Printer Friendly

Diseases of viral origin/Viral orijinli hastaliklar.

Summary

Viral infections are the most common infections in children and adults. They are the most common cause of exanthematous rashes in children. Some viral diseases that mainly present with skin-mucosa findings, usually appear with vesiculobullous or papuler lesions. Most of the causative viruses (except varicella zoster virus) can use skin as the entrance gate. In this article, the diseases that are caused by Human Herpes Virus, Human Papilloma Virus and Pox Virus and which present with skin manifestations will be discussed.

Key Words: Viral skin diseases, childhood

Ozet

Viral infeksiyonlar cocuk ve eriskinlerde en sik gorulen enfeksiyonlardandir. Cocuklarda ekzantematoz dokuntulerin en sik sebebidirler. Agirlikli olarak deri-mukoza belirtileriyle seyreden bazi viral hastaliklar ise vezikulobulloz ya da papuler lezyonlarla seyreder. Etken olan viruslerin cogu (varisella zoster virus haric) giris kapisi olarak dogrudan deriyi kullanabilir. Bu makalede Insan Herpes Virusler, Insan Papilloma Virusler ve Pox Viruslerin etken oldugu deri belirtileriyle seyreden hastaliklar anlatilacaktir.

Anahtar Kelimeler: Viral deri hastaliklari, cocukluk

Giris

Virusler, cocuklardaki ekzantematoz dokuntulerin en sik sebebidirler. Bazi virusler dogrudan deriden girerek, deri-mukoza belirtileriyle seyreden hastaliga neden olurlar. Viral hastaliklarin bir kismi da sistemik ve/veya jeneralize infeksiyonlarin deri belirtileri seklinde karsimiza cikar; bu tablolar daha cok morbiliform veya ekzantematoz lezyonlar seklindedir. Ayrica bazi viruslerin, kesin olmamakla birlikte deri hastaliklarinin bir kismini tetikledigine dair kanitlar bulunmaktadir (1-4) (Tablo 1). Burada, cocukluk cagindaki viral orijinli hastaliklardan, oncelikle deri-mukoza belirtileriyle karsimiza cikan ve sik gorulenleri anlatilmaktadir.

Herpes Simpleks Virus Infeksiyonlari

Cocuk ve eriskinlerde en sik gorulen infeksiyonlardandir. Herpes simpleks virusleri DNA virusleridir ve baslica epidermis ve mukozal yuzeyleri enfekte ederler. Akut infeksiyondan sonra epidermal hucrelerde hizla replike olur, bolgesel sinir ganglionlarinda yasam boyunca latent infeksiyon olarak kalirlar. Immunosupresyon gibi belli sartlarda virus reaktive olarak, hucresel hasarli akut enfektif epizota yol acar (1,5). On yasin altindaki cocuklarda herpetik enfeksiyonlar cogunlukla belirti vermez ve HSV-1 tipindedir (%80-90). HSV-2'nin cinsel etkinlikle iliskisi nedeniyle, HSV-2 antikorlari ergenlik donemi oncesinde nadiren bulunur (3).

HSV viral dokulmenin hem asemptomatik hem de semptomatik donemlerinde bulasabilir. "Primer enfeksiyon", HSV-1 ya da HSV-2 antikorlari bulunmayan bireylerdeki ilk HSV enfeksiyonunu ifade eder. 'Rekurren infeksiyon', latent donemin yerlesmesinden sonra HSV'nin yeniden aktivasyonu demektir. "Primer olmayan ilk infeksiyon" ise, yeni bir HSV turuyle infeksiyonu gosterir (3,6). HSV infeksiyonlari; Herpetik gingivostomatit, Herpetik keratokonjonktivit, Herpes labialis, Genital herpes, Kutanoz herpes ve Egzema herpetikum, Herpetik dolama, Herpes gladiotorum, Immunkargasli hastada herpes seklinde siralanabilir (1,3,5).

Primer HSV-1 enfeksiyonu cocukluk cagi hastaligidir. HSV-2 cinsel yolla bulas disinda, yeni doganlarda dogum kanalindan gecis sirasinda da bulasir. Herpes virusun en sik gecis sekli, dogum sirasinda genital infeksiyonu olan anneden sekresyonlarin fetusa temasiyla olmaktadir. Anneden damlacik yoluyla veya emzirme sirasinda, diger aile yakinlarindan veya hastane personelinden dogum sonrasinda damlacik yoluyla gecis de (asemptomatik infeksiyon veya gingivostomatit olarak bulunabilir) onem kazanmaktadir. Toplumda asemptomatik HSV-1 infeksiyonu prevalansindaki artis, yenidogan doneminde orofarinks yoluyla bulasmanin artmasina yol acmistir. Cinsel istismar da goz onunde bulundurulmalidir (3,5,7,8). Cogu kez temastan sonraki 3-7 gun icinde semptomlar ortaya cikar. Sonucta cogu kez sadece antikor olusumuyla sonlanan subklinik infeksiyon olur. Ayrica lokalize veya jeneralize kutanoz erupsiyon; SSS tutulumu olan ciddi sistemik enfeksiyon veya dissemine enfeksiyon olabilir (5,7).

Herpetik Gingivostomatit: Primer orolabial herpes infeksiyonlari semptomatik oldugunda (%1 veya daha az), cocuklarda gingivostomatit seklinde kendini gosterir. Her yasta gorulebilmekle birlikte en sik 10 ay-5 yas arasi cocuklarda ortaya cikar. Lezyonlar en cok damak, dil, disetleri ve diger orofarinks mukozasinda gorulur. Diseti sisligi ve kolayca kanama olabilir. Perioral lezyonlar hastalarin 3/4'unde ve dudaklarin vermilyon sinirinda, yanaklar ve cenede yerlesir. Prodromal belirtileri takiben eritemli zeminde agrili ve bazen de umblike vezikuller ortaya cikar; bunlar pustullere, erozyon ve ulserasyonlara donusur. Iki-alti hafta icinde lezyonlar kabuk baglar ve semptomlar duzelir. Orofarinks mukozasindaki siddetli odem, agri ve ulserasyon disfajiye, kotu nefes kokusu ve salya akmasina neden olabilir (3,5,6). Oral-genital temas halinde, adolesan ve genc eriskinlerde HSV-2 bulasmasiyla da benzer tablo ortaya cikabilir.

Ayirici tanida herpanjina, el-ayak agiz hastaligi, aftoz stomatit ve Stevens-Johnson sendromu akla gelmelidir (3).

Herpes Labialis, dudaklarda en cok da vermilyon sinirinda yerlesir. Yanaklar, goz kapaklari veya kulaklarda da gorulebilir. En sik gorulen rekurren herpes simpleks infeksiyonudur. Trigeminal ganglion hucrelerinde latent olan virusun aktivasyonu sonucunda ortaya cikar. Ozellikle UVB, yuksek ates, dental girisimler tetikleyici olabilir. Bir-iki gun suren yanma, batma, kasinti gibi semptomlari takiben eritemli zeminde grup yapmis vezikuller ve erozyonlar gelisir (3,5,6). Orolabial herpes; zaman zaman herpanjina, aftoz stomatit, Stevens-Johnson sendromu, farenjit, oral kandidiyazis ve kemoterapi alan hastalarda ilacin neden oldugu mukozitle karistirilabilir. (3)

Herpetik Keratokonjonktivit primer infeksiyonu; siddetli gozkapagi odemi, eritem, vezikulasyon, sulanma, fotofobi, kemoz ve preorikuler lenfadenopatiyle birlikte tek ya da cift tarafli keratokonjonktivit olarak kendini gosterir, Korneada yuzeyel erozyon ve ulserasyon (epitelyal keratit) patognomonik bir bulgudur. Komplikasyonlari arasinda kornea ulserasyonu ve skarlanmasi, glob rupturu ve korluk bulunur (3,5).

Neonatal Herpes, yaklasik 1/3000-1/20 000 canli dogumda ortaya cikar. Infekte bir anneden yenidogana bulasma riski en ust duzeydedir (%33-50). Neonatal herpeste morbidite ve mortalite yuksektir. Lezyonlarin yaygin olmasi ve ozellikle de karaciger ve adrenal tutulumun olmasi kotu prognozu gosterir (3,6), impetigo, enteroviral infeksiyon, sucicegi, sifiliz, eritema toksikum, neonatal melanozis, akrodermatitis enteropatika, inkontinensia pigmenti ile karistirilabilir (9).

Genital Herpes cocuklarda cok nadirdir. Neonatal herpes infeksiyonunun bir klinik formu olan "deri ve mukoz membran lokalizasyonun da primer ve rekurren herpes virus tip 2 infeksiyonlari genital bolgeyi de secebilir. HSV 1 de etken olabilir (8). Klinik olarak deride hastaligin karakteristik lezyonu olan daginik vezikullerle baslar. Vezikuller genellikle eritemli zeminde 1-2 mm capindadirlar. Yeni vezikuller baslangic vezikulun etrafinda bir araya gelerek duzensiz sekilli grup olustururlar (8,9). Ilk infeksiyondan sonra aylar yillar suren rekurrensler olur. Ozellikle HSV-2 etkense antiviral tedavi verilse de rekurens orani %95'e kadar cikar (10), impetigo, enteroviral infeksiyon, sucicegi, sifiliz, eritema toksikum, neonatal melanozis, akrodermatitis enteropatika, inkontinensia pigmenti ile karistirilabilir (9).

Diger HSV Infeksiyonlari

HSV infeksiyonu vucudun herhangi bir yerinde ortaya cikabilir. Eritemli zeminde vezikullu krutlu lezyonlar veya erozyonlar seklindedir. Impetigo veya H. Zosterle karistirilabilir. Bazen deri belirtileri olmadan prodromal belirtilerle seyreder (5). Bebeklerde ve cocuklarda daha cok atopik dermatitle birlikte gorulen ve Kaposi'nin variseliiform dokuntusu olarak da bilinen egzema herpetikum, HSV'nin yaygin dagilim gosteren bir infeksiyonudur. Atopik dermatite ek olarak, yaniklar, pemfigus, mikozis fungoides, iktiyoz vulgaris, keratoz folikularis (Darier hastaligi) ve Sezary sendromuyla birlikte gorulur (3,5). Deri bariyer bozuklugu nedeniyle virusun inokulasyonu sorumludur. Ates, malazi, yaygin erupsuyonla ani baslangiclidir. Tanida kullanilabilecek bir ipucu, belirgin, 2-3 mm'lik hemorajik krutlardir.

Herpetik dolama, cogunlukla cocuklarda gorulur. Otoinokulasyon en sik sebeptir. Bir veya birkac parmakta eritemli zeminde agrili vezikul ve bullerle seyreder. Tedavi edilmezse 3 hafta surer (3-11).

Herpes gladiatorum, gures gibi temas sporcularinda ortaya cikar, lezyonlara dogrudan temasla yaygin herpetik lezyonlar gelisir. En cok basboyun ve ust ekstremitelerde gorulur. Deri belirtilerine ates, halsizlik, bas agrisi, bogaz agrisi, lenfadenopati eslik eder (3,12).

Rekurren HSV infeksiyonu olarak, HSV folikuliti ve eritema multiforme de gelismektedir. Eritema multiforme lezyonlari nda HSV DNA ve proteini tespit edilebilir. Ozellikle rekurren EMMI prepubertal cocuklarda PCR calismalariyla hedef lezyon biyopsilerinde HSV DNA saptanmaktadir. HSV oykusu olmasa da bu bulgu olabiliyor ve proflaksi EM ataklarini onluyor (5). Herpes simpleks infeksiyonlarinin tanisinda viral kultur, direkt floresan antikor duzeyleri (DFA), molekuler teknikler ve seroloji yer almaktadir. Erken donem lezyonlardan yapilan Tzanck yaymada, multinukleer dev epitel hucreleri gorulur (%75). Tzanck yaymasi sik kullanilmasina karsin, sensitivitesi sadece %60-70'dir ve nonspesifiktir. DFA erken sonuc vermesi ve HSV ile VZV'yi ayirt etmesi yaninda daha hassas olmasi nedeniyle tercih edilir (3,6,9), Son zamanlarda "real time PCR" teknigiyle HSV 1 ve HSV 2'nin es zamanli olarak saptanabilecegi gosterilmistir (13). Herpes infeksiyonunda anneden gecen Ig G antikorlari sebebiyle serolojik taninin da klinik degeri azdir. Enfekte infantlarda IgM uretimi gec olur veya YD'da sistemik viral infeksiyonlara karsi immun yanitta yetersizlik nedeniyle hic olusmayabilir.

Herpes Simpleks Tedavisi: Neonatal herpeste gastrointestinal emilim olmayacagi icin 30-60mg/kg /gun asiklovir IV yolla verilir. Sadece deri, goz, agiz mukozasi tutulumu varsa 14 gun tedaviye devam edilir (7,8). Rekuren herpes olgularinda ilk 1-2 gun icinde topikal ve oral asiklovir hizli bir iyilesme saglar. Rekurrensler yilda 6'dan fazla ise, 200mg gunde 2-5 kere oral proflaksi verilmelidir (5,6,9,14). Herpetik gingivostomatit ozellikle kucuk cocuklarda oral beslenme ve sivi alimini bozarak dehidratasyona yol acabilir. Bazi hastalarda parenteral sivi ve agri kontrolu icin hospitalizasyon gerekebilir. Ilk 3 gun icinde asiklovir verilmesi en etkili tedavidir (5-6).

Varisella Zoster Virus Infeksiyonlari

Varisella (sucicegi) ve herpes zoster'in (zona) etkenidir. Varisella genellikle semptomatiktir; 10 yasin altindaki asilanmamis cocuklarin %90'inda gorulur. Su cicegi damlacik yoluyla ve daha az olarak da, vezikul sivisiyla temasla bulasir. Herpes zoster VZV'nin reaktivasyonuyla ortaya cikar. Sucicegi gecirmis kisilerde, VZV kutanoz ve mukozal lezyonlardan dorsal kok ganglion hucrelerine gider ve yeniden aktive olana kadar orada kalir. Bir herpes zoster infeksiyonu sirasinda virus etkilenen dorsal kok ganglionunda cogalmaya devam eder ve agrili bir ganglionit olusturur. Inflamasyon ve noronal nekroz, virus duyu sinirinde asagi dogru yayildikca yogunlasan agir bir nevraljiye neden olabilir (1,3,6).

Deri lezyonlari nin tek bir dermatomu tutmasi ve orta hatti nadiren gecmesi tipik ozelligidir. Zosterli bir kisi, vezikuler siviyla dogrudan temas eden saglikli bir kisiye varisellayi bulastirabilir; ancak, dogrudan zona bulastiramaz (3). Cocukluk caginda zona oldukca nadir gorulur, cogu immunsuprese olsa da saglikli cocuklarda da gorulebilir, bir calismada 15 hastanin 8'inde immunosupresyon saptanmistir (6,16). Ozellikle intrauterin veya ilk yas icinde VZV'e maruz kalinmissa, saglikli cocuklarda zona gorulme ihtimalinin artacagi bildirilmektedir (17).

Antiviral tedavi baslamak icin klinik tani cok onemlidir. Taniya yardimci diger yontemler icinde, oncelikle Tzanck yaymasi ve/ya DFA tercih edilir. Tzanck yaymasinda gorulen karakteristik multinukleer dev hucreleri, HSV infeksiyonu kaynakli olanlardan ayirt ettirmez; DFA ve immunohistokimyasal boyama ile ayirt edilebilir. Diger laboratuar testleri arasinda viral kultur, seroloji ve PCR yer alir. Viral kultur cok ozgul bir testtir, ancak duyarli degildir ve sonuclari en az 1 hafta uzayabilir. Serolojik olarak, VZV tiresinde en az dort katlik bir artis gosterdigi zaman tani koydurur. PCR, son derece duyarli bir molekuler tekniktir ve tercih edilen bir tani testi olarak kullanimi artmaktadir (1,3,4).

Herpes zoster; HSV, lokalize kontakt dermatit ve bakteriyel deri enfeksiyonlarindan (ornegin bulloz impetigo, selulit) ayirt edilmelidir. Herpes zoster tedavisinde, antiviral ajanlarin, ilk vezikulun baslamasindan sonraki 72 saat icinde baslanmasi yeterlidir, ancak 72 saatten sonra ama 7 gun icinde baslanan antiviral tedavinin de etkili oldugu bildirilmektedir (1,3).

Verrukalar

Kutanoz verru cocuklarin %5-10'unda gorulur. Bunlarin cogu verruka vulgaris olup, HPV tip 2 ve tip 4 etkendir (5,18). Zararsiz olmasi ve kendiliginden iyilesebilmesine karsin, agrili ve sosyal problem olusturmasi, ayrica bazi turleri onkojenik olmasi nedeniyle onem tasir. Lezyonlu deriye dogrudan temasla veya cevreden bulasabilir; virus nemli ve ilik ortamlarda canli kalabilmektedir. Derideki minor hasarli alanlardan, subklinik abrazyon gosteren veya siyrik ve catlaklardan girebilir. Kulucka suresi 1-6 ay veya daha uzun olabilir. Yaklasik 2/3'si 2 yil icinde spontan iyilesmektedir. (5) 70 den fazla HPV tipi bulunmaktadir Tip 1,2,4 ve 7 verruka vulgarise; Tip 1 derin palmar ve plantar verrukaya; tip 3,10, 28 ve 41 verruka planaya; tip 5,8,17 ve 20 epidermodisplazia verrusiformise; tip 6 ve 11 mukozal verrulere sebep olmaktadir. Tip 16,18,31,33,35,39 ve 45 serviks kanseri icin risk tasimaktadir. Butun tiplerinde kobner fenomeni pozitiftir (5).

Verruka vulgaris; en sik ellerin dorsal yuzu ve periungual deride, bazen agiz mukozasinda ve diger vucut yuzeylerinde gorulur. Kubbemsi, filiform, ekzofitik sekillerde olabilir.Tek veya cok sayida, bazen plak olusturabilir. Agiz mukozasinda cok sayida pembe, yumusak verrukoz papullere Heck hastaligi adi verilir. Tirnak cevresiveya altinda yerlesen verrukalar tedaviye direnclidir.Tanida supheye dusuldugunde, papulun yuzeyinin kazinmasiyla ortaya cikan tromboze kapillerlere ait siyah noktalar tipiktir.

Verruka plana; en cok yuz, boyun, kollar ve bacaklarda gorulur. Uzeri duz, 2-5 mm caplarinda pembe- kaverengimsi renkte, cok sayida papuller bulunur. Kobner fenomeniyle olusan lineer dizilim tipiktir.

Verruka plantaris; ayak tabaninda basinca en cok maruz kalan alanlarda yerlesir, cok agrilidir. Basinc nedeniyle dermise dogru buyur ve oldukca hassastir. Bazen bir arada kumelenip mozaik verru olusur (1,5,6).

Anogenital verru (Kondiloma akumunata); en sik gorulen cinsel yolla bulasan hastaliklardandir. Bu nedenle cocuklarda goruldugunde cinsi istismar yonunde endise uyandirmaktadir. Ancak cocuklardaki bulasma sekli; dogum sirasinda anneden vertikal olarak, bakici ve anneden heteroinokulasyon veya otoinokulasyon yoluyla olabilmektedir (5,14,18). Yeni dogan ve infantlarda, enfekte dogum kanalindan gecisin daha fazla rol oynadigi, bu olgularin buyuk cogunlugunda HPV tip 6 ve 11 'in izole edildigi bildirilmektedir. (19) Kulucka suresi 1,5-8 ay arasinda (cogunlukla 3 ay) degisir ama 20 aya kadar uzayabilen olgular da bildirilmektedir. Kiz cocuklarda daha siktir (2,5/1). Genital verrulerin 4 klinik tipi vardir: karnabahar gorunumlu lezyonlar, deri renginde kubbemsi papuller, keratotik verruler ve duz yuzeyli papuller (14,18,19). Bazen uretra ve vajen agzinda tikanikliga yol acar. Intertrijinoz alanlari tuttugu icin nemli ve kirmizi olabilir (18). En cok perianal bolgede 1-3 mm caplarinda acik renkli, yumusak verrukoz papuller seklindedir. Anusun iki yanindaki lezyonlar 'ayna imaji verir (5). Dev kondiloma akuminata cocuklarda nadirdir (14). Lezyonlar cogunlukla semptomsuzdur bazen perianal kitle, agri, abse veya fistul olusumu ve kanama gibi semptom ve bulgular gosterir (5,14). Tani icin klinik bulgular cogu kez yeterlidir. HPV tiplendirmesi hastaligin bulasma sekli hakkinda tam bilgi vermez (20). Histopatolojik olarak keratinositlerde bazofilik intranukleer inkluzyon cisimcikleri (viral partikuller) iceren vakuol olusumu temel ozelliklerdendir (18). Bir cocukta kondiloma akuminata tanisi konuldugunda mutlaka annede bakicida ve diger aile bireylerinde verruka arastirilmalidir. Cinsel istismar ve diger cinsel yolla bulasan hastaliklar goz onunde bulundurulmalidir (20,21). Cinsel istismarin en cok 3-4 yaslarinda oldugu bildirilmektedir (22). En cok molluskum kontagiosumla karisir, ayirici tanida epidermal nevus, psodoverrukoz papul ve noduller, sifiliz de dusunulmelidir (5).

Verrukalarda Tedavi: Olgularin yaridan fazlasi 2-5 yilda spontan iyilesme gosterir. Bu nedenle ozellikle kucuk cocuklarda bekle- izle politikasi uygulanabilir (18,19,23). Fakat tedavi yetersizliginde, diger taraflara yayilma riski tasir. Epidermal lezyonlar oldugu icin tedavi agresif olmadikca sikatris kalmaz. Destruktif, immunolojik, antiviral ve antimitotik yontemler verrukalarin genel tedavi prensipleri icinde yer alirlar. (5,24) Lezyonlar az sayida ve kucukse topikal salisilik asit ve 5-FU etkili olabilir. Supresor T lenfosit fonksiyonlarini inhibe eden Simetidin'in cocuklarda sistemik immunosupresyon amaciyla kullanilabilecegi bildirilmistir (25,26). Kondilomlarda, topikal immunomodulator olarak, imiquimod 12 yasindan buyuk cocuklarda kullanilabilir. Uzun sure kullanilmasi gereken, yan etkileri diaper bolge icin daha da fazla olan bir tedavidir ve nisbeten pahali bir yontemdir. Buyuk kondilomlarda cerrahi, koterizasyon veya lazerle tedavi onerilir. Podofilin recinesi % 10-25 konsantrasyonda haftada bir kere suruldukten sonra 1-2 saat bekleyip yikatilarak uygulanabilir. Ancak, infantil donemde bu oranlardaki podofilin kullanimi, sistemik emilim ve toksisite riski sebebiyle cok si ni rli tutulmali (0,5 ml<10[cm.sup.2]), sadece dermatologlarca uygulanmalidir. Inatci lezyonlara kriyoterapi yine dermatologlarin uygulamasi gereken bir yontemdir. Cerrahi tedavi secenekleri; eksizyon, kuretaj ve koter uygulamalaridir. Intralezyoner interferon pahali ve az etkilidir. Her tedavide cevre deriyi korumanin onemli oldugu unutulmamalidir. Tedaviden sonra nuksler en cok ilk 3 ayda gelisir, ebeveynler bu konuda uyarilmalidir (5,14,18,19,24).

Topikal immunoterapi ve lazer tedavisi de uygulanabilir. Verruka plana genellikle yuzde lokalize oldugundan agresif tedaviler uygun degildir. Hafif kriyoterapi, imiquimod, topikal retinoid oral simetidin ve immunoterapi onerilmektedir (5).

Molluskum Kontagiosum

Molluskum kontagiosum (MK), cocuklarda sik gorulen iyi huylu, kendiliginden iyilesen bir hastaliktir. Bulasma enfekte kisilerden dogrudan temasla, daha az olarak da vektorlerle bulasir ve otoinokulasyonla yayilir. Yuzme havuzlarinda bulasabilecegi dusunulmektedir (27). Inkubasyon suresi 2 hafta veya daha uzundur.Vucut yuzeyinde herhangi bir yerde olabilirler, ancak en sik deri kivrim bolgelerinde ve genital bolgede gorulurler. Genital lokalizasyonda cinsel gecis soz konusu degildir, ancak yine de cinsel istismar belirtileri arastirilmalidir. MK lezyonlari deri renginde, 1-8 mm caplarinda, sert, balmumu gibi yuzeyleri olan, kubbemsi, gobekli, inci gibi papullerdir (5,28). Kobner fenomeni nedeniyle lineer dizilim gosterebilirlezyonlar semptomsuzdur ama kasinti veya papullerin cevresinde hafif eritem ve ekzematoz belirtiler eslik edebilir. Onceden stabil iken, papullerin kirmizi, inflame hal almasi, viruse karsi immun bir yanit gelistiginin gostergesi olup, lezyonlarin iyilesmekte olduguna isaret eder; oysa ki, cogu kez sekonder enfeksiyon dusuncesiyle antibiyotik baslanmasina neden olur. Ozellikle atopik dermatitli cocuklarda eslik eden molluskum dermatiti siktir. Losemi ve immun yetmezlikli cocuklarda lezyonlar daha yaygin olmaktadir. Abse benzeri, inflame dev molluskum kontagiozum, kriptokokkozise benzerlik gosterir ve cok nadirdir. Trikoepitelyoma, ektopik sebase gland, siringoma, hidrokistoma, keratoakantoma, sigilimsi diskeratoma, melanositik nevi (ozellikle Spitz nevi), papuler granuloma annulare ve BCC ile karisir (5,14,18,28).

Molluskum lezyonunun histolojik degerlendirmesinde epidermal keratinositlerin icinde buyuk, intrasitoplazmik inkluzyon cisimcikleri (molluskum cisimcikleri veya Hendersen-Pattersen cisimcikleri) gorulur. MK'nin papullerinin cogunlugu 6-12 ay gibi uzun bir surede kendiliginden duzelir; ancak cok fazla sayida olduklarinda, atopik cocuklarda, kardeslere bulasma riski olmasi halinde veya kozmetik onemi nedeniyle tedavi gerektirirler. Papullerin lanset veya kuretle delinerek iceriginin bosaltilmasi ve antiseptik uygulanmasi genellikle yeterli tedavi saglar (5,28). Kuretaj ve sivi nitrojen uygulamasi geleneksel tedavilerdir ve travmatik etkilidirler; oncesinde Emla krem uygulanmasi onerilmektedir (29). Ayrica, kemovezikanlar, topikal keratolitikler, topical imiquimod, topical tretinoin, topikal cidofovir, bantla sokme ve lazer gibi bir cok tedavi secenegi bulunmaktadir (5,14,28,30). Cocuklarda kantaridin uygulamasi agrisiz olmasi ve nontravmatik olmasinin getirdigi ek faydalarla birlikte guvenilir ve etkili bir tedavidir. Ancak, kuretajdan daha cok seans gerektirir (31,32).

DOI: 10.4274/turkderm.45.s17

Kaynaklar

(1.) Sterling JC: Virus infections. Rook's Textbook of Dermatology. Eds. Burns T Breathnach S, Cox N, Griffiths C, 8th edn. Oxford, Wilay-Blackwell, 201033.1-33.81.

(2.) Browning JC: An update on pityriasis rosea and other similar childhood exanthems. Curr Opin Pediatr 2009; 21:481-5.

(3.) Madkon V, Sra K, Brantley J, Carrasco D: Human Herpes viruses. Dermatology. Eds. Bolognia JL, JorizzoJL, Rapini RP. 2nd edn. Mosby-Elsevier, 2008; 1199-1217.

(4.) Folster HR: Other viral infections. Braun-Falco's Dermatology. Eds.Burgdorf WHC, Plewig G, Wolff HH, Landthaler M. 3th edn.Heidelberg, Springer, 2009;93-110.

(5.) Paller AS, Mancini AJ: Hurwitz Clinical Pediatric Dermatology. 3th edn. Philadelphia, Elsevier Saunders, 2006;397-42.

(6.) James WD, Elston DM, Berger TG: Viral Diseases. Andrews' Diseases of the Skin. 11th edn. Elsevier Saunders, 2011;360-413.

(7.) Todd G, Krause W: Sexually transmitted diseases. Pediatric Dermatology. Eds. Schachner LA, Hansen RC. 3th edn. Edinburg, Mosby, 2003;1181-1223.

(8.) Bromberg K, Hammerschlag M, Rawstron SA, Bilo RAC, Oranje AP: Sexually transmitted disease in children and adolescents. Textbook of Pediatric Dermatology Eds. Harper J, Orange A, Prose N. 2nd edn. Oxford, Blackwell Sci, 2002;1510-1529.

(9.) Arvin AM, Whitley RJ, Gutierrez KM: Herpes simplex virus infections. Infectious Diseases of the Fetus and Newborn Infant. Eds. Remington JS, Klein J 0, Wilson CB, Baker CJ. 6th edn. Philadelphia, Elsevier Saunders Inc, 2006; 845.

(10.) Musci SI, Fine EM, Togo Y: Zoster-like disease in the newborn due to herpes simplex virus. N Engl J Med 1971; 284:24-6.

(11.) Szinnai G, Schaad UB, Heininger U: Multiple herpetic whitlow lesions in a 4-year-old girl: Case report and review of the literature. Eur J Pediatr 2001;160:528-33.

(12.) Belongia EA, Goodman JL, Holland EJ, et al: An outbreak of herpes gladiotorum at a high-school wrestling camp. N Engl J Med 1991; 325:906-10.

(13.) Adelson ME, Feola M, Trama J, et al: Simultaneous detection of herpes simplex virus types 1 and 2 by real-time PCR and Pyrosequencing. J Clin Virol 2005; 33:25-34.

(14.) Todd G, Krause W: Sexually Transmitted Diseases. Pediatric Dermatology. Eds.Schachner LA, Hansen RC. 3nd edn. Edinburg, Mosby, 2003;1181-1223.

(15.) Apaydin R, Gul U, Usta S, Bilen N: Cocukluk caginda bir herpes zoster olgusu. Infeksiyon Dergisi (Turkish Journal of Infection). 1998;12:417-421.

(16.) Rahsan M, Ersoy Evans S, Sahin S: HERPES ZOSTER INFECTION IN CHILDHOOD: RESTROSPECTIVE STUDY OF 15 CASES. Turkiye Kinikleri J Dermatol 2005; 15:121-4.

(17.) Rodriguez- Fanjul X. Noguera A, Vicente A, et al: Acute Liver Failure Associated With Rubella Virus in A Child. Pediatr Infect Dis J 2010; 29:574-6.

(18.) Behrman RE, Kliegman RM, Jenson HB: Nelson's Textbook of Pediatrics. 17th edn. Philadelphia, Elsevier Saunders, 2004:2334.

(19.) Bromberg K, Hammerschlag M, Rawstron SA, Bilo RAC, Oranje AP: Sexually Transmitted Disease in Children and Adolescents. Textbook of Pediatric Dermatology. Eds.Harper J, Orange A, Prose N..First ed.Oxford, Blackwell Sci.2002:1510-1529.

(20.) Siegfried EC, Frasier LD: Anogenital warts in children. Adv Dermatol 1997; 12:141-66; discussion 167.

(21.) Siegfried EC, Frasier LD: The spectrum of anogenital diseases in children. Curr Prob Dermatol 1997; 33:35-80.

(22.) Cohen BA, Honig B, Androphy E: Anogenital warts in children. Clinical and virologic evaluation for sexual abuse. Arch Dermatol 1990; 126:1575-80.

(23.) Allen AL, Siegfried EC: The natural history of condyloma in children. J Am Acad Dermatol 1998; 39:951-5.

(24.) Torello A: What's new in the treatment of viral warts in children. Pediatr Dermatol 2002; 19:191-9.

(25.) Yilmaz E, Alpsoy E, Basaran E: Cimetidine therapy for warts: A placebo controlled double-blind study. J Am Acad Dermatol 1996; 34:1005-7.

(26.) Orlow SJ, Paller A: Cimetidine therapy for multipl viral warts in children. J Am Acad Dermatol 1993; 28:794-6.

(27.) Choong KY, Roberts LJ: Molluscum contagiosum, swimming and bathing: A clinical analysis. Australas J Dermatol 1999; 40:89-92.

(28.) Mancini AJ, Shani-Adir A: Other Viral Diseases. Dermatology. Eds.Bolognia JL, Jorizzo JL, Rapini RP 2nd edn. Mosby-Elsevier, 2008; 1219-1237.

(29.) Rincon E, Baker RL, Iglesias AJ, Duarte AM: CNS toxicity after topical application of EMLA cream on a toddler with molluscum contagiosum. Pediatr Emerg Care 2000; 16:252-4.

(30.) Edwards L: Imiquimod in clinical practice. J Am Acad Dermatol 2000; 43(1 Pts2): 12-7.

(31.) Hanna D, Hatami A, Powell J, et al: A prospective randomized trial comparing the efScacy and adverse effects of four recognized treatments of molluscum contagiosum in children. Pediatr Dermatol 2006; 23:574-9.

(32.) Silverberg NB, Sidbury R, Mancini AJ: Childhood molluscum contagiosum:Experience with cantharidin therapy in 300 patients. J Am Acad Dermatol 2000; 43:503-7.

Hayriye Saricaoglu

Uludag Universitesi Tip Fakultesi, Deri ve Zuhrevi Hastaliklar Anabilim Dali, Bursa, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Hayriye Saricaoglu, Uludag Universitesi Tip Fakultesi, Deri ve Zuhrevi Hastaliklar Anabilim Dali, Bursa, Turkiye

Tel: +90 224 295 07 41 Faks: +90 224 442 92 29 E-posta: hayriye@uludag.edu.tr
Tablo 1. Viral Orijinli Hastaliklar

Herpes virus enfeksiyonlari

Herpes simpleks virusu tip I     HSV1    Mukokutanoz herpes

Herpes simpleks virusu tip II    HSV2    Genital herpes

Varisella-zoster virusu (VZV)    HHV3    Sucicegi,Zona

Epstein-Barr virusu (EBV),       HHV4    Enfeksiyoz mononukleoz,
                                         Giannotti crosti snd

Sitomegalovirus (CMV),           HHV5    Sitomegalik inkluzyon
                                         hastaligi

Insan herpes virusu tip 6        HHV6    Ekzantema subitum=eritema
                                         enfeksiozum

Insan herpes virusu tip 7        HHV7

Insan herpes virusu tip 8        HHV8    Kaposi sarkomu (3,15)

Insan papilloma virus (HPV) enfeksiyonlari

Verrukalar (Sigiller)

Epidermodisplazia verrusiformis

Rekuren respiratuar papillomatoz

Immunosupresyonda HPV

Pox virus enfeksiyonlari

Cicek

Molluskum kontagiozum

Sutcu nodulleri

Orf

AIDS

Diger viral hastaliklar

Enterovirusler

Coxsackie (el-ayak-agiz hast, herpanjina/farenjit)
ECHO (rubella bezeri ekzantem,makulopapuler ekzantem,
Eruptive psodoanjiomatozi)
Aphtovirus(ayak--agiz hast.)

Alti hastalik

Rubeola (Lhastalik-Kizamik):             Paramyxovirus

Kizil (2. hastalik):                     streptokok

Rubella (3. hastalik-                    togavirus
kizamikcik, alman kizamigi):

Rubella scarlatinosa                     --
(4 hastalik):

Eritema enfesksiyozum                    Parvovirus B19
(5. Hastalik)

Ekzantema subitum (6. Hastalik           HHV6
-Roseola infantum):

Diger viral ekzantemler:

Enfektif dermatit

Papuler purpurik eldiven-                Parvovirus B 19, HHV6 vd.)
corap sendromu:

Asimetrik perifleksural                  --
ekzantem

Giannotti-Crosti:                        HHV4, CMV, coxsackie, vd.

Rubeola scarlatinosa                     --
(4. hasta1ik):

Eritema enfeksiozum                      Parvovirus B19
(5. hastalik):

Ekzantema subitum                        HHV6
(6. hastalik-Roseaola
infantum):
COPYRIGHT 2011 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Continuing Medical Education/Surekli Egitim
Author:Saricaoglu, Hayriye
Publication:Archives of the Turkish Dermatology and Venerology
Date:Jun 1, 2011
Words:3764
Previous Article:Atopic dermatitis in children/Cocuklarda atopik dermatit.
Next Article:Common bacterial skin infections in children/Sik gorulen bakteriyel deri infeksiyonlari.
Topics:

Terms of use | Copyright © 2017 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters