Printer Friendly

NATO's ballistic missile defence and Turkey/NATO'nun balistik fuze savunma sistemi ve Turkiye.

Summary

The article starts with a brief presentation of the technological characteristics and operational principles as well as the types of air defense systems. It is emphasized that the source of the ballistic missile threat dictates the choice of possible locations for radar sites and launchers of interceptors, and thus the countries that should take active part in the Missile Shield project. Accordingly, the article discusses the reasons behind the change of the decisions of US administration under two different presidents, namely George Bush Jr., and Barack Obama, as to where to deploy the radar sites and the launchers, Central Europe or Southeastern Europe?

Then, the article gives an account of why and how the United States embarked on such an ambitious and controversial project for developing a sophisticated air defense system. Even though the origins of the Missile Shield project go back to the R eagan administration's Strategic Defense Initiative, also known as the "Star Wars" project, it wouldn't be wrong to argue that the real motivation came from the threat assessment of US strategists in the immediate aftermath of the collapse of the bipolar international system as a result of the demise of the Soviet Union. The threat of proliferation of weapons of mass destruction, namely nuclear, chemical and biological weapons, and their delivery vehicles, namely the ballistic missiles, in the Middle East and the Far East, caused serious concerns in the United States and prompted the Clinton administration to take measures against the challenges ahead.

Strong reactions to the US National Missile Defense project came from the Russian Federation, in the first place, and China, as well as from the European allies of the US and Turkey, to a certain extent, all for different reasons and concerns. Russians were more concerned about maintaining the strategic stability that has long existed between the two big nuclear powers, and argued that, if the United States continued to develop the project, Russia would take drastic measures to off-set a possible American supremacy in the military balance.

Europeans were rather concerned about the possibility of being dumped by the Americans once it made itself full-proof against the missile threats thanks to the sophisticated air defense system, and they feared that the United States would not need European allies anymore, especially at a time when NATO was expanding toward Eastern Europe by admitting former Warsaw Pact countries worrying about a Russian come back.

Turkey's concerns, however, originated more from the experience with the Jupiter missiles, which were deployed in Turkey in 1961, despite the threatening statements of the Soviets, and then withdrawn in 1963 as a result of a secret deal between Kennedy and Khrushchev that put an end to the Cuban missile crisis, without consultations with Turkey. Since then, Turkey adopted the principle of not joining such projects with the US on a one-on-one basis, and preferred to see the projects be developed with the participation of the other members of the Alliance as well. Hence, the article highlights the deliberations between Turkey and the United States, and also with Israel at some point, since the 1990s with respect to the deployment of air defense systems on Turkish territory.

The Lisbon Summit meeting of NATO in November 2010, where the United States expressed its desire to share with its allies the missile defense capabilities that it had developed vis-a-vis the threat perceived from the missile capabilities of North Korea and Iran, has also become a platform where Turkey's concerns about the Missile Shield project were discussed extensively. With this in mind, the article discusses the reasons why Turkey objected to the proposal of its allies to name Iran as the source of the threat, as well as to the possible scenarios whereby the territories of non-allied countries (i.e., Israel) could also be defended against the missile threat, by raising the question as to whom would decide when to activate the system.

The article concludes with an analysis of Turkey's place in the Missile Shield, with specific references to the role that Turkey could play in enhancing the defensive as well as deterrent capability of the Alliance, and also with an account of the benefits that Turkey should expect from being an important partner in the project.

Giris

Kuzey Atlantik Antlasmasi Orgutu NATO'nun 19-20 Kasim 2010 tarihinde Lizbon'da gerceklesen Zirve Toplantisi oncesinde gundemde yerini alan tartisma konularindan en onde geleni, kamuoyunda "Fuze Kalkani" olarak bilinen ve balistik fuzelere karsi etkin hava savunmasi saglamasini ongoren silah sistemlerinin tum muttefik ulkeleri kapsayacak sekilde kurulmasiydi. (1) Fuze savunma sistemi, NATO uyelerinin guvenligi icin bazi muttefik ulke topraklarina radarlar, bazilarina ise anti balistik fuzelerin yerlestirilmesini gerektirmektedir. Bu baglamda, muttefik ulkelere yonelik balistik fuze tehdidinin kaynaklanacagi dusunulen bolgelere yakinligi sebebiyle, Turkiye'nin, dusman ulkelerce atilmasi muhtemel fuzelerin yorungelerinin en kisa surede tespit edilmesinde kilit rol oynayacak radar sistemlerinin yerlestirilebilecegi ideal konuma sahip oldugu siklikla vurgulanmistir. (2) Bu sebeple, zirve oncesinde Fuze Kalkani konusu Turk kamuoyunda daha cok, "projeye Turkiye ev sahipligi yapmali mi?" ve "eger Turkiye'ye sistemin bazi unsurlarinin yerlestirilmesi soz konusu olacaksa, boyle bir gelisme komsularla iliskileri ne sekilde etkiler?" gibi sorular etrafinda tartisildi. (3) Bu sorulara aydinlatici ve doyurucu cevaplar verebilmek icin oncelikle Fuze Kalkani projesinin calisma prensibini, konunun yakin gecmiste nasil ortaya ciktigini, nasil bir seyir izleyerek gunumuzdeki tartismalarin odagina yerlestigini incelemek gerekir. (4)

Fuze Savunma Sisteminin Calisma Prensibi

Balistik fuzelerin dusman ulke tarafindan atildiktan sonra izledikleri guzergah uzerinde bir noktada dost ve muttefik ulkeler tarafindan atilan fuzeler ile havada carpismalarinin saglanmasi ya da, sartlara bagli olarak, cok yakininda bir noktada infilak ettirmek suretiyle imha edilmelerini veya hedeflerine varmalarinin onlenmesini amaclayan silah sistemlerine anti balistik fuze savunma sistemi denilmektedir.

Balistik fuzeler, konvansiyonel patlayicilar veya kitle imha silahlarini iceren guclu savas basliklarini cok uzak menzillere tasiyabilen gelismis teknoloji urunu silah sistemleridir. Tasiyabildikleri baslik tiplerine, agirliklarina ve menzillerine bagli olarak balistik fuzelerin yarattigi tehdidin boyutlari farkli degerlendirilebilir. (5) 150 ila 300 km menzile sahip taktik balistik fuzelerden 5.500 ila 10.000 km menzile sahip kitalararasi balistik fuzelere kadar cok cesitli kategorilerde ve tipte fuzelerin gunumuzde 30 kadar ulkenin silah envanterinde bulundugu bilinmektedir. (6)

Menzilleri 300 km veya uzerinde olan balistik fuzeler ucus guzergahlarinin bir kismini atmosferi gectikten sonra uzaya cikarak kat ederler ve parabolik bir yorunge cizen rotalarinda en tepe noktaya ulastiktan sonra tekrar atmosfere girip yercekiminin etkisiyle hizlanarak hedefe dogru 3.000 m/s gibi bir suratle seyrederler. Bu asamalari sorunsuz asarak binlerce kilometre uzakliktaki sabit hedefleri cok kucuk sapmalarla vurabilecek yetenekteki bu silah sistemlerine karsi onlem alinmasi gerekli oldugu kadar zordur.

Balistik fuzeleri etkisiz hale getirebilmek icin alinabilecek onlemleri birkac asamada dusunmek gerekir. Fuzelerin en kolay imha edilebilecekleri asama, korunakli siginaklarindan yeryuzune cikartilarak firlatma rampalarina konuslandirildiklari ve ilk ateslendikleri (boost phase) asamasidir. Ancak, bunu saglamak icin fuzelerin firlatildigi mobil rampalarin yerlerinin uydulardan ya da baska kaynaklardan alinan istihbaratla tespit edilmesi ve havadan karaya fuze tasiyan ucaklarin zamaninda erisimine uygun yakinlikta ve hazirlikta hava unsurlarina sahip olunmasi gerekir. (7) Gelismis ulkelerin balistik fuzeleri, ozellikle stratejik menzile sahip olan ve nukleer baslik tasiyabilenlerin bir kismi yeraltinda insa edilmis korunakli firlatma rampalarinda, bir kismi da okyanuslarda su yuzeyine cikmadan haftalarca kalabilen nukleer denizaltilarda konuslandirilmistir. Bu tipteki balistik fuzelerin kullanilmadan once veya ilk atesleme asamasinda imha edilmesi zordur. (8)

Balistik fuzenin firlatilmadan once imha edilmesi saglanamadigi takdirde, fuze yukselmeye basladiktan sonra, firlatma bolgesine yakin bir yerde konuslandirilmis radarlarla ucus yorungesi tam olarak tespit edildikten sonra ve uzaya cikmadan once alcak irtifa fuzesavar sistemleri tarafindan firlatilacak fuzelerin carpmasiyla veya yakininda patlatilmasiyla imha edilebilir. Balistik fuzeler, uzaya ciktiklarinda veya yeryuzune geri donme asamasinda ise ancak yuksek irtifa fuzesavar sistemleri (Terminal High Altitude Area DefenseTHAAD) ile imha edilebilirler. (9) THAAD kategorisindeki fuzesavarlar patlayici baslik tasimazlar ve artik hedefine dogru hizla yaklasmakta ve alcalmakta olan dusman fuzelerini savunulan ulke topraklarinin uzerinde veya cok yakininda havada carpisarak imha ederler. Boylelikle, patlama sonucu dusman fuzesinin tasidigi konvansiyonel ya da kitle imha silahi basliginin savunulan ulkeye zarar vermesi onlenir.

Hava savunma sistemleri uc ana birimden olusur. Bunlar, dusman ulke tarafindan atilan balistik fuzelerin yorungelerini tespit edebilecek yetenekte gelismis radarlar; balistik fuzeleri havada imha edecek fuzeler ve firlatma rampalari ile tum operasyonun gerceklestirilmesini saglayan komuta-kontrol merkezidir. Radar sistemleri ve fuzesavar rampalarinin nerelere yerlestirilecegine tehdidi yaratan balistik fuzelerin baslik tasima kapasiteleri ile menzillerine ve bu fuzelere karsi korunacak cografyanin buyuklugune ve yapisina bagli olarak karar verilebilir. Kisa menzilli balistik fuzelere karsi onlem alinmasi gerekiyorsa, fuzenin ucus rotasini en kisa surede tespit edebilecek yakinlikta bir radar ussunun bulunmasi gerekir. Anti balistik fuze firlatma rampalarinin da fuze halen havadayken kisa ucus suresi icinde onu havada imha edebilecek kadar suratli bir sekilde hedefine varabilecek yakin bir yere konuslandirilmalidir. Ancak, uzun menzilli balistik fuzelere karsi onlem alinmasi gerekiyorsa, radar ussunun ve anti balistik fuze firlatma rampalarinin tehdidin kaynaklandigi cografyaya mesafesi de uzaklasir.

Fuze Kalkani Projesinin Gundeme Gelmesi ve Gelisim Sureci

Dogu Bati bloklasmasinin yasandigi Soguk Savas yillari boyunca Sovyetler Birligi, basta nukleer silahlar olmak uzere kimyasal ve biyolojik silahlar uretmek ve gelistirmek konularinda calismis ve bu silah kategorilerinden cok buyuk miktarlarda ureterek Birligi olusturan cumhuriyetlerin bazilarinda kullanima hazir sekilde konuslandirmis, bazilarinda ise stoklama yoluna gitmistir. Bu cesit silahlari gelistirme projelerinde Sovyetler Birligi'ni olusturan cumhuriyetlerin hemen tamaminda yuzlerce bilimsel arastirma kurumunda ve laboratuarlarda binlerce bilim adami, uzman ve teknisyen buyuk gizlilik ortaminda ve merkezi otoritenin gozetiminde calisiyorlardi. (10) Ancak Sovyetler Birligi'nin yikilmasini takip eden surecte yasanan siyasi, ekonomik ve toplumsal olaylar ve merkezi otoritenin kaybolmasi, cok kucuk miktarlari dahi cok sayida canlinin yasamina son verebilecek olan nukleer, kimyasal ve biyolojik maddelerin eskiye oranla cok daha kolay erisilebilir, emniyet tedbirleri bakimindan yetersiz ve denetimsiz ortamlarda kalmalarina yol acti. Sovyetler Birligi doneminde arastirma merkezlerinde kitle imha silahi uretiminde kullanilan malzemelerin ne miktarlarda uretildigi ve stoklandiginin tam saglikli kaydinin tutulmamis olmasi sebebiyle gunumuz itibariyle bu malzemelerin ve bu alanda calismis olan bilim adami ve teknisyenlerin hangi konumlarda oldugunu kestirmek oldukca guctur. (11) Dolayisiyla, Sovyetler Birligi'nin dagilmasiyla ortaya cikan bagimsiz devletlerde kotu ekonomik ve toplumsal sartlarda ve yetersiz guvenlik ortaminda bulunan malzeme, teknoloji ve bilgi birikimi, kitle imha silahi kapasitesi gelistirmek isteyen ancak bunun icin bilimsel ve teknik alt yapisi yetersiz ulkelerin ilgi odagi haline gelmistir. Bu gibi malzeme, teknoloji ve bilimsel birikimin yasal olmayan yollardan kacakciliginin yapildigi bircok olayla tespit edildi. (12)

Soguk Savas yillari boyunca iki kutuplu sistemde nukleer "dehset dengesi" (13) altinda bilimsel, teknik ve mali imkansizliklar sebebiyle askeri acidan buyuk devletlerle bas edebilecek askeri yetenek gelistiremeyen ve bu sebeple dis politikalarinda fazlaca iddiali olamayan gecmis donemin az gelismis ulkelerinden bazilari, gunumuzde kitle imha silahlari ve bunlari uzaktaki hedeflere gonderebilecek balistik fuzeler gelistirme cabasina girdiler. Ozellikle Iran ve Kuzey Kore'nin gelistirdikleri balistik fuzelerin 2.500 kilometreye varan menzilleri, soz konusu ulkelerin, cok uzak olmayan bir gelecekte kitalararasi menzile sahip balistik fuzeler gelistirmeleri olasiligini gundeme getirdi. (14) Hali hazirda Iran ve Kuzey Kore gibi ulkelerin balistik fuze gelistirmede ulastiklari seviye ve kitle imha silahi iceren basliklari bu fuzelere yerlestirerek daha uzak menzillere gonderebilecek kapasiteleri gelistirmelerine karsisinda, basta ABD ve Israil olmak uzere bazi ulkeler gelecekte maruz kalabileceklerini dusundukleri bu silah sistemlerinin tehdidine karsi etkin savunma sistemleri gelistirmek istediler. (15) Dolayisiyla, ABD'nin kitalararasi balistik fuzelere karsi etkili olmasi ongorulen ulusal hava savunma sistemi gelistirmek cabasinin ardinda bu yonde algiladigi tehdidin yattigi resmen ifade edildi. (16)

Ronald Reagan'in Baskan oldugu 1980'li yillarda, "Yildiz Savaslari" adiyla bilinen ve Sovyetler Birligi'nin sahip oldugu nukleer baslik tasiyabilen kitalararasi balistik fuzelere karsi bir onlem olarak dusunulen "Stratejik Savunma inisiyatifi" projesi (17) 1990'li yillarda goreve gelen Baskan Bill Clinton doneminde "Fuze Kalkani" olarak yeniden gundeme geldiginde (18) kurulmasi ongorulen anti- balistik fuze savunma sisteminin etkin kullanilabilmesinin onunde bazi sorunlar bulunmaktaydi. En onemli sorun, soz konusu hava savunma sistemi teorik olarak mumkun gorulse de pratikte kesinlikle basarili olacagi garantisinin bilimsel cevrelerce verilememesiydi. (19)

ABD, Kuzey Kore ve Iran gibi ulkelerin kitalararasi balistik fuze gelistirmesi durumunda ortaya cikacak tehdidi bertaraf etmek amaciyla 1990'larin ikinci yarisinda hizlandirdigi calismalarla Alaska bolgesinde 100 bataryalik anti-balistik fuzesavar sistem konuslandirilma karari aldi. (20) 2005 yilinda kullanilir hale getirilmesi planlanan hava savunma sistemi icin ilk asamada 20 batarya ve takip eden yaklasik bes yil icinde sistemin geri kalan kisminin da konuslandirilmasiyla ABD topraklarinin tamami kitalararasi balistik fuze saldirilarina karsi korunmus olacakti. (21) Ayrica, fuze bataryalarinin etkili olarak kullanilmasi icin tum dunya olceginde erken uyari sistemleri ve genis bir radar agi kurulmasi gerektigi de ifade edilmekteydi. (22)

Ekim 1999'da ilk denemesi basariyla yapilan hava savunma sisteminin, Ocak ve Temmuz 2000'de yapilan diger iki denemesi basarisiz oldu. (23) Fuze Kalkani'nin tam anlamiyla yeterli gorulmesi icin cok sayida test yapilmasi gerektigi anlasildi. Bazi askeri uzmanlara gore ozellikle ucus kontrol sistemleri ile ilgili simulasyon calismalarindan yeterli guvenirlikte sonuc alinmadan testlerin yapilmasi yanlisti. (24) Bu cevreler, teknik mulahazalar disinda zamanindan once yapilan ve basarisiz olan testlerin sistem hakkinda olumsuz yargilarin pekismesine de sebep oldugunu tespit ettiler. Bilim cevrelerinde ve siyasi platformda yapilan hararetli tartismalara karsin ABD'de o donemde hakim olan genel yaklasim hava savunma sisteminin gerceklestirilmesi yonunde oldu. (25)

Fuze Kalkani Projesine Ilk Tepkiler: Rusya'nin Muhalefeti

ABD'nin Fuze Kalkani projesini gelistirmek istemesinin karsisina teknik ve teknolojik sorunlarin yani sira uluslararasi antlasmalara taraf olmasindan dogan siyasi ve hukuki sorunlar da cikmistir. ABD ve Sovyetler Birligi Soguk Savas yillarinda ikili duzeyde 1972 tarihli Anti Balistik Fuzeler Anlasmasi'ni (ABM) imzalayarak, anlasma hukumlerince izin verilenin disinda ulke topraklari uzerinde herhangi bir hava savunma sistemi kurmayacaklarini beyan ve taahhut etmislerdi. (26) Dolayisiyla, ABD'nin hava savunma sistemini kurabilmesi icin ya Rusya Federasyonu ile anlasarak ABM'nin kisitlayici hukumlerinde degisiklikler yapmak yoluna gitmesi, ki Rus liderler ve uzmanlar bu talebe siddetle karsi cikmislardir,ya da ABD'nin ABM Anlasmasi'ndan cekilmesi gerekmekteydi. (27) Bu olasilik karsisinda Rusya Federasyonu yetkilileri, ABD ile imzaladiklari bir dizi silahsizlanma antlasmalarindan cekilebileceklerini ve cok tarafli uluslararasi silahlarin kontrolu anlasmalarina etkin katkilarini ve isbirligini sona erdireceklerini ifade ettiler. (28) Boyle bir gelismenin Soguk Savas ortamina yeniden donulmesi ve uluslararasi istikrar ve baris ortaminin bozulmasi anlamina gelmekteydi.

Rusya ile ABD arasinda Sovyetler Birligi'nin dagilmasinin ardindan gelistirilen iyi iliskiler sicak catisma olasiligini asgariye indirdi ve tesis edilen guven ve istikrar ortami sayesinde taraflar onemli sayida nukleer basligi imha etmeye basladilar. Menzilleri 1.500 ila 5.500 kilometre arasinda degisen nukleer fuze kategorisinin tumden ortadan kaldirilmasini ongoren 1987 tarihli Orta Menzilli Nukleer Kuvvetler Antlasmasi (Intermediate-Range Nuclear Forces Treaty-INF) ve kitalararasi menzile sahip fuzelere konuslandirilabilen stratejik nukleer basliklarin sayisini kademeli olarak once 6.000-6.500 ve sonra 3.000-3.500 mertebelerine indirmeyi ongoren START I (1991) ve START II (1993) Anlasmalari sayesinde nukleer alanda uzun vadeli de olsa silahsizlanma yolunda onemli adimlar atildi. (29) ABD ve Rusya son olarak 8 Nisan 2010 tarihinde imzaladiklari "Yeni START Antlasmasi" ile kullanima hazir stratejik nukleer baslik sayisini 1.550 ile sinirladilar.

ABD ve Rusya Federasyonu Soguk Savas yillarinda ulasilan dengeleri kontrollu olarak devam ettirmek istemekte ve birbirlerinin askeri alanda yaptiklarini yakindan takip etmektedirler. Bunda amac dengeyi gozetmektir. Hava savunma sistemi kurarak kendi topraklarini tam anlamiyla korunakli hale getirmeyi hedefleyen ABD'nin gelecekte olasi bir surpriz saldirisi durumunda Rusya'nin artik etkin karsilik vermesi olasiliginin kalmayabilecegi iddia edilmektedir. ABD'nin Rusya'ya karsi bugun icin uygulayamadigi curetkar ve baskici politikalari uygulamakla tehdit edebilecegi Rus uzmanlar tarafindan one surulmektedir. Bu olasiligi kabul edilemez bulan Rusya yukarida sozu edilen anlasmalardan cekilme ve kitle imha silahlarinin yayilmasinin onlenmesi rejimlerine verdigi destegi azaltma tehdidini her ortamda dile getirmektedir. (30) Bununla beraber, Rusya'nin ABD'ye sert tepkisinin ardinda, Fuze Kalkani kuruldugu takdirde bozulacagini iddia ettigi stratejik dengenin yeniden tesis edilebilmesi icin onlarca milyar dolara mal olacak bir hava savunma sistemine kaynak ayirmak istememesinin yattigini da goz ardi etmemek gerekir.

Fuze Kalkani Projesine Ilk Tepkiler: Avrupa'nin Kaygilari

NATO icindeki bazi muttefikleri de ilk gundeme geldigi donemde Fuze Kalkani konuslandirma girisimi sebebiyle Amerika'ya karsi cikmislardir. (31) Fransa, ingiltere ve Almanya gibi ulkelerin karsi cikislarinda en temel gerekcenin prensip duzeyinde oldugu ifade edilmistir. (32) NATO ittifaki cercevesinde ortak savunma yukumlulugu icinde olan ulkelerden birinin digerlerinden bagimsiz olarak kendi sartlarina uygun bir savunma mekanizmasi gelistirme yoluna gitmesi prensip olarak tepki yaratmistir. (33) ABD'nin ulusal duzeyde etkili olabilecek bir Fuze Kalkani'ni konuslandirmasi durumunda, NATO icindeki Avrupali ulkeler Soguk Savas yillarinda tasidiklari bir endiseye geri doneceklerini dusunmuslerdir. (34)

Soguk Savas yillarinda ABD ve Sovyetler Birligi ellerinde bulunan on binlerce basliga ragmen "dehset dengesi" sebebiyle bu silahlari birbirlerine karsi kullanamayacaklari yargisi hakimdi. Daha da ileri gidilerek, Dogu Blogu ulkeleri tarafindan Bati Avrupa ulkelerine yonelik olarak yapilacak ve ABD'yi dogrudan hedef almayan bir konvansiyonel ya da kucuk capli bir nukleer saldiri karsisinda, topraklarinin Sovyet nukleer silahlarina hedef olmamasi icin ABD'nin boyle bir catismaya girmeyecegi ve Avrupa'nin yardimina gelmeyecegi Avrupali guvenlik uzmanlari tarafindan sikca ifade edilmekteydi. (35) ABD yonetiminin Munih, Berlin, Londra veya Paris icin New York, Washington, Chicago ya da Los Angeles'i riske atmak istemeyecegi iddialarina yonelik olarak Amerikali uzmanlarin verdikleri sozlu guvenceler yeterli olmuyordu. Bu durum karsisinda ABD yonetimi Bati Almanya topraklarinda konuslandirmak uzere 300 bin Amerikan askerini Avrupa'ya gonderdi. Bu kucuk capta bir Amerikan sehrinin "sanal" olarak Avrupa'da kurulmasi anlamina geliyordu. Olasi bir Varsova Pakti saldirisinda en az 300 bin askerini kaybedecek olmasinin hic bir Amerikan yonetimi tarafindan goze alinamayacagini kabul eden Bati Avrupali muttefikleri sonunda ABD'ye guven duymuslardir.

Soguk Savas'in bitimiyle deniz asiri bolgelerdeki askerlerin buyuk bir kismini geri ceken ABD bu cercevede Almanya'daki 300 bin askerini de buyuk oranda geri cekti. Dolayisiyla, artik Avrupa'da olasi bir saldirida yok edilme riski tasiyan "sanal" Amerikan "sehri" kalmadi. (36) Ulusal savunma sistemini gerceklestirdigi takdirde ABD'nin guvenlik acisindan kendisine yeterli hale gelecegini dusunen Avrupali muttefikleri, bu ulkenin Avrupa'nin savunmasi konusunda isteksiz olacagini ve Rusya'nin Nisan 2000 tarihli askeri doktrini sebebiyle, bu ulkenin halen korudugu buyuk nukleer gucu karsisinda korunmasiz kalacaklarini dusunmuslerdir. (37)

Bu gibi kaygilari gidermek amaciyla ABD yonetimi, Fuze Kalkani'ni basarili sekilde gerceklestirdigi takdirde, bu teknoloji ve bilgi birikimini Avrupali muttefikleri ile paylasacagini ifade etmistir. (38) Bu oneri Avrupa'da ilk basta herhangi bir heyecan yaratmadi. Bunun birinci nedeni, ABD yonetiminin teknolojik ve bilimsel paylasim konusunu sadece sozle ifade etmesi ve baglayici hukuki bir taahhutte bulunmamis olmasiydi. ikinci neden, Fuze Kalkani'ni gelistirme cabalarinda guvenilir bir sisteme ulasilmasinin uzak bir ihtimal olmasina ragmen, ABD'nin bu cabalari sonucu bos yere Rusya'nin tepkisini cekerek bu ulkenin uluslararasi guvenlik konularinda daha sert bir tutum takinmasina ve tehdit duzeyini yukseltmesine sebep oldugu gorusunun Avrupa'da hakim olmasiydi.

Amerikan Ulusal Fuze Savunma Sistemi'nden NATO'nun Fuze Kalkani'na

ABD Baskani Bill Clinton'in ikinci kez gorev yaptigi donemin sonlarina dogru Amerikali askeri yetkililerin ve uzmanlarin Ulusal Fuze Savunma Sistemi projesinin hangi siyasi hedefler dogrultusunda gelistirilmesi gerektigi konusunda askeri-stratejik seviyede karar verilmesi yonundeki beklentisine Baskan Clinton'in cevabi bu kararin bir sonraki secilecek Amerikan Baskanina birakilmasi yonunde oldu. (39) Clinton'dan sonra ABD Baskani olan George W. Bush daha Beyaz Saray'daki ilk yilini tamamlamadan ulkesinin maruz kaldigi 11 Eylul 2001 tarihindeki terorist saldiri sebebiyle dis politika ve guvenlik politikalari alaninda onceligi Afganistan ve Irak ozelinde devlet-disi aktorler olarak tanimlanan uluslararasi teror sebekeleriyle mucadele konularina vermek zorunda kaldi. Bu nedenle, Ulusal Fuze Savunma Sistemi konusunda yapilan calismalar devam etmekle beraber gundemde fazla yer isgal etmedi. Ancak, Iranli muhalif grup "Halkin Mucahitleri Orgutu'nun Agustos 2002'de Iran'in gizli nukleer tesisler insa etmekte oldugu ve nukleer silah gelistirme niyetinin bulundugu iddialari uzerine, Iran'in balistik fuze kapasitesinin gelismesi sureci Bush yonetimi tarafindan yakin takibe alindi. (40) Bu gelismelere ek olarak, Iran'da HazIran 2005'te yapilan Cumhurbaskanligi secimlerini kazanan Mahmut Ahmedinejad'in goreve gelmesiyle birlikte israil'i hedef alan sert aciklamalari ve tehditkar ifadeleri, Iran kaynakli tehdit degerlendirmelerinin yalnizca ABD ve israil tarafindan degil bazi onde gelen Avrupali ulkeler tarafindan da endise verici bulunmasina ve karsi onlemler gelistirilmesi surecinin yeniden gundemin on siralarina tirmanmasina yol acti. (41)

Kasim 2002'de Cek Cumhuriyeti'nin baskenti Prag'da gerceklesen NATO Zirvesi'nde Amerikan Ulusal Fuze Savunma Sisteminin tum ittifak uyelerini kapsayacak sekilde gelistirilmesi prensibi benimsendi. (42) Takip eden yillarda Bush yonetimi ABD topraklarina yonelik olarak Iran'dan atilabilecek balistik fuzelere karsi NATO uyesi olan Cek Cumhuriyeti'nde radar tesisleri ve Polonya'da anti-balistik fuze rampalari konuslandirma karari aldi. Ancak, Bush yonetiminin bu karari, Kasim 2008 Baskanlik secimleri sonrasinda goreve gelen Barack Obama yonetimi tarafindan fuze tehdidi degerlendirmesinin gozden gecirmesiyle iptal edildi. (43) Bu gelismeler sonucunda, iran'in menzilleri en fazla 2.500 kilometreyi bulan fuzelerine karsi savunma sistemi konuslandirmak icin Obama yonetiminin yer arayisi cercevesinde Turkiye'nin konumu ve onemi (bir kez daha) gundeme geldi. (44)

Turkiye'nin Fuze Savunma Sistemlerine Yaklasimi

Turkiye'nin cevresinde bulunan bircok ulkenin kitle imha silahlarina ve bunlari gonderme araclari olan balistik fuzelere sahip olduklari ve bu kapasitelerini gelistirmek istedikleri bilinmektedir. (45) Dolayisiyla, Turkiye'nin hava savunma sistemlerine sahip olmasi ya da ittifak iliskileri cercevesinde buna sahip olan ulkelerle isbirligi icinde hava savunma sistemlerini topraklarina konuslandirmak istemesi, karsi karsiya bulunulan tehdit dikkate alindiginda, anlasilir bir politikadir. Ancak, ABD 1990'li yillarda Ulusal Fuze Savunma Sistemi'ni gelistirirken Turkiye'nin de bu sistemden istifade edebilecegi onerisini getirdiginde, konuya olumlu yaklasan Turk yetkililerin uzun suren gorusmeler sonrasinda cevabi "ihtiyacimiz var ama prensip olarak proje NATO bunyesinde gelistirilmesi gerekir" seklinde oldu. (46)

Turkiye, gecmis tecrubeler nedeniyle stratejik savunma konularinda ABD ile ikili duzeyde kalmak istememektedir. Bunlarin en onemlisi Jupiter fuzeleri konusudur. 1961 yilinda Turkiye'ye yerlestirilen Jupiter fuzeleri, hemen sonrasinda Ekim 1962'de yasanan Kuba krizi sirasinda ABD Baskani John F. Kennedy ile SSCB Komunist Parti Genel Sekreteri Nikita Kuruscev arasinda gizlice yapilan bir mutabakat sonrasi Turkiye'ye danisilmadan Turkiye'den sokuldu. (47) Bu durum Turkiye icin bir guvenlik zafiyetine neden olmasa da siyaseten bir guvensizlik yaratti. Turkiye'de siyasi, diplomatik ve askeri cevrelerde 1962'de Jupiter'lerin sokulmesi kararindan, 1964'te ABD Baskani Johnson'un Basbakan inonu'ye yazdigi sert usluplu mektuptan ve 1974 Kibris Baris Harekati sebebiyle 1975-78 yillari arasinda ABD Senatosu'nun Turkiye'ye uyguladigi silah ambargosundan Turk devlet adamlarinin cikarttigi dersler oldu. Bu sebeple, savunma konularinda Turkiye NATO bunyesinde karar mekanizmasinda esit agirlikli bir konumda olmak istemektedir.

Butun bu cekincelere ragmen, Irak'in Kuveyt'i isgali sonrasinda girisilen 1991 Korfez Savasi oncesinde, Saddam Huseyin yonetiminin sahip oldugu SCUD fuzelerine karsi onlem olarak Amerikan "Patriot" anti balistik fuze sisteminin Turkiye'ye yerlestirilmesi, konunun takip eden yillarda da gundemde kalmasina ve Turk askeri ve diplomatik yetkililerin bu silah sistemine ilgi gostermesine sebep oldu. Turk yetkililerin ABD'li karsitlari ile yapmis olduklari gorusmelerde ileri duzeyde bilimsel ve teknolojik birikim gerektiren bu sistemlerin gelistirilmesinde, kurulmasinda ve kullanilmasinda Turkiye'nin de belli bir oranda ortak olarak gorulmesi ve ozellikle bilimsel ve teknolojik birikimin Turkiye'ye de aktarilmasi ve zaman icinde birlikte gelistirilmesi konulari yer aldi.

Turkiye ile ABD arasinda suren gorusmelere, 1990'li yillarin ortalarinda Turk-israil iliskilerinde hizli gelismeler kaydedilmesi ve askeri boyutun bu iliskilerde on plana cikmasiyla, israil de dahil olmus ve israil-ABD ortakliginda gelistirilen "Arrow-II" adli hava savunma sistemi gelistirme projesine Turkiye'nin de dahil edilmesi olasiligi gundeme geldi. (48) Ancak, bu konuda uzun yillar suren gorusmelerden bir sonuc alinamadi. ArrowII projesinde Turkiye'nin, beklenenin aksine, yer alamamasinin ardinda gerek israil'in, gerek ABD'nin Turkiye ile en ileri seviyedeki bilim ve teknolojinin kullanildigi silah sistemine ait sirlari paylasmak istememesi oldugu dusunulmektedir. Bu konuda Amerikali yetkililer, ABD'nin degil asil israil'in Turkiye ile teknoloji paylasimi konusunda cekinceleri oldugunu ifade ederken, israilli yetkililer de asil ABD'nin boyle bir paylasim konusunda cekinceleri oldugunu vurgulamaktaydilar. (49) Sonucta, 2000'li yillarin baslarinda israil, ABD ile birlikte gelistirdigi anti balistik fuzeleri basari ile test edildi. (50)

Fuze Kalkani Projesi'nde Turkiye'nin Yeri ve Rolu

Tum NATO ulkelerinin topraklarini, askeri birliklerini ve halklarinin tamamini balistik fuze tehdidine karsi korunakli kilmayi amaclayan Fuze Kalkani projesi ittifak'in Kasim 2010'daki Lizbon Zirvesi'nde benimsendi. Bu cercevede, Fuze Kalkani'nin Turkiye'ye kurulmasi onerilen birimi radar sistemi olmustur. Tehdit olarak ismi zikredilmese dahi, Iran'dan atilacak ve Avrupa topraklarini vurabilecek fuzelere karsi bir hava savunma sistemi kurulmasi dusunuldugu dikkate alindiginda, radarin Turkiye'nin dogu bolgelerinde ve atilan fuzeleri karsilamak icin kurulacak anti balistik fuze bataryalarinin da Romanya topraklarina konuslandirilmalari gerekmektedir. (51) Bundan baska, Aegis sinifi savas gemilerinde bulunan radar sistemleri ve fuze atacak sistemler olmasi sebebiyle bu gemilerin Dogu Akdeniz'de, Ege'de hatta Karadeniz'de konuslandirilmasi talebi soz konusu olabilir. (52)

NATO zirvesi oncesi donemde gundemde tartisilan en onemli konulardan biri balistik fuze kapasitesine sahip olan Iran ve Kuzey Kore gibi ulkelere karsi Fuze Kalkani'nin gelistirildiginin resmi belgelerde acikca vurgulanip vurgulanmayacagi idi. (53) Diger bir konu da, Fuze Kalkani'nin hangi senaryolar dahilinde kullanilacagi ve ittifak disindaki israil gibi "dost" ulkelerin de Fuze Kalkani'nin korumasindan istifade edip etmeyecekleri sorusu idi.

Iran'in Tehdidin Kaynagi Olarak Gosterilmesi Konusu

Kasim 2010 Lizbon Zirvesi'nde Fuze Kalkani projesinin hayata gecirilmesi yonunde bir karar alinirken soz konusu projenin gelistirilmesine sebep teskil ettigi ifade edilen Iran'in balistik fuze kapasitesinin ve dolayisiyla iran'in isminin resmi belgelerde acikca gecmesi konusuna Turkiye'nin cok acik ve net bir tepkisi oldu. Zirve oncesindeki hazirlik gorusmelerinde, basina verilen demeclerde ve zirve sirasindaki tartismalarda herhangi bir ulkenin isminin zikredilmesinin Turkiye tarafindan kabul gormeyecegi vurgulandi. (54) Hatirlanacagi gibi, ikinci Dunya Savasi sonrasinda Sovyetler Birligi'nin yayilmaci politikalarinin yarattigi tehdide karsi NATO'yu kuran 4 Nisan 1949 tarihli Washington Antlasmasi'nin hicbir maddesinde Sovyetler Birligi'nin ya da bir baska ulkenin adi dusman ulke olarak gecmemektedir. (55) Gecmiste hicbir bir ulke adi acikca ifade edilmemis olduguna gore Lizbon'daki NATO Zirvesi'nde Iran, Kuzey Kore ya da bir baska ulkenin adinin kayda gecirilmesinin bir geregi olmadigi ittifak uyeleri tarafindan sonunda kabul edildi. (56)

Iran'in, tehdidin kaynagi ulke olarak gosterilmesinin yani sira, isminin resmi kayitlarda yer almasinin Turkiye acisindan bir diger sakincasi da, Iranli yoneticilerin bu tarz bir aciklamayi gerekce gostererek ve buna bagli olarak ulkelerine yonelik tehdidin arttigi bahaneleriyle silahlanma programlarina hiz kazandirmalari olasiligidir. Yuzyillardir catisma riski ya da ciddi bir sinir sorunu dahi yasamadan Iran ile ikili iliskilerinde belli bir guc dengesini gozeten Turkiye, Iran'in cesitli gerekcelerle daha guclu ve daha cok sayida silah sistemlerine sahip olmasini mesrulastiracak bir gelismeye de yol acilmasini istemedi.

Fuze Kalkani'nin Nasil ve Ne Zaman Kullanilacagina Kimin Karar Verecegi Sorunu

Fuze Kalkani tartismalari kapsaminda Turkiye'de gundeme gelen, siyasi cevrelerde ve kamuoyunda tartisilan bir diger onemli konu da "dugmeye kim basacak?" sorusu oldu. (57) Turkiye'de konunun tartisilmasina yol acan husus, buyuk oranda ABD tarafindan uzun yillardir gelistirilmekte olan ve NATO uyesi muttefikleri ile ortak kullanilmasini onerdigi Fuze Kalkani gibi ileri teknoloji urunu bir savunma silahi sisteminin, yine ABD'nin stratejik ortagi konumunda olan israil'in maruz kalabilecegi tehditlere karsi da kullanilmasini istemesi durumunda, Turkiye-israil iliskilerinin bozuldugu bu ortamda, Turk yetkililerin boyle bir talebe karsi cikacaklarini beyan etmis olmalaridir. (58)

NATO bunyesinde askeri birimler tarafindan cesitli olasiliklara karsi harekat planlari hazirlanir ve yazili protokoller haline getirilir. Bir saldiri oldugunda panik olarak o anda ani bir karar alinmasi soz konusu degildir. Bu gibi durumlarda kimin ne gorev yapacagi, ne sorumluluk alacagi onceden yapilan planlamalarda kararlastirilir. Gunumuzde NATO'nun Fuze Kalkani projesinin en temel unsurlarini Turkiye ve Romanya'daki stratejik onemdeki tesisler icermektedir. Bunlarla esgudumlu olarak, gelecekte Fuze Kalkani'nin operasyonel olarak kullanilmasi gerektiginde komuta-kontrol Belcika'daki SHAPE Karargahi'nda gorev yapan Amerikali orgeneral veya oramiral rutbesindeki komutan (SACEUR) tarafindan gerceklestirilecektir. (59) Ancak, SACEUR'un NATO'daki protokoller ve teamuller geregi bugune kadar hep bir Amerikali orgeneral veya oramiral oldugu ve olacagi unutulmamalidir.

Bu noktada belki de en cok spekulasyona acik olan senaryo su olabilir: Iran'dan hedefinde israil olan fuzeler atilmasi durumunda ABD yonetimi "bu sistemin cogunu ben gelistirdim ve size verdim, Iran fuzeleri yakin muttefikim israil'e gidiyor, fuze savunma sistemini calistiralim" yonunde bir talepte bulunabilir. Fuzelerin NATO uyesi olmayan israil'e yoneldigi bir durumda sistemin calistirilip calistirilmayacagi bir soru isareti teskil ettigi icin, Turkiye bu konunun da acikliga kavusturulmasini istedi. Zirveyi takip eden aylarda toplanan muttefik ulkelerin Disisleri ve Savunma Bakanlari bu ve benzeri konularda degerlendirmeler yapilmis ve Turk yetkililer Fuze Kalkani'nin sadece NATO uyesi ulkeleri korumak amacli olarak kullanilabilecegi yonundeki gorusunu ittifak uyesi ulkeler nezdinde kayda gecirterek kabul ettirmistir. (60)

Turkiye'nin bugunku tutumu ve ittifak uyesi ulkelerin Turkiye'nin tutumuna yaklasimlari "dugmeye kim basacak" sorusunun cevaplandigini dusundurtebilir. Ancak, bugun icin sadece potansiyel bir tehdit olarak gorulen Iran'in gelecekte israil'e yonelik balistik fuzelerle yapacagi bir saldiri gerceklestigi takdirde, ABD ve Turkiye disindaki diger NATO muttefikleri ile SACEUR ne yonde karar alir ve nasil davranir? Turkiye'nin muhalefetine karsin israil'i korumak amacli olarak Fuze Kalkani devreye sokulmak istenir mi? Eger bu yonde bir karar alinmak istenirse, Turkiye topraklarinda Malatya Kurecik'te kurulu olan radar sisteminin isletimine Turkiye'nin mudahalesi olabilir mi? Teorik olarak Turkiye'nin onayi olmaksizin ittifak icinde sistemin kullanilmasi yonunde bir karar alinmasi mumkun olmamakla beraber, israil'in guvenligini saglamak gibi bir yukumlugu oldugunu dusunen ABD yonetiminin ve bazi NATO muttefiklerinin Turkiye'ye yonelik tutumu nasil olur ve bu tutum Turkiye-NATO iliskilerini ve NATO'nun gelecegini nasil etkiler? Butun bu sorularin cevabi bugun siyaseten ve diplomatik acidan verilebilse dahi, gelecekte ortaya cikabilecek bir gercek catisma ortaminda muttefiklerin nasil davranacagini ve bu davranislarinin ne gibi sonuclara yol acacagini ongormek zordur. Bununla birlikte, zaman icinde Turkiye-israil iliskilerinde iyilesme saglandigi takdirde Turk yetkililer Fuze Kalkani'nin kullanilacagi senaryolarla ilgili tutumlarini yumusatirlar mi ve 1990'li yillarda israil'in guvenligi konusunda gosterdikleri hassasiyeti yeniden sergilerler mi seklindeki sorularin da cevabini da simdiden kesin olarak vermek mumkun degildir.

Fuze Kalkani Projesi'nin Ardindaki (Diger) Sebepler

Soguk Savas doneminde, iki kutuplu uluslararasi sistemde "super guc" konumunda olan ABD ve Sovyetler Birligi'nin birbirlerine karsi cesitli kategorilerde silahlanma yarisi icinde olmalarini ve "nukleer dehset dengesi" kapsaminda karsilikli olarak "caydiricilik" saglamak adina bazi silah sistemlerini gelistirmek istemelerindeki israri anlamak ve o donem gecerli guvenlik kuramlariyla ile aciklamak mumkundu. (61) Soguk Savas sonrasi donemde ise, bir yanda, halen super guc konumunu koruyan ABD ve dunyanin askeri, ekonomik ve siyasi acidan en guclu ulkeleri olan NATO muttefiklerinin bulundugu, diger yanda, aralarinda kisitli isbirligi olsa dahi cografi uzaklik, askeri ve ekonomik imkan ve kabiliyetlerinin yetersizligi gibi sebeplerle etkili bir ittifak olusturmalari pek mumkun gorulmeyen Iran ve Kuzey Kore gibi ulkelerin bulundugu bir kamplasmadan soz etmek ve bu kamplasmanin tezahuru olarak Fuze Kalkani gibi bilimsel, teknolojik, hukuki ve ekonomik acilardan tartisilan bir projenin israrla gundemde tutulmasini anlamak ve aciklamak kolay olmamaktadir. (62) Bu sebeple, ittifak bunyesinde kapsamli bir hava savunma sisteminin gelistirilmesinin esas gerekcesinin Iran'in ve Kuzey Kore'nin sahip olduklari silah kapasitelerinin mi oldugu, yoksa baska amaclar cercevesinde mi bu yola gidildigi halen ciddi bir soru isareti teskil etmektedir. (63)

NATO'nun Devaminin Saglanmasi

ABD'nin Fuze Kalkani projesini gelistirmek istemesinin aciklanabilir ve anlasilabilir baska sebepleri olabilir. Bunlardan birincisi, Sovyetler Birligi'nin yikilmasi ve Varsova Pakti'nin dagilmasi sonrasinda var olma sebebi surekli sorgulanan NATO'nun varligina devam etmesi ve bu yolla ABD ile Avrupa arasindaki Kuzey Atlantik baginin korunmasi bakimindan Fuze Kalkani projesinin muttefikleri ortak tehdit degerlendirmesi etrafinda guclu bir sekilde bir arada tutmasidir. Varsova Pakti'nin dagilmasini takip eden surecte NATO'nun devami siyasi, askeri ve akademik cevrelerde sikca sorgulanmaya baslandi. (64) Ancak, Soguk Savas doneminde devletlerden kaynaklanan tehditlere karsi belli bir alani savunmaya yonelik olarak yapilanmis olan NATO'nun, Soguk Savas sonrasi donemde uluslararasi guvenlik alaninda on plana cikan ve "devlet-disi aktorler" olarak tanimlanan teror gruplarindan kaynaklanan tehditlere karsi etkili bir sekilde kullanilabilecek duzeyde bir donusume tabi olmasi ABD'nin en onem verdigi onceliklerinden biriydi. Kuresel boyutta orgutlenmis olan uluslararasi teror gruplariyla mucadelede en etkili arac olan nitelikli istihbarati toplayabilen, gerektiginde dunyanin hemen her noktasina hizla intikal edebilen ve operasyonlar duzenleyebilen imkan ve kabiliyetlere sahip olmak ABD acisindan buyuk onem arz etmekteydi. Butun bunlari bastan insa etmek icin gereken cok yuksek miktardaki parayi ve uzun zamani harcamak yerine NATO'nun uzun yillar boyunca gelistirmis oldugu imkan ve kabiliyetlerini terorizmle mucadele edebilecek sekilde donusturmek daha tercih edilir bir secenek oldu. Boylelikle, hem ABD'nin cok ciddi elestirilere hedef olan terorle mucadelesine uluslararasi mesruiyet kazandirildi, hem de siyasi ve ekonomik maliyetler paylasilarak Kuzey Atlantik bagi korunmus oldu. Dolayisiyla, Fuze Kalkani bir NATO projesi olarak ittifak'in varlik sebebini sorgulayanlar karsisinda devam etmesini isteyen muttefikler acisindan uzerinde onemle durulan bir konudur.

Bilimsel ve Teknolojik Arastirmalarin Desteklenmesi

ABD'nin Fuze Kalkani gelistirmek istemesindeki israrinin anlasilmasina ve aciklanmasina yardimci olabilecek ikinci sebep ise, soz konusu ileri teknoloji urunu silah sistemlerinin gelistirilmesi icin bilim ve teknoloji cevrelerine yapilan cok yuksek miktarlardaki yatirimlarin, zaman icinde ABD'ye uluslararasi ekonomik alanda da ustunlugunu surdurmesi yolunda buyuk avanta jlar sagladigi gercegidir. Bilimsel arastirma ve gelistirme faaliyetlerinin yurutuldugu universiteler, dusunce kuruluslari, laboratuarlar vb kurum ve kuruluslar, siyasiler ve askeri cevreler tarafindan surekli vurgu yapilan tehdide karsi onlemler gelistirmek amaciyla butceden ve diger kaynaklardan aldiklari yuksek meblaglar ile hem ABD icinde, hem dunyanin diger bolgelerinde bu konularda en guclu birikime sahip olan bilim adamlarini ve arastirmacilari ABD'ye cekip onlarin birikimlerinden oncelikle bu ulkenin yararlanmasini saglamaktadirlar. ileri teknoloji gelistirilmesine yapilan yatirimlar sonucu ortaya cikan urunleri oncelikle ABD'nin askeri, diplomatik ve istihbarat cevrelerinin kendi amaclari dogrultusunda tuketmeleri ve bu yolla onemli avantajlar saglamalari, daha sonra ticari ortamlara verilen bu bilgilerle gelistirilen urunlerden elde edilen yuksek karlarin ulke ekonomisine onemli katkilar yapmasi soz konusudur.

Sonuc ve Degerlendirmeler

Fuze Kalkani projesinde Turkiye'nin aktif bir sekilde yer alacaginin gundeme gelmesiyle birlikte Turkiye'nin bu yonde izledigi politika yurticinde ve yurtdisinda bircok platformda konu tartisildi. Rusya'nin NATO bunyesinde gelistirilecek Fuze Kalkani projesine gunumuzde ortaya koydugu tepkilerinin genel cercevesi, 1990'li yillarda Amerika'nin Ulusal Fuze Savunma Sistemi gelistirmesine karsi ortaya koydugu tepkilerle buyuk benzerlik icermektedir. Bu cercevede, Rusya'nin Turkiye'yi ilgilendiren tutumu yakin zaman icinde onemli farkliliklar arz etmistir. Bush yonetimi tarafindan Fuze Kalkani'nin temel unsurlarinin Cek Cumhuriyeti ve Polonya'ya yerlestirilmesi soz konusu oldugunda basta Rusya Basbakani Viladimir Putin olmak uzere Rus yetkililer bu projeyi direkt olarak Rusya'ya bir tehdit olarak degerlendirdiler ve Fuze Kalkani'nin, tehdidin kaynaklandigi bolgeye yakinligi sebebiyle, Azerbaycan veya Turkiye topraklarina yerlestirilmesinin daha dogru olacagini ifade ettiler. (65)

Obama yonetiminin, Fuze Kalkani projesi konusunda radikal bir karar alarak sistemin Orta Avrupa ulkelerinden Iran'a daha yakin olan Turkiye ve Romanya'ya kaydirilmasi yonunde bir karar almasinda sonra, Rus yetkililer daha once Turkiye konusunda olumlu gorus bildirmis olduklari halde bu kez Turkiye'ye radar sistemlerinin kurulmasinin Rusya'ya tehdit olusturdugunu one surerek eger NATO bu kararindan vazgecmezse Rusya'nin Orta Avrupa cografyasindaki topraklari olan Kaliningrad'daki hava savunma sistemlerini aktif hale getireceklerini ifade ettiler. (66) Konunun Rusya'daki genel secimler oncesinde tartisilmasi ic politika hesaplariyla bazi aciklamalarin yapilmis oldugunu dusundurtmustur. Nitekim karsilikli yapilan aciklamalarin tonu NATO- Rusya Konseyi'nde yapilan gorusmeler sonrasinda onemli olcude dusmustur. Turkiye ile Rusya arasinda Fuze Kalkani sebebiyle bir gerginlik soz konusu degildir.

Ote yandan Iran, NATO'nun Fuze Kalkani projesinin onemli bir ayagi olan radar sistemlerinin Malatya Kurecik'te konuslandirilmasini ongoren Turkiye'nin kararina sert tepki gosterdi ve ozelikle Iran Savunma Bakani Ahmed Vahidi gerekirse Iran'in Malatya'daki tesisi vuracagini acikladi. (67) Bu aciklamaya Turk Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu'nun tepkisi sonrasinda Iran Disisleri Bakani Ali Ekber Salihi yatistirici aciklamalar yapmak durumunda kaldi. (68) Turkiye'ye hava savunma sistemlerinin yerlestirilmesi konusu 1990'li yillardan buyana gundemde olmasina karsin, ozellikle Kasim 2010 Lizbon Zirvesi oncesinde Turkiye'nin odak noktasi haline geldigi Fuze Kalkani projesi konusunda o donemde Turkiye'ye yonelik elestirilerini yuksek seviyelerden dile getirmemis olan Iran'dan 2011 yili sonlarinda projenin aktif hale gelmesi sureci basladiginda sert aciklamalar yapilmis olmasi Turk yetkililer tarafindan tam olarak anlasilamamistir. Turkiye'nin, Lizbon Zirvesi oncesinde ve sonrasinda Iran'in isminin NATO belgelerinde Fuze Kalkani gelistirilmesine gerekce teskil eden ulkelerden bir olarak resmen ifade edilmesine karsi tutumu sebebiyle Turk meslektaslarina takdirlerini sunan Iranli yetkililerin tutumlarindaki radikal degisiklik merak uyandirmistir. (69)

Bu konuda akilda tutulmasi gereken bir diger konu da Iran'in, israil ve ABD'nin tehdidine karsi kendini korunakli kilmak icin Rusya'dan S-300 hava savunma sistemleri almak istedigidir. Uzun yillar suren siki pazarliklar sonrasinda anlasmaya varilmis olmasina karsin, israil ve ABD'nin etkili lobileri sonucunda, Rusya Devlet Baskani Medvedev yetkisini kullanarak S-300'lerin Iran'a teslimatina izin vermedi. (70) Turkiye'nin NATO muttefikleriyle birlikte dunyada gelisen balistik fuze tehdidine karsi hava savunma sistemleri konuslandirmasina karsi sert aciklamalar yapan Iran, Rusya'dan hava savunma sistemleri almak uzere gorusmeler yaparken Turkiye'nin bu konuya nasil baktigina onem verdigini gosteren, ya da Turk kamuoyuna yonelik olarak, neden S-300'ler gibi etkili oldugu dusunulen gelismis hava savunma sistemi almak istedigini aciklayan bir tavir sergilemedi.

Turkiye, ozellikle Ortadogu gibi son derece karmasik cikar iliskilerinin ve guvenlik sorunlarinin oldugu bir cografyada komsulariyla "sifir sorun" politikasi izlemeye onem vermektedir. Turk dis politikasinin geleneksel barisci ve isbirligini vurgulayan temel prensipleri ile uyumlu olan bu yaklasimin Orta Dogu bolgesinde sonuc vermesi icin tum taraflarin tutum ve davranislarinda samimi olmalari geregi vardir. Turkiye, Iran konusundaki ciddi, kararli ve samimi tutumunu Kasim 2010'da Lizbon'da acik ve net bir sekilde sergilemis ve bu sebeple Bati kamuoylarinda ciddi elestirilere de maruz kalmistir. Iran'in da, bir NATO uyesi olan Turkiye'nin muttefikleri ile uyumlu ve esgudumlu politikalar izlemesini anlamaya calismasi geregi vardir.

Konuya sadece askeri ve siyasi acidan yaklasmak ulkelerin bu yondeki niyetlerini tam olarak anlamak bakimindan yetersiz olabilir. ABD'nin ve diger Batili muttefiklerin Fuze Kalkani gelistirilmesi konusuna yaklasimlarinin ekonomik cikar, bilimsel ve teknolojik gelisim gibi degisik boyutlarinin tanimlanmaya calisildigi onceki bolumde sozu edilen arka plan dikkate alindiginda, bolgesinde yukselen bir guc oldugu artik tartisilmayan, bununla birlikte yakin gelecekte "kuresel guc olmak" hedefi bulunan Turkiye'nin projeye yaklasiminin ardinda bu yonde beklentilerin de oldugunu dusunmek gerekir. (71)

Kaynakca

Alibek, Kenneth ve Stephen Handelman. Biohazard: the Chilling True Story of the Largest Covert Biological Weapons Program in the World, Random House, 1999.

"Allied Leaders Agree on NATO Missile Defence System", NATO News, 20 Kasim 2010.

"An Overview of North Korea's Ballistic Missile Program", NCNKIssue Brief, 28 Nisan 2011.

Arms Control Association, Worldwide Ballistic Missile Inventories, http://www.armscontrol. org/factsheets/missiles.

"Bakan Davutoglu, Iran'a Hesap Sordu", Turkiye, 14 Aralik 2011.

Baucom, Donald R. The Origins ofSDI, 1944-1983. Lawrence: University Press of Kansas, 1992.

"Blast Off: Ready Or Not, Bush Commits To Missile Defense," Pittsburgh Post-Gazette, 7 Mayis 2001.

Bolme, Selin M. "NATO Zirvesi ve Fuze Kalkani Projesi", SETA Analiz, Aralik 2010.

Bozheyeva, Gulbarshyn, Yerlan Kunakbayev ve Dastan Yeleukenov. "Former Soviet Biological Weapons Facilities in Kazakhstan: Past, Present, and Future", CNS Occasional Papers, 1999.

"Bush Vows To Build Missile Defenses System 'Essential' to Meeting Threats", The Washington Times, 18 Aralik 2002.

"Bush: Iran'in Nukleer Silahlara Sahip Olmasina Karsiyiz", Haber7, 23 Subat 2005.

Carus, W. Seth. Ballistic Missiles in the Third World: Threat and Response, Praeger Paperback, 1990.

"CHP: Fuze Kalkani israil'i Korumak icin", NTVMSNBC, 6 Eylul 2011.

"Clinton Promises to Share Missile Defense Technology", Gettysburg Times, 1 HazIran 2000.

"Clinton Defers Decision On Missile Shield The President Said The System Needed More Testing. "An Answer on Deployment Will Be Left To His Successor", Philadelphia Inquirer, 2 Eylul 2000.

Cole, Harvey. "Obama Shifts Gear on Missile Defense," Arms Control Association, Ekim 2009, http://www.armscontrol.org/act/2009_10/missiledefense.

Criss, Nur Bilge. "Strategic Nuclear Missiles in Turkey: The Jupiter Affair, 1959-1963", Journal of Strategic Studies, Cilt 20, No. 3, 1997.

"Cumhurbaskani, NATO Devlet ve Hukumet Baskanlari Zirvesi'ne Gitti: Bakalim 'Kalkan' Turkiye'nin istedigi gibi Olacak mi?", Radikal, 19 Kasim 2010.

Davis, Dale M. Air-to-Surface Missile, US Patent 3,731,633, 1973.

"Erdogan'in Restiyle israil 'Out'" , Stars 8 Ekim 2011.

"Erdogan: Fuze Kalkaninin Butonuna Kim Basacak", Vatan, 29 Aralik 2010.

Erdurmaz, Serdar. "Fuze Kalkani Sistemi ve Turkiye, ABD Tek Basina Gerceklestiremedigi Zorlamayi NATO Kanaliyla mi Kabul Ettirecek?", Turksam Silahsizlanma Calismalari, http://www.turksam.org.tr.

"Fuze Kalkani icin en ideal Ulke Turkiye", NTVMSNBC, 16 Kasim 2010.

"Fuze Kalkani Turkiye'ye", Milliyet, 9 HazIran 2007.

Goodenough, Patrick. "At Turkey's Insistence, NATO Will Not Name Iran As a Missile Threat," CNS News, 16 November 2010.

"G8'de Yedi Kilica Karsi Putin Kalkani", Radikal, 8 HazIran 2007.

"Heavy Pressure on US Missile Defense Test", ABCNews, 11 Temmuz 2001.

Hildret, Steven A.ve Carl Ek. "Missile Defense and NATO's Lisbon Summit", CRS Report for Congress, 11 January 2011.

Hildreth, Steven A. "National Missile Defense and Alaska", CRS Reportfor Congress, 13 July 2001.

Hildreth, Steven A. "Missile Defense: The Current Debate," CRS Report for Congress, 21 August 2003.

Hoffman, David ve William Drozdiak. "Russia Tells U.S. to Drop Missile Shield; European Allies Fear Arms Control Breach, Hope Test Failure Will Delay Effort," Washington Post, 9 July 2000.

"Interceptor Misses Target In Missile Shield Test; Defense: Likelihood Grows That Clinton Won't Deploy System Meant To Protect U.S. From Attacks After Device Fails To Hit Dummy Warhead Launched From California", Los Angeles Times, 19 Ocak 2000.

"Iran's Ballistic Missile Capabilities: A net assessment", Press Statement by the Director General and Chief Executive of the IISS, 11 Mayis 2010.

"Iran'dan Tehdit: Malatya'yi Vururuz", Haberturk s11 Aralik 2011.

"Iran: Malatya'daki Fuze Kalkani Sistemini Vururuz", Milliyet, 11 Aralik 2011.

Keen, Judy. "Bush Launches Program for Anti-missile Defense Plan would Break '72 ABM Treaty", USA Today, 2 May 2001.

Kibaroglu, Mustafa. "Turkey and Israel Strategize", Middle East Quarterly, Winter 2002, Cilt 9, No. 1, s.61-65.

Kibaroglu, Mustafa, "Amerikan Ulusal Fuze Savunma Sistemi", Avrasya Dosyasi - Amerika Ozel, Guz 2000, Cilt 6, Sayi 3, s.90-105.

Kibaroglu, Mustafa. "Reassessing the Role of US Nuclear Weapons in Turkey", Arms Control Today, Cilt 40, No. 5, July 2010. "Kremlin Bans Sale of S-300 Missile Systems to Iran", BBCNews, 22 Eylul 2010.

Larive, Maxime. "The Building ofthe US Missile Shield in Europe, The Triangular Relationship: US, EU, Russia", European Union Miami Analysis Special Series, Cilt 11, No. 8, June 2011.

Lesser, Ian, Bruce Nardulli ve Lory Arghavan. "Sources of Conflict in the Greater Middle East", RAND, 1998.

Lorell, Mark A., Julia Lowell, Richard Moore ve Victoria Greenfield. Going Global? US Government Policy and the Defense Aerospace Industry, RAND Project AIR FORCE, 2002.

McCalla, Robert. "NATO's Persistence after the Cold War", International Organization, Cilt 50, No. 3, 1996.

McCurry, Justin. "US and Japan Begin Joint Military Exercise", Guardian, 3 December 2010.

McInnes, Colin. Security and Sovereignty in the New Europe, London, Routledge, 1992.

McMahon, Scott K. Pursuit of the Shield: The U.S. Quest for Limited Ballistic Missile Defense. Lanham, Md. University Press of America, 1997.

Millen, Raymond. "Welcome Iran and North Korea to the Nuclear Club: You're Targeted", Strategic Studies Institute, 1 June 2005.

"Missile Defence", NATO, http://www.nato.int/cps/en/natolive/topics_49635.htm.

Mitnick, Joshua. "N. Korea's Nuclear Defiance may Embolden Iran, Israelis Worry", Christian Science Monitor, 31 May 2009.

Montreux Convention, 20 Temmuz 1936, http://www.ntip.navy.mil/montreux_convention. shtml.

Myers, Steven Lee. "U.S. Asking Russia To Ease The Pact On Missile Defense", New York Times, 21 January 1999.

"NATO-Russia Council Joint Statement at the Meeting of the NATO-Russia Council Held in Lisbon on 20 November 2010", NATO, 20 Kasim 2010.

"NATO'da Tarihi Zirve", Radikal, 19 Kasim 2010.

North Atlantic Treaty, 4 Nisan 1949, http://www.archives.gov/exhibits/featured_documents/ north_atlantic_treaty/.

"Obama Defends Decision to Shelve European Missile Shield", Fox News, 17 Eylul 2009.

"Obama: Iran Nuclear Program Poses Continued Threat", CBS News, 2 Kasim 2011.

Ozgoker, Ugur. "NATO Fuze Kalkani ve Wikileaks Depremi", AB Haber, 8 Aralik 2010.

Paret, Peter, Gordon Craig ve Felix Gilbert (Der.). Makers of Modern Strategy from Machiavelli to the Nuclear Age, Princeton University Press, 1986.

Pike, John ve Peter Voth. Current Plans for Missile Defence, UNIDIR, 2001. http://www.unidir. org/pdf/articles/pdf- art89.pdf;

"President Obama Says North Korea Poses a 'Serious and Ongoing Threat," ABC News, 23 Kasim 2010.

"Put Missile Shield in Azerbaijan, Russia Tells US", The Telegraph, 7 HazIran 2007.

"Russia Activates Missile Warning System Near EU", DefenseNews, 29 Kasim 2011.

"Russia Fires Warning Shot over US Missile Plan," Guardian, 7 November 2008.

"Rusya: Fuze Kalkanina Diplomatik Olmayan Yontemlerle de Karsilik Verecegiz'", Milliyet, 21 Agustos 2008.

"Rusya Iran'a Fuze Satisini Donduruyor", Milliyet, 11 HazIran 2010.

"Rusya Fuze Kalkani Radarini Faaliyete Soktu", Radikal, 29 Kasim 2011.

"Rusya'dan Kalkan Misillemesi", Zaman, 30 Kasim 2011.

Schelling Thomas C. "Nuclear Strategy in Europe," World Politics, Nisan 1962.

Schelling Thomas C. ve Morton H. Halperin. Strategy and Arms Control, Pergamon-Brassey's, New York, 1985.

Sessler Andrew M. et al. "Countermeasures: A Technical Evaluation of the Operational Effectiveness of the Planned US National Missile Defense System", Union of Concerned Scientists MIT Security Studies Program, Nisan 2000.

Strategic Arms Reduction Treaty I ve II, 1991 ve 1993, http://www.state.gov/www/global/ arms/starthtm/start/start1.html.

Treaty Between The United States Of America And The Union Of Soviet Socialist Republics On The Elimination Of Their Intermediate-Range And Shorter-Range Missiles, Aralik 1987, http:// www.state.gov/www/global/arms/treaties/inf2.html.

"Turkiye Iran'dan Aciklama istedi", Sabah, 14 Aralik 2011.

Wallander, Celeste. "Institutional Assets and Adaptability: NATO after the Cold War," International Organization, Cilt 54, No. 4, Guz 2000.

Yildiz, Senay. "Fuze Kalkani icin Turkiye'ye ya Kabul Edersin, ya da Seni Dislariz Diyemezler", Aksam, 18 Kasim 2010.

(1) NATO-Russia Council Joint Statement at the Meeting of the NATO-Russia Council Held in Lisbon on 20 November 2010", NATO, 20 Kasim 2010; "Allied Leaders Agree on NATO Missile Defence System", NATO News, 20 Kasim 2010; Steven A. Hildret ve Carl Ek, "Missile Defense and NATO's Lisbon Summit", CRS Report for Congress, 11 Ocak 2011.

(2) Fuze Kalkani icin en ideal Ulke Turkiye", NTVMSNBC, 16 Kasim 2010.

(3) Cumhurbaskani, NATO Devlet ve Hukumet Baskanlari Zirvesi'ne Gitti: Bakalim 'Kalkan' Turkiye'nin istedigi gibi Olacak mi?", Radikal, 19 Kasim 2010; "NATO'da Tarihi Zirve", Radikal, 19 Kasim 2010.

(4) Bu konuda yazarin onceki calismalarina bakilabilir: Mustafa Kibaroglu, "Amerikan Ulusal Fuze Savunma Sistemi", Avrasya Dosyasi Amerika Ozel, Guz 2000, Cilt 6, Sayi 3, ASAM, Ankara, s.90-105.

(5) W. Seth Carus, Ballistic Missiles in the Third World: Threat and Response, Praeger Paperback, 1990.

(6) Arms Control Association, Worldwide Ballistic Missile Inventories, http://www.armscontrol.org/ factsheets/missiles.

(7) Mark A. Lorell, et.al. Going Global? US Government Policy and the Defense Aerospace Industry, RAND Project AIR FORCE, 2002; Dale M. Davis, Air-to-Surface Missile, US Patent 3,731,633, 1973.

(8) Bu sebeple, Soguk Savas doneminde Sovyetler Birligi'nin ve ABD'nin, karsi tarafin sahip oldugu karaya konuslandirilmis kitalararasi menzile sahip nukleer baslik tasiyabilen balistik fuzelerin (Inter-ContinentalBallistic Missiles - ICBM) siginaklarinin bulundugunu tahmin ettigi bolgeleri vurmak uzere nukleer silahlarla saldiri planlari bulunmaktaydi. " Counter-Force Targeting' olarak bilinen bu strateji ile karsi tarafin elinde bulunan ICBM'leri kullanilamaz hale getirecek bir yikima sebebiyet verebilecek yogunlukta nukleer saldiri planlari yapilmaktaydi.

(9) Alcak irtifa hava savunma sistemleri ('Patriot" veya "S-300' vb.) icin bkz, John Pike ve Peter Voth, Current Plans for Missile Defence, UNIDIR, 2001. http://www.unidir.org/pdf/articles/pdf-art89.pdf; Steven A. Hildreth, "Missile Defense: The Current Debate," CRS Report for Congress, 21 Agustos 2003.

(10) Gulbarshyn Bozheyeva, Yerlan Kunakbayev ve Dastan Yeleukenov, "Former Soviet Biological Weapons Facilities in Kazakhstan: Past, Present, and Future," CNS Occasional Papers, 1999. Kenneth Alibek ve Stephen Handelman, Biohazard: the Chilling True Story of the Largest Covert Biological Weapons Program in the World, Random House, 1999.

(11) Kibaroglu, "Amerikan Ulusal Fuze Savunma Sistemi".

(12) Bu konuda detayli bilgi icin bkz. http://cns.miis.edu.

(13) ABD ile Sovyetler Birligi arasinda nukleer alanda hizli silahlanma yarisi sonucu varilan ve tum dunyanin yok olmasina sebep olabilecek bir catisma olasiligini donduran dengeyi o donemde RAND Corporation bunyesinde arastirmalar yapan strateji uzmani Albert Wohlstetter 1956 yilindaki ayni basligi tasiyan bir calismasinda "delicate balance of terror" olarak tanimlamistir.

(14) "Iran's Ballistic Missile Capabilities: A net assessment," Press Statement by the Director General and Chief Executive of the IISS, 11 Mayis 2010; "An Overview of North Korea's Ballistic Missile Program," NCNKIssue Brief, 28 Nisan 2011.

(15) Joshua Mitnick, "N. Korea's Nuclear Defiance may Embolden Iran, Israelis Worry", Christian Science Monitor, 31 Mayis 2009; Raymond Millen, "Welcome Iran and North Korea to the Nuclear Club: You're Targeted", Strategic Studies Institute, 1 HazIran 2005.

(16) "Obama: Iran Nuclear Program Poses Continued Threat", CBS News, 2 Kasim 2011; "President Obama Says North Korea Poses a 'Serious and Ongoing Threat", ABC News, 23 Kasim 2010.

(17) Donald R. Baucom, The Origins ofSDI, 1944-1983. Lawrence, University Press of Kansas, 1992.

(18) Scott K. McMahon, Pursuit ofthe Shield: The U.S. Questfor Limited Ballistic Missile Defense. Lanham, Md. University Press of America, 1997.

(19) Andrew M. Sessler et al."Countermeasures: A Technical Evaluation of the Operational Effectiveness of the Planned US National Missile Defense System", Union of Concerned Scientists MIT Security Studies Program, Nisan 2000.

(20) Steven A. Hildreth, "National Missile Defense and Alaska", CRS Report for Congress, 13 Temmuz 2001.

(21) Bush Vows To Build Missile Defenses System 'Essential' to Meeting Threats," The Washington Times, 18 Aralik 2002.

(22) Kibaroglu, "Amerikan Ulusal Fuze Savunma Sistemi".

(23) "Interceptor Misses Target In Missile Shield Test; Defense: Likelihood Grows That Clinton Won't Deploy System Meant To Protect U.S. From Attacks After Device Fails To Hit Dummy Warhead Launched From California", Los Angeles Times, 19 Ocak 2000.

(24) "Heavy Pressure on US Missile Defense Test" ,ABCNews, 11 Temmuz 2001.

(25) "Blast Off: Ready Or Not, Bush Commits To Missile Defense", Pittsburgh Post-Gazette, 7 Mayis 2001.

(26) Anti-Balistik Fuzeler Antlasmasi Madde IX. http://www.state.gov/www/global/arms/treaties/ abm/abm2.html

(27) Steven Lee Myers, "U.S. Asking Russia To Ease The Pact On Missile Defense", New York Times, 21 Ocak 1999; Judy Keen, "Bush Launches Program for Anti-missile Defense Plan would Break '72 ABM Treaty", USA Today, 2 Mayis 2001.

(28) David Hoffman ve William Drozdiak, "Russia Tells U.S. to Drop Missile Shield; European Allies Fear Arms Control Breach, Hope Test Failure Will Delay Effort", Washington Post, 9 Temmuz 2000.

(29) Treaty Between The United States Of America And The Union Of Soviet Socialist Republics On The Elimination Of Their Intermediate-Range And Shorter-Range Missiles, Aralik 1987, http://www. state.gov/www/global/arms/treaties/inf2.html; Strategic Arms Reduction Treaty I and II, 1991 ve 1993, http://www.state.gov/www/global/arms/starthtm/start/start1.html

(30) "Rusya: Fuze kalkanina diplomatik olmayan yontemlerle de karsilik verecegiz'," Milliyet, 21 Agustos 2008; "Russia Fires Warning Shot over US Missile Plan," Guardian, 7 November 2008.

(31) Maxime Larive, "The Building ofthe US Missile Shiled in Europe, The Triangular Relationship: US, EU, Russia," European Union Miami Analysis Special Series, Cilt 11, No. 8, HazIran 2011.

(32) Ibid.

(33) Hildret ve Ek, "Missile Defense".

(34) Larive, "The Building of the US Missile Shiled".

(35) Thomas C. Schelling, "Nuclear Strategy in Europe," World Politics, Nisan 1962; Peter Paret, Gordon Craig ve Felix Gilbert (Eds.), Makers of Modern Strategy from Machiavelli to the Nuclear Age, Princeton University Press, 1986.

(36) Colin McInnes, Security and Sovereignty in the New Europe, London, Routledge, 1992.

(37) Kibaroglu, "Amerikan Ulusal Fuze Savunma Sistemi".

(38) "Clinton Promises to Share Missile Defense Technology," Gettysburg Times, 1 HazIran 2000.

(39) "Clinton Defers Decision On Missile Shield The President Said The System Needed More Testing. An Answer on Deployment Will Be Left To His Successor", Philadelphia Inquirer, 2 Eylul 2000.

(40) "Bush: Iran'in Nukleer Silahlara Sahip Olmasina Karsiyiz", Haber7, 23 Subat 2005.

(41) Benzer sekilde Uzakdogu'da Kuzey Kore'nin Ekim 2006 ve Mayis 2009 tarihlerinde gerceklestirmis oldugu nukleer silah denemeleri, ABD'nin yakin muttefikleri olan Guney Kore ve Japonya'nin guvenlik ihtiyaclarina cevap vermek amaciyla denize konuslandirilmis hava savunma sistemlerini bu iki muttefikinin isbirligi ile gelistirmesine hiz vermesine yol acti. Bkz. Justin McCurry, "US and Japan Begin Joint Military Exercise", Guardian, 3 Aralik 2010.

(42) "Missile Defence," NATO, http://www.nato.int/cps/en/natolive/topics_49635.htm.

(43) "Obama Defends Decision to Shelve European Missile Shield", Fox News, 17 Eylul 2009; Cole Harvey, "Obama Shifts Gear on Missile Defense", Arms Control Association, Ekim 2009, http:// www.armscontrol.org/act/2009_10/missiledefense.

(44) Serdar Erdurmaz, "Fuze Kalkani Sistemi ve Turkiye, ABD Tek Basina Gerceklestiremedigi Zorlamayi NATO Kanaliyla mi Kabul Ettirecek?", Turksam Silahsizlanma Calismalari, http:// www.turksam.org/tr/yazdir2207.html.

(45) Ian Lesser, Bruce Nardulli ve Lory Arghavan, "Sources of Conflict in the Greater Middle East", RAND, 1998.

(46) 1990'li ve 2000'li yillarda yazarin askeri ve diplomatik cevrelerde yetkililerle yapmis oldugu mulakatlarda (bir kismi kaynak gosterilmemek kaydiyla) ifade edilen gorusler ve bu gorusmelerden edinilen intibalar.

(47) Nur Bilge Criss, "Strategic Nuclear Missiles in Turkey: The Jupiter Affair, 1959-1963", Journal of Strategic Studies, Cilt 20, Sayi 3, 1997; Mustafa Kibaroglu, "Reassessing the Role of US Nuclear Weapons in Turkey", Arms Control Today, Cilt 40, Sayi 5, Temmuz 2010.

(48) Mustafa Kibaroglu, "Turkey and Israel Strategize", Middle East Quarterly, Kis 2002, Cilt 9, Sayi 1, s.61-65.

(49) Yazarin o donemde Amerikali ve israilli askeri ve diplomatik cevrelerde yaptigi gorusmelerde dile getirilen gorusler ve edinilen intibalar.

(50) www.army-technology.com/projects/arrow2/.

(51) Selin M. Bolme, "NATO Zirvesi ve Fuze Kalkani Projesi", SETA Analiz, Aralik 2010.

(52) Karadeniz'e Amerikan gemilerinin gelmesi ve uzun sureli kalmasi talebi Montreux Bogazlar Sozlesmesi sebebiyle Turkiye acisindan ciddi sikinti yaratabilecegi goz ardi edilmemelidir. Bkz. Montreux Convention, 20 Temmuz 1936, http://www.ntip.navy.mil/montreux_convention. shtml.

(53) Bolme, "NATO Zirvesi ve Fuze Kalkani Projesi".

(54) Patrick Goodenough, "At Turkey's Insistence, NATO Will Not Name Iran As a Missile Threat", CNS News, 16 Kasim 2010.

(55) North Atlantic Treaty, 4 Nisan 1949, http://www.archives.gov/exhibits/featured_documents/ north_atlantic_treaty/

(56) Senay Yildiz, "Fuze Kalkani icin Turkiye'ye ya Kabul Edersin, ya da Seni Dislariz Diyemezler", Aksam, 18 Kasim 2010.

(57) "Erdogan: Fuze Kalkaninin Butonuna Kim Basacak", Vatan, 29 Aralik 2010.

(58) "CHP: Fuze Kalkani israil'i Korumak icin", NTVMSNBC, 6 Eylul 2011; "Erdogan'in Restiyle israil 'Out'", Star, 8 Ekim 2011.

(59) SHAPE (Supreme Headquarters Allied Powers Europe) Belcika'nin Mons kentindeki NATO Karargahi'nin isminin kisaltmasidir. SACEUR (Supreme Allied Commander Europe), SHAPE Karargahi'ndaki en ust duzey komutandir. Subat 2012 itibariyla SACEUR Amerikali Amiral James Stavridis'tir.

(60) Yazarin, konunun uzmani Turk diplomati ile yapmis oldugu mulakatta ifade edilen gorusler. 23 Aralik 2011, Ankara.

(61) Thomas C. Schelling ve Morton H. Halperin, Strategy and Arms Control, Pergamon-Brassey's, New York, 1985.

(62) Bolme, "NATO Zirvesi ve Fuze Kalkani Projesi".

(63) Ugur Ozgoker, "NATO Fuzesi Kalkani ve Wikileaks Depremi", AB Haber, 8 Aralik 2010.

(64) Robert McCalla, "NATO's Persistence after the Cold War", International Organization, Cilt 50, No. 3, 1996; Celeste Wallander, "Institutional Assets and Adaptability: NATO after the Cold War", International Organization, Cilt 54, No. 4, Guz 2000.

(65) "G8'de Yedi Kilica Karsi Putin Kalkani", Radikal, 8 HazIran 2007; "Fuze Kalkani Turkiye'ye", Milliyet, 9 HazIran 2007; "Put Missile Shield in Azerbaijan, Russia Tells US", The Telegraph, 7 HazIran 2007.

(66) "Rusya Fuze Kalkani Radarini Faaliyete Soktu", Radikal, 29 Kasim 2011; "Rusya'dan Kalkan Misillemesi", Zaman, 30 Kasim 2011; "Russia Activates Missile Warning System Near EU", DefenseNews, 29 Kasim 2011.

(67) "Iran'dan Tehdit: Malatya'yi Vururuz", Haberturks 11 Aralik 2011; "iran: Malatya'daki Fuze Kalkani Sistemini Vururuz", Milliyet, 11 Aralik 2011.

(68) "Turkiye Iran'dan Aciklama istedi", Sabah, 14 Aralik 2011; "Bakan Davutoglu, Iran'a Hesap Sordu," Turkiye, 14 Aralik 2011.

(69) Yazarin Turk diplomatlari ile konu hakkinda yapmis oldugu sohbetlerde dile getirilen gorusler. Temmuz ve Aralik 2011, Ankara.

(70) "Kremlin Bans Sale of S-300 Missile Systems to Iran", BBCNews, 22 Eylul 2010; "Rusya Iran'a Fuze Satisini Donduruyor", Milliyet, 11 HazIran 2010.

(71) Disisleri Bakani Ahmet Davutoglu, "Dorduncu Buyukelciler Konferansi" sirasinda yaptigi acilis konusmasinda "Turkiye'nin kuresel bir guc olmasi engellenemez" seklindeki ifadesiyle gelecege yonelik Turkiye'nin dis politika hedefini ortaya koymustur. 23 Aralik 2011, Ankara.

Mustafa KIBAROGLU, Prof. Dr., Uluslararasi Iliskiler Bolumu, IIBF, Okan Universitesi, Istanbul. E-posta: mustafa.kibaroglu@okan.edu.tr. Bu calismada yer alan kaynaklarin derlenmesindeki degerli katkilarindan dolayi Okan Universitesi Uluslararasi Iliskiler Bolumu Arastirma Gorevlisi ve University of Massachusetts Amherst, Siyaset Bilimi Bolumu Doktora ogrencisi olan Sirin Duygulu'ya tesekkuru bir borc bilirim.
COPYRIGHT 2012 International Relations Council of Turkey
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2012 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:North Atlantic Treaty Organization
Author:Kibaroglu, Mustafa
Publication:Uluslararasi Iliskiler / International Relations
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Jun 22, 2012
Words:8904
Previous Article:Turkish public opinion on NATO/Turk Kamuoyunda NATO Algisi.
Next Article:The rebirth of NATO between new war and cyber security/Yeni savas ve siber guvenlik arasinda NATO'nun yeniden dogusu.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters