Printer Friendly

Foreign Policy Analysis A Toolbox.

Tarihsel yolculugu dikkate alindiginda, uluslararasi iliskilerin bir alt-disiplini olarak ortaya ciktigi 1950'lerden itibaren Dis Politika Analizi'nin (DPA) kapsamli ve genel-gecer bir buyuk teori olusturma cabasi nihai bir sonuca ulasmamistir. Bu durum, ozellikle 1970'ler ve 1980'lerde, DPA'ya yonelik akademik ilginin azalmasi sonucunu dogurmustur. Dis politikanin deyim yerindeyse gozden dusmesinden istifade eden Uluslararasi Iliskiler disiplini bir sureligine bu boslugu doldurmustur. Dis politikanin agirlikli olarak aktor ve devlet odakli analiz duzeyinin yerini boylece uluslararasi iliskilerin sistem odakli analizi almistir. Ancak Soguk Savas'in sona ermesi ile birlikte yapilarin aslinda gorundugu kadar sabit olmadigi ve sistemin yeniden tasarlanabilir oldugu gercegi ortaya cikinca DPA ile cesitli orta olcek teoriler tekrar islevsellik ve gecerlilik kazanmaya baslamistir. Durum boyle olunca, 1990'larda yapinin surekliligi; aktorlerin ise degisimi aciklamakta cok daha uygun oldugu gorusu kabul edilmistir. 2000'li yillar ile birlikte DPA'ya yonelik akademik ilgide yeniden buyuk bir canlanma ortaya cikmistir.

Bugun, DPA, cok sayida teorik ve metodolojik yaklasimdan beslenen icerik bakimindan zengin ancak genel-gecer bir teoriden yoksun bir alan olarak karsimiza cikmaktadir. Obur taraftan, dis politikanin ozgun yani kuvvetli disiplinler-arasi karakteridir. Disiplin, teorik ve metodolojik zenginlik icerdigi olcude kendini canli ve guncel tutmaktadir. Dis politikanin bu niteligi, Morin ve Paquin tarafindan kaleme alinan Foreign Policy Analysis: A Toolbox kitabinin ruhuna da sinmistir. Kitap, bu ilgiye bir cevap ve cok sayida orta-olcek teorik ve metodolojik yaklasimdan muzdarip, karmasik gorunumlu DPA'yi anlamaya destek olmak amaciyla yazarlarinin da vurguladigi uzere, bir 'alet cantasi' olarak kaleme alinmis ve kurgulanmistir. Dolayisiyla yazarlarin niyeti arastirmacilarin ve ogrencilerin fikirler, kavramlar ve referanslar bakimindan basvurabilecegi bir nevi kaynak kitap yaratilmasidir.

Henuz baslarken belirtilmesi gerekir ki uluslararasi iliskiler disiplininin farkli alanlari agirlikli olarak tanimlar uzerinden hareket etmektedir. Halbuki dis politikanin uzerinde uzlasiya varilmis genel gecer bir tanimi bulunmamaktadir. Morin ve Paquin'in de kitabin giris niteligindeki ilk bolumunde onemle uzerinde durduklari nokta budur. Yazarlara gore bunun en onemli nedeni dis politika kavraminin zamansiz ve evrensel bir ampirik gerceklik baglaminda dondurulamayacagi meselesidir. Diger bir deyisle dis politika, zaman ve mekanda, donusmekte ve degismektedir. Bu da dis politikayi icinde yer aldigi baglama bagimli kilmaktadir. Kitabin yazarlari, dis politikayi cografi olcut uzerinden tanimlamaktadirlar. Bu noktada ancak genis bir tanim onerilebilir. Morin ve Paquin, en genis bicimde, dis politikayi bagimsiz ve egemen siyasal bir otoritenin uluslararasi arenada gerceklestirdigi politikalar olarak tanimlamaktadir. Bu noktada iceriye yonelik olandan disariya yonelik olana gecis dis politikaya ozgunlugunu kazandiran temel nitelik olarak kabul edilmektedir. Dis politika, icerisi ile disarisini deyim yerindeyse bir kopru gibi birlestiren ve her ikisine de ickin bir alan olarak karsimiza cikmaktadir. Dis politika, bu dogrultuda, ic politika ile uluslararasi iliskilerin kesisim kumesinde yer almaktadir.

Kitabin en can alici kismini ikinci bolum olusturmaktadir. Soz konusu bolumde yazarlar 'dis politika' kavraminin tanimlanmasi meselesine odaklanmaktadirlar. 'Asil'in topugu' olarak nitelendirdikleri bu tanimlama surecinin bircok calismada eksik oldugunu vurgulayan yazarlar, bu tanimlama surecinde karsilastirmali yontemin gerekliligini vurgulamaktadirlar. Farkli ulkeler, farkli surecler ve farkli alanlarda gerceklestirilecek karsilastirma dis politikanin tanimlanmasi surecinin ve bu tartismalarin bel kemigini olusturmaktadir. Dis politikanin tanimlanmasi surecinde amaclar, kaynaklar, araclar, surecler ve ciktilara odaklanmak mumkundur. Amaclar, resmi kurumlarin ve figurlerin deklare ettigi resmi ya da gorunen amaclar ile gercekte takip edilen amaclar olmak uzere ikiye ayrilabilir. Kaynaklar icin de benzer bir ayrim yapilabilir. Maddi imkanlar ile fikri olanaklar ayrimi bu noktada onem kazanmaktadir. Maddi ya da somut imkanlar gozlemlenebilir ulke kaynaklarindan olusmaktadir. Bunlara ornek olarak askeri guc ve nufus verilebilir. Dis politikayi tanimlarken kullanilan baslica kavramlardan bir digeri de araclardir. Sosyalizasyon, zor ve nihayetinde aktif dis mudahale dis politikanin baslica araclarini olusturmaktadir. Son olarak ise bir surec olarak dis politika kabaca cerceveleme, ajanda, imkanlar, karar alma, karari uygulama ve degerlendirme sureclerinden olusan bir sema uzerinden aciklanmaktadir.

Kitabin ucuncu bolumunden baslayarak dis politikada karar alicilara ve karar alma sureclerine odaklanilmaktadir. Bu dogrultuda, ilk olarak, bireyci analiz duzeyi elestirel bir bicimde incelenmektedir. Buna gore, 1960'li yillarda gerceklesen davranisci devrim ile birlikte "buyuk insanlarin dis politikadaki belirleyici rolu elestirilmeye baslanmistir. Son on yilda ise buyuk insanlarin degil de karar vericilerin DPA'ndeki rolleri onem kazanmistir. Karar alicilar, devlet insanlarini da kapsamakla birlikte onlarin disindaki farkli aktorlere de dis politika yapim sureclerinde yer vermektedir. Burokratlar, lider kadrolari da dis politika sureclerinde rol oynamaktadir. Morin ve Paquin'in dikkat cektigi uzere kisilerin dis politika analizine etkileri dikkate alindiginda uc onemli faktorun kisilerin dis politikaya yonelik yaklasimlarina etkide bulunduklari gozlemlenmektedir. Bunlardan ilki merkeziyet derecesidir. Merkeziyet derecesi ile kastedilen karar alicilarin kararlarini alirken cevrelerine danisip danismadiklaridir. Ikincisi, kisilerin iradesi ve istegidir. Kisilerin gercekten de buyuk bir donusum yapmak isteyip istemedikleri de onemli bir etken olarak karsimiza cikmaktadir. Ucuncusu ise siyasal olanaklardir. Ornegin dogal afetler, terorist saldirilar vs. gibi kriz zamanlarinda devlet adamlarinin dis politikaya yonelik etkileri icin daha elverisli bir ortam ortaya cikmaktadir. Genel olarak bakildiginda, bazi arastirmacilarin agirlikli olarak belirli bir kisinin bilissel ve duygusal karakteristigine odaklandiklari; bir diger grup arastirmacinin ise daha cok karar alicilarin cevrelerini algilayis ve yorumlayislarini etkileyen buyuk gelismelere odaklandiklari soylenebilir.

Dorduncu bolumde burokrasinin dis politika analizindeki etkisi ve rolu incelenmektedir. Siyaseten tarafsiz olarak nitelendirilen burokrasinin gercekte siyasi liderlerle ve karar alicilarla olan iliskisi gorundugu kadar mekanik islememektedir. Burokratik merciler arasinda cikar catismalari olabilecegi gibi burokratik kadrolar istedikleri bilgileri karar verici asil lidere iletip iletmemek konusunda inisiyatifi ellerinde tutmaktadir. Dolayisiyla burokrasinin dis politika yapim surecindeki etkisi gorundugunden fazladir. Ancak, yine de son karar vericinin siyasi liderler oldugu not edilmelidir. Ornegin, siyasi liderlerin tercihlerine gore dar bir kadro veya cok daha genis bir kadro uzerinden dis politika kararlari alinabilmektedir. Misal, Thatcher kabinesinin icindeki dar bir ekibe guvenirken ondan sonra gorevi alan John Major bakanlarina ve kamu gorevlilerine guvenmeyi tercih etmistir. Diger bir deyisle, Major ekibini cok daha genis tutmustur. Kitabin bu bolumunde DPA'nin baslica teorilerinden biri olan Burokratik Politika Modeli de incelenmektedir. Bu modele gore, hukumet aygiti bircok oyuncunun etkilesim icinde oldugu bir cerceve olarak analiz edilmektedir. Kuba Fuze Krizi ornegi uzerinden burokratik modeli gelistiren Allison'un teorisine yonelik elestiriler uc ana baslikta toplanmaktadir. Buna gore, teori isletilmesinin zorlugu ve fazla karmasik olusu; parlamento, baski gruplari gibi diger aktorleri gormezden gelmesi ve nihayetinde normatif bir elestiri olarak bu modelin temsilcilerin sorumluluklarini ortadan kaldirmasi bakimindan burokratik teori elestiriye maruz kalmaktadir.

Besinci bolumde, kurumlarin dis politikaya etkisi incelenmektedir. Buna gore, kurumlar dis politikayi dogrudan etkilemektedirler ve bu degisim onceki bolumlerde incelenen diger etmenlere gore cok daha gozlemlenebilirdir. DPA bir alt-disiplin olarak kurumlarin dis politikaya etkisi konusunda gorus birligine varmistir denilebilir. Bu konuda temel ayrim baskanlik sistemleri ile parlamenter sistemler arasinda yapilmistir. Baskanlik sistemlerinde, dis politika yapimi baskanin iradesindedir. Ancak, baskan parlamentoyu dikkate almak durumundadir. Halbuki parlamenter rejimlerde, bizzat parlamentonun icinden dogan ve yine parlamentodaki cogunluga sahip olan basbakan cok daha ozgur ve ozerk bir bicimde hareket edebilmektedir. Ornegin Kanada'nin parlamenter sistemi, basbakanin savas karari vermesi veya bir uluslararasi antlasmayi imzalamasi icin onceden Meclise danisilmasini gerekli gormez. Kanada'da donemin basbakani Jean Chretien, Kyoto Protokolu'nu meclisten gelen bazi itirazlara ragmen imzalamakta sakinca gormemistir. Ayni konuda benzer bir iradeyi ABD'de Clinton yonetimi gosterememistir. Ote yandan, baskanlik rejimlerinde baskanin medyayi ve dolayisiyla kamu tartismalarini etkileme imkani daha genistir. Ayrica yine baskanlik rejimlerindeki kararnameler baskanlara bazi konularda kongreye danismadan hareket edebilme ve karar verebilme olanagi da vermektedir. Yine sag veya sol ideoloji egilimli partilerin iktidarda olup olmamasi da dis politika karar alim sureclerini etkilemektedir. Sag ideolojiye yakinlik ile savastan veya silahli reaksiyondan yana olmak arasinda bir dogru oranti oldugu rahatlikla soylenebilir. Parlamenter sistem baskanlik sistemi ayrimi disinda demokratik rejimin varligi, ekonomik iliskilerin mevcudiyeti ve nihayetinde devletin guclu ve zayif olmasi gibi diger etmenler de dis politikayi kurumsal acidan etkilemektedir.

Altinci bolumde toplumsal aktorlerin dis politikaya etkileri degerlendirilmektedir. Medya, sivil toplum orgutleri, baski gruplari, etnik gruplar vb. dis politika sureclerine degisen derecelerde etkide bulunmaktadirlar. Ornegin kamuoyunun dis politikaya etkisine dair algi son on yillarda donusume ugramistir. 1970'li yillara kadar kamuoyu belirsiz ve tutarsiz olmakla elestirilmekte ve bu bakimdan da dis politika sureclerinde yer almamasi gerektigi savunulmaktaydi. Baris zamanlarinda fazla bariscil, savas zamanlarinda fazla saldirgan olarak nitelendirilen toplum, dis politika sureclerinde bir paydas olarak gorulmemekteydi. Bu bakis acisi, kamuoyunu duygusal olarak nitelendirilmekte ve rasyonel olmamakla suclamaktadir. Tum bu gerekcelerle dis politika yapim sureclerine kamuoyu dahil edilmemelidir ve dis politika uzmanlara birakilmalidir. Bu bolumde yazarlarin dikkat cektigi en onemli nokta kamuoyu-dis politika iliskisinin iki yonlu ya da iliskisel olarak tanimlayabilecegimiz dinamik karakteridir. Gercekten de, kamuoyu; dis politika yapim surecini etkiledigi gibi, dis politikanin karar alicilarinin da kamuoyunu etkiledikleri gorulmektedir.

Sekizinci bolumde kitap, kulturun dis politika yapim sureclerindeki rolune odaklanmaktadir. Bunu yaparken, yazarlar, kultur gibi fazlasiyla genis ve kapsayici bir kavrami belirli basliklari secmek suretiyle daha rafine hale getirmektedirler. Normlar, kimlikler, roller, cinsiyet, orgutsel kultur, stratejik kultur ve soylemler basliklari altinda kulturun dis politika uzerindeki etkisi incelenmektedir. Normlar deyince uluslararasi toplumda uygun olan ile uygun olmayani belirleyen bir takim yazilmamis kurallar akla gelmektedir. Uluslararasi toplum tarafindan kabul goren bu normlar devletler tarafindan dis politika yapim sureclerinde hesaba katilmalidir. Ornegin, cocuk askerlerin kullanilmasi uluslararasi toplumda hos gorulmemektedir ve ulkeler dis politikalarini bu normu dikkate alacak bicimde tasnif etmeye ozen gostermektedirler.

Dokuzuncu bolumde yazarlar Uluslararasi Iliskiler disiplininin temel tartisma alanlarindan biri olan yapi ve aktor tartismasina deginerek uluslararasi sistemin dis politika yapim surecindeki rolune odaklanmaktadir. Buraya kadar kitap agirlikli olarak aktor temelli bir yaklasimin izini surerken bu bolumde artik yapisalci bakis da devreye girmektedir. 1970'li yillarda hiz kazanan yapisalci bakisin baslica orneklerinden biri olarak neo-realizm ve dunya sistemleri teorisi bu bolumde dis politikaya etkileri bakimindan tartisilmaktadir. Bu bolumun sonunda dis politika analizinde yapi ve aktor odakli analiz duzeylerini birlestirme ve uyumlu hale getirme cabalarina da ayrica odaklanilmaktadir.

Kitabin dikkat cekici bir diger bolumunu de son bolumu olusturmaktadir. Bu bolumde yazarlar dis politika analizinin karsi karsiya oldugu zorluklari da gozden gecirmektedirler. Farkli teorik modeller arasinda baglantilar olusturmanin ve ulusal baglamlarin karsilastirmali bicimde analizinin gerekliligi ile yeni aktorlerin analize dahil edilmesi ve son olarak da dis politika yapicilarla bir diyalogun olusturulmasi meselesi baslica guclukler olarak ortaya cikmaktadir.

Sonuc olarak kitap, DPA gibi cok sayida orta olcekli teoriden ve metodolojiden beslenen bir alt-disiplinin karmasik icerigini sistemli bir bicimde kurgulamayi basarmistir. Bu dogrultuda, DPA konusunda gerceklestirilecek ampirik calismalara teorik bir temel saglayabilecek kapasiteye sahiptir. Kitabin en onemli ozelligi guncel kaynaklara odaklanmasidir. Literaturde henuz yer bulmaya baslamis guncel tartisma konulari yazarlarin referanslarinda belirtilmektedir. Bu nitelik kitabin DPA calismalari icin kilavuz olma niteligini beslemektedir. Bununla birlikte kitap, yapi ve aktor tartismasinda ilkinden yana gorunen bir nitelikte yazilmis ve kurgulanmistir. Kitabin karar alicilar, kurumlar gibi ic faktorlere odaklanan bolumlerinden sonra ancak dokuzuncu bolumunde yapisal faktorler devreye girmektedir. Diger bir deyisle, yazarlarin uluslararasi sistemin dis politika yapim surecine etkisine yonelik tartismasi ve literatur degerlendirmesi sinirli kalmaktadir.

Ayfer GENC YILMAZ

Dr. Ogretim Uyesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararasi Iliskiler Bolumu, Istanbul Ticaret Universitesi, Istanbul. E-posta: agenc@ticaret.edu.tr

Jean Frederic MORIN & Jonathan PAQUIN

Palgrave Macmillan, London, 2018, 359 sayfa, ISBN: 978-3-319-61002-3

Bu kitap degerlendirmesine atif icin

Genc Yilmaz, Ayfer, Kitap Degerlendirmesi: "Jean Frederic Morin and Jonathan Paquin, Foreign Policy Analysis A Toolbox, London, Palgrave Macmillan, 2018", Uluslararasi Iliskiler, Cilt 16, Sayi 62, 2019, s. 155-158, DOI: 10.33458/uidergisi.588962

Erisim Icin: https://dx.doi.org/10.33458/uidergisi.588962

Uluslararasi Iliskiler Konseyi Dernegi | Uluslararasi Iliskiler

E-Posta: bilgi@uidergisi.com.tr
COPYRIGHT 2019 International Relations Council of Turkey
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2019 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Yilmaz, Ayfer Genc
Publication:Uluslararasi Iliskiler / International Relations
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Jun 22, 2019
Words:1796
Previous Article:Kuscubasi Esref: Efsane Teskilat-i Mahsusa Subayinin Hayati.
Next Article:Methodes de Recherche en Relations Internationales.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters