Printer Friendly

Mortality and morbidity in late-preterm newborns/Gec preterm yenidoganlarda hastalik ve olum oranlari.

Summary

Aim: There has been a gradual rise in late preterm infant rates in recent years. Although the late preterm infants have a lower risk compared to smaller preterms, some recent studies have suggested an incresed risk of mortality and morbidiy in this group compared to term infants. The aim of this study was to determine the rate of late-preterm births in our hospital, detect the neonatal mortality and morbidity of late-preterm newborns and compare the results with term newborns.

Material and Method: For this prospective study, the gestational age of all infants born alive in our hospital between May 1, 2009- May 1, 2010 were assessed using the mother's last menstrual period and the new Ballard test. Our study group consisted of 220 infants selected among infants born late-preterm (34 0/7-36 6/7 weeks), while 200 term newborns constituted our control group. Newborns with major congenital abnormalities and whose families did not consent were excluded. The subjects were seen and evaluated at 72 hours and weekly for one month.

Results: During the study period 412 of 2582 (15.2%) babies born in our hospital were late-preterms. The number and rate of neonatal ICU admissions of term and late preterm infants were 28 (14%) and 172 (54.5%), respectively. Respiratory problems in late-preterms were significantly more frequent (31.8% versus 2%). Mechanical ventilation was used in 20,9% of late-preterms, while no term newborns needed it. Late-preterms overall were more likely to have feeding problems (19.1% vs 0.5%), hyperbilirubinemia (44.1% vs 7.5%), hypoglicemia (6.4% vs 1.0%), hypotermia (14.5% vs 0%), and infection (15.9% vs 0%). The mortality rate in late-preterm infants were 1 times more than term infants (5.5% vs 0.5%).

Conclusions: Late-preterms have a significantly higher risk of morbidity and mortality compared to term newborns. They should be monitored closely interms of a higher risk of morbidity and a higher risk of admittion to hospital. (Turk Arch Ped 2013; 48:17-22)

Key words: Preterm birth, late-preterm, neonatal morbidity, neonatal mortality.

Ozet

Amac: Son yillarda gec preterm bebeklerde kademeli bir artis sozkonusudur. Gec pretermler daha kucuk erken dogmus bebeklere gore daha az riskli olmalarina ragmen son calismalar bu bebeklerin zamaninda dogmus bebeklere gore daha fazla hastalik ve olum oranina sahip olduklarini dusundurmektedir. Bu calismada hastanemizdeki tum dogumlar icindeki gec preterm dogum oranini belirlemek, bu bebeklerin yenidogan hastalik ve olum oranini saptamak ve sonuclarini zamaninda dogmus yenidoganlarla karsilastirmak amaclandi.

Gerec ve Yontem: ileriye donuk olarak planlanan bu calisma icin hastanemiz Kadin Dogum Klinigi'nde 1 Mayis 2009-1 Mayis 2010 tarihleri arasinda canli dogan tum bebeklerin gestasyonel yaslari annenin son adet tarihi ve yeni Ballard testi kullanilarak degerlendirildi. Gec premature (34 0/7-36 6/7 gestasyon haftasinda) dogan bebekler arasindan secilen 220 bebek calisma grubumuzu, ayni tarihlerde dogan 200 zamaninda dogmus bebek ise kontrol grubumuzu olusturdu. Olgular 72. saatte, ve haftalik kontrollerle bir aylik olana kadar izlendi. Buyuk olcude anomalili bebekler, ailesi onam vermeyenler calismaya dahil edilmediler. Hastalar Yenidogan Yogun Bakim Birimi'nde yatis, hipotermi, solunum sorunlari, metabolik sorunlar, polistemi, enfeksiyon, apne, konvulziyon acisindan degerlendirildi. Calismada elde edilen bulgularin istatistiksel analizleri NCSS 2007 programi ile yapildi. Sonuclar, anlamlilik p<0,05 duzeyinde, %95'lik guven araliginda degerlendirildi. Calisma icin etik kurul onayi alindi (no:44/ 04.05.2009).

Bulgular: Calisma suresinde hastanemizde dogan 2 582 bebegin 412'si (%15,2) gec preterm idi. Yenidogan Yogun Bakim Birimi'ne yatis sayi ve oranlari, zamaninda dogmus bebeklerde ve gec pretermlerde sirasiyla 28 (%14) ve 172 (%54,5) bulundu. Gec pretermlerde zamaninda dogmus yenidoganlara gore solunum sorunu anlamli olarak daha sik goruldu (%31,8'e karsi %2). Gec pretermlerin %20,9'unda mekanik ventilasyon gereksinimi saptandi; zamaninda dogmus yenidoganlarda mekanik ventilasyon gereksinimi olmadi. Gec pretermlerde zamaninda dogmus yenidoganlarla karsilastirildiginda daha fazla beslenme sorunlari (%19,1'e karsi %0,5), tedavi gerektiren sarilik (%44,1'e karsi %7,5), hipoglisemi (%6,4'e karsi %1), hipotermi (% 0'a karsi %14,5), ve enfeksiyon (%15,9 karsi %0) saptandi. Olum orani gec preterm bebeklerde (%5,5) zamaninda dogmus bebeklere (%0,5) gore 11 kat daha fazla bulundu.

Cikarimlar: Gec preterm yenidoganlar zamaninda doganlara gore anlamli olarak daha yuksek hastalik ve olum oranina sahiptirler. Gec preterm yenidoganlar, sik gorulen hastaliklar ve hastaneye yatis riski acisindan yakin izleme alinmalidirlar. (Turk Ped Ars 2013; 48:17-22)

Anahtar sozcukler: Erken dogum, gec preterm, yenidogandan hastalik, yenidoganda olum

Giris

Erken dogum (<37 gestasyon haftasi) sikligi dunyanin bircok ulkesinde artmaktadir ve evrensel bir saglik sorunudur. Bu artisin, erken dogumlarin yaklasik %75'ini olusturan gec preterm dogumlarin (34 0/7-36 6/7 gestasyon haftasi) artmasina bagli oldugu bildirilmektedir (1,2). Gec preterm bebeklerin yenidogan hastalik ve olum riski, 34 gestasyon haftasindan kucuk dogan bebeklere gore cok daha dusuk olmasina ragmen, gec preterm yenidoganlarla ilgili kisa ve uzun donem hastalik calismalari sinirlidir (3).

Gec preterm bebeklerin cogunlugu normal dogum agirliginda dogmakta ve siklikla zamaninda dogmus bebek olarak kabullenilmekte (4,5) ve genellikle dogum sonrasi anne yaninda izlenmektedirler. Fakat bu grup yenidoganlar zamaninda dogmus bebeklere kiyasla hastalik ve olum acisindan daha yuksek risk tasimaktadirlar (6,7). Bu bebeklerde hastalik sikliginin ve risk etkenlerinin belirlenmesi, korunmaya yonelik calismalar ve ileriye donuk planlamalar acisindan onem tasimaktadir.

Bu calisma ile; hastanemizde bir yillik surede canli dogumlar icinde gec preterm yenidogan oranini saptamak, bu bebeklerin dogum sonrasi erken yenidogan hastalik ve olum oranlarini belirlemeyi amacladik.

Gerec ve Yontem

Ileriye donuk olarak planlanan bu calisma, etik kurul onayi (no:77, 04.05.2009) alinarak, 1 Mayis 2009-1 Mayis 2010 tarihleri arasinda, Dr. Lutfi Kirdar Kartal Egitim ve Arastirma Hastanesi Kadin Hastaliklari ve Dogum Klinigi'nde dogan bebeklerle yapildi.

Calisma suresince dogan tum bebeklere calisma grubu tarafindan yeni Ballard skorlamasi uygulandi. Gestasyon yaslarinin saptanmasinda; anne eminse son adet tarihi alindi. Son adet tarihi guvenilir olmayan olgularda yeni Ballard skorlamasi kullanildi. Calisma grubu; gestasyon yasi 34 hafta 0/7 gun ile 36 hafta 6/7 gun arasinda olan gec preterm yenidoganlar, kontrol grubu; gestasyon yasi 38 ile 42 hafta arasinda olan zamaninda dogmus yenidoganlar arasindan, ailesi tarafindan onam verilen bebeklerden olusturuldu. Buyuk olcude dogustan anomalisi veya kromozom anomalisi olan yenidoganlar calisma disi birakildi. Calismaya alinan bebekler duzenli olarak izlendi. Izlemlerindeki kontrollere gelmeyen bebekler calismadan cikarildi.

Calismaya alinan her bebek dogar dogmaz kayit altina alindi. Dogumdan sonra calisma grubu tarafindan muayene edildi, antropometrik vucut olculeri saptandi ve kaydedildi. Bebekler hastaneden ciktiktan 48-72 saat sonra degerlendirilip, bir aylik olana kadar haftada bir kez gorulerek izlendi.

Calisma ve kontrol gruplarina alinan her cocuk icin daha once hazirlanmis formlar dolduruldu. Bu formlarda; dogumla ilgili ozellikler (dogum yeri, dogum sekli, dogum tartisi, dogum boy ve bas cevresi, gestasyon haftasi, anne yasi, cinsiyet), erken doguma neden olabilecek anne risk etmenleri sorgulandi. Yenidogan Yogun Bakim Birimi (YYBB) yatisi olanlar icin ise; solunum sorunu varligi (yenidoganin gecici takipnesi, sikintili solunum sendromu, yenidogan pnomonisi, akcigerde kanama, pnomotoraks, apne) ve nedeni, mekanik ventilasyon (MV) gereksinimi varsa MV suresi, MV modlari, YYBB'de yatis suresi, aldigi tanilar, komplikasyonlar ve olum orani ile ilgili verileri iceren genisletilmis formlar olusturuldu. Mekanik ventilasyon gereken olgularda burundan surekli pozitif havayolu basinci (nCPAP) ve entubasyon gereksinimi olanlarda senkronize aralikli zorunlu ventilasyon+basinc destegi (SIMV+PS) modlari kullanildi. Yenidoganin gecici takipnesi tanisi; en az 12 saat devam eden takipne (>60/dak) ile birlikte akciger grafisinde hafif havalanma artisi, vaskuler konjesyon, perihiler interstisyel belirginlesme, hafif kalp buyuklugu ve benzer klinik bulgulara sebep olabilecek diger hastaliklarin yoklugu ile konuldu (8). Sikintili solunum sendromu tanisi; dogum sonrasi birkac saat icinde takipne, burun kanadi solunumu, subkostal ve interkostal cekilme, siyanoz, inleme gibi klinik ve belirgin radyolojik bulgulara (yaygin retukulogranuler gorunum, buzlu cam gorunumu, hava bronkogramlari) gore ve solunum sikintisinin diger nedenleri dislanarak konuldu. Yenidogan pnomonisi tanisi; solunum sikintisi olan yenidoganda pnomoni dusunduren radyolojik bulgularin (tek veya cift tarafli cizgisel yogunluk artisi, hava bronkogramlari olan yaygin granuler gorunum, opasite alanlari) daha uzun devam etmesi ile konuldu. Pnomotoraks tanisi; klinik degerlendirme ve akciger grafisinde o tarafta plevral hava saptanmasi, akcigerin gogus duvarindan ayrilmasi ve kollapsiyla konuldu. Akcigerde kanama tanisi trakeadan kanli akinti ya da kan gelmesi, akciger grafisinde yama tarzinda perihiler parankimal tutulumdan tam beyaz gorunume kadar degisiklikler ile altta yatan akciger hastaliginda kotulesme saptanmasiyla konuldu. Apne; desaturasyon ve bradikardi ile birlikte olan 15 saniye uzerinde devam eden solunum durmasi olarak tanimlandi (9).

Yenidogan Yogun Bakim Birimi'nde yatan hastalarin tumune topuktan alinan kapiler kan ornegi ile total bilirubin olcumu yapildi ve gerek gorulen hastalara fototerapi uygulandi. Anne yanina verilen bebeklere de duzenli kontrolleri sirasinda kapiler bilirubin olcumu yapildi. Fototerapi siniri uzerinde olan bebekler YYBB'de yatirildi. Fototerapi ve kan degisimi kararlari 35 hafta ve uzerindeki yenidoganlarda Amerikan Cocuk Akademisi fototerapi ve kan degisimi egrilerine gore (10), 35 gestasyon haftasindan kucuk veya dogum agirligi 2 500 g altinda olan yenidoganlarda ise dogum agirliklarina gore belirlenmis sinirlara gore konuldu (11). Calismadaki tum olgular, bilirubin degerleri fototerapi tedavi sinirinin altina dusunceye kadar gunde uc kez, topuk kani alinarak izlendi.

Yenidogan sepsisi tanisi; son uc ayda urogenital enfeksiyon, peripartum ates, erken membran rupturu oykusu varligi, erken dogum, dusuk dogum tartisi gibi risk etmenleriyle birlikte, yenidoganda klinik (emme ve yenidogan reflekslerinin azalmasi veya kaybolmasi, apne, bradikardi, inlemeli solunum, takipne, tasikardi, dolasim bozuklugu gibi kardiyopulmoner sistem belirtileri, beslenme guclugu, hipotermi-hipertermi, letarji, hipotoni) ve laboratuvar olarak (CRP>1 mg/dL, lokositoz veya lokopeni, lokositlerin olgunlasmamislarin olgunlasmislara orani>0,2 olmasi, trombositopeni) sepsis bulgularinin saptanmasi ve kan kulturu ile konuldu. Sepsis dusunulen olgularda uygun sartlarda alinan 1 mL kan hemokultur icin "Bactec" besiyerine ekildi, idrar yolu enfeksiyonu tanisi kateterizasyon ile alinan idrar orneginde mililitrede 103 koloni ve uzerinde ureme saptanmasi ile konuldu (12).

Tum olgularimiza dogum sonrasi ikinci ve altinci saatlerde ve dogum sonrasi 24. saatinden sonra kan sekeri ve kapiler hematokrit olcumu yapildi. Kan sekerinin 47 mg/dL altinda bulunmasi hipoglisemi kabul edildi. Topuktan alinan kapiler hematokrit degeri % 65 uzerinde gelen hastalara merkezi venoz hematokrit bakildi, %65 ve uzerinde olanlar polisitemik kabul edildi. Calismaya alinan tum bebeklerin serum kalsiyum duzeyleri dogum sonrasi ucuncu ve onuncu gunlerde bakildi. Total serum kalsiyum duzeyi 7,0 mg/dL altinda ve/veya iyonize kalsiyum degerinin 2,5 mg/dL altinda olmasi hipokalsemi olarak kabul edildi (13). Olgularimizin tamamina dogum sonrasi koltul alti olcumu yapildi. Koltuk alti isi degerinin 36,5[degrees]C'nin altinda olmasi hipotermi olarak kabul edildi. Beslenme guclugu; anne sutu ile beslenmeye baslamada gecikme, emme ve yutma uyumu arasinda bozukluk sonucu devam ettirmede zorluk yasanmasi olarak kabul edildi.

Calismada istatistiksel analizler NCSS 2007 paket programi ile yapildi. Verilerin degerlendirilmesinde tanimlayici istatistiksel yontemler (ortalama, standart sapma) ikili gruplarin karsilastirmasinda bagimsiz t testi, nitel verilerin karsilastirmalarinda ki-kare ve Fisher gerceklik testi goreli oranti kullanildi. Gec premature yenidoganlardaki risk etmenlerini belirlemede lojistik regresyon analizi kullanildi. Sonuclar, p<0,05 anlamlilik duzeyinde, %95'lik guven araliginda degerlendirildi.

Bulgular

Bir Mayis 2009-1 Mayis 2010 tarihleri arasinda hastanemizde 2 582 canli bebek dogmus, bunlardan 412'sinin (%15,2) gec preterm yenidogan oldugu belirlenmistir. Bu bebeklerden 220 gec preterm yenidogan calisma grubunu, 200 zamaninda dogmus yenidogan kontrol grubunu olusturdu.

Calisma grubunun 111'i (%51) erkek, 109'u (%49) kiz olup, erkek/kiz orani 1,04 olarak bulundu. Yuz yirmi bes olgu (%56,8) sezaryen, 95 olgu (%43,2) normal dogum ile dogmustu. Calisma grubumuzu olusturan gec preterm olgularimizin ortalama dogum agirliklari 2 068,11 [+ or -] 299,36 g (1 380-2 800 g), boylari 46,5 [+ or -] 1,72 cm (42-51 cm), bas cevreleri 32 [+ or -] 1,6 cm (28-37 cm) olarak saptandi.

Gec pretermlerin zamaninda dogmus bebeklerle karsilastirilmasinda; sezaryen ile dogum, ve YYBB'ye yatis orani gec preterm bebeklerde istatiksel olarak anlamli derecede yuksek bulundu (Tablo 1). Yine gec pretermlerde yogun bakima yatma riski 7,37 (4,56-11,91) kat yuksekti.

Bebekler solunum sikintisi acisindan degerlendirildiginde, zamaninda dogmus yenidoganlarin dordunde (%2), gec pretermlerin 70'inde (%31,8) solunum sorunu oldugu goruldu. En sik gorulen solunum sorunu yenidoganin gecici takipnesi (TTN) idi (% 20). Sikintili solunum sendromu (SSS) varligi riski 32,64 kat, TTN varligi riski 19,16 kat yuksek bulundu. Mekanik ventilasyon gereksinimi zamaninda dogmus yenidoganlarin hicbirinde (%0) gorulmezken, gec pretermlerin 46'sinda (%20,9) oldu (Tablo 2). Mekanik ventilatorde kalma suresi ortalama 2,89 [+ or -] 2,23 gundu. Enfeksiyon varligi, hipotermi, ve fototerapi gerektiren sarilik, gec preterm grubunda istatiksel olarak anlamli duzeyde fazlaydi. Gec pretermlerden sepsis tanisi alan olgularin (n=18) hemokulturlerinde alti olguda Escherichia coli, bes olguda Klebsiella pneumonia, dort olguda koagulaz-negatif stafilokok, uc olguda Enterokok spp uredi. Idrar yolu enfeksiyonu tanisi alan yedi gec preterm olgunun idrar kulturlerinde Escherichia coli (n=3), Klebsiella spp. (n=2), S.epidermidis (n=1), Enterokok spp. (n=1) saptandi. Zamaninda dogmus yenidoganlarin 15'ine (%7,59), gec pretermlerin 94'une (%42,7) fototerapi, ucune (%1,4) kan degisimi uygulanmisti (Tablo 2). Tedavi gerektiren sarilik gec preterm yenidoganlarda 9,72 kat yuksekti. Patolojik sarilik nedeni olarak; erken dogmus olma disinda en sik ABO uygunsuzlugu (%24,7) ve enfeksiyon (%24,7) bulunmus; beslenme sorunu (%9,3), polisitemi (%8,2), Rh uygunsuzlugu (%7,2), sefal hematom (%4,1) diger nedenler olarak saptanmistir. Gec pretermlerde beslenme sorunu, hipoglisemi, konvulziyon, hipokalsemi, apne varligi kontrol grubuna gore anlamli derecede yuksek bulunmustur. Yenidogan Yogun Bakim Birimi'nde yatan zamaninda dogmus bebeklerin biri (%0,5), gec pretermlerin 12'si (%5,5) kaybedilmistir (p=0,003). Gec pretermlerde olum riski kontrol grubuna gore 11,48 (1,48-89,16) kat yuksek bulunmustur (Tablo 2).

Tartisma

Gec preterm bebekler yenidoganlarin en hizli buyuyen alt grubu olup tum dogumlarin %8-9,1'ini (2,14,15), erken dogumlarin ise %74'unu (16) olusturmaktadir. Erken dogumlardaki artisin baslica nedeni gec preterm dogumlarin artmasidir (17,18). Gec preterm dogumlarda 1990'dan beri %25 artis saptanmistir (19). Calisma suremizde gec preterm bebek dogum orani %15,2 bulunmustur. Bu oranin literature (2,14,20) gore daha yuksek olma nedeninin, bolgenin danisma hastanesi oldugu icin hastanemiz dogum klinigine daha fazla riskli gebelik yonlendirilmesine bagli olabilecegini dusunmekteyiz.

Gec preterm bebekler geleneksel olarak zamaninda dogmus bebekler gibi kabul edilmis, ayni sekilde izlenmis ve taburcu edilmislerdir (5). Ancak bu bebekler, zamaninda dogmus bebeklere gore fizyolojik ve metabolik olarak daha olgunlasmamislardir. Son calismalar, gec preterm bebeklerin hastalik ve saglik riskinin beklenenden yuksek oldugunu gostermekte ve bu yenidoganlara daha dikkatli yaklasilmasi gerekliligini vurgulamaktadir (4,21,22). Bu nedenle son birkac yilda genellikle gozden kacan bu buyuk erken dogan bebeklere dikkat cekilmis ve bu grubun sorunlarina giderek artan bir ilgi gosterilmeye baslanmistir.

Kisi basi yillik geliri yuksek olan ve gelismis saglik hizmeti veren ulkelerde bile gec preterm bebek hastaliklari yasam kaybina neden olmaktadir (16). Bu bebeklerde hastalik ve olum oranlari daha erken dogmus bebeklere gore daha az olsa da, sayica fazla olmalarindan dolayi yenidogan olum oraninin daha buyuk bir yuzdesini olustururlar. Cesitli calismalarda zamaninda dogmus bebeklere gore olum oraninda uc kat, gestasyona ozgul olum oraninda alti sekiz kat artis bildirilmistir (23). Khashu ve ark. (16), zamaninda dogmus bebeklere kiyasla gec pretermlerin olum oranlarinda 5,5 kat artis saptamislar. Kramer ve ark. (24), Amerika Birlesik Devletleri ve Kanada'da yapilmis kohort calismasinda, gec pretermlerin erken yenidogan olumlerinin sirasiyla %6,3 ve %9'unun tum yenidogan olumlerinin %13,1 ve %15,9'unun etiolojisinde neden oldugu bildirmislerdir. Calismamizda diger calismalara (2,16,20,24,25) benzer olarak gec pretermlerde olum (%5,5) zamaninda dogmus bebeklere gore anlamli yuksek (p:0.003, OR: 11,48) bulunmustur.

Gec preterm bebeklerin zamaninda dogmus bebeklere kiyasla YYBB'de bakim gereksinimlerinin ve YYBB'de kalis surelerinin daha yuksek oldugu bildirilmektedir (15). Raju TN ve ark. (6) 2006 yilinda yaptiklari calismaya gore yogun bakim birimi yatis orani; gec preterm bebeklerde %51, zamaninda dogmus bebeklerde %16 bulunmustur. Calismamizda, gec preterm bebeklerin YYBB'de yatis orani ve ortalama yatis suresi (%54,5/6,7 gun), zamaninda dogmus bebeklere (%14/4,1 gun) gore anlamli derecede yuksek saptandi. Gec preterm bebekler zamaninda dogmus yenidoganlara kiyasla daha fazla oranda solunum sorunlari ile karsi karsiya kalirlar. Calisma grubumuzda solunum sorunu gelisen hasta %31,8 iken, kontrol grubumuzda bu oran %2 olarak bulunmustur. Kalyoncu ve ark. (26) gec pretermlerde solunum sikintisini %44,8, zamaninda dogmus bebeklerde %6,7 saptamislar; en sik solunum sikintisi nedenini ise TTN (%49,6), daha sonra SSS (%20,5) ve yenidogan pnomonisi (%13,3) oldugunu bildirmislerdir. Shapiro-Mendoza CK ve ark. (2) calismasinda, gec preterm bebeklerde yenidoganin gecici takipnesinin (%16,8) ve sikintili solunum sendromunun (%4,9) zamaninda dogmus bebeklere kiyasla daha fazla oranda goruldugu sonucuna varilmistir. Bizim calismamizda gec pretermlerde TTN orani %20, kontrol grubunda %1,5 saptandi. Sikintili solunum sendromu varligi gec pretermlerde %5,5 saptanirken zamaninda dogmus yenidogan grubunda ise gorulmemistir. Yenidoganda solunum sikintisina neden olabilecek diger sorunlardan yenidogan pnomonisi; calisma grubunda %2,7 oraninda gorulurken, kontrol grubunda gorulmemistir. Bir diger yenidogan doneminde solunum sikintisina sebep olabilecek durum akciger kanamasidir. Akciger kanamasi birincil olarak gelisebilecegi gibi, yenidogan donemde tedavi amacli uygulanan mekanik ventilator destegine ikincil olarak da gelisebilmektedir. Calismamizda; kontrol (%0,5) ve calisma (%2,3) gruplari arasinda akcigerde kanama varligi dagilimi acisindan anlamli fark bulunmamakla birlikte gec preterm bebeklerde akciger kanamasi gelisebilme riski 6,53 kat artmis bulunmustur. Yenidogan doneminde ciddi solunum sikintisina yol acan, pnomotoraks varligi kontrol (%0) ve calisma (%1,4) gruplari arasinda istatiksel olarak anlamli farklilik yaratmamistir. Gec preterm grubunda pnomotoraks varligi 9,14 kat yuksek riskli olarak saptanmistir. Bu sonuclar litaraturle uyumlu bulunmustur (2).

Erken dogmus bebeklerde solunum sikintisi gelisimi sonucu yenidogan doneminde kolaylikla MV destegi gerekebilmektedir. Mclntire DD ve ark. (15) calismalarinda gec preterm bebeklerin, zamaninda dogmus yenidoganlara kiyasla daha fazla solunum destegine gereksinim duyduklarini saptamistir. Calismamizda da gec preterm grubunda MV destegi ihtiyaci %20,9 hastada gorulmus, kontrol grubunda ise mekanik ventilator destegi gereken hasta olmamistir.

Yogun bakim birimlerinde izlenen bebeklerde olum nedeni olarak hastane enfeksiyonlari ve sepsis on plana cikmistir. Yenidogan bebekler ozellikle erken dogmus bebekler, immun sistemlerinin ve savunma mekanizmalarinin az gelismis olmasi nedeni ile enfeksiyona, dolayisi ile sepsise yatkindirlar. Calismamizda da gec preterm grubunda sepsis %8,2 gorulurken, zamaninda dogmus yenidoganlarda sepsis gorulen hasta olmamistir. Literaturde de benzer olarak gec pretermlerde sepsis orani yuksek bulunmustur (20).

Gec preterm bebeklerde hipoterminin ciddi sorun olusturdugu bildirilmistir (20). Hipotermi sikligini gec pretermlerde Wang ve ark. (14) %10, zamaninda dogmus bebeklerde %0; Kalyoncu ve ark. (26) gec pretermlerde %6,3, zamaninda dogmus bebeklerde %0 olarak bulmuslardir. Calismamizda gec preterm grubunda %14,5 hastada hipotermi gorulmus, zamaninda dogmus bebeklerde ise hipotermiye rastlanmamistir.

Gec pretermlerde sarilik, beslenme sorunlarina bagli olarak enterohepatik dolasimin artmasi, bilirubin metabolizmasindaki atilim basamaginin yetersiz olusu gibi bircok nedene bagli olarak kolaylikla tedavi gerektirecek duzeylere yukselebilmektedir. Bir calismada gec pretermlerde sarilik gorulme orani %16,3, zamaninda dogmus bebeklerde ise %3 olarak saptanmis, ve gec pretermlerde sarilik nedeni olarak en sik beslenme bozuklugu ve kan gruplari uygunsuzlugu bildirilmistir (21). Calismamizda gec pretermlerde sarilik gorulme orani % 44,1, zamaninda dogmus bebeklerde ise %7,5 olarak bulunmustur. Erken dogmus olma disinda patolojik sarilik nedeni olarak en sik ABO uygunsuzlugu ve enfeksiyon bulunmus; beslenme sorunu, polisitemi, Rh uygunsuzlugu, sefal hematom diger nedenler olarak saptanmistir.

Anne sutu ile beslenmede gecikme, yetersiz beslenme erken dogum sonrasi donemde sivi kaybina neden olabilmektedir. Raju TN ve ark. (6) yapmis olduklari bir calismada gec pretermlerin yenidogan doneminde en sik beslenme guclugu ile karsi karsiya kaldiklari gorulmustur. Gec preterm bebekler yenidogan hipoglisemisi acisindan risktedirler (27). Wang ve ark. (21) gec prematurelerde zamaninda dogmus bebeklere gore 3,3 kat daha sik hipoglisemi izlemislerdir. Bizim calismamizda gec pretermler bebeklerde beslenme sorunu riski 46,9 kat, hipoglisemi ise 6,7 kat anlamli yuksek bulunmustur. Hipokalsemi varligi erken dogmus bebeklerin onemli erken metabolik sorunlarindan biridir (28). Calismamizda gec pretermlerde hipokalsemi %3,2 gorulurken, zamaninda dogmus bebeklerde saptanmamistir (p: 0.011, OR: 14,09).

Engle WA ve ark. (5) siklikla kucuk erken dogmus bebeklerin sorunu olarak degerlendirilen apnenin gec preterm bebeklerde de anlamli oranda sorun olusturdugunu bildirmisler, gec pretermlerde apne varligini %4 oraninda bulmuslardir. Kalyoncu ve ark. (26) gec pretermlerde %1,6 apne, zamaninda dogmus bebeklerde %0 saptamislardir. Biz calismamizda apne sikligini gec pretermlerde %3,6 oraninda, zamaninda dogmus bebeklerde %0 saptadik.

Sonuc olarak; gec preterm bebeklerin zamaninda dogmus bebeklere gore yenidogan doneminde hastalik ve olum oranlari yuksektir. Bu bebeklerin, dogum sonrasi sikintili solunum sendromu, sarilik, hipotermi, beslenme sorunlari, hipoglisemi, enfeksiyon riski gibi gelisebilecek hastaliklar acisindan degerlendirilmeleri ve yakin izlemleri cok onemlidir. Yenidogan Yogun Bakim Birimleri'nde yatirilip izlenmesine gerek gorulmeyen, eve taburcu edilen gec premature bebeklerin de erken kontrole cagirilmalari ve olasi olumler ve hastaneye yatis olasiligi acisindan yakin izlenmeleri onerilir.

Cikar catismasi: Bildirilmemistir.

DOI: 10.4274/tpa.821

Kaynaklar

(1.) McLaurin KK, Hall CB, Jackson EA, Owens OV, Mahadevia PJ. Persistence of morbidity and cost differences between late-preterm and term infants during the first year of life. Pediatrics 2009; 123:653-9.

(2.) Davidoff MJ, Dias T, Damus K, et al. Changes in the gestational age distrubition among US singleton births: impacts on rates of late preterm births, 1992 to 2002. Semin Perinatol 2006; 30: 8-15.

(3.) Shapiro-Mendoza CK, Tomashek KM, Kotelchuck M, et al. Effect of latepreterm birth and maternal medical conditions on newborn morbidity risk. Pediatrics 2008; 121: e223-232.

(4.) Khashu M, Narayanan M, Bhargava S, Osiovich H. Perinatal outcomes associated with preterm birth at 33 to 36 weeks' gestation: a populationbased cohort study. Pediatrics 2009; 123: 109-13.

(5.) Engle WA, Tomashek KM, Wallman C; Committee on Fetus and Newborn, American Academy of Pediatrics. "Late-preterm" infants: a population at risk. Pediatrics 2007; 120:1390-401.

(6.) Raju TN, Higgins RD, Stark AR, Leveno KJ. Optimising care and outcome for late preterm infants: a summary of the workshop sponsored by the national institute of child health and human development. Pediatrics 2006; 118:1207-14.

(7.) Escobar GJ, Clark RH, Greene JD. Short-term outcomes of infants born at 35 and 36 weeks gestation: we need to ask more questions. Semin Perinatol 2006; 30: 28-33.

(8.) Rawlings JS, Smith FR. Transient tachypnea of the newborn: An analysis of neonatal and obstetric risk factors. Am J Dis Child 1984; 138:869-71.

(9.) Abu-Shaweesh JM. Respiratory disorders in preterm and term infants. In: Martin RJ, Fanaroff AA, Walsh MC, (eds). Fanaroff &Martin's neonatalperinatal medicine. Diseases of the fetus and infant. St. Louis: Elsevier Mosby, 2011: 1141- 206.

(10.) American Academy of Pediatrics Subcommittee on Hyperbilirubinemia. Management of hyperbilirubinemia in the newborn infant 35 or more weeks of gestation. Pediatrics 2004; 114: 297-316.

(11.) Maisels MJ. The clinical approach to the jaundiced newborn. In: Maisels MJ, Watchko JE (eds). Neonatal jaundice. Amsterdam: Harwood Academic, 2000: 139-68.

(12.) Edwards MS. Postnatal bacterial infections. In: Martin RJ, Fanaroff AA, Walsh MC, (eds). Fanaroff SMartin's neonatal-perinatal medicine. Diseases of the fetus and infant. St. Louis: Elsevier Mosby, 2011: 793-830.

(13.) Coban A. Yenidoganda metabolik sorunlar, icinde: Neyzi O, Ertugrul T (yazarlar). Pediyatri. Istanbul: Nobel Matbaacilik, 2010: 453-66.

(14.) Consortium on Safe Labor, Hibbard JU, Wilkins I, et al. Respiratory morbidity in late preterm births. JAMA 2010; 304: 419-25.

(15.) Mclntire D, Leveno KJ. Neonatal mortality and morbidity rates in late preterm births compared with births at term. Obstet Gynecol 2008; 111:35-41.

(16.) Osrin D. The implications of late-preterm birth for global child survival. Int J Epidemiol 2010; 39: 645-9.

(17.) Laughon SK, Reddy UM, Sun L, Zhang J. Precursors for late preterm birth in singleton gestations. Obstet Gynecol 2010; 116: 1047-55.

(18.) Ortigosa Rocha CO, Bittar RE, Zugaib M. Neonatal outcomes of latepreterm birth associated or not with intrauterine growth restriction. Obstet and Gynecol Int 2010: 231842.

(19.) Martin JA, Kung HJ, Mathews TJ, et al. Annual summary of vital statistics: 2006. Pediatrics 2008; 121: 788-801.

(20.) Tomashek KM, Shapiro-Mendoza CK, Davidoff MJ, Petrini JR. Differences in mortality between late-preterm and term singleton infants in the United States, 1995- 2002. J Pediatr 2007; 151: 450-6.

(21.) Wang ML, Dorer DJ, Fleming MP Catlin EA. Clinical outcomes of near-term infants. Pediatrics 2004; 114: 372-6.

(22.) McLaurin KK, Hall CB, Jackson EA, Owens OV, Mahadevia PJ. Persistence of morbidity and cost differences between late preterm and term infants during the first year of life. Pediatrics 2009; 123: 653-9.

(23.) Loftin RW, Habli M, Snyder CC, Cormier CM, Lewis DF Defranco EA. Late preterm birth. Rev Obstet Gynecol 2010; 3:10-9.

(24.) Kramer MS, Demisse K, Yang H, Piatt RW, Sauve R, Liston R. The contribution of mild and moderate preterm birth to infant mortality. JAMA 2000; 284: 843-9.

(25.) Pulver LS, Warnick GG, Stoddard GJ, Byington CL, Young PJ. Weigh for gestational age affects the mortality of late preterm infants. Pediatrics 2009; 123: e1072-7.

(26.) Kalyoncu O, Aygun C, Cetinoglu E, Kucukoduk S. Neonatal morbidity and mortality of late-preterm babies. J Maternal-Fetal and Neonatal Med 2010; 23: 607-12.

(27.) Committee on Fetus and Newborn, Adamkin DH. Clinical report-postnatal glucose homeostasis in late-preterm and term infants. Pediatrics 2011; 127: 575-9.

(28.) Picone S, Paolillo P Neonatal outcomes in population of late-preterm infants. J Matem Fetal Neonatal Med 2010; 13:116-20.

Pinar Binarbasi, Yasemin Akin, Fatma Narter, Berrin Telatar, Esra Polatoglu, Turgut Agzikuru

Dr. Lutti Kirdar Kartal Egitim ve Arastirma Hastanesi, 1. Cocuk Klinigi, Istanbul, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Fatma Narter, Dr. Lutfi Kirdar Kartal Egitim ve Arastirma Hastanesi, 1. Cocuk Klinigi, Istanbul, Turkiye E-posta: fatmakaya06@yahoo.com.tr Gelis Tarihi/Received: 5.02.2012 Kabul Tarihi/Accepted: 11.06.2012
Tablo 1. Calisma gruplarinin dogum oncesi ve dogum bulgulari

                                        Zamaninda
                                      dogmus (n=200)

Anne yasi (yil)                     27,9 [+ or -] 5,0
  (ort [+ or -] +SS)
Yardimli ureme teknigi (n)                  14
Cogul gebelik (n)                           20
Anne diyabet (n)                            8
Anne sigara kullanimi (n)                   18
Preeklamsi (n)                              46
Erken membran rupturu (n)                   12
Anne idrar yolu enfeksiyonu (n)             11

Dogum sekli (%)
                      Vajinal              76,5
                      Sezaryen             23,5
Apgar skorlari
                      1. dak        8,36 [+ or -] 0,66
                      2. dak        9,67 [+ or -] 0,58
Erkek/Kiz (%)                           49,5/50,5
Dogum tartisi (g)                 3163,3 [+ or -] 347,9
  (ort [+ or -] SS)
Dogum boyu (cm) (ort+SS)            49,1 [+ or -] 0,7
Bas cevresi (cm) (ort+SS)           34,6 [+ or -] 0,4
Yogun bakima yatis (%)                      14
Yogun bakimda kalma suresi          4,1  [+ or -] 1,3
  (gun) (ort+SS)

                                   Gec preterm (n=220)        P

Anne yasi (yil)                     26,8 [+ or -] 5,9       0,048
  (ort [+ or -] +SS)
Yardimli ureme teknigi (n)                  1               0,003
Cogul gebelik (n)                           3               0,014
Anne diyabet (n)                            4               0,476
Anne sigara kullanimi (n)                   9               0,181
Preeklamsi (n)                              17             0,0006
Erken membran rupturu (n)                   14              0,650
Anne idrar yolu enfeksiyonu (n)             3               0,084

Dogum sekli (%)                                            0,0001
                      Vajinal              43,2
                      Sezaryen             56,8
Apgar skorlari
                      1. dak        7,33 [+ or -] 1,52     0,0001
                      2. dak        8,84 [+ or -] 1,35     0,0001
Erkek/Kiz (%)                           50,5/49,5           0,845
Dogum tartisi (g)                 2068,1  [+ or -] 299,4   0,0001
  (ort [+ or -] SS)
Dogum boyu (cm) (ort+SS)            46,5 [+ or -] 1,7      0,0001
Bas cevresi (cm) (ort+SS)           32,0 [+ or -] 1,6       0,000
Yogun bakima yatis (%)                     54,5            0,0001
Yogun bakimda kalma suresi           6,67 [+ or -] 5        0,001
  (gun) (ort+SS)

Tablo 2. Calisma gruplarinin dogum sonrasi hastalik ve olumler
acisindan karsilastirilmasi

                                    Zamaninda          Gec
                                  dogmus (200)    preterm (220)
                                     (n) (%)         (n) (%)

Solunum sorunu
                 Yok                196 (98)        150 (68,2)
                 TTN                 3(1,5)           44(20)
                 SSS                  0(0)           12(5,5)
                 Yenidogan            0(0)            6(2,7)
                   pnomonisi
                 Akcigerde           1 (0,5)          5(2,3)
                   kanama
                 PTX                  0(0)            3(1,4)
                 Apne                 0(0)           8 (3,6)
MV gereksinimi   Yok                200 (100)       174(79,1)
                 Burundan CPAP        0(0)           25(11,4)
                 SIMV+PS              0(0)           21(9,5)
Enfeksiyon       Yok                200 (100)       185(84,1)
                 Sepsis               0(0)           18 (8,2)
                 idrar yolu           0(0)           7 (3,20)
                   enfeksiyonu
Tedavi gerektiren sarilik              Yok          185 (92,5)
                 Fototerapi          15(7,5)        94 (42,7)
                 Kan degisimi         0(0)            3(1,4)
Hipotermi                             0(0)           32(14,5)
Beslenme problemi                    1 (0,5)         42(9,1)
Hipoglisemi                           2(1)           14 (6,4)
Konvulziyon                           0(0)            6(2,7)
Polisitemi                           3(1,5)           9(4,1)
Hipokalsemi                           0(0)            7(3,2)

                                                     OR (%95
                                      P           guven araligi)

Solunum sorunu
                 Yok
                 TTN                0,0001      19,16(5,84 -62,93)
                 SSS                0,0001      32,64 (1,92-65,09)
                 Yenidogan          0,007      16,97(0,95 - 33,88)
                   pnomonisi
                 Akcigerde          0,091       6,53 (0,75-56,54)
                   kanama
                 PTX                0,083       9,14 (0,47-18,42)
                 Apne               0,006       16,04(0,91-79,91)
MV gereksinimi   Yok
                 Burundan CPAP      0,0001      58,60 (3,54-97,3)
                 SIMV+PS            0,0001      49,41 (2,97-82,19)
Enfeksiyon       Yok
                 Sepsis             0,0001      39,59(2,37-66,15)
                 idrar yolu         0,006       16,05 (0,91-83,21)
                   enfeksiyonu
Tedavi gerektiren sarilik         123(55,9)
                 Fototerapi         0,0001       9,42(5,22-17,02)
                 Kan degisimi       0,066      10.51 (0,54-205,49)
Hipotermi                           0,0001      69,14(4,20-113,9)
Beslenme problemi                   0,0001      46,95(6,39-144,86)
Hipoglisemi                         0,004        6,73(1,51-29,99)
Konvulziyon                         0,019       12,15(0,68-27,25)
Polisitemi                          0,111       2,80 (0,75-10,50)
Hipokalsemi                         0,011       14,09 (0,80-48,42)

TTN: Yenidoganin gecici takipnesi, SSS: Sikintili solunum
sendromu, MV: mekanik ventilasyon, PTX: Pnomotoraks

CPAP: Devamli Pozitif Havayolu Basinci (Continuous Positive
Airway Pressure)

SIMV+PS: Senkronize Aralikli Zorunlu Ventilasyon +Basinc Destegi
(Synchronized Intermittent Mandatory Ventilation +Pressure Support)
COPYRIGHT 2013 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2013 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Original Article/Ozgun Arastirma
Author:Binarbasi, Pinar; Akin, Yasemin; Narter, Fatma; Telatar, Berrin; Polatoglu, Esra; Agzikuru, Turgut
Publication:Turkish Pediatrics Archive
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Mar 1, 2013
Words:4744
Previous Article:Obstetric brachial plexus palsy: 20 years' experience at a tertiary center in Turkey/Dogumsal brakiyal pleksus felcli olgularimiz: tek merkezin 20...
Next Article:Role of minor erythrocyte antigens on alloimmunization in neonatal indirect hyperbilirubinemia background/Indirekt hiperbilirubinemili olgularda...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2020 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters