Printer Friendly

1952-1960 donemi.

BCA 030.01.36.218.2

Osamaniye : 24.8.1955

Kiymetli Basbakanimiz Sayin Adnan Menderes'e Osmaniyeli vatandaslarinin selam ve sevgileriyle:

Uzun muddetten beri Yunanlilarin Kibris hakinda yapmis olduklari cirkin mumaislere ve tarihin kayit edemiyecegi manasizca siyasete karsi hukumetimizin agir baslilikla mukabelesini taktirle karsiliyoruz.

Kibris'in Turk oldugunu tarih bagriyor. Hakikat ortadayken Yunanlilarin bu son gunlerdeki sarlatanliklari bizi artik cileden cikarmaga yetiyor. Yuksek sahsiyetinizi bu satirlarla hicte rahatsiz etmek istemezdik. Insan sikilinca nasilki babasina dert yanarsa bizimkide bundan ibarettir.

Yunan palikaryalarinnin bu hezeyanlarina Turkun cengaver kani artik tahammul edemiyor. Turkten aldiklari dersleri unutuyorlarsa tarihin saifelerini bir kere ceviriversinler. Belki bu gaflet uykusundan uyanirlar.

28.Avustostaki yapacaklari mumuyisi %Katliam" diye atlandiracak kadar ileri gidiyorlar. Onlarin silahlari ancak kentilerini katleder. Turkun celiklesmis vucutuna isletemezler Bu gibi barbarliklariyle Turkun asilterbiyesini bozamazlar biz kendileri gibi adilesmeyiz. Boyle cirkince tecavuzler ancak kendileri gibi dejenare olmus bir kutlelin karakteriyle bagdasa bilir.

Turk isleyen bir beyne celiklesmis bir bilege sahiptir. cevabi bu unsurlarinin haddini asla asamaz. Yunanlilar ne siyaseti nede askerligi bilmiyorlar. Onlar ancak meyhane garsonlugundaki meharetleriyle ovunsunler.

Sayin Basbakanimiz, 28/Avustostaki emirlerinize muntaziriz.Onlara birde 1955 Avustosu gostermemizimi arzu ediyorlar.

Yazimiza son verirken sevgi ve saygilarimizi arzederiz.

Hormetlerimizle. Pamuk Tarim Satis Koop.Bekcisi Sait Secinti

BCA 030.01.36.218.2

Cok Sayin Basbakan,

Ilisik beyanname suretinden de anlasilacagi uzre kibris olaylarina karsi kullanilmak uzre bir mukabil teskilat yapmak amaci ile Kibris Mudafaai Hukuk Cephesini kurmak tasavvurundayim.

Simdiye kadar baska makama muracaat etmedigim gibi bu hususta mevcut teskilatlarla da temasa gecmis degilimve vaktin darligi dolayisile dogruca zati Devletlerinize muracaata mecbur kaldim.

Vatanin yuksek menfaatleri ve milli siyasetimiz ile bagdasiyorsa bu yolda hareketime musaadelerinizi ve gereken hususi muzaheretin de yapilmasina emirlerinizi sunar ve saygilarimi arzederim.

25/8/955 Emekli General Celalettin Sorgunc [?]

BCA 030.01.36.218.2

Turk Kibris Mudaai Hukuk beyannamesi (No I) Bu gune kadar bizim de soguk kanlilikla takip ettigimiz Kibris olaylari gosteriyorki, gerek dahilden ve gerek barisdan bir yabanci devlet olan yunanlilar tarafindan desteklenen istilasi bir teskilat kurulmus olup bu teskilatin Ingilizlerin gozu onunde bu gun adada mevcut oldugu da bir hakikattir.

Ingliz idaresi, meshur sokukkanliligi ile, durumun inkisafina intizar vaziyetinde duradursun. Gunun birinde belki oyle bir hal olurki, cani, namusu ve mali ile ada icindeki turk halki kendilerine emanet edilen bu ingliz idaresi, artik vaziye mudahale edemez duruma dusebilir ve belki adadaki uslerinin, silah ve muhimmatinin da bu teskilat tarafindan ele gecirilmesine seyirci olmak vaziyetinde kalabilir.

Hukumetimizin bigane kalamayacagi boyle feci bir duruma mudahalesi de belki biraz gecikebilir.

Onun icin milletce ozel tedbirler almaya ve mesru mudafaa isin mukabil bir teskilat kurmaya luzum hasil olmustur. Bu teskilatimiz ne Eoka ve nede benzerleri gibi bir teskilat degildir. Sirf adadaki masum halk tecavuze maruz kaldigi takdirde mudafaainefis ve mudafaai hukuk ecin kurulmustur. Bir intikam ve kin hissi gutmeyen ve bilakis bu caniyane hareketlere katilmayan adali diger hemserilerini de butun hurriyetlerile korumayi hedef tutar bir teskilattir.

Ben, sahsen memleketime olan hizmetimi tamamlamis durumda olmaklaberaber olunceye kadar milletimin mali oldugumdan Kibris davasindaki bu gonullu teskilati icin kendimi bir numarali kumandan ilan ediyor ve bu suretle muhtelif yerlerdeki gonulluleri teskilatlandirmak ve onlarla birlikde hizmete kosmak vazifesini uzerime almis bulunuyorum.

Bu vesile ile Kibrisli turk kardeslerime buyuk atamizin millete ve geclige hitabelerini bir kerre de burada hatirlatirim.

Kibiris Turk halkinin katliam korkusu ile koylere akin ettiklerini gazetelerde okuyoruz. Bunlara tavsiyelerimiz, mecbur olmadikca killarini bile kipirdaymadan yerlerinde topluluklar halinde kalmalarini ve fakat mudafaai nefis icin de hazirlikli bulunmalari ve ada ingliz idaresi ihzari[?] arzettigi anda yine Buyuk Atamizin bir turkun on dusmana bedel oldugunu ispat etmeleri ve tarihimizin sehamet dolu orneklerine bir coklarini daha katmalaridir.

Ayni zamanda dadadaki turk dostu halka da bu olaylara katilmayarak ve karismayarak yerliyerlerinde oturmalarini ve is guclerile mesgul olmalarini tavsiye ederiz.

Istiklal harbinde de kendilerini yakinen tanidiklarimiza da bu defa siki durmalarini arzuladigimizi bildiririz.

Turk kibris Mudafaai hukuk cephesi k.

BCA 030.01.36.218.2

Goztepe. 25 Agustos 955

Pek Muhterem Basvekilimiz,

Iktidar mevkiine geldiginizdenberi bes yildir Halk Partisinin Hukumeti zamaninda zirai, kulturel ve iktisadi sahalarda ihmal ve noksanlarini ikmal ve memleketimizin her hususta kalkinmasi icin sarfetmekte oldugunuz sayu gayretten cesaret alarak, Yunanlilarin LOZAN Muahedenamesini tadil ve KIBRIS meselesinin gozden gecirilmesi yaygaralari muvacehesinde, meslekim bulunan siyasi sahada sabik Hukumetin ihmallerini hatirlamagi memleket hayrina bir borc bilirim:

1-LOZAN Muahedenamesi mucebince Istanbul rumlarina karsilik Garbi Trakya'da cogunlugu haiz olarak birakilan turkler, mezkur Muahedename hilafina orada Yunan Hukumeti tarafindan hem durlu tazyiklara maruz birakilmis ve hem de oraya iskan edilen yunanlilarla akalliyete dusurulmus ve buna, maal'esef eski hukumet ses cikarmamistir.

2-Ikinci Umumi Harp sonunda 12 adanin Italyanlar tarafindan tahliyesinde, oralari hemen Yunanlilar tarafindan isgal edilirken buna, Halk Partisi Hukumeti tamamiyle nigane kalmis ve bu suretle statu quo'nun bozuldugunu ileri surerek iki Hukumet arasinda muzakereye girisip, hic olmazsa EGE sahillerimize adeta dokunurcasina yakin olan adalari almak ve diger adalarda kalan irkdaslarimiz hakkinda Yunan Hukumetinden teminat elde etmek firsatini kacirmistir. Iste, bu gibi ihmallerden cesaret alan Yunanlilarin, son manasiz talepleri muvacehesinde, karsilarinda bu haklarimizi ve milli menfaatlerimizi azimle koruyacak ve EGE sahillerimizin emniyetini temin edecek saglam ve milli bir Hukumet bulacaklarindan bihaber olsalar gerektir.

Her sahada oldugu gibi siyasi sahada da Hukumetimize basarilar ve size de saglik ve muvaffakiyet diler ve derin saygilarimi sunarim.

Emekli Bas Konsolos Sevki Erdogan

BCA 030.01.36.218.2

20-8-955

Sayin adnan Mendires Bas Vekil Ankara

yurdumuza goz koyan dusmanlara Bilassa Kibris ve yunanlilarin Turklere karsi Tirakya topraklarina kendilerine layik oldugunu ittia edenlerin bu gibi Nefret uyandirici sozler Kibrista Turklere karsi yapilan tethisler Butun Turk gencinin Hurriyetine Dokunmaktadir Benim gorusup anlastigim Bazi emsal 1500 arkadaslar su sozleri soylemekteyiz Turk milleti mert oglu merttir yunanlilarin Turklere karsi soylemis oldugu Bu sozler Bize Nefret uyandirmaktadir sayet Hukumetimiz Harp ilan ettigi Taktir de Davetsizin Sefere Haziriz Demektedirler Ve ankara universitelilerin Dedigi gibi 26 ve 30 agustosu Biryenisini daha faciasini hatirlatiriz. Bendede Bu arkadaslar gibi daha fazla Bir his Duydugum icin yuksek makaminiza Teblig ederiz.

Kendim ist. P.T.T. idaresinde Dagiticilikla Vazife gormekteyim yanlislikla Belki Kanun Harici soz soylemis olabilirim onun icin adresimi bildiremiyeceyim uzur dilerim

Istanbul 929 Dogumlu

BCA 030.01.36.218.2

TELGRAF

Sayin Adnan Menderes Basbakan--Istanbul Babaeski, 25/8/55

Turk milletini temsil eden bir arslan edvari ile Kibris isindeki Realist gorusumuz milletimiz icinde tam makesini bulmustur vakur ve susturucu sozlerinizle iftihar ediyoruz Tanri milletimize bagislasin ve icten Tazimler

Telgrafci Dayi Babaeski

BCA 030.01.129.839.1

AJANSTURK ANKARA 22--EYLUL 1955

Sayin Adnan Menderes Basvekilimiz

ANKARA

Muhterem efendim,

Her vakit oldugu gibi, Ajansimizin Kibris teskilatindan alaka cekici haberler almakta devam ediyoruz. Ancak, sifahende arzettigim vechile bunlara bultenlerimizde yer vermemekteyiz.

Mahiyetleri itibarile yuksek tetkiklerinize sunulmasinda fayda gordugumuz son mektuplari ilisikte takdim eder, bu vesile ile de derin saygi ve bagliliklarimi arzederim.

Necdet Evliyagil

Londra Konferansindan bu yana Kibris Radyo Servisi Turkiye aleyhindeki nesriyatina hiz vermektedir. Bilhassa Istanbul ve Izmir hadiselerinden sonra Turkiye aleyhindeki her turlu haber, demec ve yorum Kibris Radyo Servisi tarafindan pervasizca yayinlanip durmaktadir.

Turk basini, Kibris Radyo Servisinin bu kotu niyetli nesriyatini cok siddetli bir sekilde tenkit etmeye baslamistir. Gazetelere gore, Yunanistan Hariciye Vekili Stepan Stefanopulos'un Kibris mevzuundaki beyanatlarina genis olcude radyoda yer verildigi halde, Basvekil Adnan Menderes'in Parlamentodaki beyanatina temas edilmemesi yerli basini cileden cikarmistir. Turk ileri sahsiyetleri tarafindan Radyo Haberler Mudurlugune devamli surette protesto mektuplari gonderilmektedir.

Turk basininin bu hakli tenkidlerine kulak asmiyan Kibris Radyo Servisi Turk aleyhtari nesriyatina germi [?] vermektedir. Bu iddiamizin dogrulugunu ispat icin birkac misal vermegi yerinde buluyoruz.

Basvekilimiz Adnan Menderes'in Buyuk Millet Meclisindeki Istanbul ve Izmir hadiselerine dair yaptigi beyanata Kibris Radyo Servisi temas etmemis, buna ragmen Basvekilimizin beyanatina Atina basini tarafindan cok siddetli bir sekilde takbih edildigi ust uste ve bes defa olarak Kibris Radyo Servisi bultenlerinde yer almistir. Diger taraftan, bu aksam da dahil olmak uzere, Selanikteki bomba hadisesinden bir Turku mesul olarak tevkif edildigi haberi, yedi defa tekrarlanmistir. Bu arada Turkiyenin de katilacagi Akdaniz Nato manevralarina Yunanistanin bykot ilan ettigi, Istanbul ve Izmir hadiseleri munasebetiyle Yunanistanin Turkiyeyi takbih etmesi icin Amerikaya muracaatta bulundugu defalarca tekrarlanmistir.

Kibris Radyo Servisi haberleri aynen vermekle de kalmiyor, bu haberleri kendi zaviyesinden tahrif ederek tevsirlerde bulunuyor. Radyonun her tefsiri muhakkak surette Turkiyeyi, Turk hukumetini hedef tutmakta ve daima Yunanistan leyhine yapilmaktadir. Turk efkari umumiyesi Kibris Radyo Servisinin tamamen tarafsiz kalmasi icap ettigi kanaatindedir. Gerek basinda cikan yazilar, gerekse sahsen yapilan protesto ve ikazlar Kibris Radyo Servisini formuna koyamamistir. Radyonun bu sekil hareketi, Turk siyasi cevrelerinde oldugu kadar, halk efkari arasinda da infial uyardirmakta devam ediyor.

Kibris Icraat Meclisi Rum azadan Kralicenin Hukuk Musavirleri Avukat Clrerides ve avukat Pavlides onumuzdeki hafta Icraat Meclisi azaligindan istifa edeceklerini resmen aciklamislardir.

Rum azaya gore, Ingiliz hukumeti Kibris meselesinde, Kibris halkinin hukumranlik talebini hicbir zaman kabul etmiyecektir. Ve bu yuzden Icraat Meclisi azaligindan istifa edilecektir. Iki Rum aza goruslerini ihtiva eden bir dilekceyi bugun Kibris Valisi Sir Robert Armitage takdim etmistir.

Basdespot Makarios tarafindan bugun aciklandigina gore, kendisi Kibris mevzuunda bir plan hazirlamakla meskuldur. Makarios planinda pasif bir siyaset takip edilecegi onemle kaydedilmektedir. Bu pasif siyaset nedir? Makarios bunu kendi zaviyesinden soyle tahlil etmektedir:

"-Bundan boyle siddet politikasina son verecegim ve bunun yerine pasif bir politika takip edecegim. Ilk olarak vergi vermiyecegiz, mallarimiz satisa cikarilacak, kimse hukumet tarafindan satisa cikarilan mallarimizi satin almaga cesaret edemiyecek. Bir muddet sonra da ogretmenler okullara devam etmiyecekler, talebeler ozel surette yetistirilecek, kucuk memurlar umumi greve inecekler ve polisler de vazifelerinde istifa edecekler."

Bir Ingiliz gazetecisine beyanatta bulunan Basdespot Makarios, plani hakkinda herhangi bir aciklamada bulunmamissa da, daha evvel ayni mealde bir konusma yapmis ve siddet politikasi yerine pasif bir politikanin yurutulmesiyle hedefe daha kolay ulasilacagina isaret etmisti. Halbuki Makarios bunu yapmamiz ve ilk beyanatindan bir muddet sonra siddet politikasina basvurarak, tedhiscilik faaliyetlerini desteklemis, tesvik etmis, hatta hizlanmasina vasita olmustur.

Makarios EOKA'nin nicin takbih edilmedigine de su cevabi vermistir:

"-Eoka halk tarafindan tutulmaktadir. Halkin arzulari hilafina benim Eoka'yi takbih etmem hic de dogru degildir."

Makarios bu sozleri soylerken kara sakali arasindaki beyaz disleri siritiyor ve gozleri seytani bakislarla guluyordu.

Magusadan Sotira koyundeki bir dini ayine gitmekte olan Basdespot Makarios, Polis ve askeri birlikler tarafindan otomobilinden indirilerek arastirilmak istenmisse de Makarios buna musaade etmemis ve verilen emir hilafina otomobilden inmemistir.

Polis ve askeri birlikle telsizle merkezi durumdan haberdar etmislerse de, muspet bir cevap alamadiklari cihetle Makarios'u arastiramamislardir. Otomobilde bulunan diger sahislar polis ve askeri birlikler tarafindan arastirilmistir. Otomobil ve sahislar uzerinde hicbir sey bulunmamistir.

Hatirlarda olacagi gibi bundan onbes gun kadar evvel Makarios'un otomobili askeri birlikler tarafindan kesilerek, Lefkonuk yolu uzerinde siki bir sekilde arastirilmisti. Makarios o aksam verdigi bir beyanatta bundan boyle ne kendisinin ve ne de otomobilinin arastirilmasina musaade etmiyecegini iddia etmisti.

Makarios Sotira koyunde Yunan bayraklari arasinda efsanevi bir Yunan kahramani gibi karsilanmis ve kilise kursusune gelen Basdespot yine hurriyetten, hukumranliktan, bahsederek siyasi bir konusma yapmistir.

2000 kadar Eokacinin hucumune ugrayan Lefkose'deki Britanya Enstitusu petrollu pacavralarla yakilmis ve bina icindeki muazzam kutuphanesi, kultur filmleri ve mustemilati ile birlikte kul haline gelmistir.

Kibris Pavyonundaki Ingiliz bayragi tedhisciler tarafindan parcalandiktan sonra, 100 kisilik bir talebe grubu Metaksas Meydanina dogru akin etmege baslamis ve Britanya Enstitusu onune gelinceye kadar 2000 kisilik bir kafile meydana cikmistir. Kafile Metaksas Meydani ile Homer Caddesine Yunan Bayraklarini dikerek "Yasasin Eoka, Yasasin Enosis" diye haykirmis ve ilk olarak oradan gecmekte olan askeri bir jeep'i devirerek ateslemis ve yakmistir.

Polis hadiseden ancak birkac saat sonra hadise mahalline gelebilmis, etfaiye ise, uc defa yangini sondurmek tesebbusunde bulunmussa da muvaffak olamiyarak kacmaga mecbur olmustur. Komando birliklerine ihtiyac olmadigi hususunda polis merkezinden verilen emir uzerine komando birlikleri polisle isbirligi yapmak luzumunu hissetmemistir.

Bir askeri sozcu tarafindan aciklandigina gore, komando birliklerine luzum hissedilmedigi hakkinda polis merkezi tarafindan dort defa tekrarlandigi aciklanmis ve bu yuzden halk arasindaki heyecanin yatistirilmasi icin, birliklerin "hazir ol" vaziyetinde iki saat bekledikten sonra hadise mahaline gidilmistir.

Polisin ihmali yuzunden buyuk bina birkac saat icinde kul olup gitmis ve bu arada binlerce degerli eser tamamen yanmistir. Tahrikcilerin tedhis faaliyetleri her gecen gun biraz daha hizlanmaktadir. Medeni Yunan irkinin Kibristaki levantinleri kimbilir daha neler ve neler yapacaklardir?

Basdespot Makarios Gikko Manastirinda yaptigi bir beyanatta, Ingilterenin Kibris halkina teklif edecegi anayasayi Kibris halkinin kabul etmiyecegini ve Ada halkinin hukumranlik prensibi icin sonuna kadar mucadelesine devam edecegini bildirmis ve soyle demistir:

"-Gayemize ulasmak icin tehditler, surgunler, olum cezalari bizi zerre kadar urkutmiyecektir. Mukadderatimizi tayin hususunda canimizin son damlasini bile vermege haziriz. Hurriyet, kemiklerimizin uzerinde dalgalanacak ve geride kalanlarimiz bu Adaya sahip olarak mes'ut gunler yasiyacaklardir."

Adadaki Turk azinligi meselesine de temas eden Basdespot Makarios soyle demistir:

"-Turkler bizim kardeslerimizdir. Onlarla yillar yili dost ve kardes gibi yasadik. Bundan boyle de ayni sartlar altinda yasamak arzusundayiz. Aramizi acmak, dostluk ve kardesligimize nifak tohumlari serpmek istiyenler vardir. Fakat biz, olgun bir Yunan medeniyetinin torunlari gibi hareket edecegiz. Cemaatima Turk kardesleriyle dost gecinmelerini, onlara karsi her turlu kotu niyetten azade bir harekette bulunmalarini tavsiye ederim. Bu Adada bir damla Turk kaninin dokulmesine firsat vermiyecegiz."

Diger taraftan Turkiyedeki son hadiseleri ele alan milliyetci Rum gazeteleri Rum cemaatina itidal tavsiyesinde bulunmakta ve Izmir ve Istanbul hadiselerinde Ingilizlerin parmagi oldugunu iddia etmektedirler. Gazetelere gore, Selanik hadisesi de Ingiliz parmagidir ve Ingilizler Turk-Yunan dostlugunu bozmak icin her harekete tevessul etmektedirler.

Kibris Radyosunun Turk aleyhtari nesriyati Londra konferansini muteakip yeniden alevlenmis ve Istanbul ve Izmir hadiselerinden sonra da tahammul edilmez bir sekil almistir.

Ingiliz Hukumetinin kontrolundeki Kibris Radyosu, Londra konferansi esnasinda Yunan Hariciye Vekili Stefan Stefanopulos'un beyanatina genis olcude yer verirken, Turk Murahhas Heyeti Basbakani Fatin Rustu Zorlu'nun beyanatini ancak birkac kelime ile soylemis, Yunan Murahhas Heyeti Baskaninin nutkunu birkac defa tekrarladigi halde, Turk Murahhas heyeti baskaninin nutkunu ancak bir defa soylemekle iktifa etmistir.

Diger taraftan Istanbul ve Izmirdeki hadiseleri igtisas olarak gostermege yeltenen Kibris Radyosu, bu hususu defalarca tekrarlamis ve Yunanistanin Turkiyeye sert bir nota verdiginden gunlerce bahsedip durmustur. Bu yetmiyormus gibi Istanbul ve Izmirdeki hadiseleri muteakip Radyonun bir yorumcusu Balkan Pakti mevzuunda bir konusma yaparak Paktin Istanbul ve Izmirdeki hadiselerden sonra tehlike gecirmekte oldugunu ve yakin bir gelecekte paktin bozulacagini iddia etmistir.

Devamli surette yapilmakta olan Turk aleyhtari nesriyata tahammul edemiyen memleketimizin taninmis sahsiyetleri Radyo servisine sert mektuplar gondermege baslamislardir. Yuzlerce, binlerce haber arasindan Turk aleyhtari haberlerin secilerek Ingiliz Hukumeti kontrolundeki Kibris Radyo Servisinden yayinlanmasi sayani teessuftur. Eehemmiyetle kaydetmek isteriz ki, Kibris Radyo Servisi bugune kadar Turkiye lehine tek bir haber dahi yayinlamamistir.

Istanbul ve Izmirdeki son hadiseler etrafinda Amerikan basininda intisar ede dikkate deger yazilarin bir teki dahi Kibris Radyo Servisi tarafindan yayinlanmamis ve Radyo hadiseyi Yunan alehtari tahriklerle yaymakta devam edip gitmistir.

Surasini da onemle kaydetmek isteriz ki, Ajans haberleri Kibris Radyo Servisi tarafindan tahrif edilmekte, haberlerden manalar cikarilarak Turkiye aleyhine degistirilmek suretiyle nesredilmektedir.

Memleketimizin hamiyetperverligi, vatanperverligi ile taninmis ve sevilmis buyuk tuccarlarindan Bay Salim Aziz, Istanbul ve Izmir hadiseleri karsisinda duydugu teessuru belirten bir telgrafla Basvekilimiz Sayin Adnan Menderes'in emrine 1000 lira gondermistir. Haber memleketimize yayilir yayilmaz derin bir memnuniyet ve sevinc uyandirmistir. Istanbul ve Izmir Hadiselerinden zarar gorenlere iane dercetmek maksadiyle bir komitenin tesekkul etmek uzere oldugu ogrenilmistir.

Salim Aziz'in Basvekilimiz Sayin Adnan Menderes'e gonderdigi telgrafin metnini veriyoruz:

"Pek Muhterem Adnan Menderes, Basvekilimiz, Ankara. Istanbul ve Izmir hadiseleri karsisinda duydugumuz uzuntu sonsuzdur. Hadiseyi ihaneti vataniye telakki etmekteyiz. Aldiginiz guvenlik tedbirleri hepimizi sevindirmistir. 1000 liralik cekim emrinize postalanmistir. Ellerinizden oper, bagliligimizi bir kere daha teyid ederiz. Kibris Turklerinden: Salim Aziz."

Londra konferansinin devami muddetince Londrada temaslar yapan Dr. Fazil Kucuk'un baskanligindaki Avukat Ahmet Zaim ve Avukat Ahmet Mithat Berberoglu'ndan mutesekkil uc kisilik Kibris Turk Heyeti, yakinda Londradan ayrilarak Parise ve oradan da Lozana gidecektir. Heyetin buralarda da Kibris mevzuunda aydinlatici temaslarda bulunacagi bildirilmektedir.

Gec vakit ogrenildigine gore, Kibris Turk Heyeti Paris ve Lizbondan sonra Turkiyeye gidecek ve Istanbul ve Ankarada bir muddet kaldiktan sonra Adaya avdet edecektir.

Diger taraftan cogunluk sistemine dayanan bir anayasaya Kibris Turklerinin muhalefet edecegi, Ingiliz hukumetine resmen bildirilmistir. Adadaki siyasi partiler, Turkiyenin arzusu hilafina alinacak herhangi bir karari Kibris Turklerinin tanimiyacagi aciklanmaktadir.

Komando Birliklerinin Adada uslendirilmesi karsisinda, Kibristaki Rum Komunist Partisi Akel Genel Sekreteri Papayuannu Birlesmis Milletler Genel Sekreteri Dag Hammarksjoeld'a bir telgraf gondererek hukumetin bu hareketini protesto etmis ve Kibris Adasinin askeri bir us haline getirilmesine Kibris halkinin muhalif bulundugunu iddia etmistir.

Papayuannu ayni zamanda Yunanistan Basvekili Maresal Papagos'a da bir telgraf gondererek, Kibris meselesinin sur'atle Birlesmis Milletler Genel Kuruluna arzedilmesini istemistir. Papayuannu'ya gore, Londra konferansi Turkiye ile Yunanistani birbirine dusurmek icin kurulmus bir tuzakti ve Ingilizler bu emellerinde muvaffak olmuslardir.

Baf Mitopoliti Fotios'un otomobili Baftan Platrese giderken askeri birlikler tarafindan durdurularak yoklanmistir. Mitropolit ilkin itiraz etmek istemisse de, askeri birlikleri onu dinlemiyerek otomobilden indirmisler ve hem kendisini, hem de otomobilini arastirmislardir.

Fotios bu arastirmayi muteakip yaptigi bir beyanatta, Ingiliz medeniyetinin din adamlarina nasil el uzatabildigini sormus ve bu hareketin nefreti mucip olacagini beyanla, Ingilizlere kufurler savurmustur.

Hatirlarda olacagi gibi bundan bir hafta evvel Basdespot Makarios'un otomobili de askeri birlikler tarafindan arastirilmisti. Makarios ozaman verdigi bir beyanatta silahinin kalbinde oldugunu beyan etmis ve bundan boyle otomobilinin arastirilmasina musaade etmiyecegini soylemisti. Hatta daha ileri giden Makarios bundan boyle herhangi bir din adaminin otomobilinin arastirilmasina musaade etmiyecegini iddia etmisti.

BCA 030.01.37.226.8

1955

KIBRIS MESELESININ HALLINDE TAKSIM SEKLI SAHA (RAGBET) KAZANIYOR.

INGILTERE BU HUSUSA DAIR MUFASSAL RAPOR ALACAK.

Daily Telgraf'in hususi muhabiri Lefkose--Pazartesi.

Kibris meselesinin hallinde taksimin muhtemel bir hal sekli olarak ragbet kazanmakta olduguna inanmak icin kuvvetli sebepler mevcuttur. Bu careihal Ingiltere ve Kibris hukumetleri ve Kibris Valisi Harding tarafindan en cok begenilen sekil olmiyan bu tedbiri, en son care olarak tavsif etmislerdir.

Ogrendigime gore Ingiltere Hukumetine arzedilmek uzere, halen burada taksim keyfiyeti ile alakali olarak mali, iktisadi ve nufus bakimlarindan mumkun olan en genis raporu hazirlamak uzere tetkikler yapilmaktadir.

Bu rapor hakkinda burada hicbir resmi beyanat yapilmamis olmakla beraber bu hazirliklarin, taksim seklinin imkan ve ihtimallerinin simdiye kadar oldugundan cok daha kuvvetli bir hale gelmis oldugunun delili olarak kabul edilmektedir.

Kibris meselesinin hallinde simdiye kadar su 3 ihtimal var idi:

1-Idari muhtariyeti muteakip, muhtemelen NATO cercevesinde, beynelmilel garantiler tahtinda self-determineysinin taninmasi,

2-Idari muhtariyeti muteakip bir bagimsizlik verilmesi,

3-Taksim.

Bu ihtimallerden, simdiye kadar listede ucuncu olan taksim sekli sur'atle ikinci ihtimale dogru yukselmektedir.

Lefkose'de gazetecilerin bu makalede zikredilen rapor hakkinda Kibris Valisinden sorduklari suale cevaben Valilikce bu hususta su tavzihde bulunulmustur:

Taksim seklinin tazammun edebilecegi bircok ve muhtelif meselelerin tatkikati Kibris Hukumetinin Ingiltere Mustemlekeler Nezaretinden almis oldugu talimat uzerine yapilmaktadir.

BCA 030.01.6.30.17

Zurich, le 19 mai 1956 Hotel Eden au Lac

Monsieur le President,

Je prends la liberte de vous soumettre ci-inclus un Memorandum sur la Question de la Chypre, dont je viens d'adresser des copies a vos collegues britannique et grec.

J'ajoute qu'il s'agit d'une initiative personelle pour laquelle l'Union Paneuropeenne n'est nullement responsable.

Le conflit de la Chypre me semble tellement dangereux pour l'unite morale et politique de l'Europe, qu'a mon avis rien ne devrait etre neglige qui conduirait a une solution rapide et equitable.

Je pense que le Paragraph 3 du Memorandum donnerait un maximum de garantie pour la protection et l'egalite des droits des Chypriots d'origine Turque, notamment si ce paragraph etait garanti par tous les Membres de l'U.E.D.

D'autre part, je serais heureux de voir votre grande Nation se lier plus etroitement encore par cet accord au destin de l'Europe.

Veuillez croire, Monsieur le President, a mes sentiments distingues et devoues.

Richard Coudenhove-Kalergi

Son Excellence Monsieur le President Adnan Menderes Chef du Gouvernement Ankara.

Propositions pour un reglement de la Question de Chypre

Par Richard de Coudenhove-Kalergi President de l'Union Paneuropeenne

* * *

Tout accord durable eur la Chypre devrait respecter les conditions euivantes :

2-Independance des Chypriotes et respect de leur droit d'autodisposition;

3-etablissement d'un lien permanent entre la Chypre et la Grece;

4-protection et egalite des droits pour la minorite musulmane de l'isle;

5-relations etroitee et durables entre la Grande Bretagne, la Grece et la Turquie;

6-respect du droit britannique de maintenir la paix dane la Mediterrannee Orientale par la defense de la base militaire et navale de la Chypre.--

Ces conditions pourraient etre coordonnees par un accord inspire par les principes suivante :

1-Le Grande Hretagne retablie l'independance de la Chypre en tant que monarchie constitutionnelle;

2-le Rou Paul de Grece est elu par les Chypriotes Roi hereditaire de le Chypre;

3-le parlement de Chypre est bicameral; etant donne que la grande majorite de l'Assemblee Nationale serait chretienne, la moitie des Senateure dovraient etre choisi parai la minorite musulmane aux fine d'assurer l'egalite des droits de cette minorite;

4-la Grece, la Turquie et la Chypre rejoiement l'Union Eurepeenne Occidentale, qui change son nom en "UNION EUROPEENNE DE DEFENSE" (U.E.D.);

5-l'U.E.D. charge de Grande Bretagne de la defense de l'isle.--

Des que ces principes seront acceptes par les partis en conflit, une treve immediate completee par une amnestic devrait assurer le climat requis pour le succes de negociations.

Richard de Coudenhove-Kalergi

Zurich, le 19 mai 1956.

BCA 030.01.38.227.3

Ingiliz Mustemlekeler Vekili Lennox Boyd'un Kibris icin Lord Radcliffe'in hazirladigi Anayasanin ilani vesilesile yaptigi beyanat: 19.VI.1956

"Lord Radcliffe'in raporu devlet adamlarina yakisir bir vesikadir ve ben, vazifesini ifadaki enerjisi ve gosterdigi gayret sebebile butun Kamaranin Lord Radcliffe'e minnettar olduguna eminim.

"Rapor iki kisimdan mutesekkildir--Anayasayla ilgili tavsiyeler ve Lord Radcliffe'in vardigi neticeleri nicin mumkun olan diger hal sekillerine tercih ettigini izah eden bir baslangic notu.

"Lord Radcliffe, altisi Kibris Turk secmenler, yirmi dordu nufusun geri kalani tarafindan intihap edilen ve altisi da Vali marifetile tayin olunan azalardan mutesekkil bir Meclis tavsiye etmektedir. Butun cemaatlerin menfaatlerini himaye eden gayet dikkatli formuller bulunmustur. Basvekili Tesrii Meclise karsi mes'ul bir Kabine kurulacaktir. Bu tertibat, Kibris halkina, mudafaa, dis isleri ve amme emniyetini Vali'ye hasretme keyfiyeti ile kabili telif, mumkun olan en genis olcude serbestiyi verecektir.

"Majesteleri Hukumeti, bu teklifleri Yunan ve Turk Hukumetlerinin nazari dikkatine arzetti ve ben de, Kamaraca bilindigi vechile, bu mevzularda muzakerelerde bulunmak uzere kisa bir muddet evvel Yunanistan ile Turkiye'yi ziyaret ettim.

"Majesteleri Hukumeti, Kibris Valisi ile istisareden sonra, Lord Radcliffe'in yaptigi tekliflerin bir butun olarak kabul etmektedir.

"Kanaatimizce, bu teklifler, ele alinan cesitli ve ekseriye birbirine zit menfaatler arasinda adilane bir muvazeneyi temsil etmektedir.

"Majesteleri Hukumeti, tedhis ve korkudan azade hakiki yapilabilecegi bir durumun mevcudiyetine kanaat getirir getirmez boyle bir Anayasayi teklife hazir olacaktir. Sartlar musaade eder etmez secimlerin vukuunu teminen luzumlu Anayasa organlarinin taslaklarinin hazirlanmasi suretile simdiden bir baslangic yapilmaktadir.

"Kamaraca bilindigi uzere, Lord Radcliffe'e verilen esaslarda, Ingiliz hakimiyeti altindaki muhtar bir Kibris icin bir Anayasa derpis edilmekte idi. Adanin muhtemel statusune gelince, Majesteleri Hukumeti, self-determination prensibini tanidigini teyid etmis bulunmaktadir. Milletlerarasi ve stratejik durum musaade ettiginde, muhtar idarenin de tatminkat sekilde islemesi sartile, Majesteleri Hukumeti self-determination prensibinin tatbiki meselesini tekrar tetkike hazir olacaktir.

"Bu gozden gecirme zamani geldiginde, yani sartlar tahakkuk ettiginde, self-determination prensibinin prensibinin tatbikatinin, Kibris'in hususi durumu icinde Turk cemaatine, Kibris rum cemaatinden daha az olmayacak sekilde, kendisinin mustakbel statusunu tayin serbestisini verecek tarzda icrasini temin Majesteleri Hukumetinin gayesi olacaktir. Baska bir ifade ile, Majesteleri Hukumeti, boyle muhtelit bir halkta self-determination'un tatbikinin muhtemel secimlere gore bir taksimi mutazammin oldugunu teslim etmektedir. Majesteleri Hukumeti, meselenin beynelmilel cepheleri mevzuunda yunan ve Turk hukumetlerile siki temasi muhafaza edecektir.

"Uzun Kibris tarihinin yeni ve mes'ud bir donumunun arifesinde bulundugumuzu umid ediyorum. Majesteleri Hukumeti, boyle bir neticeyi elde etmeye yarayacak her seyi yapmaya kararlidir.

BCA 030.01.125.803.4 *

John Phillips is a young American novelist who has made two visits to Cyprus in the past three years and become so passionately concerned with his surroundings that he gathered a small mountain of information from the press, visited courtrooms and prisons, and interviewed private and public persons on all sides. He was lived off and on in Greece and England too and is fond of both.

"What Is the Matter With Mary Jane?" is his report. Mr. Phillips, who is the author of The Second Happiest Day, is now in London, working on another novel.

NOTE: We wish to emphasize that we reserve our opinion as to certain statements in this article. We are reprinting this article because it analyzes in a balanced, factual manner the basis of the Greek Cypriot claim for government by consent.

Committee on the Cyprus Question

[ILLUSTRATION OMITTED]

John Phillips

WHAT IS THE MATTER WITH MARY JANE?

The Tragicomedy of Cyprus

The characters wear costumes ranging from white wigs to Turkish bloomers, Roman shields, and black whiskers ... their passions are both exuberant and deadly ... and one of the unexpected victims is the good name of America.

LAST October 28 on a clouded, dry afternoon in Nicosia, the British capital of the Cyprus, the Chief Justice, Sir Eric Hallinan, came to the end of his judgment. Wearily over the limp wrist that had borne his chin through so many hours of testimony at so many benches in so many outposts of Empire, he announced the verdict of the court-the accused was guilty of murdering the policeman and was by implication a member of the terrorist underground EOKA.

"Have you anything to say before I announce the sentences?" the Chief Justice said, rising.

"I am innocent," the accused replied softly, in Greek.

From the rear of the room where the prisoner's sister sat with the fiancee came the first slow disbelieving sobs. Now Sir Eric was speaking like a grieved parent: "... Michalakis, I sentence you to hang by the neck until you are dead."

These articulate words, so humdrum in countless films and fictions of English jurisprudence, have a shocking effect when first heard in actuality. The sister and the fiancee greeted the pronouncement with shrieks dreadful enough to have escaped from the mind of Euripides. Those gave way to torrents of the hatred, imprecation, and entreaty that have welled in Cyprus unrecognized for generations. The sister become to batter her body, whimpering, against the railing.

Sir Eric, for his part, looked to be entirely serene in his soul. He remained a moment before all eyes, standing like a long white bird borrowed from a museum case and adorned with dangling wig, black robes, and crimson shawl. Then with a last punctilious nod he went sedately to his chambers. The two district judges-a Greek with deep watery eyes and a jowled Turk with heavy eyelids-gathered up their papers and hurried out, away from shrieking women. Unlike the Irish-born Sir Eric, they were native Cypriots, and so far the allegiance they had paid the Crown this afternoon and for each time hereafter they upheld, however mutely, the Crown's law. They had reasons to be afraid.

The condemned, in the same white shirt he had worn throughout the trial, was running his fingers over the gate of the dock, licking his dry lips, the same way he had all week. Like most prisoners in Cyprus these days he was pitifully afraid and young. His moment passed, he had not shouted "Death and Harding" or "Long Live Enosis" or "Hooray for EOKA" or any rousing slogan. He had only said that he was innocent, and this is in a mumble, perfunctorily, with no hope. Two constables handcuffed his thin wrists to their own with a clumsy officiousness strangely ennobling to the boy who suddenly looked wild and defiant, as if he were a terrorist at that.

This was his last public appearance. For mounts thereafter he would occupy valuable jail space, while his attorneys filed appeal after lost appeal, all the way to the Privy Council. Meanwhile, faithful to pattern, everything the British had sought to avoid would come inexorably to pass. The sentencing of Michalakis Savva Karaolis, the first Cypriot in years to receive the death penalty for a political crime, was to have been a dire warning to the insurrectionists. Instead he was already a triumphant martyr, and one more embarrassing bundle for Britain.

Harper's Magazine'in Haziran 1956 tarihli Nushasindan aynen basilmistir. Kibris Meselesi Komitesi

John Phillips gecen uc yil zarfinda Kibrisa iki ziyaret yapmis ve cevresine karsi o kadar buyuk bir alaka duymustur ki, basindan malumat almis, mahkeme salonlarini ve hapisaneleri ziyaret etmis ve her taraftan bir cok sahsiyetlerle bu mevzuda gorusmeler yapmistir. Kendisi Ingilterede ve Kibristada bulunmus, olup, ikisini de cok sevmektedir.

"Mary Jane'e ne oldu?" kendisinin Kibris hakkindaki raporudur. Mr. Phillips simdi Londrada bir roman uzerine calismaktadir.

Not: Bu makaledeki bazi bayanlara karsi kanaatimizi mahfuz tuttugumuzu bilhassa soylemek isteriz. Bu makaleyi basmamizin sebebi, Kibris Rumlarinin muhtariyet hususundaki arzularinin temellerini, muvazeneli ve hakikatlere dayanir bir sekilde incelemesidir.

Kibris Meselesi Komitesi Amerika

MARY JANE'E NE OLDU? KIBRIS TRAJI-KOME DISI. Yazan: John PHILLIPS

Bu Traji-Komedideki Karakterler, beyaz peruklardan Turk salvarina, Romali kalkanlarindan kare biyiklara, kadar varan Cesitli Kostumler Giymektedirler ... Ihtiraslari Sonsuz ve Oldurucudur ... Ve Umulmadik Kurbanlarindan Biri de, Amerikanin Adidir.

Gecen 28 Ekimde, Nicosia'da, bulutlu ve kuru bir ogleden sonra, Bas hakim Sir Eric Hallinen kararini aldi. Yorgun bir tavirla, Imparatorlugun bircok yerlerindeki bircok kursulerde, bircok mahkemeler esnasinda, basini dayamis oldugu kolunu kaldirarak, mahkemenin hukmunu teblig etti-sanik bir polisi katletmekle sucluydu ve bunun bir neticesi olarak terorist EOka hareketinin bir uyesiydi.

Bas Hakim ayaga kalkarak, "Hukmu ilan etmeden once soyleyecegin bir sey var mi?" dedi.

Sanik yumusak bir sesle, Rumca, "Masumum," dedi.

Sanigin kizkardesinin, sanigin nisanlisile birlikte oturmakta oldugu salonun arka kismindan, ilk hickirik sesleri yukseldi. Simdi Sir Eric uzgun bir baba gibi konusuyordu: "... Michalakis mahkeme, asilarak idama karar vermistir."

Sayisiz filmlerde ve Ingiliz hukuk ilminde gectigi yerlerde insani son derece yeknesak gelen bu acik sozler hakikaten isitildiklerinde muthis bir tesir icra ediyorlardi. Kizkardesle nisanli hukmu muthis cigliklarla karsiladilar. Sonra bu cigliklar ortadan kaybolarak Kibrista nesillerden beri tanilmadan yasamis olan bir nefret, beddua ve rica seline yer verdiler. Kizkardes, aglayarak, sizlayarak, vucudunu yerden yere vurmaya, dovunmeye basladi.

Sir Eric'e gelince, o ruhen sakin gorunuyordu. Bir an, bir muzeden alinmis, ve peruka, siyah cuppe ve kizil sal giydirilerek suslenmis uzun, beyaz bir kus gibi, oldugu yerde kaldi. Sonra titiz bir selam verdi ve vakur bir tavirla odasina dondu. Biri derin, sulu gozlu bir Rum, oburu cifte gerdanli, gozleri yari kapali bir Turk olan iki bolge hakimi de kagitlarini topladilar ve telasla bagirip cagiran kadinlarin yanindan uzaga kactilar. Kendileri, Irlandada dogmus olan Sir Eric'ten ayri olarak, Kibrisin yerlisiydiler, ve Imparatorlugun kanunlarina sadakat gosterdikleri zamanlarda korkmaya haklari oldugunu hissediyorlardi.

Mahkum, butun mahkeme boyunca giymis oldugu ayni beyaz gomlegin icinde, parmaklarini maznun mevkiinin kapisinda dolastiriyor ve butun hafta boyunca yapmis oldugu, dilini kurumus dudaklarinin uzerinde gezdiriyordu. Bugunlerde Kibrista gorulen hemen butun mahkumlar gibi, acinacak derecede gencti ve korkuyordu. Artik ani gecmisti, ne "Harding'e Olum," demis ne de Yasasin Enosis' " yahut " "Yasasin EOKA" gibi tesvik edici, ayaklandirici bir soz sarfetmisti. Yalniz masum oldugunu soylemis ve bunu da mirildanarak hic umidi olmadigini belli eden makinavari bir tavirla ifade etmisti. Iki polis onun ince bileklerine kelepce ile kendilerininkilere bagladilar ve bu isi oyle beceriksizce bir isguzarlikla yaptilar ki o anda sanki hakikaten bir teroristmis gibi vahsilesen curetlenen cocuk halkin gozunde yukseldi.

Bu onun halk huzurunda son gorulusu idi. Bundan sonra, aylar boyunca hapishanedeki cok kiymetli olan yerlerden birini isgal edecek, ve avukatlari ta hususi meclise kadar ve hicbir neticesi cikmamak uzere, dilekce ustune dilekce yolliyacaklardi. Bu arada, Ingilizlerin kacinmak istedikleri butun seyler, teker teker vukua gelecekti. Ingilizlerin fikrince, yillardanberi ilk defa olarak Kibrista siyasi bir curum yuzunden idam cezasi alan Michalakis Savva Karaolis'in cezalandirilmasi, isyan taraftarlarina muthis bir ihtar olacakti. Tersine kendisi Muzaffer bir 'martyr' oldu, ve Ingiltereye utanc veren hadiselerin bohcasina katildi.

BCA 030.01.45.268.5

3/7/1956

D.P. Meclis Grupu Yuksek Reisligine

3 Temmuz 1956 Sali gunu saat 10 da mutat toplantisini yapan D.P. Grup Idare Heyeti, Kibris Meselesi ve Sovyet Hukumeti'nin son zamanlarda tezahur eden politikalari uzerinde yaptigi gorusmeler sonunda bu meseleler hakkinda hukumetin goruslerinin ifade edilmesini teminen Grup Baskani tarafindan Heyeti Umumiye'ye takrir verilmesi hususu kararlastirilmis oldugundan asagida tafsilatiyle ifade edilen konular hakkinda Basvekil tarafindan izahat verilmesini saygiyla erzederim.

D.P.Meclis Grupu Reisi Aydin Mebusu Namik Gedik

Sual 1-Son haftalar zarfinda Matbuata goturulen yazilar, Kibris meselesinde Ingiltere'nin bazi yeni ve tehlikeli tasavvurlari tahakkuk ettirmek arifesinde oldugu intibaini vermektedir. Ezcumle Ingiltere Hukumetinin, Kibris ta, "Milletlerin kendi mukadderatini kendilerinin tayini" (Self-Determination) prensipinin tatbik edilip edilmiyecegi hususunun 10 senelik bir muddetten sonra mesele NATO tarafindan tetkik ve karara baglanmasini; bu devre zarfinda adada Ingilis Uslerinin devamini ve hatta Ingiliz Hakimiyeti altinda olarak kalacak bazi bolgelerin tesisini derpis edecek bir muahede aktini; Kibristaki Turklerin hak ve menfaatlerini himaye edecek diger bir muahedenin yapilmasini dusunuyormus.

Bu vaziyet karsisinda, Isin esasinin tahkiki ve boyle bir vaziyetin tahaddusu taktirinde yapilacak seylerin tespiti hususlarinda Hukumetimizin ne muamelelere tevessul eyledigi ve neler dusundugu hususunda tenvirimizi rica ederiz.

Sual 2-Bir zamandan beri, mutemadiyen inkisaf ederek vuku bulmakta olan Rus sulh taarruzu ne merkezdedir? Hukumetimiz nezdinde Moskova tarafindan bu mahiyette tesebbusler yapilmissa bunlara ne cevap verilmistir? Hukumetimiz bu Rus sulh taarruzu ve bunun Dunya'nin diger memleketleri uzerindeki tesirleri bakimindan ne dusunmekte ve kendi bakimimizdan ilerisi icin nasil hareket edilmesini teemmul eylemektedir?

BCA 030.01.6.31.1

111 Mayow Road Sydenham London SE 26 7 Temmuz 1956

Sayin Adnan Menderes Basvekil Ankara, Turkiye

Sizi temin etmek isterim ki Ingiltere'deki bircok kimseler Kibris meselesindeki azimli hatti hareketinizden dolayi minnettardir. Kibris'in yuz kizartici bir sekilde Yunanistan'a teslim edilmesine mani olmaniza tesekkur ederiz.

Yunanistan ne tarihi, ne siyasi ve ne de manevi bakimdan Kibris uzerinde hicbir hak iddia edemez. Kibris'a muhtar idare bahsetmek buyuk bir hatadir. Cunku Kibris Rumlari adayi Yunanistan'a teslim edeceklerdir ki bu takdirde de Kibris'daki Turk ekalliyeti istirap icinde kalmis olacaktir.

Ingiliz hukumetinin bu ve buna mumasil meselelerdeki zaafindan dolayi utanc duyuyorum. Herkesi memnun etmeye calisiyorlar fakat neticede hic kimse memnun edilmis olmuyor. Artik bundan boyle Kibris'daki tethiscilere karsi daha azimli bir hareket tarzi ihtiyar edeceklerini umit ederim.

Hatti hareketinizi asla gevsetmeyiniz. Azimle karsi durun ve Kibris'in Yunan idaresine gecmesine daima reddediniz.

Derin saygilarimla,

A. Smith

111 Mayow Road Sydenham London SE 26

7-7-56

Mr. Adnan Menderes Prime Minister Ankara Turkey

Sir,

I wish to assume you that many people in Great Britain ar grateful to you for your firm stand on Cyprus. We thank you for stopping the shameful surrender of Cyprus to Greece.

Greece has no historical or political or moral right to Cyprus. To give Cyprus self-government would be a big mistake, because the Greek Cypriots would hand Cyprus over to Greece, and the Turkish minority in Cyprus would suffer.

I am ashamed of the weakness of the British Government in this and other matters. They are trying to please everybody and end up they pleasing nobody. I hope they will now deal more firmly with the terrorists in Cyprus.

Please do not weaken in your stand. Be firm and always refuse to let Cyprus pass under Greek control.

Yours faithfully

A. Smith

BCA 030.01.132.861.2

GUNUN HADISELERINDEN

Yazan: Mehmet Kadir Tereki

Kibris Kanun Esasisi Meselesi

Son gunlerde gelen haberlerden anlasildigina nazaran Ingiltere Hukumeti, tetkiklerde bulunup Kibris icin bir Kanunu Esasi hazirliyarak ilgili makamlara takdim etmek uzere Kanuncu ve mudebbir bir zat olan Lord Radcliffe'i Kibris Adasi'na gondermistir.

Ingiltere Devletinin, Kibris icin bir Kanunu Esasi yapmaktan maksad ve gayesi Kibris'in ekseriyet ve ekaliyetince kabul olanabilecek bir vesikayi hazirlamak ve onu Kibrislilarin milli dertlerini tedavi etmek icin azami bir iksir mesabesinde kullanmaktir.

Bir millet icin, bilhassa muhtelif gruplarin muayyen bir hedefte toplanmamis ve her bir grubun ayri ayri arzu ve emelleri bulunan bir millet icin bir kanunu esasi yapmak meselesi cok guc ve basdondurucu islerdendir. Bundan dolayi Lord Radcliffe'in beslemekte oldugu ideale varmak hususundaki mesayisi cok guc olup bu yolda bir cok manialar mevcuttur ki simdiden mukadderatinin alninda muvafakiyetsizliginin ihtimallerini gostermektedir.

Lord Radcliffe'in karsilanacagi muskulat ve gucluklerin derecesini gostermek uzere kibrislilarin muhtelif arzu ve emellerinin bir tablosunu cizecegiz ve ondan sonra boyle bir toprak parcasi icin Kanunu Esasi yapmanin ilmi yolunu gosterecegiz.

Elde mevcut olan son istatistiklere nazaran Kibris'in nufusu 511000 olup bunun yuzde seksen asari ikisi Yunan ve mutebakisi de Turk irkindandir. Yunanlilar Kibrisi Yunanistana ilhak etmek ve Turk tabasi icin ekaliyet haklarini vermek istiyorlar. Halbuki Turk irkindan olan nufus diyorlar ki Kibris Turkiye'ye verilmelidir. Zira Kibris Adasi ile Turkiye sahilleri arasindaki mesafe cok azdir. Kibris Turkiye'den baska bir devlete verilecek olursa Turkiyenin emniyeti bozulur ve Turkiyenin sahil sularindaki beynelmilel haklari tehlikeye maruz kalir.

Bu iddia Turkiye Devleti tarafindan da desteklenmektedir.

Kibrisin milli unsurlarinin, mustakbel statulari hususunda boyle arzulari beslemekte olduklari bir zamanda Lord Radcliffe Kibris icin bir kanunu esasi yapmak ve bu vesile ile kibrisin hakimiyeti milliyesi hakkinda milli unsurlar arasindaki ihtilaflari gidermek gayesi ile Ingiltere Imparatorlugu tarafindan Kibris'a gonderiliyor.

Kanunu Esasi milletler icin bir kac yoldan vucuda getirilebilir:

1/ Bazi milletler tarihi ve siyasi hadiselere binaen yeniden teskil olunurlar, teskil olunur olunmaz kendileri icin kanunu esasi tedvin ederler. Boyle milletler kanunu esasilerini kendileri yaparlar ve bunun yapilmasinda baskalarinin mudahelesi yoktur. Bunlar Kurucu Meclisini davet ederler, Kurucu Meclisi istedigi tarzda devletin sekil ve nev'ini tayin ve tesbit eder ve onda ferd ve cemiyetlerin haklarini izah eder.

2/ Bir millet bir inkilap veya isyan neticesinde bir halden baska bir hale gelebilir. Bu yeni hal yeni bir kanunu esasinin yapilmasini istilzam edebilir. Bu takdirde de millet yeni kanunu esasisini tedvin ve tertip eder ve devlet dahilindeki milli unsurlar arasindaki munasebetleri tesbit eder.

3/ Bazi milletler milli hareketlerle buyuk imparatorluklarin karnindan cikarak istiklal ve butunlugunu ilan etmek isterler. Boyle milletler icin bir cok defal Hami devlet kanunu esasi yaparak dahilde ve haricte onlarin hukumetlerinin sekil ve nevini tayin ve tesbit eder. Mesela son zamanlarda Melaya, Singapur ve Kibris Adasi icin kanunu esasi yapmak istiyen Ingiltere Devleti gibi.

Ingiltere Devletinin bu gibi kanunu esasileri yapmaktan maksadi sudur ki onlarin kanunu esasilerini dominyon nev'inden yapsin ve o toprak parcalarini bir muddet daha Ingiltere hukumdarligi dahilinde bulundursun.

Acaba boyle bir kanunu esasi kibrislilar tarafindan kabul olunacak mi? Musbet bir cevap verilmesi guc olan bir sualdir, halbuki buna menfi bir cevap hazirlamak kolaydir. Bundan dolayi Lord Radcliffe'in mesayisinin bir netice ve fayda vermiyecegi kanaatindayim.

Muhtelif irk ve milliyetleri havi bulunan yerler icin yapilan kanunu esasiler Federal Devletlerin kanunu esasileri nev'indendir. Sebebi de sudur ki Federal nev'inden yapilan kanunu esasilerde ekseriyetlerin haklari Millet Meclislerinde ve ekaliyetlerin haklari ise Sena Meclislerinde korunur. Su sekilde ki Millet Meclisi icin Millet Vekili butun nufustan nufusun adedine gore secilirler halbuki Sena azalari (Senatorlar) her havzadana her havzanin kendi adedine gore secilirler. Mesela Simali Amerika Fedarasyon'unda New-York Stati 43 Millet Vekil, Florida eyaleti 1 Millet Vekili Amerikan Kongresine gonderiyorlar. Halbuki Sena Meclisine Newyork ve Florida eyaletlerinden ikiser aza gider ve bu suretle eyaletler arasindaki musavat temin edilmis olur.

Kibrista da o diyardaki halkin hem musavatini ve hem de milli arzularini temin edecek olan boyle bir kanunun Lord Radcliffe tarafindan vucuda getirilmesini istiyorlar.

Acaba boyle bir kanun, halen kibrista mevcut olan iki kuvvetli ve muktedir milli unsur tarafindan kabul olunacak midir? Su sebepten ki tarafeynden hicbiri Ingilterenin arzu ettigi seyi kabul edemezler. Haberlerden ogrenildigine nazaran Yunan milletinden olan kibrislilar kibrisi yuanistanin bir parcasi olarak telakki ediyorlar ve Makaryus'un mudahelesi olmadan yapilacak kanunu esasiyi kabul etmezler. Halbuki Turkler Kibris adasinin Turklerden baska bir bir devletin elinde bulunmasini Kemalist Turkiye Cumhuriyetinin siyasi hayatina ve beynelmilel haklarina karsi bir tehlike addederler.

Buraya kadar kisa olarak zikiredilen seylerden anlasildigina nazaran Ingilterenin, kibrisin istikbali hakkindaki iddialari ile Yunanlilarin kibrisin Yunanistana ilhaki hususundaki emelleri ve Turklerin bu sahadaki arzulari arasinda en ufak bir yakinlik bile yoktur. O halde bu gibi muskulatin hallinden evvel kibris kanunu esasisinin tedvini hususunda mesayi sarftetmek temeli olmayan ve siddetli bir ruzgarla yikilmaya mahkum bulunan bir binayi insa etmeye benzer.

Lord Radcliffe'in kibris kanunu esasisi hususunda simdiki halde sarfedecegi mesayie dair kisa mutalaamiz bundan ibarettir. Halen bu makaleyi burada birakarak bakalim Lord Radcliffe'in kanun yapma hususundaki mesayisi ne netice verecektir.

Son

26.7.1956 tarihli Juvendun (Hayat) mecmuasindan tercume edilmistir.

BCA 030.01.123.785.2

KIBRIS TURK KURUMLARI FEDERASYONU

LEFKOSA--KIBRIS

ISTANBUL

Lefkosa 10, Eylul, [1956?] P.K. 703

TURKIYE CUMHURIYETI BASVEKILI EKSELANS ADNAN MENDERES , ISTANBUL

Ekselans,

1878 senesinde Osmanli Imparatorlugu tarafindan idaresi muvakkaten Ingiltereye devredilmis olan Kibris adasinda sakin 100 bin Turk her an Kibrisin Anavatanimiz Turkiyeye ilhakini arzu etmekle beraber, dunya siyaseti muvacehesinde simdilik Kibris Turkleri bu hislerinden feragat ve fedakarlikta bulunarak Turkiye Cumhuriyeti Hukumetinin siyasetine uymakta ve Kibrista 'Status Quo' nun muhafazasini kabul etmektedir.

Kibris Turk Cemaatinin takip etmekte oldugu siyasi hattiharaket boyle iken, Kibrista mukim Rumca konusan unsur otedenberi Rum Ortodoks Kilisesinin tahrik ve tesvikleriyle adanin Yunanistana ilhaki icin gayret sarfetmektadirler. Kibrista Rum Ortodoks Kilisesi Baspiskoboslarinin hemen hepsi bu gune kadar butun enerjilerini adanin Yunanistana ilhaki icin sarfetmisler, ve bu maksat icin dahilde ve haricte her nevi tesvik ve tahrik yollarina basvurmuslardir. Kibris Baspiskobosu Makariyos Yunanistan, Ingiltere ve Amerikayi sik sik ziyaret etmis, oradaki Ortodoks Kilise tesekkulleri ve resmi makamat ile temasa gelerek onlarin yardimlarini saglamis ve bu sayede genis propaganda kampanyasi acmis bulunmaktadir.

Adayi Yunanistana ilhak icin calismakta olan Makariyos un , Kibris Rumlarinin yuzde altmis besini teskil eden Komunistlerle elele vererek bikmadan , usanmadan ardi arasi kesilmiyen propagandasi sayesinde Ingiltere, Fransa, Amerika ve sair memleketlerde kendi arzu ve emellerine uygun bir hava yaratmaga muvaffak oldugunu ve nihayet Yunan hukumetinin bu mes'eleyi ele alarak resmen Birlesmis Milletlere kadar goturmesini temin ettigini Kibris Turkleri esef ve endise ile musahade ve takip etmektedirler. Kilise tahrikcileri ile Komunist bozguncularinin bu hareket ve faaliyetlerine siddetle muhalif bulunan Kibris Turkleri , Kibris Rumlarinin bu taleblerine karsi zaman zaman mitingler tertip etmisler ve alakadar makamat nezdinde siddetli red ve protesto ile mukabelede bulunmuslardir. Yunan hukumetinin mes'eleyi Birlesmis Milletlere goturmesi ve Buyuk Britanya Hukumetinin yakin bir atide adaya yeni bir teskilat Kanunu tatbik edecegi hususunda 28 Temmuz, 1954 de Ingiliz Parlamentosunda yapilmis olan beyanati karsisinda Kibris Turkleri de gorus ve taleblerini ve Adanin mukadderati ile yakindan alakalarini hur dunyaya ve bilhassa Turkiyemiz ile Ingiltere Hukumetlerine bildirmegi munasib gormus ve karar altina almistir. Bu maksat icin Kibris Turklerini temsilen salahiyettar bir Hey'et olarak bizi intihap ve tayin etmislerdir.

Buyuk Britanya hukumeti tarafindan Adanin hukumranliginda herhangi bir degisikligin yapilmasi dusunulmedigine gore Kibris Turklerini n gorus ve talebleri sunlardir:--

1. Kibris Turkleri Adanin Yunanistana ilhakini veya Ilhaka goturecek herhangi bir Muhtariyet idaresini veya Plebisit yapilmasini bir defa daha siddetle red ve protesto eder.

2. Kibris Turkleri Buyuk Britanya tarafindan Kibris Adasinin tabi olacagi yeni teskilat kanununu ancak asagidaki sartlara bagli olarak kabul ve tasvib edebilir.

Yukarida adi gecen teskilat kanunu yururluge girmeden evvel bu Kanuna ek bir protokol nesredilecek ve bu protokolda Kibris Turklerinin asagida madde madde siralanmis olan siyasi, ictimai, dini, kulturel ve ekonomik talebleri Hukumet tarafindan kabul ve ilan edilecektir.

a) Evkaf idaresi kayitsiz sartsiz Turk Cemaatine devredilecektir

b) Turk Orta Okul ve Liselerinin tedrisati ve idaresi Turk Cemaatinin sececegi Komisyonlar tarafindan idare edilecektir.

c) Adanin bilumum mevzuatinda ve bilhassa Belediye Kanunlarinda Turk Hukuk ve menfaatlerini teminat altina alan hukumler ilan edilecektir.

d) Bilcumle Daire ve Mahkeme ve mes'ul makamlara memur tayininde nufuz nisbetinde memur tayini yapilacaktir.

e) Adanin her kaza merkezinde, eskiden oldugu gibi, asgari bir Turk Kaza Hakimi bulundurulacaktir.

(Ahmet Faiz Kaymak) (Ahmed M, Berberoglu) (Ahmed Zaim)

Kibris Turkleri Namina, Kibris Turk Hey'eti.

BCA 030.01.38.227.1

Nihat ERIM'in RAPORU *

24.6[?].1956

16.11.1956 gunu Sayin Basvekil beni Makamina davet ve Kibris meselesinin aldigi ehemmiyeti ve isin milli mahiyetine isaret ederek bu sahadaki calismalara istirakimi uygun gorduklerini soyledi. Iftiharla kabul ettim.

Sayin Adnan Menderes Kibris buhraninin son vaziyeti uzerinde beni tenvir etti ve Hukumetimizin siyasi hedefini su sekilde tesbit eyledi:

1-Kibris'in Ingiltere'de kalmasini isteriz.

2-Eger Ingilizler cekilecekse Kibris asli sahibi olan Turkiye'ye iade edilmelidir.

3-Bu olmadigi takdirde Yunanistanla aramizda yari yariya taksim edilmelidir. Bu takdirde Ingiltere'ye arzu ettigi usler veya bolge birakilir.

4-Ingiltere Ada halkina Self-government hakki tanimayi tercih eder gorunuyor. Bu tahakkuk ederse Kibris Turklerinin ve Turkiye'nin haklari ve emniyeti saglamca korunmalidir.

5-Hic kabul edemiyecegimiz sik Kibris'in Yunanistan'a verilmesidir.

Benden istenilen vazifeyi, bu siyasi talimat cercevesi ve sirasi icinde hukuki ve siyasi dusuncelerimi, meselenin bugunku ve yarinki safhalarinda icabettikce sunmak, isi Turkiye'nin menfaatlerine mumkun olan uygunlukta halletmek icin sarfedilen gayretlere istirak etmek seklinde anladigimi Sayin Basvekile arz ettim, tasdik ettiler.

Hariciye, dosyalardan istifademi 19.11.1956 gununden itibaren mumkun kildi. Verilen dosyalari ve diger vesikalari Vekalette okudum. Ikinci Daire'den benimle temasa memur edilen Bay Sadi Coruk ve Guner Turkmen'den sifahi izahat aldim.

Kibris meselesinin Yunanistan tarafindan ortaya atildigindan bugune seyri ve ic yuzu hakkinda bilgi edindim. Bu temas ve intiba ile one surebilecegim ilk mutalealari asagida tesbit ettim:

I

Kibris'in Ingiltere elinde simdiki sekilde kalmasini mudafaa Birlesmis Milletlerde sempati uyandirmaz. Self-determination ve Self-government umumiyetle kabul edilmis bir "Moda" fikir oldu. Ikinci Cihan Harbi ertesi milletlerarasi munasebetlerde "slogan" mustemlekeciligin tasfiyesidir. Kaldi ki Birlesmis Milletler Anayasasinin 73.ncu Maddesi de Ingiltere'ye Self-government'i temin etmesi vazifesi yukler.

Netekim Ingiltere buhranin ta basindaki tavrini suratle degistirerek "Self-government yolundan Self-determination"a razi oldu.

Turkiye'nin, Kibris uzerinde cografi, tarihi ve stratejik haklar iddia ederken, ada'nin Ingiltere mustemlekesi olarak kalmasini savunmasi dogru olmaz.

Turkiye'nin bu birinci sikki savunurken tezi su olmalidir: Kibris'in hukumranligi Ingiltere'de kalsin. Fakat Ada halkina Self-government elbette taninmalidir.

(Self-government'in nasil olmasi gerektigine dair dusuncelerimi asagida IV'de arzedecegim)

II

Kibris'i Ingiltere ancak bize devredebilir ve yalniz bize devretmelidir.

a) Bu iddiayi isin basindan beri Hukumetimiz savunmaktadir. One surulen cografi, tarihi ve bilhassa stratejik sebepler makuldur. Kibris'da uslenecek hava, deniz ve kara kuvvetlerinin ehemmiyeti Suveys buhrani esnasinda fiilen isbat edildi. Turkiyenin kendi emniyeti, Bagdad Pakti ve NATO sistemlerinin isliyebilmesi Kibris'in kimin elinde bulunduguna siki sikiya baglidir.

b) Lozan Muahedesine dayanarak kurulmak istenen hukuki yapi bana zayif gorundu. Muahedenin 20.inci Maddesi, Kibris'i--hicbir ihtirazi kayit koymadan-Ingiltere hukumranligina terk etmistir.

Yunanistan'in yaptigi gibi hatta 16.inci Maddeye hic temas etmeksizin, 20.inci Madde Turkiye'nin hukuki iddialarina kapiyi kapamistir denebilir. Hic degilse boyle bir karsi tezle mudafaa edilebilir ve reddi kolay olmaz.

Bundan baska meseleyi Lozan cercevesi icinde ele almanin su muhim mahsuru da unutulmamalidir: Muahede diger akitlerinin rizasi alinmadan degistirilemez. Yani is, Ingiltere, Turkiye ve Yunanistan'a inhisar ettirilemez.

Ancak bu boyle olmakla beraber, Ada Yunanistan'a verilirse Lozan Muahedesinin meydana getirdigi siyasi ve stratejik muvazenenin memleketimiz aleyhine tamamen bozulacagi tezi, siyasi icap (opportunite politique) bakimindan cok kuvvetlidir. Hukumetimiz basdan beri bu noktayi belirtmekle pek isabetli hareket etmistir.

Bu cumleden olarak, Sayin Basvekilin 28.6.1956 gunu Ingiltere Buyuk Elcisine, Lozan'in kurdugu muvazene bozulmak istendigine gore, Yunanistanla munasebetlerimizin tamaminin Yunan Hukumeti ile ikili muzakerelerle gozden gecirilmesi gerekecegini soylemesi, yerindedir. Sonradan ayni meyanda daha sarih olarak Ingilizlere ve Amerikalilara Garbi Trakya, Patrikhane, Istanbul Rumlari, Egedeki bazi Adalar mevzularinin ele alinacaginin bildirilmesi de iyi olmustur.

Yunanlilara karsi en muessir siyasi silahimiz bu mevzulardir. Su siralarda bu yolda daha da vazih [?] olmanin tam zamanidir.

Yukarida, Lozan Muahedesine, Kibris meselesine lehimizde hukuki bir mesnet olarak dayanilamiyacagini kaydetmekle, simdiye kadar yapilanlardan vazgecilsin demek istemedim. IX.uncu Birlesmis Milletler Assamblesinde Lozan'i Ingiliz temsilcisi de Turkiye tezine uygun olarak zikretmistir. Basdelegemizin Hariciye'ye gonderdigi mufassal raporda isaret ettigine gore, bu fikir Latin Amerikasi mumessilleri uzerinde Yunanistan aleyhine tesir yaratmistir.

Birlesmis Milletler Assamblesi bir Mahkeme olmadigi icin bu turlu manevralar yerine gore mumkun ve faydali olabilir. Ama isin aslini kendimiz hatirdan cikaramayiz.

Basdelegemiz, Lozan Muahedesinin 16.inci ve 20.inci Maddeleri uzerinde, memleketimizin selahiyetli hukukcularindan mutalea alinmasini telkin etmistir. Ilgili memurundan sordum, henuz bir mutalea istenmemis. Her bakimdan faydali olacak boyle bir istisareyi meselenin Birlesmis Milletler Assamblesinde bu defa konusulmasindan once yetistirmek mumkundur.

Kibris'in Turkiye'ye iadesi istegine karsi en tesirli mukabil iddia ise, manevi tesir sahasinda Self-determination gibi cihansumul nazariye kuvvetine sahip bir prensiptir.

Buna mukabil Self-determination, henuz efradini cami ayarini [?] mani bir tarif ve tatbiki olmadigi icin, Kibris'i Rumlarin keyfine terkettirmeye yetecek kuvvette de degildir. Asagida V'de tafsilat arzedilecektir.

Kisaca: Kibris'in Turkiye'ye iadesi istegi, hukuki degil siyasi sebeplere dayanir ve keza hukuki degil siyasi bir netice olarak saglanabilir.

Turkiye, iddiasini sonuna kadar muhafaza etmelidir. Kibris, kendisine terkedildigi takdirde, ahalinin din, irk, mense farki gozetmeksizin esit haklardan faydalanacagi soylenmelidir.

III

Kibris'in Yunanistan'a ilhaki (Enosis) veya Turkiye'ye iadesi birbirinden en uzak iki tekliftir. Statu quo muhafaza edilemedigi takdirde, Ingiltere Self-government ile isi simdilik kapatmak isteyecektir. Fakat, bir defa acilmis olan Kibris davasi, ne Yunanistan, ne de Turkiye bakimlarindan, Self-government ile sona ermeyecektir. Her uc memleketin munasebetleri bu yuzden devamli olarak zehirlenecektir.

Meseleyi, uzlasma suretiyle, ortalama bir hal sekline baglamak hem hakkaniyete uygun olur hem de bugunku durumda siyaseten kaabil tek mutabakat mevzuudur. Ingiltere'nin empirisme'ini ve uzlasmaciligini da olmayan bir formuldur.

Ortalama hal sekli, Kibris Adasinin taksimidir.

Taksim fikri, Turkiye, Ingiltere, Yunanistan, Amerika Hukumetleri arasinda gizli veya resmi veya yari resmi bazi gorusmelerde ele alinmistir. Belcika Hariciye Vekili M.Spaak bu yolda aracilik etmeyi teklif etmistir.

Dosyalardan ogrendigime gore, Yunanistan, Adanin simalinde dar bir seridi Turkiye'ye birakmayi dusunurmus.

Ingiltere Hariciye Mustesari Sir Ivan Kirck Patrick simalden cenuba bir hat ile Ada'yi yari yariya ve sarki Yunanistan'a, garbi Turkiye'ye verilmek uzere paylastirmak istermis.

Sayin Basvekil, yari yariya taksimi istemek fikrinde oldugunu soyledi. Meseleyi, Mr. Dulles'in temsilcisi olarak buraya gelen General Holmes[?]'a da fevkalade itiyatli bir dille ve belki mumkun olur seklinde acmis.

Kibris'in baslica Turkiye ve Yunanistan arasinda, muhtemelen Ingiltere'ye de bir us bolgesi vermek seklinde taksimi, Self-determination prensibinin adil bir surette tatbiki demektir.

Soyleki: Kibris ahalisi, 385 bin rumca konusan Ortodoks hiristiyan ve 100 bin Musluman Turk'den ibarettir, denebilir. Diger unsurlarin sayisi 10 bin kadardir.

Demek ki Kibris'da iki ayri topluluk, birlik (entite) ic ice yasiyor. Munasip surette taksim yapildigi takdirde, bu iki ayri topluluktan her biri kendi Anavatani saydigi devletin hukumranligini tercih imkani bulacaktir. Yani, hem rum cemaati hem de turk cemaati kendi Self-determination hakkini serbestce kullanabilecektir. Boylece, ekseriyetin arzusu olsun diye, tamamen ayri bir butun teskil eden bir ekalliyet hic bir suretle bagdasamiyacagi yabanci bir Devlet hukumranligi altina zorla sokulmus olmayacaktir.

Venizelos, Lozan Konferansinda Garbi Trakya icin Turkiye'nin one surdugu plebisiti, bu bolge halkinin (homogene) olmayip, (heterogene) olmasini vesile yaparak reddetmisti.

Kibris, bu bakimdan Garbi Trakya'ya benzer. Eger bu gunun Birlesmis Milletler zihniyeti imkan verse Venizelos'un Lozan'da mudafaa ettigi tezin tatbiki ile Kibris'in plebisitsiz Turkiye'ye devri saglanabilir. Fakat bu gun Self-determination prensibine zit bir formulu kabul ettirmek imkansiz gorunuyor.

Su halde, Self-determination'i sonuna kadar goturmek, tam adaleti korumak lazimdir. Her iki toplulugun reyleri ayri ayri sorulur. Kibris'in rum bolgesinde kalanlara : 1-Bagimsizlik mi, 2-Yunanistan'a ilhak mi, 3-Ingiltere'ye bagli kalmak mi, veya 4-Baska bir sey mi istiyorsunuz diye sorulur. Turk bolgesindeki Turklere de ayni sualler (2)inci soru degistirilerek sorulur.

Boylece, nazari Self-determination prensibi azami olcude fiili tatbik bulmus olur.

Taksimin ortaya cikaracagi baska meseleler ise gene en genis ve liberal esaslarla halledilir.

Birlesmis Milletler Assamblesine boyle bir teklif goturuldugu ve dogrudan dogruya ilgili Devletler de destekledigi takdirde, kabul edilecegi soylenebilir. Yahut, uzlasma suretiyle, ilgili Devletler arasinda halledilir.

Yunanistan,yari yariya taksime yanasmayabilir. Ona karsi kuvvetli deliller vardir. Self-determination prensibi, butun rumlarin ayni bolgede toplanip diledikleri idare altinda yasamalari ile tatmin edilmis olacaktir. Kucuk olcude ve nisbeten kisa mesafe icinde ve ayni muhit, ayni iklim sartlarini muhafaza edecek olan bir ahali mubadelesi zaruridir. Bugun azlikta olan Turk toplulugunun Self-determination hakkini cignememek, Turkiye'ye emniyetini korumak imkanini vermek ve siddetli huzursuzluk yaratmis ve yaratacak bir kotu buhrani ortadan kaldirmak icin, bir mikdar insanin yer degistirmesi bosuna zahmet degildir. Hele bu mubadele, zamanimizin ileri teknik imkanlari ve konforu saglanarak yapilacak olursa.

Kibris'in taksimi fikrini destekleyecek hukuki ve insani prensip Self-determination'dir.

Ayni projeyi kuvvetlendiren siyasi icap, Turkiye'nin ve Bagdat Pakti ile NATO'nun emniyeti icin Ada'nin askeri gucu yuksek ellerde bulundurulmasi ihtiyacidir.

Taksim kabul edilmesi ihtimali gozonunde tutularak, Turkiye bakimindan Kibris'in ne sekilde bolunmesinin daha elverisli olacagi, askerlik, ekonomi ve Ada'daki Turk nufusunun menfaatleri gozonunde tutularak simdiden yetkili mutehassislara tesbit ettirilmelidir.

Rumlara verilecek bolgede Turkiye'nin ve Yakin Dogu'nun emniyetinin icabettirecegi korunma tedbirlerine Turkiye de istirak etmelidir. Ayni hakki Turk bolgesinde Yunanistan isteyemez. Cunki Ada'nin Anadolu'ya mesafesi 45 mil, Pire'ye mesafesi ise 600 mildir.

IV

Avam Kamarasinda 13.11.1956 gunu aciklandigina gore, Lord Radcliffe hazirlamaya memur edildigi Kibris Anayasasi projesini Ingiltere Hukumetine takdim etmistir.

Anayasa, Self-government'i saglamak maksadiyle hazirlattirilmistir. Kibris umumi Valisi Maresal Harding ile Baspiskopos Makarios arasinda inkitaa ugrayan gorusmeler de bu esas etrafinda idi. Muayyen bir muddetin sonunda da Self-determination'a imkan verilecegini, Ingiltere Hukumeti acikca soylemektedir.

Self-determination'i Turk toplulugu icin de tanimak (taksim), veya tevzih etmek sartiyle, Anayasada yer almasinda mahsur gorulmeyebilir. Ancak bu su tedbirlerle birlikte mutalea edilmelidir:

a) Self-government icin ilk sart, Hukumetimizce isin basindan beri daima tekrarlandigi gibi rumlarin tedhisi mutlaka durdurmalaridir. Sukun icinde asgari bir sene gecmeli, Self-government sonra tatbik edilmelidir.

b) Turk toplulugu temsilcisi ile muzakere yapilmamasi Birlesmis Milletler Anayasasinin 73.ncu Maddesine aykiridir.

c) Self-government Statusunun tatbikine Turkiye-Ingiltere-Yunanistan temsilcilerinden mutesekkil bir Komite nezaret etmelidir.

d) Self-government Statusune, Turklerin (tabii rumlarin da) disardan Kibris'a tam serbestlikle hicret edebilmeleri hakki uzerinde durulmalidir. Mesele tetkik edildikten sonra bu hakkin Turk nufusu rumlardan fazla cogaltacagi anlasilirsa, israrla istenmelidir.

e) Bu hak istikbaldeki Self-determination plebisiti icin fevkalade ehemmiyetlidir. Tedbirli davranmak sartiyle 10 sene sonraki plebisitte Turklerin mikdari, Ada Osmanli idaresinde ikenki nisbetleri asabilir. O zaman ister taksim icin ister Ada'nin butununun kaderini tayin maksadiyle yapilacak plebisitten endise duyulmaz.

(Self-government Anayasasi hakkinda diger hususlarda Siyasal Bilgiler Fakultesi Dis Munasebetler Enstitusunde hazirlanan Rapordan faydalanilabilir.)

V

Turkiye'nin asla kabul edemiyecegi sik, Kibris ahalisine Self-determination hakki tanimak bahanesiyle, Ada'nin Yunanistan'a ilhak edilmesi icin kapi acilmasidir.

Kibris'in memleketimize yakinligi, maddeten ve manen, o derecede meydandadir ki sirf Self-determination'i tatbik vesilesiyle Ada'yi Yunanistan'a terketmek-bugun 25, cok yakin bir gelecekte 30-40 milyon nufuslu-Turkiye'nin hayati mahiyetteki emniyet ihtiyacini hic hesaba katmamak, hatta baltalamak olur.

Boyle bir seye mani olmak icin, Amerika basta olmak uzere, muttefik ve dostlarimiza su noktanin hatirlatilmasi-siyasi bir tedbir olarak-isabetli gorulur:

Kibris'in Yunanistan'a terki veya simdiki Statusunde Turkiye'nin mutabakati saglanmaksizin yapilacak bir degisiklik, Lozan Muahedesini Elenlerle munasebetler bakimindan gozden gecirmek zaruretini doguracagi gibi, Anadolu'nun mudafaasi guclesecegi icin, butun milletlerarasi taahhutlerimizin de yeniden ele alinmasini ve askeri tatak olculerimizin yeniden takdirini gerektirir.

Kibris'in mukadderatini prensipler bakimindan tayine gelince:

a) Adanin kaderini mutlaka simdiki ekseriyeti teskil eden rum cemaatinin arzusuna terketmeyi emreden milletlerarasi pozitif bir hukuk kaidesi yoktur. Kibris'da tarih boyunca ekseriyet devir devir kah Turklerde kah rumlarda olmustur. Son 50-60 yilda rumlar (favorise) edildikleri, Turkler ise pek madur kaldiklari icin Ada'yi kutle halinde terketmeye kendilerini mecbur hissetmislerdir. Esik haklar tanininca Turk toplulugu suratle gelisebilir. Gelistirilmelidir.

b) Self-determination bir ideal prepsiptir. Birlesmis Milletler Anayasasinda (Gayeler-Purposes) arasinda (Madde I, Fikra 2), muphem bir sekilde yer almistir. Ayni vesikanin mustemlekelerden bahseden kisminda (Madde 73, b) Self-government'dan bahsedilmistir; Self-determination'a yer verilmemistir. Self-government icin dahi su kayit ilave edilmistir: according to the particular circumstances of each territory and its peoples and their varying stages of advancement.

Kibris'daki (particular circumstances)in basinda:

1. Ahalinin iki ayri topluluktan murekkep olmasi gelir. Turk toplulugunu, simdilik ekseriyette olan, rum toplulugu coklugunun arzusuna ram ederek, istemedigi bir idarenin hukumranligi altina sokmak, oradaki (particular circumstances)'a aykiri duser.

2. Keza Ada'nin yani (territory) Turkiye'ye cok yakin olmasinin emniyetimiz icin hayati ehemmiyeti, onun ihmali caiz olmayan hususiyetini teskil eder. Bunu gozonunde bulundurmak 73.uncu Maddeyi tatbik edebilmek icin riayeti elzem bir hukuki sarttir.

c) Bunlar yalniz Self-government icin. Kibris, Birlesmis Milletler Anayasasinin 11.inci Fasli hukumleri dahilinde sayilan bir yer oldugundan eger Birlesmis Milletler Anayasasinin metnine riayet olunacaksa Birlesmis Milletler Assamblesince Ada'ya Self-determination taninmasi istenemez. Istenirse Birlesmis Milletler Anayasasina aykiri bir is yapilmis olur. Cunku, Birlesmis Milletler Anayasasi (independence'i) yani Self-determination'i milletlerarasi vesayet altindaki ulkelere hasretmistir. (Fasil XII, Madde 76,b). Kibris'a Birlesmis Milletler Anayasasi yalniz ve yalniz Self-government icin tatbik edilebilir. Bunda da 73.ncu Maddenin (b) bendindeki sartlar hesaba katilmak lazimdir. Kibris'a 76.inci Madde tatbik edilmez cunku milletlerarasi vesayet altinda degildir.

d) Kaldi ki, hem 73.uncu Maddede hem de 76.inci Maddede, Self-government ve Self-determination icin su sart goze carpiyor:

"particular circumstances of each territory and its peoples ..."

(each territory and its peoples) ibaresi uzerinde dikkatle durmak icabeder. Birlesmis Milletler Anayasi 73 ve 76.inci Maddelerde "ulke"den (territory) den "her bir" demek suretiyle mufret olarak bahsederken "ve oralarin halklari" (and its peoples) diyerek ayni ulke uzerinde birden ziyade halk topluluklarinin yasayabilecegini gormus ve Self-government veya Self-determination'i bunlarin her biri icin tanimistir. Eger, her ulke (territory) icin yalniz bir topluluk, bir halk dusunulse idi (territory and its peoples) yerine (territory and its people) ibaresi kullanilirdi. Birlesmis Milletler Anayasasi gibi bir milletlerarasi temel vesikadaki her kelimenin, her isaretin uzun uzun munakasa edilip dusunuldukten sonra tesbit edildigi malumdur. Halklar (peoples) kelimesi gelisi guzel konmus degildir. Filhakika baslangicta Madde 76 formulunde kelime (people) seklinde mufret iken (San Fransisko Konferansi zabitlari Cilt 10, Sayfa 453) bilahare amerikan delegesinin getirdigi tadil teklifi ile (peoples) seklinde cemilendirilmistir.

Su halde Kibris'a Birlesmis Milletler Assamblesi Self-determination degil, Self-government'in tatbikini isteyebilir. Hangisi tatbik edilirse edilsin, Ada'daki Turk ahali (people) rum ahali (people)den ayri bir varlik, bir butun (entite) teskil ettigi icin, onu rum ekseriyetin pesinden suruklemek, ona tabi kilmak Birlesmis Milletler Anayasasinin 73.uncu Maddesine aykiri olur.

Bu gune kadarki munakasa ve temaslarda Turkiye temsilcilerinin Birlesmis Milletler Anayasasini bu noktadan ele aldiklarina dair bana gosterilen dosyalarda ve vesikalarda bir kayda rastlamadim. Sirf hukuki olan 73 ve 76.inci Maddelere dair mutaleanin bir kerre de Birlesmis Milletler nezdindeki Delegasyonumuzca incelenmesi yuksek takdirlerine arzolunur.

e) Self-determination uzerinde Birlesmis Milletler Insan Haklari Komisyonunda muzakereler cereyan etmistir. delegasyonlar arasinda derin gorus ayriliklari ortaya cikmistir. 76.inci Maddeyi ve 73.ncu Maddeyi tatbik edebilmek icin bazi ameli kaidelere ihtiyac oldugu soylenmistir. Milletin ve halkin tarifi yapilmak istenmistir.

73 ve 76.inci Maddelerin Assamblece ele alinabilmesi, gercekten daha once bir takim hususlarin tavzih ve tefsirine baglidir. Henuz bu yapilmamistir.

Muellifler de, bu iki mefhumun tatbikinde cok ihtiyatli olmayi tavsiye etmekte ve cesitli mahzurlar, mulahazalar ortaya koymaktadirlar. Kisaca, isaret edilen prensip henuz devletlerarasi hukukun ameli kiymet kazanmis, islenmis bir positif hukuk kaidesi mahiyeti kazanmis degildir. Sadece ideal prensip olarak alemsumul manevi bir kiymet, ve devletlerce siyasi tertiplerinde her maksat icin silah olarak kullanilmak istenen muphem bir mefhumdur.

Mesele milletlerarasi muzakereye konu oldugu sirada su suali de sormak faydasiz degildir: Self-determination homogene olmayan bir memleket halkinin siyasi istiklalini ve bu noktada hurriyetini, bir baska devlete fedag etmek hakkini her zaman ve her yerde mutlak olarak kabul etmekmidir? Eger bu bir kaide ise bu kaidenin istisnasi daraltildigi haller vardir. Avusturya, Birinci ve Ikinci Cihan Harplerinden sonra Almanya ile birlesme imkanindan hukuken mahrum edilmistir. Avusturya icin akla gelen sebepler, Kibris'da fazlasiyle vardir. Avrupa'nin ortasinda hemen hepsi almanca konusan, alman aslindan sayilan 8-10 milyonluk, hakiki bir millet ve devlet boyle bir tahdide tabi kilinirken, koskoca Kibris Adasi ve orada yasayan rumdan gayri unsurlar, gunun ekseriyetinin arzusu budur driye, istiklalden ebediyyen mahrum edilebilir mi? Enosis istegine karsi bu tez de ihmal edilmemelidir. (Servititutes internationales)in cesitli baska [okunamiyor]

Asikar olan bu duruma ragmen, Kibris'da istemedigimiz tarzda bir Self-government veya Self-determination tatbiki Birlesmis Milletler Assamblesinde Yunanlilarin siyasi tertipleri neticesi ve uyeler arasindaki malum ziddiyetler ve hesaplar sebebiyle mumkun kilinirsa, 73 ve 76.inci Maddeler hakkinda yukarida arzedilen mutalealar istikametinde ihtirazi kayitlar one surerek karari reddetmemiz dusunulebilir.

Ilk mutalea ve dusuncemi saygilarimla arzetmis bulunuyorum. Siyasi takdir yuksek Makamindir.

24.XI.1956

Prof. Nihat Erim

Not: Bu rapor uzerinde Ankara Universitesi Siyasal Bilgiler Fakultesi Devletler Hukuku Docenti Doktor Suat Bilgi ile istisare edilmis, onun da fikirlerinden istifade olunmus ve istiraki saglanmistir.

BCA 030.01.38.227.2

16 Aralik 1956 Pazar gunu Basvekil Adnan Menderes'in Ingiltere Mustemlekeler Naziri Lennox-Boyd ile Vaki gorusmelere ait muhtasar zabitname

Hazir bulunanlar:

Mr.L.Boyd-Mustemlekeler Naziri Basvekil Adnan Menderes Mr. Rilley-F.O. Mustesar Muavini Katibi Umumi Nuri Birgi Mr. Martin--Mustemlekeler Nezaretinden

L.Boyd Evvela, hemen seyahatiniz akabinde beni kabul ettiginiz icin tesekkur ve minnettarlik hislerimi ifade etmis isterim. Umid ederim ki bu bulusma sizin icin fazla rahatsizlik tevlid etmedi. Maksadim Kibris hakkinda fikir teatisinde bulunmaktir, fakat her halde teferruata girecek degilim. Paris'de Mr.Salwyn Lloyd'un size verdigi metin hakkinda tafsilat vermek istiyorum.

Mr. Salwyn Lloyd Paris'de size Carsamba gunu Parlamentoda Kibris hakkinda bir beyanatta bulunacagini soyledi. Umid ederim ki bu gorusmemizden sonra Parlamentoda daha iyi konusacagim.

Iki senedir Kibris meselesi ile yakinen mesgul olmaktayim. Adadaki Turk cemaatine karsi Ingiltere Hukumetinin duymakta oldugu saygi ve sevgiyi bir kerre daha ifade etmek isterim. Onlara hicbir sekilde ihanet etmiyecegiz. Dahili emniyet mevzuunda adadaki Ingiliz makamlarile tam bir isbirligi yaptilar. Onlarin yardimi olmaksizin adada sukun ve nizamin temini mumkun olamazdi. Ingiliz idaresinin en zor zamanlarinda dahi buyuk yardimlari olmus ve kelimenin tam manasiyle harikulade hareket etmis olan Turk cemaatine ve onlari temsil eden Hukumetinize bu munasebetle bir kerre daha tesekkur etmek isterim.

Adanin gerek cografi bakimdan gerek orada yasayan soydaslariniz bakimdan sizin icin haiz oldugu ehemmiyeti tam manasiyle mudrikim. Size herhangi bir sey imposer etmek istiyor degiliz. Aramizda anlasmaya varabilecegimizi umid etmekteyim.

Simdi hemen soyliyeyim ki Kibris'dan kacmaga veya sizi muttehit (united) ve dusman bir Kibris'la karsi karsiya birakmak istemeyiz ve bunu asla yapmayacagiz. Rumlarin tazyik ve tehditlerine boyun egmeyecegiz. Ingiliz-yunan ve Turk--yunan munasebetlerini duzeltmek icin elimizden gelen her seyi yapmaktayiz.

Simdi de biraz Radcliffe Raporu hakkinda konusmak istiyorum:

Bildiginiz gibi Ingiltere Hukumeti Eylul ayi icinde Kibris icin demokratik ve liberal bir Anayasa hazirlanmasini Lord Radcliffe den rica etmisdir. Hazirlanan tasarinin belli basli hukumleri sunlardir:

1-Radcliffe Anayasasi Ingiltere'nin ada uzerindeki mutlak hukumranliginin devam edecegi esasini hareket noktasi olarak almaktadir.

2-Anayasanin Kibris'da yururlukte kalmaga devam edecegi muddet boyunca, harici isler, mudafaa ve dahili emniyet isleri Valinin selahiyet sahasi icinde olacaktir. Lord Radcliffe secimle isbasina gelecek bir Vekilin muayyen bir muddeti hitaminda (bunun icin evvela alti ay sonra bir senededir) dahili emniyet islerini deruhte etmesi luzumu uzerinde israrla durdu. Ben, Turk cemaatinin boyle bir teklifi kabul etmeyecegini ve buna muttali olunca dahili emniyet mevzuunda bizlerle isbirligi yapmaktan tevakki edecegini biliyordum. Bu takdirde biz nizam ve sukunu Rumlarla isbirligi yapmak suretiyle gerceklestirmeye mecbur kalacaktik. Bu itibarla, yunanlilarin cikaracaklarini bildigim butun gucluklere ragmen bu mevzuda herhangi bir zaman tesbit etmekten vazgecmesi hususunda Lord Radcliffe'i ikna ettim.

3-Adada tehdit ve tethiscilik devam ettikce Anayasayi meriyete koymak bizler icin asla mevzuu bahis degildir.

4-Adanin idaresinde Valinin selahiyetine birakilan isler muhimdir. Herhangi bir meselenin kendisine ayrilmis olan selahiyet sahasina girip girmedigini tesbit edecek sahis yine kendisi olacaktir. Hemen ilave edeyim ki yunanlilar bunu katiyetle reddettiler.

Biz ve Lord Radcliffe adadaki Turklerin hak ve menfaatlerinin teminat altina alinmasi hususunda tamamen mutabikiz ve bunun icin gereken tedbirleri derpis etmis bulunuyoruz. Radcliffe Tasari uzerinde calismaga baslayinca, kurulacak tesrii Mecliste, Turklerin, adada maalesef azinligi teskil etmelerine ve umumi nufusun %20-sini temsil etmelerine ragmen esitlik talep ettiklerini gordum. Radcliffe'e gore Turklerin bu talebi ancak iki halde yerinde gorulebilirdi. Ya Turk cemaatinin haklarini herhangi baska bir sekilde himaye etmeye imkan olmazdi veyahutta esitlik talebi Anayasanin demokratik ve liberal olmasi prensibi ile kabili telif telakki edilebilirdi. Kanaatince her iki sik da Kibris icin bahis mevzuu degildir.

Iki Meclis isi, yalniz adada bu vazifeyi liyakatle ifa edebilecek yeter sayida sahis bulmak zorlugundan degil, tek Meclisin daha iyi isleyebilecegine kani bulunmamizdan dolayi revac bulmamistir. Bundan baska Turk cemaatinin hak ve menfaatlerinin mustakil hakimlerin elinde daha mukemmel bir sekilde korunabilecegine inanmaktayiz.

Meclisin terekkup tarzi su sekilde olacakdir:

Tesrii Meclis 36 uyeden ibaret olacakdir. Alti uye adadaki diger kucuk azinliklari temsil etmek uzere Vali tarafindan tayin edilecektir. Turkler ise Meclisde alti uyelige sahip olacaklardir. Mutebaki 24 uyelik secim yoluyla tesbit edilecekdir. Netice itibariyle Turklerin Vali tarafindan tayini bahis mevzuu 6 uye ile birlikte cem'an 12 reye sahip olacaklarini soyleyebiliriz. Vali tarafindan tayin edilecek bir Turk Vekil Turk cemaatini ilgilendiren isleri tedvir eyliyecektir. Turk Mebuslarinin ucte ikisinin musbet oyu olmaksizin hicbir Kanun meriyete giremiyecektir. Turk cemaatinin hak ve menfaatlerini sadece hukuki tasarruflarla degil ayni zamanda idari tasarruflarla da ihlal etmek mumkun olacagina gore bu gibi ihlalleri onlemeye matuf garantiler projede yer almaktadir. Bir kere hukuki tasarruflari murakabe etmek uzere esit temsil esasina istinaden kurulacak bir ali Mahkeme kurmagi dusunmekteyiz. Bu Mahkeme herhangi bir Kanunu hukumsuz ilan etmek selahiyetine sahip olacaktir. Idari tasarruflar icin ise yine esit temsil esasina istinaden tesekkul edecek bir "Teminat Mahkemesi" kurulmasini teklif ediyoruz. Her iki Mahkemede de bas Hakimin ingiliz olmasi derpis edilmektedir.

Kisaca izahat verdigim bu esaslar uzerinde onumuzdeki Carsamba gunu Avam Kamarasinda bir konusma yapacagim. Binaenaleyh bu hususta sizin fikirlerinizi ogrenmek isterim.

Simdilik soylemek istedigim sudur: Yaptiklarimiz ihtilafa bir carei hal bulmak gayesine matuftur.

Self-determination'a gelince, bu rapora istinaden tanzim edilecek Anayasanin tatminkar bir sekilde tatbik edilmesi ve milletlerarasi siyasi sartlar ve askeri icabatin musait olmasi takdirinde, Ingiltere Hukumeti, adaya self-determination hakkinin taninmasi meselesini yeniden gozden gecirecek ve bu takdirde Kibrisli Turklerin de adadaki rumlar gibi ayni haktan istifade etmeleri lazim geldigi prensibi goz onunde tutulacakdir. Her halukarda Kibris'in self-determination hakkinin istimalinin bir neticesi olarak Yunanistan'la birlesmesi mevzubahis degildir.

Carsamba gunu yapacagim beyanatta Turk Hukumetinin Tasariyi ciddi bir sekilde tetkik eylemekte oldugunu ifade edebilmeyi cok arzu ederim. Sayet Turk Hukumeti bu beyanatini muteakip ayni mealde bir beyanatta bulunursa bunu Ingiltere Hukumeti sukranla karsilayacaktir.

Menderes Ileride sartlar musait olup da self-determination'a gidilirse o zaman Kibrisli Turklerin bu hakdan ayni sekilde istifade edecekleri, simdi, bu safhada sarahaten ifade edilecek midir?

L.Boyd Ben bunu "we do not exclute" gibi menfi bir ifade tarzi kullanmak suretiyle belirtmeyi dusunmekte idim. Mamafih sizin daha musbet bir ifade kullanilmasi hususundaki arzunuzu yarin Vekiller Heyetine arzedecegim.

Menderes Meseleyi ikiye ayirmak lazim: Birincisi Anayasa layihasi ilgilidir. Bunu henuz teferruatli bir sekilde tetkik etmis degiliz. Fakat Mustemlekeler Nazirinin verdikleri izahattan sonra Tasariya esasli bir itiraz dermeyan etmiyecegimizi Umid etmekteyim.

"No disapproval or approval from our side. I think this can streng then Her Majesty's Goverment attitude, this can be a help for you."

Turkiye kendisinin barisci oldugunu ispat etmek istiyor. Makul olan seylere itiraz eder gorunmek istemeyiz. Bu bizim ve sizin durumlarmizi kuvvetlendirecekdir. Bunu kabul etmeyen yunanlilar olsun. Ingiliz Hukumetinin, Parlamentoda saglam bir vaziyette olmalarini isteriz. Gayemiz Ingiltere Hukumeti ile Kibris meselesinin kat'i ve nihai bir sekilde halline degin tam ve kamil bir isbirligi yapmak olduguna gore Ingiltere Hukumetinin durumunu takviye edecek her seyi yapmaga haziriz. Self-determination'a gelince, bu prensibin, zamani gelince bizim anladigimiz sekilde yani integral bir sekilde tatbik edilecegini Ingiltere Hukumeti kat'i olarak beyan edemez mi? Bu mahiyette yapilacak bir beyanatin Ingiltere Hukumetinin durumunu muskullestirmeyeceginden eminim. Esasen Ingiltere Hukumeti prensip olarak self-determination'u tanidigini ilan eylemis bulunmaktadir. Bu prensibin daha adilane ve munsifane bir sekilde icra eyleyecegini ilan eylemesi, Ingiltere Hukumetinin durumunu takviye bile edebilir. Dulles ile Paris'de vaki gorusmem sirasinda kendisine taksim keyfiyetinden bahsettim dikkatle tetkik edecegini vaat etti. Biz taksimin sondajini yaptik. Madem ki herkese istedigi idareyi veriyoruz o halde Turkleri istemedikleri bir idareye girmeye zorlayamayiz.

Ingiltere Hukumeti beyanatinda sadece self-determination hakkini tanidigini soylemekle iktifa ederse, Turk efkari umumiyesi adaya verilecek idari muhtariyeti enosis'e dogru bir adim olarak tefsir edecektir. Bu endiseyi bertaraf etmek icin self-determination hakkindan, zamani gelince, Turklerin de istifade edeceklerinin tasrih edilmesi lazimdir. Aksi halde, biz dahilde bu bakimdan mukavemete maruz kaliriz.

L.Boyd

Bahis mevzunu Anayasa Tasarisi bir butundur. Istediginiz hususlarda degisiklik guc olacak .Bununla beraber bu degisiligi "Ingiltere Hukumeti sunu yapmaga hazirdir" gibi bir cumle ilavesi suretiyle yapmak daha kolay olacaktir. Her halukarda butun bu degisikliklerin Heyeti Vekilenin tasvibinden gecmesi zaruridir.

Menderes

Tasarinin esas muvazenesini bozacak mahiyette sartlar ileri surmek niyetinde degiliz. Ingiltere ve Turk Hukumetleri ilerdeki hatti hareketlerini mustereken tesbit etmelidirler. Adanin uc devlet arsinda taksimi meselesi var, Ingiltere'nin ada uzerinde uslere sahip olmasi meselesi var. Bu meselelerde bizi destekleyecek bazi hal tarzlari tesbit etmek lazim gelmektedir. Bunun simdiden soylenmesi yeni Tasarimin Istikameti bakimindan faydali olacaktir.

Baslangicta da soyledigim gibi Ingilizlerin adayi terketmemeleri lazimdir. Ingilizler Malta ve Kibris'da uslere sahip olmalidirlar. Bu, Ingiltere,nin Orta Sark politikasi ve bu bolgenin emniyet ve istikrari ve hatta dunya sulhu icin hayati diyebilecegim bir ehemmiyeti haizdir.

Sizin adada kalmaniz Orta Sark politikamizin kuvveti bakimindan buyuk bir ehemmiyet tasir. Bizim de adada olmamiz her bakimdan mumkundur.

L.Boyd

Sunu mahrem olarak soyleyeyim ki, askerlerimiz taksime taraftar gorunuyorlar ve adanin us olarak kullanilmasini adada uslere sahip olmaga tercih ediyorlar. Bu husustaki fikirlerini ahiren kat'i olarak tekrar eylediler.

Menderes

Bir iki noktayi tasrih deyim.

Mesele boyle bir hale geldi ki siz efkari ummiyeniz ve Meclisiniz karsisinda kaldiniz. Bizim halkin ve efkari ummiyemizin de arzusu var. Beyanatinizda self-determination'a atif yapmayacak misiniz? Bizim efkari ummiyemiz bunu "zamanla self-determination gelecek ve kisa zamanda Enosis tahakkuk edecek"seklinde tefsir eder. Kibris meselesinde sizin memleketiniz ve Meclisiniz karsisinda muvaffak olmaniz lazimdir.

Turkiye gucluk cikaran degil bilakis sulha yardim eden bir memleket olarak bilinmeli ve halkiniz da bunu gorebilmelidir. Birakalim guclugu yunanlilar cikarsinlar ve bu sekilde taninsinlar.

Bunun baska bir variante'i var "ussu ada olarak degil adayi us olarak kullanmak lazim."

Isin bir noktasi kaliyor : self-determination'i, self-government safhasindan gecmeden simdi tatbik edemez miyiz? Yunanlilar self-government'i reddedeceklerini ve self-determination tatbiki icin muayyen bir muddetin tesbitini talep edeceklerine gore simdi self-determination'in tatbikine gecilemez mi? Yarin verecekleri cevap bakimindan ifade edilen formul sayani makbuldur. Bu yarin icin, bir de liquidation definetive'igorusemez miyiz? Turkiye adanin yunanlilara gitmesine asla razi olmaz. Fakat siz self-deterrmination'a giderseniz yunanlilar "au pied du mur"a konmus olur.

L.Boyd

Harding, taksim her bakimdan cok zordur diyor. Ayrica yunanlilarin bu teklifi kabul ettiklerini bir an icin farzedelim. Taksim mevzuunda tam bir hazirligimiz olmadigina gore muskul mevkide kalmis olmaz miyiz?

Menderes

Biz sizlerle mutabik olduktan sonra neler yapacagimizi kestirebiliriz. Meseleyi muayyen bir muddete talik etmek bana mumkun gibi gorunuyor. Mesela mevcut sartlarin self-determination'in hemen tatbikine musait olmadigini ileri surebiliriz.

L.Boyd

Demek istediginizi anliyorum. Adada tethisciligin nihayete ermesi yalniz self-government icin degil self-determination'un da tatbiki icin ilk ve asli sarttir.

Menderes

Sizinle mutabakata varmak guc olmayacak zira ali menfaatlerimizde birlik var. Surasini cok iyi tasrih etmem lazim. "The island must stay as a whole in the hands of the United Kingdom". Bu anayasayi reddetmek istiyordum fakat Anayasa size, adaya donmek firsatini veriyor. Yani, Anayasa size "self-government olmazsa, self-determination'a gideriz demek imkanini veriyor. Madem ki self-government olmadi, o halde self-determination'un tatbikine gecelim diyebilirsiniz.

Surasi gayet sarihdir ki Yunanlilarla bu meseleyi muzakere etmek Enosis'i kabul etmek demektir.

L.Boyd

Simdi musaade ederseniz, onunuzdeki carsamba gunu Parlamentoda yapacagim beyanatin metnini okuyacagim:

SECRET

Her Majesty's Government accept Lord Radcliffe's proposals: They will be prepared to introduce a Constitution based on these principles as soon as they are satisfied: that gennine elections can be hold in Cyprus free from violence and intimidation. In accordance with Lord Radcliffe's terms of referance, Her majesty's Government envisaged a constitution for a self-governing Cyprus under British sovereignty.

Her majesty's Government have already affirmed their recognition of the principle of self-determination. When the international and strategic situation permits, and when self-government is working satisfactorily, Her Majesty's Government will be ready to review the questions of the application of self-determination.

When the time comes for this review, that is when these conditions have been fuldilied, it will be the purpose of Her Majesty's Government to ensure that any exercise of self-determination would be effected in such a manner that the Turkish Cypriot community no less than the Greek Cypriot community shall have freedom to decide for themselves their future status. In these circumstances Her Majesty's Government will not exclude partition of the island as an eventual solution if on other alternative proves to be praticable.

Her Majesty's Government will keep in close touch with the Greek and Turkish Goverments on the international aspects of the problem.

Menderes

Demin de izah ettigim gibi bu beyanatiniza self-determination'den ne kasdettiginizi yani self-determination'in oradaki Turklere taksimi istemek hakkini tanidigini ilave etmeniz lazim geliyor.

L.Boyd

Su satirlar yerine soyle bir ibare koymak makbulunuz olur mu?(A) kismi silinip su ilave yazildi:

"This would mean that in the event of the exercise of self-determination resulting in a choice in favour of a change of the international status of the island then the Turkish Cypriots would be given the option of electing for partition.

Bunu yarin Heyeti Vekilenin tasvibine arzedebilirim.

Menderes

Bu ibare ile beyanatinizin heyeti umumiyesi bence sayani kabuldur. Bana 2,3 saat kadar musaade ederseniz Reisicumhurumuz ve Vekillerin cogu Istanbul'dalar. Onlarla birlikte simdi hemen bir toplanti yapar ve cevabimizi size bir mesajla ulastiririz. Beyanatin bu sekliyle Hukumetimizce sayani tavip gorulecegine muhakkak nazariyle bakabilirsiniz. Su halde otelinize bir mesaj yollamadigimiz takdirde bu metni tasvip ettigimiz manasina gelir. Itirazimiz veya soyleyecegimiz yeni bir sey olursa bir mesaj yollariz.

L.Boyd

Cok tesekkur ederim.Surasini tekrar tasrih edeyim ki yapilmasi hususunda sahsen mutabik kaldigimiz degisiklik Heyeti Vekilenin tasvibine vabeste olacaktir. Bu metni bu sekilde kabul ettirmek icin elimden geleni yapacagim hususunda emin olabilirsiniz.

Simdi, bu aksam, sayet bir mesajiniz olmaz ise "no message"diye bunu sarahaten otele bildirmenizi rica ederim, bu sekilde daha sarih olarak anlasmis oluruz.

Gorusmelerimizden edindigim intiba sudur ki Kibris meselesinde halihazirinda iki alternative sahip bulunmaktayiz. Bunlardan birincisi adaya bir an evvel idari muhtariyet verilmesi ve self-determination'in bilahare ele alinmasidir. Ikinci alternative ise sudur: Sayet yunanlilar adaya idari muhtariyet verilmesini mumkun kilacak olan elimizdeki projeyi reddeder ve self-determination'in bir an evvel tatbiki uzerinde israr ederlerse o zaman, isin idari muhtariyet safhasindan sarfinazar etmek ve tekrar self-determination'i integral olarak hemen tatbike hazir oldugumuzu ilan etmek. Sunu da soylemek isterim ki adanin taksimi meselesinde Kabine arkadaslarim cekimser bir tavir almaktadirlar. Her halukarda gorusmelerimizi butun teferruati ile meslekdaslarima bir an evvel intikal ettirecegim.

Gorusmeyi muteakip nesredilen teblig: Hariciye Vekaleti matbuat Burosundan bildirilmistir:

Basvekil Adnan Menderes bugun Istanbul'da 14:30 dan 16:30 a kadar Ingiltere Mustemlekeler Naziri Mr.Lennox-Boyd ile bir gorusme yapmistir.

Dostane bir hava icinde cereyan eden bu muhavereler sirasinda Kibris meselesi gorusulmus ve ayrica Radcliffe plani uzerinde fikir teatisinde bulunulmustur.

BCA 030.01.62.381.28

Ingiltere Hukumetinin ,dun, Avam Kamarasinda, Kibris meselesine dair yaptigi aciklama ile ilgili olarak Basvekilimiz Adnan Menderes bu aksam Anadolu Ajansina Asagidaki beyanati vermistir:

"Ingiltere mustemlekeler Naziri Mr. Lennox-Boyd'un dun, Hukumeti namina, Avam kamarasinda Kibris meselesi hakkinda yaptigi beyanat esas itibarile iki nokta uzerinde toplanmaktadir.

"Bu noktalarin birincisi, Kibris uzerindeki Ingiliz Hukumranligi mahfuz kalmak sartile, bu Adaya verilecek idari muhtariyetin hangi sekilde ve ne sartlar dahilinde tahakkuk ettirilecegi hususudur ki bu, Ingiltere Hukumetinin talimatina tevfiken,Lorf Radcliffe tarafindan Kibrisa verilecek anayasaya dair hazirlanmis olan bir raporun mevzuunu teskil eylemektedir.Tanzim edilecek anayasanin ancak Kibrista tethisciligin tamamen nihayete ermesinden sonra tatbikine baslanacagi hususunun Ingiltere hukumetince tasrih edilmis bulunmasi ayrica kayda deger.

"Ikinci nokta ise ,Radcliffe raporuna istinaden tanzim edilecek anayasanin tatminkar bir sekilde tathik edilmesi ve ileride milletlerarasi siyasi sartlarla askeri icabatin musait olmasi takdirinde Kibris adasinin mukadderatinin Ada halkinin reyine muracaat edilmek suretile tespiti meselesidir.

"Radcliffe raporu uzerinde yaptigimiz iptidai mahiyetteki inceleme ve Ingiltere Hukumeti tarafindan verilmis olan izahat, bu raporun makul bir muzakere mevzuu teskil edebilecegi kanaatini bize vermistir.Teferruatli tatkikatimizi bitirince Ingiltere Hukumetine yapacagimiz bazi telkinler olabilir. "Kibrisin mukadderatinin ileride Kibris halki tarafindan tayini mevzuna gelince mustemleker Naziri Mr. Lennor Boyd Avam Kamarasinda bu husuta soyledikleri sayani dikkattir. Nazir Kibris halkinin mutecanis olmamasi keyfiyetini tebaruz ettirdikten sonra, Ada halkinin reyine muracaat edildigi takdirde, Kibrisdaki Turk cemaatinin oradaki rumca konusanlarin teskil ettigi cemaattan asla daha az olmayan sekilde kendi mukadderatini serbestce kendisi tespit etmek imkanina malik kilinacagini soylemis ve bunun, Adanin taksimi hususunun muhtemel neticelerden bir olacagi manasina geldigini tasrih eylemistir."Netice sudur ki: Mustemleker Naziri Mr. Lennox Boyd un Ingiltere Hukumeti namina yaptigi beyanat, heyeti Umumiyesi itibarile Kibris meselesinin nihai sekilde hallini temin edebilecek hareket noktalari ihtiva etmektedir.

"Bu esaslar dairesinde Ingiltere Hukumeti ile Kibris meselesine mutealik isleri gorusmege devam edecegiz." [20/12/1956]

* Harper's Magazine'de cikan bu yazi Turkce ozetiyle birlikte toplam 35 sayfadir. Yer sikintisindan dolayi, Ingilizce metnin bir kismi ve bunun Turkce cevirisine yer verebiliyoruz.

* Belgenin birinci sayfasinin alt tarafinda el yazisi ile su ifade yer almaktadir: Ucuncu nushadir. Birinci nusha Vekil V. sayin E. Menderes ve ikinci nusha Hariciye Umumi Katibi sayin Nuri Birgi'ye takdim edilmisti. On uc sayfadir.
COPYRIGHT 2008 Eastern Mediterranean University Press
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2008 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Part 3
Publication:Journal of Cyprus Studies
Date:Jan 1, 2008
Words:12233
Previous Article:1952-1960 donemi.
Next Article:1952-1960 donemi.

Terms of use | Privacy policy | Copyright © 2019 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters