Printer Friendly

An examination of LGBT inmates in Turkey based on X/Turkey case by the European Court of Human Rights/Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin X/Turkiye karari Temelinde Turkiye'de LGBT mahkumlara yonelik bir inceleme.

Abstract

In this study, the question of LGBT inmates in Turkey was analyzed under the light of the European Court of Human Rights' (ECHR) judgment on a gay prisoner's application regarding the violations of the prohibition of torture and prohibition of discrimination. Due to being the first Turkish gay-themed court case and the first verdict reached by the ECHR on sexual orientation issue in Turkey, this case deserves a detailed examination. ECHR's verdict has established a significant jurisprudence that pointed out the severity of the inadequate physical conditions of prisons from the view point of homosexuals, the gap in Turkish law on criminal execution as well as on the penalty legislation regarding homosexual prisoners and the lack of agenda-setting at political level in Turkey. Keywords: European Court of Human Rights, Turkey, LGBT, prohibition of torture, prohibition of discrimination, sexual orientation, homosexuality.

Oz

Bu calismada Turkiye'de LGBT mahkum sorunsali, Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin (AIHM) escinsel bir mahkumu konu alan, insanlik disi ve asagilayici muamele yoluyla iskence yasagi (AIHS md. 3) ve ayrimcilik yasagi (AIHS md. 14) maddelerinin ihlal edildigine hukmettigi X/Turkiye karari uzerinden incelenmistir. Soz konusu dava Turkiye'nin AIHM'de karara baglanan escinsel temali ilk davasi olmasi nedeniyle onemlidir. AIHM'nin karari, cezaevindeki fiziksel kosullarin escinsel mahkumlar yonunden yetersizligi, ceza ve infaz kanunlarindaki mevzuat bosluklari ve politika eksikligine isaret ettigi gibi bugune degin ayri bir duzenlemenin gundeme alinmadigini da gostermesi ve bu anlamda yapisal degisikligi isaret etmesi bakimindan Turkiye acisindan onemli bir ictihat olusturmustur.

Anahtar Kelimeler: Avrupa Insan Haklari Mahkemesi, Turkiye, LGBT, iskence yasagi, ayrimcilik yasagi, cinsel yonelim, escinsellik, mahkum.

Giris

Avrupa Konseyi'nin kurucu uyelerinden olan Turkiye, 1953 yilinda yururluge giren Avrupa Insan Haklan Sozlesmesi'ni (AIHS) 18 Mayis 1954 tarihinde onaylamis, 28 Ocak 1987'de bireysel basvuru hakkini tanimis ve 1990 yilinda Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'ne (AIHM) bireysel basvurular yapilmaya baslamistir.

Gecen sure zarfinda Turkiye, AIHM nezdinde toplam 2.994 mahkumiyet alarak insan haklari ihlal karari verilmis ulke siralamasinda ilk siraya yerlesmistir (Council of Europe, 2014: 3; Janis vd., 2008: 156). Bu ihlal kararlarinin buyuk bir cogunlugu yargi erkini ilgilendiren alanlarda ortaya cikmistir (Salihpasaoglu, 2009: 272). Yargilama oncesi, suresi ve sonrasinda gozlemlenen uygulama ve tedbirler, Turkiye'nin ozellikle Adil Yargilanma Hakki, Ozgurluk ve Guvenlik Hakki, Iskence Yasagi ile ilgili maddeleri ihlal ettigine hukmedilmesine yol acmistir.

Turkiye'deki insan hak ve ozgurlukleri sorunsali uluslararasi kuruluslarda da siklikla gundeme gelmektedir. Ornegin, insan haklari konusunda siklikla referans verilen Freedom House (2014) Turkiye'yi "kismen ozgur ulke" olarak tanimlamis ve Ankara, Avrupa kategorisinde son siralarda yer almistir. Benzer sekilde bu orgutler de yargi ve yargilama surecleri ile ilgili sorunlari siklikla rapor etmistir. Insan haklari ihlallerinin ekseriyetle kolluk guclerinin ve adli makamlarin aktor olarak yer aldigi karakol-mahkeme-cezaevi ucgeninde gerceklesiyor olmasi, bu konuda gerekli ve yeterli onlemlerin alinmadigini ortaya koymaktadir (Cicekli vd., 2007: 59).

Temel hak ve ozgurlukler alaninda yapisal sorunlarin devam ettigi Turkiye (Ozdek, 2004: 351; Gozubuyuk & Golcuklu, 2013: 13), insan haklarinin uluslararasilasmasi, bilgi teknolojilerindeki gelismeler ve kamuoyunda artan hassasiyet sebebiyle bu sorunlari cozmek; kapsami gelisen ve derinlesen insan haklari hukuku konusunda evrensel standartlari yakalamak durumundadir.

Cinsiyet kimligi ve cinsel yonelim, uluslararasi toplumda insan hak ve ozgurluklerinin genisledigi ve tartismalarin devam ettigi guncel konulardan birisi olarak karsimiza cikmaktadir. Lezbiyen, gay, biseksuel, transeksuel (LGBT) haklari hususunda Turkiye'nin bir devlet politikasi olarak eklemlenmek istedigi "Avrupa/Bati" dunyasinda (2) kayda deger oranda kamuoyu olusmus ve konu uluslararasi orgutler nezdinde gundem haline gelerek uluslararasilasmistir (Obendorf, 1999: :180-181). Bu nedenledir ki, Turk toplumunun hemen her alaninda (siyaset, medya, akademi, toplum, aile, calisma yasami) yok sayilan, oteki lesti rilen ve uzerinde yeterince konusul(a)mayan LGBT haklarinin bir butun olarak tartismaya acilmasi gerekmektedir (Oz, 2011: 1-9).

Turkiye'nin AIHM nezdinde en cok yargi erkini ilgilendiren alanlarda Sozlesme yi ihlal ettigi dusunuldugunde, bir butun olarak tartisilmasi gereken LGBT haklari icerisinde mahkum sorunsalinin ceza-infaz sisteminde sorgulanmasina ihtiyac oldugu anlasilmaktadir. Cezaevinde mahkum olmak her birey icin bazi temel hak ve ozgurluklerin yasa geregi kisitlanmasi anlamina gelmekle beraber, ilk olarak bu durumun LGBT bireyler acisindan birtakim ilave zorluklar getirip getirmedigi; ikincil olarak, LGBT gerceginin ilgili mevzuat, yargi organlari ve burokratik uygulamalarda nasil sorunsallastigi ve bu noktada alinan (alinmayan) tedbirlerin dogurdugu sonuclar bu calismanin temel sorunsallarini olusturmaktadir.

Tum bu arka plan dogrultusunda calismada LGBT mahkum konusu, Turkiye'nin AIHM nezdinde cinsel yonelim ayrimciligi ve iskence yasagini ihlal ettigi yonundeki X v. Turkiye (2012, App. No: 24626/09) karari (3) isiginda incelenmistir.

Mahkemenin vermis oldugu X/Turkiye karari iki acidan onemlidir (Johnson, 2012): (I) Bu dava Turkiye'den giden ve AIHM nezdinde karara baglanan escinsel temali ilk karardir, (II) Mahkeme, tarihinde ilk kez LGBT temali bir davada uye bir ulkeyi, ayni anda hem 3. hem de 14. madde kapsaminda mahkum etmistir. Nitel arastirma yontemine dayanan bu calismada, veri toplamada birincil kaynak olarak Mahkeme karari metni, ikincil kaynak olarak yazin taramasi, derinlemesine mulakat ve odak grup gorusme tekniklerinden faydalanilmistir.

Calisma uc bolumden olusmaktadir. Calismanin ilk bolumunde, oncelikle davaya konu olan olay, taraflarin iddia ve savunmalari ile mercilerin gorusleri, benzer calismalarin (Soygut-Arslan, 2009: 160; Ozar, 2012: 431) izledigi yontem dogrultusunda incelenmistir. Calismanin sonraki bolumunde ise gerekceli karar degerlendirilmis ve bu karar Turkiye acisindan toplumsal, hukuki, siyasal ve sosyolojik duzlemde tartisilmistir. Son olarak, X/Turkiye kararindan yola cikilarak isaret edilen eksiklikler ve tartismalar dogrultusunda karar verici ve politika yapicilar yonunden cozum onerileri sunulmustur.

Olay

1989 dogumlu ve Izmir'de ikamet eden escinsel X, 24 Ekim 2008 tarihinde, Izmir Cigli Polis Karakolu'na giderek resmi evrakta sahtecilik, dolandiricilik, kredi karti suistimali ve resmi evrak tanziminde yanlis bildirim vb. bir dizi suclar isledigini itiraf etmistir. Daha sonra Sulh Ceza Hakiminin verdigi kararla tutuklanarak Izmir-Buca Cezaevine yerlestirilmistir (ECHR, 2012: parag. 6). Karsiyaka Agir Ceza Mahkemesi, 2 Haziran 2009 tarihinde, basvuran hakkinda yurutulen ilk dava cercevesinde 1 yil, 8 ay; Izmir Agir Ceza Mahkemesi ise 28 Aralik 2009 tarihinde, basvurani yukarida sayilan suclari birden fazla kez islemekten 10 yil, 3 ay, 22 gun hapis cezasina carptirmistir.

Mahkum, Buca Cezaevinde once heteroseksuel mahkumlarin bulundugu karma bir kogusa konulmustur. Mahkumun avukati, 5 Subat 2009 tarihinde, cezaevi yonetiminden guvenlik nedeniyle X'in escinsel mahkumlarin bulundugu baska bir kogusa nakledilmesini talep etmistir. Bu talebine gerekce olarak, muvekkilinin diger mahkumlar tarafindan sindirildigini ve taciz edildigini belirtmistir. Ayni gun duzenlenen ve mahkum ile iki gardiyan tarafindan imzalanan tutanakta su ifadeler yer almaktadir (ECHR, 2012: parag. 8):
   Halen 6 numarali binada bulunmaktayim. Escinsellik hastaligina
   yakalandim. Diger tutuklular bu durumdan haberdar olduklarindan
   dolayi sorunlar yasamaya basladim. Cezaevi Mudurunu avukatim
   araciligiyla bu durumdan haberdar ettim. Durumuma uygun bir kogusa
   nakledilmemi talep ediyorum.


Cezaevi yonetimi, 5 Subat 2009 tarihinde bu dilekceyi takiben mahkumu tek kisilik bir hucreye yerlestirmeye karar vermistir. Bu konuda duzenlenen tutanakta ise "...escinsellik hastaligina yakalandigini belirten tutuklu su anda kalmakta oldugu kogus yerine tek kisilik hucreye yerlestirilmistir." ifadesi kullanilmistir (ECHR, 2012: parag. 9).

Escinsel X, toplam 7 [m.sup.2] olan yeni hucresinde, tek bir yatak olan ve lavabosu dahi olmayan bir tuvaletin bulundugunu gormus; hucrede farelerin dolastigini, isiklandirmanin zayif ve odanin kirli oldugunu fark etmistir. Ayrica tek kisilik hucreye konduktan sonra, mahkumun diger tutuklularla baglantisi tamamen kesilmis ve her turlu sosyal aktiviteden men edilmistir. Acik havaya cikmasi engellenmis, avukatiyla gorusmek ve durusmalara katilmanin haricinde hucresinden cikmasina izin verilmemistir (ECHR, 2012: parag. 10).

Mahkum X, 21 Nisan 2009 tarihinde Izmir Savciligi'na kendisine yonelik cezaevi kosullari hakkinda alinmis kararlarin kaldirilmasina yonelik bir talepte bulunmustur. Mahkum, dilekcesinde travesti veya transseksuel degil, escinsel oldugunu; cinsel yonelimi gerekce gosterilerek, diger tutuklularla iletisim olanaginin engellendigini ve hicbir sosyal aktiviteye katilmasina izin verilmeyerek tek kisilik hucrede tutuldugunu beyan etmistir. Ayrica yukarida belirtilen kosullarin oldugu hucrede yaklasik uc ay tutulmasinin kendisinde psikiyatrik sorunlara neden oldugunu belirtmistir. Mahkum, Turk ceza infaz sisteminde, sadece agirlastirilmis omur boyu hapis cezasina mahkum olanlarin benzer kosullarda tutuldugunu belirterek diger tutuklularla esit muameleye tabi tutulmayi talep etmistir.

Bu basvurusuna sonuc alamayan X, avukati araciligiyla 7 Mayis 2009 tarihinde, ikinci adim olarak tutukluluk kosullarinin denetiminden sorumlu Izmir Infaz Hakimi'ne basvurmustur. Infaz Hakimi, 25 Mayis 2009 tarihinde sadece dosya uzerinden degerlendirme yaparak esas hakkinda karar verilmesine gerek olmadigina hukmetmistir, infaz Hakimi, cezaevi yonetiminin bu konuda takdir hakkinin bulundugunu kaydetmis ve "... ilgilinin tek kisilik hucrede tutuklu halde bulundugu, zira devletin [bir cezaevinde] hicbir sekilde bir travestinin linc edilmesi riskini ustlenemeyecegi ortadadir..." ifadelerini kullanmistir (ECHR, 2012: parag. 13-14).

Avukati araciligiyla 25 Mayis 2009 tarihinde Izmir Agir Ceza Mahkemesi'ne itiraz eden mahkum yine olumlu bir sonuc alamamistir. Agir Ceza Mahkemesi de Infaz Hakimi'nin kararinin yasaya uygun oldugunu degerlendirmekle yetinmistir. Mahkumun 12 Haziran 2009 tarihli durusmasi sirasinda Izmir 5. Agir Ceza Mahkemesi, ilgilinin tutukluluk kosullarina iliskin sikayetleri konusunda gerekli tum tedbirlerin alinmasi amaciyla Buca Cezaevi yonetimine bir yazi gondermeye karar vermistir. Bu yaziya istinaden Savcilik, 8 Temmuz 2009 tarihinde, mahkumu tedavi amaciyla Manisa Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesi'ne sevk etmistir.

Mahkum, 8 Temmuz 2009 tarihinden 12 Agustos 2009 tarihine kadar, Manisa Ruh ve Sinir Hastaliklari Hastanesinde musahede altinda tutulmustur. Uc psikiyatr tarafindan, 12 Agustos 2009 tarihinde bir tibbi rapor duzenlenmistir. Bu raporda X'in escinsel kimlik bozuklugu gosterdigi ve hastaliginin tutukluluk kosullarina bagli bozukluklarin reaktif depresyon semptomlarina karsilik geldigi belirtilerek mahkum Buca Cezaevi'ne geri gonderilmistir (ECHR, 2012: parag. 16-18).

Taraflarin Iddia ve Savunmalari

Basvuru Sahibi

AIHM basvurusunda mahkum, cinsel yoneliminden oturu on uc ay boyunca tek kisilik bir hucrede tutuldugunu belirtmis, bu baglamda tecrid ve tutuklulugu esnasindaki agir kosullarin ruhsal ve fiziksel sagligi uzerinde onarilmaz, geriye donusu olmayan etkilere yol actigini iddia etmistir. Basvuran ayrica hicbir yasal dayanak olmadan tek kisilik hucreye konuldugunu, gunun 24 saati tecrit kosullarinda tutuldugunu, diger tutuklularla her turlu iletisimin kesildigini ve acik havaya cikmasina dahi izin verilmedigini beyan etmistir (ECHR, 2012: parag. 10).

Avukatina gore basvuran, Buca Cezaevinde maruz kaldigi tecrit nedeniyle psikolojik aci cekmis (depresyon ve uykusuzluk); sakinlesmek ve uyumak icin antidepresan ve baska ilaclar almak zorunda kalmistir (ECHR, 2012: parag. 22). Bu iddia ve somut olaylara atifta bulunarak mahkum, AIHS'nin Iskence Yasagini duzenleyen 3. maddesini (4) ve Ayrimcilik Yasagini duzenleyen 14. maddesini (5) gerekce gostererek Turkiye aleyhine AIHM'ye basvuruda bulunmustur.

Hukumet

Hukumet, Mahkeme nezdindeki savunmasinda basvuranin tutukluluk kosullarinin, Sozlesme'nin 3. maddesine aykiri, kotu veya asagilayici muamele olarak degerlendirilebilecek asgari sartlarin olusmadigini iddia etmistir. Hukumet, heteroseksuel mahkumlar tarafindan maruz kaldigi sindirme ve taciz eylemleri nedeniyle basvuranin tek kisilik hucreye, "kendi istegi" uzerine konulmus oldugunu (ECHR, 2012: parag. 30) ve hucrede mobilya, aydinlatma, tuvalet, yatak, dolap ve sandalye gibi gunluk yasam icin gerekli imkanlarin bulundugunu belirtmistir. Hukumet, cezaevine baska bir escinsel tutuklu gelene kadar mahkumun hucresinde yalniz kaldigini kaydetmistir (ECHR, 2012: parag. 11).

AIHM'nin Gerekceli Karari (6)

AIHM sikayeti ilk olarak basvuranin tek kisilik hucrede kaldigi sureyi goz onune alarak Sozlesmenin 3. maddesi acisindan degerlendirmistir. AIHM gerekceli kararinda Devletin, her kisinin insanlik onuruna sayginin gerektirdigi kosullarda tutulmasini saglama, infaz biciminin ilgiliyi caresizlige veya tutukluluk halinde kacinilmaz aci seviyesini asan yogunlukta bir sikintiya mahkum birakmama ve infazin pratik gerekliliklerini dikkate alarak, tutulan kisinin saglik ve iyilik halini uygun sekilde saglama yukumlulugunun bulundugunun altini cizmistir (ECHR, 2012: parag. 33).

AIHM basvurana uygulanan tecridin, duygusal veya tamamen bir sosyal tecrit degil, nispi bir tecrit oldugunu not etmistir (ECHR, 2012: parag. 37). Bununla birlikte Mahkeme, bu kosullarin bazi yonlerinin Turkiye'de agirlastirilmis muebbet hapis cezasi verilmis mahkumlar icin ongorulen rejimden de kati oldugunun altini cizmistir. Agirlastirilmis muebbet hapis cezasina carptirilmis mahkumlar her gun odalarina bitisik avluya cikabilmekte ve kosullara gore, ayni bolumde bulunan diger mahkumlarla sinirli temasta bulunabilmekte iken, mahkum bu imkanlardan dahi mahrum birakilmistir (7). Bu kosullarin katiligi, suresi, gudulen amac ve ayni zamanda mahkum uzerindeki etkileri hususunda AIHM gerekceli kararda su tespitlerde bulunmustur (ECHR, 2012: parag. 42):
   Suphesiz, basvuranin diger tutuklularla birlikte tutuldugunda maruz
   kaldigi ve bizzat kendisinin sikayetci oldugu sindirme ve taciz
   eylemleri dusunuldugunde, bu endiseler tamamen temelsiz degildir.
   Bununla birlikte, bu endiseler basvurani korumak icin bazi guvenlik
   tedbirlerinin alinmasini gerekli kilsa dahi, basvuranin cezaevi
   toplulugundan tamamen dislanmasini hakli gostermeye yetmez. AIHM,
   bu bakimdan Hukumetin basvurana nicin acik havada duzenli egzersiz
   yapma imkani verilmedigini veya sinirli dahi olsa muteaddit
   taleplerine uygun olarak, diger mahkumlarla temasina izin
   verilmedigini izah edemedigini kaydetmektedir.


AIHM, mahkumun Infaz Hakimi ve Agir Ceza Mahkemesinde yaptigi basvurularin esastan incelenmeden reddedilmesine ve bu yuzden sorunun ic hukuk yollarinda cozulememesine de dikkat cekmistir. Mahkemeye gore Infaz Hakimi, basvuranin sikayetci oldugu somut tecrit tedbirinin uygunlugunu dahi incelemeden ve tecrit kosullarini hafifletmeye yonelik talepleri konusunda karar vermeksizin, cezaevi yonetiminin bu konuda takdir hakkina sahip oldugunu belirtmekle yetinmistir (ECHR, 201 2: parag. 44).

Tum bu gozlemler ve gerekceler isiginda, AIHM basvuranin tutukluluk kosullarini ilgilendiren sikayetine iliskin etkili bir basvuru yolundan mahrum birakildigi ve insanlik onuruna saygi hakkina riayet edilmeksizin uygun kosullarda tutulmadigi sonucuna varmistir. AIHM somut olayda, basvuranin hucre tecridinde tutulma kosullarinin kendisinde ruhsal ve fiziksel acilara ve ayrica insanlik onuruna derin bir saldiri duygusuna yol actigini kabul etmistir. Bu agir kosullarin "insanlik disi ve asagilayici muameleye" tekabul ettigi ve Sozlesme'nin 3. maddesinin ihlal edildigi sonucuna varmistir (ECHR, 2012: parag. 45).

AIHM, gerekceli kararinda Turkiye'yi 3. maddeyi ihlal ettigine hukmettikten sonra, davaya konu olan olayi Sozlesme'nin ayrimcilik yasagini duzenleyen 14. madde cercevesinde degerlendirmistir. AIHM, ilk olarak cinsel yonelimin 14. maddenin korumasi alanina girdigini belirtmistir (ECHR, 2012: parag. 50). Mahkeme ayrica ihtilaf konusu tedbiri hakli cikarmak icin, hukumetin guclu gerekceler sunmak durumunda oldugunu hatirlatmistir. Ayrimci davranis cinsiyet veya cinsel yonelim ile ilgili ise (I) Devlete birakilan takdir yetkisinin kisitli oldugunun alti cizilmis, (II) orantililik ilkesi geregince, secilen tedbirin gudulen amaca genel olarak uygun olmasi ve (III) bu tedbirin kosullara bagli olmadan gerekli oldugunun da ispatlanmasi gerektigini tekrarlamistir (ECHR, 2012: parag. 50). Hukumetin cezaevi kosullan ile ilgili "koruma" gerekcesiyle aldigi tedbiri, mahkumun escinselligi uzerine insa etmis olmasini; diger bir ifadeyle Hukumetin farkli muameleyi hakli gostermeye calisirken savunmasini sadece basvuranin cinsel yonelimi uzerine bina etmesini AIHM, Sozlesme acisindan ayrimcilik olarak degerlendirmistir (ECHR, 2012: parag. 50).

Diger taraftan AIHM, Hukumetin tecrit tedbirinin basvuranin istegi uzerine alindigi yonundeki tezine katilmamistir. Basvuran ve avukati, cezaevi yonetiminden tek kisilik hucreye degil, escinsel tutuklularin bulundugu bir kogusa veya uygun baska bir kogusa nakledilmesini talep etmistir. Mahkemeye gore bu talebe ve kendisine isnat edilen suclar siddet icermemesine ragmen mahkum X, tecrit cezasi uygulanan pedofili veya tecavuzle suclanan tutuklularin konuldugu bir hucreye yerlestirilmistir (ECHR, 2012: parag. 52-53).

AIHM, mahkum icin alinan tedbirler ve uygulamalar hususunda Hukumet tarafindan sunulan gerekceler karsisinda ikna olmamistir. Mahkemeye gore ciddi bir saldiriya maruz kalma riskine karsi uygulanan bu tecridin "en uygun tedbir" oldugu hususunda Hukumet hicbir aciklama getirememistir. Ayrica Savcilik ve Infaz Hakimi, mahkumun yazili itirazlarina ragmen varsayimsal bir risk uzerine tecridin en uygun tedbir oldugunu onaylamis; yukumluluklerinde olmasina ragmen Sozlesmenin 14. maddesi cercevesinde ayrimci bir davranisin olup olmadigini dahi inceleme geregi duymamistir. Diger bir ifadeyle ic hukuktaki adli makamlar, yetki ve sorumluluklarinda olmasina ragmen mahkumun taleplerini dikkate almamak suretiyle ayrimcilik yasagini ihlal etmistir (ECHR, 2012: parag. 54). Davaya konu olan olayin 14. madde ile ilgili degerlendirmesinde oldugu gibi Mahkeme ozellikle, mahkumun nicin acik havaya cikmaktan tamamen mahrum birakildiginin izahinin yapilamadigini belirtmistir (ECHR, 2012: parag. 56). Tum bu gerekcelerle Mahkeme, 14. madde kapsaminda iskence yasagini ihlal eden tedbir ve uygulamalarin temel nedeninin mahkumun cinsel yonelimi oldugu (ECHR, 2012: parag. 57) ve bu sebeple ayrimcilik yasaginin ihlal edildigi sonucuna varmistir. Turkiye, Sozlesme'nin 3. ve 14. maddelerini ihlal ettigi gerekcesiyle basvurana 18.000 Euro tazminat odemeye mahkum edilmistir (ECHR, 201 2: parag. 62).

Tartisma ve Degerlendirme

Bu dava ve Turkiye'nin almis oldugu mahkumiyetin toplumun genelinde yaygin olan heteronormatif (8) yapinin (Karadag, 2007: 81; Ali, 2013: 9) ve heteroseksist (9) ideolojinin (Ertin, 2012: 263; Ataman, 2011: 131) Turk adli sistemindeki bir yansimasi oldugunu iddia etmek mumkundur. Mahkemenin gerekceli kararinda acikca dile getirdigi uzere escinsel mahkum, cezaevinde iskence yasagi ihlal edilerek psikolojik/fiziksel siddete ve cinsel yoneliminden oturu ayrimciliga maruz kalmistir. Benzer yonde tespitler daha once BM ve AB tarafindan da dile getirilmistir. Bu baglamda BM Ozel Ihtiyaclara Sahip Mahpuslar Uzerine El Kitabi adli raporuna (UNODC, 2013: 104) gore cezaevlerinde LGBT bireyler konusunda gundem olusturarak bu kisilerin ceza-infaz surecinin hangi asamalarinda ne turden ayrimcilik vakalari ile karsilastiklarini incelemek ve buradan hareketle kamuoyunda, adli ve burokratik makamlar nezdinde farkindalik olusturarak cozum onerilerinin tartisilmasi onem arz etmektedir. Benzer sekilde Turkiye'nin aday oldugu ve muzakere sureclerini yuruttugu Avrupa Birligi, Ilerleme Raporunda (AK, 2012: 29) ayrimcilikla mucadele bolumunde konuyla ilgili Turkiye'ye su elestirileri yoneltmistir:
   ... lezbiyen, escinsel, biseksuel ve transseksueller ayrimcilik,
   korkutma ve siddete maruz kalmaya devam etmislerdir. LGBT'ler
   cinsel yonelimleri nedeniyle isten cikarilmistir. Konut ve saglik
   hizmetlerine erisim (ozellikle transseksueller icin), LGBT'ye
   ayrimciliga iliskin olarak bildirilen diger konular arasindadir ...
   Farkli cinsel kimlige sahip kisilere karsi islenen suclarin
   sorusturulmasi ve kovusturulmasi asamalarinda yasanan eksiklikler,
   faillerin cezasiz kalmasina yol acmistir.


Yine ayni raporda Ayrimcilikla Mucadele ve Esitlik Kurulunun kurulmasina iliskin kanun tasarisinin Meclis'e sunuldugu fakat ilgili Meclis Komisyonunun, cinsel kimlik veya cinsel yonelime dayali ayrimcilikla ilgili atiflari cikartarak tasariyi degistirdigi belirtilmistir. Mevcut yasal cercevenin AB muktesebati ile uyumlu olmadigi not edilmis; etnik, dini, cinsel ve diger kimlikler temelinde kisilere karsi ayrimciligin devam ettigi vurgusu yapilmistir.

Nitekim uluslararasi insan haklari hukukunun cinsel yonelim ve cinsiyet kimligi ile iliskili olarak onemli ilke ve tavsiyeler iceren Yogyakarta Ilkeleri'ne (10) gore "Ozgurlugu kisitlanan herkese insanca ve insan kisiliginden ayrilmaz haysiyetine saygiyla davranilmalidir. Cinsel yonelim ve cinsiyet kimligi, herkesin haysiyetinin tamamlayici bir parcasidir." Ayrica Yogyakarta Ilkeleri'nin (Insan Haklari Gundemi Dernegi, 2007: 11) 9. maddesinde devletlerin bu alandaki sorumluluk ve yukumlulukleri su sekilde sayilmaktadir:
   Cinsel yoneliminden veya cinsiyet kimliginden dolayi insanlarin
   daha da marjinallesmelerine veya bu kisilerin siddete ve kotu
   muameleye, maddi, manevi veya cinsel olarak kotuye kullanilmalarina
   yol acmamayi; olanaklar olcusunde, tum mahkumlarin cinsel
   yonelimlerine ve cinsiyet kimliklerine uygun alikonulma yerinin
   secilmesi konusundaki karar surecine katilmalarini guvence altina
   almalari ...


Mahkeme'nin gerekceli karari ve bu raporlar isiginda Turkiye acisindan tartisilmasi gereken ilk soru, hukuki olarak bu kararin ne anlam ifade ettigidir. AIHS ve AIHM kararlarinin ulusal mevzuattaki etkisi ve yansimasi uzerine farkli yaklasimlar ve uye ulkelerde farkli uygulamalar olmakla beraber" Turkiye Cumhuriyeti Anayasasi 90. maddesinde 2004 tarihinde yapilan degisiklikle "Usulune gore yururluge konulmus temel hak ve ozgurluklere iliskin milletlerarasi antlasmalarla kanunlarin ayni konuda farkli hukumler icermesi nedeniyle cikabilecek uyusmazliklarda milletlerarasi antlasma hukumleri esas alinir." ibaresi eklenmistir, ilk olarak anayasa hukuku perspektifinde bakildiginda yapilan bu degisiklik ile aslinda AIHS maddeleri ve AIHM kararlari ic hukuk nezdinde baglayici olmustur (Eren, 2004: 47-77; Baslar, 2004: 1-62). Bu degisiklikle beraber, yargi ve burokrasinin karar ve uygulamalarinda insan haklarina ve temel ozgurluklere iliskin ihtilafli durumlarda, Sozlesme'yi ana/oncul kaynak olarak kullanmasi beklenir.

Ikinci olarak, AIHS ozu ve ruhu itibariyle taraf devletler icin baglayicidir. Bu hususta Sozlesmede "esnek-soft" olarak tanimlanan (Moravcsik, 1995: 169; Moravcsik, 2000: 217-252) bu baglayicilik su sekilde yer almaktadir (AIHS, madde 1): "Yuksek Sozlesmeci Taraflar, kendi yetki alanlari icinde bulunan herkese bu Sozlesme'nin birinci bolumunde aciklanan hak ve ozgurlukleri tanirlar." Benzer sekilde kararlarin baglayiciligini ve infazini konu alan Sozlesmenin 46. maddesinde "Yuksek Sozlesmeci Taraflar, taraf olduklari davalarda Mahkeme'nin verdigi kesinlesmis kararlara uymayi taahhut ederler." ifadesi kullanilmis ve devaminda kesinlesen kararlarin infazi icin Bakanlar Komitesi'nin sorumlu tutulmustur. Sozlesme'nin Mahkeme sureci tamamlanmis vakalarin takibi ve varsa ihlalin duzeltilmesi icin hukmun (12) yer almasi bu vakada da islerlik kazanmis ve escinsel X, icerisinde baska escinsel mahkumlarin yer aldigi Eskisehir Cezaevi'ne nakledilmistir.

Ayni zamanda mahkeme kararlari, siklikla vurgulandigi gibi deklere edicidir ve ihlale yol acan ulusal islem ve uygulamalari kendiliginden iptal edemez, yururlukten kaldiramaz (Ozdemir, 2005: 57). Bu sebepten Mahkeme, burokratik mekanizma ve uygulamalarin Sozlesmeyi ihlal ettigi sonucuna varmistir. Yukarida detaylandirilan AIHS'nin 46. maddesi ve Anayasanin 90. maddesi baglaminda, Turkiye'nin mahkum oldugu escinsel tutuklu sorunsali ile ilgili Adalet Bakanligi'nin ortaya cikabilecek yeni ihlalleri onleme adina gerekli yasal, idari ve burokratik tedbirleri almasi gerekmektedir.

Tum bu gerekli yasal, idari ve burokratik tedbirlerin alinabilmesi icin oncelikle esitligin anayasal duzlemde, LGBT bireyleri de kapsayacak bicimde yeniden duzenlenmesi bir ihtiyac olarak gozukmektedir. Turkiye Cumhuriyeti Anayasasi'nin 10.maddesine gore (TBMM, 1982: 2):
   Herkes, dil, irk, renk, cinsiyet, siyasi dusunce, felsefi inanc,
   din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayirim gozetilmeksizin kanun
   onunde esittir. Devlet, bu esitligin yasama gecmesini saglamakla
   yukumludur. Devlet organlari ve idare makamlari butun islemlerinde
   kanun onunde esitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek
   zorundadirlar.


Anayasada cinsel yonelim ibaresinin bulunmayisi LGBT bireyleri anayasal esitlik bakimindan disarida birakmaktadir. Yenisey'in (2005: 245) ifade ettigi uzere cinsel yonelim bireyin ozel, mahrem yasantisinin bir parcasi olarak dusunulmus ve muhtemelen bu nedenden oturu Anayasa'da ozel olarak deginilme geregi duyulmamistir. Oysa Anayasa'da belirtilen esitlik kategorileri arasinda sayilmayan cinsel yonelim, LGBT bireyleri hukuki yonden korumasiz birakirken toplumsal yasamda karsilastiklari pek cok hak ihlaline de zemin hazirlamaktadir. Her ne kadar Anayasa'nin 10. maddesinde gecen "cinsiyet" ifadesinin LGBT bireyleri de kapsayabilecegi yonunde genis bir yorum olanagi soz konusu olmus olsa bile, "cinsiyet" ifadesinin cinsel yonelimi farkli bireyleri de kapsayabilecegi hususu hukuken tartismali bir durum olusturmaktadir (Yenisey, 2005: 245).

Kanimizca Anayasa'nin esitlik ilkesini duzenleyen 10.maddesine "cinsel yonelim" ve "cinsiyet kimligi" ibarelerinin acik sekilde yazilmasinin sozu edilen bu tartismali durumu ortadan kaldiracagi iddia edilebilir. Elbette yasa koyucunun tek basina yapacagi bir duzenleme ile sorunun tumden cozulecegini dusunmek yaniltici olabilecektir. Zira Anayasanin bu ifadeleri icermesi kadar hatta daha da onemlisi "kanun koyucu, uygulayici ve uyusmazlik cozucu makamlarin" zihninde bu yonde bir bilinc ve farkindalik olusturmak esas olmalidir. Ornegin, Birlesik Krallik'ta tum mevzuat ve duzenlemelere karsin, LGBT bireyler, halen uygulamada dogrudan olmasa dahi dolayli veya ortulu sekilde ayrimciliga maruz kalmaktadir (Colgan ve McKearney, 2011: 625). Yine de, cinsel yonelim ve cinsiyet kimligi ifadelerinin toplumsal bir sozlesme niteliginde olan Anayasada yer almasinin topyekun bir zihinsel donusumun ilk halkasini olusturacagi savunulabilir. LGBT bireyler acisindan anayasal esitlik ve icerme, normlar hiyerarsisi baglaminda diger mevzuatin (yasa, tuzuk, yonetmelik vb.) da anayasa ile uyumlu olmasini gerektirecegi gibi uzun vadede kulturel normlarin da bu yonde evirilmesine imkan taniyacaktir.

Yasal tedbirlerle ilgili ulkemizde tartisilmasi gereken ve goze carpan bir diger husus Ceza Infaz Kurumlarinin Yonetimi ile Ceza ve Guvenlik Tedbirlerinin Infazi Hakkindaki Tuzugun 4. maddesinde cinsel yonelim ibaresinin eksikligidir (Emevzuat, 2006):
   Ceza ve guvenlik tedbirlerinin infazina iliskin kurallar
   hukumlulerin irk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet,
   dogum, felsefi inanc, milli veya sosyal koken ve siyasi veya diger
   fikir yahut dusunceleri ile ekonomik gucleri ve diger toplumsal
   konumlari yonunden ayirim yapilmaksizin ve hicbir kimseye ayricalik
   taninmaksizin uygulanir. Ceza ve guvenlik tedbirlerinin infazinda
   zalimane, insanlik disi, asagilayici ve onur kirici davranislarda
   bulunulamaz.


Tuzugun 4. maddesinde "cinsel yonelim" ifadesi gecmedigi halde, ayni tuzugun 69. maddesinin (e) bendinde cinsel yonelimi farkli olan kisiler icin ayri kogus uygulamasindan soz edilerek cinsel yonelim ifadesi kendisine sinirli da olsa bir yer bulmustur (13). Tuzugun ceza ve guvenlik tedbirlerinin infazinda gozetilecek kurallarin islendigi 4. maddesinde belirtilen temel ilkelerin tum mahkumlar acisindan uygulayicilarin yorumuna birakilmayacak sekilde acik ve daha kapsayici olmasi icin cinsel yonelim ibaresinin eklenmesi onem arz etmektedir. Soz konusu davada, Zevkliler'in (1988: 281-284) yaptigi tespite benzer sekilde, adli ve idari makamlarin "escinsel" kavramini ve ozelde erkek escinselligini algilamakta ve degerlendirmekte gucluk cektigi, erkek escinselligini travesti ve transseksuel kimlikleriyle es tuttuklari gorulmustur. Nitekim mahkum X'in cinsel yonelimi ve tanimlanmasi noktasinda beliren bu kavram kargasasi yasanan durumun somut bir kanitidir. Bu durumun ortaya cikmasina neden olan en guclu faktorlerden biri Ceza ve Infaz Kanunu'nda ayri bir cinsiyet kimligi tasiyan trans bireyler haricinde kalan escinsellere yonelik ozel bir duzenlemenin olmamasi kadar, temelde ceza ve infaz sisteminde toplumsal cinsiyet olgusunun yeterince anlasilamamis olmasidir (14). X/Turkiye davasinda adi gecen adli makamlarin erkek escinsel ifadesini feminen yonu agir basan, kadin gorunumlu erkek stereotipi ve rol modeli icerisine oturtma egilimi icerisinde olduklari gozlemlenmektedir.

Bu zihin karmasasinin bir izdusumu olarak adli otoriteler mahkumun escinsel olup olmadiginin tespiti icin mahkumu hastaneye sevk etme ihtiyaci duymustur. Bu sevkle ilgili idari yazismalarda mahkumun durumu "escinsel hastaliga" yakalanan kisi olarak tabir edilmistir (15). Soz konusu vakaya iliskin dilekcelerde mahkumun bizatihi kendisi "escinsellik hastaligina yakalandigini" beyan etmektedir.

Bu durum bizi mahkumun cezaevi yonetiminden talep ettigi olasi bir fiziksel siddet ve psikolojik tacize karsi korunmanin tek mesru yolunun kendi escinselligini bir hastalik olarak kabul etmesi gerektigi sonucuna goturmektedir. Ayrica, escinselligin bir hastalik olarak gorulmesi ve tanimlanmasi olgusunun temelinde tibbi veya hukuki duzenlemelerden cok, heteroseksuel yasam bicimini her birey icin zorunlu, degismez ve sorgulanamaz goren sosyokulturel yapi yer almaktadir. Mahkumun escinsel bir erkek olusu baska bir deyisle heteroseksuel normlarin disinda bir cinsel yonelime sahip olmasi toplumun geneline nufuz eden hegemonik erkeklik (erillik) ideallerine ciddi bir saldiri ve karsi koyma olarak okunabilir. Boylesi bir sosyokulturel alt yapida, erkek escinsel bireyin baski ve siddet gormesi ve dislanmasi toplum eliyle mesrulasmaktadir. Hegemonik erilligi ortaya cikaran, hatta yeniden uretip pekistiren toplumsal dinamikler sokak, okul, aile, is yeri, medya, ordu, cezaevleri gibi pek cok kuruma gomulu bir yapi arz eder (Ozturk & Ozbilgin, 2014: 153-154).

Iste bu noktada toplumsal cinsiyet ekseninde erilligin mevcut ve egemen tanimlarindan ayrilan erkek escinsel bireyler hegemonik erkekligin acik bir hedefine donusmektedir (Sancar, 2009). Aslinda hegemonik erilligi yaratan unsurlari erkegi merkeze alan patriarkal zihniyet ve buna bagli olusturulan cinsiyete dayali guc sisteminde sorgulamak gerekir. Nitekim toplumsal cinsiyet, karmasik bir kurumsal ve kulturel duzenle baglantili olup bu duzen, bedenlerle iliskiye gecerek onlara cinsiyetlendirilmis anlam ve semboller yukler (Bereket ve Adam, 2011). Buna en guzel ornek olarak aktif-pasif ayrimi ekseninde erkekligin hiyerarsik konumlanismi verebiliriz. Egemen toplumsal cinsiyet sistemi kadin-erkek iliskisinde oldugu gibi erkek escinselliginde de penetrasyon sirasinda aktif olani degerli kilip yucelestirirken, pasif olani ona tabi tutmaya calisir. Boylece, aktif erkek kendini toplumsal cinsiyetin hiyerarsik yapisi icinde pasif erkege gore daha ustun bir konuma yerlestirmis olur.

Mahkemeye konu olmus bu ornekte, diger mahkumlarin X ile yasamasi olasi cinsel iliskide 'aktif' olarak "erkeklik ideallerini" koruduguna inanilmis ve muhtemelen makamlarca bu nedenle diger mahkumlar escinsellik noktasinda sorgulanmazken, ayni iliskide pasif olan partnerin ise ideal erkek taniminin disinda birakilarak otekilestirildigi gorulmektedir.

Soz konusu hegemonyayi elinde tutan "ideal erkekligin" egemen konumunu devam ettirmek ve yeniden uretmek icin kullandigi en guclu ve onemli arac homofobi olmaktadir (Kimmel, 2004: 104). Hegemonik erkeklik kendini, "ideal erkekligi" zayiflatan, azaltan bir unsur olarak gordugu escinsel erkeklik oruntusunu dislayarak, baskilayarak ve kendisine tabi kilarak (Connell, 1998: 249) pekistirir. Hegemonik erkekligin insasina hizmet eden homofobiyle yakindan iliskili bir diger kavram ise "kimlik" (Herek, 1986) olarak karsimiza cikmaktadir. Goregenli'nin (2011) konuyla ilgili one cikardigi sosyal-psikolojik yaklasim incelendiginde su gorulebilir: Kimlik, bireyin ne oldugu kadar ne olmadigini da belirlemektedir. Kiz cocuklari, mevcut kadin rol modellerini, dogrudan, genellikle gozlem yoluyla ogrenirken, erkek cocuklarin erkek olmayi, oncelikle "kadin olmamayi ogrenerek" icsellestirmeleri soz konusudur. Iste bu nedenle homofobi, bireyin ne oldugunu (heteroseksuel) onaylama ve ne olmadigini (escinsel) ifade etmesinin altinda yatan psikolojik islevi sebebiyle heteroseksuel, hegemonik maskulenligin (erilligin) onemli bir bileseni olarak karsimiza cikmaktadir (Goregenli, 2011). Zira heteroseksuel erkekleri kucuk yaslardan baslayarak belirli davranis kaliplarina uymaya zorlayan toplumsal norm, kabul ve varsayimlar vardir. Psikolojik baglamda heteroseksuel erkek toplumun kendisi icin belirledigi rolleri gerceklestirmeye calisirken icsel anlamda surekli bir endise ve tedirginlik duymaktadir. Heteroseksuel erkek kendi kimligini kaybetme korkusundan ve anksiyetesinden kacinmak icin escinsel erkeklere homofobik tutumlar gelistirerek bir anlamda kendi kimligini bu karsitlik uzerinden insa etmektedir.

Escinsel mahkum sorunsali bu davadan once de siyasi duzlemde Meclis gundemine gelmis; fakat siyasal iradenin bu konuda yeterince duyarlilik gostermedigi su orneklerle gun yuzune cikmistir. Kadin ve Aileden Sorumlu Devlet Eski Bakani Sema Aliye Kavaf'in escinselligin biyolojik bir bozukluk, bir hastalik olduguna inandigini ve tedavi edilmesi gereken bir sey oldugu yonunde verdigi demeci (Bildirici, 2010) oldukca dikkat cekmistir. Ayrica, 16 Nisan 2008 tarihinde Demokratik Toplum Partisi (DTP) Istanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in donemin Adalet Bakani Mehmet Ali Sahin'e yazili olarak yonelttigi soru onergesinde Bakan Sahin, LGBT bireylere karsi ayrimcilikla mucadele hususlarinda Bakanligin herhangi bir calismasinin olmadigini belirtmistir (TBMM, 2008). Benzer sekilde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Istanbul milletvekili Melda Onur'un, LGBT bireylerin cezaevlerinde yasadiklari sorunlarin ortaya cikarilmasi icin verdigi soru onergesi donemin Adalet Bakani Sadullah Ergin tarafindan su sekilde cevaplandirilmistir (TBMM, 2013):
   Hukumlu ve tutuklularin ceza infaz kurumlarina girislerinde LGBT
   olduklarini beyan etmeleri durumunda, durumlarini belirtir saglik
   kurulu raporu alinarak, ayni durumda olan hukumlu ve tutuklularla
   birlikte konumlarina uygun koguslarda barindirildigi; ceza infaz
   kurumlarinda ortak kullanim alani ve sosyal faaliyetlere
   cikartilirken, diger hukumlu ve tutuklularla bir araya
   getirilmedigi ...


Bu dava sonrasi konuyla ilgili Adalet Bakanligi'na bilgi edinme hakkini kullanarak yonelttigimiz Turkiye'nin Strasbourg'da mahkum oldugu davaya istinaden konu Bakanligin ilgili birimlerinde gundeme gelmis midir? Bakanlik bunyesinde herhangi bir calisma yapilmis midir/yapilmakta midir? Varsa bu calisma ya da projeler nelerdir? Neyi hedeflemektedir?' sorularina asagidaki cevaplar alinmistir (16).

650 sayili KHK'nin 1/c maddesi uyarinca, AIHM kararlarinin icrasinin takibi gorevi Bakanligimiz Uluslararasi Hukuk ve Dis Iliskiler Genel Mudurlugu bunyesinde kurulan insan Haklari Daire Baskanligi'na verilmistir.

Verilen bu gorevin icrasi kapsaminda, AIHM kararlarinin kesinlesmesinden sonra; kararin tercumesi Daire Baskanligimizin resmi internet sitesinde yayimlanmakta, ardindan bu karar ilgili kurumlara, karari veren mahkemelere, yuksek yargi organlarina gonderilmekte ve soz konusu ihlalle dogrudan ilgili kurumlara yazismalar yapilarak benzer ihlallerin yasanmamasi icin gereken genel onlemlerin alinmasina yonelik yazismalar yapilmaktadir.

Bu sureclerden sonra kararin kesinlesmesinden itibaren alti (6) ay icinde eylem plani ve dokuz (9) ay icinde eylem raporu hazirlanarak Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi AIHM Kararlarinin Icrasi Dairesi'ne gonderilmektedir. Bahse konu kararla ilgili olarak, icra sureci halen devam etmektedir. Ancak ilgili sahislarin kisilik haklarinin korunmasi amaciyla, somut kararin icra surecine iliskin tarafiniza daha ayrintili bilgi verilememektedir.

Benzer sekilde Ceza infaz Sisteminde Sivil Toplum Dernegi (CISST) tarafindan bilgi edinme yasasina dayanarak yoneltilen soruya Bakanligin LGBT durumunda bulunan hukumlu ve tutuklular icin ozel tip ceza infaz kurumunun yapilmasini planladigi duyurulmustur (CISST, 2012).

AIHM'in escinsel mahkum X hakkinda verdigi kararin medyadaki yansimalari incelendiginde ise kararin Turk basininda agirlikli olarak "Turkiye'ye escinsel mahkum cezasi" (CNN TURK, 2012); "AIHM'den escinsel mahkuma tazminat karari" (Hurriyet, 2012); "Escinsel tutuklu Turkiye'yi mahkum ettirdi" (Milliyet, 2012) basliklariyla yer aldigi gorulmektedir. Haberlerin iceriginde AIHM'in escinsel bir mahkumun kendisine kotu muamele ve cinsel yoneliminden oturu ayrimcilik yapildigi gerekceleriyle acmis oldugu davada Turkiye'yi tazminat odemeye mahkum ettigi duyurulmaktadir. Ne var ki, dava ozelinde medyada cikan kapsamli bir degerlendirmeye tarafimizca ulasilamamistir. Konunun basta adli ve hukuki boyutu olmak uzere sosyolojik ve diger boyutlarinin ihmal edildigi gozlemlenmektedir. Bu durum daha once LGBT ve medya uzerine calisma yapan Karakus ve Goregenli (2010: 254) tarafindan elde edilen ve Turkiye'de ana akim medyada kullanilan nefret suclari magdurlarini degersizlestirme ve saldirilarin sorumlulugunu cesitli aciklamalarla kurbanlara atfetme anlayisinin yaygin oldugu sonucuyla paralellik tasimaktadir. Hukuki, burokratik, toplumsal ve medya boyutunda ele alinan bu heteronormatif yapinin donusumu LGBT orgutlenmelerinin temel sorunsallarindan birisi olup bu konuda "Ne yapilmali?" sorusu ozellikle ilgili cevrelerde siklikla tartisilmaktadir. Konuyla ilgili derinlemesine mulakat (17) yaptigimiz Kurtoglu, su carpici analizi yapmaktadir:
   Davanin Turkiye'de yansimasinin olup olmayacagi ya da herhangi bir
   duzenlemenin yapilip yapilmayacagi, siyasi iradenin alacagi
   pozisyonla dogrudan iliskili. Tipki kadina yonelik siddetle
   mucadelede gozlemledigimiz gibi, siyasi iradenin bu konuda da irade
   gostermesi gerek. Hukuk metinlerindeki heteronormatif unsurlarin
   ayiklanarak hukuk sistemine hakim yapinin degismesi ve LGBT'yi
   icerecek sekilde yeniden insasi ve adli ve idari burokraside
   konuyla ilgili farkindaligin yaratilmasi acisindan da siyasi
   iradenin durusu onemlidir. Yeni anayasa yapim surecinde de gundeme
   gelen "cinsel yonelim" ifadesinin Anayasa'nin ayrimcilik
   yapilmamasiyla ilgili maddesine eklenmesi tartismalari ekseninde
   dusunulecek olursa, bu iradenin henuz tam olusmadigi soylenebilir.
   Ayrimcilikla mucadele perspektifinden konuya yaklasildiginda,
   siyasi iradenin 'cezaevlerinde escinseller' konusunu gundemine
   almasi ve bu baglamda gerekli hukuki ve idari tedbirleri almasi
   onemli. Ancak bu toplumsal bakis acisindaki degisime onemli
   katkilar saglasa da toplumsal bakis acisindaki degisimi uzun vadede
   beklemek gerekir.


Kurtoglu'nun Turkiye ozelinde yaptigi bu tespite paralel olarak literaturde cesitli yazarlar da (Ozbilgin & Tatli, 2011: 1246; Jonsen vd., 2013: 280; Ozturk, 2011: 1100) LGBT bireyler acisindan esitligin ve ozgurlugun saglanabilmesi icin kural koyucu ve zorlayici olmasi sebebiyle devleti/hukumeti/mevzuati ana ve belirleyici aktor olarak sorumlu gormektedir.

Sonuc ve Oneriler

Cezaevlerinde yaygin olan heteroseksist ve homofobik (18) tutumlar goz onune alindiginda, escinsel mahkumlarin cinsel yonelimlerinden oturu maruz kalabilecekleri sozlu, fiziki ve psikolojik siddete karsi cezaevi yonetimi ve ilgili makamlarin escinsel mahkum lehine gerekli koruma tedbirlerini almasi anlasilabilir bir durum gozukebilir. Ancak, bu koruma tedbirlerinin hukuka ve amacina uygun, makul, tutarli ve orantili olmasi gerekir. Escinsel mahkum X'in kendi istegiyle bile olsa tek kisilik bir hucreye konularak 8 ayi askin bir sure boyunca tecride tabi tutulmasi AIHM tarafindan mahkumu koruma amacini asan, orantililik ilkesinin (19) ihlal edildigi bir uygulama olarak degerlendirilmistir. Ulkemizde cinsel yonelimleri veya cinsiyet kimlikleri nedeniyle siddet ve suiistimale acik mahkumlar icin koruma tedbirleri alinmasi ve olanaklar olcusunde bu koruma tedbirlerinin diger mahkumlarin sahip olduklari haklara gore daha fazla kisitlamaya yol acmamasinin saglanmasi gerekir. Bu baglamda escinsel mahkum X'e saglanan barinma olanagi agir ceza islemis, pedofili veya tecavuzle suclanan tutuklularin ya da disiplin cezasi verilmis mahkumlarin kaldigi hucre odasidir. Mahkum X burada kaldigi donemde diger tutuklularla her turlu temastan ve sosyal aktiviteden mahrum birakilmis, acik havaya cikamamis, hucresinden disari cikmasina dahi nadiren izin verilmistir. X'in mahkumiyetine konu olan sucun adi bir suc oldugu goz onune alinirsa guvenlik gerekcesiyle kendisine saglanan bu barinma olanaginin cinsel yonelimi nedeniyle alinmis oldugu yargisi pekismektedir.

Ilk olarak, tam da bu noktada ozellikle Turkiye'de neden LGBT bireyler icin ozel cezaevi ya da kogus uygulamasinin olmadigi sorusu gundeme gelmektedir. AIHM'nin X/Turkiye karari, cezaevindeki fiziksel kosullarin escinsel mahkumlar yonunden yetersizligi, ceza ve infaz kanunlarindaki mevzuat bosluklari ve politika eksikligine isaret ettigi gibi bugune degin ayri bir duzenlemenin gundeme alinmadigini da gosteren ve bu anlamda yapisal degisiklige isaret eden onemli bir ictihat olusturmustur. Bu noktada Adalet Bakani Bekir Bozdag'in (BBC, 2014) LGBT mahkumlar icin ayri bir cezaevi yapimini planladiklari yonundeki aciklamasi icerigi tartismali olmakla beraber meselenin gundeme alinmis olmasi sebebiyle kayda deger bir gelisme olarak gorulebilir. Calisma kapsaminda Izmir Siyah Pembe ve Ucgen Dernegi (20) ile gerceklestirdigimiz odak grup gorusmesinde bu konu da gundeme gelmis ve ayri cezaevi uygulamasi hususunda odak grup calismasinda katilimcilarin fikir ayriliklarinin oldugu gozlemlenmistir. Kimi katilimcilar LGBT mahkumlar icin ayri kogus uygulamasina 'fisleme' ve 'izolasyon' gerekceleriyle karsi cikmistir.

Ikinci olarak bu dava, adli ve burokratik isleyisteki yaygin 'heteronormatif' yapi, 'baskin eril' zihniyet ve buna bagli ortaya cikan homofobik tutum ve davranislar nedeniyle sasirtici olmayan bir mahkumiyet kararidir. Nitekim mahkumu tanimlarken israrla 'hastalik' kelimesinin kullanilmasi, hatta bu hastaligin tespit ve tescili icin mahkumun hastaneye sevk edilmesi ve mahkuma yazili basvurularinda bu ifadeyi kullanmasi hususundaki telkinler, burokratik uygulamalardaki bu 'sorunlu' yaklasimi gozler onune sermektedir.

Ucuncu olarak Turkiye'nin AIHM nezdinde gelistirdigi savunma ve ileri surdugu tezler, Turkiye'de escinselligin hukuki yonden algilanis ve yorumlanisini ortaya koymasi bakimindan dikkat cekmektedir. Turkiye'nin savunmasinda, mahkumun 'escinsel' olmasina siklikla referans vermesi ve olculu olmayan 'koruma tedbirlerini' 'devletin [bir cezaevinde] hicbir sekilde bir travestinin linc edilmesi riskini alamayacagi' temeline oturtmasi diger bir ifadeyle farkli muameleyi hakli gostermeye calisirken savunmasini sadece basvuranin 'cinsel yonelimi' uzerine insa etmesi, AIHM Sozlesmesi acisindan ayrimcilik unsuru olarak degerlendirilmistir. Gerekceli kararda yer alan bu ifade dahi cinsel yonelim (escinsel erkek) ile cinsiyet kimligi (travesti/transseksuel) arasindaki ayriminin anlasilamamis oldugunu gosteren carpici bir ornek olarak karsimiza cikmaktadir.

Turkiye'nin AIHM nezdinde cogunlukla karakol-mahkeme ve hapishane ucgeninde gelisen olaylara bagli olarak mahkum oldugu not edildiginde, insan haklari misyonu baglaminda 'mahkum haklari' gerceginin yeterince dikkate alinmadigi gorulmektedir. Bu temel eksiklik LGBT bireylerin de dahil oldugu, tum ozel ihtiyaclara sahip mahpuslari kapsayacak sekilde yeniden sorgulamayi beraberinde getirmektedir. AB ile muzakere ve demokratiklesme surecinde olan Turkiye'de, insan hak ve ozgurluklerin bir butun olarak LGBT bireyleri de kapsayacak sekilde yeniden dusunulmesi ve kurgulanmasi hususunda siyasi irade ve yasama organinin inisiyatif almasi, hem mevcut sorunlarin cozumu hem de farkli toplumsal kurumlarda yer alan homofobi ile mucadelede onemli bir adim olacaktir. Bu noktada insan haklan ve temel ozgurlukler alaninda hiyerarsinin kabul edilemeyecegi, temel hak ve ozgurluklerin LGBT bireyler de dahil olmak uzere 'herkes' icin oldugu not edilmelidir.

AIHM'nin X/Turkiye kararindan yola cikarak LGBT mahkumlarin cezaevlerinde karsilastiklari sorunlarin ortaya cikarilarak bu mahkumlara ozgu ihtiyaclarin tespiti ve buna yonelik cozum onerilerinin ortaya konmasi karar vericiler ile uygulayicilara yol gosterici olacaktir. Bu amacla cezaevi yonetimlerinin ozel ihtiyaclara sahip mahpuslar cercevesinde ayrimcilik yapmama olcutunu, objektif olarak sinayabilecegi cesitli yollar mevcuttur. Coyle (2002: 148) bu yontemleri:
   ... mahkumlarin tercih ettigi islerin kimlere verildigine
   bakilabilir. Bu islere mutfakta ve varsa kitaplikta calismak da
   dahildir. Cezaevi yonetimleri boyle islerde calisan azinliklarin
   oraninin cezaevi icindeki azinlik oraninin altinda olmasi ya da bu
   islerin azinliklara hic verilmemesi gibi bir durum olup olmadigini
   kontrol etmelidir. Egitim konusunda da ayni kontroller
   yapilmalidir. Hangi mahkumlara en iyi barinma olanaklarinin
   sunuldugu da gozden gecirilmelidir. Hangi gruplara en sik olarak
   disiplin cezasi verildigi de onemli bir olcudur.


olarak siralamaktadir.

Turkiye, toplumsal normlardan hukuka, burokrasiden gundelik yasama hemen her katmanda yer alan ve 'konusulmasi' dahi sorunsallastirilan LGBT bireyler ile yuzlesmek durumundadir. 'Zorunlu heteroseksuellik' olgusunun aile, okul, is yasami, hapishane, ordu basta olmak uzere tum sosyal ve siyasal kurumlara nufuz ettigi goz onune alindiginda simdiye kadar 'sessiz' kalan Turk akademisinin konuyla ilgili yapacagi yeni calismalar literature katki saglayacaktir.

Son olarak, arastirma kapsaminda Izmir Siyah-Pembe-Ucgen Dernegi ile gerceklestirdigimiz odak grup gorusmesinden (21) elde edilen kesfedici nitelikteki bulgular ile Avci'mn (2013) "Turkiye'de LGBT Mahpus Olmak" baslikli raporu da dikkate alinarak politika yapicilar ve uygulayicilar icin su somut onerilerde bulunulmustur:

* Turkiye'nin de taraf oldugu bircok uluslararasi sozlesmede (22) toplumsal cinsiyet, cinsel yonelim ve cinsiyet kimligi ifadeleri gecerken Turkiye Cumhuriyeti Anayasasi'nda bu ifadelere yer verilmedigi gorulmektedir. Mevcut yasalarda ise bu ifadelere ya sinirli deginilmekte ya da hic yer verilmemektedir (23). Aday ulke statusunde olunan ve uyelik muzakerelerinin devam ettigi Avrupa Birligi sureci dikkate alinarak, cinsel yonelim ve cinsiyet kimligine hukuki guvence saglanmasinin onemli oldugu dusuncesindeyiz (24). Gunumuzde cinsel yonelim ve cinsiyet kimligine dayali ayrimcilik; diger ayrimcilik kategorileri (engellilik, cinsiyet, din, vicdan, etnik koken, siyasi dusunce ve dil) gibi uluslararasi insan haklari hukuku duzeyinde onemli bir kategori olarak kabul edilmeye baslanmistir. 1999 tarihli Amsterdam Antlasmasi, 2000/78 sayili Avrupa Konseyi Direktifi, 2007 tarihli Yogyakarta Ilkeleri: Uluslararasi Insan Haklari Mevzuatinin Cinsel Yonelim ve Cinsiyet Kimligi Alanlarinda Uygulanmasina Iliskin ilkeler ve Turkiye'nin 2011 yilinda ilk imzaci ulke oldugu Kadinlara Yonelik Siddet ve Aile Ici Siddetin Onlenmesi ve Bunlarla Mucadeleye iliskin Sozlesme (Istanbul Sozlesmesi) bu kabulun somut ve yol gosterici orneklerindendir (SPOD, 2011). Nitekim dunya ornekleri incelendiginde bircok ulkenin (Guney Afrika Cumhuriyeti, Isvec, Portekiz, Ekvator gibi) cinsel yonelimi anayasal duzeyde korudugu ve yine pek cok ulkenin (Danimarka, Hollanda, Fransa, Finlandiya, Norvec, Izlanda vb.) ceza kanunlarinda cinsel yonelime iliskin ozel duzenlemelerinin bulundugu bilinmektedir (The Body, 1999).

* Escinsel mahkumlara ozgu ayri kogus uygulamasina (25) gecilmesi ve bu mahkumlara saglanan barinma hizmetinde nicelik kadar niteligin de gozetilmesi gerekmektedir.

* Yogyakarta Ilkeleri'nin 9. maddesi dogrultusunda devletin olanaklari olcusunde, tum mahkumlarin cinsel yonelimlerine ve cinsiyet kimliklerine uygun ahkonma yerinin secilmesi konusundaki karar surecine katilmalarini guvence altina almasi gerekir.

* Cezaevinde LGBT mahkumlarin siniflandirilmasi ve yerlestirilmesinde biyolojik cinsiyet/sahip olunan kimlik rengi yerine bireyin cinsel yonelimi ya da cinsiyet kimligine iliskin olarak beyaninin esas alinmasi gerekir. Kimi durumlarda bireyin cinsel yoneliminin veya cinsiyet kimliginin tibbi olarak sorgulanmasi uygulamalarina son verilmelidir.

* Cezaevi yonetimi basta olmak uzere cezaevi personeline cinsel yonelim temelinde ayrimcilikla mucadele ve toplumsal cinsiyet konularinda farkindalik kazandiracak egitim programlari duzenlenmelidir.

* Heteroseksuel olmayan kisilerin de cezaevi kadrolarinda yer alabilmesinin onu acilmalidir. Heteroseksuel bireylerin cinsel yonelimi farkli kisilere karsi duyduklari korku ve nefret soyleminin onune gecebilmek icin "oteki" olarak gordukleri kisilerle etkilesim icerisine girerek onlarin kimligini dogal bir surec icerisinde kendiliginden benimseyebilmeleri kolaylastirilmalidir.

* LGBT mahkumlarin cinsel yonelim ya da kimliklerinden oturu hicbir ayrimciliga ugramaksizin diger mahkumlarin katilabildikleri tum etkinliklere katilimlari saglanmalidir (26). Ayrica, LGBT bireylere diger mahkumlara oldugu gibi egitim ve calisma alanlarinda tesvik edici ve ozendirici programlar uygulanmalidir. Boylelikle, LGBT mahkumlarin topluma yeniden entegrasyonlarinin saglanmasinin onu acilmis olacaktir.

Kaynakca

Ali V.A. (2013). Heteronormativity within the Turkish Republic (Yuksek Lisans Tezi). London, University of London.

Altiparmak K. (2001). Avrupa insan Haklan Mahkemesi'nin Ocalan Karari. Ankara Universitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Dergisi, 58(1): 249-255.

Ataman H. (2011). Less Than Citizens: The Lesbian, Gay, Bisexual and Transgender Question in Turkey. Icinde Donmez R.O. & Ennelis P. (Der.), Societal Peace and Ideal Citizenship for Turkey. Lanham: Lexington Books: 125-158.

Avci E. (2013). Turkiye'de LGBT Mahpus Olmak. Bianet. Internet adresi: http://www.bianet.org/biamag/diger/149703-turkiye-de-lgbt-mahpus-olmak. Erisim: 01.10.2013.

Avrupa Komisyonu. (2012). Turkiye 2012 Yili ilerleme Raporu. Avrupa Birligi Bakanligi, Internet adresi: http://www.abgs.gov.tr/files/strateji/ 2012_ilerleme_ raporu.pdf. Erisim: 20.10.2013.

Avrupa Konseyi (AK) (2010). Avrupa Insan Haklari Sozlesmesi. Anayasa Mahkemesi. Inernet adresi: http://www.anayasa.gov.tr/files/bireysel_ basvur u/AIHS_tr.pdf. Erisim: 19.5.2014.

Baslar K. (2004). Uluslararasi Antlasmalarin Onaylanmasi, Ustunlugu ve Anayasal Denetimi Uzerine, Milletlerarasi Hukuk ve Milletlerarasi Ozel Hukuk Bulteni, 24(1-2): 1-62.

BBC (2014). LGBTI'lere Ozel Cezaevi: Tecrit Mi, Guvenlik Mi? Haberler. Internet adresi: http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/04/140417lgbt_ozel_ hapishane.shtml. Erisim: 19.5.2014.

Bereket T. & Adam B.D. (2006). The Emergence of Gay Identities in Contemporary Turkey. Sexualities, 9(2): 131-151.

Berien J.O. (2001). Heterosexism and Homophobia. International Encyclopedia of Social and Behavioral Sciences (Cevrimici). Internet adresi: http://www. encyclopedia.com. Erisim: 19.5.2014.

Bildirici F. (2010). Escinsellik Hastalik Tedavi Edilmeli. Hurriyet. Internet adresi: http://www.hurriyet.com.tr/pazar/14031207.asp. Erisim: 19.5.2014.

CISST (Ceza infaz Sisteminde Sivil Toplum Dernegi) (2012). Adalet Bakanligindan LGBT Mahpuslara Iliskin Basvurumuza Cevap Var. Internet adresi: http://www.cezaevindestk.org/duyuru-75-adalet_bakanligi%E2%80%99ndan_Ig bt_mahpuslara_iliskin_basvurumuza_cevap_var. Erisim: 19.5.2014.

CNN TURK (2012). Turkiye'ye Escinsel Mahkum Cezasi. Internet adresi: http://www.cnnturk.com/2012/dunya/10/09/turkiyeye.escinsel.mahkum.cezasi /679942.0. Erisim: 19.5.2014.

Colgan F. & McKearney A. (2011). Spirals of Silence: Guest Editorial. Equality, Diversity and Inclusion: An International Journal, 30(8): 624-632.

Connell R.W. (1998) Toplumsal Iktidar ve Cinsiyet, Istanbul: Ayrinti Yayinlari.

Council of Europe. (2014). Overview 1959-2013. European Court of Human Rights, Internet adresi: http://www.echr.coe.int/Documents/Overview_1959 2013_ENG .pdf. Erisim: 25.12.2013.

Coyle A. (2002). Cezaevi Yonetimine Insan Haklarini Goz Onune Alan Bir Yaklasim: Cezaevi Gorevlileri icin El Kitabi. Londra: Uluslararasi Cezaevi Arastirmalari Merkezi.

Cicekli B., Eryilmaz M. & Yilmaz O. (2007). Avrupa Insan Haklari Mahkemesi Turkiye Kararlarinin Analizi, Uluslararasi Hukuk ve Politika, 3(9): 28-59.

Dogru O. (2000). Insan Haklari Avrupa Mahkemesi Kararlarinin Ic Hukuklara Etkisi. Anayasa Yargisi Dergisi, 17: 194-225.

ECHR-European Court of Human Rights. (2012). Case of X v. Turkey. Final Judgment. Internet adresi: http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng/pages/search. aspx?i=00-113876#{"itemid":["001-113876"]}. Erisim: 25.12.2013.

ECHR-European Court of Human Rights. (2005). Case of Ocalan v. Turkey. Final Judgment. Internet adresi: http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng/pages /search .aspx?i=001-69022#{"itemid":["001-69022"]}. Erisim: 25.12.2013.

ECHR-European Court of Human Rights. (2006). Case of Ramirez Sanchez v. Fransa. Final Judgment. Internet adresi: http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng-press/ pages/search.aspx?i=003-1719956-1803362#{"itemid":["003-17199561803362"]}. Erisim: 25.12.2013.

E-mevzuat-Basbakanlik Mevzuati Gelistirme ve Yayin Genel Mudurlugu. (2006). Ceza Infaz Kurumlarinin Yonetimi ile Ceza ve Guvenlik Tedbirlerinin Infazi Hakkinda Tuzuk. Mevzuat Metni. Internet adresi: http://www.mevzuat. gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=2.5.200610218&sourceXmlSearch=&Mevzuatlli ski=0. Erisim: 25.12.2013.

Eren A. (2004). 1982 Anayasasinin 90. Maddesindeki 2004 Degisikliginin Anlasmalarin Turk Ic Hukukundaki Yerine Etkisi. Ataturk Universitesi Erzincan Hukuk Fakultesi Dergisi, 8(3-4): 47-77.

Ertin S. (2012). The Drag Queers the S/He Binary: Visual Discourse of Docudrag in Kutlug Ataman's Never My Soul! icinde Pullen C. (Ed.), LGBT Transnational Identity and the Media, London: Palgrave Macmillan: 259-272.

Freedom House (2014). Freedom in the World: Turkey. Internet adresi: http://www. freedomhouse.org/report/freedom-world/2014/turkey-0#.U3RsvE2KCpo. Erisim: 25.12.2013.

Goregenli M. (2011). Heteroseksizm, Homofobi ve Nefret Suclari: Sosyal Psikolojik Yaklasim. COGITO-Cinsel Yonelimler ve Queer Kuram, 65: 353-366.

Gozubuyuk S. & Golcuklu F. (2013). Avrupa Insan Haklari Sozlesmesi ve Uygulamasi. Ankara: Turhan Kitabevi.

Herek G.M. (1986). On Heterosexual Masculinty: Some Psychial Consequences of the Social Construction of Gender and Sexuality. American Behavioral Scientist, 29(5): 563-577.

Hurriyet (2013). AIHM'den Escinsel Mahkuma Tazminat Karari. Internet adresi: http://vAvw.hurriyet.com.tr/gundem/21659439.asp. Erisim: 25.12.2013.

ILO-International Labour Organisation. (1958). Ill Sayili Sozlesme. ILO Turkiye Ofisi. Internet adresi: http://www.ilo.org/public/turkish/region/eurpro/ankara/ about/ilo_111.htm. Erisim: 25.12.2013.

Insan Haklari Gundemi Dernegi. (2007). Jogjacarta (Yogyagarta) ilkeleri. Internet adresi: http://www.spod.org.tr/turkce/eskisite/wp-content/uploads/2012/03/ Yogyakarta_%C4/oB0lkeleri.pdf. Erisim: 19.5.2014

Janis M., Kay R. & Bradley A. (2008). European Human Rights Law: Text and Materials. Oxford: Oxford University Press.

Johnson P. (2012). The Impact of X. v. Turkey: Homosexuality and the ECHR. Jurist. Internet adresi: http://jurist.org/hotline/2012/10/paul-johnson-echr-turkey.php. Erisim: 25.12.2013.

Jonsen K., Tatali A., Ozbilgin M.F. & Bell M.P. (2013). The Tragedy of the Uncommons: Reframing Workforce Diversity, Human Relations, 66(2): 271-294.

Karadag N. (2007). Avrupa Insan Haklari Sozlesmesi ve Turk Hukuku Kapsaminda Cinsel Azinlik Haklari. Yayinlanmamis Yuksek Lisans Tezi). Istanbul Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, Istanbul.

Karakus P. & Goregenli M. (2010). Who Is Guilty? Undergraduate Students' Attitudes Towards Hate Crime Based On Sexual Orientation. IJAS Conference, November 22-25, Roma, Italy.

Kimmel M. (2004). Masculinity as Homophobia, icinde Estelle D. (Ed.), Reconstructing Gender A Multicultural Anthology. Mountain View: McGraw Hill Publications: 103-109.

Lambda Istanbul (2006). Bir Alan Arastirmasi: Escinseller ve Biseksuellerin Sorunlari: Ne Yanlis Ne Yalniziz. Internet adresi: http://www.lambdaistanbul.or g/s/wp-content/uploads/2013/02/ne-yanlis-ne-de-yalniziz.pdf. Erisim: 25.12.2013.

Moravcsik A. (1995). Explaining International Human Rights Regimes: Liberal Theory and Western Europe. European Journal of International Relations, 1(2): 157-189.

Moravcsik A. (2000). The Origins of Human Rights Regimes: Democratic Delegation in Postwar Europe. International Organization, 54: 217-252.

Obendorf S. (1999). Homosexual Rights and the Non-Western World: A Postcolonial Reading of Homosexual Rights in International Human Rights Law. Third World Legal Studies, 15(7): 179-206.

Ortayli I. (2007). Avrupa ve Biz. Ankara: Turhan Kitabevi.

Ozturk M.B. (2011). Sexual Orientation Discrimination: Exploring the Experiences of Lesbian, Gay and Bisexual Employees in Turkey. Human Relations, 64(8): 1099-1118.

Ozturk M B., Ozbilgin M.F. (2014). From Cradle to Grave: The Lifecycle of Compulsory Heterosexuality in Turkey. Icinde Colgan F. & Rumens N. (Eds.), Sexual Orientation at Work: Contemporary Issues and Perspectives. London: Routledge: 152-165.

Oz Y. (2011). LGBT Rights in Turkey. International Gay and Lesbian Human Rights Commission. Internet adresi: http://iglhrc.org/sites/default/files/554-1.pdf. Erisim: 25.12.2013.

Ozar S. (2012). Avrupa Insan Haklan Mahkemesi'nin A. Taner Akcam V. Turkiye Karari Isiginda Turk Ceza Kanunu'nun 301. Maddesini Yeniden Dusunmek. Ankara Barosu Dergisi, 3: 431-446.

Ozbilgin M.B. & Tatli A. (2011). Mapping out the Field of Eqality and Diversity: Rise of Individualism and Voluntarism. Human Relations, 64(9): 1229-1253.

Ozdek Y. (2004). Avrupa insan Haklari Hukuku ve Turkiye. Ankara: TODAIE.

Ozdemir Y.M. (2005). Avrupa Insan Haklari Mahkemesi Kararlarinin Ulusal Hukuk Duzenine Etkisi ve Yerine Getirilmesi. Yayinlanmamis Doktora Tezi. Dokuz Eylul Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, Izmir.

Salihpasaoglu Y. (2009). Avrupa Insan Haklari Mahkemesi ve Turkiye: Bazi Rakamlar ve Gercekler. Gazi Universitesi Hukuk Fakultesi Dergisi, 13(1-2): 253-282.

Salman U. (2013). Cezaevinde Oteki Olmak Cok Zor. Radikal, internet adresi:http://www.radikal.com.tr/turkiye/cezaevinde_oteki_olmak_cok_zr-115 9600. Erisim: 26.12.2013.

Sancar S. (2009). Erkeklik: Imkansiz Iktidar/Ailede, Piyasada ve Sokakta Erkekler. Istanbul: Metis Yayinlari.

Soygut-Arslan M. (2009). Avrupa insan Haklari Mahkemesi'nin MIAILHE/Fransa Karari. Istanbul Ticaret Universitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 8(16): 159-171.

SPOD-Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimligi ve Cinsel Yonelim Calismalari Dernegi. (2011). Kaynaklar. Yeni Anayasa Yapim Sureci ve Icerigine Dair Gorusler. Internet adresi: http://www.spod.org.tr/turkce/yeni-anayasa-yapim-sureci-ve-iceriginedair-gorusler. Erisim: 23.12.2013.

Tahaoglu C. (2012). Homofobi Hem Iceride Hem Disarida. Bianet. Internet adresi: http://bianet.Org/bianet/bianet/138411-homofobi-hem-iceride-hem-disarida. Erisim: 22.12.2013.

TBMM-Turkiye Buyuk Millet Meclisi. (1982). Turkiye Cumhuriyeti Anayasasi. Internet adresi: http://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf. Erisim: 25.12. 2013.

TBMM-Turkiye Buyuk Millet Meclisi. (2008). Yazili ve Sozlu Sorular. Denetim. Internet adresi: http://www2.tbmm.gov.tr/d23/7/7-3103c.pdf. Erisim: 25.12. 2013.

TBMM-Turkiye Buyuk Millet Meclisi. (2013). Yazili ve Sozlu Sorular. Denetim. Inrenet adresi: http://www2.tbmm.gov.tr/d24/7/7-19177sgc.pdf. Erisim: 25.12.2013.

The Body. (1999). Fact Sheet: Worldwide Antidiscrimination Laws and Policies Based on Sexual Orientation. Internet adresi: http://www.thebody.com/content/ art2432.html. Erisim: 25.12.2013.

UNODC-United Nations Office on Drugs and Crime (2013). Ozel Ihtiyaclara Sahip Mahpuslar Uzerine El Kitabi. Ceza Infaz Sisteminde Sivil Toplum Dernegi. Internet adresi: http://www.unodc.org/documents/justice-and-prison-reform/Prisoners_ with_special_needs_HB_Turkish.pdf. Erisim: 25.12.2013.

Weiss J.T. (2008). Heteronormativity. International Encyclopedia of the Social Sciences. Internet adresi: http://www.encyclopedia.com. Erisim: 25.12.2013.

Yenisey K.D. (2005). Harmonisation of Turkish Law with EU's Regulations in Respect of Equal Treatment. Managerial Law, 47(6). 235-256.

Yuksel, Metin. (2002). Olcululuk Ilkesi. Ankara: Seckin Yayinlari.

Zevkliler A. (1988). Medeni Hukuk ve Cinsiyet Kargasasi. Istanbul: TBBD.

Notlar

(1) Calismaya degerli gorus, oneri ve katkilarindan dolayi Doc. Dr. Ethem Duygulu'ya tesekkur ederiz.

(2) Detaylar icin bknz. Ortayli, I. (2007). Avrupa ve Biz, Ankara: Turhan Kitabevi.

(3) Mahkemenin gerekceli kararinin tam metni icin bknz. http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng/pages /search.aspx?i=001-113876#{"itemid":["001-113876"]}

(4) Iskence Yasagini duzenleyen 3. Madde su sekildedir: "Hic kimse iskenceye veya insanlik disi ya da asagilayici muamele veya cezaya tabi tutulamaz".

(5) Ayrimcilik Yasagini duzenleyen 14. Madde su sekildedir: "Bu Sozlesme'de taninan hak ve ozgurluklerden yararlanma, cinsiyet, irk, renk, dil, din, siyasal veya diger kanaatler, ulusal veya toplumsal koken, ulusal bir azinliga aidiyet, servet, dogum basta olmak uzere herhangi baska bir duruma dayali hicbir ayrimcilik gozetilmeksizin saglanmalidir".

(6) Calismanin bu kismi AIHM'nin gerekceli kararinin yazili metninden derlenmistir.

(7) Bu hususta Mahkeme, karar metninde ulusal makamlar icin ozel sorunlar yaratan fakat bu hukumlulere dahi acik havaya cikma yasaginin konulamayacagina dair daha onceden aldigi App. No:46221/99 Ocalan v. Turkiye, par. 32 (bknz. http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng/ pages/search.aspx?i=001-69022#{"itemid":["001- 69022"])) ile App. No: 59450/00 Ramirez Sanchez v. Fransa, par.125 (bknz. http://hudoc.echr.coe.int/sites/eng-press/pages/search.asp x?i=003-l 719956-1803362#{" itemid":["003-1719956-1803362"]}) kararlarina referans vermistir.

(8) Heteronormatiflik, heteroseksuelligin (karsi cinse ilgi duyma) yaygin fakat gorunmeyen sekilde sosyal kurum ve teorilerin temeline oturmasi anlamina gelir ve heteroseksuel olmayanlarin tum bu sosyal kurum ve teorilerin olusumunda dikkate alinmamasini ifade eder. Kavram ozellikle sosyal, siyasal ve hukuki duzende olusturulan norm, kural ve politikalarin sadece heteroseksueller uzerine insa edilmesini aciklamasi bakimindan siklikla kullanilir. Detaylar icin bknz. (Weiss, 2008: 6672-6676).

(9) Heteroseksizm, ideolojik olarak heteroseksuellik disindaki tum kimlik, davranis ve gruplari (LGBT) reddeden, asagilayan ve damgalayan sistemler butunudur. Bu sistem, toplumsal onyargilarla beraber toplumsal yasamin tum kurum ve boyutlarinda ortaya cikan, ozellikle bireylerin tutum ve davranislarinda yaygin olarak gozlemlenen homofobik tutumun da nedenidir. Detaylar icin bknz. (Beden, 2001: 6672-6676).

(10) 06-09 Kasim 2006 tarihleri arasinda, insan haklari orgutleri adina, Uluslararasi Hukukcular Komisyonu ve Uluslararasi insan Haklari Hizmeti tarafindan Endonezya'nin Yogyakarta kentinde bir araya gelen 25 ulkeden uzmanlar, devletlerin insan haklari yukumluluklerine netlik ve tutarlilik kazandirmak amaciyla, cinsel yonelim ve cinsel kimlik temelli insan haklari ihlallerine uluslararasi hukukun uygulanmasi konusunda bir dizi uluslararasi prensip gelistirdi. Uluslararasi insan Haklari Hukukunun Cinsel Yonelim ve Cinsel Kimlik ile Iliskili Olarak Uygulanmasi Konusunda Yogyakarta Ilkeleri icin bknz. http://www.yogyakartaprinciples.org/principles_en.pdf

(11) Detaylar icin bknz. Dogru, O. (2000), "Insan Haklari Avrupa Mahkemesi Kararlarinin ic Hukuklara Etkisi", Anayasa Yargisi Dergisi, 17, 194-225.

(12) Ilgili madde su sekildedir: "(I) Yuksek Sozlesmeci Taraflar, taraf olduklari davalarda Mahkemenin kesinlesmis kararlarina uymayi taahhut ederler. (II) Mahkemenin kesinlesmis karari, kararin uygulanmasini denetleyecek olan Bakanlar Komitesine gonderilir".

(13) Ayni tuzugun 69. maddesinin (e) bendinde "Cinsel yonelimi farkli hukumlulerin digerlerinden ayri odalarda kalmalari saglanir." denilmektedir.

(14) Su anda Turkiye'de trans kadinlar icin ayri koguslara sahip uc cezaevi bulunuyor: Sincan F Tipi Yuksek Guvenlikli Kapali Ceza Infaz Kurumu, Maltepe L Tipi Kapali Ceza infaz Kurumu ve Corum L Tipi Kapali Ceza infaz Kurumu. Buralarda yaklasik 70 trans kadinin kaldigi soyleniliyor (Tahaoglu, 2012).

(15) Tanimlama ile ilgili yapilan detayli saha calismasi icin bknz. http://www.lambdaistanbul.org/s/ wp-content/ uploads/2013/02/ne-yanlis-ne-de-yalniziz.pdf.

(16) 09.09.2013 tarihinde Bakanligin resmi sitesi uzerinde cevrimici olarak Bilgi Edinme Hakki kapsaminda sorulan sorulara 20.09.2013 tarihinde cevap alinmistir.

(17) ilgili mulakat 26 Eylul 2013 tarihinde online formatta ODTU Ogretim Uyesi ve Kadin Haklari aktivisti Sayin Ayca Kurtoglu ile yapilmis ve kendisine acik uclu sorular yoneltilmistir. Ilgili alinti calismada kullanilmadan once e-posta yoluyla kendisinden teyit alinmistir.

(18) Homofobi escinsellere karsi olumsuz, korku ya da nefret dolu tutum ve davranislari ifade eder. Subjektif ve rasyonellikten uzak olan bu korku, temelde escinsellerin bireye ve topluma zarar verdigi on kabulune dayanmaktadir. Homofobi bireysel korkudan ziyade genellikle kulturel onyargilar biciminde karsimiza cikmaktadir. Detaylar icin bknz. (Berien, 2001: 6672-6676).

(19) Olcululuk ilkesi, hukukun temel ilkelerinden birisi olarak kabul edilir ve insan haklari cercevesinde birey alanina devletin asiri mudahalesini engellemeyi temin eder. Olcululuk ilkesi icin genel olarak uc unsur onemlidir: Temel hak ve ozgurlukte sinirlama aracinin izlenmesi, amaca ulasmak icin arac kullanilmasi ve bir deger olcusune uyulmasi. Anayasa Mahkemesi, olcululuk ilkesinin alt ilkelerini ise "elverislilik", "zorunluluk-gereklilik" ve "orantililik" olarak siralamistir. Detaylar icin bknz. (Yuksel, 2002: 19-26).

(20) 2009 yilinda Turkiye 'nin 5. LGBT orgutlenmesi olarak izmiPde kurulan ve valilikce kapatilmasi icin dava acilan Dernek, tuzugune gore cinsel yonelim ve cinsiyet kimligi arastirmalari ile ayrimciliga karsi dayanisma amaciyla kurulmus halihazirda Alsancak'taki ofislerinde faaliyet gostermekte, ulusal ve uluslararasi etkinlik ve projelerde aktif olarak yer almaktadir. Detaylar icin bknz. http://www.siyahpembe.org.

(21) Ilgili Odak Grup Gorusmesi 13 Agustos 2013 tarihinde Izmir Siyah-Pembe-Ucgen Dermegi'nde 5 katilimci ile yari yapilandirilmis acik uclu sorular uzerinden gerceklestirilmis ve calismada kullanilmadan once kendilerinden e-posta yoluyla teyit alinmistir.

(22) Ornegin, Birlesmis Milletler Ekonomik, Kulturel ve Sosyal Haklar Sozlesmesi ve ILO'nun 111 sayili Is ve Meslekte Ayrimciligin Onlenmesi Sozlesmesi cinsel yonelim ve cinsiyet kimligine dayali ayrimciligi yasaklayan hukumler icermektedir. Detaylar icin bknz. http://www.ilo.org/public/turk ish/region/eurpro/ankara/about/ilo_111.htm.

(23) Ornegin, 6284 sayili Ailenin Korunmasina ve Kadina Karsi Siddetin Onlenmesine dair Kanun'a cinsel yonelim ve cinsiyet kimligi konulmamis, toplumsal cinsiyet kavrami ise yasadan cikarilmistir.

(24) 2012 yili Avrupa Birligi Turkiye ilerleme Raporunda "ayrimcilikla mucadele konusunda ilerleme kaydedilmemistir. Ayrimcilikla mucadeleye iliskin kapsamli bir mevzuat henuz kabul edilmemistir. Mevcut yasal cerceve, AB muktesebatiyla uyumlastirilmamistir" denilmektedir.

(25) Ayri kogus uygulamasi hususunda odak grup calismasinda fikir ayriliklarinin oldugu da gozlemlenmistir. Kimi katilimcilar ayri kogus uygulamasina LGBT bireyler icin fisleme unsuru olabilecegi ve bireyleri izole etme olasiligi gerekceleriyle karsi cikmislardir.

(26) Nitekim X vakasinda goruldugu uzere mahkum acik havaya cikmak, spor yapmak gibi temel sosyal ihtiyaclarindan dahi mahrum birakilmistir.

Onder Canveren *

Dokuz Eylul Universitesi

Emir Ozeren **

Tor Vergata Roma Universitesi

* Ars. Gor. Onder Canveren, Dokuz Eylul Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, Avrupa Birligi Anabilim Dali, Izmir-Turkiye. E-posta: onder.canveren@gmail.com.

** Ars. Gor. Emir Ozeren, Dokuz Eylul Universitesi, Sosyal Bilimler Enstitusu, Kadin Calismalari Anabilim Dali ve Roma "Tor Vergata" Universitesi Doktora Ogrencisi, Roma-ltalya. E-posta: emirozeren@yahoo.com
COPYRIGHT 2014 Eastern Mediterranean University
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2014 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Canveren, Onder; Ozeren, Emir
Publication:Kadin/Woman 2000
Article Type:Report
Date:Jun 1, 2014
Words:8856
Previous Article:University students' perceptions on women's gender role: a case of North Cyprus/Universite ogrencilerinin kadinin toplumsal cinsiyet rollerine...
Next Article:A critique of legal education from feminist perspective/Feminist perspektiften hukuk egitimi elestirisi.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2018 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters