetay&KTJD=11&KITAPJD= 238. Erisim tarihi: 20.9. 2014.

TUIK (2013). Hanehalki isgucu istatistikleri 2013. internet adresi: http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=16015. Erisim tarihi: 20.9.2014.

TUSIAD (2010). Kadin-Erkek Esitligine Dogru Yuruyus: Egitim, Calisma Yasami ve Siyaset. Istanbul: TUSIAD Yayinlari.

Yildinm H. (2014). Osmanli Kadin Hareketi. Hacettepe Universitesi Kadin ve Toplumsal Cinsiyet Calismalari Yuksek Lisans Programi. internet adresi: http://huwgs.org/2014/04/osmanli-kadin-hareketi. Erisim tarihi: 19.4.2015.

Walters M. (2009). Feminizm. Ankara: Dost

WEF (2013). Global Gender Gap Report, internet adresi: http://www.weforu rn.org/reports/global-gender-gap-report-2013. Erisim tarihi: 20 Ekim 2014.

Defne Erzene Burgin *

Izmir Universitesi

* Yrd. Doc. Dr. Deine Erzene Burgin, izmir Universitesi, iktisadi ve idari Bilimler Fakultesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yonetimi Bolum Baskani, izmir-Turkiye. E-posta: defne.erzene@izmir.edu.tr.

Original research article

Article submission date : 30 March, 2015 Article acceptance date : 03 June, 2015

1302-9916[C]2015 emupress

Ozgun aractirma ve inceleme makalesi

Makale gonderim tarihi: 30 Mart, 2015

Makale kabul tarihi : 03 Haziran, 2015

==========insert table
Tablo 1: Katilimcilarin Yas Grubuna Gore Dagilimi

Yas Grubu              N     %

18-30                  60    %17,1
31-40                  104   %29,7
41-50                  106   %30,1
51-60                  52    %14,8
61-70                  19    % 5,4
71-81                  11    % 2,8
Toplam                 352   %100

Tablo 2: Katilimcilarin Egitim Durumuna Gore Dagilimi

Egitim Durumu          N     %

Okuma Yazma Bilmiyor   8     %2,2
Okuma Yazma Biliyor    1     %0,2
Ilkokul                86    %24,4
Ortaokul terk          5     %1,4
Ortaokul               33    %9,4
Lise Terk              7     %1,9
Lise                   140   %39,7
Onlisans               4     %1,13
Universite             63    %17,8
Yuksek Lisans          2     %0,56
Universite Terk        2     %0,56
Cevap yok              1     %0,3
Toplam                 352   %100

Tablo 3: Neden Ev Kadini Olmayi Tercih Ettiniz? Sorusuna
Verilen Cevaplarin Dagilimi

                                           N     %

Cocuklarla ilgilenmek                      92    %26,13
Ev kadini olmak rahat/calismak istememek   58    %16,47
Vasifli olmamak veya isten cikarilmak      90    %25,56
Esinin veya ailesinin izin vermemesi       104   %29,54
Evlilik                                    22    %6,25
Diger Nedenler                             25    %7,10

* Katilimcilar birden cok cevap vermislerdir.

Tablo 4: Aile Ici Kararlari Kim Veriyor? Sorusuna Verilen
Cevaplarin Dagilimi

                                           N     %

Beraber                                    160   %45,
Esim                                       93    %26,4
Ben                                        78    %22.2
Diger                                      21    %5,9
Toplam                                     352   %100

Tablo 5: Toplumda Kadin Erkek Esitligi Var Mi?
Sorusuna Verilen Cevaplarin Dagilimi

         N     %

Evet     35    %10
Hayir    317   %90
Toplam   352   %100

Tablo 6: Feminizm Nedir? Sorusuna Verilen
Cevaplarin Dagilimi

                                      N     %

Kadin yanli bakis acisi / ustunlugu   90    %25.6
Bilmiyorum                            79    %22,4
Erkek karsitligi                      71    %20,2
Kadin erkek esitligi                  57    %16,2
Gereksiz, bos dusunce                 13    %3,7
Kadin ozgurlugu                       13    %3,7
Kadin orgutlenmesi, dayanismasi       8     %2,3
Kadin baskaldirisi                    5     %1,4
Kadinlarin kendi haklarini savunmasi  4     %1,1
Cevap yok                             12    %3,4
Toplam                                352   %100

Tablo 7: Feminizm Konulu Yazilar Okudunuz Mu? Sorusuna Verilen
Cevaplarin Dagilimi

                                 N     %

Evet                             134   %38
Hayir                            218   %62
Toplam                           352   %100

Tablo 8: Kendinizi Feminist Olarak Tanimlar Misiniz? Sorusuna
Verilen Cevaplarin Dagilimi

                                 N     %

Hayir                            268   %76
Evet                             56    %15,9
Erkek dusmani olmayan feminist   28    %7,9
Toplam                           352   %100

Tablo 9: Kadin Haklari, Kadina Yonelik Siddet Konularinda
Siyasette Geregi Yapiliyor Mu? Sorusuna Verilen Cevaplarin
Dagilimi

                                N     %

Evet                            48    %13
Hayir                           263   %72
Yeterli degil                   41    %11
Eskiye gore iyi                 10    %3
Bilmiyorum                      5     %1

* Katilimcilar birden cok cevap vermislerdir.

Tablo 10: Gelecekte Toplumda Kadinin Durumunu Nasil Goruyorsunuz?
Sorusuna Verilen Cevaplarin Dagilimi

                 N     %

Iyimser          180   %51,1
Kotumser         84    %23,9
Aynen devam      72    %20,5
Sartli iyimser   16    %4,5
Toplam           352   %100

Tablo 11: Esinizden Fiziksel Siddet Goruyor Musunuz?
Sorusuna Verilen Cevaplarin Dagilimi

                               N     %

Hic gormedim                   210   %59,7
Bir kere                       43    %12,2
Ara sira                       58    %16,5
Cok sik                        25    %7,1
Psikolojik siddet              23    %6,5

* Katilimcilar birden cok cevap vermislerdir.

Tablo 12: Esinizin Verdigi Partiye Mi Oy Veriyor Musunuz?
Sorusuna Verilen Cevaplarin Dagilimi

                                N     %

Evet                            283   %80,4
Hayir                           64    %18,2
Ayri partiye verip soylememek   4     %1,1
Oy kullanmadim                  1     %0,2
Toplam                          352   %100

Tablo 13: Haberleri Izliyor Musunuz? Sorusuna Verilen
Cevaplarin Dagilimi

                               N     %

Evet                           268   %74
Hayir                          31    %10
Duzenli degil                  53    %16
Toplam                         352   %100

Tablo 14: Sivil Toplum Kurulusuna Uye Misiniz? Sorusuna Verilen
Cevaplarin Dagilimi

                N     %

Evet            43    %12,2
Hayir           309   %87,8
Toplam          352   %100

Tablo 15: Gazete Kitap Okuyor Musunuz? Sorusuna Verilen
Cevaplarin Dagilimi

                N     %

Evet            185   %52,25
Hayir           105   %29,82
Duzenli degil   62    %17,61
Toplam          352   %100

Sekil 1: Turkiye'de Kadin Olmak Sizce Ne Anlama Geliyor? Sorusuna
Verilen Cevaplarin Dagilimi

Anne olmak aile kurmak         23
Magduriyet                    128
Goreceli kadinlik              34
Toplumsal degerlere gore       24
Evle ilgilenmek                44
Ozgur olmamak                  37
Ayricalik                      12
Erkek baskisi siddet           23
Sorumluluk                     21
Guvencesiz olmak                7
Degersiz olmak                 41
Turkiye'de kadin olmak zor     84
Normal                          2
Mutlu                           1
Fikri yok                       2
Esit                            1

* Katilimcilar birden fazla cevap vermicler.

Note: Table made from bar graph.

Sekil 2: Toplumda Hangi Alanlarda Kadin Erkek Esitsizligi Vardir?
Sorusuna Verilen Cevaplarin Dagilimi

Her alanda                  75
Calisma hayatinda          113
Siyasal alanda               6
Egitimde                    32
Hukuki alanda                3
Cinsellikte                  1
Kapali kadinlara karsi       1
Sosyal alanda              170
Bircok alanda               18
Dogal olarak                 2

* Katilimcilar birden fazla cevap vermicler.

Note: Table made from bar graph.

sekil 3: Toplumda Kadmlar ve Erkekler Arasinda Var Olan
Ecitsizlik Sorunlan Nasil Cozumlenir? Sorusuna Verilen
Cevaplarin Dagilimi

Egitim (kamusal ve ailevi)        105
Ataerkil zihniyet degismeli        47
Sosyal polikalar (Yasal mevzuat)   10
Daha fazla ozgurluk taninmali)      5
Kadinlarin mucadelesi ile          12
Hukumet degismeli                   2
Kadina pozitif ayrimcilik           7
Cozumu yok                         42
Cinsiyetler arasi iltisim          10
Diger                               4
Fikri yok                           9

* Soruya cevap vermeyen katilimcilar vardir.

Note: Table made from bar graph.
COPYRIGHT 2015 Eastern Mediterranean University
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2015 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Burgin, Defne Erzene
Publication:Kadin/Woman 2000
Date:Jun 1, 2015
Words:8454
Previous Article:Women in chase of truth: wonder woman, Margaret Sanger and the future of planned parenthood/Gercegin pesindeki kadinlar: wonder woman, Margaret...
Next Article:Aliye Rona as an unusual female character in Turkish cinema/ Turk sinemasi'nda sira disi bir kadin karakter olarak Aliye Rona.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |