Biological features of ticks, tick borne diseases and epidemiological data in Turkey/Kenelerin biyolojik ozellikleri, kene ile bulasan hastaliklar ve Turkiye'deki epidemiyolojik veriler.Kenelerin Biyolojik Ozellikleri Keneler (Acari: Ixodoida), insan ve hayvan hastaliklarinin tasinmasinda rol oynayan en onemli vektorlerdendir. Keneler zorunlu kan emici, gozsuz artropodlardir, Dunya'nin her bolgesinde bulunabilirler. Bircok bakteri, riketsia, spiroket, virus, parazit, mantar, protozoa ve helmint hastaligina neden olabilirler. Ek olarak toksikozlar, felcler ve alerjik reaksiyonlara da yol acabilirler. Argasidae (yumusak keneler), Ixodidae (sert keneler), Nutalliellidae, ve Laelaptidae olmak uzere dort familyaya ayrilan yaklasik 878 kene turu vardir. Son iki ailenin cok az onemi ve her birinin bir turu vardir. Kenelerin taksonomik siniflandirilmasi ve genuslarin ortalama tur sayilari Tablo 1'de gosterilmistir. Bir kenenin yapisi kapitulum ve bacaklarin yapistigi govde olmak uzere birlesmis iki bolumden olusur. Agiz kisimlari kapitulum uzerinde bulunur. Bunlar iki-dort segmentli duyu organi icerir, sert kenelerde bunlarin ikisinde de cok sayida kemosensoriyal sensilla vardir. Duyu organlari isirik yerine girmez, beslenme sirasinda lateral ve horizontal olarak deriye basi yapar. Kenelerin tukuruk salgisi dokulari sindiren ve likefiye eden proteolitik enzimler icerir. Birinci ayagin tarsusunda yerlesmis olan Haller organi isi, mevcut hava kosullari, kokular ve kimyasallari saptar. Yumusak ve sert kenelerin farkliliklari Tablo 2'de gosterilmistir. Ixodidae ailesinde bulunan turlerde kaput ka·put also ka·putt adj. Informal Incapacitated or destroyed. [German kaputt, from French capot, not having won a single trick at piquet, possibly from Provençal. , toraks ve abdomen tamamen birbirleriyle birlesmistir. Olgunlarinda ve nimflerinde 4 cift ayak, larvalarinda ise 3 cift ayak vardir. Nimflerinde genital organlar henuz olusmamistir. Disi kenelerde ovaryum ile bagirsagin iliskili olmasi nedeniyle kan emerken parazitleri sindirim sisteminden ovaryumlarina gecirirler. Bu parazitler ovaryumdan yumurtaya gecerek, yumurtadan cikan larvalari enfeste ederler. Bu lanialar kan emerken parazitleri de hayvanlara tasirlar (transovaryal nakil). Keneler konaklarina tutunup vucutlarinin on kisminda bulunan agiz organellerini deri icine sokarlar ve burada sabitlenip doyana kadar ayni yerden kan emerler. Argasidae ailesine ait keneler cok kisa surelerde cok miktarda kan emip doyarlar. Ixodidae ailesindeki kenelerin doymasi icin ise birkac gun ile birkac hafta arasinda sure gerekmektedir. Butun sert ve yumusak kenelerin goreceli olarak karmasik yasam donguleri vardir. Argasid kenelerin yasam evreleri yumurta; 6-bacakli larva larva, in zoology larva, independent, immature animal that undergoes a profound change, or metamorphosis, to assume the typical adult form. Larvae occur in almost all of the animal phyla; because most are tiny or microscopic, they are rarely seen. ; 8-bacakli nimf, 8-bacakli erkek ve disi eriskinlik evrelerini kapsar. Ixodid kenelerin gelisim evreleri yumurta; 6-bacakli larva; 8-bacakli nimfal instar INSTAR. Likeness; resemblance; equivalent as, instar dentium, like teeth; instar omnium, equivalent to all. ve 8-bacakli erkek ve disi eriskinlik evrelerini kapsar. Larvalarin gelisimi ve nimflerin sonraki gelisim evresine gecmesi ve eriskinlik evresindeki ureme icin kanla beslenme gereklidir. Larval larval 1. pertaining to larvae. 2. larvate. larval migrans see cutaneous and visceral larva migrans. evrede kazanilan mikrobiyal patojenlerin sonraki evrelere bulastirilmasina trans-stadial bulas denir. Farkli motil yasam evrelerinin suresi cografi bolge, konaklarla iliski ve kenelerin maruz kaldigi gun isigi suresini de kapsayan cevre kosullariyla degisir. Butun yumusak keneler ve Ixodes genusuna ait bazi sert keneler barinak kenesi, digerleri arazi kenesi olarak da adlandirilir. Yumusak keneler oyuklar, kemirici yuvalari, kayalarin arasi, yariklar veya bos barinaklari enfeste eder. Bu karanlik yerler isi, goreceli nem ve ruzgar acisindan stabildir. Bu cevre kenelerin gelisim evreleri icin idealdir. Yumusak keneler aylar, hatta yillarca yasayabilir. Argasid turlerinin cogu insanlar bu oyuklara insanlar girdigi zaman veya kenelerle enfeste kuslar veya kemiricilerde ayni ortamda yasadigi zaman bulasabilir, yani yumusak kenelerin insanlarla temas olasiligi sik degildir. Sert arazi keneleri ormanlar, duz cayirlik alanlar, cayirliklar, otlaklar, meralar, caliliklar hatta bozkirlarda bulunabilir. Bu turlerin kuruluga toleransi kisitlidir, ancak bitkiler uzerinde nem ve konak gereksinimlerine bagli olarak vertikal olarak hareket etme ve nemi direkt olarak havadan absorbe etme yetenekleri ile bu durumu kompanse ederler. Bu kenelerin larva, nimf ve eriskin evrelerinin her biri 1 veya 2 yildir, bazi turlerde her bir evre 3-6 yil alabilir. Sert keneler bir, iki veya uc konaklidir. Tek konakli turlerde merada yumurtadan cikan lanialar konak hayvandan kan emip doyduktan sonra konak uzerinde gomlek degistirip nimf olur. Ac nimf kan emip doyduktan sonra konak uzerinde gomlek degistirerek olgun kene haline gelir. Ac olgun kenenin erkek ve disisi kan emdikten sonra ciftlesir, disiler konak hayvani terk edip topraga duser yumurtlar ve olur. Iki konakli keneler, larva ve nimf donemini bir konakta gecirir, nimfler kan emip doyduktan sonra konak hayvani terk eder, dis ortamda gomlek degistirip ac olgun hale gelirler. Ac olgun keneler ikinci bir hayvandan kan emer, ciftlesir ve doyar. Daha sonra disi kene topraga duser, yumurtlar ve olur. Uc konakli kenelerde larva bir hayvandan kan emip doyar ve topraga duser. Toprakta gomlek degistirip ac nimf olur. Ac nimfler ikinci bir hayvandan kan emip doyduktan sonra topraga duserler ve gomlek degistirip ac olgun kene haline gelirler. Ac olgun keneler ucuncu bir hayvandan kan emer ve ciftlesirler. Doyduktan sonra disiler konak hayvani terk edip toprakta yumurtlar ve olurler. Kenelerin farkli konak bulma yollari vardir. Arazi kenelerinin cogu hayvan izleri uzerinde toplanir, bitkilerin uzerinde yasar ve uygun konak icin bekler. Ac keneler yaklasan konaklari titresim, isi, golge, koku veya karbon dioksitle saptar. Konak secme kaliplarinda genis bir varyasyon olmasina ragmen, kenelerin cogu goreceli olarak kisitli konaklari secer (1, 2, 3, 4). Turkiye'de memeliler, surungenler ve kuslarda 32 kene turu bildirilmistir. Ixodes spp. cogunlukla Karadeniz bolgesinde gorulmus ve bunun bolgenin yagmurlu ve yogun ormanli olmasiyla iliskili oldugu dusunulmustur. Sporadik olarak bulunan turler: Amblyomma variegatum Hatay'da (Suriye sinirinda), Boophilus kohlsi Guney Dogu bolgesinde (Suriye sinirinda), Ornithodorus Orta Anadolu ve Dogu Anadolu'da ve Otobius megnini Dogu Anadolu'da (Malatya ilinde) saptanmistir. Haemaphysalis, Hyalomma, Boophilus, Dermacentor, Rhipicephalus, ve Argas turlerine ait keneler butun Anadolu'da yaygindir (5). Kenelerle Bulasan Hastaliklar Kirim Kongo kanamali atesi (KKKA KKKA Kirim-Kongo Kanamali Atesi (Turkish: Crimean Congo Haemorrhagic Fever) ): Kirim Knngo kanamali atesi Nairovirus genusuna ait viruslerin neden oldugu, insanlara Hyalomma turune ait kenelerin isirmasi, kenenin deri uzerinde ezilmesi, enfekte ciftlik hayvanlarinin ezilmesi, KKKA hastalarinin kanlari ve vucut sivilari ile bulasir. Kene isirmasini takiben inkubasyon suresi 1-3 gun, kontamine kan ile temasi takiben 5-6 gundur. Nozokomiyal bulas ile hastane personeli arasinda salginlar ve temas eden saglik calisanlarinda antikor pozitifligi bildirilmistir. Bu nedenle hastalara siki temas izolasyonu uygulanir ve saglik calisanlarinin kan ve vucut sivilari ile temasta bariyer onlemlerinin alinmasi onerilir (6, 7). Enfeksiyonlarin cogu semptomatiktir. Semptomlari ani ani (ä`nē), bird: see cuckoo. (1) See animated cursor. (2) (Automatic Number Identification) A telephone service that transmits the billing number (BN) and the telephone number of the baslayan ates, titreme, bas agrisi, bas donmesi, boyun agrisi ve myaljidir. Hastalarin cogunda lenfadenopati ve hassas hepatomegali gorulur. Bazi hastalarda hastaligin ilerlemesiyle bulanti, kusma, diyare, noropsikiyatrik, kardiyovaskuler belirti ve bulgular ortaya cikar. Daha sonra "flushing" ve kanama, ozellikle belirgin gastrointestinal kanama gelisir. Siddetli hastalikta dissemine intravaskuler koagulasyon (DIK DIK Dokumentation Information Kultur (Nacka, Sweden) DIK Delta Iota Kappa ) ve renal, hepatik, respiratuvar kanama gelisir. Laboratuvar incelemelerinde lokopeni, trombositopeni, serum transaminaz ve kreatin kinaz duzeylerinde yukselme saptanir. Mortalite %15 ile %30 arasinda degisir. Tedavi destek tedaviyi ve ribavirin ribavirin /ri·ba·vi·rin/ (ri?bah-vi´rin) a broad-spectrum antiviral used in the treatment of severe viral pneumonia caused by respiratory syncytial virus, particularly in high-risk infants; also used in conjunction with interferon kullanimini kapsar. Hastaligin kontrolu kene kontrolune, ribavirin profilaksisine, etkili dezenfeksiyon ve dekontaminasyona baglidir. Hastaligin erken taninmasi hastaligin yayilmasi ve mortalitenin onlenmesi icin gereklidir (8, 9). Lyme hastaligi: Kene ile tasinan, spiroket Borrelia Borrelia A genus of spirochetes that have a unique genome composed of a linear chromosome and numerous linear and circular plasmids. Borreliae are motile, helical organisms with 4–30 uneven, irregular coils, and are 5–25 micrometers long and 0. turlerinin etken oldugu bir bakteriyel enfeksiyondur. Bu bakteri insanlara siyah-bacakli kene (Ixodes scapularis Ixodes scapularis Deer tick A tick with a 2-yr life cycle, and 3 feeding seasons; the cycle begins in spring with soil deposition of fertilized eggs; by summer, larvae emerge and imbibe a blood meal from small vertebrates–eg, white-footed mouse– ) tarafindan bulastirilir (9). Eritema migrans genisleyen ve yer degistiren, santral soluklugu olan kirmizi bir deri lezyonudur. Enfeksiyon tedavi edilmediginde spiroketler dissemine olabilir ve eklemler, santral sinir sistemi ve deriyi kapsayan cesitli organlari etkiler. B. burgdorferi sensu stricto artrit ile, B. garinu noroborrelyoz ile, B. afzelu gec kutanoz belirti olan "acrodermatitis chronica atrophicans acrodermatitis chron·i·ca a·troph·i·cans n. A progressive dermatitis appearing first on the feet, hands, elbows, or knees, composed of hardened erythematous plaques that become atrophic, giving a tissue-paper appearance to the affected areas. " ile iliskilidir (10). Benekli ates: Akdeniz benekli atesi (Mediterranean spotted fever spot·ted fever n. A tick typhus caused by Rickettsia rickettsii, such as Rocky Mountain spotted fever. spotted fever Rocky Mountain spotted fever, see there ) ve Kayalik Daglar benekli atesi (Rocky Mountains spotted fever) grubu hastaliklara neden olan Rickettsia rickettsia (rĭkĕt`sēə), any of a group of very small microorganisms, many disease-causing, that live in vertebrates and are transmitted by bloodsucking parasitic arthropods such as fleas, lice (see louse), and ticks. turleri kene ile tasinir. Riketsiyalpox' a neden olan Rickettsia akari Rickettsia ak·a·ri n. A bacterium that causes rickettsialpox in humans. ev tozu akarlariyla tasinir. Tifus grubu hastaliklar Rickettsia turleri bit ve pirelerle tasinir. Kayalik Daglar benekli atesinin etkeni R. rickettsu, kene vektoru Amblyomma cajennense' dir. Akdeniz benekli atesinin etkeni R. conoru, kene vektoru, kopek kenesi Rhipicephalus sanguineus'dur. Hastalarda sistemik, kutanoz, kardiyak, gastrointestinal, norolojik, okuler ve iskelet kasi tutulumu olabilir. Hastalarin cogunda orta veya siddetli belirtiler vardir. Inkubasyon suresi ortalama 7 gundur (2-14 gun). Baslangic semptomlari ve klinik belirtileri diger kene ile tasinan riketsiyal hastaliklara benzedigi icin, klinik tanisi tedavinin en etkin oldugu bu donemde zordur (11). Ehrlichiosis: Ehrlichiosis (kopek riketsiyozu, tropik pansitopeni, kayalik daglar beneksiz atesi) kopek ve insanlara keneler ile bulasan riketsiyal bir hastaliktir. Amblyomma americanum (Lone Star kenesi) Ehrlichia chafteensis'in esas vektorudur. Anaplasma phagocytophilum, Ixodes persulcatus keneleri ve muhtemelen Dermacentor variabilis (kopek kenesi/odun kenesi) araciligi ile bulasir. Nonspesifik atesli hastalik ile ortaya cikan, birbirine klinik olarak benzeyen uc hastaliga neden olur: "human monocytic ehrlichiosis human monocytic ehrlichiosis Infectious disease An infection by Ehrlichia chaffeensis Vector Lone Star tick–Amblyomma americanum, possibly also Dermacentor variabilis " (HME HME Home Medical Equipment HME Home Media Engine (TiVo) HME Heat and Moisture Exchange HME Hierarchical Mixtures-of-Experts HME Happy Meal Ethernet (UNIX driver) HME Honeymoon Experience , ajani E. chaffeenis), "human granulocytic granulocytic pertaining to granulocytes. granulocytic leukemia see myelocytic leukemia. granulocytic sarcoma extramedullary growth of multiple, focal granulocytic neoplasm. They may be neutrophilic or eosinophilic. anaplasmosis" (HGA HGA High-Gain Antenna HGA Handweavers Guild of America HGA Hammel Green and Abrahamson HGA Hercules Graphics Adapter HGA Homogentisic Acid HGA Honor Guard Academy HGA Holy Guardian Angels (Reading, PA catholic church) , ajani A. phagocytophilum), ve daha nadiren E. ewingii ehrlichiosis. Bu gram negatif bakteriler konak fagositik hucrelerinin vakuollerinde cogalir. Enfeksiyon asemptomatik olabilmesine ragmen, ehrlichiosis, ozellikle HME, klinik olarak siddetli olabilir. Komplikasyonlar bobrek yetmezligi, DIK, spontan kanamalar, ensefalopati ve olumu kapsar (12). Babesiosis babesiosis (bəbē'bēō`sĭs), tick-borne disease caused by a protozoan of the genus Babesia. Babesiosis most commonly affects domestic and wild animals and can be a serious problem in cattle. : Kene ile tasinan bir eritrosit ici protozoal protozoal pertaining to or caused by protozoa. protozoal myeloencephalitis see equine protozoal myeloencephalitis. protozoal hepatitis caused usually by Toxoplasma, Neospora, Leishmania. hastaliktir, primer vektoru I. scapularis' tir. Kan transfuzyonu ile de bulasabilir. Babesia microti ve Babesia divergens gibi diger turler neden olur. Babesiosis tanisi tipik gorunumlu eritrositlerin gorulmesi ve B. microti IgM titrelerinin yuksek olmasi ile konur. Klinik olarak asemptomatik hastaliktan, ates, titreme, myalji ve bas agrisi ile sitmaya benzer bir tabloya kadar degisir. Babesiosis karakteristik olarak intravaskuler hemolitik anemi ile iliskilidir. Hepatomegali ve splenomegali bulunabilir ve yuksek serum laktik dehidrogenaz duzeyi taniyi dusundurur. Lenfopeni siktir ve periferik yaymada atipik lenfositler bulunabilir. Diger sik laboratuvar belirtileri hafif veya gecici serum transaminaz duzeyleri ve normalin altinda yuksek dansiteli lipoprotein lipoprotein (lĭp'əprō`tēn), any organic compound that is composed of both protein and the various fatty substances classed as lipids, including fatty acids and steroids such as cholesterol. duzeyleridir. Normal dalak fonksiyonlari olan hastalarin cogu spontan olarak iyilesir. Semptomlar splenektomili, immun sistemi baskilanmis olan hastalar ve yaslilarda daha siddetlidir. Babesiosis tanisi epidemiyolojik ve klinik bulgular, periferik yaymada Babesia Babesia /Ba·be·sia/ (bah-be´ze-ah) a genus of protozoa found as parasites in red blood cells and transmitted by ticks; its numerous species include B. bige´mina, B. bo´vis, and B. turlerinin belirlenmesine veya spesifik IgM ve IgG yanitlarinin belirlenmesine dayanir (13). Relapsing fever: Cesitli Borrelia turlerinin neden oldugu bir artropod ile tasinan spiroketal hastaliktir. Sert keneler B. hermsii ve B. duttonii, ve yumusak kene genusu Ornithodoros ile tasinir. Atessiz periyodlar ile ayrilan rekurren atesler ile karakterizedir ve nonspesifik yapisal semptomlarla birliktedir. Karin agrisi, kusma ve bilinc degisikligi en sik semptomlardir. Laboratuvar olarak kanitlanmasi atesli donemde alinan ince veya kalin periferik yaymada spiroketlerin saptanmasiyla yapilir (14). Ensefalopati/ensefalit nedeni olan kene-kocenli hastaliklar: Ensefalopati nedeni olan kene-kokenli hastaliklar; kene kokenli ensefalit "tick-borne encephalitis encephalitis (ĕnsĕf'əlī`təs), general term used to describe a diffuse inflammation of the brain and spinal cord, usually of viral origin, often transmitted by mosquitoes, in contrast to a bacterial infection of the meninges " (TBE), noroborrelyoz (Lyme hastaligi), Kayalik Daglar benekli atesi ve Kolorado kene atesidir. Kene kokenli ensefalit (bahar--yaz ensefaliti): etkeni Ixodes turu kenelerle bulasan "tick-borne encephalitis" virusleri (TBEV TBEV Tick-Borne Encephalitis Virus ) flavivirus genusundandir. TBEV'leri Bati, Uzakdogu ve Sibirya turlerini kapsayan karmasik bir gruptur. Avrupa subtipi, Avrupa'da yaygin olarak dagilmistir ve I. ricinus kenesi ile tasinir, Uzakdogu ve Sibirya subtipleri Uzakdogudan Baltik ulkelerine uzanan alanda bulunur ve I. persulcatus turu kenelerle tasinir (15). Gida ile iliskili bulasma da bilinir. Kene kokenli ensefalit myelit ile birlikte veya tek basina akut meningoensefalite ya da menenjite neden olur. Cocuklarda klinik seyir ve sonuclar eriskinlerden daha iyi olarak bildirilmektedir. Ancak sekel olarak paralizi, parezi, nobetler veya davranis degisiklikleri gelisebilir (16). Spesifik bir tedavisi olmayan bu hastaliga karsi bugun icin gelistirilmis ve etkinligi kanitlamis bir asi vardir (17). Kolorado kene atesi: odun kenesi Dermacentor andersoni tarafindan tasinan Coltivirus'un neden oldugu kendini sinirlayan bir viral enfeksiyondur. Inkubasyon suresi 3-4 gundur (<1-14 veya 19 gun arasinda degisir). Ani ates, titreme, myaljiler, hiperestezi, halsizlik en sik semptomlardir. Hastalarin beste birinde gastrointestinal yakinmalar vardir. Fizik muayenede konjonktivit, farenjit ve enantem saptanir. Bazi hastalarda minimum splenomegali ve lenfadenopati bulunabilir. Hastalarin %15'inde makulopapuler veya petesiyal dokuntu vardir. Hastalarin %5-10'unda aseptik menenjit veya ensefalit ortaya cikar, bu hastalarin hepsi 10 yasin altindadir. Fatal vakalarda ensefalit, kanama, purpura purpura Presence of hemorrhages in the skin, often associated with bleeding from natural cavities and in tissues. Major causes include damage to small artery walls (as in vitamin deficiency or allergic reaction) and platelet deficiency (in association with such disorders as , petesi, DIK gelisir (18). Tularemi: Kopek kenesi D. variabilis ve Lone Star kenesi Amblyomma americanum ile tasinabilen ve bir gram-negatif bakteri Francisella tularensis' in neden oldugu bir enfeksiyondur (16). Keneler disinda sivrisineklerle, yabani tavsan eti yenmesiyle, direkt temas ve damlacikla bulasir. Inokulasyon bolgesinde (deri veya mukoz membranlar) bir ulser ile birliktedir. Hastalarda farenjit, goz lezyonlari, bolgesel lenfadenopati, sepsis ve pnomoni gelisebilir (19). Farkinda olunmasi gereken diger bir kene ile tasinan hastalik kene paralizisidir. Bazi kenelerin (D. andersonu ve D. variabilis) uzun sureli (5-7 gun) yapismasiyla ortaya cikabilir. Yapisan kenelerin tukruk bezlerinde yapilan norotoksik maddelere baglidir. Sorumlu keneler genellikle disidir (19). Kene Kokenli Enfeksiyonlarda Tedavi Kayalik Daglar benekli atesi, HME veya HGE HGE hemorrhagic gastroenteritis. tedavisinde doksisiklin hastanin yasina bagli olmaksizin secilecek tedavidir. Cocuklarda kloramfenikol kullanilmis, fakat doksisiklinin ustunlugu gosterilmistir. Akdeniz benekli atesinin tedavisinde doksisiklin, kloramfenikol ve yeni makrolidler etkili tedaviler olarak gorulmektedir. Lyme hastaliginin tedavisi hastanin yasina ve hastaligin evresine baglidir. Erken lokalize hastalik icin, amoksisilin (<8 yas) veya doksisilin (>8 yas) etkilidir. Doksisiklin, penisilin V veya penisilin G ve eritromisin relapsing fever tedavisinde etkilidir. Tularemi tedavisinde gentamisin veya streptomisin kullanilir. Babesiosis tedavisinde klindamisin ve kinin kinin /ki·nin/ (ki´nin) any of a group of vasoactive straight-chain polypeptides formed by kallikrein-catalyzed cleavage of kininogens; causing vasodilation and also altering vascular permeability. ile kombine tedavi cocuklarda secilir. Azithromisin ve atovaquone kombinasyonu da etkili gorunmektedir (20). Kenelerden Korunma Kenelerden korunmada sivi, losyon, krem, kati yag veya aerosol seklinde hazirlanan repellentler ve akarisid-emdirilmis kiyafetler gibi kisisel korunma yontemleri, enfekte kenelerle temasi azaltmak icin onerilir. Sert keneler orman alanlarinda cok yaygin olarak dagildiklarindan akarisidal kontrolu pratik degildir, ancak yumusak keneler ile enfekte evler icin akarisidal spreyler kullanilabilir. Yapisan keneler gecikme olmadan cikarilmalidir. En iyi yol, kenesi iyi bir cimbizla mumkun oldugu kadar deriye yakin olarak tutup, bukmeden sert ve duzenli olarak cekmektir. Daha sonra taksonomik belirleme ve patojenlerin molekuler olarak saptanmasi icin etanol icinde saklanmalidir. Kenenin cikarilmasinda parmaklarin kullanilmasi, sigara, mazot, gunes yagi ya·gi n. pl. ya·gis A directional radio and television antenna consisting of a horizontal conductor with several insulated dipoles parallel to and in the plane of the conductor. uygulanmasi gibi yontemlerden kacinilmalidir. Keneyi soktugu yerde oldurmek kenenin rejurjitasyon ve kusmasina neden olarak enfeksiyoz ajanlarin bulasmasi riskini artirir (1). Kenelerle Bulasan Hastaliklarin Tuskiye'deki Epidemiyolojik sellikleri Kirim Kongo kanamali atesi: KKKA virusu ile enfekte vakalar Turkiye'de ilk defa 2002 yilinda tanimlandi. Saglik Bakanligi'nin verilerine gore Kirim-Kongo kanamali atesi vaka ve olumlerinin yillara gore dagilimi Tablo 3'de gosterilmistir. Kelkit Vadisi icinde 6 bolge (Tokat, Sivas, Gumushane, Amasya, Yozgat ve Corum bolgeleri) en cok etkilenen bolgelerdir (21). Vaka sayisina ait 2008 yilinin verileri henuz yayinlanmamis olup, Agustos ayi itibariyle kaybedilen hasta sayisi 46'dir. Lyme hastaligi: Borrelia burgdorferi' nin neden oldugu Lyme hastaligi cogunlukla Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya ulkelerinde gorulmektedir. Turkiye'den degisik yazarlar tarafindan 1990 yilindan 2003 yilina kadar 20'den az Lyme borrelyoz vakasi bildirilmistir (22, 23, 24). Turkiye'den bildirilen Lyme olgulari 24. kaynaktan alinan Tablo 4'de gosterilmistir. Ulkemizde yapilan epidemiyolojik calismalarda B. burgdorferi antikor pozitifligi artrit ve romatizmal yakinmalari olan hastalarda %3.3-18.5, uveitli hastalarda % 9.7, Behcet hastaligi olanlarda %26.7, morfeali hastalarda %0-66.6, liken lik·en tr.v. lik·ened, lik·en·ing, lik·ens To see, mention, or show as similar; compare. [Middle English liknen, from like, similar; see like2 sklerozlu hastalarda % 0-50, fasiyal paralizisi olan hastalarda % 0-18.1, aseptik menenjitte %15, lyme benzeri klinik tabloya sahip hastalarda ise %10-13 oraninda saptanmistir. Risk grubunda olan kisilerde; koyde yasayan veya hayvancilikla ugrasanlarda B. burgdorferi antikor pozitifligi Ankara'da %6, Trabzon'da %6.6 Antalya'da %22.1-35.9, Denizli'de %18.9, Izmir'de %7.8 olarak bildirilmistir. Saglikli kisilerde Isparta'da yapilan bir calismada kene isirigi oykusu olanlarda %17, olmayanlarda %2, Kibris'ta %2.2-17.6 oraninda seropozitiflik saptanmistir. Ixodex turu kenelere ulkemizde tum bolgelerde rastlanmaktadir. Kenelerde B. burgdorferi calismalarinda Silivri'de 835 kenenin hicbirinde pozitiflik saptanmamis Antalya'da %1.1, Istanbul'da eriskin kenelerin %44'unde, nimflerin %39'unda, Trakya'da %95.8'inde etken gosterilmistir (23, 24). Duzce'de yapilan yeni bir calismada 349 orman calisani ve ciftci,193 saglikli kan donorunde B. burgdorferi antikoru ilk olarak ELISA ELISA (e-li´sah) Enzyme-Linked Immuno-Sorbent Assay; any enzyme immunoassay using an enzyme-labeled immunoreactant and an immunosorbent. ELISA n. ve daha sonra Western blot (WB) IgG testleri ile arastirilmistir. Orman calisani ve ciftcilerde B. burgdorferi seroprevalansi %10.9, kan donorlerinde % 2.6 ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamli bulunmustur. IgG seropositivitesi 4 (%1.1) serumda WB tarafindan dogrulanmistir (25). Benekli ates: Trakya Universitesi Tip Fakultesi, Egitim ve Arastirma Hastanesi ne 2001- 2002 yillari Nisan-Eylul aylari arasinda yuksek ates ve makulopapuler dokuntusu olan 13 hastada indirekt immunofloresan (IFA) testi ile Akdeniz benekli atesi saptanmistir. Yedisi erkek, altisi kadin, yas ortalamasi 60.1 [+ or -] 14.1 yas olan hastalarin cogunlugu kirsal kesimlerinde yasayan tarimla ugrasan kisiler olarak bildirilmistir (26). Ayni Tip Fakultesi Hastanesi'ne 2004 yili Mayis, Aralik aylari arasinda dordu erkek, yedisi kadin, ortalama yaslari 51 olan 11 hastada, R. typhi dahil 9 riketsiyal antijen paneli kullanilarak IFA, WB ve polimeraz zincir reaksiyonu ile benekli ates saptanmistir. Hastalarin hepsinde yuksek ates ve el ici ve ayak tabani dahil yaygin makulopapuler dokuntu, bes hastada skar, iki hastada cift skar bildirilmistir. Iki hastada cogul organ yetmezligi gelismis, bunlardan biri kaybedilmistir (27). Cerrahpasa Tip Fakultesi'nde yapilan bir calismada 1993-2002 yillari arasinda ates ve dokuntu ile basvuran 140 hastadan 15'inde (%10) Akdeniz benekli atesi saptanmistir. Dordu kadin, 11' i erkek olan hastalarin yaslari 17-70 arasinda, ortalama 41 yas olarak bildirilmistir. Ates ve dokuntu disinda klinik bulgular olarak myalji/artralji %93, bas agrisi %87, petesi %27, skar %13 hastada, laboratuar bulgulari olarak lokositoz %74, trombositopeni %33, eritrosit sedimantasyon hizi yuksekligi %100 hastada saptanmistir. Komplikasyon olarak bir hastada fasiyal paralizi ortaya cikmistir (28). Antalya'da yapilan bir calismada mesleki olarak kenelerle temasi olan kisilerden alinan 98 serum orneginden 13'unde (%13.3) R.conorii IgG antikor pozitifligi ve bunlarin arasinda sadece uc vakada ates ve dokuntu oykusu saptanmistir (29). Ehrlichiosis: Ehrlichiosis Turkiye'de kopeklerde bildirilmis, ancak insanlarda bir olgu bildirimine rastlanmamistir. Relapsing fever: Turkiye'de insanlarda bir olgu bildirimine rastlanmamistir. Tularemi: Turkiye'de en az 10 tularemi epidemisi olmustur. Ilk kez 1936 yilinda Trakya'da ortaya cikmis ve 150 hasta bildirilmistir. Daha sonra 1945 yilinda Trakya'dan 18 hasta, 1953'de Antalya'dan 200 hasta, 1988'de Bursa' dan 61 hasta, 1998'de Ankara'dan 16 hasta, 2001'de Duzce'den 21 hasta, 2002'de Balikesir'den 126 hasta, 2004'de Suluova'dan 41 hasta, 2005 yilinda Golcuk' ten 134, Zonguldak, Bartin ve Kastamonu' da 61 hasta bildirilmistir. Ulseroglandular form Ispanya, Isvec ve Finlandiya' da en sik klinik form olarak bildirilmistir. Orofaringeal tularemi Bati veya Kuzey Avrupa ve Amerika'da sik bir form degildir. Turkiye'deki 10 tularemi epidemisinde bildirilen 828 tularemili hastanin 699'unun klinik formu belirlenmis ve 668'i (% 95,6) orofaringeal form olarak bildirilmistir. Salginlarin cogu su kaynakli olarak saptanmistir. Ayrica sporadik olgular da bildirilmistir. Turkiye'de, Bulgaristan ve Kosova'ya benzer olarak en sik gorulen klinik form orofaringeal tularemidir (30, 31, 32). Babesiosis: Ankara'nin Kizilcahamam bolgesinden kene isirmasi oykusu olan 50 kisinin serumunda IFA teknigi ile babesiosis (Babesia divergens ve Babesia bovis) antikorlari arastirilmis 4'unde (%8) B. divergens'e karsi 1'inde (%2) B. bovis'e karsi antikor pozitifligi bulunmustur. Bu calisma ile Turkiye'de ilk kez insanlarda B. divergens ve B. bovis'e karsi antikor pozitifligi saptanmistir (33). Cesitli hayvanlarda babesiosis bildirilmesine ragmen Turkiye'den insanlarda yapilan baska bir epidemiyolojik calisma veya olgu bildirimine rastlanmamistir. Ensefalopati/ensefalit nedeni olan kene-kokenli hastaliklar: RMSF ve Kolorado kene atesi sadece Amerika' da gorulur. Kene kokenli ensefalit Avrupa'nin buyuk bir bolumunde, ozellikle Avusturya, Baltik ulkeleri (Estonya, Litvanya, Letonya), Cek Cumhuriyeti, Macaristan ve Rusya Federasyonu'nda gorulur. Turkiye'nin Guneydogu bolgesindeki iki hastaneden alinan 181 serumda "enzyme-linked immunosorbent assay enzyme-linked immunosorbent assay n. ELISA. Enzyme-linked immunosorbent assay (ELISA) A diagnostic blood test used to screen patients for AIDS or other viruses. " (ELISA) ile TBEV'e karsi antikorlar calisilmis, 19 (%10.5) serumda TBEV IgG, bunlarin altisinda da IgM pozitifligi saptanmistir (34). Diger bir calismada Turkiye'de KKKA'inin endemik oldugu bir bolgede 39 KKKA suphesi olan olgularin serumlarinda TBEV antikorlari arastirilmis ve bir serumda TBEV IgM pozitif bulunmustur (35). Ulkemizde kene kokenli hastaliklar gorulebildigi icin, bu hastaliklarla uyumlu belirti ve bulgularla basvuran hastalarin ayirici tanisinda bu hastaliklarin akilda tutulmasi, hastanin geldigi bolgenin, seyahat ve hayvanla temas oykusu olup olmadiginin sorgulanmasi, fizik muayenede dikkatle vucuda yapismis bir kenenin aranmasi taniyi kolaylastirir ve spesifik tani icin gereken cabalar gosterilebilir. Kaynaklar (1.) Vatansever Z. Keneler. http://www.klimik.org.tr/KKHA/Keneler%20ve%2000HF.pdf. (Erisim Tarihi: 15.8.2008). (2.) Lees K, Bowman AS. Tick neurobiology Neurobiology Study of the development and function of the nervous system, with emphasis on how nerve cells generate and control behavior. The major goal of neurobiology is to explain at the molecular level how nerve cells differentiate and develop their : recent advances and the post-genomic era. Invert in·vert v. 1. To turn inside out or upside down. 2. To reverse the position, order, or condition of. 3. To subject to inversion. n. Something inverted. Neurosci 2007; 7: 183-98. (3.) Anderson JF. Biology of ticks. Infect Dis Clin North Am 2008; 22: 195-215. (4.) Estrada-Pena A, Jongejan F. Ticks feeding on humans: a review of records on human-biting Ixodoidea with special reference to pathogen transmission. Exp Appl Acarol. 1999; 23: 685-715. (5.) Aydin L, Bakirci S. Geographical distribution of ticks in Turkey. Parasitol Res. 2007; 101 (Suppl 2): 163-6. (6.) Mardani M, Rahnavardi M, Rajaeinejad M, Naini KH, Chinikar S, Pourmalek F, Rostami M, Shahri MH. Crimean-Congo hemorrhagic fever Crimean-Congo hemorrhagic fever a zoonotic disease of humans, in central Asia through to eastern Europe, who are in contact with livestock. Caused by a bunyavirus, it is transmitted by ticks. The principal signs are fever, widespread hemorrhages and necrotizing hepatitis. among health care workers in Iran: a seroprevalence seroprevalence Immunology The proportion of a population that is seropositive–ie, has been exposed to a particular pathogen or immunogen; the seropositivity of a population is calculated as the number of individuals who produce a particular antibody divided study in two endemic regions. Am J Trop Med Hyg. 2007; 76: 443-5. (7.) Fisher-Hoch SP. Lessons from nosocomial nosocomial /noso·co·mi·al/ (nos?o-ko´me-il) pertaining to or originating in a hospital. nos·o·co·mi·al adj. 1. Of or relating to a hospital. 2. viral haemorrhagic fever Noun 1. viral haemorrhagic fever - a group of illnesses caused by a viral infection (usually restricted to a specific geographic area); fever and gastrointestinal symptoms are followed by capillary hemorrhage outbreaks. Br Med Bull. 2005; 73-74: 123-37. (8.) Harxhi A, Pilaca A, Delia Z, Pano K, Rezza G. Crimean-Congo hemorrhagic fever: a case of nosocomial transmission. Infection 2005; 33: 295-6. (9.) Ergonul O. Crimean-Congo haemorrhagic fever. Lancet Infect Dis 2006; 6: 203-14. (10.) Whitehouse CA. Crimean-Congo hemorrhagic fever. Antiviral Res. 2004; 64: 145-60. (11.) Overstreet M. Spirochete spirochete Any of an order (Spirochaetales) of spiral-shaped bacteria. Some are serious pathogens for humans, causing such diseases as syphilis, yaws, and relapsing fever. Spirochetes are gram-negative (see gram stain) and motile. infections: Lyme disease and Southern Tick-Associated Rash Illness. Crit Care Nurs Clin North Am 2007;19: 39-42. (12.) Hovius JW, van Dam AP, Fikrig E. Tick-host-pathogen interactions in Lyme borreliosis. Trends Parasitol 2007; 23: 434-8. (13.) Dantas-Torres F. Rocky Mountain spotted fever Rocky Mountain spotted fever, infectious disease caused by a rickettsia. The germ is harbored by wild rodents and other animals and is carried by infected ticks that attach themselves to humans. . Lancet Infect Dis. 2007; 7: 724-32. (14.) Openshaw JJ, Swerdlow DL. Human ehrlichiosis: clinical and ecological challenges. South Med J. 2007; 100: 769-70. (15.) Cunha BA, Nausheen S, Szalda D. Pulmonary complications of babesiosis: case report and literature review. Eur J Clin Microbiol Infect Dis. 2007; 26: 505-8. (16.) Vorou RM, Papavassiliou VG, Tsiodras S. Emerging zoonoses Zoonoses Infections of humans caused by the transmission of disease agents that naturally live in animals. People become infected when they unwittingly intrude into the life cycle of the disease agent and become unnatural hosts. and vector-borne infections affecting humans in Europe. Epidemiol Infect 2007; 135: 1231-47. (17.) Fritsch P, Gruber-Sedlmayr U, Pansi H, Zohrer B, Mutz I, Spork D, Zenz W. Tick-borne encephalitis in Styrian children from 1981 to 2005: a retrospective study and a review of the literature. Acta Paediatr 2008; 97: 535-8. (18.) Heinz FX, Holzmann H, Essl A, Kundi M. Field effectiveness of vaccination against tick-borne encephalitis. Vaccine 2007; 25: 7559-67. (19.) Cleri DJ, Ricketti,AJ, Vernaleo JR. Fever of unknown origin Fever of Unknown Origin Definition Fever of unknown origin (FUO) refers to the presence of a documented fever for a specified time, for which a cause has not been found after a basic medical evaluation. due to zoonoses. Infect Dis Clin North Am 2007; 21: 963-96. (20.) Flicek BF. Rickettsial rickettsial /rick·ett·si·al/ (ri-ket´se-al) pertaining to or caused by rickettsiae. rick·ett·si·al adj. Relating to, or caused by a member of the genus Rickettsia. and Other Tick-Borne Infections. Criti Care Nurs Clin North Am 2007; 19: 27-38. (21.) Buckingham SC. Tick-borne infections in children: epidemiology, clinical manifestations, and optimal management strategies. Paediatr Drugs. 2005; 7: 163-76. (22.) Kirim-Kongo kanamali atesi vaka ve dumlerinin yillara gore dagilimi.http://www.saglik.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx? F6E10F8892433CFF See Compensatory Financing Facility. 1A9547B61DAFFE2AA E52736517C4A993, (Erisim Tarihi: 13.8.2008). (23.) Anlar FY, Durlu Y, Aktan G, Acikgoz E, Bingol N, Madencioglu V, Anlar B. Clinical characteristics of Lyme disease in 12 cases. Mikrobiyol Bul 2003; 37: 255-9. (24.) Guner ES, Hashimoto N, Takada N, Kaneda K, Imai Y, Masuzawa T. First isolation and characterization of Borrelia burgdorferi sensu lato strains from Ixodes ricinus ticks in Turkey. J Med Microbiol 2003; 52: 807-13. (25.) Ozkurt Z. Turkiye'de Borrelia burgdorferi infeksiyonlari ve tani ilkeleri. Klimik Dergisi 2007; 20: 109-20. (26.) Kaya AD, Parlak AH, Ozturk CE, Behcet M. Seroprevalence of Borrelia burgdorferi infection among forestry workers and farmers in Duzce, North-Western Turkey. New Microbiol 2008; 31: 203-9. (27.) Kuloglu F, Akata F, Tansel O, Gurcan S, Akru N, Oktun M, Tugrul M. Serologically confirmed cases of Mediterranean spotted fever in the Trakya Region of Turkey. Turkiye Parazitoloji Dergisi 2004; 28: 167-70. (28.) Kuloglu F, Rolain JM, Aydoslu B, Akata F, Tugrul M, Raoult D. Prospective evaluation of rickettsioses Rickettsioses Often severe infectious diseases caused by several diverse and specialized bacteria, the rickettsiae and rickettsia-like organisms. The best-known rickettsial diseases infect humans and are usually transmitted by parasitic arthropod vectors. in the Trakya (European) region of Turkey and atypic presentations of Rickettsia conoru. Ann N Y Acad Sci 2006; 1078: 173-5. (29.) Mert A, Ozaras R, Tabak F, Bilir M, Ozturk R. Mediterranean spotted fever: a review of fifteen cases. J Dermatol. 2006; 33: 103-7. (30.) Vural T, Ergin C, Sayin F. Investigation of Rickettsia conoru antibodies in the Antalya area. Infection 1998; 26: 170-2. (31.) Celebi G, Baruonu F, Ayoglu F, et al. Tularemia tularemia (t lərē`mēə) or rabbit fever, acute, infectious disease caused by Francisella tularensis (Pasteurella tularensis). , a reemerging
disease in Northwest Turkey: epidemiological investigation and
evaluation of treatment responses. Jpn J Infect Dis 2006; 59: 229-34.
(32.) Gurcan S, Otkun MT, Otkun M, Arikan OK, Ozer B. An outbreak of tularemia in Western Black Sea Region of Turkey. Yonsei Med J 2004; 45: 17-22. (33.) Karadenizli A, Gurcan S, Kolayli F, Vahaboglu H. Outbreak of tularaemia Noun 1. tularaemia - a highly infectious disease of rodents (especially rabbits and squirrels) and sometimes transmitted to humans by ticks or flies or by handling infected animals deer fly fever, rabbit fever, tularemia, yatobyo in Golcuk, Turkey in 2005: Report of 5 cases and an overview of the literature from Turkey. Scand J Infect Dis 2005; 37: 712-6. (34.) Gun H, Tanyuksel M, Yukari BA, Cakmak A, Karaer Z. Turkiye'de babesiosis'in ilk insan serodiagnozu. Turkiye Parazitoloji Dergisi 1996; 20: 1-7. (35.) Ergunay K, Ozer N, Us D, Ozkul A, Simsek F, Kaynas S, Ustacelebi S. Seroprevalence of West Nile virus West Nile virus, microorganism and the infection resulting from it, which typically produces no symptoms or a flulike condition. The virus is a flavivirus and is related to a number of viruses that cause encephalitis. and tick-borne encephalitis virus tick-borne encephalitis virus n. An arbovirus of the genus Flavivirus that occurs in two subtypes, Central European and Eastern, causing two forms of encephalitis; it is transmitted by ticks. in southeastern Turkey: first evidence for tick-borne encephalitis virus infections. Vector Borne Zoonotic Zoonotic A disease which can be spread from animals to humans. Mentioned in: Zoonosis Dis. 2007; 7: 157-61. (36.) Esen B, Gozalan A, Coplu N, Tapar FS, Uzun R, Aslan T, Ertek M, Buzgan T, Akin L. The presence of tick-borne encephalitis in an endemic area for tick-borne diseases, Turkey. Trop Doct 2008; 38: 27-8. Gonul Tanir, Sebnem Ozgelen, Nilden Tuygun Dr. Sami Ulus Cocuk Sagligi ve Hastaliklari, Ankara, Turkiye Gelis Tarihi: 15.05.2008 Kabul Tarihi: 26.08.2008 Yazisma Adresi Correspondence Address Dr. Goriul Tanir Tomurcuk sokak, 20/9 Yukari Ayranci 06550, Ankara, Turkiye Tel.: +90 312 305 61 81 +90 312 466 39 26 Faks: +90 312 317 03 53 E-posta: gonultanir58@yahoo.com
Tablo 1. Kenelerin taksonomik siniflandirilmasi ve genuslann ortalama
tur sayilari
Ortalama
Familya Genus tur sayisi
Ixodidae Ixodes 245
Amblyomma 131
Bothriocroton 5
Haemaphysalis 164
Hyalomma 24
Nosomma 1
Anomalohimalaya 3
Cosmiomma 1
Dermacentor 34
Margaropus 3
Rhipicentor 2
Rhipicephalus (Boophilus) 5
Rhipicephalus 74
Nuttalliellidae Nuttalliella 1
Argasidae Argas 58
Carios 88
Omithodoros 35
Otobius 3
Laelaptidae Gammaridacarus 1
Toplam 878
Tablo 2. Yumusak ve sert kenelerin farkliliklari
Yumusak kene
Familya Argasidae
Genel gorunum Govdesi kolay tanimlanamayan kese
benzeri bicimli, biraz kuru uzume
benzeyen bir sekilde; govdenin on kismi
kapitulumun tabanindan ileri ve yukari
uzanir, keneye yukardan bakildiginda
gorulmez
Vucut yuzeyi Govdenin ust kisminda skutum yoktur ve
kabugunun yuzeyi puruzludur
Kan emme kaynagi Kus ve yarasalar
Beslenme aliskanligi Genellikle 1 saaten az kan emer
Hastalik bulasi < 1 dakikada ortaya cikabilir
Lokal reaksiyonlar --
Cikarilmasi Cikarmak daha kolay
Sert kene
Familya Ixodidae
Genel gorunum Bas ve agiz kisimlarinin yerlestigi
acikta ve yukar dan bakinca kolayca
gorulebilen kapitulumu vardir; ac sert
keneler yassi cekirdek bicimindedir
Vucut yuzeyi Govdenin ust kismi belirgin olarak
sklerotize cati veya skutum tasir
Kan emme kaynagi Memeliler
Beslenme aliskanligi Saatler veya gunler boyunca kan emer
Hastalik bulasi Genellikle beslenmenin sonunda kene kan
ile dolu hale gelince ortaya cikar
Lokal reaksiyonlar Agri, eritem ve noduller
Cikarilmasi Cikarmak zor
Tablo 3. Kirim-Kongo kanamali atesi olgu ve dumlerinin yillara
gore dagilimi
Yillar Olgu Sayisi Olum %
2002-2003 150 6 4
2004 249 13 5.2
2005 266 13 4.9
2006 438 27 6.2
2007 717 33 4.6
Toplam 1820 92 5
Tablo 4. Turkiye'den bildirilen Lyme olgulari
Yazar, Yil Klinik Tablo Bolge
Koksal ve ark, 1990 EKM ve diger bulgular Trabzon
Cakir ve ark, 1990 Lyrne benzeri tablo Izmir
Anlar ve ark, 2003 Eritema migrans ve Samsun, Ankara
diger bulgular (12 olgu)
Ozyurt 2001 Morfea Kayseri
Demirkaya, 1998 EKM, meningoensefalit Ankara
Gulec, Seckin 2002 Eritema induratum * Ankara
Atas ve ark, 1999 Akut dissemine Istanbul
ensefalomyelit
Eroglu ve ark, 2002 Menenjit Samsun
Hiz ve ark, 2005 Fasial paralizi Istanbul
Derekoy, 1999 Fasial paralizi Afyon
Karcioglu ve ark, 2005 Dokuntu, pnomoni Izmir
Ulus ve ark. 2001 Artrit Ankara
Borazan ve ark 2005 Artrit Zonguldak
Ceylan ve ark, 2005 Artralji, dokuntu Istanbul
Ozturk ve ark, 1997 Gebe Istanbul
Onk ve ark, 2005 Konjenital hidrosefali Zonguldak
EKM: eritema kronikum migrans
* Bu calismadaki pozitiflik, yazarlar tarafindan yalanci pozitiflik
olarak degerlendirilmistir.
|
|
||||||||||||||||||||

lərē`mēə)
Printer friendly
Cite/link
Email
Feedback
Reader Opinion