Printer Friendly

Demographic and clinical characteristics of patients with breast cancer- related lymphedema/Meme konseri ile iliskili lenfodem tanili hastalarimizin demografik ve klinik ozellikleri.

Summary

Objective: This study aims to demonstrate demographic and clinical properties of patients referred to our oncologic rehabilitation unit with the diagnosis of breast cancer-related lymphedema.

Materials and Method: Fifty-seven women were evaluated. Demographics, pathological diagnosis, treatments, number of dissected and metastatic nodes were recorded. Pain, numbness, heaviness, and functional loss were sought. Circumferential limb measurements were used in the assessment of lymphedema. The patients were divided into two groups: Group 1--with grade 1 lymphedema (reversible lymphedema, n=20) and Group 2--with grade 2-3 lymphedema (irreversible lymphedema, n=37).

Results: The mean age was 50.92 [+ or -] 10.58 years and the mean postoperative period was 25.61 [+ or -] 16.01 (4-72) months. The problems associated with lymphedema, such as sense of heaviness in the affected limb (n=25), pain (n=47), numbness (n=19), and functional loss (n=25), were observed. Circumferential measurements of the limb showed positive correlations with the body mass index (p<0.05).

Conclusion: Lymphedema is one of the major causes of morbidity in breast cancer patients. It might result in pain, numbness, sense of heaviness, and functional loss. Obesity is an important risk factor for lymphedema. Patient lymphedema education as well as defining and controlling the risk factors are of importance in the prevention of lymphedema. Turk J Phys Med Rehab 2010;56:124-9.

Key Words: Breast cancer, lymphedema, risk factors

Ozet

Amac: Calismanin amaci onkolojik rehabilitasyon unitemize basvuran meme kanseri ile iliskili lenfodemi olan hastalarin klinik ve demografik ozelliklerinin sunulmasidir.

Gerec ve Yontem: Elli yedi kadin hasta degerlendirildi. Demografik veriler, uygulanan tedavi modaliteleri, cikarilan lenf nodu sayisi, metasta-tik lenf nodu sayisi, patolojik tani tipi kaydedildi. Agri, uyusukluk, agirlik hissi ve fonksiyon kaybi sorgulandi. Lenfodem degerlendirmesinde cevresel olcum yontemi kullanildi. Evreleme yontemine gore lenfodem siniflandirmasinda evre 1'deki hastalar bir grup olusturacak (Grup 1, geriye donusumlu lenfodem, n=20) sekilde ve Evre 2 ve Evre 3'teki hastalarda birlestirilerek bir grup olusturacak sekilde (Grup 2, geriye donusumsuz lenfodem, n=37) iki grup yapildi.

Bulgular: Hastalarin yas ortalamasi 50,92 [+ or -] 10,58 yildi. Operasyondan sonra lenfodem olusumuna kadar gecen sure ortalamasi 25,61 [+ or -] 16,01 (4-72) aydi. Hastalarin 25'inde lenfodemli ekstremitede agirlik hissi, 27'sinde agri yakinmasi, 19'unda uyusukluk ve 25'inde fonksiyon kaybi yakinmasi vardi. Dort bolgedeki cevresel olcum degerleri ile beden kitle indeksi arasinda anlamli pozitif korelasyon saptandi (p<0,05).

Sonuc: Lenfodem meme kanserli hastalarda onemli bir morbidite nedenidir. Obesite, lenfodem gelisimini kolaylastiran onemli bir risk faktorudur. Bu nedenle meme kanserli hastalarin lenfodem konusunda bilgilendirilmesi, risk faktorlerinin belirlenmesi ve kontrol altina alinmasi lenfodemin onlenmesi acisindan oldukca onemlidir. Turk Fiz Tip Rehab Derg 2010;56:124-9.

Anahtar Kelimeler: Meme kanseri, lenfodem, risk faktorleri

Giris

Meme kanseri, Amerika Kanser Birliginin verilerine gore kadinlarda en sik gorulen kanser turudur ve tum kanserden olumlerin yaklasik %15'ini olusturmaktadir (1). Saglik Bakanligi Kanserle Savas Dairesi Baskanliginin 2000 yili verilerine gore Turkiye'de de kadinlarda en sik gorulen kanser turu meme kanseridir (2). Erken tani yontemlerinin gelismesi ve tedavideki ilerlemeler sayesinde meme kanserinde mortalite oranlari giderek azalmaktadir (3). Ancak tedavide kullanilan cerrahi yontemler, isin tedavisi ve kemoterapi uygulamalari hayat kurtarici olmakla birlikte bazi sekelleri de beraberinde getirmektedir. Bunlardan birisi de, hastalarin gunluk yasam aktiviteleri ve yasam kalitesini etkileyen onemli bir sorun olarak karsimiza cikan lenfodemdir.

Lenfodem; lenfatik drenajdaki yetersizlik sonucunda proteinden zengin interstisyel sivi birikimi ile karakterize kronik bir durumdur (4). Ekstremitede agirlik, sikilik hissi, sislik ve agri semptomlarina yol acabilir (5,6,7). Kozmetik deformitelere, fonksiyonel kayiplara ve psikolojik bozukluklara neden olabilir (7,8,9). Hastanin ev, is, sosyal ve seksuel yasamini dolayisiyla da yasam kalitesini olumsuz yonde etkileyebilir (8,9). Meme kanserli hastalarin yasam surelerinin giderek arttigi goz onune alindiginda yasam kalitesi daha da onem kazanmaktadir. Lenfodem tedavisinin en onemli basamagini lenfodemin onlenmesi olusturmaktadir. Cunku lenfodem kronik, yasam- boyu devam eden bir surectir ve tedavide kur yerine lenfodemin kontrol altina alinmasindan soz edilebilir (10). Bu nedenle meme kanserli hastalarin lenfodem konusunda bilgilendirilmesi, risk faktorlerinin belirlenmesi ve kontrol altina alinmasi lenfodemin onlenmesi acisindan oldukca onemlidir.

Meme kanseri ile iliskili lenfodem risk faktorleri uygulanan tedavi ile iliskili, hastaligin kendisi ile iliskili ya da hasta ile iliskili olabilir (11). Hasta ile iliskili onemli faktorlerden biri de obesitedir. Cesitli calismalarda obesitenin lenfodem gelisiminde risk faktoru oldugu bildirilmektedir (12,13). Bu nedenle lenfodemli hastalarda kilo kontrolunun saglanmasi lenfodem gelisiminin onlenmesi acisindan onemli olabilir.

Bu calismanin amaci onkolojik rehabilitasyon unitemize basvuran meme kanseri ile iliskili lenfodemi olan hastalarimizin demografik ve klinik ozelliklerini literatur esliginde sunmak ve lenfodem siddeti ile iliskili risk faktorlerini ortaya koymaktir.

Gerec ve Yontem

Calisma, Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Egitim ve Arastirma Hastanesi onkolojik rehabilitasyon unitesine basvuran meme kanseri ile iliskili lenfodemi olan 57 kadin hasta ile yapildi. Calisma prospektif ve kesitsel olarak gerceklestirildi. Hastalarin demografik verileri (yas, aile hikayesi, medeni durum, egitim duzeyi) kaydedildi. Hastalarin boy ve kilo olcumleri yapilarak Beden Kitle indeksleri [BKI= Vucut Agirligi (kg) / Boy ([m.sup.2])] hesaplandi. Hastalarin cerrahi dosyalari incelenerek meme kanseri nedeniyle uygulanan cerrahi yontem, cikarilan lenf nodu sayisi, metastatik lenf nodu sayisi, patolojik tani ve cerrahiye ek olarak uygulanan diger tedavi yontemleri (isin tedavisi, kemoterapi ve hormon replasman tedavisi) not edildi.

Hastalar ust ekstremitede lenfodem, memede odem ve omuz eklem patolojisi yonunden degerlendirildi. Lenfodem degerlendirmesinde cevresel olcum yontemi kullanildi. Metakarpo-falangeal eklem, el bilegi, lateral epikondilin 10 cm distali ve 15 cm proksimali olmak uzere dort bolgede her iki ust ekstremitede cevresel olcumler yapildi. Dort bolgeden yapilan olcumde herhangi bir noktada saglam tarafa gore 2 cm den fazla cap farki lenfodem olarak kabul edildi (14). Ayrica evreleme yontemi ile lenfodem siniflandirmasi yapildi. Buna gore; Evre 1: odem yumusaktir, gode birakir ve ekstremitenin eleve edilmesiyle gecici olarak azalir (geriye donusumlu lenfodem), Evre 2: odem daha serttir, gode birakmaz, ekstremitenin elevasyonu ile azalmaz (geriye donusumsuz lenfodem), Evre 3: lenfodemin ilerlemis halidir, elefantiazis, masif hiperkeratoz ve ulserasyonlar olusabilir (geriye donusumsuz lenfodem) (15). Hastalar lenfodemle iliskili olarak lenfodemli ekstremitede agri, agirlik hissi, uyusukluk ve fonksiyon kaybi semptomlarinin varligi acisindan sorgulandi.

Omuz eklem hareket acikliklari (EHA) olculerek, EHA acik ve limitli olarak kaydedildi. Fonksiyonel omuz degerlendirmesinde Omuz Agri ve Disabilite Olcegi (OADO) kullanildi. OADO'nun agri bolumu hastanin agrilarini tanimlayan bes sorudan olusmaktadir. Fonksiyonel aktiviteyi belirleyen disabilite bolumu ise, ust ekstremi-teyi kullanmasi gereken aktiviteleri sirasindaki zorluklarin boyutunu tespit eden sekiz sorudan olusmaktadir. Hastalar sorularin her birine 10 cm'lik gorsel analog skala uzerinde isaretleyerek yanit verdiler (16).

Hastalarin tamami, klinik degerlendirme sonrasinda lenfodem ve koruyucu onlemler konusunda bilgilendirildi. Ayrica tarafimizdan olusturulan lenfodem hakkinda bilgi ve koruyucu onlemleri iceren lenfodem bilgilendirme formu verildi. Pozisyonlama ve cilt bakimi anlatilarak ev egzersiz programi olusturuldu.

Istatistiksel Analiz

Analizler icin SPSS-10.0 paket programi kullanildi. Analizlerde tanimlayici istatistikler uygulandi. Evreleme yontemi ile lenfodem siniflandirmasi yapildiginda hastalarin 20'sinde evre 1, 32'sinde evre 2 ve 5'inde evre 3 lenfodem bulundugu saptandi. Hem lenfodem siddetini (geriye donusumlu ve geriye donusumsuz lenfodemi olanlari belirtmek) daha iyi ortaya koyabilmek amaciyla, hem de evre 3 lenfodemi olan hasta sayisinin az (n=5) olmasi nedeniyle istatistiksel analizlerde daha dogru degerlendirme yapabilmek amaciyla evre 1'deki hastalar bir grup olusturacak sekilde (geriye donusumlu lenfodemi olanlar, grup 1, n=20), evre2 ve evre3 teki hastalarda birlestirilerek bir grup olusturacak sekilde (geriye donusumsuz lenfodemi olanlar, grup 2, n=37) iki grup yapildi. Grup-1 ve Grup-2 deki hastalarda lenfodemle iliskili semptomlar ve sistemik hastalik varligi gibi kategorik verilerin karsilastirilmasinda Ki-Kare veya Fisher'in Kesin Sonuclu Ki-Kare testi, surekli degiskenlerin karsilastirilmasinda ise bagimsiz orneklem t-testi veya Mann Whitney U testi uygulandi. Her bir faktore ait Odds Orani ve %95 guven araligi hesaplandi. Cevresel olcum degerleri ile diger degiskenler arasindaki iliski pearson korelasyon analizi ile incelendi. Cevresel olcum degerlerindeki degisim uzerinde en fazla etkiye sahip olan faktorleri belirlemek amaciyla coklu degiskenli dogrusal regresyon analizi kullanildi. Her bir degiskene ait regresyon katsayisi ve %95 guven araliklari hesaplandi. Tek degiskenli korelasyon testlerinde p<0,25 olarak saptanan degiskenler klinik olarak onemli olabileceginden aday faktorler olarak coklu degiskenli dogrusal regresyon modellerine dahil edildi, istatistiksel anlamlilik duzeyi olarak p<0,05 anlamli kabul edildi.

Bulgular

Hastalarin yas ortalamasi 50,92 [+ or -] 10,58 yildi. Operasyondan sonra lenfodem olusumuna kadar gecen sure ortalamasi 25,61 [+ or -] 16,01 (4-72) aydi. BKI ortalamasi 28,77 [+ or -] 5,77 kg/[m.sup.2] olarak saptandi. Hastalarin medeni durumu, egitim duzeyi ve sistemik hastaliklarin varligi Tablo 1'de verilmektedir. Hastalarin 13'unde ailede meme kanseri oykusu vardi.

Calismaya alinan hastalarin tumune cerrahi girisim uygulanmisti. Cerrahi yontem olarak 50'sinde modifiye radikal mastektomi+aksiller diseksiyon, 7'sinde lumpektomi+aksiller diseksiyon yapilmisti. Cikarilan lenf nodu sayisi ortalamasi 41 hastada 18,80 [+ or -] 7,35 (4-43), metastatik lenf nodu sayisi ortalama 3,80 [+ or -] 2,1 (0-18) idi. Cerrahi tedaviye ek olarak hastalarin 51'inde kemoterapi, 43'unde isin tedavisi ve 30'unda hormon tedavisi uygulandigi belirlendi. Patolojik tani bilgisine dosya bilgilerinden 47 hastada ulasilabildi. Bunlarin 44'unde patolojik tani invaziv duktal karsinom, 3'unde ise invaziv lobuler karsinoma idi. Hastalarin %7'sinde metastaz oldugu belirlendi.

Hastalarin 29'unda sag ust ekstremitede, 27'sinde sol ust ekstremitede ve 1 hastada her iki ust ekstremitede lenfodem saptandi. Lenfodemle iliskili olarak hastalarin 25'inde lenfodemli ekstremitede agirlik hissi, 27'sinde agri yakinmasi, 19'unda uyusukluk yakinmasi ve 25'inde fonksiyon kaybi yakinmasi vardi.

Hastalarin 8'inde lenfodemle birlikte memede odem ve 14'unde omuz EHA'larinda kisitlilik ve 33'unde omuz agrisi saptandi. Omuz agrisi olan 33 hastanin OADO agri skoru ortalamasi 21,17 [+ or -] il,24 ve disabilite skoru ortalamasi 13,94 [+ or -] 8,27 idi.

Evreleme yontemi ile lenfodem siniflandirmasi yapildiginda hastalarin 20'sinde evre 1,32'sinde evre 2 ve 5'inde evre 3 lenfodem bulundugu saptandi. Grup 1 (n=20) ve Grup 2'deki (n=37) hastalar arasinda demografik ozellikler, lenfodeme bagli semptomlar ve memede odem, omuz EHA kisitliligi, sistemik hastalik ve metastaz varligi, kemoterapi, radyoterapi ve hormon tedavisi yonunden fark saptanmadi (Tablo 2). Tablo 2'deki degiskenlere iliskin lojistik regresyon analizi sonuclari Tablo 3'te verilmistir.

Cevresel olcum ortalama degerleri metakarpofalangeal eklemde 19,58 [+ or -] 1,26 cm, el bileginde 18,67 [+ or -] 3,54 cm, lateral epikondilin 10 cm distalinde 27,76 [+ or -] 3,85 cm ve lateral epikondilin 15 cm proksimalinde 33,30 [+ or -] 6,29 cm saptandi. Cevresel olcum degerleri ile diger degiskenler (yas, BKI, operasyondan sonra gecen sure, OADO agri skoru, OADO disabilite skoru, OADO toplam skor) arasindaki iliski pearson korelasyon analizi ile incelendi. Dort bolgedeki cevresel olcum degerleri ile yas, operasyondan sonra gecen sure ve cikarilan lenf nodu sayisi arasinda anlamli iliski saptanmazken, BKI ile anlamli pozitif korelasyonlar saptandi (sirasiyla r=0,35, p=0,006, r=0,40, p=0,002, r=0,57, p=0,001, r=0,62, p=0,001). Ayrica lateral epikondilin 10 cm distalindeki cevresel olcumle metastatik lenf nodu (r=0,33, p=0,03), OADO agri skoru ortalamasi (r=0,29, p=0,02) ve OADO disabilite skoru ortalamasi (r=0,30, p=0,02) arasinda ve lateral epikondilin 15 cm proksimalindeki cevresel olcumle OADO disabilite skoru ortalamasi (r=0,31, p=0,02) arasinda anlamli pozitif koralasyon saptandi (Tablo 4).

Tablo 4'te anlamli bulunan degiskenler lineeer regresyon analizi ile degerlendirildi. Tek degiskenli korelasyon testleri sonucunda lateral epikondil 15 cm proksimalinde cevresel olcumdeki degisim uzerinde etkili olan veya klinik olarak onemli olabilecegi dusunulen BKI, hastalik suresi, metastatik lenf nodu sayisi, OADO agri ve disabilite skorlarinin birlikte etkilerini incelemek uzere yapilan coklu degiskenli dogrusal regresyon analizi sonucuna gore sadece BKI'nin istatistiksel olarak anlamli etkisinin oldugu ve BKI buyudukce lateral epikondil 15 cm proksimalinde cevresel olcumun arttigi goruldu. Hastalik suresi, metastatik lenf nodu sayisi, OADO agri ve disabilite skorlarina gore duzeltme yapildiginda BKI'nin lateral epikondil 15cm proksimalinde cevresel olcumdeki degisim uzerine etkisini gosteren regresyon denklemi asagidaki gibidir: LATERAL EPIKONDIL PROKSIMALI= 15,757+0,606 (BKI)+0,063 (METLENFS)+0,028 (OADO Agri)+0,043 (OADO Disabilite)-0,048 (HASTSURE)

Tek degiskenli korelasyon testleri sonucunda lateral epikondil 10 cm distalinde cevresel olcumdeki degisim uzerinde etkili olan veya klinik olarak onemli olabilecegi dusunulen BKI, cikarilan lenf nodu sayisi, metastatik lenf nodu sayisi, OADO agri ve disabilite skorlarinin birlikte etkilerini incelemek uzere yapilan coklu degiskenli dogrusal regresyon analizi sonucuna gore sadece BKI'nin istatistiksel olarak anlamli etkisinin oldugu ve BKI buyudukce lateral epikondil 10 cm distalindeki cevresel olcumun arttigi goruldu. Cikarilan lenf nodu sayisi, metastatik lenf nodu sayisi, toplam agri ve toplam disabilite skorlarina gore duzeltme yapildiginda BKI'nin lateral epikondil 10 cm distalinde cevresel olcumdeki degisim uzerine etkisini gosteren regresyon denklemi asagidaki gibidir: LATERAL EPIKONDIL DISTALI= 18,673+0,297 (BKI)- 0,055 (CLENFS) +0,155 (METLENFS)+0,018 (OADO Agri)+0,036 (OADO Disabilite)

Tek degiskenli korelasyon testleri sonucunda el bilegi cevresel olcumunundeki degisim uzerinde etkili olan BKI ve yasin birlikte etkilerini incelemek uzere yapilan coklu degiskenli dogrusal regresyon analizi sonucuna gore sadece BKI'nin istatistiksel olarak anlamli etkisinin oldugu ve BKI buyudukce el bilegi cevresel olcumunun de arttigi goruldu. Yasa gore duzeltme yapildiginda BKI'nin el bilegi cevresel olcumunundeki degisim uzerine etkisini gosteren regresyon denklemi asagidaki gibidir: EL BILEK= 10,93+0,22 (yas)+0,241 (BKI)

Tek degiskenli korelasyon testleri sonucunda metakarpofalan-geal eklem cevresel olcumundeki degisim uzerinde etkili olan veya klinik olarak onemli olabilecegi dusunulen BKI ve metastatik lenf nodu sayisinin birlikte etkilerini incelemek uzere yapilan coklu degiskenli dogrusal regresyon analizi sonucuna gore ise BKI ve metastatik lenf nodu sayisinin istatistiksel olarak anlamli etkisinin olmadigi saptandi.

Tedavi olarak hastalarin 25'ine pnomotik kompresyon+ kompresyon giysisi uygulamasi, 24'une kompresyon giysisi uygulamasi ve 8'ine pnomotik kompresyon+kompresyon bandaji+kompresyon giysisi uygulamasi yapildi.

Tartisma

Meme kanseri ile iliskili lenfodem insidansi farkli populasyon-larda %6,7 ile %62,5 arasinda bildirilmekle birlikte gercek insidansi net olarak bilinmemektedir, insidansin bu kadar genis bir aralikta olmasinin nedeni lenfodem tani ve olcum yontemlerindeki farkliliklardan kaynaklanmaktadir (17). Lenfodemin degerlendirilmesinde; volumetrik olcum, cevresel olcum, deri tonometresi ya da goruntuleme yontemleri kullanilmaktadir. Volumetrik olcum yonteminin daha dogru sonuc verdigi bilinmekle birlikte pratikte kolay uygulanir olmasi nedeniyle cevresel olcum yontemi daha cok tercih edilmektedir (18). Bu nedenle bizde calismamizda cevresel olcum yontemini tercih ettik. Lenfodem cerrahiden hemen sonra olusabilecegi gibi literaturde 30 yil sonra ortaya cikan olgular da bildirilmektedir (19). Nitekim calismamizda da cerrahiden sonra lenfodem olusumuna kadar gecen surenin genis bir aralikta, 4 ile 99 ay arasinda, degistigini gozlemledik. Werner ve ark. (20) meme koruyucu cerrahi ve isin tedavisi uygulanan 282 hastayi degerlendirdikleri calismada lenfodem gelisme zamaninin, sonuclarimiza yakin degerler olarak, 2-92 ay (medyan 14 ay) arasinda degistigini ve hastalarin %97'sinde operasyondan sonra ilk dort yilda lenfodem gelistigini bildirmislerdir. Meme kanserli hastalarin, lenfodem ve semptomlari konusunda operasyondan once bilgilendirilmesi, erken tani konmasina yardimci olabilir. Ayrica lenfodemin erken donemde saptanmasi icin cevresel olcumlerin operasyondan once her iki tarafta yapilmasi ve duzenli araliklarla olcumlerin tekrarlanmasi onerilmektedir (17).

Hastalarin lenfodemli extremitelerinde agri, parestezi, uyusukluk, mobilite kaybi gibi semptomlar olabilir. Bununla birlikte asemptomatik hastalarda bulunabilir (9). Calismamizda en sik rastladigimiz semptomlar ise lenfodemli ekstremitede agirlik hissi, fonksiyon kaybi, agri ve uyusukluktu. Hastalarin operasyon oncesinde bu semptomlar yonunden bilgilendirilmesi erken tani acisindan onemlidir. Hastalarimizin %24,6'sinda omuz EHA'da kisitlilik saptadik. Selcuk ve ark. (21) meme cerrahisi ve aksiller diseksiyon uygulanan 96 hastayi degerlendirdikleri calismada hastalarin %81,3'unde omuz EHA'da kisitlilik saptarken, Sugden ve ark. (22) 141 meme kanserli hastada operasyondan 18 ay sonra %48'inde omuz EHA'da kisitlilik oldugunu bildirmislerdir. Maunsell ve ark. (23) ise 223 hastayi degerlendirdikleri calismada hastalarin %32'sinde ust ekstremitede EHA limitasyonu saptamislardir. Meme cerrahisi uygulanan hastalarda omuz ve gogus duvarindaki buyuk yumusak doku kitlesinin cikarilmasi, o bolge derisinin gerilmesi ve sinirlerin kesilmesi nedeniyle omuz EHA'da kisitlilik gelisebilmektedir. Aksiller isin tedavisi uygulamasi fibrosis etkisi ile riski daha da arttirmaktadir (24).

Meme kanseri ile iliskili lenfodem risk faktorleri multifaktoriyeldir. Risk faktorleri kabaca uc ana grupta incelenmektedir. 1. Tedaviyle iliskili risk faktorleri: cerrahi, isin tedavisi, kemoterapi, kombine tedaviler, 2. Hastalikla iliskili risk faktorleri: Tani anindaki evre, patolojik nodal tutulum, cikarilan lenf nodu sayisi, tumorun memedeki lokalizasyonu, 3. Hasta ve klinigi ile iliskili risk faktorleri: Tani anindaki hasta yasi, obesite- BKI, hipertansiyon, enfeksiyon-inflamasyon hikayesi, el dominansi, o taraf ekstremitenin asiri kullanimi, tedaviden sonra gecen sure (11). Calismamizdaki tum hastalarin lenfodemi olmasi nedeniyle calismanin primer sonlanim noktasi risk faktorlerinin arastirilmasi degildir. Isin tedavisi lenfodem gelisiminde bagimsiz risk faktoru olarak kabul edilmektedir. Cerrahi uygulanmayan hastalarda bile aksiller radtoterapinin lenfodem riskini arttirdigi, aksiller lenf nodu disseksiyonu ve isin tedavisi kombinasyon tedavisinin ise sinerjik etkiye sahip oldugu ve riski daha da arttirdigi bildirilmektedir (9). Cesitli calismalarda cerrahiye ek olarak isin tedavisi uygulanan hastalarin yaklasik %41'inde (aralik %21-51) lenfodem gelisirken bu oran yalnizca cerrahi uygulanan ve isin tedavisi yapilmayan hastalarda yaklasik %17'dir (aralik 6-39) (25,26). Calismamizda ise lenfodem uzerinde etkili olabilecegi ongorulen radyoterapinin yani sira klinik olarak lenfodemini etkileyebilecek yas, BKI, hastalik suresi ve semptom sayisina gore duzeltme yapildiginda radyoterapi almanin lenfodemini tetikleyebilecegi dusunulmekle beraber istatistiksel olarak radyoterapinin anlamli etkisi gorulmemistir.

Calismamizda her dort bolgedeki cevresel olcum degerlerinin BKI ile anlamli korelasyonu oldugunu saptadik. Ayrica coklu degiskenli dogrusal regresyon analizi sonucuna gore BKI'nin; hem olekranon distalinde hem proksimalinde hem de el bileginde cevresel olcumlerde istatistiksel olarak anlamli etkisinin oldugunu ve BKI buyudukce cevresel olcum degerlerinin arttigini saptadik. Obesitenin lenfodem gelisiminde risk faktoru oldugunu bildiren calismalar bulunmaktadir (12,13). Park ve ark. (17) BKI'si 25 ten yuksek olanlarda BKI'si dusuk olanlara gore lenfodem riskinin 2,01 kat daha yuksek oldugunu saptamislardir. Werner ve ark. (20) ise yuksek BKI'nin hem lenfodem insidansi hemde lenfodem siddeti ile guclu sekilde iliskili oldugunu bildirmislerdir. Ozaslan ve Kuru (26), modifiye radikal mastektomi ve aksiller disseksiyon yapilan 240 hastayi iceren calismalarinda aksiller isin tedavisi uygulamasi ve BKI'nin yuksek olmasinin lenfodem riskini arttirdigini bildirmislerdir. Segerstrom ve ark. (12) bu durumun BKI'si yuksek hastalarda uygulanan radyasyon dozunun daha fazla olmasindan kaynaklanabilecegini one surmuslerdir. Obesitenin, enfeksiyon ve kotu yara iyilesmesi icin risk faktoru oldugu ve bunlarinda lenfodem riskini arttirdigi akilda tutulmalidir (27). Bu nedenle lenfodemin onlenmesinde ve lenfodem tedavi planinda kilo kontrolune yer verilmelidir. Hastalar, operasyondan sonra lenfodem gelisme riski nedeniyle kilo almama yonunde uyarilmali ve BKI'si yuksek hastalar kilo vermeleri icin tesvik edilmelidir (28). Bu konuda yapilan randomize kontrollu bir calismada diyetle kilo veren lenfodemli hastalarda lenfodem volumunde anlamli azalma saptanmistir (29).

Lateral epikondil proksimali ve distalindeki cevresel olcum degerleri ile OADO arasinda anlamli iliski oldugunu saptadik. Klinik gozlemimiz bu bolgelerdeki lenfodemin tedaviye daha direncli oldugu yonunde. Bu nedenle daha fazla agri ve disabiliteye yol aciyor olabilir. Ancak bu verinin daha kapsamli bir calisma ile arastirilmasi daha net fikir verecektir.

Lenfodem tedavisinde etkili cesitli tedavi yontemleri olmakla birlikte standart bir tedavi yontemi bulunmamaktadir. Bandajlama, manuel lenfatik drenaj, egzersiz, deri bakimi ve hasta egitiminden olusan 'Dekonjestif Lenfatik Terapi' son yillarda onerilen tedavi yaklasimidir (30-32). Calismaya aldigimiz hastalarimizin tamamini koruyucu onlemler ve deri bakimi konusunda bilgilendirerek hastaya uygun egzersiz programi olusturduk. Ayrica hastalarimizin bazilarinda pnomotik kompresyonla birlikte bazilarinda ise kompresyon bandaji ile birlikte olmak uzere hepsinde kompresyon giysisi kullandik.

Sonuc olarak calismamizin verilerine gore lenfodem meme kanserli hastalarda agri, uyusukluk, agirlik hissi ve fonksiyon kaybina yol acan onemli bir morbidite nedenidir. Lenfodem cerrahiden hemen sonra olusabilecegi gibi daha ileri bir donemde de ortaya cikabilir. Obesite lenfodem gelisimini kolaylastiran onemli bir risk faktorudur. Meme kanserli hastalarin lenfodem konusunda bilgilendirilmesi, risk faktorlerinin belirlenmesi ve kontrol altina alinmasinin lenfodemin onlenmesi acisindan onemli oldugunu dusunmekteyiz.

DOI: 10.4274/tftr.56.124

Kaynaklar

(1.) American Cancer Society. Estimated new cancer cases for selected cancer sites by state, US, 2005. In: Cancer Facts & Figures 2005. URL: http://www.cancer.org/docroot/MED/content/downloads/MED_1_1x_ CFF20005_Estimated_New_Cases_Sites_by_State.asp. Accessibility verified October, 2005.

(2.) TC Saglik Bakanligi Kanserle Savas Dairesi Baskanligi, Kanser Bildirimlerinin Degerlendirilmesi,1983-2000. URL: http://saglik.gov.tr/TR/ Genel/BelgeGoster.ASPX?F6E10F8892433CFF71BE64510F6C8BC- 92747D9FFFE7A1226.

(3.) Erickson VS, Pearson ML, Ganz PA, Adams J, Kahn KL. Arm edema in breast cancer patients. J Natl Cancer Inst 2001; 93:96-111.

(4.) Cheville AL, McGarvey CL, Petrek JA, Russo SA, Thiadens SR, Taylor ME. The grading of lymphedema in oncology clinical trials. Semin Radiat Oncol 2003; 13:214-25.

(5.) Brennan MJ, DePompolo RW, Garden FH. Focused review: postmastectomy lymphedema. Arch Phys Med Rehabil 1996; 77:74-80.

(6.) Newman ML, Brennan M, Passik S. Lymphedema complicated by pain and psychological distress: a case with complex treatment needs. J Pain Symptom Manage 1996; 12:376-9.

(7.) Passik S, Newman M, Brennan M, Holland J. Psychiatric consultation for women undergoing rehabilitation for upper-extremity lymphedema following breast cancer treatment. J Pain Symptom Manage 1993; 8226-33.

(8.) Passik SD, McDonald MV. Psychosocial aspects of upper extremity lymphedema in women treated for breast carcinoma. Cancer 1998; 83:2817-20.

(9.) Sakorafas GH, Peros G, Cataliotti L, Vlastos G. Lymphedema following axillary lymph node dissection for breast cancer. Surg Oncol 2006; 15:153-65.

(10.) Szuba A, Achalu R, Rockson SG. Decongestive lymphatic therapy for patients with breast carcinoma-associated lymphedema. A randomized, prospective study of a role for adjunctive intermittent pneumatic compression. Cancer 2002; 95:2260- 7.

(11.) Kocak Z, Overgaard J. Risk factors of arm lymphedema in breast cancer patients. Acta Oncol 2000; 39:389-92.

(12.) Segerstrom K, Bjerle P, Graffman S, Nystrom A. Factors that influence the incidence of brachial oedema after treatment of breast cancer. Scand J Plast Reconstr Surg Hand Surg 1992; 26:223-7.

(13.) McCredie MR, Dite GS, Southey MC, Venter DJ, Giles GG, Hopper JL. Risk factors for breast cancer in young women by oestrogen receptor and progesterone receptor status. Br J Cancer 2003; 89:1661-3.

(14.) Gerber LH. A review of measures of lymphedema. American Cancer Society Lymphedema Workshop 1998; 83:2803-4.

(15.) Harris SR, Hugi MR, Olivotto IA, Levine M. Steering Committee for Clinical Practice Guidelines for the Care and Treatment of Breast Cancer. Clinical practice guidelines for the care and treatment of breast cancer: 11. Lymphedema. CMAJ 2001; 164:191-9.

(16.) Heald SL, Riddle DL, Lamb RL. The shoulder pain and disability index: The construct validity and responsiveness of a region-spesific disability measure. Physical Theraphy 1997; 77:1079-89.

(17.) Park JH, Lee WH, Chung HS. J. Incidence and risk factors of breast cancer lymphoedema. Clin Nurs 2008; 17:1450-9.

(18.) Morrell RM, Halyard MY, Schild SE, AN MS, Gunderson LL, Pockaj BA. Breast cancer-related lymphedema. Mayo Clin Proc 2005; 80:1480-4.

(19.) Geller BM, Vacek PM, O'Brien R Seeker-Walker RH. Factors associated with arm swelling after breast cancer surgery. J Womens Health 2003;12:921-30.

(20.) Werner RS, McCormick B, Petrek J, Cox L, Cirrincione C, Gray JR, et al. Arm edema in conservatively managed breast cancer: obesity is a major predictive factor. Radiology 1991; 180:177-84.

(21.) Selcuk B, Dalyan M, inanir M, Akyuz M, Cakci A. Meme cerrahisi ve aksiller diseksiyon uygulanan hastalarda ust ekstremite muskuloskeletal problemleri. Turk Fiz Tip Rehab Derg 2001; 47:38-46.

(22.) Sugden EM, Rezvani M, Harrison JM, Hughes LK. Shoulder movement after the treatment of early stage breast cancer. Clin Oncol (R Coll Radiol) 1998; 10:173- 81.

(23.) Maunsell E, Brisson J, Deschenes L. Arm problems and psychological distress after surgery for breast cancer. Can J Surg 1993; 36:315-20.

(24.) Nesvold l-L, Dahi AA, Lokkevik E, Mengshoel AM, Fossa SD. Arm and shoulder morbidity in breast cancer patients after breast-conserving theraphy versus mastectomy. Acta Oncologica 2008; 47:835-42.

(25.) Moffat FL Jr, Senofsky GM, Davis K, Clark KC, Robinson DS, Ketcham AS. Axillary node dissection for early breast cancer: some is good, but all is better. J Surg Oncol 1992; 51:8-13.

(26.) Ozaslan C, Kuru B. Lymphedema after treatment of breast cancer. Am J Surg 2004; 187:69-72.

(27.) Marcks P. Lymphedema. Pathogenesis, prevention, and treatment. Cancer Pract 1997; 5:32-8.

(28.) Vignes S, Arrault M, Dupuy A. Factors associated with increased breast cancer- related lymphedema volume. Acta Oncol. 2007; 46:1138-42.

(29.) Shaw C, Mortimer P, Judd PA. A randomized controlled trial of weight reduction as a treatment for breast cancer-related lymphedema. Cancer 2007; 110:186874.

(30.) Rockson SG, Miller LT, Senie R, Brennan MJ, Casley-Smith JR, Foldi E, et al. American Cancer Society Lymphedema Workshop. Workgroup III: Diagnosis and management of lymphedema. Cancer 1998; 83:2882-5.

(31.) Szuba A, Cooke JR Yousuf S, Rockson SG. Decongestive lymphatic therapy for patients with cancer-related or primary lymphedema. Am J Med 2000; 109:296- 300.

(32.) Brennan MJ, Miller LT. Overview of treatment options and review of the current role and use of compression garments, intermittent pumps, and exercise in the management of lymphedema. Cancer 1998;83:2821-7.

Sibel Unsal DELIALIOGLU, Meltem ARAS, Emine Eda KURT, Sumru OZEL

Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Egitim ve Arastirma Hastanesi, Ankara, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Sibel Unsal Delialioglu, Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Egitim ve Arastirma Hastanesi, Ankara, Turkiye

Tel: +90 312 310 32 30/329 E-posta: sibelunsal74@hotmail.com Gelis Tarihi/Received: Eylul/September 2009 Kabul Tarihi/Accepted: Mart/March 2010
Tablo 1. Hastalarin medeni durumu, egitim
duzeyi ve sistemik hastaliklari.

Parametre n

Egitim Okur yazar degil 4
 Ilkogretim 26
 Lise 9
 Universite 18

Medeni Durum Evli 48
 Bekar 5
 Bosanmis 4

Sistemik Hastalik Hipertansiyon 12
 Diabetes mellitus 5
 Hiperkolesterolemi 3

Tablo 2. Grup 1 (n=20) ve Grup 2'deki (n=37) hastalarin
demografik ozellikler, lenfodeme bagli semptomlar, memede odem,
omuz EHA kisitliligi, sistemik hastalik, metastaz varligi ve
tedavi yontemleri acisindan karsilastirilmasi, anlamlilik
duzeyleri, odds oranlari ve %95 guven araliklari.

Parametre Grup1 (n=20) Grup 2 (n=37)

Yas (yil) 52,15 [+ or -] 10,20 50,27 [+ or -] 10,86
BKI (kg/[m.sup.2]) 27,92 [+ or -] 4,73 29,23 [+ or -] 6,27
Operasyondan sonra 23,25 [+ or -] 17,52 26,89 [+ or -] 15,20
 gecen sure (ay) (medyan: 13) (medyan: 21)
Cikarilan lenf nodu 19,07 [+ or -] 8,75 18,66 [+ or -] 6,70
 sayisi (medyan:20) (medyan:18)
Metastatik lenf nodu 2,92 [+ or -] 1,8 4,25 [+ or -] 2,46
 sayisi
Sistemik hastalik n (%) 4 (20) 10 (27)
Metastaz n (%) 1 (5) 3 (8,1)
Isin tedavisi n (%) 12 (60) 30 (83,8)
Kemoterapi n (%) 18 (90) 33 (89,2)
Hormon tedavisi n (%) 10 (50) 20 (54,1)
Agri n (%) 7 (35) 16 (43,2)
Agirlik hissi n (%) 8 (40) 17 (45,9)
Uyusukluk n (%) 9 (45) 10 (27)
Fonksiyon kaybi n (%) 8 (40) 17 (45,9)
Semptom sayisi n (%) 3 (0-6) 3 (0-5)
Memede odem n (%) 3 (15) 5 (13,5)
Omuz EHA kisitlilik n (%) 6 (30) 8 (21,6)
Omuz agrisi n (%) 11 (55) 22 (59,5)

Parametre p Odd orani (%95 GA)

Yas (yil) 0,52 0,98 (0,93-1,04)
BKI (kg/[m.sup.2]) 0,41 1,05 (0,94-1,14)
Operasyondan sonra 0,24 0,99 (0,97-1,01)
 gecen sure (ay)
Cikarilan lenf nodu 0,49 0,99 (0,91-1,08)
 sayisi
Metastatik lenf nodu 0,40 1,07 (0,92-1,25)
 sayisi
Sistemik hastalik n (%) 0,55 1,48 (0,40-5,51)
Metastaz n (%) 0,66 1,68 (0,16-17,26)
Isin tedavisi n (%) 0,06 3,44 (0,99-12,03)
Kemoterapi n (%) 0,92 0,92 (0,15-5,5)
Hormon tedavisi n (%) 0,77 1,18 (0,40-3,5)
Agri n (%) 0,54 1,41 (0,46-4,36)
Agirlik hissi n (%) 0,66 1,28 (0,42-3,84)
Uyusukluk n (%) 0,17 0,45 (0,14-1,42)
Fonksiyon kaybi n (%) 0,66 1,28 (0,42-3,84)
Semptom sayisi n (%) 0,89 0,98 (0,68-1,42)
Memede odem n (%) 0,87 0,89 (0,19-4,16)
Omuz EHA kisitlilik n (%) 0,70 0,64 (0,19-2,22)
Omuz agrisi n (%) 0,74 1,20 (0,40-3,60)

*: p<0,05 anlamli
BKI: Beden Kitle indeksi
EHA: Eklem Hareket Acikligi
GA: Guven Araligi.

Tablo 3. Tablo 2'deki degiskenlere iliskin lojistik
regresyon analizi sonuclari.

Degiskenler Odds orani p degeri %95 Guven araligi

Radyoterapi 3,77 0,50 1,00-14,19
Yas 0,97 0,31 0,91-1,03
Beden Kitle indeksi 1,06 0,33 0,94-1,18
Hastalik suresi 1,00 0,54 0,99-1,00
Semptom sayisi 0,87 0,51 0,57-1,32

Tablo 4. Cevresel olcum degerleri ile diger degiskenler (yas,
BKI, operasyondan sonra gecen sure, OADO agri skoru, OADO
disabilite skoru, OADO toplam skor) arasindaki iliski.

 Yas BKI Sure

 r p r p r p

MKP eklem -0,04 0,73 0,35 0,006 * 0,27 0,84

El bilegi 0,16 0,22 0,40 0,002 * 0,13 0,32

Lateral epikondil 0,06 0,63 0,57 0,001 * 0,03 0,81
-10 cm distal

Lateral epikondil 0,08 0,53 0,62 0,001 * -0,16 0,22
-15 cm proksimal

 Cikarilan Metastatik OADO
 Lenf nodu Lenf nodu Agri

 r p r p r p

MKP eklem -0,20 0,89 0,22 0,16 0,16 0,23

El bilegi 0,06 0,97 0,03 0,85 0,11 0,39

Lateral epikondil -0,18 0,23 0,33 0,03 * 0,29 0,02 *
-10 cm distal

Lateral epikondil -0,05 0,71 0,20 0,20 0,26 0,05
-15 cm proksimal

 OADO
 Disabilite

 r p

MKP eklem 0,12 0,37

El bilegi 0,09 0,50

Lateral epikondil 0,30 0,02 *
-10 cm distal

Lateral epikondil 0,31 0,01 *
-15 cm proksimal

*: p<0,05 anlamli
MKP: Metakarpofalangeal
OADO: Omuz Agri Disabilite Olcegi
BKI: Beden Kitle Indeksi.
COPYRIGHT 2010 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Original Article/Orijinal Makale
Author:Delialioglu, Sibel Unsal; Aras, Meltem; Kurt, Emine Eda; Ozel, Sumru
Publication:Turkish Journal of Physical Medicine and Rehabilitation
Article Type:Report
Date:Sep 1, 2010
Words:4758
Previous Article:Comparison of EMC biofeedback and Johnstone pressure splints in children with hemiplegic cerebral palsy/Hemiplejik serebral paralizili cocuklarda...
Next Article:Investigation of factors related to sexual dysfunction in patients with multiple sclerosis/Multipl skleroz'lu hastalarda seksuel disfonksiyonla...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2020 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters