Printer Friendly
The Free Library
22,728,960 articles and books

Gungor, Necati, Son Kadinlar.



Istanbul Istanbul (ĭs'tănbl`, ĭstan`bl), city (1990 pop. 6,748,435), capital of Istanbul prov. , Literatur Arkapencere Yayinlari, 2002, 93 sayfa, ISBN ISBN
abbr.
International Standard Book Number


ISBN International Standard Book Number

ISBN n abbr (= International Standard Book Number) → ISBN m 
 975-8431-69-2

Son Kadinlar Osmanlidan Cumhuriyet'e gecis doneminde onemli kisilerin, tarihi sahsiyetlerin yani basinda bulunmus kadinlarla yapilan soylesilerden olusmaktadir. Bu kadinlar bir kusagi temsil eden, en ince ayrintilariyla ortaya koyan son taniklardir. Kendilerini daima geri planda tutan, daha once hicbir yerde konusmayan bu kadinlar ilk kez bu eserde konusmuslar ve bugune kadar Ká·dar   , János 1912-1989.

Hungarian politician and first secretary-general of the Hungarian Communist Party (1956-1988). A member of the invading Soviet forces in the 1956 revolution, he twice served as prime minister (1956-1958 and 1961-1965).
 bilinmeyen bircok ayrintiyi gozler onune sermislerdir.

Son Kadinlar Omer Seyfettin'in kizi Guner Elgen, Orhan Orhan: see Orkhan.  Veli'nin sevgilisi Nahit Hanim, Nazim Nazim (Urdu: ناظم )

The Coordinator of cities and towns in Pakistan. Nazim is the title in Urdu of the chief elected official of a local government in Pakistan, such as a District, Tehsil, Union Council, or Village Council.

The "Chief Nazim" a.
 Hikmet'in Babiali'ye cagirdigi kadin Cahit Ucuk, Haldun Taner'in ilk esi Leyla Pamir Pamir (pəmēr`, pä–) or Pamirs, mountainous region of central Asia, located mainly in Tajikistan and extending into NE Afghanistan and SW Xinjiang Uygur Autonomous Region, China; called the "roof of the world. , Sadullah Pasanin gelini Munevver Ayasli, saglik melegi bir prenses Pakize Tarzi Tarzi may refer to:
  • Ghulam Muhammad Tarzi (1830-1900): Pashtun leader and poet who founded the Afghan family name "Tarzi."
  • Mahmud Tarzi (1865-1933): Afghan leader, diplomat, and poet.
, Resad Nuri'nin ogrencisi ve esi Hadiye Guntekin ile yapilan yedi soylesiyi icermektedir. Kitabin sonuna soylesilerine yer verilen bu tarihi kadinlarin hem anlattiklari donemlere hem de gunumuze ait resimlerinin bulundugu bir de album yerlestirilmistir.

Necati Gungor yillardir suskunluklarini ilk defa bozan bu kadinlardan ovgu ile soz Soz may refer to
  • Soz (rapper) Rap/Hip Hop recording artist from the San Francisco Bay Area.
  • SOZ or SOZ corporation Japanese: ソズコーポレーション) is a Japanese company located in Osaka, producing and
 ederken onlarin anlattigi hatiralarin degerinin farkinda olmali ki, her ayrintiyi en ince noktasina kadar vermis vermis /ver·mis/ (ver´mis) [L.] a wormlike structure, particularly the vermis cerebelli.

vermis cerebel´li  the median part of the cerebellum, between the two lateral hemispheres.
 ve anlatilanlara yorumlariyla hicbir mudahalede bulunmamistir. Sanatcinin asil kaygilarindan biri olarak gorulen kaliciligin, sanatcinin cevreyi algilayisinin ve yaratma surecinin ayrintilarinda gizli oldugunu dusunen Necati Gungor, Son Kadinlar da bilim, kultur Kul·tur  
n.
1. Culture; civilization.

2. German culture and civilization as idealized by the exponents of German imperialism during the Hohenzollern and Nazi regimes.
 ve sanat dallarinda bugune kadar gozden kacirilan pek cok ayrintiyi one cikarmakla hem nesiller arasi iletisimi saglamayi hem de kisi Ki·si  

See Jixi.
 ve olgulara farkli pencerelerden bakmayi hedeflemistir.

Omer Seyfettin'in kizi Guner Elgen ile yapilan kitabin birinci soyleisinde Necati Gungor, Omer Seyfettin'in Balkan Bal·kan  
adj.
1. Of or relating to the Balkan Peninsula or the Balkan Mountains.

2. Of or relating to the Balkan States or their inhabitants.

pl.n. Balkans
The Balkan States.
 Savasi'ndan sonra esaretten kurtulup Istanbul'a donmesiyle baslar. Yazarin Calibe Hanimla olan evliligi, kizi Guner'in dunyaya gelisi ve bosanmasini da icine alan doneme kadar gecen zamani kisaca ozetler. Fakat ozet OZET (Russian: ОЗЕТ, Общество землеустройства е  halinde verilen bu hayat hikayesi kitaplarda yer alan klasik The classical music of Afghanistan is called klasik, which includes both instrumental (rāgas, naghmehs) and vocal forms (ghazals).[1] Many ustad  biyografilerden farklidir. Guner Elgen'in de hatiralarindan faydalanilarak kaleme alinan bu yazi, bir kizin anne ve babasinin da yer aldigi anilarin sicak ve samimi bir dille aktarilmasidir.

Guner Elgen hatiralarini anlatirken daha once hic bilmedigimiz ya da duymadigimiz ilginc bir ayrintiyi aciklar. O oz babasinin aslinda kitaplarini begenerek okudugu unlu yazar Omer Seyfettin oldugunu on iki yasinda ogrenmistir.
   "Sonra, evden giden bir hizmetci soyledi bana, Faik Bey'in uvey
   babam oldugunu. Tabii annemin ustune saldirdim(...)

   O yillarda babamin hikayeleri okutulurdu kiraat kitaplarinda.
   Okurdum onlari, ama hic renk vermezdim(...) Nufus cuzdanimdaysa,
   'Omer Seyfettin'in kizi; Mehmet Faik evladi.' diye yaziyordu."
   (s. 9)


Hayatini, Misir'da yasayan Osmanli ailesine mensup bir gencle birlestiren Guner Elgen, esinin ailesiyle birlikte on yil kadar Misir'da kalir. Yasadigi donemin en hizli araba kullanan kadinlari arasinda yer alan Guner Elgen, soylesisinin sonunda kendisi gibi bircok yazar ve yakinlarinin ortak sikintisi olan telif yasasindan da bahsederek sozlerini sona erdirir.
   "Simdi, babamin kitaplarini arkadaslarim torunlarina, torun
   cocuklarina istiyorlar benden. Parayla satin alip veriyorum.
   Saniyorlar ki, babamin kitaplari tumuyle bana kaldi. Oysa
   yayinevleri babalarinin maliymis gibi gonullerince basip
   satiyorlar. Karsiliginda ne telif ne de kitap ..."(s. 14)


Kitapta yer alan ikinci yazi Orhan Veli Kanik'in 'garip sevdalisi' Nahit Hanimla yapilan soylesidir. Soylesinin basinda Nahit Hanim ile yillardir bir kultur ve edebiyat merkezi haline gelen evinden bahsedilir. O, ayakta bir seylere tutunmadigi takdirde tek basina Basina is the name of two Dark Age women involved in the sixth century politics of Merovingian Gaul:
  • Basina, Queen of Thuringia
  • Basina, daughter of Chilperic I, nun who led a revolt in Poitiers
 duramayan, buna ragmen saygisindan dolayi her gelen misafirini kapida karsilayan bir hanimefendidir. Nahit Hanimin evi, sevgilisi Orhan Veli'nin genis cevresi sayesinde bircok yazar ve sairin ugrak yeri olmustur. Nurullah Atac, Abidin Dino, Sabahaddin Eyuboglu en sik gorustukleri dostlari arasindadir. Nahit Hanim yakin Ya´kin

n. 1. (Zool.) A large Asiatic antelope (Budorcas taxicolor) native of the higher parts of the Himalayas and other lofty mountains.
 dostlari olan Yasar Kemal ile ilk karsilastiginda, onun ilerde cok meshur bir yazar olacagini onceden tahmin etmis olmali ki, kutuphanesini tasirken kendisine yardim ettigi icin "Insallah ilerde cok iyi bir yazar olursunuz" temennisinde bulunmustur. Bu temenniden bir sure sonra karsilastiklarinda aralarinda gecen diyalogu soyle v. t. 1. To solve, to clear up; as, to soyl all other texts s>.
n. 1. Prey.
 aktarir:
   "Aradan bir zaman gecer. Yasar Kemal pes pese yayimladigi
   kitaplariyla une kavusur(...) Ve bir gun Taksim'de karsilasirlar.
   Yasar Kemal hemen atilir: 'Nahit Hanim tasinacak esya var mi?'
   'Ne yapacaksin?' diye sorar Nahit Hanim sasirarak. Yasar Kemal:
   'Bu sefer de Nobel'i kazanayim!' diye yanitlar." (s.21)


Nahit Hanim Orhan Veli'nin olum sebebinin bugune kadar hep yanlis bilindigini, bunun nedenin de doktorlarin koydugu yanlis teshis oldugunu soyler. Orhan Veli'nin cukura dustugu gece doktorlarin belirttigi gibi sarhos olmadigini savunan Nahit Hanim, onun konulan yanlis teshisin tedavisi sirasinda oldugunu one surer.

Son Kadinlar in ucuncu soylesisi Nazim Hikmet'in Babiali'ye cagirdigi kadin Cahit Ucuk'a aittir. Cahit Ucuk Meclis-i Mebusan azasi Ibrahim Vehbi Bey'in kizidir. 1935 yilinda basladigi yazi hayati boyunca kaleme aldigi kitaplar bircok baski yapmis ve yurt disinda cesitli oduller kazanmistir. Cahit Ucuk'un anne ve babasi sanat ozellikle de edebiyat tutkunu insanlardir. Bu tutku hayatlarinda kendini oyle hissettirmistir ki, kizlari Cahide Ucok'un adini Huseyin Cahid'e olan hayranliklarindan dolayi Cahit Ucuk olarak degistirmislerdir.

Cahit Hanim kucuk yaslarda siir yazarak yazi hayatina atilir. Yazdigi siirleri Abdulhak Hamid Tarhan'a goturur ve yine onun istegi ile siir yazmayi birakir. Daha dogrusu Abdulhak Hamid ondan nesre kaymasini ister.

Cahit Hanim Abdulhak Hamid'in de onerisini dikkate alarak hikaye yazmaya koyulur. Fakat onun hikayeciliginin gelismesinde en etkili kisi Nazim Hikmet olmustur. Yine onun istegiyle Yarim Elma dergisinde yayinlanmak uzere bir hikaye yazar. Nazim Hikmet'in kendisinin bir baslik koydugu (Bir Masal ki Herkes Okumali) hikayenin girisinde Cahit Ucuk icin Nazim Hikmet tarafindan yazilmis su ovguler yer almaktadir:
   "Bazi insanlar vardir ki, bir meclise girdikleri zaman herkes
   tarafindan sevilirler. Ilk yazisini okudugunuz bu genc yazari da
   Babiali'de herkes sevecek(...) Kafasi Sark kulturuyle dolu,
   kalemine fevkalade hakim bu genc yazarin inkisafini bu sayfalardan
   takip edeceksinlz."(s. 29)


Cahit Ucuk'un anilarinda yer alan isimler sadece edebiyatcilarla sinirli degildir. Cahit Ucuk Antalya'da Ataturk'le gorusmus, onunla bir aksam yemegi yedikten sonra sohbet edebilme imkani bulmustur. Ataturk'un Antalya'dan ayrilmasindan sonra cikartilan yerli yersiz dedikodular nedeniyle onun Antalya halkina darildigi gunlerden de bahsederek sozlerini tamamlar.

Kitapta yer alan Haldun Taner'in ilk esi Leyla Pamir ile yapilan dorduncu soyleside soz tamamiyla Leyla Pamir'e birakilmis, Necati Gungor hicbir mudahalede bulunmamistir. Bu yazida Leyla Pamir Haldun Taner This article or section needs copy editing for grammar, style, cohesion, tone and/or spelling.
You can assist by [ editing it] now.
 ile olan evliligini anlatmadan once Osmanlinin son donem konak hayatini bircok yonleriyle kafamizda yeniden canlandirir.
   "(...) O koskte yasamin bir adabi vardi. Arkalara gittikce
   vahsilesen ve uc dort katli seflerden olusan bahcesinde bir de dans
   pisti yer aliyordu (...) Orada partiler verilirdi; buyukbabam da
   genclere katilir dans ederdi guzel hanimlarla (...) Komsu
   cocuklariyla tiyatro yapardik, buyukbabam herkesi, bizi izlemeye
   cagirirdi. Konser piyanosu bulunan bir salon vardi konakta,
   gorkemli odalari vardi. Buyukbabamin ozel odasi bunlardan biriydi.
   Yemek salonundaki mermer havuzlu musluklarda mutlaka cocuklara el
   yikatilirdi." (s. 41-42)


Leyla Pami'in buyukbabasinin koskunde gecirdigi cocukluk gunlerinden itibaren sahip oldugu edebiyat cevresi Haldun Taner ile yaptigi evlilik sonrasi daha da genisler. Kemal Tahir, Aziz Nesin, Sabahaddin Kudret, Ozdemir Asaf en sik gorustukleri yazarlarin basinda gelirler. Leyla Pamir bircogu yakin dostlari olan bu yazarlarin sadece isimlerini siralamakla kalmaz, bir dost yakinligiyla onlarin kisilik ozelliklerinden de bahseder.
   "Kemal Tahir, cok kulturlu, cok canli bir insandi. Onlarin
   sohbetlerinden yararlanirdim. Aziz Nesin ile ahbaplik kurmak
   daha kolaydi. Icten ve sicakti. Sabahaddin Kudret ise cok kafali
   ve ince bir adamdi. Derinlemesine bir adamdi. Ozdemir Asaf Haldun'a
   karsi cok saygili davranirdi, cekingendi. Haldun'la ortak hocamiz
   olan Mazhar Sevket Ibsiroglu da dostlarimiz arasindaydi. Sait
   Faik'le Kulis'te karsilasirdik ama, evimize hic gelmedi. Haldun
   Saik Faik'i begenirdi ama, hafif bir kiskanclikla ... Bense Sait
   Faik'in hikayelerine bayilirdim." (s. 45-46)


Son Kadinlar in besinci yazisi Sadullah Pasanin gelini Munevver Ayasli ile yapilan soylesiye ayrilmistir. Necati Gungor'un 'asir-dide cinar' diye nitelendirdigi Viyana buyukelcisi Nusret Sadullah Beyin esi Munevver Ayasli, Osmanliyi, 1. Dunya Savasini, Milli Mucadeleyi gormus Cumhuriyet kadinlarimizdandir. Bu yazinin tamami Munevver Ayasli'nin hatiralarindan faydalanilarak kaleme alinmistir. Cunku Munevver Ayasli yapilmasi kararlastirilan soylesi tarihinden once vefat etmistir.

Munevver Ayasli, hatiralari nesiller arasindaki baglantiyi saglayan bir kopru olarak gordugu icin hayati boyunca onlarin yazilmasindan yana olmus ve elinden geldigi kadar da bu dusuncesini uygulamistir. Yakin cevresine de daima hatiralarini kaleme almalari onerisinde bulunmustur.

Munevver Ayasli'nin hatiralarinda daha once bahsedilen 'son kadinlar'in hatiralarinda oldugu gibi donemin pek cok unlu politikaci, asker, diplomat ve edebiyatcisini bulabiliriz. Bu yazida sadece Abdulhak Hamid Tarhan ve sevgilisi Lusyen Hanim, Yahya Kemal, Halide halide: see halogen.  Edip, Adnan Menderes ile ilgili hatiralara yer verilmistir. Munevver Ayasli Abdulhak Hamid'in sevgilisi Lusyen Hanima ait oldukca ilginc buldugu bir iddiaya da anilari arasinda yer verir:
   "1927'de Abduhak Hamit'e Nobel Odulu verilmek istenmis, ancak
   Ankara, onun yerine Rusen Esref'i aday gosterdigi icin Turkiye
   Nobel'i kacirmis.'(s.53)


Ayasli'nin Yahya Kemal hakkindaki aciklamalari daha da sasirtacak turdendir.
   "Yahya Kemal'in samimi bir riyakarligi vardi. Yuzlerine karsi cok
   iltifat ettigi kimseleri ayni nispette sevmezdi ve begenmezdi. O
   sevmeyi degil, sevilmeyi severdi. Naz ehli idi. Sevilmesine musaade
   ederdi (...)

   Bunun yaninda Yahya Kemal'in tasralilik vasfi onun kurtulamadigi
   kompleksti." (s. 53)


Kitapta yer alan altinci soylesi bir saglik melegi ve ayni ayni (īˑ·nē),
n in the Kallawaya system of healing practiced in Bolivia, the communal act of bringing music, money, food, and other supportive items to sustain the
 zamanda bir prenses olan doktor Pakize Tarzi'ye aittir. Pakize Tarzi cocukluk yillarindan beri doktor olma hayali ile buyumus ve sonunda Istanbul Tip Fakultesini bitirerek elli bes yil hayatinin anlami olarak nitelendirdigi gorevini buyuk bir baglilikla yerine getirmis olan bir Turk kadinidir.

Pakize Tarzi ogrencilik yillarindaki basarilarindan dolayi cok begenilir ve asistanlik teklifleri alir. 1932'de kadin-dogum unitesinde 'fahri asistanlik' gorevine getirilir. Hastahanede karsilastigi bir prensle tesadufen komsu olur ve onunla evlenerek prenses unvanini alir. Pakize Tarzi sorumluluklarinin bilincinde, meslegine son derece bagli bir doktordur, hastahaneyi (dogumhane) bir ibadet yeri olarak gorur.

Istanbul Universitesinin ilk bayan kadin-dogum uzmani olan Pakize Tarzi, Istanbul'da ilk ozel kadin-dogum klinigini acmistir. Bu klinikte 'Heparin' denilen bir ilacin alerji yaptigi ve kangrene neden oldugu ortaya cikarilmis, tip literaturune gecen bu olay sayesinde Turk ve dunya basininin ilgi odagi, olmustur.

Meslek hayati boyunca karsilik beklemeden insanlari tedavi eden bu saglik meleginin su an ne yaptigi sorusunun cevabini Necati Gungor soyle aciklar:
   "Simdi evinde, kah kendi saglik sorunlari ile ugrasarak, kah
   cocuklari ve torunlari ile bir arada olmanin mutlulugunu yasayarak
   gun geciriyor. Simdi doksanina dogru agir agir cikarken basamaklari,
   Pakize Tarzi; parasiz hastayi kabul etmeyen doktorlarin varligini,
   cenazeleri rehin alan hastaneleri duydukca meslegi adina, insanlik
   adina utanc duymaktan kendini alamiyor." (s. 69)


Son Kadinlar'in son soyleyisi ise Resad Nuri Guntekin'in esi Hadiye Guntekin'e ayrilmistir. Necati Gungor, Resad Nuri'nin cocuklugundan Hadiye Hanimla evleninceye kadar gecen sure hakkinda bilgi verdikten sonra onun Hadiye Hanim'la nasal nasal /na·sal/ (na´zil) pertaining to the nose.

na·sal
adj.
Of, in, or relating to the nose.



nasal

pertaining to the nose.
 tanisip, evlendigini anlatir.

Resad Nuri Erenkoy Kiz Lisesindeyken Hadiye Hanimin edebiyat ogretmenidir. Ondan yirmi yas buyuktur. Resad Nuri zamanla ogrencisi Hadiye Hanima asik olur ve 1927'de onunla evlenir. Hadiye Guntekin esi Resad Nuri'yi anlatirken onun yazarlik yonune isik tutacak bilgiler verir.
   " Herkesin dinlendigi, uyudugu saatlerde o yazilarini yazardi. Konu
   bulmakta bir sikintisi yoktu, hayir. Yalniz tiplerinin tek kisi
   olmadigini, degisik karakterlerden yararlandigini kendisinden
   dinlemistim.

   (...)

   Birlikte gittigimiz toplantilarda, orada bulunanlarin adeta
   rontgenini cekerdi. Oyle ayrintilar gorurdu ki, ben farkinda bile
   olmazdim. Insanlarin gulunc; yanlarini, iyiliklerini,
   kotuluklerini gozden kacirmazdi. Derin bit gozlemciydi." (s. 74-75)


Hadiye Guntekin esi Resad Nuri'nin olumunden sonra kizi ile birlikte hayatini surdurur. Bir zaman kocasinin biraktigi, kitaplarin telif haklari icin mucadele verir ve bu mucadelenin sonunda butun haklarini, kazanir. Bu mucadele esnasinda bir yayinevi sahibiyle arasinda gecen diyalogu anlatan Hadiye Gultekin, yayinevi sahiplerinin bir kere yayinladiklari kitaplari nasil sahiplendiklerini daha dogrusu nasil tapuladiklarini gozler onune serer.
   "O zamanlar, bir kez telif odediler mi, yeterli sayar, bir daha
   odemezlerdi. Hic unutmam, mucadele ettigim bir yayinci bana,
   'Sizden bir ev satin alsaydim, ikinci kez para isteyebilir
   miydiniz?' demisti bana. Zihniyet buydu!" (s.76)


Kokleri Osmanliya uzanan bu Cumhuriyet kadinlarinin yasam ve sanat seruvenlerini anlatan Son Kadinlar, bugune kadar sandiklarda gizli kalmis hatiralarin ve ayrintilarin sergilendigi bir belge belge

in dogs, a black and reddish brown coat color. Described in Brussels Griffon dogs.
 niteligindedir. Bu eser okundugunda sadece yedi kadina ait yasam oykuleri ogrenmekle kalinmayacak, Osmanlidan Cumhuriyete gecisi saglayan bir kusagi; diplomat, asker, idareci, yazar ve sairleriyle kisacasi butun yonleri ile tanimis ve her biri bir'asir-dide cinar' olan bu'son kadinlar'i hatirlayarak degerleri de bir kez daha anlasilmis olacaktir.

Yassemin Soyak

Turk Dii ve Edebiyati

Fen ve Edebiyat Fakultesi

Erciyes Universitesi
COPYRIGHT 2002 Eastern Mediterranean University
No portion of this article can be reproduced without the express written permission from the copyright holder.
Copyright 2002 Gale, Cengage Learning. All rights reserved.

 Reader Opinion

Title:

Comment:



 

Article Details
Printer friendly Cite/link Email Feedback
Title Annotation:Non-English language article
Author:Soyak, Yasemin
Publication:Kadin/Woman 2000
Date:Jun 1, 2002
Words:1872
Previous Article:Yamaner, Guzin, 20. Yuzyil Tiyatrosunda Kadin Bakis Acisinin Yansimalari.
Next Article:Bekiroglu, Nazan, Sair Nigar Hanim.



Related Articles
KASHAID, Kadinin Sosyal Hayata Katilimi ve Siyasal Mobilizasyonu, Yayina hazirlayan Yildiz Tokman, Ankara. Kadinin Sasyal Hayatini. Arastirma ye...
Sunus.
8 Mart 2007'den etkinlik notlari.

Terms of use | Copyright © 2014 Farlex, Inc. | Feedback | For webmasters