Printer Friendly

Infection Models and Imaging Techniques Used in Preclinical Studies/Klinik Oncesi Calismalarda Kullanilan Enfeksiyon Modelleri ve Goruntuleme Teknikleri.

Giris

Enfeksiyon hastaliklari gelismekte olan ulkelerde olumlerin birinci, dunya capinda olumlerin onde gelen ikinci nedenidir. Enfeksiyonlari etkili bir sekilde tedavi etmek icin, patojenik mikroorganizmalarin konakci bagisiklik sistemi ile nasil etkilestiginin anlasilmasi zorunludur (1,2). Kucuk hayvan goruntulemesi, bulasici hastaliklarin klinik oncesi calismalari icin onemli bir arastirma araci haline gelmistir. Cunku bu yontemler diger uygulamalara gore noninvazivdir ve hayvanlarin kendisinin kontrol olarak kullanilmasi, kullanilacak hayvan sayisini azaltmaktadir. Deney hayvanlari ile yapilacak boylamsal (longitudinal) calismalar (bir orneklemden belirlenmis zaman araliklarinda en az iki defa veri toplayarak yurutulen calismalar; nukleer tiptaki gec faz goruntulemeleri); ayni hayvanin seri ve ardisik goruntulemesine olanak tanimasi, degisen fizyolojik ve biyokimyasal parametreleri gozlemleme ve lokalize etme imkani saglar. Goruntuleme calismalarindaki longitudinal gozlemleme, enfeksiyon hastaliklarinda hem tedaviye yanitin degerlendirilmesini saglar, hem de hastaliklarin insanlardaki morbidite ve mortalitesinin gosterilmesi konusunda onemli bilgiler verir (3). Klinik oncesi arastirmalar icinde enfeksiyon hastaliklarinda kucuk hayvan goruntuleme calismalari hem enfeksiyonun patogenezinin anlasilmasi hem de ilac etkilerinin arastirilmasi icin sikca kullanilmaktadir. Son yillarda kucuk hayvan modelleri goruntulemesinde ozellikle anatomik ve fonksiyonel goruntulemeyi birlikte sunan hibrid goruntuleme yontemleri [tek foton emisyon bilgisayarli tomografi/bilgisayarli tomografi (SPECT/ BT), pozitron emisyon tomografi/bilgisayarli tomografi (PET/BT), PET/manyetik rezonans goruntuleme (MRG)] siklikla kullanilmis bunun yaninda, MRG, biyoluminesans goruntuleme de (BLG) fazlaca kullanilmistir. Enfekte kucuk hayvan modellerinde goruntuleme uygulamalarinin gelistirilmesinde, ozellikle nukleer tipta yeni molekullerin kesfi ve rezolusyonu daha yuksek kucuk hayvan goruntulemesine imkan taniyan "mikro" cihazlarin uretilmesi temel arastirmalarin hizla artmasina ve klinik uygulamalara hizla adapte edilmesine imkan tanimaktadir.

Deney Hayvanlarinda Olusturulan Enfeksiyon Modelleri

Hayvan modeli; insanlara ait bir hastalikta, insana herhangi bir zarar vermeden veya etik bir soruna neden olmadan, hastaligi daha iyi anlamaya, tedavi yontemlerini test etmeye yarayan calismalarin yapildigi deney hayvanlarinda olusturulan hastalik modelidir. Deney hayvanlarinda, enfeksiyon sureclerinin goruntulenebilmesi icin uygun bir hayvanda enfeksiyon modeli olusturulmasi gereklidir. Deney hayvanlariyla calismanin evrensel (3R), yerel hukuki ve etik kurallari mevcuttur. Hayvanlarla deneysel calisma yapabilmek icin zorunlu kurslara katilmak ve sertifikaya sahip olmak gerekmektedir. Deney hayvanlari ile calismanin temel prensipleri, dogru hayvan secimi, anestezi, kan alma, enjeksiyon yontemleri ve ilac uygulama metotlari eksiksiz ogrenilmis olmalidir. Tasarlanan enfeksiyon modelini olusturmak icin yerel etik kurullarina hayvanlara yapilacak tum islemleri basamak basamak yazmak ve izin almak gereklidir. Deney surecleri cok iyi planlanmalidir. Ozellikle sintigrafik goruntuleme yapilacak modellerde radyoaktif maddelerin yarilanma suresi, goruntuleme sureleri gibi parametreler dikkate alinmalidir. Mumkunse uygun sayida hayvanda pilot calisma yapilmalidir. Pilot calisma, deney sirasinda karsilasilabilecek olasi aksakliklari onceden gormemizi ve tedbir almamizi saglar. Bunun yaninda enfekte hayvanlarin ozel barinma kosullarinin saglanmasi, diger deney hayvanlarinin ve deney icerisinde yer alan personelin mikrobiyolojik kontaminasyonunun onlenmesi, kisisel koruyucu ekipmanlarin temin edilmesi, goruntuleme cihazlarinin kontaminasyonunu onlemek icin gerekli koruyucu ortulerin saglanmasi gereklidir. Deney sirasinda ve tamamlandiktan sonra ortaya cikan mikrobiyolojik, kimyasal ve radyoaktif atiklarin mevzuata uygun sekilde ortadan kaldirilmasina dikkat edilmelidir.

Preklinik calismalarda en sik fare, sican, tavsan, domuz, kopek ve primatlar kullanilmistir. Klinik amacli uretilmis cihazlarda fare ve sican gibi kucuk hayvanlarin kullanilmasi cozunurluk ve duyarlilik acisindan yetersiz kalacagindan buyuk hayvanlar tercih edilmelidir. Ancak buyuk deney hayvani kullanilmasinin barinma yeri temini, bakim zorluklari ve yuksek maliyet gibi dezavantajlari vardir. Eger kucuk hayvanlar kullanilacaksa "mikro" goruntuleme cihazlari kullanilmalidir.

Literaturde cok sayida hayvan modelinde, cok sayida enfeksiyon etkeniyle olusturulmus modeller mevcuttur. Burada en sik kullanilan bazi modellerin olusturulma yontemleri anlatilmistir.

Deneysel osteomiyelit modelleri: Osteomiyelit ve yumusak doku enfeksiyon modelleri en sik kullanilan modellerdendir. Teorik olarak insan bedenini daha iyi taklit edebilmek icin koyun, keci, kopek gibi buyuk deney hayvanlari tercih edilmelidir. Tavsanlar uzerinde kronik osteomiyelit olusturabilmek icin secilen kemige mikroorganizma inokulasyonundan once sklerotik maddeler uygulanmasi ve yabanci cisim yerlestirilmesi gerekmektedir. Tavsan deneklerinin dezavantajlari arasinda deneklerin kucuk olmalarindan dolayi bazi cerrahi islemlerin yapilmasinda ortaya cikan zorluklar ve genis spektrumlu antibiyotik tedavisine uygun olmamalari sayilabilir (4,5,6).

Lankinen ve ark. sicanlarda olusturdugu bir osteomiyelit modeli (7): Sicana anestezi uygulandiktan sonra arka bacaklarindan biri tiraslanarak antiseptik bir solusyonla sterilize edilmistir. Steril cerrahi kosullarda dis matkabi yardimiyla tibianin proksimal metafizinde 1 mm capinda kortikal defekt olusturulmustur. Lokal kemik iligi serum fizyolojik ile yikanmis, daha sonra meduller bosluk icine 0,05 mL, %5 sodyum morrhuate enjekte edilmistir. Bu bolgeye 3 x [10.sup.8] CFU Staphylococcus aureus; (S. aureus) inokule edilmistir. Kemik yuzeyi balmumu ile kaplanarak cilt antibiyotikli kremlerle pansuman yapilarak dikisle kapatilmistir. Kontrol hayvanlarina ise tibiada kortikal defekt olusturulmus ancak sklerozan madde ve bakteri inokulasyonu yapilmamistir. Ameliyattan iki hafta sonra Ga-68 ajanlari ile PET/BT goruntulemeleri yapilmistir (7).

Hematojen yolla osteomiyelit modelinin olusturulmasi: Farelerin vucut savunma sistemleri hakkinda pek cok sey bilinmektedir. Osteomiyelitin savunma sistemi uzerine etkileri ile ilgili calismalarda fare modelleri tercih edilmektedir. Fare modelleri ile osteomiyelitin molekuler duzeydeki etkileri arastirilabilir. Wang ve ark. bakteriyemi ile baslayan ve implant enfeksiyonu ile sonuclanan hematojen bir implant enfeksiyonu incelemek icin aseptik cerrahi teknigi kullanarak farelerin sag femurlarina diz eklemine uzanan bir titanyum Kirschner teli yerlestirmisler, farelere ameliyattan 21 gun sonra intravenoz (i.v.) olarak stabil biyoluminesan ozellikte metisiline direncli S. aureus susu enjekte edilmistir. Inokulasyondan sonra 0, 3, 7, 14, 21 ve 28. gunlerde in vivo BLG ile izlenmis, 3-14. gunlerde enfeksiyon BLG ile gorsellestirilmistir (8).

Deneysel osteomiyelit olusturmak icin intrameduller yerlestirilmis yabanci bir cismin veya kemigin canliligini etkileyecek bir travmanin uygulanmasi gereklidir. Deneysel modellerde osteomiyelit icin en yaygin kullanilan etken S. aurerus'tur. Deney sirasinda kullanilan bakteriler insanda hastalik yapan etken ile benzer olmalidir. Temel olarak osteomiyelit olusturabilmek icin [10.sup.4]-[10.sup.6] CFU S. aureus kullanilmasi yeterlidir. Deneysel enfeksiyon modeli olusturulurken kullanilacak bakteri tipi; deney modelinde kullanilacak antibiyotiklere hassas olmali, ozel olarak izole edilmis bakteri kullanilmalidir. Bakteriler "World Federations for Culture Collection" a kayitli bir merkezden temin edilmelidir. Ulkemizde Ege Universitesi, Istanbul Universitesi, Tubitak Marmara Arastirma Merkezi ve T.C. Saglik Bakanligi Refik Saydam Hifzisihha Merkezi'nde bu ozelliklerde kolleksiyonlar vardir.

S. aureus ile yapilan deneysel modeller disinda Johansson ve ark. tarafindan anaerobik bakterilerle de osteomiyelit modeli olusturulabilecegi gosterilmistir (9). Tavsanlar disinda sican tibialarinda da sklerotik maddeler kullanilarak deneysel osteomiyelit modelleri olusturulmustur. Ozturk ve ark. sklerozan madde olarak polidokanol kullanarak sican tibialarinda tekrarlanabilir kronik osteomiyelit olusturmuslardir (10).

Osteomiyelit modellerinde karsilasilan sorunlardan biri de biyomateryaller uzerine yapisan bakterilerin olusturdugu biyofilmlerdir. Biyofilm icinde yerlesen bakteri kolonilerinde kullanilan antibiyotiklere karsi direnc gelisir ve bu direnc tedaviyi guclestirir. Bu durum deney sirasinda test edilen tedavi protokolunun etkinligi hakkinda yorum yapilmasini guclestirir. Sklerotik madde enjeksiyonu veya mekanik travma sonrasi olusturulan osteomiyelit modelleri eriskinlerde gorulen kronik osteomiyeliti taklit etmede oldukca basarilidir. Ancak cocuklarda gorulen hematojen osteomiyelit calismalari icin farkli bir model tanimlamak gerekmistir. Emslie ve Nade tavuklar uzerinde hematojen ostemiyelit modeli tanimlamislardir. Tavuklara kanat venlerinden yapilan S. aureus inokulasyonundan sonra tavuklarin %96'sinda hematojen osteomiyelit olusturabilmisler bu yolla hematojen osteomiyelitin dogal seyrini takip etmislerdir (11).

Deneysel septik artrit modeli: Uzun yillar deneysel septik artrit olusturmak icin eklem icerisine patojen bakterinin enjeksiyonunun yeterli olacagi dusunulurdu. Ancak gercekte, acik eklem yaralanmalari ile olusan septik artritler disinda insanda gorulen septik artritler hematojen olarak yayilan bakteriler ile olusur. Bremell ve ark. sicanlara kuyruk damarlarindan S. aureus enjekte etmisler ve hematojen yolla artrit ve osteit olustugunu gozlemislerdir (12). Baska bir modelde Tissi ve ark. tip IV Streptokokkus agalactiae kullanarak sicanlarda deneysel septik artrit modeli olusturmustur (13).

Protez enfeksiyon modelleri: Protez enfeksiyon modelleri aslinda yabanci cisim varliginda olusan enfeksiyonlar olarak kabul edilmelidir. Deney tasarlanirken protez yapiminda kullanilan yuzey ve materyal ozelliklerine ve kemik enfeksiyonu tiplerine odaklanilmalidir. Tasarlanan calismanin ozelliklerine gore farkli implant bicimleri tercih edilebilir. Metal kablo, vida, silindir, doku kafesleri, plak, intrameduller civi veya dogrudan protez seklinde tasarimlar kullanilabilir. Implant yuzeyi parlak yuzeyli olabilecegi gibi poroz kapli olarak da tasarlanabilir. Cimentosuz protez yuzeyini taklit edebilmek icin silindir seklinde tasarlanmis kafes yapilar kullanilabilir (14). Deney tasarlanirken kullanilacak protezler ile tercih edilecek goruntuleme yonteminin uyumlu olmasi gerekir. Metalik protezler MRG ve BT'de artefaktlara neden olur. In vitro ve in vivo calismalar belli organizmalarin biyomateryallere afinitelerinin oldugunu gostermistir. S. Aureus'un metalik implantlara ve S. epidermis'in polimer varligina afinitesi vardir [Polietilen astarlar, polimetil metakrilat (PMMA)]. Titanyum ve benzer alasimlar implant etrafinda daha az fibroz reaksiyon olusturur (15).

Akut pyelonefrit modeli: Prosedur cerrahi asepsi kosullarina uygun olarak yapilir. Anestezi uygulanmis sicanlar sag yan yuzu yukari bakacak sekilde, sol lateral dekubitus pozisyonunda sicak bir isitma yatagina yerlestirilir. 2-3 cm kesi yaparak sag retroperitoneal insizyon yapilir, bobrek aciga cikarilir. Bobrek pelvisinin icine yavas ve sabit 0,1 mL UTI89 E. coli cozeltisi (konsantrasyon araligi: [10.sup.8]-[10.sup.9]) steril bir siringadan enjekte edilir. Hedef disi enfeksiyonlara ve/veya komplikasyonlara neden olan cevre dokulari delmemeye veya enfekte etmemeye dikkat edilmelidir. Bobrek serum fizyolojikle yikanir, karin bosluguna yerlestirilerek suturle kapatilir. Bu calismada enfeksiyondan sonraki 1. ve 4. gunde MRG yapilmistir (16).

Majd ve ark. domuz yavrularinda cerrahi olarak ureterovezikal bileskedeki intramural ureteri serbestlestirerek bilateral vezikoureteral reflu olusturmuslardir. Cerrahi iyilesme icin postop. 5 gun antibiyotik profilaksisi uygulamislar, daha sonra enfeksiyon olusturmak icin mesanenin icine E. coli ve enfeksiyonun devamliligini saglamak icin yabanci cisim gorevi gormesi icin parafin enjekte etmislerdir. 3 gun sonra Tc-99m-DMSA/SPECT, spiral BT, MRG ve Doppler ultrasonography ile goruntuleme yapmislardir (17).

Yumusak doku enfeksiyonu: Bu model sican, fare ve tavsanlarda olusturulabilir. Hayvanin bir ekstremitesine S. aureus, E. coli, K. pneumoniae ve C. albicans gibi bakteri veya mantar suslarindan biri enjekte edilir. Kontrol olarak karsi ekstremiteye zymosan veya turpentine gibi steril enflamasyon yapan ajanlar enjekte edilir. Dort saat sonra enfekte ekstremitede abse olusur. Tavsanda S. aureus uygun degildir. Cunku hizla sepsis ve olume sebep olur. Tavsanda E. coli daha uygundur. 0-4-8-20. saatlerde I-123-interleukin I-B ile goruntuleme yapilarak enfekte ekstremitede giderek artan aktivite yogunlugu saptanir. Ga-68-sitrat ve F-18-FDG de bu modellerin goruntulemesinde kullanilmistir (18,19).

Akut ve subakut endokardit: Bu model tavsanlar, kopekler ve benzer sekilde sicanlarda induklenebilir. Genel anestezi altinda, sag veya sol karotis arter distal ucundan baglanir. Bir kanulle sol ventrikul kateterize edilir. Kateter bir sure (1 saat-2 gun) yerinde birakilir. Daha sonra bakteri veya mantar damardan veya dogrudan intrakardiyak olarak enjekte edilir. Akut endokardit kolayca induklense de klinik olarak subakut endokarditin tavsanlarda elde edilmesi daha zordur ve uzun sureli enfeksiyonda septik komplikasyonlarla olumler yasanir. Patojen olarak siklikla S. aureus kullanilir. Goruntuleme icin, ekokardiyografi, SPECT/BT (isaretli lokosit sintigrafisi), PET/BT (F-18-FDG) kullanilir. Ayrica MRG ve kontrastli BT diger kullanilabilecek goruntuleme yontemleridir (20).

Tavsanlarda infektif endokardit modeli olusturulmasi: Tavsanlara anestezi uygulandiktan sonra sol karotis arteri cerrahi olarak ortaya cikarilir. Valf hasarina neden olmak ve vejetasyon olusturmak icin bir kateter sol karotid arter yoluyla 2 saat boyunca aort kapagi uzerine yerlestirilir. Kateter daha sonra cikarilarak, sol karotis arteri baglanir ve insizyon dikislerle kapatilir. Ameliyattan sonra tavsanlara i.v. olarak 2 mL Enterococcus faecalis uygulanir. Yaklasik 72 saat sonra modelden goruntuleme yapilir (21).

Akut apandisit modeli: Tavsanlar bu model icin uygundur. Anestezi uygulamasindan sonra steril cerrahi kosullarda laparatomi yapilir. Appendiks, damar yapilara zarar verilmeden proksimalden sutur ipligi ile lumeni obstrukte olacak sekilde baglanir. Batin tekrar dikilerek kapatilir. On iki saat sonra akut apandisit modeli gelisir (22). Bazi calismalarda lumen icine bakteri enjeksiyonu da yapilmistir. Enfeksiyon, enflamasyon goruntuleme yontemleri ile erken donemde goruntuleme yapilir.

Preklinik Enfeksiyon Modellerinde Kullanilan Nukleer Tip Yontemleri

Fonksiyonel ve metabolik goruntuleme tekniklerinin cogu anatomik degisiklikler olusmadan hastaligin tespit edilmesine olanak saglar. Nukleer tip goruntuleme yontemleri noninvaziv ozellikte olup tum vucut goruntuleme olanagi sayesinde enfeksiyoz odaklarinin lokalizasyonunu ve dagilimini tespit etmektedir. Enflamatuvar yanitin farkli asamalarini gosteren cok cesitli goruntuleme yontemleri gelistirilmistir. Klinik oncesi ve klinik calismalarda enfeksiyon odaginin tespit edilmesinde potansiyel diagnostik maddeler olarak bir cok radyofarmasotik uzerinde calisilmistir. Bununla birlikte, bu konuda arastirilan bir cok goruntuleme ajanindan klinik uygulamada sadece birkaci kendine yer bulabilmistir (23). Nukleer tip goruntuleme yontemleri yaklasik elli yildir enfeksiyon hastaliklarinin tanisinda kullanilmistir (24). Ayni anda morfolojik degerlendirmeye de olanak taniyan hibrid goruntuleme cihazlarinin gelistirilmesi nukleer tip yontemlerinin tanisal dogrulugunun artmasina ve kullaniminin yayginlasmasina neden olmustur (25).

SPECT Goruntuleme

SPECT, fizyolojik mekanizmalarin gorsellestirilmesini, kan dolasiminin olculmesini ve radyoizotoplarla isaretlenmis hucre ve molekullerin dagiliminin incelenmesini saglar. SPECT, BT ile kombine edilerek anatomik detay hakkinda da fikir edinilebilir. Ancak uzun sureli calismalari planlarken goruntulemeden kaynaklanan radyasyonun olusturacagi biyolojik degisiklikler goz ardi edilmemelidir. Enfeksiyon goruntulemede bircok farkli izotop kullanilmaktadir.

Tc-99m ile isaretli bisfosfonatlar kullanilarak yapilan kemik sintigrafisi: Yumusak doku enfeksiyonlari ve kemik enfeksiyonlarini degerlendirmek ve birbirinden ayirici tanisini yapmak icin kullanilir. Yumusak doku enfeksiyonunda yalnizca birinci ve ikinci fazda aktivite tutulumu olmasi yumusak doku enfeksiyonunu gosterir. Gec fazda da (kemik fazi) aktivite tutulumunun olmasi osteomiyeliti gosterir. Kemik sintigrafisi kemik patolojilerini gostermede duyarlidir, ancak enfeksiyona spesifik degildir. Kemik sintigrafisinin ozgullugu isaretli lokosit sintigrafileri ve antimikrobiyal peptid goruntuleme calismalariyla kombine edilerek artirilmistir (26).

Ga-67 sitrat: Ga-67 sitrat gecmis yillarda enfeksiyon goruntulemesinde kullanilmistir. Enfeksiyon/ enflamasyonda kullanilan Ga-67 sitrat, enfeksiyon bolgesindeki vaskuler epitelden sizarak abse sivisi ve notrofillerde cok miktarda bulunan laktoferrine yuksek afinite ile baglanir. Ga-67 sitrat, demire benzer sekilde sideroforlara da yogun baglanma gosterir. Ga-67 sitrat enfekte dokularda mikroorganizmalar tarafindan uretilen sideroforlar tarafindan tipki demirmis gibi alinir ve hucre icine tasinir (22). Ga-67'nin yuksek gama enerjisi, uzun yari omru, hastalarda yuksek radyasyon maruziyetine sebep olur, enjeksiyondan sonra uzun goruntuleme surelerine ihtiyac vardir. Bu dezavantajlari nedeniyle artik kullanilmamaktadir.

Tc-99m HMPAO veya In-111 oxine isaretli lokosit SPECT: Enfeksiyon bolgelerinde lokositlerin birikmesi esasina dayanan bu iki yontemden Tc-99m-HMPAO, In111-oxin'egoredahasikkullanilmaktadir.Bugoruntuleme yontemi enfeksiyon goruntuleme icin spesifiktir. Ancak hayvan calismalarinda kullanimi cok azdir. Bunun sebebi, yontem icin oldukca fazla kan ornegine ihtiyac vardir, bu kucuk deney hayvanlarinda neredeyse imkansizdir. Lokosit etiketleme proseduru oldukca zahmetli ve zaman alicidir. Ayrica, prosedur kan urunlerinin manipulasyonu ve yeniden enjeksiyonunu gerektirir ve yuksek bulasici hastalik riski tasir. Goruntulere SPECT/BT'nin eklenmesi ve gec goruntulerinde alinmasi tani dogrulugunu artirir.

Antigranulosit monoklonal antikor sintigrafisi; Lokosit SPECT'e alternatif bir yontem olarak gelistirilmistir. Lokosit SPECT'e avantaji kan urunleriyle manipulasyon gerektirmemektedir. Kullanimi sirasinda ortaya cikan yan etkiler ve muhtemelen maliyetler nedeniyle piyasadan cekilmistir.

Tc 99m ile isaretli antibiyotikler: Antibiyotiklerin spesifik mekanizmalar kullanarak enfeksiyon odaginda bulunan bakteriler ile birlesip metabolize olmalari konusu enfeksiyon goruntuleme calismalarinda genis yer almistir. Siprofloksazin, sulfonamidler, vankomisin, beta-laktam bazli ajanlar, aminoglukozidler, doksisiklin, linkozamidler, nitrofuran, rifampisin Tc-99m ile isaretlenebilmistir. Siprofloksazin disindakilerin hepsi henuz preklinik duzeyde calisilmistir (27).

PET Goruntuleme

PET biyolojik surecleri gorsellestirmek icin kullanilan oldukca hassas (pmol/L) molekuler goruntuleme yontemidir. Mikro-PET cozunurlugu (1-2 mm) BT veya MRG kadar yuksek degildir, ancak kucuk hayvan goruntuleme icin yeterlidir. BT ve MRG ile hibrid cihazlar PET'in etkinligini ve kullanimini artirmistir. Radyofarmasotik olarak en sik F-18 deoksi floro glukoz (F-18-FDG) kullanilir.

F-18 FDG-PET/BT: F-18 FDG/PET'nin SPECT ajanlarina gore pek cok avantaji vardir. Bu avantajlar, hastanin kaniyla islem yapilmasina gereksinim duymamasi, kisa goruntuleme sureleri, yuksek cozunurluk, semi kantitatif analiz yapilabilmesi nedeniyle enfeksiyoznonenfeksiyoz patolojileri ayirt edebilmesi ve tedavi yanitinin degerlendirilebilmesine olanak tanimasidir (28). F-18 FDG, yaygin olarak onkolojik goruntulemede kullanilmistir. Son on yilda enflamatuvar surecleri gostermek icin daha fazla kullanilmaktadir. F-18 FDG'nin enfeksiyon goruntulemede en buyuk dezavantaji spesifik olmamasidir.

F-18 FDG-isaretli lokositlerle PET/BT: Enfeksiyon goruntulemede FDG'ye oranla daha spesifik bir PET ajani gelistirmedeki ilk girisim otolog lokositlerin in vitro olarak isaretlenmesi yontemidir. Ancak bu yontemin en onemli dezavantaji lokosit isaretlemesinin yapildigi ortamdaki glukoz konsantrasyonuyla baglanma yuzdesi dramatik olarak degismektedir. Kan urunleriyle calismanin getirdigi dezavantajlar ve F-18 FDG'nin kisa yari omrunun gec goruntulemeye olanak tanimamasi bu tetkikin klinik rutine girmesini zorlastirmistir. Pellegrino ve ark. FDG isaretli lokosit ve FDG'ye ait tutulumlari kemirgenlerde steril terebentin ile olusturulan akut enflamasyon, E. coli ve Pseudomonas aeruginosa ile olusturulan bakteriyel enfeksiyon modelinde karsilastirmislardir. Her iki radyofarmasotigin tutulumu da enfekte kas dokusunda enfekte olmayana oranla belirgin artmis olarak bulunmustur. Ortalama enfekte kas/enfekte olmayan kas tutulum orani FDG isaretli lokosit ile FDG'ye oranla yaklasik iki kat daha yuksek bulunmustur. Ayrica isaretli lokositlerin enflame dokuyu normal dokudan ayirmada FDG'ye oranla daha ustun oldugu gosterilmistir. Arastirmacilar; enflamasyon alanindaki FDG isaretli lokosit akumulasyonunun sadece lokositlerden salinan serbest FDG'ye bagli olmadigi sonucuna varmislardir (29). Pio ve ark. FDG isaretli lokositler ile FDG'yi insan ve fare modelinde karsilastirmislar ve bu iki radyofarmasotigin normal dagilim paterninin farkli oldugu sonucunu bulmuslardir (30).

Cu-64-ile isaretlenmis lokositler: Enfeksiyon goruntulemede gec goruntulemeye ihtiyac duyulmasi, arastirmacilari daha uzun omurlu PET radyofarmasotiklerine yoneltmistir. Cu-64'nun 12,7 saatlik yari omru nedeniyle Cu-64 etiketli lokosit PET/ BT ile yapilabilecegi dusunulmustur. Bhargava ve ark. insan lokositlerini Cu-64 ile in vitro olarak isaretlemisler ve isaretleme etkinligini, hucre canliligini ve bakir isaretli lokositlerin stabilitesini In-111 isaretli ve FDG isaretli lokositlerle karsilastirmislardir. Cu-64 isaretli lokositlerin ortalama isaretleme etkinligi (%87 [+ or -] 4) ile In-111 isaretli lokositler (%86 [+ or -] 4) ile benzer ve her ikisinin de isaretleme etkinligi FDG isaretli lokositlere (%60 [+ or -] 19) oranla anlamli olarak daha yuksek bulunmustur (31).

Locke ve ark. bu ajani Klebsiella pnomoni ile olusturulan sican pnomoni modelinde calismislar ve isaretli peptidin enjeksiyonundan yaklasik 18 saat sonra goruntuleme yapmislardir. Klebsiella pnomoni ile enfekte farelerde ortalama akciger standart uptake degeri degeri 0,142 [+ or -] 0,054 iken bu deger kontrol grubunda 0,028 [+ or -] 0,003 olarak bulunmustur. Preklinik veriler umut verici olsa da bu ajan ile yapilmis insan calismasi bulunmamaktadir (32).

Ga-68-Sitrat PET/BT: Ga-67-sitrat'in dezavantajlarindan dolayi kullaniminin kisitlanmasi nedeniyle analog bir molekul olan ayni zamanda PET/BT cihazlarinda goruntulemeye olanak taniyan Ga-68-sitrat uzerine arastirmalar yogunlasmistir. Ancak Ga-68-sitrat da enfeksiyona spesifik degildir. Malignite ve diger enflamatuar sureclerde tutulum gosterir. Ga-68'in Ge68/Ga-68-jeneratorlerinden nukleer tip bolumlerinde kolayca elde edilebilir olmasi Ga-68'in ve ona baglanabilen farmasotiklerin yuksek bir gelisim potansiyeline sahip oldugunu gostermektedir (33).

Kumar ve ark. sicanlarda Staphylococcus aureus enfeksiyonlarini saptamada Ga-68-sitratin tanisal rolunu arastirmislardir.Enjeksiyondansonraki5.dakikaicerisinde ortalama bir radyofarmasotik tutulumu gozlenmis; 30 dakika ile 6 saat icerisinde ise tutulum yogun ve fokal hale gelmistir. Ayrica postoperatif intraabdominal enfeksiyonu olan bir hastada enjeksiyon sonrasinda 30. dakikada enfeksiyon odagini goruntulemislerdir (34).

Ga-68 DOTAVAP-P1: Ga-68-sitratin nonspesifik olmasi arastirmacilari daha spesifik molekullere yoneltmistir. Vaskuler adezyon protein-1 (VAP-1) enflamatuvar durumlarda hucre yuzeyinden eksprese edilen bir yuzey proteinidir. Arastirmacilar, enfekte olmayip yalnizca iyilesmekte olan kortikal kemik defekti bulunan, diger grupta ise S. aureus osteomiyeliti olan toplam 68 farede Ga-68-DOTAVAP-P1 PET'i karsilastirmislardir. Iyilesmekte olan kortikal kemik defekti bulunan hayvanlarda ortalama VAP-1 ekspresyon duzeyi acisindan 24. saatte ve 7 gunde anlamli farklilik saptanmamistir. Osteomiyeliti olan hayvanlarda ise ortalama VAP-1 ekspresyon duzeyi 7. gunde, 24. saate oranla anlamli olarak daha yuksek bulunmustur. VAP-1 ekspresyon duzeyleri her iki zaman degerinde de enfekte hayvanlarda iyilesmekte olan kortikal kemik defekti olanlara oranla anlamli olarak daha yuksek saptanmistir (35).

Ga-68 ile isaretlenmis ve preklinik calismalarda kullanilan diger enfeksiyon ajanlarinin listesi Tablo 1'de gosterilmistir.

timidin analogu olan fialuridin (FIAU) ile enfeksiyon goruntulemesi arastirmalari yapilmistir. Pullambhatla ve ark. farelerde bakteriyel pulmoner enfeksiyon goruntulemede I-125 FIAU'nun rolunu arastirmislardir. Enfekte akcigerlerde enjeksiyondan iki saat sonra tutulum saptanmis ve bu tutulum enfekte olmayan enflame akcigerlere ve kontrollere gore anlamli olarak daha yuksek bulunmustur. Antibiyotik tedavisi sonrasinda ise tutulumda anlamli bir dusus saptanmistir. Arastirmacilar, radyoisaretli FIAU bakteriyel goruntulemenin yeni antibiyotiklerin gelistirilmesinde faydali olabilecegini belirtmislerdir (36). Benzeri calismalar I-124 FIAU PET/ BT ile de yapilmis kas iskelet sistemi enfeksiyonlarinda yeterli etkinlige sahip olmadigi gozlenmistir.

Spesifik Bakteriyel Goruntulemede Potansiyel Yeni Goruntuleme Ajanlari

Bakteriyel enfeksiyonlar icin yeni goruntuleme ajanlari gelistirmek onemli bir arastirma alanidir. Spesifik metabolik yollar, bakterinin yapisi ve benzersiz hucre duvari ozellikleri goruntuleme icin firsat veren ozelliklerdir. Hibrid goruntuleme bakteriyel goruntuleme olanaklarini daha da artirabilir. Daha sonraki asamada ise onkolojide uyguladigimiz sekilde bu goruntuleme ajanlari antibiyotiklerle birlestirilerek hedefe yonelik tedaviler gelistirilebilir.

Ayrica, bakteriye ozgu goruntuleme, enfektif odaklari eslik eden patolojiler nedeniyle diger lezyonlardan (kanser, travma vb.) ayirt etmeye yardimci olabilir. Spesifik bakteri goruntulemenin zorluklari vardir. Bu zorluklar bazi yayinlanmis mektup ve goruslerle ifade edilmis, hatta bazi yazarlar elde edilecek sonuclarin bu cabaya degmeyecegini one surmuslerdir (37). Bakterilere ozgu arastirmalarda farkli goruntuleme yontemleri kullanilmaktadir (PET, SPECT ve optik goruntuleme). Cogu preklinik duzeyde arastirilan bu yontemlerden sadece isim olarak bahsedilecektir.

1. Konagin enflamatuvar yanitlarini gosterenler:

--Antimikrobiyal peptidler: UBI 29-41 (Tc-99m, Ga-68)

--Sitokinler (I-123, I-125)

2. Bakterilerden salinan veya sunulan maddeler:

--Radyo isaretlenmis antibiyotikler: Siprofloksasin, sulfonamidler, vancomycin, beta-lactam bazli ajanlar, aminoglukozidler, doksisiklin, linkozamidler, nitrofuran, rifampisin, puromisin, oksazolidinonlar.

--Antibiyotikler disindaki bakteriler tarafindan sunulan maddeleri goruntuleme izleyicileri: Nukleozid analoglari (FIAU)(I-124, I-125), zinc dipicolylamine (In111) concanavalin A (NIR dye IR750), protrombin (Cu64), peptidoglikan aptamerleri (Tc-99m), sideroforlar (Ga-68), bakteri spesifik antikorlar (Cu-64), bacteriofaj (Tc-99m).

3. Bakterilere ozgu metabolizmayi gosterenler:

--Bakteriyel karbonhidrat metabolizmasi goruntulemesi: Glukoz-6-Fosfat, sorbitol, amino sekerler, maltoheksaz, D-mannitol,

--Bakteriyel aminoasit uptake goruntulemesi: D-metiyonin,

--Bakteriyel vitamin uptake goruntulemesi: Biotin, vitamin B12, paraaminobenzoik asit (27).

Preklinik Enfeksiyon Calismalarinda Kullanilan Diger Goruntuleme Yontemleri

Manyetik rezonans goruntuleme: Deney hayvanlarinda yuksek cozunurluklu (50-100 [micro]m) noninvaziv bir goruntuleme yontemidir. Yumusak doku kontrasti mukemmeldir. MRG goruntusu anatomik yapilari, dokularin kan akimini ve difuzyonu gosterebilir. Kontrast maddeler hucre veya dokulari ozel olarak incelemek icin kullanilabilir.

Bilgisayarli tomografi: Farelerde kemik goruntuleme icin mikro-BT altin standarttir. Yumusak dokulari incelemek icin kontrastli ajanlara ihtiyac vardir. BT'de MRG gibi boylamsal calismalara izin verir. X-Ray temeline dayanan, dakikalar icinde hizli goruntulemeye olanak taniyan yuksek rezolusyona sahip (>50 [micro]moL/L) bir goruntuleme yontemidir. BT'de en onemli sorun yuksek radyasyon dozudur. Tekrarlayan goruntulemelerde biyolojik yollarda degisiklikler meydana getirebilir. Boylamsal calismalardabu ozellikgozdenkacirilmamalidir.

Ultrasonografi: Yuksek uzaysal cozunurluge sahiptir (50 pm) ve yumusak dokuda yuksek kontrast olusturur. Noninvaziv, tasinabilir, hizli, radyasyon icermeyen ve ekonomik bir yontemdir. Kucuk hayvanlar uzerinde yapilan calismalarda ekokardiyografi yogun sekilde kullanilmistir.

Anatomik goruntuleme yontemlerinin en onemli dezavantaji enfeksiyonun olusturdugu morfolojik degisiklikler olusmadan bilgi verememeleridir.

Biyoluminesans goruntuleme: Patojenik mikroorganizmalarin varligini lokalize etmek ve miktarini olcmek icin kullanilan geleneksel deneysel yontemler deney hayvanlarinin kurban edilmesini gerektiriyordu. Ancak, isik ureten lusiferaz enziminin kesfi ve bu enzimin genetik uygulamalarla bakteri, mantar, parazit ve farelere uygulanmasindan sonra kameralar yardimiyla bu isigin kaydedilmesiyle, yasayan hayvanlardan, uzun sureli izlemle enfeksiyoz mikroorganizmalarin yeri ve buyumesi hakkinda bilgi edinilmesi saglandi.

Optik goruntuleme, kucuk bir hayvanin vucudundaki gorunur isigi uretmek ve algilamak icin iki yontemden birini kullanir: Floresan ve biyoluminesans. Her iki yontem de birkac mm'lik sinirli derinlikte yuksek hassasiyete (10-15 moL/L'ye kadar) sahiptir. BLG teknolojisi, travmatik deri yaralarinda ve yaniklarda bakteriyel enfeksiyonlari takip etmek icin, osteomiyelit, barsak enfeksiyonlari, mikobakteriyel enfeksiyonlar, orta kulak iltihabi, akciger enfeksiyonlari, biyofilm, endodontik enfeksiyonlar ve menenjit arastirmalarinda kullanilmistir. Ayrica BLG ile mantarlar, sitma, leishmania, tripanazoma ve toksoplazmanin neden oldugu enfeksiyonlar izlenmistir. Herpes simpleks, Hepatit B, C ve influenza gibi virusler ve asilar calisilmistir. BLG kullanimi hayvan calismalarinda ihtiyac duyulan hayvan sayisini onemli olcude azaltmistir (3).

Tablo 2'de kucuk hayvan modellerindeki enfeksiyon goruntuleme calismalarinda kullanilan yontemlerin nerede kullanildigi, avantajlari ve sinirliliklari gosterilmektedir.

Enfeksiyonun Molekuler Goruntulemesinde Gelecek Perspektifi ve Sonuc

Cogu enfeksiyon goruntuleme ajanlari hala preklinik arastirma asamasindadir. Bunlarin cok buyuk bir kismi Tc-99m ile isaretlenmistir. PET ve ozellikle hibrid PET cihazlariyla ortaya cikan goruntu rezolusyonundaki iyilesmeler, PET ajanlarinin enfeksiyon goruntulemesinde potansiyelini artirmistir. Yeni gelistirilen yontemlerle enfeksiyon goruntulemede F-18, Tc-99m'nin yerini alabilir. Son yillarda jenerator araciligiyla uretilen Ga-68 de gerek kolay temini, gerekse kolay isaretlenme ozellikleri nedeniyle, tek basina veya cesitli molekullerle isaretlenerek potansiyel bir enfeksiyon goruntuleme ajani haline gelmistir. Ga-68 ve F-18'in kisa yari omurleri nedeniyle enfeksiyon goruntulemedeki kisitliliklari, Cu-64 (12,7 saat) ve Zr-89 (78 saat) gibi daha uzun yari omre sahip radyoizotoplarla peptidlerin isaretlenmesiyle asilabilecegi dusunulmustur. Daha uzun etkili radyoizotoplar enfeksiyon goruntulemede bir gereklilik olan gec goruntulemeye olanak saglar. Ancak bu radyoizotoplarda halen en buyuk sorun yuksek radyasyon maruziyetleridir. Enfekte bolgelere nanopartikullerle isaretlenmis antibiyotik vermek enfekte bolgeye yuksek doz antibiyotik verilmesine ve antibiyotigin sistemik etkilerinin en aza indirilmesine olanak tanir. Ayrica, antibiyotikler radyoizotoplar ile isaretlenerek antibiyotik tedavi suresinin kisaltilmasi ve tedaviye direncli organizmalarin tedavisi mumkun olabilir.

PET ve MRG su anda kendi kategorisinde en iyi goruntuleme modaliteleri olmakla birlikte, her iki goruntuleme yontemi birlestirilerek hem anatomik hem de metabolik goruntulemenin saglanmasi cok onemli bir avantajdir. PET radyofarmasotiklerinde ortaya cikacak yeni gelismeler bu mukemmel goruntuleme aracinin faydasini daha da artiracaktir. Bakterilere ozgu goruntuleme ajanlarinin kesfi hedefe yonelik tedavilerin basarisini artiracaktir.

Finansal Destek: Yazarlar tarafindan finansal destek alinmadigi bildirilmistir.

Cikar catismasi: Yazarlar arasinda cikar catismasi yoktur.

DOI: 10.4274/nts.galenos.2019.0008

Kaynaklar

(1.) WHO. World Health Statistics 2014. Available at: http://www. who.int/gho/publications/world_health_statistics/2014.

(2.) Beltman JB, Maree AF, De Boer RJ. Spatial modelling of brief and long interactions between T cells and dendritic cells. Immunol Cell Biol 2007;85:306-314.

(3.) Altun GD, Ustun F. Klinik oncesi goruntuleme yontem ve protokoller. Editorler: Perihan Unak, Gulay Durmus Altun, Serap Teksoz, Zumrut Biber Muftuler. Uygulamali Temel Radyofarmasi. 1. baski, Istanbul: Nobel Tip Kitabevleri, 2017. Sayfa:1-14.

(4.) Patel M, Rojavin Y, Jamali AA, et al. Animal models for the study of osteomyelitis. Semin Plast Surg 2009;23:148-154.

(5.) An YH, Kang QK, Arciola CR. Animal models of osteomyelitis. Int J Artif Organs 2006;29:407-420.

(6.) Norden CW. Lessons learned from animal models of osteomyelitis. Rev Infect Dis 1988;10:103-110.

(7.) Lankinen P, Noponen T, Autio A, et al. A Comparative [sup.68]Ga-Citrate and [sup.68]Ga-Chloride PET/CT Imaging of Staphylococcus aureus Osteomyelitis in the Rat Tibia. Contrast Media Mol Imaging 2018;25:1-10.

(8.) Wang Y, Cheng LI, Helfer DR, et al. Mouse model of hematogenous implant-related Staphylococcus aureus biofilm infection reveals therapeutic targets. Proc Natl Acad Sci USA 2017;114:5094-5102.

(9.) Johansson A, Svensson O, Blomgren G, et al. Anaerobic osteomyelitis. A new experimental rabbit model. Clin Orthop Relat Res 1991;297-301.

(10.) Ozturk AM, Tabak AY, Aktekin CN, et al. Alendronate enhances antibiotic impregnated bone grafts in the treatment of osteomyelitis. Int Orthop 2008;32:821-827.

(11.) Emslie KR, Nade S. Acute hematogenous staphylococcal osteomyelitis. A description of the natural history in an avian model. Am J Pathol 1983;110:333-345.

(12.) Bremell T, Lange S, Yacoub A, et al. Experimental Staphylococcus aureus arthritis in mice. Infect Immun 1991;59:2615-2623.

(13.) Tissi L, Marconi P, Mosci P, et al. Experimental model of type IV Streptococcus agalactiae (group B streptococcus) infection in mice with early development of septic arthritis. Infect Immun 1990;58:3093-3100.

(14.) Lucke M, Schmidmaier G, Sadoni S, et al. A new model of implant-related osteomyelitis in rats. J Biomed Mater Res B Appl Biomater 2003;67:593-602.

(15.) Gristina AG, Shibata Y, Giridhar G, et al. The glycocalyx, biofilm, microbes, and resistant infection. Semin Arthroplasty 1994;5:160-170.

(16.) Gupta K, Donnola SB, Sadeghi Z, et al. Intrarenal injection of escherichia coli in a rat model of pyelonephritis. J Vis Exp 2017;54649.

(17.) Majd M, Nussbaum Blask AR, Markle BM, et al. Acute pyelonephritis comparison of diagnosis with 99mTc-DMSA, SPECT, spiral CT, MR imaging, and power Doppler US in an experimental pig model. Radiology 2001;218:101-108.

(18.) Van der Laken CJ, Boerman OC, Oyen WJG, et al. In-vivo expression of IL-1 receptors during various experimentally induced inflammatory conditions. J Infect Dis 1998;177:1398-1401.

(19.) Ertay T, Sencan Eren M, Karaman M, Oktay G, Durak H. 18F-FDG-PET/CT in Initiation and Progression of Inflammation and Infection. Mol Imaging Radionucl Ther 2017;26:47-52.

(20.) Gibson GW, Kreuser SC, Riley JM, et al. Development of a mouse model of induced Staphylococcus aureus infective endocarditis. Comp Med 2007;57:563-569.

(21.) McCormick JK, Tripp TJ, Dunny GM, et al. Formation of vegetations during infective endocarditis excludes binding of bacterial-specific host antibodies to Enterococcus faecalis. J Infect Dis 2002;185:994-997.

(22.) Turan C, Tutus A, Ercan MT, et al. Evaluation of 99mTc-citrate, 67Ga-citrate and 99mTc(V) dimercaptosuccinic acid for the scintigraphic visualization of acute appendicitis. Res Exp Med (Berl) 1997;197:157-164.

(23.) Ertay T. Enfeksiyon-Enflamasyon: Molekuler Goruntulemede Kullanilan SPECT Radyofarmasotikleri. Nucl Med Semin 2016;2:63-70.

(24.) Goldsmith SJ, Vallabhajosula S. Clinically proven radiopharmaceuticals for infection imaging: mechanisms and applications. Semin Nucl Med 2009;39:2-10.

(25.) Heiba S, Knesaurek K. Evaluation of diabetic foot infection in nuclear medicine. Q J Nucl Med Mol Imaging 2017;61:283-291.

(26.) Heiba S, Kolker D, Ong L, et al. Dual-isotope SPECT/CT impact on hospitalized patients with suspected diabetic foot infection: saving limbs, lives, and resources. Nucl Med Commun 2013;34:877-884.

(27.) Ankrah AO, Klein HC, Elsinga PH. New imaging tracers for the infected diabetic foot (nuclear and optical imaging). Curr Pharm Des 2018;24:1287-1303.

(28.) Glaudemans AW, de Vries EF, Galli F, et al. The use of (18) F-FDG-PET/CT for diagnosis and treatment monitoring of inflammatory and infectious diseases. Clin Dev Immunol 2013;2013:623036.

(29.) Pellegrino D, Bonab AA, Dragotakes SC, et al. Inflammation and infection: Imaging properties of 18F-FDG-labeled white blood cells versus 18F-FDG. J Nucl Med 2005;46:1522-1530.

(30.) Pio BS, Byrne FR, Aranda R, et al. Noninvasive quantification of bowel inflammation through positron emission tomography imaging of 2-deoxy-2-2[18F]fluoro-D-glucose-labeled white blood cells. Mol Imaging Biol 2003;5:271-277.

(31.) Bhargava KK, Gupta RK, Nichols KJ, Palestro CJ. In-vitro human leukocyte labeling with (64)Cu: an intraindividual comparison with (111)In-oxine and 18F-FDG. Nucl Med Biol 2009;36:545-549.

(32.) Locke LW, Chordia MD, Zhang Y, et al. A novel neutrophilspecific PET imaging agent: cFLFLFK-PEG-64Cu. J Nucl Med 2009;50:790-797.

(33.) Vorster M, Maes A, Wiele Cv, Sathekge M. Gallium-68 PET: a powerful generator-based alternative to infection and inflammation imaging. Semin Nucl Med 2016;46:436-47.

(34.) Kumar V, Boddeti DK, Evans SG, Angelides S. [sup.68]Ga-citratePET for diagnostic imaging of infection in rats and for intraabdominal infection in a patient. Curr Radiopharm 2012;5:71-75.

(35.) Ujula T, Salomakia S, Virsua P, et al. Synthesis, [sup.68]Ga labeling and preliminary evaluation of DOTA peptide binding vascular adhesion protein-1: a potential PET imaging agent for diagnosing osteomyelitis. Nucl Med Biol 2009;36:631-641.

(36.) Pullambhatla M, Tessier J, Beck G, et al.125I-FIAU imaging in a preclinical model of lung infection: quantification of bacterial load. Am J Nucl Med Mol Imaging 2012;2:260-270.

(37.) Hess S, Alavi A, Werner T, Hoilund-Carlsen PF. Molecular imaging of bacteria in patients is an attractive fata morgana, not a realistic option. J Nucl Med 2018;59:716-717

(38.) Jelicks LA, Lisanti MP, Machado FS, et al. Imaging of small-animal models of infectious diseases. Am J Pathol 2013;182:296-304.

[iD] Aziz Gultekin [1], [iD] Funda Ustun [2]

[1] Pamukkale Universitesi Tip Fakultesi, Nukleer Tip Anabilim Dali, Denizli, Turkiye

[2] Trakya Universitesi Tip Fakultesi, Nukleer Tip Anabilim Dali, Edirne, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence

Dr. Aziz Gultekin, Pamukkale Universitesi Tip Fakultesi, Nukleer Tip Anabilim Dali, Denizli, Turkiye

E-posta: agultekin@pau.edu.tr ORCID ID: orcid.org/0000-0002-0311-8077
Tablo 1. Ga-68 ile isaretlenmis ve preklinik calismalarda kullanilan
enfeksiyon ajanlari (33)

Radyofarmasotik         Hedef                   Uygulama

Ga-68-DOTA-             Bakteri hucre duvari    Tuberkuloz, E. coli
depisodomisin

Ga-68-siprofloksazin    Bakteriyel DNA giraz    Kas-iskelet sistemi
                                                enfeksiyonlari

Ga-68-klorur            Transferrin             Klamidya ve
                        reseptorleri,           genitouriner sistem
                        ferritin, laktoferrin   enfeksiyonlari

Ga-68-TAFC/FOXE         Sideroforlar; bakteri   Aspergillozis
                        ve mantarda demir
                        tasiyicilar

Ga-68-klorur/           Transferrin             Kas-iskelet sistemi
apotransferrin          reseptorleri,           enfeksiyonu ve
                        ferritin, laktoferrin   enflamasyon

Ga-68-NOTA-UBI 29-41    Bakteri hucre duvari    Kas iskelet sistemi
                                                enfeksiyonu,
                                                enflamasyon,
                                                tuberkuloz

Tablo 2. Deneysel hayvan modellerinde enfeksiyon calismalarinda
kullanilan goruntuleme yontemleri (38)

Yontem         Nerede kullanilir?          Avantajlari

SPECT          Metabolizma, fonksiyon      Kalitatif ve kantitatif
               perfuzyon, hipoksi,         degerlendirme, dinamik
               apopitozis                  goruntuleme, molekuler
                                           goruntuleme

PET            Metabolizma ve fonksiyon,   Kantitatif fonksiyonel
               hucre proliferasyonu,       degerlendirme, pikomolar
               apopitozis, hipoksi         sensitivite, molekuler
                                           goruntuleme, dinamik
                                           goruntuleme

MR             Yumusak doku,               Rezolusyonu yuksek,
               anjiyografi, perfuzyon      radyasyon maruziyeti yok,
               degerlendirmesi, hipoksi    morfolojik, fonksiyonel,
                                           perfuzyon, difuzyon

BT             Kemik, akciger, kalp ve     Goruntuleme suresi kisa,
               tum vucut morfolojik        yuksek rezolusyon (<50
               goruntulemesi               [micro]m)

US             Tum vucutta kullanilir      Noniyonizan, ucuz,
               (ozellikle yumusak doku     antomik rezolusyonu
               incelemeleri icin),         yuksek
               kalpte (ekokardiyografi)

Optik          Tek hucre ve tek gen        Noniyonizan, ucuz ve
goruntuleme    goruntulemesi               molekuler duzeyde
                                           degerlendirme

Yontem         Dezavantajlari

SPECT          Iyonize radyasyon, dusuk
               rezolusyon

PET            Iyonize radyasyon, pahali

MR             Goruntuleme suresi uzun

BT             Kantitatif degil, iyonize
               radyasyon dozu yuksek,
               yumusak doku
               goruntulemesi ve
               anjiyografi icin kontrast
               uygulama gerekliligi

US             Kantitatif degerlendirme
               yapilamaz, hava ve kemik
               dokular artefakta sebep
               olur

Optik          Insanlarda kullanilmaz
goruntuleme

SPECT: Tek foton emisyon bilgisayarli tomografi, PET: Pozitron emisyon
tomografi, MR: Manyetik rezonans, BT: Bilgisayarli tomografi, US:
Ultrasonografi
COPYRIGHT 2019 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2019 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Gultekin, Aziz; Ustun, Funda
Publication:Nuclear Medicine Seminars
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Mar 1, 2019
Words:5129
Previous Article:Preclinical Models and Imaging Techniques for Studing Prostate and Colorectal Cancers/Klinik Oncesi Calismalarda Kullanilan Prostat ve Kolon Kanseri...
Next Article:Experimental Models in Neurodegenerative Diseases/ Norodejeneratif Hastaliklarda Deneysel Modeller.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters