Printer Friendly

Genc Bireylerde Muzik Maruziyeti Sonrasi Olivokoklear Efferent Sistem Aktivasyonunun Degerlendirilmesi/Evaluation of the Olivocochlear Efferent System Activation After Exposure to Music in Young Individuals.

GIRIS

Ses, etrafimizdaki havada olusan sikisma ve gevseme, yani basinc azalmasi ve artmasi sonucunda meydana gelen titresimlerden olusmaktadir (1). Gurultu genelde hosnutsuz veya istenmeyen sesi gosterir (2). Dunya nufusunun yaklasik %5'i buyuk ekonomik maliyetlere neden olan ve etkilenen bireyin yasam kalitesine zarar veren, endustriyel, askeri, eglence yerleri ve rekreasyon alanlarindan kaynaklanan gurultuye bagli isitme kaybina sahiptir (3). Ozellikle eglence yerleri ve rekreasyon alanlarindan kaynaklanan gurultulere maruz kalmanin isitme sistemi uzerindeki etkisi endise uyandirmaktadir (4). Harris (5) endustriyel gurultuye bagli isitme kaybini, gurultuye bagli gecici isitme degisikligi, kalici isitme degisikligi ve akustik travma olmak uzere uc kategoriye ayirmaktadir. Gurultuye bagli isitme kaybinda travma, isitme organi olan kokleada maruz kalmanin yogunluguna ve suresine bagli olarak isitme keskinliginde gecici azalma veya gecici esik degisikligine neden olabilir (6). Gurultu etkisiyle meydana gelen bu isitme esigi degisiklikleri belli bir sure sonra ortadan kalktigi icin gecici isitme kaybi olarak isimlendirilmektedir. Gurultuye maruz kalinan surenin yaklasik 10 kati kadar bir gectikten sonra isitme esiklerinin bireyin normal isitme esigi degerlerine dondugu gozlenmektedir (7). Gurultuye bagli isitme kaybinda ilk olarak 4 kHz daha sonra 6 kHz ve 3 kHz frekanslarindaki etkilenme odyolojik olarak saptanabilmektedir. Ilerleyen zaman icinde isitme kaybi 0,5 kHz, 1 kHz ve 2 kHz frekanslarini da etkilemektedir (8). Hafif derecede isitme kaybi (15-20 dB) ile baslayan isitme esik degisiklikleri gundelik hayatta veya bire bir gorusmelerde fark edilmemesine ragmen, arka plan gurultunun oldugu ortamlarda bireylerin konusmayi ayirt etmekte gucluk cekmelerine neden olmaktadir (9). Calismalar, gecici isitme esigi degisikliklerinin kisa bir sure sonra duzelse de yasa bagli olarak isitme kaybini hizlandirdigi (10) ve ozellikle eglence yerleri ve rekreasyon alanlarindan kaynakli gurultu maruziyetinin yasa bagli isitme kaybini arttirarak yasam kalitesini olumsuz etkiledigini gostermektedir (3). Yasamin erken donemlerinde gurultuye bagli isitme kaybi prevelansindaki artisin bildirilmesiyle birlikte genc kulaklarda gurultuye maruz kalmanin uzun vadeli etkileri hakkindaki endiseler de artmaktadir (11). Gecmiste isyeri gurultusu kaynakli olarak iscilerde gozlenen gurultuye bagli isitme kaybi, gunumuzde cevresel kosullardan veya eglence mekanlarindan kaynakli gurultuye bagli isitme kaybi seklinde de kendini gostermektedir (12). Son yillarda tasinabilir MP3 calarlar ve cep telefonu ile muzik dinlemenin hizla yayilmasi yuksek ses siddet seviyelerine maruziyeti onemli olcude arttirmakta (13) ve ozellikle genc populasyonun sevdikleri muzikleri dinlemelerinin kalici isitme kaybi acisindan bir risk faktoru olusturabilecegini dusundurmektedir. Yapilan calismalarda bu cihazlarla 15 dakika 100 dBA seviyesinde muzik dinlendiginde 85 dBA seviyesinde gurultulu bir isyerinde 8 saat calismak durumunda kalan bir isci kadar gurultu seviyesine maruz kalindigi gosterilmistir (14). Tercih edilen yuksek dinleme seviyeleri, MP3 calarin kazanc ayarinin %60'indan %90'a kadar degismekte ve bu da 82,52 dBA ile 98,70 dBA arasindaki cikti seviyelerine karsilik gelmektedir (15). Kisisel dinleme cihazi tuketicilerine yonelik bir anket calismasinda, yuksekokul ogrencilerinin ve yetiskinlerin yaklasik beste ikisinin tipik olarak MP3 calariyla "yuksek" ses seviyesinde muzik dinledigi tespit edilmistir (16). MP3 muzik calarin dis kulak kanalindaki etkisinin 110 dBA' ya kadar yuksek seviyelerde olculmus olmasi (17) ve muzik kaynakli isitme kaybi prevelansindaki artisin bildirilmesi (18) MP3 calarin isitme fonksiyonu uzerindeki etkisinin arastirilmasinin onemini arttirmistir. Insanlarda gecici isitme esik degisiklikleri uzerine yapilan calismalarda (6) sure, yillik olarak gunluk maruziyet sureleri (genellikle 5 gun/hafta) uzerinden tanimlanmakla birlikte, tipik olarak 4 kHz' de ilk 10-15 yil, 2 kHz icin ise ilk 10-20 yil boyunca isitme esik degisikliginin en hizli sekilde arttigi gosterilmistir.

Gurultuye bagli isitme kayiplarinin karakteristik patolojik ozelligi tuylu hucrelerin kaybedilmesidir (19). Yaklasik 30 yildir kronik mesleki gurultuye maruz kalmis insan deneklerde yapilan temporal kemik calismalarinda kokleanin bazal donusunde ic tuylu hucre kaybi sinirli olmakla birlikte belirgin bir sekilde dis tuylu hucre (DTH) kaybi gozlenmistir (20). Deneysel hayvan calismalarinda da (21-23) akut olarak gurultuye bagli isitme kaybinda primer hedef hucre grubunun DTH oldugu bildirilmektedir. Gurultunun sure ve siddetinin artmasi ile birlikte bu ic tuylu hucreler ve Corti Organi'nin tamamin yapisal olarak bozulmasina neden olmaktadir (23). Dis tuylu hucre kaybinda isitsel duyarliligin 40-60 dB azaldigi gosterilmistir (24).

Otoakustik emisyonlar (OAE), gurultuye bagli isitme kaybinin neden oldugu erken koklear hasarin tespitinde onemli bir olcum yontemi olarak kabul edilmekte ve yogun gurultuye maruziyet sonucu DTH aktivitesi OAE' ler tarafindan gosterilebilmektedir (25, 26). Bu nedenle OAE yanitlarinin dusuk duzeylerde olusu veya yoklugu ic kulak hasarinin klinik oncesi bir belirtecidir (27). Ayrica OAE'ler ipsilateral, contralateral veya binaural akustik uyaranlar ile olivokoklear efferent isitme sistemini non-invaziv olarak arastirilmasina olanak saglamaktadir (28). Olivokoklear sistem, beyin sapi icerisindeki superior oliver kompleksten kokleaya uzanan lateral ve medial liflerden olusmaktadir (12). Ipsilateral islev gosteren lateral lifler kokleada ic tuylu hucrelerdeki sinir lifleri ile sinaps yaparken, kontralateral olarak uzanan medial lifler DTH ile sinaps yapmaktadir (29). Medial olivokoklear (MOK) liflerin dis tuylu hucreler araciligi ile isitme sistemini akustik travmadan korumaya yardimci oldugu ve ayrica gurultulu ortamlarda konusmanin ayirt edilebilmesini kolaylastirdigi dusunulmektedir (30). OAE olcumleri ile MOK sistemin islevinin objektif bir sekilde degerlendirilmesi mumkun olmaktadir (31). Dis tuylu hucrelerin ses uyarani karsisindaki yanitini yansitan OAE degerlerinin, olcum sirasinda ayni zamanda kontralateral akustik uyari (KAU) verilmesi durumunda kontralateral uyaran yoklugundakinden daha dusuk ciktigi ve bu dususun MOK sistemin DTH uzerindeki baskilayici etkisinden kaynaklandigi belirtilmektedir (32). Bu nedenle KAU kullanilarak olculen olivokoklear efferent refleks, gurultuye bagli isitme kaybi duyarliliginin degerlendirilmesinde bir arac olarak onerilmektedir (33). Literaturde, isitme esiginde herhangi bir degisiklik olmasa da, 30 dakikalik MP3 calar muzik maruziyetinin Distortion Product Otoakustik Emisyon (DPOAE) amplitudlerinde belirgin bir dususe neden olabilecegi bildirilmistir (34). Yapilan diger calismalarda 90 dBA' yi asan gurultu maruziyetlerinde, maruziyet suresinin 1 ile 4 saat arasinda degistiginde, sirasiyla OAE amplitudlerinde azalma ve gecici esik degisikligine sebep oldugu gosterilmistir (4, 15). Gurultunun isitme uzerindeki etkileri alanlarinda uygulanmasi icin, ses seviyeleri genellikle A-agirliklandirma olarak bilinen standartlastirilmis bir filtreleme agi uzerinden gecirildikten sonra olculur ve sesin amplitudunu 0,5 kHz'in altindaki ve 10 kHz'in uzerindeki frekanslarda zayiflatir. Algilanan ses yuksekligi ve bu filtreleme agiyla olculen ses seviyeleri dBA olarak belirlenmistir (4, 6).

Calismamizda genc-yetiskin bireylerde 85,4 dBA ses seviyesinde 30 dakika muzige maruziyet sonrasi gecici isitme degisikligine bagli olarak olivokoklear efferent sistemin isitme sistemi uzerindeki etkisi arastirilmistir.

YONTEMLER

Katilimcilar

Etik kurul onayi ve gonullu bireylerden yazili olarak bilgilendirilmis onam formu alindiktan sonra, arastirma 11 erkek ve 11 kiz olmak uzere 22 genc-yetiskin birey uzerinde gerceklestirilmistir. Arastirmada yer alan genc-yetiskin bireylerin yas araligi 19 ile 22 yas arasinda degismektedir (Yas ort[+ or -]SS=19,63[+ or -]0,83). Gonullu olarak arastirmaya katilan bireylerde otoskopik muayene ve odyolojik degerlendirme sonrasi sistemik hastaligi bulunmayan, ototoksik ilac kullanimi, akustik travmaya maruziyet, gecirilmis kulak hastaligi ve soy gecmisinde ailesinde kalitsal kulak hastaligi bulunmayan isitmesi normal bireyler calisma kapsamina alinmistir.

Arastirma Protokolu

Calisma kapsamina alinan bireylerde muzik maruziyeti oncesi yapilan odyolojik degerlendirmede immitansmetrik ve saf ses odyometrik olcumler, Transient Evoked Otoakustik Emisyon (TEOAE) ve DPOAE testleri ile KAU yoklugunda ve varliginda TEOAE yanitlari degerlendirilmistir. Bireylere muzik maruziyeti oncesi (MMO), 30 dakika muzik dinletildikten hemen sonra (MM30) ve maruziyet suresinin 10 kati (MM300) kadar gecen surede (=300 dakika) tum test protokolu her asamada tekrarlanmistir. Arastirmaya katilan tum katilimcilara iPhone 4s marka A1387 model (iOS 5,0, 16 GB, Apple Inc.) cep telofonunda olusturulan muzik calma listeleri her bireyde ayni olacak sekilde ve ayni iPhone kulakliklar (Apple Inc.) ile 30 dakika boyunca dinletilmistir. Her katilimcida muzik calma listeleri dinletilmeden once, cihaz kazanci maksimum volumde olacak sekilde ayarlanarak dBA cinsinden ses cikis duzeyi Sound Level Meter (Larson Davis-824, NY USA) ile 2 cc coupler (Gras-Ra0038, Denmark) kullanilarak [L.sub.Aeq 30 min] 85.4 dBA duzeyinde olculmustur.

Odyolojik Degerlendirmeler

Immitansmetrik Olcumler

Immitansmetrik olcumler AT235H cihazinda (Interacoustics, Taastrup, Denmark), TDH-39 (Telephonics, USA) kulakliklar kullanilarak, 226 Hz prop tonda 75 dB SPL' de gerceklestirilmistir. 0.5-4kHz araliginda kontralateral stapes refleks esikleri degerlendirilmistir. + 100 daPa ve -50 daPa basinc araliginda tepe egrisi "A tip" veren tip normal timpanogram olarak kabul edilmistir.

Saf Ses Odyometri

Gonullu bireylerin isitmelerinin normal olmasi arastirma ornekleminin olusturulmasinda ozellikle uzerinde durulan bir kriter oldugu icin oncelikle tum genc yetiskin bireylerde isitmenin normalligi degerlendirilmistir. Normal isitmenin varligi icin yapilan odyolojik degerlendirme, saf ses odyometrisi (Interacoustic AC 40 Clinical Audiometry, Denmark) ve immitansmetrik (Interacoustic AT 235H, Denmark) olcumleri icermektedir. Odyometrik degerlendirmeler ANSI standartlarina gore standart ses gecirmez kabinlerde odyometrik degerlendirme prosedurleri izlenerek yapilmistir. Tum saf ses hava yolu odyometrik degerlendirmeler 0,25-8 kHz araliginda Telephonic TDH-39 (Telephonics, USA) kulakliklar, kemik yolu degerlendirmeler ise 0,5-4kHz araliginda Radioear B-71 (Radioear, USA) marka kemik yolu vibratoru kullanilarak yapilmistir. "A tip" veren tip normal timpanogram, stapes reflekslerin olmasi ve bilateral isitmesi 20 dB HL ve altinda olan katilimcilarin isitmesi normal olarak degerlendirilmistir.

DPOAE

Dis tuylu hucre fonksiyonlarinin degerlendirmesi DPOAE testi ile 2f1-f2 modunda ILO 292 USB II Echoport ve Clinical OAE ILO V6 yazilimi (Otodynamics, London) kullanilarak binaural olarak yapilmistir. F2 ve f1 frekans icin oran f2/f1: 1,22, uyaran siddeti f1 frekansi icin L1=65dB SPL, f2 frekansi icin L2=55dB SPL duzeyinde tutulmustur. Sonuclar f1 ve f2 primer tonlarin geometrik ortalamasinda, 2f1-f2 modunda olculmustur. 1 kHz ve 8 kHz arasi frekanslarda, gurultu esiginin 3 dB SPL ustundeki sinyal degerleri anlamli olarak kabul edilmistir ve DPOAE testinde elde edilen sonuclarda sinyal gurultu orani "Signal/Noise-Ratio (S/N-R)" esas alinmistir (35).

TEOAE ve Kontralateral Akustik Uyaran

Isitmelerinin normal oldugu saptanarak arastirmaya dahil edilen olgular icin kontralateral uyaran yoklugunda ve varliginda Transient Evoked Otoakustik Emisyon (TEOE) olcumleri de yapilmistir. Tum OAE olcumleri ILO 292 Echoport USB II ve ILO V6 Clinical OAE yazilimi (Otodynamics, London) kullanilarak binaural olarak yapilmistir. Prob, her olcum seansindan once uretici tarafindan saglanan 1 cc kalibrasyon boslugunu kullanarak kalibre edilmistir. TEOAE test parametrelerinde nonlineer olcumler icin binaural olarak 80[+ or -]4 dB peSPL siddetinde 80 psn sureli saniyede 50 klik uyaran kullanilarak 260 uyarim yapilarak, gurultu dislama duzeyi 45 dBSPL ve altinda tutulmustur. 1 kHz -1,4 kHz -2 kHz-2,8 kHz-4 kHz merkez frekanslarinda S/N-R yanitlari MMO, MM30 ve MM300 de olmak uzere uc asamada da olculmustur. KAU verilerek yapilan TEOAE testi olcumlerinde bir kulaktan 80[+ or -] 4 dB peSPL siddetinde linear 80 psn sureli saniyede 50 klik uyaran kullanilir iken, kontralateral kulaktan ise linear stimulus modunda 60 dB peSPL siddetinde beyaz gurultu verilmis ve 260 TEOAE uyarani kullanilmistir. 1 kHz -1,4 kHz -2 kHz-2,8 kHz-4 kHz merkez frekanslarinda binaural olarak olcum yapilarak TEOAE yanitlari ile kontralateral akustik uyaran varliginda supresyon yanitlari karsilastirilmistir. TEOAE olcumlerinde sinyal amplitudleri incelenmistir. Supresyon amplitudlerinin hesaplanmasi icin kontralateral uyaran yoklugunda elde edilen degerler ile kontralateral uyaran varliginda elde edilen degerler arasindaki fark hesaplanmistir (36).

Istatistiksel Analiz

Veriler Statistical Package for Social Sciences programi 17. versiyon (SPSS Inc., Chicago, IL, ABD) kullanilarak analiz edilmistir. Verilerin dagiliminin normalligi Kolmogorov-Smirnov testi ile sinanmis ve odyolojik degerlendirme verileri ortalama [+ or -] Standart Sapma uzerinden verilerek MMO, MM30 ve MM300 asamalarinda One-way ANOVA testi ile Post-hoc coklu karsilastirma testi, grup ici karsilastirmada ise Paired Sample t-test kullanilmistir. Istatistiksel anlamlilik duzeyi p<0,05 olarak kabul edilmistir.

BULGULAR

Arastirmaya katilan bireylerde MMO, MM30 ve MM300 dakika sonra yapilan odyolojik degerlendirmelerde her uc asamada da saf ses odyogramlarinda 0,25 kHz ve 8 kHz arasinda isitme esikleri acisindan degerlendirildiginde istatistiksel olarak anlamli farklilik saptanmamistir (p>0,05). Sekil 1'de gonullu bireylerin saf ses odyogramlarinda isitme esiklerine ait ortalama degerler verilmistir. Immitansmetrik olcumlerde (Sekil 2), kontralateral olarak olculen stapes reflekslerinde de 0,5 kHz' de maruziyet oncesine gore, 30 dakika muzik dinletildikten hemen sonra yapilan olcumlerde istatistiksel olarak anlamli bir dusus elde edilirken (p=0,02), 1, 2 ve 4 kHz' de anlamli bir farklilik saptanmamistir (p>0,05). Muzik maruziyeti oncesi ve 300 dakika dinlenmesonrasi yapilan karsilastirmada ise 0,5 kHz, 1kHz, 2kHz ve 4 kHz'de olculen stapes refleks esiklerinde istatistiksel olarak anlamli bir fark elde edilememistir (p>0,05). TEOAE olcum sonuclarini degerlendirdigimizde ise S/N-R yanitlarinda merkez frekanslarda (Sekil 3) muzik maruziyet oncesine gore dinletildikten hemen sonrasinda 1 kHz (p=0,016) ve 1,4 kHz (p=0,009)'de istatistiksel olarak anlamli bir dusus saptanir iken, 2 kHz-2,8 kHz ve 4 kHz merkez frekanslarinda anlamli bir dusus gozlenmemistir. Uc yuz dakika sonra yapilan olcumlerde de maruziyet oncesine gore tum olcum frekanslarinda istatistiksel olarak anlamli bir farklilik elde edilememistir (p>0,05). DPOAE olcumlerini degerlendirdigimizde (Sekil 4) ise muzik maruziyet oncesi, dinletildikten hemen sonrasi ve 300 dakika sonra S/N-R yanitlari karsilastirildiginda da 1kHz ve 8 kHz arasi istatistiksel olarak anlamli bir fark saptanmamistir (p>0,05). MMO, MM30 ve MM300 dakika sonrasi olculen degerlerde sag ve sol kulaklarda KAU yoklugunda ve varliginda elde edilen TEOAE amplitud degerleri acisindan istatistiksel olarak anlamli bir farklilik bulunamamistir (p>0,05). Bu nedenle MMO, MM30 ve MM300 dakika sonrasi olculen degerlerin karsilastirilmasinda sol-sag kulaklardan elde edilen olcumler birlikte degerlendirilerek istatistiksel analizler 44 kulak uzerinden yapilmistir.

Sekil 5' te MMO, MM30 ve MM300 dakika sonrasi supresyon acisindan TEOAE amplitud degerleri arasindaki fark gosterilmistir. Kontralateral akustik uyaran yoklugunda ve varliginda olculen TEOAE amplitudu degerleri 1kHz -1,4 kHz -2 kHz-2,8 kHz ve 4 kHz merkez frekanslarinda muzik maruziyet oncesi karsilastirildiginda istatistiksel olarak anlamli bir fark saptanmaz iken (p>0,05), 30 dakika muzik dinletildikten hemen sonra yapilan olcumlerde ise tum merkez frekanslarda istatistiksel olarak anlamli bir fark saptanmistir (p<0,001). 300 dakika sonrasi veya dinlenme sonrasi olcumler yapildiginda ise muzik maruziyeti sonrasi yapilan olcumlere benzer sekilde istatistiksel olarak anlamli bir fark elde edilmistir (p<0,0002).

TARTISMA

Son yillarda ozellikle genc bireylerde tasinabilir kisisel muzik dinleme cihazlarina (MP3 calar, IPod, Cep telefonlari) artan ilgi nedeni ile gurultuye bagli isitme kaybi gelistigi ve bununla birlikte yasa bagli isitme kaybinin daha erken donemlerde ortaya cikmasina neden oldugu yapilan calismalarda gosterilmistir (4, 10, 12, 13). Efferent isitme sistemi, insanlarda isitsel algida onemli bir rol oynamaktadir. Ozellikle uzerinde en cok calisilan efferent sistemin medial kismi yani MOK sistemin, ses kaynaginin lokalizasyonu, isitsel dikkat, akustik sinyallerde gelismis algilama ve arka plan gurultude konusmanin ayirt edilmesi icin onemli olmasinin yani sira, isitme sistemini akustik travmadan korumaya yardimci oldugu da bilinmektedir (30, 33). Akustik travmaya karsi koruyuculuk gosteren bir diger isitsel sistem mekanizmasi ise yuksek siddetli ses uyarani karsisinda stapes kasinin kasilmasini ve ses siddetinin azalmasini saglayan akustik reflekstir (37). Akustik refleksin kontralateral supresyonu yuksek siddetli ses uyaranlarinda efferent sisteminin islevini degerlendiren bir gosterge olabilecegi gibi bu kontralateral supresyon orta kulak kas refleksinde bir amplitud dususu veya esik artisi seklinde de saptanabilir (38). Bu amacla calismamizda isitsel sistemin koruyuculugu acisindan 85,6 dB A civarinda muzik dinlemede genc bireylerin akustik refleks cevaplari ve MOK aktivasyonlari degerlendirilmistir. Kontralateral uyaran varliginda OAE amplitudlerinde azalma ortaya cikmasi MOK efferent sistem fonksiyonunun etkisiyle dis tuylu hucre aktivasyonunun baskilanmasi sonucunda gerceklesen bir durumdur (39). Yapilan deneysel calismalarda (40-42) MOK efferent sistemin elektriksel veya akustik uyarilmasinin gecici esik degisikliklerini onledigi gosterilmistir. MOK efferent sistemin disseke edilmesi gurultu maruziyeti sonrasi kalici esik degisikliklerini arttirmistir (40-43) ve olivokoklear efferent refleks veya MOK efferent sistemin gurultuye bagli isitme kayiplarinda duyarliligi olcmek icin noninvaziv bir yontem oldugu bulunmustur (43). MOK aktivasyonunu ozellikle gecici esik degisikligi acisindan degerlendiren Hannah ve ark.'nin (15) yaptiklari calismada genc bireylerde muzik maruziyeti sirasiyla 82,52 dBA, 87,46 dBA, 92,25 dBA ve 98,70 dBA seviyelerinde olculmus ve buna bagli olarak maruziyet oncesi, sonrasi ve dinlenme sonrasi KAU yoklugunda ve varliginda olculen TEOAE amplitud degerlerinde istatistiksel olarak anlamli bir supresyon etkisi saptamamislardir. Calismamizda ozellikle maruziyet oncesine gore sonrasinda ve dinlenme sonrasinda da KAU varliginda elde edilen TEOAE amplitud degerlerinde istatistiksel olarak anlamli bir supresyon etkisinin gozlenmesi olivokoklear efferent sistemin akustik travma oncesi koruyuculuk acisindan onemli oldugunu dusundurmektedir. Efferent sistemin stapes refleks arki uzerinden yapilan calismalarda gurultunun devami suresince stapes kasin kasildigi (43) ve kronik gurultu ile birlikte kasin surekli kasilarak antremanli hale geldigi ve verimliligin arttigi gosterilmistir (44). Weidenar (45) ve Sarikaya 'nin (46) yaptiklari calismalarda 0,5 kHz' de stapes refleks esiginin 10 dB uzerinde bir siddetle ve 5 dakika boyunca kontralateral uyari verilerek akustik refleks latenslari incelenmis ve ozellikle gurultuye bagli isitme kayiplarinin ayirici tanisi icin onerdikleri bu yontemde kronik gurultu maruziyetine bagli olarak refleks decay olmadigini gostermislerdir. Calismamizda bu amacla genc bireylerde muzik maruziyeti sonucu akustik refleks latanslarindan ziyade refleks esiklerini kontralateral olarak degerlendirdik ve gurultuye bagli isitme kayiplarinin ayirici tanisi icin onerilen 0,5 kHz de yapilan calismalari destekler tarzda istatistiksel olarak esik yanitlarda artis elde ettik. Amplifiye edilen muzigin isitsel sistem ozelliklerine etkisi uzerine bircok calisma bulunmaktadir. Tasinabilir kisisel muzik dinleme cihazlarinda dis kulak kanal hacminden dolayi ses seviyesinde 5-5,5 dB artis gozlenmektedir ve ses ayarlarinda %5-%10 farkliligin gozlendigi 6 adet tasinabilir cihazda ses cikis seviyeleri uzerine yapilan bir calismada (47) ortalama olculen gurultu duzeyinin 85 dBA oldugu ve bu gurultu duzeyinin 80 dBA ile 110 dBA degistigi gosterilmistir. Calismamizda muzik maruziyeti olusturmak icin genc bireylerde 30 dakika boyunca ortalama 85,6 dBA bir gurultu duzeyi olusturduk ve bu duzeyde isitme esikleri acisindan degerlendirdigimizde Trzaskowski (48) ve Bhagat (34)'in bulgularina benzer sekilde ozellikle 2-8 kHz arasinda istatistiksel olarak anlamli degisiklik elde etmedik. Yapilan calismalarda (25-27) gurultu maruziyetinin bireylerin isitme esiklerinde degisiklik gozlenmeden otoakustik emisyon parametrelerinde degisiklik gosterdigi ve ic kulakta gurultuye bagli isitme kaybi icin bir tani belirteci olabilecegi onerilmistir. 338 gonullu birey uzerinde ucak gemisinde yapilan uzun sureli bir calismada alti ay gurultuye maruziyet oncesi ve sonrasi olculen saf ses odyogramlar, TEOAE ve DPOAE yanitlari degerlendirildiginde otoakustik emisyon amplitudlerinde anlamli derecede azalma gozlenir iken, bireylerin isitme esiklerinde herhangi bir degisiklik elde edilememistir (25). Bulgularimizda muzik maruziyeti sonrasi genc bireylerde TEOAE S/N-R yanitlarinda 1 kHz ve 1,4 kHz de istatistiksel olarak anlamli bir dususun saptanmasi yapilan calismalari destekler tarzda olmasina ragmen DPOAE yanitlarinda anlamli bir degisiklik elde edilemedi. 28 genc gonullu birey uzerinde yapilan bir baska calismada gurultu maruziyet oncesi, sonrasi ve dinlenme sonrasi yapilan odyolojik degerlendirmelerde isitme esiklerinde calismamiza benzer sekilde istatistiksel olarak anlamli degisiklikler gozlenmez iken, otoakustik emisyon parametrelerinde anlamli degisiklikler elde edilmistir (15). Yapilan calismalarda ozellikle 90 dBA uzerinde gurultunun gecici isitme esik degisikligine neden oldugu, surekli olmasi halinde kalici esik degisikligine yol actigi ve bu degisikligin 4-8 kHz oldugu gosterilmistir (49, 50).

SONUC

Calismamizda 85.4 dBA duzeyinde 30 dakika muzik maruziyetinin tasinabilir kisisel muzik dinleme cihazlari icin saf ses odyogramlarda esik cevaplarda ve DPOAE yanitlarinda degisiklik olusturmadigi yonunde bulgular elde edilmistir. Bununla birlikte muzik maruziyetinde 0,5 kHz kontralateral stapes refleks esik artisi, TEOAE nonlinear S/N-R yanitlarindaki azalmalar ve KAU varliginda gozlenen TEOAE lineer amplitudlerin supresyonu bu testlerin akustik travma oncesi bir belirtec ve olivokoklear efferent sistemin akustik travma karsisinda koruyucu rolu olabilecegini dusundurmektedir.

Etik Komite Onayi: Bu calisma icin etik komite onayi Trakya Universitesi Tip Fakultesi Bilimsel Arastirmalar Etik Kurulu (TUTFBAEK 2015/207)'ndan alinmistir.

Hasta Onami: Yazili hasta onami bu calismaya katilan gonullulerden alinmistir.

Hakem Degerlendirmesi: Dis bagimsiz.

Yazar Katkilari: Fikir - E.B., E.N., M.T.; Tasarim - E.B, S.Y., M.T., S.G.G.; Denetleme - E.B, S.Y., M.T., E.N., S.G.G.; Kaynaklar - E.B, E.N., S.Y., M.T.; Malzemeler - E.B., M.T., E.N.; Veri Toplanmasi ve/ veya Islemesi - E.N., E.B., M.T.; Analiz ve/veya Yorum - M.T., E.B., S.G.G; Literatur Taramasi - S.Y., M.T., E.B., E.N., S.G.G; Yaziyi Yazan - E.B., M.T., S.Y., S.G.G; Elestirel Inceleme- S.Y., E.B., M.T., S.G.G.; Diger - E.B, S.Y., M.T., E.N., S.G.G.

Cikar Catismasi: Yazarlarin beyan edecek cikar catismasi yoktur.

Finansal Destek: Yazarlar bu calisma icin finansal destek almadiklarini beyan etmislerdir.

Ethics Committee Approval: Ethics committee approval was received for this study from the Ethics Committee of Scientific Researches of Trakya University School of Medicine (Approval number: TUTF- BAEK 2015/207).

Informed Consent: Written informed consent was obtained from voluntaries who participated in this study.

Peer-review: Externally peer-reviewed.

Author Contributions: Concept - E.B., E.N., M.T.; Design - E.B., S.Y., M.T., S.G.G.; Supervision - E.B., S.Y., M.T., E.N., S.G.G.; Resources - E.B.,E.N., S.Y., M.T.; Materials - E.B., M.T., E.N.; Data Collection and/or Processing - E.N., E.B., M.T.; Analysis and/or Interpretation - M.T., E.B., S.G.G.; Literature Search - S.Y., M.T., E.B., E.N., S.G.G.; Writing Manuscript - E.B., M.T., S.Y., S.G.G.; Critical Review - S.Y., E.B., M.T., S.G.G.; Other - E.B, S.Y., M.T., E.N., S.G.G.

Conflict of Interest: The authors have no conflict of interest to declare.

Financial Disclosure: The authors declared that this study has received no financial support.

KAYNAKLAR

(1.) Bulut E. Corti organi frekans seciciliginde dis tuylu hucrelerin rolu. (Doktora Tezi). Edirne: Trakya Univ. 2009.

(2.) Devren M. Gurultuye Bagli Isitme Kayipli Olgularin Odyolojik Bulgulari ve Psiko-sosyal Yonden Karsilastirilmasi. Edirne: Trakya Univ. 1998.

(3.) Oishi N, Schacht J. Emerging treatments for noise-induced hearing loss. Expert Opin Emerg Drugs 2011; 16: 235-45.

(4.) Keppler H, Dhooge I, Maes L, D'haenens W, Bockstael A, Philips B, et al. Short-term auditory effects of listening to an MP3 player. Arch Otolaryngol Head Neck Surg 2010; 136: 538-48.

(5.) Haris JD. Audition. Ann Rev Psychol 1972; 23: 313-46.

(6.) Humes L, Joellenbeck LM, Durch J, editors. Noise and Military Service. Implications for hearing loss and tinnitus. Washington DC: National Academies Press; 2001.

(7.) Esmer N, Aki ner M, Karasalihoglu A.R, Saatci M. Klinik Odyoloji. Ankara: Bilim Yayinlari; 1995.

(8.) Senkal OA, Aydin E. Havacilikta Isitme ve Gurultuye Bagli Isitme Kayiplari. KBB ve BBC Dergisi 2013; 21: 47-54.

(9.) Bess FH, Humes L. Audiology: the fundamentals. 4th ed. Philadelphia: Lippincott Williams &Wilkins; 2008.

(10.) Kujawa SG, Liberman MC. Acceleration of age-related hearing loss by early noise exposure: evidence of a misspent youth. J Neurosci 2006; 26: 2115-23.

(11.) Folmer RL, Griest SE, Martin WH. Hearing conservation education programs for children: a review. J Sch Health 2002; 72: 51-7.

(12.) Yu J, Lee D, Han W. Preferred listening levels of mobile phone programs when considering subway interior noise. Noise Health 2016; 18: 36-41.

(13.) Naik K, Pai S. High frequency hearing loss in students used to ear phone music: A randomized trial of 1,000 students. J Otol 2014; 20: 29-32.

(14.) Kageyama T. Loudness in listening to music with portable headphone stereos. Percept Mot Skills 1999; 88: 423.

(15.) Hannah K, Ingeborg D, Leen M, Annelies B, Birgit P, Freya S, et al. Evaluation of the olivocochlear efferent reflex strength in the susceptibility to temporary hearing deterioration after music exposure in young adults. Noise Health 2014; 16: 108-15.

(16.) Zogby International. 2006. Survey of Teens and Adults about the Use of Personal Electronic and Head Phones. Available from: http://www.asha.org/NR/rdonlyres/10B67FA1-002C-4C7B-BA0B-1C0A-3AF98A63AVzogby_survey2006.pdf. Retrieved December 20, 2007.

(17.) Hodgetts WE, Rieger JM, Szarko RA. The effects of listening environment and earphone style on preferred listening levels of normal hearing adults using an MP3 player. Ear Hear 2007; 28: 290-97.

(18.) Morata TC. Young people: Their noise and music exposures and the risk of hearing loss. Int J Audiol 2007; 46: 111-2.

(19.) Schuknecht HF. Pathology of the ear. Cambridge, Mass: Harvard University Press; 1974.

(20.) Nakamoto Y, Iino Y, Kodera K. Temporal bone histopathology of noise-induced hearing loss. Nippon Jibiinkoka Gakkai Kaiho 2005; 108: 172-81.

(21.) Bulut E, Uzun C, Ozturk L, Turan P, Kanter M, Arbak S. A New Hypothesis on the Frequency Discrimination of the Cochlea. J Int Adv Otol 2017; 13: 204-10.

(22.) Yildirim C, Yagiz R, Uzun C, Tas A, Bulut E, Karasalihoglu A. The protective effect of oral magnesium supplement on noise-induced hearing loss. Kulak Burun Bogaz Ihtis Derg 2006; 16: 29-36.

(23.) Hirose K, Liberman MC. Lateral wall histopathology and endocochlear potential in the noise damaged mouse cochlea. J Assoc Res Otolaryngol 2003; 4: 339-52.

(24.) Ryan A, Dallos P. Effect of absence of cochlear outer hair cells on behavioural auditory threshold. Nature 1975; 253: 44-6.

(25.) Lapsley Miller JA, Marshall L, Heller LM, Hughes LM. Low-level otoacoustic emissions may predict susceptibility to noise-induced hearing loss. J Acoust Soc Am 2006; 120: 280-96.

(26.) Marshall L, Lapsley Miller JA, Heller LM, Wolgemuth KS, Hughes LM, Smith SD, et al. Detecting incipient inner-ear damage from impulse noise with otoacoustic emissions. J Acoust Soc Am 2009; 125: 995-1013.

(27.) Lapsley Miller JA, Marshall L. Otoacoustic emissions as a preclinical measure of noise-induced hearing loss and susceptibility to noiseinduced hearing loss. In: Robinette MS, Glattke TJ, editors. Otoacoustic Emissions: Clinical Applications. New York: Thieme Medical Publishers; 2007. p. 321-41.

(28.) Collet L, Veuillet E, Bene J, Morgon A. Effects of contralateral White noise on click-evoked emissions in normal and sensorineural ears: Towards an exploration of the medial olivocochlear system. Audiology 1992; 31: 1-7.

(30.) Guinan JJ. Jr. Olivocochlear Efferents; Anatomy, Physiology, Function, and the Measurement of Efferent Effects in Humans. Ear Hear 2006; 27: 589-607.

(31.) Muchnik C, Rotha DAE, Othman-Jebaraa R, Putter-Katz H, Shabtai EL, Hildesheimera M. Reduced Medial Olivocochlear Bundle System Function in Children with Auditory Processing Disorders. Audiol Neurootol 2004; 9: 107-14.

(32.) Collet L, Kemp DT, Veuillet E, Duclaux R, Moulin A, Morgon A. Effects of contralateral auditory stimuli on active cochlear micro-mechanical properties in human subjects. Hearing Research 1990; 43: 251-62.

(33.) Guinan JJ Jr, Backus BC, Lilaonitkul W, Aharonson V. Medial olivocochlear efferent reflex in humans: Otoacoustic emission (OAE) measurement issues and the advantages of stimulus frequency OAES. J Assoc Res Otolaryngol 2003; 4(4):521-40.

(34.) Bhagat SP, Davis AM. Modification of otoacoustic emissions following ear-level exposure to MP3 player music. Int J Audiol 2008; 47(: 751-60.

(35.) Hall JW, McCoy MJ, Whitehead ML, Martin GK. Clinical testing of distortion-product otoacoustic emissions. Ear Hear 1993; 14: 11-22.

(36.) Didone DD, Kunst LR, Weich TM, Tochetto TM, Mota HB. Function of the medial olivocochlear system in children with phonological disorders. J Soc Bras Fonoaudiol 2011; 23: 358-63.

(37.) Kumar A, Barman A. Effect of efferent-induced changes on acoustical reflex. Int J Audiol 2002; 41: 144-7.

(38.) Mishra SK. Medial efferent mechanisms in children with auditory processing. Front Hum Neurosci 2014; 8: 860.

(39.) Bulut E, Yilmaz S, Tas M, Turkmen M T, Polat Z. Contralateral Suppression of Transient Evoked Otoacoustic Emissions in Children with Fluency Disorders. JAREM 2017; 7: 144-48.

(40.) Cody AR, Johnstone BM. Temporary threshold shift modified by binaural acoustic stimulation. Hear Res 1982; 6: 199-205.

(41.) Rajan R. Involvement of cochlear efferent pathways in protective effects elicited with binaural loud sound exposure in cats. J Neurophysiol 1995; 74: 582-97.

(42.) Rajan R. Frequency and loss dependence of the protective effects of the olivocochlear pathways in cats. J Neurophysiol 1995; 74: 598-615.

(43.) Maison SF, Liberman MC. Predicting vulnerability to acoustic injury with a noninvasive assay of olivocochlear reflex strength. J Neurosci 2000; 20: 4701-7.

(44.) Borg E. On the neuronal organization of the acoustic middle ear reflex. A physiological and anatomical study. Brain Res 1973; 49: 101-23.

(45.) Weidenar H, Lenarz T. Verhalten des stapediusreflexes bei akustchier. Rhinol Otol 1982: 61; 674-77.

(46.) Sarikaya I, Karasalihoglu AR, Havza B. Gurultuye bagli isitme kayiplarinin ayirici tanisinda stapes refleks cevaplarinin yeri. Trakya Universitesi Tip Fakultesi Dergisi 1987; 4: 16-21.

(47.) Fligor BJ, Cox LC: Output levels of commercially available portable compact disc players and the potential risk to hearing. Ear Hear 2004; 25: 513-27.

(48.) Trzaskowski B, Jcdrzejczak WW, Pitka E, Cieslicka M, Skarzynski H. Otoacoustic emissions before and after listening to music on a personal player. Med Sci Monit 2014; 20: 1426-31.

(49.) Hellstrom PA, Axelsson A, Costa O. Temporary threshold shift induced by music. Scand Audiol Suppl 1998; 48: 87-94.

(50.) Santos L, Morata TC, Jacob LC, Albizu E, Marques JM, Paini M. Music exposure and audiological findings in Brazilian disc jockeys (DJs). Int J Audiol 2007; 46: 223-31.

Erdogan Bulut (1) [iD], Elcin Nurcin (1) [iD], Sule Yilmaz (1) [iD], Selis Gulseven Guven (2) [iD], Memduha Tas (1) [iD]

(1) Trakya Universitesi Saglik Bilimleri Fakultesi, Odyoloji Anabilim Dali, Edirne, Turkiye

(2) Trakya Universitesi Tip Fakultesi, Kulak Burun Bogaz Anabilim Dali, Edirne, Turkiye

Cite this article as: Bulut E, Nurcin E, Yilmaz S, Gulseven Guven S, Tas M. Evaluation of the Olivocochlear Efferent System Activation After Exposure to Music in Young Individuals. JAREM 2019; 9(1): 38-44.

Sorumlu Yazar / Corresponding Author: Erdogan Bulut,

E-posta / E-mail: erdoganbulut@trakya.edu.tr

Gelis Tarihi / Received Date: 10.04.2018 Kabul Tarihi / Accepted Date: 08.06.2018

DOI: 10.5152/jarem.2019.2090
COPYRIGHT 2019 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2019 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Ozgun Arastirma / Original Investigation
Author:Bulut, Erdogan; Nurcin, Elcin; Yilmaz, Sule; Guven, Selis Gulseven; Tas, Memduha
Publication:Journal of Academic Research in Medicine
Article Type:Report
Date:Apr 1, 2019
Words:5156
Previous Article:Evaluation of Changes in Macular Thickness Using Optical Coherence Tomography After Cataract Surgery in Diabetic and Nondiabetic Patients/Diyabetik...
Next Article:Analysis of the BACE1 and Clusterin Genes Expression Levels in Alzheimer's Disease/Alzheimer Hastaliginda BACE1 ve Clusterin Genleri Ekspresyon...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |