Printer Friendly

A case presenting with obsessive compulsive disorder following temporal lobectomy/Temporal lobektomi sonrasi obsesif kompulsif bozukluk gelisen bir olgu.

Giris

Temporal lob epilepsisi olan hastalarda psikiyatrik bozukluklarin yaygin oldugu ve yasam kalitesini en az nobetler kadar olumsuz etkiledigi bilinmektedir. Yapilan calismalar cerrahi oncesinde varolan psikopatolojilerin yanisira, temporal lob epilepsi cerrahisi sonrasi ortaya cikan psikiyatrik bozukluklarin varligina isaret etmektedir. Bu hastalarda temporal lobektomi ya da selektif a migdalohippokampektomi sonrasi depresyon ve anksiyete bozukluklarinm yaygm olarak ortaya cikabildigi izlem calismalari ile gosterilmistir (1-4). Temporal lob epilepsisi olan olgularda obsesif kompulsif belirtilere de sik rastlanmaktadir. Bir calismada Monaco ve ark. temporal lob epilepsisi olan olgularm %14.5"inde obsesif kompulsif bozukluk goruldugunu saptamistir (5). Belirtileri antiepileptik tedavi (6) ya da cerrahi sonrasmda duzelen bazi olgular bildirilmistir (7-10). Bununla birlikte, epilepsi cerrahisi sonrasinda obsesif kompulsif belirtiler gelisen olgu bildirimleri de mevcuttur. Ilk kez Kulaksizoglu ve ark. cerrahi oncesi obsesif kompulsif kisilik ozellikleri bulunan bes olgunun ikisinde amigdalohippokam pektomi sonrasi erken donemde obsesif kompulsif bozukluk gelistigini saptamislardir (M. Chemali ve Bromfield da, sag modifiye temporal lobektomi yapilan bir hastada Tourette sendromu ile beraber obsesif kompulsif bozukluk ve psikoz gelistigini bildirmislerdir (12). Son olarak, yakin zamanda yayinlanan bir bildiride Roth ve ark. temporal epilepsi cerrahisi sonrasi bir olguda obsesif kompulsif bozukluk ortaya ciktigini bulgulamislardir (13). Bu yazida da, obsesif kompulsif bozukluk icin risk faktorleri tasimayan, ancak cerrahi sonrasi akut donemde obsesif kompulsif bozukluk gelisen oldukca nadir gorulen bir olgu ele alinacaktir.

Olgu

S.B.35 yasinda, evli, tek cocuklu, yuksekokul mezunu, bankaci, sag elli bayan hasta. Temporal lob epilepsisi tanisiyla sag on temporal lobektomi ve amigdalohippokampektomi uygulanan hastaya cerrahiden bir hafta sonra psikiyatri konsultasyonu istenmistir. Cerrahi sonrasinda hastada, kendisi ve ailesinin basina kotu olaylar gelebilecegine, kendisinin baskalarina zarar verebilecegine, isini kaybede cegine dair endise verici dusuncelerin ortaya ciktigi, bu endiselerini gidermek icin surekli dua ettigi, sayi saydigi, bu sayede zihninde ailesini temsil eden bir figur etrafinda koruyucu olduguna inandigi daireler cizdigi ogrenilmistir. Hasta, yakinmalarinin cerrahiyi takiben bir hafta icinde basladigini, giderek yogunlastigini ve artik sikintidan yerinde duramaz, dikkatini baska bir seye odaklaya maz hale geldigini belirtmis, cok endiselendiginde nefes alamadigini ve yutkunmakta gucluk cektigini ifade etmistir. Kendisi ve yakinlarindan, yaklasik bes yildir 3-5 saniye sureyle bazi olaylari sanki tekrar yasiyormus gibi bir hisse kapildigi, burnuna kotu kokular geldigi, ancak bu yakinmalarinin hastalikla iliskili olabilecegini dusunmeyerek doktora basvurmadigi ogrenilmistir.

Hasta ilk kez cerrahiden 6 ay once jeneralize tonik klonik bir nobet gecirdikten sonra hastaneye basvurmus, kraniyal manyetik rezonans goruntulemesi (MRG) yapilmistir. Kraniyal MRG ve MR spektroskopi (cerrahi oncesi): Sagda temporal lob medial kesiminde amigdala/uncus-parahippokampal girus lokalizasyonunda ekspansiyon olusturan, T1A'da izointens, T2A ve FLAIR'de hiperintens olan, kontrast madde tutmayan 26x24x19 mm boyutlarinda yer kaplayan kitte lezyonu izlenmistir. MR spektroskopide ise, lezyonda NAA duzeyi azalirken, Cho ve Cr duzeyi ile Cho/NAA oraninda artis dikkat cekmistir. Bulgular dusuk evreli glial neoplazm lehine yorumlanmistir. Hasta beyinde kitle suphesi nedeniyle Beyin Cerrahisi Klinigi'ne sevkedilmistir. Yapilan EEG'sinde sag temporal bolgede keskin dalga ve dikenlerle karakterize epileptiform aktivite saptanmistir. Burada, hastaya antiepileptik ilac tedavisi (Okskarbazepin 300 mg 2x1.5 tb.) baslanmis ve beyindeki lezyon aralikli olarak Kraniyal MRG kontrolleri ile izlenmistir. Mezial temporal skleroza bagli temporal lob epilepsisi tanisiyla izlenen hastanm epileptik nobetlerinin devam etmesi uzerine sag anterior temporal lobektomi ve amigdalohippokampektomi uygulanmistir. Patolojik incelemede operasyon materyalinde sag hippokampusta noronal kayip ve gliozis (mezial temporal skleroz ile uyumlu) tespit edilmistir.

Hastanin ozgecmisinde ve soygecmisinde herhangi bir ozellik saptanmamistir. Kendisinde ya da yakinlarinda psikiyatrik/norolojik hastalik oykusu bulunmamaktadir.

Hastanin ruhsal durum muayenesinde, zarar gorme, zarar vertue gibi obsesyonlari ile, dua etme, sayi sayma gibi zihinsel kompulsiyonlarmm oldugu, sorulara kapsamli yanitlar verdigi, konusma tempo ve ritminin artmis oldugu, oldukca anksiyeteli oldugu ve psikomotor huzursuzluk halinin belirgin oldugu saptandi. Hastanin gercegi degerlendirmesi yerindeydi ve hastaligina ic gorusu vardi.

Hastaya uygulanan Standardize Mini Mental Test normal smirlardaydi (30/30). Maudsley Obsesif Kompulsif Soru Listesi (MOKSL) puani 15 olarak saptandi. Hastanin fizik ve norolojik muayenesi ile rutin kan tetkikleri normal sinirlardaydi.

Yapilan klinik degerlendirme sonucunda, cerrahi oncesi gecirilmis herhangi bir psikiyatrik morbiditesi bulunmayan hastada temporal lob epilepsi cerrahisi sonrasi zarar verme, zarar gorme biciminde obsesyonlar ile sayi sayma ve dua etme biciminde zihinsel kompulsiyonlar gelistigi, bedensel anksiyete belirtilerinin tabloya eslik ettigi anlasilmistir. Bu bulgu larla hastada DSM-IV tani olcutlerine gore Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) dusunulmustur. Hastaya DSM-IV'e Gore Yapilandirilmis Klinik Gorusme (SCID-I) uygulanmis ve buna gore hastada baska bir Eksen I bozukluk saptanmamistir. Ayrica, hafta ve yakinlarindan operasyon oncesinde obsesif kompulsif kisilik ozelliklerinin bulunduguna dair anamnez bulgusu elde edilmemistir.

Tedavi planinda hastaya, sertralin 50 mg/gun baslanmis ve bir ay sonra hafta tekrar degerlendirilmistir. MOKSL puani 7 olarak bulunan hastanin belirtilerinin buyuk olcude geriledigi ve islevselliginin arttigi kanaati edinilmistir. Ayrica, bu sure icerisinde hastanin epileptik nobet gecirmedigi ogrenilmistir. Alti ay sonraki kontrolunde hastanin obsesyon ve kompulsiyonlarinin tamamen duzeldigi, sosyal ve mesleki islevselliginin hastalik oncesi doneme geldigi ve epileptik nobet gecirmedigi izlenmistir. Operasyon sonrasi yapilan EEG'lerinde patolojik aktivite gorulmemistir.

Tartisma

Bu olgu, temporal epilepsi cerrahisi sonrasi gelisen obsesif kompulsif bozukluga dair bildirilen besinci olgudur. Ilk kez Kulaksizoglu ve ark., cerrahi oncesi obsesif kisilik ozellikleri bulunan bes mezial temporal lob epilepsi hastasmm ikisinde amigdalohippokampektomi sonrasindaki sekiz hafta icinde Siddetli obsesif kompulsif bozukluk gelistigini bildirmislerdir. Bu olgularin birinde cerrahi oncesinde distimik bozukluk ile basit fobi bulunurken, diger olguda baska bir psikopatoloji saptanmamistir. Her iki olguda da, tedaviye direncli temporal lob epilepsisi tanisiyla dominant olmayan hemisferlere (birinde sag, digerinde sol tarafli olmak uzere) amigdalohippokampektomi uygulandigi, operasyon sonrasi ikinci ayda yapilan psikiyatrik degerlendirmede depresif belirtilerin eslik ettigi belirgin obsesif kompulsif bozukluk ortaya ciktigi belirtilmis, paroksetin ile ek olanzapin/risperidon tedavisine olumlu yanit verdikleri bildirilmistir (11). Cerrahi oncesinde obsesif kompulsif kisilik ozellikleri tanimlanan bu olgularda epileptik nobetlerin erken cocukluk doneminde basladigi dikkat cekmektedir. Daha sonra Chemali ve Bromfield yine erken yasta baslayan temporal lob epilepsisi olan bir hastada temporal lob epilepsi cerrahisi sonrasi Tourette sendromu, obsesif kompulsif bozukluk ve psikoz gelistigini bildirmistir. Bu olguda cerrahi oncesinde tik bozuklugu olmasi ve annesinde obsesif kompulsif bozukluk oykusu bulunmasi dikkat cekicidir (12). Yazarlar, oykusunde obsesif kompulsif kisilik ozellikleri bulunan bu uc olguda temporal lob epilepsi cerrahisi sonrasmda obsesif kompulsif bozukluk gelisimini "zorunlu normallesme (forced normalization)" durumuna benzetmislerdir (11,12). Zorunlu normallesme, epileptik hastalarda psikotik belirtilerin varliginda EEG bulgularinin tamamen ya da kismen duzelmesi ile ozellikli, henuz norobiyolojik mekanizmasi aciklanamamis bir durumdur (14). Diger bir deyisle, soz konusu olgularda nobetler cerrahi yollarla ortadan kaldirilsa bile bu yolaklarda disfonksiyonun devam ettigi ve bunun obsesif kompulsif belirtiler gibi psikiyatrik belirtilere yol acabilecegi uzerinde durulmustur. Ayrica, zorunlu normallesmenin goruldugu olgularda yalnizca psikotik belirtilerin degil, duygudurum ve anksiyete belirtilerinin de varligindan bahsedilmektedir (15). Son olarak Roth ve ark. onceki olgulardan (11,12) farkli olarak obsesif kompulsif kisilik ozellikleri tasimayan ve ailesinde obsesif kompulsif spektrum bozuklugu bulunmayan bir olguda de novo olarak cerrahi sonrasinda obsesif kompulsif bozukluk gelistigini bildirmislerdir (13). Bu olgu hem obsesif kompulsif bozukluk icin bahsedilen risk faktorlerini tasimamasi, hem de epileptik nobetlerin eriskin donemde baslamasi acisindan bizim olgumuza benzemektedir. Ancak, Roth ve ark.'nin olgusunda her ne kadar obsesif kompulsif belirtilerin cerrahiden birkac gun sonra ortaya ciktigi belirtilse de, ilk psikiyatrik degerlendirme cerrahiden 16 ay sonra yapilmistir (13). Bu yonuyle, olguda cerrahi ile obsesif kompulsif belirtile rin nedensel iliskisi tartismalidir.

Temporal lob epilepsi cerrahisi sonrasinda hastalar epileptik nobet gecirmedikleri icin nadir olarak doktora basvurmaktadirlar. Bu nedenle bildirilenin aksine, obsesif kompulsif belirtilerin cerrahi sonrasinda da, oncesinde oldugu kadar sik olabilecegi akla gelmektedir. Ek olarak, onceki olgularda oldugu gibi bu olguda da cerrahi sonra sinda erken donemde obsesif kompulsif belirtiler gelismis ve antidepresan ilac tedavisine olumlu yanit alinmistir. Bu hastalarda cerrahi sonrasi gelisen psikiyatrik bozukluklar ile ilgili yapilan diger izlem calismalarinda da dikkati ceken ortak nokta, psikiyatrik komplikasyonlarin cerrahi sonrasi ilk uc ay icinde ortaya cikmasi ve ilac tedavisine olumlu yanit vermesidir (1-4). Buradan yola cikilarak, epilepsi cerrahisi sonrasi olgularin psikiyatrik acidan takibi ve erken donemde tedavi edilmelerinin onemli oldugu dusunulmektedir.

Onceki olgularla kiyaslandiginda bu olguda, tedaviye yanitin daha iyi oldugu soylenebilir. Bu durum hastanin cerrahi oncesinde obsesif kisilik ozellikleri tasimamasina ve bildirilen diger olgulara gore psikopatolojinin daha hafif seyretmesine baglanabilir. Diger taraftan, hasta ya da yakmlan tarafindan cerrahi oncesi doneme dair herhangi bir psikiyatrik bozukluk tanimlanmamasma ragmen, cerrahi oncesinde psikiyatrik degerlendirme yapilmamis olmasi olgunun kisitliligidir.

Sonuc olarak, OKB'nin Temporal lob epilepsi cerrahisi geciren hasta grubunda akla gelmesi gereken bir tani oldugu soylenebilir. Her ne kadar frontostriatolimbik dongulerin disfonksiyonu ile aciklanmaya calisilsa da, bu durumun noropatolojik mekanizmasinin daha iyi anlasilmasi icin ileri calismalara gereksinim vardir. Bu sayede, obsesif kompulsif bozuklugun henuz tam olarak anlasilamamis olan norobiyolojik bile-senlerinin de aydinlatilabilecegi dusunulmektedir. Ayrica, bu hastalarda farkli spektrumlarda yer alan psikiyatrik patolojilerin goruldugu dikkate alindiginda, cerrahi oncesi ve sonrasi noropsikiyatrik degerlendirme yapilmasinin adi gecen diger psikiyatrik bozukluklarin patofizyolojilerini aydinlatmak acisindan da katki saglayabile cegi akla gelmektedir.

Kaynaklar

(1.) Ring HA, Moriarty J, Trimble MR. A prospective study of the early postsurgical psychiatric associations of epilepsy surgery. J Neurol Neurosurg Psychiatry 1998; 64:601-4.

(2.) Glosser G, Zwil AS, Glosser DS et al. Psychiatric aspects of temporal lobe epilepsy before and after anterior temporal lobectomy. J Neurol Neurosurg Psychiatry 2000; 68:53-8.

(3.) Cankurtaran ES, Ulug B, Saygi S et al. Psychiatric morbidity, quality of life, and disability in mesial temporal lobe epilepsy patients before and after anterior temporal lobectomy. Epilepsy Behav 2005; 7:116-22.

(4.) Wrench J, Wilson SJ, Bladin PF. Mood disturbance before and after seizure surgery: a comparison of temporal and extratemporal resections. Epilepsia 2004; 45:534-43.

(5.) Monaco F, Cavanna A, Magli E et al. Obsessionality, obsessive-compulsive disorder, and temporal lobe epilepsy. Epilepsy Behav 2005;7:491-6.

(6.) da Rocha FF, Bamberg TO, Lage NV et al. Obsessive-compulsive disorder secondary to temporal lobe epilepsy with response to carbamazepine treatment. Prog Neuropsychopharmacol Biol Psychiatry 2009; 33:568-9.

(7.) Levin B, Duchowny M. Childhood obsessive-compulsive disorder and cingulate epilepsy. Biol Psychiatry 1991; 30:1049-55.

(8.) Kanner AM, Morris HH, Stagno S et al. Remission of an obsessive-compulsive disorder following a right temporal lobectomy. Neuropsychiatry Neuropsychol Behav Neurol 1993; 6:126-9.

(9.) Guarnieri R, Araujo D, Carlotti Jr CG et al. Suppression of obsessive-compulsive symptoms after epilepsy surgery. Epilepsy Behav 2005; 7:316-9.

(10.) Barbieri V, Lo Russo G, Francione S et al. Association of temporal lobe epilepsy and obsessive-compulsive disorder in a patient successfully treated with right temporal lobectomy. Epilepsy Behav 2005; 6:617-9.

(11.) Kulaksizoglu IB, Bebek N, Baykan B et al. Obsessive-compulsive disorder after epilepsy surgery. Epilepsy Behav 2004; 5:113-8.

(12.) Chemali Z, Bromfield E. Tourette's syndrome following temporal lobectomy for seizure control. Epilepsy Behav 2003; 4:564-6.

(13.) Roth RM, Jobst BC, Thadani WM et al. New onset obsesive compulsive disorder following neurosurgery for medication refractory seizure disorder. Epilepsy Behav 2009; 14:677-80.

(14.) Bahali MK, Zengin M, Tamam L et al. Zorunlu Normallesme: Psikiyatrik Bozukluklar ve Epilepsi Iliskisinde Onemli Bir Fenomen. Klinik Psikofarmakoloji Bulteni 2008; 18:322-6.

(15.) Sachdey P. Schizophrenia-like psychosis and epilepsy: the status of the association. Am J Psychiatry 1998; 155:325-36.

Erguvan Tugba OZEL KIZIL, Aysegul YILMAZ, Atilla SOYKAN

Ankara Universitesi Tip Fakultesi, Psikiyatri Anabilim Dali, Ankara, Turkiye

Yazisma Adresi/Address for Correspondence: Dr. Erguvan Tugba Ozel Kizil, Ankara Universitesi Tip Fakultesi, Psikiyatri Anabilim Dali, Ankara, Turkiye E-posta: etozel@medicine.ankara.edu.tr Gelis tarihi/Received: 25.04.2009 Kabul tarihi/Accepted: 03.07.2009
COPYRIGHT 2009 Galenos Yayinevi Tic. Ltd.
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2009 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Case Report/Olgu Sunumu
Author:Ozel Kizil, Erguvan Tugba; Yilmaz, Aysegul; Soykan, Atilla
Publication:Archives of Neuropsychiatry
Article Type:Case study
Geographic Code:7TURK
Date:Sep 1, 2009
Words:1822
Previous Article:Evaluation of the psychodynamic aspects of somatization in schizophrenia patients/Sizofreni hastalarinda somatizasyonun psikodinamik anlaminin...
Next Article:Chorea gravidarum presenting in the last trimester/Son trimesterda ortaya cikan bir gebelik koresi.
Topics:


Related Articles
Transient osteoporosis of the hip in pregnancy: a case report/ Gebelikteki gecici kalca osteoporozu: bir olgu sunumu.
Relationship of alcohol craving with posttraumatic stress disorder and severity of general psychopathology in male alcohol dependent...
Neuropsychiatric findings in a delayed encephalopathy due to carbon monoxide intoxication/Karbonmonoksit zehirlenmesine bagli bir gec ensefalopati...
Eating attitudes in patients with obsessive compulsive disorder/Obsesif kompulsif bozukluk hastalarinda yeme tutumu.

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters