Printer Friendly

An Armenian Minister in the Ottoman foreign ministry: Gabriyel Noradunkhian Effendi/Osmanli hariciyesinde bir Ermeni Nazir: Gabriyel Noradunkyan Efendi.

1789 Fransiz Ihtilali, iclerinde pek cok ulusu barindiran imparatorluklar icin sonlarinin gelmeye basladigini gosteren en onemli olaylardan birisidir. ihtilalin ortaya cikardigi "ulusculuk" akimi, imparatorluklar bunyesinde bulunan milletlerde bir ulus bilinci olusmasina neden olmus, boylece onlarin orgutlenip kendi devletlerini kurmalari yolunu acmistir. Benzer bir durumda olan Osmanli imparatorlugu da ciddi manada ayni sorunla karsilasmistir. Bu baglamda, 19. yuzyilda cok sayida ayaklanma ile ugrasan devlet, dagilma noktasina gelmistir.

Soz konusu dagilmayi engellemek ve dolayisiyla devletin yikilmasini onlemek icin ugrasan yoneticiler ise, imparatorlugu olusturan halklar arasinda bir Osmanli milleti ve ruhu olusturmak gayesiyle "Osmanlicilik" siyasetini takip etmistir. Osmanlilik semsiyesi altinda fertleri ortak bir bilinc etrafinda toplamaya calisan devlet, Tanzimat ve Islahat reformlariyla bu sorunu asmaya calismistir. Boylece Musluman ve gayrimuslimler arasindaki farklar kalkacak, gayrimuslimler de devlet kademelerinde yer alacaklardi. Bu sayede gayrimuslimler, sadece memuriyette ve bakanliklarda degil ayni zamanda hem Meclis-i Vala ve Meclis-i Mebusan'da hem de Meclis-i Ayan'da bulunacaklardir. (1)

Yukarida belirtilen durumun bir sonucu olarak, imparatorlugun son devrinde neredeyse butun bakanliklarda ozellikle de hariciye nezaretinde cok sayida gayrimuslim gorev yapmistir. Onceleri Babiali kalemlerinde tercuman ve diplomat olarak calisan Rumlar varken, ozellikle Mora (Yunan) isyani ile Yunanistan'in bagimsizligini kazanmasi sonrasinda, Rumlarin devlet kademelerindeki yerini Ermeniler almistir. Boylece on plana cikan Ermeniler, bulunduklari gorevleri esnasinda devlete sadakatlerinden dolayi, bagimsizlik amaciyla faaliyetlere basladiklari 19. yuzyilin son ceyregine kadar Millet-i Sadika olarak anilacaklardir. Bu makalede, son donem Osmanli Ermenilerinden ismi ilk akla gelen kisilerden biri olup, (2) devletin dagilma ve cokus donemlerinde Hariciye Nezareti'nde onemli gorevler ifa eden ve bir donem bakanlik da yapan Gabriyel Noradunkyan Efendi'nin biyografisi ele alinacaktir.

Gabriyel Efendi, (3) Ekim 1852'de Uskudar'da (Selamsiz) dunyaya gelmistir. Asakir-i Sahane Ekmekcibasisi Haci Krikor Noradunkyan Efendi'nin ogludur. Temel egitimi ni Istanbul'da tamamlayan Gabriyel, 1869 yilinda Kadikoy'deki Saint Joseph Fransiz Koleji'nden mezun oldu. Bilahare Paris'te hukuk, siyaset bilimi ve diplomasi alanlarinda egitim alarak, College de France, Sorbonne Universitesi ve Ecole des Sciences Politiques'e devam etti. Fransizca, ingilizce ve italyanca bilen Noradunkyan Efendi, Mekteb-i Hukuk-i Sahane'de diplomasi, siyaset bilimi ve hukuk dersleri verdi. (4) Ayrica Osmanli tarihi acisindan oldukca onemli bir eser olan RecueildActes Internationaux e l'Empire Ottoman (Osmanli imparatorlugunun Beynelmilel Muahedeler Kulliyati, 4 cilt, Paris, 1897-1903) adli kitabin da muellifidir.

Iyi bir egitim alan Gabriyel Efendi, daha 19 yasindayken 24 Nisan 1871 tarihinde Hariciye Nezareti Tahrirat-i Hariciye Evrak Odasi'na mulizameten (stajyer olarak) girmis, dort ay sonra da Tahrirat-i Hariciye Kalemi'ne gecmistir. Paris'te talebe iken kendisine 15 Eylul 1873'de Osmanli Buyukelciligi tarafindan fahri atase unvani verilmistir. Egitimi sonrasinda Paris Sefiri Ali Pasa ile Istanbul'a donen Gabriyel Efendi 14 Aralik 1875 tarihinde Hariciye Kitabeti Kalemi'nde ise baslamis ve birkac ay sonra da Tahrirat-i Ecnebiye Kalemi'ne gecmistir.

Noradunkyan Efendi, Hariciye Nezareti'nde gorevde oldugu sure icinde Osmanli Imparatorlugu'nun dis devletlerle olan sorunlari icin kurulan heyetlerde gorev aldi. Sirbistan Tahdid-i Hudut Komisyonu, Avrupa Karma Komisyonu ve Anadolu Tahdid-i Hudut Komisyonu bu sekilde gorev yaptigi heyetlerden bazilaridir. (5) 28 Mart 1881 tarihinde Cetine (Podgorica) Sefareti (Karadag) baskitipligine tayin edilen Gabriyel Efendi, (6) 12 Mart 1883 tarihinde bu gorevden alindi. (7) Cetine Sefareti'ndeki gorevi, memuriyet hayati boyunca elcilikte gorev yapma bakimindan Noradunkyan Efendi'nin ilk ve tek yurt disi gorevidir.

Cetine'deki gorevinden sonra tekrar merkeze donen Gabriyel Noradunkyan, ayni yilin 18 Nisan'inda uzun sure gorev yapacagi Babiali Hukuk Musavirligi'ne atandi. (8) Bu gorevi esnasinda Osmanli Devleti'nin yabanci devlet ve sirketlerle karsilastigi sorunlarin cozumu icin gorev alacak ve bunlarin sonuclanmasinda onemli rol oynayacaktir. Bu cercevede Mayis 1885'de Roma'da toplanan Saglik Konferansi'nda, Temmuz 1886'da Almanya ile imzalanan Ticaret Anlasmasi heyetinde bulundu. Ayrica, demiryollarinin Sirbistan'la birlesmesinde, (9) Iran'la yapilan posta anlasmasinda, Osmanli-Yunan muahedesinin hazirlanmasinda, Anadolu demiryollari tarifesinin yeniden duzenlenmesine buyuk rol oynadi. Birlesik sihhiye tarifelerini ve Istanbul rihtiminin islerini tetkik etmek icin olusturulan milletlerarasi komisyonlarin toplantilarina da baskanlik etti. (11) Keza uzun yillar, Babiali'nin Istatistik Komisyonu ve Sirket-i Hayriye'nin yonetim kurulu uyeligi (12) ile Osmanli Sigorta Sirketi'nin (Societe Generale d'Assurances Ottomane) baskanligini yapti. (13) Noradunkyan Efendi'nin bu surec icinde neticelendirdigi en onemli sorun ise, unlu Hirsch meselesidir. (14) Bu gorevindeki ustun hizmetlerinden dolayi da kendisine 1500 Osmanli lirasi mukifat verilmistir. (15)

Gabriyel Noradunkyan Efendi bulundugu gorevler esnasinda pek cok saglik sorunuyla karsilasti. Hastaliklarinin tedavisi icin ise cogu kere Avrupa'ya gitme isteginde bulunmasina ragmen, bu talebi II. Abdulhamit tarafindan uzun sure reddedilmis, tedavisini Turkiye'deki kaplicalarda yapmasi istenmistir. Devletin o donemlerde karsilastigi en onemli sorunlarindan birisinin Ermeni meselesi oldugu dusunuldugunde; sultanin, caliskan ve basarili olan Gabriyel Efendi'nin Avrupa'da ifsat edilmesinden cekindigi dusunulebilir.

Dil bilen ve iyi bir egitim alan Noradunkyan Efendi, yaptigi gorevler ve bulundugu komisyonlarda ustun basari gostermis bir kimse olarak temayuz etmistir. Nitekim bu ozellikleri kendisinin muhtelif rutbe ve nisanlarla odullendirilmesine yol acmistir. Yine uluslararasi komisyonlarda basariyla gorev yapmasi, ona yabanci devletler tarafindan da bazi onemli nisanlarin (19) verilmesine vesile olmustur.

Gabriyel Efendi, diger yandan 11 Aralik 1908'de Istanbul'da yapilan mebus seciminde kendisine yapilan adaylik teklifini islerinin yogunlugunu gerekce gostererek reddetmistir. (20) Milletvekili olmamasina ragmen, II. Abdulhamit tarafindan 15 Aralik 1908 tarihinde Meclis-i Ayan [Senato] uyeligine atanmistir. Sivil burokrasiden gelen Gabriyel Noradunkyan Efendi Meclis-i Ayan'da, Kanun-i Esasi, Adliye, Nizamname-i Dahiliye (Ictuzuk), Nutk-u iftitahi, (22) ve Maliye encumenlerinde gorev yapmistir. O'nun bu gorevleriyle, sadece Ermeniler arasinda degil butun Ayan Meclisi uye toplulugu icinde ust siralarda oldugu rahatlikla soylenebilir. Meclis tutanaklarinda da bu encumenlerin baskanligi, sozculugu gibi etkili gorevleri ustlendigi, mevzuati iyi bildigi, bu yuzden de yasama surecine onemli olcude katkida bulundugu gorulmektedir. Bu yonleriyle Gabriyel Noradunkyan Efendi'nin bugunun yaygin bir tabiriyle "teknokrat" yonu oldukca kuvvetli olan bir kisi oldugu anlasilmaktadir. (23) O'nun bu ozelligini net bicimde gosteren orneklerden birisi de milletvekili Riza Nur'un Cemiyet-i Hafiye (24) meselesinden dolayi tutuklanmasi munasebetiyle yazdigi makalede gorulur. Burada hukuk bilgisi ile kalemini ne kadar ustalikla kullandigi acik bir sekilde fark edilmektedir. (25)

Kendisi Ayan uyesi iken o donemlerde kurulan kabinelerde de gorev almistir. Sirasiyla 7 Agustos 1908'de kurulan Kamil Pasa, (26) 13 Subat 1909 tarihinde kurulan Huseyin Hilmi Pasa, (27) 14 Nisan 1909'da kurulan Ahmet Tevfik Pasa ve 6 Mayis 1909'da kurulan ikinci Huseyin Hilmi Pasa hukumetlerinde Ticaret ve Nafia [Bayindirlik] Naziri olarak gorev yapmistir. (29) Bu gorevdeyken ittihat ve Terakki'nin yayin organi gibi calisan Tanin gazetesinin yogun kampanyasi sonucu 9 Eylul 1909'da istifa etmis ve yerine Hallacyan Efendi atanmistir. (30) O'nun Nafia Nazirligi'ndan alinmasi mevzuunu ittihatci Huseyin Cahit Yalcin soyle anlatir:
   Nafia Naziri Noradunkyan Efendi istifasini vermek luzumunu
   hissetmisti. Yerine bir nazir gelecekti. Fakat muhtelif unsurlardan
   murekkep olan Osmanli imparatorlugu kabinesinde, nazir secerken
   butun dusunulecek seylerin haricinde baska muhim bir hususiyet daha
   vardi. Kabineye Turk'ten baska unsurlardan ve bilhassa
   Hiristiyanlardan da nazir alinmak icap ederdi. Ermeni olan
   Noradunk-yan Efendi dusurulup yerine bir Turk yahut baska irktan
   bir Musluman getirilirse politikacilik hirslarinda hayal sukutuna
   ugramis Hiristiyan unsurlar derhal feryada baslardi (...)
   ...
   Araya araya, Hallacyan'i buldular. Avrupa'da hukuk doktorasi
   yapmisti; Turkce biliyordu; Ermeni komitalarindan hicbirine mensup
   degildi; 'Osmanlilik' idealine bagli gorunuyordu. Yeni fikirli idi
   ... ittihat ve Terakki artik bu kadar meziyetlere dayanamadi ve
   Hallacyan Efendi'yi Nafia Nezareti'ne getirdi. (31)


Nazirliktan ayrilmasi hasebiyle, hazirlamis oldugu oldukca onemli bayindirlik programinin tatbiki de gerceklesmemistir. Soz konusu program alti bolumden olusmakta olup, birinci bolum calismanin genel prensiplerini ve onceliklerini ihtiva etmektedir. Diger bolumler ise su basliklardan olusmaktadir: Yollar ve Kopruler, Demiryollari, Limanlar, Ic Sularda Gemi Tasimaciligi ve Su Isleri ve el-Cezire'de Uygulanacak Bayindirlik Islemleri. Son bolum Sir William Willcocks (32) tarafindan, diger kisimlar ise bakanlik calisanlarinca hazirlanmistir. Sekiz yillik bir zaman dilimini kapsayan program, imparatorluk sinirlari icinde olmasina ragmen henuz yeterli seviyede arastirmalar yapilmadigindan Trablusgarp ve Necd bolgesini ihtiva etmiyordu. Programin uygulanabilmesi icin ise 3 milyon liralik ek finansmana ihtiyac duyulmus ve bunun saglanmasi hukumetten beklenmistir. Programin hazirlandigi donemde sik sik hukumetlerin degismesi ve istikrar saglanilamamasi ve sonrasinda karsilasilan Trablusgarp, Balkan ve I. Dunya Savaslari bu onemli calismanin uygulanmasina imkin vermemistir. Uygulanabilmis olsaydi, muhtemelen devlet onemli bir oranda altyapi problemini cozmus olacak, imparatorluk ekonomisi dunya ekonomi sistemiyle butunlesecek ve toplum modernlesecekti. (33)

Bu hususta eski Moskova elcilerinden Galip Kemali Soylemezoglu anilarinda sunlari soylemektedir: "Gabriyel Efendi de hakikaten cok degerli bir hukukcu ve caliskan bir devlet adami olup, Mesrutiyet'ten sonra Nafia Nazirligi'na getirilmis ve eger o zaman hazirladigi nafia programinin tatbikine imkin kalmis olsaydi, Anadolu'da coktan bircok yollar, silolar, simendiferler yapilmis olurdu ...". (34)

Siki bir Ittihatci olan Huseyin Cahit Yalcin'in da yazdiklarindan anlasildigi uzere Ittihat ve Terakki yonetimi, Noradunkyan Efendi'den pek hoslanmiyordu. (35) Zira o ayni zamanda Osmanli Ahali Firkasi'na (36) mensuptu. Firka reisi Gumulcineli ismail Hakki Bey (37) ise Noradunkyan Efendi'yi, sahip oldugu tecrube, genis bilgi ve emsalsiz kabiliyetleriyle bu memleketin idari islerinde yaptigi hizmetlerden dolayi, Firka'nin en serefli azalarindan biri olarak tanidigini ifade eder. (38)

Son donem Osmanli burokrasisinde Sadaret Mustesari [Basbakanlik Mustesari] olarak gorev yapan Ali Fuat Turkgeldi de anilarinda sik sik Gabriyel Efendi'den bahseder. Ornegin, Hakki Pasa'nin bulundugu Meclis-i Vukela toplantilarinda genellikle onun sessiz kaldigini, ancak Hariciye Naziri Rifat Pasa'yi zayif bularak ona karsi tariz ve istihfafta bulundugunu; hatta tavirlarini dahi degistirerek, Meclis'te dizinde ortu ve basi acik olarak oturdugunu ve Sadrazam Huseyin Hilmi Pasa'nin da kendisine yuz verdigini belirtir. (39) Turkgeldi devamla, Huseyin Hilmi Pasa'nin kurdugu kabinede ondan Nafia vekilliginde kalmasini istediginde "Hasbe'l-meslek Hariciye nezareti olsaydi. Neyse fakat, Nafia nezaretinde kalmak istemem" diye baslangicta kabul etmedigini, ancak sadrazamin ricasi uzerine soz konusu nazirligi kabul ettigini vurgulamaktadir. Anlasildigi kadariyla kendisi, yillarca gorev yaptigi alan olmasi hasebiyle Disisleri Bakanligi gorevi beklentisi icindedir.

Turkgeldi, Kamil Pasa hukumeti ile ilgili kayitlarinda, kabine icinde huzursuzlugun olduguna ve hukumet icindeki bazi nazirlarin birbirlerinden haz etmediklerine, bunlarin arasinda Gabriyel Efendi'nin de bulunduguna isaret ederken,
   ... Kabine uyeleri arasinda adem-i imtizac numayan idi. Dahiliye
   Naziri Resid Bey'in Nazim Pasa ile ve bahusus Gabriyel Efendi ile
   aralari bozuk olup hatta bir gun Resid Bey, Ticaret Naziri Mustafa
   Resid Pasa ile odama gelerek Gabriyel Efendi'den sikayette
   bulunduktan sonra 'Bir gun o sinir herifi kolundan tutup kapi
   disari atacagiz' diyordu.


Gabriyel Noradunkyan, Ayan uyesiyken Sultan Mehmet Resad'in culusunu yabanci devletlere bildirmek gayesiyle teskil edilen heyete de baskanlik etmistir. (42) Soz konusu heyette Londra Buyukelciligi'ne atanan eski sadrazam Tevfik Pasa, Ticaret ve Nafia Naziri Gabriyel Noradunkyan Efendi ve 1. Ordu Erkani Harbiye Reisi Ferik Halil Pasa bulunuyordu. Heyet sirasiyla Viyana, Petersburg ve Berlin'e gitmis ve Tevfik Pasa Almanya'da gruptan ayrildigindan heyete Gabriyel Efendi baskanlik etmistir. Bu heyet de devaminda Stockholm, Belgrat ve Bukres'e ugramistir. (43)

Noradunkyan Efendi, 22 Temmuz 1912'de goreve baslayan Gazi Ahmet Muhtar Pasa kabinesi (44) ile 29 Ekim 1912'de kurulan Kamil Pasa hukumetinde (45) Hariciye Nazirligi gorevini ifa etmis ve bu gorevleri esnasinda 6 ay 25 gun bakanlikta kalmistir. (46) Kendisi Disisleri Bakanligi gorevini yuruttugu sirada Osmanli Devleti en buhranli yillarini yasamaktaydi. Politik cekismelerin en yogun oldugu donemde, Osmanli ordusu siyasetin icine girmisti. ittihat ve Terakki ile karsitlari arasinda muthis bir guc ve egemenlik mucadelesi surup gitmekteydi.

Trablusgarp ve Balkan Savaslari Gabriyel Efendi'nin Hariciye Nazirligi zamanina denk gelmistir. Savas esnasinda donemin yeni buyuk devletlerinden birisi olan italya ile yogun bir diplomasi yasanmistir. Benzer sekilde ayni anda birkac Balkan devleti ile savasmak durumunda kalan Osmanli imparatorlugu, hem onlarla ugrasirken hem de onlari geriden sevk ve idare eden Rusya ve zamanin diger buyuk devletleri ile yogun bir diplomasi takip etmistir. Butun bu diplomasi hareketinin merkezinde ise, dogal olarak Hariciye Naziri Noradunkyan Efendi bulunmaktaydi.

Bakanlik gorevine baslamasinin hemen akabinde Gabriyel Efendi, 28 Temmuz 1912 tarihli bir yaziyla, italya barisiyla ilgili dusuncelerini Sadrazam Gazi Ahmet Muhtar Pasa'ya aciklamistir. O, savasa son vermeyi bir zaruret olarak gormekteydi. Ancak sulh icin ileri surulecek sartlarin belirlenmesinden once o ana kadar buyuk devletlerle baris hususundaki gorusmelerin gozden gecirilmesi ve savasa devam icin gerekli asker ve paranin ne dereceye kadar gonderilebildiginin arastirilmasi luzumuna inanmaktaydi. Bu yuzden baris sartlarinin ortaya konulabilmesine yardim edecek arastirmalari yapmak icin zamana ihtiyac oldugunu dusunuyordu. Balkanlarda savasin baslamasi uzerine Osmanli Devleti, italya ile anlasmak zorunda kalmis ve 18 Ekim 1912'de Usi Anlasmasi'ni imzalamistir. Noradunk-yan Efendi'nin, Usi Antlasmasi'nin hemen akabinde kurulan Kamil Pasa kabinesinde de gorevine devam ediyor olmasi italya'da surpriz olarak karsilanacaktir. Zira donemin italyan basbakani Giolotti hatiralarinda yeni hukumet hakkinda su tespitlerde bulunuyordu:
   ... Bundan baska bir Ermeni yani Hiristiyan olan Noradunkyan'in
   Hariciye Nezaretine getirilmis [birakilmis] olmasi hassaten calibi
   dikkat addedilmekte idi. Bu munasebetle Almanya Hariciye Naziri
   Mustesari Zimmermann, bizim Berlin'deki sefirimize Kamil Pasa'nin
   Hariciye Nezaretine bilerek bir Hiristiyan'i getirttigini ve bu
   suretle sulhun mesuliyetini bir Hiristiyan'in omuzlarina yukleterek
   Musluman Efkar-i umumiyesinde onu itham ettirmek istedigini
   soylemisti. (47)


Trablusgarp Savasi'nin devam ettigi bir donemde Rusya'nin yardim ve yonlendirmesiyle Balkan devletleri bir araya gelerek Osmanli Devleti'ne karsi savas ilan ettiklerinde, Hariciye Naziri Noradunkyan Efendi oldukca zor bir gorevi yurutmek durumunda kalmistir. Devlet, Balkan Savaslari'na adeta hazirliksiz yakalanmistir. Soyle ki; Gabriyel Efendiden once, bakanlik yapan ve bu goreve Balkan Savaslari sirasinda Osmanli Devleti'ni en cok ugrastiracak olan Bulgaristan'in Sofya elciliginden gelen Asim Bey, 15 Temmuz 1912 tarihli Meclis-i Mebusan'daki konusmasinda "Balkanlar'dan imani kadar emin oldugunu" soylemisti. Atina Maslahatguzari Galip Kemali Bey'in butun uyarilarina ragmen, soz konusu dusuncelerle, Sirbistan'in Avrupali devletlerden satin aldigi silahlarin Selanik limani yoluyla Belgrat'a gonderilmesine izin verilmisti. Ayrica Rusya'nin bolgede savas olmayacagina yonelik Noradunkyan Efendi'ye verdigi teminat uzerine Rumeli'deki 120 tabur talimli asker de terhis edilmisti. (48) Bunlarin yaninda Osmanli Devleti, kis mevsimi yaklastigindan Balkan devletlerinin ve ozellikle Bulgaristan'in savasa girisebilecegini dusunmuyordu. Nitekim Noradunkyan Efendi bir Istanbul gazetesine verdigi demecte, "Bulgar hukumetinin barisci beyanatinin samimiyetine inanmamak icin hicbir sebep mevcut degil" beyanatini vermisti. (49)

Butun bunlardan dolayi Imparatorluk, Balkan Savaslari'na tamamiyla hazirliksiz yakalanmis ve tarihinin en agir maglubiyetlerinden birini yasamistir. Osmanli kuvvetleri surekli yenilerek geri cekilmistir. (50) Savasin her gecen gun devlet icin vahim bir hal almasi uzerine baris anlasmasi yapilmasi icin zemin aranmaktaydi. Anlasma yapilmasindaki en onemli ihtilaf konusu ise Edirne'ydi. Osmanli, Edirne'nin elinde kalmasi sartiyla anlasma yapmayi isterken, Bulgaristan buranin kendilerine verilmesi konusunda israr etmekteydi. Edirne'nin Osmanli Devleti ve baris icin ne kadar onemli oldugunu gostermesi acisindan Noradunkyan Efendi de su kararli aciklamayi yapmisti: "Eger Edirne direnmeye devam ederse, kurtarmak icin savasiriz. Eger Edirne duserse, tekrar almak icin savasiriz." (51) Gabriyel Efendi'nin dedigi daha sonra aynen yasanacaktir. Edirne, ilk etapta Bulgarlarin eline gecmesine ragmen daha sonra Enver Bey (Pasa) idaresindeki Osmanli kuvvetleri Edirne'yi geri almayi basarmistir.

Dr. Cemil Topuzlu yeni belediye reisi oldugu bir donemde cereyan eden savasin Osmanli icin vahim neticelere gebe olacagini fark ettiginden, gorustugu kisilere israrla savastan geri durulmasini ifade eder ve anilarinda, Balkan Savasi faciasinin yasanmasindan kayinpederi Seyhulislam Cemaleddin Efendi'nin verdigi bilgilere istinaden Gabriyel Efendi'yi de sorumlu tutar. Cemaleddin Efendi ise hatiralarinda, Noradunkyan Efendi'nin savasi kacinilmaz bir sonuc olarak gordugunu ve "okun yaydan ciktigini" belirtmistir. Gabriyel Efendi'ye gore uluslararasi konjonktur sebebiyle artik yapilacak bir sey kalmamistir. (52)

Donemin Ittihat ve Terakki yonetiminde onemli gorevler yapan Fethi Okyar da Balkan Savasi munasebetiyle II. Abdulhamit ile Beylerbeyi Sarayi'nda aralarinda bir konusmanin gectigini ve Hariciye Nazirligi'nda bir Ermeni'nin bulunmasini onun yadirgadigini anlatir. Bu gorusme su sekilde cereyan etmektedir:
   Kamil Pasa Kabinesi'nde vazife alanlarin kimler oldugunu sordu.
   Gabriyel Noradunkyan Efendi'nin Hariciye Naziri oldugunu soyledigim
   zaman duraladi:

   '--Ya! ... Bu harp zamaninda onu mu Hariciye
   Naziri yapmislar ... Tevfik Pasa, Rifat Pasa gibi tecrubeli Turk
   vezirleri hatirlarina gelmedi mi?' dedi. Kendisine, saltanati
   zamaninda bircok Rum, Ermeni, Musevi sahsiyetin senelerce nazirlik,
   sefirlik yaptigini hatirlattim. Pek nadir rastladigim manali bir
   tebessumle yuzume bakti:

   '--Bu tercihler, belli meselelerin halli
   icin faydali, hatta zaruri idi. Fakat savas halinde Harbiye
   Nazirligi kadar muhim Hariciye Nazirligi'ni Turk'ten gayrisine
   emanet etmek olur mu?' dedi. Bu Gabriyel Noradunkyan'in milli
   mucadelemizde mustakil Ermenistan icin Bogos Nubar ile el ele
   vererek devletine ihanet edenler icinde oldugunu soylemeliyim ...
   (53)


Gabriyel Efendi, Ittihat ve Terakki'nin unlu Babiali Baskini (23 Ocak 1913) (54) sonrasinda istifa eden Kamil Pasa kabinesinden sonra kurulan hicbir hukumette gorev almamis, 26 Ocak 1913'de ailesi ile birlikte Avrupa'ya gecmis ve olumune kadar da Fransa'da yasamistir. Ayrica sagligindaki bozukluklardan dolayi surekli tedaviye ihtiyac duydugunu ve bunun icin de yurt disinda bulunmasi gerektigini ileri surerek 17 Kasim 1916 tarihinde Meclis-i Ayan uyeliginden de istifa etmistir. Istifa dilekcesinde devlete 45 yillik hizmeti bulundugunu, memuriyetinden dolayi alacagi emeklilik maasi baglana kadar, Ayan uyeliginden aldigi maasin devam etmesini istemistir. (55)

Gabriyel Noradunkyan Efendi'nin Ermeni meselesi ile ilgili durumunu degerlendirirken onun faaliyetlerini iki safhaya ayirmak yerinde olacaktir. Birbirine tamamen zit olan bu iki donemi, devlet memurlugu ve bakanligi yaptigi donem--birinci donem--ve Babiali Baskini sonrasinda yurt disina cikisi sonrasi donem--ikinci donem--olarak adlandirilabiliriz.

Birinci donemdeki Noradunkyan Efendi, bir Osmanli burokrati ve bakani olmasi hasebiyle gorevlerini layikiyla yapmaya calismistir. Millet-i Sadika imaji zedelenen cemaati ile devlet arasinda zuhur eden guven bunaliminin giderilmesi noktasinda diger Ermeni ileri gelenleri ile beraber calismalarda bulunmustur.

Ornegin II. Abdulhamit, saltanati sirasinda meydana gelen pek cok Ermeni tedhis hareketinden dolayi, onlara karsi ciddi bir siyaset takip etmeye baslamisti. Onun izledigi en onemli politikalardan birisi de Ermenilere ekonomik alanda imkan vermemekti. Ozellikle de devlet eliyle onlara is vermemeye gayret gostermis ve bu isin de siki takipcisi olmustur. Iste Abdulhamit'in bu siyasetinden ciddi manada rahatsizlik duyan Ermeni ileri gelenleri sultani teskin etmek icin ziyaretine gitmislerdi. Ziyarete gidenler arasinda Ermeni Patrigi ile Gabriyel Efendi de bulunmaktaydi. Onlar sultana, "Ermeni komitelerine mektup yazacaklari ve Turkiye dihilinde ihtilal faaliyetlerine devam etmelerinin Ermeni milleti icin ne kadar tehlikeli oldugunu bildirecekleri ve devlet icindeki Ermenileri de o komitecilerin pesi sira yurumekten men ve tahzIr etmek icin calisacaklari" hususunda beyanda bulunuyorlardi." (56)

Benzer bir sekilde icerisinde ust duzey bakan, burokrat ve is adamlarindan olusan pek cok Ermeni ileri geleni II. Abdulhamit'e bir mektup yazmislardi. 29 Kasim 1890 tarihli mektupta, "Ermeni milleti icerisindeki bir kisim insanlarin fesat yoluna saptiklari, ancak bunlarin bir avuc insan oldugunu ve Ermeni cemaatini temsile salahiyetlerinin olmadigini, aksine cemaat tarafindan kinandiklarini belirterek, Osmanli Devleti'ne olan bagliliklarini" ifade edilmekteydi. Bu mektupta, Babiali Hukuk Musaviri Gabriyel Efendi'nin yani sira, Maliye Naziri Agop, Ayan'dan Abraham, Hariciye Mustesari Dadyan Artin, Adliye Mustesari Vahan, sarraf Mumcuyan ve tuccar Serkis Gulbenkyan Efendi gibi donemin Ermeni ileri gelenlerinin imzalari bulunmaktadir. (57)

Gabriyel Noradunkyan Efendi'nin Ermeni Meselesi hususunda bu ilk donemindeki yaptigi calismalardan bir digeri de konu hakkinda hazirlamis oldugu kapsamli rapordur. Avrupa'da kurulmus olan ve gunden gune guclenen Ermeni komiteleri [Hincak ve Tasnak] ile mucadelede alinmasi gereken tedbirleri ve takip edilmesi gereken siyaseti anlattigi 12 Eylul 1897 tarihli bu rapor ozetle asagidaki hususlari ihtiva etmektedir.

1. Asrin en onemli sorunu olan ve Ermeniler icerisinde de ortaya cikan anarsizm fikrini onleyici tedbirler alinmalidir. Bu baglamda soz konusu anarsistlerin Avrupali devletlerce kullanilmasi engellenmeli ve onlardan bazilarina is bulmali hatta anarsistler arasina nefret tohumu ekerek, sayilari mumkun oldugunca azaltilmalidir. Ayrica Ermenilerin toplumsal olarak anarsizmden uzak durmalari icin manevi yonden desteklenmeleri ve anarsizme karsi koyabilmeleri icin de onlara her yonden yardimci olunmalidir.

2. Katolik ve Protestan misyonerlerin Ermenileri kendi mezheplerine cekmek icin Osmanli'nin onlari ortadan kaldirmayi amacladigi noktasinda yapmis olduklari menfi propagandalar engellenmelidir ki, bu dusunceler komitelerin ekmegine yag surmektedir. Bu noktada devlet, Ermenilerin dini ve hayir muesseselerine destek olmali ve ayrica yikilan ve harap olan kilise ve manastirlarin tamir ve insasina yardim ederek, boylece devlete olan bagliliklari saglanmalidir.

3. Ermeni komitelerin guclenmesinin bir diger sebebi de Avrupa devletlerinin ozellikle de Ingiltere'nin bunlara vermis oldugu destek ve himayedir. Bu destek ve himaye soz konusu devletlerin parlamentolarindaki nutuklardan ve basin ve yayinlarindaki kiskirtici yazilardan kaynaklanmaktadir. Bunlarin, Ermeniler uzerinde ne denli etkili bir propaganda yarattigi su goturmez bir gercektir. Bu zararli faaliyetlere karsi icerideki ve disaridaki Ermeni basin ve yayin organlari desteklenerek harekete gecirilmeli, bu baglamda Patrikhane de isin icine katilarak Ermeni entelektuelleri ve din adamlari sayesinde yayinlar ve vaazlar yapilarak Ermenilerin devlete itaat etmeleri saglanmalidir. Hatta bu tur yazilar Avrupa'daki onemli gazetelerde de nesrettirilmelidir.

4. Bir milyondan fazla nufusa sahip olan Rus Ermenilerinin komitelere yapmis oldugu maddi ve manevi yardimlar, onlarin ayrilikci faaliyetlerini kolaylikla yurutmesinde onemli bir etken olmustur. Hatta komitelerin yonetici tabakasi, buyuk oranda Rus Ermenilerinden olusmaktadir. Bu noktada Patrikhane tarafindan gorevlendirilecek ruhani temsilcilerin calismalari onem tasimaktadir.

5. Iran ve Rusya sinirindaki Osmanli sark vilayetlerinde yasayan Ermenilerin bir kisminin icinde bulunduklari fakr-u zaruretten dolayi fesat komitelerinin vaatlerine kandiklari gorulmektedir. Bu nedenle bolgedeki ticari, zirai ve sinaI durum islah edilerek ve halktan alinan vergiler de adil bir sekilde tahsil edilerek, burada zor sartlar altinda yasayan Ermenilerin iktisaden rahatlatilmalari saglanmalidir. Boylece Ermenilerin soz konusu komitelerin vaatlerine kanmalarinin onu alinabilir. Bu durum iran ve Rusya tarafindaki Ermeniler nezdinde de muspet tesir olusturacaktir. (58)

Birinci safhada bu tur faaliyet ve calismalarda bulunan Gabriyel Efendi, unlu Babiali Baskini'ndan sonra yurt disina cikarak Fransa'ya yerlesmistir. Belli bir sure ortalarda gozukmeyen Noradunkyan Efendi, Osmanli Devleti'nin I. Dunya Savasi'ndan yenik olarak ayrilmasindan sonra ortaya cikacak ve bagimsiz Ermenistan emeliyle hareket eden Ermeni heyetinde yer alacaktir. Maglup devletlerin paylasilmalarinin gorusuldugu Paris Sulh Konferansi'nda Bogos Nubar Pasa ile birlikte Ermeni heyetine baskanlik yapmis, Itilaf devletleri nezdinde Osmanli aleyhine yogun olarak calismistir. Heyet, ozellikle Turkiye'nin dogusunda bir Ermenistan devletinin kurulmasi noktasinda yogunlasmis, bu isteklerini ise Sevr Antlasmasi ile elde etmistir. Ancak Turk milletinin vermis oldugu istiklal mucadelesi ve akabinde imzalanan Lozan Antlasmasi onlarin bu isteklerinin olu dogmasina neden olmustur.

Uzun yillar Osmanli Devleti'ne onemli hizmetlerde bulunmus olan Noradunkyan Efendi'nin birden bire Ermeni heyetlerinde bulunmasi ve onlara baskanlik etmesinin cesitli sebepleri oldugu asikirdir. Bu nedenlerden belki de en onemlisi onun, muhtemelen Osmanli imparatorlugu'nun cozuldugunu ve bu parcalanis noktasinda, mensubu oldugu Ermeni milletinin de bir devletinin olmasi gerektigini dusunmesidir. Anlasilan Gabriyel Efendi'nin emperyal kimliginin yerine, ulus devlet bilinci ve ozlemi one gecmis gorunmektedir. Ulus devlet dusuncesinin hayli guclendigi bu donemde, siyasi cizgisindeki degisim acikcasi cok da anlasilmaz degildir. Onun, gorev yaptigi tarihlerde bu tur milliyetci egilimler gostermemis ve Osmanli cografyasi disindaki Ermenilerin faaliyetlerine katilmamis olmasi, bu kanaatimizi guclendirmektedir.

Bunun yaninda ittihat ve Terakki yonetimi doneminde yasanilan ciddi sorunlar da kendisinin Ermeni heyetleri icinde yer almasina neden olmustur. Ornegin, Babiali Baskini sirasinda Harbiye Naziri Nazim Pasa'nin olduruldugu esnada o da bakanlar kurulu toplantisinda bulunmaktaydi. Bununla baglantili olarak, onu yurt disinda yasamaya sevk eden hususlardan birisi de oldurulme korkusudur. Ayrica ittihat ve Terakki idaresi, Tehcir Kanunu'nun uygulanmasi sirasinda mensubu oldugu Ermeni toplumundan binlercesinin su veya bu sebeple olumune sebep olmustur. Yukaridaki nedenler, onun Ermeni heyetleri icinde gorev almasinda etkili olmustur.

Paris Baris Konferansi'ndaki Ermeni heyetinde yer alan Gabriyel Noradunkyan Efendi, ayni zamanda Sakarya Savasi sonrasinda Ankara Hukumeti ile Fransa arasinda imzalanan Ankara itilafnamesi'ni gecersiz kilmak amaciyla da calismalarda bulunmustur. Fransa'nin Ankara'daki yonetimi kabul etmesi uzerine, yalniz kalan ingiltere nezdinde faaliyetlerde bulunmak uzere Londra'ya gecen Noradunkyan Efendi, burada devletin ileri gelenleri ve basin temsilcileriyle goruserek, dunya kamuoyunu Turkiye aleyhine cevirmeye calismistir. (59)

Ayrica Cenevre'de de benzer faaliyetlerde bulunan Gabriyel Efendi, ingiltere'nin Cemiyet-i Akvam'da temsilcisi olan Mister Molony ile goruserek kendi pencerelerinden Ermeni meselesini anlatmistir. Bu donemde kendisi, resmi veya gayri resmi mahfillerde Turkiye'nin ve Turklerin menfaatleri zararina calisan heyetin baskanligini yapmaktadir. Bunun uzerine, Bern (Isvicre) Sefiri Cevat Bey O'nun bu tur faaliyetlerin icinde bulunup, bir de hazineden maas almasinin arastirilmasi gerektigini merkeze yazacaktir. Bern elcisi bir sonraki yazisinda da Noradunkyan Efendi'nin gorusmede, Wilson Prensipleri'nde belirtilen sinirlar icinde bir Ermenistan kurulmasi gerektigini ifade ettigini bildirmistir. Gabriyel Efendi'nin maas durumunu soran elciye gonderilen cevapta ise maasinin 22 Agustos 1920 tarihinden itibaren kesildigi bildirilmistir. Bu arada Paris Baris Konferansi nezdinde Osmanli heyetindeki Mehmet Nabi'ye basvuran Noradunkyan Efendi, Milli Mucadele sonunda Turkiye ile yapilacak anlasmanin gorusulecegi baris konferansinin Uskudar'da toplanacagi hakkinda soylenti uzerine, ailesi ile birlikte Istanbul'a gelmek icin pasaportlarinin vize edilmesini istemisti. Durumu merkeze soran Mehmet Nabi'ye gonderilen cevapta ise, konferansin Lozan'da toplanacaginin anlasildigini, eger yine de Istanbul'a gelmek isterse kendisi ve ailesinin pasaportlarinin vizesinde bir sakinca gorulmedigi belirtilir. (60)

Yine Tevhid--i Efkar gazetesinde cikan bir haberde, Ermeni heyeti baskan vekili olmasi hasebiyle Gabriyel Efendi'nin; Ermeni meselesinin halli ve Sevr'in bir an once uygulanmasi icin hem Osmanli Devleti'ne hem de ilgili devletlerin temsilcilerine bir muhtira verdigi yer almaktadir. (61)

Noradunkyan Efendi, Turkiye aleyhine bu sekilde calismalar yapmasina ragmen, kendisi ile isvicre'de gorusme imkini bulan ittihatcilarin Maliye Naziri Cavit Bey'e tersi aciklamalarda bulunmustur. Nitekim 12 Kasim 1919 tarihinde Cuma gunu onunla gorusen Cavit Bey sunlari yazacakti:
   Gabriyel Efendi ile uzun uzun gorustuk. Kendisini tebdil ve islah-i
   fikr etmis buldum. Buyuk Ermenistan tesekkulu kabil olmayacagini
   anlamis gibi gorunuyordu. Turklerle itilafa taraftar. Ermenilerin
   firkalarindan bilhassa Tasnaklardan katiyen memnun olmadiklarini ve
   bunlarin idarelerinin memleket icin bir felaket teskil edecegini
   soyluyor. (62)


Ancak gorulecegi uzere her ne kadar Cavit Bey'e yukaridaki aciklamalarda bulunsa da Ermeni heyeti icindeki calismalarini surdurmus ve daha sonra Lozan'da bulunarak benzer faaliyetlerine orada da devam etmistir. Burada, O'nun Cavit Bey'e dogru konusmadigini ve muhtemelen kendisini gizlemeye calistigini soyleyebiliriz. Nitekim Ingiliz istihbarat raporlarinda da, onun "zeki, ancak ahlaken saglam karakterli biri olmadigi" vurgulanmistir. (63) Aslinda bu ifadeler, onun yer yer gostermis oldugu "oportunist kimliginin" tarafsiz bir gozle ortaya konmasidir.

Noradunkyan Efendi riyasetindeki Ermeni heyeti, Paris Konferansi'ndan sonra Lozan'da ortaya cikmis, burada da hem Turk heyeti hem de diger taraf devletler nezdin-de gorusmelerde bulunmustur. Gorusmelerde, Ermenilerin ingiltere ve Fransa lehine I. Dunya Savasi sirasinda ve sonrasinda fedakirane mucadele ettikleri, bu baglamda cok agir bir bedel odemek zorunda kaldiklari, dolayisiyla kendilerinden Ermenilere verdikleri sozleri tutmalari ve bu noktada Turk heyetine baski yapmalari istenmekteydi. Ermeni heyeti, Turk heyetinin bulunmayi reddettigi 26 Aralik 1922 tarihli oturumda, hazirlamis olduklari raporu okumus ve muttefiklerden istediklerini somutlastirmistir. Gorusmede Sir Horace Rumbold, Noradunkyan Efendi'den Turkiye'nin neresinde yurt istediklerini haritada gostermesini istemis, o da "Yurt, Ceyhan, Suriye hudutlariyla Firat arasinda, icerisine Sis ve Maras'i alarak Firat'a uzanir" diyerek gostermistir. (64)

Muzakerelerde Turk delegasyonunun Ermeni isteklerine tavizsiz yaklasimlari Ermeni heyetinin umutlarini tuketmis, son bir hamle olarak Noradunkyan Efendi, Ismet inonu ve Riza Nur ile gorusmustur. Soz konusu gorusmede ise Turkiye icinde Ermenilerin toplu olarak yasayabilecekleri bir yurt talebinde bulunmustur.

Ismet Pasa, Noradunkyan Efendi ile gorusmesini soyle anlatir:
   ... Resmi konferans muzakerelerinin disinda, ozel tesebbuslerle
   bilhassa benim uzerimde buyuk baskilar yapilmak isteniyordu. Bir
   gun, eski Osmanli Hariciye nazirlarindan Noradunkyan Efendi, Lozan
   Palasa gelmis. Benimle konusmak istedigini soylediler. Yaninda
   birisi vardi, geldiler. Noradunkyan Efendi, yanindaki zati takdim
   etti. Zannediyorum Pasalyan isminde bir efendi idi. Eski Ermeni
   ihtilalcilarindanmis.

   (...) Noradunkyan Efendi ile munakasa bu
   tarzda basladi. Pasalyan Efendi soze karisti ... Nihayet Pasalyan
   Efendi'nin sozlerini, Noradunkyan Efendi bagladi: Biz Ermeni yurdu
   isteriz, dedi. Nasil sey o Ermeni yurdu diye sordum. Turkiye'nin
   bir yerini ayiracaksiniz, tarzinda izah etti. Noradunkyan Efendi
   soyle dedi: "Nerede olursa olsun, Ermeni yurdu olarak bize bir yer
   verin. Biz orada toplanalim, orada yasayalim.'

   Ne munasebet dedim.
   Nasil toplanacaksiniz? Hic gorulmemis bir sey ... Nereden
   cikardiniz bunu?

   Boyle yumusak uslupla konustum. Uzun boylu israr
   etti, cok israr etti. Cok tecrube ettik, yapamayiz, dedi. Sozleri
   gittikce sertlesti, tehdit edici ifadeler kullanmaya basladi.
   Elimizden geleni yapacagiz, birakmayacagiz. Boyle soyluyordu.

   Noradunkyan Efendi tehdit edici ifadelerle yaptigi konusmayi
   bitirince, kendisine dedim ki: 'Dinle! Simdi ciddi konusalim. Sizin
   benimle gorusmenizi ben ciddiye aldim. Bir vatanin evlatlari olarak
   Turklerle Ermenilerin munasebetlerini bundan sonra iyi bir halde
   tanzim etmek icin hakikaten faydali olabilirsiniz zannettim.
   istifade ederim umidi ile sozlerinizi ciddi olarak dinledim. Fakat
   istedikleriniz kabili tatbik olmayan, tasavvuru, kabulu caiz
   olmayan bir mahiyettedir. Memleketimizin bir kismini ayirip size
   suni bir vatan ve devlet olarak vermek gibi bir teklif ileri
   suruyorsunuz. Biz bunu dusunemeyiz, kabul edemeyiz, yapamayiz.
   Sizin baska bir sozunuz var mi? Hayir, baska bir sozumuz yoktur,
   dedi ..." ismet Inonu, Noradunkyan Efendi ile gorusmelerini
   Ankara'ya su sekilde bildirecektir: "Noradunkyan Efendi geldi.
   Muhacirler icin Ermeni yurdu istedi. Nasihat ettik ...


Benzer sekilde Riza Nur da hatiralarinda sunlari anlatmaktadir:
   ... Noradunkyan Efendi bizi ziyaret etmek istedi. Kabul ettik,
   geldi. Bu zat bizim Ayan azasindan idi. O vakitten tanirim,
   gorustugum adamdi.

   ... Soylemeye muktedir olamadi ... Husnu muamele
   ettik. Nihayet suk-nete geldi ve soyle soylemeye basladi:

   'Benim
   butun vucudum Turk nimetiyle vucuda gelmistir. Yalniz ben degil;
   babam, babamin babasi da oyle. Hep Turk memuru, bu sebeple Turk'e
   minnettarim, sadigim.'

   Durdu, agzinda bir sey geveledi, soylemedi.
   Nihayet soyledi. Hulasasi su: 'Ermeniler pek perisanmis. Onlara
   Cebeli Bereket (Kilikya) havalisini yurt olarak vermeliymis.'

   ...
   Bu adam yillardan beri bu kadar dolasmis, ugrasmis, Ermeni yurdu
   alamamis. Biz de Lozan'da bunu turlu siddetle reddettik.


Gorusmelerden istedikleri neticeleri alamayan Ermeni heyeti bu sefer anlasmanin imzalanmamasi icin ilgili devletlere muracaatta bulunur. Fransiz hukumetine gonderdikleri Noradunkyan ve Aharonyan imzali mektupta su ifadeler yer almaktadir:
   ... Muttefikler adina kurban olmus bir bucuk milyon Ermeni, birkac
   yuz bin istirapli kacak Ermeni adina size sesleniyoruz.
   Temsilcilerinize, Ermeni meselesini ve dogu barisini umutsuz duruma
   sokacak ve itilaf devletlerine bagli kalmis olmak yuzunden feda
   edilmis, olmus bir millet hakkinda haksizliga sebep olacak bir
   anlasmayi imza etmemelerini bildiriniz. (68)


Ermeni temsilcilerinin ve diger ilgili devletlerin butun bu cabalarina ragmen, Turk heyetinin tavizsiz yaklasimi neticesinde Ermeni istekleri sonucsuz kalmis ve Lozan Antlasmasi imzalanmistir.

Suleyman Nazif, Noradunkyan Efendi'nin israrla Ermeni heyetleri icinde bulunmasini ve Turkler aleyhine istek ve taleplerde bulunmasini onun Tasnaksutyun tarafindan tehdit edilmesine baglamaktadir ve "... Dunyanin irkdaslarina dar gelmemesini isterse sabik hariciye nazirimiz ihtilalcilarin elinde alet-i fesat olmaktan vazgecsin" demektedir. (69)

Lozan'dan tam bir yil sonra Noradunkyan Efendi'nin, Ismet Inonu'ye Turkiye disinda bulunan Ermenilerle ilgili olarak gonderdigi ve tarihi gercekleri ortaya koyan "hususi" bir mektubu da bulunmaktadir. 24 Temmuz 1924 tarihli bu mektubunda, her ne kadar Fransa'da bulunmasindan dolayi farkli bir ulkede yasasa da dogup buyudugu Turkiye'ye olan ilgisini ve bagliligini vurgulamaktadir. Kirk senelik siyasi ve idari tecrubelerine dayanarak ozetle su hususlari arz etmistir. Oncelikle Osmanli dunyasini ihtiva eden bircok gelenek, yapi ve eserlerin yikilmasi ve yerine yeni bir devletin kurulmasina ragmen Ermenilerin bundan yararlanamadigindan sikiyet etmektedir. Alti asirdir guven ve karsilikli emniyet icerisinde yasadiklari halde, Abdulhamit devrindeki bazi kotu hadiselerin etkisiyle olusan menfi dusuncelerin, dostluklari sarsintiya ugrayan Turk ve Ermenilerin bugunku tabii olmayan iliskilerini duzeltmek ve yoluna koymanin en onemli islerden birisi oldugunu belirtir. Ozellikle tehcirle baslayan ve Milli Mucadele donemiyle birlikte devam eden Ermeni goclerinin bu toplulugu cok kotu sartlar altinda yasamaya ittigini soyler. Simdiki ve gelecekteki menfaatleri Turklerin dostluguna ve koruyuculuguna bagli olan Ermenilerin, ulke topraklarina geri donmelerine kolaylik saglanmasi ve ayrilirken biraktiklari mal ve mulklerin onlara iade edilmesinin bir vicdani, idari ve siyasi gereklilik oldugunu vurgular. Mektubunun devaminda, yeni Turk devletinin ecdadinin savasarak bir taraftan sinirlarini genisletirken, diger taraftan bulundugu cografyaya adalet dagitarak diger devlet ve topluluklarin bagliliklarini sagladigini belirtir. Boyle bir gecmisi olan bu milletin cocuklarinin zorda olan Ermenilere yardim elini uzatmalarini ve boylece milli seciyelerini gostermis olan yeni Turk devletinin milli birlik ve butunlugunu olusturarak, ulkeyi bayindir hale getirecegini ifade eder. (70)

Sonuc olarak, Osmanli burokrasisinin muhtelif asamalarinda onemli gorevler ustlenmis bireylere sahip koklu bir Ermeni aileden gelen Gabriyel Noradunkyan Efendi; iyi bir egitim almis, Osmanli hariciyesinin ve burokrasisinin kilit noktalarinda gorev yapmak suretiyle ve sahip oldugu teknokrat kisiligi sayesinde son donem ic ve dis politik gelis melerde etkin olmus bir kisidir. Bunun yaninda Gabriyel Efendi'nin ozellikle Ermeni meselesi ve cozumu konusunda baslangictaki dusunceleri, I. Dunya Savasi sonrasinda Osmanli Devleti'nin dagilma noktasina gelmesiyle birlikte, yerini "Bagimsiz Ermenistan'in" kurulmasi gerektigi fikrine birakmistir. Bu baglamda Paris Konferansi ve Lozan gorusmelerindeki faaliyetleri, bircok baska ornekte de goruldugu uzere [Kurtler ve Araplar gibi], devletin parcalanmasi sirasinda kendilerine pay cikartma cabasi olarak gorulebilir.

Bu calisma, Gabriyel Noradunkyan Efendi ile ilgili her turlu sorunu cozmus olma iddiasinda degildir. Bilakis golgede kalmis bir Osmanli burokratinin siyasi kariyerine dair bir takim bilgiler veren oncu bir makaledir. Bu tur biyografik on calismalar devrin onemli simalarini tanimanin otesinde siyasi hadiseleri daha etrafli ve isabetli degerlendirme imkini da sunacaktir.

Summary

Gabriyel Noradunkhian Effendi, descended from a powerful and deep-rooted Armenian family that had individuals given very important missions in the various positions of the bureaucracy of the Ottoman Empire, had received a good education, completed significant tasks in key positions of the Foreign Affairs and Bureaucracy of the State, and had been an active and effective person in the internal and external developments in the last years of the Ottoman Empire due to his technocrat personality. Gabriyel Effendi was also one of the important figures among the Armenian community in this period. He worked as a legal adviser in the Foreign Affairs of the Ottoman State for many years before he was appointed to The Senate on 15 December 1908 by the Sultan Abdulhamid II. In addition to this task, at the same time he took office as a minister in the many governments of the State. He served as the Minister of the Commerce and Public Works in the four Cabinets and the Minister of the Foreign Affairs in the two Cabinets. While performing the task of the Minister of the Public Works, he prepared a comprehensive schedule, but it could not be performed. In the last period of the Ottoman Empire, during the Tripoli (Libya) and Balkan Wars, Noradunkhian Effendi served as the Minister of the Foreign Empire. He was at the meeting of the Cabinet in the course of the infamous Sublime Porte raid on 23 January 1913 by the Union and Progress Party. After the Sublime Port raid, in which Nazim Pasha, the Minister of the War, was killed, Noradunkhian Effendi went abroad by taking his family, settled in France and lived there until his death. While performing his duties, he came to the fore and was granted a lot of medals and decorations in the both internal and external arenas because he solved very crucial international problems and was a competent and successful person.

Gabriyel Effendi, in the reign of Abdulhamit II, prepared a comprehensive report to solve the Armenian problem--the subject which had troubled the Ottoman State the most in the international arena. This report, dated 17 September 1897, included a five-article solution plan. In this report, he pointed out preventing the use of the Armenian issue by the Europeans and Russians, blocking the negative effects of the Catholic and Protestant missionaries on the Armenians to rebel against the Ottomans, making the patriarchate have power in the regions where the Armenian inhabitants lived, providing jobs for the unemployed so as to prevent these people from join the seditious committees.

The initial thoughts of Gabriyel Effendi, especially for the solution of the Armenian problem, replaced the idea of the establishment of an independent Armenian state along with the disintegration of the Ottoman State after World War I. During this term, he acted as a senior representative of the Armenian delegations in Paris and Lausanne. He came together with ismet inonu, who was the chief delegate of Turkey at the Lausanne Peace Conference, and requested an Armenian homeland within the borders of Turkey. He exerted himself and intensely lobbied the delegates of the Entente Powers not to sign the Lausanne Treaty when his requests were not accepted. These activities of Gabriyel Noradunkhian Effendi at the Paris and Lausanne Peace Conferences should be seen as efforts to make best use of the disintegration of the Ottoman Empire, such as the activities of the Arabs and Kurds.

This article does not claim that it has solved every matter related to Gabriyel Noradunkhian Effendi. On the contrary, it is a pioneering study giving comprehensive information about the political career of an Ottoman bureaucrat, who remained in the shadows, and his role in the international arena. Biographical studies such as this article help recognize important figures living in this era, but it also gives the reader the opportunity to evaluate political events more comprehensively and correctly.

Kaynakca

Arsivler

Basbakanlik Osmanli Arsivi (BOA).

Basbakanlik Cumhuriyet Arsivi (BCA).

Kitaplar ve Makaleler

Akyildiz, Ali, Osmanli Burokrasisi ve Modernlesme, Istanbul, iletisim Yayinlari, 2006.

Avagyan, Arsen-Minassian, Gaidz F., Ermeniler ve Ittihat ve Terakki, Istanbul, Aras Yayincilik, 2005.

AnaBritannica Genel Kultur Ansiklopedisi, C. 22, Istanbul, Ana Yayincilik, 2005.

Andonyan, Aram, Balkan Savasi, Istanbul, Aras Yayinlari, 1999.

Bayar, Celal, Ben De Yazdim, 5, Istanbul, Baha Matbaasi, 1967.

Cavid Bey, Felaket Gunleri, I, Hazirlayan Osman Selim Kocahanoglu, Istanbul, Temel Yayinlari, 2000. Cosar, Omer Sami, Ataturk Ansiklopedisi, C. 2, Istanbul, Hilal Matbaacilik, 1974.

Dabagyan, Levon Panos, Emperyalistler Kiskacinda Ermeni Tehciri, Istanbul, IQ Kultur Sanat Yayincilik, 2007.

Davison, Roderic H., Reform in the Ottoman Empire (1856-1876), New York, Gordian Press, 1973.

Davison, Roderic H., "The Millets as Agents of Change in the Nineteenth-Century Ottoman Empire", Nineteenth Century Ottoman Diplomacy and Reforms, Istanbul, the Isis Press, 1999, s. 409-428.

Demir, Fevzi, Osmanli Devlet'inde II. Mesrutiyet Donemi Meclis-i Mebusan Secimleri 1908-1914, Istanbul, imge Yayinlari, 2007.

Demirci, H. Aliyar, II. Mesrutiyette Ayan Meclisi 1908-1912, Istanbul, Istanbul Bilgi Universitesi Yayinlari, 2006.

Demirci, H. Aliyar, "Ikinci Mesrutiyet Birinci ve ikinci Yasama Doneminde (1908-1912) Osmanli Ayan Meclisi'nin Ermeni Uyeleri ve Faaliyetleri", Ermeni Arastirmalari I. Turkiye Kongresi Bildirileri, C. I, Ankara, Asam Yayinlari, 2003, s. 303-315.

Engin, Vahdettin, Rumeli Demiryollari, Istanbul, Eren Yayincilik, 1993.

Erturk, Husamettin, Iki Devrin Perde Arkasi, Anilari Yazan Samih Nafiz Tansu, Istanbul, Ararat Yayinevi, 1969. Findley, Carter V., Bureaucratic Reform in the Ottoman Empire, the Sublime Porte (1789-1922), New Jersey, Princeton University Press, 1980.

Gooch, G. P. ve Temperley, Harold, British Documents on the Origins of the War 1898-1914, New York, Johnson Reprint Corporation, 1967.

Goyunc, Nejat, Osmanli Idaresinde Ermeniler, Istanbul, Gultepe Yayinlari, 1983.

Hall, Richard C., Balkan Savaslari, Ceviren M. Tanju Akad, Istanbul, Homer Kitabevi, 2003.

Inonu, Ismet, Hatiralar 2, Yayima Hazirlayan Sabahattin Selek, Ankara, Bilgi Yayinevi, 1985.

Kacaznuni, Ovanes, Tasnak Partisinin Yapacagi Bir Sey Yok, Cev. Arif Acaloglu, Istanbul, Kaynak Yayinlari, 2005.

Kansu, Aykut, The Revolution of 1908 in Turkey, Leiden, Koninklijke Brill, 1997.

Kurtcephe, Israfil, Turk-Italyan Iliskileri (1911-1916), Ankara, TTK Yayinlari, 1995.

Kucuk, Cevdet, "Babiali Baskini", TDV Islam Ansiklopedisi, 4, Istanbul, TDV Yayinlari, 1991, s. 389, 390.

Kucuk, Cevdet, "Osmanli Devleti'nde Millet Sistemi", Yeni Turkiye, Yil 7, Sayi 38, Mart-Nisan 2001, s. 692-701.

Natanyan, Bogos, Sivas 1877, Istanbul, Birzamanlar Yayincilik, 2008.

Nur, Riza, Cemiyet-i Hafiye (Gizli Orgut), Haz. Ahmet Nezih Galitekin, Istanbul, Isaret Yayinlari, 1995.

Nur, Riza, Hayat ve Hatiratim, III, Istanbul, Altindag Yayinevi, 1968.

Okyar, Fethi, Uc Devirde Bir Adam, Istanbul, Tercuman Yayinlari, 1980.

Ortayli, ilber, "Osmanlilarda Millet Sistemi", TDV Islam Ansiklopedisi, 30, Istanbul, TDV Yayincilik, 2005, s.6670.

Ozdemir, Bulent, Ingiliz Istihbarat Raporlarinda Fislenen Turkiye, Istanbul, Yeditepe Yayinevi, 2008.

Pamukciyan, Kevork, Biyografileriyle Ermeniler, Istanbul, Aras Yayincilik, 2003.

Pamukciyan, Kevork, Zamanlar, Mekinlar, Insanlar, Istanbul, Aras Yayincilik, 2003.

Pears, Edwin, Life of AbdulHamid, London, Constable & Company Ltd., 1917.

Salname-i Nezaret-i Hariciyye (Osmanli Disisleri Bakanligi Yilligi), Hazirlayan Ahmed Nezih Galitekin, 4 Cilt, Istanbul, isaret Yayinlari, 2003.

Sarinay, Yusuf, "Yuzelliliklerden Gumulcineli Ismail Hakki Bey'in Faaliyetleri (1908-1945)", Prof. Dr. Abdurrahman Cayci'ya Armagan, Ankara, Hacettepe Universitesi Ataturk Ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitusu Yayinlari, 1995, s. 375-414.

Shaw, Stanford J., "The Armenian Legion and its Destruction of the Armenian Community of Cilicia", The Armenians in the Late Ottoman Period, Edited by Turkkaya Ataov, Ankara, Publications of the Grand National Assembly of Turkey, 2002, s. 155-206.

Simavi, Lutfi, Osmanli Sarayinin Son Gunleri, Istanbul, Hurriyet Yayinlari, (t.y.).

Son Vak'anuvis Abdurrahman Seref Efendi Tarihi, Hazirlayanlar Bayram Kodaman ve Mehmet Ali Unal, Ankara, TTK Yayinlari, 1996.

Soylemezoglu, Galip Kemali, Hariciye Hizmetinde 30 Sene, I, Istanbul, Saka Matbaasi, 1950.

Sultan Abdulhamid, Tahsin Pasa'nin Yildiz Hatiralari, Istanbul, Bogazici Yayinlari, 1990.

Seyhulislam Cemaleddin Efendi, Siyasi Hatiralarim, Hazirlayan Selim Kutsan, Istanbul, Nehir Yayinlari, 1990.

Simsir, Bilal N., Lozan Telgraflari, I, Ankara, TTK Yayinlari, 1990.

Tekeli, Ilhan-Ilkin, Selim, "1908 Tarihli Umur-u Nafia Programi'nin Anlami Uzerine", Osmanli Dunyasinda Bilim ve Egitim Milletlerarasi Kongresi Tebligleri, Istanbul, IRCICA Yayinlari, 2001, s. 521-554.

Topuzlu, Cemil, 80 Yillik Hatiralarim, Hazirlayanlar Prof. Dr. Husrev Hatemi ve Prof. Dr. Aykut Kazancigil, Istanbul, Istanbul Universitesi Cerrahpasa Tip Fakultesi Yayinlari, 1982.

Tunaya, Tarik Zafer, Turkiye'de Siyasal Partiler, C. 1, Istanbul, Hurriyet Vakfi Yayinlari, 1984.

Turan, Omer, "II. Mesrutiyet ve Balkan Savaslari", Cagdas Turk Diplomasisi: 200 Yillik Surec, Yayina Hazirlayan Ismail Soysal, Ankara, TTK Yayinlari, 1999, s. 241-253.

Turkgeldi, Ali Fuat, Gorup Isittiklerim, Ankara, TTK Yayinlari, 1984.

Uras, Esat, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Istanbul, Belge Yayinlari, 1987.

Vardar, Galip, Ittihat ve Terakki Icinde Donenler, Anilari Yazan Samih Nafiz Tansu, Istanbul, inkilap Kitabevi, 1960.

Yalcin, Huseyin Cahit, Tanidiklarim, Istanbul, Yapi Kredi Yayinlari, 2001.

Sureli Yayinlar

Servet-i Funun

Tanin

Tevhid-i Efkar

The Times

Vakit

Yeni Gazete

Ercan KARAKOC, Dr., Gebze Yuksek Teknoloji Enstitusu, Milli Guvenlik Stratejileri Anabilim Dali, Gebze.

E-posta: ercankarakoc@hotmail.com

(1) Bu konuda ayrintili bilgi icin bkz. Ilber Ortayli, "Osmanlilarda Millet Sistemi", TDV Islam Ansiklopedisi, 30, Istanbul, TDV Yayincilik, 2005, s. 66-70; Cevdet Kucuk, "Osmanli Devleti'nde Millet Sistemi", Yeni Turkiye, Yil 7, Sayi 38, Mart-Nisan 2001, s. 692-701. Roderic H. Davison, Reform in the Ottoman Empire (1856-1876), New York, Gordian Press, 1973, s. 52-80 ve "The Millets as Agents of Change in the Nineteenth-Century Ottoman Empire", Nineteenth Century Ottoman Diplomacy and Reforms, Istanbul, the Isis Press, 1999, s. 409-428.

(2) Nejat Goyunc, Osmanli Idaresinde Ermeniler, Istanbul, Gultepe Yayinlari, 1983, s. 51.

(3) Unlu Noradunkyan sulalesine mensup bir Ermeni'dir. Noradunkyan ailesinin gecmisi ise, Sivas ili Divrigi ilcesinin Kesme Koyu'ne kadar uzanmaktadir. Ermenice'de "nor" yeni, "dunk" fidan ve "yan" oglu manalarini ihtiva ettiginden, Noradunkyan kelimesi "yeni fidanlar" veya "yeni nesiller" anlamina gelmektedir. Gabriyel Efendi, kuyumcu Hagop Cobanyan'in kizi Mari ile evlenmis ve bu evlilikten Anayis adinda bir kizi ile Diran Kirkor isminde bir oglu dunyaya gelmistir. Bkz. Kevork Pamukciyan, Zamanlar, Mekinlar, Insanlar, Istanbul, Aras Yayincilik, 2003, s. 19 ve 30, 31. Egitimini Lozan'da ikmal eden Diran Kirkor, babasi gibi hem Hariciye hem de Babiali dairelerinde calismis, yurt disinda Bruksel elciliginde gorev yapmistir. Onun hakkinda ayrintili bilgi icin bkz. Basbakanlik Osmanli Arsivi (BOA), DH. SAID 106/339; Hariciye Nezareti Sicill-i Ahval idaresi (HR. SAiD) 11/13 ve Yildiz Sadaret Hususi Maruzat Evraki (Y. A. HUS) 370/90. Diran Kirkor daha sonra Ermenistan'in Vatikan nezdinde buyukelcisi olmustur. Bkz. Bogos Natanyan, Sivas 1877, Istanbul, Birzamanlar Yayincilik, 2008, s. 432.

(4) BOA, Dahiliye Nezareti Sicill-i Ahval Idaresi (DH. SAID) 81/473; Salname-i Nezaret-i Hariciyye (Osmanli Disisleri Bakanligi Yilligi), I, Hazirlayan Ahmed Nezih Galitekin, Istanbul, Isaret Yayinlari, 2003, s. 252-253.

(5) BOA, DH. SAID 81/473; Servet-i Funun, Nr. 32, 8 Agustos 1324/21 Agustos 1908.

(6) BOA, Irade Hariciye (I. HR) 17577. Gabriyel Efendi'ye bu gorevi esnasinda Karadag hukumeti tarafindan 3. rutbeden Danilo nisani tevcih edilmis (BOA, I. HR 17903), soz konusu nisan 1884 yilinda 2. rutbeye yukseltilmistir (BOA, DH. SAiD 81/473).

(7) BOA, I. HR 18111.

(8) Onu, nezaretin diger hukuk danismanina [Ibrahim Hakki (Bey) Pasa'ya] gore "dar goruslu" olarak niteleyen Ingilizler, bununla birlikte onun "zeki bir hukukcu" oldugunu da belirtir. Bkz. G. P. Gooch ve Harold Temperley, British Documents on the Origins of the War 1898-1914, 5, New York, Johnson Reprint Corporation, 1967, s. 13, 14. Kirk yila yakin Istanbul'da yasayan Ingiliz diplomat Sir Edwin Pears (1835-1919) da onun, Rum Karateodori'den sonra Abdulhamit burokratlari icindeki en ehil hukukcu oldugunu yazar. Bkz. Edwin Pears, Life of Abdul Hamid, Londra, Constable & Company Ltd., 1917, s. 216. Hariciye Nezareti Hukuk Musavirligi birimi hakkinda bilgi icin bkz. Carter V. Findley, Bureaucratic Reform in the Ottoman Empire, the Sublime Porte (1789-1922), New Jersey, Princeton University Press, 1980, s. 260.

(9) BOA, Meclis-i Vukela Mazbatalari (MV) 16/58.

(10) BOA, Dihiliye Nezareti Mektubi Kalemi (DH. MKT) 1617/100.

(11) BOA, Yildiz Perakende Evraki Mabeyn Baskitabet Dairesi Maruzati (Y. PRK. BSK) 59/92; i. HR 1317/Ra-05.

(12) BOA, irade Ticaret ve Nafia (I. TNF) 1321/S-03.

(13) Gooch ve Temperley, British Documents on the Origins of the War 1898-1914, 5, s. 13.

(14) BOA, Irade Dahiliye (I. DH) 85877; DH. MKT 1576/48 ve Y. A. HUS 220/50. Baron Hirsch, Rumeli demiryollari imtiyazini alan bir Yahudi bankerdir. Soz konusu isten once kasasi bos ve itibari dusuk olan Hirsch, imtiyazdan sonra Avrupa'nin sayili zenginleri arasina girmistir. Bir baska deyisle Baron Hirsch yaptigi hile ve kurnazliklar, verilen rusvetler ve bazi devlet adamlarinin kisisel cikarlari ve usulsuzlukleri sayesinde buyuk menfaatler saglamistir. Kendisi 1871 yilinda Dunya Yahudiler Birligi'ne 1 milyon frank bagista bulunmustur. Hirsch hakkinda detayli bilgi icin bkz. Vahdettin Engin, Rumeli Demiryollari, Istanbul, Eren Yayincilik, 1993.

(15) BOA, I. DH 90252 ve 90381; Y. A. HUS 226/11.

(16) BOA, Y. A. HUS 237/6; Y. PRK. BSK 74/69 ve irade Hususi (I. HUS) 1324/R-65. Gabriyel Efendi'nin pek cok talebinden birkaci daha sonralari kabul edilmistir (I. HUS 1320/Ra-049; 1325/C-36).

(17) 31 Mart 1881'de rutbe-i siniyye sinif-i mutemayizi, 15 Nisan 1884'te rutbe-i ula sinif-i sinif-i, 19 Mayis 1888'de rutbe-i ula sinif-i evveli payelerini almis ve nihayetinde 4 Eylul 1894'te de rutbe-i balaya yukselmistir. Bala rutbesi vezirlikten onceki son rutbedir (BOA, i. HR 18458; i. HR 19775; Irade Taltifat (I. TAL) 1312/Ra-110). Osmanli burokrasisi hakkinda ayrintili bilgi icin bkz. Ali Akyildiz, Osmanli Burokrasisi ve Modernlesme, Istanbul, iletisim Yayinlari, 2006.

(18) Nitekim 20 Subat 1882'de 4. rutbeden MecidI, 19 Nisan 1890'da 2. rutbeden Mecidi, 29 Eylul 1892'de 2. rutbeden Osmani Nisan-i Alileri ve 24 Haziran 1897'de de 1. rutbeden Mecidi nisanlarini almistir. Ayrica 27 Eylul 1897'de Yunan Muharebesi madalyasi, 5 Aralik 1898'de 1. rutbeden Nisan-i Osmani, 30 Mart 1901'de altin liyakat nisani, 18 Mart 1902 tarihinde imtiyaz madalyasi ve nihayetinde 20 Mayis 1903 tarihinde ise murassa Mecidi nisaniyla odullendirilmistir. Bu arada 4 Aralik 1903'de Gabriyel Efendi'nin esine 1., kizina ise 2. dereceden Sefkat Nisani verilmisti. II. Abdulhamit doneminde ailesine nisan verilmesi soz konusu devirde Ermenilerle devlet erkani arasindaki iliskilerin sicakligini da gostermesi acisindan dikkate sayandir (BOA, DH. SAID 81/473; I. HR 20374; I. TAL 1310/Ra-042; I. TAL 1315/M-116; Yildiz Mutenevvi Maruzat Evraki (Y. MTV) 161/80; I. TAL 1316/B-192; I. TAL 1318/Z-009; Y. MTV 227/38; I. TAL 1321/S-115 ve I. TAL 1321/N-013).

(19) Gabriyel Efendi, Sirp hukumetinden Takova (iki defa), Rusya'dan Sen Istanislas (iki defa), Karadag'dan Danilo (iki defa), Romanya'dan Kuron do Romani (iki defa), Iran'dan Sir-i Hursid (iki defa), Fransa'dan Lejyon Donor (iki defa), Ispanya'dan Ma'a Plak Izabella Katolik nisan ve madalyalarini almistir. Ayrica Isvec, Norvec, Italya ve Yunan devletleri tarafindan nisan ve madalyalarla taltif edilmistir (BOA, DH. SAID 81/473; I. TAL 1311/N-111; 1316/Za-186; 1317/M-178; 1322/C-143 ve 1327/S-21).

(20) Secimler icin Ermenilerden Bedros Hallacyan ile Krikor Zohrab aday olmuslar ve secilmislerdir. Noradunkyan Efendi aday olmamasina ragmen 8 oy almistir. Bkz. Fevzi Demir, Osmanli Devlet'inde II. Mesrutiyet Donemi Meclis-i Mebusan Secimleri 1908-1914, Istanbul, Imge Yayinlari, 2007, s. 153; Omer Sami Cosar, Ataturk Ansiklopedisi, Istanbul, Hilal Matbaacilik, 1974, C. 2, s. 101; Tanin, Nr. 97, 7 Kasim 1908.

(21) Gabriyel Efendi de gorev yaptiklari yeri "Senato" diye adlandiracaktir. "Bendeniz de vukelanin bu babda verecegi kararda isterim ki Sena'nin (Senat) hakk-i kadimi sakit olmasin." Bkz. H. Aliyar Demirci, II. Mesrutiyet'te Ayan Meclisi 1908-1912, Istanbul, Istanbul Bilgi Universitesi Yayinlari, 2006, s. 4.

(22) Bu encumen toplanti yilinin basinda padisahin meclisi acis konusmasina, Ayan Meclisi'nin cevabini hazirlar, bunu yaparken hem padisaha tesekkur eder hem de ulkenin o gunku meseleleri hakkinda aciklamalarda da bulunur.

(23) H. Aliyar Demirci, "Ikinci Mesrutiyet Birinci ve Ikinci Yasama Doneminde (1908-1912) Osmanli Ayan Meclisi'nin Ermeni Uyeleri ve Faaliyetleri", Ermeni Arastirmalari I. Turkiye Kongresi Bildirileri, C. I, Ankara, Asam Yayinlari, 2003, s. 309.

(24) Konu hakkinda genis bilgi icin bkz. Riza Nur, Cemiyet-i Hafi ye (Gizli Orgut), Haz. Ahmet Nezih Galitekin, Istanbul, Isaret Yayinlari, 1995.

(25) Bkz. Gabriyel Noradunkyan, "Anket Parlamenter [Meclis Sorusturmasi] Reddedilmeli miydi? Edilmemeli miydi?", Yeni Gazete, 21 Kanunu evvel 1326/3 Ocak 1911.

(26) BOA, Irade Dosya Usulu Iradeler Tasnifi (I. DUIT) 7/101.

(27) BOA, I. DUIT 7/110.

(28) BOA, I. DUIT 8/1.

(29) BOA, I. DUIT 8/4.

(30) BOA, I. DUIT 8/14.

(31) Huseyin Cahit Yalcin, Tanidiklarim, Istanbul, Yapi Kredi Yayinlari, 2001, s. 155. Ayrica bkz. Ali Fuat Turkgeldi, Gorup Isittiklerim, Ankara, TTK Yayinlari, 1984, s. 43, 44.

(32) 27 Eylul 1852'de Hindistan'da dogmus, 28 Temmuz 1932'de Kahire'de olmustur. Assuan baraji (Misir) dusuncesini ilk defa ortaya atan ve sonra tasarimini gerceklestiren ingiliz insaat muhendisidir. Osmanli hukumetince Turkiye'deki sulama calismalarinin basina getirilmistir. 1911'de gunumuz Irak sinirlari icinde bulunan eski Kalde bolgesine su getirilmesi icin bir plan gelistirmistir. Bu plan kapsaminda, eski Babil kenti yakinlarinda Firat nehri uzerinde kurulan Hindiye baraji, 1 milyon 4 yuz bin hektarlik bir alanin sulanmasina olanak saglamistir. Onun Irak'in sulanmasiyla ilgili hazirlamis oldugu haritalar, I. Dunya Savasi sirasinda ingiliz askerlerinin bolgedeki ilerlemesini kolaylastirmistir. Bkz. AnaBritannica Genel Kultur Ansiklopedisi, 22, Istanbul, Ana Yayincilik, 2005, s. 202.

(33) Soz konusu program hakkinda yapilan bir degerlendirme icin bkz. ilhan Tekeli ve Selim ilkin, "1908 Tarihli Umur-u Nafia Programi'nin Anlami Uzerine", Osmanli Dunyasinda Bilim ve Egitim Milletlerarasi Kongresi Tebligleri, Istanbul, IRCICA Yayinlari, 2001, s. 521-554.

(34) Galip Kemali Soylemezoglu, Hariciye Hizmetinde 30 Sene, I, Istanbul, Saka Matbaasi 1950, s. 56.

(35) Gabriyel Noradunkyan Efendi, Ingilizlerce de monarsist olarak gorulmektedir. Bkz. "Kiamil Pasha's Cabinet", The Times, 10 Agustos 1908, s. 5'den aktaran Aykut Kansu, The Revolution of 1908 in Turkey, Leiden, Koninklijke Brill, s. 128.

(36) Ahali'ciler eski Ittihat ve Terakki mebuslaridirlar. 1908 genel secimlerine bu nitelikleriyle girmislerdir. 1911 yilinda da Hurriyet ve itilaf Firkasi'na katilmislardir. Mesrutiyet'in ilk muhalefet partisidir. Osmanli Ahali Firkasi hakkinda ayrintili bilgi icin bkz. Tarik Zafer Tunaya, Turkiye'de Siyasal Partiler, C. 1, Istanbul, Hurriyet Vakfi Yayinlari, 1984, s. 234-246.

(37) Ahali Firkasi reisi iken Hurriyet ve Itilaf Firkasi'na katildi. Hakkinda ayrintili bilgi icin bkz. Yusuf Sarinay, "Yuzelliliklerden Gumulcineli Ismail Hakki Bey'in Faaliyetleri (1908-1945)", Prof. Dr. Abdurrahman Cayciya Armagan, Ankara, Hacettepe Universitesi Ataturk ilkeleri ve Inkilap Tarihi Enstitusu Yay., 1995, s. 375-414.

(38) Pamukciyan, Zamanlar, Mekanlar, Insanlar, s. 29.

(39) Turkgeldi, Gorup Isittiklerim, s. 14.

(40) Ibid., s. 22.

(41) Ibid., s. 77.

(42) Lutfi Simavi, Osmanli Sarayinin Son Gunleri, Istanbul, Hurriyet Yayinlari, t.y., s. 41.

(43) Son Vak'anuvis Abdurrahman Seref Efendi Tarihi, Hazirlayanlar Bayram Kodaman ve Mehmet Ali Unal, Ankara, TTK Yayinlari, 1996, s. 59.

(44) BOA, I. DUIT 8/59.

(45) BOA, I. DUIT 8/72.

(46) Omer Turan, "II. Mesrutiyet ve Balkan Savaslari", Cagdas Turk Diplomasisi: 200 Yillik Surec, Yayina Hazirlayan ismail Soysal, Ankara, TTK Yayinlari, 1999, s. 242.

(47) Israfil Kurtcephe, Turk-Italyan Iliskileri (1911-1916), Ankara, TTK Yayinlari, 1995, s. 203, 204.

(48) Turan, Cagdas Turk Diplomasisi: 200 Yillik Surec, s. 248.

(49) Aram Andonyan, Balkan Savasi, Istanbul, Aras Yayinlari, 1999, s. 192.

(50) Iste bunlardan birisini, Fransiz Matin gazetesinin o donemdeki basyazari Stephane Lausanne Kirkkilise'nin (Kirklareli) dususunu soyle anlatir: "O aksam Hariciye Naziri Gabriyel Efendi Noradunkyan'in evinde yemege davetliydim. Yemekten once, Nazir birden bire salona girdi. Yuzu sapsariydi. Saskinlik icindeydi. Kisik bir sesle dedi ki: Tarihimizde emsali olmayan bir sey cereyan etti ... Askerlerimiz Kirkkilise'yi terk etmisler. Yenilmemisler, panige kapilmislar. Sonra ilave etti. Bulgar ve Rum asilli cok asker var aramizda; subaylarimizin sayisi da az; sonra biraz fazla gomulmuslerdir siyasete." Andonyan, Balkan Savasi, s. 465. Bu sozleriyle Noradunkyan Efendi adeta donemin Osmanli ordusunun rontgenini cekmektedir: Ordunun icine siyaset girmis ve disiplinsizlik had safhadadir.

(51) Richard C. Hall, Balkan Savaslari, Ceviren M. Tanju Akad, Istanbul, Homer Kitabevi, 2003, s. 106. Ayrica bkz. Gooch ve Temperley, British Documents on the Origins of the War 1898-1914, 9, 2. Bolum, s. 294 ve 300, 301.

(52) Bkz. Cemil Topuzlu, 80 Yillik Hatiralarim, Hazirlayanlar Prof. Dr. Husrev Hatemi ve Prof. Dr. Aykut Kazancigil, Istanbul, Istanbul Universitesi Cerrahpasa Tip Fakultesi Yayinlari, 1982, s. 123, 124 ve Seyhulislam Cemaleddin Efendi, Siyasi Hatiralarim, Hazirlayan Selim Kutsan, Istanbul, Nehir Yayinlari, 1990, s. 86, 87.

(53) Fethi Okyar, Uc Devirde Bir Adam, Istanbul, Tercuman Yayinlari, 1980, s. 180. Yillarca Osmanli hariciyesinde gorev yapmis olan Galip Kemali Soylemezoglu da anilarinda O'nun bu sekilde davranisini soyle kritik eder: ".Birinci Cihan Harbi sirasinda memleketimizden ayrilmis olan Gabriyel Efendi, zekisindan beklenilmeyen bir kavrayissizlik sevki ve yersiz bir ihtiras sas-kinligiyla, artik mahvolduguna kanaat getirdigi Turkiye topraklarinda--otuz yildir nice masum kaninin akmasina meydan veren ecnebi tesvilatinin sen'i aleti bulunan Ermeni komitelerinin hayallerinde canlandirdiklari--muhtar Ermenistan kurulmasi gayesini Avrupa'da mudafaaya girismis ve bu suretle, pek yazik ki, kendisini devletin en yuksek bir emniyet makamina cikarmak kadirsinasliginda bulunmus olan velinimeti Turk milletine karsi hiyanet etmekle buyuk bir kuf-rani nimet irtikap eylemistir." Bkz. Soylemezoglu, Hariciye Hizmetinde 30 Sene, s. 56.

(54) Genis bilgi icin bkz. Galip Vardar, Ittihat ve Terakki Icinde Donenler, Anilari Yazan Samih Nafiz Tansu Istanbul, inkilap Kitabevi, 1960, s. 104-120; Husamettin Erturk, Iki Devrin Perde Arkasi, Anilari Yazan Samih Nafiz Tansu, Istanbul, Ararat Yayinevi, 1969, s. 100-106; ve Cevdet Kucuk, "Babiali Baskini", TDV Islam Ansiklopedisi, 4, Istanbul, TDV Yayinlari, 1991, s. 389, 390. Baskin sirasinda Noradunkyan Efendi ile diger bazi nazirlar heyet salonunun oteki ucunda yer alan kapidan kacmayi basarirlar. Bkz. Arsen Avagyan ve Gaidz F. Minassian, Ermeniler ve Ittihat ve Terakki, Istanbul, Aras Yayincilik, 2005, s. 191.

(55) BOA, I. DUIT 11/35.

(56) Sultan Abdulhamid, Tahsin Pasa'nin Yildiz Hatiralari, Istanbul, Bogazici Yayinlari, 1990, s. 183.

(57) BOA, Yildiz Perakende Evraki Arzuhal ve Jurnaller (Y. PRK. AZJ) 18/13.

(58) BOA, Yildiz Perakende Sura-yi Devlet (Y. PRK. SD) 2/18.

(59) Ayrintili bilgi icin bkz. Stanford J. Shaw, "The Armenian Legion and its Destruction of the Armenian Community of Cilicia", The Armenians in the Late Ottoman Period, Edited by Turkkaya Ataov, Ankara, Publications of the Grand National Assembly of Turkey, 2002, s. 191-198.

(60) BOA, Hariciye Siyasi (HR. SYS) 2265-13/2, 3-4, 5, 6, 7, 10.

(61) "Noradunkyan'in Muhtirasi", Tevhid--i Efkar, 27 Agustos 1921.

(62) Cavid Bey, Felaket Gunleri, I, Yayina Hazirlayan Osman Selim Kocahanoglu, Istanbul, Temel Yayinlari, 2000, s. 259.

(63) Bulent Ozdemir, Ingiliz Istihbarat Raporlarinda Fislenen Turkiye, Istanbul, Yeditepe Yayinevi, 2008, s. 47. Noradunkyan Efendi'nin bazi zamanlarda dogruyu soylemedigine bir ornek de donemin Vakit gazetesinde yer almaktadir. Soz konusu habere gore kendisi Turklerle Ermeniler arasinda dostlugu takviye etmeye calismaktaydi Vakit, 12 Nisan 1922.

(64) Esat Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, Istanbul, Belge Yayinlari, 1987, s. 725.

(65) Ismet Inonu, Hatiralar 2, Yayima Hazirlayan Sabahattin Selek, Ankara, Bilgi Yayinevi, 1985, s. 79-83.

(66) Bilal N. Simsir, Loozan Telgraflari, I, Ankara, TTK Yayinlari, 1990, s. 192. Bagimsiz Ermenistan devletinin ilk basbakani olan Ovannes Kacaznuni, Ermeni yurdu konusu ile ilgili olarak sunlari yazmaktadir: "... Lozan Konferansinda ilk defa olarak 'Home' [Yurt] sozcugu telaffuz edildi ve kayitlara gecildi. Sevr Antlasmasi tamamen unutulmustu. Bagimsiz Ermenistan'in lafi gecmiyordu, hatta ozerk iller bile anilmiyordu; sadece etnik bir home, yabanci evinde saibeli bir yurt soz konusu ediliyordu. Bunun, direnen Ankara'ya baris amaciyla verilen son taviz oldugu ifade ediliyordu ... Home bir talep olarak one surulmuyor, bir dost tavsiyesi ve rica olarak Turklerin insafli dikkatlerine sunuluyordu. Bir komedi diyalogu gerceklesmisti. Hep kibar ve nazik olan Turkler, bu dost tavsiyesini geri cevirmek zorunda kaldiklari ve ricayi yerine getiremedikleri icin uzuntu duyduklarini ifade ettiler. Muttefikler sadece bir umutsuzluk jesti sergilediler. Onlar; 'butun imkanlari tukettik, mumkun olan ve olmayan her seyi yaptik ve bahtsiz Ermeniler icin bundan daha fazlasini yapamayiz' diyorlardi. Ve ... Koloni konusunu gorusmeye basladilar. Fakat bu noktada Cicerin yoldas Stalin adina devreye girdi ve Turkiye Ermenilerinin geride kalanlarina Kirim'da, Volga kiyilarinda ve Sibirya'da siginak vermeyi onerdi. Devlet bir home'a donustu. Home ise ... Sibirya'da bir koloniye. Dag fare dogurdu; hayir, anlatilmasi guc istiraplarla kurulmus olan dag sarsilarak parcalandi, icinden kanlar akti ve hicbir sey hatta fare bile doguramadi." Ovanes Kacaznuni, Tasnak Partisinin Yapacagi Bir Sey Yok, Cev. Arif Acaloglu, Istanbul, Kaynak Yayinlari, 2005, s. 71.

(67) Riza Nur, Hayat ve Hatiratim, III, Istanbul, Altindag Yayinevi, 1968, s. 1069-1071.

(68) Uras, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, s. 732.

(69) Celal Bayar, Ben De Yazdim, 5, Istanbul, Baha Matbaasi, 1967, s. 1675, 1676.

(70) Basbakanlik Cumhuriyet Arsivi (BCA), 030.01/10.59.5.
COPYRIGHT 2010 International Relations Council of Turkey
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2010 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Gabriel Noradunkhian Effendi
Author:Karakoc, Ercan
Publication:Uluslararasi Iliskiler / International Relations
Article Type:Report
Geographic Code:7TURK
Date:Mar 22, 2010
Words:8872
Previous Article:Private military companies within the perspective of security governance/Guvenlik yonetisimi cercevesinde ozel askeri sirketler.
Next Article:Editorden.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2020 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters