Printer Friendly

Evaluation of relationship of oral aphtae with nutrition and some personal variables/ Oral aftlarin beslenme ve bazi kisisel degiskenlerle iliskisinin degerlendirilmesi.

Giris

Aftoz stomatit oral mukozada en sik gorulen inflamatuvar hastaliklardan biridir. Lezyonlarin daha cok cigneme fonksiyonu ile ilgili olmayan, yani sert damak, maksiller ve mandibular alveolar cikintilar disinda kalan bolgelerde; en sik da dil, bukkal ve labial mukoza, yumusak damak ve orofarinksde lokalize oldugu saptanmistir (1-3). Bir siniflamaya gore basit ve kompleks aftozis, aftlarin yil icinde tekrarlama sikligina gore belirlenmekte olup ozellikle Behcet Hastaligi yonunden yapilan incelemelerde yilda 3 ve uzerinde siklikia tekrarlayan aftlarin onem tasidigi tespit edilmistir.

Aftoz stomatit daha cok cocukluk ve adolesan yaslarda baslamakta ve gorulme sikligi yonunden 10-19 yaslar arasinda pik yapmaktadir.

Subjektif yakinma olarak aftlarin gelismesinden 1-2 gun kadar once bazi hastalarin hafif bir karincalanma veya yanma hissettigi bilinmektedir. Hastalarin en sik yakinmalari agri, yemede yutmada gucluk olup bazi hastalarda konusma guclugu de gorulebilmektedir (4).

Aftoz stomatit nedenleri uzun yillardir arastirilmaktadir. Bununla birlikte kesin olarak saptanan bir neden uzerinde uzlasmaya varilabilmis degildir. Hastalarda predispozan genetik ya da ailesel faktorler oldugu dusunulmekte, buna ek olarak travma, sik dis fircalama, emosyonel stres, mikrobial ajanlar gibi faktorlerin de etkisi olabilecegi kabul gormektedir (2,3,5). Ote yandan demir ve vitamin B 12 eksikliginin de art cikisiyla iliskili olabilecegi dusunulmekte olup, son yillarda obezite ile demir eksikligi arasinda da bir olasi iliskinin varligi uzerinde durulmaktadir (6,7).

Bunlarin disinda hastalarin cogu bazi yiyeceklerin aftlara neden olduguna, ya da aft cikisini hizlandirdigina inanmaktadir. Bu konuda yapilmis calismalarin coguncia hasta sayilari kisitli oldugundan kesin bir sonuca ulasilamamistir. Bununla beraber rekurren aftoe stomatit (RAS) pek cok yiyecek, katki macidesi, gida boyasi, ornegin gluten, benzoik asit, sorbic asit, ve azo boyalariyla iliskili olabilecegine dair calismalar bulunmaktadir (2-4,8). Biz bu calismada, RAS gorulme sikliginin yuksek oldugu bir yas grubunda, bir grup universite ogrencisinde RAS gorulme sikligini, lokalizasyon, subjektif yakinma, aile oykusu bulgularini ve bunlarin cins, boy, kilo, vucut kitle indeksi (VKi), antibiyotik kullanim sikligi, dis fircalama sikligi ve beslenme aliskanliklari ile olasi iliskisini belirlemeyi amalladik. Aftoz stomatit etyolojisinde onemli olabilecegi gosterilmis ilaclar arasinda bizim calisma grubumuzun yas araligina uyan ve aralikli degil donemsel olarak kullanilan ilaclar oldugu icin antibiyotikler anket formuna dahil edilmistir (9).

Gerec ve Yontem

Bu amacla bir grup universite ogrencisine aftin tanimini ve fotograflarini iceren gorsel bir bilgilendirme formu sunuldu. Ayni iki hekim tarafindan aft ile ilgili sozel bilgilendirme yapildi. Bunu takiben ogrencilere bazi gunluk ve durumsal aliskanliklarini da iceren gida tuketim siklik anketi uygulandi.

Gida tuketim siklik anketi uluslararasi epidemiyolojik calismalarda en sik kullanilan beslenme degerlendirme olcutlerinden biri oldugu, uzun donemli beslenme modelini belirleme amacli kullanilmakta oldugu ve Turkce'ye cevirilmis standard bir formu bulundugu icin tercih edildi. Bu olcutun amaci kisilerin uzun sureli besin tuketim aliskanliklarini ve tercih ettikleri besin maddeleri ve bunlari tuketme sikliklarinin saptanmasidir. Anket formlarinda ogrencilerde aft olup olmadigi; eger varsa, aft sikliklari (yilda 3'den az veya 3 ve daha fazla), aftlarin turu (major, minor ya da herpetiform olusu) ve yerlesim yeri (dil, dudak mukozasi, bukkal mukoza, damak, dis eti, tonsiller), subjektif sikayet olup olmadigi (agri, yutma guclugu, yeme guclugu, konusmada zorluk, istahsizlik) yaninda, ailede oral aft veya Behcet Hastaligi oykusu de sorgulandi. Ogrencilere Behcet hastaligi'nin diger bulgulari ile ilgili soru yoneltilmedi ve anket formunu doldururken yanitlarini o sirada aftlari olup olmamasina gore degil genel olarak aft cikma durumlarina gore degerlendirerek vermeleri istendi.

Ayrica ogrencilerin boy, kilo durumlari, dis fircalama aliskanliklari (her gun bir kez, her gun iki kez, gun asiri, haftada 1-2 kez, 15 gunde bir, ayda bir) ve antibiyotik kullanim sikliklari (ayda bir, ayda birkac kez, 3 ayda bir, 6 ayda bir, yilda bir) da farkli sorularla degerlendirildi.

Ogrencilere yoneltilen anket formlarinda, besinler 9 ana grupta degerlendirildi:

1- Sut ve sut urunleri (tam yagli sut, yarim yagli sut, tam yagli yogurt, yarim yagli yogurt, tam yagli peynir, yarim yagli peynir, yagsiz peynir, ayran)

2- Et ve et urunleri (yagli sigir eti, yagsiz sigir eti, yagli koyun eti, yagsiz koyun eti, derili tavuk eti, derisiz tavuk eti, derili hindi eti, derisiz hindi eti, balik, et urunleri, sakatatlar)

3- Yumurta (butun tavuk yumurtasi, yumurta sarisi, yumurta beyazi, bildircin)

4- Kurubaklagiller ve yagli tohumlar (kurubaklagil, ceviz, findik, fistik, yer fistigi, sam fistigi, cekirdekler, cerez)

5- Ekmek ve diger tahillar (beyaz ekmek, esmer ekmek, beyaz undan bazlama, esmer undan bazlama, kepekli ekmek, cavdar ekmegi, makarna/eriste, pirinc, bulgur, hamur isleri, biskuvi, pasta, kek)

6- Sebze ve meyveler (yesil yaprakli sebzeler, sari sebzeler, patates, domates, diger sebzeler, turuncgiller, yaz meyveleri, kurutulmus meyveler)

7- Yaglar (zeytinyagi, kanola yagi, findik yagi, bitkisel sivi yaglar, margarin mutfaklik, margarin kahvaltilik, tereyagi, il yagi/kuyruk yagi)

8- Seker ve tatlilar (sekerli cay, sekerli kahve, sekerli tatlilar, bal/recel, tahin, pekmez, cikolata)

9- Diger (zeytin, cay, turk kahvesi, neskafe, alkollu icecekler, hazir meyve suyu, taze meyve suyu, kolali icecekler, salgam suyu, tursu/ salamura, baharat, sert yiyecekler, ketcap, mayonez). Bu dokuz besin grubundaki her bir besin alt grubunu, ogrencilerin tuketip tuketmedikleri, tuketiyorlarsa ne siklikta tukettikleri (her ogun, her gun, haftada 1 gun, haftada 2-3 gun, haftada 3-4 gun, haftada 5-6 gun, ayda 2-3 gun, ayda bir gun) tek tek sorgulandi.

Tum ogrencilere kendi siniflarinda ayni iki hekim tarafindan testin doldurulmasi ile ilgili bilgi verildi. Testler hemen doldurularak elden toplandi. Ogrenciler mumkun oldugunca bos soru birakmamalari konusunda uyarilmalarina ragmen sonuclar degerlendirilirken yanitlanmamis sorular oldugu tesbit edildi.

istatistiksel degerlendirme yapilirken, her soruyu yanitlayan toplam kisi sayisi uzerinden degerlendirme yapildi. Her besinin tuketimi icin gruba 1 puan verildi. Tuketim sikligi degerlendirilirken ayda 2-3 kez besini tuketenlere 2 puan, haftada 1 kez tuketenlere 3 puan, haftada 2-3 kez tuketenlere 4 puan, haftada 3-4 kez tuketenlere 5 puan, haftada 5-6 kez tuketenlere 6 puan, her gun tuketenlere 7 puan, her ogun tuketenlere 8 puan verildi. Boylelikle ogrencilerin besinleri tuketim sikliklarina gore toplam puanlari belirlendi. Bu toplam puanlara afti olan ve olmayan gruplarin istatistiksel karsilastirmasi yapildi. istatistiksel karsilastirmalarda t test ya da Mann Whittney U testi kullanildi. Nominal degiskenler icin ki kare ya da fisher exact test ile degerlendirme yapildi. Bu degerledirmelerde SPSS Windows 11.5 programi kullanildi ve 0,05'in altindaki p degerleri istatistiksel olarak anlamli kabul edildi.

Bulgular

Ogrencilerin 132'si (%62) kadin, 80'i (%38) erkek olup, toplam 212 ogrencinin 102'si (%48,1) oral afti oldugunu belitirken, 43'u (%20,3) aft sikliginin yilda ucten fazia oldugunu belirtmistir. Afti cikan ogrencilerin 50'si (%49,5) aftlarin dudak mukozasinda, 39'u (%38,6) yanak mukozasinda, 19'u (%18,8) dilde, yerlestigini belirtirken, 8'inde (%7,9) damakta, 11'inde (%10,9) dis etinde, 3 ogrencide de (%3) tonsil ustlerinde yerlesim oykusu saptanmistir.

Aftlarin cinsi soruldugunda ogrencilerin 75'i (%84,3) minor aft, 8'i (%9) major aft, ve 6 ogrenci (%6,7) herpetiform afti oldugunu belirtmistir.

Aftlarin subjektif bir yakinmaya neden oldugunu belirten 62 ogrenci (%63,9) varken, 35'i (%36,1) her hangi bir subjektif yakinmasinin olmadigini bildirmistir. Subjektif yakinmalar soruldugunda, 38 ogrenci (%17,9) yeme guclugu oldugunu, 34 ogrend (%48,6) agri yakinmasinin, 8 ogrenci (%11,4) yutma guclugunun oldugunu belirtirken, 8'i (%11,4) konusmada zorluk cektigini, 4'u de (%5,7) istahsizliktan yakindigini belirtmistir. iki yuz on iki ogrencinin 48'i (%22,6) ailesinde aft yakinmasi olan en az bir kisinin oldugunu belirtmisken, yalnizca 3 ogrenci (%1,4) ailesinde Behcet hastasi oldugunu belirtmistir. Vejeteryan oldugunu belirten 6 ogrenci tum ogrencilerin %2,8 ini olusturmaktadir.

Bunun disinda ogrencilere antibiyotik kullanma sikliklari sorulmus, 62 kisi (%49,2) yilda bir, 23 kisi (%18,3) 6 ayda bir, 20 ogrenci (%15,9) 3 ayda bir antibiyotik kullandigini belirtirken, 14 ogrenci (%11,1) ayda bir ve 7'si de (%5,6) ayda bir kac kez kullandigini belirtmistir.

Ogrencilerin dis fircalama aliskanliklari sorgulandiginda 126 ogrencinin (%59,4) her gun iki kez, 37'sinin (%21) gunde bir kez dis fircaladigi saptanmistir. 10 ogrenci gun asin (%4,7), 2 ogrenci (%0,9) haftada bir iki ve 1 ogrenci de (%0,5) onbes gunde bir dis fircaladigini belirtmistir.

ileri istatistiksel analizlerde aft oykusu olan ve oimayan gruplar karsilastirmaya alinmis olup, gruplarin once tanimlayici degiskenlere gore daha sonra diyet ozelliklerine gore karsilastirmali analizleri yapilmistir.

Aft oykusu olan ve oimayan gruplarin yasa gore degerlendirmelerinde, gruplar arasinda beklendigi sekilde anlamli bir fark saptanmamistir (t-test, p = 0,952). Gruplarin boylannin karsilastirmasinda istatistiksel bir fark bulunmazken (t-test, p = 0,144), kilolan degerlendirildiginde sinirda bir fark saptan-mistir (t-test, p = 0,05). Bu fark afti olanlarin daha dusuk kilolu oldugunu gostermekte ise de gruplarin vucut kitle indeksleri (VKi) degerlendirildiginde farklilik bulunmamaktadir (t-test, p = 0,83) (Tablo 1).

Cinsiyete gore aft gorulme durumu degerlendirildiginde, afti olan 102 ogrencinin 70'i (%68,6) kadin, 32'si (%31,4) erkek iken, afti cikmayan 107 ogrencinin 62'si (%57,9) kadin ve 45'i (%42,1) erkek olarak saptanmistir. Bu buigularla ki kare He istatistiksel degerlendirmeye gore gruplar arasinda cinsiyete gore fark bulunmamaktadir.

Antibiyotik kullanim sikligi He aft oykusu varligi arasindaki iliski degerlendirildiginde bir fark saptanmamistir. Yanitlar degerlendirilirken, ayda bir ve ayda birkac kere yanitlan bir grup, diger yanitlar ayri grup yapilarak birlestirildiginde de aft oykusu He antibiyotik kullanim sikligi arasinda bir iliski saptanmamistir.

Dis fircalama aliskanligi ile aft oykusuvarligi arasinda da anlamli bir iliski saptanmamis olup, hergun 1 ve 2 kez dis fircalayan ogrenciler ile, gun asin, haftada 1-2, ayda 1 ve 2 kez dis fircalayanlar seklinde grup ikiye bolundugunde de, grupiar arasinda aft saptanmasi yonunden bir farklilik tespit edilmemistir.

Vejeteryan olup olmadiklarina dair soruya toplam 174 ogrenci yanit vermis olup bunlarin sadece 6'si vejeteryan oldugunu bildirmistir (%3,4). Bununia beraber bu 6 vejeteryan ogrencinin 4'unde aft ve bu 4 ogrencinin 3'unde de major aft saptanmis olmasi dikkat cekici bulunmustur. Vejeteryan ogrencilere ne turde vejeteryan olduklan sorulmus, afti jikan 4 vejeteryan ogrencinin 2'si hayvansal gidalardan sadece sut-yogurt tukettigini, 1'i sut-yogurt da dahil hicbir hayvansal gidayi tuketmedigini belirtmis 1'i ise bu soruyu yanitsiz birakmistir.

Aftlarin yerlesme yerleri ile beslenme arasinda yapilan japraz karsilastirmada, degisik bolgelerde lokalize olan aftlarla, beslenme ozellikleri arasinda bir iliski saptanmamistir.

Aftlarin major, minor ya da herpetiform olmalarina gore beslenme ile bir iliskileri olup olmadigi arastirildiginda boyle bir iliski saptanmamistir.

Mann Whitney U testi ile yapilan aft jikma ozellikleri ile diyet ve beslenme ozelliklerinin japraz degerlendirmesinde, aft oykusu olan ve oimayan gruplarin sut ve sut urunleri, et ve et urunleri, yumurta, zeytin, ketcap tuketim ozelliklerinde bir fark saptanmamistir. Ote yandan afti jikan ve jikmayan gruplarin cay, baharat, ceviz, esmer ekmek ve cikolata tuketimleri arasinda istatistiksel farkliliklar tespit edilmistir. Afti olan grubun olmayanlara gore daha sik cay (p = 0,047) ve baharat (p = 0,003), daha az ceviz (p = 0,019), esmer ekmek (p = 0,014) ve cikolata tukettikleri (0,019) saptanmistir (Tablo 2).

Tartisma

Bu calismada bir grup universite ogrencisinde aftoz stomatit gorulme sikligi, aft gelisiminin gida tuketimi ile bazi kisisel ve durumsal aliskanliklarla olasi iliskisi arastirilmistir.

Aftoz stomatit prevalansi calisilan populasyona bagli olarak %5 ile %50 arasinda degiskenlik gostermekte, genel populasyonda ortalama %20-25 arasinda bir prevalansa sahip oldugu kabul edilmektedir. Tip ve dis hekimligi fakultelerinde okuyan universite ogrencileri arasinda yapilan jalismalarda RAS sikligi %31-66 arasinda degiskenlik gostermistir (2,10,11). Bizim calismamizda da universite ogrencilerinin %48,1'inde oral aft, %20,3'unde yilda ucten fazla aft gorulmekte idi.

Aftin klinik tipleri arasinda en sik gorulenin minor formu oldugu tespit edilmistir. Minor aftlar tum aftlarin %75-85'ini olusturmaktadir. Bizim calismamizda da aftlarin %84,3'u minordu. Major aftlarin daha onceki calismalarda tum aftlarin %10-15'ini olusturdugu saptanmis olup bizim bulgularimizda da aftlarin %9'u major olarak saptanmistir. Herpetiform ulserler en nadir gozuken tip olup %5-10 arasinda gorulmektedir. Bizim sonuclarimizda da aftlarin %6,7'si herpetiform olarak tanimlamistir (2-5).

Sonuclarimizda genel olarak RAS saptanma sikligi ve aftlarin turunun dagilimi, daha once yapilmis calismalarla benzer olarak saptanmistir. Ancak bizim grubumuzda cinsiyetin aft cikma durumu ile bir iliskisi saptanmamistir. Literaturde ise RAS'in daha cok kadinlarda goruldugu, premenstruel alevlenmeler gosterebildigi ve hamilelikte geriledigi bildirilmis olup, aft cikisinin hormonal bir etki ile iliskili olabilecegi yonunde yorumlama yapilmistir (2,4,12).

Aftlarin yerlesiminin kemik yapilar uzerinde olmayan bolgelerde daha sik oldugu daha onceki calismalarda saptanmistir (1). Bizim grubumuzda da en sik aft yerlesimi labial mukoza, dil ve bukkal mukoza olarak saptanmistir. Ote yandan aftlarin yerlesim yerleri ile beslenme ozellikleri arasinda bir iliski saptanmamis olmasi da aftlarin cigneme yuzeylerinde bulunmamalari ile iliskilendirilebilir.

RAS'in siddetli semptomlar yapabildigi bildirilmekte iken, bizim grubumuzda afti olanlarin %36,11 aftlardan dolayi herhangi bir subjektif yakinmasi olmadigini bildirmistir. Yakinmalari olan %63,9'luk grupta ise en sik agri (%48,6), bunu takiben yeme guclugu(%17,9), yutma gucluguve ko nusmada zorluk gorulebildigi saptanmistir. Bunlara ek olarak literaturue RAS'li hastalarda ates, halsizlik, kas ve eklem agrilari, agrili LAP, bulanti ve kusma da olabilecegi tespit edilmistir (1,4).

Anket uyguladigimiz 212 ogrencinin 48'i (%22,6) ailede aft oykusu belirtmis olup, 3'u (%1,4) ailesinde Behcet hastasi oldugunu bildirmistir. RAS'in ailesel olabilecegi daha once yapilan calismalarda da bildirilmekle beraber yuzdesi ile ilgili kesin bir mutabakat saglanmis gozukmemektedir (1,3,4,8,13-16). Bizim grubumuzda ogrencilerin 163'u (%80), hergun bir ya da 2 kez dis fircaladigini bildirmistir. Gecmis literaturun tersine biz, duzenli ve sik dis fircalayanlarda aft sikliginin daha yuksek olduguna dair bir sonuca ulasmadik.

Calismamizda afti olan grupta vucut agirliginin olmayanlara gore sinirda dusuk oldugu tespit edilmistir. Ote yandan vucut kitle indeksleri ele alindiginda gruplar arasindaki bu fark ortadan kalkmaktadir. Daha genis gruplarda vucut agirligi ve vucut kitle indeksi degerlendirilerek bu bulgunun tartisilmasi uygun olabilecektir.

Vejeterjan oldugunu belirten sadece 6 ogrenci olmasi bu grupla karsilastirmali istatistiksel analiz yapmayi mumkun kilmamistir. Bununla beraber bu gruptan 4 kisinin afti olmasi, ve bunlarin 3'unun de major aft grubunda bulunmasi, grubun tamamina gore yuksek bir siklik oldugundan, hayvan kokenli proteinlerin aftlara karsi koruyuculugu olmasindan mi yoksa vejeteryanlarda gelismis olabilecek vitamin B12 eksikligi ile mi iliskili oldugu vejeteryanlari iceren ileri calismalarla aydinlatilabilir.

Aftoz stomatit etyolojisi tam olarak aydinlatilmamis olmakla beraber bir grup arastirmaci diyet ozelliklerinin aftlarin sikligi ile iliskisi olabilecegine inanmaktadir. Gectigimiz yillar icinde yapilan arastirmalarda en sik suclanan gidalar tarcin, gluten, inek sutu kahve, cikolata, patates, peynir, fistik, narenciye, cilek, domates ve baharat kullanimi olarak tespit edilmistir (3,4,8,17-20). Eliminasyon diyetleri uygulanarak az sayida hasta ile yapilan bazi calismalarda, domates, limon, sirke, hardal, peynir ve inek sutu eliminasyonundan fayda gormus hastalar bildirilmistir (18-20). Gluten uzun yillardir arastirilmis bir protein olup, RAS'li hastalarda glutensiz ve gluten eklenmis diyetlerin benzer etkinlikleri oldugu, dolayisiyla bunun plasebo etkisi olabilecegini bildiren arastirmacilar olmakla beraber (1), glutensiz diete gecisin ilk haftasinda gelisen aftsiz donemin cok belirgin oldugunu iddia eden calismalar da bulunmaktadir (18).

Bizim sonuclarimizda afti olan ve olmayan gruplar arasinda sut ve sut urunleri, et ve urunleri, yumurta, domates, sirke, salgam, tursu, sert yiyecekler, kahve, zeytin ve tuketilen yag cinsi ile ilgili bir fark saptanmamistir. Daha once afti olanlarda neden olabilecek gidalardan biri olarak saptanmis olan cikolatanin ise bizim calismamizda afti olan grup tarafindan az tuketildigi, olasi koruyucu etkisi olabilecegi sonucuna varilmistir. Cikolatanin olasi koruyucu etkisinin yapisindaki flavonoidler ya da tekli doymamis yag asitleri ile iliskili olup olmadigi ileri calismalarla arastirilabilir, ote yandan bu durum afti olan grubun vucut agirliginin daha dusuk bulunmasi ve dolayli olarak beslenme aliskanliklarinda yuksek kalorili gidalari daha az tuketmeleriyle de iliskili olabilir.

Ayni sekilde calismamizda ceviz ve esmer ekmegin de koruyucu etkisi olabilecegi, cay ve baharati ise fazla tuketenlerde aft gorulme sikliginin daha fazla oldugu tespit edilmistir. Cay tuketiminin bizim toplumumuzda genel olarak kahveye gore daha sik olmasi cay ile aft iliskisini aciklamakta yardimci olabilir. Ote yandan kahve tuketiminin de bati toplumlarinda daha sik olmasi, gercek bir iliskiden ziyade toplumsal aliskanliklara bagli bir sonuc olarak degerlendirilebilir.

Ceviz ve esmer ekmegin ise olasi koruyucu etkilerinin daha kapsamli incelenmesi ve degerlendirilmesi amaciyla, ileri calismalara gerek oldugu sonucuna varilmistir. Esmer ekmekte lignanlar olarak bilinen ve koruyucu etkileri konusunda cok sayida calisma bulunan bir cesit fitoostrojen oldugu bilinmekte, cevizde ise esansiyel amino asitlerinin bulundugu gosterilmis bulunmaktadir. Lignanlardan ve esansiyel amino asitlerden zengin bir diyetin aft yonunden koruyucu etkileri ileri arastirma konusu olabilir.

Bu calismanin en onemli kisitliligi hastalarin muayene edilmeden anket formuna bagli olarak degerlendirilmesidir. Bununla beraber anket oncesi kisilere verilen aftin tanimini iceren fotografli gorsel materyalin ve sdzel aciklamanin aftin taniminin anlasilmasina katkida bulunmasi beklenebilir. Bu calisma tanimlayici bir calisma olup bu sonuclara gore kapsamli, riskli gdzUken gida maddelerinin eliminasyonu ile hastalarin takip edilecegi prospektif ileri calismalarla bu bulgularin degerlendirilmesine gerek bulunmaktadir.

Ayrica vejeteryan grupta aftdz stomatit sikligi, serum vitamin B12 duzeyleri ile beraber arastirilarak, olasi bir iliskinin varligi, varsa vitamin ya da protein kokenli olus durumu degerlendirilebilir.

Vucut agirligi ve aftoz stomatit arasindaki olasi iliskinin degerlendirilmesinde obezite gibi demir eksikligiyle iliskili olabilecek faktorler gibi dusuk vucut agirliginin da aft gelisiminde bir risk faktoru olabilecegi dusunulerek yeni calismalar planlanabilir.

Gelis Tarihi/Received: 25.11.2008 Kabul Tarihi/Accepted: 23.03.2009

Kaynaklar

(1.) Rogers RS: Recurrent aphtous stomatitis: Clinical characteristics and assosiated systemic disorders. Semin Cutan Med Surg 1997;16:278-83.

(2.) Porter SR, Hegarty A, Kaliakatsou F et al: Recurrent aphtous stomatitis. Clinics in Dermatology 2000;18:569-78.

(3.) Woo SB, Sonis ST: Recurrent aphtous ulcers:A review of diagnosis and treatment. JADA 1996;127:1202-5.

(4.) Scully C, Gorsky M, Lozada-Nur F: The diagnosis and management of recurrent aphtous stomatitis. JADA 2003;134:200-7.

(5.) Saral Y, Coskun BK, Ozturk P et al: Assesment of salivary and serum antioxidant vitamins and lipid peroxidation in patients with recurrent aphthous ulceration. J Exp Med 2005;206:305-12.

(6.) Moayeri H, Bidad K, Zadhoush S et al : Increasing prevalence of iron deficiency in overweight and obese children and adolescents. Eur J Pediatr 2006;165:813-4.

(7.) Nead KG, Halterman JS, Kaczonowski JIM et al: Overweight children and adolescents: a risk group for iron deficiency. Pediatrics 2004;114:104-8.

(8.) Wray D, Rees SR, Gibson J et al: The role of allergy in oral mucosal diseases. Q J Med 2000;93:507-11.

(9.) Atilganoglu U, Su O, Erdemir AT et al: Rekurren Aftoz Stomatit Etyolojisinde Sistemik ilaclar. Turkderm 2006;40:60-2.

(10.) McCullough MJ, Abdel-Hafeth S, Scully C: Recurrent aphtous stomatitis revisited; clinical features, associations, and new association with infant feeding practices. J Oral Pathol Med 2007;36:615-20.

(11.) Hamazaki K, Itomura M, Hamazaki T et al: Effects of cooking plant oils on recurrent aphtous stomatitis: a randomized, placebo-controlled, double blind trial. Nutrition 2006;22:534-8.

(12.) Ferguson MM, McKay Hart D, Lindsay R et al: Progestin therapy for menstrual related aphthae. Int J Oral Surg 1978;7:463-70.

(13.) Shohat-Zabarski R, Kalderon S, Klein T et al: Close association of HLA-B51 in persons with recurrent aphtous stomatitis. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1992;74:455-8.

(14.) Ship II: Epidemiologic aspects of recurrent aphtous ulcerations. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1972;33:400-6.

(15.) Ship II: Inheritance of aphthous ulcers of the mouth. J Dent Res 1965;44:837-44.

(16.) Casiglia JIM, Mirowski GW, Nebesio CL et al: Aphtous Stomatitis. http://www.emedicine.com/derm/TOPIC486.HTM

(17.) Eversole LR, Shopper TP, Chambers DW: Effects of suspected foodstuff challenging agents in the etiology of recurrent aphtous stomatitis. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1982;54:33-8.

(18.) Hay KID, Reade PC. The use of an elimination diet in the treatment of recurrent aphtous ulceration of the oral cavity. Oral Surg 1984;57:504-7.

(19.) Calderon PE, Valenzuela FA, Carreno LE, et al: A possible link between cow milk and recurrent aphtous stomatitis. J Eur Acad Dermatol Venereol 2008;22:898-9.

(20.) Nolsan A, Lamey P-J, Milligan KA, et al: Recurrent aphtous ulceration and food sensitivity. J Oral Pathol Med 1991;20:473-5.

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Fatma Gulru Erdogan, Ufuk Universitesi Tip Fakultesi, Dermatoloji Anabilim Dali, Ankara, Turkiye E-posta: gulruer@gmail.com

Fatma Gulru Erdogan, Gul Aslihan Cakir, Aysel Gurler, Atilla Elhan *

Ufuk Universitesi Tip Fakultesi, Dermatoloji Anabilim Dali, Ankara * Ankara Universitesi Tip Fakultesi Bioistatistik Bilim Dali, Ankara, Turkiye
1. Aft oykusu olan ve olmayan gruplarin yas, boy, vucut
agirligi ve VKI'ne gore degerlendirilmesi

 N Ortalama SS ** P ***

Ya5 Aft var 102 2,095 2,34
 Aft yok 106 2,093 1,67 0,95

Boy Aft var 77 16,988 8,61
 Aft yok 85 17,192 8,98 0,14

Vucut Aft var 77 616 1,180
Agirligi Aft yok 82 6,633 1,770 0,47

VKi * Aft var 77 2,124 3,08
 Aft yok 82 2,227 4,24 0,83

* VKI: vikut kitle indeksi

** SS: standard sapma

*** P: t-test

Tablo 2. Oral aft gelisimi He iliskisi saptanan gida maddeleri

 N Ortalama p
 [+ ou -] SS * (Mann-Whitney U)

Cikolata Aft var 69 4,12 [+ ou -] 2,18
 Aft yok 76 4,96 [+ ou -] 2,31 0,019

Ceviz Aft var 71 2,14 [+ ou -] 2,10
 Aft yok 81 2,83 [+ ou -] 2.14 0,019

Esmer ekmek Aft var 61 2,98 [+ ou -] 2,85
 Aft yok 71 1,87 [+ ou -] 2,64 0,014

Cay Aft var 83 6,48 [+ ou -] 1,98
 Aft yok 92 5,71 [+ ou -] 2,63 0,047

Baharat Aft var 72 4,88 [+ ou -] 2,83
 Aft yok 72 3,39 [+ ou -] 2,91 0,003

*: standart sapma
COPYRIGHT 2009 Galenos Yayincilik
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Original Investigation/Orijinal Arastirma
Author:Erdogan, Fatma Gulru; Cakir, Gul Aslihan; Gurler, Aysel; Elhan, Atilla
Publication:Archives of the Turkish Dermatology and Venerology
Article Type:Clinical report
Geographic Code:7TURK
Date:Sep 1, 2009
Words:3392
Previous Article:Serum prostatic specific antigen levels in women with hirsutism/ Hirsutizmli kadinlarda serum prostatik spesifik antijen duzeyleri.
Next Article:Infantile systemic hyalinosis a case report/ Infantil sistemik hyalinozis: bir olgu sunumu.
Topics:


Related Articles
Milli Arsiv ve Arastirma Dairesi.
The clinical and demographic characteristics of pediatric Behcet's patients/Pediatrik Behcet hastalarinin klinik ve demografik ozellikleri.
VIBE: evaluation of ibandronate efficacy: a retrospective cohort study comparing fracture rates for women receiving monthly ibandronate vs weekly...
The oesophageal involvement of pemphigus vulgaris patients and comparison with skin findings/Pemfigus vulgarisli hastalarda osofagus tutulumu ve deri...
A case of porokeratosis showing different clinical patterns of the disease with anogenital involvement/Farkli porokeratoz formlarinin ozelliklerini...
Dermatology life quality index scores in lichen planus: comparison of psoriasis and healthy controls/Liken planusta dermatoloji yasam kalite indeks...
Nutrition in children with cancer/Cocuk kanser hastalarinda beslenme.
Thoughts on citation, citation analysis of the articles published in international dermatology journals by Turkish Dermatologists and the top-cited...

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters