Printer Friendly

Percutaneous nephrolithotomy in supine position: first series in Turkey / Supin pozisyonda perkutan nefrolitotomi: Turkiye'den ilk seri.

Ozet

Amac: Perkutan nefrolitotomide (PCNL) en sik kullanilan pozisyon olan pron pozisyonun bazi dezavantajlari gozunune alinarak supin pozisyonda PCNL tanimlanmistir. Bu calismada klinigimizde supin pozisyonda uygulanan PCNL sonuclarinin sunulmasi amaclanmistir.

Gerec ve yontem: Kliniginimizde Nisan 2010-Ocak 2011 tarihleri arasinda toplam 29 hastada, 29 renal uniteye supin pozisyonda PCNL yapildi. Tum hastalar primer renal tasli hastaydi ve daha once hic acik ya da perkutan cerrahi gecirmemisti. Hastalar preoperatif donemde intravenoz piyelografi ve bilgisayarli tomografi ile degerlendirildi. Islem baslarken cerrahi yapilacak tarafa renal yastik yerlestirildi ve litotomi pozisyonunda ureter katateri takildi. Renal giris yaparken posterior aksiler cizgi markirla isaretlenerek anterioruna gecilmedi. Ilk 6 hastaya perioperatif ultrasonik akses, 23 hastaya ise skopik akses yapildi. Dilatasyonda 9 hastada Amplatz, 20 hastada balon dilatator kullanildi. Toplayici sisteme 26F nefroskopla girilip taslar ultrasonik ve pnomotik litotriptorlerle kirilip toplandi.

Bulgular: Bes hastada rezidu ([greater than or equal to]4 mm) taslar gozlendi; 24 hastada tassiz olarak operasyon sonlandirildi (%82). Tum hastalara tek akses yapildi. Kanamasi olmayan, ekstravaze olmayan ve tassiz kalan 5 vakada sadece 6F double-J kateter retrograd konularak tupsuz sonlandirildi (%17). Hastanede postoperatif yatis sureleri ortalama 3.1 gun (dagilim 1-5 gun). Ortalama ameliyat suresi 64 dakika (dagilim 25-130 dakika) idi. Uc hastada postoperatif ates izlendi. Hastalardan birinde postoperatif 5. gunde akintisinin kesilmemesi sebebiyle double-J stent konuldu. Cerrahi ve anesteziye bagli baska komplikasyonla karsilasilmadi.

Sonuc: Supin pozisyonda yapilan PCNL hasta konforu, retrograd yaklasima izin vermesi ve kabul edilebilir anestezi riskleri acisindan tercih edilebilecek bir yaklasimdir. Basari ve komplikasyon oranlari acisindan pron PCNL ile benzer sonuclara sahiptir.

Anahtar sozcukler: Perkutan nefrolitotomi; supin; tas.

Abstract

Objective: Due to some disadvantages of prone position, which is the most preferred approach in percutaneous nephrolithotomy (PCNL), supine PCNL has been described. In this study, we aimed to present the outcome of PCNL applied in supine position in our clinic.

Materials and methods: Between April 2010 and January 2011, 29 supine PCNL operations were performed on 29 renal units in our clinic. All the patients had primary renal stones without history of open or percutaneous surgery. The patients were evaluated by intravenous pyelography or computed tomography. At the begining of the procedure, renal pillows were located under the ipsilateral side, and ureteral catheters were placed in lithotomy position. Posterior axillary line was marked and never passed through anterior of this line during the renal access. Ultrasonographic access was done in first 6 cases, and then scopic access was performed to other 23 cases. Amplatz dilatators were used on 9 patients and balloon dilatators on 20 patients. The stones were broken with ultrasonographic and pneumautic lithotripsy by using 26F nephroscope, and then fragments were taken out.

Results: Residual stones ([greater than or equal to]4 mm) were detected in 5 patients, and 24 procedures were ended as stone-free (82%). Only one access was performed in all patients. In 5 patients who were without bleeding and extravasation, and who were stone-free (17%); the procedure was completed as tubeless by placing retrograde 6F double-J catheter. Mean hospitalization time was 3.1 days (range 1-5 days). Mean operating time was 64 min (range 25-130 min). Postoperative fever was developed in 3 patients. Double-J catheter was placed in a patient at postoperative 5th day because of prolonged urine leakage. No other surgical and anesthetic complication was detected.

Conclusion: Supine approach of the PCNL can be preferred in terms of patient comfort, allowing retrograde manipulations, and acceptable anesthetic risks. This position has similar success and complication rates with prone PCNL.

Key words: Percutaneous nephrolithotomy; stone; supine.

Perkutan nefrolitotomi (PCNL) operasyonu, 2 cm uzerindeki bobrek taslari, alt pol kaliks taslari ve endoskopik sok dalga tas kirmaya (ESWL) direncli bobrek taslarinda tercih edilecek ilk tedavi yontemi haline gelmistir. (1-3) Geleneksel olarak bobrek taslarina yonelik tedavi secenegi olarak kullanilan acik cerrahi, minimal invazif yontemlerin populer hale gelmesi, endoskopik aletler ve teknikler uzerinde son yillarda onemli gelismelerin olmasiyla birlikte yerini PCNL'ye birakmistir. (4) 1955 yilinda Goodwin ve ark. (5) tarafindan pron pozisyonda bir hastaya renal aksesin tanimlanmasi ve arkasindan 1976'da Fernstrom ve Johansson'un (6) nefrostomi traktindan ilerleyerek bobrekten tas ekstraksiyonunu bildirdikleri ilk vakalar ile PCNL yuksek basari orani ve dusuk morbidite nedeniyle, yaygin ve tercih edilen bir tedavi yontemi haline gelmistir. (7)

Morbid obezler ve kardiyopulmoner hastaligi bulunan yuksek riskli hastalarda PCNL operasyonunun yuksek riskler icermesi, litotomi pozisyonunda ureteral kateter yerlestirilmesi, ardindan pron pozisyona gecerken anestezi esnasinda cerrahi disi sure olmasi, hemodinamik degisiklikler, sinir ve kas sisteminde hasar olusma riski gibi sorunlar nedeniyle, pron pozisyonda PCNL operasyonuna alternatif yontemler aranmaya baslanmistir. (8), (9)

1987 yilinda Valdivia ve ark. (10) tarafindan supin pozisyonda ilk PCNL operasyonunun tanimlanmasinin ardindan, bazi urologlar bu yontemi kullanmaya baslamislar ve kendi gelistirdikleri teknikleri ve tecrubelerini literature yansitmislardir. Kardiyovaskuler sistemde operasyon esnasinda stabilitenin daha fazla korunmasi, pozisyon degisimi olmamasi nedeniyle operasyon suresinin kisalmasi ve daha az sinir sistemi hasari, cerrahin operasyonda oturarak calisabiliyor olmasi, daha az radyasyona maruz kalmasi, es zamanli olarak ureteroskopiye izin vermesi gibi avantajlar bildirilmistir. (8), (9) Biz bu calismamizda supin PCNL sonuclarimizi sunmayi amacladik.

[ILLUSTRATION OMITTED]

Gerec ve yontem

Klinigimizde Nisan 2010-Ocak 2011 tarihleri arasinda toplam 29 hastada, 29 renal uniteye supin poziyonda PCNL yapildi. Bu operasyonlarda; yas, cinsiyet, ortalama tas boyutu, operasyon suresi, tassizlik orani, ates, kanama, transfuzyon orani, infeksiyon, idrar ekstravazasyonu, sepsis ve organ yaralanmasi gibi komplikasyon oranlari kayit altina alindi. Tum hastalar primer renal tasi olan hastalardi ve daha once hic acik ya da perkutan cerrahi gecirmemislerdi. Preoperatif donemde hastalar, renal yerlesim ve tas lokalizasyonunun belirlenmesi amaciyla intravenoz piyelografi ve kontrastsiz spiral bilgisayarli tomografi ile degerlendirildi. Hastalara preoperatif profilaksi amaciyla seftriakson 1x2 gr i.v. olarak uygulandi. Anestezik yontem olarak 5 hastada epidural, 24 hastada genel anestezi tercih edildi.

Hastalara operasyonda supin Valdivia, alt ekstremitelere ise Galdakao modifiye litotomi pozisyonu verildi. Bu pozisyonda tanimlandigi gibi, tasin dugu taraf alt ekstremite ekstansiyona, kontralateral alt ekstremite ise abduksiyona alindi. Cerrahinin yapilacagi tarafa flank altina 3 L hava ile olusturulan renal yastik yerlestirilerek, hafif yan pozisyon verildi. Ipsilateral ust ekstremite ise operasyon sahasindan siper yardimiyla askiya alinarak uzaklastirildi. Posterior aksiler cizgi, illiak krest ve 12. kosta isaret kalemi ile belirlendi (Sekil 1). Ipsilateral ureter orifisine, 20F sistoskop (Karl Storz, Tuttlingen, Almanya) ve 30[degrees] lens kullanilarak floroskopik akses esnasinda piyelografi, ultrasonografik akses esnasinda hidronefroz elde edebilmek amaciyla 6F ureteral katater yerlestirildi. Renal giris yaparken posterior aksiller cizginin anterioruna gecilmedi. Deneyimlerimiz kisitli oldugundan renal akses ilk 6 hastaya perioperatif ultrasonografi esliginde (Logic3, GE Healthcare, ABD) yapilirken, sonraki 23 hastaya ise skopi esliginde (Ziehm Imaging, Nurnberg, Almanya) yapildi. Renal giris saglanirken cerrah pron PCNL'den farkli olarak oturmaktaydi. Dilatasyonda 9 hastada Amplatz dilatator seti ile 28-30F kadar, 20 hastada balon dilatator 30F ile 16-20 atmosfer basinc dilatasyon kullanildi. Dilatasyon seti uzerinden yerlestirilen akses kilif icerisinden 26F nefroskopla (Storz, Almanya) toplayici sisteme girilerek taslar ultrasonik ve pnomotik litotriptorlerle (EMS Swiss LithoClast Master, Isvicre) kirilarak toplandi. Operasyon sirasinda kanamasi olmayan, skopik kontrol ile klinik olarak anlamli 4 mm ve ustunde rezidu tasi kalmayan ve antegrad piyelografi ile ekstravazasyonun gorulmedigi vakalar tupsuz olarak sonlandirildi. Tupsuz sonlandirilan vakalara diversiyon olarak 6F double-J katater, digerlerine ise re-entry nefrostomi katateri konuldu (Tablo 1). Hastalar postoperatif donemde hemogram, ure ve kreatinin degerleri ile takip edildi. Operasyon sonrasi 2. gun hastalara direk uriner sistem grafisi ve antegrad piyelografi cekildi. Antegrad piyelografide ekstravazasyon olmayan, mesaneye opak gecisi saglanan ve komsu organ yaralanmasina isaret edebilecek radyolojik goruntulerin olmadigi goruldukten sonra diversiyon kataterleri cekildi. Dilatasyon alanindan idrar kacagi kesildikten sonra hastalar taburcu edildi. Hastalar postoperatif 14. gunde hemogram, ure, kreatinin, tam idrar tetkiki ile, 1. ayda kontrastsiz spiral abdomen tomografi ya da intravenoz piyelografi ile degerlendirildi. Sonuclar SPSS 15.0 yazilim programinda ki-kare testi ile ayni tarihe kadar yapilan pron pozisyondaki PCNL operasyonlarinin tas boyutlari ve operasyon sureleri ile postoperatif 1. gun ve 3. ay tassizlik oranlari acisindan karsilastirildi.
Tablo 1. Supin PCNL vakalarinin temel bulgulari (n=29)

 n

Cinsiyet Kadin 11

 Erkek 18

Anestezi Epidural 5

 Genel 24

Giris teknigi Ultrason esliginde 6

 Floroskopi esliginde 23

Dilatasyon teknigi Amplatz dilatasyon 9

 Balon dilatasyon 20

Diversiyon Re-entry nefrostomi 24

 Tupsuz (sadece double J) 5


Sonuclar SPSS 15.0 yazilim programinda ki-kare testi ile ayni tarihe kadar yapilan pron pozisyondaki PCNL operasyonlarinin tas boyutlari ve operasyon sureleri ile postoperatif 1. gun ve 3. ay tassizlik oranlari acisindan karsilastirildi.

Bulgular

Calisma populasyonu 11 kadin ve 18 erkek hastadan olusmaktaydi. Hastalarin yas ortalamasi 41[+ or -]9.00 yil (dagilim 21-62) olarak hesaplandi. Ortalama tas boyutu 4.2[+ or -]0.62 [cm.sup.2] (dagilim 3.2-5.3 [cm.sup.2]) idi. Tum hastalara tek subkostal akses yapildi, ikinci bir aksese ve dilatasyona ihtiyac duyulmadi. Ortalama ameliyat suresi 64[+ or -]23.53 dakika (dagilim 25-130 dakika) idi (Tablo 1).

Transfuzyon gerektirecek ve endoskopik olarak goruntuyu engelleyecek kanamasi olmayan, operasyonun sonunda cekilen antegrad piyelografide ekstravazasyon saptanmayan ve klinik olarak anlamli rezidu tas birakilmadigi dusunulen 5 vakada re-entry nefrostomi kateter konulmadan, sadece 6F double-J kateter retrograd yoldan konularak operasyon tupsuz sonlandirildi (%17). Hospitalizasyon suresi ortalama 3.1 gun (dagilim 1-5 gun) olarak belirlendi. Uc hastada postoperatif donemde ates tespit edildi. Hastalardan birisine postoperatif 5. gunde giris traktindan idrar kacagi sebebiyle double-J stent konuldu. Kan transfuzyonu gerektiren kanama, fistul olusmasi, ekstravazasyon, yara yeri infeksiyonu, idrar yolu infeksiyonu, kolon ya da ic organ yaralanmasi gibi cerrahi komplikasyonlarla ya da anesteziye bagli herhangi bir komplikasyonla karsilasilmadi. Toplam 29 renal uniteye yapilan supin pozisyonda PCNL vakasinda 24 hastada tassiz olarak operasyon sonlandirildi (%82), 5 hastada rezidu ([greater than or equal to]4 mm) taslar gozlendi. Tassizlik orani %82 olarak belirlendi.

Klinigimizde ayni tarihe kadar yapilan pron pozisyondaki PCNL operasyonlariyla tas boyutlari, operasyon suresi, postoperatif 1. gun ve 3. ay tassizlik oranlari karsilastirildi (Tablo 2). Operasyon suresi ve postoperatif tassizlik acisindan karsilastirildiginda pozisyonlar arasinda anlamli fark yoktu (p>0.05). Tas boyutlari acisindan karsilastirildiginda ise pron PCNL vakalarinin tas buyuklukleri anlamli derecede fazlaydi (p<0.05) (Tablo 2).
Tablo 2. Supin ve pron PCNL vakalarinin karfilaftinlmasi
[ort. [+ or -]SS (dagilim) ya da %]

 Supin PCNL (n=29) Pron PCNL p degeri
 (n=265)

Yas (yii) 41 [+ or -] 9 47 [+ or -] 0.0248
 (21-62) 14 (15-81)

Tas boyutlan 4.2 [+ or -] 0.62 7.1 [+ or 0.0003
([cm.sup.2]) (3.2-5.3) -] 4.29
 (1.7-36)

Operasyon suresi 64 [+ or -] 23.53 61 [+ or -] 0.5410
(dakika) (25-130) 25.22
 (15-160)

Tassizlik orani
Postoperatif 1. gun %82.7 %86 0.5821

Postoperatif 3. ay %93 %92 0.7224


Tartisma

PCNL operasyonu geleneksel olarak tanimlandigi ve kullanilmaya baslandigindan itibaren pron pozisyonda yapilmis ve bobrege en guvenli yaklasimin pron pozisyonda oldugu dusunulmustur. (7) Pron prosedur, bilinen risklerine ragmen dunya genelinde bircok urolog tarafindan etkin ve guvenli bir yontem olarak kullanilmaktadir. Ancak endourolojinin ve endoskopik aletlerin gelisiminde atilan buyuk adimlar ve hastalarin konforunun arttirabilmek icin minimal invazif girisimlerin populer hale gelmesiyle, yeni arayislar icerisine girilmistir.

Valdivia ve ark. (10) 1987 yilinda supin pozisyonda nefrostomiyi, ardindan da 1998 yilinda 557 hastadan olusan supin PCNL deneyimlerini aktarmislar; sonrasinda bircok calismayla pron ve supin pozisyonda yapilan PCNL operasyonlarinin karsilastirmalari yapilmis, her iki prosedurun birbirlerine olan avantajlari ve dezavantajlari incelenmistir. (4), (8-11) Yapilan metaanalizler gostermistir ki, supin ve pron pozisyonda yapilan PCNL operasyonlarinda komplikasyon oranlari, etkinlik ve guvenlik konusunda benzer sonuclara ve oranlara ulasmistir. Istatistiksel olarak anlamli fark operasyon sureleri konusunda gozlenmistir. Supin PCNL yapilan vakalarda hesaplanan ortalama operasyon suresi pron PCNL yapilan vakalara oranla daha kisadir. (11) Ancak yinede supin pozisyonda goreceli olarak, hastaya pozisyon verme kolayligi, konforlu postur saglanmasi, operasyonu yapan cerrahin daha az radyasyona maruz kalmasi, simultane olarak antegrad ve retrograd endoskopik girisimlerin yapilabilmesi, toplayici sistem basincinin dusuk olmasi, ust pol kaliks akseslerinde rahatlik, Amplatz kilifin drenajiyla taslarin spontan olarak disariya cikmasi, anestezi ekibinin havayollarini daha rahat kontrol edebilmesi gibi avantajlarindan bahsedilmistir. (12), (13) Klinik deneyimlerimizde, supin pozisyonda hasta ve anestezist acisindan daha rahat operasyon oldugunu ve pron pozisyona gecerken yasanan zorluklarin olmadigini gozlemledik. Ayrica cerrahin oturur pozisyonda calisiyor olmasi da bir avantajdi. Literaturde belirtildigi gibi radyasyona maruziyet sureleri konvansiyonel olarak ultrasonik aksesle degerlendirildiginden belirgin olarak kisa gibi gorunmektedir. Bizim calismamizda ise vakalarin coguna skopik akses yapildigindan skopi sureleri degerlendirilmemistir. Vaka sayilarimizin artmasiyla karsilastirma yapma imkanimiz olacaktir.

Calismamizda, renal dilatasyon pron pozisyondaki kadar rahat ve kolay degildi. Dilatasyon esnasinda bobrek mediale deviye olmakta, orta hatti geciyormus izlenimi vermekteydi. Bu durum supin pozisyonda bobregin dilatasyon sirasinda karin bosluguna dogru esnemesinden ve arkasindaki destek organlarin yumusakligindan kaynaklanmaktaydi. Bu zorluk ileri itme yoluyla genisleme yapan Amplatz dilatasyon yerine, lateral genisleme yapan balon dilatasyon kullanilmasiyla belirgin sekilde asildi.

Ayrica bu calismamizda pron pozisyondaki PCNL ile supin pozisyondaki PCNL arasinda ilk vakalarimizda hastanin flank bolgesindeki calisma alaninin dar olmasindan dolayi operasyon esnasinda rahat calisma imkani bulamadik, fakat vaka sayisi ilerledikce kazanilan tecrubeyle bu zorlugun azaldigini gozlemledik.

Calismamizda yas, cinsiyet, ortalama tas boyutu, operasyon suresi, tassizlik orani ile ates, kanama, transfuzyon orani, infeksiyon, idrar ekstravazasyonu, sepsis ve organ yaralanmasi gibi komplikasyonlar kayit altina alinmisti. Yapilan cerrahinin basarisinin en onemli gostergesi olan tassizlik oranimiz %82 olup, literaturde tanimlanan %86, %88 ve %77 gibi oranlarla benzer nitelik tasimaktadir. (14)-(16) Sadece 5 hastada rezidu tasa rastlanilmis ve bu hastalardan 3 tanesi ikinci bir operasyona gerek olmadan ESWL ile tassiz hale getirilmistir.

Calismamizda 3 (%10) vakada postoperatif ates goruldu. Bu hastalarin preoperatif idrar kulturlerinde ureme olmamisti ve postoperatif kultur sonuclanana kadar uygun antibiyotiklerle tedavi duzenlendi. Bir hastada gorulen uzamis akinti sebebiyle double-J kateter konulmasi haricinde cerrahi ya da anesteziye bagli komplikasyon gorulmemesi literaturle celiskilidir. PCNL operasyonu icin tanimlanan komplikasyonlardan postoperatif donemde %9-25 oranlarinda bildirilen ates ya da %15'e varan transfuzyon oranlarinin ve bazi yayinlarda bildirilen kolon ve ic organ yaralanmasinin vakalarimizda gorulmemesi, sinirli sayida ve secilmis hasta grubunda supin PCNL operasyonunu uygulamis olmamizla iliskili gibi gorulmektedir. (16)-(18)

Literaturdeki metaanalizlerin tumunde istatistiksel olarak anlamli bulunan tek nokta kisalmis operasyon suresi olmasina ragmen calismamizda klinigimizde yapilan pron PCNL'ler ile operasyon sureleri acisindan anlamli fark tespit edilemedi. Bunun nedeninin, hastaya ikinci kez pozisyon verilirken gecen surenin, supin pozisyonda renal girise alisabilmek icin harcanan sureden daha az olmasi, teknik sebeplerle ikinci bir endovizyon sistemi kullanamadigimizdan retrograd ve antegrad es zamanli calisamamamiz ve tum cerrahi ekibin rutinde alisik oldugu pron pozisyondaki teknik araclarin diziliminin tam ters olmasindan dolayi adaptasyon surecinin uzun olmasi oldugunu dusunmekteyiz.

Calismamiz, ulkemizde supin PCNL deneyimlerinin paylasildigi ilk calisma olmasi nedeniyle onemlidir. Ancak uzun izlem sureli ve daha cok sayida vakayla yapilacak degerlendirmelerle daha net bilgilere ulasilacaktir.

Sonuc olarak, secilmis vakalardan olusan serimizde supin PCNL; hasta konforu, retrograd yaklasima izin vermesi ve kabul edilebilir anestezi riskleri acisindan tercih edilebilecek bir yontemdir. Supin pozisyon basari ve komplikasyon oranlari acisindan pron PCNL ile benzerdir.

Cikar catismasi

Yazarlar herhangi bir cikar catismasi bildirmemislerdir.

Gelis tarihi (Submitted): 21.04.2011

Duzeltme sonrasi kabul tarihi (Accepted after revision): 05.07.2011

Yazisma (Correspondence): Uzm. Dr. Mehmet Akif Diri. Ankara Egitim ve Arastirma Hastanesi, 2. Uroloji Klinigi, Ulucanlar 06350 Ankara, Turkiye.

Tel: 0312 595 30 00-3720 e-posta: akifdiri@yahoo.com

doi:10.5152/tud.2011.039

Kaynaklar

(1.) Tiselius HG, Ackerman D, Alken P, Buck C, Conort P, Galluci M. EAU Guidelines on urolithiasis. Eur Urol 2001;40:362-71. [CrossRef]

(2.) Preminger GM, Clayman RV, Curry T, Redman HC, Peters PC. Outpatient percutaneous nephrolithotomy. J Urol 1986;136:355-7.

(3.) Ramakumar S, Segura JW. Renal calculi: percutaneous management. Urol Clin North Am 2000;27:617-22. [CrossRef]

(4.) Wu P, Wang L, Wang K. Supine versus prone position in percutaneous nephrolithotomy for kidney calculi: a meta-analysis. Int Urol Nephrol 2011;43:67-77. [CrossRef]

(5.) Goodwin WE, Casey WC, Woolf W. Percutaneous trocar (needle) nephrostomy in hydronephrosis. J Am Med Assoc 1955;157:891-4.

(6.) Fernstrom I, Johansson B. Percutaneous pyelolithotomy. A new extraction technique. Scand J Urol Nephrol 1976;10:257-9.

(7.) Vicentini FC, Gomes CM, Danilovic A, Neto EA, Mazzucchi, Srougi M. Percutaneous nephrolithotomy: current concepts. Indian J Urol 2009;25:4-10. [CrossRef]

(8.) de la Rosette JJ, Tsakiris P, Ferrandino MN, Elsakka AM, Rioja J, Preminger GM. Beyond prone position in percutaneous nephrolithotomy: a comprehensive review. Eur Urol 2008;54:1262-9. [CrossRef]

(9.) Basiri A, Mohammadi Sichani M. Supine percutaneous nephrolithotomy, is it really effective? A systematic review of literature. Urol J 2009;6:73-7.

(10.) Valdivia Uria JG, Lanchares SE, Villaroya RS, Taberner LJ, Abril BG, Aranda Lassa JM, et al. Percutaneous nephrolithectomy: simplified technic (preliminary report). Arch Esp Urol 1987;40:177-80.

(11.) Liu L, Zheng S, Xu Y, Wei Q. Systematic review and meta-analysis of percutaneous nephrolithotomy for patients in the supine versus prone position. J Endourol 2010;24:1941-6. [CrossRef]

(12.) Miano R, Scoffone C, De Nunzio C, Germani S, Cracco C, Usai P, et al. Position: prone or supine is the issue of percutaneous nephrolithotomy. J Endourol 2010;24:931-8. [CrossRef]

(13.) Falahatkar S, Moghaddam AA, Salehi M, Nikpour S, Esmaili F, Khaki N. Complete supine percutaneous nephrolithotripsy comparison with the prone standard technique. J Endourol 2008;22:2513-7. [CrossRef]

(14.) Shoma AM, Eraky I, El-Kenawy MR, El-Kappany HA. Percutaneous nephrolithotomy in the supine position:

technical aspects and functional outcome compared with the prone technique. Urology 2002;60:388-92. [CrossRef]

(15.) De Sio M, Autorino R, Quarto G, Calabro F, Damiano R, Giugliano F, et al. Modified supine versus prone position in percutaneous nephrolithotomy for renal stones treatable with a single percutaneous access: a prospective randomized trial. Eur Urol 2008;54:196-202. [CrossRef]

(16.) Falahatkar S, Farzan A, Allahkhah A. Is complete supine percutaneous nephrolithotripsy feasible in all patients? Urol Res 2011;39:99-104. [CrossRef]

(17.) Sharifi AF, Akhavizadegan H, Aryanpoor A, Inanloo H, Karbakhsh M. Fever after percutaneous nephrolithotomy:

contributing factors. Surg Infect (Larchmt) 2006;7:367-71.

(18.) Amon Sesmero JH, Del Valle GN, Conde RC, Rodriquez TA, Cepeda DM, Martinez-Sagarra Oceja JM. Comparison between Valdivia position and prone position in percutaneous nephrolithotomy. Actas Urol Esp 2008;32:424-9.

Mehmet Akif Diri, Murat Bagcioglu, Tolga Karakan, Serkan Ozcan, Cankon Germiyanoglu

Ankara Egitim ve Arastirma Hastanesi, (2.) Uroloji Klinigi, Ankara
COPYRIGHT 2011 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Endouroloji / Endourology
Author:Diri, Mehmet; Bagcioglu, Murat; Karakan, Tolga; Ozcan, Serkan; Germiyanoglu, Cankon
Publication:Turkish Journal of Urology
Date:Sep 1, 2011
Words:2916
Previous Article:Evaluation and surgical approach of surrenal masses: experience of Trakya University / Surrenal kitlelerinin deuerlendirilmesi ve cerrahi yaklasim:...
Next Article:Buyuk ust ureter taslarinin tedavisinde antegrad perkutan yaklasimin etkinligi: Tek merkezin deneyimi / Efficacy of a percutaneous antegrade approach...

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2018 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters