Printer Friendly

Genitourinary infections in female patients with psoriasis: demographic and clinical features/Psoriyazisli kadin olgularda genitouriner infeksiyonlar; demografik ve klinik ozellikler.

Summary

Background and Design: It has been reported that the focal infections may trigger the formation and/or exacerbation of psoriasis lesions. Although it is known that the most frequent association is with throat infection, it is emphasized that urinary tract infections should be considered as a triggering factor due to improvement of psoriatic lesions after treatment of active or asymptomatic urinary tract infection in some cases. The aim of our study was to evaluate the frequency of genitourinary infection (GUI) and to compare the clinical and demographic features of cases with and without GUI.

Materials and methods: In this retrospective study, the files of 144 female psoriasis vulgaris inpatients were evaluated for clinical type of psoriasis, demographic data, psoriasis area and severity index (PASI), and accompanying GUIs. Clinically, the patients with plaque psoriasis were defined as "stable" psoriasis, while those with guttate psoriasis or with flare-up of guttate psoriasis in case of plaque psoriasis were defined as "active" psoriasis.

Results: Out of a total of 144 psoriasis patients, 93 (64.4%) were in the active group and 51 (35.4%) were in the stable group. Of all the patients, 48 (33.3%) had GUI. Thirty-one (21.5%) patients had urinary tract infection, 23 (16%) had vaginitis and 5 (3.5%) patients had cervicitis. It was found that the patients with GUI had lower mean age of psoriasis onset, shorter mean duration of the last exacerbation and higher values of mean PASI compared to those without GUI. In patients with active psoriasis, the frequency of GUI was higher (36.6%) than in the stable group (27.5%), but statistically significant difference between them was not determined.

Conclusion: We assumed that it would be beneficial to investigate GUI in both active and stable psoriasis cases, especially in patients who had recently suffered an exacerbation or had high clinical severity scores. (Turkderm 2011; 45: 174-8)

Key Words: Psoriasis, guttate, plaque, active psoriasis, stable psoriasis, genitourinary infection

Ozet

Amac: Fokal infeksiyonlarin psoriyasis lezyonlarinin olusumu ve/veya alevlenmesini tetikleyebildigi bildirilmistir. En sik bogaz infeksiyonlari ile iliskisi bilinmekle birlikte, bazi olgularda aktif veya asemptomatik idrar yolu infeksiyonunun tedavisi ile psoriyazis lezyonlarinda da duzelme gozlenmesi uzerine idrar yolu infeksiyonlarinin tetikleyici faktor olarak dikkate alinmasi gerektigi vurgulanmistir. Bu calismada psoriyazis vulgarisli kadin olgularda genitouriner infeksiyon (Gul) sikliginin degerlendirilmesi ve Gul olan olgulardaki klinik ve demografik ozelliklerin olmayan olgularla karsilastirilmasi amaclanmistir.

Gerec ve yontemler: Retrospektif olarak planlanmis calismamizda klinigimizde yatan psoriyazis vulgarisli 144 kadin olgunun dosyasi psoriyazis klinik tipi, demografik veriler, psoriyazis alan siddet indeksi ve eslik eden GUl'lari acisindan taranmistir. Klinik olarak plak psoriyazisli olgular "stabil", guttat psoriyazisli veya guttat sacilimlari olan plak psoriyazisli olgular ise "aktif psoriyazis olarak tanimlanmistir.

Bulgular: Toplam 144 psoriyazis olgusunun 93 (%64,6)'unun aktif psoriyazis, 51 (%35,4)'inin ise stabil psoriyazis klinik ozelliklerini tasidigi saptanmistir. Olgularin 31 (%21,5)'inde idrar yolu infeksiyonu, 23 (%16)'unde vajinit ve 5 (%3,5)'inde servisit olmak uzere toplam 48 (%33,3) olguda GUI varligi belirlenmistir. GUI saptanan olgularda GUI olmayanlara gore ortalama psoriasis baslangic yasinin daha dusuk, son alevlenme suresinin daha kisa ve psoriyazis alan siddet indeksi degerlerinin daha yuksek oldugu gosterilmistir. Aktif psoriyazisli olgularda %36.6 olarak saptanan GUI sikliginin stabil psoriyazisli olgulara (%27,5) gore daha fazla oldugu ancak istatistiksel olarak anlamli olmadigi gosterilmistir.

Sonuc: Hem aktif hem de stabil psoriyaziste ozellikle yakin zamanda alevlenme gecirmis veya klinik siddet skorlari yuksek olan olgularda GUI arastirilmasinin yararli olacagi kanaatindeyiz. (Turkderm 2011; 45: 174-8)

Anahtar Kelimeler: Psoriyazis, guttat, plak, aktif psoriyazis, stabil psoriyazis, genitouriner infeksiyon

Giris

Toplumun yaklasik %1-3'unde gorulen psoriyazis T hucre aracili kronik seyirli, tekrarlayici ve inflamatuvar bir deri hastaligidir. Psoriyazisin genis spektrumlu klinik tablolari arasinda en sik gorulen tipi olan psoriyazis vulgariste eritemli skuamli papuler lezyonlann buyuklugu noktasal buyuklukten daha genis deri yuzeyini kaplayan plaklara kadar degisebilir. (1-3)

Psoriyazis etyopatogenezinde multipl genetik komponentler ve cevresel faktorlerin birlikte rol oynadigi bildirilmistir. Genetik olarak yatkin kisilerde baslica ilaclar ve infeksiyonlar olmak uzere cesitli faktorler psoriyazis lezyonlarmi ilk kez ortaya cikarabilecegi gibi mevcut lezyonlarda alevlenmelere de neden olabilir. (3-5) Cevresel faktorler arasinda yer alan infeksiyonlarin psoriyazis olgularinin %15-76'sinda tetikleyici rol oynadigi gosterilmistir. (4-9) Tetikleyici faktor olarak bildirilen fokal infeksiyonlardan ise ozellikle ust solunum yolu infeksiyonlari nm rolu oldugundan soz edilmistir. (10-13) Bununla birlikte, literaturde idrar kulturunde ureme olan veya asemptomatik idrar yolu infeksiyonu bulunan bazi olgularin tedavisi ile psoriyazis lezyonlarindaki dramatik duzelmenin fark edilmesi nedeniyle idrar yolu infeksiyonlarinin tetikleyici faktor olarak dikkate alinmasi gerektigi vurgulanmistir. (4,8,9,13) Ozellikle alt idrar yolu infeksiyonu ve vajinit tablosunun kadinlarda en sik gorulen infeksiyonlar arasinda bulundugu bilinmektedir. (14,15)

Literaturde infeksiyonlarla psoriyazis klinik tipleri arasinda da iliski kurulmaya calisilmakta olup ozellikle guttat psoriyazis ve guttat sacilimli plak psoriyazisli olgularla daha siklikla iliskilendirildigi gorulmektedir. (16-20) Bu calismada klinigimizde yatirilan psoriyazis vulgarisli kadin olgularda genitouriner infeksiyon (GUI) sikliginin belirlenmesine ilaveten, mevcut GUI varliginin demografik ve klinik ozelliklerle iliskisinin arastirilmasi amaclanmistir.

Gerec ve Yontemler

Bu calismaya Ocak 2006-Subat 2011 tarihleri arasinda klinigimizde yatirilmis olan psoriyazis vulgarisli kadin olgular alinmistir. Son alti ay icinde tedavi turunde degisiklik yapilan veya major bir travma oykusu olan, bilinen metabolik veya endokrin bir hastaligi ile psoriyazisi tetikleyebilecek herhangi bir ilac kullanimi oykusu ve alkolizm oykusu bulunan, ayrica dosyalardaki kayitlari eksik olan olgular calismaya alinmamistir.

Retrospektif olarak planlanmis olan bu calismada psoriyazis klinik tipi lezyonlann morfolojik gorunumune gore belirlenmis olup; plak psoriyazis (nummular, plak ve/veya plakard lezyonlari olanlar), guttat psoriyazis (sadece punktat ve guttat lezyonlari olanlar) ve guttat sacilimlari olan plak psoriyazis (nummular, plak ve/veya plakard lezyonlann yaninda punktat ve/veya guttat lezyonlari olanlar) olarak siniflandirilmistir. Bu calismada ayrica plak psoriyazisli olgular "stabil", guttat psoriyazisli veya guttat sacilimlari olan plak psoriyazisli olgular ise "aktif" psoriyazis olarak tanimlanmistir. (16)

Dosyadaki verilerden olgularin yasi (erken eriskin 1945 yas, orta eriskin 46-64 yas veya yasli [greater than or equal to] 65 yas), psoriyazis baslangic yasi (erken <40 yas veya gec [greater than or equal to] 40 yas baslangicli), hastalik suresi, ailede psoriyazis varligi, lezyonlarda alevlenme varsa bu durumun ne kadar sure once (son 1 ay, 1-3 ay, 3-6 ay veya 6-12 ay icinde ya da 12 aydan daha uzun bir sure once) oldugu ile ilgili ayrintili oykuleri ve Psoriyazis Alan Siddet indeksi ("Psoriasis Area and Severity Index", PASI)'ne gore degerlendirilmis olan klinik siddet skorlari kaydedilmistir. Calismaya dosyasinda hemogram, eritrosit sedimentasyon hizi, Creaktif protein, rutin idrar analizi ve idrar kulturu bulunan olgular dahil edilmistir. Genital infeksiyon acisindan tum olgularin Kadin Hastaliklari bolumunce degerlendirilmis ve genital infeksiyon tanisinin bu bolumce konulmus olmasi kriteri aranmistir. Uriner infeksiyon acisindan ise laboratuar bulgulari uriner infeksiyonu dusunduren olgularin uriner infeksiyon tanisinin Uroloji bolumunce konulmus olmasi kriteri aranmistir. Dosya taramasi dogrultusunda GUI varligi ile ilgili bulgular kaydedilmistir.

Veriler SPSS 15 sunumu kullanilarak analiz edilmistir. Tanimlayici analiz ile sayisal degiskenler ortalama [+ or -] standart sapma olarak, diger degiskenlerin ise yuzde sikliklari elde edilmistir. Psoriyazis alt gruplarinin kendi aralarinda karsilastirilmasinda ve GUI saptanan olgularin demografik ve klinik parametrelerinin GUI olmayan olgularla karsilastirilmasinda ki-kare, Fisher'in kesinlik testi ve t testi kullanilmistir, istatistiksel olarak p<0,05 olan degerler anlamli olarak kabul edilmistir.

Bulgular

Calisma kapsaminda degerlendirilen toplam 144 olgunun 93 (%64,6)'unun aktif psoriyazis, 51 (%35,4)'inin ise stabil psoriyazis klinik ozelliklerini tasidigi saptanmistir. Aktif psoriyazisli 93 olgunun ise 33 (%35,5)'unu guttat psoriyazisli ve 60 (%64,5)'ini guttat sacilimli plak psoriyazisli olgularin olusturdugu belirlenmistir. Calismaya alinan olgularin demografik ve ozgun klinik verileri Tablo 1'de gosterilmektedir. Totalde aktif ve stabil psoriyazisli olgular arasinda karsilastirma yapildiginda; yas ortalamalarinin aktif grupta anlamli olarak daha dusuk oldugu gorulmustur. Ayrica istatistiksel olarak anlamli derecede daha fazla olmak uzere aktif psoriyazisli olgularin cogunun erken eriskin (%40,9) grubunda iken stabil psoriyazisli olgularin cogunun orta eriskin donemde (%62,7) oldugu belirlenmistir. Ortalama hastalik sureleri, aile oykusu varligi ve ortalama PASI degerleri acisindan her iki grup arasinda anlamli fark olmadigi, ancak aktif gruptaki olgularin stabil gruptaki olgulara gore ortalama psoriyazis baslangic yasinin daha dusuk ve son alevlenme surelerinin daha kisa oldugu saptanmistir.

Calismaya alinan toplam 144 olgunun 48 (%33,3)'inde GUI saptanmis olup psoriyazis klinik alt tiplerine gore degerlendirildiginde aktif psoriyazisli olgularda %36,6 (GP'te %33,3, guttat sacilimli PP'te %38,3) oraninda saptanan GUI sikliginin stabil psoriyazisli olgularda %27,5 oldugu belirlenmistir. Aktif ve stabil olgular karsilastirildiginda aktif olgularda istatistiksel olarak anlamli olmamakla birlikte GUI sikliginda artis saptanmis olup, saptanan infeksiyonlar ve bunlarin klinik tiplere gore dagilimi Tablo 2'de gosterilmistir.

Her bir psoriyazis alt grubunda GUI saptanmayan olgularla saptanan olgularin demografik ve psoriyazise ozgun klinik verileri Tablo 3'de gosterilmektedir. Tum olgular degerlendirildiginde GUI saptanan olgularla GUI olmayanlarin ortalama yaslari arasinda istatistiksel olarak anlamli fark saptanmazken yas gruplari dagilimi acisindan da farklilik izlenmemistir. Aile oykusu varligi acisindan fark belirlenmemekle birlikte GUI olan olgularda ortalama hastalik suresinin anlamli olarak daha uzun, baslangic yasinin daha dusuk ve son alevlenme suresinin daha kisa oldugu gosterilmistir. Ortalama PASI degerlerinin GUI olmayan olgulara gore anlamli olarak daha yuksek oldugu ve PASI degeri [greater than or equal to] 10 olan olgularda GUI varliginin arttigi gorulmustur. Psoriyazis alt tipleri acisindan degerlendirildiginde ise hem aktif hem de stabil grupta GUI olan olgularla olmayanlar arasinda yas ortalamasi, yas gruplari dagilimi ve aile oykusu varligi acisindan anlamli fark izlenmemistir. Aktif grupta GUI olan olgularda anlamli olarak ortalama hastalik suresinin daha uzun, psoriyazis baslangic yasinin daha dusuk ve son alevlenme surelerinin daha kisa oldugu gorulmustur. Aktif gruptaki GUITu olgularin yarisinin son bir ay icinde alevlenme gecirmis oldugu ve yakin zamanda alevlenmesi olan GUI'lu olgularin GUI olmayan olgulardan anlamli olarak daha fazla oldugu gorulmustur. Stabil grupta son bir ay icinde alevlenme gecirmis GUI olan ve olmayan olgu sayilari acisindan anlamli fark olmamasina ragmen 1. aydan daha uzun sure once alevlenmesi olan olgular arasinda GUI'lu olgularin anlamli olarak daha fazla oldugu saptanmistir. Her iki grupta da GUI saptanan olgulardaki ortalama PASI degerlerinin GUI olmayan olgulara gore anlamli olarak daha yuksek oldugu ve PASI degeri [greater than or equal to] 10 olan olgularda GUI varliginin arttigi gorulmustur.

Tartisma

Psoriyazis vulgarisli olgularin cogunlugunu olusturan plak psoriyazis ozellikle lumbosakral alan, sacli deri, diz ve dirseklerde yogunlasmis uzeri sedefi beyaz renkli skuamla kapli eritemli papuler lezyonlarla karakterizedir. Psoriyazisli olgularin yaklasik %10'unu olusturan guttat psoriyazis ise genellikle cocuklarda ve genc eriskinlerde gorulen ve siklikla akut tonsillit veya farenjit gibi bir ust solunum yolu infeksiyonundan sonra birdenbire ortaya cikan eritemli kucuk papuler lezyonlarla karakterize psoriyazis tipidir. Guttat psoriyazis daha onceden psoriyazis oykusu olmayan bir olguda ilk kez olusabilecegi gibi, genellikle sinirli deri alanlarini tutan kronik plak psoriyazis lezyonlarina =eslik etrflektedir. (1-3) Psoriyazisin bu cesitlilik gosteren klinik gorunumlerinin tesadufi veya sadece Koebner etkisi ile olmaktan ziyade, mikrobiyal uyaranin ozelligi ve lokalizasyonuna bagli olarak alternatif kompleman yolu aktivasyonu ile olusabilecegi ileri surulmustur. (4,8) Biz bu calismada guttat lezyonlari olan olgulari eslik eden plak tarzi lezyonlari olsa da aktif psoriyazis grubu icinde, sadece plak tarzi lezyonlari olan olgulari ise stabil psoriyazis grubu icinde degerlendirdik. (16)

Literaturde psoriyazisin baslamasi, suregenligi ya da siddetlenmesinde en cok suclanan infeksiyoz ajanlar streptokoklar ve daha az oranda stafilokoklar olmakla birlikte, bazi yazarlar tarafindan hastaligin alevlenmesinde daha genis bir spektrum olusturan bakteriyal, viral veya fungal kokenli farkli mikroorganizmalarin rol oynadigi ileri surulmustur. Bunlar arasinda en tutarli iliskinin psoriyazisin hem akut hem kronik formlarinda suclanmis olan A grubu beta hemolitik streptokoklar ile oldugu bildirilmis, diger mikrobiyal etkenlerin etyopatogenezde rolu olup olmadigi henuz kesinlik kazanmamistir. (5,7,12)

Sonuc olarak, psoriyazisli olgularda bakteriyel veya viral superantijenlerin normal immunolojik yolaklari gecerek immun sistemde guclu bir stimulasyona yol acabildigi ve psoriyazis gelisiminde en onemli rolu olusturan T lenfositlerinin uretimine neden oldugu bilinmektedir. (7,12)

Yakin zamanda Blok ve arkadaslari tarafindan 45 psoriyazis olgusunda yapilmis olan ve son bir yil icinde gecirilen tonsillit, farenjit, sinuzit, urosistit ve diger infeksiyonlarin psoriyazisle iliskisinin sorgulandigi bir anket calismasinda olgularin %33'u infeksiyon sonrasi psoriyaziste alevlenme oldugunu belirtmis, ayrica bu olgularda psoriyazis baslangic yasinin diger olgulara gore daha dusuk oldugu gozlenmistir. Suclanan infeksiyonlarin sikligiyla ilgili ayrintili veriler olmamakla birlikte, siklik sirasina gore farenjit ve sinuziti alt idrar yolu infeksiyonlari nm takip ettigi belirlenmistir. (13) Literaturdeki psoriyazis ile GUI varligi arasindaki iliskiyi degerlendiren calismalar incelendiginde sadece idrar yolu infeksiyonu ile ilgili sinirli verilere rastlanmistir, ilk kez Rosenberg ve arkadaslari tarafindan bazi olgularda asemptomatik idrar yolu infeksiyonu tedavisi ile psoriyazis klinigindeki duzelmenin gozlenmesi uzerine tum olgulardan rutin idrar kulturu istendigi ve ureme belirlenen olgularin psoriyazis kliniginin daha yaygin ve aktif oldugu bildirilmistir. Ayrica farkli klinik tiplerdeki 167 psoriyazis olgusunda yapilan retrospektif bir calismada govde ve ekstremitelerdeki kucuk pembe plakli psoriyazis klinik tipi ile idrar kulturu pozitifligi arasinda istatistiksel olarak anlamli bir iliski oldugu saptanmistir. (4,8) Urogenital traktustaki proteus mirabilis, escherichia coli ve diger gram negatif basillerin etken oldugu rekurren infeksiyonlar ve dusuk duzeydeki persistan kolonizasyonun klinik bulgularla birlikte degerlendirilerek tedavi edildiginde psoriyazis lezyonlarindaki dramatik duzelmenin izlenmesi nedeniyle idrar yolu infeksiyonlarinin tetikleyici faktor olarak dikkate alinmasi gerekliligi vurgulanmistir. (8,9) Bizim calismamizda ise olgularimizin %33,3'unde GUI varligi saptanmis olup, bunlarin %21,5'inde idrar yolu infeksiyonu, %16'sinda vajinit ve %3,5'unda servisit belirlenmistir.

Psoriyazis klinik tiplerinden ozellikle guttat psoriyazis olmak uzere guttat sacilimli ve stabil plak psoriyazisin, daha az oranda da pustuler psoriyazisin ust solunum yolu infeksiyonlari, dental infeksiyonlar ve nadiren perianal infeksiyonlarla tetiklenebildigi bildirilmistir. (6,2,23) Literaturdeki psoriyazis klinik tipi ile infeksiyon varligi arasindaki iliskiyi degerlendiren calismalar cogunlukla en sik gorulen fokal infeksiyon olan ust solunum yolu infeksiyonu verilerine dayanmaktadir. (17,20) Psoriyazisli olgulardaki bogaz infeksiyonlari ndaki artmis sikligin bu olgularin tonsillerindeki anormal savunma mekanizmasi ile iliskili olabilecegi ileri surulse de, diger infeksiyonlara yatkinligin artmasi ile ilgili yeterli kanit bulunmamaktadir. (17) Tonsillit ve farenjit gibi bogaz infeksiyonlari nin psoriyazis klinik tiplerinden ozellikle bizim aktif grup olarak niteledigimiz guttat psoriyazis ve guttat sacilimli plak psoriyazis ile iliskili olabilecegi bildirilmistir. (16-20) Yakin zamanda psoriyazisin farkli klinik tipleri arasinda yapilan bir calismada guttat psoriyazisli olgularin %85,7'sinde, guttat alevlenmeleri olan plak psoriyazisli olgularin %71,4'unde ve kronik plak psoriyazisli olgularin %66,6'sinda streptekokkal, stafilokokkal, probionobacterium, exiguobacterium veya bacillus turune ait DNA belirlenmistir." Biz de calismamizda psoriyazisli olgularda GUI sikligini saptamayi ve GUI varliginin psoriyazis klinik tipi ile iliskisini degerlendirmeyi amacladik. Bu calismada GUI sikligi aktif psoriyazisli olgularda %36,6 ve stabil psoriyazisli olgularda %27,5 oraninda saptanmis olsa da, psoriyazis klinik tipi ile GUI varligi arasinda istatistiksel olarak anlamli bir fark saptanmamistir.

Henseler ve Cristophers tarafindan psoriyazisin erken baslangicli (<40 yas) ailesel tipi ve gec baslangicli ([greater than or equal to] 40 yas) ailesel olmayan tipi olmak uzere iki tipinin oldugu belirtilmistir. (24) Bogaz infeksiyonlari nin ailesinde psoriyazis oykusu bulunan ve/veya baslangic yasi erken olan psoriyazis vulgarisli olgularda daha fazla saptandigi bildirilmistir. (22,24) Yine yeni bir alevlenmeden once olasi bir tetikleyici faktorun varligi daha sik erken baslangicli psoriyazisli olgularda bildirilmis, en sik suclanan faktorler ise ust solunum yolu infeksiyonlari ve iklimsel degisiklikler olmustur. (22) Bizim calismamizda ailesinde psoriyazis oykusu bulunan olgulardaki GUI sikliginda bir farklilik belirlenmemekle birlikte, literature benzer sekilde baslangic yasi erken olan ve yakin zamanda alevlenme gecirmis olgularda GUI'nun daha fazla goruldugu belirlenmistir.

Literaturde infeksiyon varligi ile PASI degerleri arasindaki iliskiyi arastiran calismalar yeterli olmasa da, bogaz kulturunde beta hemolitik streptekok ureyen plak psoriyazisli olgularda ve ASO degerleri yuksek olan plak psoriyazisli cocuk olgularda PASI degerlerinin anlamli olarak daha yuksek oldugu bildirilmistir. (19-25) Bununla birlikte Yildirim ve arkadaslari tarafindan psoriyazis ve parvovirus B19 arasindaki iliskinin

arastirildigi bir diger calismada viral DNA yuku ile psoriyazis klinik tipi ve PASI degerleri arasinda anlamli bir iliski saptanmamistir. (26) Bizim calismamizda ise GUI saptanan aktif ve stabil psoriyazisli olgularda GUI olmayanlara gore ortalama PASI degerleri anlamli olarak daha yuksek saptanmis, ayrica her iki grupta da PASI degeri >10 olan olgularda GUI varliginin arttigi gorulmustur.

Aktif ve stabil psoriyazisli kadin olgularda GUI sikliginin arastirildigi bu calismanin retrospektif nitelikte olmasi, olgu sayisinin cok fazla olmamasi ve yatan hasta kumesini icerdigi icin herhangi bir inflamatuvar hastaligi olmayan kontrol grubunun dahil edilememis olmasi calismamizin sinirliliklari arasindadir.

Sonuc olarak; bu calismada aktif psoriyazisli olgulardaki GUI sikliginin stabil olgulara gore kismen daha fazla olmakla birlikte bu farkin istatististiksel olarak anlamli olmadigi gozlenmistir. Bununla birlikte hem aktif hem de stabil psoriyaziste ozellikle yakin zamanda alevlenme gecirmis veya klinik siddet skorlari yuksek olan olgularda GUI arastirilmasinin uygun olacagi kanaatindeyiz.

DOI: 10.4274/turkdem.60963

Kaynaklar

(1.) Naldi L, Gaimbini D: The clinical spectrum of psoriasis. Clin Dermatol 2007;25:510-8.

(2.) Griffiths CE, Barker JN: Pathogenesis and clinical features of psoriasis. Lancet 2007;370:263-71.

(3.) Gurer MA, Adisen E: Psoriasis, introduction, general information, epidemiology. Turkderm 2008;42:15-7.

(4.) Rosenberg EW, Noah PW, Skinner RB Jr, Vander Zwaag R, West SK, Browder JF: Microbial associations of 167 patients with psoriasis. Acta Derm Venereol Suppl (Stockh) 1989,146:724.

(5.) Fry L, Baker BS: Triggering psoriasis: the role of infections and medications. Clin Dermatol 2007;25:606-15.

(6.) Tagami H: Triggering factors. Clin Dermatol 1997;15:677-85.

(7.) Fry L: Role of microbes in psoriasis. Clin Exp Dermatol 2000;25:164.

(8.) Rosenberg EW, Noah PW, Skinner RB Jr: Microorganisms and psoriasis. J Natl Med Assoc 1994;86:305-10.

(9.) Noah PW: The role of microorganisms in psoriasis. Semin Dermatol 1990;9:269-76.

(10.) Rigopoulos D, Gregoriou S, Katrinaki A, Korfitis C, Larios G, Stamou C, et al: Characteristics of psoriasis in Greece: an epidemiological study of a population in a sunny Mediterranean climate. Eur J Dermatol 2010;20:189-95.

(11.) Norholm-Pedersen A: Infections and psoriasis; a preliminary communication. Acta Derm Venereol 1952;32:159-67.

(12.) Owen CM, Chalmers RJ, O'Sullivan T, Griffiths CE: A systematic review of antistreptococcal interventions for guttate and chronic plaque psoriasis. Br J Dermatol 2001;145:886-90.

(13.) Blok S, Vissers WH, van Duijnhoven M, van de Kerkhof PC: Aggravation of psoriasis by infections: a constitutional trait or a variable expression? Eur J Dermatol 2004;14:259-61.

(14.) Dielubanza EJ, Schaeffer Al: Urinary tract infections in women. Med Clin North Am 2011 ;95:2741.

(15.) Russell MW, Mestecky J: Tolerance and protection against infection in the genital tract. Immunol Invest 2010;39:500-25.

(16.) Munz OH, Sela S, Baker BS, Griffiths CE, Powles AV, Fry L: Evidence for the presence of bacteria in the blood of psoriasis patients. Arch Dermatol Res 2010;302:495-8.

(17.) Nahary L, Tamarkin A, Kayam N, Sela S, Fry L, Baker B, et al: An investigation of antistreptococcal antibody responses in guttate psoriasis. Arch Dermatol Res 2008;300:441-9.

(18.) Caca-Biljanovska NG, V'lckova-Laskoska MT: Management of guttate and generalized psoriasis vulgaris: prospective randomized study. Croat Med J 2002;43:707-12.

(19.) Gudjonsson JE, Thorarinsson AM, Sigurgeirsson B, Kristinsson KG, Valdimarsson H: Streptococcal throat infections and exacerbation of chronic plaque psoriasis: a prospective study. Br J Dermatol 2003;149:530-4.

(20.) Bartenjev I, Rogi Butina M, Potocnik M: Subclinical microbial infection in patients with chronic plaque psoriasis. Acta Derm Venereol Suppl (Stockh) 2000;211:17-8.

(21.) Seyhan M, Coskun BK, Saglam H, Ozcan H, Karincaoglu Y: Psoriasis in childhood and adolescence: evaluation of demographic and clinical features. Pediatr Int 2006;48:525-30.

(22.) Raychaudhuri SP, Gross J: A comparative study of pediatric onset psoriasis with adult onset psoriasis. Pediatr Dermatol 2000;17:174-8.

(23.) Adisen E, Tekin O, Gulekon A, Gurer MA: Cocukluk donemi psoriazisi: 130 olgunun retrospektif degerlendirmesi. Turk Dermatoloji Dergisi 2008,2:43-6.

(24.) Henseler T, Christophers E: Psoriasis of early and late onset: characterization of two types of psoriasis vulgaris. J Am Acad Dermatol 1985;13:450-6.

(25.) Kim SK, Kang HY Kim YC, Lee ES: Clinical comparison of psoriasis in Korean adults and children: correlation with serum antistreptolysin O titers. Arch Dermatol Res 2010;302:295-9.

(26.) Yildirim M, Ceyhan AM, A, Aridogan BC, Koc IG, Kaya S: Investigation of relationship between Parvovirus B19 infection and psoriasis. Turkderm 2010;44:200-203.

Sevgi Akarsu, Turna Ilknur, Ceylan Canbaz Avci, Saim Carsanbali, Ozlem Ozbagcivan, Emel Fetil, Ali Tahsin Gunes

Dokuz Eylul Universitesi Tip Fakultesi, Deri ve Zuhrevi Hastaliklar Anabilim Dali, Izmir, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Sevgi Akarsu, Dokuz Eylul Universitesi Tip Fakultesi Hastanesi, Dermatoloji Anabilim Dali, izmir, Turkiye Tel.: +90 232 412 38 60 E-posta: sevgi.akarsu@deu.edu.tr Gelis Tarihi/Received: 26.03.2011 Kabul Tarihi/Accepted: 02.05.2011
Tablo 1. Aktif ve stabil psoriyazisli olgularin demografik ve
klinik ozellikleri

Demografik ve klinik              Aktif Psoriyazis (n=93)
ozellikler

Yas (yil) *                       48,1 [+ or -] 17,0 (19-81)
Erken eriskin                     38 (%40,9)
Orta eriskin                      36 (%38,7)
Yasli                             19 (%20,4)
Baslangic yasi (yil) *            36,0 [+ or -] 18,5 (5-74)
Erken (< 40 yas)                  53 (%57)
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)               40 (%43)
Aile oykusu (+)                   15 (%16,1)
Hastalik suresi (yil)             12,3 [+ or -] 11,4 (0,2-50)
Son alevlenme zamani (ay) *       5,3 [+ or -] 6,7 (0,3-36)
<1 ay                             20 (%21,6)
<1-3 ay                           35 (%37,6)
<3-6 ay                           18 (% 19,4)
<6-12 ay                          12 (%12,9)
> 12 ay                           8 (%8,6)
PASI                              9,6 [+ or -] 4,1 (3,2-26,5)
<10                               57 (%61,3)
[greater than or equal to] 10     36 (%38,7)

Demografik ve klinik              Stabil Psoriyazis (n=51)
ozellikler

Yas (yil) *                       53,6 [+ or -] 13,0 (22-91)
Erken eriskin                     10 (%19,6)
Orta eriskin                      32 (%62,7)
Yasli                             9 (%17,6)
Baslangic yasi (yil) *            42,0 [+ or -] 15,0 (9-70)
Erken (< 40 yas)                  21 (%41,2)
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)               30 (%58,8)
Aile oykusu (+)                   14 (%27,5)
Hastalik suresi (yil)             12,9 [+ or -] 11,7 (0,3-60)
Son alevlenme zamani (ay) *       9,4 [+ or -] 11,6 (0,3-60)
<1 ay                             7 (%13,7)
<1-3 ay                           12 (%23,5)
<3-6 ay                           13 (%25,5)
<6-12 ay                          6 (%11,8)
> 12 ay                           13 (%25,5)
PASI                              8,1 [+ or -] 4,9 (2,1-25,6)
<10                               38 (%74,5)
[greater than or equal to] 10     13 (%25,5)

Demografik ve klinik              Toplam (n=144)
ozellikler

Yas (yil) *                       50,5 [+ or -] 15,5 (19-81)
Erken eriskin                     48 (%33,3)
Orta eriskin                      68 (%47,2)
Yasli                             28 (%19,4)
Baslangic yasi (yil) *            38,1 [+ or -] 17,5 (5-74)
Erken (< 40 yas)                  74 (%51,4)
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)               70 (%48,6)
Aile oykusu (+)                   29 (%20,1)
Hastalik suresi (yil)             12,5 [+ or -] 11,5 (0,2-60)
Son alevlenme zamani (ay) *       6,7 [+ or -] 8,9 (0,3-60)
<1 ay                             27 (%18,8)
<1-3 ay                           47 (%32,6)
<3-6 ay                           31 (%21,5)
<6-12 ay                          18 (%12,5)
> 12 ay                           21 (%14,6)
PASI                              9,0 [+ or -] 4,4 (2,1-26,5)
<10                               95 (%66)
[greater than or equal to] 10     49 (%34)

* istatistiksel olarak anlamli ozellikler (p<0.05)

Tablo 2. Aktif ve stabil psoriyazisli olgularda saptanan
genitouriner infeksiyonlar

Genitouriner                Aktif        Stabil        Toplam
infeksiyonlar            Psoriyazis    Psoriyazis      (n=144)
                           (n=93)        (n=51)

Idrar yolu infeksiyonu   15 (%16,1)     6 (%11,8)    21 (%14,6)
Vajinit                   8 (%8,6)      4 (%7,8)      12 (%8,3)
Idrar yolu
  infeksiyonu +vajinit    7 (%7,5)      3 (%5,9)      10 (%6,9)
Servisit                  3 (%3,2)      1 (%2,0)      4 (%2,8)
Vajinit+servisit          1 (%1,1)       0 (%0)       1 (%0,7)
Total                    34 (%36,6)    14 (%27,5)    48 (%33,3)

Tablo 3. Genitouriner infeksiyon saptanan aktif ve stabil
psoriyazisli olgularin demografik ve klinik ozellikleri

Demografik ve klinik ozellikler       Aktif Psoriyazis (n=93)

                                          GUI (-) (n = 59)

Yas                                49,7 [+ or -] 17,7 (19-81)
Erken eriskin                      23 (%39)
Orta eriskin                       21 (%35,6)
Yasli                              15 (%25,4)
Baslangic yasi (yil) *             39,6 [+ or -] 18,8 (9-74)
Erken (< 40 yas) *                 28 (%47,5)
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)                31 (%52,5)
Aile oykusu (+)                    7(%11,9)
Hastalik suresi (yil) *            10,3 [+ or -] 11,2 (0,2-50)
Son alevlenme zamani (ay) *        7,3 [+ or -] 7,6 (0,5-36)
<1 ay *                            3 (%5,1)
<1-3 ay *                          19 (%32,2)
<3-6 ay *                          18 (%30,5)
<6-12 ay *                         11 (%18,6)
> 12 ay *                          8 (%13,6)
PASI *                             7,9 [+ or -] 2,8 (3-15)
<10                                45 (%76,3)
[greater than or equal to] 10 *    14 (%23,7)

Demografik ve klinik ozellikler       Aktif Psoriyazis (n=93)

                                          GUI (+) (n = 34)

Yas                                37,5 [+ or -] 17,0 (5-80)
Erken eriskin                      15 (%44,1)
Orta eriskin                       15 (%44,1)
Yasli                              4 (%11,8)
Baslangic yasi (yil) *             25,8 [+ or -] 15,4 (1,5-74) *
Erken (< 40 yas) *                 25 (%73,5) *
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)                9 (%26,5)
Aile oykusu (+)                    8 (%23,5)
Hastalik suresi (yil) *            15,8 [+ or -] 11,1 (0,5-50) *
Son alevlenme zamani (ay) *        1,7 [+ or -] 1,8 (0,3-11) *
<1 ay *                            17 (%50) *
<1-3 ay *                          16 (%47,1) *
<3-6 ay *                          0 (%0) *
<6-12 ay *                         1 (%2,9) *
> 12 ay *                          0 (%0) *
PASI *                             12,5 [+ or -] 4,4 (5,9-26,5) *
<10                                12 (%35,3)
[greater than or equal to] 10 *    22 (%64,7) *

Demografik ve klinik ozellikler       Stabil Psoriyazis (n=51)

                                          GUI (-) (n = 37)

Yas                                55,1 [+ or -] 12,0 (30-79)
Erken eriskin                      7 (%23,3)
Orta eriskin                       22 (%51,2)
Yasli                              8 (%34,8)
Baslangic yasi (yil) *             42,9 [+ or -] 15,9(9-70)
Erken (< 40 yas) *                 14 (%37,8)
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)                23 (%62,2)
Aile oykusu (+)                    8 (%21,6)
Hastalik suresi (yil) *            12,5 [+ or -] 12,1 (0,3-60)
Son alevlenme zamani (ay) *        10,6 [+ or -] 9,7 (0,3-36)
<1 ay *                            3 (%8,1)
<1-3 ay *                          6 (%16,2)
<3-6 ay *                          10 (%27)
<6-12 ay *                         5 (%13,5)
> 12 ay *                          13 (%35,1)
PASI *                             6,3 [+ or -] 2,8 (2,1-12,5)
<10                                32 (%86,5)
[greater than or equal to] 10 *    5 (%13,5)

Demografik ve klinik ozellikler       Stabil Psoriyazis (n=51)

                                          GUI (+) (n = 14)

Yas                                53,9 [+ or -] 8,8 (39-68)
Erken eriskin                      3 (%16,7)
Orta eriskin                       10(%40,0)
Yasli                              1 (%20,0)
Baslangic yasi (yil) *             39,8 [+ or -] 12,5 (19-57)
Erken (< 40 yas) *                 7 (%50)
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)                7 (%50)
Aile oykusu (+)                    6 (%42,9)
Hastalik suresi (yil) *            14,1 [+ or -]  11,1 (1-36)
Son alevlenme zamani (ay) *        6,3 [+ or -] 15,5 (0,3-60) *
<1 ay *                            4 (%28,6)
<1-3 ay *                          6 (%42,9) *
<3-6 ay *                          3 (%21,4) *
<6-12 ay *                         0 (%0) *
> 12 ay *                          1 (%7,1) *
PASI *                             12,6 [+ or -] 6,2(4,3-25,6) *
<10                                6 (%42,9)
[greater than or equal to] 10 *    8 (%57,1) *

Demografik ve klinik ozellikler            Toplam (n=144)

                                          GUI (-) (n = 96)

Yas                                51,8 [+ or -] 15,9 (19-81)
Erken eriskin                      30 (%31,3)
Orta eriskin                       43 (%44,8)
Yasli                              23 (%24)
Baslangic yasi (yil) *             40,9 [+ or -] 17,7 (9-74)
Erken (< 40 yas) *                 42 (%43,8)
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)                54 (%56,3)
Aile oykusu (+)                    15 (%15,6)
Hastalik suresi (yil) *            11,1  [+ or -] 11,5 (0,2-60)
Son alevlenme zamani (ay) *        8,6 [+ or -] 8,6 (0,3-36)
<1 ay *                            6 (%6,3)
<1-3 ay *                          25 (%26)
<3-6 ay *                          28 (%29,2)
<6-12 ay *                         17 (% 17,7)
> 12 ay *                          20 (%20,8)
PASI *                             7,3 [+ or -] 2,9 (2,1-15)
<10                                77 (%80,2)
[greater than or equal to] 10 *    19 (%19,8)

Demografik ve klinik ozellikler            Toplam (n=144)

                                          GUI (+) (n = 48)

Yas                                47,8 [+ or -] 14,4 (19-70)
Erken eriskin                      18 (37,5)
Orta eriskin                       25 (%52,1)
Yasli                              5 (%10,4)
Baslangic yasi (yil) *             32,6 [+ or -] 16,0 (5-66) *
Erken (< 40 yas) *                 32 (%66,7) *
Gec ([greater than or
  equal to] 40 yas)                16 (%33,3)
Aile oykusu (+)                    14 (%29,2)
Hastalik suresi (yil) *            15,3 [+ or -] 11,0 (0,5-50) *
Son alevlenme zamani (ay) *        3,1  [+ or -] 8,6 (0,3-60) *
<1 ay *                            21 (%43,8) *
<1-3 ay *                          22 (%45,8) *
<3-6 ay *                          3 (%6,3) *
<6-12 ay *                         1 (%2,1) *
> 12 ay *                          1 (%2,1) *
PASI *                             12,5 [+ or -] 4,9(4,3-26,5) *
<10                                18 (%37,5)
[greater than or equal to] 10 *    30 (%62,5) *

* Istatistiksel olarak anlamli ozellikler ve anlamliligin
kaynaklandigi veriler (p<0,05)
COPYRIGHT 2011 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Original Investigation/Orijinal Arastirma
Author:Akarsu, Sevgi; Ilknur, Turna; Avci, Ceylan Canbaz; Carsanbali, Saim; Ozbagcivan, Ozlem; Fetil, Emel;
Publication:Archives of the Turkish Dermatology and Venerology
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Dec 1, 2011
Words:4576
Previous Article:Atopic dermatitis/Atopik dermatit.
Next Article:Clinical evaluation of inpatients with acute urticaria/Akut urtikerli yatan hastalarin klinik olarak degerlendirilmesi.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2018 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters