Printer Friendly

Nocturnal enuresis/Nokturnal enurezis.

Giris

Nokturnal enurezis (NE) ozellikle ilkokul cagindaki cocuklarda cok sik rastlanilan bir sorundur. Enurezis teriminin kokeni eski Yunanca, "En-+ourein" icine isemekten gelmektedir. Nokturnal enurezise dair bilimsel yazilar Eber Papirusu'na (MO 1550) kadar dayanir (1). Bu papirusta NE tedavisinde ardic tohumu, servi gibi tedaviler onerilmistir. Selim bir hastalik olmasina ragmen NE etkilenen cocuk ve aileler icin ciddi bir hayal kirikligi nedeni olabilir. Bunun otesinde cocukta ciddi bir ozguvensizlik ve uyum sorunlarina yol acabilir.

Tanimlar: Uluslararasi Cocuk Kontinans Dernegi (ICCS) 2006 yilinda cocuklarda alt uriner sistem (AUS) islevlerine ait terminolojiyi belirlemistir. Intermitan enkontinans belirli miktarlarda idrar kacisidir. Gunduz ve /veya gece olabilir ve bu durum en az bes yasinda olan cocuklar icin gecerlidir. Enurezis uyku sirasinda olan intermitan enkontinanstir (2).

Beraberinde nokturi disinda baska hic alt uriner sistem (AUS) bulgulari ve mesane islev bozuklugu oykusu olmayan cocuklardaki enurezis, monosemptomatik NE olarak tanimlanir. Enurezisli diger cocuklar ve baska AUS belirtileri olan cocuklar ise monosemptomatik olmayan enurezis grubundadir. Bu tanima uygun AUS belirtileri; artmis/azalmis iseme sikligi, gunduz enkontinansi, sikisma, duraksama, ikinma, zayif akim, kesik kesik iseme, tutma manevralari, tam bosaltamama hissi, iseme sonrasi damlatma ve genital veya AUS agrisi olarak sayilabilir. Enurezisli cocuklarin %80'i monosemptomatiktir.

Baslama zamanina gore tanimlama yapilirsa, birincil NE dogumdan itibaren yasami boyunca hic kuru kalmamis, ikincil NE ise en az alti ay kuru kalmis ve tekrar baslamis olan enurezisli hastalari tanimlar (3).

Epidemiyoloji

Nokturnal enurezisin sikligi ile ilgili ulkemizde ve yurtdisinda bir cok calisma yapilmistir (4-9). Dort yasindaki cocuklarda siklik %20-25 olarak saptanmistir. Siklik 5-7 yas civarinda %10-15 iken, bu durumun yilda yaklasik olarak %15 civarinda kendiliginden iyilesme gostermesiyle 15 yas ve uzerinde yaklasik %0,5-2,2 civarina iner (4-6). Ulkemizde yapilan calismalarda siklik 6-16 yas arasinda %11,5-12,4 olarak saptanmistir (7,8).

Birincil NE kucuk yas grubunda erkeklerde daha cok gorulurken, ergenlikte ve eriskin yas grubunda kadin ve erkekte esittir (9). Nokturnal enurezis sikligi tum dunya ulkelerinde benzerdir.

Etioloji ve patojenez

Nokturnal enurezisin nedenleri tam olarak ortaya konulamamistir. Etiolojide genetik etmenlerin rolu, vazopresin salinimindaki degisiklikler ve buna bagli olarak nokturnal poliuri, mesane dinamigindeki anormallikler ve azalmis nokturnal mesane kapasitesi ve uyanma bozukluklari gibi bircok farkli kuram one surulmustur.

Genetik etmenler

Genetik etmenler NE' de ve bazi uriner enkontinans durumlarinda oldukca onemli rol oynamaktadir. Nokturnal enurezisin genetigi yapilan bircok bicimsel ve molekuler genetik calismalarla arastirilmistir. Bicimsel genetik yaklasimlar aile ve ikizler uzerindeki calismalar ile surdurulurken molekuler genetik calismalar ise kromozomal aktarim calismalariyla yapilmaktadir (10).

Aile calismalari, etkilenen kisinin ailesindeki sikligi ortaya koymustur. Epidemiyolojik calismalarda NE olan bir cocugun babasinda %9,6-%40, annesinde %20-%25 ve akrabalarinda %60-%70 enurezis gorulmus oldugu saptanmistir (11-14). Uc bin iki yuz alti cocukla yapilan epidemiyolojik kesitsel bir calismada NE riskinin anne-babadan birinde NE oykusu varsa 5-7 kez, eger her ikisinde de NE oykusu varsa 11,3 kez daha fazla oldugu ortaya konulmustur (15). Uc yuz otuz sekiz ikizle yapilan bir calismada da tek yumurta ikizlerde %68 ve cift yumurta ikizlerinde %36 NE birlikteligi saptanmistir (16). Genetik calismalar ozellikle 12q, 13q ve 22q'nun enuretik gen ailesini olusturdugunu ortaya koymustur (17-19).

Nokturnal poliuri

Cocuklarda nokturnal poliuriye yol acan en onemli etmenler sunlardir (20):

--Gece sivi tuketimi

--Gece solut yukunun fazlaligi

--Gunduz sivi ve solut aliminin fazlaligi

--Anti diuretik hormonun (ADH) gece salgilanimi

Bircok enuretik cocugun abartili nokturnal idrar uretimi guncel enurezis arastirmalarinin cikis noktasini olusturmustur. Normalde gece ADH duzeyleri gunduze gore daha yuksektir ve bunun sonucunda geceleri idrar cikisi %50 daha az olur (21). Enuretik cocuklarda fizyolojik nokturnal ADH salinimi artisinin olmadigi ve bunun sonucu olarak mesanelerinde tutabilecekleri idrardan daha fazla idrar urettikleri gosterilmistir (22). Mesanenin gerilmesi de ADH'in gece salinimini etkiliyebilir. Yapilan calismalarda ADH saliniminin mesane gerilmesine yanit olarak arttigi ve bosalmasiyla azaldigi saptanmistir.

Azalmis nokturnal mesane kapasitesi

Mesane islev bozuklugunun NE uzerine etkileri uzun yillar boyunca ilgi ve calisma konusu olmustur. Yapilan bircok calismada enurezisli hastalarin buyuk cogunlugunda gece mesane kapasitesinin azaldigi gosterilmistir. Islev bozuklugunun NE uzerine etkileri tam olarak ortaya konulamamis olsa da bu konuda bir cok calisma yapilmistir (23,24). Mesane kapasitesinin azalmasi anatomik olmaktan cok dolmadan kasilmaya baslamasina baglidir. Watanabe ve ark. (23,24) enuretik cocuklarda uyku sirasinda elektroansefalogram (EEG) ve sistometri uygulamislar ve bu cocuklarin %32'sinde enuresizle sonuclanan detrusor kasilmalari saptamislardir.

Uyanma guclugu

Mesane gerilmesi ve detrusor kasilmalari oldukca guclu uyandirici sinyallerdir (25). Bu nedenle yapilan epidemiyolojik calismalarda bir cok ailenin de vurguladigi gibi enuretik cocuklar "derin uykucular"dir. Ancak bu enuretik cocuklarin uyku EEG'lerinin kuru cocuklarinkinden farkli olmasini gerektirmez. Nitekim bu yonde kanitlar sunan bircok EEG calismasi vardir (26). Bu cocuklardaki temel sorun mesane dolulugunun ve kasilmalarinin algilanmasi ve isemeye yol acmadan ust merkezlerce baskilanmasindadir. Bu aslinda bir uyku bozuklugu degil uyanma bozuklugudur.

Tanisal degerlendirme

Enurezisli cocuklar birinci basamak degerlendirmede genellikle pratisyen doktor, cocuk doktorlari veya cocuk urologu tarafindan degerlendirilirler. Ilk basamak degerlendirmedeki temel amac sadece geceleri idrar kaciran cocuklari (monosemptomatik enurezisli cocuklar) tanimlamak, altta yatan durumlara bagli olarak gelisen enurezisli cocuklari saptamak ve ayri tutmaktir.

Oyku

Tanisal degerlendirmenin en onemli parcasi oykudur. Oykude ozellikle iseme aliskanliklarini degerlendirmeye odaklanmak gereklidir. Monosemptomatik enurezisli cocuklarin uykuda yatagi islatma disinda iseme yakinmasi olmaz. Bu nedenle monosemptomatik olmayan enurezisli cocuklari ayirt etmek icin ozellikle sorgulanmasi gereken noktalar sunlardir:
   Tuvalete yetisme guclugu (sikisma),
   Idrarini tutma manevralari, parmak ucunda durma,
   comelme, caprazlama, topuguyla perineye baski uygulama vb,
   Kesik kesik iseme, zayif idrar akimi ve isemek icin karin
   basinci uygulama,
   Gunduz idrar kacirma varligi, sikligi ve sekli,
   Gunduz idrar yapma sikligi (bunun icin en guzel yontem
   aile tarafindan tutulacak en az iki gunluk iseme gunlugudur),
   Uriner enfeksiyon oykusu,
   Kabizlik ve diski enkontinansi'dir.


Gunduz iseme yakinmalari olan hasta grubu monosemptomatik olmayan NE' li hasta grubudur ve bu hastalar vakit kaybetmeden ozellesmis merkezlere yonlendirilmelidir.

Gece islatmalarinin sekli ve sikligi da onemlidir (Her gece mi? Nadiren mi?) Gece islatma sikliginin tedavi yonunden kotu seyir belirtisi oldugu bildirilmistir (5).

Mesane ve bagirsak islevleri yakindan ilintilidir, bu nedenle bagirsak aliskanliklarina dair sorgulama da onem tasir. Kabizligi olan bir cocukta kabizlik tedavi edilmeden enurezisin tedavi edilebilmesi cok zordur. Diski enkontinansi da mutlaka sorgulanmalidir.

Cocugun genel sagligi ve gelisimiyle ilgili sorgulama da onemlidir. Bu sorgulamalardan diyabet veya parankimal bobrek hastaligi belirtileri saptanabilir.

Sivi alimi aliskanliklarinin sorgulanmasi buyuk onem tasimaktadir ve en ideali iseme gunlugu tutularak yapilir. Gunluk sivi aliminin saptanmasi bize diyabet, parankimal bobrek hastaligini ortaya koymada faydali olabilecegi gibi ayni zamanda da cok su icme aliskanligi olan cocuklarda desmopresin tedavisinde dikkat gerekliligini de ortaya koyar.

Agir sekilde horlama ve/veya nokturnal uyku apnesi varligi ya da yoklugu sorgulanmalidir. Bu patoloji ortadan kaldirildiktan sonra bazi cocuklarin kuru kaldiklari bildirilmistir (27).

Cocukta olasi bir ruhsal davranis bozukluguna yonelik bulgular da sorgulanmalidir.

Fizik muayene ve laboratuvar

Monosemptomatik NE' li cocuklarin fizik muayenelerinde genellikle patolojik bulgu yoktur. Ancak ozellikle dusuk idrar akimli veya gece gunduz ciddi enkontinansi olan cocuklar ayrintili bir fizik muayeneyi hak eder. Normal fizik muayene yapilmali, karin, sakral bolge ve dis genital organlar uzerinde ozellikle durulmalidir.

Fizik muayenede dikkat edilmesi gerekenler:

--Karin muayenesinde hidronefroz, glob vezikal veya kabizlik bulgulari,

--Spinal disrafizme ait killanma, renk degisikligini saptamak icin sakral bolge muayenesi,

--Dis genitallerin muayenesidir.

Monosemptomatik NE'de yapilmasi gerekli olan tek laboratuvar testi tam idrar tetkikidir. Tam idrar tetkikinde lokosituri varliginda enfeksiyon, glukozuri varliginda diyabet, proteinuri varliginda parankimal bobrek hastaliklarindan suphe edilebilir.

Herhangi bir kan testi yapmaya gerek yoktur. Uriner sistem ultrasonografisi de gereksizdir (28).

Tedavi

Eger altta yatan bir organik hastalik ve gunduz idrar kacirmalari yoksa cocuk gece isemelerini bir sorun olarak gormeye basladiginda tedaviye baslanmalidir. Beslenme, iseme aliskanliklari gibi konularda genel tavsiyeler tum yaslardaki altini islatan cocuklara verilebilirse de aktif tedavi alti yastan once baslamamalidir (28).

Tedavide en sik basvurulan yontemler sunlardir:

1--Destekleyici tedavi

2--Alarm tedavisi

3--Ilac tedavisi

1. Destekleyici tedavi yontemleri

Cocuk ve ailesi NE hakkinda en acik sekilde bilgilendirilmelidir. Bu durumun sik karsilasilan bir durum oldugu, tedavisinin mumkun oldugu ve her yil %15 hastanin kendiliginden iyilestigi bilgileri aile ve cocuga verilmelidir. Aileye normal mesane islevi ve enurezisin patojenezi en basit sekliyle anlatilmalidir.

Aile ve cocuga islak ve kuru gecelerin isaretlendigi bir takvim tutulmasi onerilmelidir. Takvimin enurezisin baslangictaki durumunu gostermesi ve tedaviye yaniti olcmek icin bir temel olusturmasinin yani sira bagimsiz bir tedavi etkisi de vardir (29). Cocuklara bir gunluk iseme takvimi duzenlenmelidir.

Cocuklar uyaninca, okul zamani iki kez, okul sonrasinda, aksam yemegi zamani ve yatmadan once mutlaka isemelidirler. Cocuklarin uzun sure hareketsiz kalmasi engellenmeli ve fiziksel aktiviteleri duzenlenmelidir.

Cocuklarin sabah ve oglen sivi alimi diledigince serbest olmalidir. Ancak gece yatmadan iki saat oncesinde sivi alimi mumkun oldugunca kisitlanmalidir. Aksam yemeginden sonra, yatmadan once solut yukunu arttirabilecek tuzlu ve kalsiyumlu yiyeceklerden uzak durulmalidir.

Eger kabizlik sorunu varsa bu giderilmelidir. Cocugun tercihen kahvaltidan sonra olmak uzere diskilama duzeni saglanmaya calisilmalidir.

2. Alarm tedavisi

Isemeyle aktive olan bir alarm duzenegi kullanilir. Bir cok farkli cesitte enuretik alarm cihazi vardir. En cok kullanilan tipi elektrotlarin ic camasirina tutturuldugu kola saat gibi takilan alarmdir. Alarm tedavisi uyanma bozuklugu olan cocuklarda en iyi tedavi yontemidir.

Alarm tedavisi cocuklarin ucte ikisinde kuruluk saglar (%66,6) ve tedavi sonlandirildiginda da yaklasik yarisi kuru kalmaya devam eder (30). Alarmin amaci mesane doluluguna olan duyarliligin sartli bir refleksle arttirilmasi (31) ve /veya gece mesane depolama islevinin arttirilmasidir (32). Alarm tedavisi tum NE' li cocuklara onerilmelidir.

Basarili bir alarm tedavisi icin ebeveyn yardimi cok onem tasir, bu nedenle bu tedavi yonteminde ozellikle ebeveyn isteginin yuksek olmasi onemlidir. Cocuk her seferinde alarm calinca kaldirilmali, isetilmeli ve alarm yeniden baglanmalidir. Bu tedavide devamlilik cok onemlidir ve alarm mutlaka her gece kullanilmalidir.

Tedavi en az 2-3 ay denenmelidir. Bu sure sonunda basari saglanamazsa tedavi sonlandirilir. Olumlu gelismeler gozlenirse ardarda 14 gun kuru kalincaya kadar tedavi surdurulmelidir (28).

Basarili bir tedaviden sonra tekrarlar gorulebilse de yeni bir alarm tedavisine yanit yuksektir. Cocukta kuruluk saglandiktan sonra yatmadan once aldigi sivi miktari yavas yavas arttirilarak mesane kapasitesinin arttirilmasiyla tekrar riski dusurulebilir. Cocuk bu uygulamadan sonra bir ay daha kuru kaliyorsa tedavi sonlandirilir.

3. Ilac Tedavisi

En sik kullanilan ilaclar bir arginin vazopresin sentetik analogu olan desmopresin asetat, trisiklik antidepresan olan imipramin hidroklorur ve antikolinerjiklerdir.

Desmopresin

Arginin vazopresinin sentetik esdegeridir. Bobrek distal tubullerinden su emilimini arttirir ve idrar cikisini azaltarak idrar yogunlugunu arttirir. Kanita dayali tedavi yontemlerindendir (33). Yaklasik olarak cocuklarin %30'u tam, %40'i kismi yanit verirler. Daha onceleri burun sprey sekli kullanilsa da gunumuzde agizda hizli eriyen tabletler kullanilmaktadir (34).

Desmopresin en cok gece poliurisi ( gece idrar uretimi yasa gore mesane kapasitesinden %130'dan fazla olan) ve normal mesane depolama islevi olan cocuklarda etkilidir (35). Alarm tedavisine yanit vermeyen veya alarm tedavisine uyum saglayamayan cocuklar desmopresin tedavisinden fayda gorebilirler.

Desmopresin uzun yillar kullanildiginda bile oldukca az yan etkileri olan guvenli bir ilactir. Ancak cok dikkat edilmesi gereken bir onemli nokta vardir. Ilac alindiktan sonra asiri su tuketilirse hiponatremi ve konvulziyonlarla seyreden su zehirlenmesi meydana gelebilir. Bu yan etkinin burundan kullanilan sekille cok daha fazla gorulmesi nedeniyle burundan seklin enureziste kullanim gerekcesi bizim ulkemizde dahil bircok ulkede kaldirilmistir. Ailelere gece 200 ml'den fazla su icmemesi ve sabaha kadar su icilmemesi gerekliligi anlatilmalidir.

Agizda eriyen tabletler uyumadan 30-60 dakika once alinmalidir. Onerilen doz yas ve kilodan bagimsiz olarak 120-240 mikrogram (en fazla 360 mikrogram) arasindadir. Klinik uygulamasi kolay ve hizli etkilidir. Tedavi uc ay surduruldukten sonra doz azaltilir ve 1-3 hafta ara verilerek etkinligi sinanir, tekrar varsa yeniden etkin doza gecilir. Ilacin kesilmesinden sonra tekrar riski oldukca yuksektir (%60-70) (36). Direncli olgularda alarm ile birlikte kullanimi dusunulebilir.

Trisiklik antidepresanlar

Enurezis tedavisinde 1960'lardan bu yana kullanilmaktadir ve bircok rastgele yapilan calisma plasebodan daha etkin oldugunu gostermistir (37,38). En sik kullanilan imipramindir, ancak amitriptilin, desipramin gibi diger ilaclar da etkindir. Etkinlikleri %40-70 arasinda bildirilmektedir (38,39). Trisiklik antidepresanlar REM uyku suresini kisaltirlar, vazopresin salgilanimini uyarirlar ve detrusor kasinda gevsemeye yol acarlar.

Imipraminin tedavi dozu yatmadan once 0,9-1,5 mg/kg dir. Uygulama 5-8 yas cocuklarda yatmadan once 25 mg, daha buyuk cocuklarda 50 mg dir. On iki yas ve daha buyuk cocuklarda 75 mg kullanilabilir. Uc haftalik uygun dozda kullanimdan sonra tedavi saglanamamissa ilac sonlandirilmalidir. Tedavi sonrasi tekrar orani desmopresindeki gibi oldukca yuksektir. Bir calismada tekrar orani %75 olarak saptanmistir (40).

Trisiklik antidepresanlarin kisilik degisikligi, uykusuzluk, sinirli ruh hali gibi norolojik yan etkileri olsa da en onemli yan etkisi kardiyotoksik yan etkileridir ve yuksek dozda olumcul olabilir (41). Butun bu yan etkileri ve kisitli etkinligi nedeniyle onceleri oldukca yaygin olarak kullanilan trisiklik antidepresanlarin enurezis tedavisindeki yeri gunumuzde oldukca kisitlidir.

Antikolinerjikler

Cocuklarda etkinlik ve guvenirligi belirlenmis antikolinerjik ilaclar oksibutinin, tolteradin ve propiverindir (28). Hicbirisi NE icin ilk secenek tedavilerden degildir. Oksibutinin en sik kullanilan antikolinerjiktir. Baskilanamayan detrusor kasilmalarini engeller. Bazi calismalar diger tedavilere direncli enurezisli cocuklarda faydali olduklarini gostermistir (42). Desmopresine yanitsiz gunduz yakinmalari olan ve geceleri ikiden fazla kacirmasi olan cocuklarda antikolinerjikler yararli olabilir (43).

Onerilen dozlar gece yatmadan once olmak uzere: 2 mg tolteradin veya 5 mg oksibutinin veya 0,4 mg/kg propiverindir.

Antikolinerjik ilaclar genellikle iyi tolere edilir. En sik gorulen yan etkiler agiz kurulugu, bas donmesi, yuzde kizariklik, kabizliktir. Ruh durumu degisiklikleri gorulebilir. En korkulan yan etkilerden biri iseme sonu idrar kalmasidir, cunku uriner enfeksiyonlara yol acabilir.

[TABLE 1 OMITTED]

DOI: 10.4274/tpa.1626

Gelis Tarihi/Received: 20.10.2011 Kabul Tarihi/Accepted: 17.11.2011

Kaynaklar

(1.) Gill D. Enuresis through the ages. Pediatr Nephrol 1995;9:120-2.

(2.) Neveus T, von Gontard A, Hoebeke P, et al. The standardization of terminology of lower urinary tract function in children and adolescents: report from the Standardisation Committee of the International Children's Continence Society. J Urol 2006;176:314-24.

(3.) Rassouli R, Holschneider AM, Bolkenius M, et al. Long-term results of Rehbein's procedure: a retrospective study in German-speaking countries. Eur J Pediatr Surg 2003;13:187-94.

(4.) Yeung CK. Nocturnal enuresis (bedwetting). Curr Opin Urol 2003;13:337-43.

(5.) Yeung CK, Sreedhar B, Sihoe JD, Sit FK, Lau T. Differences in characteristics of nocturnal enuresis between children and adolescents: a critical appraisal from a large epidemiological study. BJU Int 2006;97:1069-73.

(6.) Forsythe WI, Redmond A. Enuresis and spontaneous cure rate. Study of 1129 enuretis. Arch Dis Child 1974;49:259-63.

(7.) Serel TA, Akhan G, Koyuncuoglu HR, et al. Epidemiology of enuresis in Turkish children. Scand J Urol Nephrol 1997;31:537-9.

(8.) Gur E, Turhan P, Can G, et al. Enuresis: prevalence, risk factors and urinary pathology among school children in Istanbul, Turkey. Pediatr Int 2004;46:58-63.

(9.) Moore KH, Richmond DH, Parys BT. Sex distribution of adult idiopathic detrusor instability in relation to childhood bedwetting. Br J Urol 1991;68:479-82.

(10.) von Gontard A, Schaumburg H, Hollmann E, Eiberg H, Ritting S. The genetics of enuresis: a review. J Urol 2001;166:2438-43.

(11.) Bakwin H. Enuresis in children. J Pediatr 1961;58:806-19.

(12.) Elian M, Elian E, Kaushansky A. Nocturnal enuresis: a familial condition. J R Soc Med 1984;77:529-30.

(13.) von Gontard A, Hollmann E, Eiberg H, Benden B, Rittig S, Lehmkuhl G. Clinical enuresis phenotypes in familial nocturnal enuresis. Scand J Urol Nephrol Suppl 1997;183:11-6.

(14.) von Gontard A, Heron J, Joinson C. Family history of nocturnal enuresis and urinary incontinence: results from a large epidemiological study. J Urol 2011;185:2303-7.

(15.) Jarvelin MR, Vikevainen-Tervonen L, Moilanen I, Huttunen ND. Enuresis in seven-year-old children. Acta Paediatr Scand 1988;77:148-53.

(16.) Bakwin H. Enuresis in twins. Am J Dis Child 1971;121:222-5.

(17.) Arnell H, Hjalmas K, Jagervall M, et al. The genetics of primary nocturnal enuresis: inheritance and suggestion of a second major gene on chromosome 12q. J Med Genet 1997;34:360-5.

(18.) Eiberg H. Total genome scan analysis in a single extended family for primary nocturnal enuresis: evidence for a new locus (ENUR3) for primary nocturnal enuresis on chromosome 22q11. Eur Urol 1998; 33 Suppl 3:34-6.

(19.) Eiberg H, Berendt I, Mohr J. Assignment of dominant inherited nocturnal enuresis (ENUR1) to chromosome 13q. Nat Genet 1995;10:354-6.

(20.) Robson WL. Current management of nocturnal enuresis. Curr Opin Urol 2008;18:425-30.

(21.) George CP, Messerli FH, Genest J, Nowaczynski W, Boucher R, Kuchel Orofo-Oftega M. Diurnal variation of plasma vasopressin in man. J Clin Endocrinol Metab 1975;41:332-8.

(22.) Rittig S, Knudsen UB, Norgaard JP, Pedersen EB, Djurhuus JC. Abnormal diurnal rhythm of plasma vasopressin and urinary output in patients with enuresis. Am J Physiol 1989;256:F664-71.

(23.) Watanabe H, Kawauchi A. Is small bladder capacity a cause of enuresis? Scand J Urol Nephrol Suppl 1995;173:37-41.

(24.) Watanabe H. Nocturnal enuresis. Eur Urol 1998;33 Suppl 3:2-11.

(25.) Neveus T. Nocturnal enuresis-theoretic background and practical guidelines. Pediatr Nephrol 2011;26:1207-14.

(26.) Bader G, Neveus T, Kruse S, Sillen U. Sleep of primary enuretic children and controls. Sleep 2002;25:579-83.

(27.) Cinar U, Vural C, Cakir B, Topuz E, Karaman MI, Turgut S. Nocturnal enuresis and upper airway obstruction. Int J Pediatr Otorhinolaryngol 2001;59:115-8.

(28.) Neveus T, Eggert P, Evans J, et al. Evaluation of and treatment for monosymptomatic enuresis: a standardization document from the International Children's Continence Society. J Urol 2010;183:441-7.

(29.) Glazener CM, Evans JH. Simple behavioural and physical interventions for nocturnal enuresis in children. Cochrane Database Syst Rev 2004:CD003637.

(30.) Glazener CM, Evans JH, Peto RE. Alarm interventions for nocturnal enuresis in children. Cochrane Database Syst Rev 2005:CD002911.

(31.) Butler RJ, Holland P, Gasson S, Norfolk S, Houghton L, Penney M. Exploring potential mechanisms in alarm treatment for primary nocturnal enuresis. Scand J Urol Nephrol 2007;41:407-13.

(32.) Oredsson AF, Jorgensen TM. Changes in nocturnal bladder capacity during treatment with the bell and pad for monosymptomatic nocturnal enuresis. J Urol 1998;160:166-9.

(33.) Glazener CM, Evans JH. Desmopressin for nocturnal enuresis in children. Cochrane Database Syst Rev 2002:CD002112.

(34.) Meltzer LJ, Johnson C, Crosette J, Ramos M, Mindell JA. Prevalence of diagnosed sleep disorders in pediatric primary care practices. Pediatrics 2010;125:e1410-8.

(35.) Hunsballe JM, Hansen TK, Rittig S, Pedersen EB, Djurhuus JC. The efficacy of DDAVP is related to the circadian rhythm of urine output in patients with persisting nocturnal enuresis. Clin Endocrinol (Oxf) 1998;49:793-801.

(36.) Wille S. Comparison of desmopressin and enuresis alarm for nocturnal enuresis. Arch Dis Child 1986;61:30-3.

(37.) Maclean RE. Imipramine hydrochloride (Tofranil) and enuresis. Am J Psychiatry 1960;117:551.

(38.) Glazener CM, Evans JH, Peto RE. Tricyclic and related drugs for nocturnal enuresis in children. Cochrane Database Syst Rev 2003:CD002117.

(39.) Smellie JM, McGrigor VS, Meadow SR, Rose SJ, Douglas MF. Nocturnal enuresis: a placebo controlled trial of two antidepressant drugs. Arch Dis Child 1996;75:62-6.

(40.) Fritz GK, Rockney RM, Yeung AS. Plasma levels and efficacy of imipramine treatment for enuresis. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry 1994;33:60-4.

(41.) Swanson JR, Jones GR, Krasselt W, Denmark LN, Ratti F. Death of two subjects due to imipramine and desipramine metabolite accumulation during chronic therapy: a review of the literature and possible mechanisms. J Forensic Sci 1997;42:335-9.

(42.) Kosar A, Arikan N, Dincel C. Effectiveness of oxybutynin hydrochloride in the treatment of enuresis nocturna--a clinical and urodynamic study. Scand J Urol Nephrol 1999;33:115-8.

(43.) Avanoglu A, Baskin E, Soylemezoglu O, Tekgul S, Zilan O, Zorludemir U. Turkiye Enurezis Calisma Grubu. Icinde: Turkiye Enurezis Tedavi Kilavuzu 2010;1-16.

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. R. Yavuz Akman, Baskent Universitesi, Istanbul Saglik Uygulama ve Arastirma Merkezi Hastanesi, Uroloji Anabilim Dali, Turkiye E-posta: ryakman@gmail.com

R. Yavuz Akman Baskent Universitesi Istanbul Saglik Uygulama ve Arastirma Merkezi Hastanesi, Uroloji Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye
COPYRIGHT 2012 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2012 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Akman, R. Yavuz
Publication:Turkish Pediatrics Archive
Article Type:Report
Date:Sep 1, 2012
Words:3194
Previous Article:Extraocular muscle palsy after snakebite/Yilan isirigi sonrasi ekstraokuler kas felci.
Next Article:When the Turkish word exists/Turkcesi varken.
Topics:

Terms of use | Copyright © 2017 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters