Printer Friendly

Komplike parapnomonik plevral efuzyon ve ampiyemde intraplevral streptokinaz etkinligi / Efficacy of intrapleural streptokinase in complicated parapneumonic pleural effusions and empyema.

OZET

Amac: Parapnamonik plevral efuzyonlar; minimal-komplike olmayan efUzyonlardan, komplike efuzyon ve ampiyeme kadar genic bir yelpazede karsimiza cikabilir. Gunnumuzde komplike olgularda kapali tup drenaji ve torakoskopik yontemler yaninda intraplevral streptokinaz uygulamasi ve etkinligiyle ilgili tartismalar devam etmektedir. Calismanzda komplike parapnomonik plevral efuozyon ve ampiyemde intraplevral streptokinaz uygulamasinin etkinligini arastirmak amaclandi.

Gerec ve Yontem: Calismaya Ocak 2000-Aralik 2007 tarihleri arasinda klinigimizde komplike parapnomonik plevral effizyon ve ampiyem tanisiyla tup torakostomi uygulanan 42 olgu alindi. Olgularin ozellikleri retrospektif olarak degerlendirildi. istatistiksel analiz icin Mann-Withney U, Student t ve Fischer's Exact testier' kullanildi.

Bulgular: Olgulardan ultrasonografi ile multilokulasyon saptanan ve/veya plevral mayi kulturunde uremesi olan 22 kisiye intraplevral streptokinaz, septasyon ve kultur pozitifligi saptanmayan 20 kisiye ise yalnizca tup torakostomisi uygulandi. Gruplar arasinda yas, cinsiyet ye ek hastalik yonunden istatistiksel olarak bir fark yoktu. intraplevral streptokinaz uygulanan olgularda basan (Enfeksiyonun kontrol altina alinip, akcigerlerin ekspanse olup, tupun cekildigi) orani %86.4, sadece drenaj uygulananlarda ise %80 bulundu. Hastanede kalis suresi, tup torakostomi komplikasyon sikligi ve dekortikasyon ihtiyaci acisindan gruplar arasinda anlamli bir fark saptanmadi (p>0.05).

Sonuc: Calismamizda uygun secim yapildtginda komplike (kultur pozitif ve/veya lokule) parapnomonik plevral efuzyon ye ampiyemde intraplevral streptokinaz uygulamasinin tedavide etkin ayrica ikinci gruba gore hastanede yatis suresini ve drenaj suresini uzatmadigi saptanmitir.

(Tur Toraks Der 2010;11: 10-73)

Anahtar sozcukler: Ampiyem, intraplevral fibrinolitik, plevral efuzyon

Geli; Tarihi: 16. 02. 2009

Kabul Tarihi: 24. 04. 2009

ABSTRACT

Objective: Parapneumonic pleural effusions show a wide range, from minimal-uncomplicated pleural effusions to complicated effusions and empyema. At the present time, the use and benefit of intrapleural streptokinase in complicated cases, in addition to closed chest tube drainage and thoracoscopic methods, is still contraversial. The aim of this study was to evaluate the efficacy of intrapleural streptokinase in parapneumonic pleural effusions.

Material and Method: A total of 42 patients treated for complicated parapneumonic effusion and empyema, and having tube thoracostomy in the period of January 2000-December 2007, were included in the study. Properties of the cases were evaluated retrospectively. Mann-Withney U, Student-t and Fischer's Exact tests were used for statistical analysis.

Results: Twenty-two cases who had multiloculation detected by ultrasonography and/or culture positive pleural effusion, received intrapleural streptokinase, and 20 cases without septation or culture positivity had tube thoracostomy only. Statistically, there was no difference between the two groups for sex, age and comorbid disease. Success rate (complete lung expansion and chest tube removal) in the intrapleural streptokinase group was 86.4%, and 80%in the group with chest tube drainage only. There were no statistically significant differences between the two groups for hospital stay, tube thoracostomy duration, complication incidence and decortication need (p>0,05).

Conclusion: Our study showed that use of intrapleural streptokinase in complicated (culture positive and/or loculated) parapneumonic effusion and empyema were an effective treatment when cases were selected precisely, and it did not increase hospital stay and period of drainage compared to the second group. (Tur Toraks Der 2010;11: 10-13)

Key words: Empyema, intrapleural fibrinolytics, pleural effusion

Received: 16. 02. 2009

Accepted: 24. 04. 2009

GiRis

Hastanede tedavi goren toplum kokenli pnomoni vakalarinin %20-40' inda parapnomonik plevral efuzyon ve ampiyem gelismektedir. Parapnomonik plevral efuzyon ve ampiyemlerin %15'i mortal seyretmektedir. Buhastalarda cerrahi uygulama sikligi %10-20, ortalama yatis suresi 15 gun iken, %20' sinde bu sure 30 gun veya daha uzun olmaktadir (1), (2).

Komplike olmamis parapnomonik plevral efuzyonlar siklikla dogru antibiyoterapi verildiginde plevral drenaja gerek olmadan iyilesir. Yetersiz tedavi uygulanan veya geciken hastalarda intraplevral boslukta fibrin, bakteriyel urunler ve iltihabi hucrelerin de birikimiyle karakterize komplike parapnomonik efuzyon gelisir. Bu tip efuzyonlar drenaj gerektirir (3), (4). Antibiyoterapi ve yeterli drenaja ragmen plevral infeksiyonun kontrol altina alinamadigi olgularda intraplevral fibrinolitik tedavi, torakoskopik drenaj veya cerrahi girisim (Dekortikasyon, acik drenaj, kosta rezeksiyonu ) dusunulmelidir (3-6). Eriskinlerdeki komplike parapnomonik efuzyon ve ampiyemlerde fibrinolitik ajanlar (streptokinaz ve urokinaz) lokule, dusuk pH ve dusuk glikozlu komplike paragnomonik efuzyonlarin erken fazinda (7-10 gun) fibrindolizis ile plevral sivi drenajini attirmaktadir (3), (7-9). Lntraplevral fibrinolitiklerin cocuk hastalarda da kullaniminin etkin ve guvenilir oldugunu, verrahi girisim ihtiyacini azaltabilecigini bildiren calismalar da bulunmaktadir (10). Bu ajanlar erken donem parapnomonik efuzyonlarda yaygin olarak kullanilmalarina ragmen hala etkinlikleriyle ilgili tartismalar devam etmektedir (3), (5), (6).

Bu tartivnalarin isigi altinda klinigimizde komplike parapnomonik efuzyon ve ampiyem tantsiyla izlenen olgularda intraplevral streptokinaz (SKZ) uygulamasinin etkinligini arastirmak amaciyla retrospektif bir calisma planlandi.

GEREC ve YONTEM

1 Ocak 2000--31 Aralik 2007 tarihleri arasinda Istanbul Universitesi Istanbul Tip Fakultesi Gogus Hastaliklari servisinde komplike parapnomonik efuzyon ve ampiyem nedenyiyle toraks tupu takilarak tedavi altina alinan 42 olgu retrospektif olarak degerlendirildi. Olgulardan Light kriterlerine gore (Tablo 1) evre V ve VII (multilokulasyon [+ or -] kultur pozitif parapnomonik efuzyon ve ampiyem) olarak degerlendirilen 22 olguya (group I) intraplevral streptokinaz uygulandi (11). Light'a gore evre IV (basit komplike parapnomonik efuzyon) olarak degerlendirilen 20 kisilik gruba (group I) ise yalnizca toraks tupu ile su alti drenaji uygulandi. Olgularin cinsiyet, yas, ek hastalik varligi, antibiyotik kullanimi, plevral sivida septasyon varligi, stretokinaz uygulamasi ve sayisi, komplikasyon varligi, streptokinaz oncesi ve sonrasi toplam drenaj miktari, toraks tupu ile drenaj suresi, drenaj basarisi, hastanede kalma suresi, operasyon ihtiyaci ve plevral sivi kultur sonuclari degerlendirildi. lstatistiksel analiz icin Mann-Withney U, Student t ve Fischer's Exact testleri kullanildi.
Tablo 1. Light'a gore plevral sivi siniflamasi

Sinrf             pH, Glukoz, LDH  Gram,    Lokulasyon  Antibiyotik ve
                  duzeyi           kultur               ek tedavi
                                   veya
                                   piiy

1-Onemsiz                                               Sadece
plevral efuzyon                                         antibiyotik

2-Tipik           Ph>7.2           Negatif  Yok         Sadece
parapnomonik      Glukoz>40mg/dl                        antibiyotik
efuzyon(PPE)      LDH>3x serum
                  ust limiti

3-Sinirda         7.0<ph<7.2       Negatif  Yok         Seri
komplike plevral  ve/veya                               torasentez
efuzyon           Glukoz>40 ve
                  LDH>3x serum
                  ust limiti

4-Basit komplike  pH< 7.0 veya     Pozitif  Yok         Tup drenaji
PPE               Glukoz< 40
                  mg/dl

5-Kompleks        pH < 7.0 ve/     Pozitif  Multipl     Tup drenaji ve
komplike PPE      veya Glukoz <                         fibrinolitik
                  40 mg/dl                              veya
                                                        torakoskopi

6-Basit ampiyem   pH <7.0          Puy      Tek veya    Tup drenaji [+
                                            serbest     or -]
                                                        dekortikasyon

7-Kompleks        pH <7.0          Puy      Multipl     Tup drenaji [+
ampiyem                                                 or -]
                                                        fibrinolitik
                                                        Sikhkla
                                                        torakoskopi
                                                        veya
                                                        dekortikasyon
                                                        gerekir


Tedavi protokolu: komplike parapnomonik efuzyon ve ampiyem nedeniyle uygun antibiyotik tedavisi baslanan ve toraks tup drenaj endikasyonu konan 42 olguya ultrasonografi veya bilgisayarli tomografi esliginde 32F toraks dreni taildi. Bu olgularin 22'sine 250.000 IU streptokinaz 100cc serum fizyolojik icerisinde sulandirilarak intraplevral olarak uygulandi. Uygulama sonrasi tup 2-4 saat klampe edilip hastaya yatak icinde pozisyon degisikligi verildi. Ardindan klamp acilarak serbest drenaja birakildi. Bu vakalarda toraks tupunun cekilme kriterleri gunluk sivi drenajinin 50 cc'nin altina inmesi, plevral sivi kultruunun negatiflesmesi, radyolojik iyilesme ve tem ekspansiyon olarak belirlendi.

BULGULAR

Intraplevral streptokinaz uygulanan 22 olgu (Group I) ile sadece su alti drenaji uygulanan 20 olgu (Grup II) alinip karsilastirildiginda calismaya alinan sekiz kahdindan ucu grup I, besi grup II deyken, her iki grupta da 17 erkek mevcuttu. Grup l'in yas ortalamasi 53 [+ or -] yil, grup ll'ninki ise 54 [+ or -] 12 yil idi. Ek hastaligi bulunan 32 olgunun (DM, hipertansiyon, KKY, kronik bobrek yetersizligi, kardiyak aritmi, akciger disi malignite gibi) 19'u grup I, 13'u ise grup ll'd eidi. Gruplar arasinda yas, cinsiyet ve ek hastalik acisindan anlamli fark saptanmadi (p>0.05) (Tablo 2).
Tablo 2. Gruplarin ozellikleri ve basan oranlari

                STREPTOKiNAZ    STREPTOKiNAZ      P
                  (+) (n=22)      (-) (n=20)
Cinsiyet                5/17            3/17  >0.05
(kadin/erkek)

Yas              53 [+ or -]  50 [+ or 1] 11  >0.05
                       18yil             yil

Ek hastalik            19/22           13/20  >0.05

Tup suresi           8.4 gun        11.7 gun  >0.05
(ort.)

Yatis, suresi       18.5 gun        19.3 gun  >0.05
(ort.)

Basan          19/22 (%86.5)     16/20 (%80)  >0.05


Tup torakostomi suresi, ilk grupta ortalama 8.4 ([+ or -]5) gun, ikinci grupta ise 11.7 ([+ or -]11) gun olarak bulundu (p>0.05). Hastanede kalis suresi kiyaslandiginda intraplevral SKZ uygulanan grupta ortalama 18.5 ([+ or -]8) gun, ikinci grupta ise 19.3 ([+ or -]11) gun olarak saptandi (p>0.05). Grup 1'de dort, Grup ll'de de uc olguda ek hastaliklarina bagli olarak hastane yati ssuresi gerektirdiginden daha uzun olarak bulundu (p>0.05) (Tablo 2).

Ortalama SKZ uygulama sayisi iki idi. Olgularin drenaj miktarlari, akciger grafileri degerlendirilerek en az bir, en fazla dort kez uygulama yapilmisti. SKZ uygulanan grupta ortalama total drenaj miktari 948 ([+ or -]512ml, uygulanmayanda ise 1600 ([+ or -]1208ml bulundu (p>0.05.

SKZ uygulanan 22 olgunun dort tanesinde plevral sivi kulturunde ureme saptandi (E.Coli, Enterokok, Bacterioides grubu bakteri, Pnomokok).

Intraplevral SKZ uygulamasi sirasinda grup I'de para-setamol ile gerileyen ates, hipertansiyon atagi, akut gogus agnsi, ani ses kisikligi, grup II'de ise bir olguda tedavisiz olarak kendiliginden gerileyen bronkoplevral fistul gelisti. Gelisen komplikasyon sikhgi agsindan da gruplar arasinda bir farkilik saptanmadi (p>0.05).

Calismada klinik basan enfeksiyonun kontrol altina alinmasi (akutfaz reaktanlannda gerileme, atesin dusmesi ve sivi kulturu negatifligi), akcigerlerin ekspanse olmasi ve tupun gekilmesi olarak tanimlandi. Grup 1 ign basan orani %86.5 (n:19), sadece drenaj uygulananlarda ise %80 (n:16) olarak bulundu (p>0.05) (Tablo 2). SKZ uygulanan grupta islemin basansiz oldugu iki olguda radyolojik olarak sivi tekrarladi ve plevral kalinlasma goruldu. SKZ uygulanmayan grupta ise, iki olguda kalici toraks dreni takilmasi gerekti. Bu olgularin birincisinde akciger kanseri tanisi mevcuttu ve plevral sivida Pseudomonas spp. uremesi oldu. Drenaj kesilmedigi igin kalici tup takildi. ikinci olguda ise enterobakter uremesi oldu. Drenaji kesilme-yen hastanin KKY, Tip 2 diyabet gibi ek hastaliklannm varhgi dekortikasyon yapilmasina engel olusturdu. Bu nedenle hastaya kalici toraks dreni takildi. Yine bu grupta bir hastada radyolojik olarak tarn gerileme olmadi, bu yuzden islem basansiz kabul edildi.

Dekortikasyon ihtiyaci ilk grupta bir (%5), grup 2'de ise uc (%13.5) olguda ortaya gikti. Ancak ikinci gruptaki Uc olgudan ikisine ek hastaliklan nedeniyle operasyon yapilamadi (p>0.05).

TARTISMA

Komplike parapnomonik efuzyon ve ampiyemli olgulann onemli bir kismi erken donemde tup torakostomi ve fibrinolitik tedavi ile iyilesmektedir. Literaturde fibrinolitik ajanlann intraplevral sivi koleksiyonlarinin cozulmesinde makroskopik olarak etkin oldugu, plevral drenaj miktanni arttirdigi, hastanede yatis suresini ve dekortikasyon ihtiyacini azalttigi yonunde calismalar bulunmaktadir (5), (7-9), (12). Krishnan ve arkadaslannm yaptigi galismada intraplevral fibrinolitik uygulamasi ile tup drenajinin arttigi ve islemin iyi tolere edildigi gosterilmis (5). Davies ve Bouros'un calismalarmda intraplevral fibrinolitik uygulamasi sonrasi gunluk drenaj ve total tup drenajinin kontrol grubuna gore anlamli olarak arttigi, radyolojik iyilesmenin fibrinolitik uygulanan grupta daha iyi oldugu bulunmus (7), (9). Buna karslik Polka ve arkadaslainin yaptigi, kontrol grubu olmayan ve kucuk sayida hasta grubunu kapsayan calismada ise yalniz toraks drenaji ile basan saglanamayan komplike parapnomonik efuzyonlar ve ampiyemler ele ahnmis ve sonucta vakalarin cogunda plevral sivi drenajinda artis ve klinik-radyolojik iyilesme tespit edilmis (8). Cahsmamizda intraplevral streptokinaz sonrasi drenaj miktannin arttigi goruldu ancak total drenaj fibrinolitik uygulanmayan grubun toplam drenajindan aniamli olarak farkli bulunmadi (p>0.05).

Tup drenaj suresi, Krishnan ve arkadaslannin calismasinda 11 [+ or -] 1.9 gun, Bouros ve arkadaslanninkinde 8 [+ or -] 4 gun, Davies ve arkadaslanninkinde ise 7 [+ or -] 3.7 gun bulun-mustur (5), (7), (9). calismamizdaki tup drenaj suresi 8 [+ or 1] 4.5 gun olarak Bouros ve arkadaslarina benzer olarak bulundu. Drenaj suresi tup genisliginden ve sivinin viskozitesinden de etkilenmektedir. Ancak yapilan pek gok carismada bunlar gozardi edilmektedir.

Tuncozgur ve arkadaslarinin yaptigi calismada intrap-levral fibrinolitik uygulamasinin dekortikasyona gidisi azalttigi gorulmus, fibrinolitik ile dekortikasyon gereksinimi %29, buna karsilik kontrol grubunda ise %60 ile anlamh olarak yuksek bulunmustur (13). Bunun tersine Maskell ve arkadaslari ile Chin ve arkadaslannm yaptigi calismalarda uygulamanin dekortikasyon gereksiniminde fark yaratmadigi gosterilmistir (14), (15). calismamizda ise SKZ uygulanan grupta dekortikasyon ihtiyaci uygulanmayan gruba gore daha az olmasina ragmen aradaki fark istatistiksel olarak anlamh degildi.

Tuncozgur ve arkadaslarimin galismasinda intraplevral urokinaz ve salin uygulamalar karsilastinlmis, urokinaz grubunda hastanede yatis suresi, salin uygulanan gruba gore aniamli olarak kisa bulunmustur (14 gune karsilik 21 gun) (13). Yine Bouros ve arkadaslannin calismasinda da hastanede kalis suresi fibrinolitik uygulanan grupta kontrol grubuna gore aniamli olarak daha kisa bulunmustur (13 gune karsihk 21 gun) (9). Davies ve arkadaslarinin calismasinda hastanede kahs suresi 10.5 gun, Krishnan ve arkadaslarinin calismasinda ise 15,5 gun olarak bulunmus ve bu surenin fibrinolitik uygulamasmdan etkilenmedigi saptanmistir (5), (7). Bizim calismamizda SKZ ve kontrol gruplarinda hastanede kahs suresi benzerdi (sirasi ile 18.5 gun ve 19.3 gun). Ancak ek hastaliklara bagli hastanede kalis suresinin uzamasi bu sonuclan etkilemektedir. calismamizda da ilk grupta dort kisinin yatis suresi ek hastaliklarina bagli olarak uzadi (hematolojik, kardiyolojik sebepler). Bu nedenle yatis sureleri arasinda fark saptanmadi. Bu yatislar degerlendirme disinda birakildiginda da her iki grupta hastanede yatis sureleri benzer bulundu (sirasi ile 17 gun ve 19.3 gun) (p>0.05).

Diacon ve arkadaslarinin galismasinda fibrinolitik tedavi ile klinik ve radyolojik duzelmenin daha iyi oldugu saptanmistir (12). calismamizda klinik basan orani, fibrinolitik uygulanmayan gruba gore daha yuksek olrnasma ragmen (sirasiyla %86.5, %80) istatistiksel olarak fark saptanmadi.

Literaturde intraplevral fibrinolitik uygulamasinin yararsiz oldugunu bildiren calismalar da bulunmaktadir (14), (15). Bu konudaki en buyuk calismalardan biri MIST1'dir (Multi-centre Intra-pleural Sepsis Trial) (14).

Cok merkezli, gift kor, randomize, plasebo kontrollu bu galismada 12 ayhk takip sonucunda itraplevral fibrinolitik uygulamasmin mortalite, cerrahi gereksiniminde azalma, radyolojik sonuglarda iyilesme ve hastanede kalis suresi agisindan yarar saglamadigi gosterilmistir. Ancak bu gahsmanin dezavantaji degisik hasta populasyonlannin (hastahk evrelerinde ayrim yapilmamis, vakalarda lokulasyon olup olmadigi belirtilmemis) Cahsmaya dahil edilmis olmasidir. Farkli evrelerdeki hastalarda intraplevral fibrinolitik etkinligi de farkli olacaktir. Ayrica fibrinolitiklerin merkezlere randomizasyon sonrasinda gonderilmesi tedaviyi geciktirmistir ki fibrinolitikler zamanmda uygulanirsa etkilidir. Yine bu gahsmada yaortalamasi (60[+ or -]18) ve ek hastahk orani yuksektir (%65). Bunlar tedaviye cevabi ve hastane yatis suresini etkileyen faktorlerdir. Bu galismada antibiyotik secimi, cerrahiye karar verme ve gogus tupu yerlestirme teknigi ile ilgili bir standardizasyon yapilmamis, ek olarak kucuk gapli gogus tupu (12 F) yerlestirilmis ve bu sirada goruntuleme yontemi kullanilmamistir (16). Cahsmamizda ise daha genc bir yas ortalamasi mevcuttur. Ayrica parap-nomonik efuzyon ve ampiyem hastalan Light siniflamasina gore gruplanmis ve ayn ayri degerlendirilmistir. Klinigimizde drenaji kolaylastirdigi ign daha buyuk gogus tupleri tercih edilmektedir (32F). Bunlann galimamizda intraplevral SKZ uygulamasmin yaranni arttirdigini dusundurmustur.

Intraplevral fibrinolitik tedavinin yan etkileri nadirdir ve anlamli sistemik fibrinolitik aktivitesi yoktur (3), (5), (7), (13). Fibrinolitik ajanlann kullanimi ile iliskiii hipertansiyon, kanama, ates veya titreme gibi sistemik toksik reaksiyonlar da oldukga azdir (5) Bunun tersine MIST1 galismasinda streptokinaz uygulanan grupta yan etki insidansi (%7), plasebo uygulanan gruba kiyasla (%3) daha yuksek bulunmustur (14). Calismamizda streptokinaz uygulanan grupta alti olguda ciddi seyretmeyen yan etkiler gorulmustur (ates, hipertansiyon atagi, ani ses kisikhgi, akut gogus agrisi).

Komplike ampiyem vakalarinda Video Asiste Torakoskopik Cerrahi (VATS) bir alternatif olarak one gkmaktadir. Wait ve arkadaslannm yapmis oldugu calismada fibrinolitik ve VATS karsilastinlmis, sonugta eriskinlerde VATS' in hastanede kalis ve tup drenaj suresini kisalttigi, aynca daha basanli oldugu bulunmustur (17). Ancak VATS ameliyathanede genel anestezi altinda yapihr ve hastanin gift lumenli endotrakeal tup ile entubasyonu gereklidir. islem igin cok sayida giris deligi agilir, oysaki fibrinolitik tedaviler takilan toraks dreni araciligiyla yapilmaktadir. Yuksek maliyeti ve her saglik kurulusunda uygulanabilir olmayisi VATS'in dezavantajlan arasinda sayilabilir.

Cahsmamiz yontem olarak ele alindigmda retrospektif Calismalarin kisitliliklarini icermektedir. Veriler arsivin guvenilirligine dayanilarak toplanmistir. Yani sira orneklem grubunun kuguklugu de galismanin kisitlihklanndandir. Ancak literatur tarandiginda benzer calismalarm da ayni kisitlihgi tasidigi gorulmektedir (3-5), (8), (13). Calismamizda gruplar arasinda cinsiyet, yas, ek hastahklar yonunden fark bulunmamasi da onemli bir ozelliktir.

Sonuc olarak olgu serimizde uygun secim yapildiginda komplike (kultur pozitif ve/veya lokule) parapnomonik plevral efuzyon ve ampiyemde intraplevral streptokinaz uygulamasinin tedavide etkin oldugu, aynca ikinci gruba gore hastanede yatis suresini ve drenaj suresini uzatmadigi saptanmistir. Bu nedenle bazi yazarlann plevrai infek-siyonlarda "Fibrinolitik tedaviden kagmlmalidir" gorusunu kabul etmek guctur. Bu konuda benzer ozelliklere sahip gruplarda uygulama zamani, ideal doz ve potansiyel uzun donem yan etkilerin belirlenmesi amaci ile prospektif yeni galismalara ihtiyac vardir.

KAYNAKLAR

(1.) Davies CW, Kearney SE, Gleeson FV, Davies RJ. Predictors of outcome and long-term survival in patients with pleural infection. Am J Respir Crit Care Med 1999;160:1682-7.

(2.) Ferguson AD, Prescott RJ, Selkon JB, et al. The clinical course and management of thoracic empyema. QJM 1996;89:285-9.

(3.) Bartlett JG, Finegold SM. Anaerobic infections of the lung and pleural space. Am Rev Respir Dis 1974;110:56-77.

(4.) Sahn SA. Use of fibrinolytic agents in the management of complicated parapneumonic effusions and empyemas. Thorax 1998;53(Suppl 2):65-72.

(5.) Krishnan S, Amin N, Dozor AJ, Gustavo S. Urokinase in the management of complicated parapneumonic effusions in children. Chest 1997;112:1579-83.

(6.) Robinson LA, Moulton AL, Flemin WH, et al. Intrapleural fibrinolytic treatment of multiloculated thoracic empyemas. Ann Thorac Surg 1994;57:803-13.

(7.) Davies RJO, Traill ZC, Gleeson FV. Randomised controlled trial of intrapleural streptokinase in community acquired pleural infection. Thorax 1997;52:416-21.

(8.) Pollak JS, Passik CS. Intrapleural urokinase in the treatment of loculated pleural effusions. Chest 1994;105:868-73.

(9.) Bouros D, Schiza S, Tzanakis N, et al. Intrapleural urokinase versus normal saline in the treatment of complicated parapneumonic effusions and empyema. A randomized, double-blind study. Am J Respir Crit Care Med 1999;159:37-42.

(10.) Pamukcju Uyari A, Ozyurek H, Yilmaz E. Cocuklarda komplike parapnomonik efuzyon ve ampiyem tedavisinde fibrino-litiklerin kullanimi. Tuberkuloz ve Toraks 2003;51:320-4.

(11.) Na MJ, Dikensoy O, Light RW. New trends in the diagnosis and treatment in parapneumonic effusion and empyema. Tuberkuloz ve Toraks 2008;56:113-20.

(12.) Diacon AH, Theron J, Schuurmans MM, et al. Intrapleural streptokinase for empyema and complicated parapneumonic effusions. Am J Respir Crit Care Med 2004;170:49-53.

(13.) Tuncozgur B, Ustunsoy H, Sivrikoz MC, et al. Intrapleural urokinase in the management of parapneumonic empyema: a randomised controlled trial. Int J Clin Pract 2001;55:658-60.

(14.) Maskell NA, Davies CWH, Nunn AJ, et al. U.K. controlled trial of intrapleural streptokinase for pleural infection. N Engl J Med 2005;352:865-74.

(15.) Chin NK, Lim TK. Controlled trial of intrapleural streptokinase in the treatment of pleural ampyema and complicated parapneumonic effusions. Chest 1997;111:275-9.

(16.) Bouros D, Antoniou KM, Light RW, et al. Intrapleural streptokinase for pleural infection: A step forward in managing pleural effusions? BMJ 2006;332:133-4.

(17.) Wait MA, Sharma S, Hohn J, Dal Nogare A. A randomized trial of empyema therapy. Chest 1997;111:1548-51.

Sunuldugu Kongre: Turk Toraks Dernegi 11. Yillik Kongresi, 23-27 Nisan 2008, Belek1 Antalya Yazisma Adresi / Address for Correspondence: Sinem Karaosman, Istanbul Universitesi Istanbul Tip Fakultesi, Gogus Hastaliklari Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye Tel: +90 212 414 20 00 E-posta: karaosmansinem@gmail.com

N. Gulfer Okumus (1), Sinem Karaosman (1), Esen Kiyan (1), Halim Issever (2), Orhan Arseven (1)

(1.) Istanbul Universitesi Istanbul Tip Fakultesi, Gogus Hastaliklan Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye

(2.) Istanbul Universitesi Istanbul Tip Fakultesi, Halk Sagligi Anabilim Dali, Istanbul, Turkiye
COPYRIGHT 2010 Aves Yayincilik
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:KLINIK SORUNLAR / CLINICAL PROBLEMS
Author:Okumus, N. Gulfer; Karaosman, Sinem; Kiyan, Esen; Issever, Halim; Arseven, Orhan
Publication:Turkish Thoracic Journal
Date:Mar 1, 2010
Words:3047
Previous Article:Bir grup lise ogrencisinin sigara paketleri uzerinde bulunmasi planlanan birlesik (Yazili ve Resimli) uyari mesajlarinin etkililigi hakkindaki...
Next Article:A new approach in distinguishing exudative and transudative pleural effusions / Plevral sivilarin transuda eksuda ayiriminda yeni bir yaklasim.

Terms of use | Copyright © 2018 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters