Printer Friendly

A fragment from the Ottoman-Russian relations: "the negotiations" of the Treaty of Akkerman of 1826/Osmanli-rus iliskilerinden bir kesit: 1826 Akkerman Andlasmasi'nin "muzakereleri".

Osmanli siyasi tarihinin en onemli konularindan birini, ozellikle 1774 Kucuk Kaynarca Andlasmasi'ndan sonra yeni bir sekle burunen Osmanli-Rus iliskileri teskil eder. (1) Bu iliskilerin onemli bir cephesini ise iki devlet arasinda imzalanan andlasmalar olusturmaktadir. (2) 7 Ekim 1826 tarihli Akkerman Andlasmasi'nin bu andlasmalar icinde farkli bir yeri vardir: Akkerman Andlasmasi, bir Osmanli-Rus savasi olmaksizin fakat sanki boyle bir savas vuku bulmuscasina ve maglubu da Osmanli Imparatorlugu olmuscasina Rusya lehine madde ve hukumler iceren bir andlasmadir. Bu andlasma hakkinda henuz mustakil bir arastirma yapilmamistir. Bu makalede, Akkerman Andlasmasi'nin muzakereleri, Osmanli arsiv vesikalari uzerinden iki devlet arasindaki tarihsel ve konjonkturel baglamlar dikkate alinarak incelenmeye calisilacaktir. 1826 yili Osmanli-Rus konjonkturel baglami Akkerman Andlasmasi'na sabitlenirse, ortaya cikan tablo muzakerelerin sureta vuku buldugu ve Rus taleplerinin birkac onemsiz husus disinda tamamen kabul edildigi gorulur. Osmanli tarihcilerinden N. Jorga Akkerman'i "Rusya'nin bir damla kan bile akitmadan, sadece guvensiz ve kendi icinde bolunmus Avrupa'ya karsi demir gibi bir irade ve yeni durumlari kurnazca kullanarak elde ettigi bir andlasma" olarak tanimlamistir. (3)

Akkerman Andlasmasi'nin oturdugu tarihsel baglam ise Osmanli-Rus iliskilerinin spesifik, salt iki yonlu boyutlarini icerdigi gibi, Koalisyon Savaslarini, Fransiz korkusunu, mimarlarindan birinin I. Aleksandr (1801-1825) oldugu Viyana duzenini de icermektedir. Fakat genel mahiyeti kargasa ve istikrarsizlik olan bu baglamda, Osmanli Imparatorlugu icin oncelikli tehdit Rusya'dir. Tehdidi Osmanli acisindan goguslemenin siyasi ifadesi hem III. Selim (1789-1807) hem de II. Mahmud (1808-1839) devirlerinde "tamami-i mulk ve istiklal-i saltanatin korunmasi prensibi olmustur. Fakat bu prensip tam anlamiyla uygulanamamis, bir yandan bagimsizlik (Yunanistan ornegi) diger taraftan ise ozerklik (Sirbistan Knezligi ornegi) yoluyla imparatorlugun cozulme sureci ivme kazanmistir.

Akkerman Andlasmasi, Rusya tarafindan "sozde" Bukres Andlasmasi'nin bazi maddelerinin acikliga kavusturulmasi talebinin bir yansimasi oldugu icin oncelikle bu andlasmaya kisaca deginmek gerekir. Bukres, esas itibariyle her iki tarafin 1812 sartlarinda baristan baska carelerinin olmadigi bir siyasi-askeri ortamin sonucudur. 1810'larin basinda butun enerjisini artik cok belirgin bir hale gelen Napolyon tehlikesine karsi yogunlastirmak zorunda olan Rusya, bu yuzden Osmanli Imparatorlugu ile bir an evvel baris yapip Osmanli cephesini kapatmak, Osmanli Imparatorlugu ise hem icislerine duzen vermek hem de Fransa-Rusya arasindaki gerilimden istifade ile Rusya gibi buyuk bir dusmanin tehdidini baris yoluyla mumkunse bertaraf, degilse bir muddet ertelemek istiyordu. Bu sebeplerle savasa son verilmesi iki taraf acisindan da arzulanan bir durumdu. Nihayet iki devlet arasinda Ekim 1811'de Yergogu'nde baslayan ve bir muddet sonra Bukres'e tasinan baris muzakereleri 28 Mayis 1812'de Bukres Andlasmasi ile sonuclandi. (4)

Bukres Andlasmasi, iki devlet arasinda alti yil suren savasi (1806-12) sona erdirmekle beraber maddelerindeki muglaklik sebebiyle kisa zamanda Rusya'nin Osmanli Imparatorlugu aleyhine kullandigi etkili bir diplomatik enstrumana donustu. Andlasmanin besinci (Eflak-Bogdan'a Memleketeyn-verilen imtiyazlar), altinci (dogudaki Osmanli-Rus siniri) ve sekizinci (Sirplara taninan imtiyazlar) olmak uzere baslica uc maddesi anlasmazliga sebep olmaktaydi. Bukres'ten sonra Rusya, doguda isgal ettigi Osmanli kalelerinin bir kismini tahliye etmedigi gibi andlasmanin aceleyle imzalandigini one surup Memleketeyn ve Sirplarla ilgili maddeleri acikliga kavusturmak icin muzakerede israr etmisti. Nihayetinde Rus elcisi Istrogonof (G. Aleksandrovic Stroganov) ile bu baglamda muzakereler yapilmis ve hatta bazi konularda anlasmaya dahi varilmisti. Fakat 1821'de Yunan isyani sebebiyle muzakereler sonuca ulasamadi: Istrogonof devletinin siyasetinin geregi olarak ilk baslarda Yunan isyanindan sikayet ederken (5) bir muddet sonra "Rumlara zulum ediliyor" demeye basladi ve nihayet 1821 Agustos'unda da iki devlet arasindaki iliskileri keserek Istanbul'u terk etti. (6)

I. Nikola'nin (1825-1855) Rus Cari olmasindan sonra Bukres Andlasmasi'nin tartismali maddeleri iki devlet arasinda yeniden gundeme geldi. Dis politikada selefi I. Aleksandr'in genel prensiplerine saygi gostermesine ve o prensipleri takip etmesine ragmen devletlerarasi arenada Rusya'ya itibar kazandiracak bir rol oynamak isteyen I. Nikola (7) Osmanli Imparatorlugu'na karsi kardesine nazaran daha sert bir tutum benimsemisti. Car daha iktidarinin baslarinda Fransa'nin Petersburg elcisiyle yaptigi bir mulakatta agabeyinin Dogu Sorunu haric buyuk islerin hemen hemen hepsini bitirdigini belirtmis ve muttefikleri bu konuda Rusya'yla gorus birligi icinde olmasalar bile kendisinin de bu meseleyi kisa zamanda tek basina halledecegini soylemisti. (8) Subat 1826'da Rus Disisleri Bakani Neselrod (Karl Vasilyevic Nesselrode) 1821-1825 arasinda Osmanli Imparatorlugunda yasanan gelismeleri, bu gelismeler karsisinda Rusya ile diger devletlerin politikalarini ozetleyen ve Rusya'nin cikarlari acisindan cozulmesi gereken sorunlari degerlendiren bir rapor sunmustu. Raporda Osmanli Imparatorlugunun Eflak ve Bogdan'i Yunan isyanindan onceki statusune kavusturmasi, Bogazlar ve Karadeniz ticareti konularinda Rusya'ya karsi olan yukumlulukleri yerine getirmesi ve Bukres'in sekizinci maddesinde garanti altina alinan Sirbistan'in imtiyazina dair sartlara uymasi gerektigi vurgulanmaktaydi. Bu rapor dogrultusunda I. Nikola Rusya'nin Dogu Sorunu'nda daha bagimsiz ve sert bir siyaset izlemesi ve tek basina hareket etmesi gerektigi kanaatine varmisti. (9)

Bu dusuncelerle Car, 5 Nisan 1826 tarihinde Istanbul'daki maslahatguzari Mincaki (Matvey Minciaki) vasitasiyla Bab-i Ali'ye bir ultimatom verdi. (10) Ultimatomda, (1) Memleketeyn'in imtiyazini garanti altina alan ve Rusya'nin da taraf oldugu andlasma maddelerinin uygulanmasi icin Eflak ve Bogdan'in Yunan isyanindan onceki statusunun iade edilmesi, bas besli agalarinin ve diger besli askerinin (11) sayisinin ve yaptiklari gorevlerin de yine isyandan onceki duruma getirilmesi, (2) Istanbul'da tevkif edilen Sirp knezlerinin hemen serbest birakilmasi ve Bab-i Ali tarafindan taahhut edilmis olan imtiyazlarin Sirplarla birlikte karara baglanmasi, (3) Bukres Andlasmasi'nda olup daha once Istrogonof ile muzakere edilen maddeleri neticeye ulastirmak icin Osmanli Imparatorlugu'nun sinira murahhas gondermesi istenmekteydi. Sayilan bu maddelerin sadece kabul edilmesinin yetmeyecegi, ultimatomun verildigi gunden baslamak uzere alti hafta icinde tamamen yerine getirilmesi de talep edilmekteydi. Ultimatomun sonunda Carin her durumda Rusya'nin hukukunu savunmaktan geri durmayacagi, ultimatoma uyulur ise iki devlet arasindaki tartismali konularin tamamen ortadan kalkacagi fakat bu uc madde tamamen uygulanmaz ise Mincaki'nin Istanbul'u terk edecegi ve o zaman Osmanli devletinin bunun sonuclarina katlanacagi ifade edilmisti. (12)

Icinde bulundugu sartlar goz onune alindiginda Osmanli Imparatorlugu'nun Rusya'nin taleplerini tamamen yerine getirmekten baska bir caresinin olmadigi gorulmektedir: Bir yanda Yunan isyani gibi buyuk bir sorun, diger yanda bir boyutuyla bu isyanla da ilgili olan askeri alandaki sikintilar imparatorlugu bunaltmisti. Ayrica Avrupa devletlerinin ultimatoma bakisi da Rusya lehineydi. Bu sartlar altinda Bab-i Ali'nin ultimatoma olumsuz bir cevap vermesi zordu. Osmanlinin dikkatli gozlemcilerinden olan Internuntius Freiherr von Ottenfels, Viyana'ya ultimatomu haber verdigi 10 Nisan tarihli raporunda Bab-i Ali'nin tam bir teslimiyetten baska cikis yolunun neredeyse olmadigini yazmisti. (13)

Rusya ultimatomu verdikten bir muddet sonra Bab-i Ali'yi sikistirmaya baslamisti. Bu baglamda Maslahatguzar Mincaki, Bab-i Ali'den ultimatoma resmi cevap verilmesini istemisti. (14) Ultimatoma nasil bir cevap verilecekti? Ottenfels, 25 Nisan tarihli raporunda Osmanli Imparatorlugu'nun icislerine acikca mudahale niteligi tasiyan bu ultimatom konusunda Osmanli devlet adamlari arasinda farkli goruslerin oldugunu, Reisulkuttap Seyda Efendi'nin, Osmanli Imparatorlugu'nun tamamen hakli oldugunu savunmakla birlikte, bu ultimatoma uyulmasinin bir zorunluluk oldugunu dusundugunu, bir kisim rical ve de padisahin ise buna karsi oldugunu yazmisti. Hatta Ottenfels'e gore Seyda Efendi, Viyana'dan kendi gorusune destek mahiyetinde bir mektup gonderilmesini talep etmisti. (15) Ottenfels'in sozunu ettigi gorus ayriliginin derinlesmedigi sonraki gelismelere bakarak soylemek yanlis olmaz. Nitekim ultimatom, Meclis-i Sura'da muzakere edildikten sonra, uc sarta da uyulmasina karar verildi. Aksi durumda Rusya'nin daha onceleri yaptigi gibi ulkeyi istila etme tehlikesi devlet adamlarinin paylastigi bir dusunceydi. (16)

Mincaki 4 Mayis (22 Nisan) tarihli raporunda Petersburg'a Bab-i Ali'nin Rusya'nin talep ettigi uc sarti da yerine getirmeyi kabul ettigini, Sirp knezlerin yarin ya da obur gun serbest kalacaklarini, murahhaslarin birkac gune kadar belli olacagini, bayramdan (Ramazan) hemen sonra da notaya yazili cevap verilecegini yazmisti. (17) Bir takrirle ultimatomdaki hususlarin kabul edildigini ve belirlenen murahhas isimlerinin maslahatguzara ifade edildigini Mincaki'nin, Bab-i Ali'ye Tercuman Frankini vasitasiyla verdigi 5 Mayis tarihli talimatnamesinden anliyoruz. Mincaki bu vesikada ultimatomdaki hususlarin kabulu icin tesekkur ederek gelen takriri hemen Petersburg'a gonderecegini bildirdi. (18)

Burada Ruslarla Bukres Andlasmasi'nin maddelerini acikliga kavusturmak uzere gonderilecek murahhaslarin tayini noktasinda kisa bir bilgi vermek yerinde olacaktir. Padisaha arz edilen gizli bir takrirle muzakere islerini bilen ve rutbe bakimindan uygun olan memurlardan birinci murahhasliga Tophane Naziri Sadik Efendi veya Bas Muhasebeci Hamid Bey, ikinci murahhasliga Beglikci Pertev, sabik Beglikci Hadi veya Esad Efendilerden birinin tayini onerilmisti. II. Mahmud, bu takrire yazdigi hatt-i humayununda "rical-i devlet fikdanindan" sikayet ettikten sonra, Sadik ve Pertev efendilerin digerlerine gore tercih edilebilecegini ancak bu islere uygun memur lazim geldigini, Hamid Beyi ise gozunun tutmadigini belirtip, bu sebeple vasat rutbeden Hadi ve Esad Beylerin bu ise uygun oldugunu, ancak gorusmelerde (mukalemelerde) bir murahhasin ricalden ve digerinin ise ulemadan olmasinin daha uygun dusecegini, ricalin andlasmalar ve devletlerarasi meseleleri, ulemanin ise isin kanuni yonunu degerlendirebilecegini yazmisti. (19) Murahhaslarin isimleri Padisahin bu gorusu cercevesinde belirlendi. Buna gore birinci murahhasliga ricalden Anadolu Muhasebecisi Mehmed Hadi Efendi (20) ve ikinci murahhasliga Seyhulislamin teklifi (21) ve Seyda Efendinin sevkiyle (22) ulemadan Seyyid Ibrahim Iffet Efendi tayin edildi. Ayrica heyette Nafi Efendi birinci katip, Necib Efendi ikinci katip, Divan-i Humayun Tercuman Yamagi Esrar Efendi birinci tercuman, Namik Efendi ikinci tercuman olarak tayin edildiler. (23)

Rusya'nin ultimatomuna resmi cevap ise Rusya'nin tanidigi surenin sonunda, 15 Mayis 1826'da verildi. (24) Bu cevapta (1) Memleketeyn'de olan bas besli agalarinin askerleriyle birlikte cekilmeleri icin Silistire valisine ve bunlarin yerine gonderilecek besli agalarinin eskiden oldugu gibi voyvodalar tarafindan tayini ve besli askeri isyandan once ne sekilde gorev yapmislarsa (25) yine oyle gorev yapmalari icin Eflak ve Bogdan voyvodalarina tenbihnameler yazildigi ve bu sekilde Memleketeyn'in eski vaziyetine donduruldugu, (2) Osmanli Imparatorlugu'nun tebaasi olan butun milletler hakkindaki sefkatinin Sirp milleti icin de gecerli oldugu, Sirplar hakkinda iyi niyet ve himayeden baska bir seye cevaz verilmeyecegi vurgulandiktan sonra Sirp knezlerin serbest birakildigi ve Sirp milletinin reaya hukukuna aykiri olmayan isteklerinin karara baglanacagi, (3) Bukres Andlasmasi'nin maddelerini degistirmeden ve genisletmeden, iki devlet arasindaki tartismali hususlari acikliga kavusturma cercevesinde muzakere yapmak uzere Mehmed Hadi Efendi'nin birinci ve Ibrahim Iffet Efendi'nin ikinci murahhas tayin edildigi ifade edilmisti. (26)

Murahhas tayininden sonra yapilacak is hic suphesiz Mehmed Hadi ve Ibrahim Iffet Efendilerin muzakerelerde izleyecekleri yolu belirmekti. Bu husus ayrintili bir talimatnameyle tespit edildi. (27) Talimatnamede baslica su noktalar yer almaktaydi: Muzakerelerin Prut nehrinin iki yakasinda munavebeli olarak yapilmasi tercih edilen husustu. Fakat eger Ruslar, Osmanli murahhaslarini kendi memleketlerine davet ederler ise uygun olmamakla birlikte murahhaslar mecburen bunu kabul edeceklerdi. Gorusme yerinin kararlastirilmasindan sonra muzakerelerin hangi yontem uzere yapilacagini murahhaslar dostane konusarak kararlastiracaklardi. Ruslar, iki devlet arasindaki tartismali maddeler sunlardir deyip oncelikle kendi istedikleri maddelerin gorusulmesini talep ederlerse, murahhaslar buna mukavemet ederek andlasmanin sirasiyla muzakere edilmesine gayret edeceklerdi. Daha once Istrogonof ile yapilan mukalemelerde Memleketeyn'in ticaret serbestisine sahip olmasi gibi sakincali konular konusulmus ise de bu defa bunlarin feshedilmesine calisilacakti. Ipsilanti ailesinin mal ve emlakinin iadesi talep edilirse Yunan isyanina [Konstantin] Ipsilanti sebep oldugundan ve oglu [Aleksandr] da halihazirda eskiyaya onderlik ettiginden mal ve emlaklerinin iadesinin soz konusu olamayacagi savunulacakti. Sinir tanzimi konusunda eger Ruslar isterlerse Tuna'daki hudut nisanlarini gonderecekleri bir memurla yerinde tetkik edebileceklerdi. Memleketeyn'le ilgili imtiyaz taleplerinde 1217 (1802) yilinda verilen fermandaki imtiyazlarin otesine gecilmemesine calisilacakti. (28) Eger Ruslar Memleketeyn'deki Rum manastirlarinin isyandan once oldugu gibi Rum kesisler tarafindan idare edilmesini isterler ise her ne kadar Rumlari Memleketeyn'den uzak tutmak daha iyiyse de voyvodalarin kethudalikta kullandiklari kisiler de Rum milletinden oldugundan ve "sadakat ve hiyanet" konusunda yerlisiyle Rumlar arasinda bir fark gorulmediginden bos yere bu isle ile ugrasmaktansa, bir diger maddeye karsilik olmak uzere bu maddede Ruslara riza gosterilecekti. Osmanli yonetime gore Rusya, tahliye etmesi gereken yerleri tahliye etmeyerek Bukres Andlasmasi'nin Anadolu siniri ile ilgili maddesini uygulamamisti: Murahhaslar Osmanli Imparatorlugu icin onemli ve oncelikli oldugundan Ruslarin bu maddeyi uygulamayi kabul etmeleri icin caba gostereceklerdi. Bab-i Ali'ye gore Sirp meselesine dair Bukres'in sekizinci maddesi yerine getirildiginden Rusya'nin "artik soyle boyle olsun seklindeki iddia ve israrini gerektirecek bir durum yoktu. Murahhaslar Ruslarin bu turden taleplerine derecesine gore karsilik vereceklerdi. Istrogonof zamanindan beri gundemde olan ama bir turlu yenilenmeyen gumruk tarifesi maddesi Osmanli Imparatorlugu'na zarar verdiginden murahhaslar bu konuda Rus tarafina talepte bulunarak bir an once gumruk tarifesinin yenilenmesine gayret gostereceklerdi. Murahhaslar her bir maddeyi sukunet icinde mulayim bir sekilde, teenni ile muzakere edecekler, Rus murahhaslarinin israrli oldugu maddeleri uygun bir sekilde geri cevirecekler, "maazallah" muzakerelerin kesilecegini anladiklari zaman o konuyu Bab-i Ali'ye soracaklarini belirtip, "maslahatin kirilmamasina" gayret edeceklerdi. (29)

Bab-i Ali'nin talimatnameyi bu derece ayrintili hazirlanmasina sebep Rus murahhaslariyla cetin bir muzakerenin yasanacagini ve esas itibariyle de bu muzakerenin Bukres zemininde yurutulecegini dusunmesiydi. Cunku yukarida da isaret edildigi uzere 1812'den sonra Rusya ile Osmanli Imparatorlugu arasinda gundeme gelen meselelerde her zaman bu andlasmaya atif yapilmisti. Istrogonof'la yapilan gorusmelerde de Rus taleplerinin ozunu "Bukres'in icrasi" olusturmaktaydi. (30) Bab-i Ali'nin bu nedenle muzakerenin de Bukres Andlasmasi temelinde yapilacagini dusunmesi dogaldi. Fakat Rusya'nin siyasetinin Bukres'in acikliga kavusturulmasindan ziyade yeni bir andlasma oldugu kisa surede ortaya cikacakti. (31)

Osmanli heyeti gorusmeler icin Istanbul'dan hareket etmis, Edirne'de iken Yeniceri Vak'asi meydana gelmisti (Haziran 1826). Rusya'nin bundan yumusadigini dusunen Bab-i Ali, heyete, gizlice Edirne'de bir muddet kalmalarini bildirmisti. Fakat Rusya yumusamak soyle dursun daha siddetli bir dil ile acele ettigi icin bu defa kendilerine hemen hareket etmeleri emredildi. (32) 10 Temmuz 1826 gunu Yas'a ulasan Osmanli heyetine, dort gun sonra Rus heyetinin birinci murahhasi Kont Voroncof'un (Mihail Semenovic Vorontsov) (33) Osmanlilari Akkerman'a davet eden mektubu ulasti. Hadi Efendi, Voroncof'a Akkerman'a gitmesine dair devleti tarafindan kendisine izin verilip verilmediginden bahsetmeksizin, Car Nikola'nin uc talebinden birinin Osmanli Imparatorlugu'nun sinira murahhas gondermesi oldugunu belirten ve Prut boyunda neresi uygun ise hemen oraya gelip munavebeli bir sekilde gorusmeye baslamayi teklif eden bir mektup gonderdi. (34) Gelen cevapta Voroncof, bolgede veba salgini nedeniyle uygulanan karantinanin munavebeye engel teskil ettigini ve esasinda Rusya'nin sinirda gorusemeye murahhas istedigini ve bunun Osmanli Imparatorlugu tarafindan "hudut basi" olarak anlasilmasina hayret ettigini bildirdi. (35) Hic suphesiz Rusya bu gorusmeleri daha once Osmanli topragi olan ve Bukres'te Ruslara birakilan Akkerman'da yaparak II. Mahmud'un da bir hattinda ifade ettigi uzere Osmanli karsisinda bir san vesilesi olarak kullanmak istiyordu. (36) Ruslar, Osmanli murahhaslarinin degil munavebe, sinirdan "yirmi bes saat icerideki" Kisnev'de gorusme teklifini dahi kabul etmeyerek Akkerman'da israr edince Osmanli tarafi Ruslarin bu istegine uymak zorunda kaldi. (37) Yas'tan hareket eden Osmanli heyeti, 26 Temmuz'da sinirdaki Skuleni'ye gecti. Karantina nedeniyle burada bes gun bekledikten sonra 1 Agustos'ta karantinadan cikip (38) 5 Agustos 1826 Akkerman'a ulasti. Kont Voroncof ve ikinci murahhas Aleksandr do Ribopiyer (Marquis Alexander de Ribeaupierre) (39) ise Hoca Beg'den (Odessa) hareketle Osmanli heyetinden bir gun once Akkerman'a gelmislerdi. Osmanli heyetinin gelisinin ikinci gunu resmi protokol gerceklesti. Rus murahhaslari vakit kaybetmemek icin hemen gorusmelere gecilmesi konusunda israrci oldular. Iki tarafin uzlasmasiyla, Bukres Andlasmasi'nin birinci maddesinden son maddesine kadar sirasiyla muzakere edilmesinde anlasildi. (40)

7 Agustos'ta yapilan birinci gorusmede, muzakerelerin nasil yapilacagina dair yine bir usul tartismasindan sonra nihayet Bukres Andlasmasi'nin maddeleri sirasiyla okunmaya baslandi. Ilk uc maddeye taraflardan herhangi bir itiraz gelmedi. Dorduncu maddede Tuna uzerindeki sinir nisanlari meselesinde nisanlarin kontrolu icin bir ferman cikarilmasinda mutabakata varildi. Memleketeyn'le ilgili olan besinci maddede Rus murahhaslar, voyvoda nasbinda Rusya'nin sefaat hakkinin geri birakildigini one surerek bu konuya dair daha once verilen fermanlarin yenilenmesini istediler. Osmanli murahhaslari ise bu gorusmelerin amacinin Bukres'in uygulanmasiyla ilgili oldugunu ve fermanlarin yenilenmesi maddesinin gorevlerinin disinda kaldigini savundular. Her iki taraf da kendi pozisyonlarinda israr edince bu maddenin muzakeresi daha sonraya birakilip, Anadolu sinirinin tahliyesi ile ilgili olan altinci maddenin muzakeresine gecildi. Osmanli murahhaslari Rusya'nin andlasmanin bu maddesi uyarinca isgal ettigi Osmanli kalelerini teslim etmesi gerekirken bunu yapmadigini belirterek, maddenin uygulanmasini talep ettiler. Rus murahhaslari Bukres cercevesinde butun kalelerin teslim edildigi ve tartismaya sebep olan Anakra, Kemhal ve Sohum kalelerinin savastan once (1806-12 Osmanli Rus Savasi) Rusya'nin elinde oldugunu ve iadesinin soz konusu olmayacagini ifade ettiler. Karsilikli iddialara ragmen bir sonuca ulasilmadigi icin altinci madde sonraya birakilarak gorusmeye son verildi. (41)

Ikinci gorusmede (9 Agustos) Rus murahhaslar daha once kabul ettikleri Bukres'in sirasiyla muzakere yonteminin kendilerine uymadigini belirtip tartisma konusu olan maddelerin muzakeresini talep ettiler. Buna karsin Osmanli tarafi yontem uzerinde uzlasildigini ve bunun degisemeyecegini soyleyerek karsi ciktilar. Ruslar, Memleketeyn imtiyazlarini genisleten bir muzekkireyi yenilecek imtiyaz fermanlarina eklenmesini talep ettiler. Muzekkirede, voyvodalarin yerinden secilme yoluyla tayini, voyvodalik suresini tamamlayan voyvodanin ikinci bir yedi sene icin gorevinin yenilenmesi, gorevini tamamlayan voyvodalarin rutbelerinin boyarliga indirilerek memleketlerinde kalabilmeleri ve Memleketeyn'de uretilen zahireden Osmanli Imparatorlugu'nun ihtiyacindan fazlasinin serbestce ticaretinin yapilmasina izin verilmesi maddeleri yer almaktaydi. Gorusmenin sonunda Rus murahhaslar ayrica daha onceden "''ahidname" seklinde hazirladiklari sekiz maddelik bir tenkihnameyi Osmanli murahhaslarina verdiler (bu tenkihname Akkerman Andlasmasi'nin metni olacaktir). Osmanli murahhaslari once tenkihnameyi almak istemedilerse de Ruslarin israri karsisinda yapacaklari fazla bir sey yoktu. Ruslar Osmanli murahhaslarinin vesika uzerinde birkac gun dusunmelerini ve ona gore tekrar muzakereye devam edebileceklerini belirttiler. Taraflar bir sonraki gorusmenin gunu uzerinde anlasip gorusmeye son verdiler. (42)

Ucuncu gorusmede (13 Agustos) (43) Osmanli murahhaslari daha once anlasildigi uzere Bukres'in maddeleri uzerinden muzakereye devam etmeyi teklif ettiler. Ruslar, Rusya'nin taleplerinin verilen tenkihname ve Memleketeyn hakkindaki muzekkirede yazili oldugunu ve gorevlerinin bunu tebligden ibaret oldugunu beyan ettiler. Osmanli murahhaslari, bunlarin Bukres Andlasmasi'nin genisletilmesi anlamina gelecegini belirterek kendilerinin bunlari gorusmeye yetkileri olmadigini, Rusya'nin Memleketeyn maddesindeki sefaat hakkinin yukaridaki maddeleri kapsamadigini, sadece voyvodalarin yedi seneden once azilleri durumunda bu sefaat hakkinin soz konusu oldugu belirttiler. Rus murahhaslar bir yandan gorusmenin basindaki tutumlarindan asla taviz vermiyorlar ama ayni zamanda bu one surdukleri maddelerin de Bukres'in genisletilmesi anlamina gelmedigini soyluyorlardi. Bir ara Rus murahhaslar, Ruslarin kendileriyle ayni irk ve mezhebe mensup olanlara yardim edecegini, Rusya'nin her ne kadar kuvveti yerinde ise de bu meseleleri Osmanli devleti ile dostluk icinde cozmeye calistigini belirterek, Osmanli murahhaslarina bir sekilde biz bunlari ya guzellikle ya da kuvvetle Osmanli'ya kabul ettirmek niyetindeyiz mesajini verdiler. Osmanli murahhaslarinin gorusmede sigindiklari sey ise bir devletin baska bir devletin icislerine karismasinin devletler hukukuna ve teamullere aykiri oldugu yonundeki argumandi. Ozellikle voyvoda seciminin yerli ahali tarafindan yapilmasi durumunda Osmanli Imparatorlugu'nun Memleketeyn uzerinde nerdeyse hicbir otoritesinin kalmayacagini dusunen murahhaslar, bu durumu ucuncu gorusmede de acik bir sekilde ifade ettiler. Iki taraf arasinda herhangi biri geri adim atilmaz ise bir uzlasmaya varilamayacagi artik ortaya cikmisti. Rus murahhaslar soz konusu muzekkirenin tamamen Memleketeyn imtiyazina dahil edilmesinden baska bir seyi kabul edemeyeceklerini bir kez daha ifade ettiklerinde Osmanlilar, "murahhaslara hacet yogimis cunku muzakeresiz 'ayniyla kabulu teklif olunacak bizim Akkerman'a gelmekligimiz icab etmez imis. Boylece Devlet-i 'Aliyye'ye gonderilse manzur-i 'ali olup iktiza eder ise cevabi verilir idi" diyerek murahhaslik usulunde her bir maddenin gorusulup uzerinde muzakere edilmesinin esas oldugunu teessufle ifade ettiler.

Daha sonra besinci maddede bir ilerleme saglanamadigindan Anadolu hududu meselesiyle ilgili olan altinci maddeye gecilmesi Osmanlilar tarafindan teklif edildi. Rus murahhaslar altinci maddenin Rusya tarafindan daha once tamamen yerine getirildigini ve dolayisiyla bu madde uzerinde konusacak bir seyin olmadigini one surduler. Anadolu hududu maddesinde Osmanli yorumu su sekildeydi: Rusya, 1804'te Iran'la yaptigi savas sirasinda zahire ve muhimmati Fas nehrinden gecirmek icin Osmanli Imparatorlugu'ndan izin istemistir. O zaman iki devlet arasindaki ittifak nedeniyle fakat sadece bir defaya mahsus olmak uzere bu izin verilmistir. Bu zahire ve muhimmatin nakli sirasinda Rus askeri Kemhal'e girip tabya yapmistir. Bu durum Osmanli memurlari vasitasiyla Istanbul'a bildirilmis ve Bab-i Ali de zamanin Istanbul'daki Rusya elcisi olan Italinski'ye durumu haber vermistir. Bundan sonra Rus askeri Anakra'yi da ele gecirmistir. Bu durum da yine Italinski'ye bildirilmis, o da bu hususta muhakkak bir yanlislik oldugunu ifade edip hemen devletine bu meseleyi yazacagini beyan etmistir. Rusya'dan gelen cevapta da bunlardan Rusya devletinin haberi olmayarak oradaki komutanlarin cesaret ettigi bir is oldugu ve bu komutanlara ele gecirilen yerlerin iadesine iliskin emir gonderildigi Car Aleksandr tarafindan resmen bildirilmistir. Sonra Italinski, Bab-i Ali'ye Rusya'nin bu bolgede zahire ve muhimmat nakline her zaman ihtiyaci oldugunu, bu nedenle bir sekilde bedeli karsiliginda bu kalelerin kendilerine birakilmasini teklif etmis, bu teklife karsi Osmanli tarafindan "Devlet-i Aliyyede mulk bey' ve istibdali cari olmayup seran ve kanunen uyamayacagi" cevabi verilmistir. Sohum Kalesi de Keles Bey'in isyan ve idami kargasaliga tesaduf edip Rusya burayi zapt etmis ve cok gecmeden de savas baslamistir. (44) Bu yorum Rus tarafinda herhangi bir karsilik bulmadi. (45) Rus murahhaslar eger soz konusu tenkihname kabul edilmeyecek ise gorusmenin de bir geregi olmadigini soyleyerek ucuncu oturuma son verdiler.

Gorusmeleri Ruslar kesmis olmalarina ragmen, bunun sorumlulugunu Osmanlilara yuklemege calistilar. Iki taraf arasinda birkac gun bu husus uzerine suren yazismalardan sonra, Rus murahhaslar, Osmanli heyetine tenkihnameyi iletip Istanbul'a gonderilmesini resmen talep ettiler. Car Nikola'nin kararinin bu tenkihnamenin kabul veya reddine bagli oldugunu ve Osmanli Imparatorlugunun bu baglamda alacagi karari (25 Eylul) 7 Ekim tarihine kadar kendilerine bildirilmesini isteyip o vakte kadar herhangi bir cevap verilmez ise bunun gorusmelerin tamamen kesilmesi anlamina gelecegini belirttiler. En azindan verilen sureyi uzatmaya calissa da bir netice elde edemeyen Hadi Efendi, Rus murahhaslarinin bu tenkihnamenin disinda baska herhangi bir memuriyetleri olup olmadigini ogrenmek icin Kont Voroncof ile gayri resmi gorusmede de bulundu. Bu gorusmede Voroncof bir kez daha tenkihnamenin kabul ettirilmesi disinda bir memuriyetlerinin olmadigini, aslinda bu tenkihnamenin Osmanli Imparatorlugu'nun icinde bulundugu vaziyet goz onune alindiginda pek hafif kaldigini ve bunun da Rusya'nin Osmanli Imparatorlugu'na karsi besledigi "halis niyetinin guzel bir delili oldugunu" belirtip buna neden riza gosterilmedigine sasirdigini soyledi. Hadi Efendi cevaben tenkihnameyi Istanbul'a gonderecegini fakat icinde bazi maddelerin Osmanli devleti tarafindan asla kabul edilemeyecegini sadece kendisinin degil Kontun da bildiginden bahisle sozu tenkihnamede degisikligin mumkun olup olmadigina ve ozellikle de uc kalenin teslimine getirdi. Voroncof bunun mumkun olmadigini ve Rusya'nin tenkihname ve muzekkirelerin (Sirbistan (46) ve Eflak-Bogdan hakkinda) kabulunden baska bir seye razi olmayacagini belirtti. Kont "devletim bu me'muriyeti bana teklifinde bunda politika var ise ben yapamam dedim. Politika yoktur iste tenkihname Akkermanda Devlet-i Aliyye murahhaslariyla ayniyla tamamen tanzim olunacakdir dediler, ol vechle kabul etdim" diyerek aslinda bu isin murahhaslarca muzakere edilecek bir tarafinin da olmadigini soyledi. Hadi Efendi, Voroncof'un bu sert tutumunu ve aralarinda gecen gorusmenin icerigini Istanbul'a baht-i siyahi sebebiyle kendisinin bu gorevde devletine bir hizmet yapamadigi ve uzuntusunden gecelerce gozune uyku girmedigi seklinde duygu yuklu kelimeler esliginde yazip gonderdi. (47)

Rusya bir yandan Akkerman'da baskisini surdururken ote taraftan Mincaki de Istanbul'da Osmanli yonetimini eger tenkihname tamamen kabul edilmez ise Rus askerinin Bogdan'a girecegini soyleyerek tehdit ediyordu. (48) Muzakerelerin Bukres'in acikliga kavusturulmasindan cikip yeni bir andlasma cercevesine girmesi karsisinda da yukarida temas ettigimiz sebeplerden dolayi Osmanli Imparatorlugu'nun yapacagi pek bir sey yoktu. Nitekim bu baglamda murahhaslara tenkihnamenin muzakere edilmesi hususunda iki talimatname ve iki emirname gonderildi. Bu gonderilen talimat ve emirler temelinde dorduncu gorusme 25 Eylul'de yapildi. (49) Bu gorusmede Hadi Efendi, Voroncof'a Istanbul'dan cevap geldigini daha onceki memuriyetlerinin Bukres'in madde madde gorusulmesiyken simdi tenkihnamenin muzakeresine izin verildigini, tenkihnamenin bazi maddelerinin kabul edildigini, bazilarinda ise devletinin mazuriyeti oldugunu ifade ile gorusmeyi acti. Karsi tarafin sert tutumunu gorup ve tenkihnamenin tamami okunsa Ruslarin dinlemeyeceklerini dusunup, onlari muzakereye cekmek icin hemen Memleketeyn maddesinden basladi. Bu maddede bazi hususlarin Osmanli Imparatorlugu tarafindan kabul edildigini ve ancak bazilarinda dostane muzakeresinin gerektigini soyledi. Ruslar, Hadi Efendi'nin bu sozleri karsisinda tutumlarini degistirmediler. Kalelerin teslimi konusunda da ayni tutumlarini devam ettirdiler. Bu hususta muzakerelerin artik Osmanli kalelerinin teslimi icin olmadigini sadece mevcut sinirin duzenlenmesi icin yapilacak islemleri kapsadigini ifade etmek gerekir. Osmanli murahhaslari bu maddenin bes sene icinde Istanbul'daki Rus elcisiyle muzakere edilmesi teklifini sundular. Gene ayni sekilde Ruslardan kabul gormedi. Sirbistan maddesinde de Osmanli tarafi Sirplar ile talep ettikleri konulari muzakere icin bes sene sure istediler. Rus tarafi ise Sirplarin taleplerinin Osmanli Imparatorlugu tarafindan zaten bilindigini ve bu sebeple bu kadar uzun bir sureye ihtiyac olmadigini soylediler ve Sirplar hakkindaki kararin bir harfini dahi degistirmenin mumkun olmadigini eklediler. Rus gemilerinin Bogazlardan gecisi meselesinde ise Hadi Efendi devletinin bu maddeyi Ruslarin duzenledikleri sekilde kabul ettigini beyan etti. Osmanli murahhaslari Osmanli Imparatorlugu'nun bircok seyi kabul etmisken kucuk hususlarda Rusya'dan esneklik beklediklerini ifade ettiler ve mazuriyet hususlarinin cara yazilmasini talep ettiler. Fakat Voroncof bunun mumkun olmadigini soyledi. Bunun uzerine Osmanli murahhaslari Rus tarafina Osmanli Imparatorlugu'nun kabul ettigi hususlari dusunmelerini teklif ettiler ve bu sekilde dorduncu gorusmeye son verildi.

Besinci gorusmede (50) (26 Eylul) Hadi Efendi, boyle bir muzakere tarzinin hicbir zaman gorulmedigini ve buna padisahin hayret ettigini soyleyince, Rus murahhaslar, "biz onu bilmeyiz ve bilmemiz de lazim degildir. Rusya devleti kavga istemez ama kavgadan da kacmaz" diyerek sert bir uslupla mukabele ettiler. Hadi Efendi ikna edici tarzda "ayniyla kabul edin demek Devlet-i Aliyye'ye guc teklifdir" diyerek tekrar muzakereye girmeye cabaladi. Ruslarin boyle davranmakla savasa bahane aradiklarini ve bu sekilde daha once yardim etmediklerini soyledikleri Rumlara yardim etmis olacaklarini ifade etti. Voroncof, Rusya'nin Rum meselesine simdiye kadar hic dokunmadigi ve bu sebeple niyetinin de aslinda belli oldugu seklinde karsilik verdi. Osmanlilar "maslahat tarafimizdan ne dereceye teshil olunmus ve ba'is-i munaaza'a ne kalmis anlasilsin. Oteden beri mu'ahedeler murahhaslar beyninde boyle kaleme alinip muzakere ve mubahese ile tanzim olagelmistir. Hatta Bukres Muahedesi dahi boyle olmustur" diyerek hazirladiklari tenkihname ve muzekkire musveddelerini takdim etmek istediler. Fakat karsi taraf, o zamandan farkli olarak carin kararinin simdi kesin oldugunu soyleyip musveddeleri almayi reddettiler. Bu gorusmede Osmanli tarafinin Rus murahhaslara kabul ettirmeye calistiklari hususlar esasinda Rus taleplerinin ozune dokunur seyler degildi. Daha once Anadolu sinirinin duzenlenmesi ve Sirplarla ilgili konularin cozumunde bes yil olan sureyi uc yila indirmisler, uc seneden evvel mumkun olur ise ibaresinin dahi tenkihnameye girmesini kabul etmislerdi. Rus murahhaslar, Sirp meselesinde uc senenin de uzun oldugunu ve bir senede bitirilmesinin mumkun oldugunu, sinir meselesini ise uc seneye uzatmaya gerek olmadigini soylediler. Osmanli tarafinin israrindan sonra Ruslar sinir meselesindeki muhlet maddenin esasina dokundugu icin ellerinden bir sey gelmeyecegini, Sirbistan meselesinde ise sureyi alti ay ilavesiyle 18 aya cikarmaya cesaret edebileceklerini ifade ettiler. Bir anlasmaya varilmadan ve gelecek gorusme icin bir zaman da tayin edilmeden muzakereye son verildi.

Osmanli murahhaslari gorusmeler esnasinda mumkun mertebe cevreden Rusya'nin ne yapmaya calistigina dair bilgi toplamakta, Ruslar ise "su kadar bin asker su eyaletten su kadar bin asker bu eyaletten Prut'a inmekteler, tedarikler gorulmekde" diyerek Osmanlilara korku vermeye calismaktaydilar. Hadi Efendi bunlarin "usul-iFrengane uzere ayak patirtisi mi yoksa hakikat mi" oldugunun pek anlasilmadigini ancak muzakerelerin kesilmesinin verecegi zarari da dusunerek muzakerelerin tamamlanmasi icin calistigini bildirmisti. Nihayet bu tesebbusler sayesinde sureyi sinir konusunda iki seneye Sirbistan meselesinde ise 18 aya uzatmaya ve Sirplarla ilgili senette de bazi kucuk degisiklikler yapmaya muvaffak oldu. Bu temelde 30 Eylul 1826'da taraflar gorusme icin kullanilan evde bulusulup muzakereleri tamamladilar ve buna dair merasim yapildi. (51) Andlasmanin tasdikname mubadelesi 9 Kasim'da gorusmelerin yapildigi evde gerceklesti. Kont Voroncof babasini gormek uzere Ingiltere'ye gittigi icin merasime Rus tarafindan ikinci murahhas Ribopiyer katildi. Tasdiknamelerin mubadelesinden sonra taraflar birbirlerine hediyelerini gonderdiler. Osmanli heyeti 11 Kasim'da Akkerman'dan ayrildi. Bes gun sonra Yas'a ulasti ve burada iki gun kaldiktan sonra da Silistire uzerinden Istanbul'a hareket etti. (52)

Akkerman Andlasmasi, sekiz madde ve iki munferit senetten olusmaktadir. Andlasmanin ve munferit senetlerin icerigi ozetle soyledir:

I. Madde: Bu andlasma, Bukres Andlasmasi'nin maddelerinin sartlarinin takviyesine ve anlamlarinin acikliga kavusturulmasina hizmet eder.

II. Madde: Rusya ile Osmanli Imparatorlugu'nun Tuna nehrindeki sinirina dair ihtilaf konularini gidermek icin iki taraf sahilinde belli bir mesafe aralik verilecektir.

III. Madde: Osmanli Imparatorlugu Eflak ve Bogdan'in mevcut olan imtiyazlarini ve munferit senette belirtilen hususlari andlasmanin parcasi olarak kabul eder.

IV. Madde: Rusya, Bukres Andlasmasi'nin altinci maddesi geregince sefer sirasinda istila ettigi Anadolu tarafindaki kaleleri teslim etmistir. Bundan boyle Anadolu tarafindaki sinir simdiki haliyle iki yil icinde tanzim edilecektir.

V. Madde: Bukres Andlasmasi'nin Sirplarla ilgili sekizinci maddesi 18 ay icinde tamamen uygulanacaktir. Sirplara verilecek imtiyazlar bu andlasmaya bagli munferit senede gore Sirplarla Istanbul'da karara baglanip, buna dair ferman cikacak ve bu ferman andlasmanin bir parcasi sayilacaktir.

VI. Madde: Rus tebaasinin Cezayir-i Garb korsanlarinin gaspi, 1806 savasi ve 1821 isyanindan sonra meydana gelen musaderelerden dogan zarar ve ziyanlari, hakkaniyet uzere tazmin edilecektir. Bunun icin hic gecikmeden taraflar memurlar tayin edecek, bunlar gorevlerini 18 ay icinde tamamlayacak ve uzerinde anlasilan meblag toptan Istanbul'daki Rus elcisine teslim edilecektir.

VII. Madde: Osmanli Imparatorlugu Bukres'in ucuncu ve on ikinci maddeleri geregince Cezayir ve Tunus ve Trablus Garb Ocaklari korsanlarinin Rus tuccar ve tebaasina verdikleri zararlarin tazminini, ticaret ahidnamesi (21 Receb 1197 / 22 Haziran 1783 tarihli) sartlarini ve Yas Andlasmasi'nin yedinci maddesini (zarar tazmini maddesi) bundan boyle de uygulanacaktir. Rusya bayragi altindaki Rusya tuccar gemileri Osmanli Imparatorlugu'nun sularinda serbestce seyrusefer edecekler ve bu tuccarlarin imtiyazlari devam edecektir. Rusya gemileri Bogazdan engellenmeden gececeklerdir. Hamulelerini istedikleri mahalle nakledeceklerdir. Karadeniz'e girislerine ruhsatlari olmayan devletlerin gemilerine Rusya'nin mesai-i cemilesi olursa bunlara da ruhsat verilecektir.

VIII. Madde: Bu andlasma, Bukres'in aciklanmasi ve guclendirilmesi icin olup iki devletin hukumdarlarinca tasdik olunacak ve tasdiknameleri bir ay icinde mubadele edilecektir.

Eflak Bogdan'a dair munferit senetle Osmanli Imparatorlugu'nun Memleketeyn uzerindeki otoritesi neredeyse sembolik bir hale gelmistir.

Sirbistan'a dair munferit senetle Sirplar icislerinde tamamen mustakil hale gelmisler ayrica ellerinde olan bolgenin (Semendire Sancagi-Belgrad Pasaligi) genislemesinin de yolu acilmistir.

Sonuc itibariyle maddeleri Bukres'e atif yapilarak hazirlanmis olsa da Akkerman muzakerelerinin sonunda, Rusya'nin dayatmalarina muzakere denilmesi ne kadar dogru ise, ortaya cikan andlasmanin Osmanli Imparatorlugu tarafindan kabul edilmesinde hic suphesiz yukarida da temas ettigimiz uzere imparatorlugun icinde bulundugu nazik durum cok etkili olmustur. Akkerman Andlasmasi'nda Bukres'in muglak maddelerinin tamami Rusya lehine acikliga kavusturulmustur. Osmanli Imparatorlugu'na daha sonra buyuk sikintilar cikaran hususlar ozellikle Memleketeyn ve Sirbistan'la ilgili maddeler ve bu maddelere dair munferit senetler olmustur. Akkerman, Osmanli-Rus siyasi iliskilerinde ve Balkan haritasinin olusmasinda Osmanli aleyhine onemli bir asamayi temsil eder. Akkerman'la birlikte Rusya'nin nufuzu hem Osmanli ve hem de Balkanlar uzerinde daha da genislemistir. Gorunuste kisa omurlu olmasina ragmen Akkerman Andlasmasi 1828-29 Osmanli-Rus Savasi'na son veren 1829 Edirne Andlasmasi'nin omurgasini olusturmustur. Bu iki andlasma ile birlikte Rusya, Osmanli Imparatorlugu'nu bolgede onemli bir siyasi-askeri guc olmaktan cikarmis ve 1833 Hunkar Iskelesi Andlasmasi ile de onun hamiligini ustelenecek pozisyona yukselmistir. Akkerman'in Rusya acisindan kisa vadede de onemli bir etkisi olmustur: John C. K. Daly'nin de isaret ettigi uzere bu andlasma ile eli rahatlayan Rusya Iran'la olan savasi yaninda Kafkasya'da ikinci bir cephe acma ihtimalini bertaraf etmistir.

Summary

The Ottoman-Russian relations were one of the most important issues of the Ottoman political history. The treaties signed between two empires constitute an important aspect of these relations. The Treaty of Akkerman has a special place in these treaties. Although, it was not signed after an Ottoman defeat, its articles and provisions were completely formulated in the direction of Russia's wills. In order to analyses properly the Treaty of Akkerman, it should be focused its historical and actual contexts. Its historical context consists of the events that began after the Treaty of Kucuk Kaynarca, such as Russo-Ottoman War of 1787-92, the rise of Napoleon and his effect on the European affairs, the Coalition wars, the Vienna Settlement of 1815 and so on. Its actual context coincided with the very critical events of the Ottoman Empire such as Greece Revolt and the military issues. These factors provided great opportunities for Russians to force the Ottomans to accept their demands. They claimed that the Ottomans avoided carrying out the stipulations of Bucharest of 1812. Tsar Nicholas delivered an ultimatum to the Ottoman Empire on 5 April 1826. Its main points were: 1) The Sublime Porte was to withdraw their troops from Wallachia-Moldavia and was to restore the situation to what was before the outbreak of Greek revolt of 1821. 2) The Sublime Porte was to release the arrested Serbian representations, which came to Istanbul in order to negotiate with the Ottomans about the privileges and begin to negotiate with them. 3) The Sublime Porte was to dispatch plenipotentiaries to the border in order to make clear the stipulations of Bucharest. The Ottoman Empire had no choice but accepted the tsar' demands. Actually, the Sublime Porte had already withdrawn the troops from Wallachia-Moldavia before the ultimatum. The Serbians were released and Mahmud II. appointed two officers (Mehmed Hadi Effendi and Ibrahim Iffet Effendi) as the plenipotentiaries to negotiate with the Russians.

The negotiations began in the Akkerman. The first session took place on 7 August 1826. The Russian envoy took a firm stand in the negotiations. Submitting a prepared treaty and two acts, they said that they had no another mission but to deliver it to them in the second session. They forced the Ottomans to accept all of the points written in them without any kind of change. It was clear that there would be no negotiations in the classical sense. The Ottoman plenipotentiaries tried to pull the Russian into the negotiations. Nevertheless, the Russians did not change their position at all in "the negotiations". Some demands of Russia were especially unacceptable in view of the Ottomans, such as to grant the Principalities people some privileges in the choosing of their princes. Finally, the Ottomans had to accept all of the Russians' demands with some unimportant changes on them. The Treaty of Akkerman consists of eight articles and two separate acts.

Its content is briefly as follows; this treaty confirmed all articles and stipulations of the Treaty of Bucharest. 1) It served only to make clear the meaning of the Treaty of Bucharest. 2) In order to remove disagreement and conflict on the border of Danube, both empires put a fixed distance on their own side of river. 3) The Sublime Porte was to accept all privileges given by Articles V of the Treaty of Bucharest and Separate Act of this treaty to Principalities. 4) Russia has already evacuated all Ottoman fortresses occupied by Russia during the war. Henceforth the Anatolian front should remain such as it exists at present. The border arrangement of Anatolian side should make in two years. 5) The Sublime Porte was to put into execution Article VIII of Bucharest that related to the Serbian privileges and Separate Act of Serbian matters of this treaty in 18 months. 6-7) These articles concerned the appointment commissioners for the liquidation of Russian claims, depredations of pirates of Algiers, Tunis and Tripoli, the reparations issues, freedom of Russian commerce and navigation of Russian subjects and vessels. 8) The last article was about the ratification. Separate Act of Principalities: This act reduced the Ottoman authority to symbolic level in the Principalities. Separate Act of Serbia: With this act, Serbia gained its full-internal autonomy.

The Treaty of Akkerman can be regarded as a proof for the desperation of Ottoman diplomacy in that time. All disputable articles of Bucharest were solved on behalf of Russia in Akkerman. Russia used especially the articles related to the Principalities and Serbia in order to strength her influence on the Balkans. Akkerman has to be always evaluated in connection with the other treaty signed between two empires after three years, the Treaty of Adrianople. Through these treaties, Russia broke to a large extent the power of Ottoman Empire in the region.

Kaynakca

Yayinlanmamis Kaynaklar:

Basbakanlik Osmanli Arsivi Hatt-i Humayun Tasnifi (vesika numaralari dipnotlarda gosterilmistir). A.DVN. DVE.d 83 / 1 Rusya Ahidname Defteri.

Yayinlanmis Kaynaklar:

Prokesch-Osten, A. Freiherrn von, Geschichte des Abfalls der Griechen vom turkischen Reiche im Jahre 1821 und der Grundung des hellenischen Konigreiches, Cilt 4, Viyana, Carl Gerold's Sohn,1867.

Prokesch-Osten, A. Freiherrn von, Zur Geschichte der orientalischen Frage Briefe aus dem Nachlasse Friedrich von Gentz, 1823-1829, Viyana, W. Braumuller, 1877.

Mahmud Mesud Pasa (haz), Muahedat Mecmuasi, Cilt 4, Tipkibasim, Ankara, TTK, 2008. VPR-Vnesniyaya politikaRossiiXIX iNacalaXX Veka (VPR), DokumentirossiiskogoMinisterstva Inostranih Del. Seri 2, Cilt 6, Moskova, Nauka, 1985.

Sureli Yayin:

Augsburger Allgemeine Zeitung

Tetkik Eserler:

Baddeley, John F., The Russian Conquest of the Caucasus, Londra, Longmans, Green and Co. 1908.

Beer, Adolf, Die Orientalische Politik Osterreichs seit 1774, Leipzig, F. Tempsky, 1883.

Bernhardi, Theodor von, Geschichte Russlands und der europaischen Politik in den Jahren 1814 bis 1831, Cilt 3, Leipzig, Verlag von S. Hirzel, 1877.

Bilge, M. Sadik, Osmanli Devleti ve Kafkasya, Istanbul, Eren, 2005.

Borekci, M. Cetin, Osmanli imparatorlugunda Sirp Meselesi, Istanbul, Kutup Yildiz, 2001.

Cevdet Pasa, Tarih-i Cevdet, Cilt 7 ve 12, Dersaadet, Matbaa-i Osmaniye, 1309.

Daly, John C. K., Russian Seapower and 'The Eastern Question' 1827-41, Maryland, Naval Institute Press, 1991.

Davison, Roderic, ""Russian Skill and Turkish Imbecility": The Treaty of Kuchuk Kainardji Reconsidered", Slavic Review, Cilt 35, No 3, 1976, s. 463-483.

Decei, A., "Ak Kirman" Encyclopaedia of Islam, Second Edition, Cilt 1, s. 310a.

Erim, Nihat, Devletlerarasi Hukuku ve Siyasi Metinleri, Cilt 1, Ankara, TTK, 1953.

Esad Efendi, Sahhaflar Seyhi-zade Seyyid Mehmed Es'ad Efendi Tarihi, haz. Ziya Yilmazer, Istanbul, Osav, 2000.

Fadeev, A. V., Rossiya i Vostocniy Krizis 20-h Godov XIX Veka, Moskova, Akademiya Nauk SSSR, 1958.

Florescu, Radu R. N., "Lord Strangford and the Problem of the Danubian Principalities, 1821-4", The Slavonic and East European Review, Cilt 39, No 93, 1961, s. 472-488.

Hertslet, Edward, The Map of Europe by the Treaty, Cilt 1, Londra, 1875.

Ismail, Fehmi, "The Making of the Treaty of Bucharest, 1811-1812", Middle Eastern Studies, Cilt 15, No 2, 1979, s. 163-192.

Jorga, Nicolae, Osmanli imparatorlugu Tarihi, Cilt 5, cev. N. Epceli, Istanbul, Yeditepe, 2005.

Kose, Osman, 1774 Kucuk Kaynarca Andlasmasi, Ankara, TTK, 2006.

Kurat, A. Nimet, Turkiye ve Rusya (XVIII. Yuzyil Sonundan Kurtulus Savasina Kadar Turk-Rus iliskileri) 1789-1919, Ankara, TTK, 2011.

Orlik, O. V. vd (ed.), Istoriya vnesneypolitiki Rossii, Pervayapolovina XIX. Veka, Moskova, IRI, 1999.

Pantschoff, Mladen, Kaiser Alexander I. und der Aufstand Ypsilantis 1821, Yayinlanmamis Doktora Tezi, Leipzig Universitesi Felsefe Fakultesi,1891.

Pierer's Universal-Lexikon, 14, 1862.

Rendall, Matthew Tobias, Russia, the Concert of Europe and the Near East, 1821- 1841, Yayinlanmamis Doktora Tezi, Columbia Universitesi, 2000.

Rhinelander, Anthony L. H., "Vorontsov, Mihail Semenovich", Encylopedia of Russian History, Macmillan, 2004, s. 1648-1649.

Schiemann, Theodor, Geschichte Russlands unter KaiserNikolaus I, Cilt 2, Berlin, Georg Reimer, 1908.

Turan, Seraffettin, "1829 Edirne Andlasmasi", DTCF Dergisi, Cilt 9, No 1-4, 1951, s. 111151.

Wurm C. Friedrich, Diplomatische Geschichte der orientalischen Frage, Leipzig, Brockhaus,1858.

Yaksic, Grugur, Evropa i Vaskrs Srbije (1804-1834), Belgrad, Narodnu Stampariju Mirko Drobac, 1933.

Selim ASLANTAS

Yrd. Doc. Dr., Hacettepe Universitesi, Tarih Bolumu

(1) Osmanli-Rus iliskilerinin 1774'ten sonraki seyri hakkinda bkz. A. Nimet Kurat, Turkiye ve Rusya (XVIII. Yuzyil Sonundan Kurtulus Savasina Kadar Turk-Rus iliskileri) 1789-1919, Ankara, TTK, 2011.

(2) Iki devlet arasinda imzalanan 1774 Kucuk Kaynarca ve daha sonraki andlasmalar ile bu andlasmalara bagli bazi problematikleri konu edinen baslica calismalar icin bkz. Roderic Davison, "'Russian Skill and Turkish Imbecility': The Treaty of Kuchuk Kainardj'i Reconsidered", Slavic Review, Cilt 35, No. 3, 1976, s. 463-483; Osman Kose, 1774 Kucuk Kaynarca Andlasmasi, Ankara, TTK, 2006; Fehmi Ismail, "The Making of the Treaty of Bucharest, 1811-1812", Middle Eastern Studies, Cilt 15, No. 2,1979, s. 163-192; Seraffettin Turan,"1829 Edirne Andlasmasi", DTCF Dergisi, Cilt 9, No. 1-4, 1951, s. 111-151.

(3) Nicolae Jorga, Osmanli Imparatorlugu Tarihi, Cilt 5, N. Epceli (cev.), Istanbul, Yeditepe, 2005, s. 272.

(4) Bukres muzakerelerinin detaylari icin bkz. Ismail, "The Making of the Treaty of Bucharest", s. 163-192.

(5) Hatta Istrogonof daha devletinden talimat gelmeden Bab-i Ali'ye Mart 1821'de Rusya'nin bu isyan hareketine uzak oldugunu ifade etmis ve bu hareketi desteklemeyecegi guvencesini vermistir. Bkz. C. Friedrich Wurm Diplomatische Geschichte der orientalischen Frage, Leipzig, Brockhaus, 1858, s. 196.

(6) Esad Efendi, Sahhaflar Seyhi-zade Seyyid Mehmed Es'ad Efendi Tarihi, Ziya Yilmazer (haz.), Istanbul, Osav, 2000, s. 552-553; Cevdet Pasa, Tarih-i Cevdet, Cilt 12, Dersaadet, Matbaa- i Osmaniye, 1309, s. 189.

(7) O. V. Orlik, vd (der.) Istoriya Vnesney Politiki Rossii, Pervaya Polovina XIX. Veka, Moskova, IRI, 1999, s. 210.

(8) Ibid.

(9) Ibid. s. 211; Grugur Yaksic, Evropa i Vaskrs Srbije (1804-1834), Belgrad, Narodnu Stampariju Mirko Drobac, 1933, s. 317.

(10) BOA HAT 45727 (27 S 1241 / 5 Nisan 1826). Ultimatomun Fransizca metni ve Rusca tercumesi icin bkz. Vnesniyaya Politika Rossii XIX i Nacala XX Veka, Dokumenti Rossiiskogo Ministerstva Inostranih Del (bundan sonra VPR), Seri 2, Cilt 6, Moskova, Nauka, 1985, No. 154. Boyle bir ultimatomun Istanbul'daki Avrupa misyonu icin beklenmeyen bir gelisme oldugunu ve Avusturya, Fransa ve Ingiliz misyonunun notayi hukumetlerine bildirmek icin fevkalade kurye cikardiklarini notanin verilmesinden bu yana ise artik kimsenin Yunan isyanindan bahsetmedigini Augsburger Allgemeine Zeitung 9 Nisan tarihli haber olarak gecmistir (1 Mayis 1826: No. 121).

(11) "Besli neferati" yevmiye 5 akceli yeniceri birligidir. Bunlar 1821'de Yunan isyani patlak verdiginde Muslumanlara yapilan katliami onlemek ve asayisi temin etmek uzere Eflak'a iki bin ve Bogdan'a ise bin civarinda olmak uzere gonderilmislerdir: BOA HAT 44398 (15 M 1242 / 19 Agustos 1826). 13 Ekim 1825'te takribi sayilari Eflak'ta bin ve Bogdan'da bes yuzdur: BOA HAT 45553 G (29 S 1241 / 13 Ekim 1825).

(12) Ultimatomda neden Yunan meselesine dair herhangi bir maddenin olmadigini burada kisaca izah etmek gerekir: I. Nikola'nin ilk baslarda Yunan isyanina sempati ile yaklasmadigi seklinde bir siyaseti lanse ettigini goruyoruz. 1826 baharinda Petersburg'da bulunan Wellington Duku Arthur Wellesley ile yaptigi gorusmede Car Nikola, Yunan meselesi hakkinda en kucuk bir sey duymak dahi istemedigini, sultanin mesru efendilerine karsi ayaklananlarin isyanini bastirdigini ve bu ise mudahalenin mumkun olmadigini soylemis, benzer dusuncelerini Fransiz ve Avusturya elcilerine de ifade etmisti. Bkz. Theodor Schiemann, Geschichte Russlands unterKaiser Nikolaus I, Cilt 2, Berlin, Georg Reimer, 1908, s.131. Avusturya elcisi Erzherzog Ferdinand, I. Nikola ile gorusmesinde Yunanlar kelimesini telaffuz ettiginde Car elciye onlari Yunanlar olarak degil "asiler" olarak tanimladigini, boylelerine kesinlikle yardim etmeyecegini beyan etmisti. Yine ayni gorusmede kendisiyle Bab-i Ali arasinda anlasmazliklarin oldugunu ama bu anlasmazliklara Yunan meselesini karistirmayacagini soylemisti: Adolf Beer, Die Orientalische Politik Osterreichs seit 1774, Leipzig, F. Tempsky, 1883 s. 325. Nikola, Yunanlarin isyanda basarili olmalari durumunda diger halklara kotu ornek olabileceklerini dusunmekteydi. Matthew Tobias Rendall, Russia, the Concert of Europe and the Near East, 1821-1841, Yayinlanmamis Doktora Tezi, Columbia Universitesi, 2000, s. 103. Nikola isyancilara destek vermedigi fakat Rum meselesi ile "insani" baglamda ilgilendigi seklinde bir hava yaratmisti. Bkz. Schiemann, Russlands unterKaiserNikolaus I, s. 134. Car, bu meseleyi ultimatoma koymayarak Rusya'nin daha once angaje oldugu ve dogrudan kendi menfaatlerini ilgilendiren meseleleri daha rahat cozmeyi dusunmustu. Ayrica Avrupa devletlerinin de bir sekilde mudahil oldugu Rum meselesinde tek basina hareket etmeyerek Avrupa Uyumu'na dikkat ettigini gostermis olacakti. Eger Osmanli Imparatorlugu ultimatomu kabul ederse Avrupa devletleriyle birlikte Yunan meselesinin cozumu icin de ayni sekilde harekete gecmeye imkan bulacakti. Yaksic, Evropa i Vaskrs Srbije, s. 319.

(13) A. Freiherrn von Prokesch-Osten, Zur Geschichte der orientalischen Frage Briefe aus dem Nachlasse Friedrich von Gentz, 1823-1829, Viyana, W. Braumuller, 1877, s. 125.

(14) Esad Efendi, Es'adEfendi Tarihi, s. 555.

(15) Prokesch-Osten, Zur Geschichte, s. 128.

(16) Esad Efendi, Es'ad Efendi Tarihi, s. 555. Bir Osmanli belgesinde ultimatomun kabul gerekcesi su sekilde ifade edilmistir: "Rusyalunun Devlet-i 'Aliyye'ye bu mertebelerde mu'amelesi mucerred kendisinin kudret ve miknetine magruren ve Devlet-i 'Aliyye'nin za'af-i 'askerisine binaen olup bu tekliflerine muvafakat olunmadigi takdirde beher-hal 'ilan-i harb edecegi taraf- i Devlet-i Aliyye'de ise bu hal ile mukavemete imkan olmadigi cumle tarafindan teslim olunarak tekalif-i mezkureye muvafakat olunarak bir vakit kazanilup ve bu kazanilacak vakti zayi' etmeyerek umur-i dahiliyye yani nizamat-i 'askeriyenin bir caresine bakilmak uzere ittifak-i ara ile mevad-i mezkurenin icra ve ol vechle maslahat-guzar-i mersuma takrir-i resmi i'ta olunmusdu. BOA HAT 17325 (18 L 1241 / 26 Mayis 1826).

(17) VPR, No. 166.

(18) BOA HAT 41828 ([27 N 1241] 5 Mayis 1826).

(19) BOA HAT 44388 (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826).

(20) Sadrazam Mehmed Selim Pasa, Mehmed Hadi Efendi'nin ismini padisaha arzinda, Hadi Efendi'nin Ordu-yi Humayun'da beglikci kesedarligi vekaletiyle beglikcilik hizmetinde bulundugunu, Hursid Pasa'nin Sirp isyanini bastirdigi seferinde (1813) memuriyet yaptigini ve bu sekilde Belgrad civarinda sinirin ahvalini ogrendigini, daha sonra asaleten bes alti sene beglikci kesedarligi ve uc sene de beglikcilik yaparak Osmanli Imparatorlugu ile diger devletler arasindaki burokratik islerde bilgi ve tecrubesini derinlestirdigini belirterek murahhaslik icin dusunulen isimler arasinda en uygununun Hadi Efendi oldugunu ifade etmisti: BOA HAT 43779 A (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826).

(21) Seyhulislam, Ibrahim Iffet Efendi'yi arzinda, Iffet Efendi'nin ilim sahibi ve dirayetli biri oldugunu belirterek, murahhaslik gorevine layik oldugunu ifade etmisti: BOA HAT 43779 (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826).

(22) Esad Efendi, Es'ad Efendi Tarihi, s. 555.

(23) Cevdet Pasa, Tarih-i Cevdet, Cilt 12, s. 191. Augsburger Allgemeine Zeitung (20 Haziran 1826: No.171) heyetin hepsinin Turklerden olustugunu artik Bab-i Ali'nin Rumlari devlet hizmetinde ( Yunan isyani sebebiyle) kullanmama karari vermis gorundugunu yazmaktadir.

(24) BOA HAT 52523 (07 L 1241 / 15 Mayis 1826).

(25) Radu Florescu 1821 oncesinde her bir prenslikte bas besli agasi kumandasinda 200'er besli istihdam edildigini kaydetmektedir: "Lord Strangford and the Problem of the Danubian Principalities, 1821-4", The Slavonic and East European Review, Cilt 39, No 93, 1961, s. 487, 13 Ekim 1825 tarihinde Mincaki ile yapilan mukalemede ise Mincaki isyandan once her bir voyvodalikta 30-40 besli neferatinin bulundugunu ifade etmistir: BOA HAT 45553 G (29 S 1241 / 13 Ekim 1825)

(26) Mincaki, tercumani Frankini vasitasiyla Bab-i Ali'ye tayin edilen memurlarin Rus murahhaslarina gore daha dusuk rutbede olduklarini ve bu durumun duzeltilmesi icin mumkun olur ise birinci murahhas Hadi Efendi'ye nisancilik payesinin verilmesinin carin rica ettigini iletmisse de Frankini'ye, nisancilik payesiyle murahhas tayininin seferlerin ertesinde ve ozellikle baris andlasmalari gorusmelerinde olageldigi, fakat simdiki durumda iki devlet arasinda barisin zaten bulundugu ve bu defa murahhas tayinin Bukres Andlasmasi'nin bazi maddelerinin muzakeresi icin oldugu soylenip bu istek reddedilmistir. BOA HAT 44392A ([12 Za 1241] (06)18 Haziran 1826); BOA HAT 44392 (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826).

(27) BOA HAT 44398 C (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826).

(28) Evahir-i Ca 1217 / 20-28 Eylul 1802 tarihli ferman, daha once Memleketeyn icin verilen imtiyazlari ve Rusya'nin Osmanli Imparatorlugu ile yaptigi andlasmalar temelinde Memleke- teyn hakkinda sefaat salahiyetini ve istihkakini teyit etmektedir. Bunun yaninda ferman, voyvodalarin sebepsiz yere yedi seneden once azledilemeyecegini, eger bir sucla itham edilirler ise Rusya ile beraber bu ithamin tahkik edilmesini ve suclari sabit olursa o zaman azillerinin mumkun olacagini hukme baglamaktadir: Bkz. Cevdet Pasa, Tarih-i Cevdet, Cilt 7, s. 161.

(29) BOA HAT 44398 C (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826).

(30) BOA HAT 59404 (29 Z 1242 / 24 Temmuz 1827)

(31) Aslinda Rus siyaseti icinde Bukres Andlasmasi'ni iptal etme / yok sayma gorusu Nikola doneminde ortaya cikmamistir. Daha 1812'de barisin imzalanmasindan bir sure sonra Amiral Cicakof eger Osmanli Imparatorlugu Fransa'ya karsi Rusya ile ittifaka girmez ise Bukres'in gecersiz ilan edilecegi tehdidinde bulunmustu. Yine Rusya'nin Rum kokenli dis isleri bakani (Neselrod'la birlikte) ve daha sonra da Yunanistan'in yoneticiligini yapan Kapodistrias, Istrogonof'la Bukres'in acikliga kavusturulmasi uzerine muzakereleri bir firsat olarak kullanip, bu andlasmayi tamamen gecersiz kilarak yepyeni bir andlasma yapilmasini dusunmustu. Ona gore Bukres yanlis yapilmis bir isti. Ozellikle Osmanli Imparatorluguna Memleketeyn ve Sirbistan'in imtiyazlarini vermesi bakimindan herhangi bir zorunluluk getirmiyordu. Kapodistrias'in onerisi su idi: Sanki iki devlet arasinda hic andlasma yapilmamis gibi Bukres tamamen yok sayilmaliydi. Rusya ile Osmanli arasinda savas durumu kabul edilmeli ve yeni muzakereler eski sartlardan tamamen bagimsiz bir sekilde yapilmali ve bu temelde yeni bir andlasmaya varilmaliydi. Savas durumunun hizli bir sekilde savasa donusebilecegini dusunen Kapodistrias'in asil amaci Memleketeyn ve Sirbistan hakkindaki endiseyi kullanarak Osmanli ile bir savas cikartip bu vesile ile Rumlarin bagimsizligini kazanmalarini saglamakti. Kapodistrias'in bu projesine Aleksandr ihtiyatla yaklasmis ve muzakerelerin Bukres temelinde yapilmasi fikrinde kalmisti. Theodor von Bernhardi, Geschichte Russlands und der europaischen Politik in den Jahren 1814 bis 1831, Cilt 3, Leipzig, Verlag von S. Hirzel, 1877, s. 600-603; Mladen Pantschoff, Kaiser Alexander I. und der Aufstand Ypsilantis 1821, Yayinlanmamis Doktora Tezi, Leipzig Universitesi Felsefe Fakultesi, 1891, s. 19-21.

(32) Cevdet Pasa, Tarih-i Cevdet, Cilt 12, s. 191. Rus yonetimi icinde Yeniceri Vak'asindan sonra henuz Osmanli Imparatorlugu askerlerini Avrupa tarzi uzere talim ve tanzim etmeden evvel Osmanli uzerine savas acilmasi gerektigini dusunenlerin oldugunu kaydedelim: BOA HAT 40977 A (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826).

(33) Voroncof (1782-1856) devrinin onemli sahsiyetlerinden biridir ve bir askeri kahraman olarak kabul edilir. 1815-18 arasinda Rusya'nin Fransa isgal ordusuna kumanda etmistir. Uzun muddet Yeni Rusya ve Kafkasya'nin valiliginde bulunmustur. Ozellikle Odessa'nin gelismesinde onemli rol oynamistir. 1828-29 Osmanli-Rus Savasi'nda Varna kusatmasina kumanda etmistir: Anthony L. H. Rhinelander, "Vorontsov, Mihail Semenovich", Encylopedia of Russian History, Macmillan, 2004, s. 1648-1649.

(34) BOA HAT 44376 (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826). Heyetler arasinda bu yazismalar devam ederken Temmuz 1826'da Iran, Rusya'ya savas acmistir. Rus tarihcilerden Fadeev Osmanlilarin bu savasi firsat bilerek isi bilincli bir sekilde uzatmaya calistigini yazmaktadir: A. V. Fadeev, Rossiya i Vostocniy Krizis 20-h Godov XIX Veka, Moskova, Akademiya Nauk SSSR, 1958, s. 146.

(35) BOA HAT 44376C (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826).

(36) BOA HAT 44376 (29 Z 1241 / 04 Agustos 1826). Akkerman, II. Bayezid zamaninda 1484'de fethedilmistir. 1770'de Ruslar eline gecmisse de Kucuk Kaynarca Andlasmasi ile Osmanli'ya geri verilmistir. 1789'da Ruslar Potemkin'le Akkerman'i yine isgal etmis ve 1792 Yas Andlasmasi ile eniden Osmanlilara birakilmistir. 1806'da Forster ve Prens Kantakuzino tarafindan bir kez daha ele gecirilen Akkerman 1812 Bukres Andlasmasi'nda Rusya'ya birakilmistir: A. Decei, "Ak Kirman", Encyclopaedia of Islam, Second Edition, Cilt 1, s. 310a.

(37) BOA HAT 44376A (21 Z 1241 / 27 Temmuz 1826); HAT 44397A (15 M 1242 / 19 Agustos 1826).

(38) Hadi ve Ibrahim Iffet Efendiler Bab-i Ali'ye aslinda Ruslarin karantinasinin 24 gun surdugunu Rus carinin kendisi dahi olsa 14 gunden asagisinin mumkun olmadigini ve guya Osmanli murahhaslarina saygi babinda girip ciktiklari gunler sayilmak uzere karantinanin alti gune ve nihayet sonradan bes gune indirildigini yazmislardir. BOA HAT 44376A (21 Z 1241 / 27 Temmuz 1826).

(39) Ribopiyer (1783-1865) koku Fransiz gocmen bir aileye dayanir. Erken yasta Rus burokrasisine dahil olmustur. 1824'te Istanbul elcisi olarak tayin edilmisse de gelisi ertelenmistir. Burada da ifade edildigi uzere Akkerman gorusmelerinde gorev almistir. Andlasmadan sonra elci olarak Istanbul'a gelmistir. Osmanli-Rus savasinin patlak vermesiyle 1828'de Istanbul'u terk etmistir. 1830 tekrar elci olarak Istanbul'a tayin edilmistir. 1831'de Kont Alopaus'un yerine Berlin elciligine tayin edilmistir: Pierer's Universal-Lexikon, 14, 1862, s. 131-132.

(40) BOA HAT 44397A (15 M 1242 / 19 Agustos 1826).

(41) BOA HAT 44397A (15 M 1242 / 19 Agustos 1826).

(42) BOA HAT 44398A (15 M 1242 / 19 Agustos 1826).

(43) BOA HAT 44398 (15 M 1242 / 19 Agustos 1826).

(44) BOA HAT 44398A (15 M 1242 / 19 Agustos 1826).

(45) Rus Disisleri bakani Neselrod, Avusturya misyonunda gorevli Kont Heinrich von Bombelles ile gorusmesinde (Kontun Rus murahhaslarinin Akkerman muzakerelerine dair talimatlari hakkinda Petersburg'tan Viyana'ya gonderdigi 13 Haziran 1826 tarihli raporunda) Turklerin altinci madde ile ilgili taleplerinin hicbirine itibar edilmeyecegini, Kemhal'in (Redout-kale) 1802'den beri ellerinde oldugunu, Anakra'nin 1803-04'te Mingreli ve Gurcu prensliklerinin boyun egmesiyle ele gecirildigini, Sohum Kalesi'nin de 1806'da Keles Bey tarafindan Ruslara verildigini, "kendini Turklerin kucagina atan" oglu Arslan Bey'in Keles Bey'i oldurdukten sonra Sohum-Kaleyi ele gecirdigini, sonra 1810'da Hiristiyanliga gecen ve Giorgi adini alan Rusya'nin sadik bir taraftari olan Keles Bey'in diger oglu olan Sefer Ali Bey'in kaleyi yeniden zapt ettigi belirtmis, bu uc kalenin de Rusya'nin oldugunu ifade ederek hicbir kalenin verilmeyecegi konusunda Rus tarafinin kesin kararliligini gostermisti. A. Freiherrn von Prokesch-Osten, Geschichte des Abfalls der Griechen vom turkischen Reiche im Jahre 1821 und der Grundung des hellenischen Konigreiches, Cilt 4, Viyana, Carl Gerold's Sohn, 1867, s. 282. M. Sadik Bilge'ye gore Ruslar, Kemhal iskelesini 3 Kasim 1804'te, Anakra Kalesi'ni 5 Agustos 1805'te isgal etmislerdir. Ruslar Osmanli'nin talebi uzerine Kemhal ve Anakra'yi tahliye etmislerdir. Ancak bu tahliyenin nasil ne zaman gerceklestigi hakkinda bilgi vermemektedir: Osmanli Devleti ve Kafkasya, Istanbul, Eren, 2005, s. 166. Anakra'nin tahliyesi muhtemelen isgalden hemen sonra olmus ve 1807'de Ruslar tarafindan yeniden isgal edilmistir. John F. Baddeley, The Russian Conquest of the Caucasus, Londra, Longmans, Green and Co, 1908, s. 67. Anakra, Kemhal ve Sohum, Rusya'nin Transkafkasya hakimiyeti acisindan son derece onemlidir. Hem Hazar hem de Karadeniz'de saglam bir yerlesmesi olmadan bu bolgede kalamayacagini hesap eden Rusya Karadeniz tarafindaki bu uc mevkii ile bu anlamda onemli bir pozisyon edinmistir. Bkz. Baddeley, ibid., s.70.

(46) Rus murahhaslar Memleketeyn hakkinda oldugu gibi Sirbistan ile ilgili de bir muzekkire vermislerdir. Bu muzekkirede Sirbistan'in din islerinde tam serbestligi, Sirplarin bas idarecilerini kendi aralarindan secmeleri, dahili islerinde tamamen mustakil olmalari, Sirbistan'dan ayrilip dogrudan Osmanli idaresine katildigi iddia edilen kazalarin tekrar Sirbistan'a ilhaki, vergilerinin kendileri tarafindan toplanip odenmesi, Muslumanlarin emlaklerinin idaresini Sirplara birakilmasi, Sirbistan'da kale muhafazasi gorevinde bulunanlar haric olmak uzere butun Muslumanlarin Sirbistan'dan cikarilmasi, Sirplara Osmanli Imparatorlugunda serbest ticaret hakkinin taninmasi hususlari yer almaktaydi. Akkerman'da Sirp meselesi hakkinda bkz. M. Cetin Borekci, Osmanli Imparatorlugunda Sirp Meselesi, Istanbul, Kutup Yildiz, 2001, s. 165-167; Yaksic, Evropa i Vaskrs Srbije, s. 319-322.

(47) BOA HAT 44399A (15 M 1242 / 19 Agustos 1826).

(48) BOA HAT 43485A ([2 S 1242] / (23 Agustos) 5 Eylul 1826); BOA HAT 44382 ([14 S 1242] (5) 17 Eylul 1826)

(49) BOA HAT 44398 B (29 Z 1242 / 24 Temmuz 1827).

(50) BOA HAT 44397 B (29 Z 1242 / 24 Temmuz 1827).

(51) BOA HAT 44399 C (29 Z 1242 / 24 Temmuz 1827). Bu gorusmede Osmanli tarafi gumruk tarifelerinin yenilenmesi hususunda Rus tarafindan soz almis ve bu vaat resmi mukalemeye derc edilmistir.

(52) BOA HAT44393 (29 Z 1242 / 24 Temmuz 1827)

(53) Akkerman Andlasmasi'nin ve munferit senetlerin metni icin bkz. BOA A.DVN. DVE.d 83 / 1 Rusya AhidnameDefteri, s. 215-224; Mahmud Mesud Pasa (haz), MuahedatMecmuasi, Cilt 4, Tipkibasim, Ankara, TTK, 2008, s. 58-70; Nihat Erim, Devletlerarasi Hukuku ve Siyasi Metinleri, Cilt 1, Ankara, TTK, 1953, s. 263-273). Fransizca ve Rusca tercumesi VPR, No. 224, 225, 226. Ingilizce tercumesi icin Edward Hertslet. The Map of Europe by the Treaty, Cilt 1, Londra, 1875, s. 747-758.

(54) Akkerman Andlasmasi'nin kabul gerekcesi 1828 Savasi beyannamesinde "Gecen sene Rusyalunun Akkirman Muahedesinde, Memleketeyn ve tazminat ve alelhusus Sirp milleti hakkinda vaki teklifat-i batilesi, kabul olunur seylerden degil iken, tenk vakte tesadufunden nasi (Vak'a-i hayriye) bizzarur ummet-i Muhammedin selameti icun, hin-i fursatta tebdil-i ahd olmak uzre hah u nahah kabul olunarak seklinde ifade edilmistir. Bkz. Turan, "1829 Edirne Andlasmasi", s. 112.

(55) John C. K. Daly, Russian Seapower and 'TheEastern Question 1827-41, Maryland, Naval Institue Press, 1991, s. 3.

Selim ASLANTAS *

* Yrd. Doc. Dr., Tarih Bolumu, Edebiyat Fakultesi, Hacettepe Universitesi, Ankara, E-posta: selimaslantas@hacettepe.edu.tr.
COPYRIGHT 2013 International Relations Council of Turkey
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2013 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Author:Aslantas, Selim
Publication:Uluslararasi Iliskiler / International Relations
Article Type:Report
Date:Jan 1, 2013
Words:8633
Previous Article:It takes two to tango: the role of the European Union and Domestic Governments in the making of Central Bank reform in Hungary/Macaristan Merkez...
Next Article:Capitalism and Class in the Gulf Arab States/Korfez Ulkelerinde Kapitalizm ve Sinif.
Topics:

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters