Printer Friendly

Bone health in adolescence/Ergenlik caginda kemik sagligi.

Giris

Osteoporoza bagli kemik kiriklarinin prognozu ve ozellikle gelismis ulkelerde osteoporozun saglik harcamalari acisindan getirdigi yuk nedeni ile son 20 yilda cocukluk caginda kemik sagligina verilen onem artmistir. Gunumuzde osteoporozun onlenmesi icin saptanmaya ve uygulanmaya calisilan etkin stratejiler koruyucu hekimlik kapsaminda degerlendirilmektedir (1,2).

Kemigin duragan olmayan bir doku oldugu ve yeniden yapilanmanin (remodeling) kemik sagligi acisindan onemi bilinmektedir. Dolayisi ile kemik kiriklara dayaniklilik acisindan fonksiyonel gereksinimlere cevap verecek sekilde gorev yapmaktadir (1,3). Cocukluk ve ergenlik cagi bu baglamda ozellikle onemli bir yasam dilimini olusturmaktadir cunku bu donemde iskelet buyume, yapilanma ve yeniden yapilanma surecleri acisindan hizli bir degisim gostermektedir (1,4).

Kemik dongusu tum hayat boyunca devam eder. Yapim ve yikim dengesi kemik kutlesinin birikimini belirler, yapim yikimdan fazla ise kemik boyutu ve kutlesi artar. Cocukluk ve ergenlik caginda yapim yikimdan fazladir (5). Kemik sagligi acisindan onemli etkenler baslica dengeli beslenme ile yeterli kalsiyum ve D vitamini alimi, ozellikle beden agirligini tasiyici fiziksel etkinlik, hormonlarin (ozellikle buyume hormonu, tiroid hormonu ve ostrojen) yeterli olmasi ve genel sagligin iyi olmasi olarak siralanabilir (4).

Kemik kirilganligi icin risk etkenleri baslica genetik etkenler, yanlis beslenme, hareketsizlik, enflamasyon, ilac kullanimi ve endokrin bozukluklar olup, eriskinler ile aynidir. Ama etkileri cocukluk ve ergenlik caginda eriskin doneme gore daha buyuktur cunku bu donemde kemik boyutunun ve kemik kutlesinin artmasi gerekmektedir (2).

Doruk kemik kutlesi

Doruk kemik kutlesi bir bireyin yasami boyunca sahip oldugu en yuksek kemik kutlesidir (5). Bu parametreye buyume sonuclandiktan sonra ve hayatin ilk 20-30 yilinda ulasilir (1,2,3). Genetik etkenler bireyler arasindaki doruk kemik kutlesi degiskenligine %60-80 oraninda etki eder (3).

Doruk kemik kutlesi hayat icin kemik bankasini olusturur (2). Bu noktaya ulasildiktan sonra kemik kutlesi, yaslanma sureci ile iliskili olarak progresif kemik kaybi baslayana dek sabit kalir. Eger optimal doruk kemik kutlesine ulasilamazsa, hayat boyu kirik riski artabilir (6). Ayrica doruk kemik kutlesine ulasildiktan sonra kemik kutlesini arttirmak acisindan belirgin bir etki saglanamaz (7). Dolayisi ile hayatin ilk 20-30 yili yasam boyu kemik sagligi acisindan kritik donemi olusturur. Bu kritik donemde optimal kemik kazaniminin saglanmasinin osteoporozun onlenmesi acisindan uzun donemde onemli etkileri vardir (4).

Eriskin kemik kutlesinin %90'i kizlarda 18 yasina, erkeklerde ise 20 yasina kadar kazanilir (8). Kemik kazaniminin hizli oldugu donemler sut cocuklugu cagi ve puberte donemidir. Doruk kemik kutlesinin %40-60'i ergenlik caginda kazanilir (9). Doruk buyume hizi kizlarda ortalama 12,5 yasinda, erkeklerde ortalama 14,1 yasinda gerceklesmektedir. Doruk buyume hizini kapsayan 2 yilda doruk kemik kutlesinin %26'si kazanilir (1,10). Kemik kazaniminin hizli olmasi gereken buyume caginda bunun basarilamamasi cocukluk ve ergenlik caginda akut, semptomatik osteoporoza, doruk kemik kutlesinin azalmasina ve yaslilikta teorik olarak artmis kirik riskine yol acar (5).

Doruk kemik kutlesine ulasilmasinda intrensek (icsel) ve ekstrensek (dissal) etkenler etkili olur.

Icsel etkenler

Icsel etkenler degistirilemez ve dominant etki yaparlar (5). Bunlar baslica cins, etnisite, aile oykusu ve genetik katkilardir. Erkeklerde kemik kutlesi kadinlardan daha fazladir (1,5). Hem kadin, hem erkek siyahlarda kemik kutlesi diger etnik gruplardakinden daha fazladir (2,11). Ailesinde osteoporoz oykusu olan yasli kadin ve erkeklerde osteoporoz riski ailesinde boyle bir oyku olmayanlara gore daha yuksektir. Yine postmenopozal donemde osteoporozun saptandigi kadinlarin kizlarinda menopoz oncesi donemde kemik mineral yogunlugu (KMY) osteoporoz saptanmayan kadinlarin kizlarinkinden daha dusuktur (12).

Son yillarda yogunlastirilan calismalar ile genetik etkiler KMY ile iliskili bazi lokus ve genler, kantitatif ultrason ile iliskili bazi lokus ve genler ve osteoporoza yatkinliga yol acan aday genler olarak 3 grupta degerlendirilmistir. Birinci grupta bulunan ostrojen reseptoru tip 1 geni (ESR1) kemik kutlesinin genetik regulasyonunuda etkili olmasi cok olasi bir gendir. Yine LRP5 geninin nadir mutasyonlarinin KMY uzerinde onemli bir etki yaptigi, polimorfizmlerinin ise KMY'nu regule ettigi ve normal populasyonda kirik riski acisindan etki olusturdugu saptanmistir.

Osteoporoz riski acisindan aday genlerden vitamin D reseptor (VDR) geninin henuz kemik kutlesi ya da osteoporotik kirik acisindan onemli bir rol oynadigi gosterilememistir. Vitamin D reseptorunun aktif D vitamini metabolitleri araciligi ile kemik hucrelerinin islevinde ve serum kalsiyum homeostazinin saglanmasindaki onemi ise bilinmektedir (13).

Dissal etkenler

Dissal etkenler baslica diyetle kalsiyum ve D vitamini alimi, beden agirligini tasiyan egzersiz, sigara, alkol, kronik hastaliklar ve ilaclar olarak siralanabilir (5). Dissal etkenler degistirilebilir ve kemik kazanimi acisindan icsel etkenler kadar etkin olmasalar da kemik sagligi uzerine uzun ve kisa surede onemli etkileri olabilir (5).

Hem zayif, hem sisman cocuklar kirik ve dusuk kemik kutlesi riski ile karsi karsiyadirlar (2). Bu ozellik beslenme ve fiziksel etkinligin onemini ortaya koymaktadir. Yetersiz D vitamini ve kalsiyum alimi rahitis, osteomalazi ya da osteoporoza yol acar.

Immobilizasyon akut kemik kaybina sebep olabilir. Kronik hareketsizlik kemiklerin ince ve kucuk olmasina yol acabilir (14,15). Enflamatuar sitokinler kemik yapimini saglayan osteoblastlarin etkinligini baskilar; kemik yikimina yol acan osteoklastlarin etkinligini ise arttirir (16). Sistemik glukokortikoid tedavisi, kalsinorin inhibitorleri, antikonvulsanlar, radyoterapi ve malign hastaliklar dusuk kemik kutlesi ve/veya kiriga yol acabilir. Kronik hastaliklarda kemik sagligi acisindan ortak risk etkenleri vardir. Bunlar yetersiz beslenme, immobilizasyon, enflamasyon, hipogonadizm ve osteotoksik ilaclarin kullanimidir.

Saglikli ergende kemik kirilganligi

Saglikli cocuk ve ergenler de peripubertal donemde en yuksek duzeye ulasan kirik riski artisi ile karsi karsiyadirlar. Kizlarda ozellikle 8-12 yaslarinda, erkeklerde ise 11-14 yaslarinda kirik riski en yuksektir (17).

Kizlarin ve erkeklerin yaklasik ucte birinde 17 yasina kadar en az bir kemik kirigi gozlenir; en sik olusan kirik ise on kol kirigidir (18). Kirik gozlenen cocuk ve ergenlerde kemik kutlesinin ayni yastaki cocuklara gore %5-10 oraninda daha dusuk oldugu saptanmistir (19). Diger bir calismada ise bu olgularda volumetrik kemik yogunlugunun kontrol olgulari ile ayni oldugu ancak kemiklerinin ince oldugu gosterilmistir (20). Diyetle kalsiyum aliminin dusuk olusu, beden kitle indeksinin ve beden yag oraninin yuksek olusu da kirik gozlenen cocuklarin ozelliklerini olusturmaktadir (19).

On kol kirigi gozlenen cocuklarda, kiriktan 4,5-7 yil sonra, puberte doneminde kemik kutlesindeki artisin az, kemik kalinliginin dusuk oldugu saptanmistir (21). Yine on kol kirigi gozlenen cocuklarda, ilk kiriktan sonraki 4 yil icinde kirik riskinin 2-3 misli arttigi belirlenmistir (22).

Kemik sagligi acisindan beslenme

Makro elementler(makro nutrientler) ve kemik

Beslenmenin hem miktar, hem de bilesim acisindan yeterliligi, kemik sagligi acisindan onemlidir. Diyetin mak-robilesenleri protein, yag ve karbonhidratlardir. Bunlardan proteinler yuksek miktarda tuketildiginde kalsiyum ekskresyonu artar ancak, bu artisin ana kaynaginin kalsiyum absorbsiyonunun artisi ile iliskili oldugu ileri surulmustur (23). Ayrica proteinden zengin diyetler bir osteotrofik buyume faktoru olan IGF-1'nin artisi ile iliskili bulunmustur (24). Protein icerigi dusuk (0,7-0,8 gr/kg) diyetler ile ise barsaktan kalsiyum absorbsiyonu azalir. Genel olarak (normal kalsiyum metabolizmasi icin) gunluk protein aliminin 1,0-1,5 gr/kg olmasinin uygun oldugu bildirilmektedir (24). Bu baglamda proteinin bitkisel ya da hayvansal olmasi onem tasimamaktadir (25). Doymus yag tuketiminin miktarinin da KMY acisindan etkili oldugu gosterilmistir; yuksek miktarda doymus yag tuketenlerde KMY azalmaktadir (24).

Karbonhidrat tuketimi acisindan basit seker(sukroz) tuketiminin ozellikle trabekuler kemigi(vertebra gibi) olumsuz etkiledigi bilinmektedir (24). Bu baglamda fruktozun glukoza tercih edilmesi daha uygun gibi gorunmektedir. Spor iceceklerinde glukozun fruktoza oraninin yuksek oldugu ve kemik uzerindeki negatif etkilerinin fruktoz orani daha yuksek olan iceceklere gore daha fazla oldugu ileri surulmektedir. Spor iceceklerinin in vitro olarak dis dokusunda belirgin erozyona yol actigi da gosterilmistir (24).

Sekerli, karbonatli icecekler kafein ve seker icerikleri nedeni ile KMY'nda azalmaya yol acmaktadir (26,27). Bu iceceklerin kemik uzerindeki etkilerinin ayni zamanda sut ve diger sivilarin alimindaki azalmaya bagli oldugu da ileri surulmektedir. Kola tuketiminin ozellikle kalsiyum ve demir kaybina da yol actigi bilinmektedir (28). Wyshak (26), 9. ve 10. siniftaki kizlarda karbonatli icecek tuketimi ile kemik kiriginin iliskili oldugunu gostermistir. Kirik riskinin ozellikle fiziksel olarak etkin olan ve kola tuketen kizlarda daha da fazla oldugunu saptamistir. Kola icecekleri fosforik asit ve cogunlukla kafein icermektedir. Fosforik asit kalsiyum homeostazini etkilemekte ve hipo-kalsemiye yol acmaktadir (29).

Karbonhidratlarin ve yaglarin bir kisminin ise kemik sagligi acisindan yararli oldugu gosterilmistir. Omega-3 yag asidi zincirleri gibi coklu doymamis yag asitlerinin (PUFA) optimal miktarda tuketildiginde osteoklast etkinligini inhibe edebildigi ve osteoblast etkinligini arttirabildigi gosterilmistir (24). Kemik sagligi acisindan yararli karbonhidratlar meyva ve sebzelerde bulunan kompleks karbonhidratlardir. Sebze ve meyvalarin icerdigi inulin tipi fruktanlar bu baglamda yararli olur (24). Inulin tipi fruktanlarin 9-13 yasindaki kiz ve erkek cocuklarda kalsiyum absorbsiyonunu ve kemik mineralizasyonunu arttirdigi gosterilmistir. Etki duzeyinin belirlenmesinde vitamin D polimorfizminin onemi de saptanmistir (30).

Mikro elementler(mikro nutrientler) ve kemik

Kalsiyum ve D vitamini kemik sagligini destekleyen ve kemik kaybini engelleyen anahtar etkenlerdir (24).

1. Kalsiyum

Yasam boyunca kemikte kalsiyum birikimi en hizli sut cocuklugu ve puberte donemlerinde gozlenir. Puberte doneminde kizlarda gunde 1960 mg kalsiyum kemige coker (31). Puberte donemi tum yasam boyunca kalsiyumun en fazla depolandigi donemi olusturur. Dolayisi ile bu cagda tuketilen kalsiyum miktari doruk kemik kutlesinin onemli bir belirleyicisidir. Kalsiyum gereksiniminin en yuksek oldugu donemin 9-19 yaslari arasinda oldugu belirtilmistir. Bu donemde diyetle kalsiyum aliminin gunde 1300 mg olmasi gerektigi bildirilmistir (24).

Eriskinde kalsiyumun %99'u kemiklerde hidroksiapatit kristalleri seklinde bulunur. Eriskin bedeninde toplam kalsiyum miktari 1000-1500 gr kadardir. Bunun 108 grami kizlarda puberte Tanner safha 2 evresinden Tanner 3 evresine gecerken birikir. Bunun saglanabilmesi icin ise pozitif kalsiyum dengesi 300 mg/gun olmalidir (32). Ergen kizlarda kalsiyum dengesinin ana belirleyicisinin kalsiyum alimi oldugu gosterilmistir (33). Ergen kizlarda kalsiyum alimini etkileyen etkenler ise; besinlerin kalsiyum icerigini bilmeleri, kalsiyumdan zengin besinleri kendiliklerinden tuketmeleri, kalsiyum tuketiminin beklenen sonuclarini bilmeleri ve evde sut bulunmasi ile iliskili oldugu gosterilmistir (8). Gunluk kalsiyum alimi acisindan kritik bir sinir vardir ki bu ergenlerde gunde 1500 mg'dir. Bu sinirin asilmasi halinde kemikte daha fazla kalsiyum birikmez cunku idrarla kalsiyum atilimi artar (34).

a. Besinlerdeki kalsiyum

Besinler ile kalsiyum alimi kalsiyum tuzu seklindeki kalsiyum destekleri ile kalsiyum alimina tercih edilir. Kalsiyumun besinler ile alimi acisindan baslica kaynaklar peynir, sut, yogurt olmakla birlikte brokoli, tofu, lahana ve salgam yapragi gibi besinler de kalsiyum icerigi yuksek olan besinlerdir (24).

Peynir cinsine ve sut ve yogurdun yag miktarinin azaltilmis olup olmamasina bagli olarak sut urunlerinin kalsiyum iceriginin az bir miktar degiskenlik gosterdigi bilinmekle birlikte sut ve yogurdun yaklasik 225 graminin sirasi ile yaklasik 300 ve 415 mg kalsiyum icerdigi belirtilebilir. Peynirin yaklasik 40 graminda ise yaklasik 300 mg kalsiyum vardir. Somon baliginin 85 graminda 165 mg, pismis brokolinin 100 graminda 90 mg ve pismis ispanagin 120 graminda 120 mg kalsiyum bulunmaktadir (35).

Fosfor ve D vitamini kalsiyumun kullanimini ve kemige cokmesini kolaylastirir. Ancak fosforun fazla alinmasi kemik metabolizmasina zarar verir; bu neden ile saglikli kemik yapimi icin onerilen 2:1 kalsiyum:fosfor orani goze-tilmelidir (24). Oysa gunumuz ergenleri daha cok fosfor icerigi yuksek, kalsiyum icerigi dusuk besinlerle beslenmektedir (9). Fazla sodyum tuketimi ise idrar ile kalsiyum atilimini arttirir. Her 2300 mg sodyum idrar ile atildiginda yaklasik 40- 60 mg kalsiyum da kaybedilir (24).

b. Kalsiyum destekleri

Kalsiyum tuzlari seklindeki kalsiyum destekleri kalsiyum karbonat, kalsiyum asetat, kalsiyum laktat, kalsiyum sitrat ve kalsiyum glukonatttan olusmaktadir. Ogunler ile birlikte ve duzenli araliklarla dusuk dozlarda alinmalari emilimi arttirir (24).

2. Fosfor

Insan bedenindeki fosforun %85'i kemikte bulunur. Et (balik, kirmizi et, tavuk eti vb.), yumurta, sut urunleri, kuruyemisler, baklagiller ve tahillar fosfordan zengin besinlerdir. Fosfor ayrica islenmis besinlerde ve kolali iceceklerde bulunur. Buna ragmen fosforun fazlasi kemik icin zararlidir, cunku kemik rezorpsiyonuna sebep olur (32). Ergenlerin gunluk fosfor gereksinimi gunde 1250 mg'dir (36).

3. Magnezyum

Bedendeki magnezyumun yaklasik %60'i kemiklerde bulunur. Magnezyum kalsiyum ve fosfor gibi hidroksiapatit kristallerinin ayrilmaz bir parcasi olmamakla birlikte kristalin yuzeyine adsorbe olur ve hidroksiapatit kristallerini kucultur. Buyuk kristaller kemik kirilganligini arttirir (36). Magnezyum eksikliginin kemik sagligini etkiledigi bilinmektedir (36).

Amerika Birlesik Devletleri'nde ozellikle ergen kizlarda magnezyum aliminin dusuk oldugu saptanmistir (32). Ergen kizlarda gunluk magnezyumunun aliminin 360 mg olmasi gerekmektedir. Tahillar, sebzeler (brokoli), kuruyemisler, tohumlar, sut, et, cikolata ve sert sular magnezyumdan zengindir (32).

4. Diger elementler Kemik sagligi acisindan flor, demir, cinko, bakir, brom, magnezyum ve potasyum diger onemli elementleri olusturmaktadir (32,36).

5. Vitaminler

Vitaminlerden D vitamini kemik sagligi acisindan kritik onem tasimaktadir. Gunumuzde serumda 25 (OH) D konsantrasyonunun 75-80 nmol/L veya 30-32 ng/ml olmasi D vitamininin yeterli olmasi olarak kabul edilmektedir (37).

Gunes isinlariyla temas D vitamininin ana kaynagini olusturmaktadir. Yeterli D vitamini yapimi icin mevsime, enleme ve deri pigmantasyonuna gore degiskenlik gostermekle birlikte haftada iki defa 10:00-15:00 saatleri arasinda 5-30 dakika sure ile bacaklarin ve kollarin gunese maruz kalmasi gerekmektedir. Bu mumkun olmuyor ise gunumuzde, gunde 2008'de onerilen 400 IU yerine, 800-1000 IU D vitamini aliminin gerekliliginden soz edilmektedir(4). Gunesten koruyucu kremler D vitamini eksikligine yol acabilirler. On bes faktorlu bir gunes koruyucu Ultraviole B isinlarini %99 oraninda absorbe eder (37).

Ergen kizlarda Olmez ve ark.'lari (38) Izmir'de, kis sonu doneminde %40 oraninda D vitamini yetersizligi saptamislardir. Bu arastiricilar D vitamini yetersizligi acisindan risk etkenlerini dusuk sosyoekonomik duzey, annelerin egitim duzeyinin dusuk olusu ve kalsiyum aliminin dusuk olusu olarak belirtmislerdir.

Besinlerden ozellikle somon, uskumru ve ringa baligi gibi yagli baliklar ve balik yagi ozellikle D vitamininden zengindir. Ciftlikte yetistirilen somon baliklarinda D vitamini dogal ortamda buyuyenlerden 4-5 kat daha azdir (37).

A vitamini, B6, folik asid ve B12 vitamininin kemik sagligi acisindan rolleri olmakla birlikte C ve K vitaminleri bu acidan daha buyuk onem tasir (5,36).

Hayat tarzi ve kemik sagligi

Yurume, kosma ve ziplama gibi beden agirligini tasiyici etkinliklerin duzenli olarak yapilmasi ve saglikli bir beden agirligi kemik sagligi acisindan onemlidir. Egzersizlerin ailece ya da sinif ya da takim arkadaslari gibi gruplar ile birlikte yapilmasi motivasyonu ve surekliligi arttirir (4,8). Pubertenin erken doneminde bulunan kizlarin 20 ay sure ile haftada 3 defa 10 dakika sure ile ziplamalarinin femur boynu ve lomber vertebra kemik mineral yogunlugunu arttirdigi saptanmistir (39).

Alkol ve sigara kullanimi da kemik sagligini etkilemektedir (4,5). Alkol kronik olarak fazla miktarda tuketildiginde osteoblastlar icin toksiktir ve kemik yapimini bozabilir (4). Sigara icimi kalsiyum ve D vitamini metabolizmasini bozarak ve D vitamini-Parathormon aksinda degisikliklere yol acarak kemik rezorpsiyonuna sebep olabilir (4). Yas ortalamasi 18.9 yas olan genc erkeklerden sigara icenlerin kemik kutlesinin ve radius ve tibia kortikal kalinliklarinin sigara icmeyenlere gore daha az oldugu gosterilmistir (40).

Yas ortalamasi 11,6 [+ or -] 0,4 yil olan kizlarda kantitatif ultrasonla degerlendirilen kemik kalitesinin besinlerin kalsiyum icerigini bilme, kalsiyumdan zengin besinleri kendiliginden tuketme, kendiliginden fiziksel etkinlik yapma, ailenin fiziksel etkinlige tesviki, fiziksel etkinlige arkadas katilimi ve bir takimin parcasi olma ile iliskili oldugu gosterilmistir (8).

Sonuc

Genetik etkenler ve kronik hastaliklar ergenlik caginda kemik sagligini etkilerler. Ancak ozellikle beslenme ve fiziksel etkinlik doruk kemik kutlesinin buyuk bir bolumunun kazanildigi bu cagda buyuk onem tasir. Kalsiyum ve D vitamini kemik sagligi acisindan anahtar etkenleri olusturur. Ergenlik caginda kemik kazaniminin yeterliliginin ileri yaslarda osteoporozun engellenmesi acisindan onemli etkisi oldugundan, bu donemde optimal kemik kutlesine ulasilmasi icin etkin stratejilerin gelistirilmesi ve koruyucu hekimlik kapsaminda uygulanmasi gerekmektedir.

DOI: 10.4274/tpa.46.35

Kaynaklar

(1.) Faulkner R, Bailey D. Osteoporosis: A Pediatric Concern? In: Daly R, Petit M (eds): Optimizing Bone Mass and Strength. The Role of Physical Activity and Nutrition during Growth. Med Sport Sci. Basel, Karger 2007; 51: 1-12. (Abstract) / (PDF)

(2.) Bachrach LK. Consensus and controversy regarding osteoporosis in the pediatric population. Endocr Pract 2007; 13: 513-20. (Abstract) / (PDF)

(3.) Heaney RP, Abrams S, Dawson-Hughes B, et al. Peak bone mass. Osteoporos Int 2000; 11: 985-1009. (Abstract) / (PDF)

(4.) Henwood MJ, Binkovitz L. Update on pediatric bone health. J Am Osteopath Assoc 2009; 109: 5-12. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(5.) Simmons J, Zeitler P, Steelman J. Advances in the diagnosis and treatment of osteoporosis. Adv Pediatr 2007; 54: 85-114. (Abstract)

(6.) Hui SL, Slemenda CW, Johnston Jr CC. Age and bone mass as predictors of fracture in a prospective study. J Clin Invest 1988; 81: 1804-9. (Full Text)/ (PDF)

(7.) Rabinovich CE. Osteoporosis: A pediatric perspective. Arthritis & Rheumatism 2004; 50: 1023-5. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(8.) Sharma SV, Hoelscher DM, Kelder SH, Day RS, Hergenroeder A. Psychosocial, environmental and behavioral factors associated with bone health in middle-school girls. Health Educ Res 2009; 24: 173-84. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(9.) Golden NH. Osteoporosis Prevention: A Pediatric Challenge. Arch Pediatr Adolesc Med 2000; 154: 542-3. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(10.) Bailey DA, McKay HA, Mirwald RL, Crocker PRE, Faulkner RA. A six-year longitudinal study of the relationship of physical activity to bone mineral accrual in growing children: The University of Saskatchewan Bone Mineral Accrual Study. J Bone Miner Res 1999; 14: 1672-9. (Abstract)

(11.) Bachrach LK, Hastie T, Wang MC, Narasimhan B, Marcus R. Bone mineral acquisition in healthy Asian, Hispanic, Black, and Caucasian yout:a longitudinal study. J Clin Endocrinol Metab 1999; 84: 4702-12. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(12.) Seeman E, Hopper JL, Bach LA, et al. Reduced bone mass in daughters of women with osteoporosis. N Engl J Med 1989; 320: 554-8. (Full Text)

(13.) Ralston SH, Uitterlinden AG. Genetics of Osteoporosis. Endoc Rev 2010; 31: 629-62. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(14.) Henderson RC, Kairalla JA, Barrington JW, Abbas A, Stevenson RD. Longitudinal changes in bone density in children and adolescents with moderate to severe cerebral palsy. J Pediatr 2005; 146: 769-75. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(15.) Larson CM, Henderson RC. Bone Mineral Density and Fractures in Boys with Duchenne Muscular Dystrophy. J Pediatr Orthop 2000; 20: 71. (Abstract)

(16.) Burnham JM, Shults J, Weinstein R, Lewis JD, Leonard MB. Childhood onset arthritis is associated with an increased risk of fracture:a population based study using the General Practice Research Database. Ann Rheum Dis 2006; 65: 1074-9. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(17.) Bailey DA, Wedge JH, McCulloch RG, Martin AD, Bernhardson SC. Epidemiology of fractures of the distal end of the radius in children as associated with growth. J Bone Joint Surg Am 1989;71:1225-31. (Abstract)

(18.) Cooper C, Dennison EM, Leufkens HGM, Bishop N, van Staa TP. Epidemiology of Childhood Fractures in Britain:A Study Using the General Practice Research Database. J Bone Mineral Research 2004; 19: 1976-81. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(19.) Goulding A, Andrea MG, Williams SM. Bone and Body Composition of Children and Adolescents With Repeated Forearm Fractures. J Bone Mineral Research 2005; 20: 2090-6. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(20.) Skaggs DL, Loro ML, Pitukcheewanont P, Tolo V, Gilsanz V. Increased Body Weight and Decreased Radial Cross- Sectional Dimensions in Girls with Forearm Fractures. J Bone Mineral Research 2001; 16: 1337-42. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(21.) Ferrari SL, Chevalley T, Bonjour JP, Rizzoli R. Childhood Fractures Are Associated with Decreased Bone Mass Gain During Puberty: An Early Marker of Persistent Bone Fragility? J Bone Mineral Research 2006; 21: 501-7. (Abstract)

(22.) Goulding A, Jones IE, Williams SM, et al. First fracture is associated with increased risk of new fractures during growth. J Pediatr 2005; 146: 286-8. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(23.) Kersetter JE, O'Brien KO, Insogna KL. Dietary protein affect intestinal calcium absorption. Am J Clin Nutr 1998; 68: 859-65. (Abstract) /(PDF)

(24.) Lorincz C, Manske SL, Zernicke R. Bone Health: Part 1, Nutrition. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(25.) Bonjour JP. Dietary Protein: An essential nutrient for bone health. J Am Coll Nutr. 2005; 24: 526-36. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(26.) Wyshak G. Teenaged girls, carbonated beverage consumption, and bone fractures. Arch Pediatr Adolesc Med 2000; 154: 610-3. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(27.) Wyshak G, Frisch RE. Carbonated beverages, dietary calcium, the dietary calcium/phosphorus ratio, and bone fractures in girls and boys. J Adolesc Health 1994; 15: 210-5. (Abstract) / (PDF)

(28.) Maughan R. Nutrition and the young athlete. Medicina Sportiva 2004; 4: E51-E58.

(29.) Kinney Michelle AO. Does consumption of cola beverages cause bone fractures in children? Mayo Clin Proc 2002; 77: 1005-6. (PDF)

(30.) Abrams SA, Griffin IJ, Hawthorne KM et al. A combination of prebiotic short- and long-chain inulin-type fructans enhances calcium absorption and bone mineralization in young adolescents. Am J Clin Nutr 2005; 82: 471-6. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(31.) Abrams SA. Normal acquisition and loss of bone mass. Horm Res 2003; 60: 71-6. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(32.) Ilich JZ, Kerstetter JE. Nutrition in bone health revisited:a story beyond calcium. J Am Coll Nutr 2000; 19: 715- 37. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(33.) Matkovic V, Fontana D, Tominac C, Goel P, Chesnut 3d CH. Factors that influence peak bone mass formation: a study of calcium balance and the inheritance of bone mass in adolescent females. Am J Clin Nutr 1990; 52: 878-88. (Abstract) / (PDF)

(34.) Matkovic V, Ilich JZ, Andon MB, et al. Urinary calcium, sodium, and bone mass of young females. Am J Clin Nutr 1995; 62: 417-25. (Abstract) /(PDF)

(35.) Dietary supplement fact sheet: calcium. National Institutes of Health Web site.

(36.) Palacios C. The role of nutrients in bone health, from A to Z. Critical Rev Food Sci Nutr 2006; 46: 621-8. (Abstract) / (PDF)

(37.) Holick MF, Chen TC. Vitamin D deficiency: a worldwide problem with health consequences1,2,3,4. Am J Clin Nutr 2008; 87: 1080-6. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(38.) Olmez D, Bober E, Buyukgebiz A, Cimrin D. The frequency of vitamin D insufficiency in healthy female adolescents. Acta Padiatrica 2006; 95: 1266-9. (Abstract) / (Full Text) / (PDF)

(39.) MacKelvie KJ, Khan KM, Petit MA, Janssen PA, McKay HA. A school-based exercise intervention elicits substantial bone health benefits: a 2-year randomized controlled trial in girls. Pediatrics 2003; 112: 447-52. (Abstract) / (Full Text)/ (PDF)

(40.) Lorentzon M, Mellstrom D, Haug E, Ohlsson C. Smoking Is associated with lower bone mineral density and reduced cortical thickness in young men. J Clin Endocrinol Metab 2007; 92: 497-503. (Abstract) / (Full Text) / (PDF) 40. DOI: 10.4274/tpa.46.36

Oya Ercan

Istanbul Universitesi Cerrahpasa Tip Fakultesi, Pediatrik Endokrinoloji ve Adolesan Bilim Dali, Istanbul, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Oya Ercan, Istanbul Universitesi Cerrahpasa Tio Fakultesi, Pediatrik Endokrinoloji ve Adolesan Bilim Dali, Istanbul, Turkiye E-posta: oyaercan@istanbul.edu.tr
COPYRIGHT 2011 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2011 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Ercan, Oya
Publication:Turkish Pediatrics Archive
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Mar 1, 2011
Words:3535
Previous Article:Adolescent nutrition/Ergenlerde beslenme.
Next Article:Prebiotics and probiotics/Pre ve probiyotikler.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters