Printer Friendly

Gallstones in childhood: retrospective analysis of 60 cases/ Cocukluk caginda safra taslari: 60 olgunun geriye donuk incelenmesi.

Giris

Safra kesesi tasi (kolelityaz) ve koledok tasi (koledokolityaz) son zamanlara kadar cocuklarda nadir gorulurken, ultrasonografinin (USG) yaygin olarak kullanima girmesi ile cocuklarda da daha sik gorulmeye baslanmistir. Safra tasi epidemiyolojisine ait bilgilerimiz daha cok eriskin yas gruplarina aittir ve sikligi Avrupa'da %10-15, Afrika ve Asya'da %3-5 civarinda bildirilmektedir (1). Hastalarin bir kismi bulgusuz seyrettiginden hastaligin gercek sikligini belirlemek zordur. Yapilan sinirli sayida calismalarda cocuklardaki sikligi %0,13 ile 0,5 arasinda bildirilmistir (2,3). Ultrasonografik verilerin geriye donuk degerlendirildigi bir calismada ise %1,9 gibi daha yuksek oranlarda saptanmistir (4).

Eriskinlerde en sik kolesterol taslari gorulurken, cocuklarda daha cok hemolitik hastalik zemininde gelisen pigment taslari izlenmektedir. Hemolitik hastaliklardan baska, sismanlik, erken dogum, sepsis, total parenteral beslenme (TPN), kronik karaciger hastaliklari, ensamatuar bagirsak hastaliklari, kisa bagirsak sendromu, kistik fibroz ve ilaclardan diuretik ve seftriyakson kullanimlari gibi risk etmenleri tanimlanmistir. Etiolojide en buyuk grubu olusturan hemolitik hastaliklarin orani %20'yi gecmezken, cogu olguda bir risk etmeni saptanamamaktadir (2-5).

Bu calismada, son bes yilda bolumumuzde safra kesesi tasi nedeniyle izlenen hastalarin yas, cinsiyet dagilimlari, yas gruplarina gore etiolojik etmenleri, klinik ozellikleri ve hastaligin seyrinin belirlenmesi amaclanmistir.

Gerec ve Yontem

Ondokuz Mayis Universitesi Tip Fakultesi Cocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bolumunde, Eylul 2004-Eylul 2009 tarihleri arasinda safra tasi tanisi ile izlenen hastalar poliklinik kayit defterinden belirlendi ve dosyalari incelendi. Ultrasonografik olarak safra kesesinde akustik golge olusturan tas saptanmis, yaslari 0-18 yil arasinda olan hastalar calismaya alindi. Lumen icerisinde ekojenik cokelti olarak tanimlanan, akustik golge vermemesiyle tastan ayrilan safra camuru olgulari calisma disi birakilirken, tas ve camurun beraber oldugu olgular tas olarak kabul edildi ve calismaya alindi.

Hastalar yas, cinsiyet, basvuru yakinmalari, fizik inceleme bulgulari, vucut kitle indeksi, eslik eden hastaliklar, ailede safra tasi oykusu, son uc ay icinde seftriyakson kullanma oykusu, laboratuvar tetkikleri, karin USG bulgulari, takip ve tedavi yaklasimlari ile sonuclari acisindan degerlendirildi. Etiolojiye yonelik yapilan tam kan sayimi, retikulosit, periferik yayma, direkt coombs, transaminazlar, gamaglutamil transferaz, total protein, albumin, total - direkt bilirubin, total kolesterol, trigliserit ve seruloplazmin sonuclari dosya bilgilerinden kayit edildi. Safra tasi icin risk etmeni saptanamayan hastalar idiyopatik olarak kabul edildi.

Hastalar yasa gore dort (Grup 1: <1 yas, Grup 2: 1-5 yas, Grup 3: 6-11 yas, Grup 4: 12-18 yas) gruba ayrildi. Dosya bilgilerinden, basvuru sirasinda hastalarin yakinmalarinin olup olmadigi belirlendi. Sag ust ve orta bolgede karin agrisi, kolik tarzi agri, kusma ve sarilik safra tasina ozgu yakinmalar (tipik), bunlarin disinda yeri belirlenemeyen, yaygin karin agrisi, bulanti, ishal, ates vb. diger yakinmalar ise atipik yakinmalar olarak adlandirildi. Hastalar tani sirasinda ya da izlemlerinde gelisen komplikasyonlar acisindan da degerlendirildi. Sag ust kadran agrisi ile birlikte ates yuksekligi ve lokositoz olmasi kolesistit, yani sira tikanma sariliginin olmasi kolanjit olarak degerlendirildi. Akut pankreatit tanisi agri, kusma ve serum amilaz ve lipaz degerlerinin normalin uc katindan fazla yukselmesi ile konuldu.

Safra tasi tanisi konulduktan sonra hastalarin dosyalardan izlemleri incelendi. Izlemlerinde, ursodeoksikolikasit (UDKA) tedavisi (15-20 mg/kg) alanlar, cerrahiye verilenler ve herhangi bir tedavi almadan takip edilenler seklinde degerlendirildi. Tani tarihinden sonraki bir-uc aylik araliklarla yapilan klinik ve ultrasonografik kontrolleri kaydedildi.

Elde edilen veriler SPSS 16.0 paket programinda bilgisayara aktarildi ve cozumlendi. Verileri degerlendirilirken surekli degiskenler ortalama [+ or -] standart sapma (SD) ve frekans veriler ise sayi (%) ile ifade edildi.

Bulgular

Safra kesesinde tas saptanan ve dosya bilgilerine ulasilan 60 hastanin 38'i kiz (%63,3) olup, ortalama yaslari 7,8 [+ or -] 5,1 yil (0,25-18 yil) idi. Ilk uc yas grubunda kiz erkek sayilari benzerken, ergen yas grubundaki (grup 4) hastalarin cogu (%81,2) kizdi. Hastalarin 11'inde (%18,3) ailede safra tasi oykusu mevcuttu. Ergen yas grubundaki 16 hastanin besinde (% 31) safra tasi oykusu saptandi.

Yas gruplarina gore bakildiginda bir yasina kadar olan grup 1'de 11 olgu (%18,3) vardi, grup 3 (%41,7) ve grup 4 (%26,7) gibi ileri yaslarda olgu sayisi daha fazlaydi ve bu son iki grupta kiz cinsiyeti hakimdi (Grafik 1).

Hastalar basvuru sirasindaki yakinmalarina gore degerlendirildiginde; 45'inin (%75) bulgu verdigi, 15'inin (%25) bulgusuz oldugu goruldu. Bulgusu olanlarin 21'i (%46,6) safra tasina ozgu yakinmalar gosterirken (19 kusma, 10 kolik agri, 1 sarilik), 24'unun yakinmalari atipikti. Hastalarin yakinmalari, fizik inceleme ve laboratuar bulgulari Tablo 1'de ozetlenmistir.

Olgular safra tasi olusumu icin belirlenmis risk etmenleri ve beraberinde bulunan hastalik acisindan degerlendirildiginde 15'inde (%25) seftriyakson kullanimi, alti hastada (%10) hemolitik hastalik saptanirken, bes hasta Down sendromu nedeniyle takip edilmekteydi. Sismanlik (dort olgu), TPN ve sepsis (iki olgu), ensamatuar bagirsak hastaligi (EBH) ve kronik kolestatik karaciger hastaligi (KKKH) birer olguda saptandi. Yirmialti (%43,3) hastada herhangi bir risk etmeni saptanamadi ve idiyopatik olarak degerlendirildi (Grafik 2).

[GRAPHIC OMITTED]

Altmis hastadan, en az uc ay izlemi tamamlanmis olan 46'sinin ortalama takip suresi 10,6 [+ or -] 9,84 ay (3-36) idi. Bu hastalardan sekizi (%17,4) kolesistektomiye (yedi laparoskopik, bir laparatomik) gitmisti. Geri kalanlarin 24'unde (%52,2) tas kayboldu, 16'sinda (%34,8) tas boyutlarinda degisiklik izlenmedi. Seftriyakson kullanimina bagli gelisen safra tasi olgularinin izlemi tamamlanan 11'inin hepsinde tasin kayboldugu goruldu, kaybolma suresi ortalama 6,4 [+ or -] 7,0 ay, (1-23, ortanca 3 ay) idi. Bu 11 hasta dislandiginda, tasin kaybolma orani %28,3 olarak saptandi.

Safra tasi olan hastalarin 48'ine (%80) ursodeoksikolik asit (UDKA) tedavisi baslanmisti. Bu hastalardan ortalama 3,6 [+ or -] 2,9 ay (1-12 ay) izlemi yapilan 37'sinin sonuclari degerlendirildiginde, %32,3'unde ortalama 4 [+ or -] 2,9 ayda tasin kayboldugu (seftriyakson alan bes hasta haric), %69,2'sinin yakinmalarinin duzeldigi izlendi. Risk etmenlerine gore tasin kaybolma durumuna bakildiginda; hemolitik hastaligi olanlarda ve Down sendromunda sirasiyla %60 ve %75 gibi yuksek oranlarda, sismanlikta %33,3, idiyopatik grupta %18,7 gibi daha dusuk oranlarda tasin kayboldugu, TPN-sepsis ve KKKH olan hastalarda ise hic degismedigi gozlendi. Ursodeoksikolik asit tedavisi almayan 12 hastanin yarisindan cogunu (sekiz hasta) seftriyakson risk grubundaki hastalar olusturdugundan tedavi alan ve almayan hastalar seklinde istatistiksel bir karsilastirma yapilamadi.

Hastalarin besinde (%8,3) safra tasi ile ilgili komplikasyonlar gozlendi. Ikisinde kolesistit, bir hastada kolesistit ve pankreatit birlikte, birer hastada da kolanjit ve pankreatit izlendi. Uc olguda ilk basvuru sirasinda bu komplikasyonlar varken ikisinde izlem sirasinda gelisti, hepsine kolesistektomi yapildi.

[GRAPHIC 2 OMITTED]

Tartisma

Son zamanlara kadar daha cok eriskin yas grubunun hastaligi olarak bilinen safra tasi hastaliklari ile ilgili literatur bilgileri de cogunlukla eriskinlere aittir. Ancak USG'nin artik gunumuzde kolay erisilebilir ve girisim gerektirmeyen bir islem olusu nedeniyle, cocuklarda daha sik kullanilmasi, safra tasi tanisinin da daha sik konulmasini saglamistir (5,6). Ayrica tedavi ve bakim kosullari iyilestikce, uzun sure TPN alip yasatilan erken dogmus kucuk bebekler ve kronik hastaliklarin yakin takibi ile de safra tasi sikligi cocuklarda artmistir.

Safra tasi gelisiminde yas onemli bir risk etmenidir ve tum gruplarda yasla birlikte siklik artmaktadir. Cocuklarda da en sik ergenlik yas grubunda goruldugu ve kiz cinsiyetin daha ustun oldugu bildirilmektedir (7-9). Pubertede, ozellikle kolesterol tasi sikliginda belirgin artis gorulmesine neden olarak ostrojen ve progesteron duzeylerindeki artis gosterilmistir (3,10). Bu hormonlardaki artisin safra stazini arttirdigi ve asiri kolesterol yapimina yol acarak kolesterol iliskili safra tasi olusumuna yol actigi dusunulmektedir (11,12). Bizim calismamizda da hasta sayisi grup 3 ve 4 gibi daha buyuk yaslarda yogundu ve kiz cinsiyet ustunlugu vardi, ki kizlarin ustunlugu ergen yas grubunda cok daha belirgindi (%81,2).

Cocuklarda safra tasi gelisiminde hemolitik hastaliklar, sismanlik, erken dogum, sepsis, TPN, KKKH, EBH, kisa bagirsak sendromu, gecirilmis karin cerrahisi, kistik fibroz, IgA eksikligi, Gilbert hastaligi ve ozellikle diuretik ve seftriyakson gibi ilac kullanimlari risk etmenleri olarak tanimlanmi stir. Ancak, yapilmis degisik calismalarda olgularin %23 ile %52 kadarinda neden saptanamayip, idiyopatik olarak degerlendirilmektedir (3-7,13). Bizim calismamizda da hastalarin 26'sinda (%43) herhangi bir risk etmeni saptanamamistir. Yas gruplarina gore degerlendirildiginde, sut cocugu ve erken cocukluk donemlerinde TPN, sepsis ve Down sendromu gibi risk etmenleri on planda olup, idiyopatik hasta sayisi az iken (grup 1'de %9,1, grup 2'de %37,5), yas buyudukce idiyopatik hasta sayisinda artis izlenmektedir (grup 3'de %52, grup 4'de %56,2). Literature bakildiginda da, bizim calismamizla uyumlu olarak, idiyopatik gruptaki hastalarin daha buyuk yas grubundaki cocuklardan olustugu gorulmektedir (4,8).

Ucuncu kusak bir sefalosporin olan seftriyakson, safra kesesi icerisinde normal serum yogunlugunun 20-150 katina ulasabilmektedir. Seftriyakson tedavisi alanlarda safra tasi, kalsiyum-seftriyakson birlesiminden olusur ve ayrica az miktarda kolesterol kristalleri, bilirubin granulleri icerir. Ozellikle uzun sureli ve yuksek doz seftriyakson kullaniminda safra tasi olasiligi artar. Seftriyaksona bagli safra tasi olusan hastalarda tedavinin kesilmesi ile tas kendiliginden kaybolur. Bu yuzden "psodolitiyaz" olarak da adlandirilmaktadir (14-15). Yapilan calismalarda seftriyakson tedavisi verilen cocuklarda yaklasik %25-30 oraninda safra tasi gelistigi ve tedavi kesildikten sonra kisa surede taslarin kendiliginden kayboldugu bildirilmistir (15-17). Calismamizda hastalarimizin 15'inde (%25) seftriyakson kullanimi mevcuttu ve izlemde taslarin kayboldugu gorulmustu.

Down sendromlu hastalarda yapilan calismalarda, kontrol gruplarina gore yuksek oranlarda (%4,5 ile %7) safra tasi saptandigi bildirilmistir (18-20). Bu cocuklarda intrauterin hiperkolesteroleminin ya da safra kesesi hipomotilitesinin safra tasi gelisimini kolaylastirabilecegi belirtilmistir (21). Calismamizda da Down sendromlu bes hasta saptanmis olmasi, bu hastalarin safra tasi olusumu ve gelisebilecek buna bagli komplikasyonlar acisindan yakin izlenmesi gerekliligini dusundurmektedir.

Tedavide kullanilan UDKA ve kenodeoksikolik asit, safraya kolesterol salgisini azaltarak safranin kolesterol doygunlugunun dusmesine neden olmaktadir (22,23). Buna karsin olgularin buyuk cogunlugunda safra tasinin erimesinde etkisiz oldugu saptanmis ve cozunen safra taslarinin da %50 oraninda tekrarladigi gorulmustur. Ancak bulgu veren hastalarin buyuk cogunlugunda bulgularin kaybolmasi ve izlemlerinde bulgu olusturmamasi anlaminda olumlu etkileri vardir. Seftriyaksona bagli olmayan 117 safra tasi olgusuyla yapilan cocuk yas grubu bir calismada, UDKA ile sadece hastalarin %4,2'sinde tasin kayboldugu ve bunlardan ikisinde de tasin tekrarladigi bildirilmistir (8). Yine ayni calismada bulgu veren 69 hastanin 45'inde (% 65) belirtilerde duzelme oldugu saptanmistir. Bizim calismamizda seftriyaksona bagli tas hastalari haric tutuldugunda UDKA tedavisi ile %31,2 oraninda, diger calismalara gore oldukca yuksek oranda, taslarin kayboldugu izlendi ve tekrarlayan hasta olmadi. Belirtiler acisindan degerlendirildiginde, hastalarin %69,2'sinde bulgularin duzeldigi izlendi. Ancak kontrol grubu olmadigi icin karsilastirma yapilamamistir. Karmasik olmayan, safta tasina ozgu belirtileri olmayan ya da kaybolan hastalarda yakin klinik ve ultrasonografik izlemin en uygun secim oldugu soylenebilir. Tekrarlayan biliyer bulgulari olanlarda ve komplikasyonlu seyredenlerde kolesistektomi tek cozum yolu olmakta ve kisa hastane yatis suresi ve daha dusuk maliyet nedeniyle de gunumuzde, laparoskopik kolesistektomi tercih edilmektedir (24). Hastalarimizda da biri haric hepsine laparoskopik kolesistektomi yapilmis ve hicbirinde komplikasyon izlenmemistir.

Sonuc olarak; safra tasi olan cocuk olgularimizin yaklasik yarisinda etioloji aydinlatilabilmis, en onemli risk etmeni olarak da ilk sirada seftriyakson ve ikinci olarak da hemolitik hastaliklar karsimiza cikmistir. Safra tasi saptanan cocuklarda altta yatan cesitli hastaliklar acisindan dikkatli olunmasi ve ozellikle ulkemizde kullanimi sik olan seftriyakson oykusunun iyi sorgulanmasi yerinde olacaktir. Bir baska bakis acisiyla, bu risk gruplarindaki hastalarin safra tasi olusumu ve komplikasyonlari yonunden dikkatli izlenmesi uygun olacaktir. Ursodeoksikolik asitin kullanimi ile ilgili kesin sonuclar elde edebilmek icin daha cok sayida hasta ile, kontrollu calismalarin yapilmasina ihtiyac oldugu kanisina varilmistir.

DOI: 10.4274/Turk Ped Ars.45.119

Gelis Tarihi/Received: 22.02.2010 Kabul Tarihi/Accepted: 05.04.2010

Kaynaklar

(1.) Kratzer W, Mason RA, Kachale V. Prevelance of gallstone in sonographic surveys worldwide. J Clin Ultrasound 1999; 27: 1-7. (Abstract) / (PDF)

(2.) Palasciano G, Portincasa P, Vinciguerra V, et al. Gallstone prevalence and gallbladder volume in children and adolescents: an epidemiological ultrasonography survey and relationship to body mass index. Am J Gastroenterol 1989; 84: 1378-82. (Abstract)

(3.) Gilger MA. Diseases of the gallbladder. In: Wyllie R, Hyams JS (eds). Pediatric Gastrointestinal Disease. 2. ed. Philedelphia: W.B Sounders Company,.1999; 651-62.

(4.) Wesdorp I, Bosman D, de Graaff A, Aronson D, van der Blij F, Taminiau J. Clinical presentations and predisposing factors of cholelithiasis and sludge in children. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2000; 31: 411-7. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(5.) Yilmaz A, Akcam M, Akinci O, Karaguzel G, Artan R. Cocuklarda kolelitiyazis: Antalya yoresinde yedi yillik deneyim. Selcuk Tip Derg 2006; 22: 17-20.

(6.) Ozkan T, Kilic S, Tarim A, Tanritanir A, Ozeke T. Cocukluk caginda kolelitiazis. Bursa Devlet Has Bult 1997; 13: 121-5.

(7.) Holcomb GW. Cholelithiasis in infants, children and adolescents. Pediatr Rev 1991; 11: 268-74. (Abstract) / (PDF)

(8.) Della Corte C, Falchetti D, Nebbia G, et al. Management of cholelithiasis in Italian children: a national multicenter study World J Gastroenterol 2008; 14: 1383-8. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(9.) Reif S, Sloven DG, Lebenthal E. Gallstones in children. Characterization by age, etiology, and outcome. Am J Dis Child 1991; 145: 105-8. (Abstract) / (Full Text)

(10.) Baily PV, Connors RH, Tracy TF Jr, Sotelo-Avila C, Lewis JE, Weber TR. Changing spectrum of cholelithiasis and cholecyctitis in infant and children. Am J Surg 1989; 158: 585-8. (Abstract)

(11.) Graf GA, Li WP, Gerard RD, et al. Coexpression of ATP-binding cassette proteins ABCG5 and ABCG8 permits their transport to the apical surface. J Clin Invest 2002; 110: 659-69. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(12.) Holzbach R, Busch N. Nucleation and growth of cholesterol crystals. Gastroenterol Clin North Am 1991; 20:67-84. (Abstract)

(13.) Herzog D. Bouchard G. High rate of complicated idiyopathic gallstone disease in pediatric patients of a North American tertiary care center. World J Gastroenterol 2008; 14: 1544-8. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(14.) Park HZ, Lee SP, Schy AL. Ceftriaxone-associated gallbladder sludge. Identification of calcium-ceftriaxone salt as a major component of gallbladder precipitate. Gastroenterology 1991; 100:1665-70. (Abstract) / (PDF)

(15.) Papadopoulou F, Efremidis S, Karyda S, et al. Incidence of ceftriaxone-associated gallbladder pseudolithiasis. Acta Paediatr 1999; 88: 1352-5. (Abstract) / (PDF)

(16.) Bor O, Dinleyici EC, Kebapci M, Durmus Aydogdu S. Ceftriaxone-associated biliary sludge and pseudocholelithiasis during childhood: a prospective study. Pediatrics International 2004; 46: 322-4. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(17.) Klar A, Branski D, Akerman Y, et al. Sludge ball, pseudolithiasis, cholelithiasis and choledocholithiasis from intrauterine life to 2 years: a 13-year follow-up. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2005; 40: 477-80. (Abstract) / (Full Text)

(18.) Boechat MC, Silva KS, Llerena JC Jr, Boechat PR. Cholelithiasis and biliary sludge in Down's syndrome patients. Sao Paulo Med J 2007;125:329-32. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(19.) Llerena JC, Boy R, Neto JB, Vargas F. Abdominal ultrasound scan in Down syndrome patients: high frequency of nonsymptomatic biliary tract disease. Am J Med Genet 1993; 46: 612. (Abstract) / (PDF)

(20.) Toscano E, Trivellini V, Andria G. Cholelithiasis in Down's syndrome. Arch Dis Child 2001; 85:242-3. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(21.) Tasdemir HA, Cetinkaya MC, Polat C, Belet U, Kalayci AG, Akbas S. Gallbladder motility in children with Down syndrome. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2004; 39: 187-91. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(22.) Salen G, Tint GS, Shefer S. Treatment of cholesterol gallstones with litholytic bile acids. Gastroenterol Clin North Am 1991; 20: 171-82. (Abstract)

(23.) Ikegami T, Matsuzaki Y. Ursodeoxycholic acid: mechanism of action and novel clinical applications. Hepatol Res 2008; 38: 123-31. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(24.) Davidoff AM, Branum GD, Murray EA, et al. The technique of laparoscopic cholecystectomy in children. Ann Surg 1992; 215:186-91. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Gonul Dinler, Ondokuz Mayis Universitesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali, Cocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dali, Kurupelit, 55139, Samsun, Turkiye Tel.: +90 362 312 1919 Faks: +90 362 457 6041 E-posta: dinlerg@gmail.com

Fatih Fakirullahoglu, Gonul Dinler *, Ayhan Gazi Kalayci *

Ondokuz Mayis Universitesi Tip Fakultesi, Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali, Samsun, Turkiye

* Ondokuz Mayis Universitesi Tip Fakultesi, Cocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dali, Samsun, Turkiye
Tablo 1. Hastalarin demografik ozellikleri, fizik ve laboratuvar
bulgulari

                                  Hastalar (n=60)    %

Yas (ort [+ or -] SD) yil
                                  7,8 [+ or -] 5,1   --
                                  (0,25-18)
Cinsiyet (K/E)                    38/22              63,3/36,7
Pozitif aile oykusu               11                 18,3
Tas boyutu (ort [+ or -] SD) mm   6,2 [+ or -] 5,2   --
                                  (2-22
<5 mm                             23                 38,3
6-10 mm                           19                 31,7
11-20 mm                          17                 28,3
>20 mm                             1                 1,7
Tas sayisi
  Tek                             24                 40
  Coklu                           36                 60
Tas yerlesim yeri *
  Kesede                          59                 98,3
  Koledokta                        2                 3,3
Yakinma
  Yok                             15                 25
  Tipik                           21                 35
  Atipik                          24                 40
Fizik muayene bulgusu
  Normal                          33                 55
  Karinda yaygin hassasiyet        9                 15
  Sag ust kadran hassasiyet        6                 10
  Karaciger buyuklugu              8                 13,3
  Dalak buyuklugu                  3                 5
  Sarilik                          5                 8,3
Laboratuvar
  Anemi                           30                 50
  Hemoliz                          6                 10
  Lokositoz                       12                 20
  Transaminaz yuksekligi          15                 25
  GGT yuksekligi                  10                 16,7
  Bilirubin yuksekligi            10                 16,7
Komplikasyon
  Kolesistit                      3                  5
  Pankreatit                      2                  3,3
  Kolanjit                        1                  1,7
Izlem &
  Tasi kaybolan                   24/46              52,2
  (Seftriyakson alan              (13/46)            (28,3)
  11 has haric)
  Bulgulan duzelen                16/46              34,8
  Kolesistektomi yapilan          8/46               17,4

GGT: Gama glutamil transferaz

* Bir hastada hem kese icinde hem de koledokta coklu tas izlenmistir
(&) En az uc ay izlemi yapilmis 46 hasta uzerinden degerlendirilmistir
COPYRIGHT 2010 Galenos Yayincilik
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Original Article/Ozgun Arastirma
Author:Fakirullahoglu, Fatih; Dinler, Gonul; Kalayci, Ayhan Gazi
Publication:Turkish Pediatrics Archive
Article Type:Clinical report
Geographic Code:7TURK
Date:Jun 1, 2010
Words:2710
Previous Article:The effect of early parenteral amino acids, on growth and neurodevelopment of very low birth weight infants/Erken aminoasit desteginin cok dusuk...
Next Article:Reliability and validity study of parental feeding style questionnaire/Ebeveyn besleme tarzi anketi gecerlik ve guvenirlik calismasi.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |