Printer Friendly

Elena Favilli; Francesca Cavallo (2017). Asi Kizlara Uykudan Once Hikayeler (Good Night Stories for Rebel Girls).

Elena Favilli; Francesca Cavallo (2017). Asi Kizlara Uykudan Once Hikayeler(Good Night Stories for Rebel Girls) (Cev: Deniz Oztok).224 sayfa. Istanbul: Hep Kitap. ISBN: 9786051920405.

Durdurun Ucagi, Inecek Var! Asi Kizlara Uykudan Once Hikayeler

Bir kiz cocugu asi olur, olmalidir, ta ki kendi yolunu kendi bildigi gibi cizene kadar; cunku hayat ona 'dur' der, 'sen kizsin' der, 'yapma' der, 'onune bak' der, 'konusma' der, 'duzgun otur' der, 'sokakta sarki soyleme' der, ve hatta 'sokaga cikma' der. Bunlari duya duya, bir kiz cocugu, eger yeterince sindirilmemisse, eger korkutulup susturulmamissa tamamen, birazcik asi olur mutlaka. Olsun da!

Birazcik da olsa asi olmak demek, sokagin, kamusal alanin hakimi ilan edilen erkeklerle sokagi, 'disan'yi paylasma konusunda iddiali olmak demektir. Ama sadece 'disan'da olmayi, sokakta, meslekte, sanatta, yetenekte, seyahatte olmayi istemek degil, ayni zamanda 'iceri'de, yani evde, yani ozel alanda da esitlik talep etmek demektir. Hicbir kiz cocugu esitsiz ve sinirlandiran, ezen bir dunyada yasamayi hak etmez. Dunyadaki yolculugumuz bir tek kez gerceklestigine gore, her minik kiz cocugu yeteneklerini ozgurce gerceklestirebilecegi, ayaklarinin uzerinde durabilecegi, isterse ucabilecegi ve bunlara sahip olmak icin de sevmek ve sevilmekten (de) vazgecmeyecegi bir hayati hak eder. Ya sokak ya ev, ya meslegim ya cocuklarim, ya yetenegim ya sevdigim gibi ikilemlere maruz kalmamayi hak eder.

Asi Kizlara Uykudan Once Hikayeler'de Elena Favilli ve Francesca Cavallo 100 olaganustu kadinin hikayesi'ni anlatiyor. 100 kadin, alfabe sirasina gore yerlestirilmis kitaba, en son sayfada, 2016 Mart'inda 66 yasinda yasama veda eden mimar Zaha Hadid var. Sanirim hikayesini ilk okudugum kadinlardan biri oydu: Bir gun bir ucaga binmis, pilot gecikme bildirince ortaligi kaldirmis, baska bir ucaga gecmek istemis, ustelik bagajlar da yola cikmis oldugu halde, israrlari sonucu istedigi olmus. Imkansiz diye bir seyin olmadigina inanan, yapma/eyleme kabiliyetleri olaganustu insanlar/kadinlar var yeryuzunde ve iyi ki de 'var'lar; bazen onlara deli diyoruz. Zaha Hadid de biraz deliymis sanirim. O ucaktan inmis.

Bu resimli kadin kitabi bana 25 yil once yayimlanan baska bir kitabi hatirlatti: Inge Stephan'in Unlu Erkeklerin Golgesinde Yetenekli Kadinin Yazgisi (1992). Kitabi okuyali cok oldu. Ancak bazi yetenekli kadinlarin yazgilari hala zihnimde kazili; erkeklerinin, kocalarinin, nisanlilarinin rakibi olmamak icin, ya onlarin 'evinin hanimi olacaksin, ona gore' telkinini (!) kabul ediyorlar, ya da yeteneklerini de gerceklestirmeye devam ediyorlarsa, 'hem o, hem de bu' diyen, demek isteyen kadinlara dayatilan 'ya bu ya da bu' baskisi nedeniyle deliriyorlar, toplumun disina dusuyorlar. Kitapta bende yer eden birkac oyku var. Bunlardan bir tanesi muzisyen Robert Schumann'in evlenmeden once kendisi gibi muzikle ugrasan ve cok yetenekli (ve hatta taninmis) olan Clara Wieck'e evlendikten sonra 'Evimiz iki piyano icin kucuk degil mi?' diyerek ve 'o gurultude' beste yapamadigini ileri surerek 'kendini gerceklestirmeyi', muzikle ugrasmayi sadece kendine hak gormesi, kendi ayricaligi kilmak istemesi idi. Insana kendini ne zannediyorsun dedirtecek duzeyde kibir, kendini begenmislik gibi gorunen bu sozler, belli ki ve biliyoruz ki, cok normal, dogal, kabul edilebilir sozlerdir; cunku bu sozlerin sahibi bir 'erkek'tir ve sozler kibir gibi gorunmez bu sebeple. Erkekligin yedeginde getirdigi norm'un -ki bu norm, erkegin ayricalikli oldugunu soyler, bunu normallestirerek kabul gormesini saglar- soylettigi sozlerdir. Nitekim Clara da cocuklarinin annesi, kocasinin kansi olmaya calisirken, muzigi konusunda fedakarlik yapiyordu. Fedakarlik, yine bu 'norm'un kadinlara dayattigi kadinsi bir ozellikti(r) nasilsa. Normal!

Diger oyku Zelda Sayre Fitgerald'a ait. Kocasiyla cekismeli gecen yazarlik hayatinin bir noktasinda, artik onunla rekabet etmemek icin, aslinda artik dansta basarili olamayacak yasa geldigi halde dansa geri donmeye karar vererek, kendini psikolojik bir buhranin icine surukleyen Zelda'nin hikayesi. Bir onceki ornekte -muzisyen Schumann'in, erkegin sartina boyun egmek zorunda kalan bir kadin varken, bu ornekte boyun egmeyen, egmedigi icin de psikolojik butunlugunu gunden gune yitirmekle karsi karsiya kalan bir baska kadinin hikayesi var. Ya (cinsiyetci) toplumun kadini ve yetenegini gorunmezlige mahkum edisini kabul, ya da yetenegiyle gorunur olmaya calistikca onu olmadik koselerde sikistiran zor(luk) hikayeleri. Hepsi ayni hikaye belki de! Sozunu ettigim kitaptan animsadigim en kotu hikaye ise Camille Claudel'e ait. Cok yetenekli genc bir heykeltiras olan ve Auguste Rodin'den dersler alan Camille'in unlu heykeltirasla yasadigi ask, onu sadece bu anlamda hirpalayip hayalkinkligina suruklemekle kalmaz, sanatini gerceklestirmesini ketler, akil sagligini sakatlar. Rodin'in bircok eserinde Camille'in fikirlerini kullandigi - dogru mu degil mi bilinmese de- iddialar arasindadir. Bu kisacik ozetle anlatilamayacak, inanilmaz yetenekli ve ayni zamanda asi bir kadin, sirf erkeklere ait sayilan alanlarda -yasami diledigi gibi yasamaya ve kendini/sanatini gerceklestirmeye calistigi icin- iddia sahibi oldugu icin belki de, genc yasinda akil hastanesiyle tanisir ve omrunun sonuna kadar oradan cikamaz.

Tum hikayeler icinde Camille ve Zelda'nin hikayeleri en huzunlu olanlardir, cunku sevdikleri erkekler onlari hiclige surukler; sanatini yapamaz kilar ve bir sure sonra hayatlarini uzerinde kurduklari zemin kayar gider. Diger hikayeler uzlasma hikayeleridir, ask icin, evlilik icin fedakarlik, ya da vazgecis hikayeleri. Siradan gorunur bu vazgecisler, cunku sik rastlanir bu tur hikayelere. Cunku aslinda ortada agir bir uzlasi oldugunu, bir tarafa buyuk bedeller odeten bir uzlasi oldugunu fark etmeyiz bile gordugumuz seyin (cogunlukla gormeyiz, fark etmeyiz bile), cunku evliligin yapisal bir unsurudur bu durum. Adam kadini calistirmaz, Adam kadinin calismasina izin vermez, Adam kadina benim icin sanatim cok onemli, ikimiz birden yaparsak bize (aslinda bana) kim bakacak? Yani benim sanatimi yapabilmem icin senin pisirmen, temizlemen, cocuklarimiza bakman filan lazim der, kadin da kabul eder. Cogunluk hikaye de boyledir, gormeyiz bile, cunku tatli kadinlar ailelerine severek bakarlar ve tatli anneler cocuklarina bakmaktan baska birsey istemezler yeryuzunde. Dolayisiyla evlilik/aile kurumu, kadinla erkek arasindaki esitsizlik olmazsa ailenin surdurulemedigi bir yapidir ve bu kitaptaki hikayelerde bize anlatilan budur. Yani sadece ataerki icindeki evlilik degil, tum sevme-sevilme iliskilerinde de esitsizlik tutkal gibi yapisiktir -ve bu kitap yetenekli bazi kadinlarin yasadiklari uzerinden bunu anlatir.

Yetenekli Kadinlar, Unlu Erkekler kitabi (kitabin adini benim kisaltmam boyle ve birseye daha dikkatinizi cekmek isterim; unlu olan erkektir, yetenegini gerceklestirebiise unlu olacakken olamayan ya da olsa bile agir bedeller odeyen de kadin) gibi benzerlerinde de, kadinlarin kamusal alandaki sorunlu var oluslari cogunlukla sanatla ugrasan kadinlarin hikayeleri uzerinden anlatiliyordu. Yazarcizer, muzisyen, teorisyen vs. kocalarin/erkeklerin yetenekleri gomulmus ya da sakatlanmis karilari, sevgilileri. Hepsinin ortak ozelligi partnerleri gibi sanatla ugrasmalarina ve en az partnerleri kadar yetenekli olmalarina ragmen, ozel alan'daki mutluluk icin ve cogunlukla da onlardan oyle yapmalari istendigi icin yeteneklerinden vazgecmeleri.

Bu kitapla karsilastirdigimiz zaman, Asi Kizlar'da yeni olan seylerden biri, yetenekleri cesitlendirmesi. 100 kadinin hikayesi var kitapta; mucit, matematikci, model, siyasetci, halterci, bisikletci, korsan, dagci, vs. vs. Yani sanatci kadinlar kadar, bilim yapanlar, mankenler, sporcular da bu hikayeye ekleniyor ve iste simdi onlarin hikayeleri bir parcacik da olsa gorunur oluyor. Kitapta yer alan etiketlere (meslek demek istemedim, cunku hepsi meslek degil) soyle bir goz atiyoruz; matematikci, model, bisikletci, balerin, baskan, bilim insani, pilot, halterci, siyasetci, mucit, gazeteci, ressam, motosikletci, yazar, aktivist, yonetmen, imparatorice, dagci, partizan, moda tasarimcisi, sair ve firinci, ilkokul ogrencisi, kralice, hemsire, korsan, bilgisayar uzmani, filozof, firavun, savas kahramani, baskan adayi, primatolog, denizci, astronom, rock yildizi, sef, sufrajet, formula 1 yariscisi, astronot, doktor, basbakan, astrofizikci, opera sarkicisi, arkeolog, paleontolog, cerrah, boksor, dovme sanatcisi, sorfcu, tromboncu, balerin, avukat ve firstlady, davulcu, sarkici, casus, muhabir, genetik bilimci, yargic, kasif, tenisci, jimnastiktci, rapci, deniz biyologu, atlet, orkestra sefi, yuzucu, mimar.

Kitap kiz cocuklarinin, kadinlarin ugras verdigi alanlari oldukca genis tutmus, ilkokul ogrencisi mesela -kendini kiz gibi hisseden bir oglan cocugunun, ailesiyle birlikte verdigi mucadeleyi okuyoruz; okulda hangi tuvalete gidecek Coy, erkek tuvaletine mi, kiz tuvaletine mi (s.44)? Coy (ABD'de) ailesiyle birlikte verdigi hukuk mucadelesini kazanir ve istedigi tuvalete gider. Bu kadar basit degil tabii ki -ama bu kitap hikayeleri mucadelelerin ozetcigi gibi kurgulamis, hepsi birbirinden tatli minik hikayecikler. Hangisini anlatsam hep digerleri eksik kalir. Mesela sair ve firinci Cora'nin hikayesi (Brezilya); Cora yetenekli ama engellenen bir kucuk kizmis; evlenmis, cocuklarini buyutmus. Sonra, yillar sonra, 60 yasina geldigi zaman yeniden yazmaya baslamis. Yazmis. Gecimini saglamak icin de kek yapip satmis, ilk kitabini da 75'inde yayimlamis. Sahane bir hikaye (s.42).

Bir basucu kitabi gibi. Icindekiler kismindan bakip seciyorsunuz. Hmmm, boksor, nasil olmus acaba? Derken sayfasina gidiyorsunuz; sag kanatta resmi, sol kanatta hikayesi. Insana/kadina umut veren hikayeler. Kizlarin/kadinlarin basan oykuleri yerine mucadele oykuleri. Dirayet, israr, umut, calisma, hayal etme, vazgecmeme, cabalama, reddetme, degistirme oykuleri. Durdurun ucagi, inecek var oykuleri. Ben de varim oykuleri. Diger hikayeleri de siz okuyun. Bir de, etrafinizda kendi gelecek hikayesini arayan, umuda ihtiyaci olan kucuk bir kiz varsa, ona da okuyun/okutun.

Kaynakca

Stephan I. (1992). Unlu Erkeklerin Golgesinde Yetenekli Kadinin Yazgisi (Cev: S. Nazli Kaya), istanbul: Ataol Yayincilik.

Yard.Doc.Dr. Pembe Behcetogullari

Dogu Akdeniz Universitesi Iletisim Fakultesi Magusa-Kuzey Kibris

E-posta: pembe, behcetogullari@emu.edu.tr.

ORCID ID: 0000-0001-6402-3170
COPYRIGHT 2017 Eastern Mediterranean University
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2017 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Behcetogullari, Pembe
Publication:Kadin/Woman 2000
Article Type:Book review
Date:Dec 1, 2017
Words:1386
Previous Article:The Feminist Paradox: Women and Artistic Identity.
Next Article:Bir Okuma Etkinligi: Clarissa Pinkola Estes ve Kurtlarla Kosan Kadinlar.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |