Abdominal obesity and cardiometabolic risk/Abdominal obezite ve kardiyometabolik risk.Kardiyovaskuler risk faktorlerinin birliktelik gostermesi yaklasik 80 yildir bilinen bir durumdur (1). Bu birlikteligin klinik For the British band, see . Klinik, (sometimes called The Klinik), is an industrial music band from Belgium, originally formed around 1982 by electro-synthpop practitioner Marc Verhaeghen, who is the only constant member. olarak ne anlama geldigi ve sendromun ismi ile ilgili tartismalar gunumuzde de halen devam etmektedir. lk olarak 1998 yilinda, Dunya Saglik Teskilati (WHO) tarafindan bir konsensus olusturularak sendrom icin evrensel tani kriterleri belirlenmis ve insulin insulin, hormone secreted by the β cells of the islets of Langerhans, specific groups of cells in the pancreas. Insufficiency of insulin in the body results in diabetes. Insulin was one of the first products to be manufactured using genetic engineering. direnci ile sendromun tum komponentleri arasindaki nedensel iliskisinin kesin olmamasi sebebiyle sendroma Metabolik Sendrom denilmesi onerilmi stir (2). Metabolik sendrom terimi genel olarak kabul gormekle birlikte tani kistaslari ile ilgili tartismalar sonrasinda da devam etmistir. National Cholesterol Education Program The National Cholesterol Education Program is a program managed by the National Heart, Lung and Blood Institute, a division of the National Institutes of Health. Its goal is to reduce increased cardiovascular disease rates due to hypercholesterolemia (elevated cholesterol Adult Treatment Panel III (NCEP NCEP National Cholesterol Education Program ATP ATP: see adenosine triphosphate. ATP in full adenosine triphosphate Organic compound, substrate in many enzyme-catalyzed reactions (see catalysis) in the cells of animals, plants, and microorganisms. III) tarafindan 2001 yilinda hazirlanan kilavuz metabolik sendromu kardiyovaskuler risk azaltiminda dusuk dansiteli lipoprotein lipoprotein (lĭp'əprō`tēn), any organic compound that is composed of both protein and the various fatty substances classed as lipids, including fatty acids and steroids such as cholesterol. kolesterolden sonra ikincil tedavi hedefi olarak gosterirken sendrom icin pratik bir tanimlama yapmistir (3). Tanida glukoz intoleransini ve insulin direncini on plana cikaran WHO daha cok bilimsel arastirmalarda kabul gorurken, NCEP ATP III uygulama kolayligi nedeniyle pratik hayatta daha cok kabul gormu stur. Ancak her iki tanimlama da farkli etnik gruplarda ozellikle obezite icin koyduklari sinir degerlerden dolayi sorunlar yasamaktadi Ornegin Avrupalilara gore Asyalilarda tip 2 diyabet riski cok daha dusuk duzeydeki abdominal abdominal /ab·dom·i·nal/ (ab-dom´i-n'l) pertaining to the abdomen. ab·dom·i·nal adj. Of or relating to the abdomen. n. An abdominal muscle. obezite ile ortaya ciktigindan dusuk prevalans degerleri yaniltici olabilmektedir. Nitekim metabolik sendromun asil onemi diyabet ve koroner kalp hastaligi riskini artirmasindan gelmektedir ve son yillarda metabolik sendromun tani kriterleriyle ilgili yeni sinirlarin getirilmesinin altinda da diyabet ve koroner kalp hastaligi riskini ongorme gucunun artirilmasi yatmaktadir. Bu dusunce ile yakin bir zamanda Uluslararasi Diyabet Federasyonu (IDF (Intermediate Distribution Frame) A wiring rack located between the MDF (main distribution frame) and the intended end user devices (telephones, routers, PCs, etc.). Cables run from the outside world to the MDF and then to the IDFs. See MDF and wiring rack. ) toplumda diyabet ve kardiyovaskuler riski yuksek bireyleri daha kolay saptayabilecek yeni bir metabolik sendrom tanimlamasi onermistir (4). Temelde ATP III'e benzeyen IDF tanimlamasindaki en onemli yenilik abdominal obezitenin metabolik sendrom tanisinda olmazsa olmaz bir kistas (abdominal obezite ve ona eslik eden en az iki kistas) kabul edilmesidir. Yazar grubu (WHO'nun yazarlarinin bircogunu iceriyor) buna bu·na n. A synthetic rubber made from the polymerization of butadiene and sodium. [Originally a trademark.] Noun 1. gerekce olarak abdominal obezitenin insulin direnci ile yeterince korele olmasi ni ve pratik uygulamada insulin direncinin laboratuvar yontemleriyle olculmesine gerek olmamasini gostermistir. Uluslararasi Diyabet Federasyonu abdominal obezitenin diger metabolik sendrom risk faktorleriyle olan korelasyonunun etnik gruplara gore farklilik gosterecegini vurgulayarak bel cevresi sinir degerini Avrupali erkeklerde [greater than or equal to] 94 cm, kadinlarda [greater than or equal to] 80 cm, Asyali erkelerde [greater than or equal to] 90 cm, kadinlarda [greater than or equal to] 80 cm olarak belirtilmistir. Aclik hiperglisemisinde ise sinir deger 100 mg/dl'ye cekilmistir. Bu son gelismeye paralel olarak American Heart Association/National Heart, Lung, and Blood Institute (AHA/NHLBI) ortak bir kararla metabolik sendrom tanimini gozden gecirmistir (5). Klinik uygulamadaki pratikligi nedeniyle ATP III siniflamasinin temelde korunmasini (5 kistastan en az ucunun olmasi) ancak bozulmus aclik glukozunun sinir degerinin 110 mg/dl'den 100 mg/dl'ye cekilmesini onermislerdir. Abdominal obezite icin IDF'in onerisine kati lmayip ATP III kistasini (erkekte [greater than or equal to] 102 cm, kadinda [greater than or equal to] 88 cm) aynen kabul etmelerine ragmen bazi kisilerde insulin direnci ve metabolik sendromun bel cevresindeki hafif artislarda ortaya cikabilecegini de vurgulamislardir. AHA/NHLBI'ye gore insulin direnci ve metabolik sendroma meyili olan kisiler 1- Birinci derece yakinlari nda 60 yasindan once tip 2 diyabetes mellitus olanlar, 2-Polikistik over sendromu, 3-Yagli karaciger, 4-C-reaktif protein >3 mg/L, 5-Mikroalbuminuri, 6- Bozulmus glukoz toleransi, 7-Yuksek total apolipoprotein B Apolipoprotein B (APOB) is the primary apolipoprotein of low density lipoproteins (LDL or "bad cholesterol"), which is responsible for carrying cholesterol to tissues. While it is unclear exactly what functional role APOB plays in LDL, it is the primary apolipoprotein component duzeyi seklinde ozetlemistir. Bu ozelliklere sahip olan kisilerde bel cevresi erkeklerde 94 ve 101 cm, kadinlarda 80 ve 87 cm arasinda ise abdominal obezite var kabul edilmistir. ATPIII'un abdominal obezite icin onerdigi ve halen yaygin olarak kullanilan bel cevresi sinir degerleri (erkekte [greater than or equal to] 102 cm, kadinda [greater than or equal to] 88 cm) aslinda Amerika Birlesik Devletleri toplumunun bel cevresi ortalamasinin ust ceyregini temsil etmektedir (6). Dolayi-siyla bu degerlerin dunya geneline uygulanmasi dogru olmayabilir. Bazi bireylerde ve etnik gruplarda ATP III kistaslarina gore abdominal obezite olmasa bile bile, bitter alkaline fluid of a yellow, brown, or green color, secreted, in man, by the liver. Bile, or gall, is composed of water, bile acids and their salts, bile pigments, cholesterol, fatty acids, and inorganic salts. metabolik sendromun gelisebilmesi de bu gorusu desteklemektedir. Anadolu Kardiyoloji Dergisi'nin bu sayisindaki Onat ve ark. (7) makalesi metabolik sendrom parametrelerinden ozellikle abdominal obezite tanimini Turk toplumuna uyarlamasi acisindan degerlidir. Bu arastirmada, yeni gelisen tip 2 diyabet ile koroner kalp hastaligini ongormede metabolik sendrom ATPIII tanimimin rolu TEKHARF modifikasyonlu tanimla karsilastirilmistir. Sonuc olarak da, kardiyometabolik riski ongordurmede erkeklerde TEKHARF tani mli metabolik sendromun, kadinlarda ATPIII tanimli metabolik sendromun daha degerli oldugunu belirtmislerdir. Turk toplumu icin bel cevresinin IDF'le ([greater than or equal to] 94 cm) benzer sekilde erkeklerde [greater than or equal to] 95 cm olarak degistirilmesini onerirken kadinlarda ATP III'un onerdigi [greater than or equal to] 88 cm sinir degerinin ayni ayni (īˑ·nē), n in the Kallawaya system of healing practiced in Bolivia, the communal act of bringing music, money, food, and other supportive items to sustain the kalmasini benimsemislerdir. Bozulmus aclik glukozunun her iki cinsiyet icin de [greater than or equal to] 100 mg/dl olmasi onerilmistir. TEKHARF tanimli metabolik sendromun erkekler icin daha degerli bulunmasi bel cevresi ve bozulmus aclik glukozu parametrelerinde yapilan uygun degisikliklerle iliskili olabilir. Nitekim bozulmu s aclik glukozu Amerikan Diyabet Cemiyeti'nin (8) onerisinden sonra [greater than or equal to] 100 mg/dl olarak kabul edilmektedir. Abdominal obezitenin metabolik sendromla olan iliskisinin ise daha dusuk bel cevresi degerlerinde basladigi genelde benimsenmektedir. Dolayisiyla yapilan bu degisikliklerle TEKHARF taniminin ATP III'e gore diyabeti daha iyi ongormesi beklenebilecek bir durumdur. Ancak TEKHARF tanimi ile koroner kalp hastaliginin daha iyi ongorulmesinin bu iki parametre ile olan iliskisi net aciklanamamistir. Lojistik regresyon modelinde bel cevresi ve bozulmus aclik glukozunun koroner kalp hastaligi icin bagimsiz ongoruye yol acmamasi bunu desteklemektedir. Yeni tanimin ATP III'e gore 1/3 oraninda daha fazla erkegi kapsamasiyla bu iliskinin dogmus olmasi muhtemeldir. Kadinlar icin onerdikleri tanim ATP III'e gore koroner kalp hastaligi ve diyabeti ongormede yetersiz kalmistir. Yazarlar daha onceki arastirmalarina dayanarak kadinlarda bel cevresi sinirini genel egilimin aksine yukseltirken, yuksek yogunluklu lipoprotein kolesterol (HDL-K) sinir degerini asagiya cekmislerdir. Bozulmus aclik glukozunu [greater than or equal to] 100 mg/dl olarak almalarina ragmen, bu sinirin [greater than or equal to] 110 mg/dl kabul edildigi ATP III tanimlamasina gore TEKHARF tani mi tip 2 diyabeti daha az ongormustur. Bu sonucun yazarlarin da belirttigi gibi bel cevresi sinirinin kadinlarda yuksek tutulmasi ile iliskili olmasi muhtemeldir. Bununla birlikte yazarlarin "kadinlarda ATP III'un onerdigi [greater than or equal to] 88 cm sinir degerinin ayni kalmasi" seklindeki onerisi, calismada <88 cm bel cevresi degerinin diyabet gelisimine etkisi arastirilmadigindan tam olarak dogrulanamamistir. TEKHARF taniminin koroner kalp hastaligini ongormede yetersiz kalmasi ise kardiyovaskuler risk faktorlerinden biri kabul edilen HDL-K sinir degerinin <50 mg/dl'den <45 mg/dl'ye cekilmesi ile iliskili olabilir. Metabolik sendrom toplumdaki kardiyometabolik riski yuksek hastalarin belirlenmesi acisindan onem tasir. Yapilan tanimlamalarda bazi farkliliklar olmakla birlikte genelde benzer kistaslarin birlikteligi dikkat cekmektedir. INTERHEART calismasinda (9) oldu gu gibi kardiyovaskuler hastaliklara yol acan risk faktorlerinin dunya genelinde benzer olmasi, metabolik sendromu olusturan komponentlerin de dunya geneli icin benzer olabilecegini akla getirmektedir. Ancak bu durum durum a class of wheat producing hard flour. abdominal obezite icin gecerli degildir. nsulin direnci ve metabolik sendrom degisen bel cevresi sinir degerlerinde baslayabilmektedir. Bu nedenle abdominal obezitenin toplumlara gore uyarlanmasi dogru bir yaklasimdir. Bu uyarlamayi yaparken abdominal obezitenin koroner kalp hastaligi ve diyabeti ongorme gucu kadar insulin direnci ile olan iliskisinin de dikkate alinmasi gerekmektedir. Onat ve ark. (7) calismalarinda insulin direncinin abdominal obezite ile olan iliskisini incelemis olsalardi bizlere daha onemli bir veri saglayabilirlerdi. Metabolik sendromun taniminda yapilan degisiklikler prevalansa da yansimistir. Kohortun tumunde ATP III tanimli metabolik sendrom prevalansi %37.1 (erkekte %31.2, kadinda %42.8), iken TEKHARF tanimi uygulandiginda (kadinlar icin onerilen tanim gecerli olmasa da) prevalans erkeklerde %41.4, kadinlarda %39.7 olarak belirlenmistir. Arastirmacilar kadinlarda bel cevresi sinirini [greater than or equal to] 91 cm yerine daha dusuk kabul etseydi prevalans daha da yuksek cikacakti. Abdominal obezite ulkemiz icin gercekten onemli bir risk faktorudur. Yakin zamanda yayinlanan METSAR calismasi nin (10) verilerinden yapilan analize gore ulkemizde abdominal obezite (bel cevresi erkeklerde [greater than or equal to] 102 cm, kadinlarda [greater than or equal to] 88 cm) prevalansi %36.2 (kadinlarda %54.8, erkeklerde %17.2) olarak belirlenmi stir. Bel cevresi erkeklerde [greater than or equal to] 94 cm, kadinlarda [greater than or equal to] 80 cm olarak alindiginda ise abdominal obezite prevalansi %58.7 (kadinlarda %73.8, erkeklerde %43.2) gibi dramatik rakamlara ulasmaktadi r. Bel cevresi sinirinin erkeklerde [greater than or equal to] 94 cm, kadinlarda [greater than or equal to] 80 cm kabul eden ve metabolik sendrom tanisi icin abdominal obeziteyi sart kosan IDF kistaslari uygulandiginda ulkemizde metabolik sendrom prevalansi %42.6 (erkeklerde %33.9, kadinlarda %51.1) olarak belirlenmistir. Bir baska deyisle erkeklerimizin 1/3'u kadinlari mizin da yarisi metabolik sendromla karsi karsiyadir. Saptanan yuksek prevalans degerleri abdominal obezite tanimiyla yakindan iliskilidir. Bu nedenle onumuzdeki yillarda ulkemiz icin uygun abdominal obezite tanimin olusturulmasi kadar hangi hangi Noun NZ 1. an open-air cooking pit 2. the food cooked in it 3. the social gathering at the resultant meal [Maori] metabolik sendrom taniminin kullanilacaginin da tartisilmasi gerekmektedir. TEKHARF calismasi simdiye kadar ulkemiz icin cok onemli veriler sunmustur ve sunmaya da devam etmektedir. Bununla birlikte verilerin desteklenmesi ve Turk toplumunun kardiyovaskuler hastaliklarla olan yakin temasini daha saglikli ortaya koyabilmek icin ileriye donuk daha kapsamli calismalarin baslatilmasi gerekmektedir. Kaynaklar (1.) Kylin E. Studien. Hypertonie-Hyperglykamie-Hyperurikamie syndrome. Zentralblatt fur Innere Medizin 1923: 44; 105-27. (2.) Alberti KG, Zimmet PZ, for the WHO Consultation. Definition, diagnosis, and classification of diabetes mellitus diabetes mellitus Disorder of insufficient production of or reduced sensitivity to insulin. Insulin, synthesized in the islets of Langerhans (see Langerhans, islets of), is necessary to metabolize glucose. In diabetes, blood sugar levels increase (hyperglycemia). and its complications. Part 1: Diagnosis and classification of diabetes mellitus. Provisional Temporary; not permanent. Tentative, contingent, preliminary. A provisional civil service appointment is a temporary position that fills a vacancy until a test can be properly administered and statutory requirements can be fulfilled to make a permanent appointment. report of a WHO consultation. Diabetes Med 1998; 15: 539-53. (3.) Expert Panel on Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Cholesterol in Adults. Executive summary of the third report of the National Cholesterol Education Program (NCEP) Expert Panel on Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Cholesterol in Adults (Adult Treatment Panel III). JAMA JAMA abbr. Journal of the American Medical Association 2001; 285: 2486-97. (4.) Alberti KM, Zimmet P, Shaw J, for the IDF Epidemiology epidemiology, field of medicine concerned with the study of epidemics, outbreaks of disease that affect large numbers of people. Epidemiologists, using sophisticated statistical analyses, field investigations, and complex laboratory techniques, investigate the cause Task Force Consensus Group The metabolic syndrome metabolic syndrome n. See syndrome X. Metabolic syndrome A group of risk factors for heart disease, diabetes, and stroke. - a new worldwide definition Lancet lancet /lan·cet/ (lan´set) a small, pointed, two-edged surgical knife. lan·cet n. 2005: 366; 1059-62. (5.) Grundy SM, Cleeman JI, Daniels SR, Donato KA, Eckel RH, Franklin BA et al. Diagnosis and Management of the Metabolic Syndrome An American Heart Association/National Heart, Lung, and Blood Institute Scientific Statement. Circulation 2005; 112: 2735-52. (6.) Clinical Guidelines guidelines, n.pl a set of standards, criteria, or specifications to be used or followed in the performance of certain tasks. on the Identification, Evaluation, and Treatment of Overweight Overweight Refers to an investment position that is larger than the generally accepted benchmark. Notes: For example, if a company normally holds a portfolio whose weighting of cash is 10%, and then increases cash holdings to 15%, the portfolio would have an overweight and Obesity obesity, condition resulting from excessive storage of fat in the body. Obesity has been defined as a weight more than 20% above what is considered normal according to standard age, height, and weight tables, or by a complex formula known as the body mass index. in Adults - the Evidence Report. National Institutes of Health. Obes Res 1998; 6 (Suppl 2): 51S-209S. (7.) Onat A, Hergenc G, Can G. Prospective validation See validate. validation - The stage in the software life-cycle at the end of the development process where software is evaluated to ensure that it complies with the requirements. in iidentical Turkish cohort cohort /co·hort/ (ko´hort) 1. in epidemiology, a group of individuals sharing a common characteristic and observed over time in the group. 2. of two metabolic syndrome definitions for predicting cardiometabolic risk and selection of most appropriate definition. Anadolu Kardiyol Derg 2007; 7: 29-34. (8.) Genuth S, Alberti KG, Bennett P, Buse J, Defronzo R, Kahn R, et al. Expert Committee on the Diagnosis and Classification of Diabetes Mellitus. Follow-up follow-up, n the process of monitoring the progress of a patient after a period of active treatment. follow-up subsequent. follow-up plan report on the diagnosis of diabetes mellitus. Diabetes Care. 2003; 26: 3160-7. (9.) Yusuf S, Hawken S This article is about the Nordic word. For the Northeast Ohio school, see Hawken School. This article is about the Nordic word. For the black powder firearm, see Hawken rifle. , Ounpuu S, Bautista L, Franzosi MG, Commerford P, et al. Obesity and the risk of myocardial infarction myocardial infarction: see under infarction. in 27 000 participants from 52 countries: a case-control study case-control study, n an investigation employing an epidemiologic approach in which previously existing incidents of a medical condition are used in lieu of gathering new information from a randomized population. Lancet 2005; 366: 1640-9. (10.) Kozan O, Oguz A, Abaci ab·a·ci n. A plural of abacus. A, Erol C, Ongen Z, Temizhan A, et al. Prevalence of the metabolic syndrome among Turkish adults. Eur J Clin Nutrition 2006 Nov 22; [Epub ahead of print] Yazisma Adresi: Doc. Dr. Ahmet Temizhan, Turkiye Yuksek htisas Hastanesi Kardiyoloji Klinigi Sihhiye, Ankara, Turkiye Tel.: 0312 306 11 32 E mail: temizhan@hotmail.com Turkiye Yuksek Ihtisas Egitim ve Arastirma Hastanesi Kardiyoloji Klinigi, Ankara, Turkiye |
|
||||||||||||||||||||

Printer friendly
Cite/link
Email
Feedback
Reader Opinion