Printer Friendly

Drug allergies/ Ilac alerjileri.

Giris

Dunya Saglik Orgutu'ne gore bir ilacin profilaksi, tani veya tedavi amaci ile kullanimi sirasinda olusan istenmeyen etkileri ilac ters etkisi olarak tanimlanir (1). Dun ya Alerji Organizasyonu'da bir ilac reaksiyonunu, IgE veya T hucre aracilikli hipersensitivite reaksiyonlari ile olusuyorsa ilac alerjisi olarak tanimlamaktadir (2).

ilac reaksiyonlari yasami tehdit edebilecek durumiara neden olabilmesi, hastanede yatis suresini uzatabilmesi, tedavi maliyetini artirabilmesi nedeni ile onemli bir saglik sorunudur. Istenmeyen ilac reaksiyonlari hastanede yatan hastalarin %10-20'sinde, genel populasyonun ise %7'sinde olusmaktadir. Istenmeyen

ilac reaksiyonlarinin yalnizca %15 kadari ilac alerjilerine baglidir (3). Turkiye'de yapilan bir calismanin sonuclarina gore 6-9 yas cocuklarda ailelerin bildirdigi ilac alerjisi sikligi ise %2,8 bulunmustur (4). Thong ve ark.'nin jkj yillik prospektif calismasina g5re hastanede yatan hastalarin %0,42'sinde alerjik ilac reaksiyonu gozlemlenmistir. ilac alerjisine bagli mortaIjte ise 1000 basvuruda 0,09 siklikta saptanmistir (5). Gunumuzde hastaneye basvurularin %0,3'u, acil servise basvurularin %3'u istenmeyen ilac reaksiyonlari nedeni ile olmaktadir (6). Zed ve ark.'nin calismasinda acile basvurularin %12'si ilacla jljskjlj bulunmustur, bunlarin da %40'ini istenmeyen ilac reaksiyonlari olusturur (7). Ingiltere'de 1992-2001 yillari arasinda anafilaksiye bagli olumler incelendiginde birinci sirayi %44 ile ilaclar almaktadir (8).

Suclanan ilaclara baktigimizda hastanede yatan hastalarda %75 siklikla alerjik reaksiyona neden olan ilaclar antibiyotik ve antiepileptiklerdir (9). Turkiye'de 6-9 yas grubu cocuklarda yapilan bir calismada en sik ilac alerjisi penisilin ve diger beta laktam antibiyotiklere karsi bildirilmistir (4).

Siniflandirma

Istenmeyen ilac reaksiyonlannin %80'i Tip A olarak tanimlanan ilacin farmakolojik etkisi ile iliskili, doz bagimli olan ve ilac kesildiginde kolayca geri donen tipi olusturur. Buna karsin Tip B olarak siniflanan reaksiyonlar ongorulemez ve reaksiyonlarin %20'sini olusturur. Daha az gorulmesine karsin reaksiyon siddetlerinin fazla olabilmesi ve hatta olumle sonuclanabilmesi nedeni ile bu reaksiyonlar oldukca onemlidir (10).

Tip B icerisinde incelenen ilac alerjileri patogenezine gore tip 1'den 4'e kadar hipersensitivite reaksiyonlari seklinde siniflanmaktadir. Tip 4 de dort farkli alt grup icinde degerlendirilmektedir.

Tum istenmeyen ilac reaksiyonlan siniflamasi Tablo 1'de gosterilmistir (11).

Risk Faktorleri

Tum ilaclar alerjik reaksiyona neden olabilir. Ilac, tedavi rejimi veya kisi ile ilgili faktorler alerjik reaksiyon olasiligini etkileyebilirler (3). Ilacin molekuler buyuklugunun fazla olmasi, saf olmamasi riski artirir. Yine tek doz kullanima gore uzun sureli yuksek doz ilac kullanimlari daha fazla alerjik reaksiyona neden olur. Uzun sureli kullanimlarda ilacin aralikli ve tekrarlayan dozlarda verilmesi devamli kullanimina gore daha fazla reaksiyona neden olur. En fazla reaksiyon lokal uygulamalarda izlenirken bunu parenteral ve oral uygulama izlemetedir (3,12).

Kisisel faktorler degerlendirildiginde daha az ilacla karsilastiklarindan cocuklarda alerjik reaksiyonlar daha az gorulur. Kadinlarda risk erkeklerden iki kat daha fazladir. ilac metabolizmasinda gorev alan enzimlerdeki kisisel farkliliklar, ailesel genetik yatkinlik ve kiside ayni anda olan enfeksiyoz durumlar riski artirabilir. Ailede ilac alerjisi varligi riski 15 kat artirmaktadir (13). Bugun bazi HLA tipleri ile kesin ve g6916 iliskisi belirlenmis ilac hipersensitiviteleri bilinmektedir. Yine genetik polimorfizmin ilac alerjisi olusumunda onemli bir rolu oldugu kabul edilmektedir (14). hag alerjisi ile iliskisi tanimlanmis EBV, HIV gibi viral enfeksiyonlar da reaksiyon riskini artirmaktadir (15). Onemli bir bilgi de ilaca hipersensitivite gelisiminde kisinin atopik olmasinin riski arthrmadigidir (16).

Patogenez

Molekuler agirligi 1000 D'dan buyuk ilaclar direkt antijenik ozellik gosterebilirken kucuk molekuller icin degisik hipotezler one surulmustur. Hapten hipotezine gore ilac proteinlere kovalan baglarla baglandiktan sonra immun sistemi uyarabilir. Bircok ilac da direkt olarak proteinlere baglanma ozelligine sahip degildir. Bunlann metabolizmalan sonucu olusan urunler hucresel proteinlere baglanarak prohapten ozelligi gosterirler. P-i (pharmacological interaction) hipotezine gore ilac immun reseptorlerle direkt farmakolojik etkilesime girer. T hucre reseptorune (TCR) sunulan ilac T hucreyi direkt uyanr ve immun yanit olusturur (Sekil 1). Bu yanitta daha onceden ayni ilac ile karsilasmis olma gerekli degildir. Bu nedenle kimyasal olarak reaktif olmayan veya bilinen metabolizmasi olmayan (inert) ilaclarla gelisen veya ilk karsilasmada olusan ani reaksiyonlar bu hipotezle aciklanabilir (10,17,18). Bu hipotez, spesifik MHC molekulu, TCR ve ilac antijeni arasindaki etkilesim sonucu istenmeyen reaksiyonlarin olustugunu savunmaktadir.

Matzinger in 1998'te one surdugu tehlike hipotezinde ise onemli olan antijenin vucuda yabanci olmasi degil, olusturdugu tehlike sinyalleridir. Bu sinyallerin kaynagi kimyasal stres, ilacin veya reaktif metabolitinin sitotoksik etkisiyle hasara ugrayan hucreler, nekrotik hucre olumu veya ilactan bagimsiz olarak eslik eden enfeksiyon gibi baska bir kostimulator olabilir (10). Normalde olusmayan bir immun yanit sayilan stres faktorlerinden herhangi biri varliginda tehlike sinyali olusturup immun yaniti baslatir (Sekil 2).

Ilaclann biyoaktivasyonunu saglayan faz 1 reaksiyonlarin, detoksifikasyonunu saglayan faz 2 reaksiyonlari asmasi da hipersensitivite yanitina neden olabilmektedir (19). Bu noktada metabolizmada yer alan bazi enzimlerin degisik nedenlerle azalmasi veya fonksiyon kaybi da immunojenik yanita neden olabilir (10,18).

Alerjik reaksiyonlar Coombs ve Gell siniflamasina gore dort tip hipersensitivite reaksiyonu seklinde olusabilir. Tip 1 reaksiyonlar IgE aracili olarak ani gelisen belirtilere neden olurken tip 2 reaksiyonlarda hucre yuzeyinde bulunan antijenik ozellik kazanmis proteinilac/metabolit yapisina karsi otoantikorlar olusmakta ve kompleman sistemi uyanlarak hucre lizisi gerceklesmektedir. Tip 3 reaksiyon ise dolasimda serbest olarak bulunan ilacin antijenik yapisi ile buna karsi olusan Ig G/M yapisindaki antikorlarin birlesip immunkompleks olusturup postkapiller venullerde birikmesi esasina dayali olusmaktadir (20).

[FIGURE 1 OMITTED]

[FIGURE 2 OMITTED]

Tip 4 reaksiyonlar icin artik dort ayri subtipten bahsedilmektedir. Tip 4a reaksiyonlarda Th1 hucreler uyarilmakta ve yogun sekilde IFN gama ve TNF alfa salgilayarak makrofaj ve monositleri uyarmaktadir. Th 2 hucrelerin ana rol aldigi tip 4b reaksiyonda salgilanan IL5 ile eozinofilik inflamasyon olusmaktadir. Tip 4c reaksiyonda ise CD 8 pozitif sitotoksik T hucreler perforin ve granzim B gibi enzimler salarak direk hucre lizisi yapmaktadir. Notrofilik inflamasyonla kendini gosteren tip 4d reaksiyonda T hucrelerden salinan CXCL-8 notrofillerin omrunu artinrken GM-CSF ise notrofil apoptozunu onleyerek inflamasyona katkida bulunur (21). Ayni ilac birden fazla immun yanit mekanizmasi araciligi ile hipersensitiviteye neden olabilir.

Alerjik ilac ile ayni ortama konan hasta lenfositlerinin alerjik olmayan kisferde gorulmeyen sekilde prolifere olmasi dikkat cekicidir. Bircok ilac spesifik T hucre yanitina neden olabilir. Endojen yolak kullaniliyor ise antijenikyapidaki ilac veya metaboliti hucre icine alinirveya hucre icinde olususr ve MHC Mas I ile sunulur. Reaktif olan ilac veya metabolit eger hucre disinda proteinle haptenizasyona ugramissa Mas 2 MHC ile sunulur (10). Uyanlan T hucrelerden salinan IL4, B hucrelerden IgE salinimina neden olurken, IL5 ise eozinofillerin olaya katilmasini saglar (22). Az bir hucre grubu ise IFN gama uretimi ile olaya katilir. Hic B hucresi olmayan agamaglobulinemili bir cocukta ilaca bagli akut gelisen makuler dokuntulerin patolojik incelemesinde mono nukleer hucrelerin gozlemlenmesi bu dokuntulerin T hucre aracili olustugunu desteklemektedir (23).

Klinik

ilac alerjisi kendisini en fazla deri bulgulan ile gostermektedir. Hastanede yatan hastalarda olusan ilac alerjilerinde hastalarin yaklasik %96'sinda deride dokuntu, %30'unda ise sistemik belirtiler gorulmustur. Ciddi ilac reaksiyonlar olarak siniflanan StevensJohnson Sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve eksfolyatif dermatit ise hastalarin %5,2'sinde gozlemlenmistir (9).

ilac alimindan sonra bir saat icerisinde gelisen hizli reaksiyonlar kendini urtiker, anjioodem, rinit, bronkospazm ve anaflaktik sok olarak gosterebilir. Hizli olmayan reaksiyonlar ise ilac aliminin uzerinden 1 saatten daha fazla sure gectiginde meydana gelirler. Bu olgularda makulopapuler dokuntuler ve gec olusan urtiker, anjioodem gorulebilir. Daha az olarak fiks ilac erupsiyonu, eksfoliatif dermatit, akut jeneralize ekzantamatoz pustulozis (AGEP), eozinofili ve sistemik belirtilerin eslik ettigi DRESS (Drug Rash with Eosinophilia and Systemic Symptoms) sendromu, SJS ve TEN de gorolebilir (21).

ilk olarak antiepileptik kullanimina bagli bildirilen ilaclarin indukledigi "hipersensitivite sendromu" kendisini ates, dokuntu, lenfadenopati ve basta karaciger olmak uzere degisik organ tutulumlan ile gosterir. Bu gun bu klinik tablonun cok degisik ilaclaria olusabilecegi bilinmektedir (24).

Klinikte en cok korkulan durum ilaca bagli anafilaksi ve olum olusmasidir. Aylik benzatin penisilin G kullanan 1790 hastanin prospektif olarak incelendigi bir calismada hastalarin %3,2'sinde penisiline bagli reaksiyon, %0,2'sinde anafilaksi, %0,05'inde olum ise izlenmistir. Enjeksiyon sayilarina gore yapilan degerlendirmede 10 000 enjeksiyondan 19'unda reaksiyon, 10000 enjeksiyondan 1'inde anafilaksi, 100 000 enjeksiyondan 3'unde de olum bildirilmistir (25).

Anafilaksi disinda SJS (%5 mortalite), TEN (%30 mortalite), multisistem organ hipersensitivite sendromu ve organ spesifik tutulumlann da ilacla iliskili 610me neden olabilecegi akilda tutulmalidir (3).

Tani

Hag alerjilerinin taninmasi cogu kez altta yatan hastaligin klinik belirtileri ile ilacin olusturdugu belirtilerin benzerligi, ayni anda birden fazla ilac kullaniminin olabilmesi nedeni ile zordur (6). Yapilan bir calismada ilac alerjisi tanisi ile Aerji klinigine gonderilen hastalarin sadece %23' unde gercek ilac alerjisi saptanmistir (26). Cocuklarda yapilan bir calismada ilac reaksiyonu pykusu veren hastalarda ileri degerlendirme yapilmis ve %94'unun suclanan ilaci tolere ettigi gorulmustur (27). Hag alerjisi pykusunun gercek ilac alerjisinden 10 kat daha fazla oldugu dusunulmektedir (28).

Ilaclarin hepsinin metabolizmasinin ve immun reaktif urunlerinin bilinmemesi de tanida zorluklara neden olmaktadir.

Hasta once pyku ile degerlendirilmelidir. Duzenli veya aralikli alinan ilaclarin ne dozda, ne kadar sure ile alindigi sorgulanmalidir. Avrupa hag Alerjisi Calisma Grubu (Europan Network for Drug Allergy, ENDA, ilac alerjileri icin spesifik bir anketformu hazirlamistir (29,30).

Degerlendirmede ikinci basamak, uygulanabilir ilaclar icin deri testidir. Testin seciminde reaksiyonun hizli veya gec olusu onemlidir. Hizli reaksiyonlarda once deri prik testi tercih edilmelidir. Deri prik testi pozitif bulunursa taniyi dogrulamak ve irritatif etkiyi dislamak amaci ile normal olan 3 veya 5 kiside daha deri testi yapilmali ve onlarda negatif sonuc elde edildikten sonra asil test pozitif kabul edilmelidir (31). Hag reaksiyonu sirasinda deri prik testi anafilaktik reaksiyona neden olabileceginden alerjik reaksiyonun uzerinden 4-6 hafta gectikten sonra deri testi yapilmalidir. Gunumuzde deri prik testleri, ozellikle beta laktam alerjisi tanisinda onemini korumaktadir. Hem ENDA hem de Amerika Alerji Astim Immunoloji Akademisi beta laktamlarla olusan hizli reaksiyonlann tanisinda penicilloyl-polylysine (PPL) ve minor determinant kansimi (MDM) ile deri prik testinin ilk sirada oldugunu belirtmektedirler (32). Deri prik testi sadece IgE aracili reaksiyonlan gosterdiginden T hucre aracili gec reaksiyonlarin degerlendirilmesi icin deri yama testi yapilmalidir (33).

IgE aracili reaksiyonlarin gosterilmesinde invitro olarak bazofil aktivasyon testi veya ilaca spesifik IgE olcumu yapilabilir. Spesifik IgE olcumu hala hizli ilac reaksiyonlarinin degerlendirilmesinde en yaygin kullanilan invitro yontem olsa da beta laktamlar, kas gevseticiler ve insulin gibi sinirli sayida ilac icin uygulamasi mumkundur. Deri testlerine gore duyarliligi dusuk de olsa deri testi negatif iken spesifik IgE degerleri pozitif olan hastalar bildirildiginden hizli ciddi reaksiyon olusmus hastalarda provokasyon sonucu ortaya cikabilecek riskten kacinmak amaci ile yapilmasi yararli olabilir. CAP-FEIA sistemi (Phadia; Uppsala, Isvec) ile ozgulluk icin %83,3'ten %100'e varan yuksek degerlere karsin, duyarlilik %0-%25 arasinda bildirilmistir. Radioallergosorbent test'in (RAST) ozgullugu %66,7%83,3, duyarliligi %42,9-75 arasinda bildirilmistir. Anaflaktik sok yasayan ve deri testi negatif olan hastalarda RAST'in ozgulluk ve duyarliligi %75 olarak bulunmustur. Bu sonuclara gore beta laktam spesifik IgE olcumlerinin ozgullugu yuksek duyarliligi dusuktur (34). Ilacin sadece kendisinin degil meta bolitlerinin de alerjen olabilmesi spesifik IgE olcumunun degerini azaltmaktadir (31).

Bazofil aktivasyonunu gostermek amaci ile serum triptaz duzeyi ve bazofillerden histamin saliniminin degerlendirilmesi, flow sitometri yontemi ile bazofil uyari testi (FAST), hucresel alerjen uyan testi (CAST) yapilabilir (35). Histaminin serumda hizla yikima ugramasi nedeni ile yarilanma omru iki saat olan triptazin serumda olcumu daha cok tercih edilmektedir (36). Bazofiller aktive olduklarinda yuzeylerindeki CD45, CD63, CD69, CD203C gibi belirleyiciler artar. Bu belirleyicilerin FAST ile olcumu alerjinin taninmasinda guvenilir bir yontemdir. ilac alerjisi degerlendirilmesinde duyarliligi %36-97,7, ozgullugu %90-95 olarak bildirilmistir (37,38). Alerjenle uyarim sonrasi bazofillerden salgilanan LTC4-LTD4-LTE4 olcumu esasina dayanan CAST yonteminin ilac alerjilerini saptamada duyarlilik ve ozgullugunun dusuk oldugu bildirilmistir (35).

IgE aracili olmayan ilac alerjilerinin tanisinda IgG ve IgM olcumleri daha cok ilacla karsilasmis olmayi, kompleman aktivasyonu olcumleri de alerjiden bagimsiz tum komplemanin aktif oldugu durumlari gosterdiginden ilac alerjisi tanisinda cok kiymetli degildir. ilac alerjisi tanisinda kullanilan lenfosit transformasyon testinde supheli ilacin toksik olmayan miktari ile karsilastirilan T hucre klonlarinin proliferasyonundaki artis degerlendirilir ve testin duyarliligi ve ozgullugu yuksektir (39). Bir calismada lenfosit transformasyon testi kinolon kullanimina bagli egzantem veya AGEP bulgulari olan hastalarin hepsinde pozitif bulunurken, ayni hastalarin sadece yarisinda yama testi pozitif bulunmustur (40). Son yapilan calismalardan birinde ilac alerjilerini degerlendirmede lokosit migrasyon testinin lenfosit stimulasyon testine gore cok daha duyarli oldugu belirtilmistir (41).

Ciddi, istenmeyen ilac reaksiyonlarinin ongorusunde kullanilabilecek yeterli ozgulluk ve duyarliliga sahip cok az sayida gen veya belirtec de tanimlanmistir (14,42).

Uygulamasi hala tartismali olan tam yontemlerinden biri de supheli ilacin kendisi veya farmakolojik benzerinin cok dusuk dozlardan baslanarak kontrollu olarak hastaya verilmesi ilkesine dayanan ilac provokasyon testleridir (43). ilac provokasyonu ilac alerjisi tanisinda altin standart olarak belirtilse de mutlaka risk-yarar oram goz onune alinarak yapilmalidir (1). Bousquet ve ark. beta laktam alerjisi saptanmis 257 hastanin %69,3'une deri testi ile %30,7'sine oral provokasyon testi ile tam koymuslar ve pykude alerji tarifleyen hastalari sadece deri testi ile degerlendirmenin yeterli olmayabilecegine dikkat cekmislerdir (44).

Tum bu bilgiler isiginda henuz ilac alerjisi tanisi koymada duyarliligi %100 olan bir tam yontemi yoktur. Bazofil aktivasyon testleri veya lenfosit aktivasyon testleri gibi yeni tam yaklasimlarinin gelistirilmesi ile ilac provokasyon testine ihtiyac azaltilabilir.

Tedavi

Cogu ilac alerjilerinde tedavi, suclanan ilacin hizli bir sekilde kesilmesi, semptomatik tedavi uygulanmasi ve capraz reaksiyon olabilecek ilaclardan sakinilmasi ile sinirlidir.

Ilacin yavas infuzyonunun, antihistaminik ve steroid kullaniminin non-alerjik hipersensitivite reaksiyonlarinda faydasi olabilir ancak gercek IgE aracili olusan reaksiyonlarda faydalari olmadigi bildirilmektedir (30).

Siklikla kullanilan yaklasim hastaya etkin ve guvenli oldugu bilinen ve suclanan ilacla capraz reaksiyon vermesi beklenmeyen baska bir ilacin kullanimidir. Bu tedavi olanaginin olmadigi durumlarda benzer yapilari nedeni ile capraz reaksiyon olusturma riski olsa da boyle bir ilac ile tedavi secenegi denenebilir; ancak alerjik olay anafilaksi, TEN veya SJS gibi ciddi bir bicimde olusmussa bu secenegi kullanmak dogru olmaz (12).

Bazi ilaclar icin de desensitizasyon uygulanabilir (45). Desensitizasyon yontemi, ozellikle enfeksiyon nedeni ile mutlaka kullanilmasi gereken daha once alerji gelismis antibiyotikler icin hala populerligini korumaktadir. Oral yol ile desensetizasyon parenteral yola gore ayni etkinlige sahip olmasi yaninda daha kolay, daha guvenilir ve daha ucuz olmasi nedeni ile tercih edilmektedir (46). Hem IgE aracili anaflaktik reaksiyonlar da, hem de direkt mast hucre ve bazofil, kompleman ve lokotrien metabolizmasi reaksiyonlarini etkileyen anaflaktoid reaksiyonlarda hizli desensitizasyon protokolleri uygulanabilir (47). Tedavi icin onerilen dozun 1/10 000-1/100 000'i ile baslanarak 15-30 dakikada bir doz iki katina cikilarak tedavi edici doza ulasilir. Devamli dusuk antijenik uyari ile mast hucre desensitizasyonu amaclanmaktadir. Desensitizasyonun mekanizmasini anlamak amaciyla duzenlenmis bir hayvan modelinde immunkompleks icindeki IgE tuketimi, hapten inhibisyonu, mast hucre ve bazofillerden mediator salinimi ve antijen spesifik mast hucre desensitizasyonu incelenmistir. Sonuc olarak oral desensitizasyon sirasinda sadece antijen spesifik mast hucre desensitizasyonunun oldugu diger parametrelerle ilgili bir degisiklik olmadigi gozlemlenmistir (46). Desensitizasyonun antijene spesifik oldugu, hucrenin mediator salabilme kapasitesinde azalma olmadigi, gecici olup ilac devamli verildigi muddetce surdugu, ilac kesildiginde belirli bir sure sonra eski duruma donulecegi akildan cikarilmamalidir (12,46).

Steven Johnson Sendromu ve TEN olan olgularda ozellikle erken donemde verilen IVIG tedavisinin iyilesmeyi hizlandirdigi ve mortaliteyi azalthgina dair olan calismalar giderek artmaktadir. IVIG tedavisinin, keratinosit apoptozuna isaret eden serum fas-L duzeylerinin yuksek oldugu hastalarda daha faydali oldugu dusunulmektedir (45).

Prognoz

hag hipersensitivite reaksiyonlarinin dogal seyri hala iyi bilinmemektedir. Penisilin calismalarina gore T hucre aracili olusan reaksiyonlar yasam boyu surebilir. Buna karsin IgE aracili olusan reaksiyonlar ortadan kalkabilirler (48).

Gelis Tanhi/Received: 11.02.2009 Kabul Tarihi/Accepted.:22.05.2009

Kaynaklar

(1.) World Health Organization. International drug monitoring: the role of the hospital. Geneva: The Organization, 1966.

(2.) Johansson SG, BieberT, Dahl R, Friedmann PS, Lanier B0, Lockey RF, et al. Revised nomenclature for allergy for global use: Report of the Nomenclature Review Committee of the World Allergy Organization, October 2003. J Allergy Clin Immunol 2004;113:832-6.

(3.) Gomes ER, Demoly P. Epidemiology of hypersensitivity drug reactions. Curr Opin Allergy Clin Immunol 2005; 5:309-16.

(4.) Orhan F, Karakas T, Cakir M, Akkol N, Bahat E, Sonmez FM, Gedik Y. Parental-reported drug allergy in 6-to 9-yrold urban school children. Pediatr Allergy Immunol 2008;19:82-5.

(5.) Thong BY, Leong KP, Tang CY, Chng HH. Drug allergy in a general hospital: Results of a novel prospective inpatient reporting system. Ann Allergy Asthma Immunol 2003;90:342-7.

(6.) Michael E, Weiss MD. Recognising drug Allergy. Mostgraduate Medicine. Minneapolis 2005;117: 32.

(7.) Zed PJ, Abu-Laban RB, Balen RM, Loewen PS, Hohl CM, Brubacher JR, et al. Incidence, severity and preventability of medication-related visits to the emergency department: a prospective study. CMAJ 2008;178:1563-9.

(8. Pumphrey R. Anaphylaxis: can we tell who is at risk of a fatal reaction? Curr Opin Allergy Clin Immunol 2004;4:285-90.

(9.) Thong BY, Leong KP, Tang CY, Chng HH. Drug allergy in a general hospital: Results of a novel prospective inpatient reporting system. Ann Allergy Asthma Immunol 2003;90:342-7.

(10.) Gruchalla RS. Drug metabolism, danger signals, and drug-induced hypersensitivity. J Allergy Clin Immunol 2001;108:475-88.

(11.) Rawlins MD, Thompson JW. Pathogenesis of adverse drug reactions. In: Davies DM (ed). Textbook of adverse drug reactions. Oxford: Oxford University Press, 1977:10.

(12.) Adkinson NF. Drug allergy. In: Middleton E, Reed C, Ellis FE (eds.) Allergy, Principle and Practise. 5th edition. St. Louis: Mosby; 1998. p.1212-24.

(13.) Attaway NJ, Jasin HM, Sullivan TJ. Familial drug allergy. J Allergy Clin Immunol 1991;87:227.

(14.) Chung WH, Hung SI, Chen YT. Human leukocyte antigens and drug hypersensitivity. Curr Opin Allergy Clin Immunol 2007;7:317-23.

(15.) Adkinson NF Jr, Essayan D, Gruchalla R, Haggerty H, Kawabata T, Sandler JD, et al. Task force report: future research needs for the prevention and management of immu ne-mediated drug hypersensitivity reactions. J Allergy Clin Immunol 2002;109:461-78.

(16.) Haddi E, Charpin D, Tafforeau M, Kulling G, Lanteaume A, Kleisbauer JP, Vervloet D. Atopy and systemic reactions to drugs. Allergy 1990;45:236-9.

(17.) Posadas SJ, Pichler WJ. Delayed drug hypersensitivity reactions-new concepts. Clin Exp Allergy 2007;37:989-99.

(18.) Sanderson JP, Naisbitt DJ, Park BK. Role of bioactivation in drug-induced hypersensitivity reactions. AAPS J 2006; 8:55-64.

(19.) Pirmohamed M, Madden S, Park BK. Idiosyncratic drug reactions. Metabolic bioactivation as a pathogenic mechanism. Clin Pharmacokinet 1996;31:215-30.

(20.) Coombs PR, Gell PG. Classification of allergic reactions responsible for clinical hypersensitivity and disease. In: Gell PR (ed). Clinical aspects of immunology. Oxford: Oxford University Pres; 1968. p.575-96.

(21.) Pichler WJ. Delayed drug hypersensitivity drug reactions. Ann Intern Med 2003;139:683-93.

(22.) Pichler WJ, Zanni M, von Greyerz S. High IL5 production by drug specific T-cell clones. IntArch Appl Allergy Immun u 11997;113:117-80.

(23.) Kudva Patel V, White E, Karnani E, Collins MH, Assa'ad AH. Drug reaction to ceftriaksone in a child with X-linked agammaglobulinemia. J Allergy Clin Immunol 2002;109:888-9.

(24.) MC Carroll, KA Yueng-Yue, NB Esterly, BA Drolet. Drug-Induced Hypersensitivity Syndrome in Pediatric Patients. Pediatrics 2001;108:485-492.

(25.) International Rheumatic Fever Study Grup. Allergic reactions to long-term benzathine penicillin prophylaxis for rheumatic fever. Lancet 1991;337:1308-10.

(26.) Demoly P, Lebel B, Messaad D, Sahla H, Rongier M, Daur6s JP. Predictive capacity of histamine release for the diagnosis of drug allergy. Allergy 1999;54:500-6.

(27.) Rebelo Gomes E, Fonseca J, Araujo L, Demoly P. Drug allergy claims in children: from self-reporting to confirmed diagnosis. Clin Exp Allergy 2008;38:191-8.

(28.) Warrington R. The truth about drug allergies. The Canadian Journal of CME 2002;188-93.

(29.) Demoly P, Kropf R, Bircher A, Pichler WJ. Drug hypersensitivity: questionnaire. EAACI interest group on drug hypersensitivity. Allergy 1999;54:999-1003.

(30.) Demoly P, Bousquet J. Drug allergy diagnosis work up. Allergy 2002;57 Suppl 72:37-40.

(31.) Weiss ME, Adkinson NF. Diagnostic test for drug hypersensitivity. In: Tilles SA (ed). Drug hypersensitivity. Immunol and Allergy Clin North Am. Philadelphia: WB Saunders Company, 1998;18:731-44.

(32.) Torres MJ, Blanca M, Fernandez J, Romano A, Weck A, Aberer W, et al. Diagnosis of immediate reactions to betalactam antibiotics. Allergy 2003;58:961-72.

(33.) Brockow K, Romano A, Blanca M, Ring J, Pichler W, Demoly P. General considerations for skin test procedures in the diagnosis of drug hypersensitivity. Allergy 2002;57:45-51.

(34.) Romano A, Demoly P. Recent advances in the diagnosis of drug allergy. Curr Opin Allergy Clin Immunol 2007;7:299-303.

(35.) Bavbek S. ilac allerjilerinde in vitro tanisal testler. In: Bavbek S, Misirligil Z (eds). ilac Alerjileri. Ankara: Bilimsel Tip Yayinevi; 2005. p.65-84.

(36.) Schwartz LB. Diagnostic value of tryptase in anaphylaxis and mastocytosis. Immunol Allergy Clin North Am 2006;26: 51-63.

(37.) de Weck AL, Sanz ML, Gamboa PM, Aberer W, Bienvenu J, Blanca M, Demoly P, Ebo DG, Mayorga L, Monneret G, Sainte-Laudy J. Diagnostic tests based on human basop hils: more potentials and perspectives than pitfalls. Int Arch Allergy Immunol 2008;146:177-89.

(38.) Sanz ML, Gamboa PM, De Weck AL. Cellular tests in the diagnosis of drug hypersensitivity. Curr Pharm Des 2008;14:803-8.

(39.) Saito M, Yagi M, Uno K, Takanaka K. Comparative study of the usefulness of the drug-induced lymphocyte stimulation test and the leukocyte migration test in drug allergies. Biol Pharm Bull 2008;31:299-304.

(40.) Schmid DA, Depta JP, Pichler WJ. T cell-mediated hypersensitivity to quinolones: mechanisms and cross-reactivity. Clin Exp Allergy 2006;36:59-69.

(41.) Ingelman-Sundberg M. Pharmacogenomic biomarkers for prediction of severe adverse drug reactions. N Engl J Med 2008;358:637-9.

(42.) Ronaldson KJ, McNeil JJ. Improving drug safety by locating genetic markers for hypersensitivity reactions. Med J Aust 2009;190: 641-3.

(43.) Aberer W, Bircher A, Romano A, Blanca M, Campi P, Fernandez J, et al; European Network for Drug Allergy (ENDA); EAACI interest group on drug hypersensitivity. Drug provocation testing in the diagnosis of drug hypersensitivity reactions: general considerations. Allergy 2003;58:854-63.

(44.) Bousquet PJ, Pipet A, Bousquet-Rouanet L, Demoly P. Oral challenges are needed in the diagnosis of betalactam hypersensitivity. Clin Exp Allergy 2008;38:185-90.

(45.) Bahna SL, Khalili B. New concepts in the management of adverse drug reactions. Allergy Asthma Proc 2007;28:517-24.

(46.) Woo HY, Kim YS, Kang NI, Chung WC, Song CH, Choi IW, et al. Mechanism for acute oral desensitization to antibiotics. Allergy 2006;61:954-8.

(47.) Castells M. Desensitization for drug allergy. Curr Opin Allergy Clin Immunol 2006;6:476-81.

(48.) Demoly P, Pichler W, Pirmohamed M, Romano A. Important questions in Allergy: 1-drug allergy/hypersensitivity. Allergy 2008; 63:616-9.

Yazisma Adresi/Address for Correspondence:

Dr Mehtap Kilic

Ondokuz Maps Uiversitesi Tip Fakultesi,

Cocuk Sagligi ve Hastaliklan Anabilim Dah,

Cocuk Alerii Bilim Dah, Samsun, Turkiye

Tel: +903623121919-36'30

Faks: +903624576091

E-posta: mehtapkilic507@hotmailcom

Mehtap Kilic, Fadd Ozturk

Ondokuz Mayis Utiversitesi

Tip Fakultesi, Cocuk Sagligi ve

Hastaliklan Anabilim Dab,

CocukAlerji Bilim Dab,

Samsun, Turkiye
Tablo 1. Istenmeyen ilac reaksiyonlarinin siniflandirilmasi (11)

     TIP A                 TIP B
Ongorulebilir         Ongorulemeyen

* Yan etkiler         * Intolerans
* Indirekt etkiler    * Idyosinkrazi
* hag etkilesimleri   * Psodoalerjik reaksiyonlar
                      * Alerjik reaksiyonlar
COPYRIGHT 2009 Galenos Yayincilik
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Kilic, Mehtap; Ozturk, Fadil
Publication:The Journal of Current Pediatrics
Article Type:Clinical report
Geographic Code:7TURK
Date:Sep 1, 2009
Words:3655
Previous Article:Clinical and laboratory findings of patients with breath holding spells/ katilma nobetli hastalarin klinik ve laboratuvar bulgulari.
Next Article:Current information on enurezis/ Enureziste guncel bilgiler.
Topics:


Related Articles
MERZ + CO./FOREST LABS SIGN PACT FOR MEMANTINE DEVELOPMENT.
Inhalation solution approved for bronchospasm in children. (Product Marketplace).
A chat with the good doctor: how can the lab support the physician in the allergy march?
Anaphylaxis: my "top 10" list.
74% of patients' drug allergies not recorded.
Documenting procedures: just do it! (the right way).
A2LA's unger reaches warp factor nine.
Asthma and allergies are becoming more prevalent world-wide. Reasons for this phenomenon as well as new treatment options are discussed.
New developments in the field of allergy and asthma.
Tuberculosis, fever and skin rash: a case report/Tuberkuloz, ates ve dokuntu: bir olgu sunumu.

Terms of use | Copyright © 2017 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters