Printer Friendly

An investigation of the three factor model of personality and its relationships with clinical characteristics in major mood disorders/Major duygudurum bozukluklarinda kisiligin uc boyutlu degerlendirilmesi ve klinik ozelliklerle iliskisi.

ABSTRACT

Background: Personality make individuals prone to particular affective states and therefore, it may have a role in the etiology of mood disorders. Although Eysenck Personality Questionnaire is. one of the most used personality instruments, few studies have studied mood disorders using this scale. The purpose of this study was to examine personality of patients with bipolar and major depressive disorder and to explore the probable relationship between personality and clinical presentation of the disorders.

Methods: The Eysenck Personality Questionnaire--Abbreviated (EP0.R-A) was administered to 60 bipolar patients, 50 unipolar patients, and 50 controls. Both bipolar and unipolar patients were in remission in the evaluation time. Hamilton Depression Scale(HDS) and Young Mania Scale (YMS) were administrated to the patients to evaluate the remission. The patients who scored on HDS<8 and YMS<6 were accepted as remitted patients. Clinical variables were obtained from structured evaluations of patients and their first degree relatives.

Results: Bipolar patients scored significantly higher on extraversion and psychoticism than major depressive patients and healthy controls. The patients with major depressive disorder had significantly higher neuroticism scores than bipolar patients and healthy subjects. In addition, we observed significant associations between clinical features and personality in both groups of patients. The personality dimensions varied according to the presence of suicide attempt, psychotic episode and mixed episode. In addition, some numerical variables, such as illness duration, number of depression and mixed episode, were found to be associated with personality dimensions

Conclusion: These results show that, the personality profile differs between patients with bipolar disorder and unipolar depression and healthy subjects and, may vary according to different clinical presentations.

Key words: Bipolar disorder, unipolar depression, personality, clinical features

OZET

Amac: Kisilik ozellikleri bireyleri belli duygulanimlara yatkin hale getirebilir ve dolayisi ile duygudurum bozukluklarinin etiyolojisinde bir rol oynayabilir. Yaygin kullanilmasina bir olcek olmasina ragmen ragmen, duygudurum bozukluklarinda Eysenck kisilik envanteri az sayida calismada kullanilmistir. Bu calismanin amaci duygudurum bozuklugu olan bireylerde kisiligi degerlendirmek ve kisilik ile klinik gorunum arasindaki olasi iliskiyi arastirmaktir.

Yontem: Eysenck Kisilik Envanteri-Gozden Gecirilmis Kisaltilmis Form (EKA-GGK) 60 iki uclu bozukluklu, 50 tek uclu bozukluklu ve 50 saglikli bireye uygulandi. Katilimcilar test uygulamasi sirasinda iyilesme donemindeydi. Hasta grubuna tam remisyonu belirlemek amaci ile Hamilton Depresyon Olcegi (HDO) ve Young Mani Olcegi (YMOI uygulandi. Bu hastalardan YMO puani< 6 ve HDO puani<8 olan hastalar iyilesmis kabul edildi (9). Klinik degiskenler hastalarla ve onlarin birinci derece yakinlari ile gerceklestirilen yapilandirilmis gorusmeler ile elde edildi.

Bulgular: Iki uclu olgular saglikli kontrollerden ve tek uclu depresyonlulardan daha yuksek disadonukluk ve psikotisizm skorlarina sahipti. Tek uclu olgular ise iki uclu olgular ve saglikli kontrollerden anlamli olarak daha yuksek norotisizm skorlarina sahipti. Ayrica her iki hasta grubunda klinik ozelliklerle kisilik skorlari arasinda anlamli iliskiler bulundu. Intihar girisimi, psikotik ozellikli atak ve karma atak varligi ve baskin atak tipine gore kisilik boyutlari farklilik gosteriyordu. Ayrica sayisal degiskenlerden hastalik suresi, depresyon sayisi ve karma epizod sayisi gibi bazilari kisilik boyutlari ile iliskili bulundu.

Sonuc: Calismamizin sonuclari kisilik profilinin iki uclu bozukluk ve tek uclu depresyonlu hastalar ile saglikli kontrollerde farklilastigina ve farkli klinik gorunumler baglaminda cesitlilik kazanabilecegine isaret etmektedir.

Anahtar kelimeler: Iki uclu bozukluk, depresyon, kisilik, klinik ozellikler

Giris

Kisiligin siniflamasi konusunda temel yaklasimlardan birisi de, kisiligin farkli ozellikleri temsil eden cok sayida boyuttan olustugunu varsayar. Buna gore her insan, bu surekli boyutlarin her biri uzerinde farkli bir noktada bulunur. Yani herkesin farkli bir icedonukluk, bencillik, uzlasmacilik vb. derecesi vardir. Boyutsal yaklasim adini alan bu yaklasima gore, kisilik bozukluklari, bu boyutlarin uclarinda yer alir, yani normal kisilik ozelliklerinin asiri durumlaridir. Boyutsal yaklasimda ikili siniflandirma yerine ardi ardina sureklilik gosteren bir dagilim soz konusudur (1,2).

Kisilige boyutsal yaklasimi ilk savunan ve ortaya atanlardan birisi kuskusuz Eysenck'tir. Eysenck kisilik teorisi ilk gelistirildiginde norotisizm-stabilite ve disadonukluk-ice donukluk boyutlarini icerirken, daha sonra psikotisizm boyutu da eklenmistir (3). Disa donukluk, sosyalligi ve durtuselligi temsil ederken, bu boyutta yuksek puan alan kisiler, insanlarla iletisimi seven, girisken ve yalniz olmaktansa insanlarla olmayi tercih eden biri olarak tanimlanmistir. Norotisizm boyutunun duygusal tutarliliga veya asiri tepkisellige isaret etmekte oldugu ve bu boyutta yuksek puan alan bir kisinin kaygili, depresif, gergin, cekingen, asiri duygusal ve dusuk ozguveni olabilecegi one surulmustur. Psikotisizim boyutu ise soguk, mesafeli, saldirgan, guvensiz, duygusuz, tuhaf ve empati kuramama, sucluluk ve diger insanlara karsi duyarsizlik gibi daha cok sira disi kisilik ozelliklerini ifade etmektedir (2). Eysenck'in tanimladigi ayirici kisilik ozelliklerinin belli duygu ve davranislarla iliskili oldugu bulunmustur. Norotisizm'in kaygi, korku depresyon, dusuk benlik saygisi, duygusal ve mantik disi davranislar gostermeye yonelik yatkinlik ile iliskili oldugu bulunmustur. Disa donukluk ise sosyal olmak, partilere gitmekten, saka yapmaktan hoslanmak, bircok arkadasa sahip olmak, durtusellik, kontrolsuz duygular ve bazen guvenilir olmayan kisilik ozellikleri gostermekle iliskilendirilmistir. Son olarak, psikotisizm saldirganlik, mesafeli davranma, antisosyal davranislar ve diger insanlara karsi duyarsiz davranma ile iliskili bulunmustur (1,2). Eysenck, bu ayirici kisilik ozelliklerinin birbirinden bagimsiz boyutlar oldugunu belirtmistir (4,5).

Duygudurum bozukluklarinda spektrum yaklasimi, siki tanimlayici olcutlerden cok normal varyasyonlardan cesitli derecelerde ayrilan duygudurum bozulmalarina vurgu yapmaktadir. Dolayisi ile son zamanlarda kisilik olcekleri gibi duygulanimla iliskili birevsel farkliliklarin vaotioi siniflandirmalarin tanimladioi bosluklarda cesitli duygudurum bozukluklarinin yer alabilecegi bildirilmektedir. Davranis, duygu ve bilisteki, normal varyasyon (kisilik) ile psikopatoloji iliskisi uzun yillar psikolojinin arastirma konusu olmustur. Kisilik ozelliklerinin duygudurumlari etkiledigi, dolayisiyla emosyon ve duygudurumun uzun donemde kisilerarasi farkliliklarini aciklayabilecegi dusunulmektedir. Ornegin negatif duygulanim ve depresif semptomlar norotisizm ve anksiyete gibi karakter ozellikleri ile ongorulebilir. Durtusellik gibi disadonuk karakter ozelligi de klinik olmayan orneklemde yogun pozitif duygulanim ve hipomani ile iki uclu bozuklukta ise yukselmis duygudurum ile iliskilendirilmistir (6,7). Gunumuzde cok da sasirtici olmayacak sekilde iki uclu spektrum bozukluklarinda kisilikte goze carpan farkliliklar oldugu one surulmektedir. Ancak az sayida calisma duygudurum bozukluklarindaki kisilik fakliliklarini Eysenck'in boyutsal yaklasimi baglaminda ele almaktadir. Halbuki Eysenck Kisilik Envanterinin duygudurum bozukluklarinda iyi bir belirleyici olabilecegini one suren guclu kanitlar bulunmaktadir. Ilki norotisizm olcegi normal bireylerden duygudurum bozukluklu bireyleri ayirabilmektedir. Ikincisi norotisizm ve disadonukluk olcekleri pozitif ve negatif duygudurumlara egilimin fazlaligi ile iliskilidir. Ayrica Eysenck'ten sonraki arastirmacilar da bu iki kisilik boyutunun odul ve ceza sistemleri ile iliskisinden soz etmislerdir, iki uclu bozuklukta cok net olmasa da tek uclu depresyonda norotik icedonukluk kisilik zaafi ile iliskilendirilen cezalandirilmaya asiri duyarlilik oldugu iyi bilinmektedir (8).

Hem iki uclu bozuklukta hem de tek uclu depresyonda kisilik farkliliklarindan soz eden cok sayida arastirma bulunmakla birlikte kisiligin uc boyutlu kuramini inceleyen az sayida calisma bulunmaktadir. Bununla birlikte duygudurum bozukluklari klinik ozellikler ve gidis acisindan heterojen gorunume sahip hastaliklardir. Bu durum duygudurum bozukluklu bireylerde kisiligin boyutsal olarak farkli gorunumlerinin farkli klinik gidis ozellikleri ile iliskili olabilecegini akla getirmektedir. Ancak bildigimiz kadariyla gunumuze kadar duygudurum bozukluklu bireyleri iyilesme doneminde klinik ozellikler ile Eysenck kisilik boyutlari arasindaki iliski acisindan degerlendirmis herhangi bir calisma bulunmamaktadir. Dolayisi ile biz bu calismada iki uclu bozukluk ve tek uclu depresyonlu olgulari Eysenck kisilik boyutlari acisindan hem kendi aralarinda hem saglikli kontrollerle karsilastirmayi ve her iki hasta grubunda farkli klinik gorunumlerin kisilik boyutlari ile iliskili olup olmadigini arastirmayi amacladik. Iki uclu olgularin tek uclu bozuklugu olanlardan daha yuksek disadonukluk ve psikotisizm ve daha dusuk norotisizm puanlarina sahip olacagini ve iki uclu bozuklukta karma atak varligi ve baskin atak tipinin, her iki hasta grubunda ise psikotik ozellikli atak varligi ve intiharin kisilik boyutlari ile farkli iliskileri olacagi varsayiminda bulunduk.

Yontem

Bu calisma kesitsel desende bir calismadir. DSM-IV-TR tani olcutlerine gore Tek uclu Depresyon ve iki Uclu Bozukluk tanisi almis bireylerle yazili onaylari alinarak gerceklestirildi. Olgulara psikiyatri poliklinigine kontrol amaci ile basvurduklarinda yada telefon yolu ile ulasilmaya calisildi. Tanilari SCID I ve SCID-II kullanilarak dogrulandi. Calismaya dahil edilme olcutleri: 18-65 yasinda olmak, en az iki aydir remisyonda olmak (hem SCID uygulanarak, hem de olcek puanlari ile). Bilissel islevleri bozabilecek organik patolojisi olanlar (norolojik yada fiziksel hastalik, madde bagimliligi yada kullanimi, 1 yil icerisinde EKT uygulanmasi, zehirlenme veya beyin travma oykusu), eslik eden eksen lyada Utanisina sahip olanlar ve hizli dongulu gidise sahip iki uclu olgular calisma disi birakildi. Toplamda 77 iki uclu bozukluklu ve 65 tek uclu bozukluklu bireye ulasildi. Iki uclu bozukluklu olgularin 7'si calismaya katilmaya onay vermedigi, 10'u calismaya dahil edilme olcutlerini (ucu kisilik bozuklugu es tanisi, uc hasta organik patoloji varligi, ikisi mental retardasyon, biri anksiyete bozuklugu es tanisi, biriside hizli dongulu gidise sahip olmasi nedeni ile) karsilamadigi icin calisma disi birakildi. Calisma 60 iki uclu bozukluklu hasta ile yurutuldu. Tek uclu bozukluklularin 5'i calismaya katilmaya onay vermedigi, 10'u calismaya dahil edilme olcutlerini karsilamadigi (5 hasta organik patoloji varligi, 5 hasta kisilik bozuklugu es tanisi) icin calisma disi birakildi. Calisma 50 tek uclu bozukluklu birey ile yurutuldu. Duygudurum donemleri geriye donuk olarak mani, hipomani, karma donem ve depresyon icin DSM-IV kontrol listesi kullanilarak degerlendirildi. Klinik degiskenler hastalarla ve onlarin birinci derece yakinlari ile gerceklestirilen yapilandirilmis gorusmeler ile elde edildi. Bunlar, onceki duygudurum donemlerinin tipi ve sayisi, yatis sayilari, hastalik baslangic yasi, ilk duygudurum donemi tipi, son donem tipi, hayat boyu psikotik ozellikli atak yasama ve intihar davranisini icermekteydi, ilaveten demografik bilgiler, psikiyatrik estani ve birinci derece akrabalarda psikiyatrik hastalik oykusu de degerlendirildi. Ayrintili klinik ve demografik ozelliklerin elde edilmesi icin poliklinik ve yatan hasta kayitlarindan da faydalanildi. Kontrol grubu, poliklinigimize saglik kurulu degerlendirmesi icin basvuran ve calismaya dahil edilme olcutlerini karsilayan; yas, cinsiyet, egitim ve sosyokulturel acidan hasta grubu ile uyumlu olan ve yazili onayi alinan 50 gonullu, saglikli bireyden olusturuldu. Kontrol grubuna Hamilton Depresyon Olcegi (HDO), Young Mani Olcegi (YMO) ve SCID uygulandi. Simdi veya gecmiste herhangi bir eksen I yada II tanisi olmayanlar ve birinci derece yakinlarinda da herhangi bir eksen I yada II tanisi bulunmayanlar calismaya dahil edildi.

Kisilik boyutlari, hastalar DSM-IV'e gore tam duzelme halinde iken degerlendirildi. Hasta grubuna tam remisyonu belirlemek amaci ile HDO ve YMO uygulandi. Bu hastalardan YMO puani < 6 ve HDO puani <8 olan hastalar iyilesmis kabul edildi (9). Calismaya alinan hastalara ve saglikli kontrol grubuna, Sosyodemografik ve klinik bilgi formu ve Eysenck Kisilik Anketi-Gozden Gecirilmis Kisaltilmis Formu (EKA-GGK) uygulandi. Ilgili klinik degerlendirme olcekleri poliklinik ve klinik ortaminda arastirmacilar tarafindan uygulandi.

Sosyodemografik ve Klinik Bilgi Formu

Tum olgularda klinik deneyim ve taranan kaynaklardan elde edilen bilgilere uygun olarak ve calismanin amaclari goz onunde bulundurularak hazirlanmis bir sosyodemografik ve klinik bilgi formu kullanildi. Bu form; yas, cinsiyet, egitim duzeyi, medeni durum, meslek, is durumu, ailenin gelir duzeyi, birlikte yasadigi kisiler, yasadigi yer, hastaligin baslama yasi, hastalik suresi, hastanede yatis sayisi, manik atak sikligi, depresif atak sikligi, alkol madde kullanimi, intihar girisiminin arastirildigi sorulari kapsamaktadir.

Hamilton Depresyon Olcegi

HDO, depresyon olcekleri icinde en yaygin kullanilani olup, bir kez klinisyen tarafindan tani konulduktan sonra depresyonun siddetini olcmek ya da belirti oruntusunu saptamak icin kullanilan gorusmeci tarafindan doldurulan bir olcektir. HDO depresyonlu hastalarin depresyon duzeyini olcmede siklikla kullanilan ulkemizde gecerlilik ve guvenilirlik calismasi Aydemir ve arkadaslari tarafindan yapilmis bir olcektir (10).

Young Mani Olcegi

Manik durumun siddetini ve degisimini olcmeye yonelik olarak hazirlanmis gorusmeci tarafindan doldurulan bir olcektir. Ulkemizde gecerlilik ve guvenirlilik calismasi Karadag ve arkadaslari tarafindan yapilmistir (11).

Gozden Gecirilmis Eysenck Kisilik Anketi-Kisaltilmis Formu (EKA-GGK)

Francis ve arkadaslari, Eysenck Kisilik Anketi (2) ve ayni anketin kisa formunu (48 madde) (1) gozden gecirerek EKA-GGK'yi olusturmustur. Anket, 24 madde olup, kisiligi 3 ana faktorde degerlendirmektedir: disadonukluk, norotisizm, psikotisizm. Ayrica yalan soyleme alt olcegi ile anketin uygulanmasi esnasindaki yanliligi engellemek ve gecerliligi ile ilgili kontrol amaclanmaktadir. Her bir faktorun 6 madde ile degerlendirildigi bu ankette katilimcidan 24 soruya Evet (l)-Hayir (0) formatiyla cevap vermeleri istenir. Her bir kisilik ozelligi icin alinabilecek puan 0 ile 6 arasinda degismektedir (12). Anket, 24 madde olup kisiligi uc ana faktorde degerlendirmektedir: Disa donukluk, norotisizm, psikotisizm. Turkce gecerlik ve guvenilirlik calismasi yapilmistir (13).

Istatistiksel Analiz

Istatistikler icin SPSS 16.0 programi kullanildi. Parametrik degiskenlerin iki grup ortalamasinin karsilastirilmasi icin Mann-Whitney U testi kullanilmistir, ikiden fazla grup varsa ANOVA testi, olasi anlamli farklarin hangi iki grup arasindan kaynaklandigini gostermek icin ise Tukey testi post-hoc uygulanmistir. Grup oranlari arasindaki farklari degerlendirmek icin ki kare testi yapilmistir. Sayisal degiskenler arasindaki dogrusal bagintiyi saptamak icin Pearson korelasyon katsayilari hesaplanmistir. Bulgular grup ortalamasi [+ or -] standart sapma olarak verilmistir, p degerinin 0.05'den kucuk olmasi istatistiksel olarak anlamli fark kabul edilmistir.

Bulgular

Sosyodemografik Ozellikler

Calismaya katilan 160 kisiden 50'si saglikli kontrol (SK), 60'i iki uclu, 50'i tek uclu depresif bozukluk tanisi almisti. Katilimcilarin %55'i kadin (n=88), %45'i (n=72) erkekti. Katilimcilarin yas ortalamalari iki uclu grup icin 33,9 [+ or -] 8,8; tek uclu bozukluk grubu icin 35,8 [+ or -] 6,8 ve saglikli kontrol grubu icin 31,9 [+ or -] 9,5 idi. Gruplar yas ve cinsiyet acisindan karsilastirildiginda aralarinda istatiksel anlamli bir fark olmadigi saptandi, iki uclu bozukluk grubunda anlamli olcude daha fazla bekar vardi. Ogrenim sureleri acisindan gruplar arasinda anlamli farklilik yoktu Hem hasta gruplari hem de saglikli kontrol grubundaki bireylerin cogunlugu sehirde yasiyordu. Calismaya alinan gruplarin sosyodemografik ozellikleri TabloV de verilmistir.

Klinik Ozellikler

iki uclu bozukluk grubunun hastalik baslangic yasi 24,8+7,1 iken tek uclu depresyon grubunun 30,1+6,2 idi. Gruplar hastalik baslangic yasi acisindan karsilastirildiginda, iki uclu olgularda tek uclu olgulara gore hastaligin istatistiksel olarak anlamli derecede erken yasta basladigi bulundu. Intihar girisimi varligi ve ortalama suisid sayisi acisindan karsilastirildiklarinda gruplar arasinda istatiksel olarak anlamli farklilik bulunamadi. Ilk intihar girisimi yaslarina bakildiginda, iki uclu bozukluklu bireylerin anlamli olarak daha erken yasta ilk intihar girisimlerini gerceklestirdikleri belirlendi. Toplam hastalik sureleri ve toplam atak sayisi acisindan karsilastirildiklarinda iki uclu vakalarin anlamli olarak daha fazla atak yasadiklari ve daha uzun toplam hastalik sureleri oldugu bulundu. Bir yilda ortalama yasanan atak sayisi da iki uclu bozukluk grubunda anlamli olarak daha fazlaydi. Ortalama hastaneye yatis sayisi yonunden de iki grup arasinda istatistiksel olarak anlamli bir fark mevcuttu. Iki uclu grupta ortalama yatis sayisi daha fazlaydi. Psikotik ozellikli donem sayisi acisindan iki grup arasinda istatistiksel olarak anlamli fark vardi. Iki uclu olgular daha fazla psikotik ozellikli atak sayisina sahipti. Iki grup arasinda ailede psikiyatrik hastalik oykusu acisindan anlamli farklilik oldugu bulundu, iki uclu bozukluklu olgularin ailesinde psikiyatrik hastalik oykusu tek uclu olgulardan daha fazlaydi. Son depresyon atagi belirleyicisi acisindan gruplar arasinda istatiksel olarak anlamli farklilik bulundu. Major depresif olgularin cogunlugunun son depresyon ataklari bir belirleyiciye sahip degildi (p<0,001). Sigara ve alkol kullanimi acisindan gruplar arasinda anlamli farklilik bulunamadi. Calismaya alinan gruplarin klinik ozellikleri Tablo 2'de verilmistir.

Gruplarin Kisilik Boyutlari Acisindan Karsilastirilmasi

Eysenck norotiklik alt skalasinda, tekuclu depresyonlu olgular istatiksel anlamli olarak hem ikiiclu bozukluklulardan hem de kontrol grubundan daha yuksek skorlar aldilar. Eysenck disadonukluk alt olceginde ise ikiuclu olgularin kontrollerden ve tek uclu depresyonlulardan, saglikli kontrollerin ise tek uclu depresyonlu olgulardan anlamli olarak daha yuksek skorlar aldiklari bulundu.. Eysenck psikotiklik alt olceginde iki uclu bozukluklu olgular, saglikli kontroller ve tek uclu depresyonlulardan anlamli olarak daha yuksek puanlar aldilar (Tablo 3).

Intihar ve Kisilik Boyutlari Iliskisi

Iki uclu ve tek uclu bozukluklu vakalar kendi aralarinda intihar girisimi olan ve olmayanlar seklinde ikiserli gruplara ayrildi. Sonrasinda hem kendi aralarinda hem de saglikli kontrol grubu ile coklu karsilastirma yapildi. Intihar girisimi olan iki uclu bozukluklu olgular diger tum gruplarla karsilastirildiginda psikotiklik ve disadonukluk alt olceklerinden anlamli olarak daha yuksek puanlar aldilar (sirasiyla, F=66,7 df=4; F=120,5 df=4, p<0,05). Eysenck norotiklik alt olcek puanlarinda, intihar girisimi olan ve olmayan iki uclu olgular arasinda anlamli farklilik yoktu, ancak intihar girisimi olan tek uclu depresif bozukluklu olgular intihar girisimi olan ve olmayan iki uclu bozukluklu olgulardan anlamli olarak daha yuksek puanlara sahipti (F=41,5, df=4, p<0,05) (Tablo 4).

Iki uclu ve tek uclu bozukluklu vakalar kendi aralarinda tekrarlayim intihar girisiminin varligina gore ikiserli gruplara ayrildilar ve sonrasinda kisilik boyutlari acisindan karsilastirildilar. Tekrarlayici intihar girisimi olan iki uclu olgular olmayanlardan kisilik boyutlari acisindan anlamli farklilik gostermediler. Bunun yaninda tekrarlayici intihar girisimi olan tek uclu olgular, olmayanlardan daha yuksek norotiklik alt olcek puanlarina sahipti (F=21,5, df=3, p<0,001). Tekrarlayici intihar girisimi olan tek uclu olgularin anlamli olarak her iki bipolar bozukluk grubundan da daha yuksek Eysenck norotiklik alt olcek puanlarina sahip olduklari bulundu (F=21,53, df=3; p<0,05). Ayrica tekrarlayici intihar girisimi olan tek uclu olgularin olmayanlardan daha dusuk psikotiklik ve daha yuksek disadonukluk puanlarinin oldugu saptandi (Sirasiyla, F=34,1 ,df=3 ve F=84,9 df=3, p<0,001).

Iki Uclu Bozuklukta Klinik Ozellikler ve Kisilik Boyutlari

Iki uclu bozukluklu grup en az bir karma donem yasamis olma durumuna gore ikiye ayrildi, sonrasinda kisilik boyutlari acisindan kendi aralarinda karsilastirildi. Olgularin 23'u (%38) hastalik gidisi boyunca en az bir karma donem yasamisti, iki grup arasinda Eysenck disadonukluk ve psikotiklik alt olcek puanlarinda anlamli farkliliklar bulundu. Karma donem yasamis olgular anlamli olarak daha yuksek puanlara sahiptiler (sirasiyla, 4,9 [+ or -] 0,6 karsi 3,8 [+ or -] 1,2; p < 0,001, Z= -3,960 ve 3,8 [+ or -] 0,4 karsi 2,8 [+ or -] 0,6; p<0,001, Z= -3,594; p<0,001,Z= -5,404)

Iki uclu bozukluklu grup hastanede yattiklari donemde saldirganlik davranisi gosterme durumu acisindan iki gruba ayrildi ve kisilik boyutlari acisindan karsilastirildi. Olgularin %42'si (n=25) saldirganlik davranisi gostermisti. Iki grup arasinda Eysenck disadonukluk alt olcek puanlari acisindan anlamli farklilik bulundu. Saldirganlik davranisi gosterenler anlamli olarak daha yuksek puanlara sahipti (5,2 [+ or -] 0,5 karsi 3,6 [+ or -] 1,1; p<0,001, Z=-5,376).

Iki uclu olgularin %52'sinin (n=31) ilk atagi depresyondu. Ilk atak depresyon yada mani olan iki uclu olgular arasinda Eysenck disadonukluk, norotiklik ve psikotiklik alt olcek puanlarinda anlamli farklilik bulunamadi (sirasiyla Z=-0,13, Z=-1,49 ve Z=-2,11 p>0,05). Iki uclu bozukluklu olgular sayica baskin atak tipine gore (mani yada depresyon) iki gruba ayrildilar ve kendi aralarinda ve iki uclu olgularla karsilastirildilar. Sayica depresyon atagi baskin olgular iki uclu olgularin %58'ini (n=35) olusturuyordu. Disadonukluk ve psikotiklik puanlari depresif atagi baskin iki uclu olgularda hem mani atagi baskin iki uclu olgulardan hem de tek uclu olgulardan anlamli olarak daha yuksekti (F=167,5, df=2 ve F=139,1 df=2, p<0,001). Kisilik boyutlarindan norotiklik puanlari gruplar arasinda anlamli farklilik gostermiyordu (F=12,3, df= 2, p>0,05) (Tablo 5).

Psikotik Ozellikli Duygudurum Ataklari ve Kisilik Boyutlari

Hasta gruplari kendi aralarinda psikotik ozellikli atagi olan ve olmayan hasta gruplari seklinde ikiserli gruplara ayrilmistir. Sonrasinda hem kendi aralarinda hem de saglikli kontrol gruplari ile coklu karsilastirma yapilmistir. Psikotik ozellikli atagi olan iki uclu bozukluklu hastalarin diger tum gruplara gore Eysenck disadonukluk alt olceginden anlamli olarak daha yuksek puan aldiklari saptandi. (F=106,2, df=4, p<0,001). Eysenck norotisizm alt olceginde ise psikotik ozellikli atagi olan ve olmayan iki uclu bozukluklu hastalar arasinda anlamli farklilik bulunmazken, psikotik ozellikli atagi olan tek uclu hasta grubunun psikotik ozellikli atagi olan ve olmayan iki uclu bozukluklu hasta grubundan anlamli olarak daha yuksek puan ortalamasina sahip oldugu bulundu (F=41,4, df=4, p<0,001) (Tablo 6).

Hasta Grubunda Sayisal Klinik Degiskenlerle Kisilik Boyutlari Arasindaki Iliskiler

Sayisal klinik degiskenlerin kisilik boyutlari ile iliskisini saptamak icin her iki grup icin ayri ayri Pearson Korelasyon analizi yapildi, iki uclu olgularda hastalik suresi, depresif atak sayisi ve karma atak sayisinin disadonukluk skorlariyla pozitif yonde anlamli olarak iliskili oldugu bulundu. Depresif atak sayisi psikotisizm ile karma atak sayisi ise psikotisizm ve norotisizm ile pozitif yonde iliskiliydi. Depresyonlu olgularda hastalik suresi ve depresif atak sayisi sayisi norotisizm ile pozitif yonde, ogrenim suresi ise negatif yonde anlamli olarak iliskili bulundu. Yas ve hastalik baslangic yasi disadonukluk skorlari ile negatif yonde anlamli olarak iliskili idi. Hastalik suresi ise psikotisizm skorlari ile negatif yonde anlamli olarak iliskili bulundu. Analizlere iliskin korelasyon katsayilari ve anlamlilik duzeyleri Tablo 7 'de verildi.

Tartisma

Calismamizin bulgulari iki uclu bozukluklu olgularin saglikli bireylerle karsilastirildiginda yuksek disadonukluk ve psikotisizm, tek uclu depresif olgularin ise yuksek norotiklik duzeylerine sahip oldugunu gostermektedir. Her iki hasta grubunda da oykude intihar ve psikotik ozellikli atak varliginin kisilik boyutlari ile yakin iliskili oldugu dikkati cekmektedir. Ayrica bulgularimiz iki uclu olgularda karma atak varligi ve baskin atak tipine gore kisilik boyutlarinda farkliliklar olduguna isaret etmektedir. Kisilik boyutlarinin sayisal klinik degiskenlerle iliskisi incelendiginde iki uclu olgularda hastalik suresi ve depresif atak sayisi disadonukluk ve psikotisizm ile iliskili iken, karma atak sayisi her uc kisilik boyutu ile iliskili bulunmustur. Tek uclu bozukluklu hastalarda ise yas ve hastalik baslangic yasi disadonuklukle negatif yonde, hastalik suresi ve depresif atak sayisi norotisizm ile pozitif yonde iliskili, hastalik suresinin ise psikotisizm ile negatif yonde iliskili oldugu dikkati cekmektedir.

Calismamizda Eysenck norotiklik alt olceginde tek uclu olgularin istatistiksel anlamli olarak hem iki uclu bozukluk grubundan hem de kontrol grubundan daha yuksek puanlar aldiklari bulundu. Calismamizda Eysenck disadonukluk alt olceginde iki uclu bozukluklu vakalarin kontrollerden ve tek uclu olgulardan, saglikli kontrollerin ise tek uclu olgulardan anlamli olarak daha yuksek puan aldiklari bulundu. Gunumuze kadar iki uclu ve tek uclu bozukluklu vakalar ile saglikli kontrolleri Eysenck kisilik boyutlari acisindan karsilastiran az sayida calisma bulunmaktadir (8,17). Bu calismalardan ilkinde tek uclu olgularin yuksek norotiklik ve dusuk disadonukluk puanlarina sahip olduklari bildirilmistir (17). Guncel olarak Smillie ve arkadaslari (8) otimik donemdeki tek uclu ve iki uclu bozukluklu vakalari saglikli kontrollerle Eysenck kisilik boyutlari acisindan karsilastirmistir. Calismanin sonucunda gercekten tek uclu olgularin saglikli kontrollerden daha yuksek norotiklik ve daha dusuk disadonukluk puanlarina sahip oldugunu bulmuslardir. Bu sonucu calismamizin bulgulari da desteklemektedir. Daha oncede bildirildigi gibi bu sonuc depresif hastalarin norotik ve ice donuk olmalarindan kaynakli cezalandirilma duyarliliklarinda bir artis oldugu fikrini desteklemektedir (1,2).

Calismamizda Eysenck disadonukluk alt olceginde iki uclu bozukluklu hastalarin kontrollerden ve tek uclu hastalardan, saglikli kontrollerin ise tek uclu hastalardan anlamli olarak daha yuksek puan aldiklari bulundu. Gray'in sagladigi biyolojik temelli cezalandirma sistemi belki de norotisizm ile negatif duygulanim arasindaki iliskiyi aciklayabilen en degerli hipotezdir. Bu cezalandirma sisteminin, yuksek norotisizm ve dusuk disadonukluk gibi tek uclu hastalari kontrollerden ayiran iki kisilik boyutunun ozelligini yansittigi dusunulmektedir. Diger yandan durtusellik ve duygulanimda yukseklikle karakterize iki uclu bozuklukta yuksek disadonukluk ve psikotisizm beklemek yanlis olmaz (2,8). Calismamizin iki uclu hastalar acisindan bulgusu bu gorusu desteklemektedir. Buna karsin literaturde iki uclu bozukluklu olgularin saglikli kontrollerden daha yuksek norotisizm ve daha dusuk disadonukluk puanlarina sahip oldugunu (8) ve kisilik boyutlari acisindan saglikli kontrollerden farkli olmadigini bildiren calismalar da bulunmaktadir (18). Smillie ve arkadaslari calismalarinda iki uclu hastalarin yuksek norotisizm ve dusuk disadonukluk puanlarina sahip olduklari bildirmislerdir. Bu bizim calismamizda buldugumuz sonucla celismektedir. Bu calismanin yazarlari da bazi nedenlerden dolayi bunun sasirtici bir sonuc oldugunu ileri surmuslerdir. Bunlardan birisi hastaligin manik donemlerinde yuksek duzeylerde norotisizm, disadonukluk ve muhtemelen psikotizmi kapsadigi dusunulen kisilik boslugunun yansimasi olan asiri calisan odul sistemi aktiftir. Ikincisi psikotizm ve disadonukluk arasindaki pozitif iliski bu iki kisilik ozelligi ile pozitif iliskili olan durtuselligin rolu ile ongorulebilir (8).

Calismamizda intihar girisimi olan iki uclu olgularin daha yuksek disadonukluk ve psikotisizm skorlarina sahip olduklari goze carpmaktaydi, iki uclu olgularda intiharla iliskili cok sayida risk faktorunun yaninda kisiligin rolunden de bahsedilmekte ve durtuselligin intihar uzerindeki etkisine vurgu yapilmaktadir, iki uclu olgularda yuksek durtusellik duzeyinin hem hastaligin aktif doneminde hemde iyilesme doneminde intiharin ongordurucusu olabilecegi bildirilmektedir (19). Disadonukluk ve psikotisizmin intihar girisimi olan bireylerde durtuselligin onculeri oldugu ve intiharin belirleyicilerinden olabilecekleri one surulmektedir (20). Dolayisi ile calismamizin bulgusu da bu literatur bilgisini destekler yondedir. Diger yandan tek uclu olgularda intihar girisimi yuksek norotiklik puanlari ile iliskili bulunmustur. Alkol bagimlisi bireylerde yapilmis bir calisma yuksek duzeyde norotikligin intihar girisimi ile iliskili oldugunu bildirmektedir (21). Carli ve arkadaslari ise mahkumlarda yuksek norotiklik duzeyinin uykusuzluk ve intihar davranisi uzerindeki belirleyici etkisi oldugunu bulmuslardir. Bunun yaninda depresif bireylerde Eysenck kisilik boyutlarinin intihar uzerinde bir belirleyiciligi olmadigini bildiren calismalarda bulunmaktadir (22). Tek uclu olgularda kisilik boyutlarinin intihar uzerinde belirleyici role sahip olup olmadigini saptamak icin genis orneklemli ve uzunlamasina calismalara ihtiyac bulunmaktadir.

Calismamizda psikotik ozellikli atak yasamis olan iki uclu olgularin daha yuksek disadonukluk puanlarina, tek uclu olgularin ise daha yuksek norotisizm skorlarina sahip olduklari dikkati cekmekteydi. Psikotik ozellikli duygudurum donemi yasamis iki uclu olgularin daha cok atak yasadiklari, daha kotu hastalik gidisine sahip olduklari ve bilissel islevlerinin daha cok bozuldugu bildirilmektedir (23). Iki uclu olgularda buldugumuz yuksek disadonukluk, daha fazla hastalik donemi ve kotu hastalik gidisinin nedenlerinden biri olabilecegi gibi bir sonucu da olabilir. Klinik acidan eger bu durum kotu gidisin bir nedeni ise hastaligin ara donemlerinde disadonuk kisilige yonelik yapilacak mudahaleler hastalik gidisini duzeltmeye katki saglayabilir. Bu konunun uzunlamasina calismalarda irdelenmesi ozellikle psikotik ozellikli atak yasamis iki uclu olgularda hastalik gidisinin iyilestirilmesi icin faydali olabilir. Psikotik ozellikli duygudurum atagi yasamis tek uclu depresif hastalarin ise literaturde kotu hastalik gidisine ve paranoid/sizotipal kisilik oruntusune sahip olduklari bildirilmektedir (24). Bizim calismamizda ise psikotik kisilik ozelliklerinin bu grup hastalarda yuksek olmadigi dikkati cekmektedir. Bu kullanilan olceklerden kaynaklanan bir farklilik olabilecegi gibi calismamizdaki psikotik ozellikli atak yasamis hastalarin daha fazla atak yasamis ve daha uzun hastalik surelerine sahip olmasi ile de iliskili olabilir. Bunu aydinlatmak icin daha genis ve homojen ornekleme sahip, uzunlamasina calismalar gerekmektedir.

Calismamizda bozuklugun klinik gidisi boyunca en az bir karma atak yasamis olan iki uclu bozukluklu vakalarin anlamli olarak daha yuksek disadonukluk ve psikotisizm kisilik skorlarina sahip olduklari saptandi. Bildigimiz kadariyla su ana kadar bu konuda yapilmis herhangi bir calisma bulunmamaktadir. Calismamizin bulgusu, karma ataklarin altta yatan disadonuk ve psikotik kisilige eklenmis depresif sendromlar olabilecegi seklinde yorumlanabilir. Farkli bir yaklasimla ise bu kisilik ozelliklerinin bir arada farkli duzeylerde bulunmasi iki uclu bozukluklu bireyleri karma epizod yasamaya yatkin kiliyor olabilir. Calismamizin bir diger ilginc bulgusu da depresyon ataklari baskin iki uclu vakalarin hem mani atagi baskin iki uclu vakalardan hem de tek uclu olgulardan disadonukluk ve psikotisizm alt olceklerinde anlamli olarak yuksek puanlar almalaridir. Bildigimiz kadariyla literaturde iki uclu bozukluklu vakalari baskin atak tipine gore kisilik boyutlari acisindan karsilastirmis bir calisma bulunmamaktadir. Depresyon polaritesine sahip olgularin mani polaritesine sahip olanlardan daha dusuk serotonerjik aktiviteye sahip olmasi calismamizda buldugumuz yuksek disadonukluk duzeylerinin aciklayicisi olabilir (25,26). Biyolojik belirteclerin de kullanildigi calismalarla bu gorusun dogrulanmasi bu hastalarin tedavisi yolunda onemli bir gelisme saglayabilir.

Calismamizda depresif ve karma atak sayilarinin ve hastalik suresinin iki uclu bozukluklu olgularda disadonuk kisilik boyutu ile iliskili oldugu goze carpmaktadir. Bu bulgu iki uclu bozuklukta suregenlesmenin ve atak sayisinin kisilik uzerinde etkisi olabilecegini dusundurmektedir. Bu daha once bildirilen, yasanan her atagin norotoksisiteye neden olarak bilissel islevleri bozdugu gorusunu destekleyen bir bulgudur (27). Diger bakis acisi ise disadonuk kisilik ozelliklerin hastaligin suregenlesmesinde ve daha fazla atak yasanmasinda etkili olabilecegidir. Ancak calismamiz kesitsel desene sahip olmasi nedeniyle kisilik ile atak sayisi arasindaki iliskiyi tam olarak aciklayamamaktadir. Bu alanda ileriye donuk calismalara ihtiyac oldugu aciktir.

Calismamizin kisitliliklarindan biri ilk olarak orneklem kucuklugu bulgularimizin genellenebilirligidir. Diger yandan calismamizin kesitsel desene sahip olmasi kisilik ile klinik gorunum ve hastalik gidisi arasinda nedensellik iliskisi hakkinda yorum yapmayi guclestirmektedir. Cogu duygudurum bozuklugu calismasi gibi hastalar ilac tedavisi almaktadir ve bunun kisilik skorlari uzerinde etkisi olup olmayacagi acik degildir. Son olarak calismada kullanilan kisilik olcegi hastalartarafindan cevaplanmaktadirve bu calismanin sonuclarini etkilemis olabilir.

Calismamizin bulgulari, iki uclu bozukluk ve tek uclu depresyonlu vakalar ile saglikli kontrollerde kisilik boyutlarinin farklilasabilecegine isaret etmektedir. Disadonuk ve psikotik kisiligin iki uclu bozuklukta saldirganlik, karma atak varligi, baskin atak tipi, her iki bozuklukta da psikotik ozellikli epizod varligi gibi bazi klinik ozellikler baglaminda farklilasabildigini ve klinik gidisi etkileyebilecegini gostermektedir. Ayrica bulgularimiz duygudurum bozukluklarinda onemli bir mortalite nedeni olan intihar davranisi ile kisilik arasinda, literaturde az siklikta uzerinde durulan yakin iliskiyi de desteklemektedir. Hastalik suresi ve atak sayisi gibi hastaligin kotu gidisine isaret eden klinik ozelliklerin kisilikle iliskili bulunmasi da kayda deger gorunmektedir. Ancak Eysenck kisilik boyutlarinin her iki hastaligin da klinik ozellikleri ile iliskisini daha iyi aydinlatabilmek icin daha buyuk orneklem gruplari uzerinde uzun donemli calismalar yapilmasina ihtiyac olacagi gercegi goz ardi edilemez.

DOI: 10.4274/npa.y6181

Conflict of interest: The authors reported no conflict of interest related to this article

Cikar catismasi: The authors reported no conflict of interest related to this article

Kaynaklar

(1.) Eysenck HJ, Eysenck MW. Personality and Individual Differences: A Natural Science Approach. New York: Plenum, 1985.

(2.) Eysenck HJ, Eysenck SB. Manual of the Eysenck Personality Questionnaire (adult and junior). Hodder & Stoughton, London, 1975.

(3.) Lewis CA, Francis LJ, Shevlin M. Confirmatory factor analysis of the French translation of the abbreviated form of the Revised Eysenck Personality Questionnaire (EPQR-A). European J Psychol Assess 2002:18:179-185.

(4.) Eysenck HJ, Eysenck SBG. Manual of the Eysenck Personality Inventory. University of London Press, 1964, London.

(5.) Eysenck SB, Eysenck HJ. The measurement of psychoticism: a study of factor stability and reliability. Br J Soc Clin Psychol 1968; 7:286-294.

(6.) Zuckerman M, Cloninger CR. Relationships between Cloninger's, Zuckerman's, and Eysenck's dimensions of personality. Personality and Individual Differences 1996; 21:283-285.

(7.) Larsen RJ, KetelaarT. Personality and susceptibility to positive and negative emotional states. J Pers Soc Psychol 1991; 61:132-140.

(8.) Smillie LD, Bhairo Y Gray J, Gunasinghe C, Elkin A, McGuffin P Farmer A. Personality and the bipolar spectrum: normative and classification data for the Eysenck Personality Questionnaire-Revised. Compr Psychiatry 2009; 50:48-53.

(9.) Peluso MA, Hatch JP Glahn DC, Monkul ES, Sanches M, Najt P Bowden CL, Barratt ES, Soares JC. Trait impulsivity in patients with mood disorders. J Affect Disor 2007;100:227-231.

(10.) Aydemir A, Orsel SD, Dag I, Turkcapar MH, Iscan N, Ozbay H. Hamilton depresyon derecelendirme olceginin gecerligi - guvenirligi ve klinikte kullanimi. 3P Dergisi 1996; 251-259.

(11.) Karadag E Oral ET, Aran Yalcin p Erten E. Young mani degerlendirme olceginin Turkce cevirisinin guvenirlik ve gecerlik calismasi. Turk Psikiyatri Dergisi 2002; 13:107-114.

(12.) Francis LJ, Brown LB, Philipchalk R. The development of an abbreviated form of the revised Eysenck Personality Questionnaire (EPQR-A): its use among students in England, Canada, the USA and Australia. Pers Individ Dif 1992; 13:443-449.

(13.) Karanci N, Dirik G, Yorulmaz 0. Reliability and validity studies of Turkish translation of Eysenck Personality Questionnaire Revised-Abbreviated. Turk Psikiyatri Derg 2007; 18:254-261.

(14.) Larsen RJ, KetelaarT. Personality and susceptibility to positive and negative emotional states. J Pers Soc Psychol 1991; 61:132-140.

(15.) Gray JA. Perspectives on anxiety and impulsivity: A commentary. Journal of Research in Personality 1987; 21:493-509.

(16.) Gray JA. Framework for a taxonomy of psychiatric disorder. In: van Goozen SHM, van de Poll NE, Sergeant J, editors. Emotions: essays on emotion theory. Hillsdale (NJ): Lawrence Erlbaum Associates Inc; 1994; 29-59.

(17.) Sariusz-Skapska M, Czabata C, Dudek D.Zieba A, Rduch S. Personality traits in patients with unipolar and bipolar disorder. Psychiatr Pol 2003; 37:225-233.

(18.) Lewis M, Scott J, Frangou S. Impulsivity, personality and bipolar disorder. Eur Psychiatry 2009; 24:464-469.

(19.) Swann AC, Dougherty DM, Pazzaglia PJ, Pham M, Steinberg JL, Moeller FG. Increased impulsivity associated with severity of suicide attempt history in patients with bipolar disorder. Am J Psychiatry 2005; 162:1680-1687.

(20.) Carli V, Roy A, Bevilacqua L, Maggi S, Cesaro C, Sarchiapone M. Insomnia and suicidal behaviour in prisoners. Psychiatry Res 2011; 185:141-144.

(21.) Roy A. Distal risk factors for suicidal behavior in alcoholics: replications and new findings. J Affect Disord 2003; 77:267-271.

(22.) Apter A, King RA, Bleich A, Fluck A, Kotler M, Kron S. Fatal and non-fatal suicidal behavior in Israeli adolescent males. Arch Suicide Res 2008; 12:20-29.

(23.) Bora E, Vahip S, Akdeniz E Gonul AS, Eryavuz A, Ogut M, Alkan M. The effect of previous psychotic mood episodes on cognitive impairment in euthymic bipolar patients. Bipolar Disord 2007; 9:468-477.

(24.) Tonna M, De Panfilis C, Provini C, Marchesi C. The effect of severity and personality on the psychotic presentation of Major Depression. Psychiatry Res 2011; 190:98-102.

(25.) Rosa AR, Andreazza AC, Kunz M, Gomes p Santin A, Sanchez-Moreno J, Reinares M, Colom p Vieta E, Kapczinski F Predominant polarity in bipolar disorder: diagnostic implications. J Affect Disord 2008; 107:45-51.

(26.) Colom E Vieta E, Daban C, Pacchiarotti I, Sanchez-Moreno J. Clinical and therapeutic implications of predominant polarity in bipolar disorder. J Affect Disord 2006; 93:13-17.

(27.) Post RM, Rubinow DR, Ballenger JC. Conditioning and sensitization in the longitudinal course of affective illness. Br J Psychiatry 1986; 149:191-201. w

Okan EKINCI, Asli EKINCI

Yozgat Devlet Hastanesi, Psikiyatri Bolumu, Yozgat, Turkiye

Yazisma Adresi/Correspondence Address: Dr. Okan Ekinci, Yozgat Devlet Hastanesi, Psikiyatri Bolumu, Yozgat, Turkiye Gsm: +90 505 799 19 46 E-posta: drokanekinci@yahoo.com Gelis tarihi/Received: 29.05.2011 Kabul tarihi/Accepted: 28.11.2011
Tablo 1. Gruplann sosyodemografik ozellikleri

                              Tani                Unipolar (n=50)
                              Bipolar (n=60)

Yas ortalamasi                33,8 [+ or -] 8,8   35,8 [+ or -] 6,8

Cinsiyet          Kadm        32 (20,0%)          30 (18,8%)

                  Erkek       28 (17,5%)          20 (12,5%)

Meslek            Isi yok     12 (20%)            1 (2%)

                  Isi var     33 (55%)            26 (52%)

                  Ev hanimi   15 (25%)            23 (46%)

Medeni Durum      Bekar       20 (12,5%)          3 (1,9%)

                  Evli        36 (22,5%)          36 (22,5%)

                  Dul         4 (2,5%)            11 (6,9%)

Ogrenim suresi                9,6 [+ or -] 3,4    8,8 [+ or -] 2,2
(yil)

Yasadigi er       Koy         1 (,6%)             0 (,0%)

                  Kasaba      22 (13,8%)          23 (14,4%)

                  Cehir       37 (23,1%)          27 (16,9%)

                  Kontrol (n=50)      istatistik     P

Yas ortalamasi    31,9 [+ or -] 9,5   F=2,75 df=2    0,186

Cinsiyet          26 (16,2%)          [chi square]   0,686
                                      =0,754 df=2

                  24 (15,0%)

Meslek            5 (10%)             [chi square]   0,08
                                      =22,05df=4

                  39 (78%)

                  6 (12%)

Medeni Durum      13 (8,1%)           [chi square]   0,005
                                      =15,08 df=4

                  31 (19,4%)

                  6 (3,8%)

Ogrenim suresi    9,4 [+ or -] 2,9    F=0,90 df=2    0,194
(yil)

Yasadigi er       0 (,0%)             [chi square]   0,636
                                      =2,55 df=4

                  20 (12,5%)

                  30 (18,8%)

Tablo 2. Hasta grubunun klinik ozelliklerinin karsilastirilmasi

                            Iki uclu bozukluk     Tek uclu bozukluk
                            n=60                  n=50

Ailede psikiyatrik    Yok   11 (10,0%)            20 (19%)

Hastalik oykusu       Var   49 (44,5%)            30 (29.5%)

Intihar               Yok   31 (28,2%)            27 (24,5%)

Girisimi              Var   29 (26,4%)            23 (20,9%)

Ortalama intihar            1,5 [+ or -] 0,7      1,5 [+ or -] 0,73
sayisi

Ilk intihar                 23,8 [+ or -] 4,8     32,4 [+ or -] 6,04
girisimi yasi

Son depresif          Var   47 (88,2%)            20 (40%)

atagin                Yok   13 (11,8%)            30 (60%)
belirleyicisi

Sigara Kullanimi      Yok   14 (8,8%)             16 (10,0%)

                      Var   46 (28,8%)            34 (21,2%)

Alkol Kullanimi

Yok                         47 (29,4%)            45 (28,1%)

Var                         13 (8,1%)             5 (3,1%)

Hastalik baslangic          24,80 [+ or -] 7,16   30,14 [+ or -] 6,22
yasi

Hastalik sures              9,05 [+ or -] 7,96    5,74 [+ or -] 3,55
i(yil)

Yatis sayisi                2,91 [+ or -] 1,76    1,58 [+ or -] 0,53

Toplam atak                 5,13 [+ or -] 2,18    3,34 [+ or -] 1,66

Mani sayisi                 2,20 [+ or -] 1,00    --

Depresyon sayisi            2,46 [+ or -] 1,43    3,34 [+ or -] 1,66

Karma donem sayisi          0,48 [+ or -] 0,67    --

Psikotik ozellikli          2,02 [+ or -] 0,76    1,60 [+ or -] 0,51
atak sayisi

                                       P

Ailede psikiyatrik    X2=0,049 df=1    0,025

Hastalik oykusu

Intihar               X2=0,06 df=1     0,807

Girisimi

Ortalama intihar      t=0,19 df=50     0,865
sayisi

Ilk intihar           t=5,73 df=50     <0,001
girisimi yasi

Son depresif          X2=23,29 df=4    <0,001

atagin
belirleyicisi

Sigara Kullanimi      X2=7,52 df=2     0,310

Alkol Kullanimi

Yok                   X2=5,158 df=2    0,100

Var

Hastalik baslangic    t=4,12 df=108    <0,001
yasi

Hastalik sures        t=2,72 df=108    0,009
i(yil)

Yatis sayisi          t=5,15 df=108    <0,001

Toplam atak           t=4,76 df=108    <0,001

Mani sayisi                            --

Depresyon sayisi      t=2,96 df=108    0,005

Karma donem sayisi                     --

Psikotik ozellikli    t=1,66 df=45     0,010
atak sayisi

Tablo 3. Tani dagilimlarina gore gruplarin kisilik boyutlarinin
karsilastirilmasi

KLINIK OLCEK   IKI UCLU           TEK UCLU           SAGLIKLI
               BUZUKLUK           BUZUKLUK           KONTROL
               (IU) (n = 60)      (TU) (N=50)        (SK) (N=50)

Norotiklik     3,4 [+ or -] 0,9   5,3 [+ or -] 0,7   3,5 [+ or -] 0,8
Disadonukluk   4,2 [+ or -] 1,2   1,3 [+ or -] 0,5   2,3 [+ or -] 0,5
Psikotiklik    3,1  [+ or -] ,7   1,6 [+ or -] 0,5   1,5 [+ or -] 0,5

KLINIK OLCEK                  p        Post-noc
                                       karsilastirma

Norotiklik     F=82,03 df=2   0,001    TU>SK; TU>IU
Disadonukluk   F=192,9 df=2   <0,001   IU>TU;IU>SK; TU>SK
Psikotiklik    F=125,9 df=2   0,001    IU>TU; IU>SK

Tablo 4. Intihar girisimi varligina gore gruplarin
kisilik boyutlarinin karsilastirilmasi

KLINIK          IKI UCLU BOZUKLUK
OLCEK           Intihar girisimi
                Yok (N=31) Var N=(29)

Norotisizm      3,3 [+ or -] 1,1   3,5 [+ or -] 0,8
Disadonukluk    3,7 [+ or -] 1,2   4,8 [+ or -] 0,9
Psikotisizm     2,9 [+ or -] 0,7   3,3 [+ or -] ,7

KLINIK          TEK UCLU BOZUKLUK                     SAGLIKLI KONTROL
OLCEK           Intihar girisimi                      N=50
                Yok (N=27)                            Var (N=23)

Norotisizm      5,4 [+ or -] 0,6   5,2 [+ or -] 0,7   3,5 [+ or -] 0,8
Disadonukluk    1,2 [+ or -] 0,4   1,4 [+ or -] 0,5   2,7 [+ or -] 1,5
Psikotisizm     1,6 [+ or -] 0,5   1,6 [+ or -] 0,5   1,5 [+ or -] 0,5

KLINIK          Istatistik      P        Post-hoc
OLCEK                                    karsilastirmalar

Norotisizm      F=41,5df=4      <0,001   TU1>IU1
Disadonukluk    F=120,5 df=4    0,002    IU1>IU2;IU1>TU1
Psikotisizm     F=66,7df=4      0,001    U1>IU2;IU1>TU1

Tablo 5. Baskin atak tipine gore iki uclu
bozukluklu olgularin kisilik boyutlari

                IKIUCLU BOZUKLUK                      TEK UCLU
                Baskin atak tipi                      BOZUKLUK

                Depresyon          Mani
                (N=35)             (N=25)

Norotisizm      3,5 [+ or -] 0,8   3,3 [+ or -] 1,2   5,3 [+ or -] 0,7
Disadonukluk    4,9 [+ or -] 0,7   3,3 [+ or -] 0,9   1,3 [+ or -] 0,4
Psikotisizm     3,5 [+ or -] 0,7   2,7 [+ or -] 0,6   1,6 [+ or -] 0,5

                Istatistik      P       Gruplar arasi
                                        karsilastirma

Norotisizm      F=12,3 df=2     0,303   TU>IU1; TU>IU2
Disadonukluk    F=167,5 df=2    0,001   IU2>IU1; IU2>TU; U1<TU
Psikotisizm     F=139,1 df=2    0,011   IU2>IU1; IU2>TU; IU1>TU

Tablo 6. Psikotik ozellikli atak varligina gore gruplarin kisilik
boyutlarii

KLINIK          IKI UCLU BOZUKLUK
OLCEK
                Psikotik            Psikotik
                ozellikli           ozellikli
                atak (+) n=36       atak (-) n=24

Norotisizm      3,3 [+ or -] 0,8    3,54 [+ or -] 1,1
Disadonukluk    4,5 [+ or -] 0,9    3,8 [+ or -] 1,3

Psikotisizm     3,2 [+ or -] 0,8    3,1 [+ or -] 0,7

KLINIK          TEK UCLU DEPRESYON
OLCEK
                Psikotik           Psikotik
                ozellikli          ozellikli
                atak (+)n=10       atak (-) n=40

Norotisizm      5,5 [+ or -] 0,8   5,2 [+ or -] 0,6
Disadonukluk    1,2 [+ or -] 0,4   1,4 [+ or -] 0,5

Psikotisizm     1,9 [+ or -] 0,3   1,6 [+ or -] 0,5

KLINIK          SAGLIKLI            Istatistik
OLCEK           KONTROL
                N=50

Norotisizm      3,5 [+ or -] 0,8    F=41,4 df=4
Disadonukluk    2,7 [+ or -] 1,5    F= 106,2 df=4

Psikotisizm     1,5 [+ or -] 0,5    F=64,1 df=4

KLINIK          P        Post-hoc
OLCEK                    karsilastirmalar

Norotisizm      <0,001   TU1>IU1, IU2
Disadonukluk     0,001   IU1>IU2;
                         IU1>TU1, TU2
Psikotisizm     <0,001   IU1>TU1

Tablo 7. Sayisal klinik degiskenlerle kisilik boyutlari arasindaki
iliskiler

IKIUCLU BOZUKLUK           Norotisizm   Disadonukluk   Psikotisizm

Yas                        0,119        0,188          0,098
Ogrenim suresi             -0,006       -0,157         0,192
Hastalik baslangic yasi    0,163        -0,252         -0,033
Hastalik suresi            0,114        0,470 **       0,218
Depresif atak sayisi       0,107        0,689 **       0,303 *
Mani sayisi                -0,007       0,020          -0,138
Karma ataksayisi           0,407 **     0,477 **       0,689 **
Toplam atak sayisi         0,194        0,568 **       0,325 *
Suisid sayisi              0,086        0,258          0,203
YMO                        -0,110       0,057          -0,051
HDO                        -0,075       0,058          -0,140
TEK UCLU DEPRESYON
Yas                        0,073        -0,439 **      0,006
Ogrenim suresi             -0,354 *     -0,137         0,186
Hastalik baslangic yasi    -0,112       -0,416 **      0,185
Hastalik suresi            0,425 **     -0,012         -0,408 **
Depresif atak sayisi       0,472 **     -0,249         -0,266
Suisid sayisi              0,223        0,076          -0,410
HDO                        -0,157       0,058          -0,493

* p <0,05 ** p<0,001
COPYRIGHT 2013 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2013 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Research Article/Arastirma Makalesi
Author:Ekinci, Okan; Ekinci, Asli
Publication:Archives of Neuropsychiatry
Article Type:Report
Date:Mar 1, 2013
Words:6590
Previous Article:Correlation with neuropsychological tests and movement related cortical potentials in assesing mild cognitive impairment and middle stage Alzheimer's...
Next Article:The effects of low and severe disability on walking abilities and quality of life in multiple sclerosis patients: 6-month follow-up study/Multipl...
Topics:

Terms of use | Copyright © 2017 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters