Printer Friendly

Family compliance with the use of alarm devices in the treatment of monosymptomatic nocturnal enuresis: Monosemptomatik nokturnal enurezis tedayisinde ailelerin alarm cihazi '
ABSTRACT

Objective: In the treatment of monosymptomatic nocturnal enuresis (MN E), enuretic alarm devices (EADs) are the first recommended treatment option. This study aimed to evaluate parental and child compliance with EAD treatment.

Material and methods: Fifty patients for whom EDA therapy was recommended were included in this study. The mean age of the patients was 10.4 years (5-16). All the patients were nursery or school children. Patients who did not return for their follow-up visits were called by phone, and verbal information were gathered about the use and performance success of the device. We documented the patients who used, and did not use the EAD with their reasons.

Results: Nineteen (36%) patients were able to use the FAD without any problems. Eight of the remaining 31 patients didn't return for control, and they could not be get in touch with, either. Of the 23 (46%) families whom we could get a contact, 4 families did not purchase FAD due to a decrease in the number of wet nights. 4 families due to compensatory payment, and 3 families due to reluctance of one of the parents. One family reported that they gave up the FAD treatment because of the disturbing loud volume of the device. Four families reported that their children refused to use the FAD. Four families said that they could not use the FAD regularly because the device frequently did not work properly. In this study, we could not keep in touch with 16% of the patients, and 46% of the patients stopped using or did not receive this therapy.

Conclusion: Although FAD has been the priorly recommended alternative with its relatively higher success, and lower recurrence rates, our study demonstrated that the compliance of families with this treatment is below the expected level.

Key words: Alarm treatment; family compliance; monosymptomatic nocturnal enuresis.

OZET

Amac: Monosernptomatik nokturnal enurezis (MNE) tcdaisndc entirctik alarm cihazi (EAC) ilk onerilen tedavi secenegidir. Bu calisma ile EAC tedavisine ebeveynlerin ve cocuklarin uyumunu degerlendirmeyi amacladik.

Gerec ve yontemler: Son iki yilda MNE nedeniyle EAC onerilen 50 hasta calismaya dahil edildi. Hastalarin ortalama yasi 10,4 yil (5-16 yil) idi. Tamami kres ya da okul cocugu idi. Kontrole gelmeyen hastalardan, telefonla aranarak cihazin kullanimi ve basarisi ile ilgili sozel bilgi alindi.Cihazi kullanmayan ya da kullanamayan hastalar. nedenleriyle bi rlikte dokumante edildi.

Bulgular: Elli hastanin 19'u (%38) cihazi sorunsuz kullantrken; kalan 31 hastamn 8 tanesi kontrole gelmedigi gibi kendilerine telefonla da ulasilamadi. Otuz bir aileden ulastlan 23 (%46) ailenin 4'u cocugun gece kactrmalari azaldtgi icin, 4'u odeyecekleri ucret farki nedeniyle, 3'u diger ebeveynin isteksizligi nedeniyle,I'i komsusunun olumsuz geri bildirimi nedeniyle cihazi hic almadiklarini belirtti. Bir ebeveyn cihazin cocuk isemeden once uyari vermemesi nedeniylc kullanmadigini ifade ederken I aile cihazin sesinden rahatstz olduklart icin tedaviyi biraktiklarini belirtti. Bir aile cihazi nasil kullanacaklarini anlamadtgi icin, 4 aile de cocuk kullanmayi reddettigi icin kullanarnadiklarinit belirtti. Dort aile ise cihazin cok sik arizalanmasi nedenirle duzenli kullanamadiklarini ifade etti. Hastalarin %16'st lie hic irtibat kurulamazken %46'si cesitli nedenlerle tedavi almamis ya da yarida birakmistir.

Sonuc: MNE tedavisinde yuksek basari ve dustik nuks oranlart lie EAC ilk onerilen secenek olmakla birlikte, ebeveynlerin tedaviye uyumunu beklenenin cok altina dusuren bir cok neden bulunmaktadir.

Anahtar kelimeler: Aile uyumu; alarm tedavisi; monosemptomatik nokturnal enurezis.

Giris

Monosemptomatik nokturnal enurezis (MNE) cocukluk caginin en sik goralen durumlarmdan birisidir. Turkiye'de yapilan bolgesel calismalar da prevelans %9-25,9 olarak bildirilmistir. Bolgesel farkliliklar gostermekle birlikte genet prevalansi 5 yasinda %15 iken, 8 yasinda %7, 10 yasmda %3-5, 12 yasinda %2-3 ve 14 yasinda %1'dir. ilerleyen yasla birlikte spontan kaybolma orani yilda %15'dir. Bu nedenle benign bir durum olarak kabul edilebilir. Ancak 7 yasinda gece islatmasi olan cocuklann yaklasik %7'sinde, bu durum eriskin yaslarda da devam etmektedir. (1-6) Uzayan MNE olgularinda ailenin uyumu zaman icinde azzlabilmektedir ki bu durum tedavinin aksamasina neden olmaktadir. Bu calisma ile MNE nedeniyle entiretik alarm cihazi (EAC) baslanan hastalarda, ailelerin tedaviye uyumunu degerlendirmeyi amacladik.

Gerec ve yontemler

Son iki yilda poliklinigimize vasvuran ve MNE tanisi alarak EAC raporu cikarilan 50 cocuk calismaya dahil edildi. Ortalama yas 10.4 yil (5-16 yil) olup tamami kres ya da okul cocugu idi. Tum cocuklar ebeveynlerden en az bir tanesi ile birlikte degerlendirildi. Hastaligin durumu, seyri ve tedavi alternatifleri hakkinda bilgi verilerek ailelerin beklentileri degerlendirildi. Coctik ve aileden gunluk cetele tutmalari istenerek hem cocugu motive etmek ve tedavinin parcasi haline getirmek hem de tedavi oncesi durumun ve tedaviye yanitin degerlendirilmesi amaclandi. Gunluk sivi tuketimini dengeleyen ve motive edicionerilerden sonra tum hastalar bir ay sonra kontrole

cagiridi.

Avrupa Uroloji Dernegi (EAU) kilavuzlartndai (1) ozellikle uyanma guclugu olan cocuklarda EAC ilk onerilen tedavi secenegi olmakla birlikte ailenin beklentisi, cocugun istegi ve sosyal konumu (yurtta kalmak vb.) tedavi seciminde goz onunde bulunduruldu. Motivasyon ve destek tedavisinin yetersiz oldugu hastalara medikal tedavi (Desmopressin) ya da alarm tedavisi baslandi. EAC, ailetere tedaviye uyumun guclugu hakkinda bilgi verilerek kendilerinin arzusu dahilinde baslandi. Tum aileler walk tarafindan tutulan gunluk ceteleler ile aylik kontrollere cagridi. Kontrollerini aksatmayan hastalarm verileri retrospektif olarak incelenirken, kontrole gelmeyen aileler telefonla aranarak cihazi kulamp kullanmadiklari; kullanmayan ya da kullanamayan ailerlere bunun nedenleri soruldu ve ailelerin sozel onamlari alinarak doktimante edildi. Ailelerin EAC kullanimina uyumu degerlendirildi. Bu calisma KeciOren Egitim Arastirma Hastanesi Kurumu, 26.06.2013 tarih ve 302 karar nolu etik Lund onayi alinmasmi takiben yapildi.

Bulgular

Calismaya dahil edilen 50 ailenin 19'u (%38) cihazi sonmsuz kullamp kontrollerini aksatmazken, kalan 31 (%62) ailenin 8'i (%16) hic kontrole gelmedigi gibi telefonla da irtibat kurulamadi. Yirmiuc (%46) aile cesit1i nedenlerle EAC'ni kullanmadigmi ya da kullanamadigini belirtti.

Bu 23 ailenin 4'u (%17,4) cocugun gece kacirmalari azaldigi icin, 4'u (%17,4) odeyecekleri ucret farki nedeniyle, 3'u (%13,1) diger ebeveynin isteksizligi nedeniyle, 1'i (%4,3) komsusunun olumsuz geri bildirimi nedeniyle cihazi hic almadiklanni belirtti. Bir (%4,3) ebeveyn ise cihazin cocuk isemeden once uyari vermemesi nedeniyle kullanmadigini belirtti. Bir (%4,3) aile cihazin sesinden rahatstz olduklari icin tedaviyi biraktiklarini ifade ederken 1(%4,3) aile cihazi nasil kullanacaklarini anlamadigi icin, 4 (%17,4) aile de cocuk kullanmayi reddettigi icin kullanamadiklarint belirtti. Dort (%17,4) aile ise cihazin cok sik arizalanmasi nedeniyle duzenli kullanamadiklarini ifade etti (Tablo 1).
Tablo 1. Enuretik alarm cihazi onerilen ebeveynlerin uyum
oranlari ye nedenleri

                                                       Numara (%)

EAC'ni sorunsuz kullanip kontrollerini aksatmayan        19(38)
Irtibat kurulamayan                                       8(16)
EAC'ni kullanmayan/kullanamayan                          23(46)
Cocugun gece kacrmalari azaldigi icin                   4(17,4)
Odeyecekleri ucret farki nedeniylc                      4(17.4)
Diger ebeveynin isteksizligi nedeniyle                  3(13.1)
Komsusunun olumsuz geri bildirimi nedeniylc               1(43)
Cihazin cocuk isemeden once uyari vermemesi nedeniyle     1(43)
Cihazin sesinden rahatsiz olduklari icin                  1(43)
Cihazi nasil kullanacaklarini anlamadigi icin            1 (43)
Cocuk kullanmayi reddettigi icin                        4(17.4)
Cihazin c0k sik arizalanmasi nedeniyle                  4(17.4)


Ailelere tedaviye uyum konusunda gucluk yasamalari halinde muhakkak kontrole gelmeleri, tedavide israrci olmalari salik verilmesine ragmen, bu 23 ailenin 17 (%73,9) sinin cihazi kulanmadigi gibi poliklinigimize ya da bir baska hastaneye bir daha basvurmadigi goruldu. Kendilerine telofon araciligiyla ulasilarak bilgi atindi.

Tartisma

Tum dunyada yaygin bir durum olan MNE, her ne kadar benign bir durum olsa da, cocuklarda ve ebeveynlerde stres olusturma potansiyeline sahiptir. Gunumuzde genetik aktarim asikar olmakla birlikte hala gizeimni korurken, MNE'nin multiktoriyel oldugu dusunuiur. Etyolojide yer alan en onemli unsurlardan bir tanesi uyanma guclugudur. Ancak bu tanim aslinda dogru bir ifade degildir. cunku sadece enuretik degil , enuretik olmayan cocuklarcla da uyanma guclgu zaten vardir. Ayrica gece isemeleri siklikla uykunun yuzeyel asamalarinda olmaktadir. Bu cocuklardaki problem, uyku sirasinda santral sinir sisteminin (SSS) mesane gerim ve kontraksiyonunu algilamamasi ile iliskilendirilir; mesane ve SSS arasindaki maturasyonun gec olmasi suclanir ve alarm tedavisinden fayda gormeleri beklenir. (7)

Tek basina motivasyon tedavisi stklitkla yeterli olmamakla birlikte tedavinin ilk basamagini olusturmaktadir. Monosemptomatik nokturnal enurezisde motivasyon terapisini takiben uygulanacak tedavi altematifleri ise medikal tedavi ve alarm tedavisidir. Medikal tedavidc 'Imipramin' cok yaygin kullanilirken kardiyotoksisite ve olum bildirilmesini takiben 2013 EAU kilavuzlarinda kulammindan vazgecilmesi onerilmektedir (kanit ve oneri duzeyi IC). (1) En yaygin ve populer medikal tedavi ise 'desmopressin'dir. Basari orani farkli literaturlerde %86 ya kadar cikmakla birlikte tedavi kesilince nuks oranlari yuksektir (%90). (2) Bir diger tedavi altematifi ise alarm tedavisi olup ozellikle uyanma guclugu olan cocuklarda ilk tedavi secenegidir. (1) Alarm tedavisinde basari orani %76'ya kadar cikarken relaps orattari ilac tedavisine nazaran daha dusuktur (%34,1). (2) Ancak ilac tedavisine gore kullanimi ve aile uyumu daha guctur. Cunku cocuk her altini islattiginda ebevynler de uyanmakta, kucuk cocuklarda islanan ic camasiri degisilerek cihaz tekrar yerlestirilmektedir. Bu durum zamanla ailenin tedaviye uyumunu azaltabilmektedir.

Her yil %15 orarunda spontan duzelme ihtimalinin olmasi, yasla birlikte prevelansmin azalmasi, ilaclarin yan etkisi olabilecegi kaygisi gibi nedenlerle ailerin bir kismi erken donemde tedavi arayisina girmezler. Ancak cocuk okula baslayip sosyal bir cevre edinmeye baslayinca ailelerde kaygi baslar ve tibbi destek ihtiyact duyarlar. (7) Cocugun atini islatmast cocukta utanma ve ozguven problemlerine neden olabilirken; sik camasir yikama ve geceleri eve hagli kalma nedeniyle ebeveynlerde emosyonel stres ortaya clkmaktadir. (8)Ozellikle calisan ebeveynlerin uyku kalitesi azalinca toleranslanda alzalabilmektedir. Oyleki enuretik cocugu olan ailelerin %35'i bu durumun cezalandirmayi gerektirir bir durum olduguna inanmaktadir. (7) Schlomer ve ark. (9) yaptigi calimada ailelerin %2'si cezalandirmayi tedavi secenegi olarak gordiiklerini ve uyguladiktarini belirtmistir. Ayni calismada ailelerin sadece %27'si bu durumun bir hekim tarafindan basanyla tedavi edilebilecege inandigini belirtmistir. Schlomer'in calismasinda dikkat ceken bir baska nokta ise ailelerin egitim duzeyi yukseldikce daha fazla tibbi destek arayisina girmektedirler.

Tibbi destek alan ailelerin hir ktsmi, tedaviye erken yanit alinamamast halinde motivasyonlarini kaybederek hekimden kopabilmektedir. Alarm tedavisi her nekadar yuksek basari oranlari ve Desmopressine gore dusuk relaps oranlarina sahip olsa da aileler uygulamasinda gucluk yasayabilmektedir. Oneri ve kanit duzeyi IA olmasina karsin bu tedavi boyunca cocuklarin ve ailelerin uyku paternleri bozulmaktadir. Tedavinin en az 6-8 hafta surecegini de goz onunde bulundurunca ailelerin tedaviye uyumu zamanla azalmaktadir. (10)

Evans ve ark. (11) 29 klinikten toplam 251 hastanin verilerini prospektif olarak degerlendirmis ve Desmopressin ile EAC ini karsilastirmistir. Ingiltere, Fransa ve Danimarka'daki merkezlerin verileri ile yapilan bu calismada EAC ma uyum, tedavi suresinin %75'inden daha uzun sure zarfinda cihazi kullanmak olarak tanimlanmis. EAC verilen 59 hastanin 19 una (%32) ait yeterli veri toplanamamis olup takipleri tam olan hastalarda alarm cihazi kullanimina uyum ise 29 klinikte %50 lie %78 araliginda oldugu belirtilmis. Kendi seritnizde ise irtibat kurulan 42 aile degerlendirilmeye alindiginda EAC kullanimina uyumun %54.8 oldugu gorulmektedir ki bu oran, Evans ve ark. (11) sonuclari lie benzerlik gostermektedir. Evans ve ark. alarm tedavisini erken sonlandirmanin en onemli nedenini hasta tercihi olarak belirtmistir. Bunun da altta yatan nedenleri ise, alarm tedavisinin kablo ve ped benzeri kullantm guclugune neden olan unsurlar ihtiva etmesi, tekrar-layan uyanma epizotlarinin olmast ve tedavide ebaveynlerin de aktif yer almsi olarak siralantmistir. Bu calismadaki bir baska ilgi cekici veri ise EAC'inin uyku suresine olan etkisidir. Ozellikle tedavinin baslangic donemlerinde uykunun ilk periyotlari karsilastoldginda alarm grubundaki surenin Dcsmopressin grubundan ortalama 3 saat daha kisa oldugu bildirilmistir. Uc ulkede 29 klinikte yapilan bu calismada ailelefin alarm kullammini etkileyebilecek kulturel ve sosyoekonomik yapilarin dair ayrintili bilgi verilmemistir.

Vandersteen ve ark. (12) 18-33 yas araligindaki 29 MNE li hastanin tedavilerini degerlendirdikleri calismalarinda Desmopressin'e uanit alinamayan ve rekurrens izlenen 27 hastada EAC kullanilmis. Bu hastalarin %56'sinin tedaviye devam etmedigi gorulmus. Nappo ve ark. (13) arastirmasinda ise 13-23 yas araliginda 107 adolesan degerlendirilimis ve 25 hastanin (%23) tedaviyi daha baslamadan reddettigini belirtmistir. Ancak makalede bu 25 hastaya onerilen tedavi secenekleri hakkinda bilgye yer verilmemistir. Ayni calismada sadece 8 hastaya EAC onerilmis ve bunlardan 2 tanesi tedaviyi birakmak zorunda kalmis. Gerekce olarak bir hasta alarmin kendisini uyandiramadigini ve diger hasta ise kablolardan duydugu rahatsizligi dile getirmis. Adolesan donemdeki cocuk-larda EAC kullanimina olan isteksizligin en onemli nedeni, goz onunde bir tedavi olmasinin getirdigi utanma duygusudur. Ozellikle tatil, kamp zamanlarinda ya da yurtta kalan cocuk-larda bu durum daha da onem arzetmektedir. Ayrica bu yastaki cocuklar ve ebaveynleri dah hizli ve pratik cozum arayisi icindedirler ki bu nedenlerden oturu madikal tedavi bu grupta daha on plana cikmaktadir. Bizim calismanizda da tedaviye baslamadan ya da basladiktan kisa sure sonre EAC kullanimini reddededn 4 cocugun yaslari 12 yas ve uzeridir.

Literaturlerde yukarida bahsi gecen kullanim guclukleri nedeniyle EAC kull aunimina uyumun dusuk oldugu bulgusu saptanirken, hasta ve aileler ile ilgili detayli bir calismaya yer verilmemis ve

"EAC kullanimina uyurn sorunu nasil asilir?" sorusuna yanit aranmamistir. Yukanda bahsedilen guclukler nedeniyle bir sure sonra bazi aileler ya tedaviden vazgecmekte ya da baska tedavi arayislarina girmektedirler. Ozellikle gunduz yorucu iste calisan ebeveynler icin cocugun agzina ilac koyup yatirmak daha cazip olabilmektedir. Bizim calsmamizda, EAC inin kullanim guclukleri tedavi oncesinde ailelere anlatilmasina ragmen sadece %38'i cihazt sorunsuz kullanip kontrollerini aksatmadi, %16'si hic kontrole gelmedi ve irtibat kurulamadi, %46'si ise cesitli nedenlerle EAC ni kullanmadi ya da kullanamadi.

Her ne kadar cocuk: ve ebeveynleri bir butun olarak ele almak gerekse de, kucuk cocuklarda ebeveynlerin motivasyonu daha On planda iken adolesan yaslarda cocuklarin motivasyonunun on plana ciktigi gorulmektedir. Dolayisiyla tedaviye baslamadan once ebeveynlere tedavinin zahmeti detayli bir sekilde anlatilmali, bu tedaviye devamlilik konusunda istekli olduklarini taahut etmeleri beklenmelidir. Ayrica cocuklarin yasi, tedavi beklentisi goz onunde bulundurulmali ve tedaviye motive edilmelidir. Cocuklann ve ebeveynlerin tedaviye devamliligi hususunda, ayni hekim tarafindan takip edilmesinin ve hekime bu konuda ulasimin kolay olmasintn, poliklinikte yeterli sure ayirmarun bu hastalan motive edici bir unsur olacagi kanisindaya.

Bu calismadaki en onemli sinirlayici faktorler retrospektif ve sinirli sayida katilimci ile yapilmis olmasidtr. Ayrica ailelerin sosyoekonomik ve kulturel yapilan irdelenmemisir. Ancak bu caltmanin, alarm cihazinin kullaniminda ailelerin yasadigi uyum sorununu ortaya koymasi ve bu alanda Turkiye'de yaptlmis ilk caltsma olmasi nedeniyle yol gosterici olacagini ditsunmekteyiz. Daha genis ve prospektif calismalarin bu alanda daha guclu sonuclar elde etmemizi saglayacagi kanisindayiz. Sonuc olarak, enuretik alarm cihazinin yuksek basari ve dusuk relaps oranlarina ragmen, aileler cesitli nedenlerle tedaviye ya baslamamakta ya da motivasyonlarini yitirip tedaviyi birakmaktadtrlar. Tedavi seciminde ailelerle uyum sorunu detayli konsulmali, beklentileri ve yasam tarzlari irdelenmeli ve uygun tedavi karan aile ve cocukla birlikte verilmelidir.

Ethics Committee Approval: Ethics committee approval was received for this study from the ethics committee of Kecioren Training and Research Hospital.

Informed Consent: Written informed consent was obtained from patients who participated in this study.

Peer-review: Externally peer-reviewed.

Author Contributions: Concept - U.O.; Design - U.O.; Supervision - C.S., 0.F.B.; Funding - U.0., S.S.; Materials - U.0., S.S.; Data Collection and/or Processing - U.0., E.O., F.H., M.C., Y.E.Y., C.S.; Analysis and/or Interpretation - U.0., C.S., 0.F.B.; Literature Review - U.O., S.S.; Writer - U.O.; Critical Review - U.O., C.S., O.F.B.

Conflict of Interest: No conflict of interest was declared by the authors.

Financial Disclosure: The authors declared that this study has received no financial support.

Etik Komite Onayi: Bu calisma icin etik komite onayi Kecioren Egitim ve Arastirma Hastanesi'nden alinmistir.

Hasta Onami: Yazili hasta onami bu calismaya katilan hastalardan alinmistir.

Hakem degerlendirmesi: Dis bagimsiz.

Yazar Katkilari: Fikir - U.O.; Tasarim - U.O.; Denetleme - C.S., O.F.B.; Kaynaklar - U.O., S.S.; Malzemeler - U.O., S.S.; Veri toplanmast ve/veya isldemesi - U.O., E.O., F.H., M.C., Y.E.Y., C.S.; Analiz ve/veya yorum - U.O., C.S., O.F.B.; Literatur taramasi - U.O., S.S.; Yaziyi yazan - U.O.; Elestirel Inceleme - U.0., C.S., O.F.B.

Cikar Catismasi: Yazarlar cikar catismasi bi1dirmemislerdir.

Finansal Destek: Yazarlar bu calisma icin finansal destek almadiklarint beyan etmislerdir.

Submitted:

19.07.2013

Accepted:

04.11.2013

Correspondence:

Ural Oguz

Senlik Mah. Sevimli Sok. 5/13

Kecioren Ankara, Turkey

Phone: +90 312 356 90 00

E-mail uraloguzAtyahoo.com

[c]Copyright 2014 by Turkish Association of Urology

Available online at

www.turkishjournalofurology.com

Kaynaklar

(1.) Tekgul S. Riedmiller H, Dogan HS, Hoebeke P, Kocvara R, Nijman R, et al. Monosymptomatic Enuresis. EAU Pediatrik Urology Guidelines 2013.p.47-9.

(2.) Tunecel A, Maivituna I, Nalcacioglu V, Tekdogan U, Uzun B, Atan A. Long-term follow-up of enuretic alarm treatment in enuresis nocturna. Scand J Urol Nephrol 2008;42:449-54. [CrossRef]

(3.) Penbegul N, Celik H, Palanci Y. Yildirim K, Atar M, Hatipoglu NK, et al. Prevalence of enuresis nocturna in a group of school children in the city of Diyarbakir. Turkish Journal of Urology 2013;39:101-5. [CrossRef]

(4.) Gtirntis B, Vurgun N, Lekili M, Iscan A, Muezzinoglu T, Buyuksu C. Prevalence of nocturnal enuresis and accompanying factors in children aged 7-11 years in Turkey Acta Paediatr 1999;88:1369-72.

(5.) Gorur. S. Inandi T, Turhan E. Helli A. Kiper AK. The incidence. and risk factors of enuresis nocturna in children aged 6-18 in Hatay. Turkish Journal of Urology 2008;34:42-50.

(6.) Ozden C, Ozdal OL, Altinova S, Oguzulgen I, Urgancioglu G, Memis A. Prevalence and associated factors of enuresis in Turkish children. Int Braz J Urol 2007;33:216-22. [CrossRef]

(7.) Koff SA, Jayanthi VR, Turkish translation by KuyumcuogIu U, Faydaci G. Non-neurogenic lower urinary system dysfunction. Campbell's Urology 2005.p.2261-83.

(8.) Evans J, Malmsten B. Maddocks A, Popli HS. Lottrnann H; UK study group. Randomized comparison of long-term desmopressin and alarm treatment for bedwetting. J Pediatr Urol 2011;7:21-9. [Crosskef]

(9.) Schlomer B. Rodriguez E. Weiss D, Copp H. Parental beliefs about nocturnal enuresis causes, treatments, and the need to seek professional medical care. J Pediatr Urol 2013. pii: S1477-5131(13)00060-0.

(10.) Glazener CM. Evans JH, Peto RE. Alarm interventions for nocturnal enuresis in children. Cochrane Database Syst Rev 2005:CD002911.

(11.) Evans J, Malmsten B. Maddocks A. Popli HS. Lottmann H; UK study group. Randomized comparison of long-term desmopressin and alarm treatment for bedwetting. J Pediatr Urol 2011;7:21-9. [CrossRef]

(12.) Vanderstecn DR, Husmann DA. Treatment of primary nocturnal enuresis persisting into adulthood. J Urol 1999;161:90-2. [CrossRef]

(13.) Nappo S. Del Gado R. Chiozza ML, Biraghi M. Ferrara P, Caione P. Nocturnal enuresis in the adolescent: a neglected problem. BJU Int 2002;90:912-7.[CrossRef]

Department of Urology, Kecioren Traning and Research Hospital, Ankara, Turkey
COPYRIGHT 2014 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2014 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Original Article
Author:Oguz, Ural; Sarikaya, Selcuk; Ozyuvali, Ekrem; Senocak, Cagri; Halis, Fikret; Ciftci, Mehmet; Yildir
Publication:Turkish Journal of Urology
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Mar 1, 2014
Words:2952
Previous Article:The short-term protective effects of lycopene on renal ischemia-reperfusion injury in rats: renal iskemi/reperfazyon hasari olusturulan ratlarda...
Next Article:Re: family compliance with the use of alarm devices in the treatment of monosymptomatic nocturnal enuresis.
Topics:

Terms of use | Copyright © 2017 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters