Printer Friendly

Great power politics and Briand-Kellogg Pact/Buyuk guclerin politikalari ve Briand-Kellogg Pakti.

Giris

Muttefik Devletler, Birinci Dunya Harbi'nin sona ermesiyle birlikte yeni baris duzenini kurmak icin harekete gectiklerini dunya kamuoyuna duyurma ihtiyaci hissetmislerdi. Bu kapsamda Milletler Cemiyeti'nin kurulmasi, Uluslararasi Surekli Adalet Divani'nin olusturulmasi, silahsizlanma konferanslari ve anlasmalari, Locarno Antlasmalari ve Briand-Kellogg Pakti gibi gelismelerin on plana ciktigi gorulmektedir. Bu tarz adimlarla uluslararasi uyusmazliklarin bariscil yontemlerle onlenebilecegi dusunulmekteydi. (1)

Fransa Disisleri Bakani Aristide Briand, (2) Ingiltere Disisleri Bakani Austen Chamberlain, (3) ABD Disisleri Bakani Frank Billings Kellogg (4) ve Almanya Disisleri Bakani Gustav Stresemann (5) gibi onde gelen dis politika aktorlerinin iki savas arasi donemde gerceklestirdikleri diplomatik faaliyetlere bakildiginda barisci girisimlerde bulunduklari goze carpmaktadir. Oyle ki dunya barisini saglamak icin attiklari adimlardan dolayi Chamberlain'e 1925 yilinda, Briand ve Stresemann'a 1926 yilinda, Kellogg'a ise 1929 yilinda Nobel Baris Odulu verilmesi uygun gorulmustu. (6) Ancak savasi sona erdiren antlasma metinlerine bakildiginda Ingiltere ve Fransa sahip olduklari somurgeler acisindan en genis sinirlara ulastiklari gibi adi gecen devletler Avrupa'daki guc mucadelesinde ozellikle Almanya ve Italya'ya karsi buyuk bir avantaj saglamislardi. Statukocu devletler muhtemel rovansizm ve revizyonizm hareketlerine karsi mevcut duzeni koruma stratejisini politikalarinin temeline yerlestirmislerdi. (7)

Bu makalede savasi yasa disi hale getirme calismalari hususunda onemli bir adim olan Briand-Kellogg Pakti hakkinda bilgi verilerek iki dunya savasi arasi donemde buyuk guclerin catisan/uzlasan cikarlari orijinal kaynaklar vasitasiyla degerlendirmeye tabi tutulacaktir. Bu kapsamda devletlerin farkli dis politik yaklasimlari hakkinda bilgi verilerek Paktin uluslararasi sistemin kirilgan yapisina neden tesir etmedigi sorusuna cevap aranacaktir.

Fransa Disisleri Bakanligi'nin ABD'ye Sundugu Teklif ve ABD'nin Karsi Hamlesi

Fransa'nin Almanya'yi zayif tutmak icin izlemis oldugu tamirat borclari politikasi dolayisiyla, Versay'in hemen ertesinden itibaren gerginlik ve zorlama devresine giren Fransiz-Alman iliskileri Ekim 1925'te imzalanan Locarno Antlasmalariyla ancak karsilikli guven cercevesi icerisine girebilmisti. Bununla beraber, Locarno Antlasmalari, Versay Antlasmasini kuvvetlendiren degil, zayiflatan bir rol ustlenmisti. Cunku Almanya, Versay'dan farkli olarak sadece bati sinirlari konusunda teminat vermis, bu durum dogudaki devletlerin daha cok guvenlik endisesi tasimasina neden olmustu. (8)

Locarno Antlasmalarinin imzalanmasindan hemen sonra Fransa Disisleri Bakan-liginin atacagi yeni adimlar Amerikali savas karsitlariyla gerceklestirdigi gorusmelerin de etkisiyle Paris-Washington birlikteligini saglama amacina yoneldi. Bu kapsamda Haziran 1926'da Columbia Universitesi Rektoru Dr. Nicholas Murray Butler ve Mart 1927'de Carnegie Endowment adli kurulustan James T. Shotwell dis politikada kullanilan secenekler icerisinde savasa basvurmanin devre disi birakilmasini Fransa Disisleri Bakanligina onermekteydiler. (9) Nitekim Aristide Briand, ABD'nin I. Dunya Harbi'ne girisinin onuncu yil donumu olan 6 Nisan 1927 tarihinde Associated Press araciligiyla Amerikan milletine hitap ederek; ABD ve Fransa'nin aralarindaki munasebetlerde savasi kanun disi ilan eden karsilikli taahhutte bulunmalari teklifini bildirmekteydi. (10) Fransa attigi bu adimla, ABD'nin yakin bir dostu haline gelerek Avrupa'da ozel bir itibar kazanmak istiyordu. Bununla beraber Fransa ile ABD arasinda savas cikma olasiliginin dusuk olmasi Fransa'nin bu teklifi Washington'a iletmesini kolaylastirmaktaydi. (11)

ABD Disisleri Bakanligi, kendilerine sunulan Fransiz teklifinden ozellikle su nedenlerden dolayi hosnutsuzluk duydu. Oncelikle, ABD, Fransa'ya hicbir sartta saldirmamaya soz verdigi takdirde, ileride savas ciktigi zaman Fransa'nin karsisinda ittifakta bulunmamayi da taahhut ediyor ve kendini hukuken baglamis oluyordu. Ikinci olarak ise Fransa'nin bu teklifi basin yoluyla yapmasi diplomatik teamullere tamamen aykiriydi. Bu eksiklik, Fransa Disisleri Bakanliginin iki ulke arasinda savasi kanun disi ilan eden dostluk anlasmasi imzalanmasi teklifini ABD'nin Paris Buyukelcisine 20 Haziran 1927 (12) gunu resmi notayla bildirmesiyle son buldu. Boylece buyuk cogunlugu savas karsiti olan Amerikan kamuoyu vasitasiyla Washington uzerinde baski kuruluyordu. Amerikan kamuoyunda pasifizm dusuncesinin (13) gittikce kuvvetlenmesi ve 1928 secimlerinin yaklasmasi uzerine Washington, Fransa'nin teklifine kayitsiz kalamayarak 28 Aralik 1927'de (14) yeni bir teklif sundu. Soyle ki, soz konusu saldirmazlik antlasmasi, ABD ve Fransa'dan baska bircok devletin de imza atacagi bir belge haline gelmeliydi. Sadece Fransa ile degil, butun dunya devletleriyle boyle bir taahhudun yapilmasi ve savasin kanun disi ilan edilmesi onerilmeliydi. Boylece, ABD, Milletler Cemiyeti'ne katilmamis olmasinin dunya kamuoyunda meydana getirdigi kirginligi azaltacak ve kendisine ait olan hakemlik ve uzlastirma anlasmalari programini da desteklemis olacakti. (15)

ABD'nin Teklifine Yonelik Cekinceler

ABD'nin cok tarafli antlasma yapmak istemesi Fransa'nin cekincelerini gun yuzune cikarmisti. Oyle ki Amerikali dis politika aktorleri, diger devletlerin de savasi kanun disi ilan etmesini isteyerek ikili antlasmalarin yerine cok tarafli bir antlasmayi tercih etmekteydiler. Fransa Disisleri Bakani Briand, sadece tecavuz harbinin yasaklanmasi ve antlasmanin oncelikle ABD ve Fransa arasinda gerceklestirilip sonrasinda da diger devletlerin katilmasi hususundaki teklifini 5 Ocak 1928'de Washington'a bildirme geregi duydu. (16) ABD Disisleri Bakanligi ise, 11 Ocak 1928 tarihli cevabinda diger buyuk guclerin de (Ingiliz- Alman-Italyan-Japon Hukumetleri) kurucu devletler statusunde goruslerinin alinmasi gerektigini vurguladi. (17)

Fransa Disisleri Bakanligi, 21 Ocak 1928 tarihli yazisinda Locarno Antlasmalari basta olmak uzere ittifak sistemlerinin getirmis oldugu yukumluluklerden bahsederek yeni cok tarafli bir antlasmada olusabilecek muhtemel sakincalardan bahsetmekteydi. (18) Ayrica 30 Mart 1928 tarihli yazida ise diger dort buyuk gucle de muzakerelerin baslatilmasini isteyen Amerikan gorusune razi olduklarini belirtmekteydiler. Bununla beraber, Fransa Disisleri Bakani Briand, antlasmanin mesru mudafaa hakkini kaldirmamasi ve imzaci devletlerden birinin bu antlasmadan vazgecmesi halinde, diger devletlerin de otomatik olarak antlasma hukumlerinden kurtulmasi gerektigini ifade ederek yeni paktin ne var olan ittifaklari, ne de uluslararasi konvansiyonlardan dogan yukumlulukleri yururlukten kaldirmamasi gerektigini vurgulamaktaydi. (19)

ABD, cok tarafli antlasma imzalanmasi hususunda Fransa ile fikir birligine varmasi uzerine diger devletler nezdinde de girisimlere basladi. Nitekim ABD Disisleri Bakanligi Ingiliz, Alman, Italyan ve Japon Hukumetlerine Amerikan gorusunu iceren uc maddelik antlasma taslagini 13 Nisan 1928'de bildirdi. (20) Fransa ise 6 maddeden olusan ve cekinceleri cercevesinde hazirladigi taslak metni ilgili devletlere 20 Nisan 1928'de sundu. (21) 1928 yilinin 27 Nisan'inda Almanya (22), 4 Mayis'ta Italya (23) ve 26 Mayis'ta Japonya'nin (24) Amerikan teklifine sicak baktiklarini belirtmeleri baris yolundaki olumlu gidisati gostermekteydi. Lakin, Fransa ile Ingiltere boyle genis capta taahhutlerin yer aldigi metni kabul etmede bir hayli tereddut ettiler. Cunku bu sirada Fransa ittifak sistemleri politikasi izledigi gibi her iki devlet de deniz asiri topraklara sahip oldugundan ABD'nin teklifine cekinceli yaklasmaktaydilar. (25) Bu yuzden ABD Disisleri Bakanligi, dis politikada kullanilan secenekler icerisinde savasa basvurmanin devre disi birakilmasiyla ilgili cekinceleri gidermek icin calismalarina devam etti. Bu kapsamda Bakanlik 23 Haziran 1928'de, Fransa, Almanya, Italya, Japonya, Polonya, Belcika, Cekoslovakya, Ingiltere ve Dominyonlarina (26) mesru mudafaa hakkinin zarar gormeyecegini, bu hakkin egemen devletlerin dogal bir hakki oldugunu ve devletler bu hakki kullanirken de kendi kendilerine karar verebileceklerini belirtmekteydi. (27)

Briand-Kellogg Pakti'nin Icerigi ve Paktin Kurucu Devletler Tarafindan Imzalanmasi ABD Disisleri Bakanliginin teklifine, dunya kamuoyunun guclu destek vermesi Fransiz, Ingiliz, Italyan ve Japon Hukumetlerinin pakta katilmalarini kacinilmaz hale mus olan Locarno Antlasmalarina tabi devletlerin de katilimiyla (28) kurucu devletlerin (ABD, Fransa, Almanya, Italya, Japonya, Polonya, Belcika, Cekoslovakya, Ingiltere ve Dominyonlari Hindistan, Bagimsiz Irlanda Cumhuriyeti, Yeni Zelanda, Avustralya, Kanada ve Guney Afrika Birligi) (29) sayisinin onbese ulastigi gorulmektedir. Nitekim 27 Agustos 1928'de ilgili devletlerin temsilcileri tarafindan "Briand-Kellogg Pakti" (Paris Pakti) imzalandi. (30) Paris'te imzalanan antlasmanin giris bolumunde, paktin amaci acikca belirtildikten sonra, 1. maddesinde, once uyusmazliklarin cozumu icin savasa basvurma yolu kinanmakta sonra da savasin ulusal siyaset icin arac olarak kullanilmamasi yukumlulugu ortaya konulmaktaydi. Ancak, bu yalnizca tinsel (manevi) bir yukumluluktu. Ortada yaptirim gucu (31) bulunmamaktaydi. 2. maddede, savasa basvurulmayacagina gore, uyusmazliklarin barisci yollardan cozulmesi gerektigi belirtilmekteydi. 3. maddede ise antlasmanin yururluge konulmasi ve baska devletlerin katilmasi kosullarina yer verilmisti. (32)

Bu pakt, savasi yasaklamis olmakla birlikte, savas asagida belirtilen hallerde yine de mumkun ve mesru sayilmisti:

1. Mesru mudafaa durumu,

2. Uluslararasi zorlama tedbiri,

3. Sozlesmeye taraf devletler ile taraf olmayan devletler arasinda olusabilecek muhtemel savas durumu,

4. Sozlesmeye aykiri hareket etme. (33)

Turkiye'nin Briand-Kellogg Pakti'na Bakisi ve ABD'nin Tutumu

Iki dunya savasi arasi donemde aktif dis politika takip eden Turkiye, Briand-Kellogg Pakti gibi dunya barisina katkida bulanabilecek uluslararasi girisimleri destekliyordu. Kuruldugu tarihten itibaren bir yandan icteki reformlarini gerceklestirmek isteyen, ote yandan da yayilmaci devletlerin dis politikalarindan rahatsizlik duyan Turkiye, uluslararasi alandaki guvenlik konularina onem vermekteydi. (34) Nitekim Gazi Mustafa Kemal, barisa dayali dis politika ilkesinde Turkiye'nin samimi oldugunu ve diger devletlerin de imzaladiklari metinlerdeki taahhutlere uymalari gerektigi dusuncesindeydi. (35)

Turkiye Cumhuriyeti, dis politikada izledigi temel ilkelerden hareketle, savasa basvurma seceneginin devre disi birakilmasini saglayacak antlasmanin genisletilmesi cabalarina destek vermek istemekteydi. Oyle ki Disisleri Bakani Tevfik Rustu Bey (36), Briand-Kellogg Pakti'na kurucu uye olarak katilmayi arzu ettiklerini ABD'nin Ankara Buyukelcisi Joseph Grew ile 10 Nisan 1928 gunu gerceklestirdigi gorusmede aciklamisti. (37) Bunun uzerine Grew, Turk meslektasinin talebini Washington'a bildirme geregi duydu. Washington ise Turkiye'yi paktin kurucu devletleri icerisinde dusunmediklerini beyan ederek bu talebi geri cevirdi. (38)

ABD'nin Ankara Buyukelcisi Grew, paktin imzalanmasina kisa bir sure kala bu kez inisiyatif alarak Turkiye'nin de paktin kurucu uyeleri arasina dahil edilmesini teklif etti. Grew'e gore; sundugu teklif kabul edildigi takdirde bazi olumlu sonuclar elde edile- cekti. Ilkin, ABD'nin Turkiye'deki sayginligi artacak; ikinci olarak ise Ortadogu'nun en guclu ulkesi olan Turkiye'yi pakta dahil etmek diger dunya devletleri uzerinde olumlu tesirler yaratacakti. Son olarak da batililasma sureci desteklendiginden Turkiye, Sovyetler Birligi'nden uzaklastirilacakti. Ne var ki Turkiye'nin kurucu uyeler arasina alinmasinin diger devletler icin de emsal teskil edecegi gerekcesiyle bu teklif Washington tarafindan 13 Agustos 1928'de ikinci kez reddedildi. (39)

ABD'nin Resmi Teklifi ve Briand-Kellogg Pakti'nin Genislemesi

ABD Disisleri Bakanligi, Amerikan diplomatik temsilcilerine 16 Agustos 1928'de gonderdigi yazida Paris'te savasi devre disi birakacak olan antlasmanin 27 Agustos 1928'de onbes kurucu devlet tarafindan imzalanacagindan hareketle paktin 3. maddesine bagli olarak ayni gun Turkiye'nin de icinde yer aldigi elliye yakin devletin pakta katilmaya davet edilmesi icin girisimlerde bulunulmasi talimatini veriyordu. (40)

27 Agustos tarihli davet uzerine Disisleri Bakani Tevfik Rustu Bey, muzakerelerin basariyla sonuclanmasindan Turkiye'nin memnuniyet duydugunu ve pakta herhangi bir ihtiyat kaydi koymadan katilmak istediklerini ifade etti. Bu kapsamda Washington'daki Turk Buyukelcisi Ahmet Muhtar Bey'in gorevlendirildigi ABD'nin Ankara Buyukelciligine bildirildi. (41) ABD Disisleri Bakani Kellogg ise Washington Buyukelcisi Ahmet Muhtar Bey'in TBMM'de onaylanmasi kosuluyla Turkiye'nin antlasmaya katildigini iceren notasini almis olmaktan onur duydugunu ve antlasma dosyasina konulan aciklama ve yetki belgeleri icin tesekkur ettiklerini bildirmekteydi. (42)

Gazi Mustafa Kemal, TBMM'deki 1 Kasim 1928 tarihli konusmasinda Briand- Kellogg Pakti'na katilmanin Turkiye'nin ulusal cikarlarina uygun dustugunu ozetle su sekilde ifade ediyordu:
   Dis politikada durustluk ve ulke guvenligimize onem verme
   hareketlerimize kilavuz olmaktadir. Onemli reform ve gelismeler
   icinde bulunan bir ulkenin, hem kendisinde hem de cevresinde baris
   ve huzuru gercek olarak arzu etmesinden daha kolay aciklanabilecek
   bir konu olamaz. Bu samimi arzudan esinlenmis olan dis politikamiz,
   ulkenin korunmasi, vatandasin haklarinin herhangi bir saldiriya
   karsi savunulmasi konulari, onem verdigimiz noktalardir. Cumhuriyet
   Hukumeti, milletler arasinda guvenlik antlasmalarinin imzalanmasi
   icin ozel gayret gostermektedir. Turkiye'ye onerilen Kellogg
   Anlasmasi'na katilmak icin de samimiyetle uygun gorus
   bildirilmistir. (43)


Turk dis politika aktorleri, Briand-Kellogg Pakti'nin maddelerini inceleyerek milletlerin baris yolunda umit verici adim attiklarini ve getirilen esaslarin Turkiye Cumhuriyeti'nin baris gayesine uygun olduguna kanaat getirmekteydiler. Oyle ki Basvekil Ismet Pasa baskanliginda toplanan Icra Vekilleri Heyeti de Turkiye'nin Briand-Kellogg Pakti'na katilmasina dair kanunun Buyuk Millet Meclisi Baskanligina sunulmasina karar vermisti. (44)

TBMM, Briand-Kellogg Pakti'na katilma konusunu 19 Ocak 1929 tarihli oturumda gundeme alarak baris duzeninin kurulmasina ne kadar cok onem verdigini gostermekteydi. Ayni oturumda soz alan Disisleri Bakani Tevfik Rustu Bey de ozetle su noktalara deginmekteydi:
   Artik Kellogg Misaki adi altinda bilinen ve harbin milli siyaset
   vasitasi olarak kullanilmamasi taahhudunu ihtiva eden Paris
   Misaki'nin lutfen TBMM tarafindan cabucak muzakeresini rica
   edecegim. Esasi isminden de anlasilacagi uzere bu antlasma,
   Cumhuriyet Hukumetinizin takip etmekte oldugu sulh siyasetine
   tamamiyla uymaktadir. (45)


Tevfik Rustu Bey'in konusmasindan sonra yapilan oylama neticesinde 1384 nolu kanun 204 oyla kabul edilmistir. (46)

Turkiye, Briand-Kellogg Pakti'ndan sonra da savasi onleme cabalarini yansitan uluslararasi girisimlere destek vermeye devam etmekteydi. Ornegin Sovyetler Birligi, Dogu Avrupa'daki komsulariyla ve Turkiye gibi kimi devletlerle bolgesinde barisci bir dayanisma havasi yaratarak nufuzunu artirmak istemisti. Dolayisiyla da 9 Subat 1929 gunu Estonya, Letonya, Polonya ve Romanya ile Moskova'da protokol imzalamisti. TBMM, 1 Nisan 1929 gunu Litvinoff Protokolu'nu onaylayarak hem dunya barisina katkida bulunma faaliyetlerini surduruyor hem de Bati ve Sovyetler Birligi arasinda zaman zaman uyguladigi sarkac politikasi icin zemin olusturuyordu. Oyle ki 1925 yili sonlarinda Sovyet yonetimi, Locarno Antlasmalari ile Almanya'nin Bati Blokuna cekilmek istenmesinden rahatsizlik duymustu. Ayni yil Musul sorununun Turkiye aleyhine donmesi Turk yetkililerinin Moskova ile yakinlasmasina, akabinde 17 Aralik 1925 tarihli Turk-Sovyet Tarafsizlik Antlasmasi'nin imzalanmasina neden olmustu. Turkiye, 1926 tarihli Ankara Antlasmasi ile birlikte bu kez Batili devletlerle yakinlasma ihtiyaci duymus ve komsu ulke Sovyetler Birligi ile de siyasi iliskilerinin gerginlesmesinden mumkun oldugunca uzak durmaya calismisti. (47)

Turkiye'nin de dahil oldugu savasi onleme cabalarini yansitan bir ucuncu bagit da 10 Ekim 1933 gunu Latin Amerika Devletlerinin (Arjantin, Brezilya, Sili, Meksika, Paraguay ve Uruguay) Rio de Janeiro'da imzaladigi savasi onleme ve uzlastirma antlasmasi olmustu. Bu antlasmanin yapilmasinda Arjantin Disisleri Bakani Saavedra Lamas onemli rol oynadigindan, ona "Saavedra Lamas Pakti" da denilmektedir. Bu antlasmaya Turkiye, 21 Haziran 1935'te Tevfik Rustu Bey'in Lamas'a yolladigi bir mektupla katilmistir. Boylece Turkiye, dunya barisina katkida bulunmak icin karsilikli diyalogu esas alan cok boyutlu dis politika stratejisiyle rejim farki gozetmeden diger devletlerle de barisi amac edinen iliskiler gelistirmisti. (48)

Sovyetler Birligi'nin Briand-Kellogg Pakti'na Bakisi

1924 yili siyasal acidan yalnizlik yasayan Sovyetler Birligi icin umut verici gelismelerle baslamisti. Ingiltere'deki Ramsay MacDonald liderligindeki Isci Partisi Hukumeti, Sovyet Hukumeti'ni 1 Subat'ta resmen tanima karari almisti. Fakat Ingiltere'deki bir sonraki secimleri Zinovyev Mektubu'nun (49) da etkisiyle Stanley Baldwin liderligindeki Muhafazakar Partinin kazanmasi Ingiliz-Sovyet iliskilerinin giderek gerginlesmesine yol acmistir. Ayrica Ingiltere'deki Sovyet karsiti kampanya, Moskova'nin Londra'daki genel grev ve grevcilere mali yardim da bulunma onerisiyle hiz kazanmis olup muhafazakar politikacilar Sovyetler Birligi ile siyasi iliskileri kestiklerini 24 Mayis 1927'de kamuoyuna duyurmuslardi. (50)

Fransa'da ise Mayis 1924'te yapilan secimleri Edouard Herriot baskanligindaki sol koalisyonun kazanmasi Moskova Hukumeti'nin Ekim 1924'te taninmasina imkan saglamisti. Ancak Fransiz Hukumeti borclarla ilgili sorunlari cozmek icin Sovyetler Birligi ile yuruttugu gorusmelerden sonuc alamamisti. Her ne kadar anlasmazliklar olsa da taraflar diplomatik iliskileri devam ettirebilme becerisini gosterebilmislerdi. (51)

Sovyetler Birligi'nin Almanya ile iliskileri ise bu ulkenin Locarno Antlasmalari'ni imzalayip Milletler Cemiyeti'ne girmesi nedeniyle gecici olarak sikintiya girmisti. Ancak Almanya'nin tamamiyla bati merkezli bir politikadan kacinma arzusu, Sovyet-Alman gizli anlasmalari ve Polonya'ya karsi duyulan ortak dusmanlik hisleri Alman-Sovyet iliskilerini daha yakin hale getirmekteydi. (52)

Sovyetler Birligi'nin Turkiye ile iliskilerine bakildiginda asil olarak Batili devletlerin, ozellikle de Ingiltere'nin etkisi azaltilmaya calisilmis Ankara ile ticari ve siyasi iliskileri gelistirmeye yonelik adimlar atilmistir. Bu kapsamda 17 Aralik 1925 tarihli Turk-Sovyet Tarafsizlik Antlasmasi, 1927 tarihli Turk-Sovyet Ticaret Anlasmasi ve 1929 Protokolu imzalandigi gibi Milletler Cemiyeti Silahsizlanma Konferansi, Briand-Kellogg Pakti ve Litvinoff Protokolu'nde her iki devlet ortak hareket etmeyi basarmislardi. Buna karsin Ankara'nin Batili Devletlerle yakinlik kurmaya calisarak ulkedeki komunist cereyanlara taviz vermemesi Rus makamlarinin hosuna gitmemis ancak Sovyet ve Turk politikalarinin genel cizgisi degismemisti. Bu durumun olusmasinda her iki devletin de iyi komsuluk politikasi temelinde hareket etmeye calismasi etkili olmustu. Ikinci olarak Batili Devletler ile yasanabilecek muhtemel krizler karsisinda ortak hareket edebilme gerekliligi taraflarin surdurulebilir bir iliski istemesine zemin hazirlamisti. Ucuncu olarak her iki devlet de yeni siyasal rejimleriyle dunya kamuoyuna kendilerini kabul ettirme cabasi icerisinde hareket ederek siyasal yalnizliktan kurtulmak istemekteydiler. Dorduncu olarak Turkiye, Batili Devletlere karsi sarkac politikasina ihtiyac duyabilecegini dusunerek Sovyetler Birligi ile gerginliklerden uzak durmaya calismisti. Sovyetler Birligi ise Bogazlar gibi stratejik mevkiye sahip Turkiye'nin tamamen Bati'ya yonelmesini istemediginden benzer bir tavir sergilemekteydi. (53)

Sovyetler Birligi'nin o gune kadar Milletler Cemiyeti ile kurdugu iliski ise Cemiyetin saglik orgutune yuzeysel bicimde katilmasiyla sinirli kalmisti. Moskova surekli olarak cemiyeti, baskici Versay Antlasmasi'nin ayrilmaz bir parcasi ve Muttefik Devletlerin askeri hazirliklar icin ikiyuzluce kullandigi bir perde olarak elestirmisti. Ancak Sovyet makamlari, Almanya'nin da cemiyete katilmasindan sonra siyasi yalnizlik duygusunu iyice hissetmeye baslamislardi. Bu durumu degistirmek icin harekete gecen Sovyet delegasyonlari 1927 yilinda ilkin Dunya Ekonomik Konferansi'na akabinde de Dunya Silahsizlanma Konferansi Hazirlik Komisyonu toplantisina katilmak icin Cenevre'ye gitmislerdi. Halk Komiseri Litvinoff kara, deniz ve hava silahlarinin toptan imhasini komisyonda onererek bir anda odak noktasi oldu. Fakat bu teklif, sansasyonel ve sikinti doguran bir jestti. Komisyon telas icinde bu konunun tartisilmasini 1928 Mart ayindaki bir sonraki toplantiya erteledi. Bu kez Litvinoff, silahlarin toptan imhasini asama asama gerceklestirecek revize bir plan onerdi. Bu planin da kabul edilmemesi uzerine bu kez silahlarin sinirlandirilmasi icin bir taslak sundu. Onceki iki plandan daha az utopik olmasina karsin bu taslak da batili guclerin dusundugunun cok otesine gecmisti. Plana yalnizca Versay Antlasmasiyla silahlanmasi kati bicimde sinirlanmis olan Almanya ile komisyonun yeni uyesi Turkiye sempati gostermislerdi. (54) Aslinda Turkiye o donemde genel bir silahsizlanmanin gerceklesecegine inanmiyor ama yine de bu hedefe ne kadar yaklasilirsa bunu kendi cikarlari acisindan uygun goruyordu. Bunun temelinde de hem silahli kuvvetleri hem de elindeki kaynaklari sinirli olan Turkiye'nin genel bir silahsizlanmayla guvenligini saglamak istemesi yatiyordu. (55)

Sovyet delegasyonlari sansasyonel adimlar atarken buyuk guclerin yeni pakt calismalari devam etmekteydi. Sovyet Disisleri'nde gorevli Halk Komiseri M. Litvinoff, 5 Agustos 1928 gunu duzenledigi basin konferansinda, hukumetinin Briand-Kellogg Pakti muzakereleri karsisindaki dusuncelerini ifade etmekten kacinmadi. M. Litvinoff, bu uluslararasi girisimin duzenlenisi sirasinda Sovyetler Birligi'nin bilincli sekilde disarida birakilmasinin soz konusu girisimin gercek anlamini ortaya koydugunu belirterek sunlari soylemekteydi: "Besbellidir ki kuruculari bu pakti, Sovyetler Birligi'ne karsi bir tecrit ve mucadele araci olarak tasarlayip tezgahlamis bulunmaktadirlar. Paktin yapilanisina iliskin muzakereler, Sovyetler Birligi'ni kusatma politikasinin bir devami olmustur." (56)

Sovyet yetkiliye gore; bir yandan Fransa ve Ingiltere tarafindan konulmus olan ihtiyat kayitlari, obur yandan da antlasmanin hukumleri arasinda silahsizlanmaya iliskin bir yukumlulugun bulunmayisi, Briand-Kellogg Pakti'nin onem ve degerini azaltmisti. Ona gore antlasmanin imzalanisina yol acan diplomatik girisimlerin cozumlenmesinden cikan sonuc, her seyden once, Sovyetler karsiti bir eylemin tezgahlandigini gostermekteydi. Bununla beraber Amerikan, Ingiliz ve Fransiz hukumetlerinin, kamuoyunun baskisi karsisinda Sovyetler Birligi'ni de Briand-Kellogg Pakti'na katilmaya cagirmak zorunda kalacaklarini dusunmekteydi. (57)

Sovyetler Birligi-ABD ve Sovyetler Birligi-Ingiltere arasinda diplomatik iliski olmadigindan; Moskova, Paktin ne kurucu devletleri arasinda ne de daha sonra ABD'nin paktin taraftari olarak gordugu ulkeler listesinde bulunmaktaydi. Moskova'nin Pakta katilimi konusunda yasadigi kriz Fransa'nin arabuluculuk gorevini ustlenmesiyle son bulmus ve Sovyetler Birligi 31 Agustos gunu Pakta katilmayi kabul ettigini aciklamisti. Fransa bu hamlesiyle ilkin Alman-Sovyet yakinlasmasini engellemeyi amac edinmisti. Ikinci olarak Sovyet makamlarinin silahsizlanma teklifine dunya kamuoyunun buyuk bir kismi olumlu bakmisti. Fransa bu adimla kendilerine bu konuda yoneltilen elestirileri bir nebze de olsa hafifletebilmeyi amaclamisti. Ucuncu olarak Sovyetler Birligi'nin Pakta katilmasi mevcut duzeni korumaya calisan ulkelerin elini daha da guclendirecekti. Son olarak ise Fransa, Sovyetler Birligi ile siyasi iliskileri bu adimla normallestirebilecegi dusuncesindeydi. (58)

M. Litvinoff, Pakta katildiklarini acikladiklari 31 Agustos 1928 tarihli notada soz konusu Paktin hazirlik muzakerelerine hukumetini cagirmayi uygun gormediklerinden dolayi Fransa'nin Moskova Buyukelcisi Herbette'ye teessuflerini bildirme geregi duymustu. Litvinoff 'a gore anlasma metninde silahsizlanma konusunda hicbir kesin hukum bulunmamasinin yanisira Turkiye, Afganistan ve Cin gibi ulkelerin Pakta katilmaya cagrilmayisi da buyuk bir eksiklikti. Halbuki Litvinoff 'un aciklamasinin aksine ABD; Turkiye, Cin ve Afganistan'i 27 Agustos 1928'de Pakta katilmaya davet etmisti. Litvinoff, savasin yasaklanmasi seklindeki formulun bulanik ve belirsiz oldugunu dolayisiyla da degisik yorumlara yol acacagini da vurgulamaktaydi. (59) Sovyet makamlari pakta katilmaya karar verirken Komunist Enternasyonal'in Altinci Kongresi, 17 Temmuz-28 Agustos 1928 tarihleri arasinda Moskova'da toplanmisti.

Sovyet politikalarini yoneten parti liderlerince yonlendirildigi halde Komintern'in dis politikada Moskova'ya gore farkli bir dil kullandigi goze carpmaktadir. Oyle ki Altinci Kongre, Komintern tarihini uc doneme ayirmisti. Ilk donem, devrimci atmosferin egemen oldugu 1917-1921; ikinci donem, kapitalizmin kendisini toparladigi 1921- 1927 donemleriydi. Delegelere gore kongreyle baslayan ucuncu donemde ise kapitalizmin giderek buyuyen celiskileri yakin zamanda sistemin cokecegini mujdeliyor ve yeni devrim umutlarina yol aciyordu. Kongrede onaylanan yeni Komintern programi ise sosyal demokrasi ve fasizmi, burjuvazinin ikiz ajanlari olarak goruyordu. Bu arada Sovyet hukumetini Briand-Kellogg Pakti'nin kabulu icin ikna etmeye calisan Litvinoff 'un cabasi sonuc verdi. Rus partisinden hicbir delege kongrede Pakta atifta bulunmadi. Ancak diger partilere mensup bazi delegelerle Batili ulkelerdeki komunist basin, emperyalist saldirganligi gizlemeye calisan ikiyuzlu bir maske diye niteledikleri bu Pakta hucuma gectiler. Kongre kararinda Pakt zikredilmiyor ama alayci bir ifadeyle savasin ilgasinin, kapitalist hukumetlerin manevralarini gizlemek icin kullandiklari resmi pasifizmin bir ornegi oldugu soyleniyordu. Komintern politikasi ile hukumet politikasi arasindaki acik uyumsuzluk, Sovyet liderler arasindaki sonuca baglanmamis gorus farkliliklarini gun yuzune cikarmaktaydi. (60)

Altinci Kongre'de uzerinde israrla durulan konulardan biri de adim adim yaklastigi dusunulen muhtemel bir dunya savasi tehlikesiydi. Delegelerin buyuk cogunlugu Sovyetler Birligi'nin bu savas sirasinda bir kapitalist ulkenin ya da bir koalisyonun saldirisina ugrayacagi hususunda hemfikirlerdi. Kongrede, patlak vermesi beklenen boylesi bir savasi durdurmak icin nasil bir strateji izlenmesi gerektigi gorusuldu. Uzun gorusmelerin sonucunda uc asamali bir cozumde karar kilindi. Birinci asama, her kapitalist ulkenin proleteryasinin kendi ulkelerindeki mucadelelerine devam etmeleriydi; ikinci asama, butun dunya proleteryalari Sovyetler Birligi cikarlarini emperyalist dusmanlarina karsi korumaliydi; ucuncu ve son asama ise, buyuk devletlere tabi kolonilerin devrimci hareketlere tesvik edilmeleriydi. Altinci Kongre'den gecen bu program, batili gucler tarafindan tehdit olarak algilandi. Moskova liderleri ise programin saldirgan degil, bilakis savunma amacli oldugunu dusunmekteydiler. (61)

Briand-Kellogg Pakti Uzerine Genel Bakis

Briand ve Kellogg gibi devlet adamlari, kendi caplarinda son donemdeki halleriyle Metternich ve Bismarck'in birer karsiligi gibi gorunerek dunya meselelerini cozume baglamak uzere bir araya gelmislerdi. Ancak bu yuzeysel izlenimlere ragmen 1919'dan sonraki uluslararasi sistemin temelini olusturan yapilar 50 yil onceki diplomasiyi etkileyen yapilardan onemli olcude farkli ve cok daha bozulabilir nitelikteydi. (62)

Bu Pakt, savaslari uluslararasi politikanin araci olmaktan cikarmaya calisan bir belge niteligindeydi. Oyle ki Almanya Disisleri Bakani Stresemann ilk defa Fransa'ya resmi bir ziyaret gerceklestirmis, ABD ise Avrupa devletleriyle tekrar isbirligine yonelir tarzda davranmisti. (63) Gercekten de Milletler Cemiyeti uyesi olmayan ABD gibi guclu bir devletin bu paktin baslica kuruculari arasinda bulunmasi musterek emniyet sisteminin gelis- mesi uzerinde olumlu tesirler yaratmisti. Tecavuz harbi menedildikten sonra devletlerarasi hayatta onu onleyecek tedbirlerin arastirilmasina ve konusulmasina baslanilmisti. Gerek Milletler Cemiyeti icinde, gerekse 1932'de toplanan Silahsizlanma Konferansi'nda, Pakt goz onunde tutularak tecavuzun tarifi, tecavuzun onlenmesi meseleleri hakkinda bircok fikirler ve projeler ileri surulmustu. Silahsizlanma Konferansi'nin 2 Mart 1933 tarihli siyasi komisyonunda kabul edilmis olan bir karara gore "kuvvete basvurmak" tecavuz sayilacakti. Bu suretle "harp" teriminin kullanilmasi dolayisiyla ortaya cikabilecek olan zorluklar ortadan kaldirilmak istenilmisti. Ancak Silahsizlanma Konferansi basarisizlikla neticelenmis oldugundan orada emniyete, karsilikli yardima ve tecavuz harbi meselesine ait ileri surulen mutalaalar ve projeler tatbik sahasina gecememislerdi. (64)

1929'da ABD'deki baskanlik secimini kazanan Herbert H. Hoover, halka ilk hitabinda, Briand-Kellogg Pakti'nin temsil ettigi uluslararasi barisin ve ulkeler arasindaki diyalogun, daha da ilerletilmesi gerektigini ve bu paktin silahlari azaltma konusunda kilit rol ustlenecegini beyan etti. Bu maksatla Ingiliz Hukumeti, 3. Deniz Konferansi'ni toplamak uzere Japonya, Italya, Fransa ve ABD'yi Londra'ya davet etmis, tum ulkeler Ingiltere'nin bu davetine olumlu cevap vermislerdi. (65)

Mevcut sartlar altinda, 22 Nisan 1930 tarihinde, St. James Palas'ta, "Londra Deniz Antlasmasi" ABD, Ingiltere ve Japonya arasinda imzalandi. Avrupa Grubu'ndaki muzakerelerden bir sonuc alinamadigi icin, Fransa ve Italya, bu pakta imza atmadi. Fakat konferansa son verilirken ilgili ulkeler arasinda gorusmelere bundan sonra da devam edilecegi beyan edildi. 27 Ekim 1930'da Londra'da Pakti yururluge koyma toreni gerceklestirildi ve ayni gun icerisinde, Washington'dan Baskan Hoover, Londra'dan Basbakan MacDonald ve Tokyo'dan Basbakan Hamaguchi radyo araciligiyla kendi halklarina seslenerek Londra Deniz Anlasmasinin resmen onaylanip uygulamaya kondugunu beyan ettiler. Boylece, tartismalar arasinda denizlerde ikinci silahsizlanma donemi baslamis oldu. Sonuc olarak, 1921 Washington Deniz Konferansi ve 1930 Londra Deniz Konferansiyla I. Dunya Harbi'nden sonra baslayan silahlanma yarisina, 1936 yilina kadar ara verildi. 15 senelik tatilin, gecici de olsa, denizlerde ve bilhassa Buyuk Okyanus'ta barisi sagladigini soylemek mumkundur. Baska bir deyisle, uluslararasi platformda donanma silahlarinin kontrolunu saglayan Washington ve Londra paktlari sayesinde, Ingiltere-ABD ikilisi ile Japonya arasinda, 1920 ve 1930'lu yillarda cikmasi muhtemel bir savasin onune gecilmisti. Bu kismi basarinin saglanmasinda Briand-Kellogg Pakti'nin da etkisini goz ardi etmemek gerekir. (66)

Doktrin bakimindan Paktin uluslararasi hayatin tanzimi hususunda getirmis oldugu esasin buyuk bir onem ve deger tasidigina suphe yoktu. Cunku o tarihe kadar devletlerarasi hayatta mesru ve caiz gorulen harp kanun disi yapilarak yasak bir fiil mahiyetine burunuyordu. Bununla beraber pakt, onun hukumlerine aykiri hareket edenler hakkinda ne gibi zorlayici tedbirler alinacagini belirtmemekteydi. (67) Ayrica Pakt, mesru mudafaa harbini kabul etmekteydi. Yasaklanan harp, tecavuz harbi olduguna gore paktta tecavuzun tarif edilmesi gerekirdi. Ancak ABD Disisleri Bakanligi savasa basvurulmamasi keyfiyetinin mutlak ve kayitsiz bir mahiyet almasi bakimindan boyle bir tarife taraftar gorunmemisti. Washington'a gore herhangi bir tarif tereddutlere ve kotu kullanimlara yol acabilirdi. Mesru mudafaa halinin takdiri de basli basina bir mesele teskil etmekteydi. Tecavuz hali, mesru mudafaa halini dogurduguna gore netice hakkinda kesin bir hukum verebilmek icin sebebin mahiyetini aciklamak gerekirdi. (68)

Buyuk gucler mesru mudafaa halini "devletin hayati menfaatleri" doktrinine dayanarak kendi takdirlerine tabi tutmayi daha uygun gormuslerdi. Bu nedenle Ingiltere, imparatorlugunu savunmak icin hareket serbestligi istemis, ABD ise mesru mudafaa sartlarinin olustuguna dair kararin devletler tarafindan verilebilecegini ifade etmistir. Ayrica ABD, herhangi bir yaptirim eylemine katilmayi da pesinen reddetmekteydi. (69)

1929 Dunya Ekonomik Kriziyle birlikte belirsizlikler giderek artarken Briand- Kellogg Pakti'nin etkisi de azalmaya baslamisti. Krizden sonra devletler dis ticaret politikalarini tekrar gozden gecirmislerdi. Bu buhranin etkisiyle uluslararasi alanda iktisadi milliyetcilik akimi kuvvetlenmisti. Ozellikle Almanya ve Italya'nin iktisadi otarsi politikasini (70) uygulamasi devletlerin gumruk duvarlarini yukseltmelerine ve bunun bir sonucu olarak dunya ticaret hacminin daralmasina sebep olmustu. Iktisaden kendi kendine yetme cabasina girismis bulunan devletlerin bu davranisi, buyuk devletlerin ham madde kaynak- lari ve mamul maddeler icin yeni pazarlar aramak gayretiyle catisti. Iktisadi mucadelede basariya ulasmak icin bazi ulkelerde asiri devletci ve milliyetci akimlar kuvvetlenmis ve demokratik sistemler ve inanclar zayiflamisti. Bu akimlar sonucunda Italya'da fasist idare kuvvet kazanirken Almanya'da Hitler iktidara gelmisti. Totaliter hukumetlerin davranislari uluslararasi iktisadi munasebetlerde oldugu gibi, siyasi munasebetler uzerinde de derhal tesirini gostermisti. (71)

Briand-Kellogg Pakti gibi barisci ve iyi niyetli bir girisim 18 Eylul 1931'de Japonya'nin Cin'e; 3 Ekim 1935'te ise Italya'nin Habesistan'a saldirmasiyla darbe yemis ve Milletler Cemiyeti'nin de bu gibi saldirilar karsisinda gerekeni yapamamasi baris umitlerinin sona ermesine neden olmustu. Hem Japon hem de Italyan saldirilarina yonelik tepkiler diplomasi cercevesinde sinirli kaldigi icin istenilen sonuca ulasilamamisti. (72) Oyle ki ABD Disisleri Bakani Henry Lewis Stimson, 7 Ocak 1932'de Cin ve Japonya'ya gonderdigi bir notayla ABD'nin Briand-Kellogg Pakti hukumlerine aykiri sekilde imzalanacak antlasmalari kabullenmeyecegini bildirmisti. Boylece Stimson Doktriniyle paktin yururlukte oldugu mesaji dunya kamuoyuna duyurulmaktaydi. (73)

Japonya, Mancurya'ya karsi gerceklestirdigi saldirinin yasalligini mesru mudafaa unsurlari kapsaminda savunarak donemin buyuk gucleri tarafindan Briand-Kellogg Pakti'na getirilen yorumlarin da kendisini hakli cikardigini belirtiyordu. (74) ABD ise guc kullanma tehdidi veya guc kullanimiyla toprak alinamayacagina dair kurala (Ex injuria non oritur) (75) atif yapmaktaydi. Lakin Mancurya'nin isgali sonrasi Japon yanlisi Mancuryali liderlerin katilimiyla duzenlenen bir kongre ile 1 Mart 1932 tarihinde Mancurya topraklarinda Mancukuo adiyla Japonya etkisinde yeni bir devlet kuruldugu ilan edildi. 3 Haziran 1932'de ise Mancukuo Devleti, Japonya tarafindan resmen tanindi. (76)

Uzak Dogu'da Japonya'nin revizyonist tutumunun benzeri Avrupa'da Hitler Almanya'si ve Mussolini Italya'si tarafindan da sergilenmekteydi. Bu durum Japonya'nin 27 Mart 1933'te, Almanya'nin 21 Ekim 1933'te ve Italya'nin 11 Aralik 1937'de Milletler Cemiyeti uyeliklerinden ayrilmasina sebep olmus, dolayisiyla bu gerginlikler II. Dunya Harbi'nin baslamasini kacinilmaz kilmisti. (77) II. Dunya Harbi esnasinda yasanan maddi ve manevi kayiplar Briand-Kellogg Pakti'nda savunulan baris duzeninin devletler tarafindan yeniden hatirlanmasina sebep oldu. Oyle ki Birlesmis Milletler Antlasmasi'nin 2. maddesinin ilgili kisminda "Tum uyeler, uluslararasi nitelikteki uyusmazliklarini, uluslararasi baris ve guvenligi ve adaleti tehlikeye dusurmeyecek bicimde, barisci yollarla cozerler" (78) ifadesi yer almaktadir.

Sonuc

Muttefik Devletler, I.Dunya Harbi'nin sona ermesiyle birlikte konferans diplomasisine aykiri sekilde tek tarafli karar alma secenegini benimseyerek maglup devletlere karsi emrivakide bulunmuslardi. Bu durum askeri, siyasi ve iktisadi kisitlamalari iceren antlasmalarin imzalanmasina, dolayisiyla Avrupa'daki guc mucadelesinde ozellikle Ingiltere ve Fransa'nin avantaj kazanmasina zemin hazirladi. Bununla birlikte galip devletler uluslararasi sistemi yeniden insa etmek amaciyla savasi sona erdiren antlasmalarin giris kismina Milletler Cemiyeti Misaki'ni da ekleyerek taraflarin kabulunu sart kosmuslardi.

Ingiltere ve Fransa, Versay sonrasi olusturduklari yeni duzende guc ve cikar iliskisini kendi lehlerine kurmayi basarmalarinin yanisira baris ortaminin her an savasa donusebilecegi gercegi nedeniyle dis politikada statukoculugu benimsemislerdi. Oyle ki statukocu devletler kimi zaman uluslararasi antlasmalar imzalayarak/imzalatarak, kimi zaman ise ittifaklar kurarak/kurdurarak uluslararasi sistemi korumayi amaclamislardi. Ayrica Grotiyan ve Kantiyan anlayislara benzer sekilde savasi yasa disi hale getirme calismalarina agirlik verilmisse de bu girisimlerin sadece sanal bir goruntuden ibaret oldugu devletlerin cekincelerini siralamasiyla gun yuzune cikmisti. Bu nedenle adi gecen devletler, sisteme yonelik ilk saldirilar gerceklestiginde rovansist/revizyonist/irredentist duygulara karsi diplomasi metodunu kullanmislar, hatta yatistirma politikasi geregince Almanya, Italya ve Japonya'nin kimi isgallerine de yeterince ses cikarmamislardi. Revizyonist devletler ise iki savas arasi donemin baslarinda uluslararasi sisteme yakin durmak zorunda kalmislar ancak guclendikce mevcut durumdan rahatsizliklarini beyan etmislerdi. Bu durum, cesitli teorilerle beslenerek, bitmek bilmeyen yeni hamlelere neden oldugundan buyuk bir harbin gelisi sadece gecici bir sure ertelenebilmis ve dunya halklari ikinci buyuk felaketle basbasa kalmislardi.

Bu calismada iki savas arasi donemde yasanan uluslararasi gelismeleri bilimsel manada degerlendirmek amaciyla yerli ve yabanci orijinal kaynaklardan faydalanma yoluna gidilmistir. Ozellikle donemin ruhunu analiz edebilme amaciyla sadece tek merkezli bakilmamis, diger devletlerin de dis politik yaklasimlari degerlendirmeye tabi tutulmustur.

Bu donemi anlatan kaynaklara bakildiginda yeni bir harbi kacinilmaz kilan nedenler arasinda daha cok askeri faaliyetler on plana cikarilmistir. Oysaki devletlerin diplomatik gorusmeler esnasinda cekinceler ortaya koymasi antlasmalari ucu acik hale getirmis, dolayisiyla devletler bu durumu kendi cikarlari cercevesinde kullanarak buyuk harbin ikinci kez yasanmasina dolayli da olsa etkide bulunmuslardir. Mehmet Sait DILEK *

Kaynakca

Resmi Yayinlar

Ayin Tarihi, Cilt XVII/Sayi 54 Ankara, (Eylul) 1928.

T.B.M.M. Zabit Ceridesi, Devre: III, Ictima Senesi: II, Cilt 5, Birinci Inikat, 1 Tesrinisani 1928.

T.B.M.M. Zabit Ceridesi, Devre: III, Ictima Senesi: II, Cilt VII, Yirmi Yedinci Inikat, 19 Ocak 1929.

United States Department of State, Papers Relating to the Foreign Relations of the United States, (FRUS), 1927, II, Washington, Government Printing Office, 1927.

United States Department of State, Papers Relating to the Foreign Relations of the United States, (FRUS), 1928, I, Washington, Government Printing Office, 1942.

United States Department of State, Papers Relating to the Foreign Relations of the United States, (FRUS), 1928, III, Washington, Government Printing Office, 1943.

Gazeteler

Resmi Gazete

The New York Times

The Washington Post

Kitap ve Makaleler

Abrams, Irwin. The Nobel Peace Prize and the Laureates: an Illustrated Biographical History 1901- 2001, USA, Science History Publications, 2001.

Alsan, Zeki Mesud. "Tecavuz'un Tarifi Problemi", Ankara Universitesi Hukuk Fakultesi Dergisi, Cilt 11, No.1, 1954, s.43-81.

Anzerlioglu, Yonca. "Tokyo Turk Maslahatguzarinin Degerlendirmeleriyle Mancukuo Devleti (1931-1933)", Ankara Universitesi Turk Inkilap Tarihi Enstitusu Ataturk Yolu Dergisi, Sayi 41, Mayis 2008, s.1-16.

Aras, Tevfik Rustu. Ataturk'un Dis Politikasi, Istanbul, Kaynak Yayinlari, 2003.

Armaoglu, Fahir. 20. Yuzyil Siyasi Tarihi, Ankara, Alkim Yayinevi, (Basim tarihi yok).

Aslan, M. Yasin. "Savas Hukukunun Temel Prensipleri", TBB Dergisi, Sayi 79, 2008, s.235-274

Best, Antony, Jussi Hanhimaki, Joseph Maiolo ve Kirsten Schulze. Uluslararasi Siyasi Tarih 20. Yuzyil, cev. Taciser Ulas Belge-Emel Kurt, Istanbul, Yayin Odasi Yayinlari, 2008.

Brown, Alfred Barratt. Great Democrats, New York, New York Books For Libraries Press, 1970.

Brown, Philip Marshall. "Japanese Interpretation of the Kellogg Pact", The American Journal of International Law, Cilt 27, No.1, 1933, s.100-102.

Bulut, Semih. Ataturk Donemi Turkiye-ABD Iliskileri (1923-1938), Ankara Ataturk Arastirma Merkezi, 2010.

Capper, Arthur. "Making the Peace Pact Effective", Annals of the American Academy of Political and Social Science, Cilt 144, Present Day Causes of International Friction and Their Elimination, 1929, s.40-50. Carr, Edward Hallett. Lenin'den Stalin'e Rus Devrimi 1917-1929, cev. Levent Cinemre, Istanbul, Yordam Kitap, 2010.

Carr, Edward Hallett. Yirmi Yil Krizi (1919-1939), cev. Can Cemgil, Istanbul, Istanbul Bilgi Universitesi Yayinlari, 2010.

Cleaver, Charles G. "Frank B. Kellogg's View of History and Progress", Minnesota History, Cilt 35, No.4, 1956, s.157-166.

Colombos, John. " The Paris Pact, Otherwise Called the Kellogg Pact", Transactions of the Grotius Society, Cilt 14, Problems of Peace and War, Papers Read Before the Society in the Year 1928, s.87-101.

Calis, Saban ve Erdem Ozluk. "Uluslararasi Iliskiler Tarihinin Yapisokumu: Idealizm-Realizm Tartismasi", Selcuk Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu Dergisi, Sayi 18, 2007, s.225-243.

Dag, Ahmet Emin. Uluslararasi Iliskiler ve Diplomasi Sozlugu, Istanbul, Agac Kitabevi Yayinlari, 2009.

Erhan, Cagri. Turk-Amerikan Iliskilerinin Tarihsel Kokenleri, Ankara, Imge Kitabsevi, 2001.

Esmer, Ahmet Sukru. Siyasi Tarih (1919-1939), Ankara, Siyasal Bilgiler Fakultesi Yayinlari, 1953.

Fenwick, C. G. "War as an Instrument of National Policy", The American Journal of International Law, Cilt 22, No.4, 1928, s.826-829. Ferrell, Robert H. Peace in Their Time, The Origins of the Kellogg-Briand Pact, Londra, Oxford University Press, 1952.

Gerould, James Thayer (der.). Selected Articles on the Pact of Paris Officially the General Pact for the Renunciation of War, New York, The H. W. Wilson Company, 1929.

Gonlubol, Mehmet. Uluslararasi Politika Ilkeler-Kavramlar-Kurumlar, Ankara, Sevinc Yayinlari, 1979.

Gonlubol, Mehmet ve Cem Sar. Olaylarla Turk Dis Politikasi (1919-1995), Ankara, Siyasal Kitabevi, 1993.

Grew, Joseph C. Amerika'nin Ilk Turkiye Buyukelcisi'nin Anilari Yeni Turkiye, cev. Kadri Mustafa Oragli, Istanbul, Multilingual, 1999.

Gurun, Kamuran. Dis Iliskiler ve Turk Dis Politikasi (1939'dan Gunumuze Kadar),Ankara, Ankara Universitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Yayinlari, 1983.

Gurun, Kamuran. Savasan Dunya ve Turkiye, Istanbul, Inkilap Kitabevi, 1997.

Hill, David Jayne."The Multilateral Treaty For the Renunciation of War", The American Journal of International Law, Cilt 22, No.4, 1928, s.823-826.

International Law Association, "Briand-Kellogg Pact of Paris, Budapest Articles of Interpretation", Transactions of the Grotius Society, Cilt 20, Problems of Peace and War, Papers Read Before the Society in the Year 1934, s.205-206.

Kennedy, Paul. Buyuk Guclerin Yukselis ve Cokusleri 16. Yuzyildan Gunumuze Ekonomik Degisim ve Askeri Catismalar, cev. Birtane Karanakci, Istanbul, Turkiye Is Bankasi Kultur Yayinlari, 2002.

Kissinger, Henry. Diplomasi, cev. Ibrahim H. Kurt, Ankara, Turkiye Is Bankasi Kultur Yayinlari, 2000.

Kocaturk, Utkan. Ataturk'un Fikir ve Dusunceleri, Ankara, Ataturk Arastirma Merkezi, 1999.

Kuhn, Arthur K. "The Economic Sanctions and the Kellogg Pact", The American Journal of International Law, Cilt 30, No.1, 1936, s.83-88. Levent, Sinan. Cumhuriyet Gazetesine Gore II. Dunya Savasi Oncesi Turk Basininda Japonya (1933- 1939), Yayinlanmamis Yuksek Lisans Tezi, Ankara, Ankara Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, 2009.

Levinson, Salmon. Outlawry of War, Issued by the American Committee for the Outlawry of War, Chicago, University of California, 1921.

Miller, David Hunter. The Peace Pact of Paris A Study of the Briand Kellogg Treaty, New York- Londra, Knickerbocker Press, 1928.

Myers, William Starr. "The Kellogg Pact-The Question of Sanction", Annals of the American Academy of Political and Social Science, Cilt 144, Present Day Causes of International Friction and Their Elimination, 1929, s.59-62.

Pabuccular, Hazal. Turkish-Italian Relations in the Interwar Period, Yayinlanmamis Yuksek Lisans Tezi, Istanbul, Bogazici Universitesi, 2009.

Pazarci, Huseyin. Uluslararasi Hukuk Dersleri, II. Kitap, Ankara, Ankara Universitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Yayinlari, 1989.

Potyemkin, Vladimir. Uluslararasi Iliskiler Tarihi -Diplomasi Tarihi- IV, cev. Attila Tokatli, Istanbul, Evrensel Basim Yayin, 2009.

Rogers, Edith Nourse. "How the Kellogg Peace Pact Can Be Made Effective", Annals of the American Academy of Political and Social Science, Cilt 144, Present Day Causes of International Friction and Their Elimination, 1929, s.51-54.

Sander, Oral. Siyasi Tarih 1918-1994, Ankara, Imge Kitabevi, 2008.

Sencer, Asli Nur, Tevfik Rustu Aras Donemi Olaylarla Turk Dis Politikasi, Yayinlanmamis Yuksek Lisans Tezi, Istanbul, Yildiz Teknik Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, 2006.

Shotwell, James T. "The Pact of Paris: With Historical Commentary," International Conciliation, No.243, 1928, s.443-532.

Sohn, Louis B. (der.). International Organization and Integration, Martinus Nijhoff Publishers, 1986.

Soysal, Ismail. Tarihceleri ve Aciklamalariyla Birlikte Turkiye'nin Siyasal Andlasmalari, I. Cilt (1920-1945), Ankara, TTK, 2000.

Sonmezoglu, Faruk (der.). Uluslararasi Iliskiler Sozlugu, Istanbul, Der Yayinlari, 2010.

Simsir, Bilal N. Ingiliz Belgelerinde Ataturk (1919-1938), VI, Ankara, TTK, 2005.

Tellal, Erel. "SSCB'yle Iliskiler", Turk Dis Politikasi Kurtulus Savasi'ndan Bugune Olgular, Belgeler, Yorumlar, I:1919-1980, Baskin Oran (der.), Istanbul, Iletisim Yayinlari, 2001, s.314-324.

Trask, Roger R. The United States Response to Turkish Nationalism and Reform 1914-1919, Minneapolis, The University of Minnesota Press, 1971.

Uzgel, Ilhan. "Uluslararasi Guvenlik Sorunlari ve Turkiye", Turk Dis Politikasi Kurtulus Savasi'ndan Bugune Olgular, Belgeler, Yorumlar, I:1919-1980, Baskin Oran (der.), Istanbul, Iletisim Yayinlari, 2001, s.307-313.

Vernadsky, George. Rusya Tarihi, cev. Dogukan Mizrak-Egemen C. Mizrak, Istanbul, Selenge Yayinlari, 2009.

Williams, John Fischer. "Recent Interpretations of the Briand-Kellogg Pact", International Affairs (Royal Institute of International Affairs, 1931-1939), Cilt 14, No.3, 1935, s.346-368.

Wilson, Richard L. American Political Leaders, New York, Infobase Publishing, 2002.

Wright, Quincy. "The Stimson Note of January 7, 1932", The American Journal of International Law Cilt 26, No.2, 1932, s.342-348.

Wright, Quincy. "The Chinese Recognition Problem", International Law in the Twentieth Century, Meredith Corporation, 1969, s.602-620.

Internet Kaynaklari

http://www.mfa.gov.tr/_disisleri-bakanlari-listesi.tr.mfa.

http://nobelprize.org/nobel_prizes/peace/laureates/.

http://www.unicankara.org.tr/doc_pdf/chart_turkce.pdf.

* Yard. Doc. Dr., Uluslararasi Iliskiler Bolumu, Iktisadi ve Idari Bilimler Fakultesi, Ataturk Universitesi, Erzurum. E-posta: mehmetsaitdilek@gmail.com. Yazar, onerileri ve elestirileriyle makalenin gelistirilmesine buyuk katki saglayan hakemlere tesekkur eder.

(1) Ilhan Uzgel, "Uluslararasi Guvenlik Sorunlari ve Turkiye", Baskin Oran (der.), Turk Dis Politikasi Kurtulus Savasi'ndan Bugune Olgular, Belgeler, Yorumlar, I:1919-1980, Istanbul, Iletisim Yayinlari, 2001, s.307-308.

(2) 1862-1932 yillari arasinda yasamis Fransiz diplomat hakkinda genis bilgi icin bkz. Irwin Abrams, The Nobel Peace Prize and the Laureates: an Illustrated Biographical History 1901-2001, USA, Science History Publications, 2001, s.110-111.

(3) 1863-1937 yillari arasinda yasamis Ingiliz diplomat hakkinda genis bilgi icin bkz. Abrams, The Nobel Peace Prize, s.109.

(4) 1856-1937 yillari arasinda yasamis olan Amerikali diplomat hakkinda genis bilgi icin bkz. Richard L. Wilson, American Political Leaders, New York, Infobase Publishing, 2002, s.247; Abrams, The Nobel Peace Prize, s.117-119.

(5) 1878-1929 yillari arasinda yasamis olan Alman diplomat hakkinda genis bilgi icin bkz. Alfred Barratt Brown, Great Democrats, New York, New York Books For Libraries Press, 1970, s.617- 632; Abrams, The Nobel Peace Prize, s.111-112.

(6) http://www.nobelprize.org/nobel_prizes/peace/laureates/.

(7) Antony Best et.al., Uluslararasi Siyasi Tarih 20. Yuzyil, Taciser Ulas Belge ve Emel Kurt (cev.), Istanbul, Yayin Odasi Yayinlari, 2008, s.49; Saban Calis ve Erdem Ozluk, "Uluslararasi Iliskiler Tarihinin Yapisokumu: Idealizm-Realizm Tartismasi", Selcuk Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu Dergisi, Sayi 18, 2007, s.232-233.

(8) Fahir Armaoglu, 20. Yuzyil Siyasi Tarihi, Ankara, Alkim Yayinevi, s.161-162.

(9) Robert H. Ferrell, Peace in Their Time, The Origins of the Kellogg-Briand Pact, Londra, Oxford University Press, 1952, s.66-70; Senator Borah, Filozof John Dewey ve Chicago Barosu avukatlarindan Salmon O. Levinson da savasa basvurmanin devre disi birakilmasindan yanaydi. Genis bilgi icin bkz. Ferrell, Peace in Their Time, s.52-83; Salmon Levinson, Outlawry of War, Issued by the American Committee for the Outlawry of War, Chicago, University of California, 1921, s.1-23.

(10) United States Department of State, Papers Relating to the Foreign Relations of the United States (FRUS), 1927, II, Washington, Government Printing Office, 1927, s.611-613; "War Preventive in Will For Peace, U.S. Told By Briand", The Washington Post, 6 Nisan 1927; "Says Peace Is Goal of Both Nations, but Approached by Different Roads", The New York Times, 6 Nisan 1927.

(11) Oral Sander, Siyasi Tarih 1918-1994, Ankara, Imge Kitabevi, 2008, s.38; Armaoglu, 20. Yuzyil, s.221-222.

(12) Selected Articles on the Pact of Paris Officially the General Pact for the Renunciation of War, James Thayer Gerould (der.), New York, The H. W. Wilson Company, 1929, s.19-21; Ayin Tarihi, Cilt XVII/Sayi54, Ankara, (Eylul), 1928, "Kellog Misaki ve Vesikalari: Fransa ile Simali Amerika Hukumeti Muttehidesi Arasinda Daimi Dostluk Misaki Projesi (20 Haziran 1927)"; Taslak metin icin bkz. FRUS, 1927, II, s. 610.

(13) Pasifizm, savasin uluslararasi anlasmazliklara tatminkar bir cozum olmayacagini savunan doktrindir. Pasifizm doktrininin iki temel kurali vardir. 1-Herkesin kabul edebilecegi bir cozume varacak bicimde davranislari ayarlamak 2-Kisa ve uzun donemde siddet uygulamalarina duyulacak zorunlulugu asgariye indirecek bir hareket yontemini benimsemek. Ahmet Emin Dag, Uluslararasi Iliskiler ve Diplomasi Sozlugu, Istanbul, Agac Kitabevi Yayinlari, 2009, s. 353-354.

(14) FRUS, 1927, II, s.626-627; Selected Articles on the Pact of Paris, s.21-23.

(15) Semih Bulut, Ataturk Donemi Turkiye-ABD Iliskileri (1923-1938), Ankara, Ataturk Arastirma Merkezi, 2010, s.98-99; Amerikan Hukumeti'nin karsi hamlesine bir kisim Rus akademisyenin bakisi soyleydi: "ABD'nin ekonomik gucu, dunya politikasinda, yonetici bir rol oynama isteklerine hak kazandirmaktaydi. Oysa Amerikalilar, dunya savasi ertesinde, muttefikleri karsisinda ugradiklari diplomatik yenilgiyi henuz unutmamislardi. Fransa ile Ingiltere, Milletler Cemiyeti'ni kendi kudretlerini artiran uysal bir alet haline getirmislerdi. Pakt tasarisi, secim kampanyasi sirasinda, Amerikan Hukumeti'nin baris yolundaki yeni bir girisimi olarak sunulmaktaydi." bkz. Vladimir Potyemkin et al., Uluslararasi Iliskiler Tarihi -Diplomasi Tarihi- IV, cev. Attila Tokatli, Istanbul, Evrensel Basim Yayin, 2009, s. 64.

(16) Selected Articles on the Pact of Paris, s.23-25.

(17) Ibid, s. 25-28.

(18) Ibid, s.28-32.

(19) Ibid, s.35-41.

(20) Ibid, s.41-45.

(21) Ibid, s.45-47; United States Department of State, Papers Relating to the Foreign Relations of the United States, (FRUS), 1928, I, Washington, Government Printing Office, 1942, s.32-34.

(22) Ibid, s.48-50.

(23) Ibid, s.50-51.

(24) Ibid, s.58-59.

(25) Armaoglu, 20. Yuzyil, s.222.

(26) FRUS, 1928, I, s.154-155.

(27) Selected Articles on the Pact of Paris, s.67-75; C. G. Fenwick, "War as an Instrument of National Policy", The American Journal of International Law, Cilt 22, No.4, 1928, s.827.

(28) Ibid, s.122-123; David Hunter Miller, The Peace Pact of Paris A Study of the Briand Kellogg Treaty, New York-Londra, Knickerbocker Press, 1928, s.80-82.

(29) ABD adina Frank B. Kellogg; Ingiltere ve Dominyonlari adina Lord Cushendun, William Lyon Mackenzie King, John Mclachlan, Christopher James Parr, Jacobus Stephanus Smit, William Thomas Cosgrave; Fransa adina Aristide Briand; Almanya adina Gustav Stresemann; Italya adina Kont Gaetano Manzoni; Japonya adina Kont Uchida; Polonya adina A. Zaleski; Belcika adina Paul Hymans; Cekoslovakya adina Eduard Benes metne imza atmislardir. Bkz. FRUS, 1928, I, s.153-156.

(30) Armaoglu, 20. Yuzyil, s.222; James T. Shotwell, "The Pact of Paris: With Historical Commentary," International Conciliation, 243, 1928, s.443; David Jayne Hill, "The Multilateral Treaty For the Renunciation of War", The American Journal of International Law, Cilt 22, No.4, s.823.

(31) Briand-Kellogg Pakti'nin yaptirim gucunun degerlendirildigi bir calisma icin bkz. William Starr Myers, "The Kellogg Pact-The Question of Sanction", Annals of the American Academy of Political and Social Science, Cilt 144, Present Day Causes of International Friction and Their Elimination, 1929, s.59-62.

(32) Ismail Soysal, Tarihceleri ve Aciklamalariyla Birlikte Turkiye'nin Siyasal Andlasmalari, I, (1920- 1945), Ankara, TTK, 2000, s.366; Orijinal metinler icin bkz. Resmi Gazete, 5 Subat 1929, Sayi:1111, s.5-6; T.B.M.M. Zabit Ceridesi, Devre: III, Ictima Senesi: II, Cilt VII, Yirmi Yedinci Inikat, 19 Ocak 1929, s.2.

(33) M. Yasin Aslan, "Savas Hukukunun Temel Prensipleri", TBB Dergisi, Sayi:79, 2008, s.254; Selected Articles on the Pact of Paris, s.149.

(34) Uzgel, "Uluslararasi Guvenlik Sorunlari ve Turkiye", Turk Dis Politikasi Kurtulus Savasi'ndan, s.307-308.

(35) "Yeni esaslar ve anlayislar cercevesinde butun cihan ile en yeni munasebetleri kurmus olan Turkiye Cumhuriyeti, baris yolunda harcanmis buyuk gayretlerin gelismesini derin bir alakayla takip etmekte ve beseriyetin en buyuk ideali olan barisin lazim ve esasli unsurlarini, iyi niyetle yapilan ve bilhassa dogrulukla tatbik edilen karsilikli sozlesmelere uymanin teskil ettigi kanaatinde bulunmaktadir" bkz. Utkan Kocaturk, Ataturk'un Fikir ve Dusunceleri, Ankara, Ataturk Arastirma Merkezi, 1999, s.368; Tevfik Rustu Bey ise "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" ilkesine atifta bulundugu bir yazisinda Turk dis politikasinin vizyonunu su sekilde belirtiyordu: "Ataturk cihanda sulh demekle de harici sulhumuzun ancak cihanda sulh ile temin edilebilecegini ogretti ve sevgili Turkiye'mizi daima dunya icinde mutalaa etmek luzumunu anlatmis oldu. Gercektir ki, cihanda sulh olmayinca istesek de tek basimiza harici sulhumuzu kesin bir emniyet altinda bulunduramayiz. Bu yuzden dahilde sulhumuzu korumak icin hurriyet ve haklarda esit sartlar icinde ahenkli bir isbirligi yapilmasi tabii oldugu gibi, sulhu korumak ve kurmak icin de bizim gibi sulhu isteyenlerle, yani hurriyet ve istiklalleri esnasinda isbirligi taraflisi olanlarla gucumuzun yettigi kadar isbirligi yapmaliyiz." bkz. Tevfik Rustu Aras, Ataturk'un Dis Politikasi, Istanbul, Kaynak Yayinlari, 2003, s.9.

(36) Tevfik Rustu Bey 4 Mart 1925- 11 Kasim 1938 tarihleri arasinda Disisleri Bakanligi gorevini yurutmustur. Bkz. http://www.mfa.gov.tr/_disisleri-bakanlari-listesi.tr.mfa; Genis bilgi icin bkz. Asli Nur Sencer, Tevfik Rustu Aras Donemi Olaylarla Turk Dis Politikasi, Yayinlanmamis Yuksek Lisans Tezi, Istanbul, Yildiz Teknik Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, 2006.

(37) 11 Nisan 1928 tarihli belge icin bkz. United States Department of State, Papers Relating to the Foreign Relations of the United States, 1928, III, Washington, Government Printing Office, 1943, s.942.

(38) FRUS, 1928, III, s.943; Selected Articles on the Pact of Paris, s.41-45; Turk-Amerikan iliskilerinin tarihsel kokenleri hakkinda akademik calisma icin bkz. Cagri Erhan, Turk-Amerikan Iliskilerinin Tarihsel Kokenleri, Ankara, Imge Kitabevi, 2001.

(43) T.B.M.M. Zabit Ceridesi, Devre: III, Ictima Senesi: II, Cilt 5, Birinci Inikat, 1 Tesrinisani 1928, s.3; The New York Times'a gore Turk dis politika aktorleri Briand-Kellogg Antlasmasini kendi dis politika ilkelerine yakin gordugunden desteklemisti. "Fears Kellogg Pact Will Lull America", The New York Times, 10 Eylul 1928.

(44) Antlasmaya Turkiye'nin istiraki hakkinda 1/282 numarali kanun layihasi ve Hariciye Encumeni Mazbatasi 18 Kasim 1928'de TBMM Yuksek Reisligine sunuldu. Bkz. T.B.M.M. Zabit Ceridesi, Devre: III, Ictima Senesi: II, Cilt VII, Yirmi Yedinci Inikat, s.1-3; Turkiye'nin Briand-Kellogg Pakti'na resmi olarak katilabilmesi icin gereken adimlarin atilmasi esnasinda Tevfik Rustu Bey ile Joseph Grew fikir teatisi icerisindeydiler. Pakt, Amerikan Senatosu'nda onaylanir onaylanmaz TBMM'nin de Pakti onaylayacagi sozu verilmisti. Oyle ki 17 Ocak 1929'da Washington'dan gonderilen telgrafta Amerikan Senatosu'nun sadece bir muhalif oyla, herhangi bir sart ya da cekince koymaksizin Pakta onay verdigi Grew'e bildirilip Turk Hukumeti'nin bilgilendirilmesi istendi. Bkz.Joseph C. Grew, Amerika'nin Ilk Turkiye Buyukelcisi'nin Anilari Yeni Turkiye, Kadri Mustafa Oragli (cev.), Istanbul, Multilingual, 1999, s.111-112.

(45) T.B.M.M. Zabit Ceridesi, Devre: III, Ictima Senesi: II, Cilt VII, Yirmi Yedinci Inikat, s.58- 59; Grew, TBMM'nin oybirligiyle Pakti 19 Ocak 1929'da onayladigini ifade etmistir. Grew, Turk Hukumeti'nin Pakti onaylamada gosterdigi cabuklugu, Tevfik Rustu Bey ile gerceklestirdigi muhtelif konusmalarinin etkisine baglayip kendisiyle iftihar etmekteydi. Bkz. Grew, Amerika'nin Ilk Turkiye Buyukelcisi'nin, s.112.

(46) "Devletler Arasinda Harbin Milli Siyaset Aleti Olarak Istimalinden Feragati Mutezammin Muahedeye Turkiye Cumhuriyeti'nin Istiraki Hakkindaki kanun" icin bkz. T.B.M.M. Zabit Ceridesi, Devre: III, Ictima Senesi: II, Cilt VII, Yirmi Yedinci Inikat, s.59; Resmi Gazete, 5 Subat 1929, Sayi:1111, s.6567-6570; "Turkey Ratifies Pact", The New York Times, 21 Ocak 1929; Onay belgelerinin Resmi Gazetedeki yayin tarihi 5 Subat 1929 gunudur. Antlasmayi imzalayan 9 devletin onay islemlerinin butunlenmesi zaman almis ve bu yuzden 3. madde uyarinca, Paktin yururluge girmesi ancak 24 Temmuz 1929'da olanak bulmustu. Turkiye'nin Antlasmaya katilmasi ise 8 Temmuz 1929 tarihinde gerceklesmisti. Soysal, Tarihceleri ve Aciklamalariyla Birlikte, s.367; Diger devletlerin pakta katilma tarihleri hakkinda genis bilgi icin bkz. FRUS, 1928, I, s.156-157.

(47) Islemler tamamlaninca Turkiye 3 Temmuz 1929'da Litvinoff Protokolu'nun bagitli taraflarindan biri haline gelmistir. Bkz. Soysal, Tarihceleri ve Aciklamalariyla Birlikte, s.367.

(48) TBMM'nin 20 Kasim 1935 gunu antlasmayi onaylamasiyla katilim kesinlik kazanmistir. Ibid, s.367-368.

(49) Zinovyev Mektubu: Silahli kuvvetlerde ve diger kurumlarda propaganda yapilmasi icin Ingiliz Komunist Partisi'ne talimat verdigi iddia edilen Komintern Mektubu. Bkz.Edward Hallett Carr, Lenin'den Stalin'e Rus Devrimi 1917-1929, Levent Cinemre (cev.), Istanbul, Yordam Kitap, 2010, s.146

(50) Ibid, s.145-146; 154-155.

(51) Ibid, s.145-146.

(52) Ibid, s.146-148.

(53) Ibid, s.169; Genis bilgi icin bkz. Erel Tellal, "SSCB'yle Iliskiler", Turk Dis Politikasi Kurtulus Savasi'ndan Bugune Olgular, Belgeler, Yorumlar, I: 1919-1980, Baskin Oran (der.), Istanbul, Iletisim Yayinlari, 2001, s.314-319.

(54) Ibid, s.249-250.

(55) Uzgel, "Uluslararasi Guvenlik Sorunlari ve Turkiye", Turk Dis Politikasi Kurtulus Savasi'ndan, s.309.

(56) Potyemkin, Uluslararasi Iliskiler Tarihi -Diplomasi Tarihi-, IV, s.66-67.

(57) Ibid.

(58) Miller, The Peace Pact of Paris, s.5, 263-268; Kamuran Gurun, Dis Iliskiler ve Turk Dis Politikasi (1939'dan Gunumuze Kadar), Ankara, Ankara Universitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Yayinlari, 1983, s.37, 48; Kamuran Gurun, Savasan Dunya ve Turkiye, Istanbul, Inkilap Kitabevi, 1997, s.137; "Russia Accepts, Scores Paris Pact", The New York Times, 1 Eylul 1928.

(59) Potyemkin, Uluslararasi Iliskiler Tarihi, -Diplomasi Tarihi-, IV, s.67; 31 Agustos 1928 tarihli orijinal metin icin bkz. Miller, The Peace Pact of Paris, s.263-268; FRUS, 1928, I, s.149; Selected Articles on the Pact of Paris, s.94-97.

(60) Carr, Lenin'den Stalin'e Rus Devrimi 1917-1929, s.254.

(61) George Vernadsky, Rusya Tarihi, Dogukan Mizrak ve Egemen C. Mizrak (cev.), Istanbul, Selenge Yayinlari, 2009, s.429-431.

(62) Paul Kennedy, Buyuk Guclerin Yukselis ve Cokusleri 16. Yuzyildan Gunumuze Ekonomik Degisim ve Askeri Catismalar, Birtane Karanakci (cev.), Istanbul, Turkiye Is Bankasi Kultur Yayinlari, 2002, s.338; Tevfik Rustu Bey'e gore bu pakt "Mucerred alemde kalan bir manevi baglantidan ibaretti." bkz. Aras, Ataturk'un Dis Politikasi, s.85; Carr'a gore bu pakt salt utopik bir projeydi. Bkz. Edward Hallett Carr, Yirmi Yil Krizi (1919-1939), Can Cemgil (cev.), Istanbul, Istanbul Bilgi Universitesi Yayinlari, 2010, s.78; Kellogg, vefatina yakin gunlerde bile (1937) imzaci devletlerin paktin ilkelerine uymalari halinde dunyada barisin saglanacagi dusuncesindeydi. Charles G. Cleaver, "Frank B. Kellogg's View of History and Progress", Minnesota History, Cilt 35, No.4, 1956, s.166.

(63) Ahmet Sukru Esmer, Siyasi Tarihi (1919 -1939), Ankara, Siyasal Bilgiler Fakultesi Yayinlari, 1953, s.43; ABD gibi guclu bir devletin diger devletlerle isbirligi haline gecmis olmasi onemli bir gelisme olarak algilandi. Ancak ABD'nin yalnizcilik politikasiyla yeni olusan anlayisin beraber nasil yuruyecegi merak konusuydu. Bkz. John Colombos, "The Paris Pact, Otherwise Called the Kellogg Pact", Transactions of the Grotius Society, Cilt 14, Problems of Peace and War, Papers Read before the Society in the Year 1928, s.87-88.

(64) Zeki Mesud Alsan, "Tecavuz'un Tarifi Problemi", Ankara Universitesi Hukuk Fakultesi Dergisi, Cilt 11, No.1, 1954, s.59.

(65) Sinan Levent, Cumhuriyet Gazetesine Gore II. Dunya Savasi Oncesi Turk Basininda Japonya (1933- 1939), Yayinlanmamis Yuksek Lisans Tezi, Ankara, Ankara Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, 2009, s.36.

(66) Ibid, s.40-41.

(67) Esmer, Siyasi Tarih, s.43; Briand-Kellogg Pakti'nin daha etkili kilinmasi icin calismalar yapilmasi gerektigi aksi takdirde yeni bir savasin daha korkunc sonuclarinin olacagi uyarisi donemin yazarlari tarafindan dile getiriliyordu. Bkz. Edith Nourse Rogers, "How the Kellogg Peace Pact Can Be Made Effective", Annals of the American Academy of Political and Social Science, Cilt 144, Present Day Causes of International Friction and Their Elimination, 1929, s.51-54; Kansas Senatoru Arthur Capper'in Briand-Kellogg Pakti'nin daha etkili olabilmesi icin sundugu yasa teklifi hakkinda bkz. Arthur Capper, "Making the Peace Pact Effective", Annals of the American Academy of Political and Social Science, Cilt 144, Present Day Causes of International Friction and Their Elimination, 1929, s.40-50.

(68) Alsan, "Tecavuz'un Tarifi Problemi", s.58-59; Mehmet Gonlubol, Uluslararasi Politika Ilkeler- Kavramlar-Kurumlar, Ankara, Sevinc Yayinlari, 1979, s.362-363.

(69) Henry Kissinger, Diplomasi, Ibrahim H. Kurt (cev.), Ankara, Turkiye Is Bankasi Kultur Yayinlari, 2000, s.265; Mesru mudafaa kavrami BM Antlasmasi'nin 51. maddesinde hukuki cerceve icinde su sekilde onaylanmistir. "Bu Antlasma'nin hicbir hukmu, BM uyelerinden birinin silahli bir saldiriya hedef olmasi halinde, Guvenlik Konseyi uluslararasi baris ve guvenligin korunmasi icin gerekli onlemleri alincaya dek, bu uyenin dogal olan bireysel ya da ortak mesru savunma hakkina halel getirmez. Uyelerin bu mesru savunma hakkini kullanirken aldiklari onlemler hemen Guvenlik Konseyi'ne bildirilir ve Konsey'in isbu Antlasma geregince uluslararasi baris ve guvenligin korunmasi ya da yeniden kurulmasi icin gerekli gorecegi bicimde her an hareket etme yetki ve gorevini hicbir bicimde etkilemez. Bkz. http://www.unicankara.org.tr/doc_pdf/ chart_turkce.pdf.

(70) Bir ulkenin ekonomik alanda kendi kendine yeterliligi temeli uzerine kurulmus bir iktisat politikasi. Ulke, kendi ekonomisini kendi kaynaklariyla duzenler ve dis ekonomilere karsi kapilarini kapar. Boylece otarsi politikasi uygulayan ulke, uluslararasi ekonomik iliskilerini en aza indirmis olur. Otarsi, kapali ekonominin devletci ve sistemli bicimidir. Bkz. Uluslararasi Iliskiler Sozlugu, Faruk Sonmezoglu (der.), Istanbul, Der Yayinlari, 2010, s.521.

(71) Mehmet Gonlubol ve Cem Sar, Olaylarla Turk Dis Politikasi (1919-1995), Ankara, Siyasal Kitabevi, 1993, s.92-93.

(72) Soysal, Tarihceleri ve Aciklamalariyla Birlikte, s.366; Hazal Pabuccular, Turkish-Italian Relations in the Interwar Period, Yayinlanmamis Yuksek Lisans Tezi, Istanbul, Bogazici Universitesi, 2009, s.133; 10 Eylul 1934'de Budapeste'de gerceklestirilen konferansta Briand-Kellogg Pakti'nin daha etkili olmasi amaciyla bir takim kararlar alinmisti. Ancak bu adim da istenilen baris duzenini saglayamadi. Bkz. John Fischer Williams, "Recent Interpretations of the Briand-Kellogg Pact", International Affairs (Royal Institute of International Affairs, 1931-1939), Cilt 14, No.3, 1935, s.346-368; International Law Association, "Briand-Kellogg Pact of Paris, Budapest Articles of Interpretation", Transactions of the Grotius Society, Cilt 20, Problems of Peace and War, Papers Read Before the Society in the Year 1934, s.205-206; Milletler Cemiyeti'ne gore Italya Misak'in 16. maddesini cigneyerek saldirgan bir tavir icine girmisti. Bundan dolayi 10 Ekim 1935'te Italya'ya yonelik 4 maddelik yaptirim uygulanmasi kararlastirildi. Ancak yaptirim karari tam anlamiyla uygulanamamistir. Bkz. Arthur K. Kuhn, "The Economic Sanctions and the Kellogg Pact", The American Journal of International Law, Cilt 30, No.1, 1936, s.83-88; Uluslararasi Iliskiler Sozlugu, s.313-314.

(73) Quincy Wright, "The Stimson Note of January 7, 1932", The American Journal of International Law Cilt 26, No.2, s.342-348; Huseyin Pazarci, Uluslararasi Hukuk Dersleri, II. Kitap, Ankara, Ankara Universitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Yayinlari, 1989, s.209-210; Bu doktrin kuvvete basvurularak ve uluslararasi hukuk kurallarinin cignenmesi sonucunda kurulan devletlerin taninmamasi cercevesinde 1933 tarihli Montevideo Sozlesmesi ve 1948 tarihli Bogota Sartiyla gelistirilmistir. Bkz. Uluslararasi Iliskiler Sozlugu, s.600.

(74) Philip Marshall Brown, "Japanese Interpretation of the Kellogg Pact", The American Journal of International Law, Cilt 27, No.1, 1933, s.100-102.

(75) Yasadisi hareketler yasa yapamazlar seklinde ifade edilir. Bkz. Quincy Wright, "The Chinese Recognition Problem", International Law in the Twentieth Century, Meredith Corporation, 1969, s.609.

(76) Yonca Anzerlioglu, "Tokyo Turk Maslahatguzari'nin Degerlendirmeleriyle Mancukuo Devleti (1931-1933)", Ankara Universitesi Turk Inkilap Tarihi Enstitusu Ataturk Yolu Dergisi, No.41, Mayis 2008, s.8.

(77) Louis B. Sohn (der.), International Organization and Integration, Martinus Nijhoff Publishers, 1986, s.6.

(78) 26 Haziran 1945 tarihli Birlesmis Milletler Antlasmasi'nin tam metni icin bkz. http://www. unicankara.org.tr/doc_pdf/chart_turkce.pdf.
COPYRIGHT 2013 International Relations Council of Turkey
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2013 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Dilek, Mehmet Sait
Publication:Uluslararasi Iliskiler / International Relations
Date:Mar 22, 2013
Words:8739
Previous Article:Syrian people's right to resist to Bashar Assad: three contractarian perspectives/Suriye halkinin Besar Esad'a direnme hakki: Uc sozlesmeci bakis.
Next Article:Editorden.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |