Printer Friendly

DIFERANSIYE TIROID KANSERLERINDE RADYOAKTIF IYOT TEDAVISI SONRASI GORUNTULEME: SPECT-BT GORUNTULEMENIN PLANAR GORUNTULEMEYE KATKISI/POST-THERAPY IMAGING AFTER RADIOACTIVE IODINE THERAPY FOR DIFFERENTIATED THYROID CANCER: THE CONTRIBUTION OF SPECT-CT IMAGING TO PLANAR IMAGING.

GIRIS

Tiroid kanseri tum kanser turleri arasinda yaklasik %1 oraninda nadir gorulen bir kanser turu olmakla birlikte endokrin kanserleri icerisinde birinci siradadir. Gelisen goruntuleme yontemleri ile insidental olarak tani alan hastalarin sikligi insidansta belirgin artisa neden olmaktadir (1, 2). Histolojik alt tipine gore tiroid kanserleri papiller (%80,2), folikuler (%11,4), hurtle hucreli (%3,1), meduller (%3,5) ve anaplastik (%1,7) olarak gruplandirilirlar (3). Hastalarin %80'den fazlasi iyi differaniye tiroid kanseri (DTC) olup 20 yillik mortalite orani %1'in altindadir. Kalan %20 hasta populasyonunda ise hastalik gidisati degisken olup metastatik/rekurren hastalik ile birlikte nadiren kansere bagli olumler de gorulebilmektedir (4). Prognozu etkileyen faktorlerden baslicalari; yas, erkek cinsiyet, tumor boyutu, histolojik alt tip, tani anindaki evre ve lezyonlarin iyot tutma ozelligidir (5).

Primer tedavide vakalarin buyuk bir kisminda total tiroidektomi[+ or -]lenf nodu disseksiyonu uygulanmaktadir. Cerrahi sonrasi hastalarin buyuk bir kismina hastaligin takibinde kullanilan serum tiroglobulin (tg) degerinin etkinligini artiran remnant doku ablasyonu ve rezidu/metastatik hastaligi tedavi amacli radyoaktif iyot (RAI) tedavisi verilmektedir. Takipte hastalara hayat boyu levotiroksin (LT4) replasman tedavisi ile tiroid stimulan hormon (TSH) supresyonu ve tg takibi yapilmaktadir (6).

RAI tedavisinde kullanilan Iyot-131 (I-131), beta isinlari ile terapotik etki gosterirken, gama isinlari ile sintigrafik goruntuleme sansi sunmaktadir. Ancak gama isinlarinin fiziksel ozellikleri nedeniyle I-131'in rezolusyonu dusuktur. Bu nedenle standart olarak kullanilan iki boyutlu planar goruntulemede remnant tiroid dokusuna ait boyun aktiviteleri, tiroid disi organ ve dokulardaki aktiviteler ile kari-sabilmektedir. Tiroid yatagi disindaki metastazlarin dogru anatomik lokalizasyonu ve benign tutulumlarin ayrimi da planar goruntuleme ile zaman zaman sorun olabilmektedir. Radyoaktif iyotun sodyum iyodur simporter tasiyici proteini yardimi ile konsantre edilmesi, cesitli dokulardan pasif diffuzyonu ve sekresyonu gibi pek cok benign sebep artmis tutulumlara neden olabilmektedir (7-9) (Tablo 1). Raporlamada yanlis pozitifliklere yol acabilen bu tutulumlar da metastatik lezyonlar kadar onemlidir. Bu durum hibrid sistemlerin gelistirilmesi ile asilmaya calisilmaktadir. Tek foton emisyon tomografi (SPECT) yontemi, gama isinlarinin tomografik olarak degerlendirildigi kesitsel bir sintigrafi yontemidir. Bu yontem bilgisayarli tomografi (BT) ile ayni sistemde birlestirilerek SPECT-BT hibrid sistemleri olusturulmustur. SPECT ile es zamanli alinan BT kesitleri SPECT goruntulemedeki tutulumlarin anatomik lokalizasyonlarini daha dogru bir sekilde yapilmasini saglamaktadir. SPECT-BT'nin tanisal dogrulugunun tek basina planar ve SPECT goruntulemelerden cok daha yuksek oldugunu gosteren pek cok calisma bulunmaktadir (10-15). Bu calismada RAI tedavisi sonrasi yapilan SPECT-BT goruntulemenin tanisal dogrulugu ve tum vucut planar goruntulemeye katkisi arastirilmaktadir.

GEREC VE YONTEM

Istanbul Tip Fakultesi, Nukleer Tip Anabilim Dali'nda Ocak 2015 ile Ekim 2016 arasinda DTC nedeni ile RAI tedavisi alan 325 hastanin tedavi sonrasi yapilan tum vucut planar tarama ve SPECT-BT goruntuleri retrospektif olarak incelendi.

Tum hastalardan rutin olarak yapilan tum vucut goruntuleme ile planar boyun-toraks goruntulerine ek olarak her hastadan boyun-toraks SPECT-BT ve supheli tutulum olan alanlardan yapilan ek SPECT-BT goruntuleri degerlendirildi. Toplam 325 tum vucut, 325 boyun-toraks planar goruntusu ve 374 SPECT-BT goruntusu incelendi. Hastalarin ortalama yasi 48,3 olup (15-81) 254'u kadin, 71'i erkekti. Hastalarin 133'u klasik tip, 79'u folikuler tip, 52'si klasik-folikuler tip papiller DTC, 16'si onkositik DTC, 2 'si folikuler DTC ve 43'u diger tiplerde DTC idi. Ortalama tg degerleri 25,8 mg/dL (0,04-1000 mg/dL), antitg degerleri 126,7 mg/dL (0,12-4000mg/dL) idi (Tablo 2). Toplam 58 hastada ameliyat sonrasi patolojilerinde lenf nodu metastazi saptanmisti. Evreleme Amerikan kanser komitesinin kilavuzuna gore yapildi ve tedavi dozlari Amerikan Tiroit Dernegi'nin 2009 kilavuzuna gore verildi (16, 17). Ortalama RAI dozu 120 mCi idi (100-200mCi). Ilac kullanimi olan hastalarda LT4 preparati 4 hafta kesildi ve tum hastalarda tedavi oncesi TSH degerininin 30 mLU/L ve uzerinde oldugu kontrol edilerek RAI tedavisi verildi. Tedavi sonrasi 5-7. gunde goruntuler alindi.

Goruntuleme Protokolu

Hastalarin goruntuleri yuksek enerji, yuksek rezolusyon kolimatorlu General Electric (GE) Discovery 670 (USA) marka SPECT-BT gama camera ile alindi (planar: matriks 256x256, enerji penceresi: 364[+ or -]10%; tum vucut: matriks 256x1,024, enerji penceresi: 364[+ or -]20%; SPECT: matriks: 64x64, enerji penceresi: 364[+ or -]10%). Es zamanli alinan BT kesitleri anatomik korelasyon ve attenuasyon duzeltmesi icin kullanildi (120 keV, 40-100 mAs/kesit, 2-5mm). Tum vucut goruntuleri 12 mm/dk olacak sekilde anterior-posterior olarak cekildi. SPECT goruntuleri 64 projeksiyon ile 360 derece alindi ve proses islemleri yapildi (5 iterasyon, 8 subset).

Goruntulerin Degerlendirilmesi

Hastalarin planar, tum vucut ve SPECT-BT goruntuleri deneyimli 2 ayri nukleer tip uzmani tarafindan biyokimya sonuclari, patolojik ve radyolojik bulgular esliginde degerlendirildi. RAI tutulumu cevre zemin aktiviteden fazla oldugunda pozitif kabul edildi.

Planar-tum vucut goruntulemede; tiroid yatagindaki fokal tutulumlar remnant doku, tiroid orta hat superiorundaki tutulumlar tiroglossal trakttaki tiroid dokusu lehine yorumlandi. Supheli olan tutulumlar ayrica belirtildi. Tiroid disindaki boyundaki tutulumlar lenf nodu/lenf nodu suphesi veya benign tutulumlar olarak siniflandirildi. Toraksta, batin-pelvis ve ekstremitelerdeki tutulumlar lenf nodu/suphesi, akciger metastazi/suphesi, kemik-yumusak doku metastazi/suphesi veya benign/benign supheli tutulumlar olarak not edildi. Tukuruk bezi tutulumlari, osefagustaki lineer aktiviteler, nazofarengeal, gastrointestinal alandaki aktiviteler ve uriner aktiviteler gibi fizyolojik oldugu dusunulen tutulumlar benign olarak yorumlandi.

SPECT-BT goruntulemede; planar-tum vucut goruntulemede tutulum gorulen tum bolgeler BT kesitleri ile birlikte incelenerek dogru anatomik korelasyonu ve fizyolojik tutulumlarin ayrimi yapildi. Iki nukleer tip uzmaninin farkli karar vermeleri durumunda ucuncu bir uzman gorusu alindi. Supheli SPECT-BT bulgulari USG ve MR ile degerlendirildi. Metastaz raporlanan 16 hastada histopatolojik konfirmasyon yapilirken diger hastalar klinik, biyokimya ve goruntuleme bulgulari ile degerlendirildi.

BULGULAR

Boyun-toraks bolgesi: Planar goruntulemede 295 hastada tiroid remnant dokusu lehine degerlendirilen fokal RAI tutulumlari SPECT-BT ile konfirme edildi. Bunlarin 215'inde remnant doku disinda odak saptanmadi. 11 goruntulemede planar imajlarda remnant doku olarak tariflenen alanlarda SPECT-BT de ek olarak remnant doku komsulugunda metastatik servikal lenf nodlari tespit edildi. Planar goruntu de lenf nodu supheli raporlanan 40 goruntulemenin 24'unde SPECT-BT ile metastatik servikal lenf nodlari konfirme edilirken 8 hastada tutulumun sublingual/mandibular glanda, 4 hastada parotis glandina ait asimetrik fizyolojik/enflamatuar tutulum oldugu, 3 hastada kontaminasyon ve 1 hastada ise ektopik tiroid dokusuna ait oldugu tespit edildi. Bunlarin disinda 9 olguda SPECT-BT'de goruntu alanina giren servikal lenfatik istasyonlarda planar goruntulerde saptanmayan cogunlugu subsantimetrik RAI pozitif lenf nodlari tespit edildi (Sekil 1). Planar goruntulemede 15 hastada mediastinal lenf nodu dusunulen fokal tutulumlarin SPECT-BT ile 6'sinin gercekten mediastinal lenf noduna ait oldugu, 2'sinin vertebra/sternumdaki kemik lezyonuna ait oldugu goruldu. Kalan 7 hastada tariflenen odaklarin timusa ait fizyolojik tutulum oldugu saptandi. Ayrica 20 hastada tukruk bezleri, osefagus ve meme parenkimine ait benign fizyolojik tutulumlar SPECT-BT ile konfirme edildi. Akciger metastazi suphesi uyandiran 14 pozitif goruntulemenin 8'inde akciger metastazi dogrulanirken 5 olguda bu tutulumlarin akciger disi metastazlara ait oldugu, 1 odagin ise enflamatuar tutulum oldugu goruldu. Bunun disinda tg yuksekligi bulunan 2 olguda akcigerde RAI tutmayan metastatik lezyonlar SPECT-BT ile saptandi (Sekil 2).

Batin-pelvis bolgesi ve diger alanlar: Planar goruntulemede supheli odak tespit edilen 9 hastanin 8'inde SPECT-BT'de kemik metastazi tespit edilirken kalan 1 hastada benign tutulum oldugu anlasildi. Ayrica tg yuksekligi bulunan 2 olguda iyot negatif kemik metastazlari saptandi. Bir olguda batin icerisinde lokalizasyonu net secilemeyen fokal tutulumlarin metastatik lenf nodlarina ait oldugu goruldu. Goruntulemelerin 23'unde saptanan supheli tutulumlarin 15'i fizyolojik barsak aktivitesi, 4'u kontaminasyon, 2'si bobrek-karacigerdeki basit kistlere ait benign tutulumlar ve 2'si menstrual siklusa bagli endometrial tutulum idi.

SPECT-BT'nin hastaligin evresi ve tedavi yonetimi uzerine etkisi: Sonuclara gore lenf nodu metastazli olgularin 30'u (30/51), akciger metastazli olgularin 8'i (8/10) ve kemik metastazli olgularin 10'u (10/12) planar goruntuleme ile tespit edilebilirken diger lezyonlar SPECT-BT ile saptandi. Hastalarin 9'unda hem planar hem de SPECT-BT goruntulemede remnant ya da metastaz ile uyumlu odak izlenmemis olup bunlarin 7'sinde tg-antitg normal olmasi nedeniyle negatif kabul edildi. Kalan 2 hastada ise tg>10 mg/dL uzerinde olmasi nedeniyle yapilan boyun USG'de ve F18-FDG PET-BT'de odak saptanmamis olup hastalarin kontrol 5 mCi taramalari ve tg degerleri normaldi. Tg yuksekligini aciklayacak odak bulunamamasi nedeniyle hastalar false negatif olarak degerlendirildi. Hasta bazli degerlendirmede duyarlilik, ozgulluk, pozitif prediktif deger (PPV), negatif prediktif deger (NPV) ve dogrulugu planar goruntuleme icin sirasiyla %63,4, %92,7, %67,7, %91,3 ve %87 iken SPECT-BT icin sirasiyla % 96,8, % 100, %100, %99,2 ve %99,3 olarak hesaplandi. SPECT-BT ile hastalarin 29'unda (%8,9) nodal evre yukselirken, 16 hastada (%4,9) nodal evre azaldi veya negatif degerlendirildi. Nod pozitif 29 hastanin 21'i (%6,4) tani aninda N0 idi. Hastalarin 17'sinde (%5,2) ise uzak metastazlar nedeniyle klinik evre 4 olarak degisti. SPECT-BT toplamda 83 hastada benign, 48 hastada malign olmak uzere supheli tutulumlari acikliga kavusturarak planar goruntuleme yorumunu degistirirken hastalarin 76'sinda (%23,3) hasta takibi ve tedavi secimini etkiledi. SPECT-BT goruntuleri sonrasi hastalar ATA kilavuzuna gore yeniden degerlendirildiginde 8 hasta dusuk riskten orta riskli gruba, 4 hasta dusuk riskte yuksek riskli gruba, 12 hasta orta riskten yuksek riskli gruba yukseldi.

Takipte tum hastalara 9-12. ayda 5mCi RAI ile tum vucut tarama testi, TSH, tg/antitg olcumleri ve 6-12. ayda boyun USG kontrolu yapildi. Toplam 8 hasta SPECT-BT ile lokalize edilen ve RAI sonrasi sebat eden metastatik lenf nodlari nedeni ile opere oldu. 70 hastada 6-12. aylar arasinda yuksek doz tedavisi tekrarlandi. 4 hastada RAI negatif dediferansiye makro lezyonlarin tespit edilmesi nedeniyle tirozinkinaz inhibitorleri ile tedaviye baslandi. 7 hastada kemik metastazlari lokalize edilerek eksternal RT planlandi.

SPECT-BT'de izlenen insidental BT bulgulari: Goruntu alanina giren akciger parenkimi degerlendirilmesinde 3 hastada santral yerlesimli kitlesel akciger lezyonlari saptandi. Bu hastalarin 2'si primer akciger kanseri tanisi alirken diger hastada granulomatoz hastalik biyopsi ile verifiye edildi. 5 hastada genis plevral effuzyon ve bunlarin 3'unde eslik eden yaygin infiltrasyon alanlari tespit edilerek gogus hastaliklarina yonlendirildi.

TARTISMA

Tiroid kanserinde cerrahi sonrasi en onemli tedavi basamagi olan RAI tedavisinde tedavi sonrasi goruntuleme gerek dogru evreleme, gerekse hastalik prognozunu ongormede oldukca onemlidir. Yillardir uygulanan bu tedavide rutin goruntuleme olarak kullanilan planar goruntuleme onemli klinik katkilar saglamakla birlikte I-131'in biyolojik dagilimi ve fiziksel ozellikleri yanlis pozitif-negatif sonuclara ve supheli tutulumlara neden olmaktadir. Bu sorunlari cozmek amaciyla iki boyutlu planar goruntulemeye ek olarak yapilan SPECT-BT hibrid goruntulemede SPECT ile ucuncu boyut, BT ile anatomik korelasyon saglanarak tanisal dogruluk artirilmaya calisilmistir.

Hibrid kameralarin yayginlasmasi ile SPECT-BT onkolojiden kardiyolojiye pek cok disiplinde yaygin kullanim alani bulmustur. RAI tedavisi sonrasi SPECT-BT goruntulemenin tanisal dogrulugunun tek basina planar ve SPECT goruntulemelerden daha yuksek oldugunu gosteren cok sayida calisma bulunmaktadir. Ancak bu calismalarda klinik katki %11-58 arasinda oldukca degisken raporlanmis olup nispeten kucuk hasta gruplarinin verileri analiz edilmistir (10, 13, 15, 18-20). Calismamizda genis bir seride RAI tedavisi sonrasi yapilan SPECT-BT goruntulemenin tanisal dogrulugu ve tum vucut planar goruntulemeye katkisi arastirilmaktadir.

Calisma sonucu SPECT-BT'nin duyarlilik, ozgulluk ve dogrulugu sirasiyla % 96,8, %100 ve %99,3 ile planar goruntulemeden oldukca ustun bulunmustur. RAI goruntulemede SPECT-BT'nin planar goruntulemeye gore tanisal ustunlugu pek cok calismada bizim sonuclarimiz ile benzer sekildedir (21-23). OH Jr. ve ark. (24) calismasinda ise ozgulluk yuksek iken duyarlilik %65 oraninda dusuktur. Bu calismada yanlis negatif olarak raporlanan vakalarin buyuk bir kismi FDG pozitif akciger lezyonlari olup calisma dizayni geregi iyot negatif odaklar degerlendirilmediginden duyarliligin planar ile benzer sekilde dusuk raporlandigi varsayilmistir. Bizim calismamizda yanlis negatif olarak yorumlanan iki vakada boyun USG'de ve F18-FDG PET-BT'de tg tuksekligini aciklayacak odak saptanmamisti. Bu hastalarin kontrol 5 mCi taramalari ve tg degerlerinin normal olmasi nedeniyle rezolusyon siniri altindaki mikrometazlarin tg yuksekligine neden olan olabilecegi dusunuldu.

Calismamizda yalnizca tedavi amacli RAI verilen hastalarin goruntuleri kullanilmistir. Ancak Menges ve ark.'nin (25) calismasinda goruntulerin cogunlugu tedavi oncesi diagnostik veya nuks arama amacli yapilan dusuk doz tarama goruntulerinden olusmaktadir. Bu calismada SPECT-BT'nin planar goruntulemeye gore duyarliliginda belirgin fark saptanmamis olup bizim calismamizdaki kullanilan RAI dozlari ile kiyaslandiginda verilen diagnostik RAI tarama dozlari oldukca dusuktur (ortalama: 11,6 mCi). Dusuk doz ile goruntulemede doza bagli rezolusyon azalabileceginden duyarliliginin buna bagli olarak nispeten dusuk oldugu dusunulmektedir.

Verilerimize gore SPECT-BT hastalarin %10,1'inde planar goruntulerde izlenen supheli-metastatik odaklarin benign patolojilere ait oldugunu gostermis, %15,3'unde supheli-benign odaklari dogrulayarak raporlama kisminda nukleer tip uzmanlarina oldukca yardimci olmustur. Wang ve ark. (21) calismasinda hastalarin %70'inde hibrid goruntulemenin raporlamada hekimin guvenini artirdigini belirtmistir. Bu tip supheli vakalarin tek basina planar goruntuler ile yorumlanmasi siklikla ek cekim ve ek radyolojik goruntuleme ihtiyaci dogurdugundan SPECT-BT'nin gereksiz goruntulemeyi ortadan kaldirarak kazanc sagladigi gorulmustur.

Sonuclarimiza gore SPECT-BT hastalarin %23,3'unde takip ve tedavi secimini etkilemistir. Bu konuda yapilan calismalarin sonuclari (%11-58) degisiklik gostermektedir (10, 12, 13, 15, 18-20). Calismalarda kullanilan yontemlerdeki farkliligin sonuclari etkiledigi dusunulmektedir. Gec goruntuleme yapilan olgularda zemin aktivitenin azalmasi nedeniyle lezyonlarin tespiti kolaylasmakta, fizyolojik tutulumlarin ayrimi daha kolay yapilmaktadir. Salvatori ve ark.'nin (26) calismasinda SPECT-BT'de erken goruntulemeye gore gec goruntulemede daha fazla lezyon tespit edildigi raporlanmistir. Bizim calismamizda post RAI goruntuleme 5-7. gunlerde yapilmis olup daha erken goruntuleme yapilan Hassan ve ark.'nin (13) calismasinda SPECT'BT nin klinik katkisinin %14 gibi nispeten dusuk raporlanmasinin goruntuleme suresinden kaynaklanabilecegi dusunulmustur. Farkli sonuclari olan diger calismalarda ise hasta seciminda farkli risk gruplarini iceren heterojen ve nispeten az sayidaki hasta populasyonu ile yapilan degerlendirmelerin uyumsuzluga neden oldugu varsayilmaktadir (12, 18).

Calismamizda SPECT-BT ile hastalarin toplam % 13,8'inde nodal evrenin degistigi gosterilmistir. SPE-CT-BT'nin nodal evrelemeye katkisi onceki calismalarda %15-40 oranlarinda raporlanmistir (10, 15, 21, 27). Bizim gibi hastalarin tamamina rutin boyun-toraks SPECT-BT uygulanan Grewal ve ark.'nin calismasinda tedavi sonrasi goruntulenen olgularda SPECT-BT'nin nodal evrelemeye katkisi %15 olarak raporlanmis olup calismamiz ile benzerdir (15). Yalnizca planar goruntulemede supheli pozitif tutulum olan olgulara SPECT-BT yapilan Kohlfuerst ve ark.'nin (10) calismasinda bu oran %36 olarak belirtilmis olup verilerin degerlendirilmesinde yalnizca bu vakalarin kullanilmasinin daha yuksek sonuclara neden oldugu dusunulmektedir. Bunun disinda calismamizdaki rutin SPE-CT-BT uygulamasi, planar goruntude negatif degerlendirilen 20 olgudaki RAI+ metastatik servikal lenf nodlarinin SPECT-BT ile tespitini saglamistir. Bu nedenle DTC'nin sik metastaz yaptigi lenfatik istastayonlarin goruntulenmesinde SPECT-BT'nin rutin uygulanmasinin yanlis negatiflikleri azaltacagi dusunulmektedir.

Uzak metastaz degerlendirilmesinde SPECT-BT sonrasi hastalarin 17'sinde (%5,2) saptanan metastatik odaklar nedeniyle klinik evre 4 olarak degismistir. Bu hastalarda 1'i akciger, 1'i kemik, 1'i kemik + akciger olmak uzere iyot negatif metastatik lezyonlar SPECT-BT'nin BT komponenti sayesinde tespit edilmis olup iyot negatif makro lezyonlarin tespiti ile hastalarin tedavi rejimleri degismistir. Benzer sekilde Sergieva ve ark. (28) da tedavi sonrasi degerlendirmede SPECT-BT ile hastalarin %7,8'inde planar goruntuler ile saptanamayan iyot negatif lezyonlari tespit edilmesi ile hastanin tedavi yonetiminin onemli olcude degistigini belirtmislerdir. Sonuclarimiza gore rutin SPE-CT-BT goruntulemeye akcigerlerin de eklenmesi DTC'nin en sik uzak metastaz yaptigi organlardan akcigerin iyot negatif dediferansiye metastazlarinin da saptanmasinda faydali olacagi ongorulmektedir.

Calismamizin limitasyonlarina bakildiginda; metastatik lezyonlarin yalnizca bir kisminda histopatolojik verifikasyon bulunmakta olup etik ve klinik nedenlerden oturu diger lezyonlardan biyopsi verifikasyonu yapilamamistir. Uzaysal rezolusyonun sinirlari parsiyel volum etkisi nedeniyle kucuk lezyonlarin tespitini zorlastirmaktadir. Bu nedenle yanlis negatif degerlendirilen tg yuksekligi bulunan iki hastamizda metastatik odak tespit edilememistir. Diger calismalarda buyuk rezidu tiroid dokusunun komsu yapilarin degerlendirilmesini zorlastirdigi tarif edilmekle birlikte bizim hasta grubumuzda rezidu dokudaki aktivite etrafindaki anatomik yapilarin degerlendirilmesini etkilememistir.

SONUC

SPECT-BT hibrid goruntuleme, DTC nedeniyle RAI tedavisi alan olgularda tedavi sonrasi goruntulemede yanlis negatif/pozitif yorumlari azaltarak tanisal dogrulugu artirmakta ve tedavi planlanmasina onemli klinik katkilar sunmaktadir. Supheli tutulumlarin degerlendirilmesinde 3 boyutlu goruntuleme ve BT'nin avantajlarinin kullanilmasi ek goruntuleme ihtiyacini azaltarak kazanc saglamistir. Calismamizda planar goruntulemede negatif olan vakalarin bir kisminda rezolusyon sinirindaki RAI pozitif lezyonlar ve iyot negatif metastazlar saptanmasi nedeniyle DTC'nin sik metastaz yaptigi boyun ve toraks bolgesinden SPE-CT-BT goruntulemenin rutin goruntuleme protokolune alinmasi gerektigi dusunulmektedir.

Hasta Onami: Tum hastalardan yazili onam alindi.

Hakem Degerlendirmesi: Dis bagimsiz.

Yazar Katkilari: Fikir - D.H.S., Y.S.; Tasarim - D.H.S., S.K., E.Y.; Denetleme - C.T., I.A., A.M., S.N.U.; Kaynaklar - D.H.S.; Malzemeler - D.H.S.; Veri Toplanmasi ve/veya Islemesi - D.H.S.; Analiz ve/veya Yorum - D.H.S., Y.S.; Literatur Taramasi - D.H.S., Z.G.O.; Yaziyi Yazan - D.H.S.; Elestirel Inceleme: C.T., S.N.U.

Tesekkur: Bu calisma Istanbul Universitesi Bilimsel Arastirma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafindan desteklenmistir (Proje Numarasi: 29740 ve 29929). Istanbul Universitesi Bilimsel Arastirma Koordinasyon Birimi'ne desteginden oturu tesekkur ederiz.

Cikar Catismasi: Yazarlarin cikar catismasi yoktur.

Finansal Destek: Bu calisma "Istanbul Universitesi Bilimsel Arastirma Projeleri Koordinasyon Birimi" tarafindan desteklenmistir (Proje Numarasi:29740 ve 29929).

Informed Consent: Written informed consent was obtained from all patients.

Peer-review: Externally peer-reviewed.

Author Contributions: Concept - D.H.S., Y.S.; Design - D.H.S., S.K., E.Y.; Supervision - C.T., I.A., A. M., S.N.U.; Resources - D.H.S.; Materials - D.H.S.; Data Collection and/or Processing - D.H.S.; Analysis and/or Interpretation - D.H.S., Y.S.; Literature Search - D.H.S., Z.G.O.; Writing Manuscript - D.H.S.; Critical Review - C.T., S.N.U.

Acknowledgements: This study was supported by Istanbul University Scientific Research Projects Coordination Unit (Project number: 29740 and 29929). We thank Istanbul University Scientific Research Projects Coordination Unit for their support.

Conflict of Interest: Authors have no conflict of interest to declare.

Financial Disclosure: This study was supported by Istanbul University Scientific Research Projects Coordination Unit (Project number: 29740 and 29929).

KAYNAKLAR

(1.) Davies L, Welch HG. Increasing incidence of thyroid cancer in the United States, 1973-2002. JAMA 2006;295(18):2164-7. [CrossRef]

(2.) Davies L, Welch HG. Current thyroid cancer trends in the United States. JAMA Otolaryngol Head Neck Surg 2014;140(4):317-22. [CrossRef]

(3.) Hundahl SA, Fleming ID, Fremgen AM, Menck HR. A National Cancer Data Base report on 53,856 cases of thyroid carcinoma treated in the US, 1985-1995. Cancer 1998;83(12):2638-48. [CrossRef]

(4.) Randolph GW, Thompson GB, Branovan DI, Tuttle RM. Treatment of thyroid cancer: 2007--a basic review. Int J Radiat Oncol Biol Phys 2007;69(2):S92-S7. [CrossRef]

(5.) Abraham T, Schoder H, editors. Thyroid cancer-indications and opportunities for positron emission tomography/computed tomography imaging. Seminars in nuclear medicine; 2011: Elsevier.

(6.) Haugen BR, Alexander EK, Bible KC, Doherty GM, Mandel SJ, Nikiforov YE, et al. 2015 American Thyroid Association management guidelines for adult patients with thyroid nodules and differentiated thyroid cancer: the American Thyroid Association guidelines task force on thyroid nodules and differentiated thyroid cancer. Thyroid 2016;26(1):1-133. [CrossRef]

(7.) Burlison JS, Hartshorne MF, Voda AM, Cocks FH, Fair JR. SPECT/CT localization of oral radioiodine activity: a retrospective study and in-vitro assessment. Nucl Med Commun 2013;34(12):1216-22. [CrossRef]

(8.) Shapiro B, Rufini V, Jarwan A, Geatti O, Kearfott KJ, Fig LM, et al. editors. Artifacts, anatomical and physiological variants, and unrelated diseases that might cause false-positive whole-body 131-I scans in patients with thyroid cancer. Seminars in nuclear medicine; 2000: Elsevier.

(9.) Glazer DI, Brown RK, Wong KK, Savas H, Gross MD, Avram AM. SPECT/CT evaluation of unusual physiologic radioiodine biodistributions: pearls and pitfalls in image interpretation. Radiographics 2013;33(2):397-418. [CrossRef]

(10.) Kohlfuerst S, Igerc I, Lobnig M, Gallowitsch H, Gomez-Segovia I, Matschnig S, et al. Posttherapeutic 131I SPECT-CT offers high diagnostic accuracy when the findings on conventional planar imaging are inconclusive and allows a tailored patient treatment regimen. Eur J Nucl Med Mol Imaging 2009;36(6):886-93. [CrossRef]

(11.) Ciappuccini R, Heutte N, Trzepla G, Rame JP, Vaur D, Aide N, et al. Postablation (131) I scintigraphy with neck and thorax SPECT-CT and stimulated serum thyroglobulin level predict the outcome of patients with differentiated thyroid cancer. Eur J Endocrinol 2011;164(6):961-9. [CrossRef]

(12.) Chen L, Luo Q, Shen Y, Yu Y, Yuan Z, Lu H, et al. Incremental value of 131I SPECT/CT in the management of patients with differentiated thyroid carcinoma. J Nucl Med 2008;49(12):1952-7. [CrossRef]

(13.) Hassan FU, Mohan HK. Clinical utility of SPECT/CT imaging post-radioiodine therapy: does it enhance patient management in thyroid cancer? Eur Thyroid J 2015;4(4):239-45. [CrossRef]

(14.) Barwick TD, Dhawan RT, Lewington V. Role of SPECT/CT in differentiated thyroid cancer. Nucl Med Commun 2012;33(8):787-98. [CrossRef]

(15.) Grewal RK, Tuttle RM, Fox J, Borkar S, Chou JF, Gonen M, et al. The effect of posttherapy 131I SPECT/CT on risk classification and management of patients with differentiated thyroid cancer. J Nucl Med 2010;51(9):1361-7. [CrossRef]

(16.) Cooper DS, Doherty GM, Haugen BR, Kloos RT, Lee SL, Mandel SJ, et al. Revised American Thyroid Association management guidelines for patients with thyroid nodules and differentiated thyroid cancer: the American Thyroid Association (ATA) guidelines taskforce on thyroid nodules and differentiated thyroid cancer. Thyroid 2009;19(11):1167-214. [CrossRef]

(17.) Edge S, Byrd D, Compton C, Fritz A, Greene F. Trotti A, editors: AJCC cancer staging manual. New York: Springer. 2010.

(18.) Wong KK, Sisson JC, Koral KF, Frey KA, Avram AM. Staging of differentiated thyroid carcinoma using diagnostic 131I SPECT/CT. AJR Am J Roentgenol 2010;195(3):730-6. [CrossRef]

(19.) Barwick T, Murray I, Megadmi H, Drake WM, Plowman PN, Akker SA, et al. Single photon emission computed tomography (SPECT)/computed tomography using Iodine-123 in patients with differentiated thyroid cancer: additional value over whole body planar imaging and SPECT. Eur J Endocrinol 2010;162(6):1131-9. [CrossRef]

(20.) Wang H, Fu HL, Li JN, Zou RJ, Gu ZH, Wu JC. The role of single-photon emission computed tomography/computed tomography for precise localization of metastases in patients with differentiated thyroid cancer. Clinical Imaging 2009;33(1):49-54. [CrossRef]

(21.) Wong KK, Zarzhevsky N, Cahill JM, Frey KA, Avram AM. Incremental value of diagnostic 131I SPECT/CT fusion imaging in the evaluation of differentiated thyroid carcinoma. AJR Am J Roentgenol 2008;191(6):1785-94. [CrossRef]

(22.) Aide N, Heutte N, Rame JP, Rousseau E, Loiseau C, Henry-Amar M, et al. Clinical relevance of single-photon emission computed tomography/computed tomography of the neck and thorax in postablation 131I scintigraphy for thyroid cancer. J Clin Endocrinol Metab 2009;94(6):2075-84. [CrossRef]

(23.) de Pont C, Halders S, Bucerius J, Mottaghy F, Brans B. 124I PET/CT in the pretherapeutic staging of differentiated thyroid carcinoma: comparison with posttherapy 131I SPECT/CT. Eur J Nucl Med Mol Imaging 2013;40(5):693-700. [CrossRef]

(24.) Oh JR, Byun BH, Hong SP, Chong A, Kim J, Yoo SW, et al. Comparison of 131I whole-body imaging, 131I SPECT/CT, and 18F-FDG PET/CT in the detection of metastatic thyroid cancer. Eur J Nucl Med Mol Imaging 2011;38(8):1459-68. [CrossRef]

(25.) Menges M, Uder M, Kuwert T, Schmidt D. 131I SPECT/CT in the follow-up of patients with differentiated thyroid carcinoma. Clin Nucl Med 2012;37(6):555-60. [CrossRef]

(26.) Salvatori M, Perotti G, Villani MF, Mazza R, Maussier ML, Indovina L, et al. Determining the appropriate time of execution of an I-131 post-therapy whole-body scan: comparison between early and late imaging. Nucl Med Commun 2013;34(9):900-8. [CrossRef]

(27.) Mustafa M, Kuwert T, Weber K, Knesewitsch P, Negele T, Haug A, et al. Regional lymph node involvement in T1 papillary thyroid carcinoma: a bicentric prospective SPECT/CT study. European journal of nuclear medicine and molecular imaging. 2010;37(8):1462-6. [CrossRef]

(28.) Sergieva S, Robev B. 131I SPECT-CT imaging in management of differentiated thyroid carcinoma (DTC). J Nucl Med 2016;57(Suppl. 2):1517.

Duygu HAS SIMSEK [iD], Yasemin SANLI [iD], Serkan KUYUMCU [iD], Ebru YILMAZ [iD], Zeynep Gozde OZKAN [iD], Cuneyt TURKMEN [iD], Isik ADALET [iD], Ayse MUDUN [iD], Seher Nilgun UNAL [iD]

Istanbul Universitesi, Istanbul Tip Fakultesi, Nukleer Tip Ana Bilim Dali, Istanbul, Turkiye

Cite this article as: Has Simsek D, Sanli Y, Kuyumcu S, Yilmaz E, Ozkan ZG, Turkmen C, et al. Post-Therapy Imaging after Radioactive Iodine Therapy for Differentiated Thyroid Cancer: The Contribution of SPECT-CT Imaging to Planar Imaging. J 1st Faculty Med 2018; 81(4): 106-114.

Iletisim kurulacak yazar/Corresponding author: dr.duyguhas@hotmail.com

Gelis tarihi/Received Date: 23.10.2017 * Kabul tarihi/Accepted Date: 08.08.2018

DOI: 10.26650/IUITFD.345626
Tablo 1. Radyoaktif iyotun (RAI) fizyolojik tutulum mekanizmalari ve
yanlis pozitif degerlendirmeye neden olabilecek fizyolojik tutulum
ornekleri (9)

Aktivite Kaynagi    RAI Tutulum Mekanizmasi    Benign Sebepleri

Total tiroidektomi  Sodyum iyodur              Tiroglossal traktta,
sonrasi remnant     simporter yardimi          tiroid yataginda remnant
tiroid dokusu       ile konsantre edilir       doku, piramidal lob
Ektopik tiroid      Sodyum iyodur              Lingual tiroid,
dokusu              simporter yardimi          intrakardiak tiroid,
                    ile konsantre edilir       ovaryan tiroid
Sodyum iyodur       Sodyum iyodur              Tukuruk bezleri, koroid
simporter eksprese  simporter veya             plexus, lakrimal bez,
eden tiroid disi    diger tasiyici proteinler  nazal mukoza, timus,
dokular             yardimi ile konsantre      meme dokusu, gastrik
                    edilir                     mukoza, barret ozefagus,
                                               meckel divertikulu,
                                               gastrointestinal
                                               duplikasyon kisti
Intravaskuler       Kan havuzu                 Normal kardiyak kan
bosluklar                                      havuzu, vaskuler ektazi
Enterohepatik ve    RAI fizyolojik atilim      Safra kesesi, barsaklar,
genitouriner        yollari                    inguinal herni,
sistemden atilim                               bobrekler, mesane,
                                               hidonefrotik/ektopik ya
                                               da transplante bobrege
                                               ait tutulumlar
Hepatik             Radyoiodinize tiroksinin   Diffuz hepatik tutulum
metabolizma         hepatik metabolizmasi
RAI sekresyonu      Tukruk, gozyasi, nazal     Orofaringeal alanda,
                    sekresyon, anne sutu,      osefagusta sekresyonlara
                    mide oz suyu, ter          bagli tutulumlar, Zenker
                                               divertikulu, trakeostomi
                                               tupu, terlemeye bagli
                                               tutulum.
Kontaminasyon       RAI iceren idrar /         Bulas olan yerde,
                    feces bulasi               genellikle cilt ustunde
Kistler             Pasif diffuzyon            Renal, ovaryan,
                                               plevraperikardial,
                                               bronkojenik kistler
3.bosluklara gecis  Pasif diffuzyon            Perikardiyal-plevral
Enflamasyon-        Vasodilatasyon, kanlanma   effuzyon, asit, hidrosel
enfeksiyon          ve kapiller permeabilite   Akcigerde enfeksiyon
                    artisi                     alanlarinda tutulum,
                                               perikardit, artrit,
                                               sialadenit, kronik
                                               sinuzit, kolesistit,
                                               cilt yanigi-yaralar,
                                               iyilesmekte olan cerrahi
                                               kesiler
Tiroid disi         Aktif transport ve         Meningioma, tukruk bezi
neoplaziler         bilinmeyen mekanizmalar    adenokarsinom, kucuk
                                               hucreli disi akciger
                                               kanserleri, teratom,
                                               ovaryen ve gastrik
                                               adenokarsinomlar
Diger kaynaklar     Cesitli-bilinmeyen         Dental materyal,
                    mekanizmalar               menstruel uterin
                                               tutulum, uterin fibroid,
                                               subdural hematom,
                                               posttravmatik e
                                               nsefalomalazi

Tablo 2. Hastalarin demografik ve klinik ozellikleri

Cinsiyet

Kadin                                   254
Erkek                                    71
Tani aninda ortalama yas                 48,3 (15-81)
Histolojik tip
 Folikuler tip papiller tiroid          133
 karsinom
 Klasik tip papiller tiroid karsinom     79
 Klasik-folikuler tip papiller tiroid    52
 karsinomu
 Onkositik tip papiller tiroid           16
 karsiomu
 Folikuler tiroid karsinomu               2
 Diger                                   43
RAI oncesi ATA risk siniflamasi
 Dusuk                                  197
 Orta                                   118
 Yuksek                                   3
Tedavi sirasinda TSH ortalama           141,6 (31-594)
Tedavi sirasinda tiroglobulin            25,8 (0,04-1000)
ortalama
Tedavi sirasinda antitiroglobulin       126,7 (0,12-4000)
ortalama

RAI: radyoaktif iyot; TSH: tiroid stimulan hormon
COPYRIGHT 2018 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2018 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:RESEARCH
Author:SImsek, Duygu Has; Sanli, Yasemin; Kuyumcu, Serkan; Yilmaz, Ebru; Ozkan, Zeynep Gozde; Turkmen, Cune
Publication:Journal of Istanbul Faculty of Medicine
Date:Dec 1, 2018
Words:4782
Previous Article:A RARE PRESENTATION OF CYTOMEGALOVIRUS INFECTION IN A RENAL TRANSPLANT RECIPIENT: PNEUMONIA ACCOMPANIED BY AORTIC ANEURYSM...
Next Article:RUTIN SAGLIK TARAMASI YAPILAN BIREYLERDE VITAMIN D DUZEYLERI/VITAMIN D LEVELS IN ROUTINE MEDICAL EXAMINATION.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2020 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters