Printer Friendly

Experimental Animal Models for Lung Cancer/ Akciger Kanseri Deneysel Modelleri.

Giris

Akciger kanseri, hem erkekler hem de kadinlarda kansere bagli olum nedenleri arasinda birinci siradadir (1). Akciger kanserine bagli olumlerin cogunlugu tutun kullanima bagli iken (%85), geri kalan oranda ise radon, asbest, silika, polisiklik hidrokarbon, agir metaller ve hava kirliligi gibi cevresel veya mesleki ajanlara maruz kalma neden olarak gorulmektedir (2). Gunumuzde tibbi tedavi (kemoterapi) yontemleriyle akciger kanseri hastasinin ortalama 5 yillik sagkalim suresi %16 oranindadir (3) Yeni, etkili tedavilerin gelistirilmesi ve uygulanabilmesi icin kolay uygulanabilir deneysel fare modellerinin olmasi gerekmektedir. Bu modellerde ideal olarak, insandaki akciger tumorogenez, proliferasyon, anjiyogenez ve metastaz iyi taklit edilmis olmalidir. Bu durum tedavinin yani sira, akciger kanserinin etiyolojisini arastirmada ve tanida da faydali olacaktir.

Akciger kanseri kucuk hucreli disi akciger kanseri (KHDAK) ve kucuk hucreli akciger kanseri (KHAK) olmak uzere 2 ana grupta siniflandirilir (4). KHDAK butun akciger kanser olgularinin %80'nini olusturur ve adenokarsinom, skuamoz hucreli karsinom, adenoskuamoz karsinom, buyuk hucreli karsinom ve sarkomatoid karsinom gibi morfolojilerine gore alt gruplara ayrilir (4). Murin akciger tumorleri, insan tumorlerinde gozlenenlere benzer morfoloji, histopatoloji ve molekuler anomalileri tasir. Murin modellerinde gozlenen tumorlerin cogu, belirgin sinirlari olan ve iyi farklilasmis hucrelerden olusan iyi huylu pulmoner adenomlardir. Adenomlar insanlarda nadiren gorulmekle birlikte, buyuk olasilikla asemptomatik olduklari ve siklikla teshis edilmedikleri icin, murin adenomlari, hava yolu tip II hucrelerinden turetilen kucuk hucreli olmayan akciger adenokarsinomuna histolojik benzerlik gostermektedir. Murin adenomlari oncul olarak kabul edilir (5).

Akciger kanseri biyolojisinin tum spektrumunu guvenilir bir sekilde yeniden yakalayan tek bir model sistemi mevcut degildir. Boyle karmasik bir hastaligi dogru bir sekilde arastirmak icin hastaligin cesitli yonlerini dogru sekilde yansitan farkli modeller gereklidir. Bu fare veya sican modellerinde tumorun olusup olusmadigini belirlemek icin molekuler goruntuleme yontemlerine [pozitron emisyon tomografi (PET)/bilgisayarli tomografi (BT)] ihtiyac vardir.

Bu calismada cesitli akciger kanseri modelleri, bu modellerin karakteristik ozellikleri ve avantaj ve dezavantajlarindan bahsedecegiz.

Deneysel Hayvan Modelleri

1) Ksenograft Modeli

Bu modelde tumor hucreleri orijin organin bir bolgesine nakledilir. Bu organa spesifik alan tumor hucresinin buyume ve gelismesi icin optimal bir cevredir. Pahali ve alisilmamis olan bu model akciger kanseri gibi durumlarda, organ bolgesine spesifik sitotoksik ajanlarin etkilerini in vivo degerlendirmede kullanilmaktadir. Su anda nude farelerle yapilan renal hucre karsinomu, pankreatik karsinom, beyin tumorleri, prostat, kolon ve akciger kanserleri potansiyel ortotopik model kullanim alanlaridir (6). Akciger kanserinde, suspanse haldeki tumor hucreleri anestezi altindaki hayvanin sag akcigerinin sag brons sapina dogrudan inokule edilir (7). Tumor olusumu hayvan sakrifiye edilerek degerlendirilebilinir. Tumor buyumesine histolojik inceleme yapilir veya yayilmamis tumorun durumu molekuler goruntuleme yontemleri ile degerlendirilebilir.

Aktarilan hucrelerin tipine ve sayisina bagli olarak hucrelerin cogalmasi icin 1-8 hafta buyume periyodu icin gereklidir. Ksenograft modelleri daha cok tumor hucrelerinin tedaviye verdigi yaniti incelemek icin kullanilir. Optimum aktarilmasi gereken hucre sayisi 106107 arasinda olup, tumor gelisimi aktarilan hucrelerin tipine, boyutuna, yogunluguna ve buyume faktorlerinin kullanilmasina bagli olarak degisiklik gosterir (8). Bu modelde aktarilan tumorun kaynagi kanser hucre dizisi olabildigi gibi, ortotopik olarak insan akciger kanserinden tumor dokusunun alinarak aktarilmasi da olabilir.

Adenokarsinoma olusturmak icin en yaygin kullanilan hucre dizileri A549, H1975, HCC4006 ve HCC827'dir (9,10,11,12). Karsinomlar icin NCI-H1299 (13,14), buyuk hucreli karsinomlar icin NCI-H460 (15,16,17) ve skuamoz hucreli karsinomlar icin NCI-H226 (17) hucre hatlari en yaygin kullanilan dizilerdir. NCI-H460, atimik nude farelere aktarildiginda, az miktarda hucrenin yeterli olmasi, daha kisa surede cogalmasi ve %0 reddedilmesi nedeniyle diger hucre hatlarina gore avantaja sahiptir (10,18). NCI-H226 ve NCI-H1299 hucre hatlarinin istenilen tumor boyutuna gelmesi icin 4 hafta gerekmesi ve tumor hucrelerinin kabulunun %45-100 oraninda olmasi nedeniyle kullanimi kisitlidir (12,13,18,19). KHAK modelleri olusturmak icin NCI-H69 ve DMS-53 hucre hatlari kullaniliyor olmasina karsin, bu hucre hatlarinin suspansiyonda buyumelerinden dolayi kesin hucre sayisini belirlemesi zor oldugundan, tumorun kabulu ve buyume oranlari oldukca degisiklik gostermektedir (20,21).

A) Ortotopik Ksenograft Modeli

Tumor ortotopik modeli, dogrudan perkutan yolla intratorasik implantasyondur. Plevral alan, karin duvari cevresi veya akciger parankimasinin disinda implante edilen suspansiyonun %30'unun kacma ihtimali bu modelin dezavantajidir (22). Intratorasik implantasyona gore intrabronsiyal uygulamada, tumore bagli olum orani daha yuksektir.

Bu model kisiye ozgu tedavinin gelistirilebilmesi icin oldukca etkilidir (23,24,25). Dong ve ark.'nin yaptigi calismada (25), 32 adet KHDAK ornekleri obez olmayan diyabetik bagisiklik sistemi bastirilmis farelerin renal kapsullerine aktarilmis ve tumor gelisimi sisplatin, dosetaksel ve gemsitabin ile degerlendirilmistir. Tumorun kabul edilme orani %90 olup ve sonuclar 6-8 haftada degerlendirilebilme asamasina gelmistir. Hastalarda metastaz ile farelerdeki sonuclar birbiriyle uyumlu sekilde bulunmustur. Yine baska bir calismada Onn ve ark. insan akciger adenokarsinom (PC14PE6), bronsiyal alveoler karsinom (NCI-H358), skuamoz hucreli karsinom (NCI-H226), az farklilasmis kucuk hucreli disi akciger kanseri (NCI-H1299 ve A549)-H69) Matrigel'deki hucreler ciplak farelerin sol akcigerlerine perkutan olarak enjekte etmis ve farkli akciger kanseri tumorlerinin buyume paternini incelemistir (26). Insan primer akciger kanseri icin gozlendigi gibi, tumorler tek bir hastalik odagindan olusmus ve akciger kanserinin hem akcigerlerde hem de metastazda intratorasik lenf nodlarina yayilmasi ile karakterize yaygin ve olumcul bir torasik surece ilerlemistir. Bununla birlikte, ayni hucreler akcigere ortotopik olarak implante edildiginde, sadece tumor dokusunun immunohistokimyasal analizi, interleukin 8, bazik fibroblast buyume faktoru ve vaskuler endotel buyume faktoru/vaskuler gecirgenlik faktorunun proanjiyogenik faktorlerinin ekspresyonunda artis oldugunu ortaya koymuslardir.

Tumorun gelisebilmesi icin, mikrocevrenin onemi uzun zamandir bilinmektedir. Bu nedenle ilac tedavisinin degerlendirilebilmesi icin, mikrocevrenin murin modellerde taklit edilmesi gerekmektedir. Bu sebeple ortotopik ksenograft modelleri, tumor hucresinin gelistigi organa aktarilmasindan dolayi mikrocevre acisindan en uygun modeldir. Bu nedenle bu model diger modellere gore cesitli avantaj ve dezavantajlara sahiptir. Oncelikle insan tumor dokusundan alinan hucreler kullanildigi icin, insan tumor hucrelerinin kompleksligini in vivo da en iyi yansitan modeldir. Bu nedenle kisisel molekuler tedavide kullanimi uygundur. Kanser tedavilerinde birden fazla ilac kullanildigi icin, ilaclara verilen tepki, toksisite, mikrocevrenin cevabi gibi konularda arastirma icin de uygun modeldir. Bu modelin dezavantaji insan tumor hucresinin konak tarafindan reddedilmemesi icin bagisiklik sistemi baskilanmis murin kullanilmasidir. Bu nedenle etkin bagisiklik sisteme sahip canlinin tumor dokusuna verdigi tepki goz ardi edilmis olmaktadir. Diger dezavantajlari ise zaman ve endobronsiyal transferi yapabilecek nitelikte donanimli personele gereksinim duyulmasidir.

B) Dolasan Tumor Hucrelerinin Aktarildigi Ksenograft (CDX)

Ortotopik ksenograftlarda hastadan biyopsi alinmasi gerekmektedir ve biyopsi genellikle KHDAK hastalarindan alinmakta olup, KHAK'de nadiren cerrahi gereksinimi olmasi nedeniyle biyopsi alinmadan daha cok goruntuleme yontemleriyle konulmaktadir. Ayni zamanda girisimsel bir yontem oldugu icin, riskli bir yontemdir. Kanserli hastalarin kan dolasiminda dolasan tumor hucrelerinin (CTC) ve dolasan kanser DNA'sinin (ctDNA) hastanin kanindan izole ederek immun sistemi bastirilmis fareye aktarildiginda bu hucrelerin tumorojenik oldugunu (CDX) Hodgkinson ve ark. gostermistir (27). Bu calismada ksenograftin profil olarak hastanin tumor dokusuna benzedigi ve kemoterapiye verilen cevabin hastanin verdigi cevaba da benzedigi gosterilmistir. Bu nedenle CDX modelinin tumor biyopsisi yerine kullanilabilecegi ongorulmektedir.

Bu yontemin avantaji, girisimsel islem olmadigi icin hastaya zarar verme potansiyeli yoktur. Kandan basit bir islemle alinabildigi icin hastadan farki zamanlarda alinarak tekrar edilebilir ve ayrica tumorun gelisimsel asamasi da degerlendirilebilir. Biyopsinin nereden alindigina bagli olarak tum tumor dokusunun heterojenitesi saglanmazken, CTC'ler heterojeniteyi daha iyi saglamaktadir. Dezavantaji olarak, KHDAK tipinin bu yontemle olusturulmasinin daha zor olmasi, bunun da nedeni, serbest dolasan DNA'larin KHDAK'de KHAK'sine kiyasla cok daha az miktarda bulunmasidir (28,29).

2) Singenik Model

Bu modelde, singenik murin modelleri, immunolojik acidan uyumlu kanser hucrelerinin immunolojik uyumlu farelere enjeksiyon yoluyla gerceklestirilir. Bu modelin olusturulmasi oldukca zor ve kisitlidir. Bugune kadar olusturulmus singenik tek model Lewis akciger karsinomasidir (LAK). LAK hucre dizisi oldukca tumorojeniktir ve ozellikle metastaz calismalarinda kullanilmaktadir (30). Ilk defa 1951 yilinda C57BL/6 soyu bir farenin akcigerinde spontane olarak bulunmustur. Iki ayri enjeksiyon yoluyla farelere uygulanabilmektedir;

a) En cok tercih edilen metotta 1x106/0,2 mL doz kuyruk veninden intravenoz yolla uygulanir. 5. gune dogru tumor olusumu sekillenir. Fareler tedavi edilmezler ise ortalama sagkalim sureleri 20-25 gundur.

b) LAK'si yine 1x106/0,2 mL dozda bu sefer sirt bolgesine uygulayarak solid form elde edilir. Bu modelde hayvanlarin sagkalim sureleri 19 ile 36 gun arasinda gerceklesir.

Bu modelin avantaji, enjekte edilen hucrelerin murin sistemle immun olarak uyumlu olmasi ve bu nedenle mikrocevreyi diger modellere gore daha iyi yansitmasidir.

3) Transgenik ve Kosullu Transgenik Modeller

Genetigi degistirilmis modeller spontane neoplastik buyumeyi uyarmak icin kullanilan modellerdir. Transgenik fareler DNA'nin zigotun pronukleusuna mikroenjeksiyonla aktarilmasi ile saglanir. Bu yontemle, tumor olusumu sadece akcigerde, akcigerle birlikte diger dokularda veya akciger dokusu disindaki dokularda da saglanir. Transgenik fareler, genetik anormalliklerin kanser olusumu ve gelisimini arastirmak icin onem arz etmektedir.

Akciger icin ilk kullanilan viral onkogen Simian virus T antijenidir (TAg). TAg akciger kanserinde mutasyona ugradigi gosterilmis Rb ve p53'e baglanir ve inaktive eder (31). Akcigere ozgu promotorlardan Clara hucre salgilamasi proteini (CCSP) transgenik hale getirildiginde murinlerde adenokarsinomanin gelistigi gosterilmistir (32,33). Bu modelde fareler cok hizli bir sekilde multifokal bronsiyoliolar neoplaziler gelistirdiler ve dort yasindan once olduler, bu nedenle bu yontemde karsinogenezin erken asamalarinin arastirilmasi zordur. Pulmoner adenokarsinoma olusturulmasi icin alternatif bir model TAg transkripsiyonunun sican akcigerine ozgu olan Calbindin D9K (CaBP9K) promotorunun 1011 baz cifti DNA parcasinin uyarilmasidir (34). Bu modelde tumor gelisimi daha yavastir, hayvan yaklasik 1 yil yasamakta ve bu da karsinogenezin erken asamalarinin incelenmesine olanak saglamaktadir.

Baska bir transgenik akciger kanseri olusturma modeli, insan achaete-scute homologu-1 (hASH1) modelidir ve bunda insan transkripsiyon faktorunun akciger spesifik Clara hucre 10kDA salgi proteinin (CC10) fuzyonuyla saglanir. Achaete-scute fetal gelisim sirasinda noral farklilasmayi saglayan bir transkripsiyon faktorudur. Noroendokrin ozelligi KHAK'nin ve bazi KHDAK'nin tipik ozelligidir ve bu modelin gelistirilmesindeki asil amac, noroendokrin olmayan havayolu epitel hucrelerinde normalde sentezlenmeyen achaete-scute'un surekli sentezlenmesinin etkisinin arastirilmasidir ve hiperplazi gelisimi ve bronsiyoloalveolar metaplazi gozlemlenmistir (35,36).

Cesitli onkogenlerin, kalsitonin gen iliskili peptid (CGRP), SP-C ve CC10 gibi akcigere ozgu promotorlarla fuzyonuyla da yine transgenik modeller olusturulmustur. CGRP-Ha-Ras transgenik fareler pulmoner noroendokrin hucre farklilasmasini uyaran GTPaz aktif bir halini asiri ifade ederler (37). CGRP promotoru bu fuzyon proteinin sadece noroendokrin ve noral hucrelerde ifade edilmesini saglar. Yapilan bir calismada bu transgenik farenin Clara hucrelerinin ve pulmoner noroendokrin hucrelerinin hiperplazisi ile birlikte noroendokrin olmayan primer akciger kanserleri gelistirdigini gostermislerdir (38).

Raf kinaz bir protoonkogen olup Raf araciligiyla aktiflesmektedir ve Raf'in Ras'la baglantisini saglayan amino grup ucunda bir mutasyon olusmasi Raf'in surekli olarak aktif hale gelmesine ve bu da hucre kulturunde hucrelerin farklilasmasini sagladigi gosterilmistir (39,40). Insan akciger kanseri hatlarinda ve biyopsilerde Raf'in asiri ifade edildigi belirlenmis ve bu da Raf'in kanserogenezle alakali olabilecegini gostermistir (41). Bunu arastirmak amaciyla SP-C promotorunun kontrolunde c-Raf ifade eden transgenik fare modeli olusturulmustur. Bu transgenik farelerin yarisinda gecikmis tumor olusumuyla adenokarsinomlar olusmus ve bu da tumor gelisimi icin ikincil mutasyonlarinda olmasi gerektigini gostermistir (42). Baska bir calismada yine hucre dongusunde rol alan c-myc protoonkogeninin transgenik modelinde bronsiyoloalveolar adenokarsinomlar belirlenmistir (43,44). Bir tirozin kinaz reseptoru olan RON'un SP-C promotoru ile fuzyonunda adenoma ve adenomakarsinomalar belirlenmistir (45).

Transgenik hayvan modelinin bir baska alternatifi de kosullu transgenik modellerdir. Bu modellerde ifade edilmesi istenilen gen disaridan ligand verildiginde aktiflesen bir duzenleyici genin kontrolunde yer alir. Bu sekilde istenilen gen, istenilen zaman ve istenilen dokuda ifade edilir (46,47,48,49). Farelerde farkli primer kosullu bitransgenik uyarilan sistemler vardir. Bunlardan birincisi revers tetrasiklin transaktivator (rtTA) uyarilabilir sistemdir. Bu sistemde rtTA ifadesi dokuya ozgu bir promotor fuzyonuyla saglanir ve ifade edilmesi istenen hedef gen tetrasikline duyarli promotor ile birlestirilir ve ortama tetrasiklin veya turevi verildiginde istenilen genin ifade edilmesi saglanmis olur (46,48,50). Bu yontemle en cok calisilan genler K-Ras, EGFR ve FGF7 olup, doksisiklin ortamdan uzaklastirildiginda, K-ras modellerinde, tumorun yok oldugu gosterilmistir bu da K-Ras onkogenin hem tumorun ilk gelisim asamasinda hem de tumorun kaliciligindaki onemini gostermektedir (49). Bu sistemin dezavantaji K-ras ve FGF-7 modellerinde insan adenokarsinomlardan farkli olarak metastaz kapasitesi daha dusuktur (49,50). EGFR modelinde ise gelisimin erken evrelerinde metastaz gozukmekte bu da canlinin olumune neden olarak kanserin erken gelisim evrelerinin incelenmesine olanak saglamamaktadir (46,48).

rtTA sistemine alternatif bir diger kosullu transgenik hayvan modeli Cre/loxP sistemidir. Bu sistemle endojenik genlerin knock-out olmasi saglanabildigi gibi, canliya ekzojen genlerin de aktarilmasi mumkundur. Geleneksel knock-out sistemler uzerine avantaji, genin istenilen zaman ve istenilen dokuda knock-out olmasi saglanarak, embriyo asamasinda olmesinin onune gecilmesidir. KHAK modelleme icin en uygun yontem Trp53 geninin tek basina veya pRb ile birlikte Cre/loxP sistemiyle knock-out edilmesidir. Bu hucrelerdeki metastaz yetenegi insandakine oldukca benzerdir ve de KHAK hucrelerinin karakteristik ozelligi olan noroendokrin ozellikleri de gosterir. Bu modelin dezavantaji ise oldukca invazif oldugundan erken farklilasma asamalarinin incelenememesidir (51). Bu sistemle olusturulan bir diger oldukca favori olan model ise Lkb1:LSLK-RasG12D' dir ve insan metastazina oldukca benzer adenokarsinomlar ve skuamoz hucre karsinomlari gelisir (52).

4) Deneysel Kimyasal Akciger Kanseri

Fare, akciger kanseri incelemesi icin temel hayvan modelidir. Farelerin insan akcigerkanseri icin model olarak yaygin olarak benimsenmesi, genetik cesitliligin genisligi, genetik manipulasyon kolayligi ve akciger hastaligini molekuler ve histolojik benzerliklerle indukleyebilme yeteneginin uzun suredir kullaniminin bir sonucudur. Fare akciger kanseri modelleri gunumuzde siklikla klinik oncesi tedavi ve onleme testlerinde kullanilmaktadir. Aktive edilmis onkogenlerin ekspresyonu (ornegin; Kras) veya inaktive tumor supresor genlerinin (ornegin; P53) gibi insan tumorlerinde bulunan spesifik genetik lezyonlari kopyalayan muhendislik modelleri siklikla akciger kanserinin olusumunu arastirmak icin kullanilir. Ek olarak, insan akciger tumorlerinin genetik karmasikligini basarili bir sekilde ele almak icin kansere yatkinligi olan fare soylarini kullanan kimyasal kanserojen kaynakli modeller kullanilmistir. Insanlarda, karmasik kimyasal karisimlar, ozellikle sigara dumani, akciger kanserinin baskin baslaticisidir. Sigara icmek insan akciger kanserinin birincil nedeni oldugundan, bireysel sigara dumani kanserojenleri siklikla farelerde akciger tumorlerini uyarmak icin kullanilir. Bu genellikle polisiklik aromatik hidrokarbon (PAH) ve nitrosamin sinifinin kanserojenlerinin intraperitoneal veya diyet uygulamasiyla gerceklestirilir (53,54,55,56). PAH'ler buyuk olcude tutunun yanmasi sirasinda uretilirken, nitrozaminler yanmamis tutunde zaten bulunur ve tutun sertlestirme isleminin bir sonucu olarak olusur. Benzo (a) piren [B (a) P], bir PAH ve nitrozaminler, 4(metilnitrosamino) -1- (3-piridil)-1-butanon (NNK) ve N'nitrosonornikotin (NNN), farelerde akciger adenomlari ve adenokarsinomlarin guclu indukleyicileridir. Bu kimyasallar, DNA ile reaksiyona giren ve katki maddeleri olusturan elektrofilik bilesiklerde metabolik aktivasyon gerektiren pro-kanserojenlerdir. Daha sonra tamir basarisizligi veya yanlis onarim genetik mutasyonlarla sonuclanir. Sitokrom P450 enzimleri, B (a) P ve NNK'nin biyolojik olarak aktiflestirilmesinde merkezidir ve doku ifadesinde ve kimyasal spesifiklikte farkliliklar gosteren cesitli CYP genleri tarafindan kodlanir (57). P450'ler ayrica kendiliginden aldehitlere ve diazonyum iyonlarina ayrisan NNK'nin a-hidroksilasyonunu katalize eder, ardindan 6-metil-guanin eklentileri olusturur (58). P450 enzimleri en cok karacigerde eksprese edilir, fakat ayni zamanda akcigerin periferik ve brons epitelinde de bulunur.

A/J ve SWR gibi yerlesik fare soylarinda, spontane akciger tumoru gelisimi insidansi yuksektir. A/J soyma fareler 24 ay sonra kabaca %80-100 oraninda spontane akciger tumoru insidansina sahiptir ve tumorler siklikla ilk 6 ay icinde tespit edilir (53,59). Bu suslar ayrica kanserojen kaynakli akciger tumorlerine karsi cok hassastir. C57BL6/J, C3H/J ve DBA gibi diger suslar kanserojen kaynakli akciger tumorlerine karsi cok direncli iken, O20 ve BALB/c gibi suslar orta duyarliliga sahiptir. A/J susu fareler, kanserojen etil karbamat (uretan) ile tedaviden 14-16 hafta sonra akcigerde yaklasik 25 tumor gelistirirken, C57BL/6J susu akcigerde ortalama 1 tumorden daha az gelisir (53,55,60,61,62). Bu susa bagli farkliliklar, bircok arastirma grubunun hem kanserojen kaynakli hem de spontane akciger tumoru gelisimi ile iliskili genetik duyarlilik lokuslarini haritalamasina izin vermistir (63,64).

Bu modellerden, uretan ile induklenen akciger tumoru olusum modelinin bircok avantaji vardir. Uretanin periton ici verilisinin guvenilir bir sekilde tekrarlanabilecegi gosterilmistir ve daha sonra kanserogenez zamana bagli bir sekilde gelisir. Kanserogenezi, insan akciger kanserinin karakteristik ozelligi olan sirali genetik degisikliklere cevap olarak hiperplaziden adenoma ve sonra adenokarsinomlara ilerler (65). Bu genetik degisikliklerden K-Ras ve p53, uretan kaynakli model ile iliskili en belirgin mutasyonlardir (65,66). Benzo(a)piren ile induklenen sistem ayni zamanda farelerde adenomu da modeller, ancak bagimsiz deneylerde oldukca degisken buyume duzenleri ile sonuclandigi gosterilmistir (67). N-nitrosometil-biskloroetilure ve Nnitroso-trischloroethylurea (NTCU) gibi N-Nitrosobis- (2-kloroetil) urelerin, Cr:NIH(S) farelerine topikal uygulamada hiperplazi, displazi ve metaplazi buyumesini indukledigi gosterilmistir (68). 3-Metilkolantren, dietilnitrosamin, etilnitrosoure ve dimetilhidrazinin, A/J farelerinde tekrarlanabilir adenom buyumesini indukledigi gosterilmistir (69). Her ne kadar bu modeller, kanserojen tatbikati yoluyla karsinogenezi arastirmacinin kontrol etmesinin avantajini saglasa da, sonuclarda tutarsizliklara yol acan uygulama teknigindeki degiskenlikler gibi, bu modellerle iliskili bircok dezavantaj da vardir.

Sonuc

Gunumuzde insan tumorlerinin arastirilmasi icin en yaygin kullanilan yontem ksenograftlar olarak yer almaktadir. Bu yontemlerden sonuc olarak en guclusu genetik olarak modifiye edilmis modeller olsa da bu modellerin olusturulmasinin zorlugu, pahali olmasi ve cok zaman almasi nedeniyle pek tercih edilmemektedir. Bu hayvan modellerinin arastirmacilara daha rahat ulastirilmasi, akciger kanserinin tani ve tedavisi hakkinda calismalarin daha efektif olmasini saglayacaktir. Bu calismada en yaygin kullanilan modellerden bahsedildi fakat bu modeller disinda kisa ilmek RNA (shRNA), RNA interferans gibi RNA cesitleri kullanilarak ekspresyonun bloke edildigi modellerde yavas yavas literaturde yerini bulmaktadir. shRNA kullanilarak olusturulan bir model p19ARF olup, bu modellerde akciger adenokarsinoma gozlemlenmis ve terapotik olarak kullanilmistir (70).

Cok cesitli hayvan modellerinin olmasi, hepsinin farkli ozelliklerininolmasinedeniylemodelyapilacakcalismanin amacina bagli olarak secilebilir. Ornegin; tedaviye karsi yanitin kisa surede arastirilmasinda ksenograft modelleri en uygunudur. Ksenograftlarin en yaygin kullanilan yontem olmasinda sonuclarin 4-8 haftada elde edilebiliyor olmasidir. Fakat ksenograftlarin kullanilmasi klinik asamada husrana neden olabilmektedir. Yapilan calismalarda erlotinib ve BIBW2992'nin CCSP-rtTA; TetO7-EGFRL858R modelinde in vivo olarak dramatik sekile tumor gerilemesiyle sonuclanirken, BIBW2992 icin Faz I klinik deneyleri, hastalarda onemli bir kismi ya da tam tepki vermemistir (41,71,72,73,74).

Singenik modelde ise klinik ve modelde yapilan calismalar daha uyumlu bulunmustur. Navelbin ve karboplatinin etkileri, LLC arka plan tumorlu C57BL farelerinde degerlendirildiginde, in vivo olarak, IV navelbin uygulama yuzde 72,7 oraninda tumor gerilemesi ile sonuclanmistir (75). Alternatif olarak, paklitaksel ile kombinasyon halinde IV karboplatin uygulamasi, deney populasyonunun %30-50'sinde uzun sureli hayatta kalma ile sonuclanmistir. Ortanca sagkalim 34 haftaya uzatildigi icin preklinik navelbin sonuclarinin klinik calismalara cevrilebilir oldugu gosterilmistir (76). Ayrica karboplatin paklitaksel kombinasyon tedavisinin klinik calismalarda etkili oldugu, medyan sagkalimin hastalarda 10,3 aya kadar uzatildigi ve ayrica LLC modelinin secilmis tedavilerin klinik yararini ongormede degerli bir arac oldugunu one surdugu gosterilmistir.

Hayvan modellerinin kullanilmasi ile ilgili cesitli dikkat edilmesi gereken konular bulunmaktadir. Insan ile murinler arasindaki biyolojik farkliliklar, hatta ayni turdeki canlilarda P450 sistemindeki farkliliklardan dolayi hem tumor gelisiminde hem de tumore karsi tedavide farkli sonuclarin alinmasina neden olmaktadir. Bazen farede kanser tedavisi icin etkili olan bir ilac insanda herhangi bir sonuc vermemektedir. Bu da genelde iki canlida hedef alinan proteinlerin birbirinin aynisi olmayip homologu olmasi neden iledir (77,78,79). Yapilan bir calismada insan P450 2A13 geninin fareye aktarildiginda, insan geninin sigara dumaninda bulunan karsinojenik kimyasallari daha etkili bir sekilde aktive edildigi gosterilmistir (80).

Ozet olarak insan akciger kanserinin etiyolojisini anlamak ve uygun tedavi yontemlerini belirlemek amaciyla cesitli murin deney modelleri bulunmaktadir. Fakat hicbir model insan akciger kanserinin in vivo olarak butun karakteristik ozelliklerini tamamiyla kapsayacak ozelliklere sahip degildir. Her modelin avantajlari ve dezavantajlari mevcuttur. Yontem seciminde hangi kanser tipinin arastirilacagi, hangi hucre tipine bakilacagi, genetik anormalliklerin olup olmadigi, o kanser dokusunun belli bir gelisimsel zamana ve dokuya ozgu olup olmadigina, hedef bir genin uzaysal ve zamansal ifadesinin kontrolu yapilip yapilmayacagina, tumorun mikrocevresine ve metastaz potansiyeli gibi faktorler goz onunde bulundurulmalidir. Fare modellerinin kullanimiyla elde edilen sonuclar, akciger kanseri icin yeni fare modellerinin gelistirilmesindeki ilerlemeler, akciger kanserinin etiyolojisi ve tedavileri hakkinda cok fazla bilgi saglamaktadir.

Finansal Destek: Bu makalenin hazirlanmasinda finansal destek alinmamistir.

Cikar catismasi: Yazarlar arasinda cikar catismasi yoktur.

DOI: 10.4274/nts.galenos.2019.0006

Kaynaklar

(1.) Molina JR, Yang P, Cassivi SD, Schild SE, Adjei AA. Non-small cell lung cancer: epidemiology, risk factors, treatment, and survivorship. Mayo Clin Proc 2008;83:5874-594.

(2.) Travis WD, Colby TV, Corrin B, Shimosato Y, Brambilla E. Histological typing of lung and Pleural Tumours. Berlin: Springer Verlag; 1999.

(3.) Siegel R, Naishadham D, Jemal A. Cancer statistics, 2013. CA Cancer J Clin 2013;63:11-30.

(4.) Travis WD, Brambilla E, Noguchi M, et al. International Association for the Study of Lung Cancer/American Thoracic Society/European Respiratory Society: international multidisciplinary classification of lung adenocarcinoma: executive summary. Proc Am Thorac Soc 2011;8:381-385.

(5.) Vikis HG, Rymaszewski AL, Tichelaar JW. Mouse models of chemically-induced lung carcinogenesis. Front Biosci (Elite Ed) 2013;5:939-946.

(6.) Howard RB, Chu H, Zeligman BE. Irradiated nude rat model for orthotopic human lung cancers. Cancer Res 1991;51:3274-3280.

(7.) Hastings RH, Burton DW, Quintana RA, Biederman E, Gujral A, Deftos LJ. Parathyroid hormone-related protein regulates the growth of orthotopic human lung tumors in athymic mice. Cancer 2001;92:1402-1410.

(8.) Kellar A, Egan C, Morris D. Preclinical murine models for lung cancer: clinical trial applications. Biomed Res Int 2015;2015:621324.

(9.) Memon AA, Jakobsen S, Dagnaes-Hansen F, Sorensen BS, Keiding S, Nexo E. Positron emission tomography (PET) imaging with [11C]-labeled erlotinib: a micro-PET study on mice with lung tumor xenografs. Cancer Res 2009;69:873-878.

(10.) Steiner P, Joynes C, Bassi R, et al. Tumor growth inhibition with cetuximab and chemotherapy in non-small cell lung cancer xenografs expressing wild-type and mutated epidermal growth factor receptor. Clin Cancer Res 2007;13:1540-1551.

(11.) Sakuma Y, Matsukuma S, Nakamura Y, et al. Enhanced autophagy is required for survival in EGFR-independent EGFRmutant lung adenocarcinoma cells. Lab Invest 2013;93:1137-1146.

(12.) Akhtar S, Meeran SM, Katiyar N, Katiyar SK. Grape seed proanthocyanidins inhibit the growth of human nonsmall cell lung cancer xenografs by targeting insulin-like growth factor binding protein-3, tumor cell proliferation, and angiogenic factors. Clin Cancer Res 2009;15:821-831.

(13.) Chen MF, Chen WC, Wu CT, et al. p53 status is a major determinant of effects of decreasing peroxiredoxin I expression on tumor growth and response of lung cancer cells to treatment. Int J Radiat Oncol Biol Phys 2006;66:1461-1472.

(14.) Wang H, Li M, Rinehart JJ, Zhang R. Pretreatment with dexamethasoneincreasesantitumor activityofcarboplatinand gemcitabine in mice bearing human cancer xenografs: in vivo activity, pharmacokinetics, and clinical implications for cancer chemotherapy. Clin Cancer Res 2004;10:1633-1644.

(15.) McLemore TL, Liu MC, Blacker PC, et al. Novel intrapulmonary model for orthotopic propagation of human lung cancers in athymic nude mice. Cancer Res 1987;47:5132-5140.

(16.) Carter CA, Chen C, Brink C, et al. Sorafenib is efcacious and tolerated in combination with cytotoxic or cytostatic agents in preclinical models of human non-small cell lung carcinoma. Cancer Chemother Pharmacol 2007;59:183-195.

(17.) Feng Z, Zhao G, Yu L, Gough D, Howell SB. Preclinical efcacy studies of a novel nanoparticle-based formulation of paclitaxel that out-performs Abraxane. Cancer Chemother Pharmacol 2010;65:923-930.

(18.) Yamori T, Sato S, Chikazawa H, Kadota T. Anti-tumor efcacy of paclitaxel against human lung cancer xenografs. Jpn J Cancer Res 1997;88:1205-1210.

(19.) Qin M, Chen S, Yu T, Escuadro B, Sharma S, Batra RK. Coxsackievirus adenovirus receptor expression predicts the efciency of adenoviral gene transfer into non-small cell lung cancer xenografs. Clin Cancer Res 2003;9:4992-4999.

(20.) Pettengill OS, Sorenson GD, Wurster-Hill DH, et al. Isolation and growth characteristics of continuous cell lines from small-cell carcinoma of the lung. Cancer 1980;45:906-918.

(21.) Taylor JE, Bogden AE, Moreau JP, Coy DH. In vitro and in vivo inhibition of human small cell lung carcinoma (NCI-H69) growth by a somatostatin analogue. Biochem Biophys Res Commun 1988;153:81-86.

(22.) McLemore TL, Eggleston JC, Shoemaker RH, et al. Comparison of intrapulmonary, percutaneous intrathoracic, and subcutaneous models for the propagation of human pulmonary and nonpulmonary cancer cell lines in athymic nude mice. Cancer Res 1988;48:2880-2886.

(23.) Fichtner I, Rolff J, Soong R, et al. Establishment of patientderived non-small cell lung cancer xenografs as models for the identifcation of predictive biomarkers. Clin Cancer Res 2008;14:6456-6468.

(24.) Merk J, Rolff J, Becker M, Leschber G, Fichtner I. Patient-derived xenografs of non-small-cell lung cancer: a preclinical model to evaluate adjuvant chemotherapy? Eur J Cardiothorac Surg 2009;36:454-459.

(25.) Dong X, Guan J, English JC, et al. Patient-derived first generation xenografs of non small cell lung cancers: promising tools for predicting drug responses for personalized chemotherapy. Clin Cancer Res 2010;16:1442-1451.

(26.) Onn A, Isobe T, Itasaka S, et al. Development of an orthotopic model to study the biology and therapy of primary human lung cancer in nude mice. Clin Cancer Res 2003;9:5532-5539.

(27.) Hodgkinson CL, Morrow CJ, Li Y, et al. Tumorigenicity and genetic profling of circulating tumor cells in smallcell lung cancer. Nat Med 2014;20:897-903.

(28.) Krebs MG, Sloane R, Priest L, et al. Evaluation and prognostic signifcance of circulating tumor cells in patients with nonsmall-cell lung cancer. J Clin Oncol 2011;29:1556-1563.

(29.) Hou JM, Krebs MG, Lancashire L, et al. Clinical signifcance and molecular characteristics of circulating tumor cells and circulating tumor microemboli in patients with small-cell lung cancer. J Clin Oncol 2012;30:525-532.

(30.) Sakai Y, Sasahira T, Ohmori H, Yoshida K, Kuniyasu H. Conjugated linoleic acid reduced metastasized LL2 tumors in mouse peritoneum. Virchows Arch 2006;449:341-347.

(31.) Virmani AK, Gazdar AF. Tumor suppressor genes in lung cancer. Methods Mol Biol 2003;222:97-115.

(32.) DeMayo FJ, Finegold MJ, Hansen TN, Stanley LA, Smith B, Bullock DW. Expression of SV40 T antigen under control of rabbit uteroglobin promoter in transgenic mice. Am J Physiol 1991;261:70-76.

(33.) Wikenheiser KA, Clark JC, Linnoila RI, Stahlman MT, Whitsett JA. Simian virus 40 large T antigen directed by transcriptional elements of the human surfactant protein C gene produces pulmonary adenocarcinomas in transgenic mice. Cancer Res 1992;52:5342-5352.

(34.) Raben D, Bianco C, Damiano V, et al. Antitumor activity of ZD6126, a novel vascular-targeting agent, is enhanced when combined with ZD1839, an epidermal growth factor receptor tyrosine kinase inhibitor, and potentiates the effects of radiation in a human non-small cell lung cancer xenograf model. Mol Cancer Ther 2004;3:977-983.

(35.) Linnoila RI, Sahu A, Miki M, Ball DW, DeMayo FJ. Morphometric analysis of CC10-hASH1 transgenic mouse lung: a model for bronchiolization of alveoli and neuroendocrine carcinoma. Exp Lung Res 2000;26:595-615.

(36.) Linnoila RI, Zhao B, DeMayo JL, et al. Constitutive achaetescute homologue-1 promotes airway dysplasia and lung neuroendocrine tumors in transgenic mice. Cancer Res 2000;60:4005-4009.

(37.) Mabry M, Nakagawa T, Baylin S, Pettengill O, Sorenson G, Nelkin B. Insertion of the v-Ha-ras oncogene induces differentiation of calcitonin-producing human small cell lung cancer. J Clin Invest 1989;84:194-199.

(38.) Sunday ME, Haley KJ, Sikorski K, et al. Calcitonin driven v-Haras induces multilineage pulmonary epithelial hyperplasias and neoplasms. Oncogene 1999;18:4336-4347.

(39.) Stanton VP Jr, Nichols DW, Laudano AP, Cooper GM. Defnition of the human raf amino-terminal regulatory region by deletion mutagenesis. Mol Cel Biol 1989;9:639-647.

(40.) Heidecker G, Huleihel M, Cleveland JL, et al. Mutational activation of c-raf-1 and defnition of the minimal transforming sequence. Mol Cell Biol 1990;10:2503-2512.

(41.) Rapp UR, Huleihel M, Pawson T, et al. Role of raf oncogenes in lung carcinogenesis. Lung Cancer 1988;4:162-167.

(42.) Kerkhoff E, Fedorov LM, Siefken R, Walter AO, Papadopoulos T, Rapp UR. Lung-targeted expression of the c-Raf-1 kinase in transgenic mice exposes a novel oncogenic character of the wild-type protein. Cell Growth Differ 2000;11:185-190.

(43.) Broers JL, Viallet J, Jensen SM, et al. Expression of c-myc in progenitor cells of the bronchopulmonary epithelium and in a large number of non-small cell lung cancers. Am J Respir Cell Mol Biol 1993;9:33-43.

(44.) Lorenz J, Friedberg T, Paulus R, Oesch F, Ferlinz R. Oncogene overexpression in non-small-cell lung cancer tissue: prevalence and clinicopathological signifcance. Clin Investig 1994;72:156-163.

(45.) Chen YQ, Zhou YQ, Fu LH, Wang D, Wang MH. Multiple pulmonary adenomas in the lung of transgenic mice overexpressing the RON receptor tyrosine kinase. Recepteur d' origine nantais. Carcinogenesis 2002;23:1811-1819.

(46.) Perl AK, Tichelaar JW, Whitsett JA. Conditional gene expression in the respiratory epithelium of the Mouse. Transgenic Res 2002;11:21-29.

(47.) Politi K, Fan PD, Shen R, Zakowski M, Varmus H. Erlotinib resistance in mouse models of epidermal growth factor receptor-induced lung adenocarcinoma. Dis Model Mech 2010;3:111-119.

(48.) Politi K, Zakowski MF, Fan PD, Schonfeld EA, Pao W, Varmus HE. Lung adenocarcinomas induced in mice by mutant EGF receptors found in human lung cancers respond to a tyrosine kinase inhibitor or to down-regulation of the receptors. Genes Dev 2006;20:1496-1510.

(49.) Fisher GH, Wellen SL, Klimstra D, et al. Induction and apoptotic regression of lung adenocarcinomas by regulation of a K-Ras transgene in the presence and absence of tumor suppressor genes. Genes Dev 2001;15:3249-3262.

(50.) Tichelaar JW, Lu W, Whitsett JA. Conditional expression of fbroblast growth factor-7 in the developing and mature lung. J Biol Chem 2000;275:11858-11864.

(51.) Politi K, Fan PD, Shen R, Zakowski M, Varmus H. Erlotinib resistance in mouse models of epidermal growth factor receptor-induced lung adenocarcinoma. Dis Model Mech 2010;3:111-119.

(52.) Ji H, Ramsey MR, Hayes DN, et al. LKB1 modulates lung cancer differentiation and metastasis. Nature 2007;448:807-810.

(53.) Shimkin MB, Stoner GD. Lung tumors in mice: application to carcinogenesis bioassay. Adv Cancer Res 1975;21:1-58.

(54.) Hecht SS. Tobacco carcinogens, their biomarkers and tobaccoinduced cancer. Nat Rev Cancer 2003;3:733-744.

(55.) Malkinson AM. The genetic basis of susceptibility to lung tumors in mice. Toxicology 1989;54: 241-271.

(56.) Malkinson AM. Primary lung tumors in mice: an experimentally manipulable model of human adenocarcinoma. Cancer Res 1992;52(Suppl 9):2670-2676.

(57.) Anttila S, Raunio H, Hakkola J. Cytochrome P450-mediated pulmonary metabolism of carcinogens: regulation and cross-talk in lung carcinogenesis. Am J Respir Cell Mol Biol 2011;44:583-590.

(58.) Hecht SS. DNA adduct formation from tobacco-specific N-nitrosamines. Mutat Res 1999;424:127-142.

(59.) Manenti G, Dragani TA. Pas1 haplotype-dependent genetic predisposition to lung tumorigenesis in rodents: a metaanalysis. Carcinogenesis 2005;26:875-882.

(60.) Pfeifer GP, Denissenko MF, Olivier M, Tretyakova N, Hecht SS, Hainaut P. Tobacco smoke carcinogens, DNA damage and p53 mutations in smoking-associated cancers. Oncogene 2002;21:7435-7451.

(61.) Malkinson AM, Beer DS. Major effect on susceptibility to urethan-induced pulmonary adenoma by a single gene in BALB/cBy mice. J Natl Cancer Inst 1983;70:931-936.

(62.) Wakamatsu N, Devereux TR, Hong HH, Sills RC. Overview of the molecular carcinogenesis of mouse lung tumor models of human lung cancer. Toxicol Pathol 2007;35:75-80.

(63.) Demant P. Cancer susceptibility in the mouse: genetics, biology and implications for human cancer. Nat Rev Genet 2003;4:721-734.

(64.) Liu P, Wang Y, Vikis H, et al. Candidate lung tumor susceptibility genes identified through whole-genome association analyses in inbred mice. Nature Genet 2006;38:888-895.

(65.) Ohno J, Horio Y, Sekido Y, et al. Telomerase activation and p53 mutations in urethane-induced A/J mouse lung tumor development. Carcinogenesis 2001;22:751-756.

(66.) Horio Y, Chen A, Rice P, Roth JA, Malkinson AM, Schrump DS. Ki-ras and p53 mutations are early and late events, respectively, in urethane-induced pulmonary carcinogenesis in A/J mice. Mol Carcinog 1996;17:217-223.

(67.) Gunning WT, Kramer PM, Lubet RA, et al. Chemoprevention of benzo(a)pyrene induced lung tumors in mice by the farnesyltransferase inhibitor R115777. Clin Cancer Res 2003;9:1927-1930.

(68.) Rehm S, Lijinsky W, Singh G, Katyal SL. Mouse bronchiolar cell carcinogenesis. Histologic characterization and expression of Clara cell antigen in lesions induced by N-nitrosobis-(2chloroethyl) ureas. Am J Pathol 1991;139:413-422.

(69.) Stoner GD, Greisiger EA, Schut HA, et al. A comparison of the lung adenoma response in strain A/J mice afer intraperitoneal and oral administration of carcinogens. Toxicol Appl Pharmacol 1984;72:313-323.

(70.) Premsrirut PK, Dow LE, Kim SY, et al. A rapid and scalable system for studying gene function in mice using conditional RNA interference. Cell 2011;145:145-158.

(71.) Memon AA, Jakobsen S, Dagnaes-Hansen F, Sorensen BS, Keiding S, Nexo E. Positron emission tomography (PET) imaging with [11C]-labeled erlotinib: a micro-PET study on mice with lung tumor xenografs. Cancer Res 2009;69:873-879.

(72.) Li D, Ambrogio L, Shimamura T, et al. BIBW2992, an irreversible EGFR/HER2 inhibitor highly effective in preclinical lung cancer models. Oncogene 2008;27:4702-4711.

(73.) Perez-Soler R. The role of erlotinib (Tarceva, OSI 774) in the treatment of non-small cell lung cancer. Clin Cancer Res 2004;10:4238-4240.

(74.) Eskens FA, Mom CH, Planting AS, et al. A phase I dose escalation study of BIBW 2992, an irreversible dual inhibitor of epidermal growth factor receptor 1 (EGFR) and 2 (HER2) tyrosine kinase in a 2-week on, 2-week off schedule in patients with advanced solid tumours. Br J Cancer 2008;98:80-85.

(75.) Marty M, Fumoleau P, Adenis A, et al. Oral vinorelbine pharmacokinetics and absolute bioavailability study in patients with solid tumors. Ann Oncol 2001;12:1643-1649.

(76.) Papageorgiou A, Stravoravdi P, Sahpazidou D, Natsis K, Chrysogelou E, Toliou T. Effect of Navelbine on inhibition of tumor growth, cellular differentiation and estrogen receptor status on Lewis lung carcinoma. Chemotherapy 2000;46:188-194.

(77.) Kohl NE, Omer CA, Conner MW, et al. Inhibition of farnesyltransferase induces regression of mammary and salivary carcinomas in ras transgenic mice. Nat Med 1995;1:792-797.

(78.) Bos JL. Ras oncogenes in human cancer: a review. Cancer Res 1989;49:4682-4689.

(79.) Lerner EC, Qian Y, Hamilton AD, Sebti SM. Disruption of oncogenic K-Ras4B processing and signaling by a potent geranylgeranyltransferase I inhibitor. J Biol Chem 1995;270:26770-26773.

(80.) Megaraj V, Zhou X, Xie F, Liu Z, Yang W, Ding X. Role of CYP2A13 in the bioactivation and lung tumorigenicity of the tobacco-specifc lung procarcinogen 4-(methylnitrosamino)1-(3-pyridyl)-1-butanone: in vivo studies using a CYP2A13humanized mouse model. Carcinogenesis 2014;35:131-137.

[iD] Cengiz Ustuner [1], [iD] Emre Entok [2]

[1] Eskisehir Osmangazi Universitesi Tip Fakultesi, Tibbi Biyoloji Anabilim Dali, Eskisehir, Turkiye

[2] Eskisehir Osmangazi Universitesi Tip Fakultesi, Nukleer Tip AnabilimDali, Eskisehir, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence

Prof. Dr. Emre Entok, Eskisehir Osmangazi Universitesi Tip Fakultesi, Nukleer Tip Anabilim Dali, Eskisehir, Turkiye

E-posta: eentok@yahoo.com ORCID ID: orcid.org/0000-0002-6164-636
COPYRIGHT 2019 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2019 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Ustuner, Cengiz; Entok, Emre
Publication:Nuclear Medicine Seminars
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Mar 1, 2019
Words:5522
Previous Article:Breast Cancer Models/Meme Kanseri Modelleri.
Next Article:Preclinical Models and Imaging Techniques for Studing Prostate and Colorectal Cancers/Klinik Oncesi Calismalarda Kullanilan Prostat ve Kolon Kanseri...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |