Printer Friendly

Inherited keratinization disorders/Kalitsal keratinizasyon bozukluklari.

Summary

Disorders of keratinization include a variety of diseases characterized by abnormal epidermal differentiation and desquamation. Abnormalities in desquamation and differentiation usually result from abnormal corneocyte shedding or from increased epidermal cell proliferation. Ichthyoses are divided into two groups as syndromic and non-syndromic. This review describes ichthyoses, which are commonly seen among hereditary disorders of keratinization.

Key Words: Keratinization, ichthyosis, epidermolysis

Ozet

Keratinizasyon bozukluklari anormal epidermal farklilasma ve deskuamasyonla karakterize cesitli hastaliklari icerir. Deskuamasyon ve farklilasma anormallikleri genellikle anormal korneosit atilimi ile veya epidermisdeki hucre proliferasyonu sonucu olusur. Iktiyozlar sendromik ve non-sendromik olarak iki gruba ayrilmaktadirlar. Bu makalede sik gorulen kalitsal keratinizasyon bozukluklarindan, iktiyozlar anlatilmaktadir.

Anahtar Kelimeler: Keratinizasyon, iktiyosis, epidermolizis

Giris

Kalitsal keratinizasyon bozukluklari ve iktiyozlar, hiperkeratoz ve/veya kepeklenmenin eslik ettigi deskuamasyon bozuklugu ile karakterizedir. Kalitsal iktiyozlarin siddetli tipleri genellikle dogumdan itibaren ortaya cikarken bazilari ise yasamin daha sonraki donemlerinde ortaya cikar. Iktiyozun spesifik tanisi prognoz ve genetik danismanlik acisindan onemlidir. Iktiyozlarin cogu klinik olarak birbirlerinden ayirt edilebilirlersede bazi olgularda histolojik ve ultrasutrukturel ozellikler taniya yardimci olabilir. Son yillarda iktiyoz formlarinin cogunda altta yatan molekuler patolojiler anlasilmaya baslamistir. Bu bilgiler epidermal proteinler arasindaki etkilesimleri ve epidermal lipidlerin normal epidermal fonksiyonlardaki rolunun daha iyi anlasilmasini saglamaktadir (1,2).

Deri, dis ortama karsi bariyer olusturan bir organdir. Derinin en dis tabakasi olan epidermis organizmayi su kaybi, fiziksel, kimyasal ve mekanik etkilere karsi korumak uzere duzenlenmistir. Epidermisin en onemli fonksiyonu, interseluler matriks ile cevrelenen korneositlerden olusan stratum korneumu olusturmaktir. Stratum korneum; keratinden zengin korneositlerin olusturdugu tugla duvar ve bunlari cevreleyen harc gorevi goren hidrofobik, lipitten zengin matriks olarak iki kompartimana ayrilmistir. Keratin iceren korneositler derinin esnekligini saglayarak su tutma ozelligini yerine getirirken, lipitden zengin matriks ise transepidermal su kaybina karsi bariyer olusturma ozelligini saglar. Butun iktiyozlarda anormalligin odak noktasi stratum korneumdur. Cevre ile temas halinde olan bu en yuzeyel deri kati cevresel etkilerle agirlikli olarak yuzyuze olan tabakadir. Iktiyoz, epidermolitik hiperkeratozda oldugu gibi stratum korneum olusumunun artmasi (hiperproliferasyon) ile ya da lameller iktiyozisdeki gibi korneositlerin yapisi kligi ndaki bozukluk (disadezyon) sonucu korneositlerin anormal atilmasi sonucu olusabilir. Iktiyozlarin en belirgin ozelligi olan deskuamasyon, korneodesmozomlari n proteolitik degradasyonu sonucu olusur (3,4).

Cok farkli iktiyoz tablolari birbirlerinden klinik, histolojik ve genetik ozellikleri ile ayrilirlar. Iktiyozlarin klinik olarak ortak ozellikleri derinin pullu gorunumudur Lokalize veya yaygin olabilir, kepekler farkli gorunumlerde ve renklerde olabilir. Bazen sistemik bulgular tabloya eslik ederek bir sendromun parcasi olabilir. Hastalik genellikle dogustan vardir ya da bir sure sonra ortaya cikar. Aile bireylerinin muayaneside onemlidir. Anne baba akrabaligi resesif gecisi gosterir. Hasta ebeveyn ve hasta kardesler ise otozomal dominant gecisi gostermektedir. 2009 yilinda klinik, histolojik, biyokimyasal ve genetik bulgulara gore yapilan yeni siniflamaya gore "otozomal resesif konjenital iktiyoz" tanimi benimsendi ve en buyuk degisiklik ise keratin mutasyonu ile giden iktiyozlarin siniflandirilmasinda oldu (5,6,7).

Iktiyozlar

Sendromik olmayan ve sendromik olmak uzere iki buyuk baslik altinda toplanmaktadir. Iktiyozlarin non-sendromik formlari klinik ve genetik ozellikleri bakimindan dort buyuk gruba ayrilirlar.

1. Iktiyozis vulgaris, en sik gorulen tiptir, otozomal dominant gecis;

2. Resesif X-bagli iktiyozis, sadece erkeklerde ortaya cikar;

3. Keratinopatik iktiyozlar, otozomal dominant (en sik, epidermolitik iktiyozis)

4. Otozomal resesif konjenital iktiyoz (ORKI), (kollodion bebek, lameller iktiyozis (LI) /konjenital iktiyoziform eritroderma spektrumu) (8)

Sendromik Olmayan Iktiyozlar

Iktiyozis Vulgaris

En sik gorulen iktiyoz tipi olan iktiyozis vulgarisin (IV) gorulme sikligi 1/250'dir. Otozomal dominant gecis gosterir. Hastalik genellikle dogumda yoktur, hayatin ilk yil icinde genellikle ilk 3 ayda ortaya cikar. Hastaligin temelindeki molekuler mekanizma tam olarak anlasilamamis olmakla birlikte stratum korneum hucrelerinin artisindan cok bunlarin yapisikligindaki artisin neden oldugu bir retansiyon sonucu stratum korneumda kalinlasma vardir. Filaggrin yokluguna bagli olarak stratum korneumun hidrasyonu azalmistir. Diger iktiyoz tiplerinden hafif ve daha lokalizedir. Skuamlar; ekstremitelerin ekstensor yuzlerinde ozellikle pretibial bolgeler, alt ekstremitelerin yan kisimlarinda genis, govdede duz ve balik puluna benzer. Karakteristik olarak fleksural yuzeyler ve intertriginoz bolgeler normal gorunumdedir. Skuamlarin kenarlari disa donuktur bu durum deriye kaba bir gorunum verir. Diger bolgelerde kucuk, beyaz skuamlar gorulur. Soguk ve kuru havalarda skuamlar daha fazladir. Alin ve yanaklarda ise skuamlar cocukluk doneminde gorulurken yasla birlikte azalir ve kaybolur. Boyunda skuam genelde gorulmez. Iktiyozisli hastalarda atopik dermatit, astma ve/veya alerjik rinite bir yatkinlik vardir. Keratozis pilaris ve atopi siklikla iktiyozis vulgaris ile birlikte olabilir. Keratozis pilaris kollarin ust kismi, kalca ve uyluklarda gorulur. Avuc ici ve ayak tabanindaki cizgiler belirginlesmistir. Diz, dirsek ve bileklerde hiperkeratozis vardir. Mukozalar ve tirnaklarda tutulum yoktur. Bu hastalarda astma, ekzema, saman nezlesi gibi belirtilere neden olan atopik bir zemin olabilir. Deri biyopsisi diger iktiyozlardan ayirici tani yapilmasinda yardimcidir. Biyopsi hiperkeratozun yogun oldugu pretibal bolgeden alinmalidir. Stratum korneumda orta derecede hiperkeratoz vardir, stratum granulozum incelmis yada kaybolmustur. Elektron mikroskobide anormal keratohiyalin gorulmesi tanida altin standarttir. IV yazin, ilik nemli ortamlarda ve yas ilerledikce iyilesme egilimindedir (9).

X'e Bagli Resesif Iktiyozis (XRI)

Kalitim sekli X' e bagli resesiftir. XRI, 1/2500-5000 erkekte gorulen hastalikta, arilsulfataz C olarak bilinen steroid sulfataz enzimini kodlayan ARSC1 gen mutasyonu vardir. Kolesterol sulfataz yetmezligi, stratum korneumda desmozomlarin normal degradasyonunu onleyerek korneositlerin retansiyonuna yol acar. Epidermal hiperkeratoz ve lameller iktiyozdan farkli olarak X'e bagli resesif iktiyozda epidermal hucre kinetigi normaldir. Tasiyici kadinlar genellikle normaldir ancak plasental steroid sulfataz eksikligine bagli uzamis dogum eylemi gorulur. Tasiyici kadinlarda korneal opasiteler seklinde parsiyel anomaliler bulunabilir. X'e bagli iktiyoz, erken bebeklikte, genellikle ilk 3 ay icinde baslar. Bazi bebekler kollodion bir membranla dogar. Bu membran boyunun arka kismi, karin, sirt, bacaklarin ve ayaklarin on kisimlarinda daha belirgin olmak uzere catlaklara ve ayrilmalara neden olur. Ekstremitelerde, govdede, boyun ve yuz lateralinde ve kulak helikslerinde inceden kalina, yapisik, koyu skuamlar vardir. Iktiyozun bu formunda tum vucut etkilenir, avuc ici-ayak tabani, yuzun orta kismi ve fleksural alanlar pek tutulmaz. Boyunun yan kisimlarindaki koyu renkli skuamlar kisiye kirli bir gorunum verdiginden 'iktiyozis nigrikans' adi da verilir. Hastalar ozellikle ilk ve sonbahar aylarinda epizodik olarak deri degistirirler. XRI'lu kisilerde hipogonadizm ve kriptorsizm vardir. Hastalarin hemen hepsinde korneal opazite bulunur. Bu hastalarda oftalmolojik muayene hastaligin tanimlanmasinda oldukca onemlidir. Tanida lipoprotein elektroforezi, artmis plazma kolesterol sulfataz duzeyi, lokositlerde steroid sulfataz aktivitesi yardimci olur. Deri biyopsisi dominant form iktiyozis vulgaristen ayird edilmesinde degerlidir (7,10,11) (Resim 1,2,3).

[ILLUSTRATION OMITTED]

Keratinopatik Iktiyozlar

Yeni siniflamada keratin gen mutasyonu ile iliskili iktiyozlarin ozellikle epidermolitik formlari "Keratinopatik iktiyozlar" semsiyesi altinda toplanarak yeniden adlandirildi. Bu siniflamaya gore; Epidermolitik Iktiyoz (EI) (daha once bulloz konjenital iktiyoziform eritroderma, Brocq tip olarak bilinen), Superfisiyal Epidermolitik Iktiyoz (SEI) (daha once iktiyozis bulloza Siemens olarak adlandirilan) yeni tanimlanmistir.

Mutasyonlar genellikle nokta mutasyonlaridir ve bu keratin mutasyonlari anormal keratin dizilimlerinin olusmasina neden olur. Bu bozuk keratin dizilimleri sonucu ortaya cikan zayif filament agi hucrelerin yikimina ve en kucuk bir travmaya cevap olarak bullerin olusumuna neden olur. Daha sonra derinin kalinlasmasinin, bul olusumuna karsi korunmak icin kompensasyon olarak olustugu dusunulur. Ayni zamanda anormal lameller cisim sekresyonu ile de iliskili olabilecegi dusunulmektedir (7,8).

Epidermolitik Iktiyozis (EI)

1/300 000'de bir dogumda gorulur. Deri dogumda eritemli ve hassastir. Yuzeyel buller dogumun ilk haftasi icinde ortaya cikar. Zamanla eritem ve buller azalarak ucuncu aydan itibaren deride kalinlasma gelismeye baslar. Buller 0,5- birkac cm capli gruplar olusturur. Hizla iyilesirler, yirtildiklarinda geride soyulmus deri alanlari kalir. Basta stafilokokkus aureus'la olusan sekonder bakteriyel enfeksiyonlar olusur. Fleksural kivrimlar ve intertriginoz daha belirgin olmak uzere tum deri yuzeyi grimsi-kahverengi verrukoz lezyonlarla kaplanir. Avuc icleri ve ayak tabanlarinda hiperkeratoz ve kepeklenme vardir. Genellikle palmoplantar tutulum KRT1 mutasyonu olanlarda daha belirgindir cunku palmoplantar bolgede keratin 9, anormal keratin 10 ekspresyonunu kompanse eder bu nedenle keratin 10 mutasyonu gosterenlerde palmoplantar tutulum gorulmez ancak KRT1 kritik oneme sahiptir. Siddetli formlarda kalin masere plaklarda bakteri kolonizasyonuna bagli olarak kotu koku mevcuttur. Histopatolojik olarak bazal tabaka uzerindeki hucrelerde, bul olusumuna yol acan, lizis ve belirgin hiperkeratoz (epidermolitik hiperkeratoz) vardir.

KRT1 ve KRT10 mutasyonlari diger iktiyotik fenotiplere neden olabilir. Bu iki mutasyondan biri Anuier El varyanta neden olabilir, Anuler El govde ve ekstremitelerde yavas ilerleyen, iyilesen ve tekrarlayan, polisiklik skuamli plaklarla karakterizedir (11-15).

Iktiyozis Curth-Macklin

Daha once iktiyozis Histriks olarak adlandirilirdi. Bulgularin baslamasi erken cocuklukta olup giderek kotulesen diffuz veya striat palmoplantar keratoderma vardir. Keratoderma derin fissurlere, fleksural kontrakturlere ve dijital kontriksiyona yol acar. Etkilenen kisilerde, el ve ayaklarin ustu ile eklem uzerlerinde cikintilari dikensi verrukoz sarikahverengi hiperkeratozla kaplidir. Elektron mikroskopide cift nukleuslu hucreler ve patognomonik olarak, anormal keratin, istiridye kabugu benzeri perinukleer olarak dizilmistir. Keratin 1 mutasyonu vardir (16,17,18).

Superfisiyal Epidermolitik Iktiyoz (SEI)

Kalinlasmanin hafif ve bullerin daha yuzeyel oldugu iktiyoz formudur. Avuc icleri ve ayak tabanlarinda kalinlasma hafiftir. Bununla birlikte intermitant olarak travma ile genis, gergin buller cikabilir, buller genelde yuzeyel ayrilma gosterdikleri icin "Mauserung" fenomeni denilen derinin yuzeyel olarak soyuldugu alanlar seklinde gorulur. Biyopi kesitlerinde hafif hiperkeratoz, stratum spinozumun ust kisimlarinda lizis vardir. Molekuler duzeyde KRT2 gen mutasyonu saptanir (19,21).

Kollodion Zar

Kollodion zar, dogumda tum vucudu kaplayan parsomen kagidi benzeri yapisi olan seffaf bir membrandir. Ilk bir iki hafta icinde membran yirtilir ve deri soyulur. Normal bir deri gibi fonksiyon gostermeyen kollodion zarla dogan bebekler mutlaka uygun kosullarda ve hastanede yatirilarak izlenmelidir. Bebeklerin cogunda zar soyulduktan sonra gelisecek hastalik tablosu belirginlesir (Resim 4). En sik olarak non-bulloz konjenital Iktiyoziform eritroderma, bulloz konjenital iktiyoziform eritroderma daha az olarak da lameller iktiyoz ya da diger iktiyoziform dermatozlardan biri gelisir. Deri gergin, parlak, seffaftir, periferal odem, bilateral goz kapaklari ve dudaklarda disa donukluk vardir. Baslica problemler beslenme ve solunum guclugu, kutanoz ve sistemik enfeksiyonlar, isi regulasyonunda bozukluk, sivi kaybi nedeni ile hipernatremik dehidratasyondur. Kollodion bebege yaklasimin esasi bu komplikasyonlarin ortadan kaldirilmasina yonelik yogun bakimdir. Deri bariyerinin bozuk olmasi nedeni ile olasi sekonder Infeksiyonlarin olusmamasi icin debridman, skuamlarin kaldirilmasi veya cerrahi girisimlerden sakinilmalidir. Yagli preperatlar sivi kaybini ve infeksiyonlari onlenmesi bakimindan yararlidir (9,22).

Otozomal Resesif Konjenital Iktiyozis (ORKI)

Otozomal resesif konjenital iktiyoz tum vucut yuzeyinde anormal kepeklenme ile karakterize bir heterojen keratinizasyon bozuklugudur. Klasik harlequin iktiyoz (HI) ve non-bulloz konjenital iktiyoziform eritrodermadan (KIE) klasik lameller iktiyoza kadar cesitli klinik fenotipleri icerir. Genellikle 1/200 000-300 000 dogumda bir gorulur. Bu grup bozukluk cogunlukla non-sendromiktir ve hastalarin %60-70'i siddetli semptomlar sergiler ve cogunlukla dogumda kollodion zar vardir. ORKI'de baslica deri fenotipi lameller iktiyoz ve konjenital iktiyoziform eritrodermi olup, ayni hastada veya ayni aile bireyleri arasinda bu fenotiplerin ortusmesi soz konusudur. Bazi hastalar nonlameller ya da non-eritrodermik iktiyoz seklinde olabilir. 1995'den beri yapilan genetik analizlerde 6 gen sorumlu tutulmustur. Bunlardan transglutaminaz 1 (TGM 1) mutasyonu ORKI'de bulunan en yaygin mutasyondur ve LI'da sik gorulur. TGM 1 korneositleri cevreleyen kornifiye zari olusturan cesitli proteinlerle capraz baglanma gosterir. Transglutaminaz kaybi olan hastalarin donmus doku orneklerinde transglutaminaz aktivitesi saptanamamaktadir. Daha sonra 2002-2006 yillari arasinda yapilan calisma larda 5 ORKI gen mutasyonu daha bulunmustur. Bu genler; ABCAU, NIPAL(ICHTHYIN), CYP4F22, iki lipoksigenaz geni ALOX12B, ALOXE'dir (22,23).

[ILLUSTRATION OMITTED]

ABCA 12 tasiyici kodlayan gendeki nonsens mutasyon sonucu HI gorulur. ABCA12 bozuklugu lipid tasinmasini bozarak stratum korneumda hucreler arasina lipid saglayan lameller cisimciklerin yetmezligi sonucu keratinositlerin terminal farklilasmasi olamaz ve keratinositler olgunlasamazlar. LI ve KIE'ye neden olan ABCA12'oe missense mutasyonlar daha hafif fenotiplere yol acabilir. Epidermise-spesifik hepoksilin yolaginin proteinleri olan ALOX12B, ALOXE, NIPAL(ICHTHYIN), CYP4F22 gen mutasyonlari dir. Bunlarin mutasyonu stratum korneumdaki lipid sentezini bozmasinin yani sira, bu enzim ya da reseptorler lipoksigenaz yolaginda profilagrinin filagrine donusumunu engeller (22-25).

Klasik Lameller Iktiyoz

Klinik bulgular cok hafiften cok siddetliye kadar genis bir spektrumda olabilir. LI (Lamellar iktiyoz), genelikle dogumda mevcuttur ya da kisa bir sure sonra baslar ve bebekler kollodion membranla dogarlar. Transglutaminaz (TGM1) gen mutasyonunun bu degisiklige neden oldugu ortaya konmustur. Ilk 3 aya kadar klinik tablo tam olarak ortaya cikmaz. Kollodion zarla dogan bebeklerde bu membran kurur, tedrici olarak genis tabakalar seklinde dokulur ve yerini hafif bir eritem ve hiperkeratoza birakir. Klinik olarak hemen tum vucut yuzeyi etkilenir. Siddetli LI'u olanlarda genis, lameller skuamlar genis, dort koseli, saridan-kahverengi-siyaha degisen renklerde, kalin, ortalarindan yapisik, kenarlari kalkik olup vucudu zirh gibi kaplarlar. Yanaklar kirmizi, gergin ve parlaktir. Skalp kepekli ve parsiyel alopesi mevcuttur. Ektropion, eklabium, skuamlarin altinda gorece hafif bir eritem, mevcuttur. LI'da avuc ici ve ayak tabaninda tutulum daima vardir. Hiperlinearite gibi hafif gorunumde lezyonlardan altta fissurler olan keratodermaya kadar degisen siddette olabilir (Resim 5,6).

[ILLUSTRATION OMITTED]

Tirnak kivrimlarinda inflamasyonla birlikte distrofi ayrica pitting, tirnak plaginda sirtlanma, ya da kalinlasma ve siklikla subungual hiperkeratoz mevcuttur. Yaz aylarinda kismi bir duzelme gorulse de, hiperkeratozun ekrin bezleri tikamasi sonucu sicak ve nemli havalarda ve egzersiz esnasinda ates yukselmesi, isi intoleransi, terlemede gucluk ortaya cikabilir (5,9,22,26).

Konjenital Iktiyoziform Eritroderma (KIE)

Lameller iktiyozdan daha sik, daha hafif ve siddeti daha degiskendir. Bebekler kollodion membranla dogarlar. Baslangicta LI'dan ayirt edilmezler. KIE'li hastalarda yaygin ve degisik derecelerde eritem ve degisik derecelerde ince beyaz skuamlar mevcuttur. Bacaklarin ekstensor yuzlerinde genis ve duz kepekler, yuz, skalp ve govdede ince beyaz kepekler vardir. Hafif veya degisken ektropion ve hafif derecede palmoplantar keratoderma mevcuttur. Skatrisiyel alopesi ve tirnaklarda oluklanmalar olabilir. KIE, LI Ile kiyaslandiginda daha belirgin bir parakeratoz vardir. KIE'da korneositlerde cok sayida lameller cisimcikler bulunur, buna bagli olarak epidermis cok miktarda lipid damlaciklari icerir. Bu lameller cisimciklerin artisi hiperproliferatif bozukluklarin karakteristik bir ozelligidir.

Hem LI ve hemde KIE'de histolojik olarak epidermisde hiperkeratoz, granuler tabakada kalinlasma, akantoz ve papillomatoz vardir. Lameller iktiyozda stratum korneum daha kalin akantoz, daha azdir (7,22).

Epidermolitik Hiperkeratoz (EHK)

Brocq'un Bulloz konjenital iktiyoziform eritrodermasi olarak da bilinen epidermolitik hiperkeratoz buller ve hiperkeratoz ile karakterize otozomal dominant gecisli bir hastaliktir. EH, dogumla birlikte ortaya cikan ozellikle fleksural bolgelerde verrusiform skuamlarla karakterize bir iktiyozis formudur. 200.000-300.000 dogumda bir gorulur. Epidermisin diferensiye olan katlarinda eksprese olan keratin 1 ve keratin 10 yapisal proteinlerini kodlayan genlerde mutasyon vardir. Olgularin hemen hemen yarisi sporadiktir ve bunlarda spontan mutasyonlar bildirilmistir. EHK tanisal histopatolojik ozelliklere sahiptir bu iktiyozlar arasinda cok alisilagelmis bir durum degildir. Klinik olarak farkliliklar varken ayni histolojik ozellikleri paylasirlar. Eger spontan mutasyonlar postzigotik olursa somatik hucreler etkilendiginden mozaik form EHK olusur. Klinik olarak lezyonlar Blaschko hatlari boyunca dagilim gosterir. Genellikle dogumla birlikte ortaya cikar. Bebeklik doneminde EHK'de deri eritemli ve nemlidir, dogumdan bir hafta sonra deri yuzeyini genis buller kaplar. Bu donemde epidermolizis bulloza, toksik epidermal nekrolizis ve stafilakokal haslanmis deri sendromu ile karisabilir. Bullerin varligi oldukca karakteristiktir. Buller 0,5 cm.'den birkac santimetreye kadar buyuklukte, yuzeyel, hassas, agrilidirlar. Rupture olduklarinda yerlerini genis erode alanlara birakirlar. Beta hemolitik streptoccoccus ve Staphiloccoccus aureus'larla olusan sekonder infeksiyonlar gelisebilir. Dogumu takiben birkac ay icinde eritem ve yeni bullerin cikisi azalir. Deri yuzeyi genis, kalin, gri-kahverengi verrukoz skuamlarla kaplanir. Degisik derecelerde hiperkeratoz ve skuamlar gorulur. Bu hiperkeratoz genellikle yaygin, bazen verrukoz olabilir. Ozellikle fleksural bolge, eller, ayaklar ve bileklerde deri verrukoz olabilir Hastaligin siddetli formunda skuamlar ve hiperkeratozik alanlardaki bakteriyel kolonizasyon nedeniyle hastalar genellikle kotu kokarlar. Avuc ici ve ayak tabanlari siklikla tutulur. Bullerin cikisi zamanla azalsa da eriskin donemde %20 oraninda devam eder ve buller iyilestiginde etrafi hiperkeratotik alanlarla cevrili normal gorunuslu deri tani acisindan degerlidir. Skalpte skuamlar olabilirse de killar, tirnaklar, disler ve mukozalar normaldir. Ter bezlerinin bloke olmasi ile terleme azalir ve sicaga dayaniksizlik vardir.

Vucut yuzeyinde tutulan alan, eritrodermi ve bullerin varligi, avuc iciayak tabani tutulumu acisindan hastalik kendi icinde oldukca heterojendir. Histopatolojik olarak EHK olarak kanitlanmis oldukca genis bir seride alti farkli klinik tip tanimlanmistir.

Epidermal transit gecis orani lameller iktiyozdaki gibi artmistir. Masif-kalinlasmis ortokeratotik bir stratum korneum mevcuttur. Akantotik epidermis ve granuler tabakada kalinlasma ve granuler tabaka ve spinozumun ust kisimlarindaki hucrelerde vakuolizasyon vardir (22,27-29).

Harlequin Iktiyoz (HI)

Otozomal resesif gecisli, seyrek gorulen ve yasamla bagdasmayan agir bir tablodur. Bebekler, kalin, zirh benzeri plaklarla kapli bir sekilde dogarlar. Yer yer derin catlaklar gorulur. Kulaklar ve burun hipoplastiktir. Tabloya cok siddetli ektropion, eklabium eslik eder. Isi regulasyonunun olmamasi, derinin zirh gibi olmasindan dolayi solunum guclugu ve sivi kaybi nedeni ile bebekler ya olu dogarlar ya da kisa bir sure sonra olurler. Bazi olgular sistemik retinoik asit tedavisi ile yasamlarini idame ettirebilirler. Yasayan harlequin bebeklerde iktiyoz, siddetli konjenital iktiyoziform eritrodermaya benzer bir tablo seklini almaktadir (1,4,5-9).

Sendromik iktiyozlar

Notral Lipid Depo Hastaligi (Chanarin-Dorfman sendromu=CD)

Trigliseridlerin multisistemik birikimi ile karakterize otozomal resesif lipid metabolizmasi bozuklugudur. Hastalik 3q21 kromozumunda ABHD5 (CGI-58) geninde mutasyon bulunmustur.

Klinigi non-bulloz konjenital iktiyoziform eritrodermiye (NBKIE) benzer. Bebekler kollodion zarla dogarbilirler ardindan yaygin eritem ve iktiyoz izlenir. Deride degisik derecelerde eritem, beyaz-ince skuamlarla karakterize olup, lokositlerde lipid vakuolleri, miyopati, ataksi, katarakt ve sagirlik eslik eden diger bulgulardir. Alt ekstremite ve sacli deride skuamlar genis, kenarlari kalkiktir. Periferik yaymada granulositlerde, monosit ve eozinofillerde cok sayida lipid vakuolleri izlenmesi tani koydurucudur.

Dokuda yaygin lipid birikimi cocukluk doneminde organ tutulumu ile kendini gosterir. Serum karaciger enzimleri ve kas fosfokreatinkinaz seviyeleri yuksektir. Hepatomegali en sik rastlanan bulgudur, hepatositlerde fibrozis ve siddetli yag dejenerasyonu biyopsi ile ortaya konmalidir. Hastaligin prognozu hepatik tutulumun derecesi ile ilgilidir. Ayrica kalp, kas gibi diger organ ve dokularda lipid birikimine bagli komplikasyonlar gorulebilir. Tedavi semptomatiktir. Bazi olgularda yagdan fakir diyet uygulamasi yararli bulunmustur. Sistemik retinoidler iktiyozisin kontrolunde oldukca faydalidir (30).

Netherton Sendromu

Otozomal resesif gecisli, iktiyozis, atopi ve kil govdesi deformiteleri ile karakterizedir. Epidermisde deskuamasyon sureci ile iliskili epdermal homeostazin saglanmasinda onemli bir rol oynayan serin proteinaz inhibitoru (LEKTI) proteini kodlayan 5q32 kromozomunda bulunan SPINK5 gen mutasyonu bulunmustur.

Dogumda veya ilk birkac ayinda ortaya cikan yenidogan doneminde mortalitesi yuksek olan bir sendromdur. Yenidogan doneminde bebeklerin hemen hepsi konjenital iktiyoziform eritrodermi ile dogarlar. Ancak kollodion bebek fenotipi yoktur. Ilk deri belirtileri yaygin eritem ve kepeklenmedir. Daha sonra ise govde ve ekstremitelerde yaygin, polisiklik, migratuar eritem, serpinjinoz plaklar seklinde kendisini gosterir. Polisiklik ve eritemli lezyonlarin kenarlari hiperkeratozik cift kenarlidir (Iktiyozis linearis sirkumfleksa). Yuz, skalp ve kaslarda seboreik dermatit benzeri skuamlar vardir. Sac defektleri; 'bambu kamisi' killar da denilen trikoreksis invajinata en belirgin sac defektidir. Kilin ic kok kilifindaki keratinizasyon defekti sonucu olusur. Ayrica torsiyonlar, trikoreksis nodoza ve helikal killar olabilir. Tipik sac bulgulari gec ortaya cikabilir bu nedenle bu bebeklerde sac incelemeleri aralikli olarak tekrarlanmalidir. Trikoreksis invajinata tanisi isik mikroskopu ile kolayca konur. Atopi, astma veya IgE yuksekligi bu sendroma eslik eder. Bu bebeklerde siklikla hayatin ilk yilinda buyume geriligi, hipernetremi, hipotermi, sik tekrarlayan infeksiyonlar ve sepsis gorulebilir Bu donemde mortalite oldukca yuksektir (31,32).

Refsum Hastaligi (Heredopatika Ataktika Polinoritformis)

Refsum hastaligi nadir, otozomal resesif kaliti lan iktiyoz, retinitis pigmentoza, gece korlugu, katarakt, progresif periferal noropati, serebellar ataksi, sensorinoral sagirlik, aritmi ve kalp bloklari, simetrik ilerleyici kas gucsuzlugu, dusuk ayak, iskelet anomalileri ile karakterizedir. Skuamlar iktiyozis vulgaristeki gibi hafif ince yaygindir. Bazen Lameller iktiyoz benzeri daha buyuk kepekler, palmoplantar cizgilerde belirginlesme olabilir. Fitanik asit oksidasyonundaki bozukluk sonucu fitanik asit epidermal lipidlerde normal yag asitlerinin yerini alir, serumda ve diger dokularda fitanik asit birikir. Peroksizomal enzim olan phytanoylCoA hidroksilazi kodlayan PHAX geninde veya PEX7 genindeki mutasyonlar patogenezde rol oynar. Erken donemde kalici ve onemli bozukluklar gelismeden diette fitanik asit iceren besinlerin sinirlandirilmasi ile tablo duzelebilmektedir. Ayrica diger disiplinlerle birlikte hareket edilmesi gerekir (1,4,9).

Sjogren--Larsson Sendromu

Nadir, otozomal resesif yaygin iktiyozis ve eritrodermi ile birlikte mental retardasyon, spastik di-tetrapleji, konusma bozuklugu, epilepsi, perifoveal beyaz noktalar, beyinde beyaz cevher hastaligi ile karakterize bir sendromdur. Iktiyoz dogumda vardir, erken bebeklik doneminde degisik derecede eritrodermi ile yer yer ince, yer yer genis lameller skuamlar, palmoplantar hiperkeratoz ve kasinti vardir. Gec bebeklikte ise eritemsiz, fleksural bolgeler, boyun ve karin alt kisminda belirgin olmak uzere ince veya zirh benzeri koyu-renkli skuamlar ve likenifikasyon mevcuttur. Yuzde skuam yoktur. Saclar ve tirnaklar normaldir. Norolojik bulgular ilk bir yil icinde ortaya cikar. Mental retardasyon ve epilepsi eslik edebilir. Diger bulgular ise; dis minesi bozukluklari ile birlikte hipoplazi, iskelet anomalileri, makulada atipik retinal pigment dejenerasyonudur. Nedeni bilinmemekle birlikte uzun zincirli yag asidi metabolizmasi bozuklugu oldugu dusunulmektedir. "Fatty aldehit dehidrogenaz (FALDH) orta ve uzun zincirli aldehitlerin yag asitlerine oksidasyonunu katalize eden bir enzimdir. SLS bu enzimi kodlayan ALDH3A2 gen mutasyonu sonucu olur. Tedavisinde diyette orta-zincirli yag asit destegi cok fayda saglamaz. Nemlendirici, topikal keratolitikler ve retinoid kullanilabilir. Prenatal tani 23. haftada keratinositlerde kulture fibroblast ve lokositlerde fatty aldehid hidrogenaz aktivitesi tayini ile konur. Diger disiplinlerle birlikte hareket edilmesi gerekir (1-5,9).

Condradi-Hunerman-Happle Sendromu

Nadir, X- bagli dominant gecis gosteren bu sendrom erkeklerde olumculdur. 3[beta]- hidroksisteroid-izomeraz (emopamil baglayan protein) enzim mutasyonu sonucu sterol metabolizmasindaki bozukluk sonucu ortaya cikar, gelisenin CHH deri ile birlikte kemikler ve gozu de tutan multisistem hastaligidir. Genellikle hastalarin cogunda yaygin-siddetli eritem vardir ve ozellikle sirtta belirgin kalin yapisik skuamlar lineer veya girdap benzeri dagilim gosterir. Blaschko cizgilerini izler. Eritrodermi genellikle yasamin ilk birkac ayinda yerini follikuler atrofoderma ve hipo ya da hiperpigmentasyonlara birakir. Sacli deride skarli alopesi vardir Kollar ve bacaklardaki iktiyozis yasam boyu kalir. Duz burun koku, "frontal bossing", kisa boyun ve asimetrik yuz gorunumleri vardir. Enkondral kemik gelisim bolgesinde yasamin ilk yilinda noktasal kalsifikasyonlar nedeni ile uzun kemiklerin kisa kalmasi sonucu bir asimetri ortaya cikar. Ileri yaslarda boy kisaligi ve bacaklarda asimetrik kisalik, bazen cok ciddi kifoskolyoz, yuzde displazi, konjenital kalca cikiklari olabilir. Diger bir tipik bulgu ise tek tarafli konjenital katarakttir. Daha nadir olarak konjenital kalp hastaligi, isitme kaybi, santral sinir sistemi malformasyonlari olabilir (1,5,7-9).

Trikotiyodistrofi (Tay Sendromu (P) IBIDS)

PIBIDS: Photosensitivity, Ichtcyosis, Brittle hair, Infertility, Developmental delay, Short stature

Bebekler nadiren kollodion zar ile dogarlar. Yenidogan doneminde eritroderma vardir. Daha sonra eritem olmaksizin yaygin skuamlar gorulur. Bu sendromun en belirgin ozelligi sulfur eksikligi gosteren zayif, kirilgan saclar mevcuttur. Sacli deride seyrek, kirik, kuru, kisa saclar, isik mikroskopisinde transvers kiriklar (trikosizis) seklinde gorulurler. Polarize mikroskopi altinda saclar acik- koyu bandlar seklinde (tiger tail= kaplan kuyrugu) gorulur. Saclar gibi tirnaklar da kirilgandir. Fotosensitivite, kisa boy, kriptorsizm, nadiren progeria benzeri yuz gorunumuyle sonuclanan yag dokusu kaybi olabilir. El ve ayaklar sert, balmumu renginde, iskemi nedeniyle uclar gelismez ve pence eli gorunumu olusur. Derinin vucudu zirh gibi kaplamasi nedeniyle solunum guclugu, emme ve yutma sorunlari sonucu bebekler ya olu dogarlar yada dogumdan kisa bir sure sonra olurler (1-5,33).

Iktiyozla Iliskili Diger Sendromlar

Rud Sendromu

Resesif gecisli, iktiyoz, epilepsi, cucelik, mental retardasyon ve hipogonadizm ile karakerize nadir bir hastaliktir. Deri bulgulari hafif, yaygin ince skuamasyondan yilan derisine benzer siddette iktiyoza kadar degisik derecededir ve ekstremitelerin ekstensor yuzlerini tutar. Ayrica el ve ayaklarda yapisal defektler, dislerin yoklugu ya da hipoplazisi, sinir defektleri ve degisik derecede oftalmolojik bozukluklar gorulebilir.

KID Sendromu

KID sendromu keratit, konjenital iktiyozis, sagirlik ile giden nadir, otozomal dominant bir bozukluktur. Bu hastalik yapisal proteinler olan konneksin-26 mutasyonu soz konusudur. Dogumda genellikle hafif eritem vardir daha sonra yasamin ilk aylarinda deri tedrici olarak kosele gibi kalinlasir. Hastalarin cogunda yuzde ve ekstremitelerde keskin, polisiklik sinirlari olan eritematoz, hiperkeratotik, follikuler keratoz, verrukoz plaklar olusur. Palmoplantar keratoderma kosele gibi veya verrukoz olabilir. Alopesi dogustan olabilir veya seyrek mat saclar olup daha sonra total alopesi olabilir. Konjenital sensorinoral duyma kaybi, korlukle sonuclanabilen progresif keratit ve korneal neovaskularizasyon, tekrarlayan mukokutanoz viral, bakteriyel ve fungal ozellikle de kandida infeksiyonlari vardir. Ayrica artmis skuamoz hucreli kanser riski, tirnaklarda distrofi ve terleme azligi olabilir.

CHILD Sendromu (Congenital Hemidysplasia Ichthyosiform Erythroderma Limb Defects)

X'e bagli dominant gecis gosterir, erkeklerde olumculdur. Bozulmus kolesterol biosentezi ile karakterize lipid metabolizmasi hastaligidir Dogumdan itibaren tek tarafli orta hatta keskin siniri olan eritemli sarimumsu yapiskan skuamli inflamatuvar nevus, ayni tarafta hipoplazik ya da eksik ekstremiteler, iskelet anomalileri ve bobrek, akciger, kalp, beyin gibi organ defektleri mevcuttur. Bu hiperkeratotik plaklar hayatin daha sonraki donemlerinde kismen azalir, ancak genellikle vucut kivrimlarina yerlesmeye meyillidir (Ptychotropism). Tutulan bolgede lineer alopesi ve tirnak distrofisi gorulebilir.

IFAP Sendromu (Ichthyosis Follicularis, Atrichia, Photophobia) Follikuler keratoz gosteren bir iktiyoz, kil yoklugu ve fotofobi ile karakterizedir. X'e bagli resesif gecis gosterir. Erkeklerde hastalik tum bulgularini gosterir. Dogustan kas ve kirpikler yoktur. Yaygin filiform follikuler hiperkeratoz karakteristiktir, bazen hafif eritemli zemin uzerinde skuamlar gorulebilir.

Eritrokeratoderma Variabilis

Eritrokeratoderma variabilis (EKV), otozomal dominant gecislidir. Lezyonlar iki farkli tiptir. Ilki sekilleri ve boyutlari gunleri-haftalari iceren periodlarda degisebilen bicimsiz, figure sekiller olusturan keskin kenarli, eritemli, ince skuamli, yamalar tarzindadir. Eritemli alanlarda kasinti ve yanma olabilir. Ikincisi ise genellikle eritem uzerinde kalin sarimsikahverengi skuamli hiperkeratotik plaklarla karakterizedir. Lezyonlar simetrik olarak ekstremiteler, govde ve kalcalarda yerlesir. Sacli deri, yuz ve fleksuralar tutulmaz. Etkilenen ailelerin %50'sinde palmoplantar keratoderma vardir. EKV'de 1p35.1 kromozomu uzerinde konneksin 31'i kodlayan GJB3 vekonneksin 30,3'u kodlayan GJB4 gen mutasyonlari saptanir. Progresif simetrik eritrokeratodermi'de ise dogumdan hemen sonra baslayan ekstremite, gluteal bolge ve yuzde simetrik yerlesen sinirli, eritemli hiperkeratotik plaklarla karakterizedir. Palmoplantar keratoderma eslik edebilir. Hayatin ilk bir-iki yilindan sonra stabilize olur, bazen pubertede kismen gerileyebilir (1-9).

Tedavi

Iktiyozlarin primer formlari ve iktiyoziform bozukluklarda tedavi semptomatiktir. Topikal keratolitikler, sistemik ve topikal retinoidler baslica tedavilerdir. Her tip kuru ciltte oldugu gibi tedavide ana amac su kaybinin onlenmesi, derinin nemlendirilmesi, stratum kornneumun yumusakliginin saglanmasidir. Nemli iklimlerde bazi iktiyoz tipleri iyilesme gosterir. Iktiyozis vulgaris ve resesif X'e bagli iktiyoz keratolitik ve nemlendiriciler oldukca etkilidir. Ancak Lameller iktiyozda daha potent keratolitikler kullanilmalidir. Yag iceren sabunlarla yapilan banyolar ve sonrasinda islak deriye nemlendirici kullanilmasi tum iktiyozlarda derinin hidrasyonunu saglamakta oldukca yararlidir. Alfahidroksiasitler (laktik ve glikolik asit) artmis deskumasyonu azaltir, hidrasyonu arttirir. % 10-20 konsantrasyonlarda urenin stratum korneum uzerinde yumusatma ve nemlendirme etkisi kurulugun ve kasintinin kontrol edilmesinde cok etkilidir. Salisilik asit, propilen glikol keratolitik amacla kullanilirlar. Skuamlarin cok kalin oldugu el ve ayaklarda okluzyon altinda kullanilabilirler. Tazaroten gibi topikal retinoidler ve vitamin D analoglari ozellikle lameller iktiyozlu cocuklarda etkilidir. Bunlarin disinda Netherton sendromunda takrolimus, lameller iktiyozda ise kolesterol iceren kremler etkili bulunmustur.

Lameller Iktiyoz, konjenital iktiyoziform eritroderma gibi iktiyozlu hastalarda Asitretin ve Isotretinoin cok dramatik bir duzelme saglarlar. Hastaligi kontrol altina alabilecek en dusuk doz bulunmalidir. Iktiyozun siddetine gore doz 0,3-1 mg/kg seklinde olmalidir. Bazi formlarinda 0,5-1 mg/kg dozlarda kullanmak gerekebilir. Ancak retiniodlerin yan etkileri (kemik gelisimi uzerine) kullanimlarini sinirlar.

Bazi iktiyozlu hastalarin ozellikle dermatofit infeksiyonlari ve stafilokokkal follikulit olmak uzere deri infeksiyonlarina yatkinliklari vardir. Skuamlarin ust uste birikimi bakteri kolonizasyonunu arttirarak kotu kokuya neden olur. Bu tip iktiyozlu kisilerin antibakteriyel sabunlar kullanarak sik banyo yapmalari onerilir. Bazi Iktiyoz formlarinda beslenme on plana cikmaktadir. Ornegin: Chanarin-Dorfmanda yagdan, Refsumda ise fitanik asitten fakir diyet verilmelidir. Ayrica skuamlarla protein kaybedildiginden gelisme geriligide olabilir. Bu nedenle proteinden zengin diyet gerekebilir (4,9,34).

DOI: 10.4274/turkderm.45.s13

Kaynaklar

(1.) Paller AS, Mancini AJ: Hereditary Disorder of Cornification. Hurwitz Clinical Pediatric Dermatology. 4th ed. China: Elsevier Saunders; 2011. p. 92-107.

(2.) Akiyama M, Shimizu H: An update on molecular aspects of the nonsyndromic ichthyoses. Exp Dermatol 2008;17:373-82.

(3.) Arin MJ: The molecular basis of human keratin disorders. Hum Genet 2009;125:355-73.

(4.) Richard G, Rinpfeil F: Ichthyosis, erythrokeratodermas and related disoerders. In: Bolognia JL, Jorizzo JL, Rapini RP, et al eds. Dermatology. 2 nd ed. Ispanya: Mosby; 2008. p. 743-776.

(5.) Schmuth M, Gruber R, Ellias PM, Williams ML: Ichthyoses update: towards a function driven model of pathogenesis of the disorder of cornification and the role of corneocyte proteins in these disorders. Adv Dermatol 2007;23:231-56.

(6.) Williams ML, Elias PM: Ichthyoses: genetic heterogeneity, genodermatoses, and genetic counseling. Arch Dermatol 1986;12:529-31.

(7.) DiGiovanna JJ, Robinson-Boston L: Ichthyosis: etiology, diagnosis, and management. Am J Clin Dermatol 2003;4:81-95.

(8.) Oji V, Tadini G, Akiyama M, et al: Revised nomenclature and classification of inherited ichthyoses: Results of the First Ichthyoses Consensus Conference in Soreze 2009. J Am Acad Dermatol 2010;63607-41.

(9.) Richard G, Moss C, Traupe H, et al: Ichthyosis and Disorder of Keratinization. Pediatric Dermatology. Eds. Schachner LA, Hansen RC. 3th ed. Edinburg, Mosby, 2003;385-445.

(10.) DiGiovanna JJ: Ichthyosiform dermatoses: so many discoveries, so little progress. J Am Acad Dermatol 2004;51(Suppl):S31-4.

(11.) Williams ML, Elias PM: Genetically transmitted, generalized disorders of cornification: the ichthyosis. Dermatol Clin 1987;5:155-78.

(12.) Sheth N, Greenblatt D, McGrath JA: New KRT10 gene mutation underlying the annular variant of bullous congenital ichthyosiform erythroderma with clinical worsening during pregnancy. Br J Dermatol 2007;157:602-4.

(13.) Tsubota A, Akiyama M, Kanitakis J, et al: Mild recessive bullous congenital ichthyosiform erythroderma due to a previously unidentified homozygous keratin 10 nonsense mutation. J Invest Dermatol 2008;128:1648-52.

(14.) Muller FB, Huber M, Kinaciyan T, et al: A human keratin 10 knockout causes recessive epidermolytic hyperkeratosis. Hum Mol Genet 2006; 15:1133-41.

(15.) Choate KA, Lu Y, Zhou J, et al: Mitotic recombination in patients with ichthyosis causes reversion of dominant mutations in KRT10. Science 2010;330:94-7.

(16.) Kanerva L, Karvonen J, Oikarinen A, et al: Ichthyosis hystrix (Curth-Macklin). Light and electron microscopic studies performed before and after etretinate treatment. Arch Dermatol 1984;120:1218-23.

(17.) Richardson ES, Lee JB, Hyde PH, Richard G: A novel mutation and large size polymorphism affecting the V2 domain of keratin 1 in an African-American family with severe, diffuse palmoplantar keratoderma of the ichthyosis hystrix Curth-Macklin type. J Invest Dermatol 2006;126:79-84.

(18.) Sprecher E, Ishida-Yamamoto A, Becker OM, et al: Evidence for novel functions of the keratin tail emerging from a mutation causing ichthyosis hystrix. J Invest Dermatol 2001;116:511-9.

(19.) Akiyama M, Tsuji-Abe Y, Yanagihara M, et al: Ichthyosis bullosa of Siemens: its correct diagnosis facilitated by molecular genetic testing. Br J Dermatol 2005;152:1353-6.

(20.) Tsubota A, Akiyama M, Sakai K, et al: Congenital ichthyosiform erythroderma mimicking ichthyosis bullosa of Siemens. Br J Dermatol 2008;158:191-4.

(21.) McLean WH, Morley SM, Lane EB, et al: Ichthyosis bullosa of Siemens-A disease involving keratin 2e. J Invest Dermatol 1994;103:277-81.

(22.) Fischer J: Autosomal recessive congenital ichthyosis. J Invest Dermatol 2009;129:1319-21.

(23.) Williams ML, Elias PM: Heterogeneity of autosomal recessive ichthyosis: Clinical and biochemical differentiation of lameller ichthyosis and non-bullous congenital ichthyosiform erythroderma. Arch Dermatol 1985;121:477-88.

(24.) Jobard f; Lefevre C, Karaduman A, et al: Lipoxygenase-3 (ALOXE3) and 12(R) -lipoxygenase (ALOX12B) are mutated in nobullous congenital ichhthyosiform erythroderma (NCIE) linked to chromosome 17p13.1. Hum Mol Genet 2002;11:107-13.

(25.) Lefevre C, Bouadjar B, Karaduman A, et al: Mutations in ichthyin a new gene on chromosome 5q33 in a new form of autosomal recessive congenital ichthyosis. Hum Mol Genet 2004;13:2473-82.

(26.) Lefevre C, Audebert S, Jobard f; et al. Mutations in the transporter ABCA12 are associated with lameller ichthyosis type 2. Hum Mol Genet 2003;12:2369-78.

(27.) DiGiovanna JJ, Bale SJ: Clinical heterogeneity in epidermolytic hyperkeratosis. Arch Dermatol 1994;130:1026-35.

(28.) Chassaing N, Kanitakis J, Sportich S, et al: Generalized epidermolytic hyperkeratosis in two unrelated children from parents with localized linear form, and prenatal diagnosis. J Invest Dermatol 2006;126:2715-7.

(29.) Ross R, DiGiovanna JJ, Capaldi L, et al: Histopathologic characterization of epidermolytic hyperkeratosis: a systematic review of histology from the National Registry for Ichthyosis and Related Skin Disorders. J Am Acad Dermatol 2008;59:86-90.

(30.) Lefevre C, Jobard Caux F; et al: Mutations in CGI-58, the gene encoding a new protein of the esterase/lipase/thioesterase subfamily, in Chanarin-Dorfman syndrome. Am J Hum Genet 2001;69:1002-12.

(31.) Judge MR, Morgan G Harper JI: Clinical and immunological study of Netherton's syndrome. Br J Dermatol 1994;131:615-21.

(32.) Chavanas S, Bodemer C, Rochat A, et al: Mutations in SPINK5, encoding a serine protase inhibitor, cause Netherton syndrome. Nat Genet 2000;25:141-2.

(33.) Itin PH, Sarasin A, Pittelkow MR: Trichothiodystrophy: update on the sulfur-deficient brittle hair syndromes. J Am Acad Dermatol 2001;44:891-920.

(34.) Williams ML, Elias PM: Enlightened therapy of the disorders of cornification. Clin Dermatol 2003;21:269-73.

Aysen Karadumari

Hacettepe Universitesi Tip Fakultesi, Dermatoloji Anabilim Dali, Ankara, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Aysen Karaduman, Hacettepe Universitesi Tip Fakultesi, Dermatoloji Anabilim Dali, Ankara, Turkiye

E-posta: akaradum@hacettepe.edu.tr
Tablo 1. Sendromik olmayan Iktiyozlar

Sikligi              Iktiyozis vulgaris     X-bagli
                                            resesif iktiyozis

                     1250                   12000:6000 erkek

Kalitim sekli        OD                     X-bagli resesif

Baslangic                                   2. ay ve daha sonra

Skuamlarin           Inceden kalina beyaz   Genis kahverengi
ozellikleri          skuamlar, bacaklarda   skuamlar

Dagilim              Yaygin olabilir,       Boyun ve kulak
                     fleksuralar            arkasi, fleksuralar
                     tutulmaz,              tutulmaz
                     Palmoplantar
                     hiperlinearite

Histolojik           Granuler tabaka
ozellikler           azalmistir

Molekuler temeli     Proflagrin             ARSC1 delesyonu
                     mutasyonu (FLG)        (arilsulfataz)

Yorumlar             Atopik dermatit ve     Kolesterol sulfat
                     keratozis pilaris      birikimi vardir;
                     riski artmistir        delesyon FISH
                                            Analizi ile
                                            saptanir;
                                            asemptomatik korneal
                                            opasiteler

Sikligi              Keratinopatikiktiyozlar,     ORKI: Klasik
                     Epidermolitik iktiyoz        lameller iktiyozis

                     1300.000                     1:300.000

Kalitim sekli        Genellikle OD                Genellikle OR

Baslangic            %17 dogumda,                 Dogumda, yuzeyel
                     %83 ilk 1 yilda              bullerle

Skuamlarin           Verrukoz skuamlar,           Genis tabaka
ozellikleri          yuzeyel buller               tarzinda skuamlar

Dagilim              Yaygin; ozellikle            Yaygin; ektropion,
                     fleksuralar ve eklemler      alopesi, tirnak
                     uzerinde                     distrofisi

Histolojik           Epidermolitik                Yogun ortokeratoz,
ozellikler           hiperkeratoz                 orta derecede
                                                  akantoz

Molekuler temeli     KRT1 ve KRT10 mutasyonu;     TGM1; NIPAL4;
                     yuzeyel formlarda KRT2       ALOX12B; ABCA!2;
                                                  diger

Yorumlar             Yuzeyel formda daha          Doku orneklerinde
                     yuzeyel buller ve deride     trans glutaminaz 1
                     daha az kalinlasma           aktivitesi
                     vardir. Sekonder stat.,      saptanabilir
                     aureus enfeksiyonlari
                     gorulebilir

Sikligi              ORKI:Klasik
                     konjenital
                     iktiyoziform
                     eritroderma

                     1.300.000

Kalitim sekli        OR

Baslangic            Dogumda, kollodion
                     zarla

Skuamlarin           Eritemli zeminde
ozellikleri          ince beyaz skuamlar

Dagilim              Yaygi; ektropion,
                     bazen alopesi

Histolojik           cogunlukla akantoz
ozellikler

Molekuler temeli     ALOXE3; ALOX12B;
                     NIPAL4; ABCA 12;
                     CYP4F22; TGM1; diger

Yorumlar             Norolojik anomaliler
                     ile birlikte
                     olabilir

ORKI; Otozomal resesif konjenital iktiyozis
COPYRIGHT 2011 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Continuing Medical Education/Surekli Egitim
Author:Karadumari, Aysen
Publication:Archives of the Turkish Dermatology and Venerology
Date:Jun 1, 2011
Words:5370
Previous Article:Neonatal dermatoses/Yenidogan dermatozlari.
Next Article:Inherited bullous diseases/Kalitsal bullu hastaliklar.

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters