Printer Friendly

Management of diabetes in adolescence/Ergenlik caginda diyabet yonetimi.

Giris

En sik gorulen metabolik bozukluklardan biri olan "Diyabetes Mellitus" insulinin saliniminda, etkisinde ya da hem saliniminda hem etkisindeki bozukluk sonucu meydana gelen hiperglisemi ile karakterize bir grup hastaliktir. Etyolojiye gore, Tip 1 ve Tip 2 Diyabet olmak uzere iki buyuk gruba ayrilmaktadir. Tip 1 Diyabet insulin saliniminda yetersizlik ve eksiklik sonucu olusur. Tip 2 Diyabet'te artmis insulin direnci ve buna insulin saliniminda yeterli artisin eslik edememesi soz konusudur. Tip 1 Diyabet ani gelisen bir klinik tablo ve ketoasidoza egilim ile karsimiza gelirken, Tip 2 Diyabet'te genellikle klinik bulgularin gorulmesinden uzun sure once hiperglisemi vardir. American Diabetes Association (ADA)'un tanimlamasina gore diyabetin tani kriterlerini su bulgular olusturur (1):

1. Klinik bulgular (poliuri, polidipsi, kilo kaybi, halsizlik) ile birlikte gunun herhangi bir saatinde alinan kan sekeri duzeyinin 200 mg/dl ve uzerinde olmasi ya da aclik kan sekerinin (en az 8 saatlik acliktan sonra) 126 mg/dl ve uzerinde olmasi ya da

2. OGTT sirasinda 2. saatteki kan sekerinin 200 mg/dl ve uzerinde olmasi.

Diyabet tanisi alan bireylerde etkin bir tedavi icin diyabetin tiplendirilmesi gereklidir. Diyabetin etyolojik siniflamasi tip 1 diyabet, tip 2 diyabet, diger spesifik tipler ve gestasyonel diyabet olmak uzere 4 ana grup altinda yapilmaktadir (1).

Tip 1 Diyabet beta hucre hasari sonucu olusur ve insulin eksikligi ile gider. Tip1 Diyabetli olgularin cogunlugu otoimmun olup, spesifik HLA antijenleri ile iliskilidir (Tip1A). Bazi olgularda (%10 kadarinda) ise otoimmunite bulgulari saptanamamaktadir. Bunlar da idiopatik ya da atipik (Tip1B) olarak isimlendirilmektedir.

Tip 2 diyabet insulin eksikliginin hafif, insulin direncinin on planda oldugu formdan, insulin saliniminda relatif yetersizligin on plana gectigi formlar arasinda dagilim gosteren bir durumdur.

Cocukluk caginda ortaya cikan diyabet olgularinin %80-95'i Tip 1 diyabetlidir. insidansi ulkeler arasi ve ayni ulke icinde bolgesel farkliliklar gosterir. insidans yuz binde 2 ile yuz binde 50 arasinda degismektedir (2).

Diyabet tedavisinde ana hedefimiz hiperglisemi, ketoasidoz ve hipoglisemi ataklarini engellemek, normal buyume-gelismeyi saglamak, ruh sagligini korumak, birlikte bulunan otoimmun hastaliklari (Hashimoto tiroiditi, colyak gibi) erken belirlemek, kronik komplikasyonlari engellenmektir. Bunun icin de iyi bir metabolik kontrol saglamak gerekir. Ergenlik evresinde normal ya da normale yakin kan sekerinin saglanmasinin, eriskin donemde mikro ve makro vaskuler komplikasyonlari azalttigini ve yasam kalitesini artirdigini gosteren pek cok calisma vardir (3,4).

Iyi bir metabolik kontrol saglamak ergen ve ailesine diyabeti kendi kendilerine yonetebilme yetenegini kazandiracak kapsamli ve surekli bir egitim ile mumkundur. Diyabetin bir hastaliktan cok bir yasam bicimi olarak algilanmasini saglamak ve izlemde bireysel ozelliklere gore bilgileri hastaya vermek gerekir. Ergen ve ailesine; evde kan sekeri izlemini nasil yapacaklari, kan seker duzeylerine gore beslenme ve insulin doz degisiminin ozellikleri, hipergliseminin kontrolunun nasil yapilacagi, beslenme bilgileri, duzenli sporun yararlari, hipogliseminin engellenmesi ve tedavisi, ketoasidozun engellenmesi, hastalik durumlarinin yonetimi ve tedavinin hedeflerinin belirli araliklarla degerlendirilmesinin gerekliligi ogretilmelidir (5,6). Butun bunlari saglamak icin diyabetli cocuk, doktor, diyetisyen, psikolog ve hemsireden olusan bir ekip tarafindan izlenmelidir. Ergen ve ailesine diyabeti yonetebilme yeteneginin kazandirilmasi icin asagidaki konularda egitim vermek gerekir.

Insulin uygulamasi: 1980'li yillarda Amerika'da baslatilan DCCT calismasinin sonuclari 1993 yilinda yayinlandiginda yogun insulin tedavisinin daha iyi metabolik kontrol sagladigi ve uzun sureli komplikasyonlari onledigi hatta erken yakalanan komplikasyonlari gerilettigi gosterildi (3). Boylece normogliseminin tedavide kesin ana hedef olmasi gerektigi vurgulandi. Bu calismalar hedeflenen normogli-semiyi saglamak icin insulinin fizyolojik salinimini en iyi hangi yolla saglariz fikrinden hareketle yapilmaktadir. Saglikli bireylerde aclik durumunda genellikle bazal salgilanan insuline ek olarak, yemek sonrasi gastrointestinal sistemden emilen glukoz artisini dengelemek icin artmis insulin salgisi olur. Bu nedenle fizyolojik insulin salinimini saglamak icin de coklu doz ya da surekli subkutan insulin infuzyonu (insulin Pompasi) kullanilmaktadir. Aclik durumunda salgilanan insulin uzun etkili insulin anologlari (basal insulin) ile, yemek sonrasi hizli artis ise yemek oncesi uygulanan kisa ya da hizli etkili insulin anologlari (bolus insulin) ile taklit edilmeye calisilmaktadir.

Evde kan sekeri izlemi: iyi metabolik kontrol saglayan en onemli unsurun uygulanan tedavi yonteminden cok sik kan glukozu olcumu ile iliskili oldugu gosterilmistir. ideal olarak her ana ogun oncesi ve yemeklerden 1.5-2 saat sonra ve gece yatmadan once olmak uzere gunde 7 olcum yapilmalidir. Diger taraftan spor oncesi ve sonrasinda, hipogliseminin klinik olarak varliginda olcumler yapilmalidir (7-10). Evde kan glukozu olcum sikligi Tip 1 Diyabet'li cocuk ve ergenlerde daha iyi HbA1c duzeyi saglamaktadir (6,10).

Idrar/kan keton izlemi: idrar ya da kan keto kontrolu hiperglisemi ve hastalik gunlerinde onerilir (11). Kan keton kontrolunun ozellikle hastaliklar sirasinda ketoasidozu engellemede daha etkin oldugu bildirilmistir (12).

Kan glukoz degerlerinin ve insulin dozlarinin kaydi: Kan glukoz duzeyleri, glukoz duzeylerini etkileyen olaylar, uygulanan insulin miktarlari, hipoglisemik olaylar ve keton pozitiflliklerinin kaydi diyabetin kontrol durumunu degerlendirmede ve gerekli onlemlerin alinmasinda yol gosterici olmaktadir. Ancak ozellikle ergen cocuklar icin kayitlarin tutulmasinda sorunlar yasanmaktadir.

Ketoasidozun onlenmesi: Ketoasidoz ataklari izlem-de olan cocuk ve ergenlerde metabolik kontrolun cok iyi saglanmasi kosullarinda bile gorulebilmektedir (13). insulin dozlarinin bilincli ya da teknik bir sorun nedeni ile uygulanmamasi ya da akut hastaliklar sirasinda uygun miktarda insulin verilmemesi nedeni ile ortaya cikar.

Hipoglisemilerin onlenmesi: Hipoglisemi Tip1 Diyabet'li cocuklarda en sik gorulen akut komplikasyondur. Reguler insuline gore cok kisa etkili insulin anologlari ve surekli cilt alti insulin infuzyonu kullaniminda hipoglisemi daha az gorulur. Hipoglisemi belirtileri kisiden kisiye ve ayni kisilerde farkli kosullarda degisik kan sekeri degerlerinde gorulebilir.

Beslenme yonetimi: Beslenme egitimi diyabetin yonetimin onemli bir parcasidir. Uygun bir beslenme egitimi HbA1c'de %1 oraninda azaltma yaratabilir (14). iyi ve saglikli buyume saglayacak ve sismanligi engelleyecek enerji alimi saglanmalidir. Gunluk enerjinin %50-55'i karbonhidrat, %30-35'i yag ve %10-15'i proteinlerden olusmalidir. Beslenmede degisim listeleri ve karbonhidrat sayimi seklinde iki beslenme tipi uygulanmaktadir.

Spor-egzersiz: Egzersiz insulin duyarliligini artirir. Okul caginda duzenli spor yapan diyabetli kisilerde 10-30 yil sonra morbidite ve mortalitede anlamli azalma gosterilmistir. Spor oncesi enerji alimi artirilir ya da insulin dozu azaltilir.

DOI: 10.4274/tpa.46.40

Kaynaklar

(1.) American Diabetes Association. Diagnosis and classification of diabetes mellitus. Diabetes Care 2004; 27: 5-10. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(2.) Morales AE, She J-X, Schatz DA. Pediatric Endocrinology. 1st ed. Lippincott Williams & Wilkins: Philadelphia, 2004: 402-26.

(3.) Diabetes Control and Complications Trial Research Group. The effect of intensive treatment of diabetes on the development and progression of long term complications in insulin dependent diabetes mellitus. N Eng J Med 1993; 329: 977-86. (Full Text)/ (PDF)

(4.) Diabetes Control and Complications Trial Research Group: Effect of intensive diabetes treatment on the development and progression of long-term complications in adolescents with insulin-dependent diabetes mellitus: Diabetes Control and Complications Trial. J Pediatr 1994; 125: 177-88.

(5.) American Diabetes Association: Standards of medical care in diabetes-2010. Diabetes Care 2010; 33: 11-61. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(6.) Levine BS, Anderson BJ, Butler DA, Antisdel JE, Brackett J, Laffel LM. Predictors of glycemic control and short- term adverse outcomes in youth with type 1 diabetes. J Pediatr 2001; 139: 197-203. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(7.) Schneider S, lannotti RJ, Nansel TR, et al. Identification of distinct self-management styles of adolescents with type 1 diabetes. Diabetes Care 2007; 30: 1107-12. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(8.) Tsalikian E, Mauras N, Beck RW, et al. Impact of exercise on overnight glycemic control in children with type 1 diabetes mellitus. J Pediatr 2005; 147: 528-34. (Abstract) / (Full Text)/(PDF)

(9.) Diabetes Research in Children Network (DirecNet) Study Group, Tsalikian E, Kollman C, et al. Prevention of hypoglycemia during exercise in children with type 1 diabetes by suspending basal insulin. Diabetes Care 2006; 29: 2200-4.

(10.) Anderson B, Ho J, Brackett J, Finkelstein D, Laffel L. Parental involvement in diabetes management tasks: relationships to blood glucose monitoring adherence and metabolic control in young adolescents with insulin-dependent diabetes mellitus. J Pediatr 1997; 130: 257-65. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(11.) Diabetes education. Consensus Guidelines 2000. ISPAD international Society for Pediatric and Adolescent Diabetes. Medical Forum international 2000; 24-28.

(12.) Chiarelli F, Verrotti A, Catino M, Sabatino G, Pinelli L. Hypoglycemia in children with type 1 diabetes mellitus. Acta Paediatr 1999; 427: 31-4. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(13.) Krolewski AS, Warram JH, Freire MBS. Epidemiology of late diabetic complications. Endocrinology and Metabolism Clinics of North America 1996; 25: 217-41. (Abstract)

(14.) Delahanty LM, Halford BN. The role of diet behaviors in achieving improved glycemic control in intensively treated patients in the Diabetes Control and Complications Trial. Diabetes Care 1993; 16: 1453-8. (Abstract)

Ruveyde Bundak

Istanbul Universitesi Cocuk Sagligi Enstitusu, Istanbul Tip Fakultesi, Buyume-Gelisme ve Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dali, Istanbul, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Ruveyde Bundak, Istanbul Universitesi, Cocuk Sagligi Enstitusu, Istanbul Tip Fakultesi, Buyume-Gelisme ve Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dali, Turkiye E-posta: bruveyde@istanbul.edu.tr
COPYRIGHT 2011 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Bundak, Ruveyde
Publication:Turkish Pediatrics Archive
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Mar 1, 2011
Words:1389
Previous Article:Chronic inflamatory bowel diseases/Kronik enflamatuar barsak hastaliklari.
Next Article:Pubertal gynecomastia/Pubertal jinekomasti.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters