Printer Friendly

Child abuse and neglect: risk factors and effects of child abuse on child psycho-social development/Cocuk istismari ve ihmali: risk faktorleri ve cocuklarin psiko-sosyal gelisimi uzerindeki etkileri.

Giris

Cocuk istismari ve ihmali sik karsilasilan bir sorundur. Gerek ulkemizde gerekse diger ulkelerde cocuk istismari ve ihmali konusunda son yillarda bircok calisma yapilmis olmasina ragmen yasanan istismar vakalarinda-ki artis dikkat cekicidir.

Cocuk istismari ve ihmali, ilk olarak Kempe, Silverman, Steele, Droegemuller, Silver (1962) tarafindan ortaya atilan "Hirpalanmis Bebek Sendromu" ile dikkat cekmistir. Hirpalanmis bebek sendromu cocuk istismarinin en agir formlarindandir. Kizgin anne-ba-banin ya da bebege bakmakla yukumlu olan birinin bebegi siddetli bir sekilde sallamasi ile beyin kanamasi gecirmesi ya da tibbi bakim gerektirecek derecede zarar vermesi olarak ifade edilen hirpalanmis bebek sendromu ile ilgili yapilan ilk calismalarda, duygusal ve fiziksel istismar ele alinmistir. Cocuk istismari konusunda cogunlukla tip, adli tip, sosyal hizmetler gibi bilim alanlari tarafindan calismalar yapilmis olsa da, cocuk istismar ve ihmaline multidisipliner bir yaklasim sergilenmesi gerekmektedir. Cunku evde anne-babasi ile vakit geciren cocuk disaridaki zamaninin cogunu okulda gecirmekte ve istenmeyen davranislara maruz kalabilmektedir. Yine, cocuk mahkemelerinde ve aile mahkemelerinde cocuk ile calisan uzmanlar ve diger kisiler de bilerek ya da bilmeyerek istismara sebep olabilmektedirler. Cocuklarla calisan ve yakin iliski icinde olan aile, ogretmen, uzman ve diger kisilerin bu konuda farkindaliklarinin artmasi saglanmalidir. Boylelikle istismar ve ihmal vakalarinin azalacagi dusunulmektedir. Bu makale, anne baba, okul psikolojik danismanlari, ogretmenler, cocuklarla calisan uzmanlar ve diger meslek gruplarinin, cocuk istismari ve ihmali konusunda farkindaliklarini arttirmak amaci ile hazirlanmistir.

Cocuk Istismari Tanimi ve Cesitleri

Cocuk istismari farkli kaynaklarda farkli sekillerde tanimlanmistir. Cocuk istismari; cocuklarin kendilerinden en az 6 yas buyuk bir yetiskin tarafindan, beden ve ruh sagliklarina zarar veren ya da fiziksel, zihinsel, du-yussal, sosyal ve ahlaki gelisimlerini engelleyen ve kaza sonucu olmayan, toplumsal kurallar ve profesyonel kisilerce uygunsuz ya da hasar verici olarak nitelendirilen eylemlere maruz kalmalari olarak ifade edilmektedir (Gurkaynak ve Gozutok, 1998; Lynch, 1991; Kozcu, 1991; Taner ve Gokler, 2004; Polat, 2007; Sahin, 2001). Cocugun, bir yetiskin tarafindan ona fiziksel, duygusal, cinsel yonden zarar vermeyi amaclayan davranislara maruz birakilmasi "cocuk istismari" olarak adlandirilir. Cocukluk cagi travmalari icerisinde tekrarlanabilirligi ve cocuga en yakinlari tarafindan yapilmasi nedeniyle tanimlanmasi ve tedavi edilmesi en zor olan travma sekli istismardir (Yilmaz, Isiten, Ertan, ve Oner, 2003). Son yillarda cocuk istismari vakalarinin artis gostermesi literaturde de bu yonde calismalar yapilmasina neden olmustur.

Cocuk istismari konusu tek basina ele alindigi gibi bazi kaynaklarda cocuk ihmali ile birlikte ele alinmis ve cocuga karsi kotu muamelenin kapsaminda tanimlanmistir. Cocuk istismari ve ihmali kavramlari birbiri ile ayni degildir, aktif ve pasif olma durumlarina gore farklilik gostermektedirler. Istismar aktif, ihmal ise pasif bir olgudur (Aral, 1997). Helfner (1991), cocuk istismar ve ihmalini; cocukla bakicisi arasinda cocugun fiziksel veya gelisimsel durumuna yansiyan ve bir kaza sonucu ortaya cikmayan etkilesim veya etkilesim eksikligi, cocuklarin beslenme, bakim, egitim gibi temel ihtiyaclarinin karsilanmadigi durumlar olarak tanimlamistir.

Garborina'ya (1994) gore ise cocuk istismari, cocuga kotu muamele probleminin buyuk kismini kapsamakta olup fiziksel, ruhsal ve cinsel acidan cocugun kotu davranislara maruz kalmasini icermektedir (Akt: Aral, 1997). Dunya Saglik Orgutu, cocuk istismarini ve cocuga karsi kotu muameleyi birlikte ele almis ve sorumluluk, guven, yetenek ile ilgili genel durumunda cocugun sagligina, yasamina, gelisimine ve degerine zarar veren fiziksel ve/veya duygusal kotu davranis, ticari cikar icin cocugun kullanilmasi olarak tanimlamaktadir (World Health Organization-WHO, 2006). "Istismar davranisinin mutlaka cocuk tarafindan algilanmasi veya yetiskin tarafindan bilincli olarak yapilmasi kosul degildir" (Polat, 2007:27).

Cocuk istismari ve ihmalinin hukuksal boyutunu olusturan Turk Ceza Kanunu'nda da cocuk istismari ve ihmali birlikte ele alinmistir. Cocugun kendisine karsi suc islenerek istismar ve ihmal edildigi (bir sucun magduru durumunda oldugu) olaylar, kisi hurriyetini, yasamini ve bedensel butunlugunu ihlal eden suclar, kacirma ve irza gecme, irza tasaddi, fuhusa yoneltme, terk etme, terbiye ve disiplin araclarini kotuye kullanma, fena muamele etme gibi konularla ilgili cesitli kanun maddeleri duzenlenmistir (Akyuz, 2000; Konanc, 1989).

Cocuk istismari kisa ve uzun vadede cocukta derin psikolojik etkiler birakan bir durumdur ve gunumuzde gorulme sikligi artmaktadir. Amerika Birlesik Devletleri'nde yapilan calismalarda 1986 yilindan 1993 yilina kadar cocuk istismarinin tum formlarinda %67 oraninda artis oldugu, istismara maruz kalan cocuk sayisinin 931.000'den 1.553.800'e yukseldigi bildirilmistir (U.S. Department of Health and Human Services, 1996). Turkiye'de Devlet Istatistik Enstitusunce, 2000 yilinda, sadece 27 ilde yapilan calismada 6758 cocugun farkli nedenlerden dolayi magdur ya da terk edilen durumunda oldugu belirlenmistir (T.C. Basbakanlik Devlet Istatistik Enstitusu., 2000). Ancak, elde edilen bu veriler kadar sosyokulturel nedenlerle gizli tutulan olgularin da kucumsenmeyecek duzeyde oldugu tahmin edilmektedir. Yapilan baska bir calismada, bati toplumlari ile karsilastirildiginda, ulkemizde en azindan 250.000-300.000 cocugun istismara maruz kaldigindan suphelenildigi belirtilmektedir (Bilir, Ari, Atik ve San, 1987). Dunyada %1-10 sikliginda gorulen cocuk istismari vakalarinin, ulkemizde %10-53 arasinda oldugu (Konanc, Gurkaynak ve Egemen, 1991:37), Basbakanhk Aile Arastirma Kurumunun yaptigi bir calismada ise cocuklarin %46'sinin istismar ve ihmale ugradiklari belirtilmistir (B.A.A.K, 1995).

Cocuk istismari, ihmali ve cocuga karsi kotu muamele gibi farkli tanimlamalar yapilmis olsa da hepsinde ortak olan nokta cocugun maruz kaldigi davranislar sonucunda fiziksel, duygusal, cinsel ve sosyal acidan zarar gormesidir. Bu calismada, cocuk istismari uzerinde durulmakta ve ihmal de cocuk istismari kapsaminda ele alinmaktadir.

Dunya Saglik Orgutu cocuga karsi kotu muameleyi 4 gruba ayirmistir (WHO, 2006):

1. Fiziksel Istismar

2. Duygusal ve Psikolojik Istismar

3. Cinsel Istismar

4. Ihmal

1. Fiziksel Istismar:

Cocugun fiziksel olarak zarar gormesidir. En genis anlamda 18 yasindan kucuk cocuk ya da gencin, ana babasi ya da bakimindan sorumlu baska bir kisi tarafindan sagligina zarar verecek bicimde surekli ve sistemli olarak fiziksel hasara ugramasi (Kulaksizog-lu, 1998), cocugun kaza disi yaralanmasi (Polat, 2007; Hanci, 2002:263) veya fiziksel olarak cezalandirilmasi (Unal, 2008:11) olarak tanimlanmaktadir. Fiziksel istismar; itaati saglama, cezalandirma ya da ofke bosaltma amaciyla elle ve/veya aletle vurularak, itilerek, sarsilarak yakilarak, bogularak, zehirlenerek ya da isirilarak (WHO, 2006; Kaplan, Pelcovitz ve Labruna, 1999:38) cocugun vucudunun herhangi bir yerinde iz birakacak sekilde ya da iz birakmasa da siddet uygulayarak cocuga zarar verilmesidir (SHCEK, 2006; Hanci, 2002:263, Aydin, 1997).

Fiziksel istismar, en sik rastlanan ve belirlenmesi en kolay olan istismar turudur. Amerika Birlesik Devletleri (ABD)'nde Cocuk Koruma Servisine 2003 yilinda cocuk istismari ve ihmali ile ilgili yapilan 2.9 milyon basvurunun %68'i (1.933.000) cocuk ihmal ve istismari olarak degerlendirilmistir. Bu cocuklardan %25'i Ingiltere'de dort yas altinda her bin cocuktan biri, ulkemizde kizlarin %62.4'u, erkeklerin ise %62.9'u fiziksel istismara maruz kalmakta (Vandevan ve Newberger: 1994:362) ve bu cocuklarin % 65.72'sinin anne ve babasi tarafindan istismar edildikleri bilinmektedir (Aral, 1997). Anne babalar kimi zaman bilerek kimi zaman bilmeyerek cocugun psiko-sosyal gelisimini engelleyecek tutum ve davranislar sergileyebilirler. Cocuk uzerinde otoriteyi saglama, ofke bosaltma, ceza verme amaci ile aileler, ogretmeler ve diger uzmanlar fiziksel siddete basvurabilmektedir.

Fiziksel ceza ve siddet bazi kulturlerde disiplin saglamada, cocugun uygun davranisi gostermesi icin bir yontem olarak kullanilmaktadir. Ancak, yapilan arastirmalar sanildigi gibi fiziksel cezanin disiplini saglamadigini gostermistir. Kulturel olarak bunun normal gorulmesi bir dezavantajdir. Yine anne-baba-nin bosanmis olmasi, madde kullanmasi, ekonomik sikintilar da cocuga karsi siddet uygulamasina neden olmaktadir. Cocuga uygulanan ceza, fiziksel siddet, cocugun psiko-sos-yal gelisimini, benlik saygisini olumsuz yonde etkilemekte ve cocugun siddeti kaniksamasina yol acabilmektedir. Cocugun fiziksel olarak istismar edilmesi onun duygusal bakimdan da hasara ugramasina neden olmaktadir (Kulaksizoglu, 1998).

2. Duygusal ve Psikolojik Istismar:

Duygusal istismar; cocugun duygusal, sosyal ve kisilik gelisimini engelleyici tum davranislari iceren, cocugun fiziksel ve psikolojik gelisiminin bozulmasi ile sonuclanan kotu muamelenin bir cesididir (Unal, 2008; Garbarino ve Garbarino, 1994). Cocugun nitelik, kapasite ve arzularinin devamli olarak kotulenmesi, sosyal iliskiden yoksun birakilmasi, sosyal acidan agir zararlar verme veya terk etme ile tehdit edilmesi, cocugun topluma aykiri dusen cocuk bakim ve yontemleri ile yetistirilmesi, cocuktan yasina veya gucune uygun olmayan taleplerde bulunulmasi (Topbas, 2004), toplumsal ve bilimsel standartlara gore psikolojik hasara ugratilmalari (Kara, Bicer ve Gokalp, 2004:140) duygusal istismar olarak tanimlanmaktadir.

Duygusal istismar; reddetme, asagilama, kufretme, yalniz birakma, ayirma, korkutma, onemsememe, kucuk dusurme, alayli konusma, lakap takma, aile ici siddete tanik etme, otorite kurma, bagimli kilma gibi cocugun kimligini zedeleyen davranislari (WHO: 2006; Polat, 2007; Paavilainen ve Taka, 2003; Beyazova ve Sahin, 2001), fiziksel olmayan ancak cok agir olan cezalari ya da tehditleri icermektedir (Taner ve Gokler, 2004). Bu tur davranislar cocugun davranissal, bilissel, duygusal veya fiziksel gelisimine o anda ya da gelecekte hasar verir. Duygusal istismar fiziksel istismar ile birlikte veya ayri olarak gorulebilir. Ancak, genellikle birlikte gorulmektedir. Duygusal istismara bagli hasarlar da fiziksel istismar kadar zedeleyicidir. Buna karsin bulgulari daha gizlidir (Kara ve ark., 2004). Duygusal istismar cok kolay fark edilen bir sorun olmadigindan gorulme orani da kesin olarak bilinmemektedir. Kiz ve erkek oranlari esit olmakla birlikte, en cok 6-8 yas arasi cocuklara yoneltilmekte ve ergenlige kadar benzer duzeylerde kalmaktadir (Kaplan, Pelcovitz ve Labruna, 1999). Duygusal istismarin uygulayicisi genellikle cocukla birebir iliski icinde oldugu yetiskinlerdir. Ebeveynler, ogretmenler, akrabalar, komsular, hukukcular cocugu duygusal acidan istismar eden kisiler olabilmektedir (Garbarino ve Garbarino, 1994).

3. Cinsel Istismar:

Cinsel istismar; nedenleri karmasik, kisa ve uzun vadede psikolojik yonden agir olumsuz sonuclarin yasanmasina, bireyin yasam kalitesini ve yasam doyumunu olumsuz etkilemeye neden olan ciddi bir tibbi, hukuki ve sosyal problemdir (Cecen, 2007). Cinsel istismar; gelisimsel olarak olgunlasmamis cocuk ya da ergenin bir eriskinin cinsel gereksinim ve isteklerini karsilamak amaciyla (Polat, 2007; Topbas, 2004), yas ve gelisim basmagi nedeni ile tam olarak anlayamadigi, bilgilendirilerek riza gosterme yetisine sahip olmadigi, sosyal tabu ve aile rollerini cigneyen bir cinsel aktivitede yer almasi olarak tanimlanmaktadir (Glaser, 1991; Kepme ve Kepme; akt., Haugaard, 2000; Kaufman and the Co-mittee on Adolescent, 2008). Aile icinde yasanan cinsel istismara "ensest" adi verilir. Cocugun aile icinde anne, baba ya da akrabalar tarafindan istismara ugramasi en agir cinsel istismar turudur. Cocugun bakimindan, sagligindan birinci derecede sorumlu olan anne-baba ve akrabalari tarafindan istismara ugramasi cocugun guveninin yikilmasina ve butun yasami boyunca psikolojik yaralar tasimasina neden olan uzun vadeli zararlara yol acmaktadir (Polat, 2007).

Cinsel istismar sik rastlanan ve genelde yillarca suren bir durum olmakla birlikte siklikla gizli kalmaktadir. Vakalarin yalnizca %15'inin bildirildigi dusunulmektedir (Yates, 1997). Gerek Turkiye'de gerek yurtdisinda yapilan arastirmalar, cinsel istismarin boyutlarinin belirlenmesinin zor oldugunu ve eldeki verilerin gercek degerlerin altinda oldugunu gostermektedir (Topbas, 2004; Kaufman and the Committeee on Adolescent, 2008). Romanya'da yapilan bir calismada, aileler ile gorusuldugunde cinsel istismar magduru cocuk orani %0.1 iken, cocuklar ile gorusuldugunde bu oranin %9.1 oldugu saptanmistir (Runyan, Corrine ve Ikeda, 2002). Amerika Birlesik Devletleri'nde cocuk cinsel istismar vakalarinin %12 oraninda (U.S. Departmant of Health and Human Services, 2006) oldugu ve yine Amerikan Adalet Birimi 2004 raporlarina gore 12-15 yas arasi cocuklarda cinsel istismar oraninin 1.2/1000 oldugu bilinmektedir (Kaufman and Comittee on Adolescent, 2008). Bu oranlarin kadinlarda %1217, erkeklerde ise %5-8 oldugu dusunulmektedir (Gorey ve Leslie, 1997). Ulkemizde cocuk cinsel istismar orani ise %9-18'dir (Polat, 2007).

Cinsel istismarin herhangi bir sosyo-demografik grupla baglantisi saptanmamakta ve her sosyo-demografik duzeyde gorulebilecegi belirtilmektedir (Taner ve Gokler, 2004). Cinsel istismarin genellikle aile ici, aileye yakin kisiler ya da cocugun tanidigi bir kisi tarafindan yapildigi bildirilmektedir (Topbas, 2004).

Cocuklarin maruz kaldigi cinsel istismar; temas icermeyen istismar (cinsel oneri, seksi konusma ve yorumlarda bulunma, pornografik film seyrettirme, teshircilik), rontgencilik, cinsel organlara dokunma, oral seks, cinsel somuru, cinsel iliskiye tanik edilme/olma, ensest gibi davranislari icermektedir (Faller, 1989; Haugaard, 2000; Nurcombe, 2000; Topbas, 2004; Polat, 2007; Karakaya, Uneri ve Coskun, 2005; Cecen, 2007). Cocuklarin bu istismar turlerinden en sik olarak oral ve genital temas, dokunma ve oksama gibi cinsel edimlere maruz kaldiklari aciklanmistir (Polat, 2007).

Fiziksel, duygusal ve cinsel istismar cocukta derin izler birakan durumlardir. Bu durumlar kadar onemli olan ve cocugun psikolojik gelisimini olumsuz etkileyen diger faktor de ihmaldir. Cocuk anne-babasi, ogretmeni ya da sagligindan ve iyilik halinden sorumlu olan baska biri tarafindan ihmal edilebilmektedir. Cocuk ihmali de istismar kadar olumsuz bir durumdur.

4. Ihmal:

Cocuga bakmakla yukumlu kisinin bu yukumlulugunu yerine getirmemesi, beslenme, giyim, tibbi, saglik, egitim, sosyal ve duygusal gereksinimler ya da yasam kosullari icin gerekli ilgiyi gostermemesi, cocugu fiziksel ya da duygusal yonden ihmal etmesi seklinde tanimlanmaktadir (Polat, 2007; WHO, 2006).

Istismar ve ihmali birbirinden ayiran ozellikler; istismarin aktif, ihmalin ise pasif olmasi ve istismarin daha cok psikolojik strese bagli olarak ortaya cikmasidir. Ihmalin de istismar gibi fiziksel, duygusal ve cinsel boyutlari vardir (Unal, 2008; Senol, 2000).

Fiziksel ihmal, 18 yasindan kucuk cocuk ya da gencin yetersiz beslenme, giydirme, hijyen ya da bakim verme sonucunda zarara ugramasidir (Kaplan, Pelcovitz ve Labruna, 1999). Fiziksel ihmal de fiziksel istismar gibi kolay belirlenebilmektedir (Aral, 1997; Bilir ve ark. 1991; Lynch, 1991).

Duygusal ihmal, cocuga duygusal destek ve bakimin tam olarak verilmemesi, cocugun saglikli gelisimi icin uygun uyanlarin olusturulmamasi olarak tanimlanmaktadir. Asiri koruyucu ailede cocugun istenilen saglikli gelisimini engelleyeceginden duygusal ihmale neden olabilmektedir (Ozturk, 2007b).

Cinsel ihmal, cocuklarin cinsel somuruye karsi korunmamasi ve ilgisiz kalinmasi, cinsel gelisimine gerekli onemin verilmemesi olarak tanimlanmaktadir (Aral, 1997).

Ihmal, ozellikle buyume geriligi olan, psiko-sosyal uyum guclugu ceken, egitim gereksinimleri karsilanmayan cocuklarda akla getirilmelidir (Topbas, 2004).

Cocuk Istismarinda Risk Faktorleri

Cocuk istismarinda farkli risk faktorleri vardir. Bu faktorler aileden aileye degistigi gibi kulturden kulture de degisebilmektedir. Sosyal izolasyon (Mulryan, Cathers, Fagin, 2000), demografik etmenler ve sapkin davranislar (Unal, 2008), fiziksel cezayi kabul (Ateah ve Durrant, 2005), fiziksel istismara maruz kalmis ebeveynler, ebeveynlerin saldirganlik gibi olumsuz etkileri (Mommen, Kolko ve Pilkonis, 2002), ebeveynlerin egitim duzeyi, parcalanmis aile yapisi, esler arasi uyumsuzluk, madde bagimliligi, cocugun yasi, cinsiyeti, bedensel ya da zihinsel engelinin bulunmasi gibi faktorler cocuk ihmal ve istismarinda riski arttirmaktadir.(Aral, 1997; Hibbard ve Desch, 2007; Polat, 2007; Nurcombe, 2000; Ozturk, 2007a).

Tablo-1'de gosterildigi gibi Dunya Saglik Orgutu bu risk faktorlerini "kisisel, ailesel ve toplumsal" olmak uzere uc ana baslik altinda toplamistir (WHO, 2006).

Tabloda belirtildigi gibi, genc anne-ba-ba olma, ebeveynlerden birinin ya da her ikisinin de yoklugu, istenmeyen gebelik, erken yasta siddete maruz kalma, kulturel normlar, engelli olma gibi faktorler istismar ve ihmal icin onemli risk faktorleridir. Cocuk istismari ve ihmali ulusal merkezi raporlarina gore engelli bireylerin istismara maruz kalma oranlari normal bireylere gore 1,7 kat daha fazladir (Vig ve Kaminer, 2002). Hafif duzeyde zihinsel engele sahip bireyler toplum icerisinde yasamaya calisirlar ve toplumla butunlesme cabasi bireylerin istismara daha acik hale gelmesine neden olmaktadir (Verdugo, Bermejo, ve Fuertes, 1995). Bazi arastirmacilar (Watson, 1984; Sobsey, 1994; Lumley ve Milten-berger, 1997) zihinsel engelli bireyin istismara maruz kalmasinda etkili olan cesitli faktorler belirtmislerdir. Bunlar;

a) Uygun olmayan sosyal beceriler (Inappropriate social skills)

b) Yetersiz yargilama (Poor judgement)

c) Iletisim becerilerindeki yetersizlikler (Lack of communication skills)

d) Yuksek oranda fiziksel bagimlilik (Higher degrees of physical dependence)

e) Uygun cinsel davranis ile ilgili egitim yetersizligi (Lack of education regarding appropriate sexual behaviour)

f) Istismara karsi kendini koruma bilgisinden yoksunluk (Lack of knowledge on how to defend against abuse).

Istismarda risk faktoru olan bir baska etken de cinsiyettir. Arastirmalara gore kizlar erkeklere oranla 2-3 kat daha fazla cinsel istismara ugrama riski tasimaktadirlar (Finkelhor, 1993; U.S. Department of Health and Human Services, 1996). Dusuk sosyo-ekono-mik duzey ihmal ve fiziksel istismar icin onemli bir risk faktoru olmasina ragmen, cinsel istismar icin daha dusuk bir risk olusturmaktadir (Putnam, 2003). Ebeveynlerden birinin ya da her ikisinin de olmamasi istismar ve ihmalde onemli bir risk faktorudur (Finkel-hor, 1993). Ozellikle cinsel istismarda kiz cocuklarinin uvey baba ile birlikte yasamasi riski arttirmaktadir. Bu risk sadece uvey baba tarafindan istismar edilmenin yaninda diger kisiler tarafindan istismara maruz kalma riskini de arttirmaktadir (Mullen, Martin, Anderson, Romans, Herbison, 1993).

Dunya Saglik Orgutu tarafindan ifade edilen risk faktorlerine ek olarak Polat (2007), cocuk istismari ve ihmalindeki risk faktorlerini iki grupta incelemistir. Bunlar:

1. Istismarciya Ait Risk Faktorleri,

2. Magdura (Kurbana) Ait Risk Faktorleri

1. Istismarciya Ait Risk Faktorleri:

Cocuk istismari ile ilgili yapilan arastirmalar, konuyu derinligine arastirmak, nedensonuc iliskisini ortaya koymak, daha da onemlisi cocuk istismarini engellemek amaci ile gerceklestirilmektedir. Bu amac dogrultusunda ortaya konmasi gereken en onemli konulardan biri, istismarcinin ozellikleridir. Cinsiyet, yas ve sosyal sinif istismarda etkilidir. Yapilan arastirmalar anne ve babalarin kendi cinsiyetlerinden olana daha cok istismar uyguladiklarini gostermistir (Evans, 1980). Yine genc anne babalar planlanmamis istenmeyen cocuklara sahip olduklarinda istismar riski artmaktadir. Istismarda etkili olan risk faktorlerini Polat (2007), asagida belirtmistir.

a. Ebeveynlerin sorunlarla basa cikma becerilerinin yeterince gelismemis olmasi,

b. Aile bireylerinde psikolojik, psikiyatrik bozukluklar,

c. Annenin disarida bir isi olmasi, calismasi,

d. Annenin gece calismak zorunda olmasi cocuklara aksam baba ya da uvey babanin bakmasi,

e. Annenin pasif, bagimli, olgunlasmamis, cinsel engellemeleri olan ve cocuklarini korumaktan aciz biri olmasi,

f. Cocugun babadan sevgi alamamasi,

g. Anne ve babanin iyi ve yeterli bir cinsel hayatlarinin olmamasi,

h. Yetiskinlerin cocukla ayni oda ya da yatagi paylasmalari,

i. Sizofrenik karakter ya da depresyon durumunun ebeveyne hakim olmasi,

j. Ebeveynin gecmisinde suc ya da intihar girisimlerinin olmasi,

k. Anneden genc uvey babanin oldugu durumlarda, ergenlik cagindaki genc kiz ile anne arasinda gizli ya da acik bir rekabetin olmasi,

l. Babanin yillar sonra eve donmesi ve anneyi yaslanmis, kizi ise buyumus bulmasi,

m. Uvey anne ya da baba bulunmasi.

2. Magdura (Kurbana) Ait Risk Faktorleri:

Cocuk istismarinda istismarciya ait risk faktorleri oldugu gibi istismara ugrayan cocuga ait risk faktorleri de mevcuttur. Dogumsal problemler, basarisizlik, siddet, suc ve hatali davranislar, bebekteki anormallikler gibi faktorler cocugun istismara ugrama riskini arttirmaktadir. Yine saldirgan davranis, yanlis davranis, yalan soyleme, calma, evden kacma, eve gec gelme gibi davranislar istismara maruz kalma oranini arttirmaktadir (Polat, 2007).

Arastirmalar, fiziksel, zihinsel veya gelisimsel bir engeli bulunan, sosyal olarak yalniz, kolay itaat eden, erken yasta cinsel olgunluga erismis olan, uvey babalari ile yasayan kiz cocuklari (Yilmaz, 2002), pasif, bagimli, icedonuk, kaygili, korkulu, gucsuz, endiselerini dile getiremeyen, tehlike iceren davranisi tanimayan ve ifade edemeyen, ozellikle asiri hareketli, davranis sorunlari olan cocuklarin yuksek risk grubunda olduklarini gostermektedir (Taner ve Gokler, 2004).

Belirtilen bu risk faktorlerinin bulundugu tum ailelerde istismar olayi yasanmayabilir. Ancak, cocugun istismara maruz kalma riski diger ailelere oranla daha fazladir.

Istismar Ve Ihmalin Cocugun PsikoSosyal Gelisimi Uzerindeki Etkileri

Cocuk istismari ve ihmalinin cocuk uzerinde davranissal, sosyal ve psikolojik bircok olumsuz etkisi vardir. Gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak cocuk buyuk hasara ugramaktadir. Yasanan istismar ve ihmal durumu cocukluk yillarini etkiledigi kadar yetiskinlik donemini de etkilemektedir. Cocukluk donemi travmalari yetiskinlikte madde kullanimi ve psikolojik problemler gibi bir cok negatif sonuc ile baglantilidir (Bryer, Nelson, Miller ve Krol, 1987; Putman, 2003). Covington ve Kohen (1984), alkol ve madde bagimlisi yetiskin kadinlar ile yaptiklari calismada, madde bagimlisi olan kadinlarin olmayanlara oranla cocukluk yillarinda yuksek oranlarda fiziksel, cinsel ve duygusal istismara maruz kaldiklarini bildirmislerdir. Sevgiden yoksun ebeveyn tutumlari, bireyin eriskinlik doneminde cocuguyla, esiyle ve arkadaslariyla olan iliskilerinde stres yasadiginda tek basvurdugu problem cozme araci 'siddet' olmaktadir (Polat, 2007).

Cocugun istismardan etkilenme orani bazi faktorlere gore degismektedir. Bu faktorleri Polat (2007) dort madde de toplamistir.

Bunlar:

a. Cocukla istismarci arasindaki iliskinin icerdigi cinsellik,

b. Istismarcinin cocugun ona duydugu guvene ihanet etmesi,

c. Cocugun kendini korumadaki gucsuzlugunu fark etmesi

d. Cocugun aile ve akran grubundan ayiran istismarcinin ona sir saklama ve kusur kavramlarini benimsetmesi.

Bu faktorler cocugun kendine ve cevresindekilere olan guvenini sarsar ve ileriki yillarda farkli problemlerle karsi karsiya kalmasina neden olabilir. Asagida, cocukluk yillarinda yasanan fiziksel, cinsel, duygusal istismar ve ihmal sonucunda kiside gorulebilecek bazi belirtiler, psikolojik rahatsizliklar ifade edilmistir.

Cocukta fiziksel istismarin belirtileri genellikle disaridan fark edilecek duzeydedir. Ancak daha hafif olgularin fark edilmesi guctur (Topbas, 2004). Hafif ya da siddetli fiziksel istismara maruz kalma cocukta kendini asiri kontrol veya agresiflik, fiziksel temas ve insanlardan korku, konusma ve gelisimde gerilik, beceri ile iliskili olmayan okul zorluklari, bilissel yetilerde bozukluk ve akademik basarisizlik (Kaplan, Pelcovitz ve Labruna, 1999; Taner ve Gokler, 2004), saldirganlik ve suca yonelme (Page, 2004), madde kotuye kullanimi, dikkat eksikligi, kaygi bozukluklari (Kaplan, Pelcovitz ve Labruna, 1999) gibi davranissal ve psikolojik sonuclar ile kendini gosterir.

Duygusal istismara maruz kalan cocuklarda, sosyal iliskilerde bozukluk, kendine guvende azalma, intihar davranisi, kisilik bozukluklari (Mullen, Martin, Anderson ve ark., 1996) gibi sonuclar gorulmesinin yaninda bu istismar turu uzun donem psikolojik islevsellik uzerinde diger istismar turlerinden daha fazla olumsuz etkiye sahiptir (Kaplan, Pelco-vitz ve Labruna, 1999).

Cinsel istismara ugrayan cocuklarin hem travmayi izleyen kisa donemde, hem de travma sonrasindaki uzun donemde agir ruhsal sorunlar yasama riskine sahip olduklari belirtilmistir. Istismar magduru cocuklarda siklikla depresyon, intihar dusuncesi, benlik saygisinda azalma, ofke tepkileri gorulebilmektedir (Pelcovitz, Kaplan ve Goldenberg, 1994). Cinsel istismara ugrayan cocuklarin asagidaki gibi duygusal ve davranissal ipuclarini sergiledikleri bilinmektedir ( Sgroi, 1982; Gold, Elhai, Lucenko, Swingle ve Hughes, 1998).

a. Rastgele cinsel iliskide bulunma

b. Yetiskinlere guven eksikligi

c. Yeme ve uyku aliskanliklarinda degisim

d. Akademik basarida dusus

e. Okul aktivitelerine ilginin azalmasi

f. Uzerini giyinip cikarirken sorun cikarma

g. Kabuslar gorme, anneye daha fazla yapisik olma

h. Durduk yerde aglama, huzursuzluk

i. Tekrarlayan el ve beden yikamalari

j. Psikosomatik belirtilerde artis orn; karin agrilari, bas agrilari

k. Evden kacma.

Cocukluk yillarinda yasanan istismar ve ihmalin unutulmasi mumkun degildir. Cocuk bu duruma bilincli ya da bilincsiz tepkiler gosterir. Istismar turleri arasinda unutulmasi, hafizadan silinmesi en zor olani ise cinsel istismardir. Cinsel istismar, cocugun vucut butunlugune de saldiri oldugundan kiside travmaya neden olabilmektedir. Cocuk, travma sonrasi stres bozuklugu tepkileri gosterebilir. Yasanan bu travmatik olaya karsi cocuk durumu yok sayabilir ve ruhsal travmaya karsi bir savunma mekanizmasi olan disosiasyon yasayabilir. Ozturk (2007a), cocukluk cagi travmalari sonucu, "davranis sorunlari, kisilik bozukluklari, duygu durum bozukluklari, dikkat eksikligi hiperaktivite, korkular, disosiyatif bozukluk, saplantilar, uyku sorunlari, panik bozuklugu, intihar girisimi, alkol ve uyusturucu madde kullanimi" gibi cesitli sorunlarin yasanabilecegini belirtmistir. Istismarin kisa sure icinde gorulen en onemli belirtisi kaygi bozukluklaridir (Taner ve Bahar, 2004). Cocuk gunluk yasami icerisinde normalden farkli olarak kaygi yasar ve bunu disariya bazi davranissal belirtiler ile yansitir. 0-3 yas arasi cocuklarda yeme ve uyku bozukluklari, yabancilardan korkma, yasina uygun olmayan cinsel oyun gibi davranissal belirtiler gorulebilir. 3-6 yas arasi cocuklarda ise, bebek gibi konusma, ice cekilme, enurezis, enkoprezis, yeme ve uyku bozukluklari, agresyon, boyun egme davranisi, sik ve devamli cinsel oyun ve masturbasyon gorulebilmektedir (Eksi, 1999). Erkek cocuklarinda daha cok saldirgan davranislar olarak kendini gosteren istismar sonrasi tepkiler, kiz cocuklarinda kendine zarar verme davranisi olarak kendini gosterir (Polat, 2007). Cinsel istismar olaylarinda cocuklarin anlattiklari hikayelerin dikkatle dinlenmesi buyuk onem tasimaktadir. Cunku cocuklar, boyle bir hikaye uydurmak icin gerekli olan entelektuel ve cinsel deneyime sahip degildirler (Karan, 2001).

Istismar ve ihmal sonrasinda cocuk travma yasayabilmektedir. Travma sonrasinda cocugun benlik algisinda degismeler, duygulanim surecinde bozulmalar yasanir (Davis ve Petreticjackson, 2000). Bu cocuklar olayi hatirlatan nesnelere karsi yogun psikolojik sikinti ya da olayi hatirlatan kisiler, goruntuler ve konusmalardan kacinma davranisi sergileyebilirler (Kilic, 2004). Erikson eriskinligin ilk yillarinin en onemli tehditinin yakin ve derin iliski kuramayip yalniz kalmak oldugunu belirtir. Yakin iliski kurabilmek icin gerekli yetileri gelistiren ergen baska bir eriskine baglanip karsilikli doyum saglayan bir iliski kurabilir. Bu derin iliskiyi bulamamak yalnizlik, uzaklik ve farklilik duygulari yaratabilir (Orwin, 1997, s.154). Cocukluk doneminde orseleyici yasanti gecirmenin, bireyin kendilik algisi uzerinde olumsuz etkileri vardir (Loos ve Alexander, 1997). Kendilik algisindaki olumsuzluklar eriskinlik yillarinda bireyin olumlu iliskiler gelistirmesini engelleyebilmektedir.

Istismara ugrayan cocuklar yukarida belirtilen tum semptomlari yasamayabilir. Ancak burada onemli olan bu semptomlarin gorulmesi durumunda anne-baba, ogretmen ve cocukla calisan diger uzmanlarin farkinda olus durumlaridir. Farkindalik duzeyi arttikca kisilerin duruma karsi gosterecekleri tepki ve cocuklara yaklasimlari olumlu yonde degisecektir.

Sonuc ve Oneriler

Cocuk istismari ve ihmali kisa ve uzun vadede cocugun psiko-sosyal gelisimini olumsuz etkileyen bir durumdur. Aileler, ogretmenler, uzmanlar ve cocukla calisan tum meslek gruplari zaman zaman bilerek ya da bilmeyerek istismar ve ihmalin uygulayicisi durumunda olabilmektedirler. Kisiler bunu kimi zaman ofkelerini kontrol edemediklerinden kimi zaman ise, cocugun istenen davranisi gostermesi icin kullanmaktadirlar. Kulturel olarak da bazi davranislarin "normal" karsilanmasi nedeniyle cocugun yasadigi istismar olayi ve etkileri uzerinde durulmamaktadir.

Gelecegimiz dedigimiz cocuklarimizin saglikli bir ortamda gelismesi icin anne-baba, psikolojik danisman, ogretmen ve diger meslek gruplarina bir cok gorev dusmektedir. Egitimciler, cocuk bakim kurum calisanlari, cocuk ve aile mahkemesi uzmanlari, hukukcular, emniyet mensuplari, psikologlar, sosyal hizmet uzmanlari, okul psikolojik danismanlari, cocuk istismari ve ihmali konusunda egitilmelidirler. Cocukla calisan tum meslek gruplari istismar ve ihmale dikkat etmeli, magdur olan cocuga karsi uygun yaklasimi sergilemelidirler.

Cocuklarin yasamlarinin buyuk bir kismi okulda gectiginden okullarda yapilacak onleme calismalari en etkili calismalar olacaktir. Cocuklar erken yaslardan itibaren haklari ve vucut butunlugu konusunda egitilmelidirler. Buna yonelik programlar hazirlanmali ve cocugun istismar ve ihmale maruz kalmasi engellenmeli, ancak maruz kalmasi durumunda da bunu guvendigi bir yetiskine anlatmalari saglanmalidir. Gerek evde gerekse okul ortaminda veya disinda istismara ugramis olan cocuk, bunu okul psikolojik danismani ile gorusebilecegini bilmelidir. Okul psikolojik danismanlari istismar ve ihmal konusunda ogretmenleri ve ogrencileri bilgilendirmeli, gerekli guveni saglamali ve cocukla iletisim icinde olmalidir.

Cocuklara okul ortaminda okul psikolojik danismani tarafindan bazi egitimler verilebilir. Bu egitimler; yasam becerileri, kendini koruma, stresle basa cikma, karar verme, sosyallesmeyi ogrenme, olumlu benlik imaji gelistirme gibi konularda yapilandirilabilir. Yine cocuklara egitim vermenin yaninda aileler de ebeveynlige hazirlanmalidirlar. Anne ve baba cocuk gelisimi ve ebeveynlik becerileri konusunda egitilebilir. Istismar riski bulunan ailelere yardim saglanabilir.

Kaynakca

Ahioglu N. (2004). Yayinlara ve Yargi Kararlarina Gore Turkiye'de Cocuk Istismari, Egitim Bilimleri ve Uygulama, 3,(6), 277-286.

Akyuz, E. (2000). Cocugun Haklanran ve Guvenliginin Korunmas;. Ankara: Milli Egitim Bakanligi Yayinlari.

Aral N. (1997). Fiziksel Istismar ve Cocuk. Ankara: Tek Isik Veb Ofset Tesisleri.

Ateah, C. and Durrant, J.E. (2005). Maternal Use of Physical Punishment in Response to Child Misbehavior: Implications for Child Abuse Prevention. Child Abuse and Neglect, 29, 177-193.

Aydin, B. (1997). Cocuk ve Ergen Psikolojisi. Istanbul: Marmara Universitesi Vakfi Yayinlari.

Basbakanlik Aile Arastirma Kurumu. (1995). Aile Ici Siddetin Sebep ve Sonuclar;: Tart;sma ve Oneriler. Aralik. Ankara: B.A.A.K.

Beyazova U. ve Sahin, F. (2001). Cocugun Siddetten Korunma Hakki. Milli Egitim Dergisi, Sayi:151. Ankara.

Bilir, fi, Ari, M, Atik, B, San, N. P. (1987). Konya, Kayseri, Denizli Il Merkezlerinde 4-12 Yas Grubu 4003 Cocuk Uzerinde Dovulme Sikligi ve Bununla Ilgili Bazi Duygusal Sorunlarin Taranmasi. Cocuk Gelisimi ve Egitimi Dergisi, 2, 3-9.

Bryer, J. B., Nelson, B. A.,Miller, J. B., & Krol, P. A. (1987). Childhood Sexual and Physical

Abuse as Factors in Adult Psychiatry. Psychological Bulletin, 99, 66-77.

Covington, S. ve Kohen, J. (1984). Women, Alcohol and Sexuality. Advances in Alcohol and Substance Abuse, 4(1), 41-56.

Cecen, A.R. (2007). Cocuk Cinsel Istismari: Sikligi, Etkileri ve Okul Temelli Onleme Yollari. Uluslararas; Insan Bilimleri Dergisi, 4, 1-17.

Davis, J.L. ve Petretic-Jackson, P.A. (2000). The Impact of Child Sexual Abuse on Adult Interpersonal Functioning: A Review and Synthesis of the Empirical Literature. Aggres Violent Behav, 5:291-328.

Eksi, A. (1999). Ben Hasta Degi'lim. Istanbul: Nobel Tip Kitapevi.

Evans, A.L. (1980). Personality Characteristics and Disciplinary Attitudes of Childabusing Mothers. Child Abuse & Neglect, 4, 179-187

Faller, K.C. (1989). Chi'ld Sexual Abuse: An Interdiciplinary Manual for Diagnosis, Case Management and Treatment. London: Mac Millan Edu.

Finkelhor D. (1993). Epidemiological Factors in the Clinical Identification of Child Sexual Abuse. Child Abuse & Neglect, 17:67-70.

Garbarino, J. ve Garbarino, A. (1994). Emotional Maltreatment of Children. Chicago: National Committee to Prevent Child Abuse, 2nd Ed.

Glaser, D. (1991). Treatment Issues in Child Sexual Abuse. Br J Psychiatry, 159:769782.

Gorey, K. ve Leslie, D. (1997). The Prevalence of Child Sexual Abuse: Integrative Review Adjustment for Potential Response and Measurement Bias. Child Abuse & Neglect, 21:391-398.

Gold, S.N, Elhai, J.D, Lucenko, B.A., Swingle, J.M., ve Hughes, D.M. (1998). Abuse Characteristics Among Childhood Sexual Abuse Survivors in Therapy: A Gender Comparison. Child Abuse & Neglect, 22, 1005-1012.

Gurkaynak, I, Gozutok, D. (1998), Yurttas Olmak Icin. Istanbul: Umut Vakfi.

Hanci, H. (2002). Adli Tip ve Adli Tip Bilimler. Ankara: Seckin Yayincilik.

Haugaard, J. (2000). The Challenge of Defining Child Sexual Abuse. American Psychologist, 55, 1036-1039.

Hefner, E.R. (1991). Child Abuse and Neglect Assesment, Treatment and Prevention. Child Abuse & Neglect, 15, 1.

Hibbard, A.R, Desch, W.L. (2007). The Committee on Child Abuse and Neglect and Council on Children with Disabilities. Pediatrics, e-dergi, 119;1018-1025. http://www.pediatrics.org/cgi/content/full/119/5/1018 adresinden 23 Eylul 2008 tarihinde alinmistir.

Kaplan, S, Pelcovitz, D, Labruna, V. (1999). Child and Adolescent Abuse and Neglect Research: A Review of the Past 10 Years. Part I: Physical and Emotional Abuse and Neglect. J Am Acad Child & Adolescent Psychiatry, 38:1214-22.

Kara, B, Bicer, U, Gokalp, A. (2004). Cocuk Istismari. Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Dergisi, 47(2):140-151.

Karakaya, I, Uneri, S.O, Coskun, A. (2005). Cocukluk Cinsel Istismari: Bir Olgu Nedeniyle Tani Guclukleri. Cocuk ve Genclik Ruh Sagligi Dergisi, (3) 12, 141-144.

Karan, A. (2001). Acil Tip El Kitabi. Ankara: Gunes Kitap Evi.

Kaufman, M. The Committee on Adolescence. Care of the Adolescent Sexual Assault Victim. Pediatrics, 122;462470. http://www.pediatrics.org/cgi/content/full/122/2/462 adresinden 23 Eylul 2008 tarihinde alinmistir.

Kempe CH, Silverman FN, Steele, BF, Droegmueller W, Silver HK. (1962). The Battered Child Syndrome. JAMA, 181:17-24.

Kempe, RS., Kempe, CH. (1984). Common Secret-sexual Abuse of Children and Adolescents. United States: W. H. Freeman.

Konanc, E. (1989). Turk Hukukunda Cocugun Korunmasi. Ankara: M.E.B. Yayinlari

Konanc, E., Gurkaynak, I., ve Egemen, A. (1991). Cocuk Istismari ve Ihmali. Ankara: Gunes Kitabevi.

Kozcu, fi. (1991). Cocuk Istismari ve Ihmali Aile Yazilari 3. Basbakanlik Aile Arastirma Kurumu Bilim Serisi, 5/3, 379-390.

Kuaksizoglu, A. (1998). Ergenlik Psikolojisi. Istanbul: Remzi Yayinlari.

Loos, M. E. ve Alexander, P. C. (1997). Differantial Effects Associated with Self Reported Histories of Abuse and Neglect in a Cooleege Sample. Journal Of Interpersonal Violence, 12, 340-360.

Lumley V. ve Miltenberger R. (1997). Sexual Abuse Prevention for Persons with Mental Retardation. American Journal on Mental Retardatin, 1001 (5) 459-472.

Lynch, M. (1991). Cocuk Istismari ve Ihmali. Cocuklarin Kotu Muameleden Korunmasi 1. Ulusal Kongresi. Gozde Repro Ofset, 37-44.

Mommen, D.K, Kolko, D.J, Pilkonis, P.A. (2002). Negative Effect and Parental Aggression in Child Physical Abuse. Child Abuse & Neglect, 26 (4), 407-427.

Mullen, P.E, Martin, J.L, Anderson, J.C., Romans, S.E., Herbison, G.P. (1996). The Longterm Impact of the Psycial, Emotional and Sexual Abuse of Children. A Community Study. Child Abuse & Neglect, 20,1.

Mulryan, K, Cathers, P. and Fagin, A. (2000). Protecting the Child. Nursing, 30, 39-43.

Nurcombe B. (2000). Child Sexual Abuse I: Psychopathology. Aust NZ J Psychiatry, 34(1), 85-91.

Orwin, H. G. (1997). Ergenlik Cagindaki Cocugunuzu Anlamanin Yollari (Cev: Ayse Guren), Ankara: HYB Yayincilik.

Ozturk, M. (2007a). Cocuk Psikiyatrisi. Istanbul: Ucurtma Yayinlari.

Ozturk, S. (2007b). Cocuklarda Duygusal Istismar. Yayinlanmamis Yuksek Lisans Tezi, Firat Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, Elazig.

Page, Z.A. (2004). Cocuk Cinsel Istismari: Cinsel Istismara Neden Olan Etkenler ve Cinsel Istismarin Cocuklar Uzerindeki Etkileri. Turk Psikoloji Yazilari 7, 13, 103-113.

Paavilainen, E. and Tarkka, M.T. (2003). Definition and Identification of Child Abuse by Finnish Public Health Nurses. Public Health Nurses, 2003; 20(1), 49-55.

Pelcovitz, D, Kaplan, S, Goldenberg, B. (1994). Post-traumatic Stress Disorder in Physically Abused Adolescents. J Am Acad Chi7d Adolescent Psychiatry, 33:305-12

Polat, O. (2007). Tum Boyutlari ile Cocuk Istismari. Istanbul: Seckin Yayinlari.

Putnam, F. (2003). Ten-year Research Update Review: Child Sexual Abuse. Journal of The American Academy of Child Adolescent Psychiatry, 42, 269-278.

Runyan, D, Corrine, W, Ikeda, R. (2002). Child Abuse and Neglect by Parents and Other Caregivers. In: World Report on Violence and Health. Krug E.G, Dahlberg, L.L, Mercy, J.A. World Health Organization, Geneva, 57-86.

Sgroi, S. (1982). Handbook of Clinical Intervention in Child Sexual Abuse. Lexington, M.A: D.C.

Sobsey, D. (1994). Violence and Abuse in the Lives of People with Disabilities: The End of Silent Acceptance. Baltimore, MD: Brooks.

Sahin, F. (2001). Cocuk Istismari ve Ihmalinin Onlenmesinde Hekimin Rolu. Surekli Tip Egitim Dergisi, 10(7), 246-249.

Senol S. (2000). Aile Ici Siddetin Farkli Gorunumleri. Cocuk ve Aile Dergisi, 3(24):302.

Taner, Y. ve Gokler, B. (2004). Cocuk Istismari ve Ihmali: Psikiyatrik Yonleri. Hacettepe Tip Dergisi, 35, 82-86.

T.C. Basbakanlik Devlet Istatistik Enstitusu. (2000). Guvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Cocuk istatistikleri (Secilmis 27 il). Ankara: D.I.E.

Topbas, M. (2004). Insanligin Buyuk Bir Ayibi: Cocuk Istismari. TSK Koruyucu Hekimlik Bulteni, 3(4).

U.S. Department of Health and Human Services. (1996). Third National Incidence Study of Child Abuse and Neglect: Final Report (NIS-3). Washington, DC: US Government Printing Office.

U.S. Department of Health and Human Services, Administration for Children and Families. (2006). Child Maltreatment. Washington, DC: US Government Printing Office.

Unal, F. (2008). Ailede Cocuk Istismari ve Ihmali. Turkiye Sosyal Arastirmalar Dergisi, 1: 9-18.

Vandeven, A.M. ve Newberger, E.H. (1994). Child Abuse. Public Health, 15: 362-379.

Verdugo, M.A, Bermejo, B.G. and Fuertes, J. (1995). The Maltreatment of Intellectually Handicapped Children and Adolescents. Child Abuse & Necglect. 19:205-215.

Vig, S. and Kaminer R. (2002). Maltreatment and Developmental Disabilities in Children. Developmental and Physical Disabilities, 14,4, 371-386.

Yates, A. (1997). Sexual Abuse of Children, in: Wiener JM, ed. Textbook of Child Adolescent Psychiatry. 2nd ed. Washington: American Psychiatric Press, 699-709.

Yilmaz, B. (2002). Cocuklukta Cinsel Istismar. Turk Psikoloji Bulteni, 8, 74-77, Ankara.

Yilmaz, G, Isiten, N, Ertan, U. ve Oner, A., (2003). Bir Cocuk Istismari Vakasi. Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Dergisi, 46, (4): 295-298.

http://www.shcek.gov.tr. (2006). Cocuk Ihmal ve Istismarina Multidisipliner Yaklasim ve Cocuk ve Genclik Merkezi (Cocuk Koruma Merkezi)

Watson J. (1984). Talking About the Best Kept Secret: Sexual Abuse and Children with Disabilities. The Exceptional Parent, 14, 15-20.

World Health Organization. (2006). Preventing Child Maltreatment: A Guide to Taking Action and Generating Evidence. http://whqlibdoc.who.int/publications/2006/9241594365_eng.pdf adresinden 23 Eylul 2008 tarihinde alinmistir.

Aynur YILMAZ **

* Psikoloji Bolumu, Uludag Universitesi, Bursa, Turkiye

** Psikoloji Bolumu, Fatih Universitesi, Istanbul, Turkiye, esma_gunay1986@hotmail.com
Tablo-1: Risk Faktorleri

             Kisisel

Anne-Babaya         Cocuga       Ailesel            Toplumsal
Iliskin             Iliskin

Genc Yas            Cinsiyet     Genis Aile         Cocugun
                                                    Degerinin
                                                    Azalmasi

Yalniz Anne-Baba    Yas          Dusuk Sosyo-       Sosyal
                                 ekonomik           Esitsizlikler
                                 Durum

Istenmeyen          Premature    Sosyal izolasyon   Toplumda Siddete
Gebelik                                             HosgOruyle
                                                    Bakilmasi

Deneyimsiz Anne-    istenmeyen   Yuksek Stres       Medya Siddeti
Baba                Cocuk        Duzeyleri

Erken Yasta         Engellilik   Aile Ici Siddet    Kulturel Normlar
Siddete Maruziyet

Madde Kullanimi                                     Organize
                                                    Siddet
                                                    (Savaslar,
                                                    kavgalar)

Yetersiz Dogum
Oncesi Bakim

Fiziksel ya da
Ruhsal Hastalik
COPYRIGHT 2009 Civilacademy Journal of Social Sciences
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:text in Turkish
Author:Yilmaz, Aynur
Publication:Civilacademy Journal of Social Sciences
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Mar 22, 2009
Words:5523
Previous Article:Religiousness, locus of control, psychological distress/Dindarlik, kontrol odagi ve psikolojik sikintilar.
Next Article:Proofs of God's existence according to Kant and God as a postulation/Kant'ta tanri ispatlari ve tanri postulasi.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters