Printer Friendly

Cardiac computed tomography and radiation/Kardiyak bilgisayarli tomografi ve radyasyon.

Giris

Gelisen teknoloji ile birlikte bilgisayarli tomografi (BT), uzaysal ve zamansal cozunurlugundeki iyilesmeye bagli olarak kalp hastaliklarinin degerlendirilmesinde, ozellikle de koroner arter anatomisinin goruntulenmesinde kullanilabilir duruma gelmistir. Yapilan calismalarda gosterilen yuksek duyarlilik ve negatif tahmin edici deger, dusuk-orta riskli hastalarda koroner arter hastaligi varligini dislamak icin bu testin kullanilabilecegini gostermektedir (1-3). Bilgisayarli tomografi ile yapilan anjiyografi gereksiz kalp kateterizasyonlarini azaltmada faydali bir goruntuleme yontemi olarak da yarar saglayabilir. Ayrica BT kardiyovaskuler yapi ve fonksiyonlarin degerlendirilmesinde de giderek daha sik yer almaktadir (4).

Son donemde bilgisayarli tomografinin kardiyoloji pratigine hizli girisi ile tomografide kullanilan radyasyon dozunun etkileri de tartisilmaya baslanmistir. Bilgisayarli tomografide kullanilan radyasyon dozunun konvansiyonel tekniklere gore cok daha yuksek olmasi ve bu yontemlerin yaygin ve kontrolsuz kullanimi, tomografinin kanser riskinde artisa yol acabilecegi ile ilgili endiseler dogurmaktadir (5-7).

Bu derlemenin amaci, kardiyak BT incelemelerindeki radyasyon dozu ve bunun olasi sonuclari ile radyasyon dozunu azaltmak amaciyla yapilabilecek uygulamalari irdelemektir.

Radyasyon

Maddenin yapi tasi olan atom, proton ve notronlardan olusan bir cekirdek ve cekirdegin etrafinda donen elektronlardan meydana gelir. Eger herhangi bir maddenin atom cekirdegindeki notronlarin sayisi proton sayisindan fazla ise cekirdekte kararsizlik ortaya cikar. Fazla notronlar kararli duruma gecmek icin parcalanir. Bu parcalanma sirasinda ortama yayilan enerjiye "radyasyon" denir. Tibbi goruntulemede kullanilan X isinlari iyonlastirici radyasyon grubundan, yuksek frekansli, yuksek enerjili isinlardir.

Radyasyonun dokular uzerindeki etkileri somatik ve genetik etkiler olmak uzere iki ana sinifa ayrilabilir (8, 9). Somatik etkiler, kendi icinde saptanabilen (deterministic) ve tahmini (stochastic) etkiler olarak da ayrilir. Saptanabilen etkiler genis vucut bolgelerinin yuksek doz radyasyona maruz kalmasi ile ortaya cikar. Belirli bir esik degerinin uzerinde radyasyon dozu gerekir ve etki doz ile dogru orantili olarak artar. Yaniklar, cilt lezyonlari, sac dokulmesi, katarakt ve prenatal etkiler bu grupta yer alir. Tahmini etkiler ise dusuk dozlarda radyasyona uzun sure maruz kalinma ile ortaya cikar. Belirli bir esik dozu yoktur. Risk doz ile artar ama etkinin siddeti dozdan bagimsizdir. Etkinin ortaya cikmasi icin genellikle uzun bir bekleme suresi gerekir. Radyasyona bagli kanser bu gruptadir. Risk kumulatiftir ve etkinin derecesi yas, dokunun tipi ve radyasyonun cinsi ile yakindan iliskilidir. Genetik etkiler ise ureme hucrelerindedir ve radyasyona maruz kalan kisinin kendinde degil, daha sonraki nesillerde gorulur. Genetik etkinin ortaya cikabilmesi icin, radyasyona maruz kalan hucre fertilize olmalidir.

Hastanin maruz kaldigi radyasyon dozunu olcmek icin farkli parametreler onerilmekle birlikte, farkli yontemlerde kullanilan radyasyon dozunu karsilastirmaya izin vermesi nedeni ile gunluk pratikte bu amac icin en sik kullanilan parametre, birimi milisievert (mSv) olan, efektif dozdur(ED) (10, 11). Efektif doz belirli bir organda lokalize radyasyon ile ayni zarara yol acacak toplam vucut radyasyonunun miktari olarak tanimlanmaktadir ve atom bombasi patlamalarindan kurtulan kisilerin uzun sureli takiplerinden elde edilen verilere dayanarak hesaplanmaktadir. Ancak bu parametrenin, varsayimlara dayanan bir takim formuller ile hesaplanan izafi bir deger oldugu, fiziksel bir standardinin olmadigi unutulmamalidir. Tibbi islemlerde karsi karsiya kalinan dusuk dozda kismi radyasyona bagli zarari, tum vucutlari yuksek dozda radyasyona maruz kalmis kisilerdeki sonuclara gore tahmin etmesi de onemli bir kisitliliktir (11). Ayrica ED hastaya ozgu mutlak riski gostermekten cok genel populasyondaki riski gostermeye gore gelistirilmistir(10). Doz-length product (DLP) ise tek bir BT cekimi sirasinda hastanin karsi karsiya kaldigi radyasyon miktarini gosterir ve BT cihazlari uzerinde cekim sonrasi mGy x cm olarak verilir (10).

Kardiyak BT ve kanser riski

Bilgisayarli tomografide kullanilan radyasyon dozu, X-isini kullanilan diger konvansiyonel goruntuleme yontemlerine gore daha fazladir (konvansiyonel koroner anjiyografide ortalama 6 mSv iken, BT anjiyografi icin ortalama 11 mSv) (12, 13). Tibbi goruntulemede kullanilan radyasyon ve kanser arasindaki iliskiyi arastiran buyuk epidemiyolojik calismalar henuz yapilmamistir. Bu nedenle BT'ye bagli radyasyonun olusturdugu kanser riskinin kantitatif degerlendirmesinde atom bombasi patlamalarindan sonra sag kalan kisilerdeki gozlemsel verilere dayanilarak risk tahmin edilmeye calisilmaktadir (5, 6). Bu calismalarda, atom bombasi patlamalari sirasinda kardiyak BT incelemelerinde kullanilan doza benzer bir doza maruz kaldigi dusunulenler incelendiginde normal populasyona gore kanser oraninin daha fazla oldugu gorulmustur (14-17). Atom bombasindan sag kalanlardaki veriler populasyonun cok genis olmasi, tum yaslari ve her iki cinsi de icermesi nedeniyle degerlidir. Ote yandan bu calismalarin onemli dezavantajlari da vardir. Her seyden once maruz kalinan gercek radyasyon dozu bilinmemektedir. Tum hastalar Japon oldugu icin etnik sinifin sonuclarda rolu olabilir. Ayrica atom bombasi patlamalarinda radyasyon cok genis bir ortamda kontrolsuz verilmistir. Radyasyonun cevrede ve ekolojik dengede yol actigi hasar ve buna bagli ortaya cikan tepkimeler de kanser oranini etkilemis olabilir. En onemlisi atom bombasi patlamalarinda ortaya cikan radyasyon tipi oldukca cesitlidir. Oysa medikal goruntulemede hasta, kontrollu bir ortamda cok kisa sure icin sadece X-isinina maruz kalir. Bu faktorler nedeni ile bu calismalardan yapilan cikarimlar da net degildir. Bunun yani sira genel olarak Hiroshima ve Nagasaki'de atom bombasi patlamasi sonrasi gelisen kanser iliskili olumlerin buyuk cogunlugunun radyasyon ile iliskili oldugu inanilmasina ragmen, bunlar arasinda saptanan 3.350 kanser hastasinin sadece %10'u radyasyona baglanmistir (18). Zaten uluslararasi kuruluslarin da bu verilere dayanarak yaptigi yorumlar birbirinden farklidir. Uluslararasi Radyasyondan Korunma Komisyonu (International Commission on Radiologic Protection) 1 mSv medikal radyasyonun 1.000.000 bireyde 50 ek olumcul kansere yol acacagini tahmin etmektedir. Bu toplum bazinda dusunuldugunde buyuk bir sayiyi olusturmaktadir (19). Fransiz Bilim Akademisi (Academie des Sciences) ise 20 mSv'in altindaki radyasyon dozu icin kanser riskinde artisi destekleyen yeterli veri olmadigini savunmaktadir (20). Ayrica doku kulturunde yapilan calismalarda celiskiyi daha fazla arttirmaktadir. Bu calismalarda dusuk doz radyasyonun, serbest radikalleri detoksifiye eden mekanizmalari uyarici etki gosterdigi saptanmistir (21). "Radyasyon hormesisi" denen bu hipotez bugune kadar laboratuvar ortami disinda gosterilemese de dusuk doz radyasyonun faydali etkilerinin olabilecegini dusundurebilir.

Eldeki kontrollu calismalar ise daha cok radyasyon ortaminda calisan saglikli kisilerde yapilan calismalardir. Bunlardan 1897-1979 arasinda radyoloji derneklerine kayitli Ingiliz radyologlari 1997'ye kadar takip eden calismada, kanser veya radyasyonla iliskili hastaliklardan olum oraninda bir artisa rastlanmamistir (22). On bes farkli ulkeden, 407.391 nukleer endustri iscisinin 20 yila kadar takibini iceren baska bir calismada ise radyasyon dozu, tum nedenlere bagli olum ve kansere bagli mortalite ile iliskili bulunmustur. Ayrica nukleer endustride calisma suresinin de sonuclar uzerine belirgin olarak etkisi oldugu saptanmistir. Bu calisma dozimetre olcumlerinin net olmasi, farkli etnik gruplari icermesi ve ortalama dozun BT 'de alinan doza cok yakin olmasi nedeniyle degerli bir veri sunmaktadir. Ote yandan, mortalitenin sadece Kanada'daki iscilerde gorulmesi ve farkliligin akciger kanserindeki artistan kaynaklaniyor olmasi, sigara gibi cevresel faktorlerin etkisi hesaba katilmadigi icin verilerin degerini azaltmaktadir (23).

Bizim klinigimizde yapilan, BT anjiyografi ve konvansiyonel anjiyografide kullanilan radyasyon dozunun DNA uzerine etkisinin karsilastirildigi calismada da; BT anjiyografide kullanilan radyasyon dozunun, konvansiyonel anjiyografide kullanilan radyasyon dozuna gore belirgin olarak daha fazla oldugu saptanmistir. Her iki yontemde de radyasyona bagli belirgin, olculebilir bir DNA hasari ortaya ciksa da hasarin boyutu her iki yontem arasinda anlamli bir farklilik gostermemektedir (24).

Butun bu veriler, kanser ile radyasyon arasindaki iliskinin degerlendirmesinde belirsizliklere yol acmaktadir. Bu nedenle daha net veriler elde edilinceye kadar sadece gercekten gerekli oldugunda ve mumkun oldugunca dusuk dozda radyasyon kullanmaya ozen gosterilmelidir. Bununla birlikte tibbi goruntulemedeki radyasyon-kanser iliskisi acisindan daha yuksek riskli kabul edilen hasta gruplari konusunda ise bir gorus birligi oldugu soylenebilir. Buyume evresinde olduklari icin cocuklar, radyasyon etkilerinin cikmasina yetecek kadar uzun yasam beklentisi oldugu icin genc hastalar, goruntuleme alanina giren dokularin daha duyarli olmasi nedeni ile genc kadinlar ve radyasyon emilimi daha yuksek olacagindan vucut yapilari kucuk olan hastalarda radyasyonun getirdigi risk daha yuksektir (25).

Kardiyak BT'de radyasyon dozu

Bilgisayarli tomografide alinan radyasyon miktari bircok faktore baglidir. Hasta ile iliskili faktorler arasinda hastanin vucutkutle indeksi, kalp hizi ve ritmi ve nefesini tutma konusundaki uyumu sayilabilir. Ayrica kullanilan cihaz, tarama alani, kesit kalinligi, kesit sayisi, pitch degeri, tup voltaj ve akim degeri, ile iterative rekonstruksiyon gibi gurultu azaltici algoritmalarinin kullanilip kullanilmamasi radyasyon miktarini belirlemede onemlidir (8, 26). Butun bu faktorleri gozeten onlemler alinarak, cift-X-isin tuplu BT cihazlari gibi yeni teknolojiler ile uygun hasta gruplarinda, BT anjiyografide kullanilan radyasyon dozu 1 mSv 'in altina cekilebilmektedir (27). Gunluk uygulamaya henuz girmemekle birlikte prospektif gating, dusuk tup voltaj ve akim degeri ile birlikte iterative rekonstruksiyon kullanarak, goruntu kalitesinden odun vermeden, radyasyon dozunun 0.1 mSv'in altina cekmenin de mumkun olabilecegi sinirli hasta sayisina sahip calismalarda gosterilmistir (28).

Radyasyon acisindan onemli olan cekim parametrelerinin cogu tetkik sirasinda degistirilebilir. Ideal olani her birey ve inceleme icin uygun ayri bir cekim protokolunun planlanmasidir. Ancak yogun is akisi icinde bu uygulama cogu kez mumkun olamamaktadir. Yeni cihazlar ile radyasyon dozunu azaltma konusunda elde edilen ilerlemelere ragmen; BT anjiyografiye karar verirken, ulkemizde BT anjiyografi uygulamalarinin buyuk cogunlukla 64-kesitli BT cihazlari ile yapildigi ve radyasyon dozunun daha dusuk oldugu yeni teknolojilerin cok az sayida merkezde bulundugu goz onune alinmalidir. Ayrica merkezlerin buyuk cogunlugunda, kardiyak BT uygulamalarinin yapildigi ayri bir cihaz yoktur ve radyasyon dozunu azaltmaya yonelik yontemler rutin kullanimda degildir. Aslinda radyasyon azaltici yontemlerin kullanimi konusundaki standardizasyon eksikligi sadece ulkemiz icin degil, tum dunya icin gecerlidir. Amerika Birlesik Devletleri'ndeki dort buyuk merkezi iceren bir calismada BT incelemelerinde kullanilan radyasyon dozlari ve buna bagli kanser riski arastirilmistir. Bu calismada BT anjiyografide kullanilan radyasyon dozunun, diger anatomik bolgeler icin yapilan BT uygulamalarin bircogunda kullanilan radyasyon dozundan daha fazla oldugu gorulmustur (5). Ayrica standart protokoller henuz tam olarak belirlenmedigi ve belirlenen protokollerin de tum merkezlerde uygulanamamasi nedeni ile dagilim araliginin oldukca genis oldugu saptanmistir. Bu dozlarla 40 yasindaki hastalardan 1 hastada koroner anjiyografiye bagli kanser gelisme riskinin ortaya cikmasi icin kadinlarda 270, erkeklerde 595 hastaya BT anjiyografi yapilmasinin yeterli oldugu gorulmektedir (5). Tek bir hasta acisindan bakildiginda risk dusuk gibi gorulse de; artan sayidaki kardiyak BT anjiyografi uygulamalari ile birlikte bu durum gelecekte toplumsal bir saglik problemi olusturabilecek boyuttadir. Merkezler arasinda BT anjiyografi icin radyasyon dozunu azaltmaya yonelik uygulamalarin standart olmadigi, farkli ulkelerden 50 merkezde yapilan kardiyak BT incelemelerindeki doz uygulamalarini ve sonuclarini arastiran PROTECTION calismasinda da net olarak gosterilmistir. Bu calismaya sadece kardiyak BT uygulamalari konusunda belirli bir duzeyin uzerinde deneyime sahip merkezlerin dahil edilmesine ragmen, merkezler arasinda ortalama radyasyon dozunda 6 kata varan farklilik saptanmistir (29).

Radyasyon dozunu azaltmaya yonelik uygulamalar

Kardiyak BT'de kullanilan radyasyona bagli riski azaltmak icin endikasyonu dogru koymak en onemli adimlardan biridir. Bu konuda uygunluk kilavuzlarina bagli kalmak, gereksiz BT incelemelerini belirgin olcude azaltabilir (30). Bilgisayarli tomografi ile goruntuleme karari verirken bunun radyasyon ve kontrast madde kullanilan bir test oldugu akilda tutularak, elde edilecek bilginin daha guvenli yollarla elde edilip edilemeyecegi, goze alinan riskin elde edilen bilgiye deger olup olmadigi iyi dusunulmelidir. Test oncesi tani olasiligi (pretest probability) goz onune alinarak ve pozitif/negatif test sonucunun klinik yaklasimi nasil etkileyecegi dusunulerek karar verilmelidir. Bu yontemin tarama testi olarak kullanilamayacagi ve subklinik aterosklerozu takip etmek icin tekrarlayici cekimler yapmaya uygun bir yontem olmadigi da unutmamalidir (31). Bununla birlikte gercekten yarar elde edilebilecek hastada sadece radyasyon riski yuzunden BT'den vazgecmek de dogru degildir. Ustelik radyasyon dozunu azaltmaya yonelik stratejiler ve hastaya ozgul protokoller ile BT anjiyografideki radyasyon dozu makul sinirlara cekilebilir (8, 25). Bu onlemlerin rutin kullanimi konusunda daha fazla ozen gosterilmelidir.

Kardiyak BT anjiyografiye karar verildikten sonraki asamada iyi bir hasta hazirligi on plana cikmaktadir. Daha dusuk radyasyon dozu kullanarak yeterli goruntu kalitesi elde edebilmek icin mumkun oldugunca yavas ve sabit bir kalp hizi saglanmasi cok onemlidir (8). Islem sirasinda da yeterli goruntu kalitesinin elde edilebilecegi en dusuk radyasyon dozunu kullanma prensibine de bagli kalinmalidir (32). Kardiyak BT anjiyografi icin kullanilan asgari teknoloji 64-kesitli BT cihazi olmalidir (30). Cekim sirasindaki tarama uzunlugu hastaya gore belirlenmelidir. Mumkun oldugunca radyasyonun sadece R-R araliginin belirli fazinda verildigi prospektif aksiyal gating yontemi kullanilmalidir. Prospektif gating yontemi kullanildiginda ortalama efektif dozun 64 kesitli BT icin 4.1 [+ or -] 1.7 mSv, 125 kesitli BT icin 3.6 [+ or -] 0.4 mSv, 256 kesitli BT icin 3.0 [+ or -] 1.9 mSv ve 320 kesitli BT sistemleri icin 7.6 [+ or -] 1.6 mSv oldugu saptanmistir (33). Retrospektif gating kullanilacaksa R-R araliginda farkli fazlarda farkli akim degerlerinin kullanilmasini saglayan tup akim modulasyonu mutlaka kullanilmalidir. Kesit kalinligi ve tup akim degerlerinin klinik endikasyona gore belirlenmesi gerekir. Koroner goruntuleme icin daha yuksek tup akimi ve daha ince kesit kalinligi gerekebilir. Ancak pulmoner ven anatomisi veya kardiyak yapinin degerlendirilmesi gibi endikasyonlar icin yapilan incelemelerde daha dusuk tup akimi ve daha yuksek kesit kalinligi kullanilarak da yeterli goruntu kalitesi elde edilebilir ve radyasyon dozu %50'ye varan oranda azaltilabilir (25). Tup voltaji vucut kutle indeksine gore degistirilmeli ve mumkunse sinyal/gurultu oranini iyilestirerek daha dusuk radyasyon dozunda daha iyi goruntu kalitesi saglayan iterativ rekonstruksiyon yontemi kullanilmalidir.

Sonuc

Kardiyak BT anjiyografi son donemde gelisen teknolojiler sayesinde pratik hayatimizda her gecen gun daha fazla yer bulmaktadir. Henuz BT'de kullanilan radyasyon dozu ve potansiyel etkileri arasinda net bir iliski ortaya konulamasa da; ozellikle kanser konusundaki endiseler nedeniyle radyasyon dozunu olabildigince azaltmak [ALARA (As Low As Reasonably Achiveable) prensibi] konusunda dikkatli olunmasi gerekmektedir. Bu konuda kardiyologlara dusen en onemli gorev, uygun hastayi dogru endikasyon ile kardiyak BT anjiyografiye yonlendirmektir. Ayrica kardiyologlarin kardiyak BT uygulamalarinda kullanilmasi gereken minimum teknik donanim konusunda bilgi sahibi olmalari ve calistiklari merkezde bu teknolojinin ve radyasyon dozunu azaltmaya yonelik uygulamalarin mumkun olup olmadiginin farkinda olmalari, hastalarinin guvenligi ve test sonucu elde edilen bilgilerin degeri acisindan da onem tasimaktadir.

Cikar catismasi: Bildirilmemistir.

"Peer-review" degerlendirmesi: Ic degerlendirme.

Yazarlik katkilari: Fikir--A.S., B.S.; Tasarim--A.S., B.S.; Denetleme--A.S., B.S.; Kaynaklar--A.S., B.S.; Malzemeler--A.S., B.S.; Veri toplanmasi ve/veya islemesi--A.S., B.S.; Analiz ve/veya yorum--A.S., B.S.; Literatur taramasi--A.S., B.S.; Yazi yazan-A.S., B.S.; Elestirel Inceleme--A.S., B.S.; Diger--A.S., B.S.

Kaynaklar

(1.) Budoff MJ, Dowe D, Jollis JG, Gitter M, Sutherland J, Halamert E, et al. Diagnostic performance of 64-multidetector row coronary computed tomographic angiography for evaluation of coronary artery stenosis in individuals without known coronary artery disease: results from the prospective multicenter ACCURACY (Assessment by Coronary Computed Tomographic Angiography of Individuals Undergoing Invasive Coronary Angiography) trial. J Am Coll Cardiol 2008; 52: 1724-32. [CrossRef]

(2.) Meijboom WB, Meijs MF, Schuijf JD, Cramer MJ, Mollet NR, van Mieghem CA, et al. Diagnostic accuracy of 64-slice computed tomography coronary angiography: a prospective, multicenter, multivendor study. J Am Coll Cardiol 2008; 52: 2135-44. [CrossRef]

(3.) Miller JM, Rochitte CE, Dewey M, Arbab-Zadeh A, Niinuma H, Gottlieb I, et al. Diagnostic performance of coronary angiography by 64-row CT. N Engl J Med 2008; 359: 2324-36. [CrossRef]

(4.) Desai MY. Cardiac CT beyond coronary angiography: current and emerging non-coronary cardiac applications. Heart 2011;97:417-24. [CrossRef]

(5.) Smith-Bindman R, Lipson J, Marcus R, Kim KP Mahesh M, Gould R, et al. Radiation dose associated with common computed tomography examinations and the associated lifetime attributable risk of cancer. Arch Intern Med 2009; 169: 2078-86. [CrossRef]

(6.) Einstein AJ, Henzlova MJ, Rajagopalan S. Estimating risk of cancer associated with radiation exposure from 64-slice computed tomography coronary angiography. JAMA 2007; 298: 317-23. [CrossRef]

(7.) Brenner DJ, Hall EJ. Computed tomography--an increasing source of radiation exposure. N Engl J Med 2007; 357: 2277-84. [CrossRef]

(8.) Roobottom CA, Mitchell G, Morgan-Hughes G. Radiation reduction strategies in cardiac computed tomographic angiography. Clin Radiol 2010; 65: 859-67. [CrossRef]

(9.) Suzuki K, Yamashita S. Low-dose radiation exposure and carcinogenesis. Jpn J Clin Oncol 2012; 42: 563-8. [CrossRef]

(10.) Hallibutton SS, Schoenhagen P. Cardiovascular imaging with computed tomography: responsible steps to balancing diagnostic yield and radiation. JACC Cardiovasc Imaging 2010; 3: 536-40. [CrossRef]

(11.) Shapiro BP Young PM, Kantor B, Choe YH, McCollough CH, Gerber TC. Radiation dose reduction in CT coronary angiography. Curr Cardiol Rep 2010; 12: 59-67. [CrossRef]

(12.) Coles DR, Smail MA, Negus IS, Wilde IP Oberhoff M, Karsch KR, et al. Comparison of radiation doses from multislice computed tomography coronary angiography and conventional diagnostic angiography. J Am Coll Cardiol 2006; 47: 1840-5. [CrossRef]

(13.) Rixe J, Conradi G, Rolf A, Schmermund A, Magedanz A, Erkapic D, et al. Radiation dose exposure of computed tomography coronary angiography: comparison of dual-source, 16-slice and 64-slice CT. Heart 2009; 95: 1337-42. [CrossRef]

(14.) Pierce DA, Preston DL. Radiation-related cancer risks at low doses among atomic bomb survivors. Radiat Res 2000; 154: 178-86. [CrossRef]

(15.) Preston DL, Shimizu Y, Pierce DA, Suyama A, Mabuchi K. Studies of mortality of atomic bomb survivors. Report 13: solid cancer and noncancer disease mortality: 1950-1997. Radiat Res 2003; 160: 381-407. [CrossRef]

(16.) Board of Radiation Effects Research Division on Earth and Life Sciences National Research Council of the National Academies, Health Risks From Exposure to Low Levels of Ionizing Radiation: BEIR VII Phase 2. Washington, DC National Academies Press; 2006.

(17.) Preston DL, Ron E, Tokuoka S, Funamoto S, Nishi N, Soda M, et al. Solid cancer incidence in atomic bomb survivors: 1958-1998. Radiat Res 2007; 168: 1-64. [CrossRef]

(18.) United Nations Scientific Committee on the Effects of Atomic Radiation. UNSCEAR 1993 Report: Sources and Effects of Ionizing Radiation: United Nations Scientific Committee on the Effects of Atomic Radiation 1993 Report to the General Assembly. New York, NY: UNSCEAR; 1993.

(19.) International Commission on Radiological Protection. ICRP-60. Recommendations of the International Commission on Radiological Protection. Oxford, UK: Pergamon Press, 1991.

(20.) Tubiana M, Aurengo A, Averbeck D, et al. Dose effect relationships and estimation of the carcinogenic effect of low doses of ionizing radiation. Paris, France: Academie des Sciences and Academie Nationale de Medicine, 2005.

(21.) Feinendegen LE, Pollycove M, Sondhaus CA. Responses to low doses of ionizing radiation in biological systems. Nonlinearity Biol Toxicol Med 2004; 2: 143-71. [CrossRef]

(22.) Berrington A, Darby SC, Weiss HA, Doll R. 100 years of observation on British radiologists: mortality from cancer and other causes 1897-1997. Br J Radiol 2001; 74: 507-19.

(23.) Vrijheid M, Cardis E, Blettner M, Gilbert E, Hakama M, Hill C, et al. The 15-Country Collaborative Study of Cancer Risk Among Radiation Workers in the Nuclear Industry: design, epidemiological methods and descriptive results. Radiat Res 2007; 167: 361-79. [CrossRef]

(24.) Sahinarslan A, Erbas G, Kocaman SA, Baser D, Akyel A, Karaer D, et al. Comparison of radiation induced damage between computed tomography angiography and conventional coronary angiography Eur Heart J 2011; 32 (Suppl): 1119-94.

(25.) Schoenhagen P, Thompson CM, Halliburton SS. Low-dose cardiovascular computed tomography: where are the limits? Curr Cardiol Rep 2012; 14: 17-23. [CrossRef]

(26.) Moscariello A, Takx RA, Schoepf UJ, Renker M, Zwerner PL, O'Brien TX, et al. Coronary CT angiography : image quality, diagnostic accuracy, and potential for radiation dose reduction using a novel iterative image reconstruction technique-comparison with traditional filtered back projection. Eur Radiol 2011; 21: 210-8. [CrossRef]

(27.) Achenbach S, Marwan M, Ropers D, Schepis T, Pflederer T, Anders K, et al. Coronary computed tomography angiography with a consistent dose below 1 mSv using prospectively electrocardiogramtriggered high-pitch spiral acquisition. Eur Heart J 2010; 31: 340-6. [CrossRef]

(28.) Tornizawa N, Nojo T, Akahane M, Toriqoe R, Kiryu S, Ohtomo K. Adaptive iterative dose reduction in coronary CT angiography using 320-row CT: Assessment of radiation dose reduction and image quality. J Cardiovasc Comput Tomogr 2012; 5: 318-24.

(29.) Hausleiter J, Meyer T, Hermann F, Hadamitzky M, Krebs M, Gerber TC, et al. Estimated radiation dose associated with cardiac CT angiography. JAMA 2009; 301: 500-7. [CrossRef]

(30.) Taylor AJ, Cerqueira M, Hodgson JM, Mark D, Min J, O'Gara P et al. ACCF/SCCT/ACR/AHA/ASE/ASNC/NASCI/SCAI/SCMR 2010 appropriate use criteria for cardiac computed tomography. A report of the American College of Cardiology Foundation Appropriate Use Criteria Task Force, the Society of Cardiovascular Computed Tomography, the American College of Radiology, the American Heart Association, the American Society of Echocardiography, the American Society of Nuclear Cardiology, the North American Society for Cardiovascular Imaging, the Society for Cardiovascular Angiography and Interventions, and the Society for Cardiovascular Magnetic Resonance. J Am Coll Cardiol 2010; 56: 1864-94. [CrossRef]

(31.) Gerber TC. Gibbsons RJ. Weighing the risks and benefits of cardiac imaging with ionizing radiation. JACC Cardiovasc Imaging 2010; 3: 528-35. [CrossRef]

(32.) Limacher MC, Douglas PS, Germano G, Laskey WK, Lindsay BD, McKetty MH, et al. ACC expert consensus document. Radiation safety in the practice of cardiology. American College of Cardiology. J Am Coll Cardiol 1998; 31: 892-913.

(33.) Sabarudin A, Sun Z, Nq KH. A systematic review of radiation dose associated with different generations of multidetector CT coronary angiography. J Med Imaging Radiat Oncol 2012; 56: 5-17. [CrossRef]

Burak Sezenoz, Asife Sahinarslan

Gazi Universitesi Tip Fakultesi, Kardiyoloji Anabilim Dali, Ankara-Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Asife Sahinarslan, Gazi Universitesi Tip Fakultesi Hastanesi, Kardiyoloji Anabilim Dali, Kat: 6 Besevler 06500 Ankara-Turkiye Tel: +90 312 202 56 24 Faks: +90 312 212 90 12 E-posta: asifesah@yahoo.com

Kabul Tarihi/Accepted Date: 09.11.2012 Cevrimici Yayin Tarihi/Available Online Date: 11.04.2013

doi: 10.5152/akd.2013.108
COPYRIGHT 2013 AVES
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2013 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Sezenoz, Burak; Sahinarslan, Asife
Publication:The Anatolian Journal of Cardiology (Anadolu Kardiyoloji Dergisi)
Date:Jun 1, 2013
Words:3359
Previous Article:Aspirin resistance: where are we now?/ Aspirin direnci: simdi biz neredeyiz?
Next Article:Anticoagulation for non-valvular atrial fibrillation: new anticoagulant agents/non-valvuler atriyal fibrilasyonda antikoagulasyon: yeni antikoagulan...
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2021 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters |