Printer Friendly

MIDURETRAL SLING CERRAHISI KOMPLIKASYONLARI/COMPLICATIONS OF MIDURETHRAL SLING OPERATIONS.

GIRIS

Uriner inkontinans, Uluslararasi Kontinans Dernegi (ICS) tarafindan sosyal veya hijyenik bir sorun teskil eden istem disi idrar kacirma olarak tanimlanmaktadir (1). Toplumda uriner inkontinans sikligi yasla birlikte artar; ortalama yasam suresinin uzamasiyla uriner inkontinans daha cok onem kazanmistir (2). Kadinlarda uriner inkontinansin en sik tipi; karin ici basincin artmasiyla (oksurme, hapsirma, kinma vb.) olan stres uriner inkontinanstir (SUI).

SUI, ICS tarafindan detrusor hiperaktivitesi olmadan , mesane icindeki basincin uretradaki basinci gecmesi nedeniyle meydana gelen idrar kacirma tipi olarak tanimlanir (3). Davranis terapileri, pelvik taban fzyoterapisi, farmakoterapiye yanit alinamayan olgularda standart yaklasim cerrahidir. SUI tedavisinde son yuzyil icinde cok sayida teknik tanimlanmistir. Hicbir teknik %100 kur saglayamadigindan teknik arayisi devam etmistir.

Son 20 yilda, SUI cerrahisinde minimal invazif yaklasim arayisi ve ihtiyaci giderek artmistir. Petros ve Ulmsten'in uretral kapanmanin mesane boynunda degil, miduretrada oldugunun one suruldugu integral teorinin kabul edilmesinden sonra, miduretral sling cerrahileri gelistirilmistir (4). Ilk olarak 1996 yilinda Ulmsten tension-free vagina teyp (TVT) operasyonunu tarif etmis ve uygulamistir (5). Sonrasinda, TVT'nin olasi komplikasyonlari engellemek amaciyla, Delorme, 2001 yilinda transobturator teyp operasyonunu tarif etmistir (6). Uzun donem etkinliklerinin de gosterilmesiyle birlikte, gunumuzde en sik uygulanan SUI cerrahileri miduretral sling cerrahileridir. Miduretral sling cerrahileri konvansiyonel suburetral slingler, Burch kolposuspansiyon ve laparoskopik kolposuspansiyon ile benzer etkinligi olan, minimal invazif, kisa operasyon suresi olan ve daha az postoperatif komplikasyonlara neden olan operasyonlardir (7). Miduretral sling operasyonlarinin ortak noktasi, miduretranin altindan gecirilen serit seklinde bir materyal kullanilmasidir. Kullanilan uygulama yolu ve slingin gerginligi sling cerrahisinin basarisini etkilemektedir.

Miduretral sling cerrahileri uc jenerasyona sinifandirilmistir. Birinci jenerasyon miduretral slingler retropubik slingerdir ve SUI cerrahisinde altin standart olarak kabul edilmektedir (7, 8). Ikinci jenerasyon slingler transobturator slinglerdir; distan ice ve icten disa uygulanabilir. Bu teknigin avantaji retropubik alana girilmemesidir; dolayisiyla retropubik alan ile ilgili komplikasyonlar engellenebilir. Ucuncu jenerasyon slingler ise tek insizyonlu slinglerdir; bu slinglerde mes daha ufaktir ve yalnizca vaginal insizyon yapilir.

Miduretral sling operasyonlarinin basari oranlari yuksektir; ancak miduretral sling operasyonlarinin komplikasyonlari diger anti-inkontinans cerrahilerinden farklilik gostermektedir (9). Hatta International Continence Society ve International Urogynecology Association, komplikasyonlarin sinifandirilabilmesi icin ortak bir terminoloji-sinifama sistemi olusturmustur (10). Ayrica cesitli kuruluslar mes komplikasyonlari ve yonetimi ile ilgili cesitli derlemeler yayinlanmistir (11, 12).

Miduretral sling cerrahilerinin %4'unde bir veya daha fazla komplikasyon meydana gelmektedir (13). Komplikasyonlar mes ile ilgili olabildigi gibi kullanilan teknik ile iliskili de olabilir. Bu derlemede miduretral sling cerrahileri nedeniyle meydana gelebilecek komplikasyonlara deginilecektir. Komplikasyonlar, peropeatif, erken postoperatif ve gec postoperatif komplikasyonlar olmak uzere uce ayrilabilir.

PEROPERATIF KOMPLIKASYONLAR

Ilk asamada operasyon baslangicinda diseksiyon teknigi veya secilen yonteme ozgun komplikasyonlar ile karsilasabilecegi unutulmamalidir. Miduretral slingler kolay uygulanabilir olarak gorulse de aslinda korlemesine yapilan operasyonlardir; bu nedenle peroperatif komplikasyonlara acik yontemlerdir.

Peroperatif komplikasyonlar, disseksiyon esnasinda yaraanmalar ve trokar ile yaralanmalar nedeniyle olabilir. Cesitli pasaj tiplerine (retropubik veya transobturator) gore komplikasyonlar farklilik gosterebilir.

Mesane yaralanmasi

Mesane yaralanmasi, miduretral sling operasyonlarinda en sik karsilasilan intraoperatif komplikasyondur. Miduretral sling cerrahileri, uygulamada 'cok kolay' gorunse de, aslinda ogretilmesi guc cerrahilerdir. %5'in altinda mesane perforasyonu orani elde edebilmek icin cerrahin 20'den fazla miduretral sling operasyonu gerceklestirmesi gerekmektedir (14).

Retropubik sling uygulamalarinda perforasyon riski %4-5 civarindadir; transobturator pasajlarda ise %0,6'dir. Minaglia ve ark.'nin bildirdigi uc mesane perforasyonu olgusunun ikisinde daha onceden gecirilmis pelvik organ prolapsusu tamiri risk faktoru olarak degerlendirilmistir (15). Krauth ve arkadaslarinin calismasinda; TOT tekniginde mesane perforasyon riski %0,5 (604 vakanin 3'u) olarak belirtilmistir. 38 hastaya da ameliyat esnasinda rutin sistoskopi uygulanmis ve perforasyon saptanmamistir.. Sonuc olarak, rutin sistoskopinin retropubik sling uyguanan hastalara yapilmasi daha dogrudur; gecmiste pelvik organ prolapsusu nedeniyle cerrahi oykusu olan ve es zamanli prolapsus cerrahisi uygulanacak hastalara da onerilebilir (15, 16).

Retropubik sling uygulamalarinda Foley kateter icine rijid kateter yerlestirilerek mesane 1.5 cm kadar karsi tarafa yonlendirilebilir (Sekil 1). Ameliyat esnasinda hematuri saptanmasi ya da yapilan insizyondan idrar gelmesi mesane yaralanmasini dusundurmelidir. Bu durumda intraoperatif sistoskopi ile kesin tani konulabilir. Sistoskopi, mesane distansiyonu saglanarak ve 70[degrees] optik kullanilarak yapilmalidir. Mesanede perforasyon alani saptanir ya da mukozaya yakin refe aliniyorsa trokar geri cikarilmali ve pasaj tekrar denenmelidir. Foley kateter postoperatif 3-7 gun tutulmalidir.

Uretra yaralanmasi

Uretra hasarlari genellikle disseksiyon esnasinda olmaktadir. Cerrahi baslangicinda Foley kateter takilmasi ve insizyonun derinlestirilmeden periuretral fasyanin disina dogru yapilmasi ile bu komplikasyon onlenebilir. Uretra hasari saptanirsa no: 4/0 poliglikolik asit ya da monocryl ile onarim yapilabilir. Uretra yaralanmasi oldugu takdirde, yalnizca uretra tamiri yapilmali, ayni seansta mes yerlestirilmemelidir. Yaralanmanin ve tamirin durumuna gore Foley kateter bir sure tutulur.

Vagina sulkus yaralanmalari

Vagina sulkus yaralanmalari, ozellikle transobturator sling uygulamalarinda karsilasilabilen bir komplikasyondur. Genellikle trokar gecisi sirasinda meydana gelir. Trokar gecirilirken es zamanli olarak diger el ile trokarin vagina duvarindaki yerlesimi kontrol edilmelidir. Ozellikle derin vaginal sulkuslari olan hastalarda yaralanma olasiligi daha yuksektir. Vagina sulkus yaralanmasi saptanirsa, trokar geri cikarilmali ve pasaj tekrar gerceklestirilmelidir. Mes erozyonu gelisebileceginden, vagina sulkusta yer alan yaralanma alaninin suture edilmesi onerilmektedir. Trokar pasaji tekrarlandiktan sonra mes yerlestirilebilir. Hastada vaginal atrof bulgulari varsa, operasyon sonrasinda topikal ostrojen verilebilir. Kisiden kisiye degisen vagina sulkus derinligi nedeniyle vagina duvarinin puboservikovaginal fasyanin altinda olacak sekilde yapilan yeterli bir derinlikteki disseksiyonu gerektirir. Boylece perioperatif vaginal yaralanmasi ve postoperatif erozyonlar engellenebilir.

Bagirsak yaralanmasi

Retropubik miduretral sling cerrahisi sonrasinda barsak hasari gelisme riski %0,02 civarindadir. Hastada ameliyat sonrasinda yuksek ates, defans, tahta karin, insizyondan fekaloid drenaj gelmesi durumunda bagirsak yaralanmasindan suphelenilmelidir. Direk karin grafsinde serbest hava gorulebilir. Perforasyon yerinin lokalizasyonunda kontrastli bilgisayarli tomograf yardimcidir.

Norovaskuler yaralanma

Trokarin korlemesine pasaji esnasinda obturator ve iliak damarlar yaralanabilir. Vaginal insizyon, disseksiyon ve trokar pasaji esnasinda olan kanamalar siklikla mesin yerestirilmesinden sonra durur. Inatci kanamalarda Foley kateter yardimiyla mesane doldurulup basi yapilabilir veya vaginal tampon uygulanabilir. Postoperatif siddetli agri ve yuruyememe sikayeti olan hastalarda obturator fossa hematomu ya da pelvik hematom akla getirilmelidir. Hematomlar transperineal ultrasonograf ile kolayca taninabilir. Periuretral hematomlar gecici uriner retansiyona neden olabilir (Sekil 2). Uriner fonksiyonlar normale donene dek temiz aralikli kateterizasyon uygulanarak tedavi edilir.

Norovaskuler hasar acisindan retropubik sling uygulamasi da, transobturator tape uygulamasi da guvenli yontemerdir. Zahn ve arkadaslarinin yaptigi kadavra calismasinda mesin transobturator distan-ice teknikte (2,3[+ or -]0,41 cm) icten-disa teknige (1,3[+ or -]0,44 cm) gore obturator kanaldan daha uzaga yerlestirildigi ve boylece distan-ice olan teknigin daha guvenli oldugunu savunulmustur (17). Ayn calismada, distan-ice teknikle yerlestirilen mesin bilatera obturator kanallardan uzakta olmasiyla birlikte, sag tarafta mesin, obturator kanala, soldan daha yakin oldugu bildirilmistir.. Iskiopubik ramus ya da kemik yapidan uzakliga bakildiginda, sol taraf icin mesafe her iki teknikte de ayn olmakta iken, distan ice teknikte, sag tarafta operatorlerin, kemik yapiya daha yakin gectikleri gorulmustur.

Miduretral sling operasyonlarinin karsilastirildigi Cochrane 2015 derlemesinde transobturator uygulamalarda viseral norovaskuler hasarin daha az oldugu sonucuna varilmistir (7).

Violetta ve ark, 2016 yilinda urolojik cerrahilerde tromboproflaksi ile ilgili kilavuzlarin derleme kilavuzunu yayinlamistir (18). Bu kilavuza gore, dusuk, orta ve yuksek riskli hastalarda dahi farmakolojik tromboproflaksi ihtiyaci yoktur; farmakolojik tromboproflaksi uygulandigi takdirde yuksek riskli hasta grubunda 1000 hastada kar 0,9, reoperasyon gerektiren kanama orani ise 1000 hastada 3 olacaktir. Yuksek riskli hasta grubunda mekanik tromboproflaksi onerilmektedir.

ERKEN POSTOPERATIF KOMPLIKASYONLAR

Idrar yolu enfeksiyonu

Postoperatif erken donem en sik gorulen komplikasyon idrar yolu enfeksiyonudur. Hastanede yatis suresi uzadikca risk artar. Foley kateterin uzun sure tutulmasi gereken durumlarda daha sik gorulmektedir. Antibiyotik proflaksisi postoperatif donemde gorulen idrar yolu enfeksiyonu riskini azaltir.

Rekurren idrar yolu enfeksiyonu, cikim obstruksiyonu olan ve buna bagli retansiyonu olan hastalarda daha fazla gorulur. Mes erozyonu olan hastalarda daha siktir; bu nedenle tekrarlayan enfeksiyon durumlarinda hastalar tekrar ayrintili muayene edilmelidir. Rekurren idrar yolu enfeksiyonu olan bir hastada, mesane bosaltiminin degerlendirilmesi icin uroflowmetri, mesane ici patolojilerinin degerlendirilmesi icin sistoskopi ve gerekli durumlarda sistometri yapilmasi gerekebilir.

Uriner retansiyon

Slingin gerginliginin fazla oldugu durumlarda uretra cikisi kapanir ve buna bagli retansiyon gelisir. En sik neden gergin askidir. Bunun yani sira periuretral odem veya periuretral hematomlara bagli gecici olarak da gelisebilir (19). Transobturator ve retropubik slingleri karsilastiran bir caismada, ameliyat sonrasi idrar retansiyonu oranlari sirasiyla %2 ve %27 olarak saptanmistir (20, 21). Cogu birkac gun temiz aralikli kateterizasyon uygulamasiyla tamamen duzelmistir. Temiz aralikli kateterizasyon ile duzelmeyen ve 1 haftadan daha uzun sureli retansiyon varliginda slingin gevsetilmis ve retansiyon bu sekilde duzeltilmistir (22). Slinglerin TVT'dekine oranla daha oblik ve latera yerlestirilmesiyle pelvik hamak seklinde uretraya destek saglamasi, TOT' un daha az obstruksiyona neden olmasini aciklayabilir (13, 21, 23).

Preoperatif donemde reziduel idrar volumu yuksek olan hastalarda ve valsalva ile miksiyon yapan hastalarda uriner retansiyon gelisme riski daha fazladir (24). Rezidue idrar volumu postoperatif donemde daha da artabilir veya uriner retansiyon gelisebilir; sling rezeksiyonu yapilsa dahi problem devam edebilir. Bu nedenle, inkontinans cerrahisindeki en onemli nokta dogru hasta secimidir. Dikkatli preoperatif degerlendirilme ve slingin gercekten 'tension-free' olarak yerlestirilmesiyle retansiyon riski minimalize edilebilir.

Miduretral sling cerrahisi sonrasinda miksiyon disfonksiyonu postoperatif 1. gunde hastalarin %20'sinde gorulur. Cogunlugu operasyondan sonra 6 hafta icinde duzelir; 2. haftada hastalarin %6'sinda, 6. haftada ise %2'sinde uriner retansiyon gorulmektedir (25). Daha once belirtildigi gibi preoperatif miksiyon fonksiyonlari normalse miksiyon disfonksiyonunun duzelme olasiligi daha yuksektir. Dolayisiyla bu hastalarda 6 haftaya dek beklenebilir. Ancak tam uriner retansiyon varsa veya kucuk miksiyon hacimleriyle birlikte yuksek reziduel idrar volumu elde ediliyorsa slingin gevsetilmesi veya slingin kesilmesi dusunulebilir. Sling gevsetilmesi ilk 10-14 gun icinde yapilabilmektedir.

Costa ve ark. ile Delorme ve ark. TOT prosedurunde , sirasiyla, 7 (%3,8) ve 1 hastada (%0,6) mesane cikim obstruksiyonu bildirmistir (6, 26). Bu hastalara 4 hafta sureyle temiz aralikli kateterizasyon uygulanmis. Costa ve ark., TOT sonrasinda belirgin obstruksiyon varliginda, slingin erken gevsetilmesinin veya cikarilmasinin yararli olabilecegini belirtmistir. Deval B. ve ark.'nin calismasinda; retansiyon gelisen hastalarda 21-24. gunlerde sling gevsetilmis ancak SUI sebat etmemistir (27). Sling kesilmesi ile rekurren SUI riski %25-47 arasinda degismektedir. Hangi grup hastada SUI gelisecegi konusunda fkir birligi yoktur.

Hastalar miduretral sling cerrahisi uygulandiktan sonra, mutlaka normal miksiyon yaptiktan sonra taburcu edilmelidir. Uriner retansiyona seconder mesane distansiyonu gelisirse kateterizasyon suresi uzayacaktir. Dolayisiyla erken postoperatif donemde mesane distansiyonundan kacinmak gereklidir. Postoperatif miksiyon disfonksiyonu gelisirse, Foley kateter veya temiz aralikli kateterizasyon uygulanabilir. Hasta memnuniyeti ve dusuk enfeksiyon riski nedeniyle temiz aralikli kateterizasyon tercih edilir.

Yara yeri enfeksiyonu

Miduretral sling cerrahisi sonrasinda hastalarin %0,2-0,3' unde yuzeyel yara yeri enfeksiyonu gorulur. Bacak insizyonlari ve suprapubik insizyonlarda sislik, agri, ates, puy saptanabilir. Tedavisinde sistemik antibiyoterapi kullanilir. Gerekirse debridman yapilmalidir; ancak eger enfeksiyon alaninda mes de varsa, tum mesin cikarilmasi gereklidir. Bu hastalarda bagirsak hasari ekarte edilmelidir. Inguina abse, pelvik selulit, fasiit daha ciddi komplikasyonlardir. Obturator abse ise TOT spesifk bir enfeksiyondur. Klinik olarak suphelenildiginde, pelvik BT veya MRI faydali olabilir. Madjar ve arkadaslari, sling proseduru sonrasinda karin agrisi veya uriner sikayetlerle gelen hastalarin, sistoskopi ve abdominopelvik tomografyle degerlendirilmesini onermektedir (28-30).

GEC POSTOPERATIF KOMPLIKASYONLAR

Vaginal mes erozyonu

Miduretral sling cerrahisi sonrasinda en sik gorulen uzun donem komplikasyon mes erozyonudur (7). 10 yillik takip sirasinda gorulme sikligi ortalama %5'dir. Kullanilan sentetik materyalin cinsine gore siklik degisebilir. Transobturator uygulamalarda retropubik uygulamalara gore daha sik gorulur. Postoperatif takiplerde erozyon acisindan cok dikkatli vaginal muayene yapilmalidir. Erozyonun saptanana kadar gecen ortalama sure 9 ay kadardir. Bazen hastalar asepmtomatik olabilecegi gibi , bazilarinda ise vaginal akinti, agri, disparoni veya labia majorada odem gorulebilir. Persiste eden akinti, kanama ve idrar yolu enfeksiyonu geciren hastalara mutlaka mes erozyonu acisindan detayli vaginal muayene yapilmalidir. Vaginal muayenede mes direkt olarak gorulebilir; fakat bazi vakalarda mesin uzeri granulasyon dokusuyla kaplanmis olabilir. Uzun donem takipte, erozyon gorulmeyebilir; ancak vaginal mukozal kivrimlarin arasinda, dijital muayenede palpasyon ile hissedilebilir. Monoflaman ve makropor olan mes erozyonlarinda hasta asemptomatik ve enfeksiyon bulgulari yok ve erozyon alani kucukse hasta lokal ostrojen ile takip edilebilir. Koitus onerilmez. 6 hafta boyunca sebat eden hastalarda erozyone mesin eksizyonu dusunulmelidir. Mesin yalnizca erozyon bolgesindeki segmenti fokal rezeke edilebilecegi gibi komplet rezeksiyon da yapilabilir (26,31).

Mes erozyonuna bagli baska bir komplikasyon da, partnerde cinsel disfonksiyondur; bu duruma hisparoni denilmektedir. Petri ve ark.'nin yayinladigi calismada, opere olan 328 hastanin bir tanesi, operasyon sonrasi ilk koitus esnasinda, esinin penis derisinde olusan ciddi laserasyon nedeniyle basvurmustur (31).

Viseral mes erozyonu

Retropubik sling cerrahilerinde transobturator uygulamaara gore mesane ve uretraya erozyon riski daha fazladir. Tekrarlayan hematuri ve idrar yolu enfeksiyonlari ilk bulgu olabilir. Miksiyon disfonksiyonlari ve fstuller gelisebilir. Uretraya ya da mesaneye erozyonlar gorulebilir. Tanida sistoskopi altin standart yontemdir. Erozyon alani direk gorulebilir uzerinde yapisik taslarla kapli alanlar izlenebilir. Uretral erozyonlar 2 basamakta tedavi edilir; oncelikle sling ve mes eksizyonu daha sonra Martius fep iler onarim saglanir. Mesaneye olan erozyonlar laparoskopik, abdominal ya da transuretral lazer yontemleriyle eksize edilebilir.

De novo acil uriner inkontinans- refrakter acil uriner inkontinans

Preoperatif mikst uriner inkontinansi olan hastalarda ameliyat oncesi bilgilendirme iyi yapilmalidir; hastalara acil uriner inkontinans sikayetlerinin devam edebilecegi anlatilmalidir. Postoperatif donemde sikayetleri devam ettigi takdirde medikal tedavi veya pelvik taban rehabiitasyonu gerekebilir.

Transobturator tape uygulamalari sonrasinda 10 yillik takipte de novo urgency (aciliyet) %26 saptanmistir (32). Spinosa ve ark.'nin 117 vakalik serisinde, 1 hastada uretra stenoz nedeniyle de nova mesane instabilitesi gelismis ve uretranin dilatasyonuyla tedavi edilmis (33). Hastalarin hayat kalitesi uzerindeki en guclu negatif etki olan de novo aciliyet, TOT'da 3 kat daha azdir. Ancak uzun donem de novo acil uriner inkontinans riski TOT ve TVT'de benzerdir (34). Bu da, TOT da obstruktif etkinin daha az oldugunun gostergesidir. De novo aciliyet semptomlarinin nedeni, parauretral kollajen metabolizmasindaki degisikikler veya slingin etrafindaki sklerozis olabilir. Falconer ve arkadaslari, sling cerrahisi sonrasinda kollajen metabolizmasindaki degisikligin hastanin yasina ve hormona durumuna bagli oldugunu gostermistir (35). Bu nedenle vaginal atrofsi olan hastalarda doku frajilitesini azaltmak ve kollajen miktarinda artisi saglamak icin operasyon oncesi lokal ostrojen verilebilir. De novo acil uriner inkontinans ve uriner retansiyonu olan hastalarda bant kesilebilir.

Gec donem miksiyon disfonksiyonu

Miduretral sling cerrahisi sonrasinda gec donemde fibrozise bagli mesane cikim obstruksiyonu gelisebilir. Obstruksiyon sonucu hastalarda vezikoureteral refu, detrusor disfonksiyonu, ust uriner sistemde dilatasyon ve bobrek fonksiyonlarinda bozulma gelisebilir.

Gec donemde komplike olan hastalarda ileri tetkikler ve urodinamik incelemeler gereklidir. Uroflowmetride maksimum akim hizi 15 ml/sn altinda ve miksiyonel detrusor basinci 20 cm-H2O altinda ise miksiyon disfonksiyonu dusunulmelidir. Miksiyonel detrusor basinci, mesane cikim obstruksiyonu veya hipoaktif detrusorun degerlendirilmesi acisindan onemlidir.

Miduretral sling cerrahisi sonrasinda asiri aktif mesane semptomlari ve/veya rekurren stres uriner inkontinans sikayetleri ile basvuran hastalarda uriner retansiyon ve obstruksiyon mutlaka ekarte edilmelidir. Obstruksiyon saptanirsa sling kesilebilir. Ancak bu hastalar komplike hastalardir; mutlaka ayrintili degerlendirme yapilmali, anti-inkontinans cerrahi tipi, disfonksiyona neden olabiecek ek hastalik varligi, gelisen prolapsus varligi degerendirilmelidir.

Kronik pelvik agri

Transobturator uygulamalar sonrasinda kronik kasik agrilari daha fazla gorulmektedir. Miduretral sling cerrahisi sonrasinda kronik pelvik agri sikayeti olan hastalarda pelvik kas iskelet sistemi degerlendirilmelidir. Kronik enfeksiyonlar dislanmalidir. Fizyoterapi, analjezikler, tetik nokta enjeksiyonlari yapilabilir. Mes eksizyonu son secenek olabilir ancak mes eksizyonu sonrasi agrinin kesilmeme ihtimali bilgisi hastaya mutlaka verilmelidir (36).

SONUC

Miduretral sling cerrahileri sonrasinda gelisen sorunlarda, hastalarin ozelliklerine gore tani basamaklari bireysellestirilmelidir. Hastalarin daha onceki gecirdikleri cerrahinin net aydinlatilmasi onemlidir. Komplike olgularda urodinami, sistoskopi, kolonoskopi, radyolojik goruntuleme yontemleri yardimci olabilir. Mes komplikasyonu gelisen hastalarin %60'inda 2 veya daha fazla girisim gerekmektedir ve hastalarin %50'sinde ilk girisim cerrahidir. Uyguanan SUI cerrahisinin sekli onem tasimaktadir. Mes cikartilmasinin avantaj ve dezavantajlari mutlaka hasta ile gorusulmelidir. SUI sikayetlerinin baslama riski ve organ yaralanma riski mutlaka anlatilmalidir. Takip secenegi, fzyoterapi ve medikal tedaviler basarisizsa cerrahi tedaviler denenebilir.

Bilgilendirilmis Onam: Katilimcilardan bilgilendirilmis onam alinmistir.

Hakem Degerlendirmesi: Dis bagimsiz.

Yazar Katkilari: Calisma Konsepti/Tasarim- F.G.U., C.Y.; Veri Toplama- E.E.; Veri Analizi/Yorumlama- E.E.; Yazi Taslagi- F.G.U., C.Y; Icerigin Elestirel Incelemesi- F.G.U., C.Y; Son Onay ve Sorumluluk-F.G.U., C.Y, E.E.; Malzeme ve Teknik Destek- F.G.U., C.Y, E.E.; Supervizyon- F.G.U.

Cikar Catismasi: Yazarlar cikar catismasi beyan etmemislerdir.

Finansal Destek: Yazarlar finansal destek beyan etmemislerdir.

Informed Consent: Written consent was obtained from the participants.

Peer Review: Externally peer-reviewed.

Author Contributions: Conception/Design of Study- F.G.U., C.Y.; Data Acquisition- E.E.; Data Analysis/Interpretation- F.G.U., C.Y.; Drafting Manuscript- F.G.U., C.Y.; Critical Revision of Manuscript-F.G.U., C.Y.; Final Approval and Accountability- F.G.U., C.Y., E.E.; Technical or Material Support- F.G.U., C.Y., E.E.; Supervision-F.G.U.

Confict of Interest: Authors declared no confict of interest.

Financial Disclosure: Authors declared no financial support.

KAYNAKLAR

(1.) Haylen BT, de Ridder D, Freeman RM, Swift SE, Berghmans

B, Lee J, et al. An international Urogynecological Association (IUGA)/International Continence Society (ICS) joint report on the terminology for female pelvic foor dysflunction. Neurourol Urodyn 2009;29:4-20. [CrossRef]

(2.) Kelleher C. Epidemiology and classification of urinary incontinence. In: Urogynecology Cordozo L (ed.) Churchill Livingstone, Newyork. 1997;3-26.

(3.) Abrams P, Cardozo L, Fall M, Griffths D, Rosier P, Ulmsten U, et al. The standardisation of terminology in lower urinary tract flunction: report from the standardisation subcommittee of the International Continence Society. Urology 2003;61:37-49. [CrossRef]

(4.) Petros PE and Ulmsten UI. An integral theory of female urinary incontinence: experimental and clinical considerations. Acta Obstet Gynecol Scand 1997;166:3-8.

(5.) Ulmsten U, Henriksson L, Johnson P, Varhos G. An ambulatory surgical procedure under local anaesthesia for treatment of female urinary incontinence. Int Urogynecol J 1996;7:81-6. [CrossRef]

(6.) Delorme E. Transobturator urethral suspension: miniinvasive procedure in the treatment of stress urinary incontinence in women. Prog Urol 2001;6:1306-13.

(7.) Ford AA, Rogerson L, Cody JD, Ogah J. Mid-urethral sling operations for stress urinary incontinence in women. Cochrane Database Syst Rev 2015;(7):CD006375. [CrossRef]

(8.) Abdel-Fattah M, Ford JA, Lim C P, Madhuvrata P. Singleincision mini-slings versus standard midurethral slings in surgical management of female stress urinary incontinence: a meta-analysis of effectiveness and complications. Eur Urol 2011;60:468-80. [CrossRef]

(9.) Schimpf MO, Rahn DD, Wheeler TL, Patel M, White AB, Orejuela FJ, et al. Sling surgery for stress urinary incontinence in women: a systematic review and metaanalysis. Am J Obstet Gynecol 2014;211:71.e1-27. [CrossRef]

(10.) Haylen BT, Freeman RM, Swift SE, Cosson M, Davila GW, Deprest J, Dwyer PL, Fatton B, Kocjancic E, Lee J, Maher C, Petri E, Rizk DE, Sand PK, Schaer GN, Webb RJ. An International Urogynecological Association (IUGA)/Internationa Continence Society (ICS) joint terminology and classification of the complications related directly to the insertion of prostheses (meshes, implants, tapes) and grafts in female pelvic foor surgery. Int Urogynecol J 2011;22:3-15. [CrossRef]

(11.) CommitteeOpinionNo:694: Management of Mesh and Graft Complications in Gynecologic Surgery. Obstet Gynecol 2017;129(4):e102-8. [CrossRef]

(12.) Chapple CR, Cruz F, Deffeux X, Milani AL, Arlandis S, Artibani W, Bauer RM, Burkhard F, Cardozo L, Castro-Diaz D, Cornu JN, Deprest J, Gunnemann A, Gyhagen M, Heesakkers J, Koelbl H, MacNeil S, Naumann G, Roovers JWR, Salvatore S, Sievert KD, Tarcan T, Van der Aa F, Montorsi F, Wirth M, Abdel-Fattah M. Consensus Statement of the European Urology Association and the European Urogynaecological Association on the Use of Implanted Materials for Treating Pelvic Organ Prolapse and Stress Urinary Incontinence. Eur Urol 2017;72(3):424-31. [CrossRef]

(13.) Kuuva N, Nilsson CG. A nationwide analysis of complications associated with the tension-free vaginal tape procedure. Acta Obstet Gynecol Scand 2002;81:72-7. [CrossRef]

(14.) Hilton P, Rose K. The "learning curve" for retropubic midurethral sling procedures: A retrospective cohort study. Int Urogynecol J 2016;27:565-70. [CrossRef]

(15.) Minaglia S, Ozel B, Klutke C, et al. Bladder injury during transobturator sling. Urology 2004;64:3761-2. [CrossRef]

(16.) Dargent D, Bretones S, George P, et al. Insertion of a sub-urethral sling through the obturating membrane for treatment of female urinary incontinence. Gynecol Obstet Fertil 2002;30:576-82. [CrossRef]

(17.) Zahn C M, Siddique S, Hernandez S, et al. Anatomic comparison of two transobturator tape procedures. Obstet & Gynecol 2007;109:701-6. [CrossRef]

(18.) Violette PD, Cartwright R, Briel M, Tikkinen KA, Guyatt GH. Guideline of guidelines: thromboprophylaxis for urological surgery. BJU Int 2016;118(3):351-8. [CrossRef]

(19.) Barr SA, Thomas A, Potter S, et al. Incidence of successflul voiding and predictors of early voiding dysflunction after retropubic sling. Int Urogynecol J 2016;27:1209-14. [CrossRef]

(20.) Byck DB, Varner RE, Clough C. Urinary complaints after modified Burch uretropexy: An analysis. Am J Obstet Gynecol 1994;171:1460-2. [CrossRef]

(21.) Levin I, Groutz A, Gold R, Pauzner D, Lessing JB, Gordon D. Surgical complications and medium-term outcome results of tension-free vaginal tape: a prospective study of 313 consecutive patients. Neurourol Urodyn 2004;23:7-9. [CrossRef]

(22.) Elliott CS, Comiter CV. Evaluation and management of urinary retention and voiding dysflunction after sling surgery for female stress urinary incontinence. Curr Bladder Dysflunct Rep 2012;7:268-74. [CrossRef]

(23.) Debodinance P, Delporte P, Engrand JB, Boulogne M. Tension free vaginal tape (TVT) in the treatment of urinary stress incontinence: 3 year experience involving 256 operations. Eur J Obstet Gynecol Reprod Biol 2002;105:49-58. [CrossRef]

(24.) Pham KN, Topp N, Guralnick ML, et al. Preoperative Valsalva voiding increases the risk of urinary retention after midurethral sling placement. Int Urogynecol J 2010;21:1243-6. [CrossRef]

(25.) Norton PA, Nager CW, Chai TC, et al. Risk factors for incomplete bladder emptying after midurethral sling. Urology 2013;82:1038-41. [CrossRef]

(26.) Costa P, Grise P, Droupy S, et al. Surgical treatment of female stress urinary incontinence with a transobturator tape (TOT; Uratape[R]): short-term results of a prospective multicentric study. Eur Urol 2004;46:102-7. [CrossRef]

(27.) Deval, B., Haab, F. Management of the complications of the synthetic slings. Current opinion in urology 2006;16:240-3. [CrossRef]

(28.) Leanza V, Garozzo V, Accardi M, Molino A, Conca M, Basile A. A late complication of transobturator tape: abscess and myositis,Minerva Ginecol 2008;60(1):91-4.

(29.) Mahajan ST, Kenton K, Bova DA, et al. Transobturator tape erosion associated with leg pain. Int Urogynecol J Pelvic Floor Dysflunct 2006;17:66-8. [CrossRef]

(30.) Madjar S, Frischer Z, Nieder A. M, Waltzer WC. Bladder wall abcess following midurethral sling procedure. Int Urogynecol J 2006;17:180-1. [CrossRef]

(31.) Petri E, Niemeyer R, Martan A. Reasons for and treatment of surgical complications with alloplastic slings. Int Urogynecol J 2005;17:3-13. [CrossRef]

(32.) Ulrich D, Tammaa A, Holbfer S, et al. Ten-year followup after tension-free vaginal tape-obturator procedure for stress urinary incontinence. J Urol 2016;196:1201-6. [CrossRef]

(33.) Spinosa J P, Dubuis PY. Suburethral sling inserted by the transobturator route in the treatment of female stress urinary incontinence: preliminary results in 117 cases. Eur J Obstet Gynecol Reprod 2005;123:212-7. [CrossRef]

(34.) Holmgren C, Nilsson S, Lanner L, Hellberg D. Long-Term Results With Tension-Free Vaginal Tape on Mixed and Stress Urinary Incontinence. Obstet Gynecol 2005;106:38-43. [CrossRef]

(35.) Falconer C, Soderberg M, Blomgren B, Ulmsten U. Influence of different sling materials on connective tissue metabolismin stress urinary incontinent women. Int Urogynecol J Pelvic Floor Dysflunct 2001;12:19-23. [CrossRef]

(36.) Lucas MG, Bosch RJ, Burkhard FC, et al. EAU guidelines on surgical treatment of urinary incontinence. Eur Urol 2012; 62(6):1118-29. [CrossRef]

Funda GUNGOR UGURLUCAN (1) [iD], Emircan ERTURK (1) [iD], Cenk YASA (1) [iD]

(1) Istanbul Universitesi Istanbul Tip Fakultesi, Kadin Hastaliklari ve Dogum Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye

ORCID IDs of the authors: F.G.U. 0000-0003-4579-7087; E.E. 0000-0003-0169-6903; C.Y 0000-0003-3475-767X

Cite this article as: Gungor-Ugurlucan F, Erturk E, Yasa C. Complications of midurethral sling operations. J Ist Faculty Med 2019;82(4):229-35.

Iletisim kurulacak yazar/Corresponding author: emircanerturk@gmail.com

Basvuru/Submitted: 24.10.2018 * Revizyon Talebi/Revision Requested: 20.03.2019 *

Son Revizyon/Last Revision Received: 14.07.2019 * Kabul/Accepted: 14.07.2019 * Online Yayin/Published Online: 15.08.2019

DOI: 10.26650/IUITFD.2018.0013
COPYRIGHT 2019 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2019 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Ugurlucan, Funda Gungor; Erturk, Emircan; Yasa, Cenk
Publication:Journal of Istanbul Faculty of Medicine
Date:Dec 1, 2019
Words:4155
Previous Article:THE KNOWLEDGE, ATTITUDE AND BEHAVIOR OF MOTHERS WITH CHILDREN AGED 0-6 YEARS ON HOME ACCIDENTS AND PREVENTIVE MEASURES/0-6 YAS GRUBU COCUGU OLAN...
Next Article:MEDIASTINAL LYMPH NODES IN HEALTHY CHILDREN; FREQUENCY, SIZE RANGE AND DISTRIBUTION BY AGE/SAGLIKLI COCUKLARDA MEDIASTINAL LENF GANGLIONLARI; YASA...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters