Printer Friendly

Komplike vezikoureteral reflu olgularinda endoskopik tedavinin yeri / Endoscopic management of patients with complicated vesicoureteral reflux.

Ozet

Amac: Vezikoureteral reflude (VUR) acik cerrahi sonrasi gorulebilecek sorunlarin yasanmadigi subtrigonal enjeksiyon tedavisinin anatomik ya da fonksiyonel nedenlere bagli, komplike vakalardaki yerini ve basari oranlarini sorguladik.

Gerec ve yontem: Komplike vaka kriterlerine uyan ve ortalama yasi 3.1 (dagilim 1.2-16) olan 45 hastada (33 kiz, 12 erkek) toplamda 64 reflulu uretere tecrubeli iki pediatrik urolog tarafindan endoskopik subtrigonal enjeksiyon uygulandi. Ortalama takip suresi 33 (dagilim 9-60) ay olan hastalarin tumune postoperatif 3. ayda voiding sistouretrogram cekildi. Ureter basina ortalama 1.2 (dagilim 0.7-2.1) mL enjeksiyon materyali (dekstranomer-hiyaluronik asit kopolimer) uyguiandi.

Bulgular: Toplam 64 reflulu ureterin 39'unda (%61) yas, cinsiyet ve tanidan bagimaz olarak ilk enjeksiyon sonrasi basari saglandi. On hastaya uygulanan reenjeksiyon sonrasinda basari orani %78'e yukseldi. Biri haric paraureteral divertikulun eslik ettigi ve tek orifisli 'Y/V' duplike sistemlere olan reflulerin tumunde ilk ya da ikinci enjeksiyon sonrasi kur saglandi. Ekstravezikal ureteroneosistostomi sonrasi reflusu devam eden 6 hastada toplam 7 reflulu uretere endoskopik tedavi uygulandi ye 3 ureterde ilk enjeksiyon sonrasinda ve 1 ureterde ise ikinci enjeksiyondan sonra reflu olmadigi iziendi. Direncli iseme disfonksiyonu olan ve norojen mesane tanisi, ile izlenen 3'er hastada ilk ya da ikinci enjeksiyon sonrasinda basari saglandi. Bu iki hasta grubunda yer alan toplam 5 hasta ise enjeksiyon sonrasi reflu derecesinin azaimasi ve klinik sorun yaratmamasi nedeniyle reimplantasyon uygulanmadan profilaksi kesilerek takibe alindi. Takip suresince hastalarin hicbirinde rekurren idrar yolu enfeksiyonu gorulmedi.

Sonuc: Komplike VUR'lu olgularda uygun enjeksiyon materyali ve teknigi lie tecrubeli ellerde, subtrigonal enjeksiyon kabul edilebilir bir tedavi secenegidir. Bununla birlikte bu hastalarda reimplantasyonun yeti goz ardi edilemez.

Anahtar sozcukler: Endoskopi; subtrigonal enjeksiyon; vezikoureteral reflu.

Abstract

Objective: We investigated the use and success rates of subtrigonal injection, which does not have the possible postoperative problems of open surgery, in complicated vesicoureteral reflux (VUR) cases due to anatomical or functional causes.

Materials and methods: Endoscopic subtrigonal injection was performed by two experienced pediatric urologists in 64 ureters with complicated VUR for 45 patients (33 girls, 12 boys) with a mean age of 3.1 years (range 1.2-16). All patients were followed up for a mean of 33 (range 9-60) months and underwent voiding cystogram at the postoperative 3rd month. Injection material (dextranomer-hyaluronic acid copolymer) with a mean volume of 1.2 (range 0.7-2.1) mL was injected per ureter.

Results: The procedure was successful in 39 of 64 ureters with reflux (61%) regardless of age, gender, and diagnosis. Success rate was 78% after the reenjection in 10 patients. All refluxes except one with paraureteral diverticule in one orifice 'Y/V' duplicated systems were cured after the first or second injection. Endoscopic treatment was performed in 7 ureters for 6 patients with ongoing reflux after extravesical ureteroneocystostomy, and 3 ureters were cured after the first injection and there was no reflux in one ureter after the second injection. In 5 patients in these two groups prophylaxis was stopped, and patients were followed without reimplantation for the decrease in reflux grade and no existing clinical problem. During the follow-up none of the patients demonstrated urinary tract infection.

Conclusion: Subtrigonal injection is an acceptable choice of treatment for complicated VUR cases with appropriate injection material and technique in experienced hands. However, reimplantation should not be ignored in the treatment of these patients.

Key words: Endoscopy; subtrigonal injection; vesicoureteral reflux.

Endoskopik tedavi (subureteral enjeksiyon, STING), primer vezikoureteral reflusu (VUR) olan cocuklarda yaklasik 30 yildir uygulanan bir tedavi yontemidir. (1) STING nispeten basit ve minimal invazif bir islem olmasindan dolayi acik cerrahi ve uzun donem antibiyotik profilaksisine alternatif bir yontemdir. Endoskopik tedavinin en onemli olumsuz yonu ise acik cerrahiye gore basari oranlarinm daha dusuk olmasidir. Basari oranlanni arttirmak icin ilave enjeksiyonlar gerekebilmektedir. (2) Ayrica cerrahin tecrubesi, enjeksiyon icin kullanilan materyalin icerigi ve submukoza icerisinde ne kadar etkili bir sekilde tutundugu islemin basansini etkileyen faktorlerdir. (3) Islemin basari oranini arttirmak icin subureteral enjeksiyon genellikle primer veya dusuk gradeli reflusu olan hastalarda uygulanmakta ye norojen mesane, tedaviye direncli iseme disfonksiyonu, duplike toplayici sistem, paraureteral divertikul, basarisiz ureteral reimplantasyon ve ureterosel gibi komplike olgularda tercih edilmemektedir. (4) Komplike VUR'lu olgular genellikle acik cerrahiyi zorlastiran ve olasi komplikasyon oranlarinin artmasina neden olan komplike anatomi ile birliktedir. Bu yuzden komplike VUR'lu olgularda uygulanmasi daha kolay ve minimal invazif olan STING isleminin daha avantajli olabilecegini dusunduk. Bu calismada ureteroneosistostomi sonrasi olusabilecek tenezm ve uzun sureli kateterizasyon gibi sorunlann yasanmadigi endoskopik tedavinin anatomik veya fonksiyonel nedenlere bagli komplike olgulardaki yerini sorguladik.

Gunumuzde kullanimi hizla artan enjeksiyon tedavisinin endikasyon sinirlamalari oldugu bilinmektedir. Uygun ve yeni tanimlanan enjeksiyon teknikleri ile bu tedavinin basari oranlari artmaktadir. Bu veriler isiginda bu calismada retrospektif olarak enjeksiyon tedavisinin basari oraninin dusuk oldugu hastalardaki sonuclarimizi incelemek istedik.

Gerec ve yontem

Komplike olgu kriterlerine uyan ve ortalama yasi 3.1 (dagilim 1.2-16) olan 45 hastada (33 kiz, 12 erkek) toplam 64 reflulu uretere endoskopik subtrigonal enjeksiyon uygulandi. Renal sistemlerin sirasiyla 10'unda grade 1, 21'unde grade 2, 16'sinda grade 3, 12'sinde grade 4 ve 5'inde grade 5 VUR izlendi. Ortalama takip suresi 33 (dagilim 9-60) ay olan hastalann tumune postoperatif 3. ayda voiding sistouretrogram yekildi. Tum hastalarda uretral kateter postoperatif 1. gun alindi. Ureter basina ortalama 1.2 (dagilim 0.7-2.1) mL enjeksiyon materyali (dekstranomer-hiyaluronik asit kopolimer, Deflux[R] Oceana Therapeutics Ltd, Dublin, Irlanda) uygulandi. Tum hastalar pediatrik uroloji ile ilgilenen tecrubeli iki pediatrik urolog tarafindan opere edildi.

On hastada (%22) toplam 15 reflulu ureterde ayni zamanda paraureteral divertikul (PUD) tespit edildi. Endoskopi sirasinda mesane tam dolu iken ureter orifisleri ile divertikulun lokalizasyonuna bakildi. Divertikul ile ayni taraftaki ureter orifisi arasindaki iliski Wickramasinghe ve Stephens tarafindan tanimlanmis olan siniflamaya (C, D1, D2, D3 pozisyonlari) gore degerlendirildi (Sekil 1). (5) Bu grupta yer alan reflulu Ureterlerin 11'inde orifis PUD'a gore ayri bir lokalizasyonda yer almaktaydi (C). Geri kalan 4 ureterde ise orifis divertikul boynuna acilmakta ve diverile ureter ortak bir duvari paylasmaktaydi (D1).

Dublike toplayici sistemi olan 10 hastanin (%22) 7'sinde bilateral duplike sistem ile birlikte bilateral VUR tespit edildi. Endoskopi sirasinda ust ve alt sistemlere ait orifisler birbirinden uzakta lokalize ise her iki ureter orifisine ayri ayri enjeksiyon yapildi. Ureter orifisleri yakin komsulukta oldugunda ise sadece ust sisteme ait ureter orifisine subUreteral enjeksiyon uygulandi. Uc hastada ise unilateral duplike sistem ile birlikte alt sisteme ait reflulu bir ureter izlendi.

Sekiz hastada (%18) VUR ile birlikte primer reflulu ureterosel izlendi. Bu grupta yer alan hastalarin tumunde reflulu ureteroselin komplet duplike sistem icerisinde yer aldigi izlendi. Sistoskopi sirasinda mesane boynuna yakin noktada genic acikligi olan bir ureterosel saptandi. Hastalarin tumunde alt sisteme alt ureter orifisinin ureterosel catismin uzerinde yer aldigi goruldu. Islem sirasinda ureterosel icerisine sistoskop ile girilip enjeksiyonun uygulanabilecegi ureteroselin tabanini orten genis bir mukoza tespit edilmeye calisildi. Enjeksiyon ureterosel lumeninin icine yapildi ve lumen kismen veya tamamen kapatildi.

Geri kalan hastalarin 5'inde (%12) tedaviye direncli iseme disfonksiyonu, 6'sinda basansiz ureteral reimplantasyon oykusu (%13) ve 6'sinda ise norojen mesane ile birlikte VUR tespit (%13) edildi. Daha once ureteral reimplantasyon uygulanmis olan hastalarin tumune ekstravezikal ureteroneosistostomi yapilmisti.

Yukarida ozetlenen ve eslik eden cesitli patolojilere bagli komplike VUR tespit edilen bu hastalarda ilk enjeksiyon ve reenjeksiyon sonrasinda endoskopik tedavinin basari oranlari hesaplandi.

Bulgular

Altmis dort reflulu ureterin 39'unda (%61) hasta yasi, cinsiyet ve tanidan bagimsiz olarak ilk enjeksiyon sonrasi basari saglandi. On hastaya uygulanan reenjeksiyon sonrasinda basari orani %78'e yukseldi. Biri haric PUD'nin eslik ettigi ve tek orifisli 'Y/V' duplike sistemlere olan reflulerin tumunde ilk ya da ikinci enjeksiyon sonrasi kur saglandi. Ekstravezikal iketeroneosistostomi sonrasi reflusu devam eden 6 hastada (%13) toplam 7 reflulu uretere subtrigonal enjeksiyon uygulandi ve 3 ureter ilk enjeksiyon sonrasinda ve 1 ureter ise ikinci enjeksiyondan sonra duzeldi. Direncli iseme disfonksiyonu olan ve norojen mesane tanisi ile izlenen Yer hastada (%0.7) ilk ya da ikinci enjeksiyon sonrasinda basari saglandi. Bu iki hasta grubunda yer alan toplam 5 hasta (%11) ise enjeksiyon sonrasi reflu derecesinin azalmasi ve klinik sorun yaratmamasi nedeniyle reimplantasyon uygulanmadan proflaksi kesilerek takibe alindi. Takip suresince hastalarin hicbirinde rekurren idrar yolu enfeksiyonu gorulmedi. Hasta ozellikleri ve basari oranlari Tablo 1'de ozetlenmistir.

Tartisma

VUR tedavisinde Teflon kullanimi ilk kez 1981 yilinda Matouschek tarafindan uygulanmistir. (6) Bunu takiben 1986'da O'Donnell ve Puri tarafindan cocuklarda gorulen VUR'de STING teknigi tanimlanmistir. (1) Endoskopik yontemle subtrigonal enjeksiyon uygulanmasinin avantajlari; bash ve minimal invazif bir cerrahi islem olmasi, anestezi suresinin anlamli olarak kisalmasi ve hastanede yatmadan veya kisa hospitalizasyon suresi ile uygulanabilmesidir. (2) Ilk uygulamada basarisiz olunmasi durumunda ikinci veya ucuncu kez tekrarlanan enjeksiyonlar ile hastaya verilen anestezi miktari artmakla birlikte basari oranlari da yukselmektedir. Subtrigonal enjeksiyon sonrasinda kur saglanamayip acik cerrahiye giden hastalarda ise operasyonu zorlastirmadigi, ikinci girisime ait komplikasyon oranlarini arttirmadigi ve sonuclar uzerinde olumsuz etkisinin olmadigi gosterilmistir. (7) Bu yuzden ozcllikle uygun hasta grubunda cocukluk caginda gorulen primer VUR tedavisinde subtrigonal enjeksiyon kabul goren bir cerrahi tedavi yontemidir. Subtrigonal enjeksiyon basarisini etkileyen iki onemli faktor cerrahin tecrubesi ve kullanilan enjeksiyon materyalinin icerigidir. Bizim calismamizda kullanilan dekstranomer-hiyaluronik asit kopolimer bircok klinikte uzun yillardir tercih edilen ve basarisi kanitlanmis bir materyaldir. (8)
Tablo 1. Hasta ozellikleri ve basari oranlari

                Hasta   Reflulu  Basarili                  Iki seans
                sayisi  ureter   enjeksiyon                sonrasi
                [n      (n)      (n)                       toplam
                (%)]                                       basari
                                                           orani [n
                                                           (%
                                                           reflulu
                                                           ureter)]

                                       Ilk       Reenjeksiyon
                                   enjeksiyon

Paraureteral        10        7          13             1    14 (93)
divertikul        (22)

Duplike             10       15           9             5    14 (82)
toplayici         (22)
sistem

Ureterosel      8 (18)       17           7             1     8 (80)

Direncli iseme  5 (12)       10           4             1     5 (62)
disfonksiyonu

Norojen mesane  6 (13)        8           3             1     4 (57)

Onceki          6 (13)        7           3             1     4 (57)
basarisiz
reimplantasyon

Toplam              45       64          39            10    49 (78)


[ILLUSTRATION OMITTED]

Literature bakildiginda komplike vakalarda subtrigonal enjeksiyon kullammi ile celiskili gorusler bulunmaktadir. Ozellikle tedaviye direncli iseme disfonksiyonunun, reflusu olan cocuklarda endoskopik tedavinin basartsim olumsuz etkileyen bir faktor oldugu dusunulmektedir. (8) 2006 yilinda yayinlanan bir calismada norojen mesaneli ve mesanesi normal olan olgular subureteral enjeksiyon sonrasi basari oranlari acismdan karsilastirildi ve birinci gruptaki basari oranin %12 daha az oldugu ortaya konuldu. (9) Capozza ve ark. (10) yaptiklan calismada subtrigonal enjeksiyon sonrasinda basarisiz olunan hastalarm %62'sinde altta yatan bir iseme disfonksiyonu oldugunu tespit ettiler. Bununla birlikte baska bir calismada iseme disfonksiyonu ile birlikte VUR tespit edilen cocuklarin endoskopik yontemle tedavisi sonrasi basari orani %83 olarak rapor edildi ve iseme disfonksiyonu olan ve olmayan hasta grubu arasinda basari oranlari acisindan anlamli bir fark tespit edilmedi. (11) Baska bir calismada ise enjeksiyon sonrasi iseme disfonksiyonu olan hastalarda %83 ve norojen mesanesi olan grupta ise %78'lik bir basari orani izlendi. (12)

Duplike sistem ile birlikte olan VUR tedavisinde subtrigonal enjeksiyon tedavisi ile ilgili de celiskili gorusler mevcuttur. (8) Bir calismada duplike sistemli olgularda uygulanan enjeksiyon sonrasi basari oranlari %50 olarak rapor edilmisir. (9) Lackgren ve ark. (13) yaptiklari calismada duplike sistem ile birlikte VUR tespit edilen 68 cocukta ilk enjeksiyon sonrasinda %63'luk toplam kur orani tespit ettiler. Molitierno ve ark. (8) tarafindan yapilan calismada ise duplike sistemli vakalarda %80'lik bir basari orani rapor edildi.

Yuksek gradeli (grade 4 ve 5) olgularm endoskopik tedavisi ile ilgili 2006 yilinda yayinlanan bir meta-analizin sonuclarina gore tek enjeksiyon sonrasi rezolusyon oranlari grade 4 ve 5 reflu icin sirasi ile %63 ve %51 olarak rapor edildi. (9) Bu oranlar grade 5 reflu nedeniyle yapilan acik cerrahi icin 1997 yilinda rapor edilen %80'lik basari oranina gore belirgin olarak dusuktur. (14) Ancak endoskopik enjeksiyon tekniginin gelismesiyle birlikte yuksek gradeli reflulerin cerrahi tedavisinde subtrigonal enjeksiyon kullaniminin basarisi da artmaktadir. (8)

PUD ureter orifisinde veya komsulugunda olusan konjenital mesane divertikulleridir ve genellikle VUR ile birliktedirler. Tercih edilen cerrahi tedavi secenegi cogunlukla divertikulektomi ile birlikte veya tek basina ureteral reimplantasyon uygulanmasidir. Cerwinka ve ark. (15) tarafindan yapilan bir calismada PUD ile birlikte olan VUR olgularinda %81'lik bir basari orani rapor edildi. Bizim yaptigimiz yeni bir calismada ise VUR ve PUD'un birlikte izlendigi 51 cocukta ekstravezikal ve intravezikal ureteroneosistostomi ile subtrigonal enjeksiyon kasilastinldi. (16)Bu calismada endoskopik tedavi ile %79'luk bir basari orani tespit edildi ve uc cerrahi yontem arasinda basari oranlari acisindan anlamli bir fark olmadigi izlendi.

Literaturde ekstravezikal veya intravezikal ureteroneosistostomi sonrasi reflusu devam eden olgularda uygulanan subtrigonal enjeksiyon sonuclanna bakildiginda basari oranlarinin %83 ile %100 arasinda degistigi gorulmektedit. (12), (17), (18) Acik cerrahi sonrasi VUR devam eden olgularda rapor edilen yuksek basari oranlari ve sekonder acik cerrahinin olasi zorluklari endoskopik tedavi secenegini on plana cikarmaktadir.

Bizim calismamiza baktigimizda ureteral duplikasyon, ureterosel, PVD, direncli iseme disfonksiyonu ve norojen mesane gibi komplike olgularda VUR tedavisinde uygulanan sutrigonal enjeksiyon literature (8), (12) paralel sekilde, kabul edilebilir sonuclar ortaya koymaktadir. Zaman icerisinde enjeksiyon icin kullanilan materyallerin daha da gelismesi ve ameliyat teknigindeki iyilesmeler sayesinde komplike vakalarda dahi endoskopik tedavi ilk secenek olarak dusunebilecek hale gelmistir.

VUR'u olan bircok cocukta esas amac olasi idrar yolu enfeksiyonunu kontrol edip renal hasar olusmasina engel olmaktir. Bircok cocukta reflu ilerleyen yasla birlikte maturasyonun da artmasiyla azalmakta veya tamamen duzelebilmektedir. Duzenli takip edilen cocuklarda uygulanmasi kolay ve minimal invazif bir girisim olan subtrigonal enjeksiyon, renal hasar gelisimine engel olmak icin zaman kazanmak amaciyla tercih edilebilir. Komplike VUR'u olan uygun vakalarda anatomi olasilikla daha karmasik olacaktir. Bu durum acik cerrahiyi zorlastirip komplikasyon oranlarini da arttirabilmektedir. (2)

Komplike olgularda her hastanin endoskopik bulgularina gore degismekle birlikte enjeksiyon teknigi ve uygulama lokalizasyonlari biraz modifiye edilerek uygulanabilir (orn submukozal enjeksiyon). (8)

Primer grade 1-4 reflusu olan olgularda VUR tedavisinde acik cerrahinin basari oranlari %95-99 arasindadir. (9) Cesitli yayinlarda degismekle birlikte endoskopik tedavinin basari orani ise acik cerrahiye gore daha az gibi gorunmektedir. (2), (8) Bizim calismamizin sonuclarina gore komplike olgularin tedavisinde ozellikle ikinci enjeksiyon sonrasi elde edilen basari orani, literatiirde primer VUR'lu olgular icin rapor edilen basari oranlari ile benzerdir. (2)

Sonuc olarak, genellikle komplike anatomi ile birlikte olan komplike VUR'lu olgularda subtrigonal enjeksiyon uygulanarak acik cerrahiye ait riskler ve komplikasyonlar azaltilabilir. Komplike VUR'lu olgularda uygun enjeksiyon materyali ve teknigi ile tecrubeli ellerde, subtrigonal enjeksiyon kabul edilebilir bir tedavi secenegidir. Bununla birlikte bu hastalarda reimplantasyonun yeri goz ardi edilemez.

Cikar catismasi

Yazarlar, herhangi bir cikar catismasinin soz konusu olmadigini bildirmislerdir.

Kaynaklar

(1.) O'Donnell B, Puri P. Endoscopic correction of primary vesicoureteric reflux: results in 94 ureters. Br Med J 1986;2:1404-6.

(2.) Yu TJ, Chang LC. Use of collagen for endoscopic correction in complicated vesicoureteral reflux. Scan J Urol Nep 2007A1:58-65.

(3.) Aaronson IA, Rames RA, Greene WB, Walsh LG, Hasal UA, Garen PD. Endoscopic treatment of reflux: migration of Teflon to the lungs and brain. Eur Urol 1993;23:394-9.

(4.) Frey P, Lutz N, Jenny P, Herzog B. Endoscopic subureteral collagen injection for the treatment of vesicoureteral reflux in infants and children. J Urol 1995;154:804-7.

(5.) Wickramasinghe SF, Stephens FD. Paraureteral diverticula. Associated renal morphology and emryogenesis. Invest Urol 1977;14:381-5.

(6.) Matouschek E. Treatment of vesicorenal reflux by transurethral teflon-injection. Urologe A 1981;20:263-4.

(7.) Leonard MP, Canning DA, Epstein JI, Gearhart JP, Jeffs RD. Local tissue reaction to the subureteral injection of glutaraldehyde cross-linked bovine collagen in humans. J Urol 1990;143:1209-12.

(8.) Molitierno JA, Scherz HC, Kirsch AJ. Endoscopic treatment of vesicoureteral reflux using dextranomer hyaluronic acid copolymer. J Ped Urol 2008;4:221-8.

(9.) Elder J, Diaz M, Caldamone AA. Endoscopic therapy for vesicoureteral reflux: a meta-analysis. I. Reflux resolution and urinary tract infection. J Urol 2003;175:716-22.

(10.) Capozza N, Lais A, Matarazzo E, Nappo S, Patricolo M, Caione P. influence of voiding dysfunction on the outcome of endoscopic treatment for vesicoureteral reflux. J Urol 2002;168(4 Pt 2):1695-8.

(11.) Lackgren G, Skoldenberg E, Stenberg A. Endoscopic treatment with stabilized nonanimal hyaluronic acid/dextranomer gel is effective in vesicoureteral reflux associated with bladder dysfunction. J Urol 2007;177:1124-9.

(12.) Perez-Brayfield M, Kirsch AJ, Hensle TW, Koyle MA, Furness P, Scherz HC. Endoscopic treatment with dextranomer/hyaluronic acid for complex cases of vesicoureteral reflux. J Urol 2004;172:1614-6.

(13.) Lackgren G, Wahlin N, Skoldenberg E, Neveus T, Stenberg A. Endoscopic treatment of vesicoureteral reflux with dextranomer/hyaluronic acid copolymer is effective in either double ureters or a small kidney. J Urol 2003;170:1551-5.

(14.) Elder JS, Peters CA, Arant BS, Ewalt DH, Hawtrey CE, Hurwitz RS, et al. Pediatric vesicoureteral reflux guidelines panel summary report on the management of primary vesicoureteral reflux in children. J Urol 1997;157:1846-51.

(15.) Cerwinka WH, Scherz HC, Kirsch AJ. Endoscopic treatment of vesicoureteral reflux associated with paraureteral diverticula in children. J Urol 2007;178:1469-73.

(16.) Aydogdu 0, Burgu B, Soygur T. Predictors of surgical outcome with vesicoureteral reflux associated with paraureteral diverticula. Urology 2010;76:209-14.

(17.) Kitchens D, Minevich E, DeFoor W, Reddy P, Wacksman J, Sheldon C, et al. Endoscopic injection of dextranomer/hyaluronic acid copolymer to correct vesicoureteral reflux following failed ureteroneocystostomy. J Urol 2006;176:1861-3.

(18.) Jung C, DeMarco RT, Lowrance WT, Pope JC, Adams MC, Dietrich MS, et al. Subureteral injection of dextranomer/hyaluronic acid copolymer for persistent vesicoureteral reflux following ureteroneocystostomy. J Urol 2007;177:312-5.

(19.) International Reflux Study Committee. Medical versus surgical treatment of primary vesicoureteral reflux: report of the International Reflux Study Committee. Pediatrics 1981;67:392-400.

Ozgu Aydogdu, Berk Burgu, Semih Tangal, Onur Telli, Tarkan Soygur

Ankara Universitesi Tip Fakultesi, Uroloji Anabilim Dali, Ankara

Yazisma (Corresepondnece): Dr. Ozgu Aydogdu. Ankara Universitesi Tip Fakultesi, Uroloji Anabilim Dali, Adnan Saygun Cad. 06100 Altindag Ankara, Turkiye.

Tel: 03125082817 e-Posta: ozgucan@yahoo.com

doi:10.5152/tud.2010.028
COPYRIGHT 2010 Aves Yayincilik
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Cocuk Urolojisi / Pediatric Urology
Author:Aydogdu, Ozgu; Burgu, Berk; Tangal, Semih; Telli, Onur; Soygur, Tarkan
Publication:Turkish Journal of Urology
Date:Sep 1, 2010
Words:2844
Previous Article:Ureter tasi olan hastalarda rijit ureteroskopi ve pnomotik litotripsi sonuclarimiz / Our results of rigid ureteroscopy and pneumatic lithotripsy in...
Next Article:Koroner arter kalsifikasyon skoru bobrek taslarinin tipini ongorebilir mi? / Can coronary artery calcification score predict the type of renal stones?
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters